Derûn-i dâiyânemizde Muhabbeti Karar-gîr Olan Efrâd-ı
ÜMMET-İ MUHAMMED’E
Es-selâmü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekâtühû

Yürü ey nâme-i muhabbet-âver
Gönül gülşenine ol bir dilâver


Sarıl gerdân-ı yâre eyle ülfet
Edesin can ile sarf-ı muhabbet


Güzel hayır duâlarımı söyle
Câna can bahş ede sohbetler eyle


Hudâ hâfız ola her dü-serâda
Keremin dâimî ede arada


Ede hânesi halkına keremler
Ola ind-i Hudâ’da muhteremler


Gönül gülbüninde güller açılmış
Kamusu ayrı ayrıca seçilmiş


Derûn-i Erzurum’da çokdur ahbâb
Olalar cümlesi her dem safâ-yâb


Cenâb-ı Hakk’a emânet olalar
Kerîm’den keremi her dem bulalar


Muhabbet şerbeti dilde ezilmiş
Gönül defterine bir bir düzülmüş


Berâberdir rûhumuz hem tavâfda
Gezeriz cümlemiz birlikde safda


Fevallahi ve billâhi dilerem
Berâber herbirinize giderem


O dergâh-ı muallâda İlâhî
Kabûl ede bizi âlem-penâhi


Cenâb-ı Kādir u Kayyûm Kerîm’dir
Gedâ vü bâyına her dem Rahîm’dir


Bizi nazlı niyâzlı kullarına
Bağışlaya o güzel hallerine


Nice binlerce bin feryâd ederler
Zelîlâne hakîrâne giderler


Bakarlar dergeh-i Mevlâ’ya candan
Koyarlar yüz yere ehl-i îmândan


Nice candan geçüp feryâd ederler
Amân Allah amân deyû giderler


O bahr-i rahmetin mâhîlerini
Kerem-i Kerîm’in hâhîlerini


Dutarlar estâr-ı Kâbe’yi candan
Ederler niyâzı nûr-i îmândan


Bu dergâhdan Hudâ boş dönderir mi
Tehî-dest kulunu ya gönderir mi


Kerîm’in şânı dâimâ keremdir
Bu ümmet-i Muhammed muhteremdir


Duânın hizmetinde bu zelîldir
Kabûl ede Cenâb-ı Hak Celîl’dir


Selâm ism-i İlâhî’dir ezelden
Selâm olsun size o Lem-ye zel’den


Rüfekāmızla berâber selâmet
Ederiz hamd ü senâlar temâmet

 

***

Hidâyet-i Hudâ rehberiz olsun
Muhabbet-i hüdâ şehperiz ol sun


Ola dest-gîriz nûr-i tecellâ
Olasız nûr-i Hak’la mütecellâ


Erişe rahmet-i Rahmân dem-â-dem
Göre sizden hidâyet ibn-i Âdem


Olasız menzil-i rahmet-i Rahmân
Bulasız derdlere her dürlü dermân


Çekesiz desti hubb-i mâsivâdan
Olasız dûr hemân ehl-i hevâdan


Tecellî bâğına varmak gerekdir
Tecellî güllerin dermek gerekdir


Aça gülbün-i vahdet güllerini
Vere feyz-i İlâhî sellerini


Bu bostân-ı hidâyet vere bârın
Gülistân-ı seâdet ola gārın


Nesîm-i feyz-i Rabbânî erişe
Gözüz cânan cemâliyle görüşe


O dem dilber yüzünden ata perde
Meyândan yarıla açıla ferde


Bu LUTFÎ’nin duâsın eyle makbûl
Huzûrunda bizi sen kılma mes’ûl


Kamu ahbâb u ihvânımı yâ Rab
Şereflendir katında eyle makbûl

 

