|
N (Kāf-i nûnî) KĀFİYESİ İster allan güller gibi her seher Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster olsun hazînende dür güher Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster Cemşîd gibi başında zer-tâc Olsun kâküllerin gerdende kıykâc İsterse devletin tarîk-ı minhâc Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster elvân-nakış eyvânları yap Kürkün elmas altun kemer dürr-i nâb İster rızkın olsun gül rengi şerâb Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster emîrâne kur taht-ı revân Şâhâne üstüne kurul nev-civân Husrev gibi hergün eyle bir dîvân Âhiri ölümdür ne hayâldesin 5 Hadem haşem ile seyrângâhe var Evlâdların etrâfında gül‘izâr İskender-veş olsan dahî bahtiyâr Âhiri ölümdür ne hayâldesin İsterse bu dünyâ hep senin olsun Şân ü şöhret şerâfetinle dolsun Halk-ı zemân hep emrinde bulunsun Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster ömrün ise sad-hezâr olsun Ârâmgâhın güzel sebzezâr olsun Gül-gülistân LUTFÎ reh-güzâr olsun Âhiri ölümdür ne hayâldesin 11’li hece vezni 388 458 1 İster İskender ol serîr üstünde Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster Süleymân ol mühür destinde Âhiri ölümdür ne hayâlde sin İster Hayder gibi zülfikār takın İster Îsâ gibi düşmândan sakın İsterse sefîne bahre bırakın Âhiri ölümdür ne hayâldesin İster allar giyin mihr-i zemân ol İster güneş gibi dârü’l-emân ol İsterse kamer-veş şeh-i şâdân ol Âhiri ölümdür ne hayâlde sin İsterse devletin Hârûn’e dönsün İsterse hazînen Kārûn’e dönsün İsterse servetin Hâmân’e dönsün Âhiri ölümdür ne hayâldesin 5 İster tâze güller gibi olsun evlâdın Serv-i kad nev-civân olsun ahfâdın Dünyâya şân versin nâm-ı ecdâdın Âhiri ölümdür ne hayâlde sin İster Cemşîd gibi zer-tâcın olsun İster Rüstem gibi minhâcın olsun İster güneş gibi sirâcın olsun Âhiri ölümdür ne hayâlde sin İster Husrev gibi günde bir dîvân İster Kisrâ gibi yap âlî eyvân İster Kayser gibi sür sen de devrân Âhiri ölümdür ne hayâlde sin İster Hâlid gibi üstüvâr olsan İster Hamza gibi şehsüvâr olsan İster Mıkdâd gibi nev-civân olsan Âhiri ölümdür ne hayâldesin 389 İster Hasen gibi evlâd-ı Nebî İster Huseyn gibi sultân çelebî LUTFİY hiç gezme Şâm u Hâleb’i Âhiri ölümdür ne hayâlde sin 11’li hece vezni 459 1 Dilberâ câna yetişdi zulm-i âzârın senin Kubbe-i eflâke çıkdı kahre ısrârın senin Kayd-bend dâm-ı belâda bu kadar tahkîr ola Bu felâketden ziyâde var mı efkârın senin Böyle bir bâr-ı belâya şîr-i ner tâb eylemez Bak ki bir asra sığar mı adle girdârın senin Bu kadar sıkleti sen kāflara ursan inledir Hak budur bu iddiâya var mı inkârın senin Bahr-i zulmet kapladı feryâd-res var mı bugün Senden özge ey kerem-şân yok mu ikrârın senin 5 Kıl kerem sâhib-zemân biz ümmet-i Muhammed’iz Güldüre solmuş yüzümüz mihr-i dîdârın senin Nâmımız muzâfdır Muhtâr-ı Mevlâ’ya bugün LUTFİY var gavse söyle nerdedir yârin senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lün 460 1 Mihr-i tevhîd gösterir mir’ât-ı dîdârın senin Hubb-i Hak feyz-i İlâhî nûr-i dil vârın senin Hurşîd-i Arş-ı muallâsın Habîb-i Kibriyâ Kimse bilmez Hak’dan özge hadd-i esrârın senin Mekteb-i ilm-i ledünnîdir derûnun nûr-i Hak Katre-i ummân-ı ilmin ister ahyârın senin Nûr-i Mevlâ’dan mürekkebdir vücûdun feyz-i Hak “Rahmeten li’l-âlemîn”dir zât-ı hüş-yârın senin 390 5 Ahmed ü Mahmûd Muhammed Mustafâ derler sana Leyle-i Esrâ’da Arş-ı a‘lâ gülzârın senin Sen emengâh-ı kıyâmetsin şefîu’l-müznibîn Kıl şefâ‘at yâ Muhammed göster etvârın senin Bu MUHAMMED LUTFÎ’dir zâr u zebûn gözler seni Bahr-i rahmet-i İlâhî var mı mi‘yârın senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 461 1 Her dü-âlem mürtefi‘dir kıymeti âriflerin Âleme şems ü kamerdir himmeti âriflerin Gül-gülistânı melâhat gülleridir her zemân Arş’dan ferşe kadardır hurmeti âriflerin Men aref dershânesinde lübb-i hikmet neşreder Feyz-i Feyyâz iledir bil sohbeti âriflerin Ârifân akmâr-ı rahmetdir dü-âlem LUTFİY Bahr-i ummândır gönülde şefkati âriflerin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 462 1 Âşıkların aklın alur Gerdende halların senin Bülbüller hayretde kalur Açılsa güllerin senin Hûrîleri raksa salar Gözlerinden sürme talar Şâhların tâcını çalar Dür döken dillerin senin Âriflerin irfânına Karşu bırakmış şânına Cem eylemiş dîvânına Dest-beste kulların senin 5 Dildâdeler giryân olur Ciğerleri büryân olur Dîvâneler uryân olur Görünse illerin senin Geysûlerin bâd-ı sâbâ Kaldırsa etse ber-hevâ Güneş gibi verir zıyâ Neşr olsa tellerin senin Pervâne-veş şem‘a yanar Kebâb gibi yanar döner Bulsa eğer Kevser sanar La‘linde balların senin 391 Derdlilere dermân eder Katreleri ummân eder LUTFÎ’yi zü’l-fermân eder Hikmet mekāllerin senin 8’li hece vezni 463 1 Berk-veş berrâk eder hayâlimi hâlin senin Gün gibi eyler güzel ahvâlimi hâlin se nin Ne seâdetdir serimde serv-i kaddin sâyesi Nûr verir kubbe-i kalbe mihr-i ikbâlin senin Âl-i la‘lin pertevi mânend-i hurşîd dildedir Gül-gülistân-ı husünde var mı emsâlin senin Dilberâ nûr-i cemâlin cânıma cân eylesen Rûh-i âlemdir gözümde nûr-i cemâlin senin 5 Bir göreydim kelb-i kûyinle müşerref olduğum Cân-nisâr etsem yolunda dilrubâ mâlin senin Dâm-ı aşka mürg-i dil oldu giriftâr çâre yok Tesbît etdi kâtib-i aşk dilde eşkâlin senin LUTFÎ’dir zâr u zebûn pejmürde-hâl miskîn garîb Derdine dermândır ancak hâk-i ni‘âlin senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 464 1 Bahr-i hayrete salar güneşleri hâlın senin Gönlüm eyler nehr-i nûr dolunca hayâlin se nin Ey kerem-pîşe niyâzdârın yüzü yerlerdedir Levhâ-i sadrımda sâbit nakş-ı eşkâlin senin Olmuş oldu ey dirîğ nâmım mekālinden berî Kim görübdür menden özge böyle bir hâlin senin Akl ile aşkı berâber al da gel fermân ise Kimde cem olduysa göster emr-i muhâlin senin 392 5 Zevk-ı dil zâil olunca rûh hayâtından düşer Bu hayâtımın hayâtı nûr-i dil mâlin senin Bir göreydi gözlerim ebrû-kemânın tâkını Âl ile elden alaydı vârımı âlın senin LUTFÎ-tek var mı aceb bir kâbe-i kûyinde yâ Dest-beste gönlü haste hâk-i ni‘âlin senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 465 1 Dokunur tellerine her seherlerde sabâ zülfün Getürüp bûy-i cânânı verir