|
A, E, H (He) KĀFİYESİ Derdlilerin dermânı Lâ ilâhe illallah Mağfiretin fermânı Lâ ilâhe illallah Şems-i hüdâ dilinde Huccet olur elinde Himmet olur belinde Lâ ilâhe illallah Nûr deryâsı gark eder Gönlün nûru fark eder Mağribleri şark eder Lâ ilâhe illallah Kerem-i Kerîm olur Feyzullah seni bulur Hubbullah kalbde kalur Lâ ilâhe illallah 5 Miftâhı cennetlerin Kevseri nîmetlerin Deryâsı rahmetlerin Lâ ilâhe illallah Gül-gülistân-ı dildir Feyz-i Hak nehr-i Nîldir Hakk’a giden sebîldir Lâ ilâhe illallah Tevhîde eyle devâm Olasın sen de kirâm Bul indallah ihtirâm Lâ ilâhe illallah Nûr-i hidâyet doğar Emtâr-ı hikmet yağar Sırrullah kalbe sığar Lâ ilâhe illallah Nâzil olur rahmetler Hâzır olur nîmetler Ehlullahdan himmetler Lâ ilâhe illâllah 10 Melekler nâzil olur Rahmete nâil olur Mü’minler kāil olur Lâ ilâhe illâllah Nûr-i irfânın budur Tûr-i îmânın budur LUTFÎ ihsânın budur Lâ ilâhe illallah 7’li hece vezni 499 1 Nûr-i hidâyet dilde Lâ ilâhe illallah Ders-i seâdet elde Lâ ilâhe illallah 414 Bahr-i rahmet-i Rahmân Zâkire dârü’l-emân Kamu derdlere dermân Lâ ilâhe illallah Gönül gözü nûr ola Sıdk ile huzûr bula Karargâhın devr ola Lâ ilâhe illallah Nûr-i hüdâdır dile Afv ü fermândır ele Kalbe muhabbet sala Lâ ilâhe illallah 5 Merhamet nâzil ola Melekler hâzır ola Zü’l-Celâl nâzır ola Lâ ilâhe illallah Bâb-ı hikmet açıla Mey-i safâ içile Ağ karadan seçile Lâ ilâhe illallah Ders-i men aref budur Kemâl-i şeref budur Rızâya taref budur Lâ ilâhe illallah 7’li hece vezni Muhabbet-i Sübhân’dır Füyûzât-ı Rahmân’dır Mârifet-i ummân’dır Lâ ilâhe illallah Gül-gülistân-ı dîndir Gülbe-i nûr-mübîndir Vallah Arş’ı yürüdür Lâ ilâhe illallah 10 Mukarrebler şânıdır Kâinâtın cânıdır İslâm’ın îmânıdır Lâ ilâhe illallah Hakk’ın bahr-i rahmeti İki cihân devleti Enbiyâlar rif‘ati Lâ ilâhe illallah Budur dînin esâsı LUTFÎ sen olma âsî Merhametin deryâsı Lâ ilâhe illallah 500 1 Derûn-i gönülde güneş-veş tevhîd Envârı lemeân elhamdü lillâh Merkez-i tevhîddir karâr u tasdîk Esrârı feyezân elhamdü lillâh Hâlik-ı âlemdir Cenâb-ı Allah Merhamet eylemiş bizlere vallah Bizler kul olalım hasbeten lillâh Dilde nûr-i Rahmân elhamdü lillâh İslâm halk eylemiş ke rem ler kâni Kalbimize vermiş nûr-i îmânı Îmân İslâm bizde Hakk’ın ihsânı Ne büyük bu ihsân elhamdü lillâh 415 Bu dünyâ fânîdir gelenler gitdi Şâh u gedâ bütün türâbda yatdı Hakk’a kulluk eden murâda yitdi Kur’ân elde bürhân elhamdü lillâh 5 LUTFİY aldanma denî dünyâya Ednâ olan gönül verir ednâya Kazandı kalbini veren Mevlâ’ya Mansûr olur her an elhamdü lillâh 11’li Hece vezni 501 1 Ey şân-ı kerem ism-i Kerîm Hazret-i Allah Kapandı mı dergâh Yâ Rabbi bizi eyle kabûl vallahi billâh Yok gayri penâhgâh Âlemleri sen halk edeli ey Ganî Gaffâr Yâ Hazret-i Settâr Muhtâc olana dâimâ meftûhdur o dergâh Elbette ki her gâh Ummân-ı kerem arşı hubâb-vârî çevirmiş Nüh-tâkı devirmiş Ger kopsa bu âlemlere bir katresi nâ-gâh Gedâyı eder şâh Ey dâim ü Bâkî der-i eltâfına geldik Rahmân seni bildik Ey Zât-ı Rahîm gayri dahî var mı rehâgâh Maktu‘ ola her âh 5 Mevcûd-i cûdun zerresini taksîme koysan Bu bâzâra uysan Mahşer yerini doldura görünmeye eşbâh Mevcûd ola dil-hâh Ey Bârî Teâlâ sana karşu nemiz olsun Dergâhe mi dolsun Sen Kādir ü Kayyûm ü Ehad’e olmuşuz âgâh Fânî bu güzergâh 416 LUTFÎ’ye kerem-kâni Hudâ merhamet eyle Aşkın ile toyla Şerîat-i Muhammedî’dir bizlere şeh-râh Ferd olmaya gümrâh Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün Mef ‘û lü / Fe ‘û lün 502 1 Nush u pend sûd vere mi bu dil-i dîvânemize Sâkıyân mey-i hüdâ doldura peymânemize Dil-i dildâre fedâ cânımı kurbân edeyim Nem-i la‘linde ede meze-i mestânemize Cilve-i tâze civân ebrû-kemân nâzına bak Müjgânı tîr derûn-i âşık-ı ferzânemize Hurşîd-i burc-i melâhat ne ferîddir o sanem Kamer-i kudret-i Hak ravza-i meyhânemize 5 LUTFİY bu cemâlin dârına dildâre yetiş Âb-ı hayat-ı kadîm nem vere güldânemize Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 503 1 Âşıkān esrârını Şâh-nâme söyler söylese Bezm-i meyde bâde-i gül-fâme söyler söylese Mîr-i meydân-ı kerâmetdir şerâb-hârân-ı aşk Defter-i meyhânede zer-hâme söyler söylese Şevket ü şevk-ı şerâb-ı vahdetin sermestleri Şerh-i metn-i zevkını bir câme söyler söylese Mihr-i vahdet pertevinden gülşen-i dil nem alur Gülbün-i gönlünde verd-i fâme söyler söylese 5 LUTFİY dârü’s-safâdır gülber-i mestâneler Zevk-ı meyden fer alan endâme söyler söylese Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 417 504 1 Nây-i dil esrârını kûh-sâre söyler söylese Bülbülân vakt-i seher gülzâre söyler söylese Âşıkān derd ehline ister ki keşf-i râz ede Ehl-i diller dîde-i bîdâre söyler söylese Aşk ile aklın refâkati muhaldir mutlaka Ehl-i dil dil zevkını berdâre söyler söylese Gülbe-i gönlünde ârif mu‘tekif olmuş müdâm Taht-ı dilde câlis-i hünkâre söyler söylese 5 Men aref dershânesinde sırr-ı vahdet dersini Bezm-i meyde şîşe-i sad-pâre söyler söylese Mihr-i mânâ matla-‘i dilden doğar âşıklara Vahdet âlemindeki gam-hâre söyler söylese LUTFİY ehl-i niyâzın nâzı nâzikdir güzel Nâzını ehl-i niyâz dildâre söyler söylese Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 505 1 Cibrîl âşıkdır vakt-i seherde Derdli derûnun ilticâsına Zî-rûhât bütün berr ü bahirde Niyâz-mend olmuş mültecâsına Gülşen-i vahdet güllerin açmış Gül-gülistân-ı ravza-i dilde Gonceler dildâr bülbülân can-bâz Mihr ü mâh âşık irticâsına Nehr-i vahdetden nemâsın almış Gülbün-i hikmet verd-i muhabbet Katmer-i kamer ruhleri ahmer Himmeti âlî inticâsına Âl-ı ruhinden hurşîd-i âlem İktibâs eder nûr-efşân olsun Bu şerâfeti serv-i bülendin Âfâkı almış câ-be-câsına 418 5 Bezm-i ezelden bu kerem-rûler Kenz-i mehâsin cemâl-i celî Mihri-veş tâbân şân u şevketi Kevser-i cennet merhabâsına Nîm-nazariyle kamer-i kudret Âlem-i encüm eylemiş hayret Âşıklar ise üftâde sermest Îtibâr olmaz her recâsına Seyr-i cemâlin zevkını zâık Ders-i arefde akrâna fâık LUTFÎ’ye bir sor kim olur lâyık Kuvveti veren ilticâsına 10’lu hece vezni 506 1 Hidâyet-bîn olan gözler cihânda Hudâ’ya dil verir zâhir nihânda Nukûş-i eşyâya olmaz nazar-bâz Yapar mı köşk saray fânî mekânda Nice bin cân döküp gitdi künûzu Hezârân âşikâr devr-i zemânda Misâfirhânedir dünyâ serâpâ Kimi gördün bekā buldu bu hânda 5 Şerâfet şerbeti hubb-i Hudâ’dır Müyesser ola mı âhir zemânda Amân LUTFÎ gibi olma perîşân Münevver olasın nûr-i îmânda Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 507 1 Derd elinden dâde geldik gelmedi Lokmân bize Rûz u şeb feryâd kıldık vermedi dermân bize Bâğ u bostân-ı melâhatde eder zevk u safâ Arz-ı hâlimiz okumaz istemez imkân bize 419 Böyle bir cânsûz ciğer-dûz tîrine olduk hedef Dergeh-i tıbhânesinde kaldı bir efgān bize Ne kadar yandık yakıldık merhamet göstermedi Korkaram âhir içirir bu şerâb-ı kan bize 5 Böyle nâz satmak niyâz-mendâne kimse görmemiş Kalmadı bir cân cesedde eyledi bu cân bize Mîr-i meydân-ı seâdetden meğer imdâd ola Yoksa âteşler verir cân cânına hâkān bize LUTFİY dârü’l emân dergâhına eyle niyâz Erişe bâb-ı keremden rahmet-i Rahmân bize Fâ ‘i lâ tün/ Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün/ Fâ ‘i lün 508 1 Ey dil ne revâdır bu dildârıma var söyle Böyle mi olur yâ hû hünkârıma var söyle Firkat okunu atdı cângâhıma bırakdı Ciğergâhımı yakdı bir yârime var söyle Bir âteş-i bârim ki ne Kays ile Ferhad’da Rûhum ola feryâdda gam-hârime var söyle Şem‘a-i şebim cânâ pervâneleri ister Deryâyı yakar zârım gülbârıma var söyle 5 Ey yüzü nûr-efşânım rahm eyle dil-i zâre Etmezse yürü ey dil bu zârıma var söyle LUTFÎ ki ne sûd bu cân cânâne yetişmezse Yüzün yere koy sızlan Settâr’ıma var söyle Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 509 1 Ey kerem-kâni bes değil midir Bu kadar adl ü itâbın bize Recâmız sana hoş değil midir Emr eder recâ kitâbın bize 420 Rahmetin sâbık gazab üstüne Herkes yüz dutar kendi dostuna Al bizi yâ Rab rahmin destine Olmasun kahre şitâbın bize Nâm-ı Muhammed bizde yâ Ehad Sana sığındık amân yâ Samed Kendi rahminden sen eyle meded İsm-i Kerîm’den hitâbın bize Var mı bir dergâh ilticâ idek Gayrı emengâh oraya gidek Yâ Rabbi sensiz bizler ne idek Şânına lâyık cevâbın bize 5 Kulların senden merhamet ister Yâ Rab sen bize merhamet göster Var mı bir özge merhamet-güster Merhametindir sevâbın bize Hallâk-ı âlem sensin illallah Ey kerem-kâni ey Kerîm Allah Dönmeziz senden vallahi billâh Bahr-i keremden hubâbın bize LUTFÎ’ye lutfet ey kerem-kâni Fetheyle bize bâb-ı Rahmân’i Gözlere göster şems-i gufrâni Arş-ı ihsândan aç bâbın bize 10’lu hece vezni 510 1 Ru’yet-i eşyâ-yı âlem ilm-i hikmetdir bize Sırr-ı tevhîd seyr olur bu bahr-i rahmetdir bize Nûr-i îmân ile İslâm kalbde müstahkem olur Hubb-i Hak feyz-i Muhammed bâkî devletdir bize Hazret-i Muhtâr-ı Mevlâ’ya muzâfız biz bugün Nâmımız ümmet-i Ahmed gör ne rif‘atdir bize Sahrâ-yı vahdetde seyyâh ümmet-i Muhammed’dir Kaydımız ehl-i îmândır ne seâdetdir bize 421 5 Âlemi var eyleyen Allah bizi etmiş kabûl Tâbi-‘i Kur’ân olup emr-i şerîatdir bize Seyr-i kâinât kitâb-ı vahdetin bir şerhidir Her tarafdan gösterir Hakk’ı hidâyetdir bize Hilkat-i eşyâ Hudâ’nın birliğine bin delîl Görünür her zerresinden Hak şerâfetdir bize LUTFİY sen dîde-i cândan nazar kıl âleme Gösterir mevcûd vücûd-i Hakk’ı ibretdir bize Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 511 1 Şefâ’at tahtına sultân olan yevm-i kıyâmetde Kemâlâtı kemâle ermiş olandır risâletde O ki ser-defter-i sırr-ı “ev