|
N (Nûn-i aslî) KĀFİYESİ
Muhammed Mustafâ Mahmûd iki âlemde bir sultân Huzûr-i Hazret’e vardı şeb-i esrâ bi-emrillâh Haremgâh-ı visâle eyledi Cebrâil’i derbân Ko na ğın “kābe kavseyni ev ednâ” eyledi Allah Şerâfetle beşâretle verüp eyledi âlî-şân Kerem-kâni Kerîm Allah şerâb-ı lâ-yezâlîden Yed-i kudret ile sundu mükerrem eyledi Rahmân 5 Melekûtde mukarrebler seni istikbâl eylerken Cemâlin nûruna âşık olup hep ey nûr-i Yezdân Cenâb-ı zü’l-kerem Allah seni âlemlere rahmet Edüp gönderdi Kur’ân’ı yedinde eyledi fermân MUHAMMED LUTFÎ’ye lutf-i İlâhî’dir bu mevzûnât Ola ki kulunu kurbân ede memdûhine Hannân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 375 1 Ey pâdişeh-i mânâ dil tahtı diler sultân Ey şân-i kerem-rânâ kurbânın ola bu cân Ey nûr-i basar rahm et üftâdelerin hâli Pejmürde perîşândır düşer mi sana bu şân Ey kân-i kerem gözle yüz yerde olanlar var Kan yaşı revân olmuş cân dîdeleri giryân Ey mâh-ı muzayyâ gel göster dile dildârı Dilhânemizi rûşen eyle olalım şâdân 338 5 Deryâ-dil olan ârif ister mi dahî târîf LUTFÎ’ye kerem eyle ey pâdişeh-i devrân Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 376 1 Gönlünde gülüm hubb-i Hudâ Arş kadar olsun Havf ile recâ devleti ümm ü peder olsun Elvân nakışına sakın aldanma sivânın Gaflet-i Hudâ’dan ise gāyet hazer olsun Dildâde olup Hazret-i Mevlâ’ya niyâz et Allah’a ibâdet sana şîr ü şeker olsun Şûrîde-i gülzâr-ı likā olmalı cânâ Bülbül gibi zevkın demi vakt-i seher olsun 5 Gerek ise ermek bize menzil-i merâma Kur’ân-ı azîm başımıza tâc-ı ser olsun Bir mihr-i hüdâ doğsa dile burc-i rızâdan Tevfîk-ı Hudâ kalbine kenz-i güher olsun LUTFÎ der-i dergâh-ı İlâhî’de temennâ Eyle nedîm-i aşk-ı Hudâ’dan haber olsun Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 377 1 Ey seher söyle sabâya zülf-i yâre değmesün Kâkül-i gülberlerinde müşg-bâre değmesün Serv-i kad serv-i revân azm-i gülistân eylemiş De temâşâgâhı olan kûh-sâre değmesün Seyreder cîm-i cemâlin gül-gülistân-ı İrem Dîde-bân-ı dilber olan söyle hâre değmesün Nâveg-i müjgânına dokunmasun fitne-feşân Zülf-i zer gevher-nisârdır gül‘îzâre değmesün 339 5 Kâkül-i târına rabt eyle dilâ cân riş te sin LUTFÎ’yi berdâr edende tîl-i dâre değmesün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 378 1 Gül yüzlü güzel bülbül-i cânım sana kurbân Çok eyledi efgān Gönlüm gözüne görüneli sen meh-i tâbân Oldum sana hayrân Hurşîd-i ruhın pertevine tâkat olur mu Misli bulunur mu Ey fitne-i cân serv-i revân âfet-i devrân Âşıklara seyrân Gül kâkülünün bûyi güzel müşg-i Tâtâr’dan Zâtındaki bârdan Güller dökülür gülmelerinden gül-i handân Ey zevk-ı gülistân Hûrî gülüşü sallanışı zevk-ı cinândır Bir mihr-i zemândır Gün gibi güzel arz-ı cemâl eylese cânân Bir mâh-i nûr-efşân 5 LUTFÎ yere yüz koy o kerem-şâne niyâz et Niyâz ile nâz et Yerdeki yüzün sâhibine çok çıkar ihsân Mâmûr ola vîrân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün Mef û lû / Fe ‘û lün 379 1 Muharrem’dir yine düşdü cihâna âteş-i sûzân Reh-i Âl-i abâ’ya cân verir âşık-ı serbâzân Huseyn-i Kerbelâ şâh-i şehâdet azm-i râh etdi Muharrem’de şehâdet şehrine şâh eyledi devrân Muharrem mâh-ı mâtemdir Habîb-i Kibriyâ ağlar Aliyyü’l-Mürtezâ’nın hem ciğerleri olup büryân 340 Huseyn evlâd-ı Zehrâ’dır güneş-veş bir dilârâdır Huseyn bedr-i tecellâdır olup şems ü kamer kurbân 5 Muharrem Âl-i Zehrâ’yı edüp bir kan gülistânı Giyüp bir câme-i gülgûn şehâdetde meh-i tâbân Bugün Âl-i abâ’ya bak cilâ verdi kızıl kanlar Düşünce hâke seyyîdler kan etdi taşları mercân Bütün evlâd-ı Peygamber Huseyn’in bâşına geldi Dediler ki aman yandık yakıldık böyle teşnegân O cedd-i pâkimiz Muhtâr-ı Mevlâ’ya niyâz eyle Niyâz eyleye Allah’a bütün yandı sabî sıbyân Huseyn ağlar döker kan yaş dedi sabır seâdetdir Alî’dir sâkî-i kevser bizi gözler bugün Rıdvân 10 Kamu enbiyâ evliyâ bizi istikbâle gelmiş Cemâlin gösterir göze atar perdesini cânân Rızâ-yı Bârî ki başımıza tâc Hakk’a teslîmde Meyân-ı enbiyâda ceddimizi eyleyen şâdân Ne gelse Hazret-i Hak’dan bize kevser-i ahmerdir Haremgâh-ı visâle vuslat olsun boynumuz al kan MUHAMMED LUTFÎ’yi yâ Rab bu hânedâna bahşeyle Gedâlarsız olur mu ya cihânda bir şeh-i devrân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 380 1 Muharrem’dir bugün diller derûnu bâr-ı nâr olsun Dökülsün yerlere gözler bütün yüzler gubâr olsun Muharrem’dir bugün Âl-i abâ’nın kan gülistânı Açar gonce-i ahmerler cihâna müşg-bâr olsun Muharrem’dir bugün derd ehline dermân yine derddir Yakılsun odlara derd-i derûnu âşikâr olsun Huseyn-i Kerbelâ’nın basdığı yerlere cân kurbân Yezîd nâr-ı cehennemde çâr-etrâfı hisâr olsun 341 5 Huseyn’in nûr gülistânı cemâl-i bedr-i kudretdir O mir’ât-ı Muhammed’i kıranlar târ u mâr olsun Huseyn arş-ı mehâsindir bezenmiş nûr-i vahdetden Yaratmış Hazret-i Allah vücûdu dürr-i bâr olsun Huseyn ser-defter-i Âl-i Muhammed’de muallâdır Velâyet kubbesinde nûr güneş-veş pây-dâr olsun Şîmr-i bed-gümândır bî-emân âlemde bir mel‘ûn O sultân-ı selâtîne nasıl kâfir kıyar olsun O bûsegâh-ı Muhtâr-ı İlâhî gerdene hançer Çeken mel‘ûn-i bed-ahter dü-âlem şerm-sâr olsun 10 Döker kan gözleri Zehrâ berâber Hayder-i Kerrâr Muhammed Mustafâ ağlar bugün sabr ihtiyâr olsun MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfu olursa Hazret-i Hakk’ın Huseyn’in zîr-i akdâmı mahallinde gubâr olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 381 1 Hamdü lillâh ol dilârâ yâre peyvestem bugün Şâhid-i kudsî olan dildâre dil-bestem bugün Nâveg-i müjgânına her çend sancıldı gönül Şâdiyâne nev-civân bir tâze nev-restem bugün Dilrubâlar dergehinde gerçi kim ham gerdenim Halka-i bâb-ı emâne vâsıl-ı destem bugün Ol kerem-rûler kerem-şândır ümîdim kesmezem Zîr-i pâ rû-ber-zemînem muttasıl-bestem bugün 5 LUTFİY ger dâreyinde ister isen devleti Yüz yere koy Hakk’a karşu söyleme hestem bugün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 382 1 Derd-i firkat cânıma te’sîr eder cânân bugün Dağlamaz mı derd-i dilber dilde mihmânım bugün 342 İhtiyârsız iftirâkın od salar cângâhıma Dil-nişînim bu firâkın bozdu devrânım bugün Kābil-i ders-i arefdir mekteb-i irfânede Halkamızdan devri kesdi câm-ı irfânım bugün LUTFİY dârü’l-emân meyhâneden al bir haber Hâdim-i pîr-i mugāndır rûh-i revânım bugün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 383 1 Şems-i vahdet burcu gönüldür Dede’m Seyret o güneşi sen de ey dîdem Seni gözler güneş sende dem-be-dem Sendedir matla-‘i mihr-i dirahşân Ebrû-kemân dilber gülber gönüldür Dergeh-i dildâre rehber gönüldür Hayder-veş fâtih-i Hayber gönüldür Bir neyyir-i a‘zam feyz-i firâvân Cemâline hayrân encûm-i eflâk Kemâline tahsîn eylemiş emlâk Bu cânânı gören olur mu gam-nâk Mâh-ı muzayyâdır rûy-i nûr-efşân LUTFÎ seyretdinse dildârı dilde Devlet-i dâreyni eyledin elde Bu zevkı aldınsa mey ile mülde Reşk eder fark etse emîr-i devrân 11’li hece vezni 384 1 Nûr-i vahdet güllerin gönlünde handân eylesün Hubb-i Hak nûr-i hüdâ ilm-i ledün-dân eylesün Gül-gülistân-ı hidâyet bülbülü ol zevk ile Rûh-i pâkin dâimâ uşşâka meydân eylesün Mey-i tevhîd cur‘asından nûş eden mestâneler Gülbe-i meyhânede bir merd-i meydân eylesün 343 Der-i dergâh-ı İlâhî’de niyâz-mend âşıkān Câm-ı mey-i vahdet ile kalbini şâd eylesün 5 Dest-gîrin hubb-i Hak feyz-i Muhammed her zemân Mâsivallahdan geçirsin mîr-i merdân eylesün