câna safâ zülfün Gülistân-ı cemâlindir eden bülbülleri sermest Eder bahş-i hayât uşşâkına dârü’ş-şifâ zülfün Dağılmış gerdeninde dâne-i hallar hayâl eyler Şeb-i beyzâda mihr-âsâ vere câna şifâ zülfün Seni ey şâhid-i kudsî göreydi hurşîd-i Ken‘ân Anı dilşâd ederdi ahdine elbet vefâ zülfün 5 Kamer-tal‘at nehr-i himmet kerem-rû şânına şâyân Güneş-veş bezm-i hûbânda vere kalbe cilâ zülfün Amân ey seng-dil dilber kerem kıl LUTFÎ’ye lutfet Cemâlin cilvesin göster ede derde devâ zülfün Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 466 1 Birgün olur yâre bakar gözlerin Mergûb olur yâre şîrîn sözlerin Birgün olur câne düşer heyecân Bahr-i nûra garkeder yâr yüzlerin Birgün olur sadr-ı safâya alur Sînesine yâri çeker nâzların 393 Birgün olur vuslata vâsıl eder Kabûl eder nâz ile niyâzların 5 Birgün olur zevrak-ı bahr-i kerem Seni alur sahnına enbâzların LUTFÎ gibi kalma zebûn nûr-i dil Şev ka salar gönlünü dem-sâzların Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 467 1 Dür döker dilden dile sohbetleri çul-pûşların Bahşeder feyz-i Hudâ ülfetleri çul-pûşların Arş-ı Rahmân’dan iner sermâyesi kalblerine Dağılur ihvânlara rahmetleri çul-pûşların Hazret-i Allah sever yüz yere koymuş kulları Bahr-i ummâna döner şefkatleri çul-pûşların Dâimâ vîrânelerde kenz-i pünhân gizlidir Hurşîd-âsâ erişir himmetleri çul-pûşların 5 Hazret-i Ömer ile Osman Alî çul-pûş idi LUTFİY Arş’dan yüce kıymetleri çul-pûşların Fâ ‘î lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 468 1 Ey kerem-şânım Kerîm’in bahr-i eltâfındasın Misli yok hût-i muazzam hubb-i deryâsındasın Ken di nûrun kabzedüp Hallâk-ı âlemden ezel Ol Habîb’im yâ Muhammed emr-i vâlâsındasın Kubbe-i kudret kuralı neyyir-i a‘zam seni Gösterüpdür enbiyâya tâk-ı mihrâbındasın Yed-i kudretle verüp fermân-ı muhtâriyyetin Muktedâ-yı enbiyâsın Leyl-i Esrâ’sındasın 394 5 Şâh-ı evreng-i şefâ‘at matla-‘i mihr-i hüdâ Hurşîd-i rûz-i kıyâmet taht-ı livâsındasın “Kābe kavseyni ev ednâ” bezm-i vuslat mahremi Vâkıf-ı sırr-ı “mâ evhâ” kurb-i Mevlâ’sındasın Hâzin-i kenz-i füyûzatsın MUHAMMED LUTFÎ’ye Bir nazar kıl ki Kerîm’in ind-i mânâsındasın Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 469 1 Gonce-i handândır la‘l-i lebleri Güller döker gül yanağı dilberin Hurşîd-nümâyişdir Cibrîl şehperi Mâh-tâbân sîm-bukağı dilberin Allara gark olmuş gül-endâm nevres Hâl-i hayâlinde feryâdda ceres Nîm-nazarı âşıklara dâd-res Verd-i ahmer dilde dâğı dil be rin Güneşler reşk eder gülberlerine Ebrû-kemân zülf-i anberlerine Kâküller dökülmüş şehperlerine Cemâlinde cân çerâğı dilberin Arş’a şöhret verir tâk-ı ebrûler Cemâline cân-dâdedir hûb-rûler Kemâline hayret eder meh-rûler Kurulmuş âşıka âğı dil be rin 5 Dağılmış devrâne şân u şöhreti Kamer-veş bir dilber Hakk’ın kudreti Okumuş elestde ders-i hikmeti Verd-i vahdet açar bâğı dilberin LUTFÎ sanem-rûler dârına düşme Âteş-feşân elden bâdeyi içme Dilbere dil verüp âteşde pişme Âteşlidir tâze çağı dilberin 11’li hece vezni 395 470 1 Kan yaş dökerek nâme yürü yanına yârin Ol sâkin-i gārın Mebhasini zikretme