YUNUS EMRE

 
     
 

Şiirleri

 
     
  Osmanlıca Divan'a Git  
   

Sonraki Sayfa >>>

 
 

 A - B


 

AB-I HAYATIN ÇEŞMESİ

 

Ab-ı hayatın çeşmesi,

Âşıkların visalidir.

Sohbeti aşk ile eder,

Susamışları yakmaya.

 

Aşk mı derim ben ona,

Tanrının uçmağın seve.

Uçmak hod bir tuzaktır,

Eblehler canın tutmağa.

 

Âşık olan miskin olur,

Hak yoluna teslim olur.

Her ne dersen boyun tutar,

Çare yok gönül yıkmaya.

 


 

ACEP BU BENİM CANIM

 

Acep bu benim canım,

Azad ola mı Ya Rab?

Yoksa yedi Tamu’da,

Yana kala mı Ya Rab?

 

Acep bu benim halim,

Yer altında ahvalim,

Varıp yatacak yerim,

Akrep dola mı Ya Rab?

 

Allah olıcak kazı,

Bizden ola mı razı?

Görüp Habibi bizi,

Şefi ola mı Ya Rab?

 

Can hulkuma geldik de,

Azrail’i gördük de,

Ya canımı aldık da,

Asan ola mı Ya Rab?

 

Yunus kabre vardık da,

Münker Nekir geldik de,

Bana sual sorduk da,

Dilim döne mi Ya Rab?

 


 

ACEP BU NE NESNEDİR

 

Acep bu ne nesnedir bu dert ile firak bana?

Canımı sarhoş eyledi aşk ağusu tiryak bana.

 

Kimin direnci var ise derdine derman istesin,

Kesdi benim direncimi derman oldu bu derd bana.

 

Aşk oduna yan der isen, gönüllere gir der isen,

Kara nurlar aydın ola, ne kandil-ü çerağ bana.

 

Gökten inen dört kitabı günde bin kez okur isen,

Erenlere münkir isen, didar ırak senden bana.

 

Miskin Yunus, erenlere tekebbür olma, toprak ol,

Topraktan biter küllisi, gülistanı toprak bana.

 


 

ACEP DEĞİL DELİ OLSA

 

Acep değil deli olsa,

Aşk oduna yanan kişi,

Aşka yakın yürümesin,

İyi adın sanan kişi.

 

Kim sakınır iyi adın,

Bıraksın elden aşk odun,

Tezcek yoldurur kanadın,

Daldan dala konan kişi.

 

Saldı beni uzak yola,

Şu gözlerim dola dola

Dertli halinden ne bile,

Yüreği sağ olan kişi.

 

Âşıklar geçer arından,

Dönmez olur ikrarından

Şimdi ayrılmış yarından,

Yalan dava kılan kişi.

 

Yürek yanar, yaşım akar,

Şu gözlerim yola bakar.

Gayri yüze nice bakar,

Hak cemalin gören kişi.

 

Gözüm pınar olmuş akar,

Şu zârım ki arşa çıkar.

Mahv eyleyip varın yakar,

Mâsivayı koyan kişi.

 

Yunus kodu yola başı,

Vurur müddeiler taşı.

Hiçtir münafıkın işi,

Gelsin aşka doyan kişi.

 


 

ACEP DEĞİL SENİN İÇİN

 

Acep değil senin için, bir can feda kılar isem,

Senin varlığın can yeter, hoştur cansız kalır isem.

 

Senin ki derdin olmaya, sözüm acep kelecidir,

Ne canım var, ne eydürem, bir dem sensiz olur isem.

 

Nice ki ben seni sevem, ecel eri ermeyiser,

Kaçan sunar Azrail el, ben seni canlanır isem.

 

Ger suretim düşer ise, nice zeval ere bana,

O kadimi kim sevenin, nice düşüp durur isem.

 

Dahi elest belirmeden ben aşık idim o maşuk,

Gözümü yüzüne tutam, yüz bin kaba girer isem.

 

Dahi cihana gelmeden, canım onu sever idi,

Minnet değil Yunus, sana nice tapı kılar isem.

 


 

ACEP OLDU HALİM BU AŞK ELİNDEN

 

Acep oldu halim bu aşk elinden,

Göremezem yolum bu aşk elinden.

 

Bu kamu âlemin tacı iken uş,

Ayaklarda kilim bu aşk elinden.

 

Garip bülbülleyin zarı kılarım,

Akar gözden selim bu aşk elinden.

 

Gazel yapraklayın benzim sarardı,

Kararıban ölem bu aşk elinden.

 

Yarın mahşerde ben yırtam yakamı,

Nice zara gelem bu aşk yüzünden.

 

Niderem ben yarin vaslından artık,

Büküldü kad balam bu aşk elinden.

 

Yunus sen Tapdug'una kıl dualar,

Deme ki; ne kılam bu aşk elinden

 


 

ACEP ŞU YERDE VAR M'OLA?

 

Acep şu yerde var m'ola?

Şöyle garip bencileyin.

Bağrı başlı, gözü yaşlı,

Şöyle garip bencileyin.

 

Gezdim Rum ile Şam'ı,

Yukarı illeri kamu.

Çok istedim bulamadım,

Şöyle garip bencileyin.

 

Kimseler garip olmasın,

Hasret oduna yanmasın.

Hocam kimseler duymasın,

Şöyle garip bencileyin.

 

Söyler dilim, ağlar gözüm,

Gariplere göynür özüm.

Meğer ki gökte yıldızım,

Şöyle garip bencileyin.

 

Nice bu dert ile yanam,

Ecel ere bir gün ölem.

Meğer ki sinimde bulam,

Şöyle garip bencileyin.

 

Bir garip ölmüş diyeler,

Üç günden sonra duyalar,

Soğuk su ile yuyalar,

Şöyle garip bencileyin.

 

Hey Emre'm, Yunus biçare,

Bulunmaz derdine çare.

Var imdi gez şardan şara,

Şöyle garip bencileyin.

 


 

ADIM ADIM İLERİ

 

Adım adım ileri,

Beş alemden içeri,

On sekiz bin hicabı,

Geçtim bir dağ içinde.

 

Yetmiş bin hicab geçtim,

Gizli perdeler açtım,

Ol dost ile buluştum,

Gördüm bir dağ içinde.

 

Gözler gibi görmedim,

Söz gibi söyleşmedim.

Musa gibi münacaat,

Ettim bir dağ içinde.

 

Gökler gibi gürledim,

Yeller gibi inledim,

Sular gibi çağladım,

Aktım bir dağ içinde.

 

Bir döşek döşemişler,

Nur ile bezemişler.

Dedim bu kimin ola,

Sordum bir dağ içinde.

 

Ayrılmadım pirimden,

Ayrılmadım şeyhimden,

Aşktan bir kadeh aldım,

İçtim bir dağ içinde.

 

Vardım ileri vardım,

Levhi elime aldım,

Ayetlerin okudum.

Yazdım bir dağ içinde.

 

Kalpten büyük dağ olmaz,

O Allaha doyulmaz.

Sohbetine kanılmaz,

Erdim bir dağ içinde.

 

Açtım Mekke kapısın,

Duydum o dost kokusun,

Erenlerin hepisin,

Gördüm bir dağ içinde

 

Yunus eydür: Gezerim,

Dost iledir pazarım,

O Allahın didarın,

Gördüm bir dağ içinde.

 


 

AĞLA GÖZÜM AĞLA

 

Ağla gözüm ağla, gülmezem gayrı,

Gönül dosta gider, gelmezem gayrı.

 

Ne gam bunda bana bin kez ölürsem,

Orda ölüm olmaz, ölmezem gayrı.

 

Yansın canım, yansın aşkın oduna,

Aksın kanlı yaşım, silmezem gayrı.

 

Göyündüm aşk ile ta kül olunca,

Boyandım rengine, solmazam gayrı.

 

Beni irşad eden mürşidi kâmil,

Yeter, bir el daha almazam gayrı.

 

Varlığım yokluğa değişmişim ben,

Bugün cana başa kalmazam gayrı.

 

Fenadan bâkîye göç eder olduk,

Yöneldim şol yola, dönmezem gayrı.

 

Muhabbet bahrının gavvası oldum,

Gerekmez, Ceyhun'a dalmazam gayrı.

 

Dilerim fazlından ayırmayasın,

Tanrım, senden özge sevmezem gayrı.

 

Söyler aşık dilinden bunu Yunus,

Eğer aşık isem, ölmezem gayrı.

 


 

AH NİCE BİR UYURSUN, UYANMAZ MISIN?

 

Ah nice bir uyursun, uyanmaz mısın?

Göçtü kervan kaldık dağlar başında.

Çağrışır tellallar inanmaz mısın?

Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.

 

Emr-i hac göçeli hayli zamandır,

Muhammed cümleye dindir, imandır.

Delilsiz gidilmez, yollar yamandır,

Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.

 

Yunus sen bu dünyaya niye geldin?

Gece gündüz Hakk'ı zikretsin dilin.

Enbiyaya uğramaz ise yolun,

Göçtü kervan, kaldık dağlar başında.

 


 

AKLIM BAŞIMA GELMEDİ

 

Aklım başıma gelmedi, aşk şarabın tatmayınca.

Ben kendimi bilemedim, gerçek ere yetmeyince.

 

Kendini bilmeyen kişi hiç erişir mi menzile?

Allah'a eremez kalır, er eteğin tutmayınca.

 

Eğer din îman gerekse, iyi diril bu dünyâda,

Yarın orda bitmez işin, bugün burda bitmeyince.

 

Bülbül dahi âşık güle, nazar Hak'tan olur kula,

Bir keleci gelmez dile, gönüllerde yanmayınca.

 

Gönüldeki bu razımı, sakınmaz derdim sözümü,

Âşık ne katlanır söze? Aşk metaın satmayınca.

 

Bîçâre Yûnus'un sözün, key âşık gerek anlaya,

O kuş dilidir, n'eylesin? Öğütlemez ötmeyince.

 


 

AKLIN ERERSE SOR BANA

 

Aklın ererse sor bana, ben evvelde kandayıdım,

Diler isen deyiverem ezeli vatandayıdım.

 

Kalu bela söylenmeden, tertib düzen eylenmeden,

Hak'tan ayrı değil idim, o ulu divandayıdım.

 

Eyyub ile derde esir, anlamadım çektim ceza,

Belkıs ile taht üzere mühr ü Süleyman'dayıdım.

 

Yunus ile balık beni çekdi deme yuttu bile,

Zekerya'yla kaçtım bile, Nuh ile tufandayıdım.

 

İsmail'e çaldım bıçak, bıçak bana kâr etmedi,

Hak beni azat eyledi, koç ile kurbandayıdım.

 

Yusuf ile ben kuyuda yattım, çefa çektim bile,

Yakub ile çok ağladım, bulunca figandayıdım.

 

Mirac Gecesi Ahmed'in döndürdüm arşta nalini,

Üveys ile vurdum tacı Mansur'la urgandayıdım.

 

Ali ile vurdum kılıç, Ömer ile adl eyledim,

On sekiz yıl Kafdağı'nda Hamza'yla meydandayıdım.

 

Ezeliden dilimde uş Tanrı birdir, haktır Resul,

Bunu böyle bilir iken sanma ki gümandayıdım.

 

Yere bünyad vurulmadan, Âdem dünyaya gelmeden,

Öküz, balık eylenmeden, ben ezeli andayıdım.

 

Yunus senin aşık canın ezeli aşıklar ile,

Mülke bünyad vurulmadan seyran-ı cevlandayıdım.

 


 

ALDI BENİM GÖNLÜMÜ

 

Aldı benim gönlümü, n'olduğun bilemezem,

Yavı kıldım ben beni, isteyip bulamazam.

 

Gönülsüz girdim yola, halimden gelmez dile,

Bir dem derdim demeye, bir dertli bilemezem.

 

Şakirem derdim ile, sataştım güle güle,

Dertliler bulacağız ben beni bulamazam.

 

Aydurlar ise bana, senin gönlün kim aldı?

Nice haber vereyim, ağlarım aydamazam.

 

Bu benim gönlüm alan, doludur cümle âlem,

Nereye bakar isem, onsuz yer göremezem.

 

Ayık olup oturman, ayıksızlar getirmen,

Severem aşk esriğin, ben ayık olamazam.

 

Yunus’a kadeh sunan, Enel Hak demin vuran,

Bir cur’a sundu bana, içtim ayılamazam.

 


 

ÂLEM DÜŞMAN OLUR İSE

 

Âlem düşman olur ise, beni dosttan ırımaya,

Dost kanda ise ben anda, düşmanlık ayıramaya.

 

Dost ehli bizim ile hem, dost bundadır bize ne gam,

Yüzbin cehdederse düşman, dost mahfili duramaya.

 

Düşman bana nidebile, işim gücüm dosttan yana,

Dost makaamı can içinde, düşman eli eremeye.

 

Sultanlar âcizdir anda, ne gönüldedir ne canda,

Mahrumdur iki cihanda, kim dost yüzün göremeye.

 

Kime kim dost kapı aça, düşmanı elinden kaça,

Yunus ağzı güher saça, değme ârif deremeye.

 


 

ALLAH DİYELİM DÂİM

 

Allah diyelim daim,

Allah görelim n'eyler?

Yolda duralım kaim,

Allah görelim n'eyler?

 

Allah deyi kıl zarı,

Odur kamunun varı.

Ondan umalım yarı,

Allah görelim n'eyler?

 

Çıkarmayalım dilden,

Ayrılmayalım yardan.

Irılmayalım yoldan,

Allah görelim n'eyler?

 

Açlık sonu tokluktur,

Tokluk sonu yokluktur.

Bu yollar korkuluktur,

Allah görelim n'eyler?

 

Sen sanmadığın yerde,

Nagah açıla perde.

Derman erişe derde,

Allah görelim n'eyler?

 

Gündüz olalım saim,

Gece olalım kaim.

Allah diyelim daim,

Allah görelim n'eyler?

 

Adı sanı dillerde,

Sevgisi gönüllerde

Şu korkulu yollarda,

Allah görelim n'eyler?

 

Adı sanı uşatdım,

Küfrümü suya attım.

Miskinliğe el kattım,

Allah görelim n'eyler?

 

Her dem dalalım bahre,

Aldanmayalım dehre.

Sabreyleyelim kahra,

Allah görelim n'eyler?

 

Ar namusu bıraktım,

Külümü suya attım.

Dervişliğe el kattım,

Allah görelim n'eyler?

 

Mecnun gibi avare,

Âşık olmuşum yare.

De Yunus sen biçare,

Allah görelim n'eyler?

 

Yunus sanma andadır,

Bu aşk sana sendedir.

Can kayumu ondadır,

Allah görelim n'eyler?

 

N’etti bu Yunus, n’etti?

Bir doğru yola gitti.

Pirler eteğin tuttu,

Allah görelim n'eyler?

 


 

ANICAK KORKAR CANIM

 

Anıcak korkar canım,

Vay vay ölüm elinden.

Titrer sünük-ü tenim,

Vay vay ölüm elinden.

 

Ev komadı girmedik,

Yer komadı yarmadık.

Bunculayın görmedik,

Vay vay ölüm elinden.

 

Ey atalar, analar,

Ağusuna kanalar.

Oğul diye yanalar,

Vay vay ölüm elinden.

 

Anc'analar buzular,

Göğüsleri sızılar.

Gider körpe kuzular,

Vay vay ölüm elinden.

 

Gel Yunus'um, gel şimdi,

Gözün yaşın sil şimdi.

Benim bağrım del şimdi,

Vay vay ölüm elinden.

 


 

ANMA MISIN SEN ŞOL GÜNÜ 1?

 

Anma mısın sen şol günü cümle âlem hayrân ola,

Nidesini bilemeyip bî-hod u ser - gerdân ola.

 

İsrâfil sûrunu ura hep mahlûkat yerden dura,

Deriliben haşre vara kadı anda Sübhân ola.

 

Zebâniler çeke tuta ilete tamuya ata,

Deri yana sünğük tüte katı ulu efgan ola.

 

Mâlik çağıra tamuya çekip meydana getire,

Tanğrı korkusundan tamu zârî kılıp nâlân ola.

 

Dağlar yerinden ırıla gökler heybetten yarıla,

Ildızlar bağı kırıla düşe yere galtân ola.

 

Yazıklar müzdler dartıla anca perdeler yırtıla,

Bilmediğin günahların anda sana ayân ola.

 

Yunus aydur: İşbu sözü erenlere toprak yüzü,

Diler Hakk’ı göre gözü inâyet ger andan ola.

 


 

ANMA MISIN SEN ŞOL GÜNÜ 2?

 

Anma mısın sen şol günü?

Gözün nesne görmez ola.

Düşe sûretin toprağa,

Dilin haber vermez ola.

 

Çün Azrâîl'i ne tuta?

Assı kılmaz ana ata,

Kimse doymaz o heybete,

Halktan medet ermez ola.

 

Gele sana can alıcı,

Dahi can alır kılıcı,

Aklını baştan alıcı,

Bir dem aman vermez ola.

 

Oğlan gider danışmana,

Salâdır dosta düşmana,

Sonra gelmeyin pişmana,

Sana assı kılmaz ola.

 

Evvel gele şu yuyucu,

Ardınca şu su koyucu,

İletip kefen sarıcı,

Bunlar hâlin bilmez ola.

 

Ağaç ata bindireler,

Sinden yana göndereler.

