|
I, İ (Ye) KĀFİYESİ İslâm’da şeref emn ü emân kalmadı gitdi İylik umulur devr-i zemân kalmadı gitdi Câhil ü cefâkâr eline verdik umûru Erbâb-ı kemâl kesdi gümân kalmadı gitdi Ref‘ oldu ilim rûy-i zemîn doldu zulümât Herkesde kemâl ile îmân kalmadı gitdi Îmân ile İslâm umulur zât-ı kerem-şân Mülk-i ademe oldu revân kalmadı gitdi 5 Envâ-ı rezâletde olan etdi teşehhür Ashâb-ı nâmûs pîr ü civân kalmadı gitdi N’oldu n’oliser ehline meydânda hüveydâ LUTFİY bugün Hakk’ı soran kalmadı gitdi Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 599 1 İftirâkın dilberâ ehl-i niyâz eyler beni Bu niyâz cângâhıma bir çâre-sâz eyler beni Ey kamer-tâb-ı zemân bu nâz-nümâyiş cilveler Od salar dilhâneme âh-ı dirâz eyler beni Hasretiyle korkaram devr-i zemân devrân ede Gi de gide kitâb-ı derde şîrâz eyler beni Ger erişmezse eğer üftâdesine rahm-i yâr Kays-veş âh-ı derûnum keşf-i râz eyler beni 5 Bir nazar-endâz ile cânân ederse merhamet Bahş eder hayât-ı bâkî ser-firâz eyler beni 477 LUTFİY dilberlerin cemâli cennetden güzel Gösterirse gül yüzünü nâz-bâz eyler beni Fa ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 600 1 Ka‘r-i derûnumda deryâ-yı derdim Nice bin sefîne gark oldu gitdi Gülistân-ı dilden döküldü derdim Hâl-i perîşânım fark oldu gitdi Bu zulm ü zillete dağlar dayanmaz Ehl-i gaflet bu gafletden uyanmaz Gayretsiz milletin çerâğı yanmaz Cihân baştan başa hark oldu gitdi Seyf-i izzet düşdü erler elinden Himmetin kemeri düşdü belinden Bülbüller ayrıldı seher gülünden Seâdet güneşi berk oldu gitdi Ner-arslanlar yer-be-yerîn kurudu Erenler kolları yerde çürüdü Şarkı garbı bütün zulmet bürüdü Ehl-i imân olan mahvoldu gitdi 5 Kerem-i Kerîm’den ümîd kesilmez Îmân İslâm gālib olur basılmaz LUTFİY cündullah mutlak bozulmaz Adüvvullah olan şak oldu gitdi 11’li hece vezni 601 1 Nehr-i hûn etdi bugün bu dîde-i giryân beni Çâr-taraf seylâba verdi aldı âhir kān beni Tîğ-ı tîz bir mîr-i kallâş katlimi kasd eyledi Bir kerem-şân isterem ki eyleye pünhân beni Özge bir mahbûb-i manzûr etmeğe yokdur mecâl Öyle etmiş gül-ruhinde güllere hayrân beni 478 Kâkül-i gülbârı kıykâc zer-külâhdır sevdiğim Kays-veş etdi bu sevdâ dillere destân beni 5 Cismimi setr eylemiş dâğ-ı derûnum penbesi Dîde-i ağyâr hergiz görmeye uryân beni Âteş-endâz dillere bir şûh u şeng bendindeyim LUTFİY seyret ne yapdı çarh-ı sergerdân beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 602 1 Gözlerim göreyim cânân ilini Hayıf ki dağları duman bürüdü Koparmağa yâr bâğının gülünü Daldan gül koparan kollar çürüdü Çâr-taraf rakîbler gözler yolumu Bend etmişler ayağımı elimi Devr-i felek bugün kesmiş dilimi Hayat bahş eyleyen sular kurudu Bir emengâh arar idim cânıma Bir mihribân gözler idim yanıma Tîğ-ı ağyâr susamışdır kanıma Yüreğimde olan yağlar eridi Sarf olsa cihâna derd-i derûnum Kāfları dağıdır âh-ı füzûnum Pârelendi bu seyf ile berûnum Gam leşkeri bölük bölük yürüdü 5 Sahrâ-yı cünûnun Mecnûn’larını Cemâl-i Leylâ’nın meftûnlarını Âşüfte üftâde mahzûnlarını Dilşâd eden LUTFÎ pîrler var idi 11’li hece vezni 603 1 Söyle ey Cibrîl-i cân yâr-i vefâdâra meni Şerh edegör hâlimi dîde-i bîdâre meni 479 Meni ol serv-i revân saldı cünûn sahrâsına Korkaram kardaş ede Mansûr-i berdâre meni Sahrâ-yı sevdâsını bâd-ı sabâ-veş gezerem Göremem gül yüzünü eyledi âvâre meni Kulu kurbânı olam söyle sitem-kâre bugün Dilerem kurbân ede ru’yet-i dîdâre meni 5 Öyle cânsûz ciğer-dûz âhıma rahm ederek Şânına şâyân olan vâsıl ede yâre meni Bu kadar firkat odu yakdı ciğergâhımızı Bahr-i eltâfı ile yakmaya bu nâre meni LUTFİY kâr-i kadîm dilber-i dilbâzîlere Eyleye nazlı niyâz kılmaya bî-çâre meni Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 604 1 Biz bezm-i elest nûş edicek bâde-i nâbı Müftî o zemân münkir idi sekr-i şerâbı Mînâ-yı elest nûr-i hidâyet ile devrân Etdikçe vâiz gözler idi zevk-ı kebâbı Mekteb-i arefde okunur ilm-i ledünnî Metn-i dile bak sen de okursun bu kitâbı Zâhidâ kuru dil ile ülfet ne revâdır Kerkes tabîat lâşe-hâr ister mi gülâbı 5 Meyhâneye var LUTFİY sermestleri bir gör Şürrâh-ı aref herbiri gönlünde kitâbı Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 605 1 Dest-gîrin rahmet-i Rahmân ola her dü-cihân Hâfız ismine emânet eyleye Mevlâ seni 480 Yâr-i gārın zikr-i Mevlâ olmalı zâhir nihân Dâr-ı hidâyetde kıla Zât-ı Teâlâ seni Ahmed ü Mahmûd Muhammed Mustafâ’dır reh-nümâ Tenvîr ede dü-cihânda nûr-i tecellâ seni Kande varsan feyz-i Hak nûr-i Muhammed yârdır Feyz-i Rabbânî eder hem a‘lâdan a‘lâ seni 5 Bâğ-ı dildir gül-gülistân-ı muhabbet Yûsuf’um Şübhe yokdur kabûl eder dergâh-ı Mevlâ seni Kıl tevekkül Hazret-i Mevlâ’ya sen ey nûr-i dil Huzûr-i Hazretlerinde ede bî-pervâ seni Dut şerîat dâmenin bırakma elden dem-be-dem Zikr-i Mevlâ yâr-i gārın eyleye deryâ seni Yüz yere koy LUTFÎ-veş eyle Hudâ’ya ilticâ Hak sever nazlı niyâzı rütbe-i ulyâ seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 606 1 Bir tükenmez derde saldı âfet-i devrân beni Kays-veş etdi cihânda dillere destân beni İhtiyârsız âteş aldı bu vücûdum dem-be-dem Mahveder cûd-i vücûdum kıldı nâristân beni Ol kemân-ebrû sanem bir seng-dildir n’eyleyim Kan ile yuğurdu bağrım etdi gülistân beni Kâkül-i gülberlerinden bûy-i anber neşrolur Bâde-i la‘l-i lebiyle eyledi mestân beni 5 LUTFİY dârü’l-emân bir dâr-ı Mansûr’dur bize Dağladı yakdı derûnum kıldı dâğıstân beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 607 1 Sâkî bugün meyhânede ebrû-kemân dilberleri Mey-keş edüp demhânede zî-zevk olup gülberleri 481 Sâzendelerin sâzının sûzişli sözleri güzel Nağme-şinâs mestânenin pervâz eder şehperleri Mey-nûş olan bir nev-civân meyhâneye olur revân Bu mey ile mîr-i zemân feth eylemiş Hayber’leri Mey bahrine daldırsalar perdeleri kaldırsalar Peymâneler doldursalar şâhlar verirler serleri 5 Mey dolarsa câm-ı hüdâ nây-ı aref verir sadâ Cânân eder ol dem nidâ görünür dîdâr dürleri Ummân-ı himmet meydedir feyz-i muhabbet neydedir Hayât-ı bâkî Hay’dedir Hayder eder Kanber’leri Şem-‘i muhabbet yağını bul yak gönül çerâğını Sor sâkînin durağını berâber al rehberleri LUTFÎ pîr-i mugānı bul meyhânede mu‘tekif ol İlm-i aref sır rıy la dol mâmûr eyle minberleri Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 608 1 Bâd-i hazân esdi bâğlar bozuldu Gülistânda katmer güller mi kaldı Şecerler kırıldı bârlar üzüldü El atacak dahî dallar mı kaldı Bir sel aldı sahrâları bürüdü Ağaçlar kurudu kökler çürüdü Erler yüreğinde yağlar eridi Hasb-i hâl edecek kāller mi kaldı Bozuldu dünyânın bâğ u bostânı Zâğ-ı siyeh yakdı bu gülistânı Bülbüller okusun derdli destânı Elvân nakış keşmir şallar mı kaldı Er olan eridi yağ gibi gitdi Şîr-i nerler zîr-i türabda yitdi Serviler yerinde muğaylân bitdi Petekler söndüler ballar mı kaldı 482 5 Ebnâ-yı zemânın gaflet serinde Oynarlar gülerler yerli yerinde Seâdet hidâyet binde birinde Helâki fark eder haller mi kaldı Er olan çekildi çıkdı aradan Herbiri mahvoldu gitdi sıradan Gazab etdi âlemleri yaradan Mübtelâ olmamış iller mi kal dı Dillerde kalmamış hidâyet nûru İslâm’ın kalmamış kalbde sürûru Kurbân olur İslâm bulsa kubûru LUTFÎ Hak söyleyen diller mi kaldı 11’li hece vezni 609 1 Dilber-i gülber isterem ruhleri ahmer olmalı Fâtih-i Hayber isterem yanında Kanber olmalı Sahn-ı sînesi nûr ola cîm-i cemâli hûr ola Güneş gibi fehûr ola öylece dilber olmalı Mahvola dilde derd ü gam kal‘ ola hem cünûd-i gam Ma‘dûm ola hudûd-i gam mîr-i muzaffer olmalı Hayrân ola kemâline şems ü kamer cemâline Reşk ede hatt u hâline âşık-ı şehper olmalı 5 Nazlı nezâketli baka dillere âteş bıraka Âteşi cângâhı yaka emîr-i kişver olmalı La‘l-i lebi câm-ı celî meşrebi ola cilveli Gerdende hâli müncelî zülüfler ejder olmalı LUTFÎ letâfetli güzel intihâb-ı rûz-i ezel Vasf edemez anı gazel Sa‘dî gibi er olmalı Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 483 610 1 Derd-i derûnuma enbâz olanın Serv-i kāmetleri dâl oldu gitdi Meydân-ı gamımda serbâz olanın Billûr gerdenleri al oldu git di Derdim deryâları emvâce saldı Belâ-yı girdâbı âteşler aldı Şems ü kamer encüm hayretde kaldı İskender Rüstem’ler kāl oldu gitdi Yıkılsın feleğin çarhı çenberi Al kana buladı nice şehperi Hani feth eyleyen bâb-ı Hayber’i Bu derdin elinden dâl oldu gitdi Dağlansun âteşe ka‘r-i derûnum Rîze rîze pârelensün berûnum Evlâd-ı Hayder’dir derd-i füzûnum Namları dillerde kāl oldu gitdi 5 LUTFÎ âlem yandı oldu perîşân Erenler mahvoldu kalmadı zî-şân Meğer ki Allah’dan erişe bir şân Yoksa cihân böyle hâl oldu gitdi 11’li hece vezni 611 1 Sefînem gark oldu derd deryâsına Sahrâ-yı sînemi sel aldı gitdi Hasret-keş olmuşdur dil Leylâ’sına Bülbül-tek zârımı gül aldı gitdi Kûy-i cânânıma varayım derdim Bir zemân zevk safâ süreyim derdim Dîdâr-ı dildârı göreyim derdim Nevbetim elimden el aldı gitdi 484 Sahrâ-yı sîneme dağlar çekilmiş Dâl olmuş kāmetim kaddim bükülmüş Yâr yolunda nice ömrüm sökülmüş Gönlümü zülfünden tel aldı gitdi Yârelerim sıra sıra sînemde Kan ağlar gözlerim dâimâ nemde Âşıklar demişler devr-i kadîmde Aklımı ruhleri âl aldı gitdi 5 Bu derd derûnumu her dem yâreler Rakîb gaddâr ciğerlerim pâreler Ne felekdir benim bahtım kâreler Bâğ u bostânımı sel aldı gitdi LUTFİY ağlama Hudâ Kerîm’dir Derdlinin derdine Allah Alîm’dir Sende derd var ise Mevlâ Hakîm’dir Sabr-i bî-pâyânım Nîl aldı getdi 11’li hece vezni 612 1 Zâr u giryân olan ehl-i îmâne Dest-gîr olacak bir ferd mi kaldı Derd elinden dâde gelmiş emâne Bir hakîm-i hâzık üstâd mı kaldı Uryân giryân yetîm etfâl-i müslim Fakîrler çekerler azâb-ı elîm Rahm edecek var mı bir kalb-i selîm Derûn-i merhamet mûtâd mı kaldı Nice cânlar açlarından öldüler Niceler feryâde dâde geldiler Ganîler nefsine meşgûl oldular Allah içün kula imdâd mı kaldı Arayanlar cândan emr-i Hudâ’yı Yâd ederler elbet rûz-i cezâyı Kesbedenler dilde nûr-i hüdâyı Mezar taşlarında bir âd mı kaldı 485 5 Yine iyiler vardır yüzlerde birler Ekserî simsiyâh civânlar pîrler Kavl-i mücerredde İslâmız derler Hakk’a ibâdetde dilşâd mı kaldı Ilgıt ılgıt akar kanlar cânlardan Ayrıldı gitdiler nâm u şânlardan Belâ nüzûl eder âsumânlardan Recâya yüz dutmuş ibâd mı kaldı LUTFİY var ise sende hidâyet Kalbinde var ise nûr-i dirâyet Bu seâdet zevâl buldu nihâyet Yerlere düşmemiş şimşâd mı kaldı 11’li hece vezni 613 1 Meyhâne-i vahdetde mestâne döner sâkî Şem‘a-i muhabbetde pervâne döner sâkî Dol muş ayağı elde zevkı bulunur dilde Bu bezm-i mey ü mülde rindâne döner sâkî Dil zevrak-ı zevk olmuş deryâsına hem dalmış Sâkî yine zevk almış zevkāne döner sâkî Bezm içre safâ bulmuş meydân-ı muhabbetde Cân câm-ı mey-i vahdet şâdâne döner sâkî 5 Târik-i sivâ olmuş lezzet-i rûhu bulmuş Feyz-i Hak ile dolmuş handâne döner sâkî Ders alur men arefden LUTFÎ al bu şerefden İrşâd ol her tarefden irfâne döner sâkî Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün / Mef ‘û lü / Me fâ‘ î lün 614 1 Pîr oldun ey dede merhamet bu yur Peyk-i ecel geldi kapuyu basdı Ne lâzımdır bize nefsine duyur Bugün dünyâ bizden peyvendi kesdi 486 Bir merhamet buyur evlâd ıyâle Sen ölende ismin gelsün hayâle Feyz-i Fâtiha ile dolsun piyâle Ömrün tamam ecel yelleri esdi Amândır küsdürme sakın bir ferdi Artırma başına belâyı derdi Hazret-i Hak sever bir halîm merdi Ecel melekleri kapuyu basdı LUTFİY dünyâdan göçmek gerekdir Ecel şerbetini içmek gerekdir Korkulu bir geçit geçmek gerekdir Ecel cân mülkine eyledi kasdı 11’li hece vezni 615 1 Haremgâh-ı visâlin mahremidir Gavs-i Geylânî O bezm-i âşinâlar a’zamıdır Gavs-i Geylânî Mukarrebler meyânında yücedir himmet ü şânı Gürûh-i evliyânın ekremidir Gavs-i Geylânî Ser-i tâc-ı seâdeti yed-i kudretle yapılmış Uluvv-i şân-ı âlî-şân demidir Gavs-i Geylânî Ona ihsân edüp kuvvet-i kudsî hârikulâde Nebîler serverinin hem-demidir Gavs-i Geylânî 5 O zât-ı zü’l-fezâil berk urur nûr-i muhabbetle Cemâl-i bâ-kemâlin bil cîmidir Gavs-i Geylânî O rûhâniyyeti anın nebîler sırrına vâkıf Ol ism-i pâk-i Ahmed’in mîmidir Gavs-i Geylânî Der-i dergâhına LUTFÎ ola kurbân bu âlemde Muhabbet verdinin dilde nemidir Gavs-i Geylânî Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 487 616 1 Bir nazar eyleyin devr-i zemâne Kârbân-ı İslâm çekildi gitdi Hak yardım eylesün ehl-i îmâne Hep ricâl-i kirâm çekildi gitdi Ehl-i tevhîd bugün ne garîb kaldı Derde şifâ veren ne tabîb kaldı Hilm ü hayâ ile ne edîb kaldı Ulemâ-yı ızâm çekildi gitdi Mü’min ü muvahhid az az bulunur Şer-‘i şerîf bâzan süâl olunur Gâhı gâh fetvâdan haber alınur Kemâl ü ihtirâm çekildi gitdi Hani yüzü nurlu ümmet-i