LUTFÎ-veş olma Muhammed âşık-ı eşyâ bugün Âşinâ-yı Hak olup eşyâya nâ-dân eylesün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 385 1 Merhamet eyleye merhamet kâni Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun Bahşede kalblere nûr-i irfâni Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun Kerem-i Kerîm’den ola merhamet Enbiyâ evliyâ eyleye himmet Gark ede dilleri feyz-i muhabbet Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun Doğa dilden dile bahş-i hidâyet Cenâb-ı zü’l-kerem eyleye rahmet Muhammed Mustafâ şems-i şefâ‘at Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun Kat‘ ola gönülden hubb-i mâsivâ Kabûl ede sizi Hazret-i Mevlâ Merhamet buyura Zât-ı Teâlâ Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun 5 Keremler erişe ol kerem-kândan Güneşler göstere ism-i Rahmân’dan LUTFÎ’ye erişe katre ummândan Iyd-i udhiyyeniz mübârek olsun 11’li hece vezni 386 1 Hubb-i dünyâdan münezzehdir veliyyullah olan Mâsivâya meyleder mi âşık-ı Allah olan 344 Der-i dergâh-ı İlâhî’de niyâz-mend âşıkān Cennet-i a‘lâyı bilmez dâhil-i dergâh olan Sırr-ı tevhîd nûr-i vahdet neşr eder dilden dile Cenneti gönlünde bulmuş ârif-i âgâh olan Kāl ile kalmak olur mu nûr-i mânâ var iken Hızr-veş eyler sefer ol sâlik-i şeh-râh olan 5 Men aref dershânesinde ilm-i ledün-dân ile Tahsîl-i ilm etmeyen LUTFÎ odur gümrâh olan Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 387 1 Ol perî-veş dilber-i dildârı gördüm ben bugün Taht-ı dilde zü’l-kerem hünkârı gördüm ben bugün Tâc-ı zer kıykâc serinde serv-i kāmet bir levend Gerdeninde kâkül-i gülbârı gördüm ben bugün Ol kemân-ebrûleri mihrâb-ı kudret mâh-ı nev Dürr ü mercân lebleri gülnârı gördüm ben bugün Mey-i mânâ cur‘asıyla mest-i medhûş bir güzel Katmer-i sahrâ gibi dür-bârı gördüm ben bugün 5 Kays-veş sahrâlara saldı sanem-rûler beni Cân verüp cânân yolunda kârı gördüm ben bugün LUTFİY bâr-ı belâdır düşme dâr-ı dilbere Cânıma kasd eyleyen bir yâri gördüm ben bugün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 388 1 Bir vücûd mevcûdu ile def‘ olur illet hemân Öyle bir mihr-i beşâşet bahşi doğsun bir zemân Ger dilerse seng-i hârâdan çıkar âb-ı hayât Nâr olur cennet gibi dünyâ evi dârü’l-emân 345 Pertevin şems-i hüdâ ârif yüzünden gösterir İhtiyâr elden gidince kâfir olur müslümân Katreler ummân olur hem zerrelerden gün doğar Zâhir olur bir tecellî câhil olur âlimân 5 Mihr-i burc-i men a ref den feyz alur erbâb-ı dil Cân gözü cânân yüzünü görse olur şâdümân LUTFİY insâf edüp bâb-ı seâdetde bugün Cân verüp cânân yolunda bul selâmet bî-gümân Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lâ tün /Fâ ‘i lün 389 1 Hâmil-i tevhîd olanın kalbi cennetdir bugün Sırr-ı tevhîdi bulanın rûhu rahmetdir bugün Âkifâ cedvel-i kudret kayd eder ilm-i ezel Ehl-i tevhîd zümresi pek âlî himmetdir bugün Hikmet-i Hakk’ın buhûruna nihâyet var mıdır Kıllet-i dünya ise bir bâkî devletdir bugün Zâhire kıllet verir bâtında rızka kesreti A‘zam-ı erzâk gönülde ilm-i hikmetdir bugün 5 Kesret-i mâl ile olmaz vüs‘at-i rızkın senin Her dü-cihân ağniyâlık dîne rağbetdir bugün Âkifâ katren bırak ummân-ı rahmet ka‘rine Âşık olan her zemânda sana rahmetdir bugün Seni halk etmezden evvel erzâkın cedveldedir Cüz-i esbâba teşebbüs bir ibâdetdir bugün LUTFİY Âkif’e Mevlâ nûr-i vahdet bahş ede Hikmet-i hilkat ise Hakk’a ibâdetdir bugün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 346 390 1 Gözler aydın olsun bugün efendim Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun Şerâfetli cemâatı beğendim Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Okunsun salâvât meclis kurulsun Cemâatın gönlü gözü nûr olsun Bu hitânda feyz-i Rahmân bulunsun Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun Muhammed Mustafâ Ahmed-i Muhtâr Bu sünneti bize kıldı yâdigâr Alâmet-i İslâm budur âşikâr Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Envâr-ı îmândır salât ü selâm Salât ü selâmdır sultân-ı kelâm İcrâ-i sünnetdir netîce merâm Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun 5 İslâm’ları tergîb edin sünnete Sünnet olan sabîlere hurmete Nâil olun Hak’dan büyük rahmete Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Sünnet eden üstâd hünerde mâhir Olsun ehliyeti himmeti zâhir Erbâb-ı diyânet hem rûhu tâhir Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun Şâd ü handân olsun ümm ü pederler Ref‘ olsun meyândan gamlar kederler İslâmlar evlâdın sünnet ederler Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Sünnet olan sabî tâze bir güldür Gönül bağçesinde yeşil sünbüldür Ümm ü pederleri gülle bülbüldür Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun 347 Kivralar meclise verir şerâfet Bezm-i hitân güzel olur muhabbet Semâver şâhâne kurulur elbet Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun 10 Şeker şerbet ballı börek katmerler Tatlı çaylar kızıl camlar kamerler Sünnet olan bağlar gümüş kemerler Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun Elvân nakış dürlü taâm görülür Emîrâne semâverler kurulur Dâireler urur mahlûk di ri lir Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Üstâdına eyler kivra ikrâmı Herkes cevherince eyler ın‘âmı Gül-gülistândır meclis hıtâmı Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun Kivralar meydâne merdâne gelür Sünnet olan al yeşile gark olur Sonunda kivraya bir at verilür Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Ümm ü pederine merhametullah Erişir o rahmet görene vallah Her kimler de gelse hasbeten lillâh Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun 15 Rahmet-i Rahmân’e gark olsun hurmet Eyleyen sünnete güzel riâyet Mesrûr olsun her dü-âlem bu ümmet Sûr-i sünnetiniz mübârek olsun Okunsun Fâtihâ meclis hıtâmdır Müslümâna LUTFÎ Kur’ân imâmdır Cenâb-ı Allah’dan büyük in‘âmdır Iyd-i sünnetiniz mübârek olsun 11’li hece vezni 348 391 1 Dergâh-ı Mevlâ’ya nâzır olan göz Gözlemez mahlûkdan asla bir ihsân Dergâh-ı Mevlâ’ya dönerse bir yüz Gedâlara bakmaz bende-i sultân Kerem-i Kerîm’den kerem gözleyen Hak yolunda derûnunu düzleyen Hakk’ı sevip seherlerde sızlayan Harem-i Kerîm’e ol olur mihmân Derdi derûnunda hubb-i Mevlâ’dır Kulları besleyen Hak Teâlâ’dır Nûr-i hüdâ dilde bir tecellâdır Dergeh-i Mevlâ’dır âşıklar kurbân Ganî kalb olanlar buldular devlet Kur’ân’a hâdimler aldılar himmet Hâfız-ı Kur’ân’a olur merhamet Dest-gîri olur rahmet-i Rahmân 5 Gülbe-i gönlünde bulan cânânı Gözü gönlü dolar feyz-i Rabbânî LUTFİY dilersin Hak’dan ihsânı Hakk’ın kullarına sen eyle ihsân 11’li hece vezni 392 1 Der-i dergâh-ı Mevlâ’da muhıbb-i hânedânım men Ezelden bezm-i vâlâda muhıbb-i hânedânım men Hidâyet perveri pervâz eder muhabbetin ibrâz Güneş gibi ayân bu râz muhıbb-i hânedânım men Gönül gülzârına güldür muhabbet mürg-i bülbüldür Muhabbet dilde düldüldür muhıbb-i hânedânım men Muhammed âleme rahmet Alî’dir deryâ-yı himmet Hasen’dir meşrık-ı şefkat muhıbb-i hânedânım men 5 Huseyn evlâd-ı Zehrâ’dır Huseyn gonce-i Esrâ’dır Huseyn bir âlem-ârâdır mu hıbb-i hânedânım men 349 Çihâr-yârler mübeşşerdir sahâbe hep mutahherdir Muhabbet bir mücevherdir mu hıbb-i hânedânım men Bütün bu ümmet-i Ahmed mu hıbb-i Zât-ı Muhammed Erişe LUTFÎ’ye rahmet mu hıbb-i hânedânım men Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 393 1 Ceres feryâd eder vakt-i seherde Çekildi kârubân gitdi bu ilden Bu rıhlet dâimî kûy ü şeherde Gelen gitdi konan göçtü bu ilden Nihâyet buldu huddâm-i mesâcid Tehî kaldı menâbir-i meâbid Acep var mı bu derde bir müşâhid O serviler yere düştü bu ilden Gönülde nûr-i irfân kimde vardır Başında âteş-i hasret gubârdır Vücûdunu alan âh-ı hezârdır O âhûlar bugün aşdı bu ilden Sönübdür gülbe-i dînin çerâğı Bu derd deryâsının yokdur kırağı Olur mu derdli derûnun durağı Ferîd dînin alup kaçdı bu ilden 5 .......................................... .......................................... .......................................... .......................................... Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 394 1 Ciğerim pâresi gözümün nûru Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Tâc-ı seâdetim sadrım sürûru Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân 350 Fermân-ı Mevlâ’ya itâat eyler Emrolduğu gibi ibâdet eyler Nefsini rûhunu hidâyet eyler Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Ta‘dîl-i erkânla kılar namazı Huzûr-i kalb ile eyler niyâzı Per-i muhabbetle eder pervâzı Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Cân ü dilden sever verir zekâtı Kur’ân emriyledir hep harekâtı Îmân ile bulmuş bin berekâtı Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân 5 Şehr-i Ramazân’da dutar savmını Cenâb-ı Allah’dan diler kavmini Tevhîd ile terkeylemiş nevmini Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Beytullah’ı zâir olmak murâdı Muhabbetullahdır dilde îrâdı “Allâhümme yessir lenâ” feryâdı Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Sadrını doldurmuş envâr-ı tevhîd Tevhîd eder her dem ezelde sa‘îd Kamer-i hidâyet gönlünde cedîd Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Zıyâ verir hayâ ehl-i îmâna Ehl-i hayâ lâyık olur gufrâna Kurbiyyetler bulur Zât-ı Rahmân’a Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân Derûnunda dâim hubb-i Rahmânî Gözünde gönlünde havf-i Rabbânî LUTFÎ olsun böyle kulun kurbânı Ehl-i tevhîd olan câne cân kurbân 11’li hece vezni 395 1 Bir gör hele ahvâl-i perîşânımı cânân Var mı acebâ ben gibi bu derde dayanan 351 Sergeşte bu âşüftelerin âhını alma Sellere verir beytini bak dîde-i giryân Dildâdelerin dâimâ gör gözleri kandır Pervâ mı eder yansa eğer âşık-ı uryân Bir âteş-i cânsûz ile yakdın dil ü cânı Âfet olur elbette olan âfet-i devrân 5 Görsem o sanem lebleri gülbârını bir dem Güldürse bu mahzûn yüzümü eylese handân LUTFÎ o kamer-tâb-ı zemân bir nazar etse Rahmet gözüyle cânım olur ravza-i Rıdvân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 396 1 Kerem kıl kesme sultânım keremin bî-nevâlardan Kerem-kâne yakışır mı kerem kesmek gedâlardan Esîr-i dâm-ı firkatdir gönül derbend-i hayretde Alur dil bûy-i zülfünden seherlerde sabâlardan Der-i dergâhına karşu nice üftâdelerin var Ser-i kûyinde kurbânın muhabbet-âşinâlardan Te rah hum eyle dildârım bırakma dâr-ı hasretde Kesilmez hastegânın gözleri dâr-ı devâlardan 5 Bu kānûn-i kadîmîdir ezelden tâ ebed cânâ Ki va‘deye vefâdârlık umarlar zü’l-vefâlardan Düşüp yüz üstüne sızlar göre dîdâr-ı cânânı Erişe merhamet elbet sizin devlet-serâlardan Civâr-ı yâre kurbiyyet bulursa âşık-ı sermest Umanlar vuslatı LUTFÎ çekinir mi cefâlardan Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 397 1 Nevâ-yı nây-ı dilden dinleyen dildâre cân kurbân Bu iklîm-i dile mâlik olan hünkâre cân kurbân 352 Güneş-veş bahş-i nûr eyler o mihr-i cân olan cânân Hayât-ı câvidân câne veren dîdâre cân kurbân Kemâlât ehline kâfî değildir cennet-i Rıdvân Muhabbet zencirinde Mansûr-ı berdâre cân kurbân Cemâlin cîmini cânân ederse cân gözüne câm Görürsem kûy-i dildârı der-i dîvâne cân kurbân 5 Gel ey LUTFÎ yüzün sür yerlere bir Allah’a yalvar Anadan babadan erham olan bir yâre cân kurbân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 398 1 Dilâ mir’ât-ı husn-i dilbere karşu cemâl olsun O cânân ile hem-dem olmağa lâyık kemâl olsun Kemân-ebrûler ile ülfet etmek âfet-i cândır Der-âgûş et perî-veş dilberi koy kıyl ü kāl olsun Güzeller gül-gülistânı olan bir hurşîd-i rânâ Mukaddes hâk-i pâyin bûs eden ol leb zülâl olsun Nevâ-yı nây-ı aşkı âşık-ı mestânelerden sor Eriş ol bezm-i rindâne vücûdun perr ü bâl olsun 5 Güneş-veş âlem-ârâ sende bir mihr-i mücellâ var O nûr-i dürr-i tevhîdi gönülde bul ki mâl olsun Gönül bir menzil-i feyz-i İlâhî manzar-ı Rahmân Yetiş ol menzili kat‘ et eğer râh-ı cibâl olsun Kerem-kâni eğer LUTFÎ kerem ederse bir ferde Bulur bir devlet-i bâkî bu fânîye zevâl olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 399 1 Uçup mürg-i akıl eyvâh kulûbun âşiyânından Değil vâkıf kolay hal bir kişi kârı ziyânından 353 Ne hayretdir güneş-veş her belâ günden ayân olmuş Ne nıkmetdir bu gaflet bu felâketler devânından Basîret ü basar yok mu bütün bu a‘yün-i nâsda Keder yok mu yarın rûz-i cezâ Hakk’ın dîvânından Nazar kıl mağrib ü meşrık belâ balıyla dolmuşdur Aceb âgâhiyân var mı nâsın pîr ü civânından 5 Belâ bahrine gark etdi gazab ile Teâlallah Gazabı fark eden kimdir bu devriyât revânından Çocuklar gibi ağzımız sözü kalbimize girmez Kulak ister eser alsın mükedderler şivânından Meğer nâzır ola şems-i hidâyet nûrile gözler Eyâ LUTFÎ meğer Mevlâ ede îkāzı şânından Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 400 1 Gel ey nûr-i îmân gönlüm senin aşkın safâsından Edüben zevk-ı rûhânî bulup şevkın şifâsından Zehî dilber sana nisbet nice Yûsuf ’ların husni Olur mevhûm huzûrunda Hudâ’nın enbiyâsından Seni ey şâh-ı evreng-i risâlet bir Hudâ sevdi Bi-külli âlemin halkı senin nûrun zıyâsından Bu mihr ü mâh u encümler olamaz mihrine zerre Duramaz cümlesi karşu utanırlar zıyâsından 5 Gürûh-i enbiyânın server-i serdârısın ekrem Seni halk eyledi Allah o nûr-i Kibriyâ’sından Senin hus nin kitâbını okurlar Arş-ı a‘lâda Bulurlar izzet ü devlet oluben âşinâsından Elâ ey cümlenin şâhı risâlet bur cu nun mâhı Bütün gözler bu dergâhı ümem ü enbiyâsından Senin kadrin muallâdır Livâü’l-hamd ile fermân Yedindedir kıyâmetde olup Hakk’ın atâsından 354 Seni sevdi ve sevdirdi över Kur’ân’da bir Allah Sana kurbân olup cânım geçüp rûhî fedâsından 10 İlâhî kemter-i müz nib bu LUTFÎ’yi bu sultâna Bu kadr ü kıymete bahş et geçüp cümle hatâsından Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 401 1 Bir kâkül-i gülçîn teli zîn rûy-i gülistân Bağbân ile bostân Bir ruhleri al lâle misâl rûy-i nûr-efşân Cennât ile Rıdvân Bir çeşm-i câdû halleri hindû kad-i bâlâ Gāyetce dilârâ Bir kebkeb-i per serv-i revîş eyledi devrân Kıldı bizi hayrân Bir mâh-ı muzayyâ görünür vech-i müdevver Gün gibi münevver Bir sîret-i nûr sûret-i hûr kudret-i Rahmân Dilberlere sultân Bir âfet-i cân şûh-i zemân hûr-i kıyâfet Gör ki ne kıyâmet Bir nûr-i ezel hulk-i güzel husn-i firâvân Ammâ yine insân 5 Bir kirpiği ok gözleri nergîs ruh-i lâle San dolu piyâle Bir lebleri kevser gül-i ahmer bûy-i reyhân Derdlilere dermân Bir sîm-beden dürr-i Aden tâze gül-endâm Gökden bize ikrâm Bir sâkî-i mey mazhar-ı Hay şem‘a-i rindân Hoş meşreb-i mestân Bir rûha gıda kalbe cilâ câm-ı mücellâ Pek kadr-i muallâ Bir sırr-ı Hudâ nûr-i atâ âleme ihsân Eyledi o Mennân 355 Bir nazlı nezâketli güzel misli bulunmaz Onsuz hiç olunmaz Bir bülbül-i cân rûh-i revân merkez-i îmân LUTFÎ sana kurbân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün Mef ‘û lü / Fe ‘û lün 402 1 Gözlerim göreyim dîdâr-ı yâri Perde çekdi nûr-i dîdâre cânân Cennetdir cânıma dâr u diyâri Gözlere görünmez gülzâr-ı cinân Ne hikmetdir muhabbetin illeri Gözlerden akıdır hasret selleri Nev-reste dilberler kudret gülleri Gerden-i dilberdir ravza-i Rıdvân Nazlı cilvelidir kemân-ebrûler Âfet-i devrândır bu perî-rûler Güneşe şa‘şaa verir hûb-rûler Bu mihr-i münevver olur mu seyrân Sabâ ile oynar gerdende teller Bağ-ı sînesinde açılmış güller Vasf-ı cemâlinden lal olmuş diller Görse tâc bırakır emîr-i devrân 5 Geysûler bezetmiş serv-i kāmeti Kim görse mahvolur bu kıyâmeti Hûr u gılmân görse bu kıyâfeti Mir’ât-ı hikmete olurlar hayrân Dest-beste giryândır der-i dergâhde Âşıklar âşüfte olur her gâhde Yanar üftâdeler bu âteşgâhde Cennetdir âşıka âteş-i sûzân Dîde-i dil görür LUTFÎ dilberi Kenz-i muhabbetdir kimin gülberi Aşk olmuşdur âşıkların rehberi Dergeh-i dildâre giderler kurbân 11’li hece vezni 356 403 1 Esîr-i nefs-i emmâre felâh bulmaz felâketden Hevâ-yı nefs ise âteş olur nâr-ı nedâmetden Kanâat iffet ü ısmet sadâkat mihr-i izzetdir Nihâyet rû-siyah gitdi olan ehl-i şekāvetden Güneş-veş âşikâr olmuş seâdet-mend olan efrâd Şeref ü şân u şevketler gelür bâb-ı seâdetden Edeb nûr-i İlâhî’den seâdet tâcıdır başda Tarîk-ı istikāmetde sebât etmek hidâyetden 5 Kerem-kâni Kerîm Allah bize gönderdi Kur’ân’ı Şerîat-i Muhammed men‘ edübdür her kabâhatden Dilersen zîynet ü zîver veresin saltanat cânâ Bulunmaz böyle bir devlet şerîatli sehâvetden MUHAMMED LUTFÎ’nin yâ Rab recâsı zât-ı pâkinden Amân dûr eyleme bu ümmeti râh-ı selâmetden Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 404 1 Lutfî eğer dilersen lutf-i Hudâ’yı her an Mevcûdât-ı Hudâ’ya kurbân ola ser ü cân Hâk ol kadem zîrinde sâbit ol yâr derinde Elde vârın fedâ kıl cânân ola sana cân Kerem-rûler kerîmdir derd-i dile hakîmdir Himmetde müstakîmdir eder derdine dermân Kurbân olam o câna hâmil ola îmâna Girmiş dârü’l-emâna mülkinde olan sultân 5 LUTFÎ’ye yâdigârım yâr ola yâr-i gārım Sînemdeki şikârım rûz u şeb ism-i Rahmân Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün 357 405 1 Hasen’im ahsen-i hâli sorarsın sor sabâlardan Gezer âlem-i eşyâyı alur dersi hevâlardan Eder seyrân kamu aktâr-ı arzı dîde-i cândan Görür dilkeş muhabbet-bahş nedir cânâ nevâlardan Sabâ enhâr-veş cârî sürer yüz yerlere her dem Bulur nedir bu âlemde olan derde devâlardan Olur hurşîd-veş âgâh güzeller zülfüne cânâ Dağıdır gerdene teller bula bu dilrubâlardan 5 Sabâ cism-i lâtîfîdir görünmez gözlere ammâ Gülistân güllerine rûh verir LUTFÎ hafâlardan Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 406 1 Deryâları doldurmuş derdime gerek dermân Yâr eli şifâdır ya katlime yaza fermân Ummân-ı muhabbetden bir katre düşe dilde Her katresi bir ummân olsa ola mı pâyân Üftâdelerin hâli pejmürde perîşândır Nûr-i basarım rahm et besdir bize bu hicrân Envâ-ı belâ cânâ bir bize mi âşıkdır Ya kurtuluş olmaz mı cânım olalı kurbân 5 Ey mihr-i zemân lutfet nakş-ı cemâlin göster Günden güzelim bedr-ay revâ mı ola pünhân LUTFÎ der-i dergâh-ı dildârına kurbândır Olur mu dü-âlemde bî-bende kala sultân Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 407 1 Elâ ey cümlenin şâhı rîsâlet burcunun mâhı Bütün gözler bu dergâhı ümem ü enbiyâsından 358 Senin kadrin muallâdır Livâ-i hamd ile fermân Yedindedir kıyâmetde olup Hakk’ın atâsından Seni sevdi ve sevdirdi över Kur’ân’da bir Allah Sana kurbân olup âlem geçip rûhî fedâsından Senin vasfın amân ey Hak Habîb’i yine sen söyle Sana meddâh olan kimdir Hudâ’nın mâadâsından 5 İlâhî sen bilirsin ol Habîb’in kadrini senden Kelâmında buyurmuşsun Habîb’in pür-bahâsından İlâhî kemter-i müznib bu LUTFÎ’yi bu sultâna Bu kadr ü kıymete bahş et geçüp cümle hatâsından Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 408 1 Bir âteş-i cânsûz ki derûnumda fürûzân Bıraksa n’ola derd-i derûn âleme lerzân Çâr-kûşe-i gönülde olan bâr-ı belâdır Hûn-rîz ciğer-sûz iledir derd-i firâvân Kande görünür râh-i rehâ bizlere cânâ Tebşîr ede dil-hasteleri hidmet-i devrân Bîmâr olanın hâlini sormak gerek olsun Üftâdelere yardım eder zât-ı kerem-şân 5 Ey nûr-i basar Hazret-i Allah içün olsun LUTFÎ gibi ashâb-ı îmân oldu perîşân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 409 1 Aceb bir kârubânhâne bu dünyâ Gelen gider konan göçer bu ilden Vefâsı yok safâsı fânî hulyâ Gelen gider konan göçer bu ilden 359 Civânları cefâ ile eder pîr Ne gedâlar güler bunda ne emîr Misâfirhânedir ol pâk-i zamîr Gelen gider konan göçer bu ilden Yıkar tahtları şâhların başına Çalar yere ağu katar aşına Yazar hasbihâlin mezar taşına Gelen gider konan göçer bu ilden Görülmemiş vefâsızın vefâsı Ecel şerbetinin yokdur şifâsı Bu dâr-ı mihnetin olmaz safâsı Gelen gider konan göçer bu ilden 5 Nice al yeşili sürer bâzâra Dûçâr eyler büyük âh-ı hezâra Nazar eyle bugün bu reh-güzâra Gelen gider konan göçer bu ilden Nice serv-i revân cânlar ölürler Gider kabristâna mihmân olurlar Küçük yavruları yetîm kalurlar Gelen gider konan göçer bu ilden Yüzü gülden güzel gül-desteleri Yüzü handân gül-i nev-resteleri Cemâl-i yârine dil-besteleri Gelen gider konan göçer bu il den Aman LUTFÎ gibi gāfil bulunma Ölümdür âkıbet ferah salınma Muhakkak sen de ölürsün alınma Gelen gider konan göçer bu ilden Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 410 1 Şerâb-ı nâb ile cânâ güzel rengîn kebâb olsun Bu bezm-i ayş u işretde güzel müşgîn şerâb olsun Kızıl peymâneler memlû sunar sâkî-i nev-reste Kerem-rû sâkînin devri cemâl-i bî-nikāb olsun 360 Güneş-veş câm-ı gülgûnu vere pervâneye hayret O seyrângâh-i cânânı gören âşık hubâb olsun Bu mey-kede-i mânâda olan sermest-i sergerdân Ezel dim-dâr olan mestân diler bâde-i nâb olsun 5 Aref esrârını meyden alur zevk nefha-i neyden Görür bir âlem-i vahdet bütün dünyâ harâb olsun Bu dâr-ı dil-güşâ meyhâne-i erbâb-ı irfândır Gözet mey-i musaffâyı hemân ref-‘i hicâb olsun Bil ey LUTFÎ şerâb-ı vahdeti der-dest eden buldu Gönülde zevk-ı rûhânî kadîmî feyz-yâb olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 411 1 Devrân olalı devrân tevhîd iledir her ân Bâzâr-ı muhabbetde âşıklar alur meydân Aşkın âteşi baldır âşıklara zülâldir Derd ehli olan dervîş derdine olur kurbân Esmâyı müsemmâdan gayri göremez ârif Esrâra olur vâkıf dervîş-i pîr-i Geylân Deryâ-dil olur mey-nûş mey-keşler olur bî-hûş Ezelde olan serhoş kıble-i kadeh-hârân 5 Bir bâde ki bahş olmuş peymâne-i kudretden Kim içse olur mahrem perdeyi atar cânân Bir nûr-i İlâhî’dir dilden dile neşr olmuş Tevhîd-i Teâlâ’dır erbâb-ı dile sultân LUTFÎ yine meydanda erler bulunur ammâ Cân gözlerine cânân destûru ede ihsân Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 412 1 Muharrem’dir gülistân-ı gönüller bahr-i kan olsun Vücûd iklîmine hûn-i ciğer âb-ı revân olsun 361 Çözülsün mafsal-ı ebdân dökülsün dîdeden kanlar Dal olsun serv-i kāmetler kıyâmetden nişân olsun Muharrem’de mu hıbb-i hânedânın kalbi âteş-bâr Dilerim ki kıyâmetde Yezîd’i nâr-feşân olsun Huseyn’i cilve-i hubb-i İlâhî mübtelâ etdi Velâyet şâhına baldır belâlar âlî-şân olsun 5 Bugün evlâd-ı Zehrâ âl-i Muhtâr-ı İlâhî’dir Ne yapdı başlarına ol Yezîd lânet-mekân olsun Gülistân-ı risâletden dökülür hâke bülbüller Nübüvvet gülleri soldu nedir hikmet ayân olsun Hu seyn sâdât-ı kirâmın şühedâsına