Yer altına indireler,

Kimse ayrık görmez ola.

 

Üç güne dek oturalar,

Hep işini bitireler.

Ol dem dile getireler,

Artık kimse anmaz ola.

 

Yunus miskin bu öğüdü,

Sen sana versen yeğ idi.

Bu şimdiki mahlûkata,

Öğüt assı kılmaz ola.

 


 

ARAYI ARAYI BULSAM İZİNİ 1

 

Arayı arayı bulsam izini,

İzinin tozuna sürsem yüzümü.

Hak nasip eylese görsem yüzünü,

Ya Muhammed canım arzular seni.

 

Bir mübarek sefer olsada gitsem

Kabe yollarında kumlara batsam

Hup cemalin bir kez düşte seyretsem

Ya Muhammed canım arzular seni.

 

Zerrece kalmadı kalbimde hile

Sıtk ile girmişim ben hak yola

Ebu Bekir, Ömer, Osman'da bile

Ya Muhammed canım arzular seni.

 

Ali ile Hasan Hüseyin anda,

Sevgisi gönülde, muhabbeti canda.

Yarın mahşer gününde, ulu divanda

Ya Muhammed canım arzular seni.

 

Arafat dağıdır bizim dağımız

Anda kabul olur bizim duamız

Medine'de yatar Peygamberimiz

Ya Muhammed canım arzular seni

 

Yitirdim o dostu bilmem ne yanda?

Sevgisi gönülde, muhabbet canda.

Yarın mahşer günü ulu divanda,

Ya Muhammed canım arzular seni.

 

Yunus senin methin eder dillerde,

Sevilirsin bütün bu gönüllerde.

Ağlayı ağlayı gurbet ellerde,

Ya Muhammed canım arzular seni.

 


 

ARAYI ARAYI BULSAM İZİNİ 2

 

Arayı arayı bulsam izini,

İzinin tozuna sürsem yüzümü.

Hak nasip eylese görsem yüzünü,

Ey sevdiğim gönül arzular seni.

 

Bir mübarek sefer olsada gitsem

Kabe yollarında kumlara batsam

Hup cemalin birkez düşte seyretsem

Ey sevdiğim gönül arzular seni.

 

Yitirdim o dostu bilmem ne yanda?

Sevgisi gönülde, muhabbet canda.

Yarın mahşer günü ulu divanda,

Ey sevdiğim gönül arzular seni.

 

Yunus senin methin eder dillerde,

Sevilirsin bütün bu gönüllerde.

Ağlayı ağlayı gurbet ellerde,

Ey sevdiğim gönül arzular seni.

 


 

ARİFLER ORTASINDA SOFİLİK SATMAYALAR

 

Arifler ortasında sofilik satmayalar,

İhlas ile aşka riyayı katmayalar.

 

Ya bildiğini eyit, ya bir bilirden işit,

Teslimlik ucunu tut sözü uzatmayalar.

 

Kur’an kelamım dedi, gönlüne evim dedi,

Gönül ev ıssın bilmez, âdemden tutmayalar.

 

Gönül sındı bulundu, hem Hakk’a yakın idi,

Yine dikerim diye, bütünü yırtmayalar.

 

Mumlu baldır şeriat, tortusuz yağdır tarikat,

Dost için balı yağa, pes niçin katmayalar.

 

Arif can verir duymaz, yalancı mala kıymaz,

Yalan ile gerçeği beraber tutmayalar.

 

Kıymetin duyar isen, neye değer iş bu dem,

Erenlerin manasın almaza satmayalar.

 

Miskin Adem yanıldı, Uçmak'ta buğday yedi,

İşi Hak’tan bilenler şeytandan tutmayalar.

 

Şirin hulklar eylegil, tatlı sözler söylegil,

Sohbetlerde Yunus’u hergiz unutmayalar.

 


 

ÂŞIK OLDUM BUGÜN MEYDAN İÇİNDE

 

Âşık oldum bugün meydan içinde,

Benim hey pehlivan merdan içinde.

 

Bu dem aşkın suyuyla gayrı yudum,

Acep arif benim irfan içinde .

 

Bugün aşk bahrinin gavvası oldum,

Gevherler bulmuşum umman içinde.

 

Benim bugün harabât- ü melâmet,

Benim o yürüyen seyran içinde.

 

Eğerçi küfr donun giydi sûret,

Gönül canı görür iman içinde.

 

Eğer arif isen bilgil ki binâ

Geri kendisidir dükkân içinde.

 

Onu isteyeci çoktur velâkin,

Benim mahrem hemen mihmân içinde.

 

Yunus, aşk ile kaimdir bu âlem,

Onun çün devreder devran içinde.

 


 

ÂŞIK OLDUM ERENE ERMEK İLE

 

Âşık oldum erene ermek ile,

Hakk’ı buldum ben eri görmek ile.

 

Ere erdim, erde buldum maksudum,

Bûlamâdım taşradan sormak ile.

 

Ne yere baktım ise er oturur,

Gönlün aldım yüz yere sürmek ile.

 

Hak’tan imiş canlara cümle nasip,

Olmaz îmiş Kâbe’ye varmak ile.

 

Eşiğindir Kâbe bilirsen senin,

Bulamazsın yol çekip armak ile.

 

Beni gören bir pula saymaz idi,

Şimdi gören gösterir parmak ile.

 

Bir göl idim, kıldı erenler nazar,

Deniz oldum dört yana ırmak ile.

 

Geldi ün Yunus, durudurdum uru,

Gözüm açtı kulağım burmak ile.

 


 

ÂŞIKLARA NE DİYEM?

 

Âşıklara ne diyem aşk haberinden şirin,

Aşk ile dinleyene aydayın birin birin.

 

Evvel yer gök yoğ iken var idi aşk bünyâdı,

Aşk kadimdir ezeli aşk getirdi ne varın.

 

Evvel ezel bezminde kim dost yüzün gördüyse,

Onun canıdır âşık sor ondan aşk haberin.

 

Aşkı hiçbir nesneye mesel bağlasam olmaz,

Dünyâda âhırette ne tutusar aşk yerin.

 

Emânettir sakıngıl aşk haberini zinhâr,

Oturup değme yerde söyleme aşkın sözün.

 

Sarrafların katında kaide şöyledürür,

Kadrin bilmez kişiye göstermedi gevherin.

 

Yunus’un havsalası aşkı ile dolmuşdurur,

Derdin saklayamadı keksiz söyler aşk dilin.

 


 

ÂŞIKLARI TAMU'SU YANDIRMAYA

 

Aşıkları Tamu'su yandırmıya,

Uçmağına bular baş indirmiye.

 

Yedi Tamu bir aha katlanmıya,

Yedi deniz aşk odun söndürmiye.

 

Bin bir bela çekmeyince Nuh gibi,

Tufanında gemiye bindirmiye.

 

İsmail gibi kurban olmayınca,

Cebril güzel koçu indirmeye.

 

Musa gibi çobanlık etmeyince,

Kelimim diye Tur'a göndermiye.

 

Yunus şimdi dal bu mana gencine,

Vay ana kim Allah uyandırmıya.

 


 

ÂŞK BEZİRGANI, SERMAYE CÂNI

 

Aşk bezirgânı, sermaye canı,

Bahadır gördüm cana kıyanı.

 

Zehî bahadır, can terkin vurur,

Kılıç mı keser himmet giyeni?

 

Kamusun bir gör, kemterin er gör,

Adi görmegil palas giyeni.

 

Tez çıkarırlar fevkal'ulâya,

Bin isa gibi dine uyanı.

 

Tez indirirler tahtes-sarâya,

Bir karun gibi dünya kovanı.

 

Âşık olanın nişanı vardır,

Melâmet olur belli beyanı.

 

Atlası kodu, palası giydi,

İbrahim Edhem sırdan duyanı.

 

İlmin var deyi mağrur olmagıl,

Hak kabul etti kefen soyanı.

 

Çün Mansûr gördü, ol benim dedi,

Od'a yaktılar, işitin onu.

 

Od'a yandırdın, külün savurdun,

Öyle mi gerek seni seveni?

 

Zinhâr ey Yunus, gördüm demegil,

Od'a yakarlar gördüm diyeni.

 


 

ÂŞK DAVASI KILAN KİŞİ

 

Aşk davası kılan kişi hiç anmaya hırs-u heva,

Aşk evine girenlere ayruk ne meyl-ü ne vefa.

 

Gerçek aşık olan kişi anmaya dünya ahiret,

Aşık değildir ol kişi yürüye izzeti kova.

 

Her kim izzeden geçmedi aşıklık bühtandır ona,

Hergiz girdiği yok durur aşk ile izzet bir eve.

 

Dili ile aşk diyenler bilmediler aşk neydiğin,

Benim cevabım sen ayıt aşka izzet midir baha.

 

İzzet-ü erkan kamusu bunlardur dünya sevgisi,

Aşkdan haber ayıtmasın kim dünya izzetin seve.

 

Dünya ve izzet aşk ile bunlar saz-kar olmadı,

Vallah nükte benim değil aşk hazırdır görmez reva.

 

Her kimde kim aşk var ise ayruk ne sığar ol yere,

Dost döşeğine geçmez at-u katır yahud deve.

 

Bu cümle aşık olanlar aşk ile geldiler bile,

Müşahedeye gark olan düşmeyiserdir ol eve.

 

Yunus’a aşık deyüben zinhar özenip gelmegil,

Çok bezirgan ziyan eder varıcağız ırak çava.

 


 

ÂŞK ERİNE DÜNYADA

 

Aşk erine dünyada, çi harir-ü çi palas,

Zira kim gönül onun, tutmadı kibir ile yas.

 

Aşk amel ile biter, layık olursa yiter,

Gerekse üryan yürü, gerekse geygil libas.

 

Dilersen kim eresin feragat menziline,

Var kanaat darında, nefsin boğazından as.

 

Nefsinin varlığını akl-ı külle ulaştır,

Varlığın yoğa değişir, cevher ol olma muhas.

 

Bu kamu günahların yuyan miskinliğinmiş,

Var Yunus sen miskin ol, gel tama’ın yayın as.

 


 

ÂŞK ERİNİN GÖNLÜ DOLU

 

Aşk erinin gönlü dolu,

Pâdişahtan nevâledir.

Aşksız adem nic’anlasın,

Çün şeriat havâledir.

 

Aşkdurur âşıkın canı,

Aşka fidî hân ü mânı.

Aşk erinin armağanı,

Aşksız kişiye belâdır.

 

Kimi avrat oğlan sever,

Kimi mülk hanuman sever,

Kim sermaye dükkan sever,

Bu dünya halden haledir.

 

Âşık dünyayı ne eder,

Akıbet bir gün terk eder.

Aşk eteğin tutmuş gider,

Her kim gelirse salâdır

 

Ezelîden o pâdişah,

Elime sundu bir kadeh

İçeliden kılarım ah,

Bilmezem ne piyâledir.

 

Ey miskin Yunus nişânın,

Aşktan esridi bu canın.

Dergâhında her dem onun,

Vâlih u hayran kaladur.

 


 

ÂŞK ETEĞİN TUTMAK GEREK

 

Aşk eteğin tutmak gerek akıbet zeval olmaya,

Aşkdan bir elif okuyan kimseden sual olmaya.

 

Aşk dediğin duyar isen, aşka candan uyar isen,

Aşk yoluna candır feda, ona feda mal olmaya.

 

Asilzadeler nişanın, eğer bilmek diler isen,

Her sözün bir manası var, sözünde vebal olmaya.

 

Ariflerden nişan budur, her gönülde hazır ola,

Kendini teslim eyleye, sözde kıyl-ü kal olmaya.

 

Görmez misin sen arıyı? Her bir çiçekten bal eder,

Sinek ile pervanenin yuvasında bal olmaya.

 

Eğer gevher ister isen; ariflere hizmet eyle,

Cahile bin söyler isen manada miskal olmaya.

 

Miskin Yunus zehr-i katil, aşk elinden tiryak olur,

İlm-ü amel zühd-ü taat, pes aşksız helal olmaya.

 


 

ÂŞK İLE BİLİŞ CANLARA

 

Aşk ile biliş canlara ezel-ebed olmayısar,

Gümrah olup bu cihanda kimse baki kalmayısar.

 

Bir dona kan bulaşıcak, yunmayınca mismil olmaz,

Gönül pası yunmayınca, namaz eda olmayısar.

 

Kibir gönül pasın ise, kibri kini kodun ise,

İkrar bütün olmayınca erden nazar olmayısar.

 

Bu murdarı devşirenler bu su ile yunur sanır,

Erden himmet olmayınca ömür geçer yunmayısar.

 

Yunus şimdi sen Hakk’a er, dün-ü gün gönlün Hakk’a ver,

Gönül gözü görmeyince bu baş gözü görmeyiser.

 


 

ÂŞK İLE GELEN ERENLER

 

Aşk ile gelen erenler,

İçer ağuyu nuş eder.

Taptuğa çıkmayan çaylar,

Deniz ile savaş eder.

 

Biz bu yoldan üşenmedik,

Erenlerden usanmadık.

Kimseyi yavuz sanmadık,

Her ne eder kolmaş eder.

 

Kolmaşa verdik sözünü,

Söz ile döğdük yüzünü.

Yaban canavarı gibi,

Belinler ondan şeş eder.

 

Bu sohbete gelmeyenler,

Hak nefesi almayanlar.

Sürün onu burdan gitsin,

Durur ise çok iş eder.

 

Cahildir manadan almaz,

Oturur kararı gelmez.

Öleceğini hiç bilmez,

Yüz bin yıllık teşviş eder.

 

Dağ ne kadar yüksek ise,

Yol onun üstünden aşar.

Yunus Emre’m yolsuzlara,

Yol gösterir ve hoş eder.

 


 

ÂŞK İLE İSTER İDİK

 

Aşk ile ister idik yine bulduk ol canı,

Gömlek edinmiş giyer suret ile bu teni.

 

Girmiş surette gezer, cümle işleri düzer,

Geri kendiye söyler, gevher ile bu kanı.

 

Bu dünya bir pazardır, suretler dükkan olmuş,

Bu dükkana giriben, oldur satan bu kanı.

 

Bir niceler kayırır, bunca malım kaldı der,

Veren odur alan ol, sormaz nedir ziyanı.

 

Yunus, imdi sen senden, ayrı değilsin candan,

Sen sende bulmaz isen, nerde bulasın anı?

 


 

ÂŞK ERİNİN HABERİN DESEM İŞİDE MİSİN?

 

Aşk ilinin haberin desem işide misin?

Yoldaş olup ol yola sen bile gide misin?

 

Ol ilin bağı olur serbeti ağı olur,

Şeker ayrığa sunup sen ağı tada mısın?

 

Ol ilde ay dün olmaz, ay gün gedilip dolmaz,

Tertipler terkediben ışmar unuda mısın?

 

İşbu tenin tertibi od u yel toprak sudur,

Yunus sen cevap eyle, suda toprakta mısın?

 


 

ÂŞK İMAMDIR BİZE, GÖNÜL CEMAAT

 

Aşk imamdır bize, gönül cemaat,

Kıblemiz dost yüzü, daimdir salat.

 

Can dost mihrabına secdeye vardı,

Yüz yere vuruban eder münacat.

 

Beş vakt tertibimiz bir vakte geldi,

Beş bölük oluban kim kıla taat.

 

Şeriat der ki bize şartı bırakma,

Şart o kişiyedir eder hiyanet.

 

Dost yüzün görücek şirk yağmalandı,

Onun için kapıda kaldı şeriat.

 

Münacat gibi vakt olmaz arada,

Kim ola dost ile bu demde halvet.

 

Kimsenin dinine hilaf demeyiz,

Din tamam olıcak doğar muhabbet.

 

Erenler nefsidir şu devletimiz,

Onun çün fitneden olduk selamet.

 

Kalu bela dedik evvel ki demde,

Dahi bugündür o dem-ü bu saat.

 

Doğruluk bekleyen dost kapısında,

Gümansız o bulur İlahi devlet.

 

Yunus öyle esirdir o kapıda,

Diler ki olmaya ebedi rahat.

 


 

ÂŞK MAKAMI ÂLİDİR

 

Aşk makamı alidir,

Aşk kadim ezelidir.

Aşk sözünü söyleyen,

Cümle kudret dilidir.

 

Diyen o, işiten o,

Gören o, gösteren o,

Her sözü söyleyen o,

Suret can menzilidir.

 

Suret söz kanda buldu,

Kanda söz işit oldu.

Suret kendi geldi dil,

Dil hikmetin yoludur.

 

Suretler ün diyemez,

Söz kendisi söylemez.

İşler hicapsız olmaz,

Risalet hasılıdır.

 

Bu bizim işretimiz,

Odur bu lezzetimiz.

İçip esridiğimiz,

Aşk şerbeti gülüdür.

 

Onu ona dersin onun,

Söyleyen o, söz onun.

O bizimdir, biz onun,

Gayrı tesbih dilidir.

 

Yunus sözün tak kılan,

Görmedi münkir olan.

Ömrün zulmete salan,

Marifet yoksuludur.

 


 

ÂŞKÂRE KILDIM BUGÜN PİNHANIMI

 

Aşkâre kıldım bugün pinhânımı,

Can veriben buldum ol cananımı.

 

Can gönül hayran kalıptır maşuka,

Maşuk ile sürerem devranımı.