Ahmed Meyânda munkatı‘ şer-‘i Muhammed Zâtında Sabûr’dur Allahü Ehad Bu dinden intizâm çekildi gitdi 5 Vallahi açıkdır tevbe kapısı Bu kâinât bütün Hakk’ın yapısı Afv olunur günâhların hepisi Tevbeye ihtimâm çekildi gitdi İttibâ-ı hevâ aldı derûnu Tarîk-ı şeyâtîn dutdu berûnu Doldurdu karnına kanı irini Fark-ı helâl harâm çekildi gitdi Kal‘ oldu kalblerden envâr-ı îmân Kesildi dillerden rızâ-yı Rahmân İylik tarafına görünmez gümân Salât ile selâm çekildi gitdi Nisâlar ricâle emîr oldular Ricâl gibi meydânlara doldular Şeyâtînin ocağını kurdular Hak yoluna devâm çekildi gitdi 488 LUTFÎ gaflet ile karardı âlem Bahr-i gafletdedir ebnâ-yı âdem Artmada şekāvet hayfâ dem-â-dem Sıyâm ile kıyâm çekildi gitdi 11’li hece vezni 617 1 Bize rahm eyle âlemler penâhi Kerem kıl pâdişâhlar pâdişâhı Gazabın katredir bahr-i keremden Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bizi halk eyledin ketm ü ademden Edüp ehl-i îmân lutf u keremden Muhammed ümmetinden muhteremden Sana binlerce hamd olsun İlâhî Ne devlet ki Muhammed ümmetinden Bizi kıldın o zâtın milletinden Seâdet bulduğumuz devletinden Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bizi tekrîm edüp tâc-ı kerâmet Başımızda seâdete alâmet Verüp ahsen-i takvîmle kıyâfet Sana binlerce hamd olsun İlâhî 5 Bizi kābil edüp yâ Rab hitâba Hem isti‘dâdımız fehm-i kitâba Seni bilmek içün geldik şitâba Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bizi Kur’ân ile kıldın münevver Şerîat-i Muhammed’le mutahher Îmân İslâm ile edüp muzaffer Sana binlerce hamd olsun İlâhî Hediyye-i Hudâ’dır ihtidâmız Ezelden dildedir hubb-i Hudâ’mız Muhammed Mustafâ’dır muktedâmız Sana binlerce hamd olsun İlâhî 489 Kerem-kâni keremin bî-nihâyet Dileriz rûz u şeb bâkî hidâyet İnâyet eyle Allah’ım inâyet Sana binlerce hamd olsun İlâhî Nice LUTFÎ gibi kemter gedâlar Der-i dergâhına eyler recâlar Keremine sezâdır mültecâlar Sana binlerce hamd olsun İlâhî Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 618 1 Heyûlân nûr-i Hudâ şems-i seâdet ebedî Ey hidâyet güneşi nâşir-i feyz-i Samedî Yevm-i mahşerde olan enbiyânın müstenedi Ehl-i tevhîd olanın rûz-i cezâ mûtemedi Sendedir ümmet-i merhûmenin afvi senedi Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî Dür-i deryâ-yı seâdet sana kıymet mi yeter Mihr-i vâlâ-yı hidâyet sana himmet mi yeter Kerem-i Zât-ı Kerîm devlete devlet mi yeter “Rahmeten li’l-âlemîn” Ahmed’e hurmet mi yeter Memdûh-i Hazret-i Hak sana muhabbet mi yeter Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî Kütüb-i münzelesinde seni medh etdi Hudâ Kendi nûrun kabz edüp Habîb’im ol dedi Hudâ Habîb-i Kibriyâ’sın âleme doldu bu nidâ Server-i enbiyâ ser-defter-i dîvân-ı hüdâ Neyyir-i a‘zam-ı eflâk-i şefâ‘at mededâ Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî Muktedâ eyledi Hak Mescid-i Aksâ’da seni Enbiyâ zümresine Leyle-i Esrâ’da seni Zikr edüp Hazret-i Hak mele-i a‘lâda seni Mihmân eyledi Hudâ sadr-ı “ev ednâ”da seni Gösterüp melekûte rutbe-i ulyâda seni Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî 490 5 Ey kerem-şân keremin bahrine kenâr mı olur Keremin sahrâsı âlemde nihâyet mi bulur Sarf olsa bahr-i kerem katresi noksân mı olur Şevket-i şefâ‘atin mecma-‘i mahşeri alur Enbiyâ ümem ile hep Livâ-i hamd’e gelür Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî Senden istirhâm eder bây u gedâ her dü-serâ Keremin mâden-i dergâh-ı kadîm-i fukarâ Dâim istimdâd eder cân ile senden küberâ Vücûdun mevcûduna oldu bu cerâ mâ-cerâ Sebeb-i hilkat-i mahlûk-ı Hudâ nûr-i verâ Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî “Kābe kav sey ni ev ednâ”da o dem Zât-ı Celîl “Üdnü minî” tâcını verdi sana nûr-i Cemîl O tâc oldu hidâyet zümresine şem-‘i sebîl Denilir mi sana ümmet olana zâd-ı kalîl Keremin gözlemede LUTFÎ kulun abd-i alîl Meded ey kāfile-sâlâr-ı rusül huz bi-yedî Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 619 1 Pây-mâl oldukda elbet şer-‘i şerîf gülleri Irk-ı âdemden akar mutlak gider kan selleri Bu Kitâbullah eğer baş üzre tâc izzet ile Olmasa elden gider tenlerde cân bülbülleri Ger meyân-ı ehl-i îmânda değersiz görseler Emr-i fetvâyı yıkulur hânümânın çölleri Yâ eğer ki emr-i şer‘î söyleyen tahkîr ola Kahr-i Kahhâr kahreder ağzında kurur dilleri 5 Yâ Kelâmullah’ı tebdîl etmeğe sa‘y edeler Gayretullah gösterir hâtıra gelmez halleri LUTFİY sen ebsem ol geldi celâlin nevbeti Şîr-i kudret pençesi kırar nice bin belleri Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 491 620 1 Esb-i nefse râkib olma pâreler birgün seni Emîn olma tîğ-ı ağyâr yâreler birgün seni Devr edüp ebnâ-yı âdem şâh gedâ olur türâb Kat-‘ı re’sin kāsıdânı âreler birgün seni Boş yorulma Rüstem ü Zâl’ler zevâle erdiler Şübhe var mı hâm türâbe saralar birgün seni Nâz ile perverdigânın âkıbet mevtin arar Ka‘r-i kabrin hâbgâh-veş çâreler bir gün seni 5 LUTFİY bu derde çâre gayr-i mahlûkdur velî Hazret-i Mevlâ’ya dön gaffâreler birgün seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 621 1 Bülbüller ağlasun feryâd eylesün Güller gitdi gülzârına yetişdi Sünbülleri sabâ irşâd eylesün Bâd-ı hazân şikârına yetişdi Allı güllü varakları soldurdu Lâle yanakları kabre doldurdu Şîr-i ner-veş erenleri öldürdü Bu ibtilâ hezârına yetişdi Derd-i derûn taşdı ummâne döndü Bâr-ı gîrân kāf-ı kāmete bindi Bir emengâh var mı zarf-ı rûh söndü Oldu adem diyârına yetişdi LUTFİY kamer-i himmet gurûbda Ehl-i îmân bütün bahr-i kürûbda Kanı gayret kalmamışdır kulûbda Ahyâr olan mezârına yetişdi 11’li hece vezni 492 622 1 Sensin Habîb-i Kibriyâ Nenni Muhammed’im neni Arş u ferşe verdin zıyâ Nenni Muhammed’im nenni “Rahmeten li’l-âlemîn”sin Şeref-i Arş-ı berîn’sin Dü-âlemlerin nûrusun Nenni Muhammed’im nenni Resûl-i Kibriyâ sensin Sultân-ı enbiyâ sensin Rehber-i evliyâ sensin Nenni Muhammed’im nenni Âlemler güldü açıldı Cihâna rahmet saçıldı Yeşil hulleler biçildi Nenni Muhammed’im nenni Dünyâyı teşrîf eyledin Her köşeyi nûr eyledin Halkı feyzinle toyladın Nenni Muhammed’im nenni 10 Nûrdan harîre sardılar Nûr-i hüdâyi gördüler Gehvâresine koydular Nenni Muhammed’im nenni Âlemlere şems-i safâ Nâmın Muhammed Mustafâ Güneş gibi dârü’ş-şifâ Nenni Muhammed’im nenni 5 Âmîne Hâtun annesi Havvâ anadır dâyesi Meryem ana pervânesi Nenni Muhammed’im nenni Sidre’den indi Cebrâîl Cemâline olmuş mâil Dergehinde olmuş sâil Nenni Muhammed’im nenni Melekler semâdan indi Yer yüzü nûrunla doldu Kâinât hep şeref buldu Nenni Muhammed’im nenni 8’li hece vezni Nûrunla doldu Arş ü ferş Cemâline kurbân güneş Kamer gibi yüzün güleş Nenni Muhammed’im nenni Enbiyâların hâtemi Dü-cihânın muhteremi Âleme Hakk’ın keremi Nenni Muhammed’im nenni Sensin Hudâ’nın rahmeti Hakk’ın bâb-ı merhameti Kıl bizlere şefâ‘ati Nenni Muhammed’im nenni LUTFÎ kulun rû-ber-zemîn Ümîdi kavîdir emîn Kıl şefâ‘at nûr-i mübîn Nenni Muhammed’im nenni 623 1 Top-ı dilden çıkdı gülle-i âhım Mâh-ı münevveri deldi de geçdi Andan pertev edüp çeşm-i siyâhım Hurşîd-i hâveri deldi de geçdi 493 Çenber-i eflâki etdi bî-karâr Kal‘a-i Hayber’i yıkdı âşikâr Sedd-i İskender’i kıldı târ u mâr Kāf-ı mücevheri deldi de geçdi LUTFÎ bu âhından titredi âlem Kıyâmet mi kopdu yoksa Muharrem Zâr u zâr inledi gülzâr-ı İrem Burc-i sîm ü zeri deldi de geçdi 11’li hece vezni 624 1 Bahr-i lutfundan ey kerem-kâni Bir katre ihsân etsen olmaz mı Şems-i keremden Zât-ı Sübhânî Bir zerre ihsân etsen olmaz mı Ummân-ı rahmet mevc urur dâim Kudretin ile mevcûdât kāim Leyl-i gafletde olmuşuz nâim Bir kerre yakazân etsen olmaz mı Kādir u Kayyûm kudretin göster Bu a‘mâ gözler heybetin ister Keç-revânlara mehâbet-güster Gözleri hayrân etsen olmaz mı Zulmet ü zillet leylinde kaldık Etdiğimizi cümlemiz bulduk Yâ Rabbi bütün kahr ile dolduk Âzâde fermân etsen olmaz mı 5 Rahmetin sâbık Zât-ı Sübhânî Âleme vâsi‘ rahm-i Rahmânî Arş’dan a‘lâdır feyz-i Rabbânî Şem-‘i fürûzân etsen olmaz mı LUTFÎ yüz dutar der-i dergâhe Döndürmüş sadrın doğru bu râhe Bahş eyle bizi Hakk’a âgâhe Mihr-i dirahşân etsen olmaz mı 10’lu hece vezni 494 625 1 İlâhî bu kadar besdir kerem eyle kerem-kâni Erişdir kalblerimize füyûzât-ı Samedânî İlâhî ümmet-i Mahmûd Muhammed bizleriz ammâ Hidâyet nûru ile et münevver ehl-i îmânı İlâhî bir Kerîm’sin ki keremin bahrine nisbet Bulunmaz halk-ı âlemde kurulmuş Arş’ın erkânı İlâhî nûr-i Kur’ân’dan çerâğımız fürûzân et Yarın rûz-i kıyâmetde şefî‘ eyle o Furkān’ı 5 İlâhî Ahmed ü Mahmûd Muhammed Mustafâ’yı sen Şefîu’l-müznibîn kıldın dü-âlemde o sultânı İlâhî bu kadar eşrâr meyânında bizi hıfz et Siyâh-rû eyleme yâ Rab Habîb’in hurmet-i şânı İlâhî var mıdır senden diğer bir Kādir u Kayyûm Ki yokdur gayri bir senden ede bu derde dermânı Der-i dergâhına karşu gedâlar ilticâ eyler Gedâsız dergehin yâ Rab olur mu şöhret ü şânı MUHAMMED LUTFÎ’ye yâ Rab eğer bir katre-i rahmet Keremin bahrine nisbet eder mi katre noksânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 626 1 Bir havâr eyleyin ilden illere Gönül ravzasından civânım gitdi Bir âteş-i cânsûz düşdü dillere La‘l ü mercân ebrû-kemânım gitdi Gülistân-ı dilden güller döküldü Yâr yolunda yandım kaddim büküldü Sahrâ-yı sîneme âteş ekildi Güneş-veş server-i hûbânım gitdi 495 Meyân-ı kāmetde zerrîn kemeri Güzeller içinde kudret kameri Bahr-i meârifde hikmet güheri Şeb-i vuslat mâh-i tâbânım gitdi Gitdi o yâr ile ülfetin çâğı Gülbe-i vuslatın söndü çerâğı Âteş almış gönül yokdur durâğı Taht-ı dilden mîr-i dîvânım gitdi 5 Yıkıldı eflâkin gönül kubbesi Yıkıldı kalmadı zerre habbesi Âteş düşdü yandı felek cübbesi Seâdet bahş eder zemânım gitdi Dağlasun dilleri dâğ-ı derûnum Derûnumda yanar nâr-ı füzûnum Şîr-i kahrın pençesinde zebûnum Vâveylâdır dâru’l-emânım gitdi Gülşen serâları düşman bürüdü Kılınçlar kırıldı kollar çürüdü Erler yüreğinde yağlar eridi Derdim azdı elden dermânım gitdi LUTFİY sen kesme ümîd Hudâ’dan Ayırma gönlünü nûr-i hüdâ’dan “Lâ taknetû” gelür yine sadâdan Sen zannetme rahm-i Rahmân’ım gitdi 11’li hece vezni Not:Müellif Hazretleri, çok sevdiği birinin Erzurum’dan baş ka bir yere tâyini sebebiyle ayrılışından duyduğu üzüntüyü bu şekilde terennüm etmişlerdir. Ne var ki bilâhare bu insanın istikāmetten ayrıldığını öğrenen Müellif Hazretleri bu duruma çok üzülmüş ve bu gazelin bir daha huzûrunda okunmasına izin vermemiştir. 627 1 O bezm-i dil-güşâde devr eyledikçe sâkî Gamdan olur âzâde verdikçe bâde sâkî 496 Câm-ı mey-i muhabbet verir rûha hidâyet Nâzil olunca rahmet artar dil iştiyâkı Ol dem bizi yâd edin rûhumu dilşâd edin Gönlümü âbâd edin ref‘ edin iftirâkı Ey nûr-i dil kerem kıl mâsivâyı adem kıl Enzârı ber-kadem kıl yakın eyle ırâkı 5 Gül vere bu gülistân bâr vere dilde bostân Nağme ura neyistân LUTFÎ bula Burâk’ı Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün 628 1 Dîn-i mübîn-i Ahmed’i Şer-‘i şerîf-i sermedî Tasdîk eden Muhammed’i Ağlar gözü gülmez yüzü Îmân ile İslâm-ı dîn Olmuş bize habl-i metîn Hakk’ı bilen ayne’l-yakîn Ağlar gözü gülmez yüzü Havf-ı Hudâ’yı kâr eden Gönlünde hikmet var eden Aşkı özünde yâr eden Ağlar gözü gülmez yüzü Aşkdan olunca bir eser Mâsivâdan gönül keser Cânân iline yol keser Ağlar gözü gülmez yüzü 5 Nûr-i Hudâ’yı aşk görür Âşıkı zevk-ı aşk bürür Kalbinde nûr-i aşk durur Ağlar gözü gülmez yüzü Boşdur bu dünyâ teşvîşi Terk eden olur er kişi Mest-i müdâm olan kişi Ağlar gözü gülmez yüzü Dil kâbesi astârını Dutan görür esrârını Dilde bulan dildârını Ağlar gözü gülmez yüzü Esrâr-ı tevhîdi duyan Şer-‘i Muhammed’e uyan Yârini görmese ayân Ağlar gözü gülmez yüzü Aşka erenler her zemân Erince buldular emân Aşk ehline budur nişân Ağlar gözü gülmez yüzü 10 Dildârı dilde bulmasa Cânânı cânda olmasa Yâri yanında bilmese Ağlar gözü gülmez yüzü 497 Feyz-i muhabbet-i Hudâ Âşıkdan olur mu cüdâ Hak yoluna olur fedâ Ağlar gözü gülmez yüzü Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün Âlemlerin rahmetine LUTFÎ’ye merhametine Kâmillerin himmetine Ağlar gözü gülmez yüzü 629 1 Bahr-i irfândır dilâ ehl-i dilin dilhânesi Dürr-i şehvârdan doludur anların vîrânesi Mey-i mânâ kuvveti erbâb-ı kalbin sohbeti Neşreder lübb-i muhabbet mest olur bî-gânesi Kenz-i irfândır derûnu derd ile deryâ olan Nûr-i tevhîd şem‘inin anlar olur pervânesi Kim kemâlât ehline peyrev ola elbet olur Zî-seâdet âkıbet merdâneler merdânesi 5 Şehperi zer-dûz olur âşıkların vakt-i seher Yâr ile hem-dem olanın nûr dolar cânhânesi Bezm-i vahdet sırrının cemiyyetinde cân veren Ol olur kişver-i dilde tahtının şâhânesi LUTFİY bir mîr-i meydân bulmak ister ve’s-selâm Âkıl ola bir