rehberdir Huzûr-i Hazret-i Hak’da Yezîd de serkeşân olsun Şehâdet şerbeti Âl-i abâ’ya kevser-i mânâ Bütün ehl-i îmâne cümlesi dârü’l-emân olsun MUHAMMED LUTFÎ’yi rûz-i cezâ dûr eyleme yâ Rab Maiyyet-i şühedâda o gün ehl-i îmân olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 413 1 Cânân ile cân olmağa cânın diler ol cân Cânân ile cân vermek ola dür ile mercân Dilber ile gül devşiricek gül olur eller Cânân nazarı ile düşe câne heyecân Hurşîd-i likā göstere envâr-ı cemâlin Meyhâne-i vahdetde göre mey dola fincân Ol zülf-i sanem verd-i harem kâkül-i gülbâr Gülbe-i gönülde ola olur mu halecân 5 Dildâr-ı dilârâ ile dilbâzlığa girme Yandı bu oda LUTFÎ âsumân ile zî-cân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 362 414 1 Şeref ü şevket-i İslâm iledir emn ü emân Kuvvet-i ehl-i îmân ile durur kevn ü mekân Yağar elbette belâ başına serkeş olanın Şer-‘i şerîf yoluna gitmez ise ehl-i îmân Hâtemü’l-enbiyâ Mahmûd u Muhammed getürüp Bize Kur’ân-ı Kerîm her dü-cihân dâr-ı emân Nazar et kâinâtın kâtibinin defterine Kalem-i kudret ile yazdığına var mı gümân 5 Bu kadar saltanatı göstericek Zât-ı Hudâ Var mı tebdîl ile tağyîr bu kadar devr-i zemân Berr ü bahirde olan ekl ile şürb muhtâcı Herkesin rızkını vermeğe Kādir’dir Rahmân Mihr ü mâh en cüm-i eflâke nazar kıl her dem Kendi tab‘iyle ola ya kul îcâd ede hemân Rahm-i zî-rûhda tecemmû edicek her iki sû Ola bir mîr-i zemân inkâr eder mi insân Bir avuç toprağı âdem edemez mi Allah Rûz-i mahşerde bize kudretini ede ayân 10 Bir çekirdeği Hudâ eyleye bir cism-i kebîr Yevm-i kıyâmda olur mu LUTFİY şübhe amân Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 415 1 Kāl ile kalan cehl-i celî râzı ne bilsün Ol zâğ-ı siyeh mezbelede yâzı ne bilsün Cân-gûşine cânân hitâbı olmamış aslâ Hâtif-i gayıbdan gelen âvâzı ne bilsün Esrâr-ı derûn dersini erbâb-ı arefden Görmemiş olan dilde öten sâzı ne bilsün 363 Decâce gibi tâlib-i dâne olan ancak Mürg-âb ile bahr eylediği nâzı ne bilsün 5 Bu kāl ü kîlin lübbünü bul LUTFÎ ki yoksa Karada kalan Nil ’de olan râzı ne bilsün Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 416 1 Cenneti alur dâimâ bir dâne-i ihsân Ya nârda yanar mı per-i pervâne-i ihsân İnsân olanın kıymeti ihsânı kadardır Tâmîr eder elbette ki vîrâneyi ihsân İn‘âmları ihsânları hep cem eder Allah Cennetde vere kevser-i peymâne-i ihsân İhsân edenin muhsini her demde Hudâ’dır Gülistân olur kabrine her dâne-i ihsân 5 Ger kûşe-i dilde ola bir dürre-i himmet Zülf-i ser-i Hayder’de olan şâne-i ihsân Memdûh-i Hudâ her dü-cihân ehl-i sehâdır Arş’a erişir şevk ile kâşâne-i ihsân LUTFÎ’yi Hudâ bahş ede erbâb-ı sehâya Rûz-i ezelî var idi meyhâne-i ihsân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 417 1 Tevhîd güneşi doğmuş yağmadır alan alsın Emtâr-ı kerem yağmış yağmadır alan alsın Gülşen-i muhabbetde güller açılur dâim Bülbüller okur tevhîd yağmadır alan alsın Kerem-i Kerîm müştâk zâkirleredir tiryâk Tevhîd oku ol uşşâk yağmadır alan alsın 364 Deryâ-yı muhabbetde dürdâne-i hikmet var Feyyâz’da buhul yokdur yağmadır alan alsın 5 Ey nûr-i basar seyret meyhâne-i vahdetde Sermest-i ser-endâz var yağmadır alan alsın Dildâr-ı dilârâdır dilde gör nûr-i cânân Ey nûr-i dil âgâh ol yağmadır alan alsın LUTFÎ se ri sevdâda sâbit olan âşüfte Vuslata olur şâyân yağmadır alan alsın Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 418 1 Ramazân’dır bugün cânâ mü’minler şâdümân olsun Açıldı bâb-ı rahmetler bize dârü’l-emân olsun Kerem-kâni edüp fermân bu ümmete iner rahmet Nüzûl-i rahmet-i Rahmân Ramazân’a şâyân olsun Doğar mihr-i muhabbetler açılur bâb-ı himmetler Bulurlar yüce devletler bu ümmet mihribân olsun Sehâvetli şecâatli Ramazân’da bulur kuvvet Seâdet ehline kıymet verir bu mâh ayân olsun 5 Ne devlet seni Allah seve iftâr-ı Ramazân’da Kamu ısyânı afv eyler inâyâtı ayân olsun Kirâmen-kâtibîn bilmez ne yazdı Hazret-i Allah Sâimler defterine bak kıyâmetde beyân olsun Ayırma bâb-ı rahmetden bu LUTFÎ kemterin yâ Rab Buhûr-i merhametinden verüp bir katre şân olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 419 1 Nevâ-yı nâyı gûş eyle bugün şîrîn edâlardan Muhabbet dersini anla geçüp rûhî fedâlardan 365 Görün Mansûr-i berdârı nedir dermânı bu derdin Sorun ancak bu esrârı hâtif-i gayb nidâlardan ‘Amâ âlemine cân at adem mülkin karargâh et İşit ezkâr-ı eşyâyı geçüp sît ü sadâlardan Gönül bâğında gülzâr-ı gülistân-ı hakîkat var Güneş-veş âlem-i vahdet görüp şem-‘i hüdâlardan 5 Aman LUTFÎ gibi bî-derd olup kalma bu zulmetde Yarın olur Hudâ’dan dûr olan bugün cüdâlardan Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 420 1 Cânânı cânda bulup cânını kurbân eyleyen Dâr-ı fenâda bugün derdine dermân eyleyen Dîde-i hakîkat ile seyreden bu âlemi Kalbini cânâ odur mir’ât-ı irfân eyleyen Yoksa zâhir-bînlik ile cümle hayvân müşterek Maksûda erişdi Hakk’ı Hak’la seyrân eyleyen Feyz-i Hakk’ı bul seher güllerdeki şebnem gibi Nûr-i basîretle bak âlemde devrân eyleyen 5 Reh-revân-i râh-i Hakk’a LUTFİY hem-râh olan Kendisin nâ-bûd eder vuslat-ı cânân eyleyen Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 421 1 Mâh-ı mâtem geldi ey dil dîdeler kan eyleyen Kan döken cânlar söken mâmûru vîrân eyleyen Bir belâ deryâsıdır âlemde misli gelmemiş Kerbelâ germ-i belâya emr ü fermân eyleyen Dest-i kahr ile deren Âl-i abâ güllerini Hûn-i evlâd-ı Ali’yle sengi mercân eyleyen 366 Hayder-i Kerrâr’ı savdın ey felek netdin bugün Rûh-i pâk-i hânedânı tenden uryân eyleyen 5 Ey felek günden güzel nûr-i Muhammed’den eser Gösteren nûr-i Huseyn’i kāne galtân eyleyen Hâdimi Cibrîl olan taht-ı şehâdet şâhını Var mı sen-tek ey cefâkâr zâr u giryân eyleyen Ehl-i beyt’in bastığı yerlere LUTFÎ yüz sürer Hâlis İslâm’dır bugünde âh u efgān eyleyen Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 422 1 Âh-ı cânsûz çekmesin mi dûr olan meh-pâreden Hayf budur ki ayrı düşdüm böyle bir gülpâreden Bir sanem-rû kâkül-i gül-bûleri gülberlerin Gerdeninde kim görürse âşık-ı bî-çâreden El çeker cân u bedenden aklı sergerdân olur Cismi fark olmaz o dem mir’ât-ı pâre pâreden Böyle bir zülf-i siyeh ebrû-kemân dilberlerin Gerdeninde halları san seb‘a-i seyyâreden 5 LUTFİY dürdâne-veş berrâk olur dilberlerin La‘l-i lebinde kelâmı kevser etmiş yâreden Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 423 1 Bülbül ayrılır mı nazlı gülünden Seyr eyler cemâlin ne olur olsun Sabâ da ayrılmaz bak sünbülünden İstemez zevâlin ne olur olsun Gülistân-ı dilde bülbül-i cân var Cennet-i gönülde zevk-ı cinân var Bülbüller içinde âh u figān var Terk etmez bu hâlin ne olur olsun 367 Bülbüllerin cânı güle fedâdır Güllerden aldığı feyz-i Hudâ’dır Gülistân-ı gönül bûy-i hüdâdır Söyler bu mekālin ne olur olsun Diyâr-ı ademde bir gülistân var Anı görmüş meğer bu bülbül-i zâr O gülşende hergiz bulunmaz ağyâr Almışdır nevâlin ne olur olsun 5 Erbâb-ı muhabbet bilür bu bâbı O babdan içeru aşkın kebâbı Bahr-i muhabbetin bülbül hubâbı Kesmişdir mecâlin ne olur olsun Sırr-ı aşkı söyler inceden ince Seyreyle bülbülü zevka gelince Hikmet-i gülşeni bülbül bilince Fark eder meâlin ne olur olsun Bülbüllerin zârı derûnun dağlar Bülbüllerin derdi kendini ağlar Ağlar bülbülleri bağçeler bağlar LUTFÎ terk et kālin ne olur olsun 11’li hece vezni 424 1 Gönülde dilrubâlar yapdığı rengîn şerâb olsun Kızarmış âteş-i