|
L (Lâm) KĀFİYESİ Sâye-veş yerlere düş zerre gibi sen bî-vâr ol Şem‘a-veş yak vücûdun nâr-ı muhabbete bugün Hurşîd-âsâ mâsivâdan yürü terk-i diyâr ol Seni senden dahî artık sever ol nûr-i cemîl Der-i dergâhe giden bâd-ı sabâya gubâr ol Sarf edüb âr u vârın gün gibi sâde güzel ol Dürr-i vahdet hâmili dâimâ altun ayâr ol 5 LUTFİY çarha çeker âşık olanı bu felek Sabrda eyle sebât himmet atına süvâr ol Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 325 1 Belâ-yı girdâbın devrini bir gör Bu devr-i âlemin katresi değil Haccâc-ı Zâlim’in cevrini bir gör Bugünkü bu zülmun zerresi değil Elvân nakış kana boyandı dünyâ Dehşet aldı gördü gökde Süreyyâ El-amâna geldi bütün bu eşyâ Bir âh-ı mazlûmun sürresi değil İbn-i Âdem giydi âteş gömleği Zâlimler elinde zimâm ilmeği Bu cevir çevirdi çarh-ı feleği Çevrilen bu çarhın çevresi değil 309 Âh-ı mazlûm âsumâne yetişdi Âteş aldı Arz u semâ dutuşdu Yedi deryâ birbirine bitişdi Bu zulmet tîcinin behresi değil 5 Bir sel aldı bu ebnâ-yı zemânı Âkıl olan kesdi cândan gümânı LUTFÎ Hak saklasun bugün îmânı Geçdi yaşamanın devresi değil 11’li hece vezni 326 1 Yâ neden terk-i diyâr etdin gönül Gül yüzün böyle gubâr etdin gönül Derd-i dilber mi zebûn etdi seni Âlemi başıma dâr etdin gönül Bu kadar yandın yakıldın yâr içün Ya seni halk etti mi Hak nâr içün Yoksa geldin âleme bu zâr içün Mülk-i cânından güzâr etdin gönül Derd ocağına kayılmışsın meğer Âhın oku her seher Arş’a değer Bu revîşin dillere âteş eker Herkesi cândan bî-zâr etdin gönül Aşkın odu yakdı cân u bedenim Te’sir-i derd LUTFÎ mahvetdi tenim Yâr diyor ki men seninem sen menim Sen yine derdin hezâr etdin gönül Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 327 1 Gülistân-ı muhabbet bülbülünden dersin al ey dil Serindeki seâdet sünbülünden dersin al ey dil Kamu âlemleri var eyleyen Allah’a teslîm ol Gözündeki hidâyet gülbününden dersin al ey dil 310 Rızık merzûka âşıkdır sana tâlib-i câlibdir Bu gerden-i keremin fülfülünden dersin al ey dil Sana cevr ü cefâ edenleri me’mûr eden Hak’dır O mihnet-keş Alî’nin düldülünden dersin al ey dil 5 Huseyn-i Kerbelâ’nın sergüzeştin hâtıra bir al O meydân-ı belâyâ rehberinden dersin al ey dil Bu cilve-i celîden çekme gerden sâbir ü sâbit Olup peyrev-i Hayder Kanber’inden dersin al ey dil MUHAMMED LUTFÎ söyler söyleden Hak’dır hakîkatde Hudâ’nın herbir anda hikmetinden dersin al ey dil Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 328 1 Gün olur Arş’a kadar rûh-i revân eyler gönül Kat‘ eder eflâk ilin esbin revân eyler gö nül Cân atar cânân civârında karargâhı bulur Bâkî bir hayât verir cânın civân eyler gönül Bezm-i vahdetde şerâb-ı eynemâdan nûş edüp Hurşîd-âsâ sevdiğin sana ayân eyler gönül Sad-hezâran perdelerin ref‘ine olur sebeb Men a ref dershânesinde ârifân eyler gönül 5 LUTFİY mey-kede-i dilden füyûzât neşrolur Bezm-i vuslat âleminde