|
Ş (Şın) KĀFİYESİ Bu felâket seyrine bir çeşm-i bîdâr kalmamış Bu melâhat şem‘ine bir gûş-i hüş-yâr kalmamış Gül gider bülbül gider sünbül gider gülşen gider Bu zevâlin sür‘atine ferd-i gam-hâr kalmamış Mihr-i eflâk-ı selâmet âşikâr etmiş gurûb Âkıbet-endîş olan bir ferd zinhâr kalmamış Hurmeti vâcib olan eşyâ bugün tahkîrdedir Cân vere cânân yolunda mîr-i nâmdâr kalmamış 5 Rûz-i haşre dek muhakkak evliyâ noksan değil Şîr-i meydân-ı diyânet kâfî mikdâr kalmamış Sürh-renk seller gider gayret-i Hak eyler zuhûr Kıl nazar Allah içün bu nâsda hiç âr kalmamış Fânî fi’d-dünyâ olan eşhâs hayvândan beter LUTFİY nusret eder sanma ki dindâr kalmamış Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 283 1 Güzeller güzeli nûr-i Muhammed Âşıklar gözüne âşikâr olmuş Güneşlerden güzel cemâl-i Ahmed Ârifler gözünde müşg-bâr olmuş Dîde-i cân ile dîdâr-ı yârı Seyreden bahtiyâr o nûr-dîdârı Sahrâ-yı sevdâda kılmış karârı Râh-ı hidâyetde pây-dâr olmuş 281 Cemâl-i cânâne dil-besteler var Cânın kurbân eder nev-resteler var Bu zencîre dâim peyvesteler var Meydân-ı himmetde nâmdâr olmuş Nehr-i muhabbetden almış nemâyı Sabâ gibi gezmiş görmüş hümâyı Kalbinde seyretmiş cihân-nümâyı Güneş-veş âlemde zer-‘ıyâr olmuş 5 Gönlünde görünür rızâ-yı Bârî Gülbe-i derûnu seâdet gāri Rûz-i ezel olmuş tevhîd şikâri Nûr-i hidâyetle gül‘izâr olmuş Mevlâ’ya kurbândır âşık-ı Mevlâ Dergâha kurbândır âşık-ı Mevlâ Zâkirleri sever Zât-ı Teâlâ Âşıkların âhı sad-hezâr olmuş Zâkirler giderler râh-ı hüdâya Müştâk olmuş tevhîddeki sadâya LUTFÎ kurbân olsun Hakk’a fedâya Merhamet-i Rahmân ile vâr olmuş 11’li hece vezni 284 1 Bir nazarla âleme rahmetini âm eylemiş Merhametiyle nice abdini ber-kâm eylemiş Kıl kerem ey âlemi var eyleyen Allah’ımız Kendi fazlından bizi îmân ile nâm eylemiş Ey Kerîm ummân-ı rahmetden bize verdin nasîb Merhametin yâ Kerîm noksânları tâm eylemiş Nûr-i vahdetden erişdi mürşidi muvahhidin Feyz-i tevhîd Arş ü ferşi zîr-i ikrâm eylemiş 5 LUTFİY şems-i hidâyet âlemi tenvîr eder Zümre-i ehl-i îmânı nûru ber-kâm eylemiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 282 285 1 Şi‘r ise âşıkları dâimâ dilşâd eylemiş Şi‘r ile Sıddîk-ı Ekber halkı irşâd eylemiş Zevk-ı şi‘r âb-ı hayâtdır müsteîd olsan eğer Ehl-i derde dâimâ eş‘âr imdâd eylemiş Mûteberdir ârifân indinde eş‘âr-ı selîs Aşk deminde ehl-i diller vezni îcâd eylemiş Dillerinden feyz-i Hak enhâr-veş akar gider Şi‘r ile âşık olan merd dâde feryâd eylemiş 5 Hâfız-ı Şîrâzî’den almış Fuzûlî feyzini Bu muhabbet nehri ile dilleri şâd eylemiş LUTFİY deryâ-yı rahmetdir