Z (Ze) KĀFİYESİ

Bir âteş-i cânsûz ki bülbüllere düşdü

 Ol vakt-i seher gonce-i hamrâlara sığmaz

 Gülşen-i gönül güllerinin zevkı seherde

 Bahşolsa dile bülbül-i şeydâlara sığmaz

 Mecnûn’ları sahrâlara sevk eyledi Leylâ

 Ol câzibe ki kâkül-i Leylâ’lara sığmaz

 Bir an görünür Mecnûn’a Leylâ cemâlinden

 Bu seyr ü safâ dîde-i şehlâlara sığmaz

 5 Sultân-ı muhabbet kura tahtını gönülde

 Ol vakt o gönül Arş-ı muallâlara sığmaz

 Bir dil ki der-i dergâh-i dildâre yetişmiş

 Cânânsız o cân cennet-i a‘lâlara sığmaz

 Bir zevk ki olur ârif-i billâhde LUTFÎ

 Bast olsa eğer var olan eşyâlara sığmaz

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 254

 1 Perîşânı bugün cânâ perîşân olmayan bilmez

 Cevâhir kadrini cevher-fürûşân olmayan bilmez

 Cilâ-yı câm-ı aşkı sâkî-i meyhânelerden sor

 Şeref ü şevket-i hamri şeref-şân olmayan bilmez

 Gülistân-ı mehâsin şâhid-i kudsî o cânânı

 Güneş-veş kubbe-i aşkda kamer-şân olmayan bilmez

 Ne bilsün hâce-i hodbîn kitâb-ı Mesnevî dersin

 Sudûr-i sadr-ı cânânı aref-şân olmayan bilmez

 263

5 Niyâz-dârâna mahsûsdur efendisine nâz etmek

 Keremin kıymetin zât-ı kerem-şân olmayan bilmez

 Dilâ zevkın nihâyâtı bulunmaz bahr-i ummândır

 Gönül kişverine şâhâne zî-şân olmayan bilmez

 Tecellîhâne-i Mevlâ gönüldür hurşîd-i mânâ

 Bu sırrı LUTFİYÂ dilde nûr-efşân olmayan bilmez

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 255

 1 Ülfet-i ağyârı aslâ merd-i zî-şân istemez

 İftirâk-ı rehberi ferd-i kerem-şân istemez

 Ol kamer-veş dilberin vuslatına tâlib olan

 Seyr ü sohbet etmeğe merd-i dirahşân istemez

 Gül-gülistân-ı melâhatdir cemâli dilberin

 Bahr-i feyze gark olanlar dürr ü mercân istemez

 Kim esîr-i pençe-i şehbâz-ı aşk olmuş bugün

 İlticâ etmez emîre dâde fermân istemez

 5 Tîr-i âhı âşıkın cânân civârında karar

 Eyler ise arz-ı hâle kâtib-i cân istemez

 Nûr-i vahdet gülleri gönlünde nûr-pervâz iken

 Âlem-i eflâk-i dilde mâh-i tâbân istemez

 LUTFİYÂ rû-ber-zemîn üftâde-i meyhânemiz

 Sâkıyâ bir bâde ver bu derde dermân istemez

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lün

 256

 1 Her serv-i revân âfet-i devrâne yetişmez

 Dil kâbesini bilmeyen gufrâne yetişmez

 Erbâb-ı dilin cilve-gehi zülf-i dilârâ

 Bu esrâr ise sîret-i hayvâna yetişmez

 264

Zevk-ı meyi sor bezm-i elest bâde-keşinden

 Bî-behre olan âlem-i irfâne yetişmez

 Gülşen-i gönül var ise Rıdvân sana müştâk

 Cân gözleri yok mihr-i dirahşâne yetişmez

 5 LUTFÎ yine ol kâkül-i gül nâze mi çekdi

 Dilber nâzını çekmeyen ihsâne yetişmez

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 257

 1 Derd elinden dâde geldim âh eder feryâdımız

 Derd ile mûtâde geldim gelmedi imdâdımız

 Hazret-i Lokmân’e arz-ı hâle nevbet bulmadım

 Ne kadar yandım yakıldım vermedi bir âdımız

 Bir kerem-rûye dehâlet çâre yokdur n’eyleyim

 Âteş-i derd-i derûnum yakmada bünyâdımız

 Çâr-taraf feryâd kıldım kûhsârlar ağladı

 Bir meded-res görmedim ki şâd ola nâ-şâdımız

