GÖZDEN GEÇİRİLEREK ŞİİR ŞİİR DÜZENLENECEK


 

Değil mi 2

 

Hudâ zâkirleri ahyâr değil mi

Gedâyı şâh iden ezkâr değil mi

 

Devam eyle dün ü gün zikre kardaş

Hudâ zikri hümâyûn kâr değil mi

 

Celîsiyem didi Hak ehl-i zikrin

Hudâ zikri şâh-ı sâlâr değil mi

 

Virir zâkirlerine ol bülend câh

Anın zikri güzel güftâr değil mi

 

İren maksûdına zikr-ile irdi

Mukarrebler kamu zükkâr değil mi

 

Niçün leyi ü nehâr zikr eylemezsin

Muradın rü'yet-i dîdâr değil mi

 

Niçün 'ışk odına yanmazsın ey har

Meramın vuslat-ı dildâr değil mi

 

Ta'accüb eyleme har didiğime

Kişiyi hor iden inkâr değil mi

 

Ne hey'et virdi Halik nutfe iken

İçin tısın tolu esrar değil mi

 

Bilen nefsini bilür Halikını

Diyen ol Hayder-i Kerrâr değil mi

 

Devam it zikr ü istiğfara her ân

Zahirin zikri istiğfar değil mi

 

Olagör zikre Kuddûsî müdavim

Ki zâkir vâsıl-ı Cebbar değil mi

 

Değil mi 3

 

Beni Mecnûn iden dil-dâr değil mi

Alan bu gönlümi ol yâr değil mi

 

Anın sevdasına düşen fakîrin

Gözi yaşlı özi bîmâr değil mi

 

Kılan 'âşıkları mestân u hayran

Elest bezmindeki ikrar değil mi

 

'Azâzîli iden mel'ûn u matrûd

Enâniyyet ile inkâr değil mi

 

Yaraşmaz 'âşıka ağyara rağbet

Hicâb olan sana ağyar değil mi

 

Sakın Kârûnleyin dînârı yığma

Anı hasf eyleyen dînâr değil mi

 

Zuhuri istemez gerçek erenler

Kulı yoldan koyan izhâr değil mi

 

Bu yolda sıdk-ıla ihlâs gerekdir

Mürâ'îler kamu küffâr değil mi

 

Günâh-kâr-âne tevbe hoş emândur

Hudânın bir adı Gaffar değil mi

 

İder kürsîde vâ'iz halka pendi

Henüz kendi işi evzâr değil mi

 

Kilâbdur sîm ü zer tâlibleri bil

Ki dünyâ cîfe-i murdar değil mi

 

Günâhlar başıdur dünyâyı sevmek

Diyen Peygamber-i Muhtar değil mi

 

Hemân zikr-eyle Kuddûsî Hudâyı

Kulı sultân iden ezkâr değil mi

 

Değil mi 4

 

Şu dünyâ cîfe-i murdar değil mi

Anın tâlibleri füccâr değil mi

 

Günâhlar başıdur dünyâyı sevmek

Diyen Peygamber-i Muhtar değil mi

 

Yapuban anı dîni hedm idenler

Hudâdan dûr olan ağyar değil mi

 

Düşün Kârûnın encamın ki noldı

Sebeb hizlânına dînâr değil mi

 

Ana dil virme Kuddûsî hazer kıl

Ki meyi iden ana eşrâr değil mi

 

Değil mi 5

 

Münafık ekfer-i küffâr değil mi

Tışı tâhir içi murdar değil mi

 

Hudâ bilmez mi zann eyler nifakın

'Ayan ana kamu esrar değil mi

 

Mekânı derk-i esfeldir cahîmde

Kelâmında diyen Cebbar değil mi

 

Dimişler kork Hudâdan korkmayandan

Ki ol bî-merhamet gaddar değil mi

 

Yehûdîden Nasârâdan münafık

Eşed düşmân-ı dîn zinhar değil mi

 

Sığın Kuddûsîyâ Settâra dâ'im

Münafıklar kamu eşrâr değil mi

 

Virdim gönlümi

 

Ben ezelden bir meh-i garrâya virdim gönlümi

Olmışam Mecnûn bugün Leylâya virdim gönlümi

 

Yimezem şimden-girü dünyâ vü ahret kaydını

Çünki ben bir dil-ber-i yektaya virdim gönlümi

 

Vâ'iz eyler bana pendi fârig ol 'ışkdan deyü

Ben zarurî ol gül-i ra'nâya virdim gönlümi

 

Gerçi sûretde gedâ-yı bî-kesem ben zâhidâ

Ma'nâda bayım ki ben şol baya virdim gönlümi

 

Vird-i Kuddûsî budur her dem dilinde yâd ider

Mâsivâyı neylerem Mevlâya virdim gönlümi

 

Yetişmez mi

 

Benim çekdiklerim çille Hudâvendâ yetişmez mi

Bu kesret bu meşakkat bu kuru gavgâ yetişmez mi

 

Seni bilmek içün bizi yoğ-iken eyledin îcâd

Bu gaflet bu cehalet bu yalan da'vâ yetişmez mi

 

Metâ'-ı 'ömrimi zayi' idüb oldum bugün müflis

Bu hasret bu hacâlet bu elem bana yetişmez mi

 

Şu mahzun gönlümi şâd eylesen olmaz mı fazlınla

Dün ü gün ağlayub yalvardığını sana yetişmez mi

 

İhata eyledi endamımı gaflet kesel fetret

Basîret gözimin hem oldığı a'mâ yetişmez mi

 

Sana ma'lûm benim hâl-i perişanım 'Alîmsin çün

Bu denlü çekdiğim hüzn ü keder bana yetişmez mi

 

'Azâb itmek ise bana muradın yok sözüm asla

Eğer 'afv itmek ise eylesen şâhâ yetişmez mi

 

Benim zannım sana budur ki eylersin bana re'fet

Disen Kuddûsîyi 'afv itdim ey Mevlâ yetişmez mi

 

Ey Hudâ var bir muradım

 

Ey Hudâ var bir muradım isterem senden anı

Çün Kerîmsin hem Cevâdsın hem Latîfsin hem Ganî

 

Eylerem dostın Muhammedle tevessül ben sana

İtme anın hürmetine sen kapundan red beni

 

Dir isen lâyık değülsin ol muradına eğer

'Âdetindür eylemek şâd 'arz-ı hacet ideni

 

Nice alçak mücrimi 'afv eyleyüb kıldın refî'

Oldı bayram her güni hem Kadr olubdur her düni

 

Ol muradımı virirsen gayrı nesne istemem

İsterem ancak anı ben neylerem şunı bum

 

Nâ'il olmak ol murada herkese olmaz nasîb

Sen kimi dilersen olur 'îd-i ekber her güni

 

Yok su'âlden gayrı Kuddûsî fakirin kârı hîç

Pes anın sensin muradı vir ana lutf it seni

 

İste Hakdan

 

İste Hakdan her ne ki lâzım olur ise anı

Ol Karîbdür hem Semî'dür hem Mücîbdür hem Ganî

 

Hem Cevâddur hem Kerîmdür sâ'ilin mahrum komaz

Dahi Mugnîdür ider fazlıyla ignâ ol seni

 

Ol-durur Vehhâb u Rezzâk u Latîf ü Lem-Yezel

Cümle halkın ol-durur viren dün ü gün rızkını

 

Sen ana eyle tevekkül ol vekîlindür hemîn

Eyle esbaba ta'alluk di Hudâ besler beni

 

'Adet olmış dürlü dürlü kesb-i kâr Kuddûsîyâ

Hak viren rızkı sebeb eyler imiş şunı bum

 

Geylânî

 

Yedi iklîmde sonlur işit erkân-ı Geylânî

Kamu büldânda kurılur hemîn meydân-ı Geylânî

 

Ulaşur idene feryâd ider muztarlara imdâd

Olur ana uyanlar şâd serî' dermân-ı Geylânî

 

Tarîkına giren anın düşer 'ışkına Mevlânın

Olanı kul o sultânın sever Yezdân-ı Geylânî

 

İder irşâd mürîdin ol olalım biz o şâha kul

Hudâ 'indinde çün makbul ki dervîşân-ı Geylânî

 

Düşenin destini tutar yakîn ırak dimez yiter

Tarîkına girüb ol er yücedir şân-ı Geylânî

 

Mürîdine cefâ iden kefen hâzırlasun erken

İnan bu sözlerime sen açık bürhân-ı Geylânî

 

Çağırsan ana sıdk-ıla yetişür ol silâh-ıla

Muradın ne ise dile ki bul ihsân-ı Geylânî

 

Ki tablım çalınur her ân yir ü gökdedir ol sultân

İşit bu sim it iz'ân ki ol cânân-ı Geylânî

 

Mürîdim tabii ursun dir kasidesinde hem ol pîr

Seni tabiim uyandırır budur fermân-ı Geylânî

 

Mürîdim korkma dir asla nasîrimdir benim

Mevlâ Size düşman olan zîrâ olur düşmân-ı Geylânî

 

Dimiş hem Hakka it ikbâl tagannî ile çağır çal

Tarab it bahr-i 'ışka tal kerîm Hannân-ı Geylânî

 

Anın dervîşi Kuddûsî olalı artdı sevdası

Diyüb teşvîk ider nâsı olun yârân-ı Geylânî

 

'Abdülkâdir Geylânî

 

Elif Allahın kânı be Bağdâddır mekânı

Te Tenrinin arslanı 'Abdülkâdir Geylânî

 

Se sâbitdir sırrından cim cemali nûrından

Hâ habîbin 'ilminden 'Abdülkâdir Geylânî

 

Hı Hudânın kapusı dal delâlet yapusı

Zel zelîller kapusı 'Abdülkâdir Geylânî

 

Re Rabbimi heman çok ze zebûndur özi tok

Sin sivâda meyli yok 'Abdülkâdir Geylânî

 

Şın şefâ'at serveri sad safânın rehberi

Dad dalâletden berî 'Abdülkâdir Geylânî

 

Tı tarikat sultânı zı zahirdir burhanı

'Ayın 'ışkın nişanı 'Abdülkâdir Geylânî

 

Gayın gayet zikri çok fe fenada fikri yok

Kaf kâyetde özi tok 'Abdülkâdir Geylânî

 

Kef kerâmetdir işi lâm letafet cünbişi

Mim mahabbet dervîşi 'Abdülkâdir Geylânî

 

Nun nazîri yok anın vav vücûdı zemânıfi

He hatmi bu cihanın 'Abdülkâdir Geylânî

 

Lâm-elifdir mekânı yeyin yokdur nişanı

Kuddûsînin sultânı 'Abdülkâdir Geylânî

 

Sen mağfiret eyle beni

 

Ey Rabb u Tevvâbu'r-Rahîm sen mağfiret eyle beni

Rahman u Gaffar u Halîm sen mağfiret eyle beni

 

İtme bana hışm u 'itâb itdin deyü zenb bî-hisâb

İsmin Gafur bî-irtiyâb sen mağfiret eyle beni

 

Bana yaraşur çün günâh gufran sana ey pâdişâh

Direm idüb efgân u âh sen mağfiret eyle beni

 

Nefse uyub itdim hatâ sensin 'Alîm ma'lûm sana

Geldim bugün ben kapuna sen mağfiret eyle beni

 

Toldı günâhımla cihan sana 'ayan halka nihân

Çün muktedirsin bî-gümân sen mağfiret eyle beni

 

Zühdüm bana virdi gurur olmaz imiş 'ışksız huzur

Pes eyledim bî-had kusur sen mağfiret eyle beni

 

Kuddûsî-yi bîçâre dir kıldı beni suçum hakîr

Ey rahmeti evsa' kebîr sen mağfiret eyle beni

 

'Işkın beni

 

Âteş-i sûzâna ey dost yandıran 'ışkın beni

Dürlü dürlü renklere boyandıran 'ışkın beni

 

Gizleyüb 'ışk-ı mecazînin içinde nice dem

Boz bulanık sel gibi bulandıran 'ışkın beni

 

Gönlümi cezb eyleyiib sen hûba meczûb eyleyen

Mâsivâya bakmadan usandıran 'ışkın beni

 

Komayub nâmûs u 'âr u zühd ü takvadan eser

Zillet ü mihnetlere katlandıran 'ışkın beni

 

Zehr-i katil idim evvel kati iderdim nâsı çok

Şimdi sükker gibi yâr tatlandıran 'ışkın beni

 

Hâb-ı gafletde behâ'imler gibi uyur iken

Rahatımı selb idüb uyandıran 'ışkın beni

 

Düşürüb seyyâh-ı 'âlem eyleyen Mecnûnleyin

Mısrı Şâmı gün gibi tolandıran 'ışkın beni

 

Ben sanurdum ki mecazî hûbların müştâkıyam

Sen hakîkî hûba şimdi gönderen 'ışkın beni

 

Dir ki Kuddûsî visalin ârzûlayub rûz u şeb

Çerh-i devvâr gibi dâ'im döndüren 'ışkın beni

 

İden sensin beni

 

Rûz u şeb ey 'ışk bîdâr u zâr iden sensin beni

Bir gül içün sâkin-i gülzâr iden sensin beni

 

Zühd ü takva perdesini eyledin bir demde çâk

Zâhid iken 'âşık-ı dîdâr iden sensin beni

 

'Ar u nâmûs ile nâs içinde hoş ma'rûf iken

Şîşeyi taşa çalub bî-'âr iden sensin beni

 

Mâsivâ kaydından âzâd eyledin bu gönlümi

Tatlu canımdan dahi bîzâr iden sensin beni

 

Virmedin bir lahza rahat bu cihan içre bana

Mübtelâ-yı girye-i ekdâr iden sensin beni

 

Göfilümi sayd eyledin dâm üzre döküb dâneyi

Yok halâsa çâre pes nâçâr iden sensin beni

 

Eyleyüb her dem senalar sana Kuddûsî hemân

Dirki ey 'ışk vâsıl-ı dil-dâr iden sensin beni

 

Düşmişem râh içre bugün

 

Düşmişem râh içre bugün ey Hudâ kaldır beni

Ağladım yitmiş sekiz yıl rahm idüb güldür beni

 

Rahatım yok mihnetim artub gider suç bî-hisâb

Bilmedim sen şahımı 'irfân-ıla toldur beni

 

Hâb-ı gafletden uyandır aç basîret gözimi

Lutf idüb deryâ-yı 'ışk u cezbeye taldır beni

 

Toğrı yola it hidâyet bana olgıl reh-nümâ

Bende benlik komayub ölmezden ön öldür beni

 

Yalvarub Kuddûsî-yi gafil sana dir ey Latîf

Derd-i 'ışkınla hazân-veş 'akıbet soldur beni

 

Eyledi 'ışkın meni

 

Dilberâ bed-nâm u rüsvâ eyledi 'ışkın meni

Mübtelâ-yı derd-i sivâ eyledi 'ışkın meni

 

Zann iderdim ben anı âsân meğer pek güç imiş

'Akıbet Mecnûn-ı şeydâ eyledi 'ışkın meni

 

Ben seni sevdiğimi hîç bilmez iken bir ahad

Hâlime koymadı ifşa eyledi 'ışkın meni

 

Gül'izârında bu gönlüm gonca gül kokmak diler

Bülbül-i dîvâne-âsâ eyledi 'ışkın meni

 

Bildi çün dil hüsnini artdı mahabbet gün-be-gün

Pes güzel sevmekde yekta eyledi 'ışkın meni

 

Zühd ü takva 'âr u nâmûsı değişdim 'ışka heb

Mansıb-ı a'lâda ibkâ eyledi 'ışkın meni

 

El-âmân ey şâh-ı hûbân merhamet it bendene

Kürbe vü ahzâne me'vâ eyledi 'ışkın meni

 

Gündüzüm gicem senin fikr-i visalinle geçer

'Aşık-ı mahbûb-ı ra'nâ eyledi 'ışkın meni

 

Kûşe-i eyvân-ı zilletde mukîm oldum bugün

Bir şeh-i zî-baht-ı bâlâ eyledi 'ışkın meni

 

Haste Kuddûsî kulun yatur gelüb sor hâlini

Dir marîz-i derd-i zîbâ eyledi 'ışkın meni

 

Eyledi bu 'ışk meni

 

'Aklımı alub perîşân eyledi bu 'ışk meni

Rûz u şeb nâlân u giryân eyledi bu 'ışk meni

 

Komadı sabrımı ârâm idemem hîç şimdilik

Kûşe-i zilletde mihmân eyledi bu 'ışk meni

 

Perde-i nâmûs u 'ân bir nazarda çâk idüb

Mübtelâ-yı meyl-i cânân eyledi bu 'ışk meni

 

Tanlaman dostlar benim böyle figân u âhımı

Derd ü gam tahtında sultân eyledi bu 'ışk meni

 

Yimez oldum şimdi havf-ı ta'n-ı a'dâ kaydını

Çün emîr-i ceyş-i sekrân eyledi bu 'ışk meni

 

İtmezem perva 'adûdan gelse tek yârim bana

İntizâr odunda biryân eyledi bu 'ışk meni

 

Gezdirir sahraları virmez emân bir dem bana

'Akıbet mecnûn u hayran eyledi bu 'ışk meni

 

Bu-durur 'âdet ider 'âşık niyaz ma'şûkı nâz

Vâdî-yi hicranda iskân eyledi bu 'ışk meni

 

Takatim yok nideyim derd-i firakı çekmeye

Pes şikâr-ı dâm-ı hûbân eyledi bu 'ışk meni

 

Mürşid-i kâmil aradım 'ışk imiş mürşid bana

Himmetiyle kân-ı 'irfan eyledi bu 'ışk meni

 

Kal'a-yı cismimde var idi metanet bî-kıyâs

Geldi yakdı yıkdı vîrân eyledi bu 'ışk meni

 

Eylerem dâ'im emel 'îd-i visale irmeği

Malihulya ile ferhân eyledi bu 'ışk meni

 

Bana vâ'iz dir ki Kuddûsî bu 'ışkdan fârig ol

Nideyin igrâk-ı 'umman eyledi bu 'ışk meni

 

İden 'ışkdır meni

 

Bir güzeller şahına meftun iden 'ışkdır meni

'Akıl ü dânâ iken mecnûn iden 'ışkdır meni

 

Gıbta eylerdi bakuban zühdime halk-ı cihan

Şimdi bir menfûr-ı halk azgun iden 'ışkdır meni

 

Bilmeyenler 'özrimi gerçi atarlar bana taş

Nideyim hor u zelîl ü dûn iden 'ışkdır meni

 

Meclis-i 'ışka girüben olmışam mest-i müdâm

Bu belâya râzî vü memnun iden 'ışkdır meni

 

'İzzet ü şöhret libâsın giydi nefsim bir zemân

Hâk-i zilletde bugün meftun iden 'ışkdır meni

 

Nefsimi bildirdi bu 'ışk bana sonra Rabbimi

Pes sadefde lü'lü'-i meknûn iden 'ışkdır meni

 

Hakka şükr eyler bu Kuddûsî diyüb her ân hemân

Zümre-i mestâneye makrûn iden 'ışkdır meni

 

Yâ İlâhî

 

Yâ İlâhî cennet-i Rıdvânda iskân it beni

Yimek içmek bilmeyüben göreyin dâ'im seni

 

Cennete girerler imiş cümle halk rahmet ile

Sana ehl it rahmetinle ben fakiri ey Ganî

 

Zîneti sevmez deli gönlüm seni ister hemân

Vir anın maksûdını çün istemez şunı bum

 

Tâ ebed gökçek yüzine bakuban mest olayın

Girmesün hîç beynimize bâg-ı cennet gülşeni

 

Pes bu Kuddûsî kulunı itme vaslından cüda

Görmesün bir taife gözi ana perde olanı

 

Cân u dilden sevmişem

 

Cân u dilden sevmişem ben ey şeh-i hûbân seni

Arzular aşüfte gönlüm her zaman her ân seni

 

Mâsivâdan nefret idüben sana geldim bugün

Çünki buldum sâhib-i cûd u 'atâ sultân seni

 

Kapufia geldim elim boş suçum ise bî-hisâb

Söylediler bana çok eyler deyü ihsan seni

 

Cümle halk içre benim gibi güneh-kâr bende yok

Kesmezem lâkin ümîdi bilürem Rahman seni

 

Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar senden cüda

Sevdiler cân u gönülden zümre-i merdân seni

 

Lutf idüb vir 'ışkını bana olam mest-i müdam

İsterem fazlınla senden ey cevâd Yezdan seni

 

Muntazırdur gice gündüz sana Kuddûsî garîb

Eyle teşrif dil evini itsün ol mihmân seni

 

Ey cümle 'âlem halkının

 

Ey cümle 'âlem halkının erzakını viren Ganî

Heb anların Perverdigârısın bilürem ben seni

 

Pes kuvvetim havlim yoğ-iken rızkımı ihsan idüb

Yitmiş tokuz yıl besledin dürlü ni'am ile beni

 

Şimdi bana rahm eyleyüb kıldın 'atâ bu 'uzleti

'Avn it bana 'avn idene hazl eyle hem hazl ideni

 

Artdı bu günlerde keder gam gussa ma'lûmun kamu

Tenassuh eylesem dirler itsün sükût miskîn denî

 

Mazlum gelüben kapufia ağlayarak nusret diler

Ben de marîz bir kocayam def eylerem pes çoğını

 

Sıbyan rical nisvân iderler sirkati leyi ü nehâr

Bir kimse dimez sen niçün itdin baha söyle bunı

 

Tâ'ûn cünûdın gönderüb anları heb kahr eyle kim

Bulsun selâmet ehl-i 'ırz hem ol güruh itdiğini

 

Kavm-ı ebâhiyye gibi olmış bu kavmin ekseri

Havf itmeyüb hergiz alurlar dâ'imâ il hakkını

 

Dostun Muhammed Mustafânın hürmetine ya Mücîb

Eyle bu Kuddûsî du'âsın müstecâb kurtar anı

 

Ashâb-ı Kehfin hâlleri

 

Virdi hayret gönlüme ashâb-ı Kehfin hâlleri

Sıdk-ıla oldı Hudâya anların ikbâlleri

 

Eyleyüb halkda tefekkür bildiler tîz Halikı

Ders yönünden bize kâfidir kamu ef'alleri

 

Kalblerinden çıkdı cümle mâsivâ kalmadı hîç

Kişiye düşman imiş çünki 'ıyâl ü mâlları

 

Cümlesin terk eyleyüb Hakka teveccüh itdiler

Uyhu oldı ol 'azîzânın hemân a'mâlleri

 

Ey ahî anlara bakub sen de 'uryân olma çün

Şirk idi dirlikleri buldı selâmet bâlleri

 

Cümle zahmet tut bu Kuddûsî fakîrin sözini

Eyle kulluk Hakka terk it gaflet ü ihmâlleri

 

Sevmişem ben

 

Sevmişem ben bir nazîrsiz şâh-ı hûbân dilberi

'Işkına düşen olur anın sivâsından beri

 

Ben de el çekdim bugün heb mâsivâsından anın

İstemem simden girü hîç bî-vefâ dilberleri

 

Çünki ol eyler 'atâ 'uşşâkına bî-had hemân

İtseler de cürm ü taksîr bendelikde ekserî

 

Göfilümi cezb eyledi ol çengel-i 'ışkı takub

Sevmeden itmem feragat ben o vech-i enveri

 

Ta'n ider sûfî bana eyler tarab turmaz deyü

'Aklı yok meczûblara ta'n itmenin var mı yeri

 

İki 'ışk deryasını içirdiler düşde bana

Cümlesini eyledim nûş kalmadı zerre kiri

 

Benzemez her vech-ile dünyâ sularına suyı

Yâ cinânın selsebîli yâ rahîk ya kevseri

 

Yaşım irişdi henüz yetmiş bire oldum za'îf

'Işk-ı dildâr-ıla olmışam civan gibi diri

 

Râh-ı merdândır benim bu gitdiğim yol zâhidâ

Cümle yollardan yakın hem cümlesinin azheri

 

Gel sülük it bu yola 'arif olayım dir isen

Ki bu yola eyleyen teslîk Resuldür Hayderi

 

Eyledi telkîn ana tevhîdi yumub gözlerin

Ol nebîler serveri hem ins ü cin peygamberi

 

İtdi Cebrâ'îl dahi telkîn Resule ol dahi

Aldı Yezdândan anı bil it sülük ol yol eri

 

Olmışam ben de bugün dervîşi ' Abdü'l-kâdirin

Girmişem anın yolına Kâdirîyem Kâdirî

 

Kuyu kazan kendi düşer bu garîb Kuddûsîye

Çıkamaz kalur içinde hâk olur cism ü seri

 

Dâ'im olmaz

 

Dâ'im olmaz bu gülistân-ı fenanın gülleri

Hem gider şol 'ışk-ıla feryâd iden bülbülleri

 

Ne güli kalur ne gülzârı bu dâr-ı hicretin

Zâ'il olur bâgbân u lâle vü sünbülleri

 

Virme dil güzellerine 'akıbet bir gün olur

Ki çürür sîm tenleri ebruları kâkülleri

 

'Işk-ı Leyla ile Mecnûn eyleyüb terk-i vatan

Mesken itdi kendüsine ulu tağ u çölleri

 

'Işk-ı Şîrîn ile Ferhâd tağı deldi açdı yol

Gözlerinden akıdub ma'şûk iline selleri

 

Niceler 'ışk-ı mecazî âteşine yandılar

Kıl tefekkür 'ibret al kim noldı âhir hâlleri

 

Sen de mağrur olma bu çalub çağırdıklarına

Hâk ider bir gün ölüm bu eller ile dilleri

 

Geç mecazîden hakîkî 'ışkı iste Tenriden

Ol Kerîmdür eylemez dûr kapudan sâ'illeri

 

Didi Peygamber uyur nâs uyanurlar ölicek

Bil ölüm îkâz ider bizim gibi gafilleri

 

Zikre meşgul ol 'azîzim 'âşık-ı Hak olasın

Zikr içün halk eylemişdür ol Hudâ bu dilleri

 

Çün beni çok zikr idin deyü bize emr eyledi

Sevmez ol zikr itmeyen hayvânleyin tenbelleri

 

Cümle zikrin efdali tevhîd buyurmışdur Resul

Hem yakîn yoldur Hudâya çok ise de yolları

 

Halkı anın ecli içün eylemiş îcâd hemîn

Anı kendi-çün yaratmışdır o Halik Hazreti

 

İtdi 'Abdülkâdirin dervişlerinden hem bizi

İder ol mensûbına imdâd-ı bâlâ himmeti

 

Gice gündüz hamd ü şükr eyler bu Kuddûsî fakîr

Ol Hudâya kim ana bahş eyledi bu 'uzleti

 

Ey cümle halkın râzıkı

 

Ey cümle halkın râzıkı fazlınla neşr it rahmeti

Sensin viren düşmana dosta bu cihanda ni'meti

 

Biz eyledik îmân sana yok birliğinde şübhemiz

Sen bize in'âm eyledin 'irfan u vahdâniyyeti

 

Mücrimleriz bakma bizim ecrâm u taksîrimize

'Afv eyle çekdirme habîbin hürmetine zahmeti

 

Bizde liyâkat gerçi yok lâkin senin bol rahmetin

Bulur bu 'âlemde kamu mü'min ü kâfir devleti

 

Bârâna muhtacız bugün yağdır kerem kıl yâ Ganî

Yok sabrımız hîç açlığa virme Halîmâ kürbeti

 

Biz ümmet-i merhumeyiz var ise de çok zenbimiz

Senden ümîdi kesmeyiz gösterme bize kılleti

 

Diler kamu mahlûk matar vir ey Cevâd u Lem-Yezel

Cümle bilürler rahmetin deryasının var vüs'ati

 

İster lisân-ı hâl ile yağmurı heb halk-ı cihan

Kaht-ı matar virdi kamu yir ehline çün zahmeti

 

Şu beldede vardur senin çok evliya 'ariflerin

Bağışla bizi anlara ki görmeyelim zilleti

 

Hışmımı geçdi rahmetim didin sözün gerçek-durur

Ey cümleden gayur Hudâ vir matarı it gayreti

 

Adın senin Rahmân-durur îmânımız vardur bizim

Eyle bugün seyr idelim izhâr-ı Rahmâniyyeti

 

Ağlar bu Kuddûsî görince açları sıbyân gibi

Meczûbdur ol kalbi rakîk yok sabra hergiz takati

 

Sevdiği kullarına

 

Sevdiği kullarına virmez Hudâ çok ni'meti

Nice takva ehlini kâfir kılar mâl kesreti

 

Dirme dünyâ mâlını dinle sözi itme 'inâd

İster isen ey püser iki cihanda rahatı

 

Kıl tefekkür noldığın Şeddâd ile Nemrûd dahi

Neyledi Kârûn-ıla Fir'avnı dünyâ devleti

 

Sa'lebe ashâb içinde bir 'azîz mü'min iken

Döndi dînden oldı kâfir kalmadı hîç 'izzeti

 

İste Kuddûsî kifâf mikdârı rızkı dinle söz

Çün tama'-kâr kulu sevmez Hak Te'âlâ Hazreti

 

Değmez cemalin görmeye

 

Değmez cemalin görmeye iki cihanın lezzeti

Çün 'âşıkı teşvîk ider ma'şûkı dâ'im rü'yeti

 

Göster o gökçek yüzüni ey bî-nazîr şahım bana

Vir isteyen kullarına cümle na'îm-i cenneti

 

Ârzû kılaram vaslını dâ'im sana müştak olub

Fazlınla it ihsan bana sen pâdişâha vuslatı

 

Lâyık değil isem dahi ben hûb yüzini görmeye

Gönlüm umar bilmez edeb ister hemân ol ni'meti

 

Sen her kimi ister isen ana virirsin çok nevâl

Dilenciyem ben ez-kadîm terk itmezem bu hasleti

 

Gerçi günâhım çok velâkin mağfiret şanın senin

Mücrimleri 'afv eyleyüb ihsan idersin rahmeti

 

Dir cümle halkın alçağı Kuddûsî-yi bî-çâre kim

Ben kuluna lutf eyleyüb gösterme hergiz firkati

 

İtme ey nefsim gurur

 

İtme ey nefsim gurur bu şöhrete gûş it sözi

Mekr-i Cebbarı gönülden hem çıkarma aç gözi

 

Sıdk u ihlâs ile istiğfarı çok eyle hemân

Zikre meşgul ol beher dem giceye kat gündüzi

 

'İlm ü a'mâl çoklığına bakuban 'ucb eyleme

Kendini bil cümle halkın ahkarı hem a'cezi

 

Niceler şart-ıla kulluk itmiş iken Tenriye

Gitdiler İblîs izine şaşırub toğrı izi

 

Kıl hazer Kuddûsîyâ 'ucb u gururdan dâ'imâ

Zahiri ta'mîri terk it kılagör safî özi

 

Bak

 

Gör ne yaratmış Hudâ sıdk-ıla esrara bak

Aç gözini sâlikâ san'at-ı Cebbara bak

 

Her ne ki var ise bil halk-ı Hudâ-yı Celîl

Cümlesi tutmış sebîl Hazret-i Settâra bak

 

Halk-ı cihan ser-te-ser Tenriye kulluk ider

Gafleti koy ey püser hıdmet-i Gaffara bak

 

Niceye dek bu kesel ide seni pür-zelel

Pendimi gûş eyle gel yarene tîmâra bak

 

Perdedir iki cihan 'âşık-ı Hakka inan

Özleme hûr u cinân gayrı unut yâre bak

 

Zâhid-i zevvâk ile olma mukârin bile

Koyma sivâyı dile şevk ile dildâra bak

 

Al sözi Kuddûsîden Hakdır anı söyleden

Bu gazeli oku sen sıdk-ıla güftâra bak

 

Bu gönlüm sevdi bir yâri

 

Bu gönlüm sevdi bir yâri ki vechi âfıtâb ancak

Anın bu âfitâb yanında gûyâ bir şihâb ancak

 

Sayılmaz itdiği fazl u kerem bu bendesine çün

Ki 'uşşâkına in'âmı o şahın bî-hisâb ancak

 

