N (Nûn-i aslî) KĀFİYESİ


 Habîb-i Kibriyâ Ahmed-i Muhtâr hazret-i cânân

 Muhammed Mustafâ Mahmûd iki âlemde bir sultân

 Huzûr-i Hazret’e vardı şeb-i esrâ bi-emrillâh

 Haremgâh-ı visâle eyledi Cebrâil’i derbân

 Ko na ğın “kābe kavseyni ev ednâ” eyledi Allah

 Şerâfetle beşâretle verüp eyledi âlî-şân

 Kerem-kâni Kerîm Allah şerâb-ı lâ-yezâlîden

 Yed-i kudret ile sundu mükerrem eyledi Rahmân

 5 Melekûtde mukarrebler seni istikbâl eylerken

 Cemâlin nûruna âşık olup hep ey nûr-i Yezdân

 Cenâb-ı zü’l-kerem Allah seni âlemlere rahmet

 Edüp gönderdi Kur’ân’ı yedinde eyledi fermân

 MUHAMMED LUTFÎ’ye lutf-i İlâhî’dir bu mevzûnât

 Ola ki kulunu kurbân ede memdûhine Hannân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 375

 1 Ey pâdişeh-i mânâ dil tahtı diler sultân

 Ey şân-i kerem-rânâ kurbânın ola bu cân

 Ey nûr-i basar rahm et üftâdelerin hâli

 Pejmürde perîşândır düşer mi sana bu şân

 Ey kân-i kerem gözle yüz yerde olanlar var

 Kan yaşı revân olmuş cân dîdeleri giryân

 Ey mâh-ı muzayyâ gel göster dile dildârı

 Dilhânemizi rûşen eyle olalım şâdân

 338

5 Deryâ-dil olan ârif ister mi dahî târîf

 LUTFÎ’ye kerem eyle ey pâdişeh-i devrân

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 376

 1 Gönlünde gülüm hubb-i Hudâ Arş kadar olsun

 Havf ile recâ devleti ümm ü peder olsun

 Elvân nakışına sakın aldanma sivânın

 Gaflet-i Hudâ’dan ise gāyet hazer olsun

 Dildâde olup Hazret-i Mevlâ’ya niyâz et

 Allah’a ibâdet sana şîr ü şeker olsun

 Şûrîde-i gülzâr-ı likā  olmalı cânâ

 Bülbül gibi zevkın demi vakt-i seher olsun

 5 Gerek ise ermek bize menzil-i merâma

 Kur’ân-ı azîm başımıza tâc-ı ser olsun

 Bir mihr-i hüdâ doğsa dile burc-i rızâdan

 Tevfîk-ı Hudâ kalbine kenz-i güher olsun

 LUTFÎ der-i dergâh-ı İlâhî’de temennâ

 Eyle nedîm-i aşk-ı Hudâ’dan haber olsun

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 377

 1 Ey seher söyle sabâya zülf-i yâre değmesün

 Kâkül-i gülberlerinde müşg-bâre değmesün

 Serv-i kad serv-i revân azm-i gülistân eylemiş

 De temâşâgâhı olan kûh-sâre değmesün

 Seyreder cîm-i cemâlin gül-gülistân-ı İrem

 Dîde-bân-ı dilber olan söyle hâre değmesün

 Nâveg-i müjgânına dokunmasun fitne-feşân

 Zülf-i zer gevher-nisârdır gül‘îzâre değmesün

 339

5 Kâkül-i târına rabt eyle dilâ cân riş te sin

 LUTFÎ’yi berdâr edende tîl-i dâre değmesün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 378

 1 Gül yüzlü güzel bülbül-i cânım sana kurbân

 Çok eyledi efgān

 Gönlüm gözüne görüneli sen meh-i tâbân

 Oldum sana hayrân

 Hurşîd-i ruhın pertevine tâkat olur mu

 Misli bulunur mu

 Ey fitne-i cân serv-i revân âfet-i devrân

 Âşıklara seyrân

 Gül kâkülünün bûyi güzel müşg-i Tâtâr’dan

 Zâtındaki bârdan

 Güller dökülür gülmelerinden gül-i handân

 Ey zevk-ı gülistân

 Hûrî gülüşü sallanışı zevk-ı cinândır

 Bir mihr-i zemândır

 Gün gibi güzel arz-ı cemâl eylese cânân

 Bir mâh-i nûr-efşân

 5 LUTFÎ yere yüz koy o kerem-şâne niyâz et

 Niyâz ile nâz et

 Yerdeki yüzün sâhibine çok çıkar ihsân

 Mâmûr ola vîrân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 Mef û lû / Fe ‘û lün

 379

 1 Muharrem’dir yine düşdü cihâna âteş-i sûzân

 Reh-i Âl-i abâ’ya cân verir âşık-ı serbâzân

 Huseyn-i Kerbelâ şâh-i şehâdet azm-i râh etdi

 Muharrem’de şehâdet şehrine şâh eyledi devrân

 Muharrem mâh-ı mâtemdir Habîb-i Kibriyâ ağlar

 Aliyyü’l-Mürtezâ’nın hem ciğerleri olup büryân

 340

Huseyn evlâd-ı Zehrâ’dır güneş-veş bir dilârâdır

 Huseyn bedr-i tecellâdır olup şems ü kamer kurbân

 5 Muharrem Âl-i Zehrâ’yı edüp bir kan gülistânı

 Giyüp bir câme-i gülgûn şehâdetde meh-i tâbân

 Bugün Âl-i abâ’ya bak cilâ verdi kızıl kanlar

 Düşünce hâke seyyîdler kan etdi taşları mercân

 Bütün evlâd-ı Peygamber Huseyn’in bâşına geldi

 Dediler ki aman yandık yakıldık böyle teşnegân

 O cedd-i pâkimiz Muhtâr-ı Mevlâ’ya niyâz eyle

 Niyâz eyleye Allah’a bütün yandı sabî sıbyân

 Huseyn ağlar döker kan yaş dedi sabır seâdetdir

 Alî’dir sâkî-i kevser bizi gözler bugün Rıdvân

 10 Kamu enbiyâ evliyâ bizi istikbâle gelmiş

 Cemâlin gösterir göze atar perdesini cânân

 Rızâ-yı Bârî ki başımıza tâc Hakk’a teslîmde

 Meyân-ı enbiyâda ceddimizi eyleyen şâdân

 Ne gelse Hazret-i Hak’dan bize kevser-i ahmerdir

 Haremgâh-ı visâle vuslat olsun boynumuz al kan

 MUHAMMED LUTFÎ’yi yâ Rab bu hânedâna bahşeyle

 Gedâlarsız olur mu ya cihânda bir şeh-i devrân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 380

 1 Muharrem’dir bugün diller derûnu bâr-ı nâr olsun

 Dökülsün yerlere gözler bütün yüzler gubâr olsun

 Muharrem’dir bugün Âl-i abâ’nın kan gülistânı

 Açar gonce-i ahmerler cihâna müşg-bâr olsun

 Muharrem’dir bugün derd ehline dermân yine derddir

 Yakılsun odlara derd-i derûnu âşikâr olsun

 Huseyn-i Kerbelâ’nın basdığı yerlere cân kurbân

 Yezîd nâr-ı cehennemde çâr-etrâfı hisâr olsun

 341

5 Huseyn’in nûr gülistânı cemâl-i bedr-i kudretdir

 O mir’ât-ı Muhammed’i kıranlar târ u mâr olsun

 Huseyn arş-ı mehâsindir bezenmiş nûr-i vahdetden

 Yaratmış Hazret-i Allah vücûdu dürr-i bâr olsun

 Huseyn ser-defter-i Âl-i Muhammed’de muallâdır

 Velâyet kubbesinde nûr güneş-veş pây-dâr olsun

 Şîmr-i bed-gümândır bî-emân âlemde bir mel‘ûn

 O sultân-ı selâtîne nasıl kâfir kıyar olsun

 O bûsegâh-ı Muhtâr-ı İlâhî gerdene hançer

 Çeken mel‘ûn-i bed-ahter dü-âlem şerm-sâr olsun

 10 Döker kan gözleri Zehrâ berâber Hayder-i Kerrâr

 Muhammed Mustafâ ağlar bugün sabr ihtiyâr olsun

 MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfu olursa Hazret-i Hakk’ın

 Huseyn’in zîr-i akdâmı mahallinde gubâr olsun  

Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 381

 1 Hamdü lillâh ol dilârâ yâre peyvestem bugün

 Şâhid-i kudsî olan dildâre dil-bestem bugün

 Nâveg-i müjgânına her çend sancıldı gönül

 Şâdiyâne nev-civân bir tâze nev-restem bugün

 Dilrubâlar dergehinde gerçi kim ham gerdenim

 Halka-i bâb-ı emâne vâsıl-ı destem bugün

 Ol kerem-rûler kerem-şândır ümîdim kesmezem

 Zîr-i pâ rû-ber-zemînem muttasıl-bestem bugün

 5 LUTFİYÂ ger dâreyinde ister isen devleti

 Yüz yere koy Hakk’a karşu söyleme hestem bugün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 382

 1 Derd-i firkat cânıma te’sîr eder cânân bugün

 Dağlamaz mı derd-i dilber dilde mihmânım bugün

 342

İhtiyârsız iftirâkın od salar cângâhıma

 Dil-nişînim bu firâkın bozdu devrânım bugün

 Kābil-i ders-i arefdir mekteb-i irfânede

 Halkamızdan devri kesdi câm-ı irfânım bugün

 LUTFİYÂ dârü’l-emân meyhâneden al bir haber

 Hâdim-i pîr-i mugāndır rûh-i revânım bugün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 383

 1 Şems-i vahdet burcu gönüldür Dede’m

 Seyret o güneşi sen de ey dîdem

 Seni gözler güneş sende dem-be-dem

 Sendedir matla-‘i mihr-i dirahşân

 Ebrû-kemân dilber gülber gönüldür

 Dergeh-i dildâre rehber gönüldür

 Hayder-veş fâtih-i Hayber gönüldür

 Bir neyyir-i a‘zam feyz-i firâvân

 Cemâline hayrân encûm-i eflâk

 Kemâline tahsîn eylemiş emlâk

 Bu cânânı gören olur mu gam-nâk

 Mâh-ı muzayyâdır rûy-i nûr-efşân

 LUTFÎ seyretdinse dildârı dilde

 Devlet-i dâreyni eyledin elde

 Bu zevkı aldınsa mey ile mülde

 Reşk eder fark etse emîr-i devrân

 11’li hece vezni

 384

 1 Nûr-i vahdet güllerin gönlünde handân eylesün

 Hubb-i Hak nûr-i hüdâ ilm-i ledün-dân eylesün

 Gül-gülistân-ı hidâyet bülbülü ol zevk ile

 Rûh-i pâkin dâimâ uşşâka meydân eylesün

 Mey-i tevhîd cur‘asından nûş eden mestâneler

 Gülbe-i meyhânede bir merd-i meydân eylesün

 343

Der-i dergâh-ı İlâhî’de niyâz-mend âşıkān

 Câm-ı mey-i vahdet ile kalbini şâd eylesün

 5 Dest-gîrin hubb-i Hak feyz-i Muhammed her zemân

 Mâsivallahdan geçirsin mîr-i merdân eylesün

 LUTFÎ-veş olma Muhammed âşık-ı eşyâ bugün

 Âşinâ-yı Hak olup eşyâya nâ-dân eylesün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 385