kelâm-ı evliyâ Miftâh-ı rahmet ile dergâhı güşâd eylemiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fa ‘i lün 286 1 Zevk-ı dilden dûr olanlar şi‘ri inkâr eylemiş Sıdk ile Sıddîk-i Ekber şi‘ri tekrâr eylemiş “Cüd bi-lutfik yâ İlâhî men lehû zâdün kalîl” Bu münâcâtında mevzûn aczin ızhâr eylemiş Kıl nazar Münebbihât’da Çâr-i yâr’in şi‘ri var Na‘t-i Peygamber ise eş‘ârı dür-bâr eylemiş Bu Muhammed ümmetinde nice bin Hassân var Şâirâne zât-ı pâk Hassân’ı serdâr eylemiş 5 Arş-ı a‘zam’dan alurlar vâridâtı ârifân Ârifân sohbetlerini ekser eş‘âr eylemiş Nem alursa gülbün-i dil enhâr-ı eş‘ârdan LUTFİY bu zevk-ı eş‘âr kalbi gülzâr eylemiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 283 287 1 Kerem-i Kerîm’den azîm merhamet Bizi Mevlâ ehl-i îmân eylemiş Göndermiş bizlere Ahmed’i rahmet Ehl-i tevhîd ehl-i irfân eylemiş Nûr-i îmân ile kılmış münevver Sırr-ı tevhîd ile etmiş mutahher İkrâr u tasdîkle olduk muzaffer Başımızda tâcı Kur’ân eylemiş Taht-ı dilde câlis nûr-i muhabbet Muhabbet-i Mevlâ gönülde devlet Muhabbet-i Mevlâ ne büyük rahmet Derdimize derdi dermân eylemiş Ömer’im ömründe dürr-i seâdet Bulasın gönlünde nûr-i hidâyet Her iki cihânda budur selâmet Îmânı İslâm’ı ihsân eylemiş 5 Gam yeme cihânın germ ü serdine Gönülden fenânın düşme derdine Ebnâ-yı zemânın bakma ferdine Dilde karâr feyz-i Rahmân eylemiş Hakk’ı seven gönül zarf-ı hüdâdır Hubb-i Mevlâ dilde Hakk’a fedâdır Ehl-i dünyâ her dem Hak’dan cüdâdır Hak yolunda bulun fermân eylemiş Dergâh-ı Mevlâ’da sâil olanlar Kurb-i İlâhî’de devlet bulanlar Bu dergâhden LUTFÎ nasîb alanlar Seyrân-ı mîrânda devrân eylemiş 11’li hece vezni 288 1 Ol perî-veş gör nice zülfün perîşân eylemiş Kâkül-i gül-bûlerin bâd-ı sabâ şân eylemiş 284 Her teli bir Şâh-nâme yazmış İskender’lere Gerdeninde halları âlemde bir şân eylemiş Dilrubâlar dergehi tahtında sultân bir güzel Gözlere hayret verir mihr-i dirahşân eylemiş Verd-i vahdet bâğı sadrında güneş-veş âşikâr Hak anı mahlûk içinde bir kerem-şân eylemiş 5 Bu mehâsin saff-ı sadrında mukarrerdir bugün LUTFİY bu dilberi Mevlâ’sı zî-şân eylemiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 289 1 Şerâb-ı Lâ-yezâlî’den içenler teşne-yâb olmuş O meyhâne-i vahdete olan câm-i şerâb olmuş Tecellîgâh-ı Mevlâ’dır dil-i vîrâne-i uşşâk Sivâ serâyını yıkmış harâb-ender-harâb olmuş Görünce şevkı şems-i dil cemâl-i zü’l-Celâlî’den Yüzünü yerlere koymuş türâb-ender-türâb olmuş Meallah ârifün billâh olan erbâb-ı tecrîddir Görünmez hurşîd-i mânâ beşeriyet nikāb olmuş 5 Hüve’l-Evvel hüve’l-Âhir hüve’z-Zâhir