Visali 'ıyd-ı ekberdir o hûbın yok nazîri hîç

Firakı nâr-ı dûzahdan eşed mühlik 'azâb ancak

 

Mahabbet itmeyen ana sürilür bâb-ı Yezdândan

Olur hem ol şakînin dîn ü 'ukbâsı harâb ancak

 

Cihanın pâdişâhları eşiğine sürerler yüz

Halâ'ik içre bî-misl ü bedel 'âlî-cenâb ancak

 

Kapusında mülâzım ol murada irmek istersen

Anın babında zîrâ heb du'âlar müstecâb ancak

 

Anın-çün kim vücûda geldi bu cümle-i mahlûkât

Anın içün kurulmuşdur muhakkak bu dolab ancak

 

Tevessül itdiler cümle nebîler Hakka anınla

Olur anı vesîle itmek ile feth-i bâb ancak

 

Bu Kuddûsî anın 'âşıklarının hâk-i pâyidir

Hemân bu tarz ile maksûdı ana intisâb ancak

 

Sevabım yok dimek

 

Sevabım yok dimek 'uşşâk-ı Hakka bed cevâb ancak

Ki koyub zühdi 'ışkın odına yanmak sevâb ancak

 

Hulûs olmayıcak 'ilm ti 'amel olur heba cümle

Cezası çün mürâ'înifi cehennemde 'azâb ancak

 

İder 'ilm-i şerifi cem'-i mâla ol vesîle çün

Hadîsde geldi ki dünyâyı tâlibler kilâb ancak

 

Taleb eyler anı hırs-ıla şol 'atşân gibi varır

Görür ki su değildir ol hemân kuru serâb ancak

 

Gezer dünyâda zu'm idüb özüni pes uyanıkdır

Ecel hamrını nûş birle bilür işi harâb ancak

 

Bürür gaflet hicabı gözini hîç mevti göstermez

Gelince canı hulkuma gider gözden hicâb ancak

 

Benim mâlım deyü hıfz eyleyüb sakladığı cümle

Kalur vârislere bir gün olur kendi türâb ancak

 

Şu murdar cîfeye meyi eyleme Kuddûsîyâ zîrâ

Ana hırs eyleyüb düşen değil illâ gurâb ancak

 

Be-küllî şey'e kadirsin

 

Be-küllî şey'e kadirsin çün ey Hak

Kapunı aç bana hîç kılma muğlak

 

Günâh-kârım beni it mağfiret hem

Dahi it zümre-i 'uşşâka mülhak

 

Geçir fazlınla meyl-i masivâdan

Hemîn deryâ-yı 'ışka eyle muğrak

 

Sana cezb it olayım mest ü mahbûb

Benim sen ol enîs ü yârim ancak

 

Kamu muhsinlerin çün ecvedisin

Cemî'-i halka Vehhâbsın muhakkak

 

Beni bir lahza vaslından ayırma

Ki matlûbım o hûb yüzine bakmak

 

Bu Kuddûsî kulun ister Latîfâ

Cemâlin şem'ine pervane olmak

 

Ana rahminde itmişem

 

Ana rahminde itmişem seni tevhîd ben ey Hallâk

Civânlıkda düşüb sevdana gezdim çok yayan çıplak

 

Habîbini ziyaret eyleyüb oldum mücavir hem

Serây-ı gönlümi nûr-ı şerîfi eyledi işrâk

 

Gelüben Rûma fazlınla uyandırdım nice halkı

Ki toldı kalblerine zikr ile derya gibi eşvâk

 

Kocayub şimdi bir 'âciz fakîr haste za'îf oldum

Gelüb her gice lutf idüb celîsim ol yüzime bak

 

Lisânım zikrine meşgul beher ân ey şehen-şâhım

Dahi gönlüm visalin 'ıydına olmış-durur tevâk

 

Bana mâl 'avret oğlan kız dahi nefsim kamu düşman

Ayağım bağlu zincîrler ile sen it beni ıtlak

 

Ulaşdır ol Habîbifî şehrine Kuddûsîyi zîrâ

Ana fitne olub anlar dilerler sana itmek 'âk

 

Devâ-yı zenbdir istiğfar

 

Devâ-yı zenbdir istiğfar muhakkak

Mukayyed sanma anı bil ki mutlak

 

Havas ider 'avam ider anı çün

Günâh derdîne derman oldur ancak

 

Resul ider imiş yüz kerre her gün

Bize evlâ vü ekrem dahi elyak

 

Devam eyle ana sen de birader

Bize çün farz u sünnetdir okumak

 

 Sana pend itdi Kuddûsî günâh-kâr

Tutar isen olursın bil muvaffak

 

'Acâyib a'cebidir

 

'Acâyib a'cebidir bî-vefâlardan vefâ ummak

Dahi dâr-ı fenaya meyi idüb Hakdan rızâ ummak

 

Haram iki cihan 'uşşâk-ı Mevlâya bilürsin çün

Sana lâyık mıdır cennet sevüb vasl-ı Hudâ ummak

 

Cinânı isteyen bil rü'yet-i dîdâr içün ister

Yaraşmaz 'âşık-ı Hakka ki dîdârsız safâ ummak

 

Sakın aldanuban nakşa Hudâdan iftirâk itme

Kabîhdür mâsivâya aldanub Hakka lika ummak

 

Bu cisr üzre ikâmet iderem zann itme Kuddûsî

Ne mümkindir 'adûdan pend ü müflisden 'atâ ummak

 

'Âşıkların nişanı

 

'Âşıkların nişanı 'ışk rengine boyanmak

Hem turmayub dem-â-dem şem'-i cemâle yanmak

 

Nûş itmeyen şarâbı pâk olamaz riyadan

Hayran olan ne bilsün 'âr ü nâm u utanmak

 

Lâyık mıdır sana kim meyi idesin sivâya

Hem 'âşıka yaraşmaz sîm ü zere kıvanmak

 

Sen mâlına sevinme ki cümle vârisindir

Ahmakların kârıdır il mâlına tayanmak

 

Kim ki cennet ister ol Hakdan cüdâ olısar

Kârı hemân hûbânın boncuğı incü sanmak

 

Gûş eyle Kuddûsîyâ sâdıkların sözini

Çün yolda kor sâliki gul sözine inanmak

 

Tâ vakt-i sabâda

 

Tâ vakt-i sabâda sana oldum idi müştak

'Işkın odı bu yüreğimi eyledi ihrâk

 

Zikr eylerem ey şâh-ı 'azîm çün seni her ân

Redd itme kapundan beni sen yüzime hoş bak

 

Muhtâc u zelîl pîr ü sakîm 'abd ü fakîrem

Sen şâh-ı Ganîsin bana it fazlını infâk

 

Matlûbımı vir lutf u kerem merhamet eyle

Cennetde safâ virme hemân 'ışk odına yak

 

Vaslıiıdan ayırma beni bir lahza Rahîmâ

İt rıfk-ıla hayret denizine dahi igrâk

 

Çün her kulıfia cenneti rahmetle virirsin

Vir bana da şol cenneti kim eğlenür 'uşşak

 

Kuddûsî-yi bî-çâre tayanmaz çü firaka

Eyle anı sen zümre-yi 'âşıklara ilhak

 

'Aceb bu sende hîç

 

'Aceb bu sende hîç mikdâr-ı zerre yok mıdır idrâk

İdersin mâl-ı dünyâyı bedende cân gibi imsak

 

Ki ol bir zıll-i zâ'ildir bekası yok geçer lâ-büdd

Belâsı çok ider tâliblerini 'akıbet ihlâk

 

Anı hırs-ıla cem' idenden ahmak kimse yok zîrâ

Yarın rûz-ı kıyâmetde olısar nadim ü gam-nâk

 

Olur 'arş gölgesinde terk iden dünyâyı bî-şübhe

Halâ'ik itdiği günde feza'larla yakalar çâk

 

Sivâdan kalbini pâk eyle Kuddûsî koma hergiz

İrişmez Hakka bir kişi ki kalbi olmaz ise pâk

 

Hudâvendâ beni it

 

Hudâvendâ beni it zümre-i merdâna ilhak

Geçüb dünyâ vü uhrâdan olayım sana müştak

 

Firakın zehrine yok takatim sabr idebilmem

O zehrin acısın def eyle kıl vaslını tiryak

 

Hidâyet eyleyen sensin tarîk-ı müstakîme

Za'îfem kalmışam yoldan bana sen eyle işfâk

 

Yolını eyle hem âsân şu ben azmış kulına

'Alâ'ik gönlümi bend itdi eyle anı ıtlak

 

Bu Kuddûsîleyin yokdur cihanda gerçi gafil

Velâkin fazlın ile kıl sana meyyal ü tevvâk

 

Yok cihanda devlet-i bâlâ

 

Yok cihanda devlet-i bâlâ çü 'ışk u cezbe-tek

İste Mevlâdan anı sen mâsivâdan desti çek

 

Gerçi a'mâl-i cevârih hoş velâkin zâhidâ

Yok ise anda hulûs umma sevâb çekme emek

 

Gizlü şirk imiş riyâ pes sahibi müşrik olur

La'net ider ana deryada semek gökde melek

 

Muhlis olanlar imiş dahi hâtarda anı bil

Bin sene kılsa 'amel ol cümlesi çöpden direk

 

Tenriden haşyet iderler hem mukarrebler kamu

Çünki îmânsız giden inşândan a'lâdır köpek

 

Mekr-i Hakdan ehl-i 'irfan zümresi olmaz emîn

Câhile Hallâkı virmiş taş gibi katı yürek

 

Çünki 'uşşâk-ı Hudâyı sen de sev Kuddûsîyâ

Hem sever anları cümle ehl-i arz ehl-i felek

 

Beyt-i Yezdâna gidilmez

 

Beyt-i Yezdâna gidilmez yolda 'isyan iderek

Hacca niyyet idene sıdk u safâ-yı kalb gerek

 

Hakk-ı Rahman hakk-ı inşân hakk-ı hayvan var iken

Ne yüz-ile varacaklar beyte Lebbeyk diyerek

 

Hem Resûlini ziyaret itmenin şartı bu kim

Ola safî dû cihanın iltifatından yürek

 

Geçmeyince her günâhdan haccı Hak itmez kabul

'Asî hâcînin cezası 'akıbet habs ü kürek

 

İtdi Kuddûsî bu pendi kendi nefsine dahi

Cümle hüccâc cümle dîn kardaşlarıyla müşterek

 

Sâlikâ bize haber vir

 

Sâlikâ bize haber vir azığın var mı görek

Çün uzakdır yol 'azîzim yolcıya azık gerek

 

Korkulu râha gidersin yok yanında hîç silâh

Seyf ü rümhi bulamazsın al eline bir çörek

 

Her konakda bir metîn muhkem hisar yapmak içün

Al yanınca her takım balta külünk kazma kürek

 

Hem katî sarpdır bu yol kim belleri var Kâf gibi

Ki o bellerden aşub gitmek be-gâyet güçirek

 

Kal'a-yı esrarını hıfz eyle düşmandan hemân

Basdırub kapusını vir ardına sağlam direk

 

Eyleme yolda cinayet korkudur suç issini

Çün gereklüdür bu yolda kişiye salim yürek

 

Fehm idersen bu sözün sırrını kardaşım eğer

Bil ki olursın kamu esrara vâkıf giderek

 

Irma Kuddûsî izinden gözini Peygamberin

Dir isen kim Hazret-i Hakka selâmetle irek

 

Olmadı bu gönlüm

 

Olmadı bu gönlüm bende (ki) bana muvafık

Dostum sana olmak dilerem 'âşık-ı sâdık

 

Lutf eyle bana 'ışkını vir gönlümi cezb it

Terk eyleyüb ağyarı olayım sana 'âşık

 

'Abidlere vir mülk-i cinânı sen de bana

Kıl fazlın ile ben kulunı vaslına lâyık

 

Tâ rûz-ı ezelden berü müştâk-ı cemâl(im)

Sâdıklığıma gözlerimin yaşları tanık

 

Kuddûsîyi hayretde kodı şevk-ı visalin

Şol rütbe ki nice hayranları fâ'ik

 

Rahîmâ bize

 

Rahîmâ bize rahm u lutf u rıfk it 'âciz oldık

Kazandık destimiz ile belâyı satun aldık

 

Zalûmız çünki zulmi eyledik biz nefsimize

Cehûlız hem cehaletle günâhı çokça kıldık

 

Kamumız mücrimiz bî-had-durur bizim suçumız

Uyub nefsin hevâsına günâh bahrine taldık

 

Gafûrsın hem Ra'ûfsın cümlemizi mağfiret it

Aradık bir penâh ancak senin kapunı buldık

 

Cihan başımıza tar oldı bugün sen bilürsin

Bu Kuddûsî fakîr dir girye vü hüzn ile toldık

 

Sanur mısın behey kardaş

 

Sanur mısın behey kardaş olısar böyle insanlık

Hakîkatde senin heb işlediğin çünki hayvanlık

 

Bu 'asrın halkı âdât u 'ibâdât i'tikâdıyla

İderler sûret-i Hakda biri birine şeytanlık

 

Direrler hırs-ıla dînân put idüb taparlar hem

Bu fi'li zu'm iderler eyledik dünyâda merdânlık

 

Fakîri eyleyüb tahkîr iderler zengine tevkîr

Anı fehm eylemezler kim fakîrlik ehl-i Yezdânlık

 

Değiş Kuddûsîyâ heb varını sen 'ışka ol miskin

Ki dünyâda olan miskîn sürer 'ukbâda sultanlık

 

'Âşık ol 'âşık

 

Ne hâsıl zühd ü takvadan yüri var 'âşık ol 'âşık

Koyub zühhâdı 'uşşâka olub yâr 'âşık ol 'âşık

 

Riyâ şirk-i nihândır kurtılamaz 'âbidân andan

Olayım dir isen hâs bende zinhar 'âşık ol 'âşık

 

Eğer yâr ise maksûdın bu 'ışkı it sana rehber

Ki buldı 'ışk-ıla anı bulanlar 'âşık ol 'âşık

 

Kimi dünyâyı sevdi kimisi cennâtı bu halkın

Sen it Allâhı ağyar üzre îsâr 'âşık ol 'âşık

 

Erenler zümresine girmeye sa'y eyle Kuddûsî

Sivâdan geç idüb dost-ıla bâzâr 'âşık ol 'âşık

 

Hudâdır cümle mahlûkâtı halik

 

Hudâdır cümle mahlûkâtı halik

Dahi ol cins-i hayvanâta râzık

 

Bu mülkün mâliki hem oldur ancak

Ana kulluk iderler heb halâ'ik

 

Münezzehdir şerîkden misli yok hîç

Ahad oldığını bilmez münafık

 

Yaratmış Ademi hâk-i zeminden

Kamu halk üzre kılmış anı fâ'ik

 

Buyurmış hem habîbim-çün yaratdım

Be-küllî halkı ol kavlinde sâdık

 

Anı kendim içün dahi yaratdım

Buyurmış sözi fi'line muvafık

 

Cemî'-i enbiyânın eşrefidür

Anı medh eyleyelim çünki lâyık

 

Hakîkat 'ilmini Hak ana virmiş

Cihanda yok anın gibi muhakkik

 

İder medhin bu Kuddûsî Hudânın

Sabî iken ana olmış çü 'âşık

 

Ey birader biz cihâna

 

Ey birader biz cihâna cem'-i mâla gelmedik

Mâsivânıfi fitnesine iştigâle gelmedik

 

Çünki halk itdi Hudâ bizi hemân kulluk içün

Bendelikdir kârımız şirk ü dalâle gelmedik

 

Müdde'îlerle bizim yokdur cidal ü bahsimiz

Ma'rifet tullâbiyüz bahs ü cidale gelmedik

 

Zikr-i Hakdır şuglımız 'âşıklarız zâkirleriz

Kavlimiz tevhîddir ancak gayrı kale gelmedik

 

'Âşık-ı Hakka vebal imiş sivâya iltifat

Kesb-i hâl maksûdımız kesb-i vebale gelmedik

 

Gelmişüz tahsîl-i 'ışk u vecd-i 'irfan itmeye

Dâr-ı rihlet cîfesini ictilâle gelmedik

 

Sîm ü zer cem' eyleyenler Hakdan ayrı düşdiler

Bil ki Kuddûsî ki biz bu bed hısâle gelmedik

 

Bu zemânda sâlike

 

Bu zemânda sâlike 'uzletden evlâ yok tarîk

Çün bulunmaz oldı yola gitmeye sâdık refîk

 

Kalmadı zâ(hir)de hergiz mürşid-i kâmil dahi

Bağrı yanmış tâlib-i Hak bir mürîd bula hakîk

 

Ekseri nâsın iderler zikri halk celbi içün

Bin kişide bir kişi yokdur olan vasla halîk

 

Kimi dünyâ talibidir kelb gibi eyler taleb

Kimi cennet arzular olub hakîkatde hamîk

 

İste Kuddûsî Hudâdan vechine itmek nazar

Tâ ebed 'ışk bahrine talub hemîn olmak garîk

 

Ey sâlik

 

Sivâ deryasına zinhar girüben talma ey sâlik

Yedine cemreyi cevher sanuban alma ey sâlik

 

Tarîk-ı Hakdan ayrılub hevâ yollarına gitme

Erenler kâr-bânından girüye kalma ey sâlik

 

Görinür dürlü zînetle gözine gerçi bu dünyâ

Güler ise sana ol hîç ana sen gülme ey sâlik

 

Libâsın fâhirin giyme soyar bir gün alur âhir

Anın mekrine aldanub sakın râm olma ey sâlik

 

Ganîlerle mecal is olma kaç ebnâ-yı dünyâdan

Ki anlar gibi cîfe ârzûsına düşme ey sâlik

 

Dilersen semt-i maksûda eğer vuslat selâmetle

Gönül fülkini girdâb-ı sivâya salma ey sâlik

 

Bu cism ü canını 'ışk odına yak eylegil safî

Ki dost dîvânına yarın safâsız gelme ey sâlik

 

Gıda it rûhına zikr-i Hudâyı her nefes her dem

Şu kez müstağrak ol kim subh u şâmı bilme ey sâlik

 

Gözünden kanlı yaş dök virme nefse hâb-ı rahat (kim)

Murada ireyim dirsen bükâ it gülme ey sâlik

 

Sana seyr-i sülûkün tarzını öğretdi Kuddûsî

Varub zühd ü riyazetle sararub solma ey sâlik

 

Hudânın gerçi kullara

 

Hudânın gerçi kullara 'atâyâsı katî çok

Velâkin 'ışka benzer bu cihanda nesne hîç yok

 

İder kürsîde vâ'iz oturub halka nasihat

Anı gûyâ sanursıfi kim yâ Sıddîkdur yâ Fârûk

 

İçinde zerre yok ihlâs işi dâ'im riyadır

Anın cevher deyü satdıklarıdır cümle boncuk

 

Bana pend eyleyüb dir ki bu 'ışkdan fârig ol gel

Beni bezm-i elestde 'ışk-ıla Hak itdi merzûk

 

İder her lahza Kuddûsî bu 'ışk-ıla terakki

Hudâdan kork bana sen söyleme var eksik artık

 

Gürûh-ı sâlikâna

 

Gürûh-ı sâlikâna râh-nümâ 'ışk

Ki komaz kalblerinde mâsivâ 'ışk

 

Anın kadrin bilür sâdık erenler

Mürâ'î zahide virmez safâ 'ışk

 

Giderler sıdk-ıla Hak râhına çün

Sivâ ehlin kılar ehl-i Hudâ 'ışk

 

Virir yoldaşına gayret şecâ'at

İder tullâb-ı Mevlâya ve"fâ 'ışk

 

Yatur pîr haste Kuddûsî firâşda

Olur her derdine anın deva 'ışk

 

Nideyim kalmadı sabrım

 

Nideyim kalmadı sabrım çünki nâgâh geldi 'ışk

Bilmez oldum hâb u ârâm rahatımı aldı 'ışk

 

Çille-yi 'ışk sa'b imiş âsân sanub itdim heves

Eyledi medhûş u hayran kârımı gam kıldı 'ışk

 

Çıkmaz asla hatırımdan fikr-i hiisn-i rûy-ı yâr

Çünki derya gibi gönlüm kişverine toldı 'ışk

 

'Arz-ı hâl itsem varub dildâre disem el-emân

Tîr-i müjgânın atuban bağrımı çün deldi 'ışk

 

Zühd ü takva didiğim cümle riyâ imiş meğer

'İlm ü a'mâl 'âr ü nâmûsı yabana saldı 'ışk

 

Eyle Kuddûsî garîbin vasl-ıla gönlüni şâd

Eyleyüb tebşîr beni ey dost yüzime güldi 'ışk

 

Hakdan yana gider iken

 

Hakdan yana gider iken yoldan beni sapdırdı 'ışk

Ki dil-rübâ dilberlere bu gönlümi kapdırdı 'ışk

 

'İlm ü 'amel zühd ü vera'dan hîç eser komayuban

Yağmacı Tatarlara cümle varımı kapdırdı 'ışk

 

'Anka tabî'atlü hümâ sîretlü bir serkeş iken

Şimdi saçı leylâların eşiklerin öpdirdi 'ışk

 

'Uşşâka dahi ider idim yokdur deyü ârâmları

Gemsiz harûn atlar gibi turmayuban kopdurdı 'ışk

 

'Ucb u riyâ ile harâb olmuş idi gönlüm evi

Vîrânları ma'mûr iden üstada hoş yapdırdı 'ışk

 

Kuddûsîyâ bu 'ışkı sen zann itme kim beyhudedir

Çün bildirüb ma'bûdını ana seni tapdurdı 'ışk

 

Çünki bugün itdi cülus

 

Çünki bugün itdi cülus dil tahtına sultân-ı 'ışk

Dağıldı hem 'âşıklara turrâlanub fermân-ı 'ışk

 

Dellâl-ı sûk 'ışkı nida idüb bülend âvâz-ıla

Didi ki gelsün 'âşıkân kuruldı pes dîvân-ı 'ışk

 

Bindi gemiye keştibân 'azm eyledi dost iline

Münkirleri gark itdi heb komadı hîç tûfân-ı 'ışk

 

Uğradığı yeri bu 'ışk yakub yıkub eyler harâb

Ta'mîr ider sonunda hoş ma'mûr olur vîrân-ı 'ışk

 

Bu 'ışka olan mübtelâ eyler telezzüz şöyle kim

Sormaz 'ilâç hîç derdine bilür ki derd dermân-ı 'ışk

 

Bir kez içen 'ışk şarâbın mest-i müdâm medhûş olur

Ayılmaz asla tâ ebed sekrân olur mestân-ı 'ışk

 

Zâhid bu 'ışkın sırrına irmek muhaldir zühd ile

Bu râza mahrem olamaz bîgânedir nâdân-ı 'ışk

 

Mecnûn ider 'akıllan alur karâr u sabrını

Başına tar olur cihan ağlar gezer hayrân-ı 'ışk

 

Tîz vâsıl eyler 'âşıkı ma'şûka 'ışk mürşid olur

Anınla bulur vuslatı Yezdâna heb merdân-ı 'ışk

 

Lutf eyleyüben sâkîyâ Kuddûsîye sun cür'ayı

Vecde gelüb cûş eylesün içinde şol 'ummân-ı 'ışk

 

Ukbâda olur şâdmân

 

Ukbâda olur şâdmân olan bugün giryân-ı 'ışk

Virmez gönül ağyarına Hakkı bilen hayrân-ı 'ışk

 

Yokluk ile takrîb ider şol pâdişâha bendesi

Ma'şûka virir varını hem canını merdân-ı 'ışk

 

Dâr-ı fenanın 'akıbet vîrân olur âbâdı heb

İtme sivâya iltifat olgıl hemîn sekrân-ı 'ışk

 

Zikre çalış leyi ü nehâr disün münafıklar delü

Tolsun gönül iklîmine aksun hemân (Ceyhân-ı 'ışk)

 

Yandır bu 'ışkiiî nârına cân u teni Kuddûsîyâ

Yanmaz cahîmin odına görmez 'azâb biryân-ı 'ışk

 

Ey tâlib-i 'ışk-ı 'azîz

 

Ey tâlib-i 'ışk-ı 'azîz gel gir açık bâzâr-ı 'ışk

Gündüz gice dimez ider alış veriş tüccâr-ı 'ışk

 

Andan cüda olma sakın mal u metâ'ım yok deyü

Bây u gedâyı seçmeyüb bâzâr yapar simsâr-ı 'ışk

 

Zann itme ki anda alınur satılur altun kumaş

Cân satılur yâr alınur kâr-ı cesîmdir kâr-ı 'ışk

 

Ana giren müflis olur kalmaz elinde mülk ü mâl

Çünki gelür yağma ider heb varını âsâr-ı 'ışk

 

'Arif olan levm eylemez Kuddûsî-yi bî-çâreyi

Dir bu kişi ma'zûr-durur yakmış anı gülzâr-ı 'ışk

 

Nice sultânları 'uryân itdi 'ışk

 

Nice sultânları 'uryân itdi 'ışk

Hem nice 'üryanları hân itdi 'ışk

 

Dahi nice kâfiri müslim kılub

Hak yolın anlara âsân itdi 'ışk

 

Her kimin dil şehrine girdi ise

Yıkuban ol şehri vîrân itdi 'ışk

 

Gösterüb Leylâyı Mecnûn gözine

İşini âh-ıla efgân itdi 'ışk

 

'Işk-durur Ferhâda tağı deldiren

Vâmıkı hem mest ü hayran itdi 'ışk

 

Hem Zelîhâyı kılub zâr u zebûn

Kırk sene bed-nâm ü giryân itdi 'ışk

 

'Ar ü nâmûs koymayub Kuddûsîde

Bir edebsiz pîr ü sekrân itdi 'ışk

 

Nice yüz bin 'âkil u dânâyı

 

Nice yüz bin 'âkil u dânâyı Mecnûn itdi 'ışk

Nice zühhâdın bozub zühdini meftun itdi 'ışk

 

Her kime uğradı ise itdi yağma varını

Nice nâsa va'z iden kurrâya efsun itdi 'ışk

 

Nice eyvanı yıkub indirdi nice şahları

Hem nice kadri bülendin kadrini dûn itdi 'ışk

 

Nice erbâb-ı hayanın perdesini çâk idüb

Bî-edeb bed-nâm u rüsvây bağrını hûn itdi 'ışk

 

Rûz u şeb yârân ile zevk u safâ demler süren

Kişilerin kalbini vîrân u mahzun itdi 'ışk

 

Çok yiyüb içüb gülüb handan olan bî-gamların

Girye ile çeşminifi yaşını Ceyhun itdi 'ışk

 

Nice kuttâ'-ı tarîki hem nice uğruları

Sâhib-i sıdk u vefâ halk içre me'mûn itdi 'ışk

 

Hem nice ahmak bî-'akl u bîgâne nadanları

Bir nazarda halkı irşâd ile me'zûn itdi 'ışk

 

Nice gafil nice câhil nice tab'ı camidin

İçine sel gibi akub nehr-i Seyhûn itdi 'ışk

 

Nice ümmî söylemek bilmez sığır çobanının

Dilini bülbül sözüni dürr-i meknûn itdi 'ışk

 

Nice münkir nice mubgız nice dîn düşmanının

Hâlini hoş kârını kâr-ı hümâyûn itdi 'ışk

 

Pes bu Kuddûsî fakîri hicr-ile mahzun iken

Râh-ı vaslı bildirüb handan u memnun itdi 'ışk

 

Vücûd iklîmine basdı

 

Vücûd iklîmine basdı kadem 'ışk

Gönül mülkinde hem dikdi 'alem 'ışk

 

Geçürdi mâsivâdan bizi âhir

Serây-ı dilde şâh-ı muhterem 'ışk

 

'Ulüvv-i kadrini sûfî ne bilsün

Ki zann eyler ider îrâs-ı gamm 'ışk

 

Sakın 'uşşâkı techîl itme zîrâ

İder anlara ta'lîm-i hikem 'ışk

 

Bu Kuddûsî Hudâya hamd idüb çün

Ki irşâd eyler anı dem-be-dem 'ışk

 

Beni dânâ iken Mecnûn iden 'ışk

 

Beni dânâ iken Mecnûn iden 'ışk

Gözimin yaşını Ceyhun iden 'ışk

 

Salâh u zühd ü takvama bakub nâs

Pesend eyler iken azgun iden 'ışk

 

Cihan halkında yok zilletde mislim

Bu hâle râzî vü memnun iden 'ışk

 

Sürerken 'işret ü demler safâlar

Virüb gam inledüb mahzun iden 'ışk

 

Derûnum derdine derman ararken

Dem-â-dem derdimi efzûn iden 'ışk

 

Görinüb Kayşa Leylânın yüzinden

Saluban tağlara meftun iden 'ışk

 

Bugün bî-çâre Kuddûsî fakîri

'Azîz iken zelîl ü dûn iden 'ışk

 

Sivâdan kalbleri tathîr ider 'ışk

 

Sivâdan kalbleri tathîr ider 'ışk

Kararmış dilleri tenvîr ider 'ışk

 

Kılar vîrân kimin gönline girer

Hakîkatde güzel ta'mîr ider 'ışk

 

Duhûl itdiği kalb olur mücellâ

Şehen-şâha münâsib yir ider 'ışk

 

Dahi şirk ehlini eyler muvahhid

Ki ma'bûdı gönülde bir ider 'ışk

 

Tolar 'ışk zikr-ile kalbe çü derya

Kalîl ise dahi teksîr ider 'ışk

 

Zikirler efdali tevhîd imiş bil

Anı vird ideni tezkîr ider 'ışk

 

Devam it zikre Kuddûsî sözin tut

Güç işin zâkirin teysîr ider 'ışk

 

Olur 'uşşâk-ı Yezdâne

 

Olur 'uşşâk-ı Yezdâne peder 'ışk

Ki anları çoban olur güder 'ışk

 

Delîl olur sülük erbabına hem

Takub zencîrini Hakka yeder 'ışk

 

Yimez iki cihanda gussa 'âşık

Komaz gönlünde zîrâ hîç keder 'ışk

 

'Azîz olur bu 'ışka hemdem olan

Ki yoldaşını itmez der-be-der 'ışk

 

Bu 'ışkı iste Kuddûsî Hudâdan

Kahır yüzünden ihsanlar ider 'ışk

 

Benim dostum bana

 

Benim dostum bana eyler neler 'ışk

Cemâlin şem'ine yanmak diler 'ışk

 

Ne bir lahza virir rahat cihanda

Ne rahm idüb yüzime bir güler 'ışk

 

Ne tebşîr-i visal eyler bana ol

Ne mahzun gönlümi mesrur kılar 'ışk

 

Karâr u sabrımı komadı hergiz

Atub ebruların bağrım deler 'ışk

 

Uruban yüreğime tîg-ı kahrı

Emân virmez dilik dilik diler 'ışk

 

Sivâ kirini Kuddûsî gönülde

Ne denlü var ise koymaz siler 'ışk

 

Gönül emrâzına dünyâda

 

Gönül emrâzına dünyâda bir 'âcil şifâdır 'ışk

Usanmaz mübtelâsı çün ki bir şîrîn belâdır 'ışk

 

Sivâ fikrini koymaz şol gönülde kim olur dâhil

Zamâ'ir kişverinden kâli'-i kûh-ı sivâdır 'ışk

 

Geçürdi nice 'ubbâdı riyâ vü süm'a mekrinden

İder azmışları irşâd tarîk-ı pîşvâdır 'ışk

 

Küdûret kalmaz aslâ dil serâyından ider tathîr

Açar pâsını komaz hîç tonuk kalbe cilâdır 'ışk

 

Beher dem hamd ü şükr eyle hemân Yezdâna Kuddûsî

Saña fazlıyla ihsân itdi her derde devâdır 'ışk

 

Eser 'âşık başında

 

Eser 'âşık başında rûz u şeb bir özge rîhdir 'ışk

Sanur zâhid riyâ makbûl u müstahsen kabîhdir 'ışk

 