nazarla âlemin dîvânesi Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 630 1 Ey kemân-ebrû görürsün âh ü feryâdım beni Nâr-ı hasretinde yakdı zâr-ı mûtâdım beni Al giyüp elvân-nakış dilbâz-ı dildâr mihr-veş Seyr-i sevdâ sahrâsına atdı üstâdım beni Bir kemân-bâz cilve-endâz zülf-i yelbâz nev-civân Bend edüp îcâd-ı aşka tarz-ı îcâdım beni 498 Bir ka mer-tal‘at güneş-veş aldı aklım âl ile Sevdâ-yı zülfüne saldı baht-ı is‘âdım beni 5 LUTFİY dârü’l-emân Mansûr-veş dârdır bize Şâd eder yâr derdi ile dil-i nâ-şâdım beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 631 1 Şerâb-ı vahdet içmeğe Besdir gönül meyhânesi Kayd-ı sivâdan geçmeğe Besdir gönül meyhânesi Merdâneler meydânına Âriflerin irfânına Âşıkların rindânına Besdir gönül meyhânesi Gönüllerin gülistânı Ehl-i dillerin bostânı Âşıkların dâsitânı Besdir gönül meyhânesi Sâliklerin seyrângâhı Âşıkların niyâzgâhı Nazlıların cilvegâhı Besdir gönül meyhânesi 5 Mürîdlerin murâdına Emîrlerin îrâdına Dervîşlerin evrâdına Besdir gönül meyhânesi Dervîşlerin dermânına Uluların fermânına Erbâb-ı kalb ummânına Besdir gönül meyhânesi Mücâhidlerin nusreti Ehl-i seâdet devleti Ârifânın cân kıymeti Besdir gönül meyhânesi İnd-i Hudâ’da mûteber Kitâbullah’da var haber Mürg-i rûha olan şehper Besdir gönül meyhânesi Saîdlere seâdetdir Sâliklere selâmetdir LUTFÎ Hak’dan inâyetdir Besdir gönül meyhânesi 8’li hece vezni 632 1 Şems ü kamer hayrân olur görse gönül envârını Âşık mâşûkun âşikâr dilde görür dîdârını 499 Mir’ât-ı dil bulsa safâ mey-i hüdâ verse şifâ Meyhânedir dâr-ı vefâ gör sâkînin devvârını Dilhâneyi tenvîr eder ekdâr-ı ezmân hep gider Verir şerâb-ı eynemâ seyret gönül gülzârını Cânân iline cân gider cânân ile cân zevk eder Seyr-i cemâli dilberin dilşâd eder nezzârını 5 Kıyâm-ı serv-i kāmetin alâmeti kıyâmetin Âşıkları raksa salar gör gülberin etvârını Şems-i şerâfet ruhleri mihr ü mâhe vermiş zıyâ Dürdâne-veş nûr halları gerdende gör ızhârını Zülf-i siyeh ebrû-kemân bir tâze gül-nev-reste şân Vermiş cihâna LUTFİY kaldır gözün astârını Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 633 1 Gönül nûr-i hidâyetle okur esrâr-ı eşyâyı Aref dersin alan tâlib görür dilde dilârâyı Hidâyet hurşîdi doğsa muhabbet emtârı yağsa Bulur gülşen-i tevhîdde gönül mihr-i mücellâyı Tecellîhâne-i Mevlâ gönüldür Leyle-i Esrâ Cemâl-i Hazret-i cânân atar perde-i vâlâyı O dem dil bula dildârı unuda nâm-ı ağyârı Görüne şâhid-i kudsî ede tâlîm-i esmâyı 5 MUHAMMED LUTFÎ’ye Mevlâ vere bir zevk-ı rûhânî Erişe feyz-i Rabbânî ede hal bu muammâyı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 634 1 Ekser-i erbâb-ı kalbin nazm iledir ülfeti Feth olur kenz-i meârif şi‘re eyle dikkati 500 Nazm ile esrâr-ı tevhîd neşr olur dilden dile Kesbi pek sür‘at bulur evzâne eyle rağbeti Metn-i ilm-i hikmet olmuşdur bu eş‘âr aç gözün Nûr-i cân feyz-i îmândır Mesnevî’nin sohbeti Nice Enverî vü Sa‘dî dahî Firdevsî gibi Gün gibi gösterdiler şi‘r ile ilm-i hikmeti 5 Mey-i mânâ-yı hidâyet câmıdır Mollâ-yı Rûm Kâbetullah-i hakîkat vâcib oldu hurmeti Tâlib-i dîdâr-ı Mevlâ aşkı rehber eylemiş Şi‘r ise mir’ât-ı aşkdır aşka eyle himmeti LUTFİY ilm-i ledünnî kesb ile hâsıl değil Lutf ede Bârî Teâlâ aça bâb-ı rahmeti Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 635 1 Bu gaflet perdesin kaldır gözünden seyret eşyâyı Kemâlât ehline peyrev olan anlar bu mânâyı Dilâ erbâb-ı diller sohbeti feyz-i İlâhî’dir O sohbet halleder nokta-i dilde her muammâyı Kelâm-ı evliyâ ilhâm ile nâzil olur kalbe Gerek şi‘ri gerek nesri açar nehr-i tecellâyı Dürer-i şi‘ri ârifân düzerler rişte-i câne Gürûh-i evliyâ söyler güzel şi‘r-i dilârâyı 5 Ederdi nusreti Hassân’e nazm ü şi‘ride Cibrîl O gün müftî idi Cibrîl verir idi bu fetvâyı MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet velîler sohbetin bulsun Bilelim ey Hudâvendâ kemâhî sırr-ı eşyâyı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 636 1 Öyle bir dildâre dil ver eyleye dilşâd seni Öyle bir dâmânı dut ki ede ber-murâd seni 501 Öyle bir yâr ile yâr ol yâr ola her dü-serâ Hurşîd-âsâ her zemânda eyleye irşâd seni Herkesin gönlü gülüne şebnem ol vakt-i seher Halk ede Bârî Teâlâ abdine imdâd seni Bir temâşâgâhdır dünyâ serâser kıl nazar Âzâd eyle zîr-i desti Hak ede âzâd seni 5 Gel güzel kesme nazar dergâh-ı Mevlâ’dan bugün LUTFİY bu mâh-ı rahmetdir ede dilşâd seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 637 1 Bir dilber-i tannâz bir nazar-endâz Servi-veş serime bir sâye saldı Bir sabâ-yı yelbâz kamer-i mümtâz Âl ile aklımı başımdan aldı Güller kurban gül yüzünün âlıne Sabâ kurbân kâküllerin teline Şems ü kamer kurbân hikmet gülüne Cîm-i cemâline hayretde kal dı Geysûleri Hindistân’e kıymetdir Gerdende halları Sîn’de şevketdir Ru’yet-i dîdârı câna cennetdir Âşıkları bahr-i belâya saldı Gören gözler geçer elbette cândan Gören ayrılır mı nazlı civândan Hûrîler görseler dâr-ı cinândan Felekde kamerin aklını çaldı 5 Gözler görmemişdir böyle levendi Seyretmemiş seher böyle bülendi Âteşdendir âşıkların kemendi Bu âteş LUTFİY âlemi aldı 11’li hece vezni 502 638 1 Gülbe-i vahdetin şem‘adânları Bir bir yere düşdü çerâğlar söndü Bu ümmetin bugün ledün-dânları Seferleri dâr-ı Kerîm’e döndü Sirâc-ı ümmetî emr etdi Ahmed Ulemâ-yı ümmet dedi Muhammed Âlimlerle gitdi devlet-i sermed Vallahi seâdet serâyı yandı Kamer-i kubbe-i seâdet selâm Alâmet-i îmân eldeki a‘lâm Livâ-i İslâm’dır meyânda selâm Selâm gitdi İslâm kana boyandı “Mevtü’l-âlim mevtü’l-âlem” buyurdu Fahr-i âlem ümmetine duyurdu Ümmet ulemâdan yüzün çevirdi Adl-i Hudâ âsumâne dayandı 5 İlm ü ulemâdan kesildi rağbet Emr-i şerîate kalur mı hurmet Herkes hevâsının yoluna himmet LUTFİY devlet-i şeytân uyandı 11’li hece vezni 639 1 Ey mü’minler gelin hakkı söyleyin Namazsız niyâzsız İslâm olur mu Gökden inen kitabları dinleyin Salâtsız zekâtsız İslâm olur mu Îmân İslâm eğer sende var ise Kalbin îmân ile eğer yâr ise Tevhîd tasdîk dilde ber-karâr ise Namazsız niyâzsız İslâm olur mu Hakk’ı tesbîh eder döner felekler Tevhîd eder dâim suda semekler Namaz ile kabûl olur dilekler Salâtsız zekâtsız İslâm olur mu 503 Namaz dînin direğidir nûrudur Sefîne-i dîni namaz yürüdür Cümle ibâdetin namaz pîridir Namazsız niyâzsız İslâm olur mu 5 Zekât farz-ı a‘zam emr eder Kur’ân Kabûl olmaz namaz zekâtsız bir an Âdem’den Hâtem’e emr eder Rahmân Salâtsız zekâtsız İslâm olur mu Malı verdi âlemleri yaradan Emretdi vâcibi farzı sıradan Kırkda birdir zekât çıkmaz aradan Namazsız niyâzsız İslâm olur mu Kırkda bir kuruşu verin fakîre Nâil olun yarın mülk-i kebîre Râzı olun bugün emr-i Kadîr’e Salâtsız zekâtsız İslâm olur mu İslâm olan dutar Kitab emrini Cân u dilden bilir dînin kadrini Seyr eder dünyânın görür devrini Namazsız niyâzsız İslâm olur mu Nice yüz bin pâdişâhlar kabri var Ölüm vardır güneşlerden âşikâr LUTFİY emr etmiş ol Perverdigâr Salâtsız zekâtsız İslâm olur mu 11’li hece vezni 640 1 Sen Mevlâ’yı sevende Mevlâ seni sevmez mi Rızâsına ivende rızâsını vermez mi Sen Hakk’ın kapusunda cânlar fedâ eylesen Emrince hizmet kılsan Allah ecrin vermez mi Şer-‘i Şerîf yolunda havf-i Hudâ dilinde Ehlullahın hâlinde Allah hâlin sormaz mı Vâriyyetin mahv edüp Kur’ân yolunda gidüp Yâr ile yârân olsan yârin yâver olmaz mı 504 5 Derd ile cângâhında âteş yansa âhında Âh u feryâdlar etsen derden dermân vermez mi Cânın cânân ilinde cânân cânın dilinde Yârelensen yolunda yaran merhem urmaz mı LUTFÎ’ye lutf-i Mevlâ rahm eyleye Teâlâ Allah deyu çağırsan Kerîm kerem kılmaz mı 14’lü hece vezni 641 1 Sen Mevlâ’yı sevende Mevlâ seni sevmez mi Rızâsına ivende senden râzı olmaz mı Sen Hakk’ın kapusunda cânlar fedâ eylesen Emrince hizmet kılsan Allah ecrin vermez mi Vâriyyetin mahveyle esmâullahı söyle Bu cânı kurbân eyle Mevlâ kabûl etmez mi Şer-‘i şerîf yolunda Peygamber’in hâlinde Allah desen dilinde bin kez hâlin sormaz mı 5 Derd ile cângâhından cânân diye çağırsan Derden dermân ederler yaran merhem urmaz mı Sular gibi çağlasan Ya‘kûb gibi ağlasan Ciğergâhın dağlasan ahvâlini sormaz mı Derde dermândır bu derd derdliyi sever Samed Dermândır derde Ehad fazlı seni bulmaz mı Büyük nîmetdir îmân bize Allah’dan ihsân Bu tevhîdin kıymeti cennetleri almaz mı LUTFİY yâri gözle cân u gönülden sızla Dergâha dönder yüzün duân kabûl olmaz mı 14’lü hece vezni 642 1 Bir dîde-i fettân dilber-i dildâr Bir bakışla aldı ihtiyârımı Taht-ı melâhatde kurulmuş hünkâr Târ u mâr eyledi âr u vârımı 505 Gülistân-ı kudret güneş cemâli Mecma-‘i mehâsin kamer misâli Dilberler içinde yoktur emsâli Mecnûn-veş mahvetdi îtibârımı Bir meşrebi nazlı zarf-ı zarâfet Bir mahbûb-i mümtâz şân u şerâfet Gözler görmemişdir hûrî kıyâfet Görünce götürdü iktidârımı Emsâli bulunmaz bir mîr-i kallâş Âşık ölür deyu eyler mi telâş Ham-gerden dest-beste gözümde kan yaş Gece gündüz alur intizârımı 5 LUTFÎ’ye lutfeyle nazlı civânım Sana kurbân olsun rûh-i revânım Senden gayri var mı dârü’l-emânım Hâk-i pâyen hasr et iftihârımı 11’li hece vezni 643 1 Devlet oldur dâreyinde ser-firâz etsün seni Kalb odur vakt-i seher ehl-i niyâz etsün seni Dîn odur ki göstere dîdâr-ı Hakk’ı âkıbet Hem meyân-ı evliyâda imtiyâz etsün seni Mal odur cennât-ı Firdevs’de sana olsun refîk Esb odur râh-ı sıratda tîz cevâz etsün seni Evlâd oldur gülşen-i dilde ola bülbül sana Dilber oldur ru’yetiyle şevk-bâz etsün seni 5 Mey odur meydân-ı hubb-i mâsivâdan kat‘ede Bâde oldur bâl-ı vahdetden nüvâz etsün seni Şerbet oldur ki şerîat şerh edüpdür âleme Tâbi-‘i fermân-ı Hak ol i‘tizâz etsün seni İlm ü irfândan garaz bir sırr-ı tevhîd zevkıdir Bir ciğer-sûz âh ile bülend-âvâz etsün seni 506 Zînet oldur hil‘at-i mânevî giysün rûh-i pâk Âsitân-ı ârifânda zer-şirâz etsün seni LUTFİY dârü’l-emân mahviyyet olmuş ve’s-selâm Tâlib-i nûr-i hüdâ ol nûr-dirâz etsün seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 644 1 Burc-i dilden atıcak mihr-i muhabbet şafakı Görünür gün gibi cân gözlerine nûr tabakı Dili dildârına bahş cânını cânâne fedâ Eden elbette olur mîr-i zemân merd-i takî Ru’yet-i cennet-i cân kevser-i firdevs değeri Tıfl-ı dile okudur ilm-i ledünnî sebakı Ey kerem-şân bu reviş nûr-i tecellâ-yı Hudâ Ola bahşîş-i ezel bu gül-i kudret arakı 5 Mecma-‘i bahr-i mehâsin zîver-i vech-i kamer Kütüb-i nûr-i cemâl fetvâsının müttefakı Zîr-i zülfün o levendin alıcak bâd-i sabâ Reşk eder müşg-i Tâtâr anber-i sârâ refakı Dilberin gülberidir kenz-i füyûzât-ı atâ LUTFİY âl-ı ruhi defter-i hikmet varakı Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 645 1 Nûr-i ayn-i Muhammed’dir Şâh-ı merdân Hayder Ali Dürr-i deryâ-yı Ahmed’dir Şâh-ı merdân Hayder Ali Ese dullah-ı gālib’dir Rızâullah-ı tâlibdir Hubb-i sivâdan tâibdir Şâh-ı merdân Hayder Ali Erenlerin merdânesi Bahr-i irfân dürdânesi Şem-‘i hüdâ pervânesi Şâh-ı merdân Hayder Ali Bezm-i seâdet çerâğı Mihr-i hidâyet durağı Lübb-i risâlet kırağı Şâh-ı merdân Hayder Ali 507 5 Aliyyü’l a‘lâ harfidir Hasen Huseyin zarfidir Cemâl-i cânân zülfüdür Şâh-ı merdân Hayder Ali Gül-i gülbün-i hüdâdır Ezelde şîr-i Hudâ’dır Hakk’ın yolunda fedâdır Şâh-ı merdân Hayder Ali 8’li hece vezni Velâyet gül-gülistânı İlm-i vahdet debistânı Ali’dir cedd-i Geylânî Şâh-ı merdân Hayder Ali LUTFÎ sür yerlere yüzler Bu yolda olsun bu gözler Kev ser’in başında gözler Şâh-ı merdân Hayder Ali 646 1 Takdîr edenler bu dînin kıymet-i vâlâsını Hayderâne şehsüvârdır kim görüp pervâsını Cân atar serden geçer elbet gider cânâneye Lâ-cerem Mecnûn olan bir gün bulur Leylâ’sını Âlem-i ilm-i ledünnî şâhının sır kâtibi Levh-i dilde nakş edüpdür dersinin imlâsını Bâd-ı serser-veş gider bu âh u feryâdım menim Bî-murâd dil bulmayınca rutbe-i ulyâsını 5 Derd olup ummân-ı bî-pâyân dutup dil tâkını Kangı İskender gezüpdür ka‘ri yok deryâsını LUTFİY dârü’l-mihan zarf-ı belâdır bu cihân Bir gül içün ağladır bin bülbül-i şeydâsını Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 647 1 Ey ümmet-i Muhammed’ler Edin Hakk’a muhabbetler Olun ashâb-ı himmetler Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı 508 Bu ümmet zarf-ı hüdâdır Âşık-ı nûr-i Hudâ’dır Hak yoluna cân fedâdır Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı Mü’minin dilde îmânı Gönülde hubb-i Rahmânî Allah’ın büyük ihsânı Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı Nûr-i Muhammed Mustafâ Kalbe dola vere safâ Mü’min eyler ahde vefâ Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı 5 İstersiz Hak’dan cennâtı Kat‘ edesiz makāmâtı Erişe Hak inâyâtı Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı Îmân İslâm mevcûd ola Küfr ü dalâl mefkûd ola Dest-gîrin mâbûd ola Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı 8’li hece vez ni Kerem-kâni Allah’ımız Nûr-i Resûlu’llah’ımız Ele gire dil-hâhımız Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı Hak yolu güneşden ayân Kur’ân anı etmiş beyân Kerem-i Kerîm’e dayan Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı Âdem’den Hâtem’e kadar Dîn-i İslâm nûrdur gider Dü-cihânda görme keder Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı 10 LUTFÎ Allah sevdâsına Düş Rahmetin deryâsına Gir cennet-i a‘lâsına Allah içün lillâh içün Dutun fermân-ı Kur’ân’ı 648 1 Nîm-nigâhın dilberâ vîrâne kıldı gönlümü İştiyâkın âteşi sûzâne kıldı gönlümü Halların hindûlerin zarf-ı mey-i vahdet güzel Seyr edince herbirin peymâne kıldı gönlümü Âr u vârım ihtiyârım îtibârım kalmadı Husn-i rûyin âfet-i dîvâne kıldı gönlümü Ey kemân-ebrû tîr-i müjgânların cângâhımı Düzleyüp incû-teki dürdâne kıldı gönlümü 5 Ben senin kurbânınam ey şûh u şengim gel yetiş Bilmezem ki şem‘ine pervâne kıldı gönlümü 509 Târ-ı zülfün târ u mâr etdi dil-i pür-derdimi Kays-veş sahrâ-nişîn giryâne kıldı gönlümü Âh âteş-i yârdan doldu vücûdum rahm kıl LUTFÎ’ye eyle kerem odhâne kıldı gönlümü Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 649 1 Ey Kerem-kâni vücûdun Rahmet-i Rahmân değil mi Vücûdundaki o cûdun Ummân-ı ihsân değil mi Kemâhî vasfında vassâf Hazret-i Kur’ân nûr-i sâf Melekûtde olan asnâf Cemâlan hayrân değil mi La‘l-i lebin kevser-i cân Her kelâmın dür ü mercân Âşıklar eyler heyecân Cânları kurbân değil mi İlm-i hikmetdir fi‘âlin Arş’a şerefdir ni‘âlin Keşfolunsa ruh-i âlin Hurşîd-i rahşân değil mi 5 Seni vasf edince “Yâsîn” Cemâlin şems-i mehâsin Sırr-ı Sûre-i “Tâhâ”sın Beyân-ı “Furkān” değil mi Kāmetin kāf-ı seâdet Vücûdun mihr-i hidâyet Şevket ü şânın şefâ‘at Gün gibi ayân değil mi Der-i dergehinde Cibrîl Derbân olmuş ey nûr-i dil LUTFÎ bir ahkar-ı sâil Muhtâc perîşân değil mi 8’li hece vezni 650 1 Müştâk-ı dîdârım derd-i derûnum Lutfeyle sultânım ağlatma beni Alışdı derûnum yandı berûnum Lutfeyle sultânım ağlatma beni Server-i enbiyâ Ahmed-i Muhtâr Muhıbb-i Muhammed olur bahtiyâr Âşık muhıbbini kılar ihtiyâr Lutfeyle sultânım ağlatma beni 510 Dâmâd-ı Peygamber Hayder-i Kerrâr Fâtih-i Hayber’dir sâhib-Zülfikār Hasen-i Müctebâ emîr-i ebrâr Lutfeyle sultânım ağlatma beni Server-i evliyâ şâh-ı şehâdet Kamer-i hidâyet mihr-i seâdet Kanlı kanlı kıldı Hakk’a ibâdet Lutfeyle sultânım ağlatma beni 5 LUTFÎ kurbân olsun Âl-i abâ’ya Te’sîr eder âhım bâd-ı sabâya Nazlı niyâzımı koyma hebâya Lutfeyle sultânım ağlatma beni 11’li hece vezni 651 1 Ey keremler kâni Hazret-i Allah Ahmed-i Muhtâr’e bağışla bizi Merhametin hakkı amân yâ Gaffâr Hayder-i Kerrâr’e bağışla bizi Serdâr-ı evliyâ Sıddîk-ı Ekber Yâr-ı gār eyledi Zât-ı Peygamber Ömerü’l-Fârûk’dur İslâm’a rehber Osmân-ı zi’n-nûr’e bağışla bizi Hasen-i Müctebâ sultân-ı ebrâr Huseyn-i Kerbelâ zâtında dildâr Zeyne’l-Âbidîn’dir hâzin-i esrâr Muhammed Bâkır’a bağışla bizi Evlâd-ı Resûl’ün hurmeti yâ Rab Ulemâ-yı dînin kıymeti yâ Rab Evliyâullahın himmeti yâ Rab Efrâd-ı ahyâra bağışla bizi 5 LUTFÎ’ye erişe ihsân-ı Mevlâ İslâm’ı afvede Bârî Teâlâ Kalbimize dola nûr-i tecellâ Tevhîd-i esrâra bağışla bizi 11’li hece vezni 511 652 1 Devlet oldur dâreyinde bahtiyâr etsün seni Feyz-i Hak nûr-i muhabbet müşg-bâr etsün seni Nûr-i Mevlâ’dan mürekkebdir Habîb-i Kibriyâ Kasr-ı muallâsına Allah civâr etsün seni Bu denî dünyâ ise şâhları etmiş pây-mâl Ravza-i bâkî içinde zü’l-karâr etsün seni Rabt-ı kalbeyle veliyyullahe bul râh-i hüdâ Dergeh-i Mevlâ’dır anlar zer-‘ıyâr etsün seni 5 Her ne eyler ise Rahmân merhamet şerbetidir Âsitân-ı bâb-ı rızâya gubâr etsün seni LUTFİY endîşe etme erham Allah’dır bize Hakk’a teslîm ol gönülden dürr-i bâr etsün seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 653 1 Sadâ-yı nây-ı vahdet dâimâ eyler beyânâtı Yaratdı Hâlik-ı âlem ademden bu kâinâtı Basîret nûruna mâlik olan göz câm-ı irfândır Bu eşyâ mazhar-ı esmâ müsemmânın hidâyâtı Erişse dîde-i dilde görür kudret-i Mevlâ’yı Doğar her zerreden bir şems bu eşyâ vahdet âyâtı Tecellîgâh-ı Mevlâ’dır gönül her ferdde mevcûddur Bu bahr-i hikmete gir bak bulunmaz hiç nihâyâtı 5 Bütün ef‘âli hikmetdir Hudâ’nın kahri rahmetdir Eder ashâb-ı tevhîde lutf-i zarf-ı beliyyâtı Belâlar bal olur evliyâsına Hazret-i Hakk’ın Bu kahr içinde eltâf-ı belâ ola bidâyâtı Hudâ sevgili abdini eder mübtelâ derdine O derd LUTFÎ ne devletdir eder tekmîl makāmâtı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 512 654 1 Ramazân’dır bi-emrillâh bu dînin gül-gülistânı Okunur Hazret-i Kur’ân verir bâr bâğ u bostânı Muhammed ümmeti mü’min muvahhidler olur şâdân Ramazân’dır bu İslâmın gönüllerde nûristânı Cenâb-ı zü’l-Celâl Allah anı Kur’ân’da vasfetmiş Kerem-kâni Kerîm Allah açup ebvâb-ı ihsânı Ramazân’dır füyûzât-ı İlâhî’nin karârgâhı Kulûb-i ehl-i îmâne erişir feyz-i Rabbânî 5 O ki îmân ile sâbit-kademdir hakkā mü’mindir Yüzünde görünür elbet güneş-veş nûr-i Rahmânî Ramazân nûr-i vahdet mihrine kuvvet verir cânâ Eder zarf-ı fütûhât-ı İlâhî ehl-i îmânı Ramazân’da hayâ eyler Hudâ’nın emrine münkād Edeb ile dutar savmı görür gönlünde irfânı Muhammed Mustafâ nûr-i İlâhî’den mürekkebdir Kitâbullah ile ümmet bulur elbet o sultânı Ramazân bâb-ı dergâh-ı İlâhî’dir niyâz eyle Alırsın afvine fermân edersin derde dermânı 10 Ramazân’da kerem nehri olur cârî bi-emrillâh Ramazân şehr-i gufrândır Hudâ’nın emr ü fermânı MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet amân ey Hâlik-ı âlem Bu mevcûdun vücûdu zerre-i cûdun kerem-kâni Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 655 1 ............................................................. ............................................................. Meğer kendi kereminden hidâyet eyleye Allah Kulûb-i ehl-i îmâne dutalar bâb-ı Rahmân’ı 513 Kabûl ede hidâyet nûru ile dergeh-i vâlâ Basîret dîdesi ile göreler nûr-i irfânı Erişe rahmet-i Rahmân bulalar derdlere dermân Edeler cânların kurbân alalar ıtka fermânı 5 Düşeler râh-i Kur’ân’e itâat ola Rahmân’e Döne yüzler kerem-kâne göreler Hak’dan ihsânı Cenâb-ı zü’l-kerem Allah bize erhamdır ol vallah Sever bizi Teâlallah dutulsa emr-i Kur’ân’ı Bizi halk eyledi İslâm îmânı eyledi ikrâm Eder dâim bize in‘âm Kerîm’dir Zât-ı Sübhânî Bizim peygamberimizdir kamu âlemlere rahmet Odur bir ummân-ı himmet odur enbiyâ sultânı Bu ümmet-i Muhammed’e kerem ede Kerîm Allah MUHAMMED LUTFÎ’ye lutf-i İlâhî erişe hani Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 656 1 Ey Kerîm kerem kıl merhamet buyur Ol ism-i Gaffâr’e bağışla bizi Yâ Rab muhabbetin kalblere duyur Ahmed-i Muhtâr’e bağışla bizi Sevgili Habîb’in sevgili yâri Yolunda sarf etdi o kadar vârı Dünyâda seyr etdi o nûr dîdârı Sıddîk-ı Ekber’e bağışla bizi Hak yolunda cânın fedâ eyleyen Hakk’ı hak bilerek hakkı söyleyen Bahr-i adâlete dalup boylayan Hazret-i Ömer’e bağışla bizi Nûr-i Kur’ân ile münevver olan Feyz-i irfân ile müzeyyen olan Nûr-i Osmân gibi mübeyyen olan Hidâyet-pervere bağışla bizi 514 5 Bahr-i şecâ‘atde dürr-i hidâyet Kemâl-i velâyet buldu nihâyet Meddâh olsa Hassân etmez kifâyet Hayder-i Kerrâr’e bağışla bizi Hasen-i Müctebâ nûr-i hüdâdır Huseyn-i Kerbelâ şâh-ı hecâdır Zeyne’l-Âbidîn’se dârü’ş-şifâdır Sultân-ı ebrâre bağışla bizi Şeyhu’l-meşâyihdir pîr-i Geylânî Câmiu’l-kemâlât Hakk’ın ihsâni Şeb-i Mîrâc Muhammed’in kurbâni Ol Zât-ı Kerîm’e bağışla bizi LUTFÎ kurbân olsun bunlara her an Bu ümmete sâhib gönder bu zemân Mazlûmlar ederler amân el-amân Esrâr-ı tevhîde bağışla bizi 11’li hece vezni 657 1 Deli seller dereleri târ u mâr Eyledi taş ağaç feryâde geldi Sahrâlar içinde kalmadı şikâr Bu âfet-i devrân ziyâde geldi Yıkdı vîrân etdi köşk ü serâyı Karartdı hurşîd-i âlem-ârâyı Âteşe bırakdı urdu yarayı Leşker-i derd ü gam piyâde geldi Çal dı çâr-tarafa etdi perîşân Mürüvvet etmedi bu âteş-feşân Görmedim bir murâdına ulaşan Bu dâr-ı belâya üftâde geldi Devr-i felek urdu sûz ü güdâzı Ciğergâhe etdi te’sîr-i râzı Dinlemedi dilde nâz u niyâzı Cevr ü cefâsını mûtâde geldi 515 5 Merhamet yok gözlerimin kanına Âteş düşsün bu gaddârın cânına Bây u gedâ bırakmıyor yanına Belâ-yı âsumân âmâde geldi Perîşân eyledi devr-i kameri Beline bağladı zulüm kemeri Bin âdem öldürse etmez kederi Gûya emîrinden irâde geldi Analardan kuzuları ayırdı Bu derd-i firkati câne duyurdu LUTFÎ emr-i kader böyle buyurdu Yanar âteş gibi sahrâda geldi 11’li hece vezni 658 1 Ey ihvân-ı îmân bu ahvâl ile Aceb Allah bizi kabûl eder mi Şerîate bakın bu ahvâl ile Aceb Allah bizi kabûl eder mi Zü’l-Celâl bizleri halk etdi İslâm Îmânı irfânı eyledi ikrâm Ümmet-i Muhammed ne oldu encâm Aceb Allah bizi kabûl eder mi Cenâb-ı Mevlâ’dan ne büyük ihsân Nâzil oldu bize Hazret-i Kur’ân Fermân-ı Kur’ân’e eyledik ısyân Aceb Allah bizi kabûl eder mi Rûz-i ezel verdik veliyy-i ahdi Kabûl etdik o dem takvâyı zühdi Emr-i şerîatde etmedik cehdi Aceb Allah bizi kabûl eder mi 5 Bu va‘d-i ahd ile geldik dünyâya Tâbi‘ olduk bugün hubb-i sivâya Rağbet eylemedik ahde vefâya Aceb Allah bizi kabûl eder mi 516 Kitâba sünnete yok bizde rağbet Cenâb-ı Mevlâ’ya var mı muhabbet Hevâ-yı nefsinde tâbi-‘i şehvet Aceb Allah bizi kabûl eder mi Namaz ise mü’minlerin mîrâcı Fermân-ı Kur’ân’da râh-ı minhâcı Gülbe-i dillerde söndü sirâcı Aceb Allah bizi kabûl eder mi İslâm’ın İslâm’a merhameti yok Sa‘y-i şerîatde meveddeti yok Sırr-ı süveydâda hakîkati yok Aceb Allah bizi kabûl eder mi Nisâlar yüzünde hayâ kalmadı Vücûh-i ricâlde hayâ kalmadı Âhirete zâd ü nevâ kalmadı Aceb Allah bizi kabûl eder mi 10 İçerler su gibi âb-ı harâmı Günâh-ı kebâir maksûd merâmı Zemmederler ehlullah-ı kirâmı Aceb Allah bizi kabûl eder mi Kör olmuş dîdeler kalbler dutulmuş Deryâ-yı şehvete nefis atılmış Îmân İslâm bu dünyâya satılmış Aceb Allah bizi kabûl eder mi Mevlâ nâsır ola ehl-i îmâne Kendi idhâl ede dâr-ı cinâne LUTFİY sen bir bak devr-i zemâne Aceb Allah bizi kabûl eder mi 11’li hece vezni 659 1 Bâğ-ı hidâyetin hayıf bâğ-bânı Cennetde ravza-i Rıdvân’e gitdi Dâr-ı seâdetin bu dem derbânı Dergâh-ı Kerîm’e ihsâne gitdi 517 Gülistân-ı dilden döküldü güller Gülbe-i hasretde ağlar bülbüller Seherlerde kan yaş döker sünbüller Kudret katmerleri hazâne gitdi Serây-ı servet-i seâdetimiz Sebeb-i hidâyet şerâfetimiz Dergâh-ı Mevlâ’ya dehâletimiz Rehberi rahmet-i Rahmân’e gitdi Ulemâ-yı ümmet necm-i hüdâdır Ashâb-ı îmânın rûhu fedâdır Bu nûru görmeyen Hak’dan cüdâdır Ehl-i İslâm Hakk’a kurbâne gitdi 5 Seâdet-mend idi tâlib-i Rahmân Muhabbet yolunda ederdi devrân Kabûl etdi anı dergâh-ı Deyyân LUTFİY civâr-ı sultâne gitdi 11’li hece vezni 660 1 Bâğ-ı vahdetde açılur ilm-i hikmet gülleri Zevk ile tevhîd okurlar bu gülün bülbülleri Halka-i tevhîde nâzil rahmet-i Rahmân olur Bu seâdet sahrâsının raks eder sünbülleri Her seher zâkir olanlar feyz-i Mevlâ’dan alur İklîm-i kalbe dolar akar hidâyet selleri Gül-gülistân-ı muhabbet gülbe-i gönlündedir Verd-i ahmerler açarlar bu şecerin dalleri 5 Şâh-ı evreng-i velâyet Hayder-i Kerrâr’dır Ehl-i hâle mâlûm ancak ehl-i hâlin hâlleri LUTFİY meydân-ı âlem şehsüvârsız kalmamış Her zemân meydân eder bu Hayder’in düldülleri Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 518 661 1 Emîrâne kurmuş semâver özün Âşıkāne söyler söylerse sözün Mürşidâne bakar açınca gözün Dervîşâne benzer çayın camları Merd-i zemân gibi meydâne girmiş Şecâ‘ati derûnunu doldurmuş Semâver aşk ile aklın kaldırmış Ferzâneye benzer çayın camları Erbâb-ı nazardan bir nazar almış Bahr-i aşka dalmış gevherler bulmuş Halâvet-i câmlar gönül doldurmuş Güldâneye benzer çayın camları Sızlar derûnundan bin niyâz eyler Huzûr-i kalb ile münâcât söyler Bahr-i muhabbeti semâver boylar Âşıkāne benzer çayın camları 5 Bezm-i muhabbetde bâzârı kurmuş Cân u dilden yanmış cânânı görmüş Semâver gönülden sivâyı sürmüş Sâlikâne benzer çayın camları Kerem-i Kerîm’den ıtkına fermân Almışdır Hudâ’dan bulmuşdur emân Semâverde şem-‘i tevhîd fürûzân Pervâneye benzer çayın camları Bezm-i muhabbetden almış berâtı Nefy ü isbât etmiş geçmiş Sırât’ı Semâverde vardır aşk vâridâtı Ârifâne benzer çayın camları Semâver ezelden derde boyanmış Allah Allah demiş derûnu yanmış Nûr-i îmân ile Hakk’a dayanmış Dilhâneye benzer çayın camları Semâver serinde bir sevdâsı var Derûn-i gönlünde bir Leylâ’sı var Cümle mahlûkātın bir Mevlâ’sı var Muhlisâne benzer çayın camları 519 10 Yanar döner candan bir âteşi var Nûr-i aşkı