PİR KİMDİR..?
PİR’İN SIFATLARI
Ey Hak Nuru
Hüsameddin! Bir iki kâğıdı fazla al da pirin sıfatlarını anlatayım. Gerçi
vücudun nazik ve çok zayıf, fakat sensiz cihanın işi yoluna girmiyor. Gerçi
ışık ( gibi nurlu, latif) ve sırça ( gibi ince ve nazik) oldun. Fakat gönül
ehlinin başısın, onlara muktedasın.
Mademki ipin ucu senin elindedir, senin isteğine tabidir; gönül gerdanlığının
incileri de senin ihsanıdır. Yol bilen Pirin ahvalini yaz; Piri seç, onu yolun
ta kendisi bil. Pir, yaz mevsimidir; halk ise güz ayı... Halk, geceye benzer,
Pir aya...
Genç ve terü taze talihe Pir adını taktım. Fakat o,
Halk tarafından Pir olmuştur, günlerin geçmesiyle değil. O öyle bir Pirdir ki
iptidası yoktur, ezelidir. Öyle tek ve eşsiz inciye eş yoktur. Eski şarap
esasen kuvvetlidir, hele “ Min ledünn”
şarabı olursa...
Piri bul ki bu yolculuk, Pirsiz pek tehlikeli, pek korkuludur, afetlerle
doludur. Bildiğin ve defalarca gittiğin yolda bile kılavuz olmazsa şaşırırsın.
Kendine gel! Hiç görmediğin o yola yalnız gitme, sakın yol göstericiden baş
çevirme!
Ey nobran! Pirin gölgesi olmazsa gulyabani sesi, seni sersemleştirir, yolunu
şaşırtır. Gulyabani, sana zarar verir, yolundan alıkor.
Bu yolda nice senden daha dahi kişiler kaybolup gittiler. Yolcuların yollarını
şaşırdıklarını, kötü ruhlu İblisin onlara neler yaptığını Kuran’dan işit!
Onları ana yoldan yüz binlerce yıl uzak olan yola götürdü, felakete uğrattı,
çırçıplak bıraktı. Onların kemiklerine, kıllarına ( onlardan kalan eserlere) bak
da ibret al; eşeğini onların yoluna sürme. Eşeğin başını çek, onu yola sok,
doğru yolu bilen ve görenlerin yoluna sür.
Onu boş bırakma, yularını tut; çünkü o, yeşilliğe gitmeği sever. Gaflet edip de
bir an boş bıraktın mı çayırlara doğru fersahlarca yol alır. Eşek yol
düşmanıdır, yeşillik görünce sarhoş olur. Onun yüzünden nice ona kul olanlar
telef olup gitmişlerdir.
Eğer yol bilmezsen eşeğin dileğine aykırı yoldur. Kadınlarla meşverette
bulunun, ne derlerse aksini yapın. Şüphe yok ki onlara aykırı hareket etmeyen
helak oldular. Heva hevesle, nefsin isteğiyle az dost ol. Çünkü seni Allah
yolundan çıkaran, yolunu şaşırtan, heva ve hevestir.
Cihanda bu heva ve hevesi, yoldaşların gölgesini kırıp öldürdüğü gibi hiçbir
şey kıramaz, yok edemez.
Peygamber, Ali’ye dedi ki: “ Ey Ali! Allah aslanısın, kuvvetlisin, korkmazsın,
yüreklisin. Fakat aslanlığına dayanma, güvenme. Ümit ağacının gölgesine sığın!
Hiç kimsenin rivayetlerle, masallarla yoldan ayıramayacağı akıllı bir kişinin
gölgesine gir.
Yeryüzünde onun gölgesi Kafdağı gibidir, ruhu da Simurg
gibi çok yükseklerde uçmakta, yücelerde dolaşmakta. Kıyamete kadar onu övsem,
söylesem tükenmez. Bu övüşe bir kesim, bir son arama.
Güneş, insan suretiyle yüzünü örtmüştür, insan suretinde gizlenmiştir; artık
sen anlayıver. Doğrusunu Allah daha iyi bilir. Ya Ali! Sen, Allah yolundakini
bütün ibadetler içinde Allah’a ulaşmış kişinin gölgesine sığınmayı seç. Herkes
bir çeşit ibadete sarıldı, kendisi için bir türlü kurtulma çaresine yapıştı.
Sen, akıllı bir kişinin gölgesine kaç ki gizli, gizli savaşan düşmandan
kurtulasın. Bu, senin için bütün ibadetlerden daha iyidir. Bu suretle yolda
ilerlemiş olanların hepsini geçer, hepsinden ileri olursun. Bir Pir ele
geçirdin mi hemen teslim ol; Musa gibi Hızır’ın hükmüne girip yürü.
Ey münafıklık nedir, bilmeyen! Hızır’ın yaptığı işlere sabret ki Hızır” Haydi
git, ayrılık geldi” demesin. Gemiyi kırarsa ses çıkarma; çocuğu öldürürse
saçını başını yolma. Mademki Hak, onun eline “kendi elimdir” dedi; “Yedullahi fevka eydihim” hükmünü verdi; Şu halde Allah eli, onu öldürse de
yine diriltir. Hatta diriltmek nedir ki? Ona ebedi hayat verir.
Bu yolu, nadir olarak yapayalnız aşan bile yine Pirlerin himmetiyle aşmış,
varacağı yere onların sayesinde ulaşmıştır. Pirin eli, kısa değildir,
gaiptekilere de erişir. Onun eli, Allah kabzasından başka bir şey değildir ki.
Gaipte bulunanlara böyle bir hil’ati verirlerse
huzurda bulunanlar şüphesiz gaiptekilerden daha iyidir. Gaiptekileri bile
doyururlar, onlara bile ihsan ederlerse artık konuğun önüne ne nimetler
koymazlar?
Huzurlarında hizmet kemeri bağlanan nerede, kapı dışında bulunan nerede? Piri
seçip ona teslim oldun mu, nazik ve tahammülsüz olma; balçık gibi gevşek ve
sölpük bir halde bulunma. Her zahmete, her meşakkate kızar, kinlenirsen
cilalanmadan nasıl ayna olacaksın?