âhla ciğerlerde kebâb olsun Gönül âleminin vardır gülistânı açar güller O gevher-i muhabbet bahr-i dilde dürr-i nâb olsun Dilersen hazret-i yâri bırakma dilde ağyâri Huzûr-i hazret-i yâre muhabbetle şitâb olsun Gönül meyhânesinde sâkî-i vahdet meyin nûş et Sana sırr-ı aref söyler bütün eşyâ kitâb olsun 5 Yetiş bir nûr-i irfâne ayırup ağı karadan Bu ummân-ı meârifde vücûdun bir hubâb olsun 368 Serîr-i sadr-ı tevhîdde gönül nûr-i mücessemdir N’ola ki sırr-ı vahdetden bu LUTFÎ’ye hitâb olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 425 1 Iyd odur cânân ile cân hem-dem ola bir zemân Cilvegâh-ı hazret-i cânânedir dârü’l-emân Nûr verir kubbe-i kalbe hurşîd-âsâ sohbeti Âb-ı kevser-veş ede sîr-âb ola hep teşnegân Sâkî-i devrân ile ülfet eder mestâneler Mey-i vahdet câmı ile fer bulur nûr-i îmân Gülşen-i meyhânede açmış hidâyet gülleri Seyredersin kudret-i Hak herbiri bir nûr-i cân 5 LUTFİY sâzendeler var dildedir zevk-ı tarâb Görse Rıdvân rakseder Cebrâil olur şâdümân Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 426 1 Nevâ-yı nây-ı aşkı dinleyen diller gûş-i cândan Görenler mihr-i mânâyı haberdâr oldu cânândan Şular ki yüz yere koymuş gözetmiş emr-i dildârı Sivâdan gözlerin yummuş olup erbâb-ı uryândan Eğer ser-defter-i dildârda dil kaydın istersen Türâb-veş zîr-i akdâm ol münezzeh cism-i cihândan Bu dâm-ı kîyl ü kālde kim kalursa kaldı hırmânde Kenarsız bahr-i ceh li bul murâddır ilm ü irfândan 5 Bu dünyâ gülbe-i ahzân olubdur ehl-i îmâne Belâlar bal olur birgün kerem olur kerem-kândan Kazâ ümmü’r-rızâ oldu belâ bâb-ı velâyetdir Belâ evvel gelür abde erîşir rahm-i Rahmân’dan 369 Aman LUTFÎ gibi deryâ-yı gafletde perâkende Olup kalma ciğer-köşem ırak dergâh-ı ihsândan Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 427 1 Âlemi var eyleyen Mevlâ bizi afv eylesün Bir gınâ-i kalb ile tevekküle yâr eylesün İkrâm u ihsân-ı Mevlâ dâim ola rûz u şeb Nûr-i irfânı gönülde mihr-i dildâr eylesün Rahmet-i Rahmân ise âşık olup ilm-i ezel Mü’min ü miskînlere ikrâmı iksâr eylesün Burc-i mihr-i vahdet-i Mevlâ gönüldür sende var Âsumân-ı dilde hurşîd-i zıyâ-dâr eylesün 5 Yüz yere koyup kerem-şâne ede nazlı niyâz Bu keremde cümleten ihvânı bâzâr eylesün Şâkir’i gark eyleye bahr-i kerem ummânına Zü’l-kerem Allah bu LUTFÎ abdini câr eylesün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 428 (Efrâd-ı ümmet-i Muhammed yâ Rab Zât-ı Kerîm sana emânet olsun) 1 Merhabâ-dârımız olan zevâtı Cenâb-ı zü’l-kerem mağfiret etsün Yedlerine versün âzâd berâtı Rahmân-ı Rahîm’dir merhamet etsün Selâm ile selâmete ersünler Bir Mevlâ’dan kerâmetler görsünler Cennet-i a‘lâda dâim dursunlar Şefâ‘atı zât-ı risâlet etsün Deryâ-yı keremden ne noksân olur Kerîm’den muhtâca her ihsân olur Bir katre merhamet bin ummân olur Yokları var eden hidâyet etsün 370 Ey Hâlik-ı âlem Kādir u Kayyûm Ahvâlimiz nedir hep sana mâlûm Ey Âlimü’l-esrâr yok sana mektûm Senden gayri bize kim nusret etsün 5 LUTFÎ dergâhına ilticâ eyler Kerem-i Kerîm’i mültecâ eyler Ehl-i îmân olan hep recâ eyler Allah encâmımız selâmet etsün 11’li hece vezni 429 1 Dilerim her dü-âlemde dârın dârü’l-emân olsun Sana rahm eyleye Mevlâ melekler şâdümân olsun Kerem-i Kerîm’e mazhar olasın her zemân her dem Füyûzât-ı İlâhî kalbine âb-ı revân olsun Sakın endîşe kılma nûr-i dil ekdâr-ı ezmândan Görürsün devlet-i sabrı hele âlî-dîvân olsun Der-i dergâh-ı Mevlâ’dan yüzün döndürme döndürme Gönülde nâz u niyâzın güzel zevk-ı cinân olsun 5 Olupdur LUTFÎ’ye eltâf gönül şehrinde hem-sâye Yıkılsın devri dünyânın selâmetde îmân olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 430 1 Ey tâlib-i Mevlâ gel gir bâb-ı muhabbetden Dil cennetini seyret çal nây-ı muhabbetden Gülzâr-ı gönül vardır cennet ona müştâkdır Ârifler olur âgâh bu nâb-ı muhabbetden Var bâde-fürûşu gör meyhâne-i mânâda Peymâne-i vahdetle iç âb-ı muhabbetden Bir âb-ı hüdâdır mey mâye-i seâdetde Verd-i dile nem düşmüş gülâb-ı muhabbetden 371 5 Mey ney ile bir demde âşıkları mest eyler Devrânı alur âşık tullâb-ı muhabbetden Mey-keşler olur mestân perdeyi atar cânân Hayretde kalur cinân derbân-ı muhabbetden LUTFÎ ne keremdir bu meyhânede mey-nûşlar Bir cân-ı bâkî bulmuş erbâb-ı muhabbetden Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 431 1 Açıla mir’ât-ı dîdâr cemâl-i zü’l-Celâlî’den Olasız âşık-ı Mevlâ harâb-ı lâ-übâlîden Keremullah ola sâkî vere bir bâde-i bâkî Bulasız zehre tiryâk mey-i mânâ zü’l-Celâlî’den Göresiz âlem-i lâhût gülistânın bu gözlerle Bulasız zevk-ı rûhânî şerâb-ı Lâ-yezâlî’den Cenâb-ı zü’l-Kerem Allah aça perde cemâlinden Görüne gözlere cânân o ravza-i visâlîden 5 MUHAMMED LUTFÎ’ye yâ Rab Habîb’in hurmeti mutlak Erişdir sen hidâyâtın emîn eyle melâlîden Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 432 1 Bugün mir’ât-ı husn-i dilbere karşu cemâl olsun O sultân ile hem-dem olmağa mutlak kemâl olsun Kemân-ebrûler ile ülfet etmek âfet-i cândır Der-âgûş et perî-veş dilberi koy kıyl ü kāl olsun Güzellerin gülistânı sîmîn-gerdende hallardır O katmer ruhlerinde bûsegân leb-i zülâl olsun Güneş-veş dilber-i gülberleri dildâdelerden sor Nedir esrârı uşşâkın o gevher dilde mâl olsun 372 5 Belâlardan velâ eyler tevellüd LUTFÎ’ye mutlak Bu cân cânâne vuslatda vücûdu perr ü bâl olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 433 1 Seyr-i dîdâr ister dîde-i giryân Göstermez cemâlin dilber-i devrân Nazar-endâz olmaz âşüftesine Kûşe-i hasretde kalmış perîşân Güzeller gözlemez derd-mendleri Dâm-ı muhabbetde kayd-bendleri Dilberler dinlemez nush u pendleri Âh u zâr bilmez mi âfet-i devrân Gösterdikçe nâzın dilber-i tannâz İştiyâk artırır âşık-ı serbâz Gözleri yoldadır gönülde niyâz Sûret ü zâhirde olmaz mihribân Gözlerler kānûn-i ezel ezelden Âteşler âşıka gelür güzelden Göstermez cemâlin sana tez elden Olmadıkça bâb-ı dergâhe kurbân 5 LUTFÎ bedeninden cân ayrılmazsa Fedâ olmuş cânın cânân bulmazsa Yâr yolunda vârın fedâ olmazsa Görür mü cemâli dîde-i hayrân 11’li hece vezni 434 1 Ezel bezminde bâde-nûş olan sâkî-i vahdetden Aref dershânesinde gör okur o ilm-i hikmetden Der-i dergâh-ı cânâne eder cân gözlerin hayrân Nevâ-yı zevk-ı rûhânî alup bâb-ı muhabbetden Hidâyet-perver olmuşdur o mey ile olan sermest Künûz-i dürr-i meârif olup zât-ı hidâyetden 373 Ledün-dân ârifâne hem-dem olmuş almış ol himmet Bürünmüş nûr-i vahdet perdesine bak inâyetden 5 Seher vaktinde nem-veş gönlüne girmiş o cânânın Olur mu LUTFİY böyle güzel erbâb-ı himmetden Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 435 1 Dûr olma Yûsuf’um dâr-ı dünyâda Râh-i hidâyetde olan ihvândan Bak ilm-i hikmeti oku eşyâda Ayrılma bulursun ehl-i irfândan Râh-i Mevlâ’sından rû-gerdân olan Bahr-i şehvetine gark olup kalan Anlardır kalblere şekāvet salan Irak olmak farzdır kurb-i butlândan Kirâmen-kâtibi sâğ u solunda Mevlâ’nın kitâbı vardır elinde Ne devletdir ki zikrullah dilinde Derûnun münevver nûr-i îmândan Gönül fâriğ ola hubb-i sivâdan Te tah hur eylese kibr ü riyâdan Bulsa ehl-i himmet kimse hevâdan Ayrılmaz ebedî emr-i Rahmân’dan 5 LUTFÎ’ye lutfede Bârî Teâlâ Setr ede ısyânın Hazret-i Mevlâ Münevver eyleye nûr-i tecellâ Şefâ‘at eri şe dârü’l-emândan 11’li hece vezni 436 1 Muharrem’dir bugün cânâ gönüller hûn-feşân olsun Mükerremdir o cân-dâde bu yolda âlî-şân olsun Huseyn-i Kerbelâ’nın