 5 Rahmet-i Rahmân’e kaldı LUTFİYÂ ümmîd bugün

 Kâinâtı halk eden Allah ede imdâdımız

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 258

 1 Dağları dağıdır âh-ı derûnum

 Seng-dil dilberler mihribân olmaz

 Başdan başa âteş aldı berûnum

 Söndürmez sevdiğim mîzübân olmaz

 Geysûler dağılmış ağ gerdânına

 Hûrîler kurbândır şîrîn cânına

 Şems ü kamer hayrân olmuş şânına

 Dîdede kanıma dîde-bân olmaz

 Devr-i kamer emsâlini görmemiş

 Bâd-ı hazân gül yüzüne urmamış

 Cemâline karşu güneş durmamış

 Bu şöhrete şâyân her civân olmaz

 265

Firdevs-i a‘lâ’dan almış nemâyı

 Cemâli kaldırmış cihân-nümâyı

 Mâh-i tâbân görse böyle hümâyı

 Sahn-ı âsumânda serkeşân olmaz

 5 Âfet-i devrândır kemân-ebrûler

 Fitne-feşân olmuş zülf-i gül-bûler

 Sabâ-yı seherde esen geysûler

 LUTFÎ böyle dilber her zemân olmaz

 11’li hece vezni

 259

 1 Bahr-i muhabbetde gavvâs olanlar

 Elvân-ı eşyâya nazar-dâr olmaz

 Feyz-i muhabbeti kalbde bulanlar

 Aslâ mâsivâdan haberdâr olmaz

 Bir âdem bulursa derd-mendini

 Ârifâne gözler kendi kendini

 Eğer fark ederse dilde rengini

 Şöhret ü şân ile nâmdâr olmaz

 Hubb-i Hudâ metn-i dile dolmasa

 Mürg-i hüdâ bâğ-ı güle konmasa

 Mâsivâ gülleri kalbde solmasa

 Cânın vermeyince yâr şikâr olmaz

 Zürra‘ olan yola tohum eker mi

 Kurumuş ağaçda bülbül öter mi

 Hak yaptığı bir binâyı söker mi

 Gönül kıran âdem behredâr olmaz

 5 Er olan er kişi öğer mi kendin

 Mâldâr olan âdem söyler mi nakdin

 Mürşid-i kâmilin dutmayan pendin

 Anın dâvâsına îtibâr olmaz

 Müflis olan âdem ganî görünür

 Ehl-i servet endâmına bürünür

 Âkıbet mâr gibi yerde sürünür

 Bu sıfatlı âdem bahtiyâr olmaz

 266

LUTFİYÂ garazkâr olma yamândır

 Mürüvvetli insân dâru’l-emândır

 Allah’a sığındım bu ne zemândır

 Bu cihânda Kur’ân gibi yâr olmaz

 11’li hece vezni

 260

 1 Nazâr-endâz olan dîdâr-ı yâre

 Kubbede hurşîd-i rahşâna bakmaz

 Âgâh olsa eğer nûr-i dîdâre

 Âlemde nukûş-i ekvâna bakmaz

 Muhabbet olursa gönülde rehber

 Zevk-ı dil esrârı okudur ezber

 Güneşden güzeldir cemâl-i dilber

 Cemâli seyreden cinâna bakmaz

 Mey-i muhabbeti olan zâıkler

 Bezm-i irfânîde olan fâıkler

 Destûr-i mükerrem alan âşıkler

 Vuslat-ı dergâhe derbâna bakmaz

 LUTFÎ kurbân olsun merd-i meydâne

 Kalbinde tevhîdi olmuş dürdâne

 Meydân-ı tevhîdde merd-i merdâne

 Olan Hak’dan gayri bir yana bakmaz

 11’li hece vezni

 261

 1 Hevâ dâmında kayd-ı bend olan eşrâre pend olmaz

 Yabanda mürd olan harden zübâbın pâyi bend olmaz

 Hevâ-yı nefse tâbi‘ her cihet ısyâne daldırmış

 Esam a‘mâ leîm ferde nasîhat sûd-mend olmaz

 Yüzün perdesini yırtmış îmân incîsini satmış

 Kızışmış şehvete batmış ner arslana kemend olmaz

 Denâet derûnu dolmuş rezâletde kemâl bulmuş

 Hamâkat hâmili olmuş siyah merkep semend olmaz

 267

5 Hayâ edeb diyânetsiz nâmûsu yok hidâyetsiz

 Mürüvvet merhamet bilmez zeher parçası kand olmaz

 Bu dînin gül-gülistânı yıkılsa târ u mâr olsa

 Olur küffâr-perest şâdan o zâlim derd-mend olmaz