 

Dert gerektir, dert gerektir, dert gerek,

Kim gerek derde, verem dermanımı.

 

Bî-mekânım onun için bu dünyada,

Kimsene bilmez benim mekânımı.

 

Kânı buldum-u n'iderem ayrığı?

Yağmaya verdim bugün dükkânımı.

 

Tup benim çevgânı aldım çalarım,

Kim ala bu toptan çevgânımı?

 

Yer benimdir, gök benimdir, arş benim,

Gör nicesi germişem sayvanımı.

 

Yunus olduysa adım, pes ne acep?

Okuyalar defter-ü divânımı.

 


 

ÂŞKIN ALDI BENDEN BENİ

 

Aşkın aldı benden beni,

Bana seni gerek seni.

Ben yanarım dünü günü,

Bana seni gerek seni.

 

Ne varlığa sevinirim,

Ne yokluğa yerinirim,

Aşkın ile avunurum,

Bana seni gerek seni

 

Aşkın aşıklar öldürür,

Aşk denizine daldırır,

Tecelli ile doldurur,

Bana seni gerek seni

 

Aşkın zincirini üzem,

Deli olam dağa düşem.

Sensin dünü gün endişem,

Bana seni gerek seni.

 

Sufilere sohbet gerek,

Ahilere ahret gerek,

Mecnunlara Leyla gerek,

Bana seni gerek seni.

 

Eğer beni öldüreler,

Külüm göğe savuralar

Toprağım anda çağırır,

Bana seni gerek seni.

 

Ne Tamu'da yer eyledim,

Ne Uçmak’ta köşk bağladım,

Senin için çok ağladım,

Bana seni gerek seni.

 

Cennet dedikleri ne ki;

Bir kaç köşkle, birkaç huri.

İsteyene ver onları,

Bana seni gerek seni.

 

Yunus çağırırlar adım,

Gün geçtikce artar od'um,

İki cihanda maksudum,

Bana seni gerek seni.

 


 

ÂŞKIN GÖNLÜM YAĞMALADI

 

Aşkın gönlüm yağmaladı,

N'olsa gerek şimden geri.

Bir od bıraktın canıma,

Yansa gerek şimden geri.

 

Evvel od'a düşüp yanar,

Ömür geçer, devran döner,

Gün geçtikçe benzim solar,

Solsa gerek şimden geri.

 

Ne acayip sergüzeştler,

Bağrım dolu serzenişler,

Durmaz akar kanlı yaşlar,

Aksa gerek şimden geri.

 

Dayim riyazet çekenler,

Halvetlerde diz çökenler,

Dost yoluna can verenler,

Verse gerek şimden geri.

 

Sen padişah ben bir kulum,

Ebedi kulluğa geldim.

Seni sevdiğimi âlem,

Bilse gerek şimden geri.

 

Yandı ciğerim nar ile,

Günüm geçer hep zâr ile.

Her dem yüz vurup yâr ile,

Olsa gerek şimden geri.

 

Miskin Yunus deli olmuş,

Marifet bahrine dalmış.

O denizde gevher bulmuş,

Bulsa gerek şimden geri.

 


 

ÂŞKIN İLE ÂŞIKLAR

 

Aşkın ile aşıklar,

Yansın ya Resulullah.

İçip aşkın şarabın,

Kansın ya Resulullah.

 

Şu seni seven kişi,

Komuş yoluna başı.

İki cihan güneşi,

Sensin ya Resulullah.

 

Şu seni sevenlere,

Kıl şefaat onlara.

Mümin olan tenlere,

Cansın ya Resulullah.

 

Aşıkım şu didara,

Bülbülüm şu gülzara.

Seni sevmeyen nara,

Yansın ya Resulullah.

 

Derviş Yunus’un canı,

Âlem şefaat kanı.

İki cihan sultanı,

Sensin ya Resulullah.

 


 

ÂŞKIN ODU CİĞERİMİ

 

Aşkın odu ciğerimi,

Yaka geldi yaka gider.

Garip başım bu sevdayı,

Çeke geldi, çeke gider.

 

Kâr etti firak canıma,

Aşık oldum cananıma,

Aşk zencirin dost boynuma,

Taka geldi, taka gider.

 

Sadıklar durur sözüne,

Gayri görünmez gözüne.

Bu gözlerim dost yüzüne,

Baka geldi, baka gider.

 

Bülbül eder ah-ü figan,

Hasret ile yandı bu can.

Benim gönülcüğüm ey can,

Çıka geldi, çıka gider.

 

Arada olmasın naşı,

Onulmaz bağrımın taşı.

Gözlerimin kanlı yaşı,

Aka geldi, aka gider.

 

Miskin Yunus'un sözleri,

Efgan eder bülbülleri.

Dost bahçesinin gülleri,

Koka geldi, koka gider.

 


 

ÂŞKIN ODU DÜŞTÜ CANA

 

Aşkın odu düştü cana, eritti yürek yağını,

Kesti hevasetin kökün, oda yandırdı bağını.

 

Kazdı kahır kazmasıyla, canda cefa ocağını,

Çaldı nefsin boynuna himmet eri bıçağını.

 

Himmet suyu ile yudu, gönlün evin ap arıca,

Hizmet kapısından, ona sundu şükür ayağını.

 

Her kim bize yanı yanar, Hak dileğin versin ona,

Urmaklığa kastedenin düşem öpem ayağını.

 

Kim bize taş atar ise, güller nisar olsun ona,

Çırağıma kastedenin Hak yandırsın çırağını.

 

Miskin gönlün, aşk elinden iki büküldü vücudu,

Tövbe kapısından, sundum ona iman dayağını.

 

Gel şimdi miskin Yunus, hevaseti elden bırak,

Çalabım, sen ruzi eyle bizi, kanaat bucağını.

 


 

ÂŞKIN ODU YÜREĞİMDE

 

Aşkın odu yüreğimde,

Neler eyler, neler eyler.

Bugün ben bir aşk gördüm,

Bu derdimden haber söyler.

 

Gelin hey dertliler gelin,

Bu derdimden siz de alın.

Dertli bilir dertli halin,

Ya dertsizler bunda n'eyler?

 

Kimisi dost yüzün gördü,

Kimi dahi görem derdi.

Aşık maşukuna erdi,

Şimdi yine bayram eyler.

 

Bugün Mansur olup n'idem?

Şeyhimin yüzünü görem.

Maksadum bu idi erem,

Âşık yine derdin söyler.

 

Yunus aydur: Âşık oldum,

Maşukun derdinden öldüm.

Teveccüh maşuka kıldım,

Onun ile gönlün eyler.

 


 

ÂŞKIN ŞARABIN İÇELİ

 

Aşkın şarabın içeli,

Kandalığım bilemezem.

Şöyle yavu kıldım beni,

İsteyuben bulamazam.

 

Derya-vü umman olmuşam,

Gevherlere kan olmuşam.

Hüsnünde hayran olmuşam,

Kend'özüme gelemezem.

 

Zatına yol bulumadım,

Senden nişan alımadım.

Çünki seni bilemedim,

Kulluğunu kılamazam.

 

Yoluna basaldan kadem,

Varlığımı kıldım adem.

Gözden ırılma sen bir dem,

Ki sensiz ben olamazam.

 

Adın dolalı ellere,

Senden nişan alımazam.

Aşkın ile mest olalı,

Cennetlere kalamazam.

 

Benim vurup bünyadımı,

Yunus yazaldan adımı.

Kestim kamudan umudu,

Aşkından ayrılamazam.

 


 

ÂŞKSIZ ÂDEM DÜNYADA

 

Aşksız adem dünyada belli bilin yok durur,

Her biri bir nesneye sevgisi var aşıktır.

 

Çalabın dünyasında yüz bin türlü sevgi var,

Kabul et kend'özüne gör kangısı layıktır.

 

Biri Rahmani’r-rahim biri Şeytan’-racim

Onun yazdığı müzdi sevgisine taalluktur.

 

Dünyada Peygamber başına geldi bu aşk,

Tercümanı Cebrail, maşukası Halik’tir.

 

Ömer ü Osman Ali Mustafa yarenleri,

Bu dördünün ulusu Ebu Bekir-i Sıddık’dır.

 

Alem fahri Muhammed Mirac’a ağdığında,

Çalap’dan dilediği ümmetine azıktır.

 

Yunus senin ayıbını gözlegil ayrığı ko,

Kimsenin ayıbına sen bakmagıl yazıktır.

 


 

ÂŞKSIZLARA VERME ÖĞÜT

 

Aşksızlara verme öğüt,

Öğüdünden alır değil.

Aşksız kişi hayvan olur,

Hayvan öğüt bilir değil.

 

Eksik olman ehillerden,

Kaça görün cahillerden.

Tanrı bîzar bahîllerden,

Bahîl dîdâr görür değil.

 

Boz yapalak devlengece,

Emek yeme erte gece.

Onun işi göstepektir,

Salıp ördek alır değil.

 

Şah balaban, şâhin doğan,

Zîhî öğmüş onu öğen.

Doğan zaif olur ise,

Doğanlıktan kalır değil.

 

Kara taşa su koyarsan,

Elli yıl ıslatır isen.

Heman taş gine bayağı,

Hünerli taş olur değil.

 

Ol “iki cihan güneşi”,

Zâhir dünyasın değşirdi.

Câhil onu öldü sanır,

Ol hod ölmez ölür değil.

 

Yunus olma câhillerden,

Irak olma ehillerden,

Câhil ne var mümin ise,

Câhillikten kalır değil.

 


 

ATA BELİNDEN BİR ZAMAN

 

Ata belinden bir zaman,

Anasına düştü gönül.

Hakk’dan bize destur oldu,

Hazineye düştü gönül.

 

Onda beni can eyledi,

Et ü sünük kan eyledi.

Dört-ü on günü diyeceğiz,

Değirtmeye düştü gönül.

 

Yürür idim orda pinhan,

Hak buyruğu vermez aman.

Vatanımdan ayırdılar,

Bu dünyaya düştü gönül.

 

Beni beşiğe vurdular,

Elim ayağım sardılar.

Önden acısın verdiler,

Tuz içine düştü gönül.

 

Günde iki kez çözerler,

Başıma akça dizerler.

Ağzıma emcek verirler,

Nefs kabzına düştü gönül.

 

Bu nesneyi terkeyledim,

Yürümeğe azmeyledim.

On iki sünüğ yazarlar,

Elden ele düştü gönül.

 

Oğlan iken sultan kopar,

Kim elin kim yüzün öper.

Akıl bana yoldaş oldu,

Sultanlığa düştü gönül.

 

Bu çağ ile sakal biter,

Görenin gül rengi tutar.

Güzeller katında biter,

Sevesiye düştü gönül.

 

Hayırdan şerri çok sever,

İşlemeğe becid iver.

Nefsinin dileğin kovar,

Nefs evine düştü gönül.

 

Kırk yaşında suret döner,

Kara sakala ak iner.

Bakıp heybetin görecek,

Yoldurmaya düştü gönül.

 

Yola gider başaramaz,

Yiğitliğe eli varmaz

Bu nesneleri koyuban,

Yuvanmaya düştü gönül.

 

Oğul aydur bunar ölmez,

Kız aydur yerinden durmaz.

Hiç kendi halinden bilmez,

Halden hale düştü gönül.

 

Öliceğiz şükredeler,

Sinden yana ileteler.

Allah adın zikredeler,

Çok şüküre düştü gönül.

 

Su getireler yumaya,

Kefen saralar komaya.

Ağaç ata bindireler,

Teneşire düştü gönül.

 

Eğer var ise amelin,

Geniş olur sinin senin.

Eğer yok ise amelin,

Oddan şarab içti gönül.

 

Yunus anlayıver halin,

Şuna uğrar ise yolun.

Burda elin erer iken,

Hayr işlere düştü gönül.

 


 

AYDIVEREM NE KILDIĞIM

 

Aydıverem ne kıldığım benim ile ol dil pezir,

Her dem yeni şive ile beni yine kılar esir.

 

Her nereye bakar isem odur gözüme görünen,

O serverin lutfu bizi bu vechile kıldı basir.

 

Ömrüm nice olur ise azaldığım muhal durur,

Seyyad elinden kim alır tuzağa düşücek nahçır.

 

Akil isen gelip bana niteliğin sorma onun,

Nice nişan aydıblem misli yok onun bi-nazır.

 

Vade olundu kamuya kim bunda göründü o Kadir,

Benim yarim bunda durur bunda göründü o Kadir.

 

Yunus tevvecüh edeli Ka’be-i aşka can ilen,

Oldu mugaylan dikeni ayağı altında harir.

 


 

AYETLER İLE BİLİNEN

 

Ayetler ile bilinen,

Her yerde hazır bulunan.

Cennet içinde salınan,

Hasan ile Hüseyin'dir.

 

Bundan Âşura eyleyen,

Hem ruhunu şâd eyleyen.

Anda şefaât eyleyen,

Hasan ile Hüseyin'dir.

 

Muhammed'dürür dedesi,

Gayet oldu o gün ıssı

Evliyâlar ser-çeşmesi,

Hasan ile Hüseyin'dir.

 

Kanlı gömleğini alan,

Düşmanına karşı duran,

Yezid'e kılıçlar salan,

Hasan ile Hüseyin'dir.

 

Yunus eyder onda kalan,

Bu dünyanın sonu viran.

Kerbelâ'da şehid olan,

Hasan ile Hüseyin'dir.

 


 

AYIRMA BENİ SENDEN YARADAN

 

Ayırma beni senden Yaradan,

Düşer ölürüm ben bu yaradan.

 

Ağlama derim şu gözlerime,

Kan yaş akıtır, aktan karadan.

 

Öldüğüm için gam mı çekerim,

Alır canımı bir gün Yaradan.

 

Varam yüz sürem dost eşiğine,

Bir hırka giyem yüz bin pareden.

 

Öldü diyeler, kaydım yiyeler,

Bir kuş oluban, çıkam yuvadan.

 

Yerler mi kodum göl eylemedik,

Seller akıttım her bir dereden.

 

Âşık Yunus'un budur maksudu,

Alıp yârini, çıka aradan.

 


 

BAKTIĞIM YÜZDE GÖRDÜM

 

Baktığım yüzde gördüm Tapduğ'umun nurunu,

Maksudum bugün bildim, n'iderim ben yarını?

 

Yarınım bugün bana, hoş bayram düğün bana,

Düşte gelir ün bana, işitin ahbârımı.

 

Dostun haberi söyle, nefsin sana yâr eyle,

Bak dosta yarağ eyle bu vücudun şehrini.

 

Vücuda gelmeyince kimse Hakk'ı bilmedi,

Bu vücuttan gösterdi dost bize dîdârını.

 

Erin dîdârın gördüm, güman terkini vurdum,

Dost bahçesine girdim, överim gülzârını.

 

Dostun yüzü gül bana, âşıkım bülbül ona,

Kayıkmazam dört yana, çün buldu aşk erini.

 

"Elestü birabbiküm" Hak'tan nida gelicek,

Müminler belî deyip ettiler ikrârını.

 

Yunus, küfür elinden şikâyete geldiler,

Ey sultanım gerçek er, kes gider zünnarını.

 


 

BANA BU TEN GEREKMEZ

 

Bana bu ten gerekmez can gerektir,

O baki Cennet'e iman gerektir.

 

Zehi mürşit ki bizi Hakk'a iletür,

Aşık canı ona kurban gerektir.

 

Bular hot geçti uçmak arzusundan,

Didar göstermeye sultan gerektir.

 

N'iderim uçmağı yahut huriyi,

Bana dergahına seyran gerektir.

 

Eğer Muhammed'e ümmet olursan,

Dilinde zikr ile Kur'an gerektir.

 

Namaz ü vird ü tesbih, zikr ü Kur'an,

İnayet bunlara Hak'tan gerektir.

 

Hakikat şerbetin içen âşıklar,

Başı açık, teni uryan gerektir.

 

Aşık Yunus bu sırrı anlayanın,

Ciğeri büryan, gözü giryan gerektir.

 


 

BANA NAMAZ KILMAZ DİYEN

 

Bana namaz kılmaz diyen,

Ben bilirim namazımı.

Kılar isem, kılmaz isem,

O Hak bilir niyazımı.

 

Hak'tan başka kimse bilmez,

Kâfir, Müslüman kimdiğin.

Ben kılarım namazımı,

Hak geçirdiyse nazımı.

 

O nazı dergâhtan geçer,

Mânâ şarabından içer.

Hicabsız can gözün açar,

Kendi siler dost gözünü.

 

Dost burdadır belli beyan,

Dost dîdârın gördüm ayan.

İlm-ü hikmet okuyanın,

Buna değindir azimi.

 

Gizli sözü şerheyleyip,

Türlü nükteler söyleyip,

Değme ârif şerhetmeye,

Bu benim gizli razımı.

 

Sözüm mânâsına erin,

Bî-nişandan haber verin.

Dertli âşıklara sorun,

Bu benim dertli sözümü.

 

Dert âşıkın dermanıdır,

Dertli âşıklar ganîdir.

Kadir-ü kudret ünüdür,

İşitenler âvâzımı.

 

Dost isteyen gelsin bana,

Göstereyim dostu ona.

Budur sözüm önden sona,

Ben bilirim kend'özümü.

 

Yunus imdi söyle Hakk'ı,

Münkir tutsun sana dakı.

Pişipdürür Hakk'ın hânı,

Ârifler tatsın tuzumu.

