N (Kāf-i nûnî) KĀFİYESİ

İster allan güller gibi her seher

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster olsun hazînende dür güher

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster Cemşîd gibi başında zer-tâc

 Olsun kâküllerin gerdende kıykâc

 İsterse devletin tarîk-ı minhâc

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster elvân-nakış eyvânları yap

 Kürkün elmas altun kemer dürr-i nâb

 İster rızkın olsun gül rengi şerâb

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster emîrâne kur taht-ı revân

 Şâhâne üstüne kurul nev-civân

 Husrev gibi hergün eyle bir dîvân

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 5 Hadem haşem ile seyrângâhe var

 Evlâdların etrâfında gül‘izâr

 İskender-veş olsan dahî bahtiyâr

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İsterse bu dünyâ hep senin olsun

 Şân ü şöhret şerâfetinle dolsun

 Halk-ı zemân hep emrinde bulunsun

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster ömrün ise sad-hezâr olsun

 Ârâmgâhın güzel sebzezâr olsun

 Gül-gülistân LUTFÎ reh-güzâr olsun

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 11’li hece vezni

 388

458

 1 İster İskender ol serîr üstünde

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster Süleymân ol mühür destinde

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 İster Hayder gibi zülfikār takın

 İster Îsâ gibi düşmândan sakın

 İsterse sefîne bahre bırakın

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 İster allar giyin mihr-i zemân ol

 İster güneş gibi dârü’l-emân ol

 İsterse kamer-veş şeh-i şâdân ol

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 İsterse devletin Hârûn’e dönsün

 İsterse hazînen Kārûn’e dönsün

 İsterse servetin Hâmân’e dönsün

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 5 İster tâze güller gibi olsun evlâdın

 Serv-i kad nev-civân olsun ahfâdın

 Dünyâya şân versin nâm-ı ecdâdın

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 İster Cemşîd gibi zer-tâcın olsun

 İster Rüstem gibi minhâcın olsun

 İster güneş gibi sirâcın olsun

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 İster Husrev gibi günde bir dîvân

 İster Kisrâ gibi yap âlî eyvân

 İster Kayser gibi sür sen de devrân

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 İster Hâlid gibi üstüvâr olsan

 İster Hamza gibi şehsüvâr olsan

 İster Mıkdâd gibi nev-civân olsan

 Âhiri ölümdür ne hayâldesin

 389

İster Hasen gibi evlâd-ı Nebî

 İster Huseyn gibi sultân çelebî

 LUTFİYÂ hiç gezme Şâm u Hâleb’i

 Âhiri ölümdür ne hayâlde sin

 11’li hece vezni

 459

 1 Dilberâ câna yetişdi zulm-i âzârın senin

 Kubbe-i eflâke çıkdı kahre ısrârın senin

 Kayd-bend dâm-ı belâda bu kadar tahkîr ola

 Bu felâketden ziyâde var mı efkârın senin

 Böyle bir bâr-ı belâya şîr-i ner tâb eylemez

 Bak ki bir asra sığar mı adle girdârın senin

 Bu kadar sıkleti sen kāflara ursan inledir

 Hak budur bu iddiâya var mı inkârın senin

 Bahr-i zulmet kapladı feryâd-res var mı bugün

 Senden özge ey kerem-şân yok mu ikrârın senin

 5 Kıl kerem sâhib-zemân biz ümmet-i Muhammed’iz

 Güldüre solmuş yüzümüz mihr-i dîdârın senin

 Nâmımız muzâfdır Muhtâr-ı Mevlâ’ya bugün

 LUTFİYÂ var gavse söyle nerdedir yârin senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lün

 460

 1 Mihr-i tevhîd gösterir mir’ât-ı dîdârın senin

 Hubb-i Hak feyz-i İlâhî nûr-i dil vârın senin

 Hurşîd-i Arş-ı muallâsın Habîb-i Kibriyâ

 Kimse bilmez Hak’dan özge hadd-i esrârın senin

 Mekteb-i ilm-i ledünnîdir derûnun nûr-i Hak

 Katre-i ummân-ı ilmin ister ahyârın senin

 Nûr-i Mevlâ’dan mürekkebdir vücûdun feyz-i Hak

 “Rahmeten li’l-âlemîn”dir zât-ı hüş-yârın senin

 390

5 Ahmed ü Mahmûd Muhammed Mustafâ derler sana

 Leyle-i Esrâ’da Arş-ı a‘lâ gülzârın senin

 Sen emengâh-ı kıyâmetsin şefîu’l-müznibîn

 Kıl şefâ‘at yâ Muhammed göster etvârın senin

 Bu MUHAMMED LUTFÎ’dir zâr u zebûn gözler seni

 Bahr-i rahmet-i İlâhî var mı mi‘yârın senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 461