 Zemân eşrârını irşâd ederim deyü zannetme

 Öğüdün yuvada almış eke şeytâna fend olmaz

 Bu dünyâ bahr-i hayr u şer olubdur LUTFÎ bîdâr ol

 Tarîk-ı Hakk’ı bulmayan dü-kevneyn behre-mend olmaz

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 262

 1 Acebdir mâden-i müşgîn cihânı müşg-bâr etmez

 Visâl-i teşnesine rahmedüp ümmîd vâr etmez

 Kerem-rûluk edüp düşmânlarına kahredüp dosta

 Ne hikmetdir o meh-rû-veş adûvsun şerm-sâr etmez

 Murâd dildârını âşık gönülde gün gibi görmek

 Ki tasvîrde olan sûret cemâl-i câne yâr etmez

 Kebûter ger getürse nâme-i cânânımı câne

 Görür eflâke yetmiş dûd-i âhımdan güzâr etmez

 5 Selâm-nâme-i dildârı dile LUTFÎ bilen tuhfe

 Dil-i şeydâ hayâl-i yârsız bir an karar et mez

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 263

 1 Bu kadar felâket bu kadar gaflet

 Her kavm-i küffârda tasavvur olmaz

 Bu kadar mihnetler bu kadar zahmet

 El-yevm hiçbiri tezekkür olmaz

 Bin bu kadar kahreylese Hudâ’mız

 Göklerden çağrılsa gelse nidâmız

 Mahvolmuş gönülden nûr-i hüdâmız

 Âhiret âkıbet tefekkür olmaz

 268

Gözler kör olmuşdur hakkı görmekden

 Diller lâl olmuşdur hak söylemekden

 Kulaklar sağırdır hak dinlemekden

 Hakkı kabûl etmek tahattur olmaz

 Kitâbullah ile yokdur hareket

 Ref‘ oldu İslâm’dan gitdi bereket

 Kesbetmiş tevhîdde lisân rekâket

 Tarîk-ı tâlîmde teğayyur olmaz

 5 Namaz farzdır mescidlere varmazlar

 Kur’ân nedir emrullahı sormazlar

 LUTFÎ ulemâyı âdem saymazlar

 Nîmet-i îmâne teşekkür olmaz

 11’li hece vezni

 264

 1 Ey sâkî rahmeyle bize

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 İhsâne geldik biz size

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî zikret Ahmed’i

 Zât-ı pâk-i Muhammed’i

 Doldur bir bâde sermedî

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî şâh-ı enbiyâ

 Oldur Habîb-i Kibriyâ

 Verir şerâb-ı pür-safâ

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî zikret rehberi

 İns ü cinnin peygamberi

 Doldur şerâb-ı kevser’i

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 5 Ey sâkî sırr-ı Çâr-i yâr

 Verildi sana bahtiyâr

 Doldur ver câm-ı aşk-ı yâr

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Sâkî bilirsin Ahmed’i

 Hakîkat-i Muhammed’i

 Lutfet şerâb-ı vahdeti

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî gel eyle kerem

 Sensin mahremi bu harem

 Bir bâde doldur lâ-cerem

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî feyz-i Rahmânî

 Sendedir ilm-i Rabbânî

 Lutfet bâde-i irfâni

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 Ey sâkî bahr-i keremsin

 Sâhib-i lutf-i himemsin

 Sen sâkî-i bu ümemsin

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 10 Ey sâkî ihsân sendedir

 Derdlere dermân sendedir

 Mey doldur meydân sendedir

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 269

Ey sâkî gavs-i a‘zamsın

 Sırr-ı mukaddes ekremsin

 Bu LUTFÎ’ye sen erhamsın

 Biz Muhammed ümmetiyiz

 8’li hece vezni

 265