 1 Merhamet eyleye merhamet kâni

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 Bahşede kalblere nûr-i irfâni

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 Kerem-i Kerîm’den ola merhamet

 Enbiyâ evliyâ eyleye himmet

 Gark ede dilleri feyz-i muhabbet

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 Doğa dilden dile bahş-i hidâyet

 Cenâb-ı zü’l-kerem eyleye rahmet

 Muhammed Mustafâ şems-i şefâ‘at

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 Kat‘ ola gönülden hubb-i mâsivâ

 Kabûl ede sizi Hazret-i Mevlâ

 Merhamet buyura Zât-ı Teâlâ

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 5 Keremler erişe ol kerem-kândan

 Güneşler göstere ism-i Rahmân’dan

 LUTFÎ’ye erişe katre ummândan

 Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun

 11’li hece vezni

 386

 1 Hubb-i dünyâdan münezzehdir veliyyullah olan

 Mâsivâya meyleder mi âşık-ı Allah olan

 344

Der-i dergâh-ı İlâhî’de niyâz-mend âşıkān

 Cennet-i a‘lâyı bilmez dâhil-i dergâh olan

 Sırr-ı tevhîd nûr-i vahdet neşr eder dilden dile

 Cenneti gönlünde bulmuş ârif-i âgâh olan

 Kāl ile kalmak olur mu nûr-i mânâ var iken

 Hızr-veş eyler sefer ol sâlik-i şeh-râh olan

 5 Men aref dershânesinde ilm-i ledün-dân ile

 Tahsîl-i ilm etmeyen LUTFÎ odur gümrâh olan

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 387

 1 Ol perî-veş dilber-i dildârı gördüm ben bugün

 Taht-ı dilde zü’l-kerem hünkârı gördüm ben bugün

 Tâc-ı zer kıykâc serinde serv-i kāmet bir levend

 Gerdeninde kâkül-i gülbârı gördüm ben bugün

 Ol kemân-ebrûleri mihrâb-ı kudret mâh-ı nev

 Dürr ü mercân lebleri gülnârı gördüm ben bugün

 Mey-i mânâ cur‘asıyla mest-i medhûş bir güzel

 Katmer-i sahrâ gibi dür-bârı gördüm ben bugün

 5 Kays-veş sahrâlara saldı sanem-rûler beni

 Cân verüp cânân yolunda kârı gördüm ben bugün

 LUTFİYÂ bâr-ı belâdır düşme dâr-ı dilbere

 Cânıma kasd eyleyen bir yâri gördüm ben bugün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 388

 1 Bir vücûd mevcûdu ile def‘ olur illet hemân

 Öyle bir mihr-i beşâşet bahşi doğsun bir zemân

 Ger dilerse seng-i hârâdan çıkar âb-ı hayât

 Nâr olur cennet gibi dünyâ evi dârü’l-emân

 345

Pertevin şems-i hüdâ ârif yüzünden gösterir

 İhtiyâr elden gidince kâfir olur müslümân

 Katreler ummân olur hem zerrelerden gün doğar

 Zâhir olur bir tecellî câhil olur âlimân

 5 Mihr-i burc-i men a ref den feyz alur erbâb-ı dil

 Cân gözü cânân yüzünü görse olur şâdümân

 LUTFİYÂ insâf edüp bâb-ı seâdetde bugün

 Cân verüp cânân yolunda bul selâmet bî-gümân

 Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lün

 389

 1 Hâmil-i tevhîd olanın kalbi cennetdir bugün

 Sırr-ı tevhîdi bulanın rûhu rahmetdir bugün

 Âkifâ cedvel-i kudret kayd eder ilm-i ezel

 Ehl-i tevhîd zümresi pek âlî himmetdir bugün

 Hikmet-i Hakk’ın buhûruna nihâyet var mıdır

 Kıllet-i dünya ise bir bâkî devletdir bugün

 Zâhire kıllet verir bâtında rızka kesreti

 A‘zam-ı erzâk gönülde ilm-i hikmetdir bugün

 5 Kesret-i mâl ile olmaz vüs‘at-i rızkın senin

 Her dü-cihân ağniyâlık dîne rağbetdir bugün

 Âkifâ katren bırak ummân-ı rahmet ka‘rine

 Âşık olan her zemânda sana rahmetdir bugün

 Seni halk etmezden evvel erzâkın cedveldedir

 Cüz-i esbâba teşebbüs bir ibâdetdir bugün

 LUTFİYÂ Âkif’e Mevlâ nûr-i vahdet bahş ede

 Hikmet-i hilkat ise Hakk’a ibâdetdir bugün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 346

390

 1 Gözler aydın olsun bugün efendim

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 Şerâfetli cemâatı beğendim

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Okunsun salâvât meclis kurulsun

 Cemâatın gönlü gözü nûr olsun

 Bu hitânda feyz-i Rahmân bulunsun

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 Muhammed Mustafâ Ahmed-i Muhtâr

 Bu sünneti bize kıldı yâdigâr

 Alâmet-i İslâm budur âşikâr

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Envâr-ı îmândır salât ü selâm

 Salât ü selâmdır sultân-ı kelâm

 İcrâ-i sünnetdir netîce merâm

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 5 İslâm’ları tergîb edin sünnete

 Sünnet olan sabîlere hurmete

 Nâil olun Hak’dan büyük rahmete

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Sünnet eden üstâd hünerde mâhir

 Olsun ehliyeti himmeti zâhir

 Erbâb-ı diyânet hem rûhu tâhir

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 Şâd ü handân olsun ümm ü pederler

 Ref‘ olsun meyândan gamlar kederler

 İslâmlar evlâdın sünnet ederler

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Sünnet olan sabî tâze bir güldür

 Gönül bağçesinde yeşil sünbüldür

 Ümm ü pederleri gülle bülbüldür

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 347

Kivralar meclise verir şerâfet

 Bezm-i hitân güzel olur muhabbet

 Semâver şâhâne kurulur elbet

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 10 Şeker şerbet ballı börek katmerler

 Tatlı çaylar kızıl camlar kamerler

 Sünnet olan bağlar gümüş kemerler

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 Elvân nakış dürlü taâm görülür

 Emîrâne semâverler kurulur

 Dâireler urur mahlûk di ri lir

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Üstâdına eyler kivra ikrâmı

 Herkes cevherince eyler ın‘âmı

 Gül-gülistândır meclis hıtâmı

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 Kivralar meydâne merdâne gelür

 Sünnet olan al yeşile gark olur

 Sonunda kivraya bir at verilür

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Ümm ü pederine merhametullah

 Erişir o rahmet görene vallah

 Her kimler de gelse hasbeten lillâh

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 15 Rahmet-i Rahmân’e gark olsun hurmet

 Eyleyen sünnete güzel riâyet

 Mesrûr olsun her dü-âlem bu ümmet

 Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun

 Okunsun Fâtihâ meclis hıtâmdır

 Müslümâna LUTFÎ Kur’ân imâmdır

 Cenâb-ı Allah’dan büyük in‘âmdır

 Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun

 11’li hece vezni

 348

391

 1 Dergâh-ı Mevlâ’ya nâzır olan göz

 Gözlemez mahlûkdan asla bir ihsân

 Dergâh-ı Mevlâ’ya dönerse bir yüz

 Gedâlara bakmaz bende-i sultân

 Kerem-i Kerîm’den kerem gözleyen

 Hak yolunda derûnunu düzleyen

 Hakk’ı sevip seherlerde sızlayan

 Harem-i Kerîm’e ol olur mihmân

 Derdi derûnunda hubb-i Mevlâ’dır

 Kulları besleyen Hak Teâlâ’dır

 Nûr-i hüdâ dilde bir tecellâdır

 Dergeh-i Mevlâ’dır âşıklar kurbân

 Ganî kalb olanlar buldular devlet

 Kur’ân’a hâdimler aldılar himmet

 Hâfız-ı Kur’ân’a olur merhamet

 Dest-gîri olur rahmet-i Rahmân

 5 Gülbe-i gönlünde bulan cânânı

 Gözü gönlü dolar feyz-i Rabbânî

 LUTFİYÂ dilersin Hak’dan ihsânı

 Hakk’ın kullarına sen eyle ihsân

 11’li hece vezni

 392

 1 Der-i dergâh-ı Mevlâ’da muhıbb-i hânedânım men

 Ezelden bezm-i vâlâda muhıbb-i hânedânım men

 Hidâyet perveri pervâz eder muhabbetin ibrâz

 Güneş gibi ayân bu râz muhıbb-i hânedânım men

 Gönül gülzârına güldür muhabbet mürg-i bülbüldür

 Muhabbet dilde düldüldür muhıbb-i hânedânım men

 Muhammed âleme rahmet Alî’dir deryâ-yı himmet

 Hasen’dir meşrık-ı şefkat muhıbb-i hânedânım men

 5 Huseyn evlâd-ı Zehrâ’dır Huseyn gonce-i Esrâ’dır

 Huseyn bir âlem-ârâdır mu hıbb-i hânedânım men

 349

Çihâr-yârler mübeşşerdir sahâbe hep mutahherdir

 Muhabbet bir mücevherdir mu hıbb-i hânedânım men

 Bütün bu ümmet-i Ahmed mu hıbb-i Zât-ı Muhammed

 Erişe LUTFÎ’ye rahmet mu hıbb-i hânedânım men

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 393

 1 Ceres feryâd eder vakt-i seherde

 Çekildi kârubân gitdi bu ilden

 Bu rıhlet dâimî kûy ü şeherde

 Gelen gitdi konan göçtü bu ilden

 Nihâyet buldu huddâm-i mesâcid

 Tehî kaldı menâbir-i meâbid

 Acep var mı bu derde bir müşâhid

 O serviler yere düştü bu ilden

 Gönülde nûr-i irfân kimde vardır

 Başında âteş-i hasret gubârdır

 Vücûdunu alan âh-ı hezârdır

 O âhûlar bugün aşdı bu ilden

 Sönübdür gülbe-i dînin çerâğı

 Bu derd deryâsının yokdur kırağı

 Olur mu derdli derûnun durağı

 Ferîd dînin alup kaçdı bu ilden

 5 ..........................................