güzel terk-i diyârın Açma dil-i zârın Gülzâr-ı gülistân-ı zemânın zevâli var Âleme bu hâl var Gül gibi güzel nûr yüzüne bak içi nârın Sil rûy-i gubârın Ef‘âl-i Hudâ ayn-i hikemdir dedi Kur’ân Mü’minlere fermân Nâsırı Cenâb-ı Hak ola derd-i hezârın Allah ola yârın Bir merd-i sahî şân-ı kerem zât idi hâlâ Allah ede a‘lâ Hak yoluna sarfeyler idi ekser-i vârın Müştâk-ı dîdârın 5 Gark-ı garîk-ı rahmet ede Hâlik-ı âlem Reşk eyleye Âdem Hıfzetdi kemâl ile güzel nâmûs u ârın Dense vefâdârın Allah’a emânet ola evlâd-ı kiramı Ber-vefk-ı merâmı Kardeşlerine göstere cemâl-i kibârın Cennetde diyârın LUTFÎ kuluyam kurbânıyam kim sever Hakk’ı Fark eder ehakkı Gönderdi Hudâ lutf ile firdevse şikârın Rahmeyledi târın Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün Mef ‘û lü / Fe ‘û lün 471 1 Ey şâhid-i kudsî yine cevlâne mi geldin Ya nûr-i hüda şem‘ine pervâne mi geldin 396 Sen bezm-i elest va‘d-i visâl eyledin ammâ Ey şân-ı vefâ va‘dini ihsâne mi geldin Ey nûr-i nümâyiş gül-i handân şeh-i devrân Meh-pârelerin gerdenine dâne mi geldin Ey şûh gülistân-ı melâhatde vahîdsin Dildâr-ı dilâverlere şâhâne mi geldin 5 Ey nûr-i basar merhamet et pîr ü civâne Ey mîr-i zemân âfet-i devrâne mi geldin LUTFÎ keremin teşnesidir mihr-i dilârâ Dildâdelere cevr ile meydâne mi geldin Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 472 1 Ey dil nazar-bâz olma gel dîdârına dilberlerin Her kim bakarsa cân gider gülberine dilberlerin Bir âfet-i cândır sana sevdâsı serv-i kāmetin Değer ise bâd-ı sabâ dîdârına dilberlerin Müşg-i Tâtâr-veş neşreder bûy-i cinânı dillere Bâd-ı sabâ müştâk olur şehperine dilberlerin Dilrubâlar dîdârıdır âşıkların cân cenneti Cennetde Rıdvân reşk eder gülzârına dilberlerin 5 Hayât-ı cândır sözleri mihr-i muhabbet gözleri Cânın verüp cân atagör düş dârına dilberlerin Cevher-i cân her kimde var güzellere kurbân olur Seyyâreler âşüftedir ezhârına dilberlerin LUTFÎ o dilber ki dedin nûr-i hidâyet perveri Kıymet-şinâs dildâdedir dür-bârına dilberlerin Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 473 1 Bağla nûr-i basarım meyâne himmet kemerin Olasın müntehab-i manzûr-i ehl-i nazarın 397 Bir nazar etse eğer ehl-i nazar mürde dile Bir hayât bahşede ki kalmaya hergiz kederin Dili dildâre fedâ eyle ki dildâr sana Dest-gîrin ola ol hayr ola dâim seferin Sana mir’ât-ı muhabbetde eder arz-ı cemâl Göze göstere güzel dildeki dürr ü güherin 5 Gülbe-i gönlün ise ravza-i Rıdvân’ı değer O zemân LUTFÎ bilirsin ne kadardır değerin Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 474 1 Derd-i derûnuma dermân arardım Dediler ki derddir dermânın senin Dergâh-ı dildâre kurbân arardım Dediler ki cânın kurbânın senin Bir meded gözlerdim bây u gedâdan Dediler ki dinle emr-i nidâdan İhsân olmayınca Zât-ı Hudâ’dan Bay gedâ edemez ihsânın senin Sordum erenlerin dergâhı kanda Dediler ki dergâh olur her yanda Senin aradığın bir âlî-şânda Var ise bulursun iz‘ânın senin Çâr-etrâfıma eyledim nazar Gördüm eşyâ olmuş dür ile güher Mahall-i merkezden verdiler haber Dediler tevhîddir bürhânın senin 5 Kim