|
Z (Ze) KĀFİYESİ Bir âteş-i cânsûz ki bülbüllere düşdü Ol vakt-i seher gonce-i hamrâlara sığmaz Gülşen-i gönül güllerinin zevkı seherde Bahşolsa dile bülbül-i şeydâlara sığmaz Mecnûn’ları sahrâlara sevk eyledi Leylâ Ol câzibe ki kâkül-i Leylâ’lara sığmaz Bir an görünür Mecnûn’a Leylâ cemâlinden Bu seyr ü safâ dîde-i şehlâlara sığmaz 5 Sultân-ı muhabbet kura tahtını gönülde Ol vakt o gönül Arş-ı muallâlara sığmaz Bir dil ki der-i dergâh-i dildâre yetişmiş Cânânsız o cân cennet-i a‘lâlara sığmaz Bir zevk ki olur ârif-i billâhde LUTFÎ Bast olsa eğer var olan eşyâlara sığmaz Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 254 1 Perîşânı bugün cânâ perîşân olmayan bilmez Cevâhir kadrini cevher-fürûşân olmayan bilmez Cilâ-yı câm-ı aşkı sâkî-i meyhânelerden sor Şeref ü şevket-i hamri şeref-şân olmayan bilmez Gülistân-ı mehâsin şâhid-i kudsî o cânânı Güneş-veş kubbe-i aşkda kamer-şân olmayan bilmez Ne bilsün hâce-i hodbîn kitâb-ı Mesnevî dersin Sudûr-i sadr-ı cânânı aref-şân olmayan bilmez 263 5 Niyâz-dârâna mahsûsdur efendisine nâz etmek Keremin kıymetin zât-ı kerem-şân olmayan bilmez Dilâ zevkın nihâyâtı bulunmaz bahr-i ummândır Gönül kişverine şâhâne zî-şân olmayan bilmez Tecellîhâne-i Mevlâ gönüldür hurşîd-i mânâ Bu sırrı LUTFİYÂ dilde nûr-efşân olmayan bilmez Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 255 1 Ülfet-i ağyârı aslâ merd-i zî-şân istemez İftirâk-ı rehberi ferd-i kerem-şân istemez Ol kamer-veş dilberin vuslatına tâlib olan Seyr ü sohbet etmeğe merd-i dirahşân istemez Gül-gülistân-ı melâhatdir cemâli dilberin Bahr-i feyze gark olanlar dürr ü mercân istemez Kim esîr-i pençe-i şehbâz-ı aşk olmuş bugün İlticâ etmez emîre dâde fermân istemez 5 Tîr-i âhı âşıkın cânân civârında karar Eyler ise arz-ı hâle kâtib-i cân istemez Nûr-i vahdet gülleri gönlünde nûr-pervâz iken Âlem-i eflâk-i dilde mâh-i tâbân istemez LUTFİYÂ rû-ber-zemîn üftâde-i meyhânemiz Sâkıyâ bir bâde ver bu derde dermân istemez Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lün 256 1 Her serv-i revân âfet-i devrâne yetişmez Dil kâbesini bilmeyen gufrâne yetişmez Erbâb-ı dilin cilve-gehi zülf-i dilârâ Bu esrâr ise sîret-i hayvâna yetişmez 264 Zevk-ı meyi sor bezm-i elest bâde-keşinden Bî-behre olan âlem-i irfâne yetişmez Gülşen-i gönül var ise Rıdvân sana müştâk Cân gözleri yok mihr-i dirahşâne yetişmez 5 LUTFÎ yine ol kâkül-i gül nâze mi çekdi Dilber nâzını çekmeyen ihsâne yetişmez Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 257 1 Derd elinden dâde geldim âh eder feryâdımız Derd ile mûtâde geldim gelmedi imdâdımız Hazret-i Lokmân’e arz-ı hâle nevbet bulmadım Ne kadar yandım yakıldım vermedi bir âdımız Bir kerem-rûye dehâlet çâre yokdur n’eyleyim Âteş-i