 ..........................................

 ..........................................

 ..........................................

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün

 394

 1 Ciğerim pâresi gözümün nûru

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Tâc-ı seâdetim sadrım sürûru

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 350

Fermân-ı Mevlâ’ya itâat eyler

 Emrolduğu gibi ibâdet eyler

 Nefsini rûhunu hidâyet eyler

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Ta‘dîl-i erkânla kılar namazı

 Huzûr-i kalb ile eyler niyâzı

 Per-i muhabbetle eder pervâzı

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Cân ü dilden sever verir zekâtı

 Kur’ân emriyledir hep harekâtı

 Îmân ile bulmuş bin berekâtı

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 5 Şehr-i Ramazân’da dutar savmını

 Cenâb-ı Allah’dan diler kavmini

 Tevhîd ile terkeylemiş nevmini

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Beytullah’ı zâir olmak murâdı

 Muhabbetullahdır dilde îrâdı

 “Allâhümme yessir lenâ” feryâdı

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Sadrını doldurmuş envâr-ı tevhîd

 Tevhîd eder her dem ezelde sa‘îd

 Kamer-i hidâyet gönlünde cedîd

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Zıyâ verir hayâ ehl-i îmâna

 Ehl-i hayâ lâyık olur gufrâna

 Kurbiyyetler bulur Zât-ı Rahmân’a

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 Derûnunda dâim hubb-i Rahmânî

 Gözünde gönlünde havf-i Rabbânî

 LUTFÎ olsun böyle kulun kurbânı

 Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân

 11’li hece vezni

 395

 1 Bir gör hele ahvâl-i perîşânımı cânân

 Var mı acebâ ben gibi bu derde dayanan

 351

Sergeşte bu âşüftelerin âhını alma

 Sellere verir beytini bak dîde-i giryân

 Dildâdelerin dâimâ gör gözleri kandır

 Pervâ mı eder yansa eğer âşık-ı uryân

 Bir âteş-i cânsûz ile yakdın dil ü cânı

 Âfet olur elbette olan âfet-i devrân

 5 Görsem o sanem lebleri gülbârını bir dem

 Güldürse bu mahzûn yüzümü eylese handân

 LUTFÎ o kamer-tâb-ı zemân bir nazar etse

 Rahmet gözüyle cânım olur ravza-i Rıdvân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 396

 1 Kerem kıl kesme sultânım keremin bî-nevâlardan

 Kerem-kâne yakışır mı kerem kesmek gedâlardan

 Esîr-i dâm-ı firkatdir gönül derbend-i hayretde

 Alur dil bûy-i zülfünden seherlerde sabâlardan

 Der-i dergâhına karşu nice üftâdelerin var

 Ser-i kûyinde kurbânın muhabbet-âşinâlardan

 Te rah hum eyle dildârım bırakma dâr-ı hasretde

 Kesilmez hastegânın gözleri dâr-ı devâlardan

 5 Bu  kānûn-i kadîmîdir ezelden tâ ebed cânâ

 Ki va‘deye vefâdârlık umarlar zü’l-vefâlardan

 Düşüp yüz üstüne sızlar göre dîdâr-ı cânânı

 Erişe merhamet elbet sizin devlet-serâlardan

 Civâr-ı yâre kurbiyyet bulursa âşık-ı sermest

 Umanlar vuslatı LUTFÎ çekinir mi cefâlardan

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 397

 1 Nevâ-yı nây-ı dilden dinleyen dildâre cân kurbân

 Bu iklîm-i dile mâlik olan hünkâre cân kurbân

 352

Güneş-veş bahş-i nûr eyler o mihr-i cân olan cânân

 Hayât-ı câvidân câne veren dîdâre cân kurbân

 Kemâlât ehline kâfî değildir cennet-i Rıdvân

 Muhabbet zencirinde Mansûr-ı berdâre cân kurbân

 Cemâlin cîmini cânân ederse cân gözüne câm

 Görürsem kûy-i dildârı der-i dîvâne cân kurbân

 5 Gel ey LUTFÎ yüzün sür yerlere bir Allah’a yalvar

 Anadan babadan erham olan bir yâre cân kurbân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 398

 1 Dilâ mir’ât-ı husn-i dilbere karşu cemâl olsun

 O cânân ile hem-dem olmağa lâyık kemâl olsun

 Kemân-ebrûler ile ülfet etmek âfet-i cândır

 Der-âgûş et perî-veş dilberi koy kıyl ü kāl olsun

 Güzeller gül-gülistânı olan bir hurşîd-i rânâ

 Mukaddes hâk-i pâyin bûs eden ol leb zülâl olsun

 Nevâ-yı nây-ı aşkı âşık-ı mestânelerden sor

 Eriş ol bezm-i rindâne vücûdun perr ü bâl olsun

 5 Güneş-veş âlem-ârâ sende bir mihr-i mücellâ var

 O nûr-i dürr-i tevhîdi gönülde bul ki mâl olsun

 Gönül bir menzil-i feyz-i İlâhî manzar-ı Rahmân

 Yetiş ol menzili kat‘ et eğer râh-ı cibâl olsun

 Kerem-kâni eğer LUTFÎ kerem ederse bir ferde

 Bulur bir devlet-i bâkî bu fânîye zevâl olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 399

 1 Uçup mürg-i akıl eyvâh kulûbun âşiyânından

 Değil vâkıf kolay hal bir kişi kârı ziyânından

 353

Ne hayretdir güneş-veş her belâ günden ayân olmuş

 Ne nıkmetdir bu gaflet bu felâketler devânından

 Basîret ü basar yok mu bütün bu a‘yün-i nâsda

 Keder yok mu yarın rûz-i cezâ Hakk’ın dîvânından

 Nazar kıl mağrib ü meşrık belâ balıyla dolmuşdur

 Aceb âgâhiyân var mı nâsın pîr ü civânından

 5 Belâ bahrine gark etdi gazab ile Teâlallah

 Gazabı fark eden kimdir bu devriyât revânından

 Çocuklar gibi ağzımız sözü kalbimize girmez

 Kulak ister eser alsın mükedderler şivânından

 Meğer nâzır ola şems-i hidâyet nûrile gözler

 Eyâ LUTFÎ meğer Mevlâ ede îkāzı şânından

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 400

 1 Gel ey nûr-i îmân gönlüm senin aşkın safâsından

 Edüben zevk-ı rûhânî bulup şevkın şifâsından

 Zehî dilber sana nisbet nice Yûsuf ’ların husni

 Olur mevhûm huzûrunda Hudâ’nın enbiyâsından

 Seni ey şâh-ı evreng-i risâlet bir Hudâ sevdi

 Bi-külli âlemin halkı senin nûrun zıyâsından

 Bu mihr ü mâh u encümler olamaz mihrine zerre

 Duramaz cümlesi karşu utanırlar zıyâsından

 5 Gürûh-i enbiyânın server-i serdârısın ekrem

 Seni halk eyledi Allah o nûr-i Kibriyâ’sından

 Senin hus nin kitâbını okurlar Arş-ı a‘lâda

 Bulurlar izzet ü devlet oluben âşinâsından

 Elâ ey cümlenin şâhı risâlet bur cu nun mâhı

 Bütün gözler bu dergâhı ümem ü enbiyâsından

 Senin kadrin muallâdır Livâü’l-hamd ile fermân

 Yedindedir kıyâmetde olup Hakk’ın atâsından

 354

Seni sevdi ve sevdirdi över Kur’ân’da bir Allah

 Sana kurbân olup cânım geçüp rûhî fedâsından

 10 İlâhî kemter-i müz nib bu LUTFÎ’yi bu sultâna

 Bu kadr ü kıymete bahş et geçüp cümle hatâsından

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 401

 1 Bir kâkül-i gülçîn teli zîn rûy-i gülistân

 Bağbân ile bostân

 Bir ruhleri al lâle misâl rûy-i nûr-efşân

 Cennât ile Rıdvân

 Bir çeşm-i câdû halleri hindû kad-i bâlâ

 Gāyetce dilârâ

 Bir kebkeb-i per serv-i revîş eyledi devrân

 Kıldı bizi hayrân

 Bir mâh-ı muzayyâ görünür vech-i müdevver

 Gün gibi münevver

 Bir sîret-i nûr sûret-i hûr kudret-i Rahmân

 Dilberlere sultân

 Bir âfet-i cân şûh-i zemân hûr-i kıyâfet

 Gör ki ne kıyâmet

 Bir nûr-i ezel hulk-i güzel husn-i firâvân

 Ammâ yine insân

 5 Bir kirpiği ok gözleri nergîs ruh-i lâle

 San dolu piyâle

 Bir lebleri kevser gül-i ahmer bûy-i reyhân

 Derdlilere dermân

 Bir sîm-beden dürr-i Aden tâze gül-endâm

 Gökden bize ikrâm

 Bir sâkî-i mey mazhar-ı Hay şem‘a-i rindân

 Hoş meşreb-i mestân

 Bir rûha gıda kalbe cilâ câm-ı mücellâ

 Pek kadr-i muallâ

 Bir sırr-ı Hudâ nûr-i atâ âleme ihsân

 Eyledi o Mennân

 355

Bir nazlı nezâketli güzel misli bulunmaz

 Onsuz hiç olunmaz

 Bir bülbül-i cân rûh-i revân merkez-i îmân

 LUTFÎ sana kurbân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 Mef ‘û lü / Fe ‘û lün

