|
SABÂ-NÂME
Sabâ gülbâr olur vakt-i seherde
Dağıdır bûy-i güli her deherde
Sabâ bûy-i muhabbet nâşiridir
Gül ü sünbül ü reyhân nâsırıdır
Sabâ ile döner kâkül-i tarrâr
Sabâdan zevk alur seherde ezhâr
Gülistâna sabâ verir tarâvet
Gören gülistânı bulur halâvet
Sabâ revnâk verir gülzâra her dem
Gülistânda eder cevlân dem-â-dem
Sabâ zülf-i sanemler ile oynar
Seherlerde muhabbet ile kaynar
Muhabbetden sabâ alur nemâyı
Sabâ zevka salar mürg-i hümâyı
Sabâ ile gezer gerdende teller
Sabâ ile açılur tâze güller
Sabâ hamd ü senâ eyler Hudâ’ya
Salât eder dâim nûr-i hüdâya
Hû ismiyle olur Mevlâ’yı zâkir
Olur nîmet-i îmânına şâkir
Sabâ dergâh-ı Mevlâ’ya niyâz-dâr
Görüne gözüne cemâl-i Cebbâr
Sabâ dost bâğını eyler ziyâret
Dağıdır dillere bûy-i hidâyet
Ezelinden sabâ müştâk-ı dîdâr
Yanar şem‘a olan âşık-ı dîdâr
Sabâ bûy-i muhabbet nâşiridir
Seherde âşıkānın nâsırıdır
Sabâ açar gönülde güllerini
Salar raksa seher sünbüllerini
Sabâ gülbâz olur vakt-i seherde
Gezer âşıkāne berr ü bahirde
Sabâ derd ehline dâr-ı devâdır
Devânın efdali bâd-i hüdâdır
Sürer yüzün sabâ dergâh-ı yâre
Gider vakt-i seherde o diyâre
Tavâf eyler sabâ beyt-i Hudâ’yı
Seherlerde alur dâim nidâyı
Sabâ seyyâhıdır iklîm-i aşkın
Sabâ tâlibidir rızâ-yı Hakk’ın
Sabâ-veş kıl dü-dîdem bir seyâhat
Cenâb-ı Mevlâ’dan iste inâyet
Sabâ-veş dergeh-i Mevlâ’ya yüz dut
Sabâ gibi seher vaktinde söz dut
Sabâ gibi döşen yerlere yüz sür
Yüzün dergâh-ı dilârâya düz sür
Sabâ gibi tekâpû eyle yâre
Yüzün sür zevk ile dâr-ı dîdâre
Sabâ-veş var kûy-i cânâne ey cân
Sana bahşeyleye dür ile mercân
Sabâ gibi seherde ol niyâz-mend
Bu cângâhı der-i dergâhe et bend
Sabâ gibi seherlerde sebât et
Cânânın yoluna terk-i hayât et
Bu dergâhe eden nazlı niyâzı
Bulur derdine elbet çâre-sâzı
Kerem-şân sâili boş dönderir mi
Yoluna bir dahî boş gönderir mi
|