***


İlâhî Hazretinden ilticâlar
Kemâl-i merhametinden recâlar


Der-i dergâhdan reddetme yâ Rab
Bizi ağyardan addetme yâ Rab


Bizi bahşet Muhammed Mustafâ’ya
Edüp peyrev Aliyyü’l-Mürtezâ’ya


Kerîm’in keremine yok nihâyet
Rahîm’in rahmine olur mu gāyet


Bizi ayırma sen bâb-ı hüdâdan
Bizi dûr eyleme bu ihtidâdan


Bize Muhammed’i kıldın peyamber
Livâdâr-ı îman Sıddîk-ı Ekber


Bu dîn-i İslâm’a yâver Ömer’dir
Bu kubbe-i dîne Osman kamerdir


Hasan Huseyn’dir emîr-i ebrâr
Kamu Âl-i abâ dillerde dildâr


Habîbullah’e yâver Çâr-i yâr’dır
Bu dördü kim severse bahtiyârdır


Sahâbe-i kirâma cân fedâdır
Sahâbe tâbi‘în hep muktedâdır


Bu ümmet ümmet-i merhûme nâmı
Ümem-i sâlifenin hem kirâmı


Bizi bu cümlede haşret İlâhî
Ki sensin pâdişâhlar pâdişâhı


Kişi her kimi sever bu cihânda
Anınla haşrolur rûz-i kıyâmda


Severiz sevdiğin yâ Rabbi vallah
Kerem eyle bize ey Kerîm Allah


Bu mâh-ı rahmete bahşeyle bizi
Bu bahr-i rahmete garkeyle bizi


Der-i dergâhına bây u gedâlar
Ederler ilticâ hep mübtelâlar


Yâr olan var olur sen gibi yâre
Bulunmaz gayride vallahi çâre


Bizi kıldın Muhammed ümmetinden
Eder misin bî-behre rahmetinden


Bu dergâhe varanlar boş döner mi
Bu dergâhı bulan gayre konar mı

***

Zâkirini Bârî Hudâ mezkûr eder her dü-serâ
Muvahhidi musaddikı elbet sever hayrü’l-verâ


Envâr-ı tevhîd nûr-i dil kalbe verir elbet zıyâ
Eyler müzeyyen dilleri hubb-i Habîb-i Kibriyâ


Rahmet-i Rahmân dâimâ gözler seni ey nûr-i dil
Mesteyleye cân u dili zevk-ı şerâb-ı selsebîl


Ahmed Muhammed Mustafâ Hasen Huseyin Mürtezâ
İntizâr eylerler seni destin duta rûz-i cezâ


Ayırma cânândan cânı bırakma elden dâmeni
Sular gibi yüz yere koy kabûl ede Rahmân seni


Elin ola ağyâr ile kalbin de ola yâr ile
Gözün göre eşyâları gönlün ola dildâr ile


Hadd-i hudûdunda karâr eyle sebât ol müstakîm
Râh-i hidâyetde hemân rahm eyleye Zât-ı Kadîm


Şehperin ola şerîat rehberin ola tarîkat
Fermânın elde mârifet göstere kendin hakîkat
……………………………………………………………
……………………………………………………………

***

Bezm-i muhabbetde var nûr-i hüdâ nûr-i dil
Cennet-i gönlündedir kevser-i cân selsebil


Hâline sabreyle sen Yûsuf-i devr-i zemân
Muhsin sabırda olur gülbe-i dârü’l-emân


Her emrde tefvîz et Hazret-i Hakk’a güzel
Gör ne sürûr bahşeder merhamet-i Lem-yezel


Hâmil-i îmân olan dünyâda görmez safâ
Derd-i derûna devâ hubb-i Hudâ’dır şifâ


Ana babadan Rahîm Hazret-i Mevlâ Kadîm
Ashâb-ı emrâzına dermân eder o Hakîm


Her ne dilerse Kerîm sebebini halkeder
Lutf-i Kadîm lutfeder ekdâr-ı kalbin gider


Hakk’ı bilen kullara ilticâlar eylemez
Erham olan Rabb’ıdır gayriye derd söylemez


Hakk’a dayan her zemân gayriye etme gümân
Dergâh-i dârü’l-emân eylemişiz biz îmân


Dildeki nûr-i hüdâ sana yeter reh-nümâ
Dest-gîrindir Hudâ gayri değil innemâ


LUTFÎ diler dâimâ Hazret-i Hakk’dan meded
Zât-ı Kerîm kuluna merhameti bî-aded