derd-i derûnum yakmada bünyâdımız Çâr-taraf feryâd kıldım kûhsârlar ağladı Bir meded-res görmedim ki şâd ola nâ-şâdımız 5 Rahmet-i Rahmân’e kaldı LUTFİYÂ ümmîd bugün Kâinâtı halk eden Allah ede imdâdımız Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 258 1 Dağları dağıdır âh-ı derûnum Seng-dil dilberler mihribân olmaz Başdan başa âteş aldı berûnum Söndürmez sevdiğim mîzübân olmaz Geysûler dağılmış ağ gerdânına Hûrîler kurbândır şîrîn cânına Şems ü kamer hayrân olmuş şânına Dîdede kanıma dîde-bân olmaz Devr-i kamer emsâlini görmemiş Bâd-ı hazân gül yüzüne urmamış Cemâline karşu güneş durmamış Bu şöhrete şâyân her civân olmaz 265 Firdevs-i a‘lâ’dan almış nemâyı Cemâli kaldırmış cihân-nümâyı Mâh-i tâbân görse böyle hümâyı Sahn-ı âsumânda serkeşân olmaz 5 Âfet-i devrândır kemân-ebrûler Fitne-feşân olmuş zülf-i gül-bûler Sabâ-yı seherde esen geysûler LUTFÎ böyle dilber her zemân olmaz 11’li hece vezni 259 1 Bahr-i muhabbetde gavvâs olanlar Elvân-ı eşyâya nazar-dâr olmaz Feyz-i muhabbeti kalbde bulanlar Aslâ mâsivâdan haberdâr olmaz Bir âdem bulursa derd-mendini Ârifâne gözler kendi kendini Eğer fark ederse dilde rengini Şöhret ü şân ile nâmdâr olmaz Hubb-i Hudâ metn-i dile dolmasa Mürg-i hüdâ bâğ-ı güle konmasa Mâsivâ gülleri kalbde solmasa Cânın vermeyince yâr şikâr olmaz Zürra‘ olan yola tohum eker mi Kurumuş ağaçda bülbül öter mi Hak yaptığı bir binâyı söker mi Gönül kıran âdem behredâr olmaz 5 Er olan er kişi öğer mi kendin Mâldâr olan âdem söyler mi nakdin Mürşid-i kâmilin dutmayan pendin Anın dâvâsına îtibâr olmaz Müflis olan âdem ganî görünür Ehl-i servet endâmına bürünür Âkıbet mâr gibi yerde sürünür Bu sıfatlı âdem bahtiyâr olmaz 266 LUTFİYÂ garazkâr olma yamândır Mürüvvetli insân dâru’l-emândır Allah’a sığındım bu ne zemândır Bu cihânda Kur’ân gibi yâr olmaz 11’li hece vezni 260 1 Nazâr-endâz olan dîdâr-ı yâre Kubbede hurşîd-i rahşâna bakmaz Âgâh olsa eğer nûr-i dîdâre Âlemde nukûş-i ekvâna bakmaz Muhabbet olursa gönülde rehber Zevk-ı dil esrârı okudur ezber Güneşden güzeldir cemâl-i dilber Cemâli seyreden cinâna bakmaz Mey-i muhabbeti olan zâıkler Bezm-i irfânîde olan fâıkler Destûr-i mükerrem alan âşıkler Vuslat-ı dergâhe derbâna bakmaz LUTFÎ kurbân olsun merd-i meydâne Kalbinde tevhîdi olmuş dürdâne Meydân-ı tevhîdde merd-i merdâne Olan Hak’dan gayri bir yana bakmaz 11’li hece vezni 261 1 Hevâ dâmında kayd-ı bend olan eşrâre pend olmaz Yabanda mürd olan harden zübâbın pâyi bend olmaz Hevâ-yı nefse tâbi‘ her cihet ısyâne daldırmış Esam a‘mâ leîm ferde nasîhat sûd-mend olmaz Yüzün perdesini yırtmış îmân incîsini satmış Kızışmış şehvete batmış ner arslana kemend olmaz Denâet derûnu dolmuş rezâletde kemâl bulmuş Hamâkat hâmili olmuş