dilde olmuş bahtiyâr Semâver bir devlet etmiş ıhtiyâr Bahtiyâre benzer çayın camları Zâkirler zikirden fâriğ olunca Harâret-i zikir kalbe dolunca Demli çaylar nûr semâver gelince Cânhâneye benzer çayın camları Seâdet tâcıdır başında demlik Bezm-i semâverde olur mu gamlık Sezâdır şehzâde yapsa huddemlik Emîrâne benzer çayın camları Demlikdedir feyz-i envâr-ı Yezdân Böyle karâr vermiş erkân-ı irfân Hindistân harâcı demliğe şâyân Şeh-dâneye benzer çayın camları Semâver sultan-veş ser-tâcı demlik Bezm-i muhabbetin sirâcı demlik Tiryâkî derdinin ilâcı demlik Demhâneye benzer çayın camları 15 Demlikden devr olur feyz-i âşıkān Devr-i zemânede miftâh-ı derbân Safâlar bahşeder misl-i gülistân Güldâneye benzer çayın camları Demliğe efendim eyle ihtirâm Bezm-i muhabbetde halleder merâm Zîrâ emreyledi ricâl-i kirâm Dürdâneye benzer çayın camları Semâver merkez-i muhabbet olmuş Meyân-ı uşşakda meydânı almış LUTFİY kenarsız deryâya dalmış Ehl-i hâle benzer çayın camları 11’li hece vezni 662 1 İhtiyârım hâricinde sevkeder sevdan beni Tarîk-ı terk-i edebe zevk u şevk her ân beni 520 Ben senin kurbânınam kurbân olayım ben sana Pençe-i kahrine almış âfet-i devrân be ni Perde-i aynimi ferş-i râh ider dim yoksa ki Perlerim yakdı bırakdı âteş-i sûzân beni Ey kemân-ebrû kerem kıl târ-ı zülfün telleri Bahş eder bûy-i nesîme kabûl et sultân beni 5 Bu MUHAMMED LUTFÎ’yi bahş et Muhammed ismine Ben sana kurbân olayım kabûl et kurbân beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 663 1 Her dü-cihân nûr-i dil rahmet-i Rahman seni Gark ede bahr-i kerem setr ede Sübhan seni Nûr-i hidâyet doğa burc-i gönülde güzel Lutf-i Hudâ erişe şâd ede ihsan seni Cümleten ahbâbların ile bulasın kerem Zü’l-keremullahîden hıfz ede Mennan seni Dergâhına Hak kabûl eyleye ihvânımız Cân u gönülden seve ihvân-ı îman seni 5 Her dü-serâ LUTFİY dest-gîrin Hak ola Derd-i derûne şifâ araya derman seni Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün / Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 664 1 Ezel mestânesi sermest olur dâim çeker âhı Yanar aşk âteşine odlanır her dem ci ğergâhı Akar gözlerinin yaşı cânân yoluna kor başı Verir cânı geçer serden budur âşıkların râhı O meyhâne-i vahdetde Muhammed’dir olan sâkî Habîbullah bize teslîm edüp gitdi bu dergâhı Zıyâfethâne-i rahmet muhabbetdir yüce devlet Seâdet ehli zî-himmet olur bulur haremgâhı 521 5 MUHAMMED LUTFÎ’nin dest-gîri ola Resûlullah Dü-âlemde anı memnûn u mesrûr ede Allah’ı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 665 1 Yine bu derd-i derûnum Beni nâr-i zâre saldı Âteş aldı berûnum Zîrâ hicr-i yâre saldı Cân göze görünmez oldu Dîdeler kan ile doldu Bedenim gül gibi soldu Bülbülümü hâre saldı Her şâm u seher sabâya Yalvarırım zü’l-vefâya Götüre bezm-i safâya Gayri bir diyâre saldı 5 Lutfî ne güzel gazeldir O da bahşîş-i ezeldir Muînim ki Lem-ye zel’dir Meni hubb-i yâre saldı Gerden-i sîmîn-berinden Ölürüm geçmem yârimden Geçerim bütün varımdan Dili tel-i dâre saldı 8’li hece vezni LUTFÎ ne güzel yârin var Derûn-i dilde zârın var Âlem-i aşkda vârın var Seni hubb-i yâre saldı 666 1 Bir âteş-i cânsûz derûnumda ki yandı Ol derd ile bu dîdelerim kāne boyandı Çâr-kûşe-i âlem doludur zulm ü şekāvet Bu zulm ise cân u ciğerim Arş’a dayandı Kande görünür râh-i rehâ mü’mine cânâ Emvâc-ı bahr-veş ne aceb fitne uyandı Tebşîr ede dil-hasteleri var yine Lokmân Allah’a dö nen ehl-i îmân halkdan usandı 5 Üftâdelere nâsır olacak yine Hak’dır Allah’a tevekkül eden elbette kazandı Hallâk-ı Hakîm’e dayanan mahzûn olur mu Allah’dan eden kendini bil yandı da yandı 522 Ey nûr-i basar Hazret-i Allah içün olsun Allah’a dayan LUTFİY iş Hakk’a dayandı Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 667 1 Bir nazarla dilrubâlar lâlezâr eyler beni Lâle-veş âteş-i hasret dâğ-dâr eyler beni Zülf-i Leylâ telleri mecnûnları berdâr eder Dâr-ı zülf-i gül‘izârın müşg-bâr eyler beni Âfet-i devrân olan dilberlere kılma nazar Ey gönül bilmez misin ki târ u mâr eyler beni Bir kamer-veş dilberin devrinde devrân eylerem Mübtelâlar meyânında nâmdâr eyler beni 5 Derd-mendânı felek hâk ile yeksân eylemiş Sevdâsında bu sanem şîre şikâr eyler beni Telleri geysûlerin âşıkları derbend eder Dilrubâlar dergehinde bî-karâr eyler beni LUTFİY dilberlerin sûzi cinândır âşıka Basdığı yerler ise müşgîn-gubâr eyler beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 668 1 Dilersin Hazret-i Hak’dan bulasın lutf u ihsânı Gönül ravzasına cânâ erişe feyz-i Rabbânî Gözet herbir umûrunda bugün fermân-ı Kur’ân’ı Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Fakîre merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Adâlet merhamet insâf gerekdir ehl-i îmâne Mürüvvet et kıyâs-ı nefs ile zulmetme insâne Revâ mı zulm ile dâhil olasın nâr-ı hırmâne Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Zaîfe merhamet eyle kerem ede kerem-kâni 523 Cenâb-ı zü’l-Celâl Allah seni halk eyledi yokdan Aman mahlûkunu ağlatma havf eyle utan Hak’dan Kemâl-i kudreti seyret bugün enfüs ü âfâkdan Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Fakîre merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Düşerse destine abd-i Hudâ’ya merhamet eyle Düşün rûz-i kıyâmeti güzel insân gibi söyle Gece gündüz Hudâ’dan kork anı evlâd gibi besle Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Zaîfe merhamet eyle kerem ede kerem-kâni 5 Yetîmi ağladan elbet olur nârullahe dâhil Zaîfi sızlatan mutlak cehennemde olur sâil Erişir mazlûmun âhı der-i dergâhe yok hâil Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Fakîre merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Fakîrler bâr-ı girân bir belâya mübtelâ olmuş Fakîrlik bir cehennemdir bu nârı dünyâda bulmuş Zelîl olmuş hakîr olmuş bugün ki kapuna gelmiş Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Zaîfe merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Fakîrin âhının okuna vallahi siper olmaz Kişi eylediği zulmü cihânda sanma ki bulmaz Muhakkak intikām eyler Hudâ hak kimseye kalmaz Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Fakîre merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Hisâb görmek yola urmak zemânında adâlet et Bütün âlemleri halk eyleyenden kork mürüvvet et Gözetme nefsini Allah içün ana şefâ‘at et Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Zaîfe merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Dilersin cennet-i firdevs-i a‘lâda Muhammed’i Güzel dut gözle hâtırı bugün ümmet-i Ahmed’i Gerekdir LUTFİY bunda bulasın bâkî devleti Aman zulmetme bir ferde yitirme rahm-i Rahmân’ı Fakîre merhamet eyle kerem ede kerem-kâni Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 524 669 1 Kesâfet perdesin kaldır gözünden seyr et eşyâyı Kemâlât ehline peyrev olan anlar bu mânâyı Bak ilhâm-ı İlâhî’den dolan dil kenz-i hikmetdir Anı bul halleder ilm-i ledünle her muammâyı Gehî eş‘âr ile şerh u beyân eyler şühûdâtı Gehî sohbet ile açar o mihr-i âlem-ârâyı Kelâm-ı evliyâya tâzîm etmek vâcib olmuşdur Kütübhâne-i arefde teharrî et bu fetvâyı 5 Şiirde nâsır-ı Hassân olandır Hazret-i Cibrîl Bedir’de vasf ederdi nazm ile kadr-i muallâyı Şiir mey-i muhabbet câmıdır zevk ehline LUTFÎ Bilenler pek severler cân u dilden feyz-i Mevlâ’yı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 670 1 Hâdise-i devr-i zemân Besdir gönül endîşesi Fitneleri âhir zemân Besdir gönül endîşesi Şer-‘i şerîfden kaçdılar Bid‘at yoluna düşdüler Kānûn u nizâm açdılar Besdir gönül endîşesi Âr u nâmûs gitdi gider İlm ile hilmi kim n’ider Günden güne yevme’l-beter Besdir gönül endîşesi Doldu cihâna şor u şer Kâr u zarar bilmez beşer Ehl-i fesâd dizden eşer Besdir gönül endîşesi 5 Günden güne işler azar Ederler rişveti bâzâr Kimler okur kimler yazar Besdir gönül endîşesi Ekser ulemâ-yı zemân Terk etdi meslekin hemân Dünyâ içün oldu revân Besdir gönül endîşesi Hakîmâne kin dutdular Serfürû edüp gitdiler Hubb-i riyâset etdiler Besdir gönül endîşesi Mürşid mürîdin kesreti Gitdi tarîkın rağbeti Dünyâya vermiş himmeti Besdir gönül endîşesi 525 Kendinde cehli bâkîdir İlm-i tasavvuf okudur İpliği yok bez dokudur Besdir gönül endîşesi 10 Yüzbin koyun bir kurd içün Yüzbin kuzu bir kürd içün Bir habbe yok bir merd içün Besdir gönül endîşesi Cümle fakîri ezdiler Cild-i fakîri üzdüler Büryânı şişe dizdiler Besdir gönül endîşesi Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün Gitdi nisâlardan hayâ Kalmadı dillerde zıyâ Âbidlerin işi riyâ Besdir gönül endîşesi İmdi bu ümmet der-cihân Gerek diye yâ Müsteân Sen ver bize tekmîl îmân Besdir gönül endîşesi LUTFÎ sı ğın Allah’a sen Dâimâ ol lillâhe sen Dil bağla gel Allah’a sen Besdir gönül endîşesi 671 1 Bizi halk eyledin ketm ü ademden Sana binlerce hamd olsun İlâhî Edüp ehl-i îmân lutf u keremden Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bizim peygamberimiz Mustafâ’dır İmâmımız Aliyyü’l-Mürtezâ’dır Yedimizde şerîat muktedâdır Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bizi Ahmed-i Muhtâr’e edüp yâr Ne keremdir bize ey Ganî Settâr Bizi irşâd eder ebrâr u ahyâr Sana binlerce hamd olsun İlâhî Kitâbullah elimizde hüdâdır Ramazân bahr-i rahmet-i Hudâ’dır Bütün mü’min Hudâ’sına fedâdır Sana binlerce hamd olsun İlâhî 5 Ramazân’da gelür Hak’dan nidâlar Kerîm’dir Rabb’ınız edin ricâlar Ramazân’da kabûldür ilticâlar Sana binlerce hamd olsun İlâhî 526 Huzûr ile dutun dergâhe yüzler Kerîm’in keremi bizleri gözler Ramazân’da ağ olur kara yüzler Sana binlerce hamd olsun İlâhî Ramazân’da doğar mihr-i hidâyet Ramazân’da bulur rahmet nihâyet Ramazân’dır bugün bize beşâret Sana binlerce hamd olsun İlâhî Ramazân’da açılur bâb-ı rahmet Ramazân’da bulanlar buldu devlet Hudâ sâimlere eyler muhabbet Sana binlerce hamd olsun İlâhî Ramazân’da olur Hak’dan tecellî Tecelliyle bulur kullar tesellî Gönüller feyz-i Hak’la mütesellî Sana binlerce hamd olsun İlâhî 10 Ramazân’da alanlar aldı meydân Dağılur dillere envâr-ı irfân Olur mağfûr bu mâhda ehl-i îmân Sana binlerce hamd olsun İlâhî Ramazân’da bulur İslâm şerâfet Ramazân’da eden mü’min sehâvet Bulur kadrince nâil-i şerâfet Sana binlerce hamd olsun İlâhî Sahîler medh olur yüz dört kitâbda Bahîllerdir kalan taht-ı‘itâbda Sahîlerdir mukaddem hûb hitâbda Sana binlerce hamd olsun İlâhî Kerem-i Kerîm’i dilersin ey cân Yetîmler başına dök dürr ü mercân Sahîler cânına düşer heyecân Sana binlerce hamd olsun İlâhî Bu ihsânlar ki eylersin bugün sen Kıyâmetde edersin bir düğün sen Görürsün Hak’dan ihsanlar o gün sen Sana binlerce hamd olsun İlâhî 527 15 Bilirsin Leyle-i Kadr’in ne kadri Beyân etdi Kitâb-ı Hak o bedri Gerekdir sâimin açıla sadrı Sana binlerce hamd olsun İlâhî Yü zün koy LUTFÎ yerlere niyâz et Dayan bir Allah’a sûz-i dirâz et Yine sen merhamet kânına nâz et Sana binlerce hamd olsun İlâhî Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 672 1 Semiyy-i fahr-i âlemsin buhûr-i feyz-i Rabbânî Muhammed ismine mazhar künûz-i Zât-ı Sübhânî Seni medhetmeğe diller ne mümkindir ale’l-icmâl Teâlâllah zehî devlet latîf-i lutf-i Rabbânî Vücûd-i Zât-ı Akdes bezm-i vahdet şem‘ine hikmet Gürûh-i kudsiyânda âlî-şândır şöhret ü şânı Mehâsinle şikâr etdin gönüller mürgini dâme Seâdet-mend olan buldu seninle râh-i Rahmân’ı 5 Meârif bahri ger kılsa temevvüc gark olur âlem Eyâ mir’ât-ı Rabbânî ki sensin Yûsuf-i sânî Kemâlât-ı velâyâtın çü sensin hâtemi cânâ Münevver neyyir-i a‘zam zemanda pîr-i Şîrvânî Kamer-i sırr-ı hikmet kubbe-i sahn-ı reşâdetde MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet olan dâim kerem şâni Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 673 1 Rişte-i câne düzen dildeki dürdâneleri Meydân-ı meyde gören dâima merdâneleri Sahn-ı meyhânede peymâne-keşân mestler ile Bırakır mı acebâ eldeki dürdâneleri 528 Zevk-ı mey bâkî hayat bahşedicek rûha o dem Kâbe-veş tâif olur şevk ile meyhâneleri Sâkî sermest-i ser-endâz kerem-rû ne şeref Muğbeçe tâze güzel zülfünde zer-şâneleri 5 LUTFİY böyle ganîmet kadîmî elde iken Reşke sal kadrini bil celb ede mestâneleri Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 674 1 Bahr-i seâdetde dürr-i hidâyet Bulmak ister isen oku Kur’ân’ı Şehr-i şerâfetde dâr-ı selâmet Bulmak ister isen zikret Rahmân’ı Hâlik-ı âlemdir Hazret-i Allah Cibrîl-i Emîn’dir bevvâb-ı dergâh Seni gözler dergâh vallahi her gâh Kerem ister isen kesb et irfânı Muvahhidi tavâf eder melekler Tevhîd ile kabûl olur dilekler Tasdîk ile kuvvet alur bilekler Kuvvet ister isen hıfzet îmânı Yârin ister isen ağyâre bakma Kârin