 1 Her dü-âlem mürtefi‘dir kıymeti âriflerin

 Âleme şems ü kamerdir himmeti âriflerin

 Gül-gülistânı melâhat gülleridir her zemân

 Arş’dan ferşe kadardır hurmeti âriflerin

 Men aref dershânesinde lübb-i hikmet neşreder

 Feyz-i Feyyâz iledir bil sohbeti âriflerin

 Ârifân akmâr-ı rahmetdir dü-âlem LUTFİYÂ

 Bahr-i ummândır gönülde şefkati âriflerin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 462

 1 Âşıkların aklın alur

 Gerdende halların senin

 Bülbüller hayretde kalur

 Açılsa güllerin senin

 Hûrîleri raksa salar

 Gözlerinden sürme talar

 Şâhların tâcını çalar

 Dür döken dillerin senin

 Âriflerin irfânına

 Karşu bırakmış şânına

 Cem eylemiş dîvânına

 Dest-beste kulların senin

 5 Dildâdeler giryân olur

 Ciğerleri büryân olur

 Dîvâneler uryân olur

 Görünse illerin senin

 Geysûlerin bâd-ı sâbâ

 Kaldırsa etse ber-hevâ

 Güneş gibi verir zıyâ

 Neşr olsa tellerin senin

 Pervâne-veş şem‘a yanar

 Kebâb gibi yanar döner

 Bulsa eğer Kevser sanar

 La‘linde balların senin

 391

Derdlilere dermân eder

 Katreleri ummân eder

 LUTFÎ’yi zü’l-fermân eder

 Hikmet mekāllerin senin

8’li hece vezni

 463

 1 Berk-veş berrâk eder hayâlimi hâlin senin

 Gün gibi eyler güzel ahvâlimi hâlin se nin

 Ne seâdetdir serimde serv-i kaddin sâyesi

 Nûr verir kubbe-i kalbe mihr-i ikbâlin senin

 Âl-i la‘lin pertevi mânend-i hurşîd dildedir

 Gül-gülistân-ı husünde var mı emsâlin senin

 Dilberâ nûr-i cemâlin cânıma cân eylesen

 Rûh-i âlemdir gözümde nûr-i cemâlin senin

 5 Bir göreydim kelb-i kûyinle müşerref olduğum

 Cân-nisâr etsem yolunda dilrubâ mâlin senin

 Dâm-ı aşka mürg-i dil oldu giriftâr çâre yok

 Tesbît etdi kâtib-i aşk dilde eşkâlin senin

 LUTFÎ’dir zâr u zebûn pejmürde-hâl miskîn garîb

 Derdine dermândır ancak hâk-i ni‘âlin senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 464

 1 Bahr-i hayrete salar güneşleri hâlın senin

 Gönlüm eyler nehr-i nûr dolunca hayâlin se nin

 Ey kerem-pîşe niyâzdârın yüzü yerlerdedir

 Levhâ-i sadrımda sâbit nakş-ı eşkâlin senin

 Olmuş oldu ey dirîğ nâmım mekālinden berî

 Kim görübdür menden özge böyle bir hâlin senin

 Akl ile aşkı berâber al da gel fermân ise

 Kimde cem olduysa göster emr-i muhâlin senin

 392

5 Zevk-ı dil zâil olunca rûh hayâtından düşer

 Bu hayâtımın hayâtı nûr-i dil mâlin senin

 Bir göreydi gözlerim ebrû-kemânın tâkını

 Âl ile elden alaydı vârımı âlın senin

 LUTFÎ-tek var mı aceb bir kâbe-i kûyinde yâ

 Dest-beste gönlü haste hâk-i ni‘âlin senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ  ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 465