hüve’l-Bâtın Cemâl-i zü’l-Celâl’ine kemâlâtı hicâb olmuş Aman gûy-ân ile LUTFÎ yüzün sür yerlere yalvar Nice bin Hayder-i Kerrâr bu deryâda hubâb olmuş Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 290 1 Ey sabâ al selâmım yâr-i vefâdâra yetiş Anberistâna varup kâkül-i gülbâra yetiş O sanem-rûler ile zülf-i semensâları gör Kameri reşke salar hurşîd-i dîdâra yetiş 285 Perî-veş şehper-i şân bahşede dil-dîdesine Nûr-i vahdet güneşi gösterir bir yâra yetiş Kānûn-i devr-i kadîm âşıkın olmaz kederi Cân gide yâr yoluna cân ile dildâra yetiş 5 LUTFİY nazlı niyâz eyle kerem-şân olana Nazarı ola kerem-rîz gözü bîdâra yetiş Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lâ tün / Fe ‘i lün 291 1 Muhammed ümmeti her dü-cihânda bahtiyâr olmuş Ezelden rahmet-i Rahmân’e lâyık ihtiyâr olmuş Muhammed ümmeti memdûh-i Mevlâ her kitâbında Reîsi Sıddîk-ı Ekber ile şöhret-şiâr olmuş Bütün efrâd-ı eflâki duâhân eylemiş Allah Muhammed ümmetine rahm-i Rahmân yâr-i gār olmuş Nice yüz bin melekler var bize istiğfâr ederler Muhammed ümmeti ind-i Hudâ’da müşg-bâr olmuş 5 Muhammed ümmeti ke’ş-şems hüveydâdır dü-âlemde Mukarrebler meyânında şerâfet iştihâr olmuş Livâ-i hamd ile mahbûb-i Mevlâ rûz-i mahşerde Livâdâr Hayder-i Kerrâr’ı gör ki iftihâr olmuş MUHAMMED LUTFÎ’yi yâ Rab kabûl eyle bu ümmetde Kerem-kâni Kerîm Allah keremin îtibâr olmuş Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 292 1 Ey sâkî-i devr-i zemân devrâne gel mestâne-veş Ey fâtih-i dârü’l-emân meydâne gel peymâne-veş Meyhâneler olsun güşâd mestâneleri eyle şâd Zâhidler olalar irşâd mest-i müdâm rindâne-veş 286 Sâzendeler ursun sâzı sermestler etsün nîyâzı Mey-keşlerin çâre-sâzı ol bu şem‘a pervâne-veş Zî-zevk ola dilhâneler vecde gele peymâneler Şevk vere şerâbhâneler gerdenlere dürdâne-veş 5 Neyden hevâ meyden nevâ terk ola hubb-i mâsivâ Sâkî kıl bu derde devâ şefîk ol şifâhâne-veş Mey ki muhabbet bâğıdır leşker-i gamı dağıdır Ravza-i cân çerâğıdır câne cândır cânâne-veş LUTFÎ tarâbhâneye var eyle tarâb ol bahtiyâr Târibler olur müşg-bâr zülf-i dilberde şâne-veş Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün / Müs tef ‘i lün 293 1 Nûr-i âyine-i cemâl-i cânân Gönül iklîmini münevver etmiş Hurşîd-i mânâdan almışdır inan Zıyâ-yı mânevî mukarrer etmiş Pertev salmış kalbe nûr-i cemâli Güneş-veş parlamış ilm-i kemâli Bâkî devlet bulmuş yokdur zevâli Kamer gibi kalbin mutahher etmiş Hayret eder görse hûr ile gılmân Dehşet alur bilse âfet-i devrân Mislini görmemiş mihr-i dirahşân Hikmetullah böyle mukadder etmiş Ebrû-kemân şîr-i zemân