Hudâ merdânı 'indinde bülenddir kadri bu 'ışkın

Hemân tahsîle sa'y it ey 'azîzim çün melîhdir 'ışk

 

Riyâ bil gizlü şirk imiş mürâ'îde hulûs olmaz

Mu'arrâ hem müberrâ cümle 'illetden sahîhdir 'ışk

 

Olur hâsıl bu 'ışk zikr-ile çalış rûz u şeb aña

Hemîn sen 'âşık ol 'âşık ki sâfî hem sarîhdir 'ışk

 

Gürûh-ı ehl-i 'ışk hîç mâsivâya iltifât itmez

Seni irşâd ider Kuddûsîyâ şeyh-i fasîhdir 'ışk

 

Nice şâhın gönlüne geldi bu 'ışk

 

Nice şâhın gönlüne geldi bu 'ışk

Varını yağmalayub aldı bu 'ışk

 

Nice 'ilmü 'âru nâmûs ehlinin

Şîşe-i 'arın yire çaldı bu 'ışk

 

Nice 'iffet sâhibi 'âbidleri

Kûşe-i meyhânede buldı bu 'ışk

 

Nice takvâ ehli perhîz-kârlara

Rehber-i râh-ı hevâ oldı bu 'ışk

 

Kaysı meftûn eyledi Leylâ ile

Ulu tağlar başına saldı bu 'ışk

 

Şeyh-i San'ânı dîninden çıkarub

Soñra goñlin andub sildi bu 'ışk

 

Bülbüli hayrân u giryân eyledi

Nitekim gül yüzine güldi bu 'ışk

 

Soydı Edhem-zâdeyi 'uryân kodı

Şâh iken miskîn ü ac kıldı bu 'ışk

 

Gösterüb Şîrîn(i) Ferhâd gözine

Aradan varlık tağın deldi bu 'ışk

 

Virdi sevdâ bu garîb Kuddûsîye

Şol zamân kim gönline toldı bu 'ışk

 

Çünki deryâ-veş gönül

 

Çünki deryâ-veş gönül iklimine toldı bu 'ışk

Komadı aslâ karâr u sabrını aldı bu 'ışk

 

Virdi hayret şol kadar kim subh u şâmı bilmezem

'Aklımı yağmaladı pes bî-haber geldi bu 'ışk

 

Zülf-i yâr-ile beni muhkem tutuban bağladı

Şîşe-i nâmûsımı âhir yire çaldı bu 'ışk

 

Zâhidâ levm itme ebsem ol ki ma'zûr olmışam

Bulmadım çün 'ışkı ben ammâ beni buldı bu 'ışk

 

Sevdiğim yâri değildir ihtiyârî nideyim

Dürlü dürlü cilvelerle 'aklımı çaldı bu 'ışk

 

Mâsivâdan geldi nefret hâsılı şimdi baña

Cümleden derd-i nigârı mu'teber kıldı bu 'ışk

 

Kablamışdı levha-i kalbimi evsâh-ı sivâ

Sünkibârı feyz ile komadı heb sildi bu 'ışk

 

Rûz u şeb efgânımı sen tanlama sûfî benim

Hâlimi kıldı perîşân bağrımı deldi bu 'ışk

 

Virdi Kuddûsî bu 'ışkın yolına heb varını

Mâsivâdan geçdi gönünde hemân kaldı bu 'ışk

 

Sanma kim şimdi beni

 

Sanma kim şimdi beni buldı bu 'ışk

Tâ ezelden hem-demim oldı bu 'ışk

 

İtmişem feryâd anam rahminde çok

Tıfl iken hayrân u mest kıldı bu 'ışk

 

Nice demler 'ilme sa'y itmiş idim

'İlm ü 'akl u zühdimi aldı bu 'ışk

 

Rûm u Şâmı gezdirüben bir zemân

Tağlara hem çöllere saldı bu 'ışk

 

Gönlümün şehrini vîrân eyledi

Yâğmacı Tâtârleyin geldi bu 'ışk

 

Mâsivâdan eyleyüb tenfîr hemîn

Kir ü pâsın kalblerin sildi bu 'ışk

 

Neylesün Kuddûsî-yi haste koca

İçine deryâ gibi toldı bu 'ışk

 

Eyledi bu 'ışk

 

Çok zâhidi rüsvâ-yı cihân eyledi bu 'ışk

Çok gâfıli âgâh-ı zemân eyledi bu 'ışk

 

Çok pâdişâhın şevketini meskenet itdi

Çok bende-yi bî-'izzeti hân eyledi bu 'ışk

 

Çok 'âlimin 'ilmini alub eyledi câhil

Çok câhile her fenni 'ayân eyledi bu 'ışk

 

Çok fâciri bir nazar ile eyledi irşâd

Çok 'âbidin işini yaman eyledi bu 'ışk

 

Çok şâbları pîr eyleyüben bilini bükdi

Çok pirleri hem dahi civân eyledi bu 'ışk

 

Çok 'âkili hayretde koyub eyledi bî-hûş

Çok eblehi erbâb-ı beyân eyledi bu 'ışk

 

Çok vâsılı düşürdi dahi vâdî-yi hicre

Çok münkatı'ı dosta revân eyledi bu 'ışk

 

Çok mürtefi'in zîr-i zemîn eyledi kadrin

Çok sâfile eyvânı mekân eyledi bu 'ışk

 

Çok kimseleri tîr idüben atdı yabana

Çok kimseleri tîre nişân eyledi bu 'ışk

 

Çok kimseleri lâl idüben bağladı dilin

Çok kimseleri nutk-ı lisân eyledi bu 'ışk

 

Kuddûsîye virdi katı hayret katı dehşet

Çün kârını gam bağrını kan eyledi bu 'ışk

 

Her kimin dil şehrine girdi bu 'ışk

 

Her kimin dil şehrine girdi bu 'ışk

Mâsivâyı komayub sürdi bu 'ışk

 

'Aklını alub anı mest eyledi

'Âr u nâmûs şişesin kırdı bu 'ışk

 

Eyledi seyyâh dahi coşdıruban

Rûm u Şâm u Mısrı gezdirdi bu 'ışk

 

Kimini düşürdi bir sevdâya pes

Şâh iken tâcın yire urdı bu 'ışk

 

Kapularda sâ'il itdi 'âkıbet

Virmeyüb bir lokma sürdirdi bu 'ışk

 

Kimini Kuddûsî-yi nâçâr gibi

Nâs içinden çekdi ayırdı bu 'ışk

 

Sûretâ bir hoş heves

 

Sûretâ bir hoş heves eyleyecek kârdır bu 'ışk

Hâlbuki 'uşşâkı ihrâk idici nârdır bu 'ışk

 

Mübtelâsı istemez hergiz halâs yanar hemân

Bir göfiüller kapucı kuvvetli sehhârdır bu 'ışk

 

'Akıl ü dânâlan serhöş u ser-gerdân ider

Sâlik-i sâdıkları irşâda efsârdır bu 'ışk

 

İbn-i Edhem gibi nice pâdişâhların gelüb

Varını yağmaladı yağmacı Tâtârdır bu 'ışk

 

Deldirir tağları 'uşşâka açarlar dosta yol

İrdirir müştâk-ı yâre mûsil-i yârdır bu 'ışk

 

Hâb u râhat mı kalur uğradığı bî-çârede

Mekri çok emsâli yok dünyâda mekkârdır bu 'ışk

 

Her kimiñ kim 'ışk u sevdâ gelmedi hîç başına

Zann ider âsân tahammül bir hafîf bârdır bu 'ışk

 

Eyledi rüsvâ-yı 'âlem derd-mend Kuddûsîyi

Gadr ider virmez emân miskine gaddârdır bu 'ışk

   

Beni bir dilber-i bî-misle

 

Beni bir dilber-i bî-misle meftûn eylediñ ey 'ışk

Gözümün yaşını sel bağrımı hûn eylediñ ey 'ışk

 

Hümâ-veş göklere pervâz ider iken gönül mürgi

Düşürdün vâdî-yi ahzâna mahzun eylediñ ey 'ışk

 

Ne dünyâ hemmi var şimdi ne 'ukbâ kaydı goñlümde

Unutdurduñ baña şimdi ne efsûn eylediñ ey 'ışk

 

Derûnum derdine çâre bulayım dir iken el'ân

Düşürdün bir beter derde dîger-gûn eylediñ ey 'ışk

 

Komadiñ sabrı ârâmı gönülde uykuyı gözde

Bugün pes kârımı kâr-ı hümâyûn eylediñ ey 'ışk

 

Gice gündüz hemân ârzû-yı vasl-ı yâre meşgülam

Baña ihsân u lutfı hadden efzûn eylediñ ey 'ışk

 

Girüb dil şehrine bozduñ dagitdiñ zühd ü takvâyı

Belâ üzre belâyı bende kânûn eylediñ ey 'ışk

 

Bu Kuddûsî fakîri sûretâ hor u zelîl itdiñ

Hakîkatde emîr-i rub'-ı meskûn eylediñ ey 'ışk

 

Derdimi kime diyem

 

Derdimi kime diyem kime idem 'arz-ı hâl

Niceyedek gam yiyem kalmadı sabra mecâl

 

Goñlüme 'ışk u hevâ girdi komadı sivâ

Cümleden oldum cüdâ ârzûlar oldum cemâl

 

Derd-i derûn bî-hisâb disem olur bir kitâb

Sâkit ol ağzım yap eyleme hîç kîl ü kâl

 

'Işk beni dûn eyledi zâr u zebûn eyledi

Bağrımı hûn eyledi soñra da virdi kemâl

 

Ol baña nâfi' 'ilâç itdim anı başa tâc

Hâsıl olub ibtihâc buldum aniñla visâl

 

Anı ideli enîs oldı baña yâr celîs

Evvel idim pes hasîs hissete irdi zevâl

 

Hem olalı aña yâr oldı işim âh ü zâr

İtdim anı ihtiyâr geldi dile hoş hısâl

 

'Işk-ıla Kuddûsîyâ hemdem olub bul safâ

Varım eyle fedâ emrine it imtisâl

 

Sizinle isteyelim biz

 

Sizinle isteyelim biz Hudâdan 'ışk u vecd ü hâl

Çün 'ışkı olmayan zâhid olısardır mudili hem dâll

 

Düşirir kibr ü 'ucb u hakda ol miskini İblîs hem

İder dürlü hiyel ile o mağrûr ahmakı idlâl

 

'Amel ihlâs ile makbul olur 'indinde Mevlânın

Riyâ şirk-i hafidir pes olısar müfsid a'mâl

 

Olur müşrik mürâ'î itse de biñ yıl 'ibâdetler

Kulûb-ı 'âşıkânı 'ışk ider pâk hîç komaz ezbâl

 

Gelür 'ışk zikr-ile kalbe olalım biz aña meşgul

İder Kuddûsîyâ Mevlâ gürûh-ı 'âşıka îsâl

                 

Ey Latîf ü Hayy u Kuddûs

 

Ey Latîf ü Hayy u Kuddûs u 'Azîm ü zü'l-Celâl

Koyma göülümde 'alâ'ikdan eser lutf eyle al

 

Mâsivâdan anda hîç mikdâr-ı zerre kalmasun

Sen buyur gir ol serâya çıkma hergiz anda kal

 

İtmeyem hûr u kusûrına cinânıfi iltifât

Vechiñe dâ'im nazar itmek baña a'zam nevâl

 

Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar senden cüdâ

Kendiñe ehl eyle fazlmla beni görem cemâl

 

Tâkatim yok kulluğa çün pîr ü 'âciz bendeyim

Bilmeyüben haddimi hîç eylerem vuslat su'âl

 

Görmezem ben kendimi lâyık bu bâlâ devlete

Kâfire itseñ hidâyet bilürem bulur visâl

 

Eyle Kuddûsî kulum lâyık-ı vasl-ı likâ

İnfısâlden kurtarub vir rahmetiñle ittisâl

 

Ey Semî' ü Hayy u Kayyûm

 

Ey Semî' ü Hayy u Kayyûm u Hakîm ü zü'l-Celâl

İder oldum nazm-ıla şimdi saña ben 'arz-ı hâl

 

'Aklım irmez hikmetin bilmem bu manzum sözlerin

Sen biliirsin ki değil maksûdım izhâr-ı kemâl

 

'Acizem çün 'âdet-i nâs üzre kullukdan hemân

Oldı işim pes mecâzib gibi manzum kîl ü kâl

 

Pîr-i fânî olmışam yok tâkâtim hîç kulluğa

'Işk u cezbe vir baña sen bende benlik koma al

 

Eyle Kuddûsî kulum lutf idüb mest-i müdâm

01 habíbiñ hürmetine ey Latîf ü bî-zevâl

 

Ey bu mahlûkâtı halk iden

 

Ey bu mahlûkâtı halk iden Melîk-i zü'l-Celâl

Mülk seniñ ancak saña mahlûk şerîk olmak muhâl

 

Olsa iki pâdişâh bir beldede olur harâb

Sen gibi bir pâdişâh yok ey Hudâ-yı Lâ-Yezâl

 

Kangı mahlükiñ seniñ mülkiñde ortağın olur

Cümleniñ Hal lâkı sensin Hayy u Bâkî bî-Zevâl

 

Didiren ben Teñriyem sensin biraz ahmaklara

Ruhların kabz eylediñ sen anlariñ hem bî-kıtâl

 

Birliğine heb delîl bu işlerin var hikmeti

İdemez bir kimse senden her ne kilarsañ su'âl

 

Çünki bir katre menîden eylediñ anları halk

Sen şehen-şâha nice ortak olabilür şegâl

 

Eyle Kuddûsî güneh-kâr bendeñi sen mağfiret

Rahmetiñden kânıt olmaz itse de çok ihtiyâl

 

Ey birâder 'ilme sa'y it

 

Ey birâder 'ilme sa'y it gice gündüz bî-melâl

Bir gün olur ki virir maksûdını Hak zü'l-Celâl

 

Her kişi irse gerekdir menzile sa'yı kadar

Turmayub sa'y it ki olsun menziliñ a'le'l-e'âl

 

Bilmiş ol 'ilmi ki ancak feyz-i Rabbânî-durur

Gice gündüz ağlayub anı Hudâdan it su'âl

 

'İzzet-i dâreyni ehl-i 'ilme virir ol Kerîm

Zillet-i kevneyne bâ'isdir cehil itme cidâl

 

Meyyite benzer muhakkak câhil-i bî-ma'rifet

Diñleyüb cân u gönülden sözimi gûşine al

 

Hiç basiretle berâber mi olur a'mâ olan

'Alimin 'ilmi hüdâdır cáhiliñ cehli dalâl

 

'İlm ile eyler tekarrüb bil ki kul Mevlâsına

Olayım dirseñ mukarreb 'ilm-ile it iştigâl

 

Tâlib-i 'ilmin ferişteler ayağı altına

Didi Peygamber döşerler Teñriniñ emriyle bâl

 

Her neye sarf itse inşân himmet ile vüs'ını

Viriser matlûbını aniñ Hudâ-yı Lâ-yezâl

 

'İlm-i nâfi' iste Hakdan eyleme bî-nef e hırs

Çünki olur nice dânişmendlerin 'ilmi vebâl

 

Çok 'ilim var ki tevaggul eylemek olur harâm

İste Mevlânın rızâsın hemen olursun hısâl

 

Hem cemâ'atle namâzı kıl sakın terk eyleme

Destini tut beş vakitde eyle Hakka ibtihâl

 

Sâlihînin meslekine it sülük ayrılma hîç

Çün bu yoldan mâ'adâya gideniñ işi hayâl

 

Pendi Kuddûsî ider tullâb-ı 'ilme ki anı

Kim ki tutarsa virür Mevlâ aña fazl u kemâl

 

Ey Cevâd u bî-şebîh ü bî-nazîr

 

Ey Cevâd u bî-şebîh ü bî-nazîr ü bî-misâl

Vey Kerîm ü Hayy u Kayyûm u 'Azîm ü zü'l-Celâl

 

Kapuña geldim niyâzım bu-durur leyi ü nehâr

Ki baña gösterme lutf it iftirâk u infısâl

 

Gerçi yokdur zerrece bende liyâkat vaslına

Eylerem boynum eğüb sen pâdişâhımdan su'âl

 

Rahmetimden kesmeñiz ey kullarım didiñ ümîd

İtmezem kat'î recâ pes umaram kâm-ı visâl

 

Çün habîbinle tevessül itdi Kuddûsî saña

Kıl müyesser aña fazliñla temâşâ-yi cemâl

 

Eyledim dürlü du'âlarla

 

Eyledim dürlü du'âlarla kapuñda çok su'âl

İtmedin ihsân benim matlûbumı ey zü'l-Celâl

 

Nazm-ıla şimdi su'âle başladım leyi ü nehâr

Bilmez isem de 'arûz 'ilmin dahi şîrîn makâl

 

İstemem dünyâda mansıb sîm ü zer cem' eylemek

'Âşık-ı sâdıklara meyl-i sivâ vizr ü vebâl

 

Mübtelâ olub mecâzî 'ışka aldım çok nisâ

Toğdı çok evlâd irişdi zühd ü takvâma zevâl

 

Dir bu Kuddûsî kuluñ hıfz eyleyüb îmânımı

İt beni îsâl habíbiñ şehrine cânımı al

 

Çün Resûl dimiş

 

Çün Resûl dimiş sever medh itmeyi Hak zü'l-Celâl

İsterem meddahlığın yok ise de bende kemâl

 

Kendini medh ider ancak kendi ol Hallâk-ı halk

Men fakîr ü câhilem kârım hemân kîl ile kâl

 

Cümle mahlûkâtı kâf u nûn ile var eyledi

Vâhid ü bâkî şehen-şâhdır aña hîç yok zevâl

 

Bî-şerîk ü bî-nazîr ü bî-vezîr ü bî-zahîr

Kapusı hergiz kapanmaz ideriz fazlın su'âl

 

Heb cihân halkıyla anıfi eyleriz biz medhini

Kârımız tesbîh ü takdîse beher ân iştigâl

 

Cân kulağı işidüben hüsnini oldum delii

Ta'n ider zâhid baña zann eyleyub ehl-i dalâl

 

'Âşık-ı meddâhı olmışam o hûbın pes bugün

Eyledi zîrâ temevvüc bahr-i 'ışk misl-i cibâl

 

Nazm-ıla Kuddûsî-yi miskîn Hudâyı medh ider

Bu tarîk ile nasîb olmak umar aña visâl

 

'İbret al

 

Kıl tefekkür Hakkı bil halk-ı cihândan 'ibret al

Yedi kat yerden ü yedi kat semâdan 'ibret al

 

Ay u gün yıldızlara bak nice halk itmiş Hudâ

Yer yüzinde bî-hisâb mahlûk olandan 'ibret al

 

On sekiz biñ 'álemiñ Hallâkı oldığın düşün

Bâ-husûs Âdem Safiyy-i 'âlî-şândan 'ibret al

 

Yerde gökde 'arş u kürsîde olan emlâk dahi

Dâr-ı dünyâda bulunan ins ü cândan 'ibret al

 

Cümle mahlûk kâf ile nûn arasında geldiler

Kün hitâbıyla gelen kevn ü mekândan 'ibret al

 

Kibriyâsını eğer bilmekse maksûd Hâlikın 

O kuyub nazmı te'emmül eyle andan 'ibret al

 

'Ârif-i üstâd-ı masnû'ât olayın dir iseñ

Cümle eşyâdır nişânı bak nişândan 'ibret al

 

Ma'rifet içün seni Kuddûsîyâ halk itdi

Hak Anı tahsîl eyle turma 'ârifândan 'ibret al

 

Ey Cevâd u Hayy u Kayyûm

 

Ey Cevâd u Hayy u Kayyûm u Kerîm ü zü'l-Celâl

Eylerem sen pâdişâhımdan büyük nesne su'âl

 

Çünki hâcet eyledi mess vir benim matlûbımı

itme red gümrâh deyü pîr olmışam kılma nikâl

 

Bende kocayınca sultân eylemez hergiz 'itâb

Var ise dahi günâhı sad hezâr mislü'l-cibâl

 

Hem amñ kesmez gıdâsın dâ'imâ ihsân ider

Hizmete yitmez güci dimez virir dürlü nevâl

 

Dû cihânın ni'meti virmez safâ Kuddûsîye

Çün anın maksûdı sensin pes diler saña visal

 

Ey Celîl ü Rabb ü Cebbâr

 

Ey Celîl ü Rabb ü Cebbâr u Kerîm ü zü'l-Celâl

Kapuña geldim bugün itmek içün senden su'âl

 

Müstecâb olur imiş kapuñda zîrâ her du'â

Pes yaşım yetmiş sekiz cismim nahîf hem ak sakal

 

Sen 'Azîmü'ş-şân du'â idift deyü emr eylediñ

Kara yüzlü kul isem de emre itdim imtisâl

 

Kesmezem hergiz ümîdi rahmetiñden ey Rahîm

Cümle halkiñ zenbi katre rahmetiñ deryâ-misâl

 

İtme Kuddûsî günâh-kân kapuñdan red bugün

Müsta' iddir mevte çün yaklaşdı rûz-ı irtihâl

 

Her kimiñ kim yok hulûsı

 

Her kimiñ kim yok hulûsı ol behâ'imden adal

Muhlis ol çek bu riyâ vü süm'adan sıdk-ıla el

 

Bil olur hâsıl hulûs 'ışk-ıla hem 'ışk zikr-ile

Eyle tevhîde devâm kim olasın 'ışka mahal

 

Cümle zikrin efdali tevhîd buyurmış çün Resul

Eylemiş telkîn 'Alîye anı sen bu râha gel

 

Kıl şerî'atle 'amel eyle tarîka hem sülük

Ol hakîkat 'ilmine nâ'il anınla it 'amel

 

İtdi Kuddûsî nasihat sana tutgıl ey ahî

Eyle tevhîd-i Hudâ çünki Ahaddür hem Ecel

       

'İbâdet içre bilmiş ol ki efdal

 

'İbâdet içre bilmiş ol ki efdal

Namazdır kıl sen anı olma tenbel

 

Münâfıklardan eyle ictinâb çün

Ki anların mekânı derk-i esfel

 

Hulûs yok kılsalar da kalblerinde

Anın kadrin ne bilsün kavm-i echel

 

Riyâdır işleri heb ol gürûhın

Hudâ 'indinde cümle halkdan erzel

 

Huzûr-ı kalb-ile kılub namâzı

Sen ol Kuddûsîyâ bir 'abd-i ekmel

 

'Âşıkam bir yâre kim

 

'Âşıkam bir yâre kim yok hîç anın gibi güzel

Ekrem ü a'lâ vü erham hem e'azdir hem ecell

 

Kendini zikr ideni zikr eyleyüb olur celîs

Çün sever 'uşşâkını ol pâdişâh-ı Lem Yezel

 

Bî-hisâb suçlarını dahi ider heb mağfiret

Eylemez hergiz zarar anlara 'isyân u dagel

 

İsmi Gaffâr u Halimdir dahi Settâr u Gafûr

Dahi Tevvâb u Rahîm ol bî-nazîr ü bî-mesel

 

Çocuğiken işidüben cân kulağı hüsnini

Gönlüme sevdâsı düşdi 'aklıma geldi halel

 

Eyledi merhum babam tevhidi telkîn ol zemân

Başladım leyi ü nehâr zikre çalışdım bî-mehel

 

Tîz vakitde toğdı kalb oğlı memem altında hem

Cânlu hayvân gibi oynar şevk-ıla idüb 'acel

 

Vâlideynim oldılar hayrân ü handân hamd idüb

Didiler pes oğlumız oldı bu esrâra mahal

 

Ol şehen-şâh virdi Kuddûsî kuluna 'ışkını

'Âşık u meczûbda kalmaz gıll ü gış gaflet kesel

 

Civânlıkda rezîl

 

Civânlıkda rezîl pîrlikde oldum şeyh-i erzel

Dahi gâfil idim ol demde oldum şimdi agfel

 

Dir idim yok-durur câhil benim gibi cihânda

Bugün itdim te'emmül bulmadım hîç benden echel

 

Mecâzî 'ışk beni tahrîk idüb dâ'im gezerdim

Gelüb bir hûb dahi takdı bu dem gönlime çengel

 

Boyandım dürlü dürlü renge bozdı cümlesin 'ışk

Ki oldı levn-i 'ışka cümle elvânım mübeddel

 

Heves eyler boyanmağa bu renge gerçi zâhid

Velâkin 'âr ü nâmûsı komaz elden o tenbel

 

Riyâ vü kibr ü 'ucb-ıla tutulmış ammâ goñül

İder da'vâ-yı kutbiyyet gözi kör zihni muhtel

 

Benimle oynayub satranç bu 'ışk varımı aldı

Didi saña yiter 'âşık iseñ zülf-i müselsel

 

Şu kez mest olmışam 'ışkın meyinden kim görinür

Gözime her neye baksam hemân çeşm-i mükemmel

 

Ozan itdi beni 'ışk şöyledir mağdur tutuñ çün

Ki bilmem muhtasar mıdır sözüm yâhûd mutavvel

 

Sakın ta'n itme ey vâ'iz bu Kuddûsî fakîre

Ki dir mahbûbı terk it mâsivâmı heb baña gel

 

Ey nefis şimden girü

 

Ey nefis şimden girü ağyân terk it yâre gel

Yetiştir itdiklerin tuğyân u 'isyân u dagal

 

Sû-yı akrâna uyub siydin Hudânın emrini

Kılmadın bu ana dek aslâ rızâ sicne 'amel

 

Seçmedin hergiz helâl-ile harâmın beynini

Cîfe-i dünyâyı bel' itdin hemân misl-i zagel

 

Sûretâ mü'minsin ammâ gizli şirk içinde var

Çün hakîkatde mürâ'îdir behâ'imden 'adel

 

Yolcısın yok zâd-ı râhın yükün ise pek sakîl

San'atın ta'mîr-i dünyâ hedm-i dîn tül-i emel

 

Bakmadın 'ibret göziyle Hâlikın masnû'ına

Kablamış endâmını heb gaflet ü sehv ü kesel

 

Hem lisânınla Hudânın zikrin iksâr itmedin

Söyledin gaybet yalan çok i'tirâz-ile cedel

 

Hak kelâmı hîç kulağınla işidüb tutmadın

Hey'etin insândır ammâ işlerin cümle dagel

 

Hayr işe yapışmadın destinle çok şerr işledin

Bilmezem ki kurtulur mı nâr-ı dûzahdan bu el

 

Ayağınla gitmedin bir hatvecik Hak yolına

Köhnelendi şimdi a'zâ dahi yaklaşdı ecel

 

Kalbin ile itmedin bir dem tefekkür sıdk-ıla

Ki neler halk eylemişdir Kird-gâr u Lem-Yezel

 

Kendini sen zann idersin cümleye sâlim kavî

İç ü taşın toptolu emrâz u eskâm u 'ilel

 

Hâsılı budur kelâmın bilmiş ol itme gurur

Cümle a'mâlinde vardır bî-şümâr 'ayb u halel

 

Mâsivâsından geçüb Allaha gel Kuddûsîyâ

Külli şey'hâlikdir illâ vechü Mevlâne'l-ecel

 

Sâlikâ ağyârı gönülden çıkar

 

Sâlikâ ağyârı gönülden çıkar dildâre gel

Vuslat-ı cânân içün cân satılan bâzâra gel

 

Varma zâhid yanına magbûn ider sonra seni

Rûz u şeb kânûn-ı 'ışk içre yanan nâçâra gel

 

Nehr-i asgardan cevâhir çıkmaz ey ebleh yüri

Dürr-i meknûn ister isen sâhil-i ebhâre gel

 

Turmayub yâd eyle yârin ismini leyi ü nehâr

Ma'rifet kesb itmeğe sa'y eyle hey âvâre gel

 

Cân u dilden tâlib isen dost visâlini eğer

Cismini yandır bu 'ışkın odına bir pâre gel

 

Tevbe eyle 'âşıkâna itdiğin küstâhlığa

Ehl-i Hakka buğz u inkârı koyub ikrâra gel

 

Çok uyuma gicelerde kıl temellük Hâlika

Bitmek istersen işin hoş cilve-i eshâra gel

 

Cân u dilden 'âşık oldınsa behey bülbül güle

Âşiyânın terkini ur şevk-ıla gülzâra gel

 

Zühd ü takvâ perdesini çâk idüben sıdk-ıla

'Işkı rehber it hemîn bul firkate bir çâre gel

 

'Âr u nâmûs şişesini kırmayan 'âşık m'olur

'Âşık olmak diler isen 'âşık-ı bî-'âra gel

 

Mâsivâdan fârig olub yâri bul Kuddûsîyâ

Arayan Mevlâsını bulur dimişler ara gel

 

Kuddûsa gel Kuddûsa

 

İster isen olmak velî Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

Cümle sivâdan çek eli Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Aldanma(gıl) sen câhına gir sıdk-ıla dost râhına

Ol bende mülkin şâhına Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Çün perdedir iki cihân 'uşşâk-ı Hakka bî-gümân

Çâk eyle sen anı hemân Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

İt rûz u şeb zikre devâm ki olasın mest-i müdâm

Mezkûre ir ol şâd-kâm Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Kalbe tolar 'ışk zikr-ile 'âşık olub seyr it yola

Bakınma hîç sağ u sola Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Aç gözini nakkâşı gör nakşına bakub olma kör

Ol ibni Edhem-veş gayûr Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Mevlâsını kıldı taleb terk eyledi varını heb

İt sen de ağyârdan hereb Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Kuddûsîyâ itme mehel tevhîde çalış bî-kesel

Tut pendi çek gayriden el Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)

 

Dökme gel

 

Gözlerinden sûfîyâ cennet içün kan dökme gel

Nâr-ı dûzah korkusından dahi bârân dökme gel

 

Cümlenin Hallâkının 'ışkı odına yan hemîn

Nefs-i ejderhâ femine katre niyân dökme gel

 

Çün riyâ şirk-i hafidir müşrik olma ey 'azîz

Taht-ı sultâna sakınub zibl ü katrân dökme gel

 

İtme Hak zâkirlerine buğz u inkâr u cefâ

Sû-yı tedbîr ile hınzîr önine nân dökme gel

 

Zikre çalış tut bu Kuddûsî fakirin sözini

Harmen-i 'ömri yabana böyle her ân tökme gel

 

Ey Hudâ çokdur bizim

 

Ey Hudâ çokdur bizim müşkil işimiz eyle hal

Artdı ekdâr virdi zikr ü fikrimize pes halel

 

Cümle mü'min kulların tefrîc idersin giryesin

Çünki erham dahi ekrem hem e'azsin hem eceli

 

Zenbimiz çok rahmetin deryâ senin pâyânı yok

Mağfiret eyle bizi ey pâdişâh-ı Lem-yezel

 

Gice gündüz cân u dilden isteriz senden necât

Vir selâmet her ne var ise elem gussa galel

 

Dir ki Kuddûsî umarız dâ'imen eltâfını

Eyleriz tevhîd seni yok ise de 'ilm ü 'amel

 

Zâhidâ sen itme tahkîr

 

Zâhidâ sen itme tahkîr 'âşıkı insâfa gel

Yok deyü hîç anda mâl u 'izzet ü 'ilm ü 'amel

 

İstemez iki cihanın 'izzetin Hak 'âşıkı

Yokluğ-ıla bulınur vasl-ı Hudâ-yı Lem-Yezel

 

Aslımız bir nutfedir âhir türâb olsak gerek

Bu kıyâmet bozılur hem dinle söz itme cedel

 

Virdi Yezdân bize cism ü rûh u 'akıl kuvveti

Çok da gitmez mahv olur cümlesi geldikde ecel

 

Destimizde var mı hüccet ki nolısar hâlimiz

Ağlayalım bizde vardır bî-hisâb cürm ü zelel

 

Varamaz bu sûret-ile mahşere her âdemî

Sâhibine virir ol günde günâhları sakîl

 

'Ucb-ıla sürüldi iblîs oldı mel'ûn u recîm

Benlik ile geldi âhir 'izz ü câhına halel

 

Kemlik idenlere eylik bil velîler hulkıdır

Eylik it sen aña kim eyler saña cevr-i hiyel

 