 1 Dokunur tellerine her seherlerde sabâ zülfün

 Getürüp bûy-i cânânı verir câna safâ zülfün

 Gülistân-ı cemâlindir eden bülbülleri sermest

 Eder bahş-i hayât uşşâkına dârü’ş-şifâ zülfün

 Dağılmış gerdeninde dâne-i hallar hayâl eyler

 Şeb-i beyzâda mihr-âsâ vere câna şifâ zülfün

 Seni ey şâhid-i kudsî göreydi hurşîd-i Ken‘ân

 Anı dilşâd ederdi ahdine elbet vefâ zülfün

 5 Kamer-tal‘at nehr-i himmet kerem-rû şânına şâyân

 Güneş-veş bezm-i hûbânda vere kalbe cilâ zülfün

 Amân ey seng-dil dilber kerem kıl LUTFÎ’ye lutfet

 Cemâlin cilvesin göster ede derde devâ zülfün

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 466

 1 Birgün olur yâre bakar gözlerin

 Mergûb olur yâre şîrîn sözlerin

 Birgün olur câne düşer heyecân

 Bahr-i nûra garkeder yâr yüzlerin

 Birgün olur sadr-ı safâya alur

 Sînesine yâri çeker nâzların

 393

Birgün olur vuslata vâsıl eder

 Kabûl eder nâz ile niyâzların

 5 Birgün olur zevrak-ı bahr-i kerem

 Seni alur sahnına enbâzların

 LUTFÎ gibi kalma zebûn nûr-i dil

 Şev ka salar gönlünü dem-sâzların

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 467

 1 Dür döker dilden dile sohbetleri çul-pûşların

 Bahşeder feyz-i Hudâ ülfetleri çul-pûşların

 Arş-ı Rahmân’dan iner sermâyesi kalblerine

 Dağılur ihvânlara rahmetleri çul-pûşların

 Hazret-i Allah sever yüz yere koymuş kulları

 Bahr-i ummâna döner şefkatleri çul-pûşların

 Dâimâ vîrânelerde kenz-i pünhân gizlidir

 Hurşîd-âsâ erişir himmetleri çul-pûşların

 5 Hazret-i Ömer ile Osman Alî çul-pûş idi

 LUTFİYÂ Arş’dan yüce kıymetleri çul-pûşların

 Fâ ‘î lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 468

 1 Ey kerem-şânım Kerîm’in bahr-i eltâfındasın

 Misli yok hût-i muazzam hubb-i deryâsındasın

 Ken di nûrun kabzedüp Hallâk-ı âlemden ezel

 Ol Habîb’im yâ Muhammed emr-i vâlâsındasın

 Kubbe-i kudret kuralı neyyir-i a‘zam seni

 Gösterüpdür enbiyâya tâk-ı mihrâbındasın

 Yed-i kudretle verüp fermân-ı muhtâriyyetin

 Muktedâ-yı enbiyâsın Leyl-i Esrâ’sındasın

 394

5 Şâh-ı evreng-i şefâ‘at matla-‘i mihr-i hüdâ

 Hurşîd-i rûz-i kıyâmet taht-ı livâsındasın

 “Kābe kavseyni ev ednâ” bezm-i vuslat mahremi

 Vâkıf-ı sırr-ı “mâ evhâ” kurb-i Mevlâ’sındasın

 Hâzin-i kenz-i füyûzatsın MUHAMMED LUTFÎ’ye

 Bir nazar kıl ki Kerîm’in ind-i mânâsındasın

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 469

 1 Gonce-i handândır la‘l-i lebleri

 Güller döker gül yanağı dilberin

 Hurşîd-nümâyişdir Cibrîl şehperi

 Mâh-tâbân sîm-bukağı dilberin

 Allara gark olmuş gül-endâm nevres

 Hâl-i hayâlinde feryâdda ceres

 Nîm-nazarı âşıklara dâd-res

 Verd-i ahmer dilde dâğı dil be rin

 Güneşler reşk eder gülberlerine

 Ebrû-kemân zülf-i anberlerine

 Kâküller dökülmüş şehperlerine

 Cemâlinde cân çerâğı dilberin

 Arş’a şöhret verir tâk-ı ebrûler

 Cemâline cân-dâdedir hûb-rûler

 Kemâline hayret eder meh-rûler

 Kurulmuş âşıka âğı dil be rin

 5 Dağılmış devrâne şân u şöhreti

 Kamer-veş bir dilber Hakk’ın kudreti

 Okumuş elestde ders-i hikmeti

 Verd-i vahdet açar bâğı dilberin

 LUTFÎ sanem-rûler dârına düşme

 Âteş-feşân elden bâdeyi içme

 Dilbere dil verüp âteşde pişme

 Âteşlidir tâze çağı dilberin

 11’li hece vezni

 395

470

 1 Kan yaş dökerek nâme yürü yanına yârin

 Ol sâkin-i gārın

 Mebhasini zikretme güzel terk-i diyârın

 Açma dil-i zârın

 Gülzâr-ı gülistân-ı zemânın zevâli var