ednâ”da bulan şöhret Münevver neyyir-i a‘zam doğan arş-ı seâdetde Tecellîhâne-i Hak’dır mukarrebler metâfıdır Ezelde kāsim-i feyz-i İlâhî’dir hidâyetde Kerem-şân mihr-i nûr-efşân meyân-ı enbiyâ zî-şân Ana emsâl olan kimdir bugün şân u şerâfetde 5 Odur nûr-i İlâhî’den mürekkeb efdal-i mahlûk Ezelden tâ-ebed dâim olandır bu hilâfetde Bu bir Muhtâr-ı Mevlâ’dır mukaddemde muahharde Vücûda gelmemiş mevcûd böyle ahsen kıyâfetde MUHAMMED LUTFÎ’dir zâr u zebûn dermânde bir kemter Kulundur kurbânındır dîde-bân bâb-ı inâyetde Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 512 1 Görünce gülberin gönlüm döner elbet gülistâne Gül-i handân o dilberi değişmem bâğ u bostâne Cemâlinden eğer cânân atarsa perdesin bir ân Nazar-bazlık edersem kemterim mülk-i Süleymân’e 422 Cemâl-i cîm-i cânânın olanlar sırrına ârif Görenler şâhid-i kudsî bakar mı rûy-i hâkāne O şeb ki yâr ile hem-bezm olursa âşık-ı sermest Sürûr-i seyr-i servi-kad gelür mi hadd-i imkâne 5 Ruh-i dildârdır dilde temâşâgâhı uşşâkın Görünse perdesiz meh-rû ne noksân ola ol şâne MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet Muhammed Mustafâ hakkı Bu kānûn-i kirâmîdir çıkar ihsân perîşâne Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün 513 1 Ey bâd-ı sabâ tîz-rev ol o yârime söyle Ahvâlimi gör nâz ile dildârime söyle Ol rûy-i ka mer-tal‘atı gördü gözüm ammâ Ârâm-gehini sor sabâ seyyârime söyle Bir nazlı nezâketli şerâfet-şiârım var Cângâhımı âteşleyen eş‘ârime söyle Ol ebrû-kemân mîr-i zemân seyre sezâdır Pırlanta gibi parparalı zârıma söyle 5 Yakdı der-i divâr-ı dili nâr-ı muhabbet Sabâ-yı seher şevkı hem-esrârıma söyle Deryâ-yı derûnumu yakar âteş-i cânsûz Kānûn-i kirâm böyle mi dildârıma söyle LUTFÎ der-i dergâh-ı dilârâda sebât et Rahm eyleye belki o kerem-kârime söyle Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 514 1 Verd-i ter-veş dilde hubbin yâdigâr oldu bene Asl-ı uslûb-i cemîlin ber-güzâr oldu bene 423 Âlemi halk eyleyen Allah seni gül saklasun Ülfet ü ünsiyyetin hoş müşg-bâr oldu bene Devlet-i bâkî dilersin Hakk’ı nâsî olma sen Lübb-i mânâ-yı muhabbetin şikâr oldu bene Berg-i gül şebnem ile hayât bulur vakt-i seher Resm-i âdâb-ı kemâlin yâr-ı gār oldu bene 5 Mir’ât-ı Hak’dır gönül rûşen-zamîr âriflerin Kûşe-i kalbinde LUTFÎ gül‘izâr oldu bene Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 515 1 Amandır ey mü’min kardeş Rızâ-yı Bârî’yi gözle Îmân ola sana yoldaş Rızâ-yı Bârî’yi gözle Kara yerler seni yerler Kişi niyetine derler Süâl melekleri gözler Rızâ-yı Bârî’yi gözle Sorarlar hasb-i hâlinden Haram helâl bu mâlinden Azâb olur vebâlinden Rızâ-yı Bârî’yi gözle Eğer hayvân eğer insân Alurlar hakkını yeksân Değildir bu hisâb âsân Rızâ-yı Bârî’yi gözle Fakîr miskînleri Allah Sana muhtâc edüp vallah Zekât ver bul keremullah Rızâ-yı Bârî’yi gözle Kabûl etdinse Kur’ân’ı Kâmil etdinse îmânı Dutarsın emr ü fermânı Rızâ-yı Bârî’yi gözle Seni halk eyledi Allah Îmân İslâm ile vallah Peygamberin resûlullah Rızâ-yı Bârî’yi gözle 10 Hevâ-yı nefsine gitme Kitâbın emrini atma Bu dîni dünyâya satma Rızâ-yı Bârî’yi gözle 5 Cenâb-ı zü’l-Celâl Allah Huzûra celb eder vallah Okudur defterin billâh Rızâ-yı Bârî’yi gözle Îmân İslâm namâz ile Kāim olur niyâz ile Bugün bir çâre-sâz ile Rızâ-yı Bârî’yi gözle 424 Hâkim-i yevmi’d-dîn Allah Bizi ihyâ eder vallah Görür hisâbımız billâh Rızâ-yı Bârî’yi gözle O günde hakkı hak ede Herkes mahalline gide O günde âsîler n’ide Rızâ-yı Bârî’yi gözle Tarîk-ı hakkı Kur’ân’da Beyân eyledi fermânda Kulu kalmaya nîrânda Rızâ-yı Bârî’yi gözle Der-i dergâhını Allah Bize feth eyledi vallah Olur tevbe kabûl billah Rızâ-yı Bârî’yi gözle 15 MUHAMMED LUTFÎ’ye dermân Vere afvimize fermân Ola yoldaş bize îmân Rızâ-yı Bârî’yi gözle 8’li hece vezni 516 1 Bir selâm gönderdim merd-i merdâne Merhabâ efendim la‘l-i dürdâne Burc-i hidâyetde güneş görenler Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Ne renklere düşdü bu devr-i zemân Kalmadı bir yerde bir dârü’l-emân Her kimde var ise vallahi îmân Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Ümmet-i Muhammed hâmil-i îmân Hazret-i Kur’ân’dır îmâne dermân Her kim ister ise rızâ-yı Rahmân Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Sirâc-ı neyyîr ehl-i îmândır Muallim-i Kur’ân dârü’l-emândır Her kim ki tâlib-i dâr-ı cinândır Kurbân olur muallim-i Kur’ân’ 5 Muallimin kahr ü sitemi câne Verilmez vallahi dürr ü mercâne Her kim âşık ise Zât-ı Sübhân’e Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e İsteyenler seâdet-i ebedî Gözleyenler dilde nûr-i Ehad’i Her kim sever ise Zât-ı Samed’i Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e 425 Görmez misin Mevlâ bizleri netdi Kâfirler elinde terbiye etdi Nice müslim kâfir ellerin öpdü Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Tâlîm-i Kur’ân’dır efdal-i a‘mâl Kur’ân ile bulur bu îmân kemâl Her kim ister ise bulmaya zevâl Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Ne kadar olsa da âlim-i âmil Şöhreti olursa âleme şâmil Tâlîm-i sıbyâne olmasa mâil Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e 10 İster ise olsun âlemde fâık Bu üstâd-ı kâmil fetvâya lâyık Takdîr etse kemâlâtına lâyık Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Muallim-i sıbyân dârü’l-emândır Muallim-i sıbyân nûr-i zemândır Dest-gîr-i ümmet rahm-i Rahmân’dır Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e Seâdet-mend olan dutar hak sözü Tâlîm-i Kur’ân’dan ayırmaz gözü LUTFİY hak sözden utanır yüzü Kurbân olur muallim-i Kur’ân’e 11’li hece vezni 517 1 Gözüm göreli gülberini dâr-ı haremde Bir dahî müyesser ola mı beyt-i keremde Gülzâr-ı melâhatde gül-endâm o kamer-veş Geysûleri zehir sanemin telleri nemde Gör nev-kameri ebrûleri eyledi temsîl Sûretini ser-satr-ı şeref bâğ-ı İrem’de Âhûlara âfet olalı ol kara gözler Çîn iklîmine fitne-feşân oldu kıdemde 426 5 LUTFÎ gibi âşüftelerin halini seyr et Odlara yanar subh u mesâ bahr-i veremde Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 518 1 Ağla ey dil cân söken kanlar döken geldi yine Ehl-i îmân kalbine âteş eken geldi yine Bu Muharremü’l-haramde mâcerâ-yı Kerbelâ Zahr-i İslâm’ı kırup beller büken geldi yine Ol kamer-tal‘at Huseyn’in kâkül’i gülbârını Dâne dâne yerlere eyvâh eken geldi yine Ehl-i eflâk ü arâzi cümleten eşyâ bugün Dağlanurlar hânedâne dâğ çeken geldi yine 5 LUTFİY dâr-ı fenâ bây u gedâyı ağladır Doğduğu günde de ki devlet-füken geldi yine Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 519 1 Ey bâd-ı sabâ zülf-i semen-sâyeme değme Ol serv-i revîş ebrû-kemân yayıma değme Ey bâd-ı sabâ kâkül-i gül müşg-feşânım Gülşene verir şa‘şaa bedr-âyeme değme Ey bâd-ı sabâ rûy-i nûr efşâne nazar kıl Dîdârına bak mihr ü meh-ârâyime değme Ey bâd-ı sabâ dilbere dildâdesin ammâ Meyhânede mey-keşleri gör pâyime değme 5 LUTFÎ’ye terahhum ede ol pîr-i mugān ki Emr eyleye dil-beste revîş nâyime değme Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 427 520 1 Ey merhamet kâni Hazret-i Allah Amân Allah amân amân ver bize Yüz dutduk dergâhe hasbeten lillâh Amân Allah amân amân ver bize Habîb’indir senin Ahmed-i Muhtâr Ey keremler kâni ey Ganî Settâr Muhammed hurmeti amân yâ Gaffâr Amân Allah amân amân ver bize Bi-hurmeti sıdk-ı Sıddîk-ı Ekber Severdi Sıddîk’ı Zât-ı Peygamber Bi-hurmeti yâ Rab nâmûs-i ekber Amân Allah amân amân ver bize Bi-hurmeti yâ Rab Hazret-i Ömer Mâden-i adâlet belinde kemer Ehl-i îmân olan merhamet umar Amân Allah amân amân ver bize 5 Bi-hurmeti yâ Rab Hazret-i Osman Yüzünde berk urur envâr-ı Kur’ân Feyz-i Kur’ân ile olmuş nümâyân Amân Allah amân amân ver bize Bi-hurmeti yâ Rab Hazret-i Ali Dâmâd-ı Peygamber hakkā bir velî Şâh-ı velâyetdir nazlı cilveli Amân Allah amân amân ver bize Bi-hurmeti yâ Rab Hazret-i Hasen Hilm ü sabrı indallahda muhassen Nûr-i hüdâ kadri âli müstahsen Amân Allah amân amân ver bize Bi-hurmeti yâ Rab Hazret-i Huseyn Serdâr-ı şühedâ ol kurret-i ayn Severdi Huseyn’i sultân-ı kevneyn Amân Allah amân amân ver bize Zeyne’l-Âbidîn’dir dürr-i velâyet Üveys-i Karânî mihr-i seâdet Pîr-i Geylânî’dir şems-i reşâdet Amân Allah amân amân ver bize 428 10 Enbiyâullahın şefâ‘atine Evliyâullahhın kerâmetine Gavs-i zemânenin merhametine Amân Allah amân amân ver bize Sen Kerîm’sin sen Rahîm’sin İlâhi Sen hakîm’sin sen Halîm’sin İlâhi Yüzü yerde LUTFÎ gözler dergâhi Amân Allah amân amân ver bize 11’li hece vezni 521 1 Arş’da okunur sûre-i Rahmân Ramazân’da Envâr-ı hüdâ dillere Kur’ân Ramazân’da Bu rahmet ayı Hazret-i Kur’ân ile Memdûh Bu kenz-i kerem İslâm’a ihsân Ramazân’da İstiğfâr eder mü’mine bu mâhda melekler Gün gibi doğar kalblere irfân Ramazân’da Her kimde ki var hubb-i Hudâ lübb-i muhabbet Allah’a eder cânını kurbân Ramazân’da 5 Ey nûr-i basar nûr-i basîret ile bir bak Envâr-ı Muhammed ola sultân Ramazân’da Cibrîl-i emîn emr-i Hudâ ile getirdi Ahmed’e nüzûl eyledi Furkān Ramazân’da Dergâhe yüzün dut O kerem-kânına yalvar Elbette eder derdine dermân Ramazân’da Leyle-i Kadir’de açılur bâb-ı tecellâ Cân gözlerine görüne cânân Ramazân’da Hak sâat-i iftârda eder sâime hurmet Rahmet nazarıyla baka Rahmân Ramazân’da 10 Allah’ı seven mâl ile cânına ne minnet Sahîler alur cennet-i gufrân Ramazân’da 429 Bir kerre düşün cânın emânet bedeninde Lutf u kerem-i Hakk’a bul imkân Ramazân’da Bir kere tefekkür edegör rûz-i cezâyı Al ihsân ile afvine fermân Ramazân’da Allah sahîdir sahîyi hem sever Allah Kalmaya fakîr aç yetîm uryân Ramazân’da