Saña Kuddûsî bu pendi dahi nefsine ider

Tut anı gücenme lutf it kalmasun dilde melel

 

Visâl-i yâre irmek isteyen

 

Visâl-i yâre irmek isteyen 'âşık berü gel

Bu şi'rime nazar it gözini aç olma ahvel

 

Gönül virme şu dünyâ zînetine bakma aslâ

Dahi cennet içün çalışma zinhâr olma tenbel

 

Mukayyedlikden ol âzâde 'ışkın himmetiyle

Teveccüh eyle Allaha sivâsından yuyub el

 

Firâr it 'ışkı olmayan kişiden itme ülfet

Cihân halkında yok bir kimse hîç bî-'ışkdan agfel

 

'Amelsiz 'ilm ü ihlâssız 'amel makbul değildir

Anın çün záhidiñ goñli müşevveş zihni muhtal

 

Beher dem her nefes zikre devâm it olma gâfıl

İder Allah ne deñlü var ise müşkil işin hail

 

Bu Kuddûsî gibi sen de tegâfül itme kardaş

Külüñg-i 'ışk-ıla gayret idüb varlık tağın del

 

                   401

Ey cümle halkm müşkilâtın eyleyen lutfıyla hal

Hail it benim müşkillerim ben olmışam pîr ü ezel

 

Rahme sezâ oldum bugün her kim ki görse rahm ider

Sen ráhimíniñ erhamisin hem e'azsin hem ecel

 

Sabr idemem hergiz belâya tâkatim yok 'âcizem

Etfâl gibi senden iderem dâ'imen ni'met emel

 

Yok iktidârım kesbe hîç kârım hemân şeklen sana

Çün isterem senden beher ân cüz'-i su mislüh besel

 

Dürlü ni'metle besledin yetmiş tokuz yıl hoş beni

Pes eyledin ihsân u in'âm sükker ü lahm u 'asel

 

Fazlınla ihsân eyledin hem rızkımı baykuşleyin

Bu cîfe-i murdâr içün gezdirmedin sehl ü cebel

 

Şimdi tezâyüd itdi ekdârım sana ma'lûm-durur

Cismim za'îf kalbim hazîn yaklaşdı hâlbuki ecel

 

Eşrât-ı sâ'at oldı peydâ fitneler uyandılar îkâz

İderler fitne-i kavm-i şerâr ehl-i dagal

 

Kuddûsîyi hıfz it Hafîzâ dû cihânda kürbeden

Kılma anı giryân u gam-nâk ü perîşân mübtezel

 

              402

'Işk güzel 'âşık güzel ü yâr güzel

Gül güzel bülbül güzel gülzâr güzel

 

Tevbe olsun ki (bu) halkı yirmeyem

Halk güzel Hâlik güzel her var güzel

 

Bulmadım bir nesne kim ola 'abes

Çâr 'anâsır yil su hâk ü nâr güzel

 

Yedi gökler dahi anlarda olan

Levh Kalem ay gün cünûd-ı yâr güzel

 

'Arş u Kürsî Beyt-i Ma'mûr u melek

Pes dahi anlardaki envâr güzel

 

Yedi kat yer dahi anlarda olan

Cümle eşyâya virilmiş kâr güzel

 

Yok-durur 'âlemde bir beyhude şey

Taş ağaç sâ'ir cemâd cân-dâr güzel

 

On sekiz bin dürlü 'âlem halkı heb

Kulluk iderler kamu her bâr güzel

 

Kelb ü hınzîr ü yılan 'akreb dahi

Sâ'irinin var nice esrâr güzel

 

Var yaratmakda 'azâbı dûzahı

Nice nice hikmet-i Cebbâr güzel

 

Kâfiri şeytânı halk itmekde hem

Var mesâlih ideriz ikrâr güzel

 

İ'tirâz itme sakın Kuddûsîyâ

Hak güzel halkı güzel âsâr güzel

 

             403

Mehdî zuhuri bil yakîn dünyâ evin çok yapmagıl

Açmış Resûl Mevlâ yolın sen toğrı yoldan sapmagıl

 

Dimiş günâhlarm başı dünyâyı sevmek ey kişi

Güç eyleme kolay işi sîm ü zere hîç tapmagıl

 

Ahir zamân halkına sen uyma birâder misl-i zen

Oda yanar dünyâ seven uçmak yolından sapmagıl

 

Dirme anı hırs-ıla hem rızkı virir Hak lâ-cerem

Eyle tevekkül çekme gam il rızkını sen kapmagıl

 

Kuddûsîyâ zikre çalış gaflet ile bitmez bir iş

Merdân gürûhına karış gâfiller ile kopmagıl

 

                   404

Ey dost baña sen 'ışkı fazliñla 'atâ kıl

Bu goñlümüñ ikbâlini her demde saña kıl

 

Çün her kimi sevdiñse aña 'ışkını virdiñ

Lâyık değil isem dahi lutf eyle sezâ kıl

 

Yaz adımı hem defter-i 'uşşâkın içinde

Cezb eyle saña goñlümi pür zevk-ı safâ kıl

 

Bed-nâm u zelîl itdi beni 'ışk-ı mecâzî

Derdim katı çok merhamet it aña devâ kıl

 

Kuddûsîyi ehl eyle saña ey kerem ıssı

Zühhâdı sivâ ehli anı ehl-i Hudâ kıl

 

                405

Hudâvendâ beni fazlınla merdân zümresinden kıl

Seni 'ârif olan ashâb-ı 'irfân zümresinden kıl

 

İçir 'ışk-ı hakîkî hamrını mest-i müdâm olam

Gice gündüz seniñ şevkinle mestân zümresinden kıl

 

Bu kesret fitnesinden lutf idüb ben kuluîiı kurtar

Koyub ağyârı sen şâh-ıla kalan zümresinden kıl

 

Hicâb olur imiş iki cihân 'uşşâk gürûhına

Beni cümle sivâdan fârig olan zümresinden kıl

 

İdüb Kuddûsîyi hem zikre meşgül sen celîsi ol

Anı 'ışk bahrine sıdk-ıla talan zümresinden kıl

 

              406

Ey sâlik-i Hak sa'y idüben kesb-i hüner kıl

Ko gayrisini Hazret-i Yezdâna sefer kıl

 

Aldanma sakın nakşına bu dâr-ı fenaniñ

Sehhâredir ol kendiñi pek virme hazer kıl

 

'Uşşâka harâm didi Resul iki cihân bil

Meyi itme aña zen gibi sen kendiñi er kıl

 

Bir katre menî idi seniñ çünki esâsın

Pes nefsini bil hikmet-i Hallâka nazar kıl

 

Var eyledi bu halkı deyüb kün yoğiken hîç

'İbretle gozüñ nazariñ zîr ü zeber kıl

 

Kuddûsî-yi bî-çâre düşün kudret-i Hakkı

Dil köşküni pâk eyleyüb ol şâha makar kıl

 

               407

Tagayyür eylemez 'ârif kıyâmet kopsa dahi bil

Aña hoş görinür Hakkm işi itmez ki kâl ü kîl

 

Olurçün i'tirâz Mevlâya tatvîl-i lisân itmek

İder 'ârif hazer kalb i'tirâzından olur lâl dil

 

Hudâyı bilse bir kişi dili ahras olur imiş

İdebilür mi hîç ahras olan kimse dilin tatvîl

 

Garîb oldığına díniñ olurız gerçi biz gam-nâk

Velîkin ol zuhûr itmiş gariben sen te'emmül kıl

 

Hemân Kuddûsîyâ iste Hudâdan ma'rifet her ân

Râhat it rûz u şeb iksâr-ı istiğfâr ile tehlîl

 

                 408

Olur Hakdan cüdâ gâfiller ile ülfet iden bil

Firâr it ehl-i dünyâdan iderler çün seni tahbîl

 

Geçirme vaktiñi nâs ile istînâs idüb zîrâ

Saña dünyâ umûrın pes iderler mekr-ile tahmil

 

Ki vardır her birinin bir merâmı gizlü kalbinde

İderler hâlini berbâd dahi evkâtım ta'tîl

 

Refâkat itmeye sâdık refik zâhirde yok şimdi

Çalış 'uzlet idüb zikre ider Hak işim teshil

 

Saña pend eyleyüb bî-çâre Kuddûsî koca dir kim

Olub tevhide meşgul mâsivâ hubbın goñülden sil

 

                  409

Olur imiş celisi zákiriñ Mevlâ muhakkak bil

Gice gündüz devâm it zikre olgıl bende-i mukbil

 

Celisiñ Hak olınca her işin biter seniñ bî-şek

Hemân ısmarla cümle işim aña tevekkül kıl

 

Virir matlûbmı ol her ne ki ister iseñ bil hem

İder düşmânını ilhak bela virir alet tacil

 

Buyurmışdur Resul tevhîd-durur bil efdalü'l-ezkâr

Aña meşgûl olub kalbde olan kiri koma heb sil

 

Hudâ emr itdi Kur'ânda bize zikr ile Kuddûsî

Tutub emrini idelim beher ân her zamân tehlîl

 

                  410

İli yahşi vü kendini yaman bil

Kimi görsen anı kutb-ı cihân bil

 

Hemîn eyle hazer kibr ü gurûrdan

Gönül alçaklığı büyük emân bil

 

Sakın iblîs gibi müstekbir olma

Olur merdûd ben a'lâyım diyen bil

 

Dahi bu cîfe-i murdârı sevme

Batar yere anı dirüb seven bil

 

Kifâf mikdârı rızka it kanâ'at

İden dünyâyı terk göğe ağan bil

 

Aniñ çokluğıdır Fir'avnı âhir

İdüb it'â dahi mugrak kılan bil

 

Mahabbet itme Kuddûsî aña hîç

Hudânıfi dostı dünyâ sevmeyen bil

 

                 411

Kıyâmet iktirâb itdi sözimi hem te'emmül kıl

Binâ-yı medrese mescid zemânı kalmadığın bil

 

Giderler ehl-i îmân heb Hicâze kimse kalmazlar

Nefes tut kalbini itme harâb ta'mîrine temyîl

 

Sakın itlâf-ı mâl itme olur belki saña lâzım

İder oldı 'alâmet çün zuhûr her ân dahi her yıl

 

Zemân oldığına âhir birâder eyleme şübhe

Olub meşgûl binâya vaktim hîç itmegil ta'tîl

 

Harâmdır mü'mine tûl-i emel andan hazer it hem

Düşün mevti yakîn bil kim idiser hâlini tahvîl

 

Çalış tevhide rûz u şeb takarrüb eyle Mevlâya

Elinde var iken fırsat hemîn it ma'rifet tahsîl

 

Uyandırmak içtin ider bu pendi sana Kuddûsî

Tutar isen ider her işini dâreynde Hak teshîl

 

                    412

Ey tâlib-i Hak ister isen olmağı vâsıl

Tut pendimi gel sıdk-ıla hîç olma mücâdil

 

Nâ-hak yire incitme Hudâ halkını aslâ

Hem illeri yahşi özini dûn ü yaman bil

 

'Ucb ile kibirden hazer it çünki 'Azâzîl

Kibr itmek ile oldı kamu dirliği zâ'il

 

Toprak idi aslın yine toprak olacaksın

Bir nutfeden itdi seni Hak 'ârif ü kâmil

 

Fahr eylediğin zindeliği şöylece bil ki

Tutulsa nefes heb bozılur şekl ü şemâ'il

 

'İlm ii 'amel ü fazl u kerâmata güvenme

Mevlâ kimi sevdiyse odur bende-i fâzıl

 

Kullukda halâvet bulanın eksilür ecri

Çün almış olur hazzını dünyâda o gâfil

 

Aç gözlerini 'aklını dir başına sa'y it

Mir'ât-ı gönülde olan evsâhı hemân sil

 

Fikr eyle ki bu heft semâvât ü zemîni

îcâd idenin cümle vücûdına delâ'il

 

Kudret 'azamet sâhibi oldığı bedîhî

Al 'ibreti eşyâya bak ol 'âbir ü 'âkil

 

Cem' itme sakın sîm ü zeri dâr-ı fenâda

Lâyık mı sana ki olasın cîfeye mâ'il

 

Defn eyle hamûl arzına bu cism-i 'azîzi

'Âşık dilemez olmağı meşhûr-ı kabâ'il

 

Her mısra'ı bil bu gazelin 'ârife bir bâb

Kalbinde olur 'ilm-i ledün sırları hâsıl

 

Yâd eyle hemîn ism-i Hudâyı gice gündüz

Zâhid gibi sen olmayasın Tenriyi câhil

 

Kuddûsîyi gûş eyler isen cân u gönülden

Eyler seni Hak ni'met-i 'uzmâlara nâ'il

 

                    413

Her kimin dâ'im lisânı zikr-i Cebbârda değil

Bil tehî-destdir anın aslâ eli kârda değil

 

Eylemiş igfâl anı dâr-ı fenânın zîyneti

Lâşede zîrâ gurâbın zevki gülzârda değil

 

Zâga teşbîh eylemişler ehl-i dünyâyı ki ol

Cîfeyi yir zu'm ider hem gönü murdârda değil

 

Ehl-i ahret cîfe-veş dünyâdan istikrâh ider

Çün anın gönü cinânda cem'-i dînârda değil

 

Ehl-i Hak iki cihândan nefret eyler cîfe-veş

Yâre 'âşık olmış ancak gönü ağyârda değil

 

Dostdan özge nesne virmez kalb-i 'uşşâka safâ

'Âbidin maksûdı ağyârda hemân yârda değil

 

Münkiri kibr ile 'ârdır eyleyen Hakdan cüdâ

Hak bulan yoklukda buldı kibr-ile 'ârda değil

 

Zikre hasr eyle hemân sen şuglını Kuddûsîyâ

Vâsıl olmaz yâre ol kim şuglı ezkârda değil

 

                   414

Hulûs 'ışk-ıla vü 'ışk zikr-ile kalbde olur hâsıl

Gice gündüz çalış tevhide olgıl muhlis ü kâmil

 

Gürûh-ı evüyâ zikr ile irerler kerâmâta

Olur zâkir devâm-ı zikr ile ihlâsa tîz nâ'il

 

Hulusi olmayan 'âbid hakîkatde münâfıkdur

Sen olgıl mü'min ü sâdık dahi 'irfâna ol vâsıl

 

Riyâ çün gizlü şirkdir bil muhakkak ihtirâz eyle

Hemîn tahsîl-i 'ışk it çünki 'ışksız kişi(dir) câhil

 

Seni Kuddûsî-yi bî-çâre ider zikre hoş tergîb

Birâder zikre sa'y it vaktiñi hîç eyleme ta'tîl

 

                    415

Yok benim gibi halâ'ik içre gâfil 'âsî kul

Kesmezem hergiz ümîdi çün rahmet deryâsı bol

 

Zikr-i istiğfâra meşgûl olurum leyi ü nehâr

Hak gazab itmez imiş müstağfırâna bil oğul

 

Ümmete büyük emân imiş bu istiğfâr hemîn

Bize emr itmiş hadîsinde anı çünki Resûl

 

Eyle istiğfârı yüz kerre beher gün sen dahi

Anı peygamber ider imiş bize ta'lîmdür ol

 

Günde istiğfârı it yüz kerre sen Kuddûsîyâ

Sen de ekser eyle anı Kird-gâr eyler kabûl

 

                   416

Sakın 'abd-i direm olma var 'abd-i İlâh ol

Sen ol a'lâya ol bende ki sen de 'âlî-câh ol

 

Neye meyi eylese goñlüñ seniñ ma'büdiñ oldur

Bu şirkden eyleyüb tevbe 'afîf ü bî-günâh ol

 

Sivâsından kesil Hakkiñ fırâr eyle aña hem

Sülük it 'ışk u şevk-ıla ki turma ehl-i râh ol

 

Özine put idinme zînet-i dünyâyı gâfıl

Hudâya sıdk-ıla kulluk idüb dû kevne şâh ol

 

Gice gündüz hemân Kuddûsîyâ cehd-i belîg it

Eğer bî-tâb iseñ bârî mücâhid gâh gâh ol

 

                 417

Gel ey 'âşık sana diyem Hudâya bir yakın yol

Kolay hem cümle yollardan bu yolun sâliki ol

 

Bilürsin kim bu fursat bir dahi girmez eline

Metâ'-ı 'ömrini itme hebâ ol 'abd-i makbul

 

Devâm it rûz u şeb tevhîde bir dem gâfıl olma

'Alâ'ikdan yumub göz ol hemân tevhîde meşgûl

 

Bizi halk eyledi Mevlâ ki kulluk itmek-içün

Dimez ol mâsivâya iltifât idenlere kul

 

Geçirme vaktini boşa bu Kuddûsîleyin sen

Bulur Mevlâsını dirler arayan var ara bul

 

                  418

Uzlet it nâsdan birâder tut nefes olma cehûl

Açılur ehl-i sülûke 'uzlet itmek ile yol

 

Nâs ile ülfet iden olur kıyâmet müflisi

Sözimi tut gel kerem kıl nushımı eyle kabul

 

'Uzlet ehli sohbet eyler rûz u şeb Mevlâ ile

Buldı 'uzletde erenler bahr-i 'irfâna vusûl

 

Çün Hırâ tağında 'uzlet itdi şâh-ı enbiyâ

Anda Kur'ân nâzil oldı Hak anı kıldı Resûl

 

Kaç hemân tenhâ yire nâsa karışma ol 'azîz

İştigâl it zikre mezkûrı gönül kasrında bul

 

Ekserî halkı bu vaktin zînete eyler heves

Turma yanlarında meclislerine itme duhûl

 

Nakş-ı dünyâya bakub kalmışlar ol bî-çâreler

Ki iderler tutmayub söz râh-ı Yezdândan 'udûl

 

Kimi hınzîr kimi kaplan suretinde kopıser

Kimi yılan kimi maymun kimi kelb kimisi gûl

 

Ehl-i dünyâ dürlii sûretde gelürler mahşere

Ehl-i Hakkın sûreti tebdîl olunmaz bilmiş ol

 

Ehl-i dünyâ dinmez aña kim helâl mâlı ola

İtmeye hergiz mahabbet hem ola ihsânı bol

 

Olmaya gönlünde kadri hîç bu dünyâ mâlının

Ola 'indinde berâber çuha ile köhne çul

 

Şimdi lâkin böyle merdân var ise de az-durur

Cem'-i mâl idenleriñ çün 'âdeti kizb ü gulûl

 

Kim bu Kuddûsî fakíriñ sözlerin tutar ise

Dû cihânda her belâdan kurtılur olmaz melûl

 

                  419

Kesme ümîdi rahmetinden ol Rahímiñ çünki bol

Sen eyle istiğfâr hemîn Tevvâb-durur eyler kabul

 

Meftûh kapusı rûz u şeb sâ'illere ihsân ider

İste ne ise hácetiñ virir Ganî cömerddir ol

 

Kullukda taksîr eyleme eyler iseñ kaçma sakın

Di mağfiret eyle beni pes olmışam bir suçlu kul

 

Vehhâb-durur koymaz seni mahrum virir matlûbıüı

Var toğrılub kapusına yalvaruban eyle duhûl

 

İtmez gazab yetmiş tokuz yaşında pîre ol Halîm

Kuddûsîyâ it hüsn-i zann aña hemîn olma melûl

 

                420

Günâhım çok deyü kesme ümîdi çünki rahmet bol

Olur 'indinde Rahmânm muhakkak bil du'â makbûl

 

Tarîk-ı evliyâya it sülük zikre devâm eyle

Hudâ yollan içre bu tarîk âsân u akreb yol

 

Dahi eslem-durur sâliklere yok anda hîç korku

İder irşâd mürîdin pirimiz sen böyle bilmiş ol

 

Tarîk-ı Kâdirîye girüben zikre devâm eyle

Şerî'atla 'amel idüb sühûlet eyle vuslat bul

 

Ne buldı ise Kuddûsî fakîr zikr-ile bulmışdur.

Olur zâkir Hudâ 'indinde bî-şübhe mukarreb kul

 

                  421

Gel ey sâlik saña ta'lîm ideyim bir güzel yol

Ki ol yola giden olur Hudâ 'indinde makbul

 

Dikensiz çalısız taşsız kayasız gizli yoldur

İniş yokuş harâmî kaygusı yok düz dahi bol

 

Hemân seyr ü sülük it rûz u şeb eğlenme biraz

Kamu yollardan azher hem kamusından yakın ol

 

Erenler yolıdır bu yol aña gir sen de kardaş

Ki itsün maksad u matlûbım Hak saña mebzûl

 

Sürilür 'asl-ı ashâbdan gelür bu âna dek çün

Ki Hakk(m) Resûlinden 'Alî itmişidi me'mûl

 

Didi it yâ Resülullah beni bu yola irşâd

Ki ola cümle yollardan o yol 'akreb ü ma'kûl

 

Didi aña iki gözlerim yum yâ 'Alî sen

Hem ol baña teveccüh itmeğe kalbiñle meşgûl

 

Sa'âdetle berü gel yâ 'Alî deyü buyurdı

Oturdı diz-be-diz anı ki hâsıl ola mes'ûl

 

Dahi ben yumuben gözümi ideyim teveccüh

Oku sen de teveccüh ideyim ben de 'azîz kul

 

Okuram nefy ü isbâtı ben üç kez it teveccüh

Ki sen envâr-ı zikrullah ile deryâ gibi tol

 

'Alîye böyle telkîn eyledi ol fahr-ı 'âlem

Hadîsdir şübhe yok bunda ki olmış böyle menkûl

 

Tarîk çok gerçi Allaha velâkin pek yakını

Tarîk-ı zikr idiğin bil muhakkak añla oğul

 

Eğer Kuddûsîyi diñler iseñ Hakka irersin

Hemân iksâr-ı zikr it az zamânda tîz anı bul

 

                 422

Ey 'ışkı yok bî-çâre var bu gaflete bir çâre bul

Tut pendimi gerçek erenler yolına eyle duhûl

 

Lâzım olan sâliklere 'ışk u hulûs u cezbedir

İtmez mürá'íniñ Hudâ a'mâlini hergiz kabûl

 

Sultâna cânsız câriye ihdâ iden magzûb olur

'Abidde olmazsa hulûs dimez aña Teñrisi kul

 

İster iseñ 'ışkı çalış tevhide sen leyl ü nehâr

Ehl-i sülûke cezbe vü 'ışk-ıla dürilür bu yol

 

Hak yollarıniñ akrebi tevhîd imiş bil şübhesiz

Gir sıdk u 'ışk-ıla yola diñle sözüm itme 'udûl

 

Öğretdi Kuddûsî fakîr saña yakíniñ yolların

Anı 'Alîye eylemiş telkîn muhakkak bil Resûl

 

                423

Cihânda yok benim gibi zelîl kul

Tışım ma'mûr içim vîrân ü ma'lûl

 

Sever dîvâne goñlüm medh-i nâsı

Hudâ memdûhıdır zîrâ ki makbûl

 

'Azâzil şartî ile itdi kulluk

Mukarreblerden iken oldı mahzûl

 

Anı medh eyler idi cümle mahlûk

Soñinda oldı ol matarr u mahsûl

 

Nice keşf ü keramet ehli kümmel

Sürilüb bâb-ı Hakdan oldı ma'zûl

 

Kitâblarda görüb mahzun oluram

Musarrah bunları mahkî vü menkûl

 

İdüben vesvese Kuddûsî oldı

Bugün çocuk gibi bir pîr ü hevlûl

 

                 424

Sen bilürsin ki ' Alîmâ pîr ü haste olmışam

Lutf u re'fet it baña dâreynde virme hüzn ü gam

 

Cümle râhimlerden erhamsin adiñ Rahmân dahi

Bir adiñ Hannân baña gösterme hergiz derd elem

 

Kul kocayınca aña şâhı ider hoş merhamet

Ey şâhen-şâh it bu nâçâr kuluña lutf u kerem

 

Kalmadı cismimde kuvvet itmeye hizmet bugün

Saña ma'lûm ki fırâşda gice gündüz yaturam

 

Hirfetim şimdi hemân sen şâhımı zikr eylerem

'Işk u cezbe zikr-ile eyler tezâyüd dem-be-dem

 

Yok lisânımla dahi zikr itmeye hem tâkatim

Zikr-i kalbiye devâm tevfîkin ile eylerem

 

Yidi kat gökler ü yirler rûhımıfi seyrân-gehi

Dahi cennet sidre tûbâ 'arş u kürsî levh kalem

 

Kılma vaslmdan cüdâ bir dem(de) bu Kuddûsîyi

Çün o meczûb idemez sensiz karâr hîç lâ-cerem

 

                   425

Şâhâ kapuñ sá'illeriniñ cümlesinden ahkaram

Gümrâh deyü tard eyleme lutf eyleyüben vir ni'am

 

Kullukda taksîr eylesem de kesmezem hergiz ümîd

Hem sen şehen-şâhıfl kapusını bıragub gidemem

 

Halk-ı cihân senden dilerler cümlesi maksûdların

Sen var iken kul kapusına varmağa utanıram

 

Çün goñlümüñ ârzûsı ma'lümiñ ne lâzım söylemek

Lâyık değil isem de anı rahmetiñle isterem

 

Maksûdımı disem açıkdan ta'n iderler halk baña

Kuddûsîye virgil murâdın lutf idüb yâ ze'l-kerem

 

                      426

Ey bizim ihvânımız eyleyelim nûş-ı câm

Ki şeh-i hûbânımız ide bizi şâd-kâm

 

Terk-i sivâ idelim dostumuza gidelim

Gayrı sözi nidelim zikr idelim subh u şâm

 

Zühdi idüb târ-mâr isteyelim 'ışk-ı yâr

Hem idelim ihtiyâr olmağı mest-i müdâm

 

Ad-ıla sandan geçüb iki cihândan geçüb

Cism ile cândan geçüb bilmeyelim hâs ü 'âm

 

İtmeyelim hultatı eyleyelim 'uzleti

Terk idelim sohbeti yolcıya sohbet harâm

 

Her kime kim 'ışk gelür kadrini şâhıfi bilür

Bende vü mukbil olur bulısar a'lâ makâm

 

Zühdine mağrûr olan zâhidin işi yaman

Bildiği zann u gümân keşfi kamu ihtilâm

 

'Ar şişesin kıramaz Hak yolına giremez

Menzile hem iremez yolda kalur ve's-selâm

 

Pendiñi Kuddûsîyâ eyle hemân sen saña

Kim ki tutarsa aña Teñri virir 'ışkı tâm

 

                      427

Bende bir sevdâ var ammâ nidiğin hîç bilemem

İtmişem ülfet aniñla bir nefes ayrılamam

 

Tatludur bâldan şekerden ol baña hem sevgilü

Tâ ezelden olmışam nâ'il ferâgat kılamam

 

Yâr-ı gârım hem o sevdâ hem enîsimdir benim

Hergiz ol bensiz olamaz ben de ansız olamam

 

Dû cihânm ni'metinden yeğdir ol sevdâ baña

Mâsivâyı itseler 'arz meyi idüben alamam

 

Talmışam bir bahre kim yok aña hadd ü inkızâ

Olmışam mest-i müdâm deryâ-yı mahva talamam

 

Eylerem lehv ü tarab sıbyân gibi 'âr bilmeyüb

Gülerem gâh ağlaram göz yaşını hîç silemem

 

Dir ki Kuddûsî baña virdi bu sevdâyı Hudâ

Andan özge her ne virse şâd oluban gülemem

 

                    428

Benim goñlümde bir sevdâ var amma nidigin bilmem

Hazînem dâ'imâ bir lahza râhatla ferah bulmam

 

Olubdur bu cihân derd-i firâk-ıla baña zindân

Girersem cennete bu hâl ile hîç müsterih olmam

 

Cüdâ olınca ma'şûkdan cinânı neylesün 'âşık

Olub giryân diyüb dîdâr-ı yâri görmesem gülmem

 

Çü bülbül bâgda güli górmese bir dem safâ bulmaz

Aña dürlü çiçek 'arz itseler dir iltifât kılmam

 

Bulamazsın bu derd-i firkate dermânı Kuddûsî

Dimez ise eğer ma'şûk seni benden cüdâ kılmam

 

                   429

Yaşım yetmiş tokuz hem haste bir sâ'il fakîrem

Kapuña geldim ey Mevlâ beni kıl 'abd-i mun'am

 

Tagayyür eyledi şimdi cihânm hâsı çünki

Gelübdür o belâlar 'âciz oldı halk-ı 'âlem

 

Münezzehsin zulümden sen biz olduk müstahakkız

Yine sen rahm u lutf eyle bize ey şâh-ı erham

 

Habíbiñ hürmetine cümlesin ref it belânın

Bizi hem eyle ıslâh kim olalım kavm-i mükrem

 

Diler Kuddûsî-yi bî-çâre senden kim kılasın

Anı hem ümmet-i mahzûneyi 'afviñla hurrem

 

                430

Dimiş Resûl ki âhiret ehline bu dünyâ harâm

Hem ehl-i dünyâya işit kim cennet-i zîbâ harâm

 

Hak ehli itmez iltifât hîç masivâya zerrece

Cezb eylemiş çünki anı iki cihân aña harâm

 

Eyle tefekkür var ise 'aklıfi bu üçün kankısı

Mergûb 'azîzdür sev anı pes gayrisi saña harâm

 

Bu cîfe-yi murdârı çok cem' eyleme Kârûn gibi

Her kim ki söz tutmaz ise aña olur me'vâ harâm

 

Kuddûsîyâ 'âşıklara dünyâ vü ahret perdedir

Anlara meyi iden kişiye vuslat-ı Mevlâ harâm

 

                  431

Dost elinden itmişem nûş çün ezel bezminde câm

Hâb-ı râhat sohbet-i nâdân baña oldı harâm

 

Virdi dehşet goñlime 'ışkı o dildârm bu gün

Eylerem fikr-i visâlin her zamân her subh u şâm

 

Zühd ü takvâyı dahi yağmaladı 'ışkı anın

Komayub varlığını hîç aldı benden intikâm

 

Ağladub evvel beni işimi efgân eyledi

Soñra idüb merhamet göfilümi kıldı şâd-kâm

 

Taldı ka'r-ı bahr-i 'ışka fiilk-i Kuddûsî henüz

Bildi kim kendinden alçak kimse yok beynü'l-enâm

 

               432

Bî-nazîr bir güzeliñ ben zâkir ü müştâkıyam

Tâ çocuklukdan berii 'ışkı odına yanaram

 

Çün sabî iken çalışdım gice gündüz zikrine

Her günüm bayrâm idi Kadr ü Berât hem her gicem

 

Eylemiş idi peder ta'lîm baña zikri dahi

Dir idi sa'y it benim günümde soñra görme gam

 

Emrini ez-cân u dil tutub çalışdım rûz u şeb

Oldı efzûn 'ışk u cezbe misl-i deryâ dem-be-dem

 

Az vakitde toğdı kalb oğlı anam bildi anı

Çün babam aña dimiş var bunda esrâr u hikem

 

Söylerem şimdi size zikre çalışsunlar deyü

Zikre sa'y iden diker Kâf tağına nurdan 'alem

 

Oldı Kuddûsî bugün pîr ü za'îf turmaz yine

Hem lisânı ile dâ'im zikr ider kalb-ile hem

 

                433

Cümle halkın bir ezelli ahkarı pîr olmışam

Koca öküz gibi külliyyen 'amelden kalmışam

 

Kesret-i ezvâc u evlâda oluban mübtelâ

Mâsivâya meyl idüben bahr-i zenbe talmışam

 

Âfet-i şöhret Hudâdan eyledi ib'âd beni

Zann ider idim ki şöhretle teferrüd kılmışam

 

Nâdim oldum şimdi heb itdiklerim gümrâhlığa

Pes bilüb günden 'ayân kim Hak katında nolmışam

 

Eyle Kuddûsî günâh-kâra hidâyet Hâdîyâ

Dir olub tevvâb kapuña toğrıluban gelmişem

 