 


 

BAŞTAN AYAĞA DEĞİN

 

Baştan ayağa değin, Hak'tır ki seni tutmuş,

Haktan ayrı ne vardır, kalma güman içinde.

 

Bir isen birliğe gel, ikiyi bırak elden,

Bütün mana bulasın, sıdk u iman içinde.

 

Girdim gönül şehrine, daldım onun bahrine,

Aşk ile gider iken, iz buldum can içinde.

 

Bu izimi izledim, sağım solum gözledim,

Çok acaibler gördüm, yoktur cihan içinde.

 

Yunus senin sözlerin, manadır bilenlere,

Söylenecek sözlerin devr-i zaman içinde.

 


 

BE HEY KARDEŞ HAKKI BULAM MI DERSİN

 

Be hey kardaş hakk'ı bulam mı dersin,

Hakk'a yarar amel işlemeyince.

Tarikat sırrına erem mi dersin,

Kamil mürşid sana söylemeyince.

 

Özenirsen gardaş, tevhide özen,

Tevhiddir nefsinin kal'asın bozan.

Hiç kendi kendine kaynar mı kazan?

Çevre yanın ateş eylemeyince.

 

Değme kişi gönül evin düzemez,

Hakk'ın taktirini kimse bozamaz.

Tarikat ummandır dalıp yüzemez,

Aşkın deryasını boylamayınca.

 

Aşkım galip geldi yüreğim harlar,

Aşık olan ar-ı namusu n'eyler.

Behey yunus sana söyleme derler

Ya ben öleyim mi söylemeyince.

 


 

BEN BENDE BULDUM ÇÜN HAKKI

 

Ben bende buldum çün Hakk’ı,

Şekk ü güman nemdir benim.

Ben dost yüzün görmez isem

Bu gözlerim nemdir benim

 

Gelsün münâcât eyleyen,

Bin bir kelamı söyleyen,

Taşra ibâdât eyleyen

Görsün o dost nemdir benim.

 

Musa olup Tur'a çıkam,

Nur oluban gözden bakam.

Söz oluban dilden çıkam,

Sûr-u negam nemdir benim.

 

Musa varır Tur'a çıkar,

Anda varır nura bakar.

Dosttan gayrı zerre kadar,

Bu gözlerim görmez benim.

 

Uş ben beni cem eyledim,

O dosta imam eyledim.

Birliğine kıldım kamet,

Riya, tâat nemdir benim.

 

Ol dost bana ümmî demiş,

Hem adımı ümmî komuş

Dilim şeker gövdem kamış,

Bu söyleyen nemdir benim.

 

Yunus benem, ümmî benem,

Dokuz atam dörttür anam.

Aşk oduna düşüb yanam,

Sûk u bazar nemdir benim.

 


 

BEN BENDE SEYREDER İKEN

 

Ben bende seyreder iken, aceb sırra erdim ahî,

Bir siz dahî sizde görün, dostu ben de gördüm ahî.

 

Bende baktım, bende gördüm, benim ile bir olanı,

Sûretimde can olanı, kimdürür ben bildim ahî.

 

İsteyiben bulamazsam, o ben isem ya ben kanı,

Seçemedim ondan beni, bir kezden o oldum ahî.

 

Sûret topraktır diyeni, gönlüm kabûl etmez onu,

Bu toprağın cevherini hazrete irgördüm ahî.

 

Münkir kişi duymaz bunu, dertlilerin sezer canı,

Ben aşk bağı bülbülüyem, o bahçeden geldim ahî.

 

Maşûk benimledir bile, ayrı değil kıldan kıla,

Irak sefer bizden kala, dostu yakın gördüm ahî.

 

Değme bir yol kanden bana, dağılmayam değme yana,

Kutlu oldu bu seferim, hoş menzile erdim ahî.

 

Mansûr idim ben ezelde, onun için geldim bunda,

Yak külümü savur göğe, ben Enel-Hak oldum ahî.

 

Ne oda yanam dağılam, ne dara çıkam boğulam,

İşim bitince yürüyem, teferrüce geldim ahî.

 

Mun’îm oldum yoksul iken, benim oldu kevn’ü mekân,

Yerden göğe mağrıb maşrık, yer ü göğe doldum ahî.

 

Nite kim ben beni buldum, bu oldu kim Hakk’ı buldum,

Korkum onu buluncadı, korkudan kurtuldum ahî.

 

Yunus kim öldürür seni, veren alır gene canı,

Bu canlara hükmedeni kim idiğin bildim ahî.

 


 

BEN BİR ACEP İLE GELDİM

 

Ben bir acep ile geldim,

Kimse halim bilmez benim.

Ben söylerim, ben dinlerim,

Kimse dilim bilmez benim.

 

Benim dilim kuş dilidir,

Benim ilim dost ilidir.

Ben bülbülüm, dost gülümdür,

Bilin gülüm solmaz benim.

 

O dost bana gelsin demiş,

Sundum kadeh alsın demiş.

Aldım kadeh, içtim şarap,

Ayruk gönlüm ölmez benim.

 

Ne durum var, ne durağım,

Hiç yerde yoktur kararım.

Hakk'a münacat etmeğe,

Belli yerim olmaz benim.

 

Sor durduğum yeri bana,

Gelirsen gösterem sana.

Bir zerrece Hak'tan ayrı,

Gözüm nesne görmez benim.

 

Tur dağında bir tecelli,

Gör Musa'ya neler kıldı.

Yunus eydür Hak katında,

Sözüm geri kalmaz benim.

 


 

BEN BU CİHANA GELMEDEN

 

Ben bu cihana gelmeden sultân-ı cihanda idim,

Sözü gerçek hükmü revan ol hükm-i sultanda idim.

 

Halâyık bunda gelmeden, gökler melâil dolmadan,

Bu mülke bünyâd olmadan, mülkü yaradanda idim.

 

Yüz yirmi dört bin hası, dört yüz kırk dört tabakası,

Devlet makâmında ol gün, ulu hânedanda idim.

 

Gussa beni görmez idi, kaygu ile ermez idi,

Endişe şehirden taşra, bir yüce mekânda idim.

 

YÛNUS bu cümle varlığın dost katında zerre değil,

Guft ile kelâmda idim, hem bunda hem onda idim.

 


 

BEN BU İLE GARİP GELDİM

 

Ben bu ile garip geldim, ben bu ilden bezerim,

Bir tutsaklık tuzağın demi geldi üzerim.

 

Çünkü ben bunda geldim, ben onu bunda buldum,

Mansur'am dara geldim, uş kül oldum tozarım.

 

Çün aşkın kitabını okudum tahsil ettim,

Ne hacet ki karayı ak üstüne yazarım.

 

Dört kitabın manası bellidir bir elif'te,

Bi dedirtmen siz bana, ben bu yoldan azarım.

 

Bir çeşmeden sızan su tatlı acı olmaya,

Edeptir bize yermek, bir lüleden sızarım.

 

Yetmiş iki millete suçum budur hak dedim,

Korku hiyanetedir, ya ben niçin kızarım.

 

Şeriat oğlanları nice yol keser bize,

Hakikat deryasında bahri oldum yüzerim.

 

Dost bana gelsin demiş, benim kaydımı yemiş,

Ben yüzüm karasından teberrükler düzerim.

 

Yunus, bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir,

Gerçek âşık bu yolda ne dediğin sezerim.

 


 

BEN BU YOLU BİLMEZ İDİM

 

Ben bu yolu bilmez idim,

Aşk gönlüme düştü gider.

Aşk elinden dertli yürek,

Kaynayarak taştı gider.

 

Hani bizden öğüt alan,

Kalmadı dünyaya gelen.

Gece gündüz tâat kılan,

O Sırat’ı geçti gider.

 

Hep onlar Sırat’ı geçti,

Varıp dost iline düştü.

Gönül maksûda erişti,

Hazrete ulaştı gider.

 

Nefsi doyunca yiyenler,

Kana kana uyuyanlar.

Dili gıybet söyleyenler,

Cehenneme düştü gider.

 

Cehenneme düşen kişi,

Zârılıktır onın işi.

Onulmaz bağrının başı,

Büryân olup pişti gider.

 

Aşk oduna yanmayanlar,

Öleceğin sanmayanlar,

Göz açıp uyanmayanlar,

Şöyle gaflet bastı gider.

 

Bu aşk bana bir düş idi,

Hak müesser kılmış idi.

Derviş Yunus bir kuş idi,

Halk içinden uçtu gider.

 


 

BEN BURDA DURUR DEĞİLİM

 

Ben burda durur değilim,

Dost katına varmayınca.

Gussadan gönlüm açılmaz,

Dostun yüzün görmeyince.

 

Yâre ben Eyyup değilim,

Bunca derde sabredeyim.

Şu denli dert ile yanam,

Tâ derman ele girince.

 

Yâre ben Yakup değilim,

Ağlamaktan kör olası.

Ağlamak bana yakışır,

Tâ Yusuf'umu bulunca.

 

Yâre ben Yusuf değilim,

Ki bezirgâna kul olam.

Şu denli kulluk eyleyim,

Tâ Mısr'a sultan olunca.

 

Abdürrazzak'ı gör n'etti?

Palas giydi, hınzır güttü.

Dinin, imanın terk etti,

Tâ mâşuk ele girince.

 

Ey bana tana vuranlar,

Bu aşka haram diyenler.

Ey Yunus, fasık olmak yeğ,

Aşksız Müslüman olunca.

 


 

BEN BURDA SEYREDER İKEN

 

Ben burda seyreder iken, acep sırra erdim Ahî,

Bir siz dahi sizde görün, dostu bende gördüm Ahî.

 

Bende baktım bende gördüm, benim ile ben olanı,

Sûretime can verenin kim idüğün bildim Ahî.

 

Ben isteyip buldum onu, o ben isem ya ben hani?

Seçemezem ondan beni, bir kezden ol oldum Ahî.

 

Maşuk benimledir bile, ayrı değil kıldan kıla,

Irak sefer benden kala, dostu burda buldum ahî.

 

Değme bir yol kandan bana, dağılmayam değme yana,

Kutlu oldu seferim, hoş menzile erdim ahî.

 

Münkir kişi duymaz bunu, dertlilerin sezer canı,

Ben aşk bağı bülbülüyüm, o bahçeden geldim ahî.

 

Mansur idim o zamanda, onun için geldim bunda,

Yak, külümü savur göğe, ben "Enel-Hak" oldum ahî.

 

Ne od'a yanam dağılam, ne dâra çıkam boğulam,

İşim bitince yürüyem, teferrüce geldim ahî.

 

Mumin oldum yoksul iken, benim oldu kevn ü mekân,

Yerden göğe mağrıp maşrık yere göğe doldum ahî.

 

Sûret topraktır diyeni, gönlüm kabul etmez anı,

Bu toprağın cevherini hazrete irgördüm ahî.

 

Nitekim ben beni buldum, bu oldu kim Hakk'ı gördüm,

Korkum onu buluncaydı, korkudan kurtuldum ahî.

 

Yunus kim öldürür seni, veren alır yine cânı,

Bu canlara hükmedeni, kim olduğun bildim Ahi.

 


 

BEN DERT İLE AH EDERİM

 

Ben dert ile ah ederim,

Derdim bana derman imiş.

İster idim hasret ile,

Dost yanımda pinhan imiş.

 

Kanda idim fikrederim,

Göğe bakıp şükrederim

Dost benim gönlüm evinde,

Tenim içinde can imiş.

 

Sanırdım kendim ayrıyım,

Dost gayrıdır, ben gayrıyım.

Beni bu hayale salan,

Bu sıfatı insan imiş.

 

İnsan sıfatı kendi Hak,

İnsandadır Hak, doğru bak.

Bu insanın sıfatına,

Cümle âlem hayran imiş.

 

Her kim o insanı bile,

Hayvan ise insan ola.

Cümle yaradılmış kula,

İnsan dolu sultan imiş.

 

Tehvid imiş cümle âlem,

Tehvidi bilendir Adem.

Bu tevhidi inkar eden,

Öz canına düşman imiş.

 

İnsan olan buldu Hakk’ı,

Meclis onun, odur saki.

Hemen bu biçare Yunus,

Aşk ile aşina imiş.

 


 

BEN DERVİŞİM DİYENE

 

Ben dervişim diyene, bir ün edesim gelir,

Seğirdüben sesine, varıp yetesim gelir.

 

Sırat kıldan incedir, kılıçtan keskincedir,

Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir.

 

Altında gayya vardır, içi nar ile pürdür,

Varuben ol gölgede, biraz yatasım gelir.

 

Oda gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalar,

Hatırınız hoş olsun, biraz yanasım gelir.

 

Ben günahımca yanam, rahmet suyunda yunam,

İki kanat takınam, biraz uçasım gelir.

 

Andan Cennete varam, Cennette huri görem,

Huri ile gılmanı, bir bir koçasım gelir

 

Derviş Yunus bu sözü, eğri büğrü söyleme,

Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.

 


 

BEN DOST İLE DOST OLMUŞUM

 

Ben dost ile dost olmuşum,

Kimseler dost olmaz bana.

Münkirler bakıp gülüşür,

Selâm dahi vermez bana.

 

Ben dost ile dost olayım,

Canımı feda kılayım.

Ölmezden evvel öleyim,

Dünya bâki kalmaz bana.

 

Terk eyledim cümle işi,

Hak yoluna kodum başı.

Dost yüzünü göreliden,

Sabr-ü karar olmaz bana.

 

Ben âşık-ı bîçâreyim,

Baştan ayağa yareyim.

Ben bir deli dîvâneyim,

Akıl da yâr olmaz bana.

 

Aşk odu yaktı canımı,

Kimseler bilmez halimi.

Seçemem soldan sağımı,

Garet-ü âr olmaz bana.

 

Sanmanız beni deliyim,

Dost bahçesi bülbülüyüm.

Mevlâ'nın kemter kuluyum,

Kimse bahâ vermez bana.

 

Ey bîçâre âşık kimden,

Korkar senin canın acep?

Korktuğun da dost olacak,

Hayf ile kâr olmaz bana.

 

Bülbül oluban öterim,

Dâyim oturup ağlarım.

Dahi kime yalvarayım?

Hemen derman sensin bana.

 

Bülbül oluban öterim,

Dost bahçesinde biterim.

Gül alırım, gül satarım,

Bağ-u bağban olmaz bana.

 

Miskin Yunus nice diyem,

Fâni cihanı terk edem.

Yana yana Hakk'a gidem,

Perde hicap olmaz bana.

 


 

BEN DOST İÇİN AĞLAR İSEM

 

Ben dost için ağlar isem, gözüm yaşını kim sile?

Ya bunca ah-u zâr ile bu gözyaşı becid gele.

 

Ey yârenler, ey kardaşlar, kime diyem ahvâlimi?

Ya şu benim bu derdimin dermânını kim ne bile?

 

Âlem derman olur ise, sensiz derman olmayısar,

Sensiz derman nice ola? Çün gönülde dost sevile.

 

Ölüp sine girer isem, etim tenim çürümeye,

Ayrılmayam sevdiğimden çün giderim sevgi ile.

 

Ahd-ı sâbık denilmeden, henüz elest buyrulmadan,

O ben idim, ben o idi, şimdi nicesi kesile.

 

Yârenlerim der ki bana, seni niçin göremedik,

Firkate düştü sûretim bir menzilden bir menzile.

 

O dost ile benim işim, ölüp dahı bitmeyiser,

Ben nice ola kim bite çün gönülde dost sevile.

 

Yarın mahşer kopacağız, kamu kul nefsim deyiser,

Ben Yunus’u hiç anmayam, Tapduğ’u getirem dile.

 


 

BEN O YARİ SEVDİĞİMİ

 

Ben o yâri sevdiğimi nice bir gizleyebilem,

Gönlüme sığmaz n'ideyim, meğer razım ile deyem.

 

Dilim tutup yürüdüğüm yadlığıma delil imiş,

Yakam yadlık perdesini, hicabını ben giderem.

 

Onun ile ahvalimi âlemlere bildireyim,

Çağırıban muştulayam, âlemi üstüme derem.

 

Âşıkların gönlü gözü maşuk depe gitmiş olur,

Gönlüm ele kul etmişim, ola ki maşuka erem.

 

Canım kurban kılar idim, canı kabul kılar ise,

Haçan ise ölüserem, niçin böyle diri duram.

 

Şükrane canım üstüne ben dost için ölür isem,

Ölmek lazımdır kamuya, ben ölümden nere varam?

 

İlm-ü amel sözü değil Yunus dili söylediği,

Dil ne bilir dost haberin, ben dost ile olam birem.

 


 

BEN SENİ SEVDİĞİMİ

 

Ben seni sevdiğimi söyleşirler hâs u âm,

Söyleşenler söyleşsin sensiz dirliğim haram.

 

Kim senin lezzetinden canı tad almaz ise,

Yürür cansız bir sûret âlem halinden bîgam.

 

Ben bu dem seni gördüm, nicesi sabreyleyim,

Seni bir dem görmeye müştaktır cümle alem.

 

Seni gören kişiye ne hacet hûr u kusûr,

Seni sevmeyen cana tamudur cümle makam.

 

İki cihan varlığı ger benim olur ise,

Sensiz bana gerekmez iş seninledir tamam.

 

Bin yıl ömrüm olursa harcedem bu kapıda,

Ben gerçek aşık isem gerek bu yolda ölem.