Bu malı sana verdi Hudâ emri budur ki Ver yine Hudâ yoluna bul şân Ramazân’da 15 LUTFÎ’de ne var te’sîrini halk ede Allah Lutfeyleye bu ümmete Rahmân Ramazân’da Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 522 1 Seyr-i dîdâr ister bu haste gözler Bir haber gönderin mihr-i zemâne Dildâde dildârdan merhamet gözler Kabûl ede dilber dârü’l-emâne Gülbe-i gönülde yanmış sirâcı Göstermiş muhabbet râh-i minhâcı Her ne emrederse başımın tâcı Kurbân olsun cânım ebrû-kemâne Bir nazar-endâzı cennet-i cândır Güneşlerden güzel nazlı civândır Bir bakın ki dilde ne heyecândır Bu kadarca hasret sığmaz imkâne Ne kadar devr etse belâ-yı girdâb Bahr-i muhabbetde olmaz bir hubâb Zîr-i muhabbetde kāf olur zübâb Bu âfet sığar mı kevn ü mekâne 5 Mecnûn’u sahrâya saldı o Leylâ Kâkül-i Leylâ’dan oldu tecellâ Dîdâr-ı Leylâ’dır Mecnûn’a sahrâ O sahrâda düşdü gül gülistâne 430 Nice bin güneş var her bir zerrede Mâh-i tâbân gizli tâze gurrede Dürr ü mercân vardır köhne surrede Cihân-nümâ dildir sende dürdâne LUTFİY keremi Kerîm’den iste Merhameti dâim Rahîm’den iste Derdine dermânı Hakîm’den iste Bu kerem mahsûsdur rahm-i Rahmân’e 11’li hece vezni 523 1 Ey nûr-i basar nûr-i basîret vere Allah Dil-dîdesine mihr-i hidâyet çala her gâh Dest-gîr ola Hâdî-i Mutlak dü-serâda Esrâr-ı hakîkate seni eyleye âgâh Gülbe-i gönül feyz-i muhabbet ile mâmûr Olsun sana mürşid reh-i Mevlâye’de bir âh Her demde niyâz eyle der-i dergeh-i Hakk’a Elbet lâzım ehl-i niyâza niyâzı hem-râh 5 Allahü Kerîm lutfu kadîm rahmeti vâsi‘ Fettâh u Hakîm dergehi feth eylemiş her gâh LUTFÎ gibi vîrâne ile hem-nişîn olma Mâmûr gönül mülkini vîrân eder nâ-gâh Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 524 1 Gûş-dâr ol hûş-mendim şerîat akvâline “Es-sahiyyü habîbullah” bak hadîs meâline Men-yetevekkel alâllah sırrına serdâr olup Bul kanâat kenzini yapış sehâvet dâline Fakr içinde bul gınâ müstağnî ol ey merd-i şîr Âb-ı rûyin katresin verme cihânın mâline 431 Dergeh-i Mevlâ’ya dilden kıl münâcât arza ver Râzı ol ilm-i ezelden taksîmin nevâline 5 Bâb-ı abdi dak eden sâil olur dâim fakîr Her dü-âlemde fakîrdir bak Resûl’ün kāline Sâilân meyân-ı nâsda hor hakîrdir dâima Kes gözün kılma nazar sen bir ehad emvâline Devlet-i dünyâ seni ta’kîb ederse sâye-veş Ol zemân ızhâr-i nîmet et Hudâ ebdâline Zevk-ı nefsin terk ederek sor fakîrler hâlini Hayder ü Fârûk gibi bak eytâmın ahvâline Çâr-civâran kıl nazar noksân-ı cîrânı gözet Allah içün nâzır ol her gün gedâlar hâline 10 Kuş gibi derüp deşürüp kendi yavrun besleme İnsâfın var ise bir bak ehl-i hâl ef‘âline Rağbet etmez er olan kerkes gibi bil cî‘feye Ankā-veş konar o meh-rû bir seâdet dâline Aç yatar çul-pûş gezer etmez tenezzül merd-i şîr Ağzını vurmaz süâlin bu zehirli bâline Pek müreccahdır yanında evliyânın LUTFİY Fakr ile eyler tefahhur bakmaz ednâ yâline Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 525 1 Mey içüp mahbûb seven cânın verir meyhâneye Sâkî nev-bâde kızıl ruhun verir demhâneye Îyş ü nûşi işret-i zevk-ı meyi nây-ı dili Ol bilür ki cân u dilden cân verir cânâneye Dâimâ aşk zevkının bu Arş u ferş muhtâcıdır Bahr-i aşkda mâlik oldukça gönül dürdâneye Seyredince kasr-ı dilde mihr-veş cânânını Cevr-i yâri ızz ü nâzla doldurur cânhâneye 432 5 Kim severse dilberi cânından el çekmek gerek Aç gözün bir kerre bak ağlar güler mestâneye Nâr-ı aşkı bülbüle sorma gülün dalındadır LUTFİY sor şiddet-i nârda yanan pervâneye Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 526 1 Cânân yolunda cânım giderse cânıma minnet “el-hukmü lillâh” Yârin eliyle şem‘am yanarsa devlet-i bâkî “fazlun minallah” Dîdâr-ı yâri kılan temâşâ ağyâr yüzüne bakar mı hâşâ Nûr-i tecellâ menzil-gehidir mir’at-ı hikmet “min-kudretillâh” Hurşîd-i mânâ mihr-i dilârâ şevk-ı cemâli kamer-i garrâ Enzâr-ı rahmet kân-i kerâmet şems-i seâdet “min-rahmetillâh” Enhâr-ı irfân sadrında cârî ezkâr-ı Rahmân leyl ü nehâri Feyz-i feyezân dârü’ş-şifâdır fermân-ı dâim “tûbû ilallah” 5 Burc-i Küfrâ’da mah-i münevver doğdu o meh-rû hurşîd-i ahmer Mürşid-i ümmet ummân-ı rahmet nûr-i mücessem “rûh-i meallah” Pîr-i Küfrevî emîr-i ebrâr nûr-i mânevî sultân-ı ahyâr Şems-i hidâyet necm-i seâdet hâdî-i ümmet “min-keremillâh” Nâm-ı Muhammed sırr-ı mukaddes emîr-i aktâb bir Zât-ı Akdes Serdâr-ı pîrân râh-ı hüdâde Lokmân-ı devrân “li-hikmetillâh” Tavâf ederdi ricâl-i kirâm asrında olan âlim ü allâm Dergâh-ı Mevlâ idi o sultân ihsân ederdi “hasbeten lillâh” LUTFÎ letâfet şânına şâyân hurşîd-i vahdet güneşden ayân Nâşir-i feyz-i feyyâz-ı mutlak ehl-i îmâne “lillâhi fillâh” Müs tef ‘i lâ tün / Müs tef ‘i lâ tün / Müs tef ‘i lâ tün / Müs tef ‘i lâ tün 527 1 Rahm eder mîr-i zemân gördüğü üftâdesine Kerem etmez mi Kerîm bende-i dildâdesine 433 Dür-i deryâ-yı kerem Hayder-i Kerrâr-ı velî İhsân ederdi aceb bende-i şermendesine Er olur erbâb-ı dil himmeti âlî ne kadar Olsa mültecîleri bin vere her bendesine Der-i dergâhını tâif olıcak bây u gedâ Gün gibi ikrâm eder gördüğü efgendesine 5 Ne seâdet ne hidâyet bu şerâfet ne sehâ Cân verir cân diyerek dârına âyendesine LUTFİY dârü’l-emân dârıdır ehl-i keremin O kerem-şân ne yapar dârına pâ-bendesine Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 528 1 Ey şân-ı kerem rahm et mahzûnları şâd eyle Bu dergeh-i vâlâda gedâları yâd eyle Dil-hastelerin gözler şerbet-i şifâ senden Lokmân-ı zemân sensin derdlerine dâd eyle Erbâb-ı kerem her dem üftâdelerin gözler Ahvâl-i perîşâne ikrâmı murâd eyle Şerâfeti eşrâfın ihsân iledir dâim Dermândeye kıl hurmet âlemde bir âd eyle 5 Sâilleri mesrûr et harâbları mâmûr et Esîrlere kıl ihsân derbendi âzâd eyle LUTFÎ’ye kerem eyle peymâne-i himmetden Bir şerbet-i şâfî ver dergâhı güşâd eyle Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 529 1 Deryâ-yı muhabbetden bir katre düşe dilde O nûr-i hidâyetden bir zerre ola elde 434 Bu âb-ı hidâyetden nem ala gönül verdi Seâdet-i sermedî bu mey ile bu mülde Gözler seni o dildâr bilsen nedir ol efkâr Eyleye seni bîdâr irşâd ede bu çölde Ey nûr-i basar kurbân cânım sizedir her ân Bir bûy-i hidâyet var bu bağda olan gülde 5 Bu verd-i hidâyet ki sultân-ı reyâhîndir Sahrâ-yı hakîkatdir bulunmadı her ilde LUTFÎ ne şerâfetdir meyhâne-i vahdetde Lutfî’ye ede ikrâm Hak duttuğu hak yolda Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 530 1 Gör ne hevâ gösterir bu meh-tâbân bize Nazlı nüvâziş eder lebleri handân bize Fitne-i cânsûzdur dilber-i tannâz olan Gör ki ne nâzlar satar âfet-i devrân bize Ebrû-kemân dilberân dillere âteş atar Ol perî-veş nev-civân âteş-i hicrân bize Servi-revân servi-veş kāmet-i şimşâddır Seyr ü safâ âleme vermedi meydân bize 5 LUTFÎ perî-rûlerin âdetidir her zemân Herkese kevser verir ciğer-i atşân bize Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün / Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 531 1 Nev-reste nev-civânım envâr-ı her dü-dîde Cânım size fedâdır dilber-i ber-güzîde Ebrû-kemân dilârâ serveri dilberânın Böyle cânbâz-ı dilber ez-âşıkān remîde 435 Nazarı tîr kemân-bâz ciğergâhım dağıtdı Dûd-i âh-ı derûnum imdâdıma resîde Geysûleri dağılmış serv-i kāmet levendin Seyrine tâkat etmez âşıkān-ı şûrîde 5 Zülf-i sabâya müşg-i Tâtâr’dan hûb-terdir Gülistân-ı gül-i ter vakt-i seher demîde Görülmemiş cihânda emsâli şûh u şengin Hurşîd-veş nümâyân halk etmiş âferîde Devr-i dehirde cânâ bir âfet-i zemândır Üftâdeler elinden dâd etmede revîde LUTFÎ o mihr-i rûyân saldı seni belâya Âteş ocağı olmuş ciğergâhım kadîde Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün 532 1 Yâ Rabbi bizi şânın olan şâne bağışla Hurşîd-i hüdâ Resûl-i zî-şâne bağışla Ey şân-ı kerem merhametin bahrine bahşet Dergâhde olan nazlı perîşâne bağışla Lutf u keremin bahrine kenar mı olur yâ Ezelden ebed nûr-i âlî-şâne bağışla Rahmân u Rahîm Zât-ı Kadîm Hazret-i Mevlâ Sûre-i Duhâ tebşîr-i Kur’ân’e bağışla 5 Hurşîd-i hüdâ doğdu bize Zât-ı Muhammed Ol zât-ı kerem rahmet-i Rahmân’e bağışla Ümmîd-i kavîmiz budur ey Hâlik-ı âlem Kamer-i hüdâ hurşîd-i rahşâne bağışla Yokdan bizi var eyleyen ey Kādir ü Kayyûm Deryâ-yı kerem katre-i ummâne bağışla Yâ Rabbi bu dem dergehe karşu yüzümüz yok Muhtârın olan zât-ı kerem-şâne bağışla 436 Sensin bize ancak İlâhî erham ü ekrem Dergâhe fedâ LUTFÎ’yi kurbâne bağışla Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 533 1 Yolun uğrar ise ey dil ser-i kûy-i dilârâye Gider elden gönül cânâ ola kurbân o bedr-âye Zehî ol şem-‘i ruhsâre yanar pervâne-veş uşşâk Eğer arz-ı cemâl etse döner Leyle-i Esrâ’ye Eyâ şâhlar şâhı cânân senin devrindeki ihsân Zülâl-i vaslına karşu ne minnet câm-ı hamrâye Leb-i la‘linden aksetmiş kızıllık câm-ı cilâye Kızıl güller olur hayrân şehâ sen yüz-i tuğrâye 5 Cemâl-i bâ-kemâlinden tecellî nûrunun aksi Müsellemdir sana cânân ne İskender ü Dârâ’ye Eğer hus nin kitâbı bir okunsa halk-ı âlemde Ne zikr-i cennet-i Me’vâ ne hûrî-îyn ü havrâye Eğer şefkat yüzünden bir nazar-ı rahmetin LUTFÎ Alursa yetişir elbet o mihr-i âlem-ârâye Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 534 1 Dikkatle hele eyle nazar halk-ı cihâne Güneş gibi görünmeye hiç var mı bahâne Kitâb-ı Kerîm hâk ile yeksân ola bir ferd Hurmetdârı var mı dahî bak pîr ü civâne Elbet bu gidiş zîr ü zeber etmese halkı Muhâlif olur îtikād-ı ehl-i îmâne Kahhâr-ı Kadîm verdiği fermâne muhâlif Kendisi ola etmeye emrini revâne 437 5 Ger çıkmaya bu hâle dahî gayret-i Mevlâ Düşmez bu sıfat Hâlik-ı âlemdeki şâne Tizden görülür