 Âleme bu hâl var

 Gül gibi güzel nûr yüzüne bak içi nârın

 Sil rûy-i gubârın

 Ef‘âl-i Hudâ ayn-i hikemdir dedi Kur’ân

 Mü’minlere fermân

 Nâsırı Cenâb-ı Hak ola derd-i hezârın

 Allah ola yârın

 Bir merd-i sahî şân-ı kerem zât idi hâlâ

 Allah ede a‘lâ

 Hak yoluna sarfeyler idi ekser-i vârın

 Müştâk-ı dîdârın

 5 Gark-ı garîk-ı rahmet ede Hâlik-ı âlem

 Reşk eyleye Âdem

 Hıfzetdi kemâl ile güzel nâmûs u ârın

 Dense vefâdârın

 Allah’a emânet ola evlâd-ı kiramı

 Ber-vefk-ı merâmı

 Kardeşlerine göstere cemâl-i kibârın

 Cennetde diyârın

 LUTFÎ kuluyam kurbânıyam kim sever Hakk’ı

 Fark eder ehakkı

 Gönderdi Hudâ lutf ile firdevse şikârın

 Rahmeyledi târın

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 Mef ‘û lü / Fe ‘û lün

 471

 1 Ey şâhid-i kudsî yine cevlâne mi geldin

 Ya nûr-i hüda şem‘ine pervâne mi geldin

 396

Sen bezm-i elest va‘d-i visâl eyledin ammâ

 Ey şân-ı vefâ va‘dini ihsâne mi geldin

 Ey nûr-i nümâyiş gül-i handân şeh-i devrân

 Meh-pârelerin gerdenine dâne mi geldin

 Ey şûh gülistân-ı melâhatde vahîdsin

 Dildâr-ı dilâverlere şâhâne mi geldin

 5 Ey nûr-i basar merhamet et pîr ü civâne

 Ey mîr-i zemân âfet-i devrâne mi geldin

 LUTFÎ keremin teşnesidir mihr-i dilârâ

 Dildâdelere cevr ile meydâne mi geldin

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 472

 1 Ey dil nazar-bâz olma gel dîdârına dilberlerin

 Her kim bakarsa cân gider gülberine dilberlerin

 Bir âfet-i cândır sana sevdâsı serv-i kāmetin

 Değer ise bâd-ı sabâ dîdârına dilberlerin

 Müşg-i Tâtâr-veş neşreder bûy-i cinânı dillere

 Bâd-ı sabâ müştâk olur şehperine dilberlerin

 Dilrubâlar dîdârıdır âşıkların cân cenneti

 Cennetde Rıdvân reşk eder gülzârına dilberlerin

 5 Hayât-ı cândır sözleri mihr-i muhabbet gözleri

 Cânın verüp cân atagör düş dârına dilberlerin

 Cevher-i cân her kimde var güzellere kurbân olur

 Seyyâreler âşüftedir ezhârına dilberlerin

 LUTFÎ o dilber ki dedin nûr-i hidâyet perveri

 Kıymet-şinâs dildâdedir dür-bârına dilberlerin

 Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün

 473

 1 Bağla nûr-i basarım meyâne himmet kemerin

 Olasın müntehab-i manzûr-i ehl-i nazarın

 397

Bir nazar etse eğer ehl-i nazar mürde dile

 Bir hayât bahşede ki kalmaya hergiz kederin

 Dili dildâre fedâ eyle ki dildâr sana

 Dest-gîrin ola ol hayr ola dâim seferin

 Sana mir’ât-ı muhabbetde eder arz-ı cemâl

 Göze göstere güzel dildeki dürr ü güherin

 5 Gülbe-i gönlün ise ravza-i Rıdvân’ı değer

 O zemân LUTFÎ bilirsin ne kadardır değerin

 Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün

 474

 1 Derd-i derûnuma dermân arardım

 Dediler ki derddir dermânın senin

 Dergâh-ı dildâre kurbân arardım

 Dediler ki cânın kurbânın senin

 Bir meded gözlerdim bây u gedâdan

 Dediler ki dinle emr-i nidâdan

 İhsân olmayınca Zât-ı Hudâ’dan

 Bay gedâ edemez ihsânın senin

 Sordum erenlerin dergâhı kanda

 Dediler ki dergâh olur her yanda

 Senin aradığın bir âlî-şânda

 Var ise bulursun iz‘ânın senin

 Çâr-etrâfıma eyledim nazar

 Gördüm eşyâ olmuş dür ile güher

 Mahall-i merkezden verdiler haber

 Dediler tevhîddir bürhânın senin

 5 Kim okursa dilde ders-i men a ref

 Âlem-i mânâda bulur bin şeref

 Bir gör tevhîd eder eşyâ her taref

 LUTFÎ hüccetindir îmânın senin

 11’li hece vezni

 398

475

 1 Mecma-‘i mehâsin ravza-i cennet