okursa dilde ders-i men a ref Âlem-i mânâda bulur bin şeref Bir gör tevhîd eder eşyâ her taref LUTFÎ hüccetindir îmânın senin 11’li hece vezni 398 475 1 Mecma-‘i mehâsin ravza-i cennet Güzeller içinde bir dâne misin Ebrû-kemân dilber kamer-i kudret Gerden-i havrâda dürdâne misin La‘l-i lebin kevser câm-ı muhabbet Verd-i hikmet gülistân-ı melâhat Sana mahsûs bu şöhret ü şerâfet Hayder-veş meydânda merdâne misin Sana kurbân olam âfet-i devrân Şems ü kamer encüm cemâlan hayrân Sana kulluk eder emîr-i zemân Ey Husrev-i devrân yekdâne misin Serviler seherde kāmetin gözler Âşüfte âşıklar yerdedir yüzler Üftâdeler ağlar ciğerler sızlar Gülistân-ı dilde handâne misin 5 LUTFÎ’ye lutfeyle dîdesi fettân Merhametin gözler bu derd-mendân Er bulunur amma bulunmaz meydân Darb-ı uşşâk ile sindâne misin 11’li hece vezni 476 1 Güvenme güzelim mâle devlete Birgün olur elden gider devletin Ömrün hebâ edüp düşme zahmete Ellerin elinde kalur servetin Bu dünyâya hizmet eyledi binler Cânlar fedâ etdi nice yüzbinler Kara günler gördü zülf-i sünbüller Herkesin eline verdi himmetin Şân u şerâfeti dünyânın kandır Âdemler öldürür kanlı mekândır Devleti serveti âb-ı revândır Boş yorulma boşa gider gayretin 399 Nice bin Rüs tem’ler Husrev ü Dârâ Nice bin İskender rûy-i dilârâ Nice bin Yûsuf’lar cemâl-i havrâ Terk etdi gitdiler şân u şöhretin 5 Semâya uçardı taht-ı Süleymân Yüzlerce yaşadı Hazret-i Lokmân Bakdılar ki değil bu dârü’l-emân Bırakdılar saltanat u şevketin Hayder-i Kerrâr ki şâh-ı velâyet Allah’ın arslanı mihr-i şecâat Enbiyâ evliyâ çekdiler zahmet Dutar mı bu gaddâr senin hurmetin Gül-gülistân yüzlü şehzâdeleri Cemâl-i cânâne cân-dâdeleri Dîdâr-ı dilbere dildâdeleri Bir avuç toprakdır dedi kıymetin LUTFİY misâfirhânedir bu hân Aldanma verse de dür ile mercân Emânetdir sana tendeki bu cân Ona göre iş dut anla mühletin 11’li hece vezni 477 1 Selâm olsun sana güzel nev-civân Bahr-i merhametde mathûr olasın Dest-gîrin ola Hazret-i Ahmed İnd-i Peygamber’de mesrûr olasın Merhamet buyura Hazret-i Mennân Derdlere dermândır rahmet-i Rahmân Her ne kadar varsa ihvân-ı îmân Berâberlerince mağfûr olasın Açıla gönülde tevhîd gülleri O gülşende öter cân bülbülleri Raksa gelür ol dem dîn sünbülleri Meydân-ı tevhîdde meşhûr olasın 400 Gülistân-ı dilde gonce-i hamrâ Tevhîd-i Bârî’se dilde dilârâ Kalbin olur ol dem cennet-i Me’vâ Huzûr-i hazretde mezkûr olasın 5 Elbet makbûl olur yerdeki yüzler Muhtâc olan dâim dergâhı gözler Cânânını gözler cângâhı sızlar Bu der-i dergâhe mecbûr olasın MUHAMMED LUTFÎ’yi hayr ile yâd et Hayır duâ ile kalbin âbâd et Bir Fâtihâ oku rûhunu şâd et Her iki âlemde mansûr olasın 11’li hece vezni 478 1 Cevr devrinde felek söyle kimi şâd eyledin İzz ü nazla besleyüp vârımı berbâd eyledin Bahr-i kan enhâr-ı tuğyân fitne-güster zî-zevâl Nice Husrev Cemşîd’in tâcını berbâd eyledin Gül-gülistân yüzleri soldurdun ey gaddâr felek Haccâc’ı mefkûd eder âlemde bir âd eyledin Ol kadar mânend-i Rüstem serv-i kadler kāmetin Kahr ile rû-ber-zemîn kānûnu îcâd eyledin 5 Şah gedâ feryâd ederler zîr-i darbında