ister isen bed-kâre bakma Hayrın ister isen eşrâre bakma Dermân ister isen bul bir Lokmân’ı 5 LUTFİY daldırma derin deryâya Süvâr ol zevrak-ı hubb-i Mevlâ’ya İntizâr sarf eyle rûy-i bedr-âya Cemâl ister isen bul bir cânânı 11’ li hece vezni 675 1 Dilersin rahmet-i Rahmân’ı cânâ Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı Kerem-i Kerîm’den ihsânı cânâ Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı 529 Sular gibi yüzün yerlere koy ak Tevâzu‘ incisin gerdânına tak Kullara kurban ol bu kibri bırak Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı Peder ü mâderen eyle merhamet Hilm ü sabır güzel bir büyük devlet Bağla hil‘at içün kemer-i himmet Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı Şân u şöhret içün aman özenme Enzâr-ı nâs içün sakın bezenme Urefânın nefretini kazanma Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı 5 Dilersin kalbini olsun ürûşân Elbisen toz eyle başın perîşân Erbâb-ı kemâle budur bir nişân Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı LUTFİY ten-perver olma ziyândır Râh-i rahmet güneşlerden ayândır Bu nasîhat kadîmîden beyândır Bu dâr-ı dünyâda incitme cânı 11’ li hece vezni 676 1 Nûrullahdan mürekkebdir Muhammed Feyzullahdan müeddebdir Muhammed İndallahda mukarrebdir Muhammed Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi Ümmet-i Muhammed zâir-i Ahmed Oldular kāsıd-ı kabr-i Muhammed Ne keremler etdi Allahü’s-Samed Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi Ravza-i Muhammed âlem-ârâdır Arş ile ferş Muhammed’e garrâdır Muhammed sultân-ı her dü-serâdır Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi 530 Arş u ferş ravzadan alur envârı Âlem-i melekût eyler ezkârı Muhammed’e salevâtın esrârı Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi 5 Muhammed meddâhı yüz dört kitâbdır Kur’ân ancak Muhammed’e hitâbdır Bahr-i Muhammed’de Arş bir hubâbdır Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi Medîne-i Münevvere’ye ümmet Doldular buldular Allah’dan rahmet Ne seâdet Muhammed’e muhabbet Yâ Rab Muhammed’e bağışla bizi Yüzü yerde LUTFÎ eyler niyâzı Senden özge yokdur bir çâre-sâzı Yâ Rab delîl eyle bir ehl-i nâzı Âl-i Muhammed’e bağışla bizi 11’li hece vezni 677 1 Kerbelâ’da bârgâh-ı âl-i Zehrâ hikmeti Kurdular ki buldular Arş’dan yüce bir devleti Ehl-i eflâk erâzîyi cümleten seyrân edüp Gördüler ki bu tarafdandır Hudâ’nın rahmeti İns ü cân eşyâ-yı âlem bahr-i hayretde zebûn Tîğ-ı a‘dâdan çıkar Hakk’ın büyük merhameti Şimr-i zi’l-cevşen Yezîd’in emrine münkād olup Kerbelâ ashâbının Allah iledir ülfeti 5 Ol Huseyn’in zât-ı pâki şeb-i Muhtâr-ı Hudâ Hazret-i Yahyâ edüp anı bu cilve rif‘ati Âl ü evlâd-ı Resûl’i teşne-leb dûçâr edüp Ol Yezîd lânet-mekân çeksün dü-âlem zahmeti LUTFİY Âl-i abâ Çihâr-ı yâr’e buğz eden Vallah anlara ezeldendir Hudâ’nın lâneti Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 531 678 1 Nûr-i Kur’ân feyz-i Rahmân dil-güşâd etsün seni Hubb-i Mevlâ nutk-ı eşyâ zevk-yâb etsün seni Sâkî-i bezm-i ezel vermiş şerâb-ı eynemâ Mey-i vahdet neş’esi gamdan âzâd etsün seni Mekteb-i ilm-i ledünnî nâşir-i ders-i aref Men aref dershânesinde ber-mûrad etsün seni Câm-ı şerbet-i şerîat var olan bîdâr olur Nûr-i irfân ile dol ki ol âbâd etsün seni 5 Dâreyinde dest-gîrin Hazret-i Allah ola LUTFİY lutf-i Hudâ dinde imâd etsün se ni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 679 1 ............................................................. ............................................................. Bir sühan-senc-i hüner-mend ârif-i cevher-şinâs Rişte-i şi‘rim dutar destinde tâze gül gibi Ehl-i dil olmaz ise ya kim olur hurşîd-i nâs Güllere zevk bahşeder vakt-i seher bülbül gibi Bahr-i vahdetden alur emtâr-ı hikmet yağdırır Hadravât-ı kalbi tecdîd eyleye mey mül gibi 5 İhtiyârsız şerh eder metn-i derûnum şerhini Sîne-i sâfında esrâr sallanır sünbül gibi LUTFİY yak mihr-i vahdetden muhabbet şem‘ini Bu muhabbet fer verir Hayder’lere düldül gibi Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 680 1 Basîret ehli ol nûr-i basar seyr eyle ekvânı Bu nakkāş nice nakşı eylemiş hikmetle bu eyvânı 532 Yakışmış nakşı menkûşe bu ser lâyık bu ser-pûşe Yerindedir bu serhôşa yolunda fi‘l-i Rabbânî Giderse bülbülân zâğ-ı siyâhın menzilesine Kemâl-i iştiyâk ile ederse terk gülistânı Yıkar kâşânelerin bâğbân gül-i gülistândan Ederler zâğ ile pervâz o menzilde cevelânı 5 Erişür fâsid ü sâdık ne ise maksûd u matlab Gerek deyr ü gerek Kâbe neyi diler bulur anı Kemâl-i akle mâlik bir necâbetlü selîm tab‘a İçirmek LUTFİY olmaz hayâtında irin kanı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 681 1 Dilrubâlar derdi dilde nâtüvân eyler beni Zevk-ı sevdâ derûnumda nev-civân eyler beni Kûy-i cânân cennet-i Me’vâ’dan elzemdir bana Âsitân-ı dergehe âb-ı revân eyler beni Derd-i deryâ-yı muhabbet zevrakım gark eyledi Dem-be-dem ka‘rine emvâcı revân eyler beni Pâre pâre olsam o meydân-ı cevlângâhde Bu seâdet rehberi mîr-i dîvân eyler beni 5 Mey-i mânâ-yı hidâyetden alur dil zevkıni Men aref meyhânesi hikmet-beyân eyler beni Bezm-i vahdetde şerâb-ı eynemâdan LUTFÎ’ye Olsa ikrâm-ı Hudâ mihr-i ayân eyler beni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 682 1 Seâdet-mend olan efrâd-ı İslâm Okur hem okudur ders-i Kur’ân’ı Her kim ister ise Allah’dan ikrâm Okur hem okudur ders-i Kur’ân’ı 533 Nâzil olur Arş-ı a‘lâ’dan rahmet Cenâb-ı zü’l-Celâl eder merhamet Her kim diler ise bâkî bir devlet Okur hem okudur ders-i Kur’ân’ı Her kim okudursa sıbyâne Kur’ân Müftî müderrisler hep ona kurbân Her kim ister ise rahmet-i Rahmân Okur hem okudur ders-i Kur’ân’ı Göklerde melekler suda semekler Yerde karıncalar diler dilekler Hâcesine duâ eder melekler Okur hem okudur ders-i Kur’ân’ı 5 Âlem-i melekût istiğfâr eyler Rabbü’l-âlemîn’den merhamet diler Kur’ân okuyanı afveyle derler Okur okutdurur LUTFÎ Kur’ân’ı 11’ li hece vezni 683 1 Kopdu bugün kıyâmet Yer yüzü alkan oldu Görülmemiş alâmet Kandan bir tûfân oldu İslâm hânümânıyla Kurtulmaz bir cânıyla Herkesin öz kanıyla Saçları elvân oldu Lâle yanak gül yüzler Gonce dehân dür sözler Hançerlendikçe sızlar Bedenleri kan oldu Yavrular ağladıkça Ciğerler dağladıkça Hançerler bağladıkça Cesed de bî-cân oldu 534 5 İslâm sızlar Hudâ’ya Arş sallanur sadâya Dağlar gelür nidâya İslâm perîşân oldu Deste deste gül yüzler Döküldü kara gözler Kana boyandı yerler Taşları mercân oldu Yiğitler baltalanmış Öz kanına boyanmış Körpe kuzular yanmış Âteşde büryân oldu Kanlı bâzâr kuruldu Boyunları buruldu Kan harmanı görüldü Gören âdem kan oldu Ağladılar felekler Eyler duâ melekler Kabûl olmaz dilekler Göz yaşı ummân oldu 7 ’ li hece vezni 10 LUTFÎ fi‘l-i Hudâ’da Noksan mı ya irâde Te’sîr yok bu sadâde Âdem ki hayvân oldu 684 1 Rûy-i zemîni seyret alkanlara boyandı Feryâd u âh-ı İslâm Arş’a kadar dayandı Haşre kadar bu derde yansın âdem olanlar Felekde hep melekler bu derdimize yandı Ebrû-kemân civânlar hâk üzre yeksân oldu Günden güzel gül yüzler odlar içinde kaldı Pîr ü civân o günde kanlar döker gözünden Nev-resteler güzeller kızıl kana boyandı 5 A‘dâ-i ehl-i İslâm bugünde kandı kandan Kāfdan kāfa bu dünyâ alkanlara boyandı Başdan başa bu fitne âteşlenüp alışdı Yâ Rab ne sönmez oldu yandıkça yandı yandı Amâmeler açıldı âlemler oldu gül renk Tîğ-i a‘dâ bu kandan kandıkça kana kandı Baltaları çalarak hep kolları usandı Ura ura kâfirler kılınçları üşendi Câmilere haçları kâfirler o gün asdı Çok köyleri kâfirler bütün berâber basdı 10 Nice cânlar tenine kılınçlarını çaldı Anaların yanında yavrularını kesdi Dört kâfir oldu kasab bölük bölük düşürdü Yiğitlerin kanına parmaklarını bandı İslâm erişmeseydi bir ferd kalır mıydı ya Lutf-i Hudâ erişdi orduları dayandı 535 LUTFÎ bu derd değerli bir âh çeküp derûndan Sızıltı çıkdı Arş’a ehl-i kubûr uyandı Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün / Müs tef ‘i lün / Fe ‘û lün 685 1 Târ-ı zülfün gönlümü tenvîr eder hurşîd gibi Pertev-i nûr-i cemâlin dildedir Cemşîd gibi Dâver-i devrâne minnet eylemem cânâ bugün Şâd u hurrem-hâtırım bir bende-i nûr-dîd gibi Server-i mestâne sordum zevk-ı dilden bir haber Dedi hasret âteşinde yak dili sen Şît gibi Âsitân-ı dergeh-i dildâre yüz koy kıl niyâz Her seher serv-i bülend-veş serfürû ol bîd gibi 5 LUTFİY dâr-ı bekāda devlet istersen eğer Baş açık yalın ayak dergâhde sızlan sıyd gibi Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 686 1 Ârifâne yazdım bu dâsitânı Dervîşlere olur Hakk’ın ihsânı Dervîş olan olur tarîk-ı Hak’da Emr-i şerîatin olur kurbânı Dervîşândır bahr-i aşkın dürleri Dervîşândır yerin göğün nûrları Dervîşândır gülşen eden Tûr’ları Dervîşâne mahsûs sem-‘i Hakkānî Ubûdiyyet içün hâlis niyyeti Erbâb-ı irfâne eyler hizmeti Hak yolunda Hakk’a bağlar himmeti Bırakmaz dâmen-i pîr-i pîrânı Zümre-i dervîşân lübb-i Âdem’dir Ezelden mazhar-ı sırr-ı Hâtem’dir Zevk-ı derûn ile Mesîhâ demdir Bahşederler mürde dillere cânı 536 5 Dervîşân olup ebdâl ü aktâb Dervîşândır Hakk’a ehabb-i ahbâb Bahr-i tevhîd üzre emsâl-i hubâb Cezb olur mahveder nâm u nişânı Mahzen-i hikmetdir nutk-ı dervîşân Nefesi kimyâdır vechi nûr-efşân Hakkā dervîşâne bu dürür nişân Gelür vücûdundan bûy-i Rahmânî Dervîşlerin gönül gözü mücellâ Esrâr-ı mukaddes kadr-i muallâ Kalbi sırrı rûhu nefsi müzekkâ Olmuş zikr ederek ism-i Sübhân’ı Ezelden olmuşlar sâhib-velâyet Destûrları vardır ilâ-nihâyet Câm-ı muhabbetdir zarf-ı hidâyet Neşrederler halka feyz-i Rabbânî Edeb bir tâcdır nûr-i Hudâ’dır İlhâm ile dervîşâne atâdır Tarîk-ı dervîşân râh-i hüdâdır Dervîş olan görür mihr-i irfânı 10 Dilde ders-i aref okur dervîşân Keşf olur sırrına esrâr-ı Kur’ân Ârif-i Hak olur ilm-i ledündân Olur mârifetin bahr ü ummânı Kıtmîr-i Ashâb-ı Kehf dervîşâne Eyledi muhabbet erdi emâne Tarîk budur LUTFÎ düşme gümâne Sığın bir Allah’a gözle emânı 11’ li hece vezni 687 1 Gül-gülistân-ı muhabbet ehl-i diller sohbeti Hâmil-i esrâr-ı hikmet şi‘re eyler rağbeti Nice bin Hassân-ı sânî Tûsî Firdevsî gibi Şi‘r ile meclis-i irfân içre aldı kıymeti 537 Men aref dershânesinde şâirân muhtâr olur Şi‘r ile şerh eylemişler metn-i sırr-ı vahdeti Emtâr-ı hikmet yağınca gülbün-i dil gül açar Gül-gülistân-ı meârif şi‘re verir şöhreti 5 LUTFİY feyz-i İlâhî merkezidir şâirân Âşık-ı Mevlâ hidâyet ehline kıl hurmeti Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 688 1 Bu ibretgâhîde cânâ güzelce seyr et eşyâyı Gönül mir’âtını tenvîr edüp gör sen de Leylâ’yı Bu âlem ser-te-ser hikmet kitâbıdır nazar-dâr ol Nice şürrâh olur eşyâ güneş-veş cûd-i Mevlâ’yı Cihân bir zarf-ı esrâr-ı İlâhî’dir gözün varsa Görürsün hurşîd-âsâ keşf olunmuş her muammâyı Ubûdiyyetden özge kurb-i Hakk’a bir sebeb yokdur Gürûh-i evliyâya lâhık olan gördü a‘lâyı 5 Aman ey nûr-i aynim nûr-i irfândan beîd olma Gönülde gün gibi mutlak görürsün sen dilârâyı Eğer tevfîk-ı Mevlâ LUTFİY yâr olsa bir ferde Erişir feyz-i Rabbânî bulur nûr-i tecellâyı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 689 1 ............................................................. ............................................................. Sahrâ-yı “kābe kavseyn ev ednâ” serîrine Dâ‘vet edüp Teâlâ Habîb’i Muhammed’i Sultan ede cinânda Hak mülk-i kebîrine Lîvâü‘l-hamd’i ile tabîbi Muhammed’i 538 Şeref ü şân u şevket Habîb-i Kibriyâ’de Şöhret-şiâr edüpdür kıymet-i Muhammed’i 5 Hitâb-ı “üd nü minnî” beyân etdi kıymetle Mecme-‘i enbiyâda hatîbi Muhammed’i Hil‘at-i levlâk ile müzeyyen etdi Mevlâ Câmi-i kütüb oldu kitâb-ı Muhammedî Serây-ı lî-meallah Leyle-i Esrâ’sında Cibrîl’e oldu pişrev şitâb-ı Muhammedî Deryâ-yı ilm-i hikmet doldurdu mevc-i rahmet Nûr-i mârifetiyle hubâb-ı Muhammedî Sâkî-i rûz-i elest saîdlere dağıtdı İçen buldu hidâyet şerâb-ı Muhammedî 10 Kevser-i cennet-i cân hubb-i Muhammed ey cân Dillerde dürr ü mercân hitâb-ı Muhammedî Ey nûr-i dil hidâyet diler isen seâdet Habîb-i Kibriyâ bil Cenâb-ı Muhammed’i Her dem derine derbân olan LUTFİY kurbân Tevhîd iledir ancak bevvâb-ı Muhammedî 14’lü hece vezni 690 1 Görürsün bülbülü gülzâr içinde Eder feryâd görünce gül‘izârı Yanar cân u cesedi nâr içinde Görünce gül‘izârında gubârı Seherde gösterir cemâli güller Eser bâd-ı sabâ raks ede daller Vere bülbüllere zevk-ı zülâller Ederler gülzâr içinde karârı Seherlerde güzel gonce-i hamrâ Gül-i handân gülistânda dilârâ Bûy-i gül bülbüle anber-i sârâ Dolar bülbül ile gülün civârı 539 Gülistân-ı melâhatde olan gül Dağıdır bülbül olana mey ü mül Verir zevk bülbülâna devr-i sünbül Görür gülzâr