 Güzeller içinde bir dâne misin

 Ebrû-kemân dilber kamer-i kudret

 Gerden-i havrâda dürdâne misin

 La‘l-i lebin kevser câm-ı muhabbet

 Verd-i hikmet gülistân-ı melâhat

 Sana mahsûs bu şöhret ü şerâfet

 Hayder-veş meydânda merdâne misin

 Sana kurbân olam âfet-i devrân

 Şems ü kamer encüm cemâlan hayrân

 Sana kulluk eder emîr-i zemân

 Ey Husrev-i devrân yekdâne misin

 Serviler seherde kāmetin gözler

 Âşüfte âşıklar yerdedir yüzler

 Üftâdeler ağlar ciğerler sızlar

 Gülistân-ı dilde handâne misin

 5 LUTFÎ’ye lutfeyle dîdesi fettân

 Merhametin gözler bu derd-mendân

 Er bulunur amma bulunmaz meydân

 Darb-ı uşşâk ile sindâne misin 

11’li hece vezni

 476

 1 Güvenme güzelim mâle devlete

 Birgün olur elden gider devletin

 Ömrün hebâ edüp düşme zahmete

 Ellerin elinde kalur servetin

 Bu dünyâya hizmet eyledi binler

 Cânlar fedâ etdi nice yüzbinler

 Kara günler gördü zülf-i sünbüller

 Herkesin eline verdi himmetin

 Şân u şerâfeti dünyânın kandır

 Âdemler öldürür kanlı mekândır

 Devleti serveti âb-ı revândır

 Boş yorulma boşa gider gayretin

 399

Nice bin Rüs tem’ler Husrev ü Dârâ

 Nice bin İskender rûy-i dilârâ

 Nice bin Yûsuf’lar cemâl-i havrâ

 Terk etdi gitdiler şân u şöhretin

 5 Semâya uçardı taht-ı Süleymân

 Yüzlerce yaşadı Hazret-i Lokmân

 Bakdılar ki değil bu dârü’l-emân

 Bırakdılar saltanat u şevketin

 Hayder-i Kerrâr ki şâh-ı velâyet

 Allah’ın arslanı mihr-i şecâat

 Enbiyâ evliyâ çekdiler zahmet

 Dutar mı bu gaddâr senin hurmetin

 Gül-gülistân yüzlü şehzâdeleri

 Cemâl-i cânâne cân-dâdeleri

 Dîdâr-ı dilbere dildâdeleri

 Bir avuç toprakdır dedi kıymetin

 LUTFİYÂ misâfirhânedir bu hân

 Aldanma verse de dür ile mercân

 Emânetdir sana tendeki bu cân

 Ona göre iş dut anla mühletin

 11’li hece vezni

 477

 1 Selâm olsun sana güzel nev-civân

 Bahr-i merhametde mathûr olasın

 Dest-gîrin ola Hazret-i Ahmed

 İnd-i Peygamber’de mesrûr olasın

 Merhamet buyura Hazret-i Mennân

 Derdlere dermândır rahmet-i Rahmân

 Her ne kadar varsa ihvân-ı îmân

 Berâberlerince mağfûr olasın

 Açıla gönülde tevhîd gülleri

 O gülşende öter cân bülbülleri

 Raksa gelür ol dem dîn sünbülleri

 Meydân-ı tevhîdde meşhûr olasın

 400

Gülistân-ı dilde gonce-i hamrâ

 Tevhîd-i Bârî’se dilde dilârâ

 Kalbin olur ol dem cennet-i Me’vâ

 Huzûr-i hazretde mezkûr olasın

 5 Elbet makbûl olur yerdeki yüzler

 Muhtâc olan dâim dergâhı gözler

 Cânânını gözler cângâhı sızlar

 Bu der-i dergâhe mecbûr olasın

 MUHAMMED LUTFÎ’yi hayr ile yâd et

 Hayır duâ ile kalbin âbâd et

 Bir Fâtihâ oku rûhunu şâd et

 Her iki âlemde mansûr olasın

11’li hece vezni

 478

 1 Cevr devrinde felek söyle kimi şâd eyledin

 İzz ü nazla besleyüp vârımı berbâd eyledin

 Bahr-i kan enhâr-ı tuğyân fitne-güster zî-zevâl

 Nice Husrev Cemşîd’in tâcını berbâd eyledin

 Gül-gülistân yüzleri soldurdun ey gaddâr felek

 Haccâc’ı mefkûd eder âlemde bir âd eyledin

 Ol kadar mânend-i Rüstem serv-i kadler kāmetin

 Kahr ile rû-ber-zemîn kānûnu îcâd eyledin

 5 Şah gedâ feryâd ederler zîr-i darbında senin

 Kangı çeşm-i nem yetîme sen de bir dâd eyledin

 Şîr-nerler dest-i kahrında olur lerzân bugün

 Ahyârı zîr u zeber eşrâre imdâd eyledin

 LUTFİYÂ câm-ı ecelden özge dermân kalmadı

 Câlis-i ser-sadrımız çünki haram-zâd eyledin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 401