 1 Bir bâde-i hamrâ getür ey sâkî-i nevrestemiz

 Vakt-i seher sahbâ getür meyhâneye dil-bestemiz

 Mir’ât-i dil bulsun cilâ göster cemâlin cîmini

 Cîm-i cemâlin şevkıne cân gözleri peyvestemiz

 Doldur şerâb-ı hikmeti bu hizmete kıl himmeti

 İki cihânın devleti ey nûr-i dil vâbestemiz

 Mey-i muhabbet-i Hudâ verir dile nûr-i hüdâ

 Meyhâneye cânlar fedâ olsun bu meye restemiz

 5 Her katresi âb-ı hayât içen anı görmez memât

 Bu mey ile bu kâinât bulmuş hayât her hastemiz

 Bâde-keşân meyhânede dilşâd olur vakt-i seher

 Cânân dîdârın gösterir bu bâde-i hacestemiz

 LUTFİYÂ cânân ile cân meyhânede bulur hayât

 Zevrak-ı zevk olur müdâm demhânede sermestemiz

 Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün

 266

 1 Güneş-veş dilber-i dildâr gönül eylenmez eylenmez

 Gören gözler olur bîdâr gönül eylenmez eylenmez

 Kemân-ebrûleri kudret kaleminden nedir hikmet

 Cinân seyrine ne minnet gönül eylenmez eylenmez

 Cemâli cennet-i cândır kelâmı dürr ü mercândır

 Bu cângâhe heyecândır gönül eylenmez eylenmez

 Bezetmiş gerdenin haller âşıkdır hâle hayâller

 La‘l-i lebinde zülâller gönül eylenmez eylenmez

 270

5 Gülistân-ı melâhatde bâğ u bostân-ı hikmetde

 Bu vuslat-ı şerâfetde gönül eylenmez eylenmez

 Gören gözler olur hayrân âleme âfet-i devrân

 Nice cânlar olur seyrân gönül eylenmez eylenmez

 LUTFÎ’ye dilber-i tannâz gece gündüz eder bin nâz

 Gören gözler gelür mi vaz gönül eylenmez eylenmez

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 267

 1 Revnak-ı gülistân demi bülbüllere kalmaz

 Sabâ-yı seher zevkı de sünbüllere kalmaz

 Günden de güzel mihr-i dirahşânlar ölürler

 Gerdenleri sîm hâlları fülfüllere kalmaz

 Çok serv-i revân âfet-i devrânları gördüm

 Ne hûrî kıyâfet ne çiçek hâllara kalmaz

 Bunca ki niyâz-dârına nâz ile göründü

 Her vakt-i seher nazlı niyâz güllere kalmaz

 5 Emîr-i zemân mühr-i Süleymân’e yetişse

 Emri emîrin söylediği dillere kalmaz

 Ey nûr-i basar nûr-i basîretden eser-yâb

 Ol bak ki bu cân arşa yeten ellere kalmaz

 LUTFÎ bu güzel şi‘r-i dilâvîz ile ândır

 Bu fânî cihân kullara sultânlara kalmaz

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 268

 1 Bu menzil bir mürûrgâhdır mürûrgâhde karâr olmaz

 Bu dünyâ bir güzergâhdır güzergâhde diyâr olmaz

 Bu bir cânbâz-ı mekkârdır vefâsız bir cefâkârdır

 Mürîdin ber-murâd etmez bu bir kimseye yâr olmaz

 271

Aceb bir av ile avlar kişinin başını tavlar

 Acebâ geldi mi bir er bu sayyâda şikâr olmaz

 Gözün perdesini kaldır nûr-i ibret ile doldur

 Basîretle nazar eyle bu miskîn pây-dâr olmaz

 5 Bu bir kānûn-i kadîmdir gelen gitmek içün gelmiş

 Bu bir kazâ-yı elbettir bu derde hiç timâr olmaz

 Misâfirhânedir elbet gelen gider konan göçer

 Bu dâr bir dâr-ı rıhletdir ikāmete bâzâr olmaz

 Nice LUTFÎ gibi dildâdelerin nâ-murâd etmiş

 Vefâsızın vefâsını gözetmek akla kâr olmaz

 Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün

 269

 1 Derd elinden dâde geldim kandedir Lokmân’ımız