senin Kangı çeşm-i nem yetîme sen de bir dâd eyledin Şîr-nerler dest-i kahrında olur lerzân bugün Ahyârı zîr u zeber eşrâre imdâd eyledin LUTFİY câm-ı ecelden özge dermân kalmadı Câlis-i ser-sadrımız çünki haram-zâd eyledin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 401 479 1 Kurbân olayım ben sana ey Kādir u Kayyûm Isyânıma bakmaz bana ihsânlar edersin Ne arz edeyim âlim ü dânâ sana mâlûm Merhamet edüp derdime dermânlar edersin Ahvâl-i perîşânıma oldum sebeb ammâ Ümmîd ederim şânına gufrânlar edersin Setr eyle beni görmeye halk rûz-i cezâda Settâru’l-uyûb dâimâ kitmânlar edersin 5 LUTFÎ gibi âşüfte alîl abd-i hakîrin Isyânını afv eyleyerek şânlar edersin Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü/ Fe ‘û lün 480 1 Ecel yeli cân mülkine Eser bozar gülistânın Cân mülki geçer hükmüne Keser bozar gülistânın Giryân eder bülbüllerin Düşürür hâke güllerin Hâsılı yıkar illerin Basar bozar gülistânın Bâğ-bânı bağdan ayırır Âvâzın bâğa duyurur Bir harâbistân kayırır Keser bozar gülistânın 5 Esirgemez civânları Ne pîr-i âlî-şânları Yıkar âlî-dîvânları Hezâr bozar gülistânın Harbesin alur eline Hücûm eder cân iline Çalar sağına soluna Ezer bozar gülistânın 8’li hece vezni Birgün eser bu illere LUTFÎ od salar dillere O gün elvedâ güllere Eder mezâr gülistânın 481 1 Dilâ vasf-ı makāmât-ı dil eyleyen yine sensin Temâm şerh-i kemâlât-ı dil eyleyen yine sensin Kemâl-i ru’yet-i eşyâ sana mahsûsdur ey dil Reh-i Hakk’a dalâlet-i dil eyleyen yine sensin 402 Cemî-‘i enbiyâya evliyâya zâhir ü bâtın Vukûf-ı sırr-ı âyât-ı dil eyleyen yine sensin Huzûr-ı Hazret-i Bârî’de evsâf-ı cemîl sensin Temâm neşr-i füyûzât-ı dil eyleyen yine sensin 5 Zehî ayn-i hayâtsın havz-ı Kevser sendedir ey dil Güzel tezyîn-i cennât-ı dil eyleyen yine sensin Senindir zevk-ı rûhânî özündür mahzen-i esrâr İşârât u îzâhât-ı dil eyleyen yine sensin Derûn-i dildedir cânâ Hudâ’nın Arş-ı Rahmân’ı Cemâl-i Hakk’a mir’ât-ı dil eyleyen yine sensin Zehî bir zevke mâlikdir zemîn ü âsumân dildir Deverân u harekât-ı dil eyleyen yine sensin Mahall-i feyz-i Rabbânî makām-ı sırr-ı Hakkānî Cezebât u kerâmât-ı dil eyleyen yine sensin 10 Dilâ bezm-i elestde sen muhâtab mün te hab oldun Yerinde her hurûfât-ı dil eyleyen yine sensin Nazargâh-ı İlâhî’dir tecellîhâne-i mutlak Bu LUTFÎ’ye seâdât-ı dil eyleyen yine sensin Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 482 1 Ey nefs-i bed-ter bes değil midir Bu kadar kibr ü inâdın senin Yüz yere koymak hoş değil midir Kara taş mıdır bünyâdın senin Dâimâ bir şirk açup açarsın Benlik şerâbın her dem içersin Fir‘avun gibi Hak’dan kaçarsın Şeytân mı oldu üstâdın senin Hakk’a ibâdet aslâ yok sen de Âbid olana eylersin hande Nefs ü şeytâne olmuşsun bende İblîs’den eşed fesâdın senin 403 Farzı sünneti lâ-şey sayarsın Râh-i bâtıla gider uyarsın İbrâhîm’leri nâre koyarsın Nemrûd mu olmak murâdın senin 5 Teberrî etdin edeb hayâdan Geçmedin aslâ kibr ü riyâdan Nasîbin yok mu nûr-i zıyâdan İnkâr mı oldu güşâdın senin Sevmedin bunda savm u salâtı Vermedin hani mâlin zekâtı Nasıl geçersin