                    434

Ben mâsivâyı neylerem meczûb-ı Kuddûs olmışam

Ağyârını terk eylerem meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

'Işk dem-be-dem artub gider kalmadı gönlümde keder

'Âşık olan gayri nider meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

Cezb itdi çün Kuddûs beni ez-cân u dil sevdim anı

Hem aña döndürdim yöni meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

Yağmaladı 'ışk varımı komadı 'akl u 'ârımı

Bildirdi hoş dildârımı meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

Hem o şâhın meczûbıyam hem tâlib-i matlûbıyam

Hem 'âşık-ı mensûbıyam meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

Zâhid beni tahkîr ider meczûb deyü ta'yîr ider

'Işkdan hemân tenfîr ider meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

Münkir habîs gör neyledi Kuddûsîyi zemm eyledi

Ol dahi bu sözi didi meczûb-ı Kuddûs olmışam

 

                   435

Ey ganî Perverdigârım kapuña geldim bu dem

Her cihetden 'âciz oldum ak sakallı kocayam

 

Kulluğa yok tâkatim hergiz bilürsin hâlimi

'Ömrimi kılub hebâ heb nefsime itdim sitem

 

Bir vesîle kalmadı aslâ su'âlden mâ'adâ

Ac ü muhtâc sâ'ilem ey sâhib-i fazl u kerem

 

Cümle kullarına ancak sensin in'âm idici

Münteşir olur hazînenden kamu halka ni'am

 

İtmedim kesb ü tesebbüb çün tevekkül eyledim

Yetmiş altı yıl senin kapunda merzûk olmışam

 

Pâdişâhın kalbine ilhâm idüb nice zemân

İtdi tevcîh ü vazâ'if olmış idim muğtenem

 

Her ayın başında yazmak bir sened olub 'asîr

Şimdi andan fârig olub senden ummak isterem

 

Bu kapu güc geldi Kuddûsî kuluna pes bugün

Zann ider kim bir kapu dahi açarsın bî-sedem

 

                  436

Ben bu 'âlem içre bir nâdân-ı Türkistânîyem

'Aşıkam ammâ mahabbet hamrının sekrânıyam

 

Dost yolında koymışam heb cism ü cân u varımı

Girmişem meydân-ı 'ışka şâh-ı 'ışk oğlanıyam

 

Mâsivâdan geçdi gönlüm itmezem hîç iltifât

Çün fenâfillâha irmişem ki Hakda fânîyem

 

Düşmişem deryâ-yı 'ışka olmışam anda garîk

Ol güzeller güzelinin vâlih ü hayrânıyam

 

Kalıbım insân ile ünsiyyet eyler sûretâ

Kalbim istînâs ider Rahmân-ıla Rahmânîyem

 

Yir yüzünde yiyüb içüb uyuram hayvânleyin

'Arşdadır gönlüm benim Hak 'arşının mihmânıyam

 

Mahlasımdur çünki Kuddûsî benim Kuddûsîyem

Hazret-i Kuddûsun oldum 'âşıkı hayrânıyam

 

              437

Men bir şehen-şâh-ı 'azîmin bende-i ednâsıyam

Yok hizmetim gerçi velâkin 'âşık-ı şeydâsıyam

 

Yitmiş tokuz sinnim za'îf hem haste olmaklık ile

Kullukda taksirim oluyor mücrim ü rüsvâsıyam

 

Pes eylerem zenb bî-hisâb setr eyler ol itmez 'ikâb

Göülümi eyler müstetâb hoş şâkir-i na'mâsıyam

 

Virir ni'am hem bî-şümâr Vehhâb u Muğnî Kird-gâr

Kârım sipâs leyi ü nehâr Türkmân-ı Rûm kocasıyam

 

'Işk gün-be-gün artub gider dil karyesin tahrîz ider

Oldum perîşân der-be-der dost 'ışkınm me'vâsıyam

 

Bilmem baña noldı 'aceb kalmadı havf iz'ân edeb

'Işk geldi anlar gitdi heb gümrâh-ı kalbi kâsîyem

 

Kuddûsîyâ kesme timîd olursa da suçufi mezîd

Şâhım Gafurdur hem Mecîd dir kulumun Mevlâsıyam

 

                  438

Men sicn-i 'ışka girmişem ma'şûkımıfi mahbûsıyam

'Arı gönülden sürmişem zann itme ki nâmûsıyam

 

Bu râha itdim çün sefer kalmadı benlikden eser

Gel sen de seyr it ey püser men bu yoluñ câsûsıyam

 

Ol hûba virdim varımı kat' eyledim zünnârımı

Sıdk-ıla sevdim yârimi dost bakcesi arusıyam

 

Mahv oldı dilden mâsivâ tahta oturdı dil-rübâ

Kalmadı hîç 'akl u hayâ 'ışk u hevâ me'nûsıyam

 

'Işk hamrini nûş eyledim deryâ olub cûş eyledim

Dost da'vetin gûş eyledim bugün anın med'ûsıyam

 

Gelsün nasihat isteyen itsün nisâr cân ile ten

Bilsün muhakkak ol ki men her dertlerin dârûsıyam

 

Var gerçi cürmüm bî-hisâb yok defterimde hîç sevâb

Şâhım Halîm itmez 'itâb bilürse de suçlusıyam

 

Takdîs-i Kuddûs eylerem ismini dilde söylerem

Men mâsivâyı neylerem Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

               439

Halk beni medh itseler de aldanub inanmazam

Çünki meyl-i mâsivâdan kurtılub usanmazam

 

Hûbların 'ışkı odına yanaram olsam da pîr

Gice gündüz 'ışk-ı Mevlâ âteşine yanmazam

 

Uyuban nefs-i 'adûya çok tezevvüc eyledim

Ehl-i dünyâ ile ülfet eylerem uslanmazam

 

Şehvetim kalmadı lâkin hubb-ı zenden geçmedim

Cümle 'âlem Hâlikından havf idüb utanmazam

 

Medh-i nâsı sevmeyüb Kuddûsî-yi bî-çâre dir

İtseler i'zâz cihânın halkı heb kıvanmazam

 

                440

Ben gayre dil virmezem yârimden ayrılmazam

Yansun anın şem'ine cismimi kayırmazam

 

Yağmaladı gönlümi yağmacı 'ışk çün benim

Dîvâne oldum bugün halk içine girmezem

 

'Işk bakcesi gülini 'azm eyledim dirmeğe

Bâg-ı fenâ goncasın şimden-girü dirmezem

 

Bir derde düşdiim ki ol cânıma virir safâ

Lokmânı görsem anın dermânını sormazam

 

Dost yüzini görmeğe dîvâne dil muntazır

Görür isem yüzüni hîç gözümi ırmazam

 

Levm itmeniz goñlümiñ böyle hevâlandığın

Bâlâya saldım anı alçağa indirmezem

 

Vâ'iz baña nush ider 'ışk câmını kır deyu

Kuddûsî dirler baña ol câmı ben kırmazam

 

                  441

Gönlüm ister ki bugün heb mâsivâyı terk idem

Binüben 'ışk atına toğrıca Allaha gidem

 

Nice demdir nefs-i emmâre hevâsına uyub

Gitmedim hîç râh-ı Hakka basmadım aslâ kadem

 

Toydum usandım 'abes gavgâlarından dünyânın

Gel seninle gidelim Hak yolına biz ey dedem

 

Hırs-ı şöhret vâdî-yi hüsrâna düşürdi beni

Cismime irdi vehen hem gönlüme geldi nedem

 

Gel bu Kuddûsî garîbe ol refik bu yolda sen

Fırsatı fevt itmeyelim çağ bu çağdır dem bu dem

 

                    442

Ey Hudâ saña bu nefsimden şikâyet eylerem

Ki uyub İblîse itdiler benim hâlimi kem

 

Şol kadar düşürdiler zili ü hakâret bahrine

Hîç halâ'ik içre yokdur ben gibi bir müttehem

 

Kalmadı cismimde kuvvet ki idem tâ'at saña

Nice demdir gaflet uyhusına talub yatıram

 

Eylerem senden hayâ vasf itmeğe çok zenbimi

Çünki mahlûkât içinde mislimi hîç bilmezem

 

Heb saña ma'lûm kamu itdiklerim cürm ü hatâ

Sen bilür iken huzûrufida ne lâyık söyleyem

 

Mağfiret deryâsı evsa'dır zünûbımdan benim

Sen ki Gaffârü'z-zünûbsın ben recâmı kesmezem

 

Her ne mikdâr-ı 'amel itsem dahi yine seniñ

Rahmetiñ 'indimde ercâdır kamudan ey hakem

 

Senden özge pâdişâh yok hail ider müşkilleri

Ki varub kapusına ahvâlimi 'arz eyleyem

 

Derdime dermân irişmez senden özge kimseden

Yâreli olsam dahi ağyârıfia göstermezem

 

Gitmezem çokdur deyü zenbim kapuñdan ey

Kerîm Böyle bî-'âr böyle yüzsüz böyle müflis bendeñem

 

Bulmışam bu kapuda ben bî-hisâb ni'metleri

Bundan evsa' bundan a'lâ bir kapu yok ki gidem

 

Âna rahmine düşelden şimdiye dek ni'metiñ

Eksik olmadı vü hâlâ ni'metiñ içindeyem

 

Bâ-husûs itdiñ 'atâîmân u 'irfân ni'metin

Ben dahi her dem seni tevhîd ü temcîd eylerem

 

Hem içirdin hamr-ı 'ışkı ben kuliña lutf idüb

Olmışam kâni' aña hîç gayrı nesne istemem

 

Gice gündüz saña Kuddûsî kuluñ dir yalvarub

Senden ayırma beni ey sâhib-i fazl u kerem

 

                443

Ey Rabb ü Kerîm kıl beni fazliñla mükerrem

İlinde garîb 'abd-i fakîr pîr ü zelîlem

 

Ah-ile enindir gice gündüz hemân işim

Rahm itmez iseñ baña 'aceb kim ide bilmem

 

Evlâd u 'ıyâl kavm-i ehibbâ heme 'âciz

Anlar idemez (ki) bu hazîn bendeni hurrem

 

Lutf eyleyüb ol men kuluna hâfız u nâsır

Sensin benim ahvâl-i perîşânımı a'lem

 

Kuddûsîye rahm it koca bî-kes ki o miskîn

Bilür seniñ oldığını çün ekrem ü erham

 

                   444

Cihânda var mıdır gümrâh şu benden mâ'adâ bilmem

Günâhım i'tirafdan gayri çâre ey Hudâ bilmem

 

Mecâzî 'ışk beni çıkardı yoldan saña giderken

Meğer senden ola yohsa bu derde ben devâ bilmem

 

Ne takvâ kaldı ne zühd ü 'amel ne 'âr u nâmûsım

Ne havf-ı haşyetim var ne utanmak hîç hayâ bilmem

 

'Aceb dîvâne mi oldum ki nef ü zarrı fark itmem

Savâb bilmem hatâ bilmem sahıt bilmem rızâ bilmem

 

Yaşım yetmiş iki bir pîr-i fânî olmış isem de

Usanmak bilmezem 'ışkdan cefâ bilmem safâ bilmem

 

İki deryâ suyun içirdiler baña menâmımda

Ki oldum şöyle serhöş kim fenâ bilmem bekâ bilmem

 

Biri 'ışk-ı mecâzîdir hakîkî biri deryânıfi

Hakîkî 'ışk nasîb olur mı olmaz mı baña bilmem

 

Saña fazliñla ey Kuddûs beni mensûb iden sensin

Ki Kuddûsî deyü ad virdiñ ammâ ben vefâ bilmem

 

                    445

Firâk-ı yâre oldum mübtelâ nâdân mıyam bilmem

Yıkıldı kasr-ı dil ma'mûr mıyam vîrân mıyam bilmem

 

İşim gücüm benim şimdi yiyüb içmek behâ'im-veş

Uyumak dün ü gün inşân mıyam hayvân mıyam bilmem

 

İder nefsim cesâret mûcib-i firkat olan fi'le

Hevâya kul mıyam yâ bende-i sultân mıyam bilmem

 

Hakîkatden ururam dem 'amel yok hîç şerî'atle '

Aceb bu hâl ile ben kâbil-i 'irfân mıyam bilmem

 

Yüzüm güler gönül ağlar gören sanur ki handânım

Ne sırdır bu ki ben handân mıyam nâlân mıyam bilmem

 

Hudâ Nahnü kasemnâda baña 'ışk derdini virmiş

Aña kâni' miyem yâ tâlib-i dermân mıyam bilmem

 

İşitmez hîç kulağım vá'iziñ sözini zîrâ kim

Ki ben müştâk-ı cennet mi yâhûd cânân mıyam bilmem

 

Beni ister ki taknît ide 'âbid bahr-i rahmetden

O bahri ârzûlar goñlüm katî 'atşân mıyam bilmem

 

Ne Mecnûnam ne 'âkil kim Hudâya eyleyem kulluk

'Aceb meczûb mıyam sekrân mıyam hayrân mıyam bilmem

 

Bu Kuddûsî olubdur muntazır dost da'vetine dir

Bu dem gider miyem yâ iki gün mihmân mıyam bilmem

 

                      446

 Beni habs eyledi şâhım bu zindânda niçün bilmem

Kodı baykuşleyin tenhâca vîrânda niçün bilmem

 

Murâdı ne 'aceb bu bendesin hayretde koymakdan

Çıkarmaz eyler iskân fânî eyvânda niçün bilmem

 

Yaşım yetmiş ikidir râhatım yok hoş bilür iken

Virüb mühlet bırakdı bahr-i ahzânda niçün bilmem

 

Sene biñ iki yüz elli dahi beşde bugün târîh

Halîfe hâbı terk itdi bu ezmânda niçün bilmem

 

Ağırlaşdı yüki kutb-ı zemânın neylesün nitsün

Du'âlar müstecâb olmaz şu âvânde niçün bilmem

 

Bu yıllarda fütûhâtı 'aceb görür mi Kuddûsî

Güreşmez pehlivânlar şimdi meydânda niçün bilmem

 

                              447

Şâhâ kapun sâ'illerinin cümlesinden ahkaram

Gümrâh deyü tard itme vir matlûbımı it muğtenem

 

Kullukda taksîr eylesem de kesmezem hergiz ümîd

Halk-ı cihân senden dilerler cümlesi maksûdı hem

 

Çün goñlümüñ ârzûsı ma'lûmın ne hâcet dimeye

Lâyık değil isem de anı rahmetiñle isterem

 

Maksûdımı disem açıkdan ta'n iderler halk baña

Kuddûsîye vir gel murâdın lutf idüb yâ zel-kerem

 

                             448

'Işk-ıla çün ülfet itdim özge kârı neylerem

Mâsivâdan geçmişem ağyâr-i yâri neylerem

 

Bâg-ı fenânıü güli pür hâr olur hem tîz solar

Gülşen-i zâ'il içün (ben) bunca hân neylerem

 

Zühd ü takvâ 'ilm ü a'mâl 'âr u nâmûsı kamu

'Işka değişdim bugün heb elde varı neylerem

 

Gün-be-gün artub gider derd-i fırâkı yârimin

Terk-i evtân ideyim dâr-ı diyârı neylerem

 

Ah u efgân eylerem ârzûlayub dost vaslını

Maksadım güldür hemân ben gül'izârı neylerem

 

Göfllüm eğlenmez çıkub gitmek diler bu aradan

Uyuban 'ışka hevâlandı karârı neylerem

 

Dir ki Kuddûsî baña eyler kifâyet 'ışk-ı yâr

Dû cihânm ni'metiyle iftihârı neylerem

 

                      449

Ey Hudâ senden gice gündüz müdâmet isterem

Düşmişem girdâb-ı hicrâna selâmet isterem

 

Bendelikde eyledim taksir bilürem cürmümi

Sen Cenâb-ı Kibriyâdan istikâmet isterem

 

Kesmezem hîç zikrini dilden gönülden hubbını

Bundan ayırma beni lutf it idâmet isterem

 

Hakkı bâtıldan seçüb fark ideyin fazlın ile

Gice gündüz dâ'imâ senden harâmet isterem

 

Var mı dünyâda benim gibi güneh-kâr kul 'aceb

Düşmişem girdâb-ı 'ummâna selâmet isterem

 

Ol nebîler serveri dostuñ Muhammed hakkiçün

Tevbemi eyle kabûl zenbden nedâmet isterem

 

Çünki fazlınla benim adımı Kuddûsî koduñ

İtmeyüb tebdîl bu adı hoş ikâmet isterem

 

                   450

Tâ ezelden olmışam 'âşık Hudâyı severem

Hem anın dostı Muhammed Mustafâyı severem

 

Hazret-i Adem Safiyullahı sevdim hem aniñ

Nesl-i pâkinden gelen heb enbiyâyı severem

 

Hem Ebâbekr ü 'Ömer 'Osmân 'Alîyy-i Haydarı

Al ü ashâb-ı Resûl-i bâ-safâyı severem

 

Eylerem bî-had sipâs ol Hâlik u Cebbâra kim

Ki beni kıldı muhib heb evliyâyı severem

 

'Ar u nâm u 'iffete mağrur olanı sevmezem

'Işk-ıla rüsvâ olan ehl-i recâyı severem

 

'İlmine bakub tekebbür ideni hem sevmezem

Cehl ü zenbin i'tirâf iden gedâyı severem

 

Sevmezem anı ki mağrur 'izz ü câh u mâlına

Hüzn-i fakra derd-i 'ışka mübtelâyı severem

 

Sevmezem şol tab'ı câmid kalbi meyyit zâhidi

Goñli pür nûr sırr-ı 'ışka âşinâyı severem

 

Dir ki Kuddûsî kelâmıfi hâsılı budur ben ol

Bağrı yanık ehl-i 'ışk-ı bî-riyâyı severem

 

Gönlüm ârâm eylemez

 

Gönlüm ârâm eylemez bir dem seni yâd itmesem

Rûz u şeb ey dost seniñ zikrin ile eğlenirem

 

'Uzlet itdim şimdi nâsdan eyledim ikbâl saña

Anlanñ sohbetleri virir baña kasvet elem

 

Kalmadı zâhirde ehl-i sıdk u 'ışk u vecd ü hâl

Ehl-i bâtın gizlü sürerler safâ vü zevk u dem

 

Eyledim nice zemân ülfet zemân halkı ile

Virdiler baña hemân sıklet bürûdet hüzn ü gam

 

Çok cefâ çekdim elinden bî-vefâ yaranların

Her kime itdim ise ihsan baña itdi sitem

 

Bulmadım hîç senden a'lâ yâr-ı vâfî kendime

Pes bugün sen şâh-ıla hoş tatlu sohbet bulmışam

 

'Aybımı setr eyleyüb dâ'im virirsin rızkımı

Bî-hisâb ni'metlerine bakuban şükr eylerem

 

Dilde zikrin kalbde 'ışkınla idüb ünsiyyeti

İsmin ile yiyiib içüb uyıyub uyanıram

 

Çün Gafûrsın eyle Kuddûsî kulum mağfiret

Hem Latifsin hem Kerîmsin kıl aña lutf u kerem

 

Ey Rabb ü Ganî

 

Ey Rabb ü Ganî rızkımı vir çünki fakîrem

İlinde garîb haste-yi bî-çâre vü pîrem

 

Sen halk-ı cihanı Münşî Rezzâk u Celîlsin

Men 'abd-i zelîl erzel-i nâs dûn u hakîrem

 

Geldim kapuña vir baña matlûbımı lutf it

Seksen senedir leyi ü nehâr rızkını yirem

 

İt rahmetin ile dahi vaslını müyesser

Her gün bu sözi vird idüben her gice direm

 

Dâreynde diler fazlını Kuddûsî-yi miskin

Dir ben sanuram kendimi bir tıfl-ı sagîrem

 

Yâ Latîf ü yâ Rahîm

 

Yâ Latîf ü yâ Rahîm eyle baña lutf u kerem

Saña ma'lûm haste kocayam firâşda yatırem

 

Her cihetden bî-şümâr ekdâr u ahzânam bugün

Rahm u rıfk it dû cihanda virme baña derd elem

 

Kılma zenbi çok deyü beyne'l-halâ'ik şerm-sâr

Bilüben suçumı istiğfar u tevbe eylerem

 

Gice gündüz eğlenirem dâ'imâ zikrin ile

'Işk u sevda cezbe hâl eyler tezâyüd dem-be-dem

 

İt habîbin hürmetine mağfiret Kuddûsîyi

Hem cemî'-i ümmeti hîç görmeyelim gussa gam

 

Çün menâmımda

 

Çün menâmımda iki derya suyum içmişem

Hubb-ı dünyâdan hazer idüb hüdâya geçmişem

 

Biri deryanın mecazî 'ışk hakîkîdir biri

Nice dem hûrîleyin hûblarla konub göçmişem

 

Uyuban 'ışk-ı mecâze olmışam rüsvâ-yı halk

Çok nikâh idüb cihan hatunlarını kuçmışam

 

Pes bu yüzden başıma geldi keder mihnet belâ

Mübtelâ olub ma'âş fikrine Hakdan kaçmışam

 

Hayrı serden itmedim fark işledim bî-had günâh

Nadim olub gözlerimden şimdi kan yaş saçmışam

 

Yetmiş üç yaşına Kuddûsî irüb dir ey

Hudâ îsteyüben 'ışkını destimi saña açmışam

 

Geçmişem

 

Men bugün elhamdülillah mâsivâdan geçmişem

Derd-i 'ışka nâ'il oluban devadan geçmişem

 

İki deryanın suyın içirdiler düşde baña

Mürşid olub 'ışk baña 'ucb u riyadan geçmişem

 

Cümlesini eyledim nûş kalmadı bir katre hîç

Bu ecilden halk ile bey' ü şirâdan geçmişem

 

Biri deryanın mecazî 'ışk hakîkatdir biri

Hak hidâyet eyleyüb sâ'ir hevâdan geçmişem

 

Çok sitem çekdim mecazî 'ışk yüzünden bî-şümâr

Tâ'ib olub şimdi dostdan mâ'adâdan geçmişem

 

Virme sıklet baña zâhid yok senin ile işim

Dahi cümle akraba vü âşinâdan geçmişem

 

İstemem iki cihanın hûbların şimden-girü

Hakka 'âşık oluban 'ışk-ı nisadan geçmişem

 

Dir bu Kuddûsî vefâ yokdur Hudâdan gayride

Yâr-i vâfî bulmışam men bî-vefâdan geçmişem

 

Men cihanda

 

Men cihanda nefsime zulm destim ile itmişem

Hem kamu halkı terahhum itmeyüb incitmişem

 

Gitmedim bir hatve râh-ı sâlihîne Hak içün

Uyuban su'-i karîne iğri yola gitmişem

 

Benden azgun kimse yok dünyâda itdim çok hatâ

Kılmayub ihlâs 'amelde hayra şerri katmışam

 

Gice gündüz çalışub Mevlâya kulluk itmedim

Pes behâ'im-veş yiyüb içüb dün ü gün yatmışam

 

Bilmeyüb 'ömr-i 'azizin kadrini gaflet ile

Cevher-i zî-kıymeti boncuğa katub satmışam

 

Sa'yi mikdârı virilür kişiye yarın 'atâ

Tutmadım mürşid sözin müfsid sözini tutmışam

 

Kocayub Kuddûsî-yi müznib ider Hakdan recâ

Dir beni it mağfiret bahr-i hatâya batmışam

 

Bilmem neyem

 

Mecnûn mıyam ma'tûh mıyam meczûb mıyam bilmem neyem

Menfur mıyam mağfur mıyam mahbûb mıyam bilmem neyem

 

Zâkir miyem fâtir miyem şâkir miyem bâ'ir miyem

'Âlim miyem tâlib miyem matlûb mıyam bilmem neyem

 

Serhöş mıyam ayık mıyam 'âşık mıyam dâ'if miyem

Dost vaslına lâyık mıyam magzûb mıyam bilmem neyem

 

Handan mıyam giryân mıyam 'uryân mıyam nalân mıyam

Nâdân mıyam dânâ mıyam ma'yûb mıyam bilmem neyem

 

Manzum kelâm Hazret-i Hasan dimişdir men dahi

Halimce taklîd eylerem melsûn mıyam bilmem neyem

 

Seksânı geçdi sinn-i Kuddûsî fakirin dir ki men

Azâdlu kullardan 'aceb mahsûb mıyam bilmem neyem

 

Men 'ışk şarâbın içmişem

 

Men 'ışk şarâbın içmişem rûz-ı ezel serhoşıyam

Dahi itmesün zâhid baña mest-i müdâm bir kişiyem

 

Dost gönlimi cezb itdi merdâna uyub girdim yola

Pes bu yola 'azm eyleyen 'âşıkların yoldaşıyam

 

Yok ayrı gayrı evliyanın yolları hak cümlesi

Hem Halveti hem Celvetî hem Kâdirî hem Nakşîyem

 

Keşf ü keramet talibi gerçek erenlerden değil

Men sâlikân-ı sâdıkânın bir muhib hâldaşıyam

 

'İlm ü 'amel takvaya mağrur mu'cibi sevmez

Hudâ Şol i'tirâf-ı 'acz iden 'ariflerin kardaşıyam

 

İki cihan Hak ehline dimiş harâmdur çün Resul

Ağyarını men neylerem bir güzelin medhûşıyam

 

Kuddûsîyâ sen di hemân şahım sever tevvâbları

Men hâti'ârı ü mücrimân u tâ'ibânın başıyam

 

Bilmezem

 

Hak kaplısında sâ'ilem tarz-ı su'âli bilmezem

Kîl ile kâl kârım hemân 'ışk-ıla hâli bilmezem

 

Niçün 'aceb virmez benim matlûbımı Perverdigâr

Sordum hakimden hikmetin didi muhali bilmezem

 

Yalvarmışam bîçûn muhaldir sırrını söyle deyü

Didi cevâbında baña kim kîl ü kâli bilmezem

 

Çün tatmayan bilmez imiş bal lezzetin dimek ile

İnkâr ider görse dahi dir ben o balı bilmezem

 

'Işk hamrını nûş itmeyen münkir olur 'âşıklara

Dir hak-durur şer'-i şerif 'ışk u dalâli bilmezem

 

'Işksız fakîhin matlab-ı a'lâsıdır cennet hemîn

Dir pes lisân-ı hâl ile kadr-i cemâli bilmezem

 

Kuddûsîyâ kesme Hudânın vuslatından ümîdi

Gitme kaplısından deyüb semt-i visali bilmezem

 

Bir gün ölür giderem

 

Bir gün ölür giderem zinhar girüye gelmezem

Zann ider bî-çâre nefsim ki ölüm yok ölmezem

 

Uyuban nefsin nevasına ma'âsî işledim

Geçdi 'ömrüm zenb-ile havf u hayâtı bilmezem

 

Şöyle bir gafil güneh-kâr kişiyem kim cümle halk

Kulluk iderler Hudâya ben 'ibâdet bilmezem

 

İşlesem mikdâr-ı zerre hayrı ma'zûr oluram

Rûz u şeb kârım hatâdır hiç ki tâ'ib olmazam

 

Bilürem ki dünyâya her kim gelür turmaz gider

Bakuban gidenlerin hâline 'ibret almazam

 

Yiyüb içüb uyumakdır rûz u şeb kârım hemân

Çalışub tevhide 'irfan lüccine ben talmazam

 

Ma'rifet içün bizi yaratdı Hallâk-ı cihan

Zikri tekrar ide ide ma'rifetle tolmazam

 

Eyle ey Hâdî hidâyet bu kulun Kuddûsîye

Dir hidâyet olmayınca toğrı râhî olmazam

 

Bulmadım 1

 

Zenbe derman zikr ü istiğfardan evlâ bulmadım

Aradım a'mâli heb ezkârdan evlâ bulmadım

 

İstedim ki dilde şems-i ma'rifet ide tulü'

Nefy ü isbâtı hemân tekrardan evlâ bulmadım

 

Mâsivâdan kalbi safî idici kâr istedim

Zikr-i Hak hoş kâr imiş bu kârdan evlâ bulmadım

 

Gaflet ile bilmeyüb ağyara meyi itmiş idim

Yâre meyi itdim bugün ben yârden evlâ bulmadım

 

Dir ki Kuddûsî Hudâya pek yakın yol aradım

Gice gündüz zikrini iksârdan evlâ bulmadım

 

Bulmadım 2

 

Kendime yoklukdan özge bir eyü kâr bulmadım

Benden ednâ halk içinde kimse zinhar bulmadım

 

Şöyle fehm itdim ki varlıkdır beni yoldan koyan

Dâmen-i 'ışka yapışdım dilde ağyar bulmadım

 

Zühd ü takva 'âr u nâmûs perdesini çâk ider

'Işka hemdem olalı gönlümde hîç 'âr bulmadım

 

Tamu odından eşeddir intizârın ateşi

Andan özge mü'mini hâlis kılar nâr bulmadım

 

Tîg-ı hicran sînemi deldi onulmaz yâresi

Rûmu Şâmı eyledim geşt aña tîmâr bulmadım

 

Rahm idüb Rahman bu 'ışkı eyledi ihsan baña

Andan a'lâ halk içinde hoş kafa-dâr bulmadım

 

Bildi Kuddûsî muhakkak nefsinin gümrahlığın

Didi benden gayrı halk içre güneh-kâr bulmadım

 

'Aceb noldı baña bilmem ki

 

'Aceb noldı baña bilmem ki yârimden cüda oldum

Yüzime bakmaz oldı hem hazînem yalınız kaldım

 

İderdi ol baña ihsan iderdim ben aña şükran

Kerem idi işi her an bugün gam bahrine taldım

 

Severdi ol beni gayet virirdi bî-hisâb ni'met

İderdi va'de-i vuslat bu dem âlâm ile toldum

 

Gönül bu hasrete döymez beni hîç hâlime koymaz

Sanırdım dost baña kıymaz ümîdin 'aksini buldum

 

Beni gözden düşürdi ol niyazım olmadı makbul

Kapandı aña giden yol yine yalvarmaya geldim

 

Gönül mir'âtını kasvet büridi geldi bir gaflet

Dahi cismime bir sıklet çöküb sararuban soldum

 

Kime 'arz ideyim hâli kederden olmadım hâlî

Unutdum kîl ile kâli özimi bilmezem noldum

 

Hemân Kuddûsîyâ ağla çürük işlerini sağla

Durub dîvâna el bağla di her 'isyana ben kaldım

 

Gafûrâ fikr idüben

 

Gafûrâ fikr idüben zenbimi senden utandım

Cehaletle günâh meydânlarında çok tolandım

 

Bilür idim benim yolum mukallidler yolıdur

Olur bir gün ki bu taklîd döner tahkîka sandım

 

Hemân ümniyye ile bitmez imiş iş bu yolda

Mukarribler sözine cân u gönülden inandım

 

Geçirdim yetmiş üç yıl 'ömrimi heb gaflet-ile

Bu şöhretden bu gafletden bu kesretden usandım

 

Senin 'âşıkların bakmazlar imiş mâsivâya

Nice demler mecazî hûbların 'ışkıyla yandım

 

Tezevvüc eyledim çok dilber-i fânî cihanı

Karışub nâsa dünyâ ehli rengine boyandım

 

Melâlet geldi baña her günâhdan uş bu demde

Henüz bulub necat zencîr-i ağyardan boşandım

 

Bugün sıdk-ıla girdim yolma gerçi velâkin

Katî 'âciz iken gayret kuşağını kuşandım

 

Kime 'arz eylesün Kuddûsî-yi bî-çâre hâlin

Hemân dir ey Hudâ sen pâdişâhıma tayandım

 

Usandım

 

Cânâna gönül vireli ben candan usandım

Hem düşeliden derdine dermandan usandım

 

Meyl eylemezem gayrısına tevbeler olsun

Bu âna değin itdiğim 'isyandan usandım

 

Pervane gibi yanmağı ister deli gönlüm

Her şâm u seher âh-ıla efgândan usandım

 

Kalmadı firak giryesine sabra mecalim

Vuslat dilerem yârime hicrandan usandım

 

'Işk-ıla enîs oldı gönül geçdi sivâdan

Ben sohbet-i nâs ülfet-i yarandan usandım

 