bî-gümân Katleder âşıkı hiç vermez emân Şûh-i kallâş mîr-i meydân nev-civân Tâli-‘i devleti muzaffer etmiş 5 LUFİY dilberin kurbi âfetdir Mücerreb anların bu‘di râhatdır Tasavvura sığmaz bu ne tâkatdır Âşıklar kaddini müdevver etmiş 11’li hece vezni 287 294 1 Ezel meyhânesinde bâde-i vahdet şerâb olmuş Gönülde o şerâbın katreleri dürr-i nâb olmuş Meyân-ı mey-keşânda bu mey-i mânâya kıymet yok Aref dershânesinde ilm-i sevdâ iktisâb olmuş Alup ilm-i ledün-dân halkasında ders-i irfânı Okur bir sûre ki herbir hurûfu bir kitâb olmuş Edüp ilm-i ledün-dân halkasında ders-i irfânı Gönül âlemine aşk-ı İlâhî zü’l-hitâb olmuş 5 O demhâne-i mânâda o dem cânân edüb fermân Mukaddem ol meye sâkî Muhammed intihâb olmuş Bu meyin katresi sermestlere bir bahr-i ummândır Ne devlet LUTFÎ sermestler o ummânda hubâb olmuş Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 295 1 Adem sahrâsına cânâ ömür âb-ı revân olmuş Diraht-ı kāmet-i insân o sahrâda kemân olmuş Eğer seksen eğer doksan akar gider sular gibi Açar gözlerini birgün görür hatm-i zemân olmuş Ne evlâd ü ıyâlinden erişir bir meded ol gün Götürür kabre koyarlar ya nâr u ya cinân olmuş Kamu emvâl ü eşyâsın süâline kalur mârûz Nedâmet odına yanar görür ki ne zîyan olmuş 5 MUHAMMED LUTFÎ’ye Mevlâ kerem ede dü-âlemde Bütün efrâd-ı İslâm’ın yeri dâr-ı cinân olmuş Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün / Me fâ‘ î lün 288 296 1 Ey gönül kaddimi ham etdi n’idem firkat-i yâr Çâre ne sabır gerek ağlama gel eyleme zâr Sen gibi bağrı yanık etdi nice âh-ı hezâr N’idelim n’eyleyelim emr-i kader böyle imiş Yâr ile yârân olan ağyârı görmekden ise Iyd olur yevm-i memât çâre budur kim ne dese Ne tehammül ne sabır kimde kalur böyle ise N’idelim n’eyleyelim emr-i kader böyle imiş Bu kadar zâr-ı âteş-nâk ile feryâd edeyim Cân-nisâr rûhu fedâ eyleyerek yâd edeyim Yâr yolunda bu kadar vârımı berbâd edeyim N’idelim n’eyleyelim emr-i kader böyle imiş Gözlerim kan dökerek yoluna oldum nigerân Kûy-i cânâne gider vakt-i seher rûh-i revân Âteş-i aşkı ile dil-gedemiz yandı emân N’idelim n’eyleyelim emr-i kader böyle imiş 5 LUTFÎ cânânı gözet cân göz ile birgün olur Rahmeder hâlimize yanımıza belki gelür Dâimâ ehl-i sebât vuslat-ı cânânı bulur N’idelim n’eyleyelim emr-i kader böyle imiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 297 1 Muhabbet bir Süleymân’dır gönül taht-ı revân olmuş Muhabbet Mısr-ı Ken‘an’dır gönül Yûsuf civân olmuş Muhabbet neyyir-i a‘zam gönül seb-‘i semâvâtdır Muhabbet hurşîd-i mânâ gönül nûr-âsumân olmuş Muhabbet şâhid-i kudsî gönüldür