sergüzeştin söylerem ey dil Dökülsün dâne-i dürler dü-âlemde nişân olsun 374 Bugün dergâh-ı Muhtâr’e revâdır enbiyâ varsun Verüp eflâke hayretler melekler gam-keşân olsun Bugün Hayrü’n-nisâ bir câme-i gülgûn ile görsün Huseyn-i gül-beden tûfân-ı kanda keştibân olsun 5 Hasen ağlar Huseyn ağlar Alî vü Fâtıma ağlar Felek ağlar melek ağlar gerek ins ile cân olsun Kevâkib seyreder evlâd-ı peygamberleri görüp Gülistân-ı nübüvvet güllerinin bağrı kān olsun Huseyn Hayder-i Kerrâr’e şecâatde muâdildir Muhammed mazharı ol şân nedir hikmet ayân ol sun Muattar emr-i Levlâk ile memdûh bir Muhammed’dir MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfeyle yoldaşı îmân olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 437 1 Dergâh-ı Mevlâ’da sâil-i sâdık Nihad Efendi’ye yâdigâr olsun Hidâyet-i güzel yâr-i muvâfık Muhabbeti dilde müşg-bâr olsun Bâğ-ı hidâyetde güller devşirmiş Nâr-ı muhabbetde kalbin pişirmiş Dergâh-ı dildâre gönlün düşürmüş Himmeti hurmeti pây-dâr ol sun Erenler râhına vermiş serini Dergâh-ı pîrânda bulmuş yerini Satmış yâr yolunda âr u vârını Çâr-taraf bu dünyâ târ u mâr olsun Verenler dünyâda cânı cânâne Meyl eylemez aslâ incû mercâne Düşünce âşıklar bu heyecâne İster Mansûr gibi o berdâr olsun 5 Sular gibi yüzün koymuş yerlere Gubâr olmuş âsitân-ı pîrlere Esîr olmuş ezel şîr-i nerlere Rû-ber-zemînliği müştehâr olsun 375 LUTFÎ gibi olma esîr-i dünyâ Dünyâ esîrinde bulunmaz hayâ Tevhîd ile dâim ver kalbe zıyâ Nâmın ind-i Mevlâ bahtiyâr olsun 11’li hece vezni 438 1 Nûr-i irfân ile bu elvânı seyrân eyleyen Dîdesi dürbîn-i esrâr keşf-i esrâr eyleyen Ne aceb nakkāşdır menkûşe lâyık nakşedüp Tahsîn eyler seyredince kesb-i irfân eyleyen İktidârın gösterir seyreyle her san‘a tı nı Pek yakışmış serpûşi serpûşe akrân eyleyen Şevket ü şânı şerâfet bahş eder âriflere Ayn-i hikmetdir fi‘âli şevket ü şân eyleyen 5 Lutfuna yokdur nihâyet kahrına yokdur aded Tasdîk eyler tahkîk eyler zâtın insân eyleyen Çok emek ister Hudâ’nın emrinin tahsîline Kahrolur mu LUTFİY kabûl-i fermân eyleyen Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lûn 439 1 Derûn-i dilde dildârın nazîri yâr-i gār olsun Hidâyet-i İlâhî yâr ü yâver pây-dâr olsun Mutahher olasız bahr-i inâyet-i İlâhî’de Cinân-ı mânevîde çâr-civârız Çâr-i yâr olsun Mey-i vahdet ile sermest olasız her dü-âlemde Bu esrâr-ı hidâyet ka‘r-i kalbde dürr-i bâr olsun Görüne şems-i vahdet pertevi fecr-i tecellâdan Gönül mir’âtına mihr-i muhabbet âşikâr olsun 5 Görünür ârifân gözlerine her zerreden hurşîd Gönülde nûr-i vahdet-i İlâhî nâmdâr olsun 376 Kamu enbâz-ı tevhîdim emânet ola Mevlâ’ya Muhabbet-i İlâhî dillerine müşg-bâr olsun Erîşe dem-be-dem ilhâm-ı Rabbânî süveydâya Bu LUTFÎ ümmet-i Muhammed ile bahtiyâr olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ î lün / Me fâ‘ î lün 440 1 Mansur-âsâ âşık ol kaçma bu dem sen dârdan Cândan ayrılmak olur ayrılmak olmaz yârdan Gül döker gülpâreler gülbün-i gönlüm gülleri Kat-‘ı enzâr etmek olmaz vallahi dildârdan Nîm-nigâh-ı dilber ile âşıkān bulur hayât Hayât-ı bâkî bulur kim feyz alur eshârdan Ger şerâb-ı vahdeti verse gönülde sâkıyâ Âşıkān sermest olur halâs bulur ağyârdan 5 LUTFİY dilberlerin devrinde devrân eyle ki Gerden-i dilde göresin cevher-i şeh-vârdan Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘î lün 441 1 Her dü-âlem sizi Mevlâ şâd ü handân eylesün Hikmet-i Rabbânî dilde derde dermân eylesün Dâreyinde dest-gîr ola Cenâb-ı zü’l-Celâl Hak yolunda cânların cânâne kurbân eylesün Hubb-i Mevlâ dilde dâim bahş ede zevk u safâ Cezbe-i Rahmân gönülde devr ü cevlân eylesün Kara Hâce hâcelerle Livâü’l-hamd altına Cem ola rûz-i cezâda Mevlâ mihmân eylesün 5 Cümleten ehl-i îmânı cem ede Bârî Hudâ Cennet-i a‘lâ içinde câr-ı Rıdvân eylesün 377 Sâcid ü râki‘ olan efrâd-ı İslâm zümresi LUTFÎ müs ter him bugün Mevlâ sizi hân eylesün Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 442 1 Gel ey nûr-i Hudâ diller senin aşkın safâsından Ederler zevk-ı rûhânî bulup şevkın şifâsından Gel ey şems-i hüdâ senden alup hep enbiyâ feyzi Seâdet-mend olan oldu Habîbullah hüdâsından Gel ey Ahmed gel ey Mahmûd Muhammed Mustafâ sensin Sana meddâh olan kimdir Hudâ’nın mâadâsından Gel ey mihr-i meârif merhamet kâni kerem nehri Bütün âlem sana kurbân geçüp rûhî fedâsından 5 Gel ey şems-i risâlet burcuna bahş eyleyen nûru Kamu Arş ile ferş dolmuş senin nûrun zıyâsından Gel ey üstâd-ı kül bezm-i risâletde dilârâsın Bulunmaz mihr-i vâlâsın güzel Hakk’ın atâsından Gel ey va‘d-i kerîm-i Hak ile tebşîr olan cânân Seni râzı ede Allah yarın şân-ı ‘ulâsından Gel ey mahbûb-i Mevlâ dergehinde bir gulâm LUTFÎ Aceb geçmez mi bir Allah bu ümmetin hatâsından Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 443 1 Yâ Rab ne şerefdir bize bu devlet-i îmân Ey şân-ı kerem fazlın ile eyledin ihsân Yâ Rab ne keremdir bize bu nîmet-i bâkî Hidâyet-i ezelî güzel derdlere dermân Sâkî-i ezel verdi bize şerbet-i tevhîd Erişdi bize rûz-i elest rahmet-i Rahmân 378 Olmuş olacak ilm-i ezel sâbit ü sâbık Evvel ü Âhir esrârı bir nokta-i fermân 5 LUTFÎ o kerem-şâne dayan her dü-serâda Ne nâr ola kalbinde ve ne cennet-i Rıdvân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 444 1 Bizi halk eyledin ketm ü ademden Verüp evrâkımız bahr-i keremden Bu dîn-i İslâm’a geldik hidemden Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Bizi kıldın Muhammed ümmetinden Verüp dünyâda îmân devletinden Ümîdi kesmeyiz merhametinden Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Verüp kalbimize nûr-i hidâyet Hidâyet bahrine yokdur nihâyet Seâdetle müyesser et selâmet Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Bizim peygamberimiz Mustafâ’dır İmâmımız Aliyyü’l-Mürtezâ’dır Gül-i gülzârımız Âl-i abâ’dır Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden 5 Bizi kıldın şerîat ile me’mûr Hidâyet hil‘ati ile de mesrûr Muvahhidler olur elbette mağfûr Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Ezelden tâ ebed Zât-ı Kerîm’sin Rahîm’sin Evvel ü Âhir Kadîm’sin İlâhî ahvâlimizi Alîm’sin Ke rem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden 379 Kerîm’in sevdiği lutf u keremdir Delîlimiz nebiy-yi muhteremdir Bu dergâhe kamu âlem hidemdir Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Kerîm’in keremine yok nihâyet Tarîk-ı müstakîme kıl hidâyet Hidâyete bize sen ver dirâyet Kerem eyle kerem-kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden Bizi bahşet Habîb’in Mustafâ’ya İmâmımız Aliyyü’l-Mürtezâ’ya Dahî hem Çâr-i yâr-i bâ-safâya Kerem eyle kerem kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i keremden 10 Diler LUTFÎ kerem kâni Kerîm’den Diler dermânı Hallâk-ı Hakîm’den Dilerler merhamet elbet Rahîm’den Kerem eyle kerem kâni keremden Neyin noksân olur bahr-i ke rem den Me fâ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 445 1 ………………………………… ………………………………… Ey Kerîm ummân-ı lutfun katresi ümmîdile Dîde-bân-ı dergehindir ehl-i îmân her zemân Mü’mine kahrin içinde nice lutfun var bile Der-i dergâhında gözler keremin ehl-i îmân Sen Kerîm bir Kādir u Kayyûm u Rabbü’l-âlemîn Ez-ezel tâ bâ-ebed keremin olmuş mihribân 5 Bu kadar ubbâd-ı müslim dergehin devrân eder Ey kerem-kân boş döner mi böyle dergâhe varan Kıl kerem âlemleri var eyleyen Rabb-i Rahîm Sen Rahîm’den gözlerim gözler keremin el-amân 380 