Çün zerre vefâ bulmadım ihvân-ı zemândan

Şol yüzleri dost özleri düşmandan usandım

 

Vird ideyim ismini hemân Hazret-i Hakkın

Kesret ile ünsiyyet-i insandan usandım

 

Kuddûsîye vahşet gelüben cümle sivâdan

Dir her ne ki ağyar var ise andan usandım

 

Şol dem ki mey-i 'ışkına

 

Şol dem ki mey-i 'ışkına parmağımı bandım

'Işkın toluban içime âteşlere yandım

 

Pervane gibi şem'-i cemâlinle dem-â-dem

Cân atmağiçün şevk-ıla her yana tolandım

 

Sen vaslına da'vet beni hoş eyledin ey dost

Ol da'veti gûş eyleyüb uykudan uyandım

 

Vâ'iz beni tevbîh ider 'ışkın-ıla amma

Billahi anın zenb ü hatâ vü zu'mı sandım

 

Mahbûbı sever 'âşık-ı şûride dir imiş

'Işk rengine ben Nahnü kasemnâda boyandım

 

Var pendini vâ'iz yüri sen kendine eyle

Tâ rûz-ı elest ben tolu peymâneye kandım

 

Bu 'ucb u gururun seni tâmûya kor âhir

Dirsin ki ben itdim nideyim kendime kendim

 

İblîse didiler ki ne cürm ile sürüldün

Ol didi ki 'ilm ü 'amel 'izzete kıvandım

 

Bel'âma nefi' virdi mi gör 'ilm ile 'izzi

Kes sözini zâhid ben o da'vâdan usandım

 

 'Âşıklara dahl itmez idin zevkin olaydı

Var zühdini sen 'ışka değiş dinle bu pendim

 

Bin yıl 'amel itsen yine 'ışkı bulamazsın

Dimezsen eğer 'ışk erine uydum inandım

 

Kuddûsîye dirlerse tehî dest tehî dâmân

Ol dir ki ben ol Hazret-i Gaffara tayandım

 

Men Hak yolına

 

Men Hak yolına sıdk-ıla ihlâs-ıla girdim '

Ar şîşesini taşa çalub 'ışk-ıla kırdım

 

Cezb eyledi bu gönlümi kıldı beni meczûb

Lâyık değil iken o yüce mansıba irdim

 

'Ucb-ıla gurur cezbe ile kalmadı hergiz

Pâk oldı gönül kasrı sivâyı heme sürdüm

 

Ol cezbeye tevhîde devam itmek ile pes

Nâ'il oluban Halikı her zerrede gördüm

 

Kuddûsîyi meczûb didiler şimdi erenler

Çün dosta kamu varımı hem 'aklımı virdim

 

Yetişür ey dost firakın

 

Yetişür ey dost firakın ateşine yandığım

Oldı bâ'is yandığıma va'diñe inandığım

 

Gel baña rahm eyle kaldır mâh yüzünden perdeyi

Hûb cemâlin görmek içün kûyini tolandığım

 

Eyledi vaslın ümîdi tesliye bu gönlümi

Anın içündür bu deñlü hicrine katlandığım

 

Rûz u şeb 'ışkın beni bî-sabr u aram eyledi

Mâsivâdan bu sebebledür benim usandığım

 

Mest ü hayran eyleyen 'ışkın şarâbıdur beni

Ey benim ol hamr-ı müskir cür'asına kandığım

 

Nideyin ben mâsivâııı heb saña olsun fidâ

Cism ü canım hânümânım kesb idüb kazandığım

 

Turdı Kuddûsî kapuñda boynı eğri yalvarur

Dir ki senden mâ'adâ var mı benim nazlandığım

 

Beni hayran u Mecnûn itdi şahım

 

Beni hayran u Mecnûn itdi şahım

Çıkar 'ışkı ile tâ 'arşa âhım

 

Za'îfem pîr-i miskâm olmışam ben

Garibem andan özge yok penâhım

 

Aña cismim ile kulluk idemem

Suçum bî-had ü gayet pür-günâhım

 

Sülük itdim sabî iken tarîka

Tarîk-ı Kadiridir şimdi râhım

 

Bugün Kuddûsî-yi bî-çâre dir kim

Geçer zikr ile dâ'im sâl ü mâhım

 

Sakalım ak siyah yüzüm

 

Sakalım ak siyah yüzüm elim boş çok günâhım

Ne yüz-ile varayın kapuña ey pâdişâhım

 

'Aceb noldı baña bilmem ki hîç kalmadı sabrım

Gice gündüz hemân artub gider efgân u âhım

 

Cevârihle 'ibâdet idemez oldum saña ben

Açılmadı henüz mesdûd nice gidem çü râhım

 

Bulunmaz oldı mürşid inziva itdi velîler

Cihan anlar ile memlû-durur yok iştibâhım

 

İderler bu zemânda gizlü irşâd sâlikânı

Dimez kâmil olan şimdi ki ben ehl-i nigâhım

 

Zuhur itse eğer bir er üşer başına çok nâs

Kamusı dir ki artsun şu cihanda mâl ü câhım

 

Kapuña geldi Kuddûsî gedâ ağlar deyüben

Kerîmâ yok seniñ kapuñdan özge bir penâhım

 

İlâhî Hâlikî Rabbî

 

İlâhî Hâlikî Rabbî sañadur istinadım

Ki kulluk idemez oldum nahîf cismim kocadım

 

Bilürsin hâlimi sen ey 'Alîm gerçi velâkin

Hemân bir i'tirâf-ı 'acz-i taksîrdür muradım

 

Cevârihle tekarrüb itmeye pes takatim yok

Lisânım zikr-i ârzû-yı visal eyler fu'âdım

 

Günâhdan olmayub hâlî utanuram ki senden

Şu hâlimde dahi eksik değil dürlü fesadım

 

Halimsin sen Gafûrsın hem Rahimsin hem Ra'ûfsın

Dahi birliğine kalbimde var hoş i'tikâdım

 

Kelâmında buyurmışsın ki tevhîd ehline ben

Kıyâmetde 'ikâb itmem Kerîmim hem Cevâdım

 

Eğer setr itmesen bunca 'uyûb u zenblerimi

Olur Kuddûsî-yi gümrâh halâ'ik içre adım

 

Ana rahminden gelüb

 

Ana rahminden gelüb dünyâya düşdüm ağlarım

Dürlü dürlü mihnet ü gavgâya düşdüm ağlarım

 

Dertli başım olmadı hâlî kederden bir zemân

Şimdi bir yâri sevüb sevdaya düşdüm ağlarım

 

Hasretiyle gice gündüz eylerem âh u figân

Karı yok bî-intihâ deryaya düşdüm ağlarım

 

Nâgehân 'ışk râhına olub giriftar rûz u şeb

İntizâr-ı vuslat-ı Leylâya düşdüm ağlarım

 

Bulmadım bir hîle hergiz ağlamakdan gayrı pes

Halk içinden çıkuban tenhâya düşdüm ağlarım

 

Bir 'azîz-i nâs iken 'ışk eyledi hor u zelîl

Bâb-ı sultâna gelüb şekvaya düşdüm ağlarım

 

Dir ki Kuddûsî bugün meczûb-ı Kuddûs olmışam

Ben bugün bir cezbe-yi sârâya düşdüm ağlarım

 

Ararım

 

Sanmanız ben ihtiyarımla nigârı ararım

'Işkına oldum giriftar ıztırârî ararım

 

Tañlamañ dostlar benim feryadımı leyl ü nehâr

Çün gülümden ayrı düşdüm gül'izârı ararım

 

Şem'în etrafında cevlân eylerim ki cân virem

Muktezâ-yı 'ışk budur yanmağa nârı ararım

 

Dâne-i 'ışkı yiyüben dama düşdüm nâgehân

Çıkmazam simden girü anda karârı ararım

 

Bir şikâr ârzû kılar gönlüm ki sayd itmek muhal

Bilür iken ki bulunmaz ol şikârı ararım

 

Halk-ı 'âlem her biri bir kârı itmiş ihtiyar

Kâr-ı 'ışk baña nasîb oldı o kân ararım

 

Dir ki Kuddûsî bugün ben câm-ı 'ışkı nûş idüb

Mâsivâdan geçdi gönlüm Kird-gârı ararım

 

Firâk-ı yâri andıkça

 

Firâk-ı yâri andıkça dü çeşmimden akar yaşım

Beni levm itmeniz dostlar katî sevdâlıdur başım

 

Gerekmez şol kişi baña ki 'ışkın derdi yok anda

Derûnı derd-ile memlû olandır özce kardaşım

 

Safâsız zahidin hîç sohbetinde bulamam zevki

Şarâb-ı 'ışk-ıla mestân olan 'uşşâka hâldaşım

 

Mücerred eki ü şürb içün idüben şeklini tebdil

Oturur pend ider halka dimez asla ki gaşşâşım

 

Bu Kuddûsî niyaz idüb Hudâya dâ'imâ dir kim

Benim yâ Rabbi 'ışkınla müzeyyen kıl iç ü taşım

 

Hudâ 'ışkı ile bağrı yanan

 

Hudâ 'ışkı ile bağrı yanan hâldaşa yoldaşım

Gerekmez mâsivâya meyi iden olsa da kardaşım

 

Bu yolda 'ışk u hâl ü cezbe lâzım tâlib-i Hakka

Ko da'vâyı dime ben zümre-i 'uşşâka sırdaşım

 

Sürüldi kibr idüb şeytân mukarreblerden iken ol

Ki benlik eyleyüb didi melekler hizbine başım

 

Gürûh-ı ehl-i Yezdâna karışmak isteyen tâlib

Cihanın nakşına bakmaz yiter dir baña nakkaşım

 

Riyadır zahidi Hakdan cüda iden hemîn dir kim

Ben oldum 'âşık-ı Mevlâ hem ehl-i 'ışka hâldaşım

 

Nider ağyarı Kuddûsî Hudâ 'ışkına kâni'dir

Dem-â-dem dir ki ben bir 'âşık-ı şeydâ vü kallâşım

 

Tâ'ate yok kudretim

 

Tâ'ate yok kudretim var kati çok zilletim

Artdı hemîn gafletim kalmadı hîç rahatım

 

Kocadım oldum za'îf bu vücûd gayet nahîf

Lutf ider ise Latîf 'izzet olur zilletim

 

Hâlbu ki 'ışk-ı hevâ olmadı benden cüda

Dün ü gün işim hatâ sehv ü zelel hirfetim

 

'Işk beni kıldı zebûn gitmedi derd-i derûn

İtmedi Hakka rükün bu dil-i pür-dehşetim

 

Mest-i müdâm olmışam 'ışkda safâ bulmışam

'Aklı fedâ kılmışam oldı ziyâd hayretim

 

Cismime geldi hevân gönlüm ise bir civan

Kondı ölümden nişan oldı beyaz lihyetim

 

Fitne-i hubb-ı nisa 'ömrimi kıldı heba

Olmış idi dâ'imâ 'ışk-ıla ünsiyyetim

 

'Işk bu gönülden henüz çıkmayub itdi nüşûz

Anın ile şâm u rûz oldı hemân ülfetim

 

Her kime gelse meşîb ölümi olur karîb

Da'vete oldum mücîb geldi benim nevbetim

 

Dost didi Kuddûsîyâ ko kafesi gel baña

Eyledim ikbâl aña çünki yakîn rihletim

 

'Arz-ı hâl içün sultâna geldim

 

'Arz-ı hâl içün sultâna geldim

Sâ'ilem lutf u ihsana geldim

 

Derd-i firaka derman aradım

Ben ol tabibe dermana geldim

 

Cân kulağıyla hüsnüni tuyub

Şem'-i cemâle pervane geldim

 

'Işkına oldum anın giriftar

Kalmadı 'aklım dîvâne geldim

 

Âmâde olmış çün hamr-ı safî

Nûş eyleyüben mestâne geldim

 

Yağmaladı 'ışkı zühd ü takvamı '

İlm ü 'amelden bigâne geldim

 

Hükmini icra itdi 'ışk bende

Yanmağa nâr-ı sûzâna geldim

 

Mahv-ı fenada buldum safâyı

Yoklukda râh-ı merdâna geldim

 

Bildim ki varlık perdedir Hakka

Ref idüb anı canana geldim

 

Eyledi tevhîd hoş beni irşâd

Bir katre iken 'ummana geldim

 

Dir ki Kuddûsî elhamdülillah

Kaçdım sivâdan Yezdâna geldim

 

Nebîler serveriniñ

 

Nebîler serveriniñ himmet-i bâlâsını aldım

Ki bir gice menâmımda rical meydânına geldim

 

Hisâbsız pehlivanlarla tolu meydânı göricek

Büyük olmag-ıla kametleri hayran olub kaldım

 

Kayış kisvetli baş açık ayak yalın tolanurlar

Mehâbetli şecâ'atli kamusına nazar kıldım

 

Biri didi baña kim gel senin ile güleşelim

Didim ben bir za'îf 'âciz hakîrem sararub soldum

 

Ne haddim var benim güleşmeye dirken senin ile

Sarıldı baña ol ben de tutub anı yire çaldım

 

Kamusı didiler böyle tutuşub cümlesin yıkdım

'Aceb sır bu deyü fikr eyleyüb dehşet ile toldum

 

Resûl-i muhterem bir köşkde oturmış bakar bize

O meydân sahibi ol oldığın fehm eyleyüb bildim

 

Uyanub uykudan ol dem Hudâya hamd ü şükr itdim

Zelîl nâçâr kul iken kuvvet-i kudsiyye hem buldum

 

Habîbine salât-ile selâm hem âline itdim

Ki anın himmetiyle dâ'imâ ağlar iken güldüm

 

Dimiş Mevlâm ki Kuddûsîde yok ise de isti'dâd

O miskin bendeme fazlım ile ben dest-gîr oldum

 

Men bir günâh-kâr kocayım

 

Men bir günâh-kâr kocayım bâb-ı Gaffara geldim

Çokdur 'uyûbum dileyüb setrin Settâra geldim

 

Mu'terif olub suçumı bildim itdim istiğfar

Kesmem recâmı çün rahmeti bol Cebbara geldim

 

Yalvarmadan yeğ bulmayub çâre kıldım tazarru'

 İsteyüb gufran didim kapuña bî-çâre geldim

 

Söylemek 'âdet derdi tabîbe ben de didim kim

Zalimim azgundır ey tabîb saña tîmâra geldim

 

'Andelîb bâg-ı gül içün bekler maksûdı oldur

Bülbülem ben de gül ârzûsıyla gülzâra geldim

 

İstemez 'âşık hûr u kusûrı çün seni ister

Sensin muradım ben temâşâ-yı dîdâra geldim

 

Lutf idüb baña vir muradımı rıfk-ıla zîrâ

Haste kulunum sen kerem ıssı dildâra geldim

 

Dir ki Kuddûsî sen muktedirsin çünki her şey'e

Men seni senden isterem bugün sen yâra geldim

 

Hamrına 'ışkın kanmaya geldim

 

Hamrına 'ışkın kanmaya geldim

Şem'ine nârın yanmaya geldim

 

Kanlu yaş-ıla 'arz-ı hâl yazdım

Ol şehen-şâha sunmaya geldim

 

Sırr-ı semâ'ı tuyıcak ruhum

Bî-karâr olub dönmeye geldim

 

Gönlüm mülevves oldı kesretle

Bahr-i vahdetde yunmaya geldim

 

Dir ki Kuddûsî kâmil insâna

Tarz-ı sülûki tanmaya geldim

 

Halîmâ baña rıfk it

 

Halîmâ baña rıfk it çünki ilimde garîb oldum

Bugün nâsdan idüb 'uzlet saña mukbil olub geldim

 

Yaşım yitmiş sekiz cismim nahîf gönlüm sınıkdır hem

Bu za'îf 'acz ile 'ışk bahrine gavvâs gibi taldım

 

Gazab vahşet şetaret hâl ü şevk u cezbe vü sevda

Tecemmu' eylediler cümlesi hayret ile toldum

 

'lyâl evlâd ehibbâ sû-yi hulkımdan kamu 'âciz

Baña 'avn idemezler yalınız bir hücrede kaldım

 

Bilürsin hâlimi gerçi velâkin oluban bî-kes

Saña yalvanram zîrâ seni baña mugís buldum

 

Çekilüb haneme halkdan karâr itdim saña şimdi

Dahi zikrinle istînâs idüb anı enîs buldum

 

Terahhum eyle Kuddûsî fakire çün saña dir kim

Baña rahm idici Rahman hemân sen oldığın bildim

 

Yaşım yetmiş yedi

 

Yaşım yetmiş yedi cismim nahîf haste koca oldum

Kalub nâçâr garîb kapuña 'arz-ı hâl içün geldim

 

Baña 'avn it ki senden gayrı ey Mevlâ nasîrim yok

Olub meczûb u hayran şimdi bahr-i hayrete taldım

 

Sabîler gibi hîç 'âr u edeb haşmet feza' bilmem

Za'îf olmak ile saña 'ibâdet itmeden kaldım

 

Menâhîden tecennüb idemem dîvâne-veş hergiz

Tefekkür eyleyüb direm ki nefsime sitem kıldım

 

Bu Kuddûsî saña yalvaruban dir kim Hudâvendâ

Seniñ kapunı ben bî-çâreye güzel penâh buldum

 

Hak dostı cihan halkına

 

Hak dostı cihan halkına rahmetsin efendim

Sultân-ı rüsül lâyık-ı midhatsin efendim

 

Görmek dileriz mâh yüzini düşde beher ân

Yok saña 'adîl sâhib-i behcetsin efendim

 

İt gönlimizi vaslıñ ile tesliye şâhâ

Zi-hüsn ü bahâ kân-ı melâhatsin efendim

 

Biz ümmet-i müştaklarınız merhamet eyle

Çün kenz-i vefâ râhim-i ümmetsin efendim

 

Ol rûz-ı kıyâmetde şefi' salma cahîme

Gümrâhlara hoş ehl-i şefâ'atsin efendim

 

Yaratdı senin 'ışkına Hak kevn ü mekânı

Mahbûb-ı Hudâ nâ'il-i rif'atsin efendim

 

Ol sevdi seni sen dahi oldiñ aña 'âşık

Hâsıl bu ki sen şâh-ı mahabbetsin efendim

 

Kuddûsîyi kıl seyr-i cemâlinle müşerref

Sen şems-i duhâ bahr mürüvvetsin efendim

 

Hevâ-yı nefse uyuban

 

Hevâ-yı nefse uyuban hatâ-yı bî-hisâb itdim

Evâmirde tekâsül hem menâhî irtikâb itdim

 

Yiyüb içüb behâ'im-veş uyumak 'âdetim idi

Ne hayra bezl-i vüsu' hem ne serden ictinab itdim

 

Geçirdim vaktimi gafletle kıldım 'ömrimi zayi'

Oluban pîr ü 'âciz şimdi kendime 'itâb itdim

 

Hudâvendâ bugün kapuña geldim suçumı 'afv it

Dahi Geylânîye derviş oluban intisâb itdim

 

Habîbin 'âşıkı Kuddûsî-yi bî-çâre dir dâ'im

Anın 'ışkı odına cismimi yakub kebâb itdim

 

Kocayım yetmiş tokuz yaşım

 

Kocayım yetmiş tokuz yaşım bilürsin ey 'Alîm

Hem marîzem lutf u rahm it yâ Latîf ü yâ Rahîm

 

Bî-hisâb vardır günâhım mağfiret eyle beni

Yok-durur 'isyanda mislim çün kamu hulkım zemîm

 

Ekserî nâsın dahi tuğyanı artdı bu sene

Başımıza geldi envâ'-ı belâ oldı 'amîm

 

Biri birinden büyük hîç misli sebkat itmemiş

İt bizi fazlın ile ıslâh u tefrîh yâ Halîm

 

Lâyık olduk biz aña gerçi velâkin şübhesiz

Saña lâyık mağfiret rahmet keremdir yâ Kerîm

 

Ol habîbin hürmetine ki şefî'ü'l-müznibîn

Cümlesin ref it belânın kudretinle ya 'Azîm

 

Vahşîyem bu hâl ile nâsdan kaçaram dâ'imâ

Ekseri evkâtde tenhâ yirde oluram mukîm

 

Kendi ekdârı dahi ekdâr-ı cîrân itdiler

Kalb-i Kuddûsî fakîri bî-huzûr olmaz selîm

                

Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm

 

Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm Gaffar u Settâr u Halîm

Tevvâb u Rahman u Rahîm rahm eyle pîrem hem sakîm

 

Çocuk iken girdim yola ünsiyyet itdim zikr-ile '

Işka uyub düşdüm dile oldum kapuñda pes mukîm

 

Seksen iki oldı yaşım hâlî değil 'ışkdan başım

Dâ'im oda yanmak işim ma'lûm saña heb ey 'Alîm

 

Lezzetlidir çünki bu nâr 'âşık gice gündüz yanar '

Işksız olan münkir kınar sanur bu 'ışk kâr-ı zemîm

 

Kuddûsîye it merhamet hem eyle 'afv u mağfiret

Mahzûn-durur ez-her cihet virüb selâmet kıl selîm

 

Ey cemî'-i 'âleminin Teñrisi

 

Ey cemî'-i 'âleminin Teñrisi Rabb ü Rahîm

Olmışam seksen dahi bir yıl kapuñda çün mukîm

 

Pâdişâhlar kapuları gice mesdûde olur

Sen şehen-şâhın kapusı sedd olunmaz ey Hakîm

 

Anların kapuları kendileri hem mahv olur

Sen Kadîm ü Hayy u Bakîsin dahi kapuñ kadîm

 

Pîr-i fânî haste oldum sen bilürsin hâlimi

Kıl beni vaslınla handan yâ Cevâd u yâ Kerîm

 

Eyle Kuddûsî fakîrin sen recâsını kabul

Yâ Semî' ü yâ Basîr ü yâ Mücîb ü yâ 'Azîm

 

Yâ Selâm u yâ Vedûd

 

Yâ Selâm u yâ Vedûd u yâ Ra'ûf u yâ Rahîm

Yâ Şekûr u yâ Sabûr u yâ Gafur u yâ Halîm

 

Yâ Celîl ü yâ Hasîb ü yâ Hamîd ü yâ Mucîd

Yâ 'Azîz ü yâ Mu'izz ü yâ 'Aliyy ü yâ 'Azîm

 

Yâ Basîr ü yâ Karîb ü yâ Mücîb ü yâ Veli

Yâ Ganî vü yâ Mukît ü yâ Cevâd ü yâ Kerîm

 

Yâ Kadîr ü yâ Kaviyy ü yâ Vekîl ü yâ Nasîr

Yâ Rakîb ü yâ 'Aliyy ü yâ Semî' ü yâ 'Alîm

 

Sen bilürsin hâlimi kim pîr ü fânî olmışam

Hem za'îfem hem fakîrem hem garîbem hem sakîm

 

Rûm şitâsı geldi yine düşdü korhu içime

Yüreğime toldı bu günlerde hem hüzn-i elîm

 

Valide içün Hicazda kalmadım ma'lûm saña

Vir bu Kuddûsîye dâreynde selâmet ey Halîm

 

Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm

 

Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm Fettâh u Vehhâb u Kerîm

Tevvâb u Rahman u Rahîm Gaffar u Settâr u Halîm

 

Cebbar u Hallâku'l-verâ yok rahmetine inkızâ

Pîr olmışam rahm it baña kalbim hazîn cismim sakîm

 

Çün her işim oldı 'asîr lutf eyleyüben kıl yesîr

Hem ol baña sen dest-gîr eyle belalardan selim

 

Oldum ilimde pes garîb hâlbuki var serde meşîb

Olamadım saña münîb kullukda olmadım mukîm

 

Kuddûsîyi it mağfiret hem eyle ihsan ma'rifet

Vir hem selâmet 'afiyet ey Rabb ü Kuddûs ü 'Azîm

 

Baña it merhamet

 

Baña it merhamet ey rahmeti bol Rabb u Rahîm

Saña ma'lûm benim ahvâlim adın çünki 'Alîm

 

Bilürem ben seni bir şâh-ı gafûrsın Samedâ

Yaraşur bizlere 'isyan saña gufrân-ı 'amîm

 

Muhayyer kişiyem hîç bilemem havf u haya

Hâlime koymayub igvâ ider İblîs-i recîm

 

Sözine uymamağa 'azm iderem ez-dil ü cân

Uyuban mekrine âhir oluram 'abd-i zemîm

 

Saña Kuddûsî-yi gümrâh ider ahvâlini 'arz

Sakalı ak yüzi kara suçu çok gönlü sakîm

 

Gerekdür nâzıma

 

Gerekdür nâzıma 'ilm ü kemâl hîç yok kemâlim

Hemân var cehl ii noksan u fütur u ibtizâlim

 

Benim gibi dahi çok şimdi nâzımlar cihanda

Kuru da'vâ idüb dir her biri hoşdur makâlim

 

Nesîmî hem anın mânendleri 'uşşâk-ı Hakkın

Görüb dîvânların mahzun olur dîvâne bâlim

 

Gelür gönlüme yakmak her ne kim nazm eyledimse

Beni ider pes ol zîrâ hüsünsiz kîl ü kâlim

 

Fesahat yok halâvet yok virir ihvana sıklet

Usanub işiden dir var benim gayet melalim

 

Kelâmı söyleyen hâl ehli olmak dahi lâzım

Ki münkir olsa da sâmi' diye yokdur cidalim

 

Kulûb-ı şâ'irân Hakkın hazâ'ini imiş çün

Ne söylerlerse ehlullah dimek Hak aña hâlim

 

İder işbu zemân halkı müzahref nazma rağbet

Tezâyüd itdi Mevlâya bu yüzden ibtihâlim

 

'Alâmât-ı kıyâmetden imiş sâdık az olmak

Anın-çündür kamu nâsdan fırâr u infisâlim

 

Firar idiñ baña deyii Hudâ emr itdi bize

Bugün elhamdülillah oldı emre imtisâlim

 

Bu Kuddûsîleyin câhil mukallid nâzım olmış

Sanur kim yok fesâhatda belâgatda misâlim

 

Ey bizim ihvanımız

 

Ey bizim ihvanımız zikr-i Hudâ idelim

Bakmayub ağyara biz terk-i sivâ idelim

 

Hâsıl olur her murâd itmek ile anı yâd

Bulmağa feyz ü reşâd zikr ü du'â idelim

 

İki cihan ey hümâm 'âşık-ı Hakka haram

Zikr idüben subh u şâm dosta lika idelim

 

Zikr-ile irmiş iren menzile tut pendí sen

Yâr kûyine gidüben zevk u safâ idelim

 

İtdi sülük evliya zikr-ile Kuddûsîyâ

Sen de bu râha biyâ hicre deva idelim

 

Ey 'azizim gel seninle

 

Ey 'azizim gel seninle râh-ı Hakka gidelim

Mâsivâyı ibni Adem-veş hemân terk idelim

 

Dil serayı nice demdir oldı me'vâ-yı hevâ

Taht-ı şâhı idelim pâk kir ü pası nidelim

 

'Işk-ı Rabbânî gıdâ-yı ruhumuz olsun bizim

Her nefesde hûn-ı zikr-i Kird-gârı yudalım

 

'Ömrimiz geçdi hevâ-yı nefs-ile bu ana dek

Çalışub tevhide 'irfan lezzetini tadalım

 

Himmet eyler sana hâlince bu Kuddûsî fakîr

Adımı aheste aheste yürüyüb atalım

 

Ben bir eli boş zellesi çok

 

Ben bir eli boş zellesi çok pir ü zelilim

Girdim yola hiç yok nideyim zâd-ı rahîlim

 

Çün lâzım imiş sâlike cezbe bu tarîkda

Nef itmedi zühdim verâ'ım kâl ile kilim

 

Gitdim nice demler yola hoş gerçi velâkin

Uğradı kati sarpa açılmadı sebilim 

 

A'mâ yolı bilmez imiş olmazsa kılavuz

Seyr eyledim amma yoğ-idi şeyh-i delilim

 

Yol içre kalub tutmadı bir er elimi pes

Mahzun u mükedder yalınız zâr u sefilim

 

Dünyâda hemân şöhrete aldandı bu nefsim

Halk içre 'aziz olmışam amma ne rezîlim

 

Gizlendi bu ezmânda kamu sâdık erenler

Şöhretle heba oldı benim 'ömr-i tavîlim

 

Şimdi sene biñ iki yüz elli dahi altı

Dîn gussasıdır şimdi benim haml-i sakîlim

 

Kuddûsî-yi nâçâr idüb Allaha tevekkül

Yalvardı deyüb ol baña her hâlde vekîlim

 

Yok mislim

 

Halâ'ik içre dünyâda benim tuğyanda yok mislim

Kamu mahlûkdan alçağım ki ins ü canda yok mislim

 

Bulunmaz baña benzer bir günâh-kâr ey Ganî Gaffar

Senin gufranda yok mislin benim 'isyanda yok mislim

 

'Ayıblar setr idicisin ki Settârdır senin ismin

Benim de 'ayb u cürm ü gaflet ü nisyânda yok mislim

 

Eğer 'afv eyler-iseñ seyyi'âtım zerrece kalmaz

Eğer 'adi eyler-iseñ kürbe-i ahzânda yok mislim

 

Habîbin Mustafâ hakkı içün Kuddûsîyi 'afv it

Eğüb kapuñda boynun dir benim noksanda yok mislim

 

Elf Allah 'ışkıdur

 

Elf Allah 'ışkıdur gönlümde mihmânım benim

Be bülend oldı anınla gün-be-gün sânım benim

 

Te teşevvuk eyledim rûz-ı ezelden çün aña

Se sebat itdi gönül tahtında sultânım benim

 

Cim cemâlin şem'ine tolanıram pervâne-veş

Ha halâvet buldı nârı 'ışk-ıla canım benim

 

Hı harâb itmiş idi nefsin çerîsi gönlimi

Dal dem-i 'ışkınla âbâd oldı vîrânım benim

 

Zel zelilim şu cihanda benden alçak kimse yok

Re recâm budur ki îrâh ide Rahmanım benim

 

Ze zemîn üzre benim cürm ü hatâmın haddi yok

Sin sile virdi cihanı zenb ü 'isyanım benim

 

Şın şefâ'at eyleyüb bahri baña fahr-i Rüsül

Sad safâ bulur o demde kalb-i perişanım benim

 

Dat dayık oldum mecazî 'ışkı hararetine

Tı tanık bu hâlime hem âh u efgânım benim

 

Zı zuhur itdi bugün 'ışk-ı hakîkî pertevi '

Ayn 'avn-i Hakk-ile pâk oldı dâmânım benim

 

Gayn gayret eyleyüb 'ışk mâsivâyı sürdi heb

Fe firar itdi gönülden gayr-ı cenanım benim

 

Kaf kabahat imiş ancak tat 'ibâdet sandığım

Kef kerem kıldı baña pes ulu Sübhânım benim

 

Lâm libâsımdır hemîn Mevlâ-durur başımda tâc

Mim Muhammed mürşidim hem canda cenanım benim

 

Nun nevâlandı gönül ârzû kılar ma'şûkını

Vav vatan tutdı içimden hubb-ı Hannânım benim

 

He hevâlandı bugün 'ışk mâsivâya bî-karâr

Lâm elif lâ ilahe illâda îmânım benim

 

Dir ki Kuddûsî garîb ben bahr-i 'âşıkam bugün

Koymadı hîç bende benlik gayrı Yezdânım benim

 

Halâ'ik içre hergiz

 

Halâ'ik içre hergiz yok hakâretde nazîrim

'Aceb dir mi Hudâ bilmem baña 'abd-i hakirim

 

Hemân ol ismi yâd it didiği eyler kifayet

Olur zann eylerem iki cihanda dest-gîrim

 

Ne 'ilmim var ne zühdüm var ne kadrim var ne 'izzim

Hemân var cehl ü cürm ü gaflet ü 'ayb-ı kesîrim

 

Bilür iken benim taksirimi kullukda her gün

Virir hîç rızkımı kesmez olub dâ'im nasîrim

 

Nebîler serverin kılub vesîle isterem gufran

Yeter dir ise Kuddûsî kapumda pîr fakirim

 