şâdümân eyler gönül Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 329 1 Gül-i gülzâr-ı melâhat ne vahîddir o güzel Dür-i deryâ-yı halâvet ne ferîddir o güzel Bu kamer-tâb-ı cihân âleme fermân vererek Mîr-i meydân-ı rusül şems-i cedîddir o güzel 311 Öyle bir şân-ı risâletle dutup yeryüzünü Doldurup nûr-i hüdâ feyz-i mezîddir o güzel Nûr-i Mevlâ güneşi müntehab-i Zât-i Hudâ Şehper-i Cibrîl-i cân emr-i sedîddir o güzel 5 Hilkat-i âleme bir illet-i gāiyye odur Enbiyâ rehberidir zât-ı reşîddir o güzel LUTFÎ sen yüz yere koy Hazret-i Allah’a sığın Kopıcak rûz-i cezâ rahm-i resîddir o güzel Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 330 1 Bir âteş yandı cânımda N’etdinse sen etdin gönül Te’sîri var îmânımda Netdinse sen etdin gönül Beni saldın bu sevdâya Perde çekdin dilârâya Şekvâ eylerem Mevlâ’ya N’etdinse sen etdin gönül Mey-i vahdetden içirdin İki âlemden geçirdin Aklım başımdan uçurdun N’etdinse sen etdin gönül Orucumuz demhânede İftarımız meyhânede Bayramımız büthânede N’etdinse sen etdin gönül 8’li hece vezni 5 Mey-kedeye verdim revân İster beni pîr-i mugān Doldu kalbe nûr-i îmân N’etdinse sen etdin gönül İşretgehe basdım kadem Mey nûş ederem dem-be-dem Nâmûs u âr oldu adem N’etdinse sen etdin gönül Bu yolumuz Hak yoludur Pîrimiz hakkā velîdir Himmeti Arş’dan âlîdir N’etdinse sen etdin gönül LUTFÎ okur ders-i aref Meyhânededir bu şeref Esrâr-ı tevhîd her taref N’etdinse sen etdin gönül 331 1 Bâzâr-ı aşka Meydâne gel gel Dâim bu meşkā Merdâne gel gel 312 Bâde-i bâkî Arz eder sâkî İç bu tiryâkı Mestâne gel gel Meyden al sadâ Kim eder nidâ Emreder Hudâ İrfâne gel gel Âr u vârından Kâr u zârrından Cân diyârından Cânâne gel gel 5 Aşka şâkir ol Hakk’ı zâkir ol Cem-‘i hâtır ol İhsâne gel gel 5’li hece vezni Men aref dersin Kim eder bahsin Hakk’a gidersin Kurbâne gel gel Kenz-i Hak’dır dil Beyt-i Hudâ bil Ol bir nehr-i Nil Ummâne gel gel 332 Taht-ı sultânı Dilde gör ânı Seyret o şânı Pîrâne gel gel LUTFÎ’ye lutfet Ey Bârî Hudâ Ver nûr-i hüdâ İnsâne gel gel 1 Rûh-i revânım işit verme bu dünyâya dil Nazlı civânım işit bağlama ednâya dil Âdem isen zümre-i erler ile hem-dem ol Râh-ı rızâda bulun gitmeye rüsvâya dil Mihr-i muhabbetde sen zerre-veş olsan adem Maksad-ı aksâ budur gitmez olur zâye dil Aşkı delîl eylesen vâsıl-ı dîdâr olur Kays izini izleyüp bağla o Leylâ’ya dil 5 Nâmûs u ârı bırak mâni-‘ı vuslatdır ol Bâde-i cân nâyı çal ver mey-i mînâya dil Tesbîh u seccâdeyi tâc ile hırkayı sat Katre-i dürd-i meye bağla bir a‘lâya dil Gün gibi gel aç gözün LUTFÎ nigârı gözet Hâlisâne bend edüb himmet-i vâlâya dil Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün / Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 333 1 İhsâr-ı kin şiâr-ı dil-i ârifân değil Ağyâr ile cedel-cû reh-i âşıkān değil Rüstem gibi bahâdır olursa da ehl-i dil Merdüm-i kemterâne tîğıni keşân değil 313 