 402

 1 Gözlerim göreyim dîdâr-ı yâri

 Perde çekdi nûr-i dîdâre cânân

 Cennetdir cânıma dâr u diyâri

 Gözlere görünmez gülzâr-ı cinân

 Ne hikmetdir muhabbetin illeri

 Gözlerden akıdır hasret selleri

 Nev-reste dilberler kudret gülleri

 Gerden-i dilberdir ravza-i Rıdvân

 Nazlı cilvelidir kemân-ebrûler

 Âfet-i devrândır bu perî-rûler

 Güneşe şa‘şaa verir hûb-rûler

 Bu mihr-i münevver olur mu seyrân

 Sabâ ile oynar gerdende teller

 Bağ-ı sînesinde açılmış güller

 Vasf-ı cemâlinden lal olmuş diller

 Görse tâc bırakır emîr-i devrân

 5 Geysûler bezetmiş serv-i kāmeti

 Kim görse mahvolur bu kıyâmeti

 Hûr u gılmân görse bu kıyâfeti

 Mir’ât-ı hikmete olurlar hayrân

 Dest-beste giryândır der-i dergâhde

 Âşıklar âşüfte olur her gâhde

 Yanar üftâdeler bu âteşgâhde

 Cennetdir âşıka âteş-i sûzân

 Dîde-i dil görür LUTFÎ dilberi

 Kenz-i muhabbetdir kimin gülberi

 Aşk olmuşdur âşıkların rehberi

 Dergeh-i dildâre giderler kurbân

 11’li hece vezni

 356

403

 1 Esîr-i nefs-i emmâre felâh bulmaz felâketden

 Hevâ-yı nefs ise âteş olur nâr-ı nedâmetden

 Kanâat iffet ü ısmet sadâkat mihr-i izzetdir

 Nihâyet rû-siyah gitdi olan ehl-i şekāvetden

 Güneş-veş âşikâr olmuş seâdet-mend olan efrâd

 Şeref ü şân u şevketler gelür bâb-ı seâdetden

 Edeb nûr-i İlâhî’den seâdet tâcıdır başda

 Tarîk-ı istikāmetde sebât etmek hidâyetden

 5 Kerem-kâni Kerîm Allah bize gönderdi Kur’ân’ı

 Şerîat-i Muhammed men‘ edübdür her kabâhatden

 Dilersen zîynet ü zîver veresin saltanat cânâ

 Bulunmaz böyle bir devlet şerîatli sehâvetden

 MUHAMMED LUTFÎ’nin yâ Rab recâsı zât-ı pâkinden

 Amân dûr eyleme bu ümmeti râh-ı selâmetden

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 404

 1 Lutfî eğer dilersen lutf-i Hudâ’yı her an

 Mevcûdât-ı Hudâ’ya kurbân ola ser ü cân

 Hâk ol kadem zîrinde sâbit ol yâr derinde

 Elde vârın fedâ kıl cânân ola sana cân

 Kerem-rûler kerîmdir derd-i dile hakîmdir

 Himmetde müstakîmdir eder derdine dermân

 Kurbân olam o câna hâmil ola îmâna

 Girmiş dârü’l-emâna mülkinde olan sultân

5 LUTFÎ’ye yâdigârım yâr ola yâr-i gārım

 Sînemdeki şikârım rûz u şeb ism-i Rahmân

 Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün

 357

405

 1 Hasen’im ahsen-i hâli sorarsın sor sabâlardan

 Gezer âlem-i eşyâyı alur dersi hevâlardan

 Eder seyrân kamu aktâr-ı arzı dîde-i cândan

 Görür dilkeş muhabbet-bahş nedir cânâ nevâlardan

 Sabâ enhâr-veş cârî sürer yüz yerlere her dem

 Bulur nedir bu âlemde olan derde devâlardan

 Olur hurşîd-veş âgâh güzeller zülfüne cânâ

 Dağıdır gerdene teller bula bu dilrubâlardan

 5 Sabâ cism-i lâtîfîdir görünmez gözlere ammâ

 Gülistân güllerine rûh verir LUTFÎ hafâlardan

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 406

 1 Deryâları doldurmuş derdime gerek dermân

 Yâr eli şifâdır ya katlime yaza fermân

 Ummân-ı muhabbetden bir katre düşe dilde

 Her katresi bir ummân olsa ola mı pâyân

 Üftâdelerin hâli pejmürde perîşândır

 Nûr-i basarım rahm et besdir bize bu hicrân

 Envâ-ı belâ cânâ bir bize mi âşıkdır

 Ya kurtuluş olmaz mı cânım olalı kurbân

 5 Ey mihr-i zemân lutfet nakş-ı cemâlin göster

 Günden güzelim bedr-ay revâ mı ola pünhân

 LUTFÎ der-i dergâh-ı dildârına kurbândır

 Olur mu dü-âlemde bî-bende kala sultân

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 407

 1 Elâ ey cümlenin şâhı rîsâlet burcunun mâhı

 Bütün gözler bu dergâhı ümem ü enbiyâsından

 358

Senin kadrin muallâdır Livâ-i hamd ile fermân

Yedindedir kıyâmetde olup Hakk’ın atâsından

 Seni sevdi ve sevdirdi över Kur’ân’da bir Allah

 Sana kurbân olup âlem geçip rûhî fedâsından

 Senin vasfın amân ey Hak Habîb’i yine sen söyle

 Sana meddâh olan kimdir Hudâ’nın mâadâsından

 5 İlâhî sen bilirsin ol Habîb’in kadrini senden

 Kelâmında buyurmuşsun Habîb’in pür-bahâsından

 İlâhî kemter-i müznib bu LUTFÎ’yi bu sultâna

 Bu kadr ü kıymete bahş et geçüp cümle hatâsından

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün  / Me fâ‘ î lün

 408

 1 Bir âteş-i cânsûz ki derûnumda fürûzân

 Bıraksa n’ola derd-i derûn âleme lerzân

 Çâr-kûşe-i gönülde olan bâr-ı belâdır

 Hûn-rîz ciğer-sûz iledir derd-i firâvân

 Kande görünür râh-i rehâ bizlere cânâ

 Tebşîr ede dil-hasteleri hidmet-i devrân

 Bîmâr olanın hâlini sormak gerek olsun

 Üftâdelere yardım eder zât-ı kerem-şân

 5 Ey nûr-i basar Hazret-i Allah içün olsun

 LUTFÎ gibi ashâb-ı îmân oldu perîşân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 409

 1 Aceb bir kârubânhâne bu dünyâ

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Vefâsı yok safâsı fânî hulyâ

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 359

Civânları cefâ ile eder pîr

 Ne gedâlar güler bunda ne emîr

 Misâfirhânedir ol pâk-i zamîr

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Yıkar tahtları şâhların başına

 Çalar yere ağu katar aşına

 Yazar hasbihâlin mezar taşına

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Görülmemiş vefâsızın vefâsı

 Ecel şerbetinin yokdur şifâsı

 Bu dâr-ı mihnetin olmaz safâsı

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 5 Nice al yeşili sürer bâzâra

 Dûçâr eyler büyük âh-ı hezâra

 Nazar eyle bugün bu reh-güzâra

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Nice serv-i revân cânlar ölürler

 Gider kabristâna mihmân olurlar

 Küçük yavruları yetîm kalurlar

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Yüzü gülden güzel gül-desteleri

 Yüzü handân gül-i nev-resteleri

 Cemâl-i yârine dil-besteleri

 Gelen gider konan göçer bu il den

 Aman LUTFÎ gibi gāfil bulunma

 Ölümdür âkıbet ferah salınma

 Muhakkak sen de ölürsün alınma

 Gelen gider konan göçer bu ilden

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün

 410

 1 Şerâb-ı nâb ile cânâ güzel rengîn kebâb olsun

 Bu bezm-i ayş u işretde güzel müşgîn şerâb olsun

 Kızıl peymâneler memlû sunar sâkî-i nev-reste

 Kerem-rû sâkînin devri cemâl-i bî-nikāb olsun

 360

Güneş-veş câm-ı gülgûnu vere pervâneye hayret

 O seyrângâh-i cânânı gören âşık hubâb olsun

 Bu mey-kede-i mânâda olan sermest-i sergerdân

 Ezel dim-dâr olan mestân diler bâde-i nâb olsun

 5 Aref esrârını meyden alur zevk nefha-i neyden

 Görür bir âlem-i vahdet bütün dünyâ harâb olsun

 Bu dâr-ı dil-güşâ meyhâne-i erbâb-ı irfândır

 Gözet mey-i musaffâyı hemân ref-‘i hicâb olsun

 Bil ey LUTFÎ şerâb-ı vahdeti der-dest eden buldu

 Gönülde zevk-ı rûhânî kadîmî feyz-yâb olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 411

 1 Devrân olalı devrân tevhîd iledir her ân

 Bâzâr-ı muhabbetde âşıklar alur meydân

 Aşkın âteşi baldır âşıklara zülâldir

 Derd ehli olan dervîş derdine olur kurbân

 Esmâyı müsemmâdan gayri göremez ârif

 Esrâra olur vâkıf dervîş-i pîr-i Geylân

 Deryâ-dil olur mey-nûş mey-keşler olur bî-hûş

 Ezelde olan serhoş kıble-i kadeh-hârân

 5 Bir bâde ki bahş olmuş peymâne-i kudretden

 Kim içse olur mahrem perdeyi atar cânân

 Bir nûr-i İlâhî’dir dilden dile neşr olmuş

 Tevhîd-i Teâlâ’dır erbâb-ı dile sultân

 LUTFÎ yine meydanda erler bulunur ammâ

 Cân gözlerine cânân destûru ede ihsân

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 412

 1 Muharrem’dir gülistân-ı gönüller bahr-i kan olsun

 Vücûd iklîmine hûn-i ciğer âb-ı revân olsun

 361

Çözülsün mafsal-ı ebdân dökülsün dîdeden kanlar

 Dal olsun serv-i kāmetler kıyâmetden nişân olsun

 Muharrem’de mu hıbb-i hânedânın kalbi âteş-bâr

 Dilerim ki kıyâmetde Yezîd’i nâr-feşân olsun

 Huseyn’i cilve-i hubb-i İlâhî mübtelâ etdi

 Velâyet şâhına baldır belâlar âlî-şân olsun

 5 Bugün evlâd-ı Zehrâ âl-i Muhtâr-ı İlâhî’dir

 Ne yapdı başlarına ol Yezîd lânet-mekân olsun

 Gülistân-ı risâletden dökülür hâke bülbüller

 Nübüvvet gülleri soldu nedir hikmet ayân olsun

 Hu seyn sâdât-ı kirâmın şühedâsına rehberdir

 Huzûr-i Hazret-i Hak’da Yezîd de serkeşân olsun

 Şehâdet şerbeti Âl-i abâ’ya kevser-i mânâ

 Bütün ehl-i îmâne cümlesi dârü’l-emân olsun

 MUHAMMED LUTFÎ’yi rûz-i cezâ dûr eyleme yâ Rab

 Maiyyet-i şühedâda o gün ehl-i îmân olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 413

 1 Cânân ile cân olmağa cânın diler ol cân

 Cânân ile cân vermek ola dür ile mercân

 Dilber ile gül devşiricek gül olur eller

 Cânân nazarı ile düşe câne heyecân

 Hurşîd-i likā  göstere envâr-ı cemâlin

 Meyhâne-i vahdetde göre mey dola fincân

 Ol zülf-i sanem verd-i harem kâkül-i gülbâr

 Gülbe-i gönülde ola olur mu halecân

 5 Dildâr-ı dilârâ ile dilbâzlığa girme

 Yandı bu oda LUTFÎ âsumân ile zî-cân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 362