 

Çoklar Yunus'a der nicedir aşk esrikliği,

N'etsin ezel bezminde şöyle çalındı kalem.

 


 

BEN YÜRÜRÜM YANE YANE

 

Ben yürürüm yane yane

Aşk boyadı beni kane

Ne akilem, ne divane

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Gâh eserim yeller gibi

Gâh tozarım yollar gibi

Gâh akarım seller gibi

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Akar sulayın çağlarım

Dertli ciğerim, dağlarım

Şeyhim anuban ağlarım

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Ya elim al kaldır beni

Ya vaslına erdir beni

Çok ağlattın, güldür beni

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Ben yürürüm ilden ile

Şeyh sorarım dilden dile

Gurbette hâlim kim bile?

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Mecnun oluban yürürüm

O yâri düşte görürüm

Uyanıp melûl olurum

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 

Miskin Yunus biçareyim

Baştan ayağa yareyim

Dost ilinden avareyim

Gel gör beni aşk n'eyledi?

 


 

BENCİLEYİN GÖREN KİŞİ

 

Bencileyin gören kişi,

Ben sevdiğimin yüzünü.

Deli olup dağa düşer,

Yavı kılar kend'özünü.

 

Ben nicesi diyebilsem,

Cemali tertibin onun.

Kim can dudağıdır tadam,

Onun kılıcı tuzunu.

 

Her nereye varır ise,

O şirin huylu dilberim.

Yetmiş iki millete o,

Geçirir türlü nazını.

 

Kişi neyi sever ise,

Dilinde sözü o olur.

Keksiz söyleyesim gelir,

Daima onun sözünü.

 

Kişi kendi keki ile,

Dosta lâyık olmaz imiş.

Mahabbet burcunda o kor,

Âşıkların yıldızını.

 

Dertsizlere benim sözüm,

Benzer kaya yankısına.

Haldaşı bilir kişinin,

Gönlünde gizli râzını.

 

Bu Yunus'un gördüğünü,

Eğer Zühre göre idi.

Çalgıyı elden bırakıp,

Unutur idi sâzını.

 


 

BENİ ANMAKLIĞA BENDEN FARİĞİM

 

Beni anmaklığa benden fariğim,

Nederim ânıban pes ne lâyıkım.

 

Benim yoldaşlığım edebe sığmaz,

Edepsiz kişiye niçin refıykım.

 

El tutmaz ayak dirmez cihâna düştüm,

Ne karar ne mekân ne hod tefrıykım.

 

Cümle tekebbürlüğüm döküldü kaldı,

Ne esriğim, ne mahmur, ne hod ayıkım.

 

Ne sabr u, ne sükûn, ne hod becid iş,

Ne adım atarım, ne hod tarıkıyım.

 

Bugün cihâna geldim, uş giderim,

Sanâsın yolcu idim, ya konukum.

 

Hani Yunus, hani cünbiş harekât,

Ne sermâyem ola, ne var ne yokum.

 


 

BENİ AŞKTAN ESREDEN

 

Beni aşktan esreden havâle eyledi Tûr’a,

Tag’eyledi panbuklayın kayaları pâre pâre.

 

Aşk elin kirişe ursa okuna im karşı dura,

Gök yüzünde melâike aşk oku indirdi yere.

 

Gör Hârût Mârut ne idi, hazrette ferişte idi,

Nasîbin aşka aldırıp makamın Zühre’ye vere.

 

Abdestimiz namazımız, doğruluktur tâatımız,

Aşkla bağladık safımız, safımızdan kim ayıra.

 

Mescid medrese olduğu, ban cemâat kılındığı,

Halâyık saf saf durduğu, aşk şükrânesidir zira.

 

İçimde yanar aşk odu, gönlümde onun hasedi,

Aşk odunun tütününden Yunus’un benzi sarara.

 


 

BENİ BUNDA VERİ BİYEN

 

Beni bunda veri biyen, bilirim ne işe geldim,

Kararım yok bu dünyada, giderim yumuşa geldim.

 

Dünyaya çok gelip gittim, erenler eteğin tuttum,

Kudret ününü işittim, kaynayuban cuşa geldim.

 

Sert söz ile gönül yıktım, od oldum canları yaktım,

Sırrımı aleme çaktım, bu halka temaşa geldim.

 

Ben oldum İdris-i terzi, Şit olduk dokudum bezi,

Davut’un görklü avazı, ah edip nalişe geldim.

 

Aşık oldum şu ay yüze, nisar oldum bal ağıza,

Nazar kıldım kara göze, siyah olup kaşa geldim.

 

Musa oldum Tur’a vardım, koç olup kurbana geldim,

Ali olup kılıç saldım, meydana güreşe geldim.

 

Deniz kenarında ova, kuyuya işleyen kova,

İsa ağzında ki dua oluban ben işe geldim.

 

Ay olup âleme doğdum, bulut olup göğe ağdım,

Yağmur olup yere yağdım, nur olup güneşe geldim.

 

Kal-ü kilden geçenlere, yolda gözün açanlara,

Anlayuban seçenlere, vaka olup düşe geldim.

 

Benim dertliler dermanı, benim o marifet kanı,

Benim Musa-i İmran’ı, Tur dağından aşa geldim.

 

Yolum sana oldu durak, sebakın söyleyendir Hak,

Yunus Emre dilinde Hak, olup dile düşe geldim.

 


 

BENİ MELAMET EYLEDİ

 

Beni melâmet eyledi,

Bu ne acep sevda idi?

Endişe yok gönlümde hem,

Bu can eli anda indi.

 

Gönlüme o dolmuş idi,

Canım onu bulmuş idi.

Şehrine o konmuş idi,

Maşuk bizim evde idi.

 

Bir nur yazı yaylar idik,

İlm-i ledün söyler idik.

Dostlarımız toylar idik,

Kudret hanı anda indi.

 

Arşta idi seyranımız,

Nurda idi sayvanımız.

Onda bu bizim canımız,

Mustafa canında idi.

 

Yoğ idi hem levh-ü kalem,

Ne on sekiz bin bu âlem.

O demde Havva vü Âdem,

Ne ad-u ne sanda idi.

 

Geldik bu mülke bahane,

Seyreyledik hoş şahane.

Sefer kılarız uş yine,

Vatanımız anda idi.

 

Hüseyin ve Mansur idi,

Nagâh gördü o sûreti.

Kendin Hakk'a ısmarladı,

Bağdat'ta kavgada idi.

 

Yunus gel şimdi bu zaman,

Dost yoluna terk eyle can.

Tâ ki olasın câvidan,

Çünkü evvel anda idi.

 


 

BENİM BURDA KARARIM YOK

 

Benim burda kararım yok,

Ben burdan gitmeye geldim.

Bezirgânım metaım çok,

Alana satmaya geldim.

 

Ben gelmedim davi için,

Benim işim sevi için.

Gönüller dost evi için,

Gönüller yapmaya geldim.

 

Dost esriği deliliğim,

Aşıklar bilir neliğim.

Devşiriben ikiliğim,

Birliğe yetmeye geldim.

 

O hocamdır ben kuluyum,

Dost bahçesi bülbülüyüm.

O hocamın bahçesine,

Şad olup ötmeye geldim.

 

Burda biliş olan canlar,

Orda bilişirler imiş.

Bilişi ben hocam ile,

Halim arzetmeye geldim.

 

Yunus Emre aşık olmuş,

Maşuk'a derdinden olmuş.

Gerçek erin kapısında,

Ömrüm harcamaya geldim.

 

Siz Yunus'tan sorun haber,

Dost kanda ise anda var.

Haberi gel gör benden al,

Ben onu görmeye geldim.

 


 

BENİM CANIM UYANIKTIR

 

Benim canım uyanıktır,

Dost yüzüne bakan benim.

Hem denize karışmağa,

Irmak olup akan benim.

 

Irmak gibi ben çağlarım,

Gâh gülerem, gâh ağlarım.

Nefsin ciğerin doğrarım,

Kibri, kini yıkan benim.

 

Kırdım bu nefsin çerisin,

Bir itdim burc u barusun.

Pak eyledim içerisin,

Mülketini yuyan benim.

 

Ben hazrete tuttum yüzüm,

O aşk eri açtı gözüm.

Gösterdi bana kend'özüm,

Ayet-i küll denen benim.

 

Şah didarın gördüm ayan,

Hiç gümansız belli beyan.

Kafir ola inanmayan,

O didara bakan benim.

 

Benim durur bu cümle iş,

Hikmetim ile yaz ve kış.

Ben bilirim yadı biliş,

Irılmadan duran benim.

 

Bu cümle canda oynayan,

Damarlarımda kaynayan,

Kûlli dillerde söyleyen,

Kûlli dili diyen benim.

 

Nemrud odun İbrahim'e,

Ben bağ ve bostan eyledim.

Küfür yüzünden doğuban,

Yine odu yakan benim.

 

O Hallac-ı Mansur ile,

Söyler idim Enel Hakk'ı.

Benim yine o boynuna,

Dar urganı takan benim.

 

O Hak habibi Mustafa,

Miraca edicek sefer.

O dem canım hak eyledim,

O sırrını duyan benim.

 

Şimdi adım Yûnus durur,

O demde İsmail idi.

O dost için Arafat'a,

Kurban olup çıkan benim.

 

Bu çarh benim hükmümdedir,

Her kanda ben oturmuşum.

Mülk benimdir, hükmederim,

Yıkan benim, yapan benim.

 

Sa'd benim, Saîd benim,

İlm-i ledündür üstadım.

Yunus dahi benimledir,

O esrarı duyan benim.

 


 

BENİM GÖNLÜM GÖZÜM AŞKTAN DOLUDUR

 

Benim gönlüm gözüm aşktan doludur,

Dilim söyler yari yüzüm suludur.

 

Öd ağacı gibi yanar vücudum,

Tütünüm göklere seher yelidir.

 

Çokal cevşen bu aşk oduna döymez,

Oku cana batar katı yalıdır.

 

Senin aşkın deniz, ben bir balıcak,

Balık sudan çıka hemen ölüdür.

 

Okurum şahımı kendi dilimce,

Şahım aydur bana her dem geli dur.

 

Seni sevenlerin ola mı aklı,

Bir dem uslu ise her dem delidir.

 

Yunus sen Tabduk’a kılgıl dualar,

Aşıklar meydanı Arş’dan uludur.

 


 

BENİM OL AŞK BAHRİSİ

 

Benim ol aşk bahrisi,

Denizler hayran bana.

Derya benim katremdir,

Zerreler umman bana.

 

Kaf Dağı zerrem değil,

Ay u güneş bana kul.

Hak'tır aslım şek değil,

Murşittir kur'an bana.

 

Çün dosta gider yolum,

Mülk-i ezeldir ilim.

Aşktan söyler bu dilim,

Aşk oldu seyran bana.

 

Yok iken ol barigâh,

Var idi ol padişah.

Ah bu aşk elinden ah,

Dert oldu derman bana.

 

Adem yaratılmadan,

Can kalıba girmeden.

Şeytan lânet olmadan,

Arş idi seyran bana

 

Yaratıldı Mustafa,

Yüzü gül, gönlü safa.

Ol kıldı bize vefa,

Ondandır ihsan bana.

 

Şeriat ehli ırak,

Eremez bu menzile.

Ben kuş dilin bilirim,

Söyler Süleyman bana.

 

Yunus bu halk içinde,

Eksikliktir Hak bilir.

Divâne olmuş çağrır,

Dervişlik bühtan bana.

 


 

BENİM ZARI KILAN ŞOL YARE KARŞI

 

Benim zârı kılan şol yâre karşı,

Gönülden can veren dildara karşı.

 

Geceler subha dek hayran-u mestem,

Oluban muntazır didara karşı.

 

Sehergâhın durup zârı kılarım,

Sanasın bülbülem gülzara karşı.

 

Alaldan canımı aşk-ı ilâhî,

Benem Mecnun gibi avara karşı.

 

Cemâlin şemine pervane gibi,

Yakarım perr-ü bâli nâra karşı.

 

Onun aşkı şarabı nûş edelden,

Erişir yüreğime yâre karşı.

 

Bugün Mansur benem aşkın yolunda,

Yürüyüp çarh vuram şol dâra karşı.

 

Biçare bülbülüm dost bahçesinde,

Varam derem haber şol yâre karşı.

 

Âşık Yunus bugün gurbette kaldı,

Ki aşkı söyletir ağyâra karşı.

 


 

BENİM SAHİP KIRAN DEVRAN BENİMDİR

 

Benim sahip kıran devran benimdir,

Benim key pehlivan meydan benimdir.

 

Haramiden benim korkum kayım yok,

Bu zor-u bu kuvvet Hak’tan benimdir.

 

Ebu Bekir-ü Ömer o din ulusu,

Aliyy-i Murteza Osman benimdir.

 

Topu kim alısar çevgahımızdan,

Bu çevgan top ile meydan benimdir.

 

Bana gelsin yoksul olan bay ola,

Bu mal-u sermaye dükkan benimdir.

 

Hasan’dır cismim içre nur-i iman,

Hüseyn-i sahibü’l irfan benimdir.

 

Yunus’um ben Yunus iş bu cihanda,

Benim sultan kulu, sultan benimdir.

 


 

BİLENLERE SORMAK GEREK

 

Bilenlere sormak gerek bu tendeki can neyimiş,

Can hod Hak’ın kudretidir, damarda ki kan neyimiş.

 

Fikir yumuş oğlanıdır, endişe kaygı kanidir,

Bu ah-u vah aşk donudur, taht oturan han neyimiş.

 

Şükür onun birliğine, yok iken uş var eyledi,

Çünkü asıldan biz yoğuz, mülk-ü hunuman neyimiş.

 

Çalap verib idi bizi, var dünyayı görün diye,

Bu dünya hod baki değil, mülke Süleyman neyimiş.

 

Sorun Taptuklu Yunus’a, bu dünyadan ne anladı,

Bu dünyanın kararı yok, sen neyimiş ben neyimiş.

 


 

BİLİR MİSİZ EY YARENLER

 

Bilir misiz ey yârenler, gerçek erenler kandadır

Kanda baksam anda hâzır, kanda istesem andadır

 

Aşksızlara benim sözüm, benzer kaya yankısına

Bir zerre aşkı olmayan belli bilin yabandadır

 

Yalancılık eylemegil, aşka yalan söylemegil

Bunda yalan söyleyenin orda yeri zındandadır

 

Ey kend'özünü bilmeyen, söz ma’nisini bulmayan

Hak varlığın ister isen uş ilm ile Kur’ân’dadır.

 

Allah benim dediğine vermiş verir aşk varlığın

Kimde ki var bir zerre aşk, Çalap varlığı ondadır

 

Niceler aydır Yunus’a, kocaldın sen aşkı kogıl

Bu aşk bize yenle geldi, henüz dahî turfandadır

 


 

BİLİRİM SENİ YALAN DÜNYASIN

 

Bilirim seni yalan dünyasın,

Evliyaları alan dünyasın.

 

Kaçan kurtulsa kuş kurtulaydı,

Şahin kanadın kıran dünyasın.

 

Sevdiğim aldın beni aldattın,

Dönüp yüzüme gülen dünyasın.

 

Süleyman tahtın sen viran kıldın,

Masumlar boynun buran dünyasın.

 

Dünya, bununla yedi kez doldu,

Ahır bizden de kalan dünyasın.

 

Aşık Yunus, sema'la çarh vurur,

Bu çarhımızı bozan dünyasın.

 


 

BİLMEM N'İDEYİM

 

Bilmem nideyim,

Aşkın elinden.

Kande gideyim,

Aşkın elinden.

 

Meskenim dağlar

Gözyaşım çağlar

Durmaz kan ağlar

Aşkın elinden

 

Kaddim yay oldu,

İşim vay oldu.

Bağrım nay oldu,

Aşkın elinden.

 

Dinle zarımı,

Verdim serimi.

Kodum arımı,

Aşkın elinden.

 

Varım vereyim,

Kadre ereyim.

Üryan olayım,

Aşkın elinden.

 

Yunus’un sözü,

Kül olmuş özü.

Kan ağlar gözü,

Aşkın elinden.

 


 

Bİ-MEKANIM BU CİHANDA

 

Bî-mekânım bu cihanda,

Menzil-ü durağım orda.

Sultanım ki taht-u tacım,

Hulle vü Burağ'ım orda.

 

Eyyub'um, bu sabrı buldum,

Cercis'im ki bin kez öldüm.

Ben bu mülke tenha geldim,

Dükeli yarağ'ım orda.

 

Bülbülüm, uş öte geldim,

Dilde menşûr tuta geldim.

Burda miskin sata geldim,

Geyiğim, otlağım orda.

 

Kim ne bile ne kuşum ben?

Şol ay yüze tutuşum ben.

Ezelîden sarhoşum ben,

İçmişim, ayağım orda.

 

Deliyim, pendi tutmazam,

Değme yere de gitmezem.

İşbu sözü işitmezem,

Velâkin kulağım orda.

 

Sır sözü aşkâre denmez,

Orda su oda göyünmez.

Dün-ü gün yanar söyünmez,

Bu benim çerağım orda.

 

Ben bu mülke kıldım cevlân,

Yedi kere vurdum seyrân.

Muhammed nurunu gördüm,

Benim de mekânım orda.

 

Mansur'um, uş dâra geldim,

Yusuf'um, pazara geldim.

Arslanım, şikâra geldim,

Velâkin yatağım orda.