siyah merkep semend olmaz 267 5 Hayâ edeb diyânetsiz nâmûsu yok hidâyetsiz Mürüvvet merhamet bilmez zeher parçası kand olmaz Bu dînin gül-gülistânı yıkılsa târ u mâr olsa Olur küffâr-perest şâdan o zâlim derd-mend olmaz Zemân eşrârını irşâd ederim deyü zannetme Öğüdün yuvada almış eke şeytâna fend olmaz Bu dünyâ bahr-i hayr u şer olubdur LUTFÎ bîdâr ol Tarîk-ı Hakk’ı bulmayan dü-kevneyn behre-mend olmaz Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 262 1 Acebdir mâden-i müşgîn cihânı müşg-bâr etmez Visâl-i teşnesine rahmedüp ümmîd vâr etmez Kerem-rûluk edüp düşmânlarına kahredüp dosta Ne hikmetdir o meh-rû-veş adûvsun şerm-sâr etmez Murâd dildârını âşık gönülde gün gibi görmek Ki tasvîrde olan sûret cemâl-i câne yâr etmez Kebûter ger getürse nâme-i cânânımı câne Görür eflâke yetmiş dûd-i âhımdan güzâr etmez 5 Selâm-nâme-i dildârı dile LUTFÎ bilen tuhfe Dil-i şeydâ hayâl-i yârsız bir an karar et mez Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 263 1 Bu kadar felâket bu kadar gaflet Her kavm-i küffârda tasavvur olmaz Bu kadar mihnetler bu kadar zahmet El-yevm hiçbiri tezekkür olmaz Bin bu kadar kahreylese Hudâ’mız Göklerden çağrılsa gelse nidâmız Mahvolmuş gönülden nûr-i hüdâmız Âhiret âkıbet tefekkür olmaz 268 Gözler kör olmuşdur hakkı görmekden Diller lâl olmuşdur hak söylemekden Kulaklar sağırdır hak dinlemekden Hakkı kabûl etmek tahattur olmaz Kitâbullah ile yokdur hareket Ref‘ oldu İslâm’dan gitdi bereket Kesbetmiş tevhîdde lisân rekâket Tarîk-ı tâlîmde teğayyur olmaz 5 Namaz farzdır mescidlere varmazlar Kur’ân nedir emrullahı sormazlar LUTFÎ ulemâyı âdem saymazlar Nîmet-i îmâne teşekkür olmaz 11’li hece vezni 264 1 Ey sâkî rahmeyle bize Biz Muhammed ümmetiyiz İhsâne geldik biz size Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî zikret Ahmed’i Zât-ı pâk-i Muhammed’i Doldur bir bâde sermedî Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî şâh-ı enbiyâ Oldur Habîb-i Kibriyâ Verir şerâb-ı pür-safâ Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî zikret rehberi İns ü cinnin peygamberi Doldur şerâb-ı kevser’i Biz Muhammed ümmetiyiz 5 Ey sâkî sırr-ı Çâr-i yâr Verildi sana bahtiyâr Doldur ver câm-ı aşk-ı yâr Biz Muhammed ümmetiyiz Sâkî bilirsin Ahmed’i Hakîkat-i Muhammed’i Lutfet şerâb-ı vahdeti Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî gel eyle kerem Sensin mahremi bu harem Bir bâde doldur lâ-cerem Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî feyz-i Rahmânî Sendedir ilm-i Rabbânî Lutfet bâde-i irfâni Biz Muhammed ümmetiyiz Ey sâkî bahr-i keremsin Sâhib-i lutf-i himemsin Sen sâkî-i bu ümemsin Biz Muhammed ümmetiyiz 10 Ey sâkî ihsân sendedir Derdlere dermân sendedir Mey doldur meydân sendedir Biz