414

 1 Şeref ü şevket-i İslâm iledir emn ü emân

 Kuvvet-i ehl-i îmân ile durur kevn ü mekân

 Yağar elbette belâ başına serkeş olanın

 Şer-‘i şerîf yoluna gitmez ise ehl-i îmân

 Hâtemü’l-enbiyâ Mahmûd u Muhammed getürüp

 Bize Kur’ân-ı Kerîm her dü-cihân dâr-ı emân

 Nazar et kâinâtın kâtibinin defterine

 Kalem-i kudret ile yazdığına var mı gümân

 5 Bu kadar saltanatı göstericek Zât-ı Hudâ

 Var mı tebdîl ile tağyîr bu kadar devr-i zemân

 Berr ü bahirde olan ekl ile şürb muhtâcı

 Herkesin rızkını vermeğe Kādir’dir Rahmân

 Mihr ü mâh en cüm-i eflâke nazar kıl her dem

 Kendi tab‘iyle ola ya kul îcâd ede hemân

 Rahm-i zî-rûhda tecemmû edicek her iki sû

 Ola bir mîr-i zemân inkâr eder mi insân

 Bir avuç toprağı âdem edemez mi Allah

 Rûz-i mahşerde bize kudretini ede ayân

 10 Bir çekirdeği Hudâ eyleye bir cism-i kebîr

 Yevm-i kıyâmda olur mu LUTFİYÂ şübhe amân

 Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün

 415

 1 Kāl ile kalan cehl-i celî râzı ne bilsün

 Ol zâğ-ı siyeh mezbelede yâzı ne bilsün

 Cân-gûşine cânân hitâbı olmamış aslâ

 Hâtif-i gayıbdan gelen âvâzı ne bilsün

 Esrâr-ı derûn dersini erbâb-ı arefden

 Görmemiş olan dilde öten sâzı ne bilsün

 363

Decâce gibi tâlib-i dâne olan ancak

 Mürg-âb ile bahr eylediği nâzı ne bilsün

 5 Bu kāl ü kîlin lübbünü bul LUTFÎ ki yoksa

 Karada kalan Nil ’de olan râzı ne bilsün

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 416

 1 Cenneti alur dâimâ bir dâne-i ihsân

 Ya nârda yanar mı per-i pervâne-i ihsân

 İnsân olanın kıymeti ihsânı kadardır

 Tâmîr eder elbette ki vîrâneyi ihsân

 İn‘âmları ihsânları hep cem eder Allah

 Cennetde vere kevser-i peymâne-i ihsân

 İhsân edenin muhsini her demde Hudâ’dır

 Gülistân olur kabrine her dâne-i ihsân

 5 Ger kûşe-i dilde ola bir dürre-i himmet

 Zülf-i ser-i Hayder’de olan şâne-i ihsân

 Memdûh-i Hudâ her dü-cihân ehl-i sehâdır

 Arş’a erişir şevk ile kâşâne-i ihsân

 LUTFÎ’yi Hudâ bahş ede erbâb-ı sehâya

 Rûz-i ezelî var idi meyhâne-i ihsân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 417

 1 Tevhîd güneşi doğmuş yağmadır alan alsın

 Emtâr-ı kerem yağmış yağmadır alan alsın

 Gülşen-i muhabbetde güller açılur dâim

 Bülbüller okur tevhîd yağmadır alan alsın

 Kerem-i Kerîm müştâk zâkirleredir tiryâk

 Tevhîd oku ol uşşâk yağmadır alan alsın

 364

Deryâ-yı muhabbetde dürdâne-i hikmet var

 Feyyâz’da buhul yokdur yağmadır alan alsın

 5 Ey nûr-i basar seyret meyhâne-i vahdetde

 Sermest-i ser-endâz var yağmadır alan alsın

 Dildâr-ı dilârâdır dilde gör nûr-i cânân

 Ey nûr-i dil âgâh ol yağmadır alan alsın

 LUTFÎ se ri sevdâda sâbit olan âşüfte

 Vuslata olur şâyân yağmadır alan alsın

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 418

 1 Ramazân’dır bugün cânâ mü’minler şâdümân olsun

 Açıldı bâb-ı rahmetler bize dârü’l-emân olsun

 Kerem-kâni edüp fermân bu ümmete iner rahmet

 Nüzûl-i rahmet-i Rahmân Ramazân’a şâyân olsun

 Doğar mihr-i muhabbetler açılur bâb-ı himmetler

 Bulurlar yüce devletler bu ümmet mihribân olsun

 Sehâvetli şecâatli Ramazân’da bulur kuvvet

 Seâdet ehline kıymet verir bu mâh ayân olsun

 5 Ne devlet seni Allah seve iftâr-ı Ramazân’da

 Kamu ısyânı afv eyler inâyâtı ayân olsun

 Kirâmen-kâtibîn bilmez ne yazdı Hazret-i Allah

 Sâimler defterine bak kıyâmetde beyân olsun

 Ayırma bâb-ı rahmetden bu LUTFÎ kemterin yâ Rab

 Buhûr-i merhametinden verüp bir katre şân olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 419

 1 Nevâ-yı nâyı gûş eyle bugün şîrîn edâlardan

 Muhabbet dersini anla geçüp rûhî fedâlardan

 365

Görün Mansûr-i berdârı nedir dermânı bu derdin

 Sorun ancak bu esrârı hâtif-i gayb nidâlardan

 ‘Amâ âlemine cân at adem mülkin karargâh et

 İşit ezkâr-ı eşyâyı geçüp sît ü sadâlardan

 Gönül bâğında gülzâr-ı gülistân-ı hakîkat var

 Güneş-veş âlem-i vahdet görüp şem-‘i hüdâlardan

 5 Aman LUTFÎ gibi bî-derd olup kalma bu zulmetde

 Yarın olur Hudâ’dan dûr olan bugün cüdâlardan

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 420

 1 Cânânı cânda bulup cânını kurbân eyleyen

 Dâr-ı fenâda bugün derdine dermân eyleyen

 Dîde-i hakîkat ile seyreden bu âlemi

 Kalbini cânâ odur mir’ât-ı irfân eyleyen

 Yoksa zâhir-bînlik ile cümle hayvân müşterek

 Maksûda erişdi Hakk’ı Hak’la seyrân eyleyen

 Feyz-i Hakk’ı bul seher güllerdeki şebnem gibi

 Nûr-i basîretle bak âlemde devrân eyleyen

 5 Reh-revân-i râh-i Hakk’a LUTFİYÂ hem-râh olan

 Kendisin nâ-bûd eder vuslat-ı cânân eyleyen

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 421

 1 Mâh-ı mâtem geldi ey dil dîdeler kan eyleyen

 Kan döken cânlar söken mâmûru vîrân eyleyen

 Bir belâ deryâsıdır âlemde misli gelmemiş

 Kerbelâ germ-i belâya emr ü fermân eyleyen

 Dest-i kahr ile deren Âl-i abâ güllerini

 Hûn-i evlâd-ı Ali’yle sengi mercân eyleyen

 366

Hayder-i Kerrâr’ı savdın ey felek netdin bugün

 Rûh-i pâk-i hânedânı tenden uryân eyleyen

 5 Ey felek günden güzel nûr-i Muhammed’den eser

 Gösteren nûr-i Huseyn’i kāne galtân eyleyen

 Hâdimi Cibrîl olan taht-ı şehâdet şâhını

 Var mı sen-tek ey cefâkâr zâr u giryân eyleyen

 Ehl-i beyt’in bastığı yerlere LUTFÎ yüz sürer

 Hâlis İslâm’dır bugünde âh u efgān eyleyen

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 422

 1 Âh-ı cânsûz çekmesin mi dûr olan meh-pâreden

 Hayf budur ki ayrı düşdüm böyle bir gülpâreden

 Bir sanem-rû kâkül-i gül-bûleri gülberlerin

 Gerdeninde kim görürse âşık-ı bî-çâreden

 El çeker cân u bedenden aklı sergerdân olur

 Cismi fark olmaz o dem mir’ât-ı pâre pâreden

 Böyle bir zülf-i siyeh ebrû-kemân dilberlerin

 Gerdeninde halları san seb‘a-i seyyâreden

 5 LUTFİYÂ dürdâne-veş berrâk olur dilberlerin

 La‘l-i lebinde kelâmı kevser etmiş yâreden

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 423

 1 Bülbül ayrılır mı nazlı gülünden

 Seyr eyler cemâlin ne olur olsun

 Sabâ da ayrılmaz bak sünbülünden

 İstemez zevâlin ne olur olsun

 Gülistân-ı dilde bülbül-i cân var

 Cennet-i gönülde zevk-ı cinân var

 Bülbüller içinde âh u figān var

 Terk etmez bu hâlin ne olur olsun

 367

Bülbüllerin cânı güle fedâdır

 Güllerden aldığı feyz-i Hudâ’dır

 Gülistân-ı gönül bûy-i hüdâdır

 Söyler bu mekālin ne olur olsun

 Diyâr-ı ademde bir gülistân var

 Anı görmüş meğer bu bülbül-i zâr

 O gülşende hergiz bulunmaz ağyâr

 Almışdır nevâlin ne olur olsun

 5 Erbâb-ı muhabbet bilür bu bâbı

 O babdan içeru aşkın kebâbı

 Bahr-i muhabbetin bülbül hubâbı

 Kesmişdir mecâlin ne olur olsun

 Sırr-ı aşkı söyler inceden ince

 Seyreyle bülbülü zevka gelince

 Hikmet-i gülşeni bülbül bilince

 Fark eder meâlin ne olur olsun

 Bülbüllerin zârı derûnun dağlar

 Bülbüllerin derdi kendini ağlar

 Ağlar bülbülleri bağçeler bağlar

 LUTFÎ terk et kālin ne olur olsun

 11’li hece vezni

 424

 1 Gönülde dilrubâlar yapdığı rengîn şerâb olsun

 Kızarmış âteş-i âhla ciğerlerde kebâb olsun

 Gönül âleminin vardır gülistânı açar güller

 O gevher-i muhabbet bahr-i dilde dürr-i nâb olsun

 Dilersen hazret-i yâri bırakma dilde ağyâri

 Huzûr-i hazret-i yâre muhabbetle şitâb olsun

 Gönül meyhânesinde sâkî-i vahdet meyin nûş et

 Sana sırr-ı aref söyler bütün eşyâ kitâb olsun

 5 Yetiş bir nûr-i irfâne ayırup ağı karadan

 Bu ummân-ı meârifde vücûdun bir hubâb olsun

 368

Serîr-i sadr-ı tevhîdde gönül nûr-i mücessemdir

 N’ola ki sırr-ı vahdetden bu LUTFÎ’ye hitâb olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 425