İskender ile Dârâ elinde pârelense Ger rîze rîze olsa vücûda ziyân değil Kahramân-ı zemâne maktûl olursa bir ferd Şerâfetiyle şânı artar ki nihân değil 5 Şîr şîr ile gerekdir ya dost ola ya düşmân Ner-arslanın darbını ner-arslan duyan değil Ölüm zulüm budur ki kelb boğa aç arslanı Bu tahkîrin hudûdu zemânda beyân değil LUTFÎ bu derdi çekmez envâ-i cins-i Âdem Şerh-i mütûn-i derdim kilâbe şâyân değil 14’lü hece vezni 334 1 Hasb-i hâlinden haber aldım Garîb’im gam değil Dünyâya meyl eyleyenler dünyâda âdem değil Âdem ü Havvâ’dan al da gel berû bây u gedâ Cümlesinin gördüğü günler dahî bir dem değil Hayf zî-şevket olanlar gördüğü cevr ü cefâ Şâh u sultân-ı zemânın hiçbiri hurrem değil Rüstem ü Dârâ vü Hus rev Keykubâd Cemşîd gibi Görmediler birini ki gözleri hûn-nem değil 5 LUTFÎ bu dâr-ı belâda zevk bulan bir ferd yok Zevk var diyen o ahmak akl ile hem-dem değil Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 335 1 Gözler seni rûz-i cezâ mevcûd-i mahşer yâ Resûl Hayrü’l-verâ sensin hemân ey nûr-i Hak asl-ı usûl Yevm-i kıyâm enbiyâlar intihâb eylerler seni Bâb-ı şefâ‘at fethine niyâzın eyler Hak kabûl 314 Rehber-i râh-i hidâyet kıldı seni o zü’l-kerem Vâsıl olanlar sen ile buldu reh-i vasla vüsûl Âhir zemân peygamberi evliyâların rehberi Nûr-i hidâyet dilberi halk oldu nûrundan rusül 5 Âleme hurşîd-i hüdâ Habîb-i Zât-ı Kibriyâ Rûz-i kıyâmet muktedâ her dü-serâ şem-‘i sübül İstirhâm eyler ümmetin merhametin mâdenisin LUTFÎ’ye lutfet yâ Resûl biz ümmetin eyle kabûl Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 336 1 Ârifâne kıl nazar eş‘ârıma ey nûr-i dil Şi‘r-i ehl-i dil olur dillerde nehr-i selsebîl Gülbün-i hikmetdir ancak şi‘ri ehl-i dillerin Ehl-i dillerin kelâmı herbiri bir nehr-i Nîl Şi‘r ile her dem açı lır ilm-i hikmet gülleri Mesnevî’dir ârifâna mir’ât-ı nûr-i Cemîl “Cüd bi-lutfik yâ İlâhî” Sıddîk-ı Ekber dedi Arz-ı hâlinde buyurdu “innehû abdün zelîl” 5 Şi‘r-i Mürtezâ lezîzdir kevser-i cennet gibi Şâiri Peygamber’in Hassân bize besdir delîl Câm-ı mey-i vahdet olmuşdur muhabbet şi‘r ile Celb olur âsân dile feyz-i muhabbet-i Celîl Mürde diller har gibi baldan alır mı lezzeti LUTFÎ o görmez güneşi gözleri olmuş alîl Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 337 1 Kubbe-i Arş’da bulunmaz incû mercândır gönül Küre-i ferşde bulunmaz şâh-ı devrândır gönül 315 Böyle bir hurşîd-i şeffâf var mıdır Cibrîl’leri Sidre’sinden indirir Yûsuf-i Ken‘an’dır gönül Herkesin gönlünde mektûm ism-i a‘zam sûreti Herkese meftûh olur mu kenz-i sultândır gönül Ârifân bezm-i ezelde hâmil-i esrâr-ı dil Matla-‘i mihr-i tecellâ kûy-i Rahmân’dır gönül 5 Bir temâşâgâhdır bu Cebrâîl hayrân olur LUTFİY her dü-cihânda câne cânândır gönül Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 338 1 Ey nûr-i basar dildeki dildâre nazar kıl Var gir hareme dildeki dildâre nazar kıl Cânân sana cânından