 

Yunus çün bu fikre daldı,

Cihanı ardına saldı.

Vallahi hoş lezzet aldı,

Dolmuştur damağım orda.

 


 

BİN YIL EĞER VASFIN DEYEM

 

Bin yıl eğer vasfın deyem,

Bir zerresin tüketmeyem.

Bir katrede yüz bin deniz,

Bir katresin ayıtmayam.

 

Ne mesel bağlamam olur,

Ne hod gönül karar bulur.

Kim bezede misl-ü misal,

Haşa ki ben benzetmeyem.

 

Kim ede bir nakş-ı suret,

Nakş-ı suretten sen azat.

Nice akıllar sende mat,

Nice özrü gözetmeyem.

 

Akıl çün fenaya vara,

Deli olan ne başara.

Delilere sensin çare,

Deli oldum pes n'itmeyem.

 

Öğret şimdi dil ne desin,

Şart odur seni söylesin.

Tevfik yâri kılar ise,

Gayrı dile söyletmeyem.

 

Ne kim der isen de bana,

Koma beni benden yana.

Benim hacetim bu sana,

Beni bana istemeyem.

 

Çün padişah güçlü ola,

Pes kul fudul işli ola.

Ben seninim bana ne gam,

Ger suç edem, ger etmeyem.

 

İşte daldım bu denize,

Ne kenar var ne cezire.

Çün dört yanımda mevc vura,

Duram kavi hiç batmayam.

 

Benim değil bu keleci,

Devlet senin, Yunus neci?

Çün dilime kadir sensin,

Sensiz dilim uzatmayam.

 


 

BİR ACEP ONULMAZ DERDİM VAR İDİ

 

Bir acep onulmaz derdim var idi,

Derde derman buldum Elhamdülillah.

Vasil oldum Muhammed Mustafa`ya,

Ağlar iken güldüm, Elhamdülillah.

 

Açıldı sır babı seyhim yüzünden,

Can safalar sürdü tatlı sözünden.

Mâsivâ tozunu gönül yüzünden,

Tevhit ile sürdüm, Elhamdülillah.

 

Bir şehre vardım ki adı denilmez,

Bir bahre daldım ki haddi bulunmaz.

Mürde dil oluban geri dönülmez,

Ölmezden ön öldüm, Elhamdülillah.

 

Hakk'ın dergâhına tutmuşum elim,

Gördüğüm halleri şerh eyler dilim.

Yokluk ummanına uğradı yolum,

Fena fillâh oldum, Elhamdülillah.

 

Yunus Emrem kâmil oldu imanın,

Hazreti Hakk'a vasıl oldu canın.

Lâmekân şehridir senin mekânın,

Beka billâh oldum, Elhamdülillah.

 


 

BİR AY GÖRDÜM BU GECE

 

Bir ay gördüm bu gece, kamu burçlardan yüce,

Esritti gönlüm canım, bilmezem hâlim nice.

 

O ayın şûlesinden âlem münevver olur,

Gönlümdeki çerağı nur etti ulu Hoca.

 

Nur Muhammed nurudur, Halilullah sırrıdır,

Sanasın kim açıldı uçmaktan bir derîçe.

 

Müddei bizi görmez, gözüne girerseniz,

Gerekse yüz kez varsın Kâbe'ye ulu hacca.

 

Âşıkların sözünden, kan yaş akar gözünden,

Bülbüller söyleşicek nöbet gelmez dürraca.

 

Kur'ağaca n'iderler, kesip oda yakarlar,

Her kim âşık olmadı, benzer kuru ağaca.

 

Yunus'u öven övsün, sövenler dahi sövsün,

Aşk ile yola geldik, yatalım erte gece.

 


 

BİR DÜRR-İ YETİMEM Kİ

 

Bir dürr-i yetîmem ki görmedi beni umman,

Bir katreyem illâ ki ummâna benim umman.

 

Gel mevc-i acâyib gör, deryâyı nihan gözle,

Zî bahr-i nihâyet katrede olur pinhan.

 

Okuyamadı mevzun Leylî adını Mecnun,

Hem Leyli idim anda, hem Mecnun idim hayran

 

Bu âlem-i kesrette sen Yûsuf-u ben Yakub,

O alem-i vahdette ne Yûsuf u ne Kenan.

 

Dem vurmaz idi Mansur tevhid-i Enel Hak'tan,

Aşk dârına dost zülfü asmıştı beni üryan.

 

Adım Yunus olduğu bû cisim belâsıdır,

Âdım sorar olursan sultâna benim sultan.

 


 

BİR GÜN O HAZRETE KARŞI

 

Bir gün o hazrete karşı,

Varam ağlayı ağlayı,

Azraile hem canımı,

Verem ağlayı ağlayı.

 

Çün Azrail ala canım,

Geçe benim ömrüm günüm.

Kefen ola cümle donum,

Giyem ağlayı ağlayı.

 

Ben yürürem yana yana,

Gözüm yaşı döne kana,

Bir gün şu karanlık sine,

Girem ağlayı ağlayı.

 

Mühür vuralar dilime,

Zincir vuralar koluma.

Amel defterim elime,

Alam ağlayı ağlayı.

 

Yunus'un hep budur işi,

Yoluna fedadır başı.

İman et bize yoldaşı,

Diyem ağlayı ağlayı.

 


 

BİR GÜN SENİN DEFTERİNİ

 

Bir gün senin defterini,

Dürerler bir eyyam gelir.

Kamu aklını başına,

Dererler bir eyyam gelir.

 

Tevhide uydur sözünü,

Mevlaya döndür yüzünü.

Eynine kefen bezini,

Sararlar bir eyyam gelir.

 

Azrail ala canını,

Unuttura her sanını.

Kara toprağa tenini,

Kararlar bir eyyam gelir.

 

Tenha kabrinde kalacak,

Amellerin arz olacak.

Mahşer yerine yalıncak,

Sürerler bir eyyam gelir.

 

Yunus eydür: Evvel baştan,

Ayırır seni kardaştan.

Ne ettin kurudan yaştan?

Sorarlar bir eyyam gelir.

 


 

BİR İMARET GÖSTER BANA

 

Bir imâret göster bana, kim sonu vîrân olmaya,

Kazan şol malı kim senden dökülüp giri kalmaya.

 

Dökülüp kalısar malın, ayrıklar ala helâlin,

Senden geri kalan malın sana assısı olmaya.

 

O malın ki Halil'indir, hayırlara yelter seni,

O malın ki Kârun'undur, ıssı hiç râhat olmaya.

 

İsrâfil sûrını vura, dağlar tepeler sürüle,

Bir karınca cevabını bin Süleyman veremeye.

 

Bu dünya hep ıssız kala, altını malı döküle,

Sebil olubanı yata, hergiz ıssı bulunmaya.

 

Hey Yunus Emre ölünce, var yürü doğru yolunca,

Dünyasını terk edenler yarın hasrette olmaya.

 


 

BİR KARARDA DURMAYALIM

 

Bir kararda durmayalım,

Gel dosta gidelim gönül.

Hasretinden yanmayalım,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Yoldaş olalım ikimiz,

Gel dosta gidelim gönül.

Haldaş olalım ikimiz,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Gel gidelim can durmadan,

Suret terkini urmadan.

Araya düşman girmeden,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Gel gidelim kalma ırak,

Dost için kalalım yarag,

Şeyh'in katındadır durak,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Terk edelim ili şarı,

Dost için kılalım zarı.

Ele getirelim yâri,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Bu dünyaya kanmayalım,

Fanidir aldanmayalım.

Bir iken ayrılmayalım,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Biz bu cihandan geçelim,

O dost iline uçalım.

Arzu hevadan geçelim,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Kılavuz ol gönül bana,

Gel gidelim yârdan yana.

Canım kurbandır canana,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Bu dünya olmaz payidar,

Aç gözünü, canın uyar.

Olgıl bana yoldaş u yâr,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Kara haberin almadan,

Can bedenden ayrılmadan,

Azrail bizi bulmadan,

Gel dosta gidelim gönül.

 

Gerçek erene varalım,

Hakk'ın haberin soralım.

Yunus Emre'yi alalım,

Gel dosta gidelim gönül.

 


 

BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE

 

Bir kez gönül yıktın ise,

Bu kıldığın namaz değil.

Yetmiş iki millet dahi,

Elin, yüzün yumaz değil.

 

Ne erenler geldi geçti,

Bunlar yurdu kaldı göçtü.

Pervaz urup Hakk'a uçtu,

Hüma kuşudur kaz değil.

 

Yol odur ki; doğru vara,

Göz odur ki; Hakk'ı göre,

Er odur ki; alçak dura,

Yüceden bakan göz değil.

 

Erden sana nazar ola,

İçin dışın pür nur ola,

Belî kurtulmuştan ola,

Şol kişi kim gammaz değil.

 

Doğru yola gittin ise,

Er eteğin tuttun ise,

Bir hayır da ettin ise,

Birine bindir az değil.

 

Yunus bu sözleri çatar,

Sanki balı yağa katar.

Halka meta'ların satar,

Yükü gevherdir, tuz değil.

 


 

BİR KEZ YÜZÜN GÖREN KİŞİ

 

Bir kez yüzün gören kişi, ömrü geçe unutmaya,

Tesbih olasın dilinde, ayrık nesne eyitmiye.

 

Namaza duran zahidin gözleri seni görürse,

Unuda o tesbihini, mihraba secde etmiye.

 

Ağzına şeker alırken, gözleri sana tuş olan,

Unuda o şekerini, ayrık, çiğneyip yutmıya.

 

Ben seni sevdiğim için bana baha derler ise,

İki cihan mülkün verem, dahi bahası yetmiye.

 

İki cihan da dopdolu, bağ ve bostan olur ise,

Senin kokundan yahşi gül, bostan içinde bitmiye.

 

Gül ve reyhanın kokusu aşıklara maşuk yeter,

Aşık olanın maşuku hergiz üğünden gitmiye.

 

İsrafil surun vurucak, mahlukat duru gelecek,

Senin  bu ününden artık, hiç kulağım işitmiye.

 

Zühre yere inübeni sazın nuvaht eyler ise,

Aşıkın işreti sensin, gözü ol yana gitmiye.

 

Nider aşık hanımanı, ya sensiz iki cihanı,

İki cihan feda sana, kimesne güman tutmaya.

 

Sekiz uçmağın hurisi, eğer bezenip geleler,

Gönlüm sevdiğinden özge  kimseyi kabul etmiye.

 

Ahirette ne ola kim, bu dünyada o olmaya,

Huri vü gılman gelecek, aşık elin uzatmıya.

 

Yunus seni seveliden, beşaret oldu canına,

Her dem yeni dirliktedir, hergiz ömrün eksiltmiye.

 


 

BİR KEZ YÜZÜNÜ GÖREN

 

Bir kez yüzünü gören ömrünce unutmaya,

Tesbîhi sen olasın, ol ayrık din tutmaya.

 

Tâat eden zâhide nazarın erer ise,

Unuta tesbihini, mihrâba secdetmeye.

 

Ağzına şeker alıp gözü sana takılan,

Unuta şekerini, çiğneyip de yutmaya.

 

Ben seni sevdiğime, bedel biçerler ise,

İki cîhân mülkünü verip bedel yetmeye.

 

İki cihan dopdolu bağ ve bostân olursa,

Senin kokundan güzel, gül ve reyhân bitmeye.

 

Sekiz cennet hûrîsi bezenip gelir ise,

Senin sevginden başka gönlüm kabul etmeye.

 

Gül ve reyhân kokusu âşık ile mâşuktur,

Âşıkın mâşukası, hiç gözünden gitmeye.

 

İsrâfil sûr vuracak, mahlûk yerden duracak,

Senin ününden artık kulağım işitmeye.

 

Zühre gökten inerek, sazın dile getirse,

Eğlencem sen olasın, gözüm senden gitmeye.

 

Niderler hânümânı, sensiz cân ve cihânı,

Yeğsin iki cihandan, kimse güman tutmaya.

 

Yûnus seni seveli, müjdeler buldu canı,

Her dem yeni dirlikte ömrünü eskitmeye.

 


 

BİR KİŞİYE SÖYLE SÖZÜ

 

Bir kişiye söyle sözü,

Kim manadan haberi var.

O kişiye ver gönlünü,

Canında aşk eseri var.

 

Şunun kim dışı hoşdurur,

Bil onun içi boşdurur.

Dün gün öten baykuşdurur,

Sanma bütün duvarı var.

 

Bir devlengiç yuva yapar,

Yürür ilden yavru kapar.

Doğan ileyinden sapar,

Zir’elinde muradı var.

 

Yoktur doğanla birliği,

Ya Hakk’a lâyık dirliği.

Şu kişiden um erliği,

Onun safâ nazarı var.

 

Sûret ile çoktur âdem,

Değmesinde yoktur kadem.

Evvel âhır o piş kadem,

Muhammed din serveri var.

 

Erenler yoludur meşe,

Meşe kolaydır kolmaşa.

Meşe olan yerde paşa,

Harâmi çok Anter’i var.

 

Şeyh ü dânişmend ü velî,

Cümlesi birdir er yolu.

Yunus'tur dervişler kulu,

Taptuk gibi serveri var.

 


 

BİR KORKU DÜŞTÜ CANIMA

 

Bir korku düştü canıma,

Acep n'ola benim halim?

Derman olmaz ise bana,

Acep n'ola benim halim?

 

Canım tenimden üzüle,

Gitmek yararı düzüle.

Bu suret nakşı bozula,

Acep n'ola benim halim?

 

Dünya donların soyucak,

Yuyucu tenim yuyucak,

İletip kabre koyucak,

Acep n'ola benim halim?

 

Eller gidip ben kalacak,

Mezarda yalnız olacak

Münkerle Nekir gelecek,

Acep n'ola benim halim?

 

Ne ayak tuta, ne elim,

Ne aklım kala, ne bilim.

Cevap vermez ise dilim,

Acep n'ola benim halim?

 

Mezardan duru gelecek,

Hak terazi kurulacak.

Amelimiz görülecek,

Acep n'ola benim halim?

 

Miskin Yunus söyler sözü,

Kan yaş ile dolu gözü.

Dergâhına tutar yüzü,

Acep n'ola benim halim?

 


 

BİR NE DERTTİR ONA DERMAN BULUNMAZ

 

Bir ne derttir ana, derman bulunmaz,

Ya bu ne yaredir, zahmı belirmez.

 

Yitürdüm Yusuf'um Ken'an elinde,

Yusuf'um bulundu, Ken'an bulunmaz.

 

Beyim arif isen, var sen yolunca,

Bunda başlar yiter, kanlar sorulmaz.

 

Manisiz kişiden hiç nesne gelmez,

Kovası yok kuyudan su çekilmez.

 

Kuyu cismindürür mani kovası,

Çekerler kovayı suyu belirmez.

 

Erenler kapsı, mürüvvet kapısı,

Sıtk ile gelenler, mahrum gülünmez.

 

Yunus bu manide gark oldu gitti,

Geri gelmekliğe aklı belirmez.

 


 

BİR SAKİDEN İÇTİM ŞARAP

 

Bir sakiden içtim şarap, arştan yüce meyhanesi,

Ol sakinin mestleriyiz, canlar onun peymânesi.

 

Bir meclistir meclisimiz, anda ciğer kebap olur,

Bir şem'dir bunda yanar, güneş anın pervanesi.

 

Aşk oduna yananların, külli vücudu nur olur,

O od bu oda benzemez, hiç belirmez zebanesi.

 

Bizim meclis mestlerinin demleri Enel Hak olur,

Hallac-ı Mansur gibidir en kemine divanesi .

 

O meclisin bekrileri, o şah Ethem gibidir,

Yüz bin olur her köşede, Belh şehrinin viranesi.

 

Ey sat hezaran Bayezıt, anda muganniler çalar,

Ütrük nefsek teal olur, ol çalgının teranesi.

 

Yunus bu cezbe sözlerin cahillere söylemegil,

Bilmez misin cahillerin nice geçer zamanesi?

 


 

BİR SUALİM VAR SANA

 

Bir sualim var sana ey dervişler ecesi,

Meşâyih ne buyurur yol haberi nicesi?

 

Vergil suale cevap, tutalım olsun sevap,

Şûle kime gösterir aşk evinin bacası.

 

Evvel kapı şeriat emri nehyi bildirir,

Yuya günahlarını her bir Kur'an hecesi.

 

İkincisi tarikat kulluğa bel bağlaya,

Yolu doğru varanı yargılıya hocası.

 

Üçüncüsü marifet can gönül gözün açar,

Bu mâna sarayına arşa değin yücesi.

 

Dördüncüsü hakikat ere eksik bakmaya,

Bayram ola gündüzü, kadir ola gecesi.

 

Bu şeriat güç olur, tarikat yokuş olur,

Marifet sarplık durur hakikattır yücesi.

 

Dervişin dört yanında dört ulu kapı gerek,

Nereye bakar ise gündüz ola gecesi.

 

Ona eren dervişe iki cihan keşfolur,

Onun sıfatın över ol hocalar hocası.

 

Dört hal içinde derviş gerek siyaset çeke,

Menzile ermez kalır yol eri yuvacası.

 

Kırk kişi bir ağacı dağdan gücün indire,

Ya bunca mürid muhib Sırat nice geçesi.

 

Küfrün artarken sakın, imanın vurmayasın,

Yoksa sırsın güveci sebil olur güveci.