adl-i Hudâ gün gibi cânâ Gaflet ile ey LUTFî bugün düşme ziyâne Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 535 1 Neler vardır eğer görsen huzûr-i beyt-i Mevlâ’de Neler vardır eğer bilsen o dergâh-ı muallâde Nice Cibrîller iner sidrelerinden olur tâif Niceler gark olur gider o meh-rû âlem-ârâde Metâf-ı enbiyâdır evvel-i emirde âdemde Çâr-etrafında medfûndur görünür dâr-ı ukbâde Gerek pîr ü gerek civân gerek cinn ü gerek insân Olurlar hâk ile yeksân alurlar zevk mânâde Cem olmuş aktâr-ı arzdan dahî bilâd-ı şettâden Ederler bâb-ı Kâbe’de niyâzı dâr-ı vâlâde 5 Kamu rû-ber-zemîn olmuş dilerler rahmet-i Rahmân Teâlâ şânuhû ekber okurlar dersi eşyâde Nebîler serveri nûr-i hüdâ ancak Muhammed’dir Alır dı feyz-i Rabbânî olurdu gark bu deryâde Nisâ ricâl sabî sıbyân niyâz bahrine gark olmuş Akar gözlerinin yaşı vereler cân o esnâde Görünür rahmet-i Rahmân güneşden azher ey LUTFÎ Hidâyet güneşi doğmuş amândır kalma amâde Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 536 1 Ey sabâ esrâr-ı aşkı zülf-i yâre söyleme Ki sakın vakt-i seher bülbül-i zâre söyleme 438 İhtiyârsız eylemiş zevk-ı derûnî gönlümü Zevrak-ı dil zevkıni Mansûr-i dâre söyleme O kemân-ebrûlerin tâkına kurbândır bu cân Zülf-i zer kıykâc-külâh hurşîd-i yâre söyleme Gül-gülistân-ı melâhat serveridir sevdiğim İklîm-i Çîn’e varırsan müşg-bâre söyleme 5 Nâzını meh-pârelerin ehl-i muhabbet çeker Sakla bu cevheri canda bir nigâre söyleme Gir derûn-i dilbere vakt-i seher şebnem gibi Kûh-sârlar çevresinde lâlezâre söyleme Gülbe-i gönlünde görsen sâf sâf güller güzel Şevk-ı iftihâr ile çigninde câre söyleme Serfürû et server-i hûbâne eyle ilticâ Dil-nişîn ol derdini her gam-küsâre söyleme Ketm-i esrâr eyle LUTFÎ bâri ağyâr duymasın Der-i dergâh-ı haremde yâr-i gāra söyleme Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 537 1 Âhir zemândır ey dîdem Bozuldu âlem dem-be-dem Müddet temâm buldu adem Yetmez mi bu noksan bize Çarhı temâm çevirdiler Yerli yerin devirdiler Harman gibi savurdular Yetmez mi bu noksan bize Din yolunu sed etdiler Bid‘atları medh etdiler Ehl-i hakkı reddetdiler Yetmez mi bu noksan bize Emredler âmir oldular Sadr-ı dîvâne geldiler Bir yerine bin doldular Yetmez mi bu noksan bize 5 Arsız edebsiz ileri Ehl-i kemâl kaldı geri Dindârların yokdur yeri Yetmez mi bu noksan bize Bir dâm-ı dîn oldu güşâd Bid‘atları kıldı âbâd Gitdi kulûbdan îtikād Yetmez mi bu noksan bize 439 Bir hizmetin bin mislini Almış o fer‘î aslını Bilmez kıymet-i faslını Yetmez mi bu noksan bize İrfânı îmânı olan Ekser ölüp oldu revân Fâsıklara kaldı cihân Yetmez mi bu noksan bize Ehl-i ilimdir her zemân Şem-‘i halâyıkdır cihân Boş kaldı ekser şem‘adan Yetmez mi bu noksan bize 10 Kul oldular âmirlere Buğz etdiler fakîrlere Doldu sivâ zamîrlere Yetmez mi bu noksan bize Sünnet-i Ahmed nerdedir Şer-‘i Muhammed nerdedir Kur’ân-ı Ehad nerdedir Yetmez mi bu noksan bize Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün Hubb-i riyâset âlime Baş eğdirir çok zâlime Ola mı husn-i hâtime Yetmez mi bu noksan bize Tâc ile hırkadır nazar Dervîş imiş deyû gezer Bir menhîden kılmaz hazer Yetmez mi bu noksan bize Hakk’ı kabûlden taşradır İlm-i tasavvuf başladır Şer‘in hilâfın işledir Yetmez mi bu noksan bize 15 Haram helâl demez yiyer Kılıçsız kalkansız soyar Kustuğu gününde doyar Yetmez mi bu noksan bize Cem eylemiş LUTFÎ hemân Nazm u şi‘rinde bil ayân Hulk-ı rezîleyi beyân Yetmez mi bu noksan bize 538 1 Eğer mey-i muhabbet neş’esinden bir kadeh-bâze Düşerse artırır zevkı uyunca tel-i yelpâze Döner pervâne-tek camlar leb-i gülnâr-ı uşşâka Verirler bâde-i gülgûn dil-i şeydâ-yı cânbâze Gönül eflâkinin şems-i hüveydâsı muhabbetdir Muhabbetden olur imdâd hadîs-i aşk-ı dilbâze Simürg-i kāf-ı ankāyı eğer koknûs-i Hindî’le Ne bir katre ne bir zerre o mürg-i şâh-ı şehbâze 5 Ne tâc u taht-ı Keyhusrev ne nakş-ı câm-ı Cem Cemşîd Ne saltanat-ı Osmânî erişir zevk-ı mül-bâze 440 Ne gül-i gülşen-i bâğ-ı İrem’de ber-karâr eyler Değince zülf-i dildârın sabâ-yı aşk-ı gülbâze Gönülden rûz u şeb LUTFÎ tazarru‘ eyle Mevlâ’ye Şerâb-ı aşkın ihsânı sezâdır ol bî-enbâze Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 539 1 Bülbül-i şeydâ gül budağına Mecnûn-i sahrâ Leylâ dâğına Kûhken Ferhâd bülbül-i cânı Saldı feryâda Şîrîn bâğına Kurdu cângâhe tahtını cânân Bahşetdi câne zevkıni cinân Husn-i cemâli seyretdi cânân Mihr ü mâh kurbân al yanağına Mihr-i muhabbeti çaldı gönlüme Ekmel-i îmân doldu gönlüme İlm ü hikmeti geldi gönlüme Olalı huddâm pîr oca ğı na Evliyâullah kenz-i irfândır Mazhar-i nâm-ı nûr-i Yezdân’dır Kalbi kābil-i feyz-i Rahmân’dır Dürr-i şehvârdır al kulağına 5 Pîr-i tarîkın el ver eline Seni iletsün lâhût iline Merhameti bul râz-ı diline Cân u dilden koy yüz ayağına Aşkı meşk eyle derûn-i dilde Zevk-ı güli bul hoş mey ü mülde Bülbül-i cânı mevsim-i gülde Kurbân edegör gonce çağına İlm-i ezelde âşıka ezvâk Eylemiş Allah aşkını erzâk Cem olup uşşâk aldılar evrâk Dermeye güller tevhîd bâğına 441 Hubbun edüpdür âdemi nâcî Zerre-i derdin gönlüm ilâcı LUTFÎ gönlünde yakdı sirâcı Pervâne olup dîn çerâğına 10’lu hece vezni 540 1 Pek keder oldu bugün bu uluvv-i şânımıza Merhamet ede Hudâ hâl-i perîşânımıza Kerem-i Zât-ı Kerîm dâd-res olsa n’ola ki Bizi bahşeyleye Hak Resûl-i zî-şânımıza Ne aceb bahr-i siyah emvâcı gark etdi bizi Nâzırân hayret eder başdaki nişânımıza Kütüb-i münzelenin memdûhi Muhtâr-i Hudâ Ümmeti hayru’l-ümem Hak buyurup şânımıza 5 Bu felâket var iken gayri ke der ler ne imiş LUTFİY esdi hazân dîn-i gülistânımıza Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 541 1 Gel güzelim rahm kıl âşık-ı şeydâ dile Âhûlar ağlar gezer mecnûn-i rüsvâ dile Pençe-i bu kahr-ı aşk şîr-i nere benzemez Cevr ü cefâ sen de gel eyleme sevdâ dile Bâr-i muhabbet eğer kûh-i kāf olsa ezer Lutf ü kerem eyleye Hazret-i Mevlâ dile Yâr ile hem-dem olan âşık olur mün‘adim Sağlığa sahrâ gerek meftûn-i Leylâ dile 5 Kāide-i aşkdır âşıkı cellâd eder Arz-ı cemâl eylese dilber-i rânâ dile 442 Feyz-i muhabbet-i Hak nûr-i hüdâ dildedir Bezm-i ezel bahş olup bu dürr-i yektâ dile LUTFÎ sözün eyleme sâde güzel rahm kıl Kendine eyle nazar nusret-i Mevlâ dile Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün / Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 542 1 Hızr ile Mûsâ Meryem ü Îsâ Urdular asâ Âlem-i aşka Yûsuf u Ya‘kûb Sâbır-ı Eyyûb Kurdular uslûb Âlem-i aşka Çâr-i yâri Hak Eyledi mülhak Oldular ilhak Âlem-i aşka Etdiler seyrân Kıldılar devrân Oldular hayrân Âlem-i aşka 5’li hece vezni 5 Erbâb-ı sülûk Sultân-ı mülûk Etdiler dülûk Âlem-i aşka Gör ehl-i nâzı Eyler niyâzı Çaldılar sâzı Âlem-i aşka Pîr-i tarîkat Ehl-i hakîkat Etdiler dikkat Âlem-i aşka Mey cân-ı cândır Sâfî îmândır Mey râygândır Âlem-i aşka 543 Ol merd-i kâmil Şer‘ ile âmil Olasın kāil Âlem-i aşka 10 Evvel şerîat Bilmek mârifet Dutmak tarîkat Âlem-i aşka Ey nûr-i basar Vahîd söz keser Er bayrak asar Âlem-i aşka LUTFÎ’ye Bârî Lutf ede Tanrı Lutf ola yâri Âlem-i aşka 1 Ey nâme yürü var gül-i gülzârıma söyle Ahvâl-i perîşânımı dildârıma söyle Cângâhıma bırakdı âteş âfet-i devrân Ey nûr-i basar dîde-i bîdârıma söyle Bilmem ne tarafdan görünür dâd-res ey dil Sabâ-yı seher kâkül-i tarrârıma söyle Sahrâ-yı seyâhatde ki gördüm o levendi LUTFÎ bu girân-bârımı berdârıma söyle Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 443 544 1 Yok mu acebâ nûr-i basîret bu beşerde Kāflar gibi var mehlekeler dâr-ı kederde Oynar güler ebnâ-yı zemân mest-i firâvân Fehm eylemez ol merd-i cedîd ne var eserde Başlarda gezer şîr-i Hudâ gözü bırakmış Eylese gerek gayret-i kül ka‘r-i kabirde Başdan ayağa sel gibi şehvetlere batmış Cây-ı selâmet var mı kenarsız bu bahirde 5 Âdem görünen âdeme dikkatle nazar kıl Bilmez ki kerâmetde mi ya zîr-i kahirde Zevkıyle gezer yer içer hayvâne ne minnet Gülbang okunur şehvet ile kûy ü şehirde N’oldu n’oliser âkıbet-endîşi ararsan Kabristâne var belki bulursun bu dehirde Hayret eder elbette bize ecnebî el-yevm Akmış gidiyor nâs ki bu seylâb-ı nehirde LUTFÎ kerem-i Hakk’a dayan ki yine vardır Mevlâ’ya sığınan bulunur devr-i devirde Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 545 1 Bu bağçe ne müzeyyen kudret-i Mevlâ’yı seyr eyle Görünür sırr-ı vahdet cennet-i Me’vâ’yı seyr eyle Nazar kıl gül-gülistânı ederler tevhîd-i Bârî Bezetmiş dâr u diyârı gül-i ra’nâyı seyr eyle Okunur her varaklarda “Teâlâ şânühû ekber” Açılmış verd-i ahmerler ruh-i Leylâ’yı seyr eyle Olur bülbülleri nâlân eder sünbülleri devrân Gören gözler olur hayrân rûy-i sahrâyı seyreyle 444 5 Şükûfehâ-yı elvânı münakkaş hikmet-efzâyı Bırak LUTFÎ mâsivâyı âlem-ârâyı seyreyle Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 546 1 Ey emîr-i meyhâne gözler seni mestâne Peymâne-i himmetle gelsen n’ola meydâne Sâkîlere emreyle sâfî dolu câm versün Bir zevk ile doldursun vecde gele peymâne Bî-câm dağılur sâkî gül rengi şerâb var mı Hak aşkına bir bâde ister dil-i dîvâne Sâkî-i mey-i vahdet senden saçılur rahmet Bir katre düşe dilde gencîne-i irfâne 5 Cânân cemâlin cânâ mir’ât-ı hüdâ eyler Kim baksa olur ma‘dûm âyîne-i Rahmân’e Var kûy-i tecellâda gör tûr-i hidâyâtı Şem‘a-i Muhammed’de rûhlar ola pervâne Vallahi gönül LUTFÎ Kâbe-i hakîkatdir Sûzişli niyâz eyle te’sîr ede cânâne Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 547 1 Ey tâlib-i feyz-i Hudâ Gel halkaya gir halkaya Ey âşık-ı nûr-i hüdâ Gel halkaya gir halkaya Diler isen seyr-i cemâl