Muhammed ümmetiyiz 269 Ey sâkî gavs-i a‘zamsın Sırr-ı mukaddes ekremsin Bu LUTFÎ’ye sen erhamsın Biz Muhammed ümmetiyiz 8’li hece vezni 265 1 Bir bâde-i hamrâ getür ey sâkî-i nevrestemiz Vakt-i seher sahbâ getür meyhâneye dil-bestemiz Mir’ât-i dil bulsun cilâ göster cemâlin cîmini Cîm-i cemâlin şevkıne cân gözleri peyvestemiz Doldur şerâb-ı hikmeti bu hizmete kıl himmeti İki cihânın devleti ey nûr-i dil vâbestemiz Mey-i muhabbet-i Hudâ verir dile nûr-i hüdâ Meyhâneye cânlar fedâ olsun bu meye restemiz 5 Her katresi âb-ı hayât içen anı görmez memât Bu mey ile bu kâinât bulmuş hayât her hastemiz Bâde-keşân meyhânede dilşâd olur vakt-i seher Cânân dîdârın gösterir bu bâde-i hacestemiz LUTFİYÂ cânân ile cân meyhânede bulur hayât Zevrak-ı zevk olur müdâm demhânede sermestemiz Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 266 1 Güneş-veş dilber-i dildâr gönül eylenmez eylenmez Gören gözler olur bîdâr gönül eylenmez eylenmez Kemân-ebrûleri kudret kaleminden nedir hikmet Cinân seyrine ne minnet gönül eylenmez eylenmez Cemâli cennet-i cândır kelâmı dürr ü mercândır Bu cângâhe heyecândır gönül eylenmez eylenmez Bezetmiş gerdenin haller âşıkdır hâle hayâller La‘l-i lebinde zülâller gönül eylenmez eylenmez 270 5 Gülistân-ı melâhatde bâğ u bostân-ı hikmetde Bu vuslat-ı şerâfetde gönül eylenmez eylenmez Gören gözler olur hayrân âleme âfet-i devrân Nice cânlar olur seyrân gönül eylenmez eylenmez LUTFÎ’ye dilber-i tannâz gece gündüz eder bin nâz Gören gözler gelür mi vaz gönül eylenmez eylenmez Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 267 1 Revnak-ı gülistân demi bülbüllere kalmaz Sabâ-yı seher zevkı de sünbüllere kalmaz Günden de güzel mihr-i dirahşânlar ölürler Gerdenleri sîm hâlları fülfüllere kalmaz Çok serv-i revân âfet-i devrânları gördüm Ne hûrî kıyâfet ne çiçek hâllara kalmaz Bunca ki niyâz-dârına nâz ile göründü Her vakt-i seher nazlı niyâz güllere kalmaz 5 Emîr-i zemân mühr-i Süleymân’e yetişse Emri emîrin söylediği dillere kalmaz Ey nûr-i basar nûr-i basîretden eser-yâb Ol bak ki bu cân arşa yeten ellere kalmaz LUTFÎ bu güzel şi‘r-i dilâvîz ile ândır Bu fânî cihân kullara sultânlara kalmaz Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 268 1 Bu menzil bir mürûrgâhdır mürûrgâhde karâr olmaz Bu dünyâ bir güzergâhdır güzergâhde diyâr olmaz Bu bir cânbâz-ı mekkârdır vefâsız bir cefâkârdır Mürîdin ber-murâd etmez bu bir kimseye yâr olmaz 271 Aceb bir av ile avlar kişinin başını tavlar Acebâ geldi mi bir er bu sayyâda şikâr olmaz Gözün perdesini kaldır nûr-i ibret ile doldur Basîretle nazar eyle bu miskîn pây-dâr olmaz 5 Bu bir kānûn-i kadîmdir gelen gitmek içün gelmiş Bu bir kazâ-yı elbettir bu derde hiç timâr olmaz Misâfirhânedir elbet