aziz cân diyecekdir Terk eyle cânın cân içün ol yâre nazar kıl Evlâd ü ıyâl perde çeker husn-i cemâle Terkeyle vârın Mansûr-i berdâre nazar kıl Ey nûr-i basar nûr-i basîretden eser-yâb Ol vakt-i seher dildeki hünkâre nazar kıl 5 Yerlere yüzün ferş edegör dilbere yalvar LUTFÎ gibi gör dîde-i bîdâre nazar kıl Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 339 1 Mihr ü mâh bir zerresidir nûr-cemâlin yâ Resûl Bu nücûm eyler tavaf hep hatt-ı hâlin yâ Resûl Arş u ferş ü nüh-felek devrân eder aşkın ile Âleme hayret veren zevk-ı hayâlin yâ Resûl Onsekiz bin âlemin esrârını tâlîm eden Neş’e-i şevk-ı şerâb-ı lâ-yezâlin yâ Resûl 316 Hak seni medheyledi levh u kalem hayretdedir Haşre dek yazmak ne mümkin hasb-i hâlin yâ Resûl 5 Hâk-i pây-i Haz ret’e etmezdi Azrâil nüzûl İnd-i Hak’da gāyet-i hubb-i visâlin yâ Resûl Maşâallah “Rahmeten li’l-âlemîn”sin nûr-i Hak Matla‘idir dü-cihân ruhsâr-ı âlin yâ Resûl Hamdü lillâh sen Habîb-i Hak resûl oldun bize Halk içinde hiç bulunmaz bir misâlin yâ Resûl Rutbe-i levlâkine LUTFÎ dayandı yâ Nebî Âsıyân-ı ümmete göster cemâlin ya Resûl Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 340 1 Dü-cihânda zü’l-cenâheyn olmak istersin gönül Sıdk ile teslîm ü te’dîb-vâr olup pîrâne gel İlm-i tevhîd sırrını neşreyleyen dilden dile Diler isen hâk-i pây-i hazret-i insâne gel Rûh-i pâki der-ezel kâmil idi âşıkların Ten gılâfında tamâm tekmîl olan merdâne gel Nûr-i Hakk’ı Hazret-i Cânân gözüyle gözleyüp Öz gözün a‘mâ kı lu ben bir azîm seyrâne gel 5 Defter ü dîvâne sığmaz metn-i insânı eğer Şerhede ashâb-ı irfân deryâ-yı ummâne gel Ehl-i zevkın gönlü mir’ât-ı dilârâdır müdâm Seyreder kendi yüzün kendindeki sultâne gel LUTFÎ’dir mahlas bana ismim Muhammed’dir güzel Lutfedüb Tanrı Teâlâ ey gönül şükrâne gel Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 341 1 Ârif-i billâh olan bir ferd ile etmez cedel Dünyâ mâlı ger giderse gönlüne gelmez halel 317 Mürg-i kerkes-veş olur mu lâşe-hâr üftâdesi Merd-i meydân-ı hidâyet eylemez tûl-i emel Dîde-i irfân ile kıl sen nazar ibret ile Dünyâyı gark eylemişdir kahr ile bahr-i zelel Har kadar aklı olan rûh-i revânı sevkeder Tahsîl-i rızâ-yı Hakk’a işte bu hayru’l-amel 5 Gözedir günden güne evlâd ‘ıyâlin mevtini Îmân İslâm ile Hakk’a varalar bilâ-ılel LUTFİY dârü’l-emân dergâh-ı Mevlâ’dır bize Bâb-ı dergâh-ı İlâhî hiç yıkılmaz bir temel Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lün 342 1 Derd elinden âh u zâr etdin gönül Âkıbet terk-i diyâr etdin gönül Ol kadar yandın yakıldın rûz u şeb Zülf-i yâri müşg-bâr etdin gönül Derd ocağına kayılmışsın meğer Âhın oku her seher Arş’a değer Bu revîşin dillere âteş eker Herkesi cândan bî-zâr etdin gö nül Gün-be-gün odlara saldın sen beni Hiç râhat ettirmedin cân u teni Derd-i dilber mi zebûn etdi seni Âlemi başıma dâr etdin gönül Firkat-i yâr sîneme dağlar çeker Dîdelerim rûz