Kesb edesin ilm-i kemâl Bulmaya îmânın zevâl Gel halkaya gir halkaya Kalbe dola nûr-i îmân Kahr-i Hudâ’dan bul emân Zikr eyle Hakk’ı her zemân Gel halkaya gir halkaya Rahmet-i Rahmân isteyen Mevlâ’dan ihsân isteyen Esrâr-ı Kur’ân isteyen Gel halkaya gir halkaya 5 Dervîşlerin deryâ dili Hakk’a gider zikrin yolu Dergâhe erişir eli Gel halkaya gir halkaya Nûr-i hüdâ doğsun dile Feyz-i Hudâ girsün ele Rızâ-yı Hakk’a yol bula Gel halkaya gir halkaya 445 Cemâli seyrân bundadır Kemâl-i pîrân bundadır İkmâl-i irfân bundadır Gel halkaya gir halkaya Müs tef ‘i lün /Müs tef ‘i lün 548 LUTFÎ diler mey-i vahdet İçe dola dile hikmet Açıla ebvâb-ı rahmet Gel halkaya gir halkaya 1 Ey dil dem-â-dem kıl karâr âriflerin sohbetine Gönül gözün aç et firâr âriflerin sohbetine İrfân hazînesine sen mâlik olursun bilmiş ol Ders-i aref okuyasın âriflerin sohbetine Âriflerin dilhânesi âşıkların meyhânesi Dersi alan dürdânesi âriflerin sohbetine Dildârı dilinde bulan âriflere kulluk kılan Devâm eden insân olur âriflerin sohbetine 5 Güneş ki gönülden doğar feyz-i muhabbetler yağar Var gör neler kalbe sığar âriflerin sohbetine Ahmed Muhammed Mustafâ Hasen Huseyin Mürtezâ Her dem ederler bin atâ âriflerin sohbetine Cennât-ı hûra benzemez güneşte nûra ben ze mez Herbir huzûra benzemez âriflerin sohbetine LUTFÎ’ye lutfun ey Hudâ âriflerden kılma cüdâ Her rûz u şeb olur nidâ âriflerin sohbetine Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 549 1 Ey nûr-i basar nûr-i basîretden eser-yâb Ol bak ki doğar envâr-i irfân Ramazân’da Doldukda muhabbet nûrile dîde-i dil-yâb Dillere dolar rahmet-i Rahmân Ramazân’da Bir mihr-i hüdâdır bize bu şehr-i şerâfet Dil tahtına sultân ola Kur’ân Ramazân’da 446 Herbir günü bir cennet-i Me’vâ-yı hidâyet Sâimleredir sohbet-i Sübhân Ramazân’da 5 Kur’ân ile âmil olanın nûru nümâyân Vechinde Hudâ âşıkı sekrân Ramazân’da Cânân ile cân câme-i muhabbeti giymiş Dil-dîdesi dildârına seyrân Ramazân’da Ümmet-i Muhammed’e âşık rahmet-i Rahmân Emtâr-ı kerem ümmete ummân Ramazân’da Vallahi bugün nehr-i kerem bizleri gözler Lutf u keremi mü’mine mihmân Ramazân’da İslâm olana şehr-i sıyâm kâse-i kevser Feyzullah ile rûhları reyyân Ramazân’da 10 Bu mâhda bulur merhametullah bütün âlem Güneş gibi doğmuş ola îmân Ramazân’da Leyle-i Kadir’de görünür mihr-i tecellâ Şem‘a-i Hudâ nûr-i fürûzân Ramazân’da Dergâh-ı İlâhî bize mahsûs ve müheyyâ Derd ehline derbân vere dermân Ramazân’da Çâr-çeşmile gözler bizi şefkat-i Muhammed Civârına câr eyleye sultân Ramazân’da Dil beyt-i Hudâ’dır anı ver Hazret-i Hakk’a Cânhâneye câlis ola cânân Ramazân’da 15 Yerlere yüzün LUTFÎ bugün sür ki ganîmet Arş’dan erişir ferşe şeref-şân Ramazân’da Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe û lün 550 1 Bu dünyâ câdû-mekkâre gönül aldanma aldanma Seni salar bin efkâre gönül aldanma aldanma Hevâdan eylemiş tezyîn sana bir dilber-i zîbâ Zıyâ-yı zülf-i ağyâre gönül aldanma aldanma 447 Fenâ bâğında bülbüller şakırsa güllere karşu Hakîkatsiz bu gülzâre gönül aldanma aldanma Tâc u tahtın nihâyet zabt eder bahşeyler ağyâre Vefâsız bu denî-kâre gönül aldanma aldanma 5 Seni taşdan taşa bir lu‘b ile bin kez çalar dünyâ Yolundan eyler âvâre gönül aldanma al dan ma Bu bir mâr-ı münakkaşdır sakın aldanma nakşına Atarsın sen seni nâre gönül aldanma aldanma Şifâ sanma şerâbını serâb-ender-serâbdır ol Nazar kılma bu bed-kâre gönül aldanma aldanma Seni Hak’dan eder gāfil çıkarmaz câh-ı gafletden Hayâl-i hâm boş efkâre gönül aldanma aldanma Muhıbb-i mâl-i dünyâyı Hudâ sevmez Hudâ sevmez Yıkılacak bu diyâre gönül aldanma aldanma 10 Gel ey dil sev bir Allah’ı seni halk eyledi yokdan Amândır özge dildâre gönül aldanma aldanma Hudâ hakkı Hudâ hakkı Muhammed Mustafâ hakkı Rızâdan gayri bir kâre gönül aldanma aldanma İlâhî LUTFÎ’ye lutfet kulundur kemter-i müznib Bu yâr-i bî-vefâdâre gönül aldanma aldanma Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün /Me fâ‘ î lün 551 1 Bir meşreb-i mest ile görüş şâm u seherde Def-‘i gam içün bâde-keş ol kalma kederde Elvân nakışına sakın aldanma fenânın Zarf-ı zeherin âdeme her kâri haterde Envâ-ı beliyyesi zemânın tükenir mi Bir cây-ı sürûr var mı bugün berr ü ba hir de Âsâyiş-i âlem bozulup dahî düzelmez Hayât mı ola hâşâ ki deryâ-yı zeherde 448 5 Ebnâ-yı zemânda bulunan aklı mîzan et Bir per-i sinekden de hafîf kûy ü şeherde Erlik eseri kalmayalı hayli zemândır Huddâm-ı nisâ oldu ricâl şekl-i keferde LUTFÎ ne bakarsın ki güneş batdı kamer hem Zıyâ mı umarsın yine çıkmış bu basarde Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 552 1 Âzer değilem sâcid olam beyt-i sanemde Şeddâd değilem zevk ideyim bâğ-ı İrem’de Cemşîd gibi zer-tâc olanı hâtıra almam Emvâlimi kimdir göre hâne-i rakamde Kârûn gibi mal cem idemem yer yuda ânı Görmem ebedî gönlümü miskâl ü diremde Tekebbür-i fir‘avnî’den Allah’a sığındım Tâ rûz-i kıyâmet küfürün nâmı kalemde 5 Eyvân-geh-i Kisrâ’yı görürsem nazar etmem Buldum şân u şevketi bugün bâb-ı keremde Besdir bize bu nîmet-i îmân dîn-i İslâm Cân terk edeyim kurb-i rızâ sahn-ı haremde LUTFÎ der-i dergâh-ı İlâhî’de bulursun Devlet-i hidâyât-ı îmân tâcı serimde Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 553 1 Haste dilânın derdine dermân eder Allah Tâib olanın afvine fermân eder Allah Tebşîr iderem ehl-i belâyı dü-cihânda Sevdiklerini dergâhe kurbân eder Allah Sâdâtda olan ibtilâ kimlerde görülmüş Derd ehlini gör dâimâ seyrân eder Allah 449 Bin cân ile sen dâimâ dergâhe yüzün koy Dostlarını bak dâimâ giryân eder Allah 5 Encâmı açılur ne güzel bâb-ı tecellâ Ru’yet-i cemâl ile ihsân eder Allah Kerem-i Kerîm’e dayanan LUTFÎ kazandı Kullukda olan kulları gufrân eder Allah Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 554 1 Arş-ı a‘zam sallanır Zâkir Allah dedikçe Levh u kalem allanır Zâkir Allah dedikçe Zâkiri nâr mı yakar Enhâr-ı tevhîd akar Melekler Arş’dan bakar Dervîş Allah dedikçe Arş’a düşer velvele Ferşe düşer zelzele Aşkullah kalbe gele Zâkir Allah dedikçe Nûr-i hidâyet doğar Emtâr-ı hikmet yağar Hubbullah kalbe sığar Dervîş Allah dedikçe 5 Hikmet-i ders-i aref Mâlûm olur her taref Tevhîddedir bu şeref Zâkir Allah dedikçe Feyz-i Mevlâ yâr olur Zikrullah dildâr olur Târik-i ağyâr olur Dervîş Allah dedikçe 7’li hece vezni 450 Mihr-i hidâyet zâhir Nûr-i hidâyet bâhir Zikirde olur mâhir Zâkir Allah dedikçe Nâsırı Allah olur Keremullahı bulur Dârü’l-emânda kalur Dervîş Allah dedikçe Zâkire mezkûr imdâd Eder olur gönül şâd Zikrullah eder irşâd Zâkir Allah dedikçe 10 İner Hakk’ın rahmeti Evliyâlar himmeti İki cihân devleti Dervîş Allah dedikçe Zikreyle Hakk’ı dilde Fırsat var iken elde Hakk’ı bulur bu yolda Zâkir Allah dedikçe LUTFÎ’ye Hak’dan kerem Derdine bula merhem Feth ola bâb-ı harem Dervîş Allah dedikçe 555 1 Görmem o şîr-i nerleri devr-i kamerimde Terkîm edeyim nâmını zîr-i eserimde Encüm-i seâdet dolanıp gitdi gurûba Bir merd-i mezîd kalmadı kûy ü şeherimde Erlik eseri efrâd-ı âdemde hümâdır Emvâtde ara var yürü bahr ü bererimde İnsân sûretinde görünür ebnâ-yı Âdem Bilmem ne diyem hâsılı taht-ı nazarımda 5 Bir maraz-ı mühlik bu ki emsâli bulunmaz Kāflar gāib olsa n’ola bahr-i kederimde Bu mevcûd olan âfeti ta‘dâd edebilmem Ne olsa gelür başıma kayd-ı kaderimde Gark oldu şekā bahrine efrâd-ı mükellef Rahm eyleye Mevlâ bize hâl-i kiberimde LUTFÎ kerem-i Hakk’a dayan her dü-serâda Zehr-âbe karışmamağa şîr ü şekerimde Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 556 1 Ey şân-ı kerem sâkî bir dem bizi yâd eyle Bâde-i muhabbetle mahzûn dili şâd eyle Mestânelerin gözler şerbet-i şifâ senden Bir şerâb-ı vahdetle derd eh li ne dâd eyle Erbâb-ı kerem dâim üftâdelerin gözler Âşüftelere rahm et ikrâmı murâd eyle Şerâfeti eşrâfın ihsânla olur zâhir Şöhret ü şerâfetdir dergâhı güşâd eyle 5 Kānûn-i kadîmîdir erbâb-ı kerem şânı Gedâlara ver hil‘at esîri âzâd eyle 451 LUTFÎ ne seâdetdir himmetin ola âlî Harâbları mâmûr et vîrânı âbâd eyle Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 557 1 Ezelden bâdeyi doldurdu câme Dağıtdı mestlere bırakdı vâme Bu câmın meyinin kıymeti cândır Alanlar düşdüler âteşli dâme Bu bâde sâkîsi fitne-feşândır Aman yüz vermeyin ol la‘l-i fâme Münevver eylemiş peymâneyi mey Derûn-i mey-keşân gelmiş kıvâme 5 O zülf-i zer nümâyiş cilve-mendân Yazar herbir teli bir Şâhnâme Güzeller câ-be-câ necm-i belâdır Düşürür âşıkı hayâl-i hâme Temâşâgâh-ı uşşâk cilve-endâz Seherlerde gelür cânân hırâme Bu LUTFÎ’yi zebûn etmiş o hünkâr Erişmezse n’olur encâm-ı kâme Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 558 1 Mezâk-ı şi‘ri şâirân alurlar gülbe-i câne O mir’ât-ı muhabbetden bakarlar rûy-i cânâne Kelâm-ı âb-dâr dürdür velev ki çıksa bir hâkden O câm-ı mey-i mânâdır yakışır bezm-i sultâne Sezâdır ârife eş‘âr ile hoş hasb-i hâl etmek O verd-i bâğ-ı hikmetdir âşıkdır la‘l-i handâne 452 Güneş-veş pertevin salmış kulûb-i ârife eş‘âr Safâ bahş eylemiş her dem sudûr-i ehl-i irfâne 5 Diler LUTFÎ kerem-şân hem fazîlet-mend olan zâtdan Kabûle şâyân olmazsa kabûl et atma yâbâne Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 559 1 Gül-gülistân-ı gönül güller açar tevhîd ile Yedi eflâki geçer Arş’a uçar tevhîd ile Nûr-i dîdâr-ı dilârâyı güzel seyr kılan Terk eder benliğini nefsi biçer tevhîd ile Yetişir maksûduna kat-‘ı makāmât ederek Per-i pervâz-ı muhabbetle uçar tevhîd ile Sırr-ı tevhîdi serinde edinen tâc-ı güher Hakk’ı bâtılı güneş-veş o seçer tevhîd ile 5 