gelen gider konan göçer Bu dâr bir dâr-ı rıhletdir ikāmete bâzâr olmaz Nice LUTFÎ gibi dildâdelerin nâ-murâd etmiş Vefâsızın vefâsını gözetmek akla kâr olmaz Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 269 1 Derd elinden dâde geldim kandedir Lokmân’ımız Rûz u şeb feryâd kıldım emrede dermânımız Gül-gülistân-ı melâhatde eder zevk u safâ Ne verir derdime dermân ne çıkarır cânımız Böyle bir cânsûz ciğer-dûz tîrine oldum hedef Ne kadar yandım yakıldım duymadı efgānımız Dergeh-i tıbhânesinde eyledim yüz bin niyâz Vermedi gerçi sataşdım katlime fermânımız 5 Bu ne çarh bu ne çember fitne-güster dil-firîb Çâr-sû bend eylemişdir âfet-i devrânımız Ne kadar tâb ü tüvân-dârlık edersem sûd yok Pek perîşân eyledi ebdân-ı perîşânımız LUTFİYÂ dârü’l-emân dildârı derlerdi ezel Etmedi dermânımız bir merhamet sultânımız Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 270 1 Hubb-i Rahman isteyenler dürr ü mercan istemez Derdini derman bilenler derde derman istemez 272 Derd ise bir dürr ü mercân gerden-i cân cevheri Lübb-i irfân isteyenler şöhret ü şân istemez Şehper-i zenbûri değmez bu cihân kâşânesi Seyr-i cânân isteyenler kasr-ı cinân istemez Bu fenâda sîm ü zerler od salar cângâhlere Mâh-i tâbân isteyenler necmi seyrân istemez 5 Öyle bir dilbere el ver dâd-res olsun sana Bâkî bir cân isteyenler fânî bir cân istemez Bu nukûşât-ı cihânı nakşeden nakkāşı gör İlm ü irfân isteyenler gül ü reyhân istemez Mir’ât-ı hikmete bak LUTFÎ aref dersin oku Cânı kurbân isteyenler câne kurbân istemez Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 271 1 Mecnûn ki sahrâyı seyretdi ammâ Hayıf ki cemâl-i Leylâ görünmez Bu seyrân-ı sahrâ müşkil muammâ Katre bulunur mu deryâ görünmez Sevdâ âşıkları sergeşte eyler Mâşûk nerde kaldı sahbâ görünmez Dûçâr olan bilür derd-i sevdâyı Gözüne kāmet-i tûbâ görünmez 5 Âteş-i hasretle dağlanmış cânı Zülf-i anber gözü şehlâ görünmez Hasret diyârında olmuş perîşân Dîde-i cânına dünyâ görünmez Kaplamış vücûdun âteş-i sevdâ N’eylesün hudûd-i sevdâ görünmez 273 Muhabbet bahrine sefîne salmış Hiçbir taraf râh-i rehâ görünmez LUTFÎ bu deryâya düşenler bilür Deryâdadır ammâ deryâ görünmez 11’li hece vezni 272 1 Güvenme civânım serv-i kāmete Gider bu güzellik sana da kalmaz Mağrûr olma sakın mâle devlete Gider bu güzellik sana da kalmaz Nice bây u gedâ bu yer yutmuşdur Nice tâc u tahtlar yere batmışdır Nice pâdişahlar yerde yatmışdır Gider bu güzellik sana da kalmaz Al yanağın solar kaddin bükülür Birgün olur konakların sökülür Malın elden gider yere dökülür Gider bu güzellik sana da kalmaz Evlâdların birgün başan taş olur Etmeği çok yedin çok savaş olur Başın sana bir belâlı baş olur Gider bu güzellik sana da kalmaz 5 Senin gibi