 

Dört kapıdır kırk makam, yüz altmış menzili var,

O erene açılır vilâyet derecesi.

 

Âşık Yunus bu sözü mûhal diye söylemez,

Mâna yüzün gösterir bu şairler kocası.

 


 

BİR SÖZ DİYEYİM SANA

 

Bir söz diyeyim sana, dinle canın var ise,

Kem tamahlık eyleme, aklın sana yâr ise.

 

Manadan getirmişler, kardeşten yâr yeğrektir,

Oğuldan daha tatlı, eğer doğru yâr ise.

 

Gördün yârin eğridir, neyin varsa ver kurtul,

Atalardan öğüttür, işittiğin var ise.

 

Yârin sana sadıksa, köle ol kapısında,

Çıkar ciğerin yedir, eğer çaren var ise.

 

Onsuz sözün gör nedir, çok söz havan yüküdür.

Ârife bir söz yeter, tende gevher var ise.

 

Ekmek yiyip tuz basmak, o namertler işidir,

Ekmek onu komaya, tuzun hakkı var ise.

 

Eyilik erin yâri, ölürse uçmak yeri,

Senden sonra söylenir, ne dirliğin var ise.

 

Yunus miskin delidir, hem sözünden bellidir,

Ayıplaman yârenler, eksikliği var ise.

 


 

BİR ŞAHA KUL OLMAK GEREK

 

Bir şaha kul olmak gerek,

Hergiz mazul olmaz ola.

Bir eşik yaslanmak gerek,

Kimse elden almaz ola.

 

Bir toy toylamak gerek,

Bir soy soylamak gerek.

Bir söz söylemek gerek,

Melekler de bilmez ola.

 

Bir kuş olup uçmak gerek,

Bir kenara geçmek gerek.

Bir şaraptan içmek gerek,

İçenler de aymaz ola.

 

Çevik bahri olmak gerek,

Bir denize dalmak gerek.

Bir gevher çıkarmak gerek,

Sarraflar hiç bilmez ola.

 

Bir bahçeye girmek gerek,

Hoş teferrüç kılmak gerek.

Bir gülü koklamak gerek,

Hergiz o gül solmaz ola.

 

Kişi âşık olmak gerek,

Maşukunu bulmak gerek.

Aşk oduna yanmak gerek,

Ayrık oda yanmaz ola.

 

Yunus, imdi var tek otur,

Yüzünü hazrete götür.

Özün gibi bir er getir,

Hiç cihana gelmez ola.

 


 

BİZ BİZİ BİLMEZ İDİK

 

Biz bizi bilmez idik,

Bizi yaradan eyledi.

Âşikârâ kıldı bizi,

Kendini pinhân eyledi.

 

Biz bile pinhân idik,

Gayr-ı sen ü ben idik.

Mutlak bî gümân idik,

Hem bî gümân eyledi.

 

Toprağı kudretinden,

Sûret ü hat bağladı.

Dört ferişteh yoğurdu,

Âdem andan eyledi.

 

Çün yarattı Âdem’i,

Bile idik biz kamu.

Bu kamu hâs u âmı,

Mâdenden has eyledi.

 

Asıl ma’dende idik,

Kaygusuz ganî idik.

Şol bî nişan cihandan,

Şöyle nişân eyledi.

 

Görgil Çalap fazlını,

Yıkmaz âsî gönlünü.

Yüzbin yiğirmi dört bin,

Ol tercemân eyledi.

 

Kamu bir yere gider,

Kimse nicesi yiter.

İki birdir bir yeter,

Gör bir neden eyledi.

 

Âdem’den buna değin,

Ne eli var ne yenin.

Yemeklikle giymeği,

Bir dâneden eyledi.

 

Seni ne bile fülân,

Ne söyler ise yalan.

Dünyâ çirkine kalan,

İşin gümân eyledi.

 

Elest’te bile idik,

Göz açtık belî dedik.

Ayıdan Yunus idik,

Cümle birden eyledi.

 


 

BİZ KİME AŞIK İSEK, ALEMLER ONA AŞIK

 

Biz kime âşık isek, âlemler ona âşık,

Kime değil diyelim, bir kapıdır bir tarîk.

 

Biz neyi sever isek, maşûkta onu sever,

Dostumuzun dostuna yad endişe ne lâyık.

 

Sen gerçek âşık isen, dostun dostuna dost ol,

Bu halde kalır isen, dosta değil yaraşık.

 

Kime az bakar isen, aslı yüce yerdedir,

Bun yerinde durana sığını geçer ferık.

 

Yetmiş iki millete kurban ol âşık isen,

Tâ âşıklar safında tamam olasın sadık.

 

Sen Hakk'a âşık isen, Hak sana kapı açar,

Ko seni beğenmeyi, varlık evini bir yık.

 

Hâs-u âm mutî asi, dost kuludur cümlesi,

Kime eydibilesin, gel evinden taşra çık.

 

Yunus'un bu danışı genc-i nihan sözüdür,

Dosta âşık olanlar iki cihandan fârik.

 


 

BİZ KİMSEYE KİN TUTMAYIZ

 

Biz kimseye kin tutmayız,

Ağyar dahi dosttur bize.

Kanda ıssızlık var ise

Mahalle vü şardır bize

 

Adımız miskindir bizim,

Düşmanımız kindir bizim.

Biz kimseye kin tutmayız,

Kamu âlem birdir bize.

 

Pişrev bize Kur'an'durur,

Vatan bize cennetdürür.

Cehennemi Hak yandırır,

O gül-i gülzardır bize.

 

Vatan bize cennetdürür,

Yoldaşımız ol Hak'durur.

Hak'tan yana yönelicek,

Başka yollar dardır bize.

 

Dünya bir avrattır karı,

Yoldan iltir niceleri.

Sürün gitsin o ağyarı,

Onu sevmek ardır bize.

 

Dünya haramdır haslara,

Lâkin helâldir hamlara.

Biz dünyayı dost tutmayız

O dünya murdardır bize.

 

Yunus eydür: Allah deriz,

Allah ile kapılmışız.

Dergâhına yüz tutuban,

Hemen bir ikrardır bize.

 


 

BİZE BURDA TÜRLÜ TA'N EYLEYENLER

 

Bize burda türlü ta'n eyleyenler,

Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?

Doğru yolu koyup eğri gidenler,

Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?

 

Bizden evvel gelen Üçler, Yediler,

Münafıkın sözü şektir dediler.

Tevhitlere dönmek haktır dediler,

Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?

 

Varır bir münkire müşkül sorarsın,

Kendi kendin cehenneme salarsın.

Ya sen dünya için niçin dönersin?

Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?

 

Yunus Emre kılar ah ile zârı,

Görün nice döner yüce Hünkâr'ı.

O Allah yaratır cümleyi varı,

Ya ben Hak yoluna dönmeyeyim mi?

 


 

BİZE DİLDAR GEREK DÜNYA GEREKMEZ

 

Bize didar gerek, dünya gerekmez,

Bize mânâ gerek, dâvâ gerekmez.

 

Bize Kadir gecesidir bu gece,

Ko seher olmasın, seher gerekmez.

 

Bize aşk şerbetinden sun a saki,

Bize uçmaklarda Kevser gerekmez.

 

Badyalarda dolu dolu içelim,

Biz esrik olmazız, humar gerekmez.

 

Yunus esriyiben düştü sokakta,

Çağırır Taptuk'una âr gerekmez.

 


 

BU AŞK BENİM BAŞIMA YİNE GELİSER YİNE

 

Bu aşk benim başıma yine geliser yine,

Aşkınla canım benim kurban olusar yine.

 

Aşkın gitmez başımdan, avareyim işimden,

Akan kanlı yaşımdan âlem dolusar yine.

 

Âlemlerin sultanı, halk eyledin ihsanı,

Evver ahir bu canı yine alısar yine.

 

Sensin sultanı halkın, âlemler senin mülkün,

Bu hüsn ile bu hulkun gönlüm alısar yine.

 

Bu Yunus'u ağlatma, ciğerini dağlatma,

Bu aşk senin derdine derman olusar yine.

 


 

BU AŞK DENİZİNE DALAN

 

Bu aşk denizine dalan, hacet değil ona gemi,

Yahut nerede bulalım bu sohbet ile bu demi.

 

Dünyalığım yoktur deme, bu gussayı öküş yeme,

Maşukayı sevdin ise, gider gönlündeki gamı.

 

Ben sevdiğim maşukayı sen dahi bir görseyidin,

Vermeyedün bu öğüdü, feda kılaydın bu canı.

 

Âşık kişi bilmez öğüt, zira assı kılmaz öğüt,

Unutur o kibri kini, terkeyler gider dükkânı.

 

Gerçek âşık olanların yüzlerinde nişan olur,

Dünün günün durmaz akar gözleri yaşının kanı.

 

Bu cümle âlem sevdiği şu din ile imandurur,

Aşksız gerekmez vallahi şol dini ile imanı.

 

Yunus yüzün kaldırmagıl âşıkların ayağından,

Eyle feda yüz bin canı, onda bulasın Subhan'ı.

 


 

BU BİR ACAYİP HALDİR

 

Bu bir acâyip hâldir,

Bu hâle kimse ermez.

Âlimler dava kılar,

Velî değme göz görmez.

 

İlm ile, hikmet ile,

Kimse ermez bu sırra.

Bu bir acâyip sırdır,

İlme, kitaba sığmaz.

 

Âlem ilmin okuyan,

Dört mezhep sırrın duyan.

Âciz kaldı bu yolda,

Bu aşka el vurulmaz.

 

Bu aşkın sırrı acep,

Bu aşkı kıldı talep.

Meğer ki vere Çalap,

Onu değme göz görmez.

 

Onu o kişi görür,

O ecelsizin ölür.

Bu nasîbi o alır,

Onlar ki cana kalmaz.

 

Her kim kadı canına,

Ermeyiser honuna.

Vardı düştü hoş derde,

Dahî bir cana kalmaz.

 

Hadistir Mustafa'dan,

Aşk ile ikrar dedi.

Binde bir arif bunu,

Bakıp okuyabilmez.

 

Yunus, canını berket,

Bildiklerini terket.

Fena olmayan suret,

Şahına vasıl olmaz.

 


 

BU CİHANA BEN GELMEDEN

 

Bu cihana ben gelmeden sultan-ı cihanda idim,

Sözü gerçek, hükmü revan, ol hükm-i sultanda idim.

 

Halayık bunda gelmeden, gökler melayık dolmadan,

Bu mülke bünyad olmadan, mülkü yaradanda idim.

 

Yüz bin yirmi dört bin hası, dört yüz kırk dört tabakası,

Devlet makamında o gün ulu hanedanda idim.

 

Gussa beni görmez idi, kaygu eli ermez idi,

Endişe şehrinden taşra bir yüce mekânda idim.

 

Yunus bu cümle varlığın, dost katında zerre değil,

Güft ile kelâmdayıdım, hem burda hem orda idim.

 


 

BU CİHANA GELMEDEN MAŞUK İLE BİR İDİM

 

Bu cihana gelmeden maşuk ile bir idim,

"Kul huvallah" sıfatlı bir bi-nişan nur idim.

 

O dem ki dirlik idi, Hakk ile birlik idi,

O payansız devirde ne Musa, ne Tur idim.

 

Bile idim hazrette, o bi kıyas kudrette,

Ne şerikim var idi, ne kimseyle yâr idim.

 

Yer gök yaratılmadan, kalu bela denmeden,

Levh kalem çalınmadan Mirac’ta kadir idim.

 

Nice kez geldim gittim, tellim suret yarattım,

Bu şimdiki surette Yunus olup dûr idim.

 


 

BU DEM YÜZÜM SÜREDURAM

 

Bu dem yüzüm süreduram,

Her dem ayım yeni doğar.

Her dem bayramdurur bana,

Yazım, kışım yenibahar.

 

Benim ayım ışığına,

Bulutlar gölge kılmaya.

Hiç gedilmez doluluğu,

Nûru yerden göğe ağar.

 

Onun nûrı karanlığı,

Sürer gönül hücresinden

Pes karanlık nur ile,

Bir hücreye ne sığar.

 

Ben ayımı yerde gördüm,

Ne isterim gökyüzünde.

Benüm yüzüm yerde gerek,

Bana rahmet yerden yağar.

 

Sözüm ay gün için değil,

Sevenlere bir söz yeter.

Sevdiğim söylemez isem,

Sevmek derdi beni boğar.

 

N'ola Yunus sevdi ise,

Çoktur seni seviciler.

Sevenleri göyer dedi,

Onun için boyun eğer.

 


 

BU DERVİŞLİK YOLUNA

 

Bu dervişlik yoluna aşkıla gelen gelsün,

Ya dervişlik neydüğin bir zerre tuyan gelsün.

 

Hele biz işbu yola, gelmedük riyâyıla,

Bu melâmetlik tonın bizümle geyen gelsün.

 

Göziyle gördüğüni örte eteğiyile,

Bu yol key ince yoldur, yüreği tuyan gelsün.

 

Ulu kiçi erenler, dimiş bizi sevenler,

Kayıkmasun girüye, ol şâha gelen gelsün.

 

Herkim sever Allah’ı rahmet kılur vallâhi,

Dil sevgisiyle olmaz ışkıla göyen gelsün.

 

İşbu sözi aydandan bize nişan gerekdür,

Söz muhtasarı budur, canına kıyan gelsün.

 

Yunus sözile kimse kabliyete geçmedi,

Bûd u vücûd der miyan ortaya koyan gelsün.

 


 

BU DERVİŞLİK YOLUNA

 

Bu dervişlik yoluna

Aşk ile gelen gelsin

Ya dervişlik neydiğin

Bir zerre bilen gelsin

 

Hele biz iş bu yola

Gelmedik riyâ ile

Bu melâmetlik donun

Bizimle giyen gelsin

 

Gözü ile gördüğün

Örte eteği ile

Bu yol ince bir yoldur

Yüreği duyan gelsin

 

Ulu kişi Erenler

Cümle bizi sevenler

Kaçmasınlar geriye

Ol Şah’a gelen gelsin

 

Her kim sever Allah’ı

Rahmet kılar vallahi

Dil sevgisiyle olmaz

Aşk ile yanan gelsin

 

İş bu sözü edenden

Bize nişan gerektir

Muhtasarı söz budur

Canına kıyan gelsin

 

YUNUS söz ile kimse

Bu yolu hoş geçmedi

Her kim vücudun canın

Ortaya koyan gelsin

 


 

BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ

 

Bu dünya kimseye kalmaz,

Anadur ölümün zinhar.

Kaçan kimse gider gelmez,

Anadur ölümün zinhar.

 

Gelen geçer, konan göçer,

Nasip oldukça yer içer.

Ecel ömre kefen biçer,

Anadur ölümün zinhar.

 

Üstüne çün çöker dağlar,

Ecel gelir dilin bağlar.

Kalır bu bahçeler bağlar,

Anadur ölümün zinhar.

 

Kefen donun olur yatak,

Biter üstünde hem yaprak.

Dola gözlerine toprak,

Anadur ölümün zinhar

 

Nice cem'ettin ise mal,

Alır varislerin filhal.

Sinde sen çekersin vebal,

Anadur ölümün zinhar

 

Sen onu sanma malındır,

Haram ise vebalindir.

Helal ise sualindir,

Anadur ölümün zinhar.

 

Kalır ayrıklara malın,

Seninle gider amalin

Erişmez bir pula elin,

Anadur ölümün zinhar.

 

Geri gelmez varan anda,

Kalır o karanlık sinde.

Sevap işleye gör bunda,

Anadur ölümün zinhar.

 

Günahkârsın günahın çok,

Günah için bir ahın yok.

Varacak gayrı rahın yok,

Anadur ölümün zinhar.

 

Yunus tak boynuna bendi,

Sonra halka ver bu pendi.

Cihandan kes bu payvandı,

Anadur ölümün zinhar.

 


 

BU DÜNYADAN GİDER OLDUK

 

Bu dünyadan gider olduk,

Kalanlara selam olsun.

Bizim için hayır dua,

Kılanlara selam olsun.

 

Ecel büke belimizi,

Söyletmeye dilimizi.

Hasta iken halimizi,

Soranlara selam olsun.

 

Tenim ortaya açıla,

Yakasız gömlek biçile.

Bizi bir aşan vech-ile,

Yunanlara selam olsun.

 

Azrail alır canımız,

Kurur damarda kanımız.

Yuyacağın kefenimiz,

Saranlara selam olsun.

 

Gider olduk dostumuza,

Eremedik kasdımıza.

Namaz için üstümüze,

Duranlara selam olsun.

 

Sözdür söylenir araya,

Kimse döymez bu yaraya.

İltüp bizi makbereye,

Koyanlara selam olsun.

 

Aşık odur Hakk'ı seve,

Hak derdine kıla deva.

Bizim için hayır dua,

Kılanlara selam olsun.

 

Dünyaya gelenler gider,

Hergiz gelmez yola gider.

Bizim halimizden haber,

Soranlara selam olsun.

 

Aşık Yunus söyler sözü,

Kan yaş ile doldu gözü.

Bilmeyenler bilsin bizi,

Bilenlere selam olsun.

 


 

BU DÜNYANIN MESELİ

 

Bu dünyânın meseli bir ulu şara benzer,

Velî bizim ömrümüz bir tez pazara benzer.

 

Her kim bu şara geldi, bir lâhza karar kıldı,

Geri dönüp gitmesi gelmez sefere benzer.