479

 1 Kurbân olayım ben sana ey Kādir u Kayyûm

 Isyânıma bakmaz bana ihsânlar edersin

 Ne arz edeyim âlim ü dânâ sana mâlûm

 Merhamet edüp derdime dermânlar edersin

 Ahvâl-i perîşânıma oldum sebeb ammâ

 Ümmîd ederim şânına gufrânlar edersin

 Setr eyle beni görmeye halk rûz-i cezâda

 Settâru’l-uyûb dâimâ kitmânlar edersin

 5 LUTFÎ gibi âşüfte alîl abd-i hakîrin

 Isyânını afv eyleyerek şânlar edersin

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü/ Fe ‘û lün

 480

 1 Ecel yeli cân mülkine

 Eser bozar gülistânın

 Cân mülki geçer hükmüne

 Keser bozar gülistânın

 Giryân eder bülbüllerin

 Düşürür hâke güllerin

 Hâsılı yıkar illerin

 Basar bozar gülistânın

 Bâğ-bânı bağdan ayırır

 Âvâzın bâğa duyurur

 Bir harâbistân kayırır

 Keser bozar gülistânın

 5 Esirgemez civânları

 Ne pîr-i âlî-şânları

 Yıkar âlî-dîvânları

 Hezâr bozar gülistânın

 Harbesin alur eline

 Hücûm eder cân iline

 Çalar sağına soluna

 Ezer bozar gülistânın

 8’li hece vezni

 Birgün eser bu illere

 LUTFÎ od salar dillere

 O gün elvedâ güllere

 Eder mezâr gülistânın

 481

 1 Dilâ vasf-ı makāmât-ı dil eyleyen yine sensin

 Temâm şerh-i kemâlât-ı dil eyleyen yine sensin

 Kemâl-i ru’yet-i eşyâ sana mahsûsdur ey dil

 Reh-i Hakk’a dalâlet-i dil eyleyen yine sensin

 402

Cemî-‘i enbiyâya evliyâya zâhir ü bâtın

 Vukûf-ı sırr-ı âyât-ı dil eyleyen yine sensin

 Huzûr-ı Hazret-i Bârî’de evsâf-ı cemîl sensin

 Temâm neşr-i füyûzât-ı dil eyleyen yine sensin

 5 Zehî ayn-i hayâtsın havz-ı Kevser sendedir ey dil

 Güzel tezyîn-i cennât-ı dil eyleyen yine sensin

 Senindir zevk-ı rûhânî özündür mahzen-i esrâr

 İşârât u îzâhât-ı dil eyleyen yine sensin

 Derûn-i dildedir cânâ Hudâ’nın Arş-ı Rahmân’ı

 Cemâl-i Hakk’a mir’ât-ı dil eyleyen yine sensin

 Zehî bir zevke mâlikdir zemîn ü âsumân dildir

 Deverân u harekât-ı dil eyleyen yine sensin

 Mahall-i feyz-i Rabbânî makām-ı sırr-ı Hakkānî

 Cezebât u kerâmât-ı dil eyleyen yine sensin

 10 Dilâ bezm-i elestde sen muhâtab mün te hab oldun

 Yerinde her hurûfât-ı dil eyleyen yine sensin

 Nazargâh-ı İlâhî’dir tecellîhâne-i mutlak

 Bu LUTFÎ’ye seâdât-ı dil eyleyen yine sensin

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

482

 1 Ey nefs-i bed-ter bes değil midir

 Bu kadar kibr ü inâdın senin

 Yüz yere koymak hoş değil midir

 Kara taş mıdır bünyâdın senin

 Dâimâ bir şirk açup açarsın

 Benlik şerâbın her dem içersin

 Fir‘avun gibi Hak’dan kaçarsın

 Şeytân mı oldu üstâdın senin

 Hakk’a ibâdet aslâ yok sen de

 Âbid olana eylersin hande

 Nefs ü şeytâne olmuşsun bende

 İblîs’den eşed fesâdın senin

 403

Farzı sünneti lâ-şey sayarsın

 Râh-i bâtıla gider uyarsın

 İbrâhîm’leri nâre koyarsın

 Nemrûd mu olmak murâdın senin

 5 Teberrî etdin edeb hayâdan

 Geçmedin aslâ kibr ü riyâdan

 Nasîbin yok mu nûr-i zıyâdan

 İnkâr mı oldu güşâdın senin

 Sevmedin bunda savm u salâtı

 Vermedin hani mâlin zekâtı

 Nasıl geçersin yarın sırâtı