içinde nûr dîdârı 5 Olan gülzâre âşık hâre bakmaz Yâre dildâdeler ağyâre bakmaz Diyâr-ı gülzârı bülbül bırakmaz Seherlerde eder zâr-ı hezârı Okur evrâk-ı gülde ders-i hikmet Eder dâim gülistâne muhabbet Dolar can gözüne nûr-i hidâyet Güle bülbül olan aldı şikârı Gülün âşıkıdır bülbüller ey cân Görünmez gözlerine dürr ü mercân Gele cezbe düşe câne heyecân Meyânda LUTFÎ ede âh ü zârı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Fe ‘û lün 691 1 Yine can gözleri cânâ eder seyrân o cânânı Açar perde cemâlinden görürse sende irfânı Ramazan’dır hidâyet güllerinin âb-ı hayvânı Açar gonceleri bu mâh bu dînin gül-gülistânı Salâtullah selâmullah Muhammed Mustafâ’sına Okur bu ümmet-i Mahmûd bulurlar feyz-i Rabbânî Ramazan bahr-i rahmet-i İlâhî’dir bu ümmete Ramazan’a eden hurmet bulur rahmet-i Rahmân’ı 5 Ramazan mü’minin mir’ât-ı tevhîdi cilâsıdır Olanlar hâmil-i tevhîd bulurlar dâr-ı cinânı Dilersin Hazret-i Hakk’ın rızâsını edebdâr ol Edeb hayâ ile bulur bulanlar kurb-i Sübhân’ı Şefâ‘at kubbesinde neyyir-i a‘zam Muhammed’dir Kıyâmetde dutar destin görürsün bu Ramazân’ı 540 Ramazan’da muvahhidler münâcât eyler Allah’a Şeyâtîn keyd ü mekrinden selâmet ola îmânı Okunur Hazret-i Kur’ân dağılur rahmet-i Rahmân Bu ümmet rahmete şâyân olur dutarsa fermânı 10 Namaz nûr-i îmân olmuş savum rûha hayat vermiş Zekâtdır sed eden yarın bize ebvâb-ı nîrânı MUHAMMED LUTFÎ’yi Mevlâ kerem bahrine gark ede Erişe rahmet-i Rahmân bula derdine dermânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 692 1 Ramazan’dır yine güller açar diller gülistânı O sahrâ-yı gönüllerde bezedir bâğ u bostânı Ramazan’dır doğar dile yine nûr-i hidâyetler Münevver eyleye kûşe-i dillerde şebistânı Ramazan’dır gelür sâimlere Feyyâz-ı Mutlak’dan Füyûzât-ı İlâhî dil olur Hakk’ın nûristânı Ramazan’da sâime zü’l-Kerem lutf u kerem eyler Bu ümmet-i Muhammed’e okurlar afv-i destânı 5 MUHAMMED LUTFÎ’yi yâ Rab cüdâ kılma bu rahmetden Ramazan’da bu ümmete keremin kameristânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 693 1 Seâdet-mend olup cânâ gözet dergâh-ı Mevlâ’yı Doğar burc-i hidâyetden görürsün mihr-i vâlâyı Gözünde nûr-i ibret var gönülde nûr-i hikmet var Bütün eşyâ müderrisdir oku ilm-i muammâyı Güneş gibi mücellâdır gözünde mârifet nûru O nûru bahşeder tevhîd durup seyret bu eşyâyı 541 Kitâb-ı sırr-ı vah detdir bu eşyâda olan eşkâl Bu mevcûd mûcide dâldir münevver kıl süveydâyı 5 Bu kâinât mükevvini eder isbât dahî Kur’ân Bütün eşyâdan azher gör kerem-i Hak Teâlâ’yı Nice bir Kādir ü Kayyûm verir erzâk bu mahlûka Eğer kâfir eğer İslâm yiyerler rızk-ı a‘lâyı Yarın rûz-i kıyâmetde verir herkese lâyıkın Muhammed ümmeti LUTFÎ bulur evvelce me’vâyı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 694 1 Ramazân’da açar güller bu dînin gül-gülistânı Ramazân’da verir bârı diyânet bâğ u bostânı Ramazân’da eder ihsân Teâlâ şânühû ekber Ramazân’dır bu ümmete hidâyetin nûristânı Ramazân’da açılur bâb-ı rahmet feyz-i Feyyâz’dan Döker ümmet-i Muhammed bulur rahmet-i Rahmân’ı Ramazân’a eden hurmet iki cihân bulur devlet Görür cennet-i Me’vâ’nın yücedir köşk ü eyvânı 5 Mey-i vahdet muhabbet-i İlâhî neşrolur bu mâh Doğar burc-i hidâyetden kamer-i feyz-i Rabbânî Görünür Leyle-i Kadr’in muallâ kıymet ü kadri Eder mü’minleri mansûr kereminden kerem-kâni MUHAMMED LUTFÎ’yi yâ Rab ayırma bahr-i rahmetden Ramazân’da dutar âlemleri merhamet ummânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 695 1 Burc-i merhametden mihr-i rahmeti Gösterir gözlere merhamet kâni Her kimde var ise îmân devleti Cennet-i a‘lâda olur mekânı 542 Kerem-i Kerîm’e nihâyet mi var Kerem eder her dem o Perverdigâr Keremullah güneş gibi âşikâr Kesilmez İslâm’dan feyz-i Rabbânî Muvahhid tevhîdde sâbit olunca Nûr-i tevhîd kalblerine dolunca Sırr-ı tevhîd kemâlini bulunca Berk urur dillerde nûr-i Rahmânî Ol zemân erişir kerem-i Kerîm Nâzil olur o dem rahmet-i Rahîm İnâyetler eder ihsân-ı Kadîm Sen seyret nicedir lutfun ummânı 5 Rahmet-i Rahmân’ı müştakdır bize Rahmetin güneşi görünür göze İnşâd eyle LUTFİY sen bu söze Bâb-ı merhameti açar derbânı 11’li hece vezni 696 1 Gark ede her dü-dîdem Bahr-i hidâyet seni Mevlâ’ya dön dem-be-dem Bula seâdet seni Gülbe-i dil nûr ola Hak ile huzûr ola Dîn ile mesrûr ola Ala halâvet seni Tevhîde eyle devâm Rızâ-yı Hak’dır merâm Îmân ile kıl kıyâm Bula şerâfet seni Huzûr ile kıl namâz Eyle Hudâ’ya niyâz Çâre eder çâre-sâz Dilde dirâyet seni Müf te ‘i lün / Fâ ‘i lün 5 İbret ile kıl nazar Hak ile eyle güzer Bu hevâdan kıl hazer Ede selâmet seni Dâimâ Kur’ân’a bak Verdiği fermâna bak Rahmet-i Rahmân’a bak Ala inâyet seni Sözümüzü kıl kabûl Olmayasın sen melûl Cennete eyle vüsûl Bula şefâ‘at seni LUTFÎ’ye lutf-i Hudâ Eyleye nûr-i hüdâ Kur’ân’a et iktidâ Ala şefâ‘at seni 543 697 1 Çâr-taraf çâr-per ile pervâze kılma himmeti Kesret-i emvâl içün boş yere çekme mihneti Cüz-i ihtiyâr ile bir cüz-i kesbi ihtiyâr Eyle emr etdi Teâlâ emre kıl itâati Emrine fermân-ber ol sen rızk içün çekme elem Artıramazsın muhakkak taksîm olan kısmeti Bahre düşsen taksîminden fazla bir yudum su yok Her ne kadar cem edersen dünyâda çok serveti 5 Bir güzergâhdır cihân şâh u gedâya kalmadı İbret ile kıl nazar âleme al bir ibreti Bu kitâb-ı kâinât bin ilm ü hikmet bahseder LUTFİY nûr-i basîretle oku bu hikmeti Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 698 1 Vücûd-i Zât-ı Ahmed’dir dü-kevneyn gül-gülistânı Kameristân-ı rahmetdir bezetmiş bâğ u bostânı Bütün dünyâ ve mâ-fîhâ anın indinde ma‘dûmdur Bırakmış Arş ile ferşe uluvv-i şöhret ü şânı O bir memdûh-i Mevlâ’dır o bir kadr-i muallâdır O ravza-i tecellâdır nübüvvetin nûristânı Bütün Cibrîl’leri hayretde koymuşdur kemâlâtı O cûd-i nûr vücûdundan gelürdi bûy-i Rahmânî 5 Bu LUTFÎ kemterin yâ Rab koyar yüz yerlere sızlar Amân Allah amân Allah amândır dilde destânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 544 699 1 Velîler serveri Sıddîk-ı Ekber Severdi Sıddîk’ı Allah ü Peygamber Adâlet güneşi Hazret-i Ömer Nûr-i Kur’ân ile Osman münevver Şecâ‘atde Alî güneşden ezher Biz severiz Çâr-i yâr-i velîyi Ebû Bekir Ömer Osmân Alî’yi Sevenler Sıddîk’ı Hakkā velîdir Cehennem nârından ol zât emîndir Ömer bu İslâm’a nûr-i mübîndir Bu dîn-i İslâm’a Osman muîndir Alî velâyetde Arş-ı berîn’dir Biz severiz Çâr-i yâr-i velîyi Ebû Bekir Ömer Osmân Alî’yi Sıddîk’ı medh etdi Hazret-i Kur’ân Hazret-i Sıddîk’dir fâtih-i îmân Ömer’dir dergâh-ı Mevlâ’ya derbân Osmân’dır hakkıyla kâtib-i Kur’ân Livâdârdır Alî bâ-emr ü fermân Biz severiz Çâr-i yâr-i velîyi Ebû Bekir Ömer Osmân Alî’yi Çâr-i yâr’e kurbân ola cânımız Anları sevmekdir dîn îmânımız Bu ümmet içinde âlî-şânımız Mecme-‘i mahşerde nûr-feşânımız Evliyâ içinde nûr-efşânımız Biz severiz Çâr-i yâr-i velîyi Ebû Bekir Ömer Osmân Alî’yi 5 Sahâbe-i güzîn necm-i seâdet Herbiri ferden-ferd nûr-i hidâyet LUTFÎ sahâbeye eden muhabbet Dâreyinde elbet etmez nedâmet Îtikād-ı ehl-i îmân temâmet Biz severiz Çâr-i yâr-i velîyi Ebû Bekir Ömer Osmân Alî’yi 11’ li hece vezni 545 700 1 Başdan başa seyret halk-ı cihânı Mâlûm ola âşikâre nihânı Ne renge boyanmış efrâd-ı zemân Bir kerre keşfeyle devr-i zemânı Ulemâ sulehâ çekildi gitdi Herbiri merâm-ı maksûda yitdi Ay dutuldu günün zıyâsı bitdi Bulamazsın bir duracak mekânı Bir gör ne âlemdir ebnâ-yı beşer Ekserîsi biri birinden eşer Bakar bize bugün kâfirler şaşar İslâm’lar gezdirir tâze nisvânı Nûrunu nâr etmiş küfür kemendin Boynuna bırakmış kolalı bendin Alafrangada beğenmiş kendin Küfr ile doldurmuş İslâmistân’ı 5 Erkekleri ırak olmuş rahmetden Dişileri münezzehdir iffetden Şerîati bırakmışlar zimmetden Muktedâ etmişler nefs ü şeytânı Humar hamir meydânları doldurmuş Fi‘l-i zinâ yüzlerini güldürmüş Envâ-ı ısyânı şeytân buldurmuş Bu rezâlet doldurmuşdur meydânı Nisâlarda zerre hayâ bulunmaz Nisâsız işretsiz meclis olunmaz İş karışmış bugün önü alınmaz Meğer ki erişe kahr-i Sübhânî Mescidlere bugün necâset doldu Er olan erenler peyderpey öldü Bu dîn-i İslâm’ın gülleri soldu Görün ne gösterir hukm-i Rabbânî 546 Uryan avretleri iftihâr ile Gezdirir berâber îtibâr ile Gösterir her yerin iştihâr ile Aslâ kabûl etmez emr-i Kur’ân’ı 10 Bu kadar bunları seyreder bu nâs Bu nâsdan kurulmuş elbet bu esâs Bunlar cemâatdir kumandan vesvâs Taşlarda mevcutdur küfr ü tuğyânı Zikr-i lisân bugün deyyûs teresdir Cümlesi fâsıkdır şehvet-perestdir Fi‘l-i fücûr husret oğlu merestdir Tâmîr eylemişler dâr-ı husrânı İki para etmez bir ferd-i leîm Âmir-i mahlûka olmuşdur ta‘yîn Küfr ü zulmet dolmuş bu rûy-i zemîn Bu halde bırakmaz Hakk’ın fermânı LUTFÎ gamdâr olma yakındır şafak Hak Kerîm’dir tebdîl olur bu siyâk İnşallah kahrolur efrâd-ı nifâk Munkatı‘ olur mu Hakk’ın ihsânı 11’ li hece vezni 701 1 Ey nûr-i dîdem sabr edegör hikmet-i Bârî İkrâmlar eder kullarına sofra-i Bârî Görmez misin haddâdı döğer teymûri cândan Bir seyf-i mücellâ yapa altun ola hârı Debbâğlara bak cildi sürer yerlere dâim Bir şu‘le vere gözlere mesrûr ede cânı Hattât ise kırtâsını bak mühreler her ân Üstüne yaza göstere envâr-ı dîdârı 5 Görmez misin üstâzı döğer tâlibi her dem Maksûde ere LUTFÎ de ahz ede şikârı Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 547 702 1 Ey nebîler serveri mülk-i melâhat dilberi Evliyâlar rehberi âhir zemân peygamberi Yâ Muhammed sen muhabbet tahtının sultânısın Kaldı Cibrîl Sid re’de sen dosta açınca peri Ey kerem-kâni kemâl-i lâ-mekânda sen yürü Tâc-ı Levlâk ile sultân mâmûr etdin minberi Ez-ezel tâ bâ-ebed memdûh-i Mevlâ’sın güzel Kenz-i sadrın sırr-ı tevhîd Cibrîl açdı gülberi 5 Kim sana meddâh olur meddâhın Allah’dır senin Şâh-ı evreng-i risâlet nûr-i Mevlâ peykeri Nûr-i Hak Hayru’l-verâ fâzıl-terîn-i enbiyâ Bahr-i rahmetdir Muhammed enbiyâlar serveri “Rahmeten li’l-âlemîn”sin LUTFÎ koymuş yüz yere Kıl kerem eyle şefâ‘at ey nebîler rehberi Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ’i lâ tün / Fâ ‘i lün 703 1 Tecellîhâneyi menzil eder tevhîd-i Rabbânî Mutahher eyleyen kalbi konaklar ulu sultânı Cenâb-ı Hazret-i Bârî Teâlâ şânühû ekber Gönül derdine ibâdın eder bin dürlü dermânı Hudâ’nın aşkıle sâbit olan derd ehlidir dilde Bulur eltâfını Hakk’ın gönülde zevk-ı rûhânî Eğer feyz-i muhabbet ravza-i pâk-i Muhammed’den Ererse gark olur âlem Hudâ’nın bâb-ı ihsânı 5 Gönül sırr-ı mukaddesdir nazargâh-ı İlâhî’dir Ezel mir’âtıdır Hakk’ın mahall-i sırr-ı Sübhânî Gönül âşıkıdır Hakk’ın ezelden tâ ebed aşkı Güneş gibi eder pertev dutuben râh-ı cânânı 548 Gel ey LUTFÎ sivâdan geç sana feyz-i muhabbetden Gelür tekmîl eder tahkîk gönülde nûr-i îmânı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 704 1 Ey nûr-i basar seyr edegör âb-ı revânı Yüz yere koyup yâr yoluna oldu revânî Çağlar gidiyor başını taşdan taşa çalar Elbette bulur git giderek âlî-dîvânı Çölden çöle sahrâlara geşt etdi o enhâr Devr etdi dem-â-dem o nehir göre ayânı Sahrâ-yı muhabbeti güzâr eyledi mecnûn Leylâ’yı gö ri cek demi kopardı şivânı 5 Elbette döner pervâne-veş âşık-ı dilsûz Şem‘a-i cemâl âteşine yandı nihânı LUTFÎ gibi çâr-kûşe-i hayretde mi kalmış Elbette bu dem kalmadı kuvveti tüvânı Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 705 1 Seherde bülbül-i vahdet eder ezkâr Teâlâ’yı O ezkârda okur hikmet açar müşkil muammâyı Edüp feryâd hemân söyler der-i dergâh-ı Mevlâ’da O dergâhe olan derbân kemâhî bilür eşyâyı O bir zât-ı muazzamdır mukarreb ind-i Mevlâ’da O bir dergâh-ı a‘zamdır alur a‘lâyı ednâyı Tecelligâh-ı Mevlâ’dır alur feyz-i Teâlâ’dan Dağıdır feyz-i Rabbânî açar rûy-i dilârâyı 5 Kerîm ismine mazhardır kemâli günden ezherdir Bu LUTFÎ’yi kabûl ede vere rutbe-i ulyâyı Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 549 706 1 Nûr-i dil Mansûr-nâm berdâre vermem ben seni Âteş-i âh ile yansam nâre vermem ben seni Âlemi var eyleyen Allah’a teslîm etmişem Ravza-i Rıdvân’daki gülzâre vermem ben seni İhtiyârım elde varken hâk-i pâyin bir menem Bahr-i zerde dâne-i şehvâre vermem ben seni LUTFİY yârin yoluna ver vârın bul devleti Ey kerem-şân dilrubâ dür-bâre vermem ben seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 707 1 Dervîşlerin gülzârı Nûr-i dîdâr-ı yârı Her rûz u şeb efkârı Nefy ü isbât ezkârı Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşlerdir ayn-i nûr Ne cennet ister ne hûr Olurlar ehl-i huzûr Zevk-ı dil eyler zuhûr Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşler âr eylemez Gayriyi yâr eylemez Meyl-i ağyâr eylemez Kendini var eylemez Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşlerin hevâsı