 1 Iyd odur cânân ile cân hem-dem ola bir zemân

 Cilvegâh-ı hazret-i cânânedir dârü’l-emân

 Nûr verir kubbe-i kalbe hurşîd-âsâ sohbeti

 Âb-ı kevser-veş ede sîr-âb ola hep teşnegân

 Sâkî-i devrân ile ülfet eder mestâneler

 Mey-i vahdet câmı ile fer bulur nûr-i îmân

 Gülşen-i meyhânede açmış hidâyet gülleri

 Seyredersin kudret-i Hak herbiri bir nûr-i cân

 5 LUTFİYÂ sâzendeler var dildedir zevk-ı tarâb

 Görse Rıdvân rakseder Cebrâil olur şâdümân

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 426

 1 Nevâ-yı nây-ı aşkı dinleyen diller gûş-i cândan

 Görenler mihr-i mânâyı haberdâr oldu cânândan

 Şular ki yüz yere koymuş gözetmiş emr-i dildârı

 Sivâdan gözlerin yummuş olup erbâb-ı uryândan

 Eğer ser-defter-i dildârda dil kaydın istersen

 Türâb-veş zîr-i akdâm ol münezzeh cism-i cihândan

 Bu dâm-ı kîyl ü kālde kim kalursa kaldı hırmânde

 Kenarsız bahr-i ceh li bul murâddır ilm ü irfândan

 5 Bu dünyâ gülbe-i ahzân olubdur ehl-i îmâne

 Belâlar bal olur birgün kerem olur kerem-kândan

 Kazâ ümmü’r-rızâ oldu belâ bâb-ı velâyetdir

 Belâ evvel gelür abde erîşir rahm-i Rahmân’dan

 369

Aman LUTFÎ gibi deryâ-yı gafletde perâkende

 Olup kalma ciğer-köşem ırak dergâh-ı ihsândan

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 427

 1 Âlemi var eyleyen Mevlâ bizi afv eylesün

 Bir gınâ-i kalb ile tevekküle yâr eylesün

 İkrâm u ihsân-ı Mevlâ dâim ola rûz u şeb

 Nûr-i irfânı gönülde mihr-i dildâr eylesün

 Rahmet-i Rahmân ise âşık olup ilm-i ezel

 Mü’min ü miskînlere ikrâmı iksâr eylesün

 Burc-i mihr-i vahdet-i Mevlâ gönüldür sende var

 Âsumân-ı dilde hurşîd-i zıyâ-dâr eylesün

 5 Yüz yere koyup kerem-şâne ede nazlı niyâz

 Bu keremde cümleten ihvânı bâzâr eylesün

 Şâkir’i gark eyleye bahr-i kerem ummânına

 Zü’l-kerem Allah bu LUTFÎ abdini câr eylesün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 428

 (Efrâd-ı ümmet-i Muhammed yâ Rab

 Zât-ı Kerîm sana emânet olsun)

 1 Merhabâ-dârımız olan zevâtı

 Cenâb-ı zü’l-kerem mağfiret etsün

 Yedlerine versün âzâd berâtı

 Rahmân-ı Rahîm’dir merhamet etsün

 Selâm ile selâmete ersünler

 Bir Mevlâ’dan kerâmetler görsünler

 Cennet-i a‘lâda dâim dursunlar

 Şefâ‘atı zât-ı risâlet etsün

 Deryâ-yı keremden ne noksân olur

 Kerîm’den muhtâca her ihsân olur

 Bir katre merhamet bin ummân olur

 Yokları var eden hidâyet etsün

 370

Ey Hâlik-ı âlem Kādir u Kayyûm

 Ahvâlimiz nedir hep sana mâlûm

 Ey Âlimü’l-esrâr yok sana mektûm

 Senden gayri bize kim nusret etsün

 5 LUTFÎ dergâhına ilticâ eyler

 Kerem-i Kerîm’i mültecâ eyler

 Ehl-i îmân olan hep recâ eyler

 Allah encâmımız selâmet etsün

 11’li hece vezni

 429

 1 Dilerim her dü-âlemde dârın dârü’l-emân olsun

 Sana rahm eyleye Mevlâ melekler şâdümân olsun

 Kerem-i Kerîm’e mazhar olasın her zemân her dem

 Füyûzât-ı İlâhî kalbine âb-ı revân olsun

 Sakın endîşe kılma nûr-i dil ekdâr-ı ezmândan

 Görürsün devlet-i sabrı hele âlî-dîvân olsun

 Der-i dergâh-ı Mevlâ’dan yüzün döndürme döndürme

 Gönülde nâz u niyâzın güzel zevk-ı cinân olsun

 5 Olupdur LUTFÎ’ye eltâf gönül şehrinde hem-sâye

 Yıkılsın devri dünyânın selâmetde îmân olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 430

 1 Ey tâlib-i Mevlâ gel gir bâb-ı muhabbetden

 Dil cennetini seyret çal nây-ı muhabbetden

 Gülzâr-ı gönül vardır cennet ona müştâkdır

 Ârifler olur âgâh bu nâb-ı muhabbetden

 Var bâde-fürûşu gör meyhâne-i mânâda

 Peymâne-i vahdetle iç âb-ı muhabbetden

 Bir âb-ı hüdâdır mey mâye-i seâdetde

 Verd-i dile nem düşmüş gülâb-ı muhabbetden

 371

5 Mey ney ile bir demde âşıkları mest eyler

 Devrânı alur âşık tullâb-ı muhabbetden

 Mey-keşler olur mestân perdeyi atar cânân

 Hayretde kalur cinân derbân-ı muhabbetden

 LUTFÎ ne keremdir bu meyhânede mey-nûşlar

 Bir cân-ı bâkî bulmuş erbâb-ı muhabbetden

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 431

 1 Açıla mir’ât-ı dîdâr cemâl-i zü’l-Celâlî’den

 Olasız âşık-ı Mevlâ harâb-ı lâ-übâlîden

 Keremullah ola sâkî vere bir bâde-i bâkî

 Bulasız zehre tiryâk mey-i mânâ zü’l-Celâlî’den

 Göresiz âlem-i lâhût gülistânın bu gözlerle

 Bulasız zevk-ı rûhânî şerâb-ı Lâ-yezâlî’den

 Cenâb-ı zü’l-Kerem Allah aça perde cemâlinden

 Görüne gözlere cânân o ravza-i visâlîden

 5 MUHAMMED LUTFÎ’ye yâ Rab Habîb’in hurmeti mutlak

 Erişdir sen hidâyâtın emîn eyle melâlîden

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 432

 1 Bugün mir’ât-ı husn-i dilbere karşu cemâl olsun

 O sultân ile hem-dem olmağa mutlak kemâl olsun

 Kemân-ebrûler ile ülfet etmek âfet-i cândır

 Der-âgûş et perî-veş dilberi koy kıyl ü kāl olsun

 Güzellerin gülistânı sîmîn-gerdende hallardır

 O katmer ruhlerinde bûsegân leb-i zülâl olsun

 Güneş-veş dilber-i gülberleri dildâdelerden sor

 Nedir esrârı uşşâkın o gevher dilde mâl olsun

 372

5 Belâlardan velâ eyler tevellüd LUTFÎ’ye mutlak

 Bu cân cânâne vuslatda vücûdu perr ü bâl olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 433

 1 Seyr-i dîdâr ister dîde-i giryân

 Göstermez cemâlin dilber-i devrân

 Nazar-endâz olmaz âşüftesine

 Kûşe-i hasretde kalmış perîşân

 Güzeller gözlemez derd-mendleri

 Dâm-ı muhabbetde kayd-bendleri

 Dilberler dinlemez nush u pendleri

 Âh u zâr bilmez mi âfet-i devrân

 Gösterdikçe nâzın dilber-i tannâz

 İştiyâk artırır âşık-ı serbâz

 Gözleri yoldadır gönülde niyâz

 Sûret ü zâhirde olmaz mihribân

 Gözlerler kānûn-i ezel ezelden

 Âteşler âşıka gelür güzelden

 Göstermez cemâlin sana tez elden

 Olmadıkça bâb-ı dergâhe kurbân

 5 LUTFÎ bedeninden cân ayrılmazsa

 Fedâ olmuş cânın cânân bulmazsa

 Yâr yolunda vârın fedâ olmazsa

 Görür mü cemâli dîde-i hayrân

 11’li hece vezni

 434

 1 Ezel bezminde bâde-nûş olan sâkî-i vahdetden

 Aref dershânesinde gör okur o ilm-i hikmetden

 Der-i dergâh-ı cânâne eder cân gözlerin hayrân

 Nevâ-yı zevk-ı rûhânî alup bâb-ı muhabbetden

 Hidâyet-perver olmuşdur o mey ile olan sermest

 Künûz-i dürr-i meârif olup zât-ı hidâyetden

 373

Ledün-dân ârifâne hem-dem olmuş almış ol himmet

 Bürünmüş nûr-i vahdet perdesine bak inâyetden

 5 Seher vaktinde nem-veş gönlüne girmiş o cânânın

 Olur mu LUTFİYÂ böyle güzel erbâb-ı himmetden

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 435

 1 Dûr olma Yûsuf’um dâr-ı dünyâda

 Râh-i hidâyetde olan ihvândan

 Bak ilm-i hikmeti oku eşyâda

 Ayrılma bulursun ehl-i irfândan

 Râh-i Mevlâ’sından rû-gerdân olan

 Bahr-i şehvetine gark olup kalan

 Anlardır kalblere şekāvet salan

 Irak olmak farzdır kurb-i butlândan

 Kirâmen-kâtibi sâğ u solunda

 Mevlâ’nın kitâbı vardır elinde

 Ne devletdir ki zikrullah dilinde

 Derûnun münevver nûr-i îmândan

 Gönül fâriğ ola hubb-i sivâdan

 Te tah hur eylese kibr ü riyâdan

 Bulsa ehl-i himmet kimse hevâdan

 Ayrılmaz ebedî emr-i Rahmân’dan

 5 LUTFÎ’ye lutfede Bârî Teâlâ

 Setr ede ısyânın Hazret-i Mevlâ

 Münevver eyleye nûr-i tecellâ

 Şefâ‘at eri şe dârü’l-emândan

 11’li hece vezni

 436

 1 Muharrem’dir bugün cânâ gönüller hûn-feşân olsun

 Mükerremdir o cân-dâde bu yolda âlî-şân olsun

 Huseyn-i Kerbelâ’nın sergüzeştin söylerem ey dil

 Dökülsün dâne-i dürler dü-âlemde nişân olsun

 374

Bugün dergâh-ı Muhtâr’e revâdır enbiyâ varsun

 Verüp eflâke hayretler melekler gam-keşân olsun

 Bugün Hayrü’n-nisâ bir câme-i gülgûn ile görsün

 Huseyn-i gül-beden tûfân-ı kanda keştibân olsun

 5 Hasen ağlar Huseyn ağlar Alî vü Fâtıma ağlar

 Felek ağlar melek ağlar gerek ins ile cân olsun

 Kevâkib seyreder evlâd-ı peygamberleri görüp

 Gülistân-ı nübüvvet güllerinin bağrı kān olsun

 Huseyn Hayder-i Kerrâr’e şecâatde muâdildir

 Muhammed mazharı ol şân nedir hikmet ayân ol sun

 Muattar emr-i Levlâk ile memdûh bir Muhammed’dir

 MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfeyle yoldaşı îmân olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 437