LUTFİY nûr-i ferâset îmânın şu‘lesidir Mey-i mânâ-yı İlâhî’den içer tevhîd ile Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 560 1 Gel ey vâiz bugün cânân cemâlinden haber söyle Ubûdiyyetde gāyâtın kemâlinden haber söyle Gönülde gül-gülistân-ı muhabbet dersini feth et Füyûzât-ı İlâhî’nin zülâlinden haber söyle Aref meyhânesinde gülbün-i gonce-i vahdet var O câm-ı mey-i cânın la‘l ü âlından haber söyle Süveydâ metnini şerh et muammâ-yı dili hallet Sivâ akyâdını kat‘et zevâlinden haber söyle 5 Tecellîgâh-ı Mevlâ bârgâh-ı hazret-i cânân Şecer-i ravza-i kalbin nevâlinden haber söyle 453 Serây-ı lî-meallahdan cemâl-i cîm-i cânânı Gören peymâne meşreb lâ-übâlîden haber söyle Bu âlem içre LUTFÎ cennet-i candan güzel var mı Kitâb-ı sırr-ı vahdetin meâlinden haber söyle Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 561 1 Bu dünya fânîdir fânî Gönül aldanma aldanma İskender Süleymân hani Gönül aldanma aldanma Ahdinde hiç vefâsı yok Şerâbında şifâsı yok Visâlinde safâsı yok Gönül aldanma aldanma Dostlarının bağrın yüzer Tâlibinin kanın süzer Muhıbbini kabre düzer Gönül aldanma aldanma Şâhları tahtdan indirir Bir cânsız ata bindirir Karanlık kabre kondurur Gönül aldanma aldanma 8’li hece vezni 562 5 Mâmûrları eyler harâb Su yerine verir serâb Gül yüzleri eyler türâb Gönül aldanma aldanma Biraz müddet güler yüze Datlı datlı dutar söze Avını indirir düze Gönül aldanma aldanma Seni bir sevdâya salar Îmân ile dînin talar Şeytân gibi yüzün yalar Gönül aldanma aldanma Her kim ki mekrine düşe Ciğeri düzülür şişe LUTFÎ âgâh ol bu işe Gönül aldanma aldanma 1 Kesretle gelür sâime rahmet Ramazân’da Sâim bulunur Ahmed’e ümmet Ramazân’da Bu rahmet ayı Hazret-i Kur’ân ile sâbit Peygamber eder ümmete şefkat Ramazân’da İstiğfâr eder sâime cân ile melekler Hak’dan erişir mü’mine devlet Ramazân’da Allah’ına kul Hazret-i Peygamber’e ümmet Olanlar eder savmına dikkat Ramazân’da 454 5 Hak emri ile açılur ebvâb-ı merâhim Muhabbet-i Ahmed ile ülfet Ramazân’da Sâim kulunun ecrini Allah verir ancak Kurbiyyet-i Hak’da bula rif‘at Ramazân’da Güller açılur kalblerine ehl-i îmânın Cânânı ile cânına minnet Ramazân’da Hakk’ı bilene emr-i Hudâ elbet aseldir Zâhir u bâtın ümmete nîmet Ramazân’da Îmânı kavî emr-i Hudâ’yı kırabilmez Elbette eder savmına dikkat Ramazân’da 10 Bu rahmet ayını bize bahş etdi Hudâ’mız Rahmeti bula kullara kesret Ramazân’da Kur’ân okunur va‘z olunur LUTFÎ bu eyyâm Allah’ı sever cân ile ümmet Ramazân’da Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 563 1 Meyl eyleme dünyâya aman düşme belâya Kim verdi gönül oldu harâb dâr-ı fenâya Serveti serâp âkıbeti taht-ı türâbdır Aldanma sakın mâr-i münakkaş-ı sivâya Bu dâr-ı belâ bây u gedâyı yedi gitdi Şerbet-i şerîat ile bak derde devâya Sultân-ı selâtînleri hep eyledi berbâd Çend-rûz yüzüne güldü verüp dest-i vebâya 5 LUTFÎ bu kadar seyr-i serâhatle bir ibret Aldın mı dönesin gidesin râh-ı rızâya Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 564 1 Ummân-ı kerem sarf olıcak halk-ı cihâne Rahmet-i Rahîm âşık idi ehl-i îmâne 455 Kerem-i Kerîm bahrine pâyân bulunur mu Sarf-ı kereme halk eder Allah bahâne Neyyir-i muazzam gibi dilde ola himmet Himmeti ile dâhil ola dârü’l-emâne Gülbe-i gönülde doğa envâr-ı muhabbet Muhabbet ile erişe hurşîd-i nihâne 5 LUTFÎ gibi pejmürde perîşâne duâ kıl Mevlâ seni idhâl ede lutfuyle cinâne Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 565 1 Âlem-i muhabbetde ey rûh-i revân söyle Âşıklar ola sermest esrârı ayân söyle İşretgeh-i meyhâne rav za-i mücellâdır Elfâz-ı şerâfetle derbâne şâyân söyle Sohbet demidir cânâ dilde açıla güller Peymâneleri doldur cemâl-i civân söyle Bu bezm-i dilârâye merdâne olan gelsin Cânân cemâlin görsün bu zevkı revân söyle 5 Ummân-ı muhabbetden bir katre düşe câne Cân gözüne nûr versin LUTFÎ’ye hemân söyle Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 566 1 Müjde ey dil görünür kûy-i tecellâ gözüme Lutf u merhamet ile yâr bakıyor bu yüzüme Âteş-i aşkı olur cângâhıma zevk-ı cinân Dildârım beni dâre çekse hayâtdır özüme Nîm-nazar eylese dilhânem olur Arş-ı berîn Ne diler ise yapar râzı oluram yazıma Beni ol serv-i seher sâyesile perver ede Niyâzım kabûl ede merhamet ede nâzıma 456 5 Bu kerem şân u şerâfâtına elbette sezâ LUTFİY bu ne kerem bak kerem-i dilbâzıma Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 567 1 Zîb ü zîver-i dilber la‘l-i leb ü ruhinde Geysûleri dü-şehper serv-i revân âyende Cilve-i per-i rûyân hurşîd-veş münevver Meh-veşlerin dîdârın âşüftegân gûyende Ebrû-kemân güzeller fitne salar zemâne Diller bulur gülistân her eyledikçe hande Mîr-i mîrân-ı hûbân kasd-ı cefâ edince Âşıklara ne devlet derinde ola bende 5 Dilber olur kerem-rû nazar edince her sû Yâ Rab n’olur o demde LUTFÎ ola revende Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün 568 1 Düşdü âteş-i dalâl gülbe-i îmânımıza Kara su indi meğer dîde-i irfânımıza Atdı küfür küpüne riştemizi etdi siyâh Bu felâket dü-serâda dokunur kānımıza Eşnâ-ı etvâr ile seyr edegör merd ü zeni Bu şürûr-i şererin âteş atar cânımıza Öyle kal‘ oldu hayâ vücûh-i ebnâ-yı zemân Görmemiş ehl-i îmân girdi bütün hânemize 5 Deryâ-yı mel‘anetin ka‘rine daldırdı bizi Âsumân âteş atar nîmete küfrânımıza Arş-ı vahdet güneşinden kör olan ferdlerimiz Şirki de şerîk olur maksad-ı şeytânımıza Kişi kendi elile yârini ağyâr mı eder Seyr ede ülfetini zevk vere vicdânımıza 457 Bu denâeti kabûl kelb ü hımâr eylemedi Ebâlîs parmak atar ağzına tuğyânımıza Vallahi gitdi gider bu felâket tâ kıyâmet Düşmese ehl-i îmân dergeh-i Kur’ân’ımıza 10 Sanma ki Kādir ü Kayyûm bizi ahz eylemeye Kahr ile kān yığılır meydân-ı buhrânımıza Kahr-i dalâle gider su gibi ebnâ-yı zemân Ezelinden îmânı yok reh-i Kur’ân’ımıza Kerem-i Zât-ı Kerîm hikmet-i Rahmân u Rahîm Âkıbet nusret eder dîn-i âlî-şânımıza Her yüz içinde Hudâ va‘d-i Celîl’i celîdir Nusret-i şer-‘i şerîf Resûl-i zîşânımıza LUTFÎ deryâ-yı kerem-i Kerîm’e eyle nazar Bakarak gözlerimiz rahmet-i Rahmân’ımıza Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 569 1 Ey mîr-i zemân devlet-i dünyâya güvenme Şerâbı serâb bu kuru gavgāya güvenme Serveti zevâl dâimâ kesreti ziyândır Gaflete gidüp ba‘dehû ferdâya güvenme Elvân nakışına sakın aldanma fenânın Girme derine bu kara deryâya güvenme Binlerce bin er dâre çekip eyledi berbâd Serden edecek bu denî bed-mâye güvenme 5 İskender ü Dârâ’ları hem Rüstem-i Zâl’i Eyledi helâk menzil-i mevtâya güvenme Devrâne salar dâimâ dünyâ seni elbet Mahveyleye ömrün yıkan iğvâya güvenme LUTFÎ gibi zâr u zebûn eyler seni birgün Seâdeti serden ata sevdâya güvenme Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 458 570 1 Ey sabâ söyle selâmım yâre Allah aşkına Arz-ı hâlim takdîm eyle yâre Allah aşkına İhtiyârım elde varken cânımı kurbân dedim Al beni götür der-i dildâre Allah aşkına Ey sabâ vakt-i seher cânânıma eyle niyâz Nâzır olam bir dahî dîdâre Allah aşkına Ey sabâ zülf-i zer-i zî-şâne vuslat yoludur Nâmımı zikret gül-i gülzâre Allah aşkına 5 Ey sabâ günden güzel gül-ruhlerinin âlı var Vâkıf ol bir sen dahî esrâre Allah aşkına Derd-mendân âşık-ı pejmürdeler feryâd eder Söyle şevkım halları şeh-vâre Allah aşkına Ey sabâ metn-i dilim şerh eylesen sâzende-veş LUTFİY nâr ola derdim yâre Allah aşkına Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 571 1 Kûy-i cânâne yürü dergeh-i dildâresine Rahm eder şüphe mi var âşık-ı âvâresine Ey civân cân per ile pervâz edüp yâre yetiş Sabâ-veş vuslat edüp kâkül-i gülpâresine Ne seâdetli zemân yâr seni yârân edine Bir nazar eyleye yâr bende-i bî-çâresine Dil-i dildâre fedâ cânını cânâne dahî Eyleyen elbet alur dermânı her yâresine 5 Kuluyam kurbânıyam bendelerin kemteriyem Çâr-pâ dîde-bânem üstühânın pâresine LUTFİY lutf-i Kadîm Hazret-i Allah keremi Eyledi cân verelim gözlerinin kāresine Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 459 572 1 Zıyâfet verdiniz ihvân-ı câne Götürdüz cânları dârü’l-emâne Ezelden Hak beyân etmiş ki dostum Odur ki rahm ede ehl-i îmâne Muhammed Bakkal’ı dûr etme gözden Amândır dü-dîdem ayrılma sözden Sahîler hâşâ ki düşer mi yüzden Güneş-veş sevgili pîr ü civâne Cenâb-ı zü’l-Celâl’i nâsî olma Sakın bu gafletin deryâsı olma Bugünkü hizmetin ferdâsı olma Velî te’hîr edüp düşme ziyâne Cenâb-ı Hak seni senden güzelce Bilür halk eylemiş anla ezelce Güzel bulun rızâ-yı Lem-yezel’ce Ârif ol nûr-i dil devr-i zemâne 5 Seni halk eylemiş erham bir Allah Sana senden dahî erham o vallah Eğer olur isen lillâhi fillâh Keremullah sığar mı ya beyâne MUHAMMED LUTFÎ’ye lutf ede Mevlâ Şefî‘ ola güzel kadr-i muallâ Bizi afveyleye Bârî Teâlâ Yüzü ağ olarak çıkak dîvâne Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 573 1 Yâr-i dîdâr ister bu haste gönlüm Rahm eyle serverim rûh-i revâne Râhat-ı zemanda peyveste gönlüm Rencûr elbet bakar âb-ı hayvâne Nahl-i ihlâs üzre açılsa bir gül Dillere neşr olur bûy-i mey ü mül Esrâr-ı gülşeni bilince bülbül Sarf-ı vâridâtı sığmaz beyâne 460 İhtiyârı gider elinden elbet Âteşler saçılur dilinden elbet Merhabâlar olur gülünden elbet Âşıklar bahşeder cânın cânâne Fenâ-en der-fenâ olur yârında Ne devletdir kalmış yâr diyârında Nâm u nişân kalmaz âr u vârında Merhamet ederler böyle civâne 5 Şerâb olur kadehlere dökülür Zîr-i muhabbetde kaddi bükülür Gözlerinden eşk-i revân dökülür Tahsînler olunur böyle merdâne Bir derdi var derûnunu dağlamış Zencîr-i aşk etrâfını bağlamış Gözden olmuş cânân