 Rûz u şeb feryâd kıldım emrede dermânımız

 Gül-gülistân-ı melâhatde eder zevk u safâ

 Ne verir derdime dermân ne çıkarır cânımız

 Böyle bir cânsûz ciğer-dûz tîrine oldum hedef

 Ne kadar yandım yakıldım duymadı efgānımız

 Dergeh-i tıbhânesinde eyledim yüz bin niyâz

 Vermedi gerçi sataşdım katlime fermânımız

 5 Bu ne çarh bu ne çember fitne-güster dil-firîb

 Çâr-sû bend eylemişdir âfet-i devrânımız

 Ne kadar tâb ü tüvân-dârlık edersem sûd yok

 Pek perîşân eyledi ebdân-ı perîşânımız

 LUTFİYÂ dârü’l-emân dildârı derlerdi ezel

 Etmedi dermânımız bir merhamet sultânımız

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 270

 1 Hubb-i Rahman isteyenler dürr ü mercan istemez

 Derdini derman bilenler derde derman istemez

 272

Derd ise bir dürr ü mercân gerden-i cân cevheri

 Lübb-i irfân isteyenler şöhret ü şân istemez

 Şehper-i zenbûri değmez bu cihân kâşânesi

 Seyr-i cânân isteyenler kasr-ı cinân istemez

 Bu fenâda sîm ü zerler od salar cângâhlere

 Mâh-i tâbân isteyenler necmi seyrân istemez

 5 Öyle bir dilbere el ver dâd-res olsun sana

 Bâkî bir cân isteyenler fânî bir cân istemez

 Bu nukûşât-ı cihânı nakşeden nakkāşı gör

 İlm ü irfân isteyenler gül ü reyhân istemez

 Mir’ât-ı hikmete bak LUTFÎ aref dersin oku

 Cânı kurbân isteyenler câne kurbân istemez

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 271

 1 Mecnûn ki sahrâyı seyretdi ammâ

 Hayıf ki cemâl-i Leylâ görünmez

 Bu seyrân-ı sahrâ müşkil muammâ

 Katre bulunur mu deryâ görünmez

 Sevdâ âşıkları sergeşte eyler

 Mâşûk nerde kaldı sahbâ görünmez

 Dûçâr olan bilür derd-i sevdâyı

 Gözüne kāmet-i tûbâ görünmez

 5 Âteş-i hasretle dağlanmış cânı

 Zülf-i anber gözü şehlâ görünmez

 Hasret diyârında olmuş perîşân

 Dîde-i cânına dünyâ görünmez

 Kaplamış vücûdun âteş-i sevdâ

 N’eylesün hudûd-i sevdâ görünmez

 273

Muhabbet bahrine sefîne salmış

 Hiçbir taraf râh-i rehâ görünmez

 LUTFÎ bu deryâya düşenler bilür

 Deryâdadır ammâ deryâ görünmez

 11’li hece vezni

 272

 1 Güvenme civânım serv-i kāmete

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Mağrûr olma sakın mâle devlete

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Nice bây u gedâ bu yer yutmuşdur

 Nice tâc u tahtlar yere batmışdır

 Nice pâdişahlar yerde yatmışdır

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Al yanağın solar kaddin bükülür

 Birgün olur konakların sökülür

 Malın elden gider yere dökülür

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Evlâdların birgün başan taş olur

 Etmeği çok yedin çok savaş olur

 Başın sana bir belâlı baş olur

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 5 Senin gibi akranların fân olur

 Bir ferd yüzen bakmaz bağrın kan olur

 Vardığın meclisler perîşân olur

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Gelinlerin der ki yine mi geldi

 Ölmez itmez bitmez ne belâ oldu

 Evimizin içi musîbet doldu

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 Civânlık zemânı gün-be-gün gider