 1 Dergâh-ı Mevlâ’da sâil-i sâdık

 Nihad Efendi’ye yâdigâr olsun

 Hidâyet-i güzel yâr-i muvâfık

 Muhabbeti dilde müşg-bâr olsun

 Bâğ-ı hidâyetde güller devşirmiş

 Nâr-ı muhabbetde kalbin pişirmiş

 Dergâh-ı dildâre gönlün düşürmüş

 Himmeti hurmeti pây-dâr ol sun

 Erenler râhına vermiş serini

 Dergâh-ı pîrânda bulmuş yerini

 Satmış yâr yolunda âr u vârını

 Çâr-taraf bu dünyâ târ u mâr olsun

 Verenler dünyâda cânı cânâne

 Meyl eylemez aslâ incû mercâne

 Düşünce âşıklar bu heyecâne

 İster Mansûr gibi o berdâr olsun

 5 Sular gibi yüzün koymuş yerlere

 Gubâr olmuş âsitân-ı pîrlere

 Esîr olmuş ezel şîr-i nerlere

 Rû-ber-zemînliği müştehâr olsun

 375

LUTFÎ gibi olma esîr-i dünyâ

 Dünyâ esîrinde bulunmaz hayâ

 Tevhîd ile dâim ver kalbe zıyâ

 Nâmın ind-i Mevlâ bahtiyâr olsun

 11’li hece vezni

 438

 1 Nûr-i irfân ile bu elvânı seyrân eyleyen

 Dîdesi dürbîn-i esrâr keşf-i esrâr eyleyen

 Ne aceb nakkāşdır menkûşe lâyık nakşedüp

 Tahsîn eyler seyredince kesb-i irfân eyleyen

 İktidârın gösterir seyreyle her san‘a tı nı

 Pek yakışmış serpûşi serpûşe akrân eyleyen

 Şevket ü şânı şerâfet bahş eder âriflere

 Ayn-i hikmetdir fi‘âli şevket ü şân eyleyen

 5 Lutfuna yokdur nihâyet kahrına yokdur aded

 Tasdîk eyler tahkîk eyler zâtın insân eyleyen

 Çok emek ister Hudâ’nın emrinin tahsîline

 Kahrolur mu LUTFİYÂ kabûl-i fermân eyleyen

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lûn

 439

 1 Derûn-i dilde dildârın nazîri yâr-i gār olsun

 Hidâyet-i İlâhî yâr ü yâver pây-dâr olsun

 Mutahher olasız bahr-i inâyet-i İlâhî’de

 Cinân-ı mânevîde çâr-civârız Çâr-i yâr olsun

 Mey-i vahdet ile sermest olasız her dü-âlemde

 Bu esrâr-ı hidâyet ka‘r-i kalbde dürr-i bâr olsun

 Görüne şems-i vahdet pertevi fecr-i tecellâdan

 Gönül mir’âtına mihr-i muhabbet âşikâr olsun

 5 Görünür ârifân gözlerine her zerreden hurşîd

 Gönülde nûr-i vahdet-i İlâhî nâmdâr olsun

 376

Kamu enbâz-ı tevhîdim emânet ola Mevlâ’ya

 Muhabbet-i İlâhî dillerine müşg-bâr olsun

 Erîşe dem-be-dem ilhâm-ı Rabbânî süveydâya

 Bu LUTFÎ ümmet-i Muhammed ile bahtiyâr olsun

 Me fâ‘ î lün  / Me fâ‘ î lün / Me fâ î  lün / Me fâ‘ î lün

 440

 1 Mansur-âsâ âşık ol kaçma bu dem sen dârdan

 Cândan ayrılmak olur ayrılmak olmaz yârdan

 Gül döker gülpâreler gülbün-i gönlüm gülleri

 Kat-‘ı enzâr etmek olmaz vallahi dildârdan

 Nîm-nigâh-ı dilber ile âşıkān bulur hayât

 Hayât-ı bâkî bulur kim feyz alur eshârdan

 Ger şerâb-ı vahdeti verse gönülde sâkıyâ

 Âşıkān sermest olur halâs bulur ağyârdan

 5 LUTFİYÂ dilberlerin devrinde devrân eyle ki

 Gerden-i dilde göresin cevher-i şeh-vârdan

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘î lün

 441

 1 Her dü-âlem sizi Mevlâ şâd ü handân eylesün

 Hikmet-i Rabbânî dilde derde dermân eylesün

 Dâreyinde dest-gîr ola Cenâb-ı zü’l-Celâl

 Hak yolunda cânların cânâne kurbân eylesün

 Hubb-i Mevlâ dilde dâim bahş ede zevk u safâ

 Cezbe-i Rahmân gönülde devr ü cevlân eylesün

 Kara Hâce hâcelerle Livâü’l-hamd altına

 Cem ola rûz-i cezâda Mevlâ mihmân eylesün

 5 Cümleten ehl-i îmânı cem ede Bârî Hudâ

 Cennet-i a‘lâ içinde câr-ı Rıdvân eylesün

 377

Sâcid ü râki‘ olan efrâd-ı İslâm zümresi

 LUTFÎ müs ter him bugün Mevlâ sizi hân eylesün

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 442

 1 Gel ey nûr-i Hudâ diller senin aşkın safâsından

 Ederler zevk-ı rûhânî bulup şevkın şifâsından

 Gel ey şems-i hüdâ senden alup hep enbiyâ feyzi

 Seâdet-mend olan oldu Habîbullah hüdâsından

 Gel ey Ahmed gel ey Mahmûd Muhammed Mustafâ sensin

 Sana meddâh olan kimdir Hudâ’nın mâadâsından

 Gel ey mihr-i meârif merhamet kâni kerem nehri

 Bütün âlem sana kurbân geçüp rûhî fedâsından

 5 Gel ey şems-i risâlet burcuna bahş eyleyen nûru

 Kamu Arş ile ferş dolmuş senin nûrun zıyâsından

 Gel ey üstâd-ı kül bezm-i risâletde dilârâsın

 Bulunmaz mihr-i vâlâsın güzel Hakk’ın atâsından

 Gel ey va‘d-i kerîm-i Hak ile tebşîr olan cânân

 Seni râzı ede Allah yarın şân-ı ‘ulâsından

 Gel ey mahbûb-i Mevlâ dergehinde bir gulâm LUTFÎ

 Aceb geçmez mi bir Allah bu ümmetin hatâsından

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 443

 1 Yâ Rab ne şerefdir bize bu devlet-i îmân

 Ey şân-ı kerem fazlın ile eyledin ihsân

 Yâ Rab ne keremdir bize bu nîmet-i bâkî

 Hidâyet-i ezelî güzel derdlere dermân

 Sâkî-i ezel verdi bize şerbet-i tevhîd

 Erişdi bize rûz-i elest rahmet-i Rahmân

 378

Olmuş olacak ilm-i ezel sâbit ü sâbık

 Evvel ü Âhir esrârı bir nokta-i fermân

 5 LUTFÎ o kerem-şâne dayan her dü-serâda

 Ne nâr ola kalbinde ve ne cennet-i Rıdvân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 444

 1 Bizi halk eyledin ketm ü ademden

 Verüp evrâkımız bahr-i keremden

 Bu dîn-i İslâm’a geldik hidemden

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Bizi kıldın Muhammed ümmetinden

 Verüp dünyâda îmân devletinden

 Ümîdi kesmeyiz merhametinden

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Verüp kalbimize nûr-i hidâyet

 Hidâyet bahrine yokdur nihâyet

 Seâdetle müyesser et selâmet

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Bizim peygamberimiz Mustafâ’dır

 İmâmımız Aliyyü’l-Mürtezâ’dır

 Gül-i gülzârımız Âl-i abâ’dır

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 5 Bizi kıldın şerîat ile me’mûr

 Hidâyet hil‘ati ile de mesrûr

 Muvahhidler olur elbette mağfûr

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Ezelden tâ ebed Zât-ı Kerîm’sin

 Rahîm’sin Evvel ü Âhir Kadîm’sin

 İlâhî ahvâlimizi Alîm’sin

 Ke rem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 379

Kerîm’in sevdiği lutf u keremdir

 Delîlimiz nebiy-yi muhteremdir

 Bu dergâhe kamu âlem hidemdir

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Kerîm’in keremine yok nihâyet

 Tarîk-ı müstakîme kıl hidâyet

 Hidâyete bize sen ver dirâyet

 Kerem eyle kerem-kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 Bizi bahşet Habîb’in Mustafâ’ya

 İmâmımız Aliyyü’l-Mürtezâ’ya

 Dahî hem Çâr-i yâr-i bâ-safâya

 Kerem eyle kerem kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i keremden

 10 Diler LUTFÎ kerem kâni Kerîm’den

 Diler dermânı Hallâk-ı Hakîm’den

 Dilerler merhamet elbet Rahîm’den

 Kerem eyle kerem kâni keremden

 Neyin noksân olur bahr-i ke rem den

 Me  fâ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün

 445

 1 …………………………………

 …………………………………

 Ey Kerîm ummân-ı lutfun katresi ümmîdile

 Dîde-bân-ı dergehindir ehl-i îmân her zemân

 Mü’mine kahrin içinde nice lutfun var bile

 Der-i dergâhında gözler keremin ehl-i îmân

 Sen Kerîm bir Kādir u Kayyûm u Rabbü’l-âlemîn

 Ez-ezel tâ bâ-ebed keremin olmuş mihribân

 5 Bu kadar ubbâd-ı müslim dergehin devrân eder

 Ey kerem-kân boş döner mi böyle dergâhe varan

 Kıl kerem âlemleri var eyleyen Rabb-i Rahîm

 Sen Rahîm’den gözlerim gözler keremin el-amân

 380

Sen bizi halk eyledin yokdan getirdin âleme

 LUTFÎ-veş olmadı âlemde günahkâr abd olan

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 446

 1 Selâm ism-i şerîfinin tecellîsisin ey kurbân

 Muallâ dergeh-i vâlâsına Hak eyledi mihmân

 Kulunam kurbânınam ey kerem nehri kerem-şânım

 Edüpdür merhamet kâni seni dergâhına derbân

 Dilerim zât-ı pâkinden bizi reddetme kapundan

 Ederler bendesin âbâd olan sâhib-kerem ihsân

 Nice bin bendegânın var rû-ber-zemîn seni gözler

 Eder mi muntazırların nevâsız bahr-i bî-pâyân

 5 MUHAMMED LUTFÎ’dir cân u ciğerden kulu kurbânı

 Sana kurbân ola cânım kerem eyle şeh-i devrân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 447