içün ağlamış LUTFÎ görmüş değil böyle ferzâne 11’li hece vezni 574 1 Selâm vere size Bârî Teâlâ dâr-ı cennetde Karar-gîr eylesün Allah sizi feyz-i muhabbetde Görünsün gözlere nûr-i tecellî lutf ede Allah Olasız âşinâ cânâ sizi ders-i şerîatde Bulasız lübb-i mânâyı aref dershânesinde siz Erişe kâbe-i maksûda kalbiz bu hakîkatde Ne kim var ehl-i tevhîddir o mü’min Hakk’a yâr olmuş Mutahher eylemiş rûhun güzelce bahr-i rahmetde 5 Bu LUTFÎ kemterin yâ Rab sana eyler münâcâtı Kerem-kâni Kerîm Allah bırakma dâr-ı mihnetde Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 575 1 Îyd odur cânân ile cânın berâber cân ola Zevk-ı tevhîd ile cânın bir tâze civân ola 461 Îyd odur dildâr ile dil dâr-ı vahdet sadrına Dilrubâlar ile meclis vuslata şâyân ola Îyd odur cânân cemâlin perdesini kaldıra Âfitâb-ı âlem-ârâ-veş dile mihmân ola Îyd odur hubb-i sivâdan fâriğ ola gönlümüz Hubb-i Mevlâ ka‘r-i kalbde dür ile mercân ola 5 Îyd odur Mevlâ kuluna “ente abdî” emr ede LUTFİY tevfîk-ı Mevlâ dergehe derbân ola Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 576 1 Yâ Rab bize bir er gerek Gönüllere nûr bahş ede Bu halde şîr-i ner gerek Mûsâ’lara Tûr bahş ede Ders-i meârif okuna Hikmeti kalbe dokuna Herkes edebin takına Tâlibe huzûr bahş ede Bahs-i arefden dem ura Hayrân ola gören nûra Sanki Mûsâ çıkmış Tûr’a Âleme mâmûr bahş ede Bir bâde-i bâkî vere Cemâl-i cânânı göre Cezbe-i Rahmân’e ere Her dâre Mansûr bahş ede 5 LUTFÎ kemâlin bir takın Deryâlara girme sakın Ef‘âli güzeldir Hakk’ın Dillere sürûr bahş ede Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 577 1 Ey tâlib-i cinân olan Merhamet et fakîrlere Makāmâtı âlî olan Merhamet et fakîrlere Merhamet edene Mevlâ Merhamet eder o a‘lâ İstersen kadrin muallâ Merhamet et fakîrlere 462 Dilersin rahmet-i Rahmân Yâr-i kadîm ola îmân Düşmüşlere eyle ihsân Merhamet et fakîrlere Halâsın istersin nârdan Cânın kurtarasın vârdan Dilersin seyr-i dîdârdan Merhamet et fakîrlere 5 Dilersin yüzün ağ olsun Kabrinde nûr çırağ olsun Cennet sana durağ olsun Merhamet et fakîrlere İstersin Livâü’l-hamd’i Nûr-civâr-ı Muhammed’i Devlet dilersin sermedî Merhamet et fakîrlere 8’li hece vezni Mal Allah’ındır sen dahî Hâlik’ı düşün ey ahî Olur mu düşün bir dahî Merhamet et fakîrlere LUTFÎ maldâr oldu çoklar Anlar hani şimdi yoklar İns ü cinni ölüm oklar Merhamet et fakîrlere 578 1 Kerem-kâni Perverdigâr Keremin günden âşikâr Ey rahmeti bol kerem-kân Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle İzz ü Celâl’in hakkıçün Nûr-i Cemâl’in hakkıçün Amme nevâlin hakkıçün Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Habib’in Ahmet hurmeti O’dur âlemler rahmeti Güşâd et bâb-ı şefkati Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Âdem peygamber hurmeti İbrâhim Halîl himmeti Sen kıl bize merhameti Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle 5 Evliyâullaha server Yâr-i gār-ı hak peygamber Be-hakk-ı Sıddîk-ı Ekber Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Himmet-i Pîr-i Geylânî Ehl-i tarîkın sultânı Şâd eyle ehl-i îmânı Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Gökden yağdır yerden bitir Gayıb hazînenden getir Görünmezinden sen yetir Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Yâ Rabbi biz kusûr etdik Büyük belâlara yetdik Rahmeyle yâ Rabbi bitdik Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Sebeb bizim kusûr idi Bir çok İslâm kanı yedi Cehennemdir açlık odı Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle 10 Körpeler acından ağlar Analar ciğerin dağlar Ölüm ister nice sağlar Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle 463 Sabî sıbyân sızlar bugün Rezzâk’ını gözler bugün Yerlerdedir yüzler bugün Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle 15 Var mı bir dergâh ki gidek Bâbında ilticâ idek Sana yalvarmayak n’idek Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Senden özge Rezzâk mı var Ya Kerîm ü Hallâk mı var Hâşâ gayrı bir Hak mı var Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Zîra Raûf u Rahmân’sın Azîmü’ş-şân-ı Mennân’sın Erhamü’r-râhimîn sensin Nân-ı azîz-i bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Kusûrumuz olur adem Nisbet-i rahmet eylersem Şânına lâyık söylersem Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle 8’li hece vezni Server-i enbiyâ bizim Efdal-i enbiyâ bizim Rahmet-i Kibriyâ bizim Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle Emrin hilâfına gitdik Büyük bir belâya yetdik Dergâhe dehâlet etdik Nân-ı azîzi bol eyle Kabûl et bizi kul eyle LUTFÎ değerli nâz eyle Sûzişli bir niyâz eyle Yâ Rab kulların şâz eyle Nân-ı azîzi bol eyle Kâbûl et bizi kul eyle 579 1 Feyz-i Rabbânî merkezi Sırr-ı velâyet me’hazi Meydân-ı reşâdet bâzi Abdülkādir’dir gavsullah Nûr-i hüdâdır dillere Nûr verir mey ü müllere Rîh-i Rahmân’dır güllere Abdülkādir’dir gavsullah Necm-i hüdâdır hüveydâ Muhıbleri bulur hüdâ Saîd olan olur fedâ Abdülkādir’dir gavsullah 464 Her kim diler hidâyeti Var ise ger seâdeti Hakk’ın bâb-ı reşâdeti Abdülkādir’dir gavsullah 5 Almış feyz-i Muhammed’i Kazanmış âlî himmeti Hakkā kitâb-ı hikmeti Abdülkādir’dir gavsullah Velîlerin serdârıdır Meşâyihin dildârıdır Mihr-i hüdâ envârıdır Abdülkādir’dir gavsullah Arş-ı berîn eyler nidâ Geylânî’yi sever Hudâ Melekler der cânlar fedâ Abdülkādir’dir gavsullah Sever Habîb-i Kibriyâ Severler cümle enbiyâ Tahsîn eder hep evliyâ Abdülkādir’dir gavsullah 8’li hece vezni Seâdeti sebkat eden Tarîk-ı hüdâya giden Geylânî’yi kabûl eden Abdülkādir’dir gavsullah 10 LUTFÎ yere koy sen yüzün Ayırma izinden gözün Hak tasdîk etdi bu sözün Abdülkādir’dir gavsullah 580 1 Mezâk-ı şi‘ri şâirân ururlar rişte-i câne Ki zarf-ı meydir her harfi düzülmüş rûy-i cânâne Gönül vahdet serâyıdır mahall-i gonce-i tevhîd Tecellîhânedir esrâr müsellem ehl-i irfâne Gönül lâhût ilinde âşiyân-sâz mürg gerekdir Sürûr-i dâne-i aşkı düzer hus nin de mîrâne Ki ol kayd-ı teallukda selâm-sâz eyleyen aşkdır Muhabbetle nazar etse kitâb-ı husn-i hûbâne 5 Eğer bezm-i elestden dem urursa bir dil-i şeydâ Bulur ol âteş-i aşkı olur âşık-ı ferzâne Eğer nây-ı ezel sırrı zuhûra gelse bir dilde Yerinde ol karâr eyler olur mestân-ı meyhâne Gönül LUTFÎ İlâhî’dir dem-â-dem aşk meyin ister Anın ile erişdiler erişen kurb-i sultâne Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 581 1 Selâm versin size cânâ cinân içinde bir Allah Dahî kurb-i civârında kabûl ede Resûlullah Der-i dergâh-ı Mevlâ’da niyâz-mendân olan ahbâb Bizi de sizlere bahş eyleye Rabb’im Teâlâllah 465 Cenâb-ı Hâlık erhamdir bize merhamet etmez mi Amân Allah diyen abde amân vermez mi ol Allah Hudâ’nın rahmeti âşık olupdur ehl-i îmâne Hudâ birdir Muhammed Hak resûl cinândadır billâh 5 MUHAMMED LUTFÎ’nin zann-ı gālibi bu dürür mutlak Bu tevhîd tâcını başımıza bâkî eder Allah Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 582 1 Cenâb-ı zü’l-kerem merhamet kâni Her dü-âlem şâd u handân eyleye Cennet-i a‘lâda vere mekâni Livâdârı şâh-ı merdân eyleye Ne kadar var ise ihvân-ı îmân Merhametler ede Hazret-i Rahmân Her iki cihânda Hak vere emân Cemâli cîminden ihsân eyleye Mevlâ nâsır olsun ehl-i îmâne Âkıbet göndersin dâr-ı cinâne Kayd eyleye ser-defter-i gufrâne Herbir derdimize dermân eyleye Herbir derde dermân hubb-i Hudâ’dır Hayât-ı rûhumuz nûr-i hüdâdır Muvahhidin rûhu Hakk’a fedâdır Afvimize Mevlâ fermân eyleye 5 Kāmet-i himmete bağla kemeri Eflâk-i gönülde rahmet kameri Mevlâ’ya tevekkül abdin hüneri LUTFÎ merhameti Rahmân eyleye 11’li hece vezni 583 1 Şerbet-i şehd-i hidâyet ilm-i irfândır bize Bu hayâtımız hayât-ı hubb-i Rahmân’dır bize 466 Mekteb-i ilm-i ledünde men a ref dersi ki var İstikāmet et ubûdiyyetde fermândır bize Emr olunduğun gibi sen hizmetinde dâim ol Emre fermân-berlik etmek kâmil îmândır bize Muktedâ-yı ehl-i îmândır Muhammed Mustafâ İktidâ etmek ana her derde dermândır bize 5 LUTFİY zarf-ı bevâtındır şerîat lâ-cerem Şürût-ı İslâm’a dikkat emr-i Kur’ân’dır bize Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 584 1 Şehr-i rahmet mâh-i himmet hurşîd-i ezmân bize Mâh-i merhamet içinde rahm eder Rahmân bize Ümmet-i Mahmûd-i Mevlâ ehl-i îmân bizleriz Nûr-i tevhîddir gönülde derdlere dermân bize Rahmet-i Mevlâ’ya masraf evvelâ nevbet bizim Kayd edüpdür deftere ilm-i ezel ihsân bize Dîn yolunda istikāmet farz-ı a‘zam emr-i Hak Emrine fermân-ber olmak emr-i Kur’ân’dır bize 5 LUTFİY dergâh-i Mevlâ her zemân gözler seni Dergeh-i dâr-ı şerîat dârü’l-emândır bize Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 585 1 Derdliler derûnunu bağlamış Hudâ’sına Kerîm’i gözler gözü muntazır nidâsına Erhamü’r-râhimîn’dir Mevlâ bir kerem eder Cümle mevcûdat muhtaç Hudâ’nın hüdâsına Hudâ’nın âdetidir sevdiğine derd verir Derd ise sebeb olur kendi merhabâsına Derdine mihmân olur Mevlâ’sı eder kerem Envâ-ı derdi verüp çünki Mustafâ’sına 467 5 LUTFÎ’yi kurbân ede Mevlâ muvahhidlere Nusreti Allah vere hizmetin edâsına 14’lü Hece vezni 586 1 Rahm eder şübhe mi var âşık-ı âvâresine Sabâ-veş durma yetiş kâkül-i gülpâresine Ne seâdetli zemân yâr ile hem-dem olasın Bir nazar eyleye yâr bende-i bî-çâresine Dili dildâre fedâ cânını cânâne vere Yârdan elbet alur dermânı her yâresine Kul olan kurbân olur ebrû-kemân dilberine Gün gibi doğsa güzel mahbûb-i meh-pâresine 5 LUTFİY lutf-i kadîm mihr-i vefâdâr olana Kıl nazar dâimâ sen gözlerinin kāresine Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 587 1 Dilberâ esrârını