akranların fân olur Bir ferd yüzen bakmaz bağrın kan olur Vardığın meclisler perîşân olur Gider bu güzellik sana da kalmaz Gelinlerin der ki yine mi geldi Ölmez itmez bitmez ne belâ oldu Evimizin içi musîbet doldu Gider bu güzellik sana da kalmaz Civânlık zemânı gün-be-gün gider Bu dünyâ bin derde mübtelâ eder Bin kerre öldürür ölüme kadar Gider bu güzellik sana da kalmaz 274 Şerâfet-i dünyâ nevm-i nâimdir Dünyâ ibtilâsı dâim kāimdir LUTFİYÂ zannetme dünyâ dâimdir Gider bu güzellik sana da kalmaz 11’li hece vezni 273 1 Seyr-i dildârını ârif dilde âhe söylemez Âlemi tenvîr eder hem mihr ü mâhe söylemez Mekteb-i ilm-i ledünde men aref esrârını Mûsil-i vasl-ı habîbi şâh-râhe söylemez Nûr-i îmân hubb-i Rahmân’dan tefeyyüz eylemiş Dîde-i bâtın eder seyrân nigâhe söylemez Gülsitân-ı vahdetin bülbüllerin anlar olur Gerden-i dilber öper zülf-i siyâhe söylemez 5 LUTFİYÂ sermest olur bezm-i elest mey-keşleri Perver-i aşk-ı Hudâ gedâye şâhe söylemez Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 274 1 Her rûy-i kamer âfet-i devrâne yetişmez Her gonce-i ter lebleri handâne yetişmez Ol çeşm-i siyeh âhû-yi Çin’den de güzeldir Gerdende hâli dengine dürdâne yetişmez Her dîdesi bir kıble-nümâ kâbe-i aşka Aşk kâbesini bilmeye Rahmân’e yetişmez Dil beyt-i Hudâ derûnu mihrâb-ı muhabbet Muhabbet ise sîret-i hayvâne yetişmez 5 Zevk-ı meyi sor bezm-i elest bâde-keşinden Katre-i meyi içmeyen ummâne yetişmez 275 Gülşen-i gönül güllerini eyle temâşâ Cân gözleri yok mihr-i dirahşâne yetişmez Bir ârif-i billâhe meğer dil vere LUTFÎ Erden dûr olan meydân-ı merdâne yetişmez Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 275 1 Dünyâ-yı denî dîde-i bîdâre görünmez Gülzâr-ı cihân tâlib-i dîdâre görünmez Mesteyleye ger dilleri bu şerbet-i tevhîd Elbette o cân manzar-ı ağyâre görünmez Cânân ile cân gülbe-i vahdetde bulunsa Besdir bu şeref sûret-i dür-bâre görünmez Sermest-i mey-i mânevî cennetleri görse Ol cân-ı civân Rıdvân-ı serdâre görünmez 5 Meyhâne-i mânâ-yı muhabbet urefâdır LUTFÎ o kerem-şânı gören nâre görünmez Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 276 1 Tâk-ı ebrû-yi kemânın dilberâ mihrâbımız Kevser-i la‘l-i lebindir bâde-i nâ-yâbımız On sekiz bin âlemi hayretde koydun ey güzel Aşk ile doldu gönüller kalmadı boş kabımız Dergeh-i pîr-i mugāndır kâbesi âşıkların Mahrem-i mihr-i muhabbet dilber-i mehtâbımız Hatt-ı halın câm-ı meydir nûş-i hamr-i vahdeti Etdiler bezm-i elestde müsteîd erbâbımız 5 Mâşâallah hiç ayılmaz bu meyin mestânesi Hamdü lillâh haşrolurlar rind-i şeyh u şâbımız 276 Bâdenin dürdin çekince mest-i serhoş zindeler Açılur nûr-i tecellâ lutf-i Hak’dan bâbımız LUTFİYÂ lutfetse Hak bir köhne câmın cür‘asın Zevk-ı dil nûr-i muhabbet yâr