 Bu dünyâ bin derde mübtelâ eder

 Bin kerre öldürür ölüme kadar

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 274

Şerâfet-i dünyâ nevm-i nâimdir

 Dünyâ ibtilâsı dâim kāimdir

 LUTFİYÂ zannetme dünyâ dâimdir

 Gider bu güzellik sana da kalmaz

 11’li hece vezni

 273

 1 Seyr-i dildârını ârif dilde âhe söylemez

 Âlemi tenvîr eder hem mihr ü mâhe söylemez

 Mekteb-i ilm-i ledünde men aref esrârını

 Mûsil-i vasl-ı habîbi şâh-râhe söylemez

 Nûr-i îmân hubb-i Rahmân’dan tefeyyüz eylemiş

 Dîde-i bâtın eder seyrân nigâhe söylemez

 Gülsitân-ı vahdetin bülbüllerin anlar olur

 Gerden-i dilber öper zülf-i siyâhe söylemez

 5 LUTFİYÂ sermest olur bezm-i elest mey-keşleri

 Perver-i aşk-ı Hudâ gedâye şâhe söylemez

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 274

 1 Her rûy-i kamer âfet-i devrâne yetişmez

 Her gonce-i ter lebleri handâne yetişmez

 Ol çeşm-i siyeh âhû-yi Çin’den de güzeldir

 Gerdende hâli dengine dürdâne yetişmez

 Her dîdesi bir kıble-nümâ kâbe-i aşka

 Aşk kâbesini bilmeye Rahmân’e yetişmez

 Dil beyt-i Hudâ derûnu mihrâb-ı muhabbet

 Muhabbet ise sîret-i hayvâne yetişmez

 5 Zevk-ı meyi sor bezm-i elest bâde-keşinden

 Katre-i meyi içmeyen ummâne yetişmez

 275

Gülşen-i gönül güllerini eyle temâşâ

 Cân gözleri yok mihr-i dirahşâne yetişmez

 Bir ârif-i billâhe meğer dil vere LUTFÎ

 Erden dûr olan meydân-ı merdâne yetişmez

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 275

 1 Dünyâ-yı denî dîde-i bîdâre görünmez

 Gülzâr-ı cihân tâlib-i dîdâre görünmez

 Mesteyleye ger dilleri bu şerbet-i tevhîd

 Elbette o cân manzar-ı ağyâre görünmez

 Cânân ile cân gülbe-i vahdetde bulunsa

 Besdir bu şeref sûret-i dür-bâre görünmez

 Sermest-i mey-i mânevî cennetleri görse

 Ol cân-ı civân Rıdvân-ı serdâre görünmez

 5 Meyhâne-i mânâ-yı muhabbet urefâdır

 LUTFÎ o kerem-şânı gören nâre görünmez

 Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün

 276

 1 Tâk-ı ebrû-yi kemânın dilberâ mihrâbımız

 Kevser-i la‘l-i lebindir bâde-i nâ-yâbımız

 On sekiz bin âlemi hayretde koydun ey güzel

 Aşk ile doldu gönüller kalmadı boş kabımız

 Dergeh-i pîr-i mugāndır kâbesi âşıkların

 Mahrem-i mihr-i muhabbet dilber-i mehtâbımız

 Hatt-ı halın câm-ı meydir nûş-i hamr-i vahdeti

 Etdiler bezm-i elestde müsteîd erbâbımız

 5 Mâşâallah hiç ayılmaz bu meyin mestânesi

 Hamdü lillâh haşrolurlar rind-i şeyh u şâbımız

 276

Bâdenin dürdin çekince mest-i serhoş zindeler

 Açılur nûr-i tecellâ lutf-i Hak’dan bâbımız

 LUTFİYÂ lutfetse Hak bir köhne câmın cür‘asın

 Zevk-ı dil nûr-i muhabbet yâr olur ahbâbımız

 Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün

 277

 1 Sahrâ-yı sevdâya düşen nevreste

 Civânın başında aklı bulunmaz