Nideyim

 

Bakmaz oldı yüzime ol nazlı yârim nideyim

Derd-i 'ışkdır gice gündüz şimdi kârım nideyim

 

Güç imiş firkat 'azabı 'âşık-ı bî-çâreye

İnlemek ile geçer leyl ü nehârım nideyim

 

Gönlüm ârâm eylemez yok sabra hergiz takatim

Bulmadım bu derdime derman aradım nideyim

 

Beklerem kapusını nice zemân itdim niyaz

Virmedi maksûdımı ol Kird-gârım nideyim

 

Yok benim gibi vatanda bir garîb olmuş hemân

Âh u efgândır dem-â-dem yâr-ı garım nideyim

 

Murg-ı dil düşdi bu 'ışkın damına çıkmak muhal

Gün-be-gün artub gider içimde nârım nideyim

 

Râzî vü memnun bu Kuddûsî halâsın istemez

Dir ki ben sayyâd elinde bir şikârım nideyim

 

'Işk-ı nigâr ile ben

 

'Işk-ı nigâr ile ben esrük ü dîvâneyim

Şem'-i cemâline hem yanıcı pervaneyim

 

Leşker-i 'ışkı anın varımı yağmaladı

Yıkdı harâb itdi dil mülkini viraneyim

 

Düşeli sevdasına âh u efgân eylerem

Nûş ideli cür'ayı mest değilem yâ neyim

 

Yâr baña oldı celîs hem baña oldur enîs

Sanma beni zâhidâ sen gibi ben laneyim

 

Dostlarını ben anın dost tutaram özime

Buğz iderem cümle düşmanına bigâneyim

 

Zâhid-i hâm tab'-ıla sohbet-i 'ışk itmezem

'Âşıka bir demde (ben) biñ hâki efsâneyim

 

Görinürem münkirin gözine hör u hakîr

Çeşm-i mahabbetle sen gör ki ne ferzâneyim

 

Katre-i nîsân idim yutdı beni çün (bu) 'ışk

Şimdi sadet" içre bir lü'lü ü dür-dâneyim

 

Sundı bu Kuddûsîye tolu piyâle nigâr

Anın içün dir ki ben sâkin-i meyhaneyim

 

Yâ Vedûd u yâ Ra'ûf

 

Yâ Vedûd u yâ Ra'ûf u yâ Latîf ü yâ Kerîm

Yâ Halîm ü yâ 'Alîm ü yâ 'Aliyyü yâ 'Azîm

 

Olmışam bugün bilürsin pîr ü muhtâc ü fakîr

Baña lutf u rahm u rıfk it garîbem hem sefilim

 

Takatim yok sabra hergiz dest-gîrim ol benim

Gûşe-i halvetde nâsdan kaçuban oldum mukîm

 

Okurum subh u mesâ sünnet olan ed'iyeyi

Gice gündüz kalb ile zikr eylerem 'âciz dilim

 

Eyle Kuddûsîye ihsan kuvvet-i kudsiyye hem

Dû cihanın mihnetinden kıl o miskini selîm

 

Ey Hudâvende Gafûrsın

 

Ey Hudâvende Gafûrsın hem Sabûrsın hem Halîm

Ben bir ednâ kulunum yüzüm kara cürmüm 'azîm

 

Bî-hisâb itdim hatâya nefse uyub bir zemân

Köhnelendi şimdi cismim kocadım oldum sakîm

 

Kesmezem lâkin ümîdi rahmetini umaram

Çün sıfatındır senin Gaffar u Settâr u Kerîm

 

Var mı senden gayrı Teñri ki varam kapusına

Vâhid ü Ferd ü Samedsin Hayy u Tevvâb u Rahîm

 

Kim ola kadir ki ben gümrâhı ide mağfiret

Sen eğer itmez isen çünki bu bir emr-i cesîm

 

Sen Ganîsin 'âleminden cümle halk muhtâc saña

Ben kim olam ki saña lâyık 'ibâdet ideyim

 

Çok saña kulluk iden 'ubbâdı sürdün kapudan

Dahi çok müznibleri 'afv eyleyüb kıldın selîm

 

'İlm ü 'irfan u 'ibâdetde nazîri yok iken

Tard idüb İblîsi hem la'net idüb kıldın recîm

 

Nice kimse put-perest iken hidâyet eylediñ

Dostlarından oldılar hem buldılar râh-ı kavîm

 

Hikmetine iremez 'akl-ı melek hem ins ü cân

Çeviremez kimse işini bilürsin ey Hakîm

 

Çünki sen her şey'e kadirsin bu Kuddûsîye hîç

Virme gussa görmesün fazlın ile hevl-i cahîm

 

Bugün yitmiş sekiz yaşında

 

Bugün yitmiş sekiz yaşında men maksûdımı buldum

Yed-i dostdan tolu camı içüb mest-i müdâm oldum

 

Dilimde zikri kalbimde anın 'ışkı mekân tutdı

Safâ vü zevk u şevk u vecd-ile derya gibi toldum

 

Yanaram âteş-i 'ışkıyla her ân ol şehen-şâhın

O nârı şu kocalıkda gönül eğlencesi kıldım

 

Kaçub nâsdan aña ikbâl-i küllî eyledim şimdi

Çekilüb mâsivâsından hemân anın ile kaldım

 

Teşekkür eyleyüb bî-çâre Kuddûsî gice gündüz

Hemîn dir ey Hudâ heb varımı virüb seni aldım

 

Bu 'ışka iktidâ itmekde

 

Bu 'ışka iktidâ itmekde men bî-ihtiyâr oldum

Düşüb bir dil-rübânın damına nâgâh şikâr oldum

 

Sabî iken anın şevkıyla okur idim eş'âr ben

Gice gündüz hemân pervâne-veş oda yanar oldum

 

Peder merhum dahi tevhîdi telkîn eyledi baña

Olub meşgul aña dîvâne-âsâ bî-karâr oldum

 

Çalış ben sağ iken dir idi ben de çalışur idim

İrüb esrâr-ı zikre tîz vakitde bahtiyar oldum

 

İder idi baña Kuddûsîyâ sa'y it deyü pendi

Tutub pendin aña vakt-i sabâda yâr-ı gâr oldum

 

Bugün bir şeyh-i fânî

 

Bugün bir şeyh-i fânî haste bî-çâre fakîr oldum

Diyâr-ı Rûmda 'uzlet eyleyüb ekdâr ile toldum

 

Şikâyet eylerem sen râhimînin erhamine çün

Kamu düşmişlerin ancak elin tutan seni buldum

 

Celîsim yok enîsim yok şefîkım yok refikim yok

Gelüb bir yardım iden yok garibim yalınız kaldım

 

'Iyâl evlâd ehibbâ akraba çok ise de anlar

Baña imdâd idemezler ki bahr-i gussaya taldım

 

Saña yalvaruban Kuddûsî-yi miskîn kulun dir kim

Hudâvendâ bugün kapuña istirham içün geldim

 

Hakkı aradım

 

Hakkı aradım ben'ayânen buldum

Yok iştibâhım bî-gümân buldum

 

Yalınızda kaluban ağlar iken

Cânâna giden kâr-bân buldum

 

Elhamdülillah çekmedim zahmet

Kenz-i pinhânı rây-gân buldum

 

Derdime derman bulmak isterdim

'Işkı dermân-ı câvidân buldum

 

Mâsivâyı heb ardıma atdım

'Aşıka perde dû cihan buldum

 

'İbâd u zühhâd kabza mâ'iller '

Uşşâkı cümle şad-mân buldum

 

Uğradı yolum bahr-i 'ummana

Bir hazâkatlü keştibân buldum

 

Havf u hatar yok hîç gemisinde

Aña girenleri kâm-rân buldum

 

Yil kimi 'ışka giregör kardaş

Sâlike anı çün bir emân buldum

 

Keştibân şâh-ı enbiyâdır hem

Ümmete gayet mihr-bân buldum

 

Kadrini 'ışkın bilemez sûfî

'Işkı olmayanı ben çoban buldum

 

Sen de Kuddûsî'ışka ol tâlib

Evliyâullâhı 'âşıkân buldum

 

Beni fazlınla ey Mevlâ

 

Beni fazlınla ey Mevlâ ne zâlim it ne mazlum

İki 'ismetde kıl benden beni hem eyle ma'sûm

 

Senin a'dâna olayım 'adû dostlarına dost

Ki idem merhamet anlara olam ben de merhum

 

Basîret gözimi aç kim seni görem 'ayânen

Dahi 'ayne'l-yakîn bilem olasın baña ma'lûm

 

Gürûh-ı 'ârifâna eyle ilhak rahmetinle

Sivâya iltifat eyler ise nefsim gözin yum

 

Bu Kuddûsî habíbiñle saña eyler tevessül

Anı aña şefî' kıl rahmetinden itme mahrum

 

Kamu eşyaya bakuban

 

Kamu eşyaya bakuban 'ayânen anı gördüm

Ki 'uşşâkın dilin kapan şeh-i hûbânı gördüm

 

Sözüm yalan değil and içerem dostlar inanın

Beher zerrât-ı mevcûdâtda ben ol canı gördüm

 

Ne gökçek yüzli dilber kim beni mest itdi 'ışkı

Ki her kim görse dir bir 'âşık-ı hayranı gördüm

 

Boyanub reng-i 'ışka resm ü takvayı unutdum

Pes ol renk içre pinhân dilber-i mihmânı gördüm

 

Nazîrsiz hüsn ü behcetde hemîn muhsin-durur ol

Ki baña bî-nihâyet itdiği ihsanı gördüm

 

Atuban çengel-i 'ışkın tutub gönlümi çekdi

Arardım derdime derman henüz dermanı gördüm

 

Mecazî hûblara olur idim dîvâne amma

Gözümden perde mahv oldı hakîkî hânı gördüm

 

Mürâ'î zahidin inkârına 'ucb oldı bâ'is

Görüb 'uşşâkı dir ben birtakım nâdânı gördüm

 

Anı rabt eylemiş dünyâ ağacına çün îblîs

Sanur kim şeyhi mürşid dir dimez şeytânı gördüm

 

Yimem gussa cefâ-yı münkirâna zerre deñlü

Bu yolda her cefâya sabr iden merdânı gördüm

 

Tarab eyler deyü dahi eyler imiş bizi vâ'iz

O tab'ı camidi kim görse dir hayvanı gördüm

 

Girer mi hiç kulağıma anın 'ışksız kelâmı

Ki bir nutkında biñ esrar olan sultânı gördüm

 

Beni toğrı yolundan çıkarub sabdırmak ister

Bu râh içre erenler gördiği burhanı gördüm

 

Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb dir kim 'ayânen

Nazar itdim kamu eşyada ben Yezdânı gördüm

 

Bu gönlüm

 

İdüb temevvüc 'ışk bahri yine coşdı bu gönlüm

Bir şâh-ı hûbân hüsnini tuyub şaşdı bu gönlüm

 

Ta'n itmesünler zühhâd baña çün olmışam ma'zûr

Ol dil-rübânın dâm-ı 'ışkına düşdi bu gönlüm

 

Neylesün 'âşık cezb eyleyince anı ma'şûkı

Bir cezbe ile kulle-i kâfi aşdı bu gönlüm

 

Dil kişverine şevki ol hûbın akdi Ceyhân-veş

Oluban şimdi deryâ-yı a'zam taşdı bu gönlüm

 

Kuddûse mensûb oldı Kuddûsî eyler teşekkür

Rûz u şeb dir hem râh-ı dosta yaklaşdı bu gönlüm

 

Eyler ölüm

 

Sayda çıkmış nice yüz biñ av şikâr eyler ölüm

Hâzır ol kardaş saña da intizâr eyler ölüm

 

Sen idersin gerçi dünyâ bahsini tatvîl bugün

Bu mutavvel bahsi yarın ihtisar eyler ölüm

 

Dürlü hayvan lahmini yiyüb gıdâlandın bugün

Lahmiñi yarın gıdâ-yı mûr u mâr eyler ölüm

 

Şimdi kâr itmez saña pend yüz kitâb okısalar

Bir gün olur ki seni hoş sâz-kâr eyler ölüm

 

Kimseye göstermeyüb canın gibi sakladığın

Mâlını meydâna döküb aşikâr eyler ölüm

 

Bunca zînet bunca hışmet bu hadem bu mülk ü mâl

Biri kalmaz cümlesini târümâr eyler ölüm

 

Olma mağrur gel şu dünyâ câh u 'izz ü nâzına

Meskenini 'akıbet sahn-ı mezar eyler ölüm

 

Şevk-ıla bağrına basub kuçub öpüb sevdiğin

Ehlini ardına koyub yâda yâr eyler ölüm

 

Sevmediğin kişileri mâlına vâris idüb

Ac ü çıplak müflis iken bahtiyar eyler ölüm

 

Yüce köşkler gerçi yapdın bî-nazîr amma seni

Çok da gitmez çıkarub ağyara dâr eyler ölüm

 

Rûh çıkıcak heb kaçar atan anañ oğlun kızın

Bu güzel cismini çün mekruh kokar eyler ölüm

 

Müsta'id ol mevte Kuddûsî gelür bir gün saña

Çünki her nefse gelüben reh-güzâr eyler ölüm

 

Cümle nâsın hanesine

 

Cümle nâsın hanesine gün gibi girer ölüm

Kurtılınmaz kaçmağ-ıla 'akıbet irer ölüm

 

İ'timâd itme yüziñe güldiğine dünyânın

Cîfedir bir gün bu eyvandan seni sürer ölüm

 

Geçmedin tûl-i emelden irdi 'ömrin âhire

Şîşe-i amalini taşa çalub kırar ölüm

 

Zerrece 'aklında fikrinde yoğ-iken hîç senin

Nâgehân girüb 'ömür defterlerin dürer ölüm

 

Rif'ate câha tayanma sıhhate itme gurur

Soyuban dürlü libâsı bir kefen sarar ölüm

 

Çevrilüb evlâd u ezvâc başına şâdân iken

Çok da gitmez cümlesinin boynum burar ölüm

 

Tuhfetü'l-mü'min didi aña Hudâ peygamberi

Hâzır ol Kuddûsîyâ çün işine yarar ölüm

 

Bir dem olur mı ki

 

Bir dem olur mı ki yârin vechini göre gözüm

Bakmaya lâyık değil amma benim kara yüzüm

 

Tutmadım hîç emrini uyub hevâ-yı nefsime

Gaflet ile geçdi gitdi gice ile gündüzüm

 

Geldi Kur'ân içre düşman mâl ü evlâd u 'ıyâl
Fi'l-hakîka.......

 

İtmedim terk......

Ol ecilden eylemez ihvântma te'sîr sözüm

 

Olmışam pîr gerçi 'âşık...
Çahş.........

 

6......

(kaynakta eksik)

 

Geç 'âşık isen Hakka

 

Geç 'âşık isen Hakka eğer cümle sivâdan

Yok 'âşıka çün sevgilü bir nesne Hudâdan

 

Hem olma sakın sâlik-i câhil ile hem-dem

Eyler seni tenfîr taleb-i rüşd-i hüdâdan

 

'Işksız kişiden kaç ki virir sana bürûdet

Nâra alışan kimse kaçar berd-i şitâdan

 

İt farzı edâ mülhide uyma gözini aç

Bil rütbe-i 'ulyâya irer bu sözi tutan

 

Kuddûsî-yi miskin sana bu pendi ider kim

Sa'y eyleyüben zikre olasın nücebâdan

 

Zülfin kohusın tuyalı

 

Zülfin kohusın tuyalı dil bâd-ı sabâdan

Kurtulmadı ey dost elem ü derd ü belâdan

 

Bülbül gibi her şeb iderim nâle vü efgân

Turmaz gözümün yaşı akar hüzn-i bükâdan

 

Yok iki cihanda senin 'ışkın gibi devlet

Lutf it beni dûr eyleme bu 'ışk-ı hevâdan

 

'Ubbâdına virdiñse cinânın ni'metini

Vir baña da 'ışk ni'metini yemm-i 'atadan

 

Ben mülk-i cinânın nideyin zevk u safâsın

Yeğdir baña 'ışk lezzeti dâreynde safâdan

 

Bir gice minâdan baña gel 'âşık deyübdür

Gönlüm içine toldı muhabbet o nidadan

 

Gavgâlara saldın beni sevdana düşürdün

Bilmem ki muradın nedir ol hükm-i kazadan

 

Yağmaya virüb varımı heb kalam seninle '

Uryân olayın cübbe vü destâr u kabadan

 

Cezb eyle beni şöyle hemân kim olayın mest

Tefrîc ideyim gönlümi hem cümle sivâdan

 

Kuddûsîye vir 'ışkını ey yâr kerem eyle '

Âşıklara çün yâr olamaz özge Hudâdan

 

                    514

Saña yok fâ'ide zâhid hulûssız zühd ü takvadan

Anı iste gice gündüz hemân sıdk-ıla Mevlâdan

 

İdersin sûretâ secde muradın ise dünyâdır

Usanmazsın behey ahmak kilâb-veş cîfe dünyâdan

 

Hulûs 'ışk ile 'ışk zikr ile hâsıl olısar kalbde

Ne zikrin var ne 'ışkın var ne nef'iñ var bu gavgâdan

 

Yâ cennetde yiyüb içmek safadır matlabın ancak

Kamusı perde anların idüb terk geç bu sevdadan

 

Zikirler efdali tevhîd imiş olgıl aña meşgul

İder pend saña Kuddûsî fakîr işit o ednâdan

 

                   515

Bilemez bir kimse Hakkı kendi nefsin bilmeden

Cevher-i 'irfan bulunmaz bahr-i fikre talmadan

 

Cezbesiz râha sülûkün nefi yokdur sâlike

Vâsıl olmaz çünki zinhar gönlüni dost almadan .

 

Cezbe zikr-ile gelür kalbe hemân sa'y it aña

Kalbde 'irfan şemsi toğmaz 'ışk u cezbe tolmadan

 

Eyleseñ biñ yıl 'ibâdet Hak anı itmez kabul

Cümle arzudan kaçuban aña 'âşık olmadan

 

Olamaz her kişi 'âşık bil muhakkak zâhidâ

Saykal-ı zikr-ile 'ucb u kibri kalbden silmeden

 

Zât-ı Hallâkda tefekkür eylemek câ'iz değil

Çün Resul nehy eylemiş zâtda tefekkür kılmadan

 

Zâtını kendi bilür ancak sakın düşünme hîç

Fâ'ide yok var zarar çok zâtına dil salmadan

 

Eyle mahlûkâtına bakub tefekkür 'ibret al '

Arif olub Rabbiñi bil cân alıcı gelmeden

 

Nefsini ehl-i kuburdan eyle 'add Kuddûsîyâ

Çünki olmaz kul velî ölmezden evvel ölmeden

 

                    516

Ey şâh-ı kerîm senden ayırma beni bir ân

Setr eyle kamu 'aybımı kıl vasl-ıla şâdân

 

Çok suçu deyü sürme kapuñdan beni zîrâ

Gaffar u Halîm oldığına itmişem îmân

 

O şâh-ı rüsül hürmetine mağfiret eyle

Bu koca günâh-kâr kulum eyleme nâlân

 

Bildirme benim zenbimi bir kimseye asla

Çün sabr idemez bilse melek cin dahi inşân

 

Kuddûsîye cennet virüben senden ayırma

Ey rahmeti bol fazlı 'amîm sâhib-i ihsan

 

                  517

Sığın Settâra iste 'afiyet derd ü belâdan

Hemân izhâr-ı 'acz it olma gafil hîç du'âdan

 

Umûr-ı dîn ü dünyâ âhiretde 'akıbet hem

Selâmet iste dâreynde gice gündüz Hudâdan

 

Cehaletle dime halka bahadırlık satuben

Nasibim var bu 'âlemde benim sabr u rızâdan

 

Ulu söz söyleme zinhar ki Hak sevmez anı hem

İder taslît belâlar hâlî koymaz hîç 'anadan

 

Ulu söz sahibin tezlîl ider iki cihanın

Tevazu' it birader pek sakın kibr ü riyadan

 

Temellük eyle Mevlâya yüzini hâke sürüb

Di hışm idüb baña derd virme ignâ it devadan

 

Müvekkeldir belâ söze ne söylersen gelür bil

Olısar başına nazil ma'âzallah semâdan

 

Ne gelürse eğer bir derd ümîdi kesme sabr it

Recâ it 'afiyet rahmet hemân Rabbü'l-verâdan

 

İhanet eylemez mü'min kulına eyler ikram

Ki hoşdur 'âşıka her ne gelürse âşinâdan

 

Tabîbi derd ider tathîr anı cümle günâhdan

Olub tâhir gider 'ukbâya bu dâr-ı fenadan

 

Güneh-kâr gerçi Kuddûsî velâkin sözleri hak

Olur bî-şekk anı tutan gürûh-ı evliyadan

 

                        518

Mübtelâ olub mecazî 'ışka çıkdım râhdan

Nideyim kurtulmadım ol ka'rı bî-had câhdan

 

İltifat itmez imiş Hak 'âşıkı hîç gayre

Gayrı terk idüb geçer dîvâne mihr-gâhdan

 

Terk-i terk itmek gerekdür zümre-i 'uşşâkâ

îstimâ' itdim buru bir 'ârif-i âgâhdan

 

'İlmine takvasına mağrur olan bîgâne

Olısar merdûd u mahrum ol ulu dergâhdan

 

Geçmeyince varlığından kişi 'âşık olmaz

İste Kuddûsî hemân Allâhı sen Allahdan

 

                    519

Dimişler 'ışk u cezbe yolı akrebdür kamu râhdan

Taleb kıl sıdk-ıla 'ışkı birader her dem Allahdan

 

Tolar 'ışk zikr-ile sa'y eyle aña 'âşık ol 'âşık

Değil efdal mürâ'înin hezâr a'mâli bir âhdan

 

Yanar pervane-veş 'ışk ateşine 'âşık-ı Mevlâ

Hayırlu bir fakîr 'âşık nice biñ sâhib-i câhdan

 

Şerî'atle 'amel eyle hazer kıl ehl-i hâdîden

Hemîn dûr olma hergiz zümre-i 'uşşâk-ı âgâhdan

 

Kamu zikrin buyurmış Fahr-ı 'âlem efdali tevhîd

Bu Kuddûsî sözin tut kaç riyâ idici gümrâhdan

 

                    520

Hudâvendâ benim bir matlabım var sen İlâhımdan

Penâhım çünki kapuñda ayırma ol penâhımdan

 

Nolur çok ise 'isyanım ki rahmet bî-nihâyetdir

Beni ol rahmetinle yarlıgayub geç günâhımdan

 

Bu 'ışk bir câh-ı a'zamdır baña hoş eylediñ ihsan

Cüda itme beni andan dahi 'azl itme câhımdan

 

Gönül ister ki fazlınla dem-i vasla ola nâ'il

Bu gözüm görmeye firkat 'azabın yüzi mâhımdan

 

Eğer virmez iseñ matlûbımı ey lutfı çok Vehhâb

Olur halk-ı cihan 'âciz benim efgân u âhımdan

 

Senin her şeyde vardır kudretin itme beni mahzun

Ümîdi kesmeyüb asla umaram lutfı şahımdan

 

Bu Kuddûsî kulun yâ Rab yolına eylediñ teslîk

Niyaz eyler diyüb yâ Rab beni çıkarma râhımdan

 

                   521

Baña hîç gelmez oldı bir haber ol şîve-kârımdan

Cüda düşdüm nice demdir kerem ıssı nigârımdan

 

Aña ben tâ elest bezminde gönül virmiş idim pes

Hased idüb beni a'dâ ayırdı şimdi yârimden

 

Karâr itmez hemân bülbül gibi dil eylerem efgân

Melekler oldılar 'âciz semâda âh u zarımdan

 

Geçirdi 'akıbet 'ışkı beni cümle hevâlardan

Kamudan geçdim amma geçmezem ol gül'izârımdan

 

Melâmet hırkasın giydim bugün ben oluban

Mecnûn Feragat eyledim tâc-ı 'ibâdet nâm u 'arımdan

 

İçimde hâsıl oldı bir onulmaz derd 'ilâcım yok

Tabîb-i hazıkı bulmak içün çıkdım diyarımdan

 

Hisâr-ı 'ışk içinde habs idüb Kuddûsîyi ol dost

Dimiş hergiz çıkarmazam anı ben bu hisarımdan

 

                   522

 

Coşub yine 'ışk bahri bugün aşdı boyumdan '

Aciz heme halkı şu cihanın bu huyumdan

 

Mevrûs pederimden baña bu 'ışk-ıla cezbe

'Uşşak olunz biz nideyim çünki suyumdan

 

Girerse bu 'ışk bir kişinin gönli evine

Şâh-ısa dahi fârig olur hıfz-ı rüsumdan

 

Hem câhil ü nâdânı ider 'arif ü dânâ '

Işk toğrı kılar eğri olan fâciri mumdan

 

Kuddûsî-yi bî-çâreye ta'n eyleme zâhid

Yok fâ'ide ol 'âşıka hîç ta'n u şutumdan

 

                523

Bu dünya çün kemâle irdi korkılur zevalinden

Düşünmez gâfıl inşân hem usanmaz cem'-i mâlından

 

Alış virişde mîrâsda ider mazlumlara zulmi

Kalurlar çaresiz ol zâlimin pes sû-yi hâlinden

 

Namaz kılar oruç tutar haram ile gider Hacca

Sığınurlar o gaddarın Hudâya mekr ü âlinden

 

Gelüb bî-çâre baña ağlayub 'avn u meded ister

Elimden nesne gelmez hîç utanıram su'âlinden

 

Nice bulur felah bu fi'l-ile ol bî-rahim zâlim

Ki itmez havf haya hergiz Hudâ-yı zü'l-Celâlinden

 

Yapub dünyâsını dînin yıkar söz dinlemez asla

Kıvanur mâla korkmaz dîn ü îmân infisâlinden

 

Saña bildirdi Kuddûsî kıyamet iktirâbını

Ki dünyânın zevalin fehm ider 'âkil kemâlinden

 

                       524

İlâhî eyle tahlîs ben fakîri şugl-ı eş'ârdan

Saña sığınuram dâ'im beni igfâl iden kârdan

 

Gice gündüz seni zikr eylemek ister hemân gönlüm

Aradım bulmadım efdal 'amel hergiz çü ezkârdan

 

Unutdurdı baña zikri ki şi're iştigâl itmek

Senin 'ışkın gerek ancak usandım meyl-i ağyardan

 

Heves itmiş idim şi're seni nazm-ıla medh içün

Ne hâsıl ben hakirin yazdığı kırtâs-ı güftârdan

 

Uyur uyanıram şi'ri te'emmül hem tefekkürle

Haya eyler bu Kuddûsî kulun sen şâh-ı Cebbardan

 

                            525

Beni fazlınla ey Hannân geçür nefsin hevâsından

Selâmet vir olam 'uryân baña kesret belâsından

 

Senin ile olam her ân seni dilde bulam her ân

Senin ile kalam her ân toyam vaslın nevasından

 

Şarâb-ı 'ışkına kandır cemâlin şem'ine yandır

Kamu ağyardan usandır çıkam halkın arasından

 

Uyub 'ışka hevâlandım elimle bağladım bendim

Ben itdim kendime kendim bu derdin vir devasından

 

Baña itdiñ ni'am ihsan ki yokdur hîç aña yanan

Dün ü gün eylerem şükran olub 'âciz edasından

 

Çıkardı 'ışk beni râhdan düşürdi ayrı sen şâhdan

Halâs bulamadım çâhdan cefâsı çok vefasından

 

Beni zâr u zebûn itdi ciğerciğimi hûn itdi

Cefâyı hem füzûn itdi usanmazam cefâsından

 

Ki 'ışk şîrîn belâ imiş kula senden 'atâ imiş

Yire inmez hümâ imiş cüda olmaz yuvasından

 

Kılar bî-derdi ol derd-nâk komaz kişide hîç idrâk

Riyadan kalbi eyler pâk eser kalmaz mahâsinden

 

Anı cezb eyle kıl meczûb budur senden hemân matlûb

Aña köhne 'abâ mergûb cihanın hûb libâsından

 

Nider ol gayrı sevdayı nider dünyâ vü 'ukbâyı

Nider ağyâr-ı Mevlâyı geçür heb mâsivâsından

 

Koma 'ışksız Hudâvendâ kulun Kuddûsîyi asla

Yiter 'ışkın seniñ aña vefâ yok mâ'adâsından

 

                      526

İlâhî sen beni iki cihanda sakla âfâtdan

Husûsâ bu zemânda fitneden her bir beliyyâtdan

 

'Alimsin çün 'ayan saña ne hacet hâlimi 'arza

Muradım 'aczimi ikrar bu nazm-ıla münâcâtdan

 

Du'âdan gayrı yok çâre baña haste koca oldum

Pes ol efdal imiş 'âcizlere dürlü 'ibâdetden

 

Günâhım çok ise Gaffar u Settâr u Halimsin sen

Zarar gelmez saña hîç kıldığım cürm ü hatî'âtdan

 

Mevâni'den esirge zikr ü fikrimde huzur bulam

Seni zikr eylemek baña ehabdür cümle tâ'atden

 

Gücüm yitmez ki kulluk eyleyem saña cevârihle

Beni cezb eyle kim bir cezbe yeğ envâ'-ı hayrâtdan

 

Hidâyet eyle Kuddûsî kulına Hâdîyâ Lutf it

Geçir fazlınla ol miskini ârzû-yı kerâmâtdan

 

                         527

Kerîmâ sen baña it fazlın-ıla ma'rifet ihsan

Bilürsin kim gerek inşân u cinne 'ilm ile 'irfan

 

Geçüb iki cihandan eyleyem ikbâl saña ancak

Seni 'ayne'l-yakîn bilüb olayım vâlih ü hayran

 

Liyâkat gerçi yok bende velâkin sensin ey Vehhâb

İden diler isen bir 'abd-i ednâyı 'azîz sultân

 

Nazır olmaz saña hîç bir ahad çün Hâliku'l-halksın

Saña olmuş idim çocuk iken ben 'âşık-ı nâlân

 

Virüb cennet bu Kuddûsî kocayı senenden ayırma

Anın maksûdı sensin nitsün ağyarı muhibb olan

 

                             528

Dilbera itdim saña dürlü niyazlar çok zemân

İstedim senden cemâlin seyrini kıldın nihân

 

Görmemiş hîç bir ahad bu dâr-ı dünyâda seni

Geçdi gönlüm ol hevâdan kaldı bu sevda hemân

 

Gezdim ol sevda ile Rûmi Hicazı Şâmı heb

Virmedi bu derdime bir kimse dermandan nişan

 

Şimdi bildim ki baña derman imiş ancak bu derd

İstemez hergiz halâs bu derd-i zîbâyı bulan

 

Düşdi 'ışkın nârı gönlüm şehrine yakub yıkar

Arzular dil vaslını hem zikrini eyler lisân

 

Saña 'âşık oldığına gönlümün şâhid bu dil

Turmayub virir ki hayret aña olub tercüman

 

Cümleden el çekdi Kuddûsî idüb ikbâl saña

Rûz u şeb 'ışkın ile işi hemân âh ü figân

 

                      529

Gizlendiler şimdi erenler ağlayalım biz hemân

Şerr ü fesâd u fitne ile toldı zîrâ ki cihan

 

Pes ekseri inşân olub şirrîr ider halka sitem

Yok merhamet biri birine işleri cevr ü ziyan

 

Bir kimse Hakkı söylemez çün söylemekdir tehlike

Oldı sükût-ile şerâr-ı nâs gürûhı şâd-mân

 

Hayr işleyen menfur hakîr şer ehli makbul u 'azîz

Bulmaz huzûr-ı kalb halâvet bu zemânda sâlikân

 

Dünyâya meyi itmek ile yıkar çok inşân dînini

Hîç âhiret kaydın yimez dünyâya hırs rağbet kılan

 

Biñ iki yüz altmış ikidir çünki şimdi bu sene

Kalmadı hergiz şübhemiz oldığına âhir zemân

 

Kuddûsîyâ şükr it Hudâya çün seni hıfz eyledi

Halvetdedir ancak selâmet çıkma dâ'im ol nihân

 

                          530

Gördi ma'şûkın Zelîhâ bir gice düşde hemân

Tolub ol dem gönüne 'ışk oldı zindan bu cihan

 

Kalmadı ârâmı hergiz artdı 'ışkı gün-be-gün

Geldi Mısra çekdi çok zillet meşakkat bir zemân

 

Kırk sene 'ışk ateşiyle yanuben sonra Hudâ

Eyledi tezvîc aña fazlıyla kıldı şâd-mân

 

Çekmeyen bu çilleyi sanur kolay kârdur bu 'ışk

Men anı çekdim hisâbsız güç idemem bî-gümân

 

Pîr-i fânî oldı Kuddûsî yanar 'ışk odına

Toyub usanmaz henüz 'ışkdan değil yalan inan

 

                    531

Zümre-i ehl-i fücûrın ibtilâsıdur duhân

Müsrif-i gümrâh Yezdânun belâsıdur duhân

 

Mâlını itlaf iden oldı şerî'atda sefih

Mü'min-i 'âkil olanın nâ-sezâsıdur duhân

 

Nûr-ı îmân-ı 'azîze tütsi virmekdir haram

Fârig ol andan birader ki nolasıdur duhân

 

Sırr-ı misvâkin ağız tathîri oldığın düşün

Pes ağız kokularının ibtidâsıdur duhân

 

Şâribin cisminde kuvvet komayub eyler za'îf

Cism-i canın bâ'is-i za'f u zarârıdur duhân

 

Didiler olmasa üç şey Âdem oğlı biñ yaşar

Biri bed koku biri toz pek fenâsıdur duhân

 

Dinle Kuddûsî sözini tut hemân itme 'inâd

Çün nasihat tutmayanların cezâsıdur duhân

 

                        532

Ahir zemânda çünki gider heb Hicâze mü'minân

Şâm ile Mekke arası anlara olur hoş mekân

 

Hüccâc giderler Mekkeye Şamdan güneş görmeksizin

Bu rütbe çok olur ağaçlar sayesi misl-i cinân

 

Sen Rûm diyarında idersin medrese mescid binâ

Bil bu vakitde mâlını itlaf iden görür ziyan

 

Hicret iderler cümle mü'minler kalur bu beldeler

İşit sözi hem tut birader çün sahîhdir bî-gümân

 

Kuddûsîye ilhâm-ı Hakdır bu nasâyih it kabul

Zahmet çeküb itlâf-ı mâl itme yakîn âhir zemân

 

                 533

Ey Hudâ gönlüm seni zikr itmek ister her zemân

Çün mukarreb dostlarındır zâkirân u 'âşıkân

 

Aç basîret gözimi idüb nazar göğe ire

Bileyin 'ayne'l-yakîn sen pâdişâhı bî-gümân

 

Gerçi var kullukda taksirim velâkin ey Gafur

Sen Latifsin hem Halîm hem dest-gîr ü Müste'ân

 

Benden ednâ benden a'cez benden ahkar bende yok

Kulluk iderler sana dâ'im kamu halk-ı cihan

 

İtdi Kuddûsî tevessül şol habîbirile sana

Kim yaradıldı anınçün cümle bu kevn ü mekân

 

                  534

Dîvâne kılan ben kulunı bir şeh-i hûbân

Oldum nice dem hüzn-i firakı ile nalan

 

Tâ vakt-i sabâvetde oluban aña 'âşık

Zikr eyler idim 'ışk-ı hulûs ile beher ân

 

Virdi pederim çünki baña zikre icazet

Hem eyledi telkîn baña tevhidi o sultân

 

Kâmil imiş ol kadrini ben bilemedim hîç

Aldım hele çok himmetini eyledi ihsan

 

Dir idi çalış zikre hayâtımda benim çün

Zikr-ile tolar kalbine derya gibi 'irfan

 

Çalışur idim emrini tutub gice gündüz

Toğdı veled-i kalb pederim eyledi şükran

 

Bu sırrı peder valideme dir idim ancak

Olurlar idi ikisi de şâkir-i Hannân

 

Kuddûsîye 'ışk ni'metini virdi Hudâsı

Her kime dilerse virir ol ni'meti Rahman

 

                 535

Aldanma nakşa sâlikâ nakkaşa it ikbâl hemân

Yokdur nukûşda hîç vefâ anın ile sen kal hemân

 

İki cihan çünki hicâb olur saña kıl ictinâb

Anları sevmek nâ-savâb eyler seni iğfal hemân

 

Her derde Hak derman ider 'uşşâka 'ışk ihsan ider

Hem yüküñi âsân ider git itmeyüb ihmâl hemân

 

Maksûdın olsun vasl-ı Zât ağyara itme iltifat

Mecmu'ını ardına at deryâ-yı şevke tal hemân

 

Zikre çalış leyi ü nehâr sıdk-ıla it Hakka firar

Ol ehl-i zikre dahi yâr anları it iclâl hemân

 

Mevlâ celîsdir zâkire eyler 'azab gafillere

Olgıl mürîd gerçek ere Hakka ider îsâl hemân

 

Kuddûsîye münkir mehîn çün kârı dâ'im kibr ü kîn

Olma aña zinhar karin ider seni ıdlâl hemân nâlân

 

                      536

Mağfiret eyle beni ey pâdişâhım el-emân

Yir ü gök arasına toldı günâhım el-emân

 

Cümle 'âlem halkına virdi küdûret zenblerim

Yok nazîrim böyle bir rûy-ı siyahım el-emân

 

Koymadı 'ışk-ı mecazî zühd ü takvadan eser

Düşdi başımdan benim devlet külahım el-emân

 

Bahr-ı zilletde garîk itdi beni şehvet hevâ

Senden özge yok benim püşt-i penâhım el-emân

 

 

Nefs-ile dâ'im kıyamım yok saña hîç hıdmetim

Artmadı 'ışkınla hem efgân u âhım el-emân

 

Çünki kadirsin beni gufrana ismindir Gafur

Hem 'azaba iktidarın var İlâhım el-emân

 

Eyle ey Hâdî hidâyet sen beni toğrı yola

Çünki azmışlar yolıdur şimdi râhım el-emân

 

Mağfiret eyle beni hem ehl-i îmânı Hudâ

Yok senin gaffârlığına iştibâhım el-emân

 

Bize lâyık zenb ü taksîr saña lâyık mağfiret

Cürm ü 'isyan ile geçdi sâl ü mâhım el-emân

 

Geldi Kuddûsî kapuña her günâhı işleyüb

Dir senin bol rahmetin ey ulu şahım el-emân

 

                      537

Kırk sekiz sultân-ı rûhânî kamusı mü'minân

Hizmet itdiler baña 'askerler-ile bir zemân

 

Anlar ile ülfet idüb zikrime geldi halel

Soñra ehlullah baña rü'yâda didiler uyan

 

Biz seni sevdik idi gerçi velâkin şimdi sen

Cinciliğe meyi idüben zikrine irdi ziyan

 

Tâ'ib oldum sıdk-ıla hoş zikre itdim iştigâl

Sevgili oldı baña halkdan kaçub olmak nihân

 

'Uzlet itdi şimdi Kuddûsî olub pîr-i sakîm

Gıbta iderler aña heb ins ü cin halk-ı cihan

 

                  538

Câm-ı 'ışkı nûş idüb sekrân olayın bir zemân

Katre-i bî-kadr iken 'umman olayın bir zemân

 

Mescid ü medreseyi zühhâd ü 'ubbâde virüb

Tekye-i 'ışkda varub mihmân olayın bir zemân

 

Gurbetin mihnetlerini yüklenüben eğnime

Zâr ü giryân hâmil-i ahzân olayın bir zemân

 

Bulayın bir şeyh-i kâmil ideyin hizmet aña

Himmetiyle mahzen-i 'irfan olayın bir zemân

 

Bu 'alâ'ik fitnesinden ibn-i Edhem-veş geçüb

Bir pelâs içre nihân sultân olayın bir zemân

 

Nice demler ülfet itdim yâd ile yârân ile

Kird-gâra meyi idüb hayran olayın bir zemân

 

Nice demler yiyüb içüb uyudum mânend-i tûr

Kâmil inşânı bulub inşân olayın bir zemân

 

Nice demler zenb ü 'isyan eyledim hasbe'l-beşer

Tevbe idüb bende-i Yezdan olayın bir zemân

 

Bir zemân ma'mûr idim sürdüm cihan içre safâ

Yıkıluban 'ışk ile vîrân olayın bir zemân

 

Bir zemân bu cismimi dürlü ni'amla besledim

Yanayın 'ışk odına biryân olayın bir zemân

 

Bir zamân handân olub seyr-i gülistân eyledim

Derd-i 'ışk-ı yâr ile giryân olayın bir zemân

 

Bunca demdir çekdi Kuddûsî firákiñ hüznini

Dir ki vasla irüben ferhân olayın bir zemân

 

                      539

Ey mü'minîn ü mü'minân âhir zemândır bu zemân

Oldı 'alâmetler 'ayân âhir zemândır bu zemân

 

Kopar kıyâmet dört yüz ile beş yüziñ beyninde bil

Yok iktırâbında gümân âhir zemândır bu zemân

 

Dört yüze yüz kırk bir sene kalmış-durur ey âhîler

Ağlaşalım zâhir nihân âhir zemândır bu zemân

 

Hem tevbe istiğfâra meşgûl olalım leyi ü nehâr

Sa'y idelüm zikre hemân âhir zemândır bu zemân

 

Mevlâ celîsi zâkirin bulmaz aña düşmân zafer

Zikre çalış ol şâd-mân âhir zemândır bu zemân

 

Kuddûsiyâ işit sözi dünyâ evin çok yapmagıl

Olur harâb işbu cihân âhir zemândır bu zemân

                     

                      540

Cihânın müddeti az kaldı ağlayalım ey ihvân

Hemîn yalvaralım Hakka deyüb rahm eyle yâ Rahmân

 

Esirge fitne-i âhir zemândan bizleri lutf it

Dahi it pâdişâha ehl-i islâma zafer ihsân

 

Bilâd-ı Müslimîne geldi envâ'-ı musibetler

Tarîkdan çıkdı halkın ekserî hem eyleyüb tuğyân

 

Hudâya eyleyelüm isti'âze tevbe istiğfâr Gafurdur ol

Halimdir hem Latîf zü'l-lutfu ve'l-gufrân

 

Ağırlaşdı yüki kutbuñ dahi Abdülmecîd şâhın

Bu Kuddûsî olubdur koca miskîn dâ'imü'l-ahzân

 

                                541

Ey cümle cihân halkına erzâk iden ihsân

Dünyâda kamu (nesneye) rahm idici Rahmân

 

Bu bende-yi bî-çâre dahi dürlü-be-dürlü

Ni'metleri fazlıyla viren Mugnî vü Mennân

 

Hizmetde kusûr eyler iken rızkımı kesmez

Hem 'aybımı setr eyleyici Hâfız u Hannân

 

Bir hasta kocadır diyüben merhamet eyler

Pes hamd ü senâ eylerem ol şâhı beher ân

 

Kuddûsîye erhamdür anasından o Mevlâ

Kahr eyler anı kim olur ol kocaya düşmân

 

                             542

Yaşım seksen kafes köhne gönül olmuş-durur vîrân

Baña sen rahm u lutf u rıfk u re'fet eyle ey Rahmân

 

Dem-â-dem 'ışk u cezbe artuben eyler beni hayrân

Za'îfem tâkatim yok kuvvet-i kudsiyye it ihsân

 

Murâdım 'arz-ı hâl ancak saña nazm ile çün şâhâ

Baña itsün deyü nusret bugün çün olmışam pinhân

 

Bunı yazdım firâşımda yatur iken bilürsin hoş

Hemîn işim gice gündüz enîn ü âh ile efgân

 

İder kalb ile Kuddûsî bugün zikri olub 'âciz

Celîs ü dest-gîri ol anın dâ'im sen ey Hannân

    

                            543

Bugün ben pîr-i fânî olmışam rahm eyle ey Rahmân

Saña yok kullığım gerçi velâkin itmişem îmân

 

Güneh-kâr bendesiyem sen şehen-şâhın ben ey Gaffâr

Gice gündüz dilerem ağlayub 'afv ü kerem gufrân

 

Suçumı mu'terif oldum hisâbı yok bilürsin sen

Hacîl itme beni dâreynde kıl her 'aybımı pinhân

 

Kamu ráhimleriñ çün erhamiyem ben buyurmışsın

Kamu kâ'illerin hem esdakısın sen 'Azîmü'ş-şân

 

Habíbiñle tevessül eylerem saña vesîlem ol

Aña bahş it bu Kuddûsî fakîri ey Ganî Hannân

 

                              544

 Ekser-i halk-ı cihân şerde olur şâdmân

Oldı çün âhir zemân Mehdî gelür bî-gümân

 

İtdi 'alâmât zuhûr Hakdan iderler nüfûr

İşleri fısk u fücûr kalmadı emn ü emân

 

Mü'min-i muhlîs kalîl nâsıfi içinde zelîl

Eyleyüben kâl ü kîl dirler aña nâtüvân

 

Her kim ider şer murâd anlar ider inkıyâd

Birleşür ehl-i fesâd cümle olur pehlivân

 

Vâ'iz-i nâsıh garîb fâsık u fettân mehîb

Câhil-i bî-dîn lebîb sâlihe dirler çûbân

 

Lafz-ı küfür sözleri kâfir olur özleri

Gerçi beyâz yüzleri kalbleridür pür ziyân

 

Kim anı dirse eğer dîn ü nikâhı gider

Heb 'amelin zabt ider sen bu sözime inan

 

Çok bu lafız ey hümâm bul idüben ihtimâm

Yazıludur bi't-temâm hocalar itmiş beyân

 

Bir dimek ile bu hâl olıcak ey sûfî bâl

Çok diyen olmaz mı dâl dahi îmânsız kopan

 

Biri birine cefâ kârlarıdur dâ'imâ

Sen hele Kuddûsîyâ ol bu zemânda nihân

 

                        545

Ey râhimînin erhami rahm eyle bize el-emân

Gerçi günâh-kânz velâkin mü'minânız bî-gümân

 

Yok varlığında birliğinde şübhemüz ma'lûm sana

Gösterme lutf it bize hîç dünyâda âhretde ziyân

 

Hıfz it şu vaktin halkının şerr ü fesâdından dahi

Ricâl-i mel'ûn fitnesinden kıl emîn yâ Müste'ân

 

Dostun Muhammed Mustafâ ile tevessül eyleyüb

Diriz esirge sen bizi korku zemânı bu zemân

 

'Avn eyle dîne 'avn iden mü'minlere hem dâ'imâ

Bu haste Kuddûsîye de gösterme gam zâhir nihân

 

                           546

Kapuna geldim ey mahzûnları mesrur kılan Hannân

Murâd itdiği vîrân kalbleri mesrûr kılan Hannân

 

Gelüb kapusına ashâbına idüb hidâyet hem

Virüb 'ışk içlerine kalblerin pür nûr kılan Hannân

 

Nice fısk u fesâd ehlin idüb sâlih dahi mürşid

Dahi sâlikleri irşâd ile me'mûr kılan Hannân

 

Nice 'uşşâka ta'n u buğz iden münkirleri dahi

Yakub 'ışk âteşine çokların tennür kılan Hannân

 

Bu Kuddûsî cenîn iken ana rahminde 'ışk virüb

Dahi çocuk iken ol 'ışkını mevfûr kılan Hannân

 

                           547

Hudâya hamd ü şükr olsun bize itdi ulu ihsân

Kerem bâbın açuban çok ni'am bahş itdi ol Mennân

 

Ki cümle enbiyânın efdaline eyledi ümmet

Ne devlet ne sa'âdetdür ki virdi ol 'Azîmü'ş-şân

 

Haraç yok dînimüzde ecr-i nûr on katdur anlardan

Yazılur bir günâha bir ne denlü var ise 'isyân

 

'Azâba müstahak olmak dahi lutf-ıla setr eyler

Ki bir ismi anın Settâr biri Gaffâr biri Hannân

 

Bizi dahi kamu ümmetler üzre eyledi tafdîl '

İbâdetde 'umurda var ise de bizde çok noksân

 

Menîden halk idüb bizi bu hey'etde çün ol Hallâk

Virüb hem bunca ni'metler kodı adımuzı inşân

 

Gelin ey suçlı kardaşlar idelim tevbe istiğfâr

Sürüb hâke siyâh yüzlerimüzi olalım nâlân

 

Bu dünyânın işi on kat güç iken emr-i ahretden

Duruşuruz bu güç işe dimevüz kim sonı hüsrân

 

Tecâvüz eyledik hadden uyub İblîse Kuddûsî

Meğer cürmimüzi 'afv eyleye ol fazlı bol Rahmân

 

                       548

Yanar 'ışk odına 'âşık beher ân

İder ol derd-mendi nâr-ı hicrân

 

Komaz hîç masivâ gönlünde anın

İder girdiği kalbi çünki vîrân

 

Emân virmez alur 'aklın anın kim

Olur bir dem bu 'ışk gönünde mihmân

 

Beni seksen yaşında koca iken

Civân idüb virir ârzû-yı cânân

 

Bu Kuddûsî dilencidür kapunda

İlâhî vaslını sen eyle ihsân

 

                549

 Ey şâh-ı Cevâd eyle baña 'ışkını ihsân

Yâd eyleyeyin ismini şevk-ile beher ân

 

Yitmiş tokuza irdi yaşım saña 'ayândır

Rahm it baña ey rahmeti bol Hâlik u Rahmân

 

Ekdâr-ı cihân itdi bu târîhde tezâyiid

Biñ iki yüz altmış ikiye irdi çü ezmân

 

Hıfz eyle delü göfilimi ikbâl-ı sivâdan

Çün meyl-i sivâdır kişiyi dûzaha salan

 

Kuddûsîye vir fazliñ ile hamr-ı zülâli

İçüb anı olsun ebeden vâlih ü sekrân

 

                  550

Sebeb imiş helâkine kişinifi kesret-i 'isyân

Dem-â-dem eyle istiğfâr ü istirhâm dile gufrân

 

Mücîbdir hem Gafurdur hem Rahimdir hem Semî' Mevlâ

Kabûl eyler du'âfiı bil muhakkak bil ' Azîmü'ş-şân

 

Yaraşur çün hatâ bize aña 'afv u kerem rahmet

Halimdir hem Gafûrdur hem Kerîmdir hem Ra'ûf Rahmân

 

Günâhım çok deyü itme sakın hîç vesvese zîrâ '

Azâba muktedir hem 'afva ol Gaffâr dahi Hannân

 

Sever Hak sâ'ili sen it su'âli mağfiret dâ'im

Di Kuddûsî beni 'afv eyle yâ ze'l-lutfu ve'l-ihsân

 

                     551

'Işk hamrı beni itdi katî zâr u perîşân

Pes oldum anı nûş ideli vâlih ü hayrân

 

Tahsîl-i 'ulûm itmeye sa'y eyledim ammâ

Komadı gönül şehrini 'ışk eyledi vîrân

 

Hem nice zemân zühd ü 'amel kaydına düşdüm

Bildim ki riyâ virir imiş 'âbide hizlân

 

'Uşşâkı sever çünki Hudâ 'âşık ol 'âşık

Hâs bende olur şâhı sevüb gayriyi koyan

 

Kuddûsîye virdi ol sivâdan kati nefret

Hak tâlibine lâzım olan 'ışk-ıla 'irfân

 

                      552

Ey dost bilimi bükdi benim girye-i hicrân

Lutf eyleyüb it vasimi ben kulma ihsân

 

Toldır içime 'ışkıfiı deryâ gibi zîrâ

'Işk-ıla gelür kalb evine cezbe vü 'irfân

 

Sâliklere 'ışk lâzım imiş pes bu tarîkda '

Işksız gidenin 'âkıbeti haybet ü hüsrân

 

Çün pîr-i sakîmem idemem cism-ile kulluk

Sun cür'ayı içüb olayın vâlih ü hayrân

 

Cezb eyle bu Kuddûsî-yi miskîni kerem kıl

Hem goñlini pâk eyleyüb olgıl aña mihmân

 

                      553

Marîzem ey Hudâ lutf eyleyüben kıl şifâ ihsân

Tezâyüd eyledi derdim baña eyle devâ ihsân

 

'Ayândur cümle ahvâlim saña yitmiş sekiz yaşım

Kapuñ sá'illeriniñ ahveciyem it baña ihsân

 

Benim kârım dilencilikdür ancak gayrî kârım yok

Seniñ işifi kamu halk-ı cihâna dâ'imen ihsân

 

Yaraşur baña yiyüb rızkıflı şükr eylemek saña

Dahi saña yaraşur eylemek baña gıdâ ihsân

 

Diler ihsânıfiı heb on sekiz biñ dürlü mahlûkât

Umar senden bi-küllî ehl-i arz ile semâ ihsân

 

Kiminiñ rızkı cismânî-durur pes kimi rûhânî

Kamusına iden sensin beher ân ey Hudâ ihsân

 

Bilürsin herkese lâzım dahi ahsen olanı sen

Ne lâzım ise Kuddûsî kulma it aña ihsân

 

                       554

Saña hamd eyleriz leyi ü nehâr ey lutfı çok Yezdân

Bu günlerde bize itdiñ belâlardan necât ihsân

 

Musibetlerde nice nice hikmet var imiş bildik

Ki kahrıñ bize lutf oldı Latifsin çünki ey Hannân

 

Seversin ümmetin dostiñ Muhammed hakkı içün hem

Zuhûr itdi yine âsâr-ı fazlın yağdı çün bârân

 

Uyandık nevm-i gafletden inâbet eyledik saña

Hevâ-yı nefse tâbi' oluben itdik katı tuğyân

 

Umarız dâ'imâ gufrânını rahmet dileriz hem

Bilüb suçumızı diriz bizi 'afv eyle ey Rahmân

 

Seni zikr eyleriz tevhîd ü istiğfâra meşgûliz

Güneh-kârız velâkin itmişüz biz saña hoş îmân

 

İder seksân yaşında haste Kuddûsî recâ senden

Ki anı hem cemî' mü'minâtı idesin şâdân

 

                        555

Kulak tut ey birâder saña bir sır idem i' lâm

Ki fehm eyle muhakkak üç bölükdür nev'-i inşân

 

Birisi ehl-i dünyâdır birisi âhiret hem

Birisi zümre-i 'uşşâk ki anlar ehl-i Yezdân

 

Harâmdır âhiret ehli olanlara bu dünyâ

Ve dünyâ ehline pes âhiret bil oldı harâm

 

Hudâ ehli olan merdâna bu iki harâmdır

Yüri var ehl-i Hak olmağa sa'y it turma ey cân

 

Dahi cennet ikidir cennetü'l-hayvân birisi

Olur sâkinleri aniñ 'avâm-ı ehl-i îmân

 

Biriniñ cennetü'r-Rıdvân-durur ismini añla

Anın sâkinleri ancak havâs-ı ehl-i 'irfân

 

                           556

Buyurmuş fahr-ı âlem kim sever medh itmeği

Yezdân Nice medh idebilür anı câhil pür kusûr inşân

 

Utanmaz 'âşık-ı şeydâ ider ma'şûkınıü medhin

Dimez hîç yok liyâkat bende eyler rûz u şeb efgân

 

Bu mahlûkâtı halk itmezden evvel kendi var idi

Kamuyı kün hitâbıyla yaratdı Hâlik u Mennân

 

Münezzehdir şerîkden hem nazîrden hem mu'înden ol

Ahad Ferd Vâhid u Kayyûm u Hakk u Bârîyü'l-ekvân

 

Eğer olsaydı andan gayrı bir Teñri dahi hâşâ

Nizâm bulmayuben turmaz idi bu yîr ü gök bir ân

 

Yaratdı Ademi hâkden meniden bizi bî-şübhe

Hemîn halk eyleyen oldur kamu zî-rûhı it îkân

 

Ne hoş medh eylediñ Kuddûsîyâ háliñce Hallâkı

Bilür kadrin bu nazmiñ okuyub hem işiden inşân

 

                      557

'Aceb noldı baña kim bilmezem hergiz edeb iz'ân

Liyâkat yok ise de hîç umaram cennetü'r-Rıdvân

 

İder sâkin olan anda nazar Hakkiñ cemâline

Hemîn olur imiş dâ'im beher dem vâlih ü hayrân

 

Yemek içmek tena'um eylemek olmaz imiş anda

Anın sükkânı iderler telezzüz 'ışk-ıla her ân

 

Kokar imiş olara cîfe gibi ni'met-i cennet

Harâm kılmış-durur 'uşşâka anı Hazret-i Yezdân

 

Umar Kuddûsî-yi meczûb u câhil bilmeyüb haddin

Geçüb her mâsivâdan olmağı ma'şûkına mihmân

 

                      558

İlâhî isterem senden sıhâh u 'afv u gufrân

Ki itdim bî-nihâyet zenb ü zulm ü fısk u 'isyân

 

Basîret gözümi aç göreyim her şeyde vechiñ

Yiter ağlatdığın hicr-ile kıl vaslınla handân

 

Buyurduñ kör olan dünyâda pes 'ukbâda kördür

Seni her zerrede kim görmez anın işi hüsrân

 

Kamu eşyâ saña kulluk iderler şübhemiz yok

Saña ma'lûm-durur cümle velâkin bize pinhân

 

Ma'ârif devletin insâna ihsân eylediñ çün

Bu hasletle kamudan efdal oldı nev'-i insân

 

'İbâdetler içinde ma'rifetden bihteri yok

Baña fazliñla ihsân eyle vecd ü 'ışk u 'irfân

 

Su'âl eyler bu Kuddûsî hidâyet toğrı yola

Tarîkdan sapdı ol rahm it aña ey Rabb u Rahmân

 

                          559

'Aşıkam hîç yok karârım isterem cânânı ben

Mâsivâdan geçmişem ârzû kılaram anı ben

 

İstemez goñlüm cinâna girüben itmek safâ

Maksadım çün pâdişâhım neylerem eyvânı ben

 

Bendelik içün mücerred bu ile geldim bugün

Ol ecilden beklerem 'ışk-ile âsitânı ben

 

Mansıb-ı a'lâ imiş ol pâdişâhın kulluğu

Virmezem iki cihániñ varına bu şânı ben

 

Çünki oldum mübtelâ-yı 'ışkı ben ol güzeliñ

Neylerem 'ışk-ı mecâzîyle olan hûbânı ben

 

Kîl ü kâlinden usandım şu zemâne halkının

Yâri buldum eyledim terk ülfet-i yârânı ben

 

'İlm ü a'mâle gurûr iden olur Hakdan cüdâ

Hem-dem itmem kendime mağrûr olan nâdânı ben

 

'Ábidiñ hacc u salâtı savmı hoş lâkin Hudâ

Didi Kur'ân içre sevmem bî-hulûs olanı ben

 

Hem didi dünyâ-perest zâhidlere Kur'ânda kim

Saymazam hîç Müslimînden kavl-i bî-îkânı ben

 

'Aşık-ı Hakkın ayağı tozı kuhlı gözimiñ

İstemem 'ışkdan habersiz birtakım çûbânı ben

 

'Işk-ı sıdk ile iden beyti ziyâret oldı hâcc

Defter-i hüccâca yazmam 'ışkı yok hayvânı ben

 

Men' ider vâ'iz beni 'ışkdan 'adâvet eyleyüb

Hâlbu ki 'ışk ile itdim Teñriye îmânı ben

 

'Işk imiş her derde dermân didi baña çün Resûl

Bulmışam elhamdülillah derdime dermânı ben

 

Hem didi kim beytime mâl-ı helâl ile geliñ

İtmezem mahbûb u mergûb değme bir insânı ben

 

Mahlasımdur çünki Kuddûsî menem Kuddûsîyem

Hazret-i Kuddûsün oldum 'âşık-ı hayrânı ben

 

                          560

Ey Şâh-ı Gafûr men kuluñi mağfiret it sen

Di saña 'ikâb eylemeyüb 'afv iderem ben

 

Yitmiş sene tevfîkın ile zikre çalışdım '

Âşıklara dost zikri ehabdür dahi ahsen

 

Tevhîd iderem dilim ile kalbim ile hem

Sen Vâhid ü Ferd ü Samedi hasta yaturken

 

Zenbim katı çok mu'terifem gerçi velîkin

Bir katrece rahmet yetiştir bahr-i keremden

 

Kuddûsîyi tard eyleme gümrâh deyü zîrâ

Olmuşdur anın kalbi senin 'ışkına mahzen

 

                     561

Çün bir güzelin 'âşık-ı dîvânesiyem ben

Şem'ine yanar şevk-ile pervânesiyem ben

 

Dilimde anın zikri hemîn gice vü gündüz

Bir pîr-i za'îf sâkin-i kâşânesiyim ben

 

Kullukda kusurum var iken ol ider ihsân

Meddâhı dahi hâk-i efsânesiyem ben

 

Yitmiş yidi yıl eylemişem hoş anı tevhîd

Zann eyleme kim gâfil-i bîgânesiyem ben

 

Kuddûsî-yi medhûş deyü ol tesmiye kıldı

Ol pâdişâhın bende-i ferzânesiyem ben

 

                    562

Firkat gamını dil çekemez âh nideyin ben

Açılmaz ise dosta giden râh nideyin ben

 

Seyyâh oluben devr-i cihân itdim anınçün

Bakmaz şu siyâh rûyıma ol şâh nideyin ben

 

Bülbül gibi her vakt-i seher beklerem ammâ

Dîvâne gönül olmadı âgâh nideyin ben

 

'Âşıkları mecnûn deyü pes levm ider idim

Yağmaladı 'ışk gönlümi nâgâh nideyin ben

 

Şimden girü fârig olayım iki cihândan

Ağyâr ile ünsiyyeti her gâh nideyin ben

 

Bend eyledi Kuddûsîyi ol zülfi teliyle

Tav'ımla değil eyleyen Allah nideyin ben

 

                      563

Ey bu cihânın halkını yoğ-iken hem îcâd iden

Hem altı günde bu yir-ile gökleri bünyâd iden

 

Hâkden yaradub Ademi hem nutfeden zürriyyetin

Kılub kimisin enbiyâ kimisin evrâd iden

 

Kimisine îmân virirsin cennete koyar anı

Kimini pûta tabdurub dûzahda hem ıhlâd iden

 

Kimisini 'uşşâk idüb hem yandıran 'ışk nârına

Kimini ehl-i ma'rifet kimisini 'ubbâd iden

 

Kimin dalâletde koyub tard eyleyen İblîs gibi

İdüb hidâyet kimine toğrı yola irşâd iden

 

Kimisini kılub harîs mâl yığdıran Kârûnleyin

Virüb kanâ'at kimine hoş zümre-yi zühhâd iden

 

Lutf eyleyüb Kuddûsîye kılan 'atâ bu 'uzleti

Hem zikr ü fikr-ile o bî-çâre kocayı şâd iden

 

                  564

Ey baña bu hey'eti ihsân iden

Nutfe-i murdâr iken inşân iden

 

Çün ana rahminde turan bir zemân

Nutfeyi kün emri ile kan iden

 

Kanı kün emri ile lahm idüben

Lahmi dahi rûh-ile yeksân iden

 

Cismimi ihyâ idüb anda hemîn

Birkaç ay hoş sâkin ü mihmân iden

 

Müddet-i mihmânlığım yetişicek

Bu cihâna gönderüb iskân iden

 

Bir nice dem rızkımı süd eyleyüb

Ol süd ile toyurub şeb'ân iden

 

Nice dem ana kucağında dahi

Muhterem mahbûb 'azîz sultân iden

 

Sonra virüb kuvveti tedrîc ile

Yürüyüben gezmeyi âsân iden

 

Gülüb oynayub sabîler ile hem

Sevgilü ahbâbımı sıbyân iden

 

Şimdi virüb'akl-ıla'ilmi dahi

Tâlib-i 'ışk tâlib-i 'irfan iden

 