 

Bu şarın evvel tadı şehd ü şekkerden şîrin,

Âhır acısını gör şol zehr-i mâra benzer.

 

Evvel gönül almağı huplara nispet eder,

Ahır yüz döndürmeği acuz mekkâra benzer.

 

Bu şarın hayalleri türlü türlü halleri,

Aldamış gafilleri câzû ayyâra benzer.

 

Bu şarda hayallerin haddi vü şumârı yok,

Bu hayâle aldanan otlar davara benzer.

 

Bu şarın sultanı var cümleye ihsânı var,

Sultan ile bilişen yok iken vara benzer.

 

Kendi mıkdârın bilen, bildi kendi halini,

Velî dahi aşk ile evvel bakara benzer.

 

Biçare Yunus’u gör, derd ile hayran olmuş,

Onun her bir nefesi şehd ü şekere benzer.

 


 

BU DÜNYANIN MİSALİ BENZER BİR DEĞİRMENE

 

Bu dünyanın misali benze bir değirmene,

Gaflet onun sepeti, bu halk orda öğüne.

 

Dünya bir değirmendir, o Çalap'a fermandır,

Azrail'dir demişler o unu öğütene.

 

Bu âlem bir oluktur, Hak varlığı çarh eli,

Çarhı çarha benzetmiş, şükür o benzetene.

 

Ondan ol çarhın yeri, ol oluktan ileri,

Endişendir bulaşık kaygılar perişana.

 

Ey Yunus tekye kılma, sözler ayduram deyi,

Nice bilirler vardır, el var elin üstüne.

 


 

BU DÜNYAYA GELEN KİŞİ

 

Bu dünyaya gelen kişi, ahir yine gitmek gerek,

Misafirdir vatanına, bir gün sefer etmek gerek.

 

Vade kıldık o dost ile biz bu cihana gelmeden,

Pes ne kadar eğleniriz, o vademiz yetse gerek.

 

Biz de varırız o ile, kaçan ki vademiz gele,

Kişi varacağı yere gönlünü berkitse gerek.

 

Gönül nice berkitmeye dost iline giden yola,

Âşık kişiler canını bu yola harc etse gerek.

 

Can niye ulaşır ise, akıl da ona harc olur,

Gönül neyi sever ise, dil onu şerh etse gerek.

 

Acep midir âşık acep, maşukunu zikrederse,

Aşk başından aşıcağız gönlünü zâr etse gerek.

 

Yunus şimdi sever isen, ondan haber vergil bize,

Âşıkın odur nişanı, maşukun ayıtsa gerek.

 


 

BU FENA MÜLKÜNDE BEN

 

Bu fena mülkünde ben nice nice hayran olam,

Nice bir handan olam ya nice bir giryan olam.

 

Gah feleklerde meleklerden dilekler eyleyem,

Gah arş u şems ile gerdun olam, gerdan olam.

 

Adımı attım yedi, dört, on sekizden öte ben,

Dokuzu yolda koyup şah emrine ferman olam.

 

Dost ferah kıldı terahtan, ben teberra eyledim,

Suretâ insan olam, hem can olam, hem kan olam.

 

Gah bir müfti müderris, geh mümeyyiz, geh temiz,

Gah bir müdbir-ü nakıs, naks ile noksan olam.

 

Gah batn-ı Hut içinde Yunus ile söyleşem,

Geh çıkam arş üzere bin can olam, Selman olam.

 

Gah inem esfellere Şeytan ile şerler düzem,

Geh çıkam arş üstüne, seyran olam, cevlan olam.

 

Gah işitirim işitmezem aşımazam aceb,

Nice bir nisyan olam, hayvan olam, insan olam.

 

Gah ma'kulat u mahsusat u takrir ü beyan,

Gah meşhurat olam, geh sahib ül Keyvan olam.

 

Nice bir surette insan, bir sıfatta canavar,

Nice bir tilki olam, ya kurt veya aslan olam.

 

Nice bir tecrit-i tefrit-i mücerret münferit,

Ye nice cin, nice ins-ü, nice bir Şeytan olam.

 

Nice bir aşk meydanında nefs atın seğirttirem,

Ya nice bir başımı top eyleyip çevgan olam.

 

Gah birlik içre birlik eyleyem ol bir ile,

Gah dönem katre olam, derya olam, umman olam.

 

Gah duzahta yanam Firavun ve Haman ile,

Gah cennete varam gılman ile Rıdvan olam.

 

Gah bir gazi olam, Efreng ile ceng eyleyem,

Gah dönem Efreng olam, nisyan ile isyan olam.

 

Gah bir mechul olam, merdud olam, Nemrud olam,

Gah varam Cafer olam, tayyar olam, perran olam.

 

Nice bir ami olam, nami olam, cami olam,

Nice bir kami olam, nakam olam, nadan olam.

 

Gah ola odlar yakam, diller yıkam, canlar yakam,

Gah varam arşa çıkam, gah şah, gah sultan olam.

 

Kimse bu söze erişmez, min ledündür ey aziz,

Hızr yolda kaldı, ben gerdun ile gerdan olam.

 

Ya nice bir dost ile o ben olam, ben o olam,

Ya nice ırak düşem, mahzun olam, ahzan olam.

 

Nice bir dertler ile odlara yanam yakılam,

Nice bir şakir olam, zakir olam, mihman olam.

 

Terkedem bu hak-ü badı, vara aslına yine,

Şeş cihetten ben çıkam bi-cism olam, bi-can olam.

 

Nice bir Cercis ü Bircis olam u Merrih olam,

Nice bir Calinus u Bukrat olam, Lokman olam.

 

Bu dokuz arslan-ü yedi evren vü dört ejderha,

Bunlar ile cenk edem, Rüstem olam, destan olam,

 

Bir demi asude olam, gaflet ile hurd u ham,

Bir dem aşüfte olam, mecnun olam, hayran olam.

 

Gönlümün gencine renc irgörmeden bir yol bulam,

Yahut deryaya girem, bi-reng-ü bi-elvan olam.

 

Ya nice bir "ben" diyem, "sen-ben" diyem utanmadan,

Ya nice deksiz olam, densiz olam, hayvan olam.

 

Çün de derler n'edeyim, demezse yanar can ü ten,

Ben dahi dürler dökem, dosta hezar-destan olam.

 

Kar olam, neykar olam, nevkar olam, esrar olam,

Gah dönem gerdar olam, güftar olam, nu'man olam.

 

Nice bir balçıkta olam, alçakta olam, hâr olam,

Gah varam gevher olam, yakut olam, mercan olam.

 

Âdemilikten çıkam, uçam melekler mülküne,

Levn olam, bilevn olam, geh kevn olam, bikan olam.

 

Gah muti olam Huda'nın emrine bin can ile,

Gah dönem asi olam, Musa olam İmran ile.

 

Gah varam Davud olam, taht-ı Süleyman'a çıkam,

Gah yine gümrah olam, hemrah olam, hicran olam.

 

Gah zindandan çıkam azad olam, abad olam,

Geh yine derban olam, mahbus olam, zindan olam.

 

Dâr olam, gerdar olam, berdar olam, Mansur olam,

Can olam, hem ten olam, hem in olam, hem an olam.

 

Gah beyaban u harab u, gah serab u, gah türab,

Gah yine mahmud olam, gah cin olam, gah can olam.

 

Gah izzette aziz ü, gah zillette zelil,

Geh varam erkân olam, rehbin olam, rühban olam.

 

Geh dönem hamuş olam, bihuş olam, sarhoş olam,

Söyleyip destan olam, hem bağ hem bostan olam.

 

Yunus'a Tapduk'tan oldu, hem Barak'dan Saltuk'a,

Bu nasip çün cuş kıldı, ben nice pinhan olam.

 

Yunus şimdi bu sözü sen âşıka de âşıka,

Ki sana hem sıdk olam, hem dert hem de derman olam.

 

Gah halis, gah muhlis olurum Furkan ile,

Gah Rahmanur Rahim ya Hayyu ya Mennan olam.

 

Gah dönem bir şems olam, zerremde yüz bin arş ola,

Gah yine tuğyan olam, âlemlere tufan olam.

 

Evveli Hu, âhırı hu, ya Hu illa Hu olam,

Evvel ahır kala vü "men aleyha fan" olam.

 


 

BU NE DERTTİR ACEP

 

Bu ne derttir acep, derman belirmez,

Ya bu ne yaradır zahmi belirmez.

 

Benim gönlüm acep aşktan usanmaz,

Varır aşka düşer hiç bana tanmaz.

 

Döner gönlüm bana öğüt verir hoş,

Aşık olan gönül aşktan usanmaz.

 

Aşık ki cana kaldı aşık olmaz,

Canın terk etmeyen maşuk bulmaz.

 

Aşk pazarıdır bu canlar satılır,

Satarım canımı hiç kimse almaz.

 

Aşık bir kişidir bu dünya malın,

Ahiret korkusun bir çöpe saymaz.

 

Bu dünyadan ahireten içeri,

Aşkın yeri var kimse bilmez.

 

Aşık öldü diye sala verirler,

Ölen hayvan durur aşıklar ölmez.

 

Aşıklar meydanı Arş’dan yücedir,

Çalarlar çevganı topu belirmez.

 

Begüm arif isen yürü yolunca,

Bunda başlar yiter kanlar sorulmaz.

 

Erenler kapısı Hazret kapısı,

Bu kapıya gelen mahrum görünmez.

 

Yunus bu deryaya gark oldu gitti,

Geri gelmekliğe aklı dirilmez.

 


 

BU NE GÜLECEK YERDİR

 

Bu ne gülecek yerdir,

Ağlasana key katı.

Düştün dünya zevkine,

Unuttun kıyâmeti.

 

Malı mülkü koyuban,

Kanda gidersin miskin.

Anca yatasın sinde,

Görünce kıyâmeti.

 

İki ferişteh ine,

Gele karşına dura.

Günahlarını yaza,

Sala boynuna biti.

 

Günahların tartalar,

Andan sırat’ilteler.

Zebânîler tutalar,

Figânlar ola katı.

 

Ata oğuldan beze,

Bakmaya ana kıza.

Şol gün geliser başa,

Unutma arasâtı.

 

Miskin Yunus sen dahi,

Gerçeklerden olagör.

Erenler pîş edinmiş,

Sabr ile kanaati.

 


 

BU ÖMRÜM YOK YERE HARC ETMİŞİM BEN

 

Bu ömrüm yok yere harc etmişim ben,

Canımı gör ne oda atmışım ben.

 

Kimesne kimseye etmemiş ola,

Onu ki kendime ben etmişim ben.

 

Amelim rahtını derdim götürdüm,

Kamu assın ziyana satmışım ben.

 

Cihanda bir sınık saksıdan ötrü

Günahım yabana ben atmışım ben.

 

Amelim her ne ki var ise riyadır,

Acep ihlası ne unutmuşum ben.

 

Geceye eresini kimse bilmez,

Tul-i emel başın uzatmışım ben.

 

Dükeli ömrümü harcına sürdüm,

Ziyandan bellidir, ne ütmüşüm ben.

 

Ağuya bal diye parmak uzattım,

Aşıma zehr-i katil katmışım ben.

 

Biçare Yunus'un çoktur günahı,

Hakkın dergâhına yüz tutmuşum ben.

 


 

BU SEMA'A GİRMEYEN

 

Bu sema’a girmeyen sonra peşiman olur,

Erişir bizim ile ser-be ser düşmân olur.

 

Dosttur bizi okuyan, üstümüze şakıyan,

Şimd’üç buçuk okuyan derin danışman olur.

 

Danışmanın câhili unamaz dervişleri,

Derviş ile danışman yavlak üleşgen olur.

 

Bir nicenin gönlüne şeytanlar dolup durur,

Erenler semâ’ına ona erişgen olur.

 

Dânişmend oldu geldi, okuduğunda buldu,

Ehl dervişlere canı katı karışgan olur.

 

Hey biçâre danışman, ey dervîş-i dervîşan,

Dervişlere erişen işine pişman olur.

 

Yunus aydır Mevlânâ, epsem otur yerinde,

Bu sohbete doymayan sonra sevişgen olur.

 


 

BU SIRRI NE BİLSİN

 

Bu sırrı ne bilsin usanlar, uyalar,

Ne varsın bu yola azıksız yayalar.

 

N'olaydı ben onu görsem bu göz ile,

Ne doysun bu gözler, doymaz kayalar.

 

Aşıklar elinde, diken yok gülünde,

Cevher çok gölünde dalanlar bulalar.

 

Geliniz varalım, Yusuf'u görelim,

Yüzünün nurundan, bin açlar doyalar.

 

Yunus sen bir olgil, bir ile bir olgil,

Bir olan aşıklar, bu sırdan duyalar.

 


 

BU YOKLUK YOLUNDA BUGÜN

 

Bu yokluk yolunda bugün bize yoldaş olan kimdir?

İlimize günilelim sorun kardaş olan kimdir?

 

Ne kaldık işbu iklimde, ağır yüklerin altında,

Bu yükleri, bu yapları, döküp haldâş olam kimdir?

 

Seni bunda verib idi, teferrüc eyle gel dedi,

Sen ev yaparsın ey hoca, evi târâş olan kimdir?

 

Bu ferşi gördük aldandık, henüz arşa eremedik,

Bu arşa ferşe ey hoca, göre ferrâş olan kimdir?

 

Geliniz gidem gelim ki, Yûnus göçtü gönüldü,

Ayaklara düşer Yunus, bu yola baş olan kimdir?

 


 

BUGÜN SOHBET BİZİM OLDU

 

Bugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsin,

İçirdi aşk bize şehdin, nuş eyleyip yudan gelsin.

 

Kanaat hırkası içre selamet başını çektim,

Melamet göynegin biçtim, arif olup giyen gelsin.

 

Bu aşk meydanı içinde, çağırdım bir avaz ettim,

Müezzinlik bizim oldu, imam oldum uyan gelsin.

 

Bu ummanda delim türlü, güher vardır ele girmez,

Bahasız inci bulunmaz, cana başa kıyan gelsin.

 

Suret nakşın gidermekle, gönül mükü temiz olmaz,

Akar rahmet suyu çağlar, gönül kirin yuyan gelsin.

 

Ey dostlar işidin sözüm, dün etmişim bu gündüzüm,

Ben yavu kıldım kend'özüm, bu Hak yola giren gelsin.

 

Yunus miskin onu görmüş, eline hem divan almış,

Alimler okuyamamış, bu manadan duyan gelsin.

 


 

BUNCA GÖNÜL ALDIRIP CİHANA SULTAN MISIN?

 

Bunca gönül aldırıp cihâna sultan mısın?

Hükmün canlara geçer, can içinde can mısın?

 

Bakışın bin can alır, derdin yürekte kalır,

Gören kendinden varır, uşşâka Kur’ân mısın?

 

Uçan kuşlar uçunur, seni yel görse durur,

Devler hükmüne girer, Belkîs Süleyman mısın?

 

Yüzünden gün tutulur, ay doğmaya utanır,

Gören heybete kalır, Yûsuf-ı Kenan mısın?

 

Ölü görse dirilir, kalıbına can gelir,

Topraktan âvaz gelir, İsa’bni Meryem misin?

 

Aşkın dîne şûr eyler, arslana zencir eyler,

Katı taşı mum eyler, yoksa Ferhad sen misin?

 

Aşkın Hakk’a irgörür, ol gözler dîdâr görür,

Görenler baş indirir, İbrâhim Edhem misin?

 

Yüzün dîdar nûrudur, saçın mi’rac dünüdür,

Gören cânın unutur, Fahr-ı Âlem sen misin?

 

Yunus sevdiğin gözle, aşk yolunu key izle,

Râzı gönülde gizle, söze hâkim sen misin?

 


 

BUNDAN BERİ GÖNÜLDÜM

 

Bundan beri gönüldüm,

Dost ile bile geldim.

Pes bu âleme çıktım,

Bir aceb hâle geldim.

 

O dost açtı gözümü,

Gösterdi kend'özümü.

Gönüldeki râzımı,

Söyledim dile geldim.

 

Gör ne yuvadan uçtum,

Bu halka râzım açtım.

Aşk tuzağına düştüm,

Tutuldum ele geldim.

 

Tuzağa düşen gülmez,

Âşıklar râhat olmaz.

Söylerim dilim bilmez,

Bir aceb ile geldim.

 

Ben bunda geldim bu dem,

Geri ilime gidem.

Sanma ki bunda beni,

Altına mala geldim.

 

Değilim kıyl ü kalden,

Ya yetmiş iki dilden.

Hâlim ahvâlim nedir?

Bu mülke sorageldim

 

Ne haldeyim ne bilem,

Tuzaktayım ne gülem.

Bir garibçe bülbülem,

Ötmeye güle geldim.

 

Gül Muhammed teridir,

Bülbül onun yâridir.

O gül ile ezelî,

Cihâna bile geldim.

 

Mescidde medresede,

Çok ibâdet eyledim.

Aşk oduna yanıban,

Andan hâsıla geldim.

 

Kudret sûret yapmadan,

Feriştehler tapmadan.

Âlem halkı dönmeden,

İleri yola geldim.

 

Yine Yunus’a sordum,

Aydır Hak nûrun gördüm.

İlkyâz güneşi gibi,

Mevc vurup doğageldim.

 

 

                           

 


 
 
     Sonraki Sayfa >>>