olur ahbâbımız Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 277 1 Sahrâ-yı sevdâya düşen nevreste Civânın başında aklı bulunmaz Sevdâ-yı Leylâ’ya olan peyveste Âlem-i hayreti târîf olunmaz Âteş-i sevdâya dayanmaz diller Feryâdın oduna yanar bülbüller Devre gelür seherlerde sünbüller Sevdâ-keş âşıkın önü alınmaz Dâne dâne kan yaş akar gözünden Revîş-i aşk belli olur yüzünden Neş’e verir dürr ü mercân sözünden Gûş-i câne bu esrârdır bulunmaz Gören gözler eder hayret yüzünü Lezzet alır işidenler sözünü Dergâh-ı dildâre dutmuş gözünü Aşk olmazsa bu deryâya dalınmaz 5 Dilberin bulunmaz misl ü menendi Gören gözler gördü cândan beğendi Âşıklar boynunda aşkın kemendi LUTFÎ bu sahrânın haddi alın maz 11’li hece vezni 278 1 Derdin sana dermândır Özge dermân istemez Cennet-i cân îmândır Kasr-ı cinân istemez Matlûbu Allah olan Hasbeten lillâh olan Ârif-i billâh olan Hûrî ğılmân istemez 277 Aşk-ı Hudâ ki yârdır Gönülde yâr-i gārdır Bâkî devletin vardır Şekk ü gümân istemez Derdin derûnda kalsın Gönül gözü nûr olsun Cânın cânânı bulsun Bâğ u bostân istemez 5 Ârifin dersi aref Bu dersdedir her şeref Sivâdan ol bî-taref Dürr ü mercân istemez Îmân İslâm sende var Kitâbullaha ol yâr Gönüldedir o dildâr Elde fermân istemez Kesme ümîd rahmetden Ayrılma merhametden Ol gör âlî himmetden Şöhret ü şân istemez Dermek dînârı nârdır Dirhemde belâ vardır Kimin ki bahtı yârdır Kurb-i sultân istemez LUTFÎ Hudâ’dan iste Merhamete şâyeste Mevlâya ol dil-beste Mihr-i zemân istemez 7’li hece vezni 279 1 Merhamet bahrinin kenârı olmaz Merhametin nihâyeti bulunmaz Ümmet-i Muhammed gark olsa gerek Bahr-i merhametin önü alınmaz Hurşîd-i merhamet Zât-ı Muhammed Âhir zemân peygamberi o Ahmed Âlemlere rahmet göndermiş Ehad Muhabbet-i Muhammed’den doyulmaz Zât-ı Muhammed’dir dergâh-i Mevlâ Vücûd-i mevcûdu nûr-i Teâlâ İftihâr eyledi Arş-ı muallâ Leyle-i Mîrâc’ın haddi bilinmez Gülbe-i gönülde nûr-i hidâyet Tevhîd-i Bârî’den oldur bidâyet Seâdetle ömür bulur nihâyet Nakş-ı tevhîd LUTFÎ dilde silinmez 11’li hece vezni 278 280 1 Âh odu tende iken büryân kebâbdayız biz Aşk yâr cânda iken rengîn şerâbdayız biz Hasret-i dilrubâdan âteş düşünce gönle Başdan başa yıkılmış şehr-i harâbdayız biz Ger fâriğ olmaz isen meh-pârelerden ey dil Olmaz bize karargâh zîr-i hubâbdayız biz Gel nâr-ı aşka yanma görünce şûh u şengi Hâşâ ki tâkat olmaz ahd-i şebâbdayız biz 5 Mühlikdir âl-ı dilber aşk dâm-ı mehlekedir Âlem-i hayret içre gûyâ ki hâbdayız biz Nâr nûr u aşk muhabbet cem oldu yâr ruhinde Gâhî güler gâh ağlar zevk-ı hûn-âbdayız biz Zülf-i siyâhı ey dil zulmet bırakdı câne Cân ermese cânâne taht-ı türâbdayız biz Tîr-i kazâya benzer müjgân-ı kara gözler Gel LUTFÎ’yi sen öldür hâzır cevâbdayız biz
|