u şeb kan yaş döker Yârelerden ılgıt ılgıt kan gider Cângâhımı bî-karâr etdin gönül 5 Ol kadar yandın yakıldın yâr içün Ya seni halk etdi mi Hak nâr içün Yoksa geldin âleme bu zâr içün Mülk-i cânından güzâr etdin gönül 318 Aşkın odu yakdı cân u bedenim Te’sîr-i derd mahv kılmışdır tenim Yâr diyor ki men seninem sen me nim Sen yine derdin hezâr etdin gönül Ağlamakdan özge kârım kalmadı Elde ise ihtiyârım kalmadı Âr u vârım yâr-i gārım kalmadı LUTFÎ’yi sen târ u mâr etdin gönül Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 343 1 Nûr-i hidâyetden eser her kimde var ey nûr-i dil Elbet bulur merd-i saîd râh-i hidâyete delîl Hubb-i Hudâ cângâhına hurşîd-veş eyler tulû‘ Muhabbet-i Mevlâ ise kalbe şerâb-ı selsebîl Dergâh-ı Hakk’a kıl niyâz niyâz ile bul çâre-sâz Vakt-i seher sûz ü güdâz eden bulur nûr-i Cemîl Nûr-i hüdâ yârin ola dildeki dildârın ola Dergâh-ı maksûdu bula göstere cemâl-i Celîl 5 Cân gözüne cânân yüzün göstere her vakt-i seher Nûr-i cemâl-i dilberi kande görür merd-i alîl Deryâ-dili âriflerin Arş-ı berîni gezdirir Hayât-veş devrân ile elbette olur müşteil Âb-ı hidâyet perveri gül-bûy-i dil olsa eğer Güller açar bâğ-ı hüdâ LUTFÎ akar enhâr-ı Nîl Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 344 1 Ver şerâb-ı eynemâ cismimi câm etdin güzel Teşne-i la‘l-i lebin rûhumu fâm etdin güzel Gülşen-i gülzâr-ı aşka eşk-i gülgûnum gider Gül-ruhinde güllere karşu kıyâm etdin güzel 319 Cânıma cân bahşeder derdin derûnumda bugün Hayret-engîz gönlümün zevkın temâm etdin güzel Kûşe-i âğûş-i gönlüm olmaz isen sen bugün Lutfu kesdin LUTFÎ’den kahre devâm et din güzel Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 345 1 Mir’ât-ı hikmete nâzır hamd ola oldu gönül Sırr-ı tevhîd kevseriyle hamd ola doldu gönül Sâkî-i bâde-i bâkî mey-i vahdet cur‘a sın Zevk ile bezm-i elestde şevk ile aldı gönül Ol zemân rûh-i revân sermest-i hem-demler ile Mescid-i Belâ’da Hakk’a secdeler kıldı gönül Hidâyeti sebkat etmiş ehl-i tevhîdler ile Tevhîd ederek dem-â-dem hidâyet buldu gönül 5 Tâbi-‘i fermân-ı ilhâm ârif-i billâhdır Füyûzât-ı Kur’ân ile Mevlâ’yı bildi gönül LUTFİY dergâh-ı Mevlâ’ya yüzün dut dâimâ İlticâda ihlâs ile ber-murâd oldu gönül Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 346 1 Ârifâne kıl nazar eş‘ârıma ey nûr-i dil Zevk-ı eş‘ârım alup hayretde kaldı nehr-i nîl Şi‘r-i âşık vezn-i dilden güneş-veş pertevi Gösterince kalbe bahşeder safâ-yı selsebîl Verd-i vahdet zarf-ı hikmet ehl-i dil eş‘ârıdır Nâsır idi Hazret-i Hassân’a bunda Cebrâîl Hayder-i Kerrâr ile Sıddîk-ı Ekber şi‘ri var Sünnet olduğuna eş‘âr şüphe yok elde delîl Enverî Firdevsî Sa‘dî nice bin emsâlleri Kevser-i cennât-ı âcil sözleri vird-i cemîl Rûha kuvvet bahşeder verir hayât-ı câvidân Zevk-ı eş‘ârdan alur âşık bulur aşka sebîl Sâlikân-ı râh-i Hak eyler niyâz eş‘âr ile LUTFİY inkâr eder hurşîdi gözleri alîl
|