âşık-ı şeydâ Muhabbet hayât-ı cândır gönül nûr-âsumân olmuş Muhabbet rûh-i a‘zamdır gönül vücûdudur anın Gönül bir mihr-i bâtındır dü-âlem âlî-şân olmuş 289 5 Muhabbet LUTFİY her dü-serâda dest-gîr olmuş Muhabbet mîr-i meydândır gönül âlî-dîvân olmuş Me fâ ‘î lün / Me fâ ‘î lün / Me fâ ‘î lün / Me fâ‘ î lün 298 1 Şems-i rahmet ehl-i îmânı münevver eylemiş Nehr-i merhamet akar kalbi mutahher eylemiş Zevk-ı hubb-i Hak derûn-i dillere vermiş hayât Nûr-i irfân sırr-ı süveydâyı enver eylemiş Mihr-i vahdet âşık olmuşdur ezelden tâ ebed Hâmil-i tevhîd olanı Hak muzaffer eylemiş Kerbelâ girdâbına mânend olur bu ibtilâ Âl-i Zehrâ bu bâzârda sabrı rehber eylemiş 5 Zümre-i Âl-i abâ’nın peyreviyiz biz bugün Teslîmiz Hazret-i Hakk’a ne mukadder eylemiş Hak yolunda serbâz olmak mîr-i merdân kârıdır Sırr-ı aşka âşinâlar rûhu cevher eylemiş LUTFİY sâdât dârında nice bin Mansûr var Bu seâdet bâbını Hak günden ezher eylemiş Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lâ tün / Fâ ‘i lün 299 1 Ol kâkül-i gül serv-i revân tâze bürünmüş Ol âfet-i cân sabâ-yı serbâze bürünmüş Dîdâr-ı dilârâsı güzel hurşîd-i emlâk Kudret kameri perde-i perdâze bürünmüş Sevdâ-yı sanem-rûler ise dâm-ı belâdır Deryâ-yı ademde o sanem râze bürünmüş Hem-râz olayım derdi gönül yâr ile amma El mi yetişir bâd-ı sabâ nâze bürünmüş 290 5 Gülbeng ederek geysûleri serv-i revânın Sabâ-yı seher perlerine tâze bürünmüş Şems ü kameri reşke salan âfet-i devrân Peyker-i perî câme-i cânbâze bürünmüş Dilberlere dildâde olan âteşe yanmış LUTFÎ ise bu âteş-i âvâze bürünmüş Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 300 1 Ender bulunur Allah içün cândan usanmış Gayret-i îmân mâliki cânından usanmış Tâbi-‘i hevâ nûr-i hüdâ bâtını satmış Târik-i îmân ru’yet-i Kur’ân’dan usanmış Allahü Kerîm şân-ı keremdir dedi Kur’an Ebnâ-yı zemân Allah’a îmândan usanmış Deryâ-yı kerem katresine tâlib olan var Binde bir âdem hayât-ı cihândan usanmış 5 Ârif-i Hudâ nûr-i hüdâ zarfı olanlar LUTFÎ gibi derd ehline dermândan usanmış Mef ‘û lü / Me fâ ‘î lü / Me fâ ‘î lü / Fe ‘û lün 301 1 Bu derd meyhânesinde kimi gördün şâdümân olmuş Bu gamhâne-i mihnetde belâdan kim emân bulmuş Bu bir devvâr-ı gaddârdır gözü gördüğünü hep yer Ne şâh u ne gedâ bunda ne bir ferd pây-dâr olmuş Nice serv-i revân cânlar nice gül yüzlü sultânlar Nice Cemşîd gibi hânlar bütün bu deryâya dalmış Hüner Hakk’a kul olmakdır hüner irfânı bulmakdır Hüner bir ibret almakdır bu gaflet âlemi almış 5 MUHAMMED LUTFÎ’ye lutfet amân ey Hâlik-ı âlem Belâ-yı ekber oldur ki özünü gaflete salmış
|