 Sevdâ-yı Leylâ’ya olan peyveste

 Âlem-i hayreti târîf olunmaz

 Âteş-i sevdâya dayanmaz diller

 Feryâdın oduna yanar bülbüller

 Devre gelür seherlerde sünbüller

 Sevdâ-keş âşıkın önü alınmaz

 Dâne dâne kan yaş akar gözünden

 Revîş-i aşk belli olur yüzünden

 Neş’e verir dürr ü mercân sözünden

 Gûş-i câne bu esrârdır bulunmaz

 Gören gözler eder hayret yüzünü

 Lezzet alır işidenler sözünü

 Dergâh-ı dildâre dutmuş gözünü

 Aşk olmazsa bu deryâya dalınmaz

 5 Dilberin bulunmaz misl ü menendi

 Gören gözler gördü cândan beğendi

 Âşıklar boynunda aşkın kemendi

 LUTFÎ bu sahrânın haddi alın maz

 11’li hece vezni

 278

 1 Derdin sana dermândır

 Özge dermân istemez

 Cennet-i cân îmândır

 Kasr-ı cinân istemez

 Matlûbu Allah olan

 Hasbeten lillâh olan

 Ârif-i billâh olan

 Hûrî ğılmân istemez

 277

Aşk-ı Hudâ ki yârdır

 Gönülde yâr-i gārdır

 Bâkî devletin vardır

 Şekk ü gümân istemez

 Derdin derûnda kalsın

 Gönül gözü nûr olsun

 Cânın cânânı bulsun

 Bâğ u bostân istemez

 5 Ârifin dersi aref

 Bu dersdedir her şeref

 Sivâdan ol bî-taref

 Dürr ü mercân istemez

 Îmân İslâm sende var

 Kitâbullaha ol yâr

 Gönüldedir o dildâr

 Elde fermân istemez

 Kesme ümîd rahmetden

 Ayrılma merhametden

 Ol gör âlî himmetden

 Şöhret ü şân istemez

 Dermek dînârı nârdır

 Dirhemde belâ vardır

 Kimin ki bahtı yârdır

 Kurb-i sultân istemez

 LUTFÎ Hudâ’dan iste

 Merhamete şâyeste

 Mevlâya ol dil-beste

 Mihr-i zemân istemez

 7’li hece vezni

 279

 1 Merhamet bahrinin kenârı olmaz

 Merhametin nihâyeti bulunmaz

 Ümmet-i Muhammed gark olsa gerek

 Bahr-i merhametin önü alınmaz

 Hurşîd-i merhamet Zât-ı Muhammed

 Âhir zemân peygamberi o Ahmed

 Âlemlere rahmet göndermiş Ehad

 Muhabbet-i Muhammed’den doyulmaz

 Zât-ı Muhammed’dir dergâh-i Mevlâ

 Vücûd-i mevcûdu nûr-i Teâlâ

 İftihâr eyledi Arş-ı muallâ

 Leyle-i Mîrâc’ın haddi bilinmez

 Gülbe-i gönülde nûr-i hidâyet

 Tevhîd-i Bârî’den oldur bidâyet

 Seâdetle ömür bulur nihâyet

 Nakş-ı tevhîd LUTFÎ dilde silinmez

 11’li hece vezni

 278

280

 1 Âh odu tende iken büryân kebâbdayız biz

 Aşk yâr cânda iken rengîn şerâbdayız biz

 Hasret-i dilrubâdan âteş düşünce gönle

 Başdan başa yıkılmış şehr-i harâbdayız biz

 Ger fâriğ olmaz isen meh-pârelerden ey dil

 Olmaz bize karargâh zîr-i hubâbdayız biz

 Gel nâr-ı aşka yanma görünce şûh u şengi

 Hâşâ ki tâkat olmaz ahd-i şebâbdayız biz

 5 Mühlikdir âl-ı dilber aşk dâm-ı mehlekedir

 Âlem-i hayret içre gûyâ ki hâbdayız biz

 Nâr nûr u aşk muhabbet cem oldu yâr ruhinde

 Gâhî güler gâh ağlar zevk-ı hûn-âbdayız biz

 Zülf-i siyâhı ey dil zulmet bırakdı câne

 Cân ermese cânâne taht-ı türâbdayız biz

 Tîr-i kazâya benzer müjgân-ı kara gözler

 Gel LUTFÎ’yi sen öldür hâzır cevâbdayız biz