fitne-feşâne söyleme Pâdişâh-ı âlem-ârâ âlî-şâne söyleme Beste-dil ol dâmen-i gülbârda besdir sana Serfürû et emrine sen zer-feşâne söyleme Verd-i vahdetler açar gülşen-i dilde her zemân Gülbe-i gönlündeki dârü’l-emâne söyleme Dilrubâlar dergehinde âşiyân-sâz olmalı Serv-i kad serv-i levend serv-i revâne söyleme 5 Bezm-i meyde sâkî-i gül-deste eyle ilticâ Mey-keş ol meydâne gir pîr-i mugāne söyleme LUTFİY sermestlerin sırrına âgâh ol bugün Mey-keşâne hem-dem ol ferd-i zemâne söyleme Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 468 588 1 Gör ne safâ bahş eder zevk-ı muhabbet dile Hak vere ey nûr-i dil nûr-i hidâyet dile Gülbe-i gönlünde ki şem-‘i hidâyet yanar Zikr-i Hudâ’dan gelür şân u şerâfet dile Dürr-i seâdet ise sırr-ı süveydâdadır Bâde-i vahdet ise ayn-i kerâmet dile Yâr ile hem-dem olan ağyâre kılmaz nazar Dilde olan şevk-ı aşk mihr-i seâdet dile 5 Nûr-i hidâyet bula dîde-i dil LUTFİY Ölmeden evvel öle kopa kıyâmet dile Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün / Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 589 1 Ehl-i derd derd ehline esrârı söyler söylese Ehl-i aşk âteş-feşân eş‘ârı söyler söylese Ehl-i irfân ârifâne sohbetin dürdâne-veş Tâlib-i dürdâneye dür-bârı söyler söylese Gerden-i kelbe asar mı incû mercânı olan Bir aref-şân ârife ahbârı söyler söylese Gösterir gevher-fürûşa cevheri cevher-şinâs Bülbüle vakt-i seher gülzârı söyler söylese 5 İlm-i hikmet bahseder mi merd olan mürde dile Zîr-i bârda üştürâne hâne söyler söylese Şehd ü sükker-rîz olur mu âkılân pîş-i hare Asgar-i etfâle LUTFÎ Bârî söyler söylese Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 590 1 Ey varak al selâmım var yürü cânân iline Edeb erkân ile var takdîm ederek eline 469 Yâr ü yâveri ola her dü-cihân Bârî Hudâ Bâğ-ı dilde dilerim değmeye hazân gülüne Nûr-i vahdet güneşin gülbe-i gönlünde göre Zevk-ı tevhîd-i dile konmaya gubâr bâline Zevk-ı dil hayât-ı cân cân ise hayât-ı beden Nâsır ola rûz u şeb Zât-ı Kerîm her hâline 5 Ülfet-i cânân ile cân bula bir zevk-ı kadîm LUTFÎ ebnâ-yı nâsın sen bakma kıyl ü kāline Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 591 1 Derd elinden dâde geldim rahm ede cânân bize Nîm-nazarla lutf edüb de bakmadı Lokmân bize Gül-gülistân-ı melâhatde eder zevk u safâ Arz-ı hâlimiz okumaz istemez imkân bize Böyle bir cânsûz ciğer-dûz tîrine oldum hedef Kûşe-i tıbhânesinde kaldı bir efgān bize Ne kadar yandım yakıldım merhamet göstermedi Korkaram âhir içirir bu şerâb-ı kan bize 5 Böyle nâz satmak niyaz-mendâne kimse görmemiş Kâse kâse zehri sundu âfet-i devrân bize Bu cefâ-cû rahm edüb bir dem meded-res olmadı Cângâhıma âteş oldu dîde-i fettân bize LUTFİY var mı emangâh gayri bir dergâhde Derdimiz teşhîs ederek eyleye dermân bize Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 592 1 Vakt-i seher dökülür bülbülân efgānımıza Gül-i hasret bû verir gülbe-i ahzânımıza 470 Dâne dâne la‘l-reng eşk-teri çeşmimizin Eseri verdi nemâ tâze gülistânımıza Dil-i târikimizi etdi rûşen şem‘a-i âh Eyledi bahş-i çerâğ bu şeb-i hicrânımıza Vuslat-ı ân-ı vefâdârımızı gördüğümüz Âlem-i hâb mı diyem dîde-i giryânımıza 5 Ruh-i gül-reng-i nigârımızı bu seyr ü safâ Mihr-veş çaldı o meh şu‘lesini yanımıza Yâr ile yârân olupdur dil-i hasret-gedemiz Cân-nisâr eyleyelim cân ile mihmânımıza LUTFİY cânânımız cânımıza kasd kılup Yoluna kurbân olup ıyd edelim cânımıza Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 593 1 Yine kasd etdi bugün teşneler îmânımıza Âsumân yandı ya man hâl-i perîşânımıza Yâr ile hem-dem olup ülfete yokdur destûr Rahmi gelmez n’idelim dîde-i giryânımıza Güzelim nâz u nezâketleri az az edegör Korkaram kat‘ edesin âteş ola cânımıza Zevrak-ı bahr-i gamın kaptânına cân kurbân Devr-i girdâba döner mevc verir yanımıza 5 LUTFİY derd-i deher câne yetişdirdi meni Yüz dutam ağlayarak dergeh-i sultânımıza Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 594 1 Mestâneleri seyret meyhâne-i mânâda Sergeşte olur elbet meyhâneye üftâde 471 Leylâ’yı gören gözler âvâre-i sahrâdır Elbette düşer Mecnûn bülbül gibi feryâde El-kıssa sanem-rûler âşıklarını derbend Kâkülleri zîrinde etmiş seri sevdâde Dîvâne-i muhabbet cânına eder minnet Kurbân ola cânâne katre ola deryâde 5 Bâzâr-ı muhabbetde serbâz olur âşıklar Bir cânına ne kıymet bin cân ile dildâde Tayyâr ola gör Tayyâr eflâk-i muhabbette Esrârını tevhîdin seyret rûy-i eşyâde Mir’ât-ı hakîkatdir dershâne-i vahdetdir LUTFÎ dürr-i hikmetdir bu mevcûd-i âmâde Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 595 1 Cennet-i dünyâ desem lâyık Söğütlü Köyü’ne Etrâfında var mıdır fâık Söğütlü Köyü’ne Bâğ u bostân bir meserretgâh-ı dilkeş menzili Bülbülân vakt-i seher âşık Söğütlü Köyü’ne Mürg-i zâre bir gülistân nehr-i kevserden nişân Gösterir gülşen mi var sâbık Söğütlü Köyü’ne Nehr-i vahdetden tefeyyüz etmiş ırmakları var Matla‘inde mihr ü mâh şâık Söğütlü Köyü’ne 5 Bir meserretgâhdır âlemde misli az olur Görse meddâhı olur Vâmık Söğütlü Köyü’ne Mâhîler havuz içinde cilveli cevlân eder Hamd ile hâl dilleri nâtık Söğütlü Köyü’ne Hânedânına yakışır hâne eyvân-gehleri Hûb-ter olduğuna tanık Söğütlü Köyü’ne 472 Ehlini Allah hidâyet eylesün her dü-cihân LUTFİY zevk ehlidir zâık Söğütlü Köyü’ne Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 596 1 Erenler cem olsun erler dirilsün Bir gaddâr elinden geldik emâne Bu yolda yumulan gözler kör olsun Kahrullahı görür gelmez îmâne Âteşe dökülmüş sabî sıbyânlar Sahrâları dutmuş bûy-i büryânlar Eşyâyı ağladır savt-ı giryânlar Meded etmez bu ebnâ-yı zemâne Deryâlar bu derdi görse kururlar Şecerlere olsa kökden çürürler İslâm olan bu belâyı görürler Gayret edüb biri girmez meydâne Kāflar kaldıramaz bu ibtilâyı Gökler görse erir bu mübtelâyı Kâfirler görmemiş böyle belâyı Yakışır mı bu tehammül insâne 5 Sabîleri birbir şişe düzerler Ulemânın başlarını ezerler Allah var diyenin etin yazarlar Merhametleri yok pîr ü civâne Îmânı İslâm’ı olsa bu nâsın Çeker mi derdini böyle nesnâsın Dutar mı bir cânın gidince yasın Dönmez mi bugünde râh-i Rahmân’e Dinlerin dünyâya etdiler kurbân Görünmez gözlere fermân-ı Kur’ân Bugünde cesetde saklanır mı cân Merkeb mâlûm lâyık olmaz kurbâne 473 Îtikād-ı İslâm eridi gitdi Nûr-i îmân kalbden yürüdü gitdi Gayret ü şecâ‘at çürüdü gitdi Herkes tâbi‘ oldu devr-i zemâne Erler esîr oldu zenâne bugün Severek uydular zemâne bugün Îtibâr etmezler Kur’ân’e bugün Ehl-i tuğyân sığmaz herbir mekâne 10 Gayretullah birgün meydâna gelür Kahr-i Hudâ elbet yerini bulur Adâlet eyler Hak intikām alur Nice yüzbin gerden boyanır kāne Ahkemü’l-Hâkimîn Hazret-i Allah Hükmünü yürüdür şüphesiz vallah Kādir kudretini gösterir billâh LUTFÎ ol gün hep gelürler îmâne 11’li hece vezni 597 1 Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitme Esîr-i gurbet-i nâlân olan insânı incitme Tarîk-ı aşkda bî-çâre-yi hicrânı incitme Sabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân’ı incitme Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Elin çek meyl-i dünyâdan eğer âşık isen yâre Muhabbet câmını nûş et asıl Mansûr gibi dâre Misâfirsin felek bâğında kendin salma efkâre Düşersin bir belâya sabrı kıl Mevlâ verir çâre Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Bulaşma çirk-i dünyâya vücûdun pâk ü tâhirken Güvenme mâl u mülk ü mansıbın ifnâsı zâhirken Nic’oldu mâli Karûn’un felek bağında vâfirken Nedir bu sendeki etvâr-ı dert gönlün misâfirken Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme 474 Hasislikden elin çek sen cömerd ol kân-ı ihsân ol Konuşma câhil ü nâdân ile gel ehl-i irfân ol Hakîr ol âlem-i zâhirde sen mânâda sultân ol Karıncanın dahi hâlin gözet dehre Süleymân ol Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme 5 Ben insânım diyen insâna düşmez şâd u handânlık Düşen bî-çâreyi kaldırmadır âlemde insanlık Hakîkat ehlinin hâli dürür dâim perîşanlık Bir işi etme kim gelsün sana sonra peşîmanlık Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Ben irfânım deyû her yerde kendin atma meydâna El elden belki üstündür ne lâzım uyma şeytâna Yakîn olmak dilersin Hazret-i Hallâk-ı ekvâna Cihanda datlı dilli olması lâzımdır insâna Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Celîs-i meclîs-i ehl-i hakîkāt ol firâr etme Hevâ-yı nefsine tâbi‘ olan yerde karâr etme Tekebbürlük eden insâna aslâ îtibâr etme Sana cevr ü cefâ ederse bir kes inkisâr etme Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Vefâsı var mıdır gör kim sana bu çarh-ı devrânın Eser yeller yerinde hâni ya taht-ı Süleymân’ın Yalınız âdı kaldı âlem-i zâhirde Lokmân’ın Geçer bir lahzada ru’yâ misâli ömrü insânın Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Sana bir fâide yokdur bilirsin halk-ı gıybetden Gözün aç âlemi bir bir geçir sen çeşm-i ibretden Zarar gördüm diyen gördün mü sen ehl-i muhabbetden Yeme kul hakkını korkar isen rûz-i kıyâmetden Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme 475 10 Hakîkāt bahrinin gavvâsı ol terk-i mecâz eyle Çıkar ha alma mazlûmun ahın sen ihtirâz eyle Çekil semt-i Habîb’e ey gönül azm-i Hicâz eyle Yüzün dut hâk-i pâyine heman arz-ı niyâz eyle Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme Gönül âyînesin silmek gerekdir kalb-i âgâhe Muhabbet şems-i doğmuşken ne lâzım mihr ile mâhe Ne müşkil hâcetin varsa hemân arzeyle Allah’e Der-i Mevlâ dururken bakma LUTFÎ başka dergâhe Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme
|