 1 Şifâhâne-i hikmetden eri şe derdlere dermân

 Bula derdli devâsını Cenâb-ı Hak ede ihsân

 Yetişe rahmet-i Bârî Teâlâ şânühû ekber

 Der-i dergâh-ı Mevlâ’da ola merhamete şâyân

 Dilerse Kādir u Kayyûm eder mürdeleri ihyâ

 Verir âfiyet-i ebdân eder Yûsuf gibi sultân

 Anadan babadan erham olan Hallâk-ı âlemdir

 Verir bir devlet-i bâkî biter dilde gül ü reyhân

 5 Gel ey nûr-i dîdem dil ver seni var eyleyen Hakk’a

 Her işin Hakk’a teslîm et ola LUTFÎ sana kurbân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 381

448

 1 Selâmün aleyküm ihvân-ı îmân

 Aşr-i Zi’l-hicce’dir sultân-ı ezmân

 Bu günlerde efdaldir sıyâm u kıyâm

 Açılur ebvâb-ı rahmet-i Rahmân

 Bu eyyâmda olur merhametullah

 Taksîm olur bu mâh inâyetullah

 Erişe mü’mine hidâyetullah

 Sarf olur bu eyyâm ummân-ı ihsân

 Kerem-i Kerîm’den emr olur her an

 Sâillere edin ikrâm u ihsân

 İhsân-ı Mevlâ’ya olasız şâyân

 Cennet-i a‘lâda bulasız devrân

 Huccâc-ı müslimîn Arafât’dadır

 Dergâh-ı Mevlâ’da şerâfetdedir

 Nazlı niyâz ile zarâfetdedir

 Afv ü mağfirete yazılur fermân

 5 Mer ha met-i Rahmân âşıkdır bize

 Kerem-i İlâhî lâyıktır bize

 Îmân İslâm dilde fâıkdir bize

 Mü’mine mahsûsdur LUTFÎ bu gufrân

 11’li hece vezni

 449

 1 Kasr-ı dilde muhabbetin gevheri

 Selâm olsun sana cân u gönülden

 İsmin Mustafâ’dır rahmet perveri

 Bırakma Mevlâ’yı asla dilinden

 Cenâb-ı zü’l-kerem merhamet kâni

 Dilde dâim muhabbet-i Rahmânî

 Arş’dan muazzamdır rahmet ummânı

 Bırakma dâmân-ı şer‘i elinden

 Kurbân et tarîk-ı Mevlâ’da cânı

 Güneş-veş gönülde kevser îmânı

 Tevhîdde bulursun dârü’l-emânı

 Himmet kemerini açma belinden

 382

İlm ü irfân nûr-i Kur’ân dildedir

 Emr-i Mevlâ Kitâbullah eldedir

 Himmet gönüldedir kuvvet koldadır

 Tevhîd güllerini devşir dalından

 5 LUTFÎ’ye lutf-i Mevlâ ede imdâd

 Keremullah anı eyleye dilşâd

 Muhabbet-i Mevlâ gönülde şimşâd

 Nasîb olsun ehl-i hâlin hâlinden

 11’li hece vezni

 450

 1 Gülistân-ı risâletde gül-i handân olan cânân

 O meydân-ı hidâyetde nûr-i Yezdân olan cânân

 Muallâ arş-ı irşâd kubbesinde hurşîd-i mânâ

 Bu eflâk-i nübüvvetde meh-i tâbân olan cânân

 Gürûh-i enbiyâ senden alurlar feyz-i Rabbânî

 Mukarrebler meyânında şeh-i devrân olan cânân

 Habîb-i Kibriyâ Muhtâr-ı Mevlâ Ahmed ü Mahmûd

 Şeb-i esrâda bezm-i vuslata şâyân olan cânân

 5 Sana vassâf olan Mevlâ Teâlâ şânühû ekber

 Kerem-kâni vefâ şânı rîh-i Rahmân olan cânân

 Seni âlemlere rahmet Hudâ gönderdi va‘detdi

 Seni râzı ede rûz-i cezâ zî-şân olan cânân

 MUHAMMED LUTFİ’ye lutfet amân ey rahmet-i Rahmân

 O şevket-i şefâ‘at tahtına sultân olan cânân

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 451

 1 Muhabbet-i İlâhî gülbe-i dilde çerâğ olsun

 Muhabbet mürgine sadrın muhabbetle durâğ olsun

 Cenâb-ı Kādir ü Kayyûm duta destin dü-âlemde

 Münevver eylesün Mevlâ gönülde feyz-i sâğ olsun

 383

Eri şe rahmet-i Rahmân ola dest-gîrin Kur’ân

 Alasın afvine fermân keder senden ırâğ olsun

 Kerem-kâni kerem ede dârın kurb-i harem ede

 Hidâyet eyleye Allah seâdet dilde bâğ olsun

 5 Bütün ihvân-ı îmânla Livâü’l-hamd’in altında

 Huzûr-i Hazret-i Hak’da yüzü ihvânın ağ olsun

 Muhammed Mustafâ hakkı kerem ede Kerîm Allah

 Bu LUTFÎ’yi ede mağfûr gazabullah ırâğ olsun

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 452

 1 Ummân-ı merhamet mâh-i Ramazân

 Gark-ı usât oldu rahmet-i Rahmân

 Kerîm’dir bir Allah Nusret Efendi

 Arş’dan muazzamdır kerem-i Mennân

 Bu mâhda abdine ihsân-ı Mevlâ

 Nazar-ı merhamet eder Teâlâ

 Sâat-i iftarda nûr-i tecellâ

 Dem-be-dem dökülür emtâr-ı ihsân

 Mevlâ mesrûr eder sâim olanı

 Mağfûr eder mutlak kāim olanı

Râh-ı rızâsında dâim olanı

 Gönülde fürûzân şem‘a-i îmân

 Taksîm olur bu mâh kerem-i Kerîm

 İkrâm eder elbet ihsân-ı Kadîm

 Derdlere dermânı eder O Hakîm

 Kerem-i Kerîm’den bu derde dermân

 5 Cenâb-ı zü’l-Kerem eder ihsânı

 Dergâh-ı İlâhî gözler derbânı

 Fethede tâlibe o kerem-kânı

 İkrâm ede bizzat Hazret-i Deyyân

 Dergâh-ı Mevlâ’ya olan dildâde

 Derûn-i gönülden olsa sevdâde

 Merhamet-i Rahmân gelür imdâde

 LUTFÎ bu dergâhın kuludur kurbân

 11’li hece vezni

 384

453

 1 Ey dil yine ol dilber meydânda eder cevlân

 Emsâlini kim görmüş devrân olalı devrân

 Ey dil yine ol şâhid vuslata olur âhid

 Va‘dine vefâ etmez mâlûm âfet-i devrân

 Ey dil yine ol câhid olmuş yine mücâhid

 Âşıklarını eyler firkat râhına kurbân

 Ey dil yine ol cânân ağyâra eder ikrâm

 Dergâh-ı haremgâhe rakîbi eder derbân

 5 LUTFÎ yine ol meh-rû gerdende döner geysû

 Cemâle çeker perde âşıklara yok seyrân

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün

 454

 1 Âdem olana lâzım olan dîde-i irfân

 Ârif olur elbette olan zümre-i insân

 Hayvânları sen nûr-i basîret ile seyret

 Hayvân olana dünyâ olur sahrâ-yı cevlân

 Kanlar yudar elbette bugün âlim ü dânâ

 Erbâb-ı zekâya görünür kanlı bu devrân

 Ger dîde-i cânda var ise nûr-i hidâyet

 Sadrında yanar dehşet ile âteş-i sûzân

 5 Akl ile zekâvet per-i pervâz ile gitdi

 Hayâ ile insâf idi karargâh-ı îmân

 Mevlâ’ya tevekkül ne diyem Kādir ü Kayyûm

 Merhamet ede mü’mine ol Hazret-i Rahmân

 LUTFÎ’ye kerem eyleye Hak her dü-serâda

 Dillerde dâim tevhîdimiz ravza-i Rıdvân

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü  / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 385

455

 1 …………………………………………………

 …………………………………………………

 Aşkın âteşi baldır derd ehline zülâldir

 Derd ehli olan dervîş kabûle olur şâyân

 Esmâyı müsemmâdan gayri göremez ârif

 Ârif olanın gönlü merkez-i nûr-i irfân

 Her vakt-i seher âşık meyhâne-i mânâda

 Demkeşler ile dâhil halka-i kadeh-hârân

 5 Bir bâde ki bahş olmuş peymâne-i kudretle

 Kim içse olur mahrem perdeyi atar cânân

 Mekteb-i meârifde ders-i arefin bahsi

 Ol âşıka mahsûs ki ezelden ola mestân

 Her kim ki bulur râhı yâ Rab ne seâdetdir

 LUTFÎ meğer Allah’dan erişe sana ihsân

 Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün  /Mef ‘û lü  / Me fâ‘ î lün

 456

 1 Gül yüzlü güzel bülbül-i cânım sana kurbân

 Çok eyledi efgān

 Nergîs göz ile bir bakışın te’sîri yamân

 Pek derd-i firâvân

 Ol lâle-ruhın atdı şivengâhıma bir gürz

 Kesildi kamu söz

 Ey kaşı kemân kirpiği peykân leb-i handân

 Bir âfet-i devrân

 Ey halları hindû leb-i kandim sana yandım

 Gafletden uyandım

 Ey serv-i revân nahl-i hırâmân meh-i tâbân

 Gönlüm sana mihmân

 386

Ey nûr-i basar ru’yet-i dîdârını andım

 Başdan başa yandım

 Âşıklara mâşuklarının kurduğu erkân

 Bir âteş-i hicrân

 5 Mestâne-reviş rinde gidiş gönlümü çaldı

 Âh dahî ne kaldı

 Mürg-i dili hapsettiğiçün ol şâh-ı hûbân

 Gör ki bu ne ihsân

 Ey şems-i zemân hulk-i husün Yûsuf-i sânî

 Yakdın dil ü cânı

 Ey tâze gülüm kâkül-i anber bûy-i reyhân

 Dilberlere sultân

 Âlemde gözüm görmedi bir sen gibi dilber

 Ey ruhleri ahmer

 Ey nazlı civân rûh-i revân sözü dür-efşân

 Âlem sana kurbân

 Lutfen kerem et hâk-i pâyin LUTFÎ kulundur

 Bezminde bulundur

 Müştâk sana ins ile cin cân hûrî gılmân

 Cennât ile Rıdvân