Sen bizi halk eyledin yokdan getirdin âleme LUTFÎ-veş olmadı âlemde günahkâr abd olan Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 446 1 Selâm ism-i şerîfinin tecellîsisin ey kurbân Muallâ dergeh-i vâlâsına Hak eyledi mihmân Kulunam kurbânınam ey kerem nehri kerem-şânım Edüpdür merhamet kâni seni dergâhına derbân Dilerim zât-ı pâkinden bizi reddetme kapundan Ederler bendesin âbâd olan sâhib-kerem ihsân Nice bin bendegânın var rû-ber-zemîn seni gözler Eder mi muntazırların nevâsız bahr-i bî-pâyân 5 MUHAMMED LUTFÎ’dir cân u ciğerden kulu kurbânı Sana kurbân ola cânım kerem eyle şeh-i devrân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 447 1 Şifâhâne-i hikmetden eri şe derdlere dermân Bula derdli devâsını Cenâb-ı Hak ede ihsân Yetişe rahmet-i Bârî Teâlâ şânühû ekber Der-i dergâh-ı Mevlâ’da ola merhamete şâyân Dilerse Kādir u Kayyûm eder mürdeleri ihyâ Verir âfiyet-i ebdân eder Yûsuf gibi sultân Anadan babadan erham olan Hallâk-ı âlemdir Verir bir devlet-i bâkî biter dilde gül ü reyhân 5 Gel ey nûr-i dîdem dil ver seni var eyleyen Hakk’a Her işin Hakk’a teslîm et ola LUTFÎ sana kurbân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 381 448 1 Selâmün aleyküm ihvân-ı îmân Aşr-i Zi’l-hicce’dir sultân-ı ezmân Bu günlerde efdaldir sıyâm u kıyâm Açılur ebvâb-ı rahmet-i Rahmân Bu eyyâmda olur merhametullah Taksîm olur bu mâh inâyetullah Erişe mü’mine hidâyetullah Sarf olur bu eyyâm ummân-ı ihsân Kerem-i Kerîm’den emr olur her an Sâillere edin ikrâm u ihsân İhsân-ı Mevlâ’ya olasız şâyân Cennet-i a‘lâda bulasız devrân Huccâc-ı müslimîn Arafât’dadır Dergâh-ı Mevlâ’da şerâfetdedir Nazlı niyâz ile zarâfetdedir Afv ü mağfirete yazılur fermân 5 Mer ha met-i Rahmân âşıkdır bize Kerem-i İlâhî lâyıktır bize Îmân İslâm dilde fâıkdir bize Mü’mine mahsûsdur LUTFÎ bu gufrân 11’li hece vezni 449 1 Kasr-ı dilde muhabbetin gevheri Selâm olsun sana cân u gönülden İsmin Mustafâ’dır rahmet perveri Bırakma Mevlâ’yı asla dilinden Cenâb-ı zü’l-kerem merhamet kâni Dilde dâim muhabbet-i Rahmânî Arş’dan muazzamdır rahmet ummânı Bırakma dâmân-ı şer‘i elinden Kurbân et tarîk-ı Mevlâ’da cânı Güneş-veş gönülde kevser îmânı Tevhîdde bulursun dârü’l-emânı Himmet kemerini açma belinden 382 İlm ü irfân nûr-i Kur’ân dildedir Emr-i Mevlâ Kitâbullah eldedir Himmet gönüldedir kuvvet koldadır Tevhîd güllerini devşir dalından 5 LUTFÎ’ye lutf-i Mevlâ ede imdâd Keremullah anı eyleye dilşâd Muhabbet-i Mevlâ gönülde şimşâd Nasîb olsun ehl-i hâlin hâlinden 11’li hece vezni 450 1 Gülistân-ı risâletde gül-i handân olan cânân O meydân-ı hidâyetde nûr-i Yezdân olan cânân Muallâ arş-ı irşâd kubbesinde hurşîd-i mânâ Bu eflâk-i nübüvvetde meh-i tâbân olan cânân Gürûh-i enbiyâ senden alurlar feyz-i Rabbânî Mukarrebler meyânında şeh-i devrân olan cânân Habîb-i Kibriyâ Muhtâr-ı Mevlâ Ahmed ü Mahmûd Şeb-i esrâda bezm-i vuslata şâyân olan cânân 5 Sana vassâf olan Mevlâ Teâlâ şânühû ekber Kerem-kâni vefâ şânı rîh-i Rahmân olan cânân Seni âlemlere rahmet Hudâ gönderdi va‘detdi Seni râzı ede rûz-i cezâ zî-şân olan cânân MUHAMMED LUTFİ’ye lutfet amân ey rahmet-i Rahmân O şevket-i şefâ‘at tahtına sultân olan cânân Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 451 1 Muhabbet-i İlâhî gülbe-i dilde çerâğ olsun Muhabbet mürgine sadrın muhabbetle durâğ olsun Cenâb-ı Kādir ü Kayyûm duta destin dü-âlemde Münevver eylesün Mevlâ gönülde feyz-i sâğ olsun 383 Eri şe rahmet-i Rahmân ola dest-gîrin Kur’ân Alasın afvine fermân keder senden ırâğ olsun Kerem-kâni kerem ede dârın kurb-i harem ede Hidâyet eyleye Allah seâdet dilde bâğ olsun 5 Bütün ihvân-ı îmânla Livâü’l-hamd’in altında Huzûr-i Hazret-i Hak’da yüzü ihvânın ağ olsun Muhammed Mustafâ hakkı kerem ede Kerîm Allah Bu LUTFÎ’yi ede mağfûr gazabullah ırâğ olsun Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 452 1 Ummân-ı merhamet mâh-i Ramazân Gark-ı usât oldu rahmet-i Rahmân Kerîm’dir bir Allah Nusret Efendi Arş’dan muazzamdır kerem-i Mennân Bu mâhda abdine ihsân-ı Mevlâ Nazar-ı merhamet eder Teâlâ Sâat-i iftarda nûr-i tecellâ Dem-be-dem dökülür emtâr-ı ihsân Mevlâ mesrûr eder sâim olanı Mağfûr eder mutlak kāim olanı Râh-ı rızâsında dâim olanı Gönülde fürûzân şem‘a-i îmân Taksîm olur bu mâh kerem-i Kerîm İkrâm eder elbet ihsân-ı Kadîm Derdlere dermânı eder O Hakîm Kerem-i Kerîm’den bu derde dermân 5 Cenâb-ı zü’l-Kerem eder ihsânı Dergâh-ı İlâhî gözler derbânı Fethede tâlibe o kerem-kânı İkrâm ede bizzat Hazret-i Deyyân Dergâh-ı Mevlâ’ya olan dildâde Derûn-i gönülden olsa sevdâde Merhamet-i Rahmân gelür imdâde LUTFÎ bu dergâhın kuludur kurbân 11’li hece vezni 384 453 1 Ey dil yine ol dilber meydânda eder cevlân Emsâlini kim görmüş devrân olalı devrân Ey dil yine ol şâhid vuslata olur âhid Va‘dine vefâ etmez mâlûm âfet-i devrân Ey dil yine ol câhid olmuş yine mücâhid Âşıklarını eyler firkat râhına kurbân Ey dil yine ol cânân ağyâra eder ikrâm Dergâh-ı haremgâhe rakîbi eder derbân 5 LUTFÎ yine ol meh-rû gerdende döner geysû Cemâle çeker perde âşıklara yok seyrân Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 454 1 Âdem olana lâzım olan dîde-i irfân Ârif olur elbette olan zümre-i insân Hayvânları sen nûr-i basîret ile seyret Hayvân olana dünyâ olur sahrâ-yı cevlân Kanlar yudar elbette bugün âlim ü dânâ Erbâb-ı zekâya görünür kanlı bu devrân Ger dîde-i cânda var ise nûr-i hidâyet Sadrında yanar dehşet ile âteş-i sûzân 5 Akl ile zekâvet per-i pervâz ile gitdi Hayâ ile insâf idi karargâh-ı îmân Mevlâ’ya tevekkül ne diyem Kādir ü Kayyûm Merhamet ede mü’mine ol Hazret-i Rahmân LUTFÎ’ye kerem eyleye Hak her dü-serâda Dillerde dâim tevhîdimiz ravza-i Rıdvân Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 385 455 1 ………………………………………………… ………………………………………………… Aşkın âteşi baldır derd ehline zülâldir Derd ehli olan dervîş kabûle olur şâyân Esmâyı müsemmâdan gayri göremez ârif Ârif olanın gönlü merkez-i nûr-i irfân Her vakt-i seher âşık meyhâne-i mânâda Demkeşler ile dâhil halka-i kadeh-hârân 5 Bir bâde ki bahş olmuş peymâne-i kudretle Kim içse olur mahrem perdeyi atar cânân Mekteb-i meârifde ders-i arefin bahsi Ol âşıka mahsûs ki ezelden ola mestân Her kim ki bulur râhı yâ Rab ne seâdetdir LUTFÎ meğer Allah’dan erişe sana ihsân Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün /Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 456 1 Gül yüzlü güzel bülbül-i cânım sana kurbân Çok eyledi efgān Nergîs göz ile bir bakışın te’sîri yamân Pek derd-i firâvân Ol lâle-ruhın atdı şivengâhıma bir gürz Kesildi kamu söz Ey kaşı kemân kirpiği peykân leb-i handân Bir âfet-i devrân Ey halları hindû leb-i kandim sana yandım Gafletden uyandım Ey serv-i revân nahl-i hırâmân meh-i tâbân Gönlüm sana mihmân 386 Ey nûr-i basar ru’yet-i dîdârını andım Başdan başa yandım Âşıklara mâşuklarının kurduğu erkân Bir âteş-i hicrân 5 Mestâne-reviş rinde gidiş gönlümü çaldı Âh dahî ne kaldı Mürg-i dili hapsettiğiçün ol şâh-ı hûbân Gör ki bu ne ihsân Ey şems-i zemân hulk-i husün Yûsuf-i sânî Yakdın dil ü cânı Ey tâze gülüm kâkül-i anber bûy-i reyhân Dilberlere sultân Âlemde gözüm görmedi bir sen gibi dilber Ey ruhleri ahmer Ey nazlı civân rûh-i revân sözü dür-efşân Âlem sana kurbân Lutfen kerem et hâk-i pâyin LUTFÎ kulundur Bezminde bulundur Müştâk sana ins ile cin cân hûrî gılmân Cennât ile Rıdvân
|