 İslâm’dır ancak bir adın senin

 Mahlûk-ı Hakk’a merhametin yok

 Muâmelede mürüvvetin yok

 Dîn-i İslâm’a muhabbetin yok

 Küfr ü kebâir îcâdın senin

 Bir hizmetin yok tevhîd yolunda

 Âfet-i âteş mürde dilinde

 Herkese zulüm etmek elinde

 Cehennemdedir feryâdın senin

 MUHAMMED LUTFÎ söyler bu sözü

 Kimin ki münevver olmuşsa gözü

 Mü’min olanın utanır yüzü

 Mevlâ’dan olsun irşâdın senin

 10’lu hece vezni

 483

 1 Âşık olan cân verir dîdârına dilberlerin

 Bülbül-veş cân atar gülzârına dilberlerin

 Cân verir cândan geçer cânânına âşık olan

 Gûş-i cânın bahşeder ezkârına dilberlerin

 Hubb-i Mevlâ bâdesi âşıkların gark eylemiş

 Kim düşer fânî olur efkârına dilberlerin

 Ger çalarsa gözüne şems-i muhabbet şu‘lesi

 Bin cânın kurbân eder dür-bârına dilberlerin

 404

5 Gül-gülistân-ı seâdet âşıka diyâr-ı yâr

 LUTFİYÂ cânın atagör dârına dilberlerin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 484

 1 Ey şâh-i zemân birgün olur tahtdan uçarsın

 Giryân olarak âkıbeti kabre göçersin

 Bu fânî cihân bây u gedâ şâhı da uryân

 Eyler de kara yerlere el bet te geçersin

 Bu mâl ü menâl evlâd ıyâl fâide vermez

 Hisâb günü öz yavrularından da kaçarsın

 İncû ile elmasa zer ü sîme dayanma

 Hasret ile sen bâb-ı nedâmeti açarsın

 5 Zekât nâmını vermedin ey münkir-i menhûs

 Zannetme ki cennetdeki Kevser’den içersin

 Fakîrlere karşu yediğin dürlü ta‘âmı

 Yarın sana Hakk’ın bu suâlinde nâ-çârsın

 Her kim ki bugün nefsine bir merhamet etmez

 LUTFÎ gibi bin dürlü nice derde dûçârsın

 Mef ‘ û lü / Me fâ ‘î lü  / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 485

 1 Derd-i derûnuma dermân arardım

 Dediler ki derddir dermânın senin

 Dergâh-ı dildâre kurbân arar dım

 Dediler ki cânın kurbânın senin

 Âşıkların işi olur âşikâr

 Kimde vardır mâlûm olur müşg-bâr

 Aristo Eflâtun verdiler karar

 Terk-i cândır elde fermânın senin

 Zevrak-ı zevk bahr-i muhabbetdedir

 Ravza-ı cân tîg-i şehâdetdedir

 Mihr-i irfân burc-i hidâyetdedir

 Gönüldedir gül-i handânın senin

 405

Zencîr-i aşk mecnûnları bağlamış

 Sevdâ-yı aşk ciğerleri dağlamış

 Rakîblerse kılıçları yağlamış

 Alkan olur birgün gerdânın senin

 5 Sanma LUTFÎ bu derd seni öldürür

 Hak Kerîm’dir ağlayanı güldürür

 Erham Allah düşmüşleri kaldırır

 Birgün olur gelür Lokmân’ın senin

 11’li hece vezni

 486

 1 Ey gönül âh ile feryâdın senin

 Nâle vü zâr oldu mûtâdın senin

 Cângehe âteş düşmüşdür bugün

 Arş’ı tahrîk eyledi zârın senin

 Nûr-i dîdârı mı gözler gözlerin

 Âteş-engîz oldu dilde sözlerin

 Te’sîr eder câna bu âvâzların

 Görmedim âlemde dilşâdın senin

 Kara gözler zülf-i anberler seni

 Devre saldı çarh-ı çenberler seni

 Oda yakmış seyr-i dilberler seni

 Dillere destân olup adın senin

 LUTFÎ-veş ebrû-kemânlar dârına

 Bir nazarla dilberin dîdârına

 Âşık olan kurbân olur yârına

 Böyle mi emreder üstâdın senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 487

 1 Mevlâ seni halk etmeden bahş eylemiş hidâyetin

 Nûr-i îmân İslâm ile hayr eylemiş nihâyetin

 Eşyâdan okursa aref esrâr-ı tevhîd her taref

 Mir’ât-ı vahdetdir cihân müzdâd ola dirâyetin

 İlm-i aref kitâbıdır bu mümkinât eyle nazar

 Mevcûd mûcidi gösterir kuvvet bula ferâsetin

 406

Evvel seni mezkûr eder ilm-i ezelde zü’l-kerem

 Seâdeti sebkat eden saîd imiş bidâyetin

 5 Ey nûr-i dil Hakk’a dayan âheste-rev yollar keser

 Zikr-i müdâmı dil bulur budur yüce kerâmetin

 Eşkin giden esb-i sefer râhına bulur tiz zafer

 İstikāmetde devâmın seâdete alâmetin

 LUTFÎ hüner-mendânların peyrevi ol kesb et hüner

 Dâimâ ehl-i himmete hizmet verir şerâfetin

 Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün

 488

 1 Ey dil yine sen dilber-i dilbâzı mı gördün

 O zülf-i sanem gülber-i cânbâzı mı gördün

 Âşüfte perîşân yürüyorsun yine ey dil

 Geysûleri gülbâr sabâ-bâzı mı gördün

 Gerdende gezer kâkül-i anber ne kıyâfet

 Ol âfet-i cân ebrû-kemân-bâzı mı gördün

 Yerlere salup serv-i kāmetin ne melâhat

 Meh-pârelerin etdiği nâz-bâzı mı gördün

 5 Nev-reste güzeller göze bir fitne-feşândır

 LUTFÎ o sabâ gülşen-i gülbâzı mı gördün

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 489

 1 ............................................

 ............................................

 Emr ü fermânın İlâhî ezelinden ezelî

 Fukarâ zümresini şâd edeni şâd edesin

 Arş’dan a‘zam iken merhamet-i Lem-yezelî

 Dilerem ehl-i kerem olanı âbâd edesin

 407

Ey kerem-şân sana şâyân bu kadar lutf u kerem

 Cennet-i Me‘vâ ile ihvânımı şâd edesin

 5 Yâ İlâhî kerem-i ummâna eyle nazarı

 O ummâna ne zevâl kulları irşâd edesin

 Bu kâinât kudretinde bir hubâbdır ya Ganî

 Zerre-i merhameten LUTFÎ’yi âzâd edesin 

Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün

 490

 1 Zevk-ı rûha bahşeder ahsen-i etvârın senin

 Halka merhamet gönülde dâim efkârın senin

 Nâsırın Allah ola her dü-serâ ey nûr-i dil

 Feyz-i Feyyâz’dan ala nûr çeşm-i bîdârın senin

 Gülbün-i dil nem ala âb-ı hidâyetden güzel

 Verd-i vahdetden aça dildeki gülzârın senin

 Bu devirde böyle bir uslûb-i ilhâm lutf-i Hak

 Ârifâne kıl rûşen rahmet-nisâr kârın senin

 5 Bahr-i tuğyâne salan sefînesin kaptanların

 Urmaya bir seng-sâre eldeki dârın senin

 Kādir ü Kayyûm olan Perverdigâr destin duta

 Her umûrunda muînin ola Settâr’ın senin

 Dâimâ mesrûr olur Mevlâ’dan istimdâd eden

 Dârü’l-emân halk ola herbir zemân gārın senin

 İlm ü irfândan nasîbi olmayan zahmet çeker

 Gülbe-i dilde yana LUTFİYÂ çerâğın senin

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 491

 1 Ey aşk beni sen derd ile gavgālara saldın

 Aklımı alup son ucu sevdâlara saldın

 408

Bir hâle bırakdın beni n’olduğumu bilmem

 Dîvâne edüp sen beni sahrâlara saldın

 Pek bilmez idim hus nü nü bu rutbe nigârın

 Gözden akıtıp sel gibi deryâlara saldın

 Âkıller ile ülfet ederdim edeb ile

 Anlardan alup aşk ile rüsvâlara saldın

 5 Gelmezdi hayâlime hem ol zülf-i perîşân

 LUTFÎ’yi bu gün fikr ile hulyâlara sal dın

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 492

 1 Gözlerimin nûru gönlüm sürûru

 Sevdiğim serverim sen safâ geldin

 Rûhumun şâh-bâzı başımın tâcı

 Kamer-veş dilberim sen safâ geldin

 Zarf-ı zarâfetim dürr-i rahmetim

 Hidâyet şehperim sen safâ geldin

 Bezm-i muhabbetde bahr-i rahmetde

 Ey çarh-ı çenberim sen safâ geldin

 5 Belâgat bâğında nûr çerâğında

 Seâdet güherim sen safâ geldin

 Câm-ı mey elinde hubb-i Hak dilde

 LUTFÎ’ye güzelim sen safâ geldin