yarın sırâtı İslâm’dır ancak bir adın senin Mahlûk-ı Hakk’a merhametin yok Muâmelede mürüvvetin yok Dîn-i İslâm’a muhabbetin yok Küfr ü kebâir îcâdın senin Bir hizmetin yok tevhîd yolunda Âfet-i âteş mürde dilinde Herkese zulüm etmek elinde Cehennemdedir feryâdın senin MUHAMMED LUTFÎ söyler bu sözü Kimin ki münevver olmuşsa gözü Mü’min olanın utanır yüzü Mevlâ’dan olsun irşâdın senin 10’lu hece vezni 483 1 Âşık olan cân verir dîdârına dilberlerin Bülbül-veş cân atar gülzârına dilberlerin Cân verir cândan geçer cânânına âşık olan Gûş-i cânın bahşeder ezkârına dilberlerin Hubb-i Mevlâ bâdesi âşıkların gark eylemiş Kim düşer fânî olur efkârına dilberlerin Ger çalarsa gözüne şems-i muhabbet şu‘lesi Bin cânın kurbân eder dür-bârına dilberlerin 404 5 Gül-gülistân-ı seâdet âşıka diyâr-ı yâr LUTFİY cânın atagör dârına dilberlerin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 484 1 Ey şâh-i zemân birgün olur tahtdan uçarsın Giryân olarak âkıbeti kabre göçersin Bu fânî cihân bây u gedâ şâhı da uryân Eyler de kara yerlere el bet te geçersin Bu mâl ü menâl evlâd ıyâl fâide vermez Hisâb günü öz yavrularından da kaçarsın İncû ile elmasa zer ü sîme dayanma Hasret ile sen bâb-ı nedâmeti açarsın 5 Zekât nâmını vermedin ey münkir-i menhûs Zannetme ki cennetdeki Kevser’den içersin Fakîrlere karşu yediğin dürlü ta‘âmı Yarın sana Hakk’ın bu suâlinde nâ-çârsın Her kim ki bugün nefsine bir merhamet etmez LUTFÎ gibi bin dürlü nice derde dûçârsın Mef ‘ û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 485 1 Derd-i derûnuma dermân arardım Dediler ki derddir dermânın senin Dergâh-ı dildâre kurbân arar dım Dediler ki cânın kurbânın senin Âşıkların işi olur âşikâr Kimde vardır mâlûm olur müşg-bâr Aristo Eflâtun verdiler karar Terk-i cândır elde fermânın senin Zevrak-ı zevk bahr-i muhabbetdedir Ravza-ı cân tîg-i şehâdetdedir Mihr-i irfân burc-i hidâyetdedir Gönüldedir gül-i handânın senin 405 Zencîr-i aşk mecnûnları bağlamış Sevdâ-yı aşk ciğerleri dağlamış Rakîblerse kılıçları yağlamış Alkan olur birgün gerdânın senin 5 Sanma LUTFÎ bu derd seni öldürür Hak Kerîm’dir ağlayanı güldürür Erham Allah düşmüşleri kaldırır Birgün olur gelür Lokmân’ın senin 11’li hece vezni 486 1 Ey gönül âh ile feryâdın senin Nâle vü zâr oldu mûtâdın senin Cângehe âteş düşmüşdür bugün Arş’ı tahrîk eyledi zârın senin Nûr-i dîdârı mı gözler gözlerin Âteş-engîz oldu dilde sözlerin Te’sîr eder câna bu âvâzların Görmedim âlemde dilşâdın senin Kara gözler zülf-i anberler seni Devre saldı çarh-ı çenberler seni Oda yakmış seyr-i dilberler seni Dillere destân olup adın senin LUTFÎ-veş ebrû-kemânlar dârına Bir nazarla dilberin dîdârına Âşık olan kurbân olur yârına Böyle mi emreder üstâdın senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 487 1 Mevlâ seni halk etmeden bahş eylemiş hidâyetin Nûr-i îmân İslâm ile hayr eylemiş nihâyetin Eşyâdan okursa aref esrâr-ı tevhîd her taref Mir’ât-ı vahdetdir cihân müzdâd ola dirâyetin İlm-i aref kitâbıdır bu mümkinât eyle nazar Mevcûd mûcidi gösterir kuvvet bula ferâsetin 406 Evvel seni