Cennet-i aşk me’vâsı Her rûz u şeb fehvâsı Muhabbet-i Mevlâ’sı Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı 550 5 Dervîşlerin yüzünden Nûr dökülür gözünden Güller biter sözünden Neşrolur feyz özünden Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşin yanar cânı Muhabbet-i Rabbânî Gel ey cândan sultânı Meded pîr-i Geylânî Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşler ağlar gezer Fânî cihândan bezer Sırr-ı Sübhânî sezer Zikrin incisin düzer Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı Dervîşler ekrem olur İndallah mükrem olur Aşk ile hem-dem olur Esrâra mahrem olur Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı LUTFÎ’ye lutfede Hak Dervîşe ola mülhak Erişe tevfîk mutlak Aşkdır hidâyet-i halk Bülbüllerden sor zârı Pervânelerden nârı 7’li hece vezni 708 1 Halk-ı âlem merhametle mihribân ister seni Bahş edüp bâkî hayât âb-ı revân ister seni Gün gibi gel yüzlere ur pertevinden dem-be-dem Su gibi emvâtı ihyâ râyegān ister seni Âsumân-veş katre-i emtârı inzâl etmede Hurmetinde dâimâ sâbit-revân ister seni Kendi nefsin gözedir çâr-çeşmile ehl-i zemân Zîr-i bâr-ı mihnetinde yâd-keşân ister seni 5 Ârifâne kıl nazar mîzân ile ol nûr-i dil Ekserîsi her cihetle perîşân ister seni Dâimâ hurmet ü ikrâmın gören efrâd-ı nâs Bu mücerrebdir muhakkak der-zebân ister seni Zü’l-vefâ sadr-ı safâ nîmet-şinâs noksan değil LUTFİY elbet bulunur âlî-şân ister seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 709 1 Mahlûku halk eden Allah Kitâb göndermişdir vallah Dâim de amentü billâh Her amelin olsun lillâh Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Bilirsin ki Allah vardır İslâm’a îmânı yârdır Bu dünyâ fânî bir dârdır Âhiret dâr-ı karârdır Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı 551 Tasdîk eyledin Kur’ân’ı Tevhîd eyledin Rahmân’ı Nâr-ı cahîme îmânı Vardır kıyâmet dîvânı Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Bilirsin harâm helâli Bilirsin sevâb vebâli Aman olma lâ-übâlî Terk eyle boş kıyl ü kāli Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı 5 Bu dünyâ seni terk eder Devletin hep elden gider Ölüm birgün kabre güder Biri sürer biri yeder Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Ağ tüylerin nişân olur Ölümün kehkeşân olur Vücûdun perîşân olur Gözlerin hûn-feşân olur Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Adâlet et umûrunda Namazın kıl huzûrunda Şâkir-i din sudûrunda Râhat eyle kubûrunda Sa kın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Nisvâne merhamet eyle Anlara lutf ile söyle Etfâl ile de ol öyle Şerîatin yolu böyle Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı 8’li hece vezni 552 Herkese münâsib emr et Lâyık olmayanı terk et Gücün yetdiğine emr et Resûlullah yoluna git Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı 10 Ol fakîr ki yüzen bakar Gözlerinin yaşı akar Mü’min olan kalb mi yıkar Boynuna lânet mi takar Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Kimsenin gönlünü kırma Sakın harama el urma Bir ferdin aybını görme Günâh meclisinde durma Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Ziyânkâr adüvvullahdır Zâlimin hasmı Allah’dır İslâm hasbeten lillâhdır Bu emr-i Resûlullahdır Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı İhtiyâra eyle hurmet Sabîlere kıl merhamet Misâfire sarf et nîmet Allah’dan istersen rahmet Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı Komşulara ha yır-hâh ol Ahvâllerinden âgâh ol İnsanlık eyle bir şâh ol LUTFÎ makbûl-i dergâh ol Sakın incitme bir cânı Yıkarsın Arş-ı Rahmân’ı 710 1 Derd ehline müştâk olur Mevlâ’sının merhameti Üzerine nâzil olur Hazret-i Hakk’ın rahmeti Derd ehlini sever Hudâ Vakt-i kerem eyler edâ Kalbi dolar nûr-i hüdâ Zevk ile eyler ülfeti Birgün eder Rahmân’ımız Derdimize dermânımız Elbet gelür Lokmân’ımız Eyler devâya himmeti 5 Mevlâ Kerîm’dir etme gam Mübtelâdır ibn-i Âdem Zikreyle Hakk’ı dem-be-dem Kıl Mevlâ’ya muhabbeti Derddir devâ mü’minlere Mevlâ’sına âmillere Yüz süregör zemînlere Hamd ü senâya hizmeti Müs tef i lün / Müs tef i lün Mevlâ ile eyle bâzâr Merhameti hadden hezâr Elbet geçer bu rûzigâr LUTFÎ eyle münâcâtı 711 1 Semiyy-i fahr-i âlemsin vücûdun sun-‘i Yezdânî Vücûd-i pâkin ile kıldın âbâd bu gülistânı Seni medh etmeğe diller ne mümkindir ale’l-icmâl Teâlâllah zehî zât-ı latîfi lutf-i Rabbânî Meârif kânı şem-‘i bezm-i cânânsın kemâl ile Mehâmid sahn-ı meydânında sensin Husrev-i sânî Mehâsinle şikâr etdin gönüller mürgini dâme Mezâhirle merâsimle çü sensin Yûsuf-i sânî 5 Meârif bahri ger kılsa temevvüc gark olur âlem O bahrin hem derûnunda çü sensin dürr-i galtânî Zebân-i hâl ile târih içün nazm-ı nisâr etdim Gamından geç çıkup dedi bu ebyât-ı dilistânî Kamer-i sırr-ı hikmet kubbe-i sahn-ı reşâdetde MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet amân ey şâh-ı Şirvânî Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 553 712 1 Nûr-i hidâyetle ey Ganî Cebbâr Gülbe-i gönlümün sensin çerâğı Sen bizi afveyle Kādir ü Gaffâr Bahr-i merhametin yokdur kırâğı Ey Kādir ü Kayyûm Hazret-i Allah Dâim meftûhdur ebvâb-ı dergâh Hâlik-ı âlemsin sensin bir Allah Merhametin olmaz yakın ırâğı Sen bizi afveyle ey Perverdigâr Birliğin varlığın günden âşikâr Bûy-i tevhîd dilde olmuş müşg-bâr Dâr-ı tevhîd mü’minlerin durâğı Yâ Rab ihsân eyle nûr-i irfânı Gözümüz seyretsin şems-i îmânı Bulalım dü-âlem derde dermânı LUTFÎ nûr-i tevhîd yüzümüz âğı 11’li hece vezni 713 1 Bir bâde doldur sâkıyâ bî-hûş ede mestâneyi Bir câm ile versün zıyâ tenvîr ede dilhâneyi Ey sâkî ver meyhânede sermest olan mey-keşlere Kâse-i mey-i ahmeri serhoş ede peymâneyi Sâkî cemâlin cîmini cân gözlerine göstere Âb-ı hidâyetden içer âkıl ede dîvâneyi Denn-i mey-i mânâya dal var bâde-i a‘lâdan al Kaldır basîret perdesin göster göze cânâneyi 5 Bülbülleri gül dalına kondur seherlerde bu şeb Cennet ola cângâhımız mâmûr ede vîrâneyi Bül bül gülistân-ı dile nây ile ney vursun bile Görülmemiş bir dem ola LUTFÎ göre cânâneyi Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 554 714 1 Ne devletdir gözüm nûri Ala dil rîh-i Rahmânî Seâdetdir dü-âlemde Cân ola cânân kurbâni Erişe rahmet-i Rahmân Kuluna eyleye ihsân Kabûl ede anı Mennân Ede gark feyz-i Rabbânî Anı cezbeyleye Mevlâ Hidâyet ede Teâlâ Görüne dergeh-i vâlâ Kerem-i Zât-ı Sübhânî 5 Hudâ nâsır ola her gâh Kabûl ede sizi dergâh Dilerem Hazret-i Allah Ede her dürlü ihsâni Dola dil nûr-i vahdetle Seve Hakk’ı muhabbetle Gi de râhe hidâyetle Açıla kenz-i irfânî Me fâ‘ î lün / Me fâ ‘î lün Ola hâfız Teâlâllah Şefâ‘at-i Resûlullah Hem imdâd-ı veliyullah MUHAMMED LUTFÎ kurbâni 715 1 Der-i dergâh-ı İlâhî şâdümân eyler seni Ol kerem-şân sâkin-i dâru’l-emân eyler seni Yüz yere koy dergeh-i cânâne eyle ilticâ Vuslat-ı visâline âb-ı revân eyler seni Dergeh-i dildârdan kesme niyâzın nûr-i dil Meyân-ı merdân-ı dilde âlî-şân eyler seni Kevser-i ilm-i ledünnîdir muhabbet her zemân Bezm-i vahdet şerâbında hâdimân eyler seni 5 Zevk-ı dil nûr-i hidâyet âşıkıdır ârifân LUTFİY esrâr-ı tevhîd nûr-feşân eyler seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 716 1 Zikr-i Hak her dü-serâ âlî makām eyler seni Hubb-i Hak ey nûr-i dil vefk-ı merâm eyler seni 555 Dâimâ dîdâr-ı dildâr dilde musavver ise Nazar-ı merhametiyle nîk-nâm eyler seni Yâre yâr ol cân ile ağyâre kılma iltifât Bu hidâyet dâhil-i bezm-i kirâm eyler seni Hazret-i Mevlâ seni da‘vet eder dîdârına Fazlı ile nâil-i dârü’s-selâm eyler seni 5 LUTFİY Hak’dan hidâyet kıl temennî dâimâ Sıdkıle nazlı niyâzın hoş-be-kâm eyler seni Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 717 1 Gönlün güzel ey nûr-i dil mürg-i hidâyet lânesi Tevhîd-i Bârî perver-i bahr-i hüdâ dürdânesi Gülşen-i vahdet gülleri ilm-i aref bülbülleri Sermest-i mey-i mânevî şem-‘i hüdâ pervânesi Meyhânede dem-bâz olan devrân eder pervâne-veş Serây-ı sadrında olur mestânenin meyhânesi Bâd-ı sabâ vakt-i seher eyler tavâf gülberleri Gerden-i dilberler olur geysûlerin kâşânesi 5 Olmaz sanem-rûler gibi dilkeş cihânda bir güneş Ol dilberin dildâdesi âteş dolar dilhânesi Mukassim-i bezm-i ezel etmiş bu taksîmi bize Cennet-i cân-ı câvidân bu sâkînin demhânesi LUTFÎ kamer-veş dilberân âteş olur âşıklara Mansûr’ların dâre çeker hallarının her dânesi Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 718 1 Hudâ’nın nûr-i pâkinden cihâna muktedâ geldi Cemî-‘i enbiyânın serveridir Müctebâ geldi 556 Evelce her asırda bir nebî gelmiş idi ihsân Anın çün Nûh neciyyullah Mûsâ-yı zü’l-asâ geldi Şifâ buldu elinden hasta kör alacalık illet Dahî ölüleri dirilten o sâhib-hayâ geldi O bir Îsâ bin-i Meryem anı Hak eyledi tebcîl Zuhûr etdi ana İncîl beşikde Hak sadâ geldi 5 Nice böyle nebî gelmesini Hak kılsa da evvel Hele sâhib-seâdet cümleden fevkâ’l-ulâ geldi Habîb nâmıyla tahsîs eyledi ism-i muallâsın Bu nâm ile fakat Ahmed Muhammed Mustafâ geldi LUTFİY nûr-i mahzından Hudâ halk eylemek üzre Ne geldiyse cihâna cümlesi ayn-i şifâ geldi Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ ‘î lün 719 1 Ey dilrubâlar bu kadar esîr-i dâm etdiz bizi Cevr ü cefâlar çekdirip vefk-ı merâm etdiz bizi Çekdiz çevirdiz her taref derd ü belâ verdiz bize Kahr ile edüp pây-mâl dehre benâm etdiz bizi Gelmedi mi âyâ bize merhametinden nevbeti Böyle felâketler ile müşgîn hitâm etdiz bizi Her ne kadar kahr u sitem etsen de senden dönmezem Senden taraf ey nûr-i dil her subh u şâm etdiz bizi 5 LUTFÎ der-i dergâhına kurbân ola ey dilrubâ Te’dîb ü terbiyet ile kurb-i kirâm etdiz bizi Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 557 720 1 Hurşîd-i muhabbet dile doğunca Sen seyr eyle o dem bahr-i ummânı Kamer-i hidâyet kemâl bulunca Açılur ebvâb-ı feyz-i Rabbânî Gülistân-ı gönül güller açınca Seherde gonceler bâde içince Eşgāl-i mâsivâ elden göçünce Hâsıl olur kurbiyyet-i Rahmânî Dilde yanar hidâyetin çerâğı Bahr-i seâdetin yokdur kırağı Bahr-i muhabbetin olmaz ferâğı Leyl ü nehâr eyler zevk-ı rûhânî Ehl-i aşkın olur himmeti âlî Muhabbet-i Mevlâ dilde nevâli Sermest-i serbâzın yokdur süâli Âlem-i ademde alur meydânı 5 Kurbân olur der-i dergâh-i yâre Sular gibi akar gider diyâre Meyl eylemez LUTFÎ dâr u diyâre Bırakır gönlünden şöhret ü şânı 11’li hece vezni 721 1 Sahîler okurlar dâim Kur’ân’ı Bulurlar gönlünde nûr-i îmânı Olurlar derd ile havf ü recâde İlticâ eylerler rahm-i Rahmân’ı Bahîller severler mâl-i dünyâyı Unutmuşlar zât-ı pâk-i Mevlâ’yı Atmışlar dünyâya meyl-i sevdâyı Hâtırlarında yok havf-i Rabbânî Sahîlerin vardır âlî himmeti Başlarında sehâvetin devleti Sahîye âşıkdır Hakk’ın rahmeti Sahîlerdir açan bâb-ı cinânı 558 Sevilmez bahîlin bir harekâtı Yetimlere vermez mâlin zekâtı Fakîre miskîne yok merhameti Dutmuştur tarîk-ı bâb-ı nîrânı 5 Sahîler gözlerler ibâdullahı İhsânla bulurlar rızâullahı Sahîler açarlar dergâhullahı Sahîlerdir Hak yolunun kurbânı Bahîller fakîri miskîni görmez Uryânın yetîmin hâtırın sormaz Kullardan utanup borcunu vermez Sâil olan vallah sevmez ihsânı Sahîlerdir nûr-i şem‘adân elde Habîbullah olmuş nâmları dilde Seâdet kemeri sehâvet belde Cennet-i a’lâda eder devrânı Bahîllerdir kalan yâbân-ı çölde Adüvvullah olmuş nâmları dilde Şekāvet kemeri bağlamış belde Hayâsı yok söyler her hezeyânı Îmândan sehâvet alur kuvveti Emr-i şerîate eyler dikkati Tarîk-ı İslâm’a gâyet hurmeti İki cihân sahî bulur emânı 10 Âlim olsa âdem bilse Mevlâ’yı Cân u dilden sevse Hak Teâlâ’yı Zât-ı Muhammed’e verse sevdâyı Fedâ eder bütün mâl ile cânı Sahîlerdir kurb-i Mevlâ’ya karîb Sahîlerdir ind-i Mevlâ’da habîb Sehâvetdir herbir derdlere tabîb Âlim sahî olsa sen gör sultânı Âlim bahîl olsa ednâ-yı nâsdır Sehâvetli âlim dîne esâsdır Sahî âlim sanma nâsa kıyâsdır Merhametli âlim alur meydânı 559 LUTFİY var ise sadrında himmet Kurbân ol İslâm’a eyle merhamet Rahmet bulur elbet eyleyen hizmet Hizmet eden elbet alur dermânı 11’li hece vezni 722 1 Yerlerde göklerde her ne ki vârın Seni zikr ü tesbîh eder İlâhî Ne kimseden doğdun ne de doğurdun Şerîksiz nazîrsiz birsin İlâhî Ne evvelin vardır ne de âhirin Bir şeye benzemez yokdur nazîrin Elde delîl "küllü şey"’in kadîr" 'in Hâzır nâzır hem Hakîm’sin İlâhî Hidâyet sendedir keremler kâni Zîrâ sen halketdin âteşle cânı Nice millet bilmez râh-i Rahmân’ı Rahîm sensin Rahmân sensin İlâhî Zemâna mekâna değilsin muhtâc Dermânsız derdlere eylersin ilâc Namazı mü’mine eyledin mîrâc Bizden bize sensin yakîn İlâhî 5 Yâ Rab îmânımı erdir kemâle İlticâ eylerem izz ü Celâl’e Lâyık et rû’yet-i nûr-i Cemâl’e Bu LUTFÎ’ye Rahîm sensin İlâhî
|