mezkûr eder ilm-i ezelde zü’l-kerem Seâdeti sebkat eden saîd imiş bidâyetin 5 Ey nûr-i dil Hakk’a dayan âheste-rev yollar keser Zikr-i müdâmı dil bulur budur yüce kerâmetin Eşkin giden esb-i sefer râhına bulur tiz zafer İstikāmetde devâmın seâdete alâmetin LUTFÎ hüner-mendânların peyrevi ol kesb et hüner Dâimâ ehl-i himmete hizmet verir şerâfetin Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 488 1 Ey dil yine sen dilber-i dilbâzı mı gördün O zülf-i sanem gülber-i cânbâzı mı gördün Âşüfte perîşân yürüyorsun yine ey dil Geysûleri gülbâr sabâ-bâzı mı gördün Gerdende gezer kâkül-i anber ne kıyâfet Ol âfet-i cân ebrû-kemân-bâzı mı gördün Yerlere salup serv-i kāmetin ne melâhat Meh-pârelerin etdiği nâz-bâzı mı gördün 5 Nev-reste güzeller göze bir fitne-feşândır LUTFÎ o sabâ gülşen-i gülbâzı mı gördün Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 489 1 ............................................ ............................................ Emr ü fermânın İlâhî ezelinden ezelî Fukarâ zümresini şâd edeni şâd edesin Arş’dan a‘zam iken merhamet-i Lem-yezelî Dilerem ehl-i kerem olanı âbâd edesin 407 Ey kerem-şân sana şâyân bu kadar lutf u kerem Cennet-i Me‘vâ ile ihvânımı şâd edesin 5 Yâ İlâhî kerem-i ummâna eyle nazarı O ummâna ne zevâl kulları irşâd edesin Bu kâinât kudretinde bir hubâbdır ya Ganî Zerre-i merhameten LUTFÎ’yi âzâd edesin Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 490 1 Zevk-ı rûha bahşeder ahsen-i etvârın senin Halka merhamet gönülde dâim efkârın senin Nâsırın Allah ola her dü-serâ ey nûr-i dil Feyz-i Feyyâz’dan ala nûr çeşm-i bîdârın senin Gülbün-i dil nem ala âb-ı hidâyetden güzel Verd-i vahdetden aça dildeki gülzârın senin Bu devirde böyle bir uslûb-i ilhâm lutf-i Hak Ârifâne kıl rûşen rahmet-nisâr kârın senin 5 Bahr-i tuğyâne salan sefînesin kaptanların Urmaya bir seng-sâre eldeki dârın senin Kādir ü Kayyûm olan Perverdigâr destin duta Her umûrunda muînin ola Settâr’ın senin Dâimâ mesrûr olur Mevlâ’dan istimdâd eden Dârü’l-emân halk ola herbir zemân gārın senin İlm ü irfândan nasîbi olmayan zahmet çeker Gülbe-i dilde yana LUTFİY çerâğın senin Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 491 1 Ey aşk beni sen derd ile gavgālara saldın Aklımı alup son ucu sevdâlara saldın 408 Bir hâle bırakdın beni n’olduğumu bilmem Dîvâne edüp sen beni sahrâlara saldın Pek bilmez idim hus nü nü bu rutbe nigârın Gözden akıtıp sel gibi deryâlara saldın Âkıller ile ülfet ederdim edeb ile Anlardan alup aşk ile rüsvâlara saldın 5 Gelmezdi hayâlime hem ol zülf-i perîşân LUTFÎ’yi bu gün fikr ile hulyâlara sal dın Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 492 1 Gözlerimin nûru gönlüm sürûru Sevdiğim serverim sen safâ geldin Rûhumun şâh-bâzı başımın tâcı Kamer-veş dilberim sen safâ geldin Zarf-ı zarâfetim dürr-i rahmetim Hidâyet şehperim sen safâ geldin Bezm-i muhabbetde bahr-i rahmetde Ey çarh-ı çenberim sen safâ geldin 5 Belâgat bâğında nûr çerâğında Seâdet güherim sen safâ geldin Câm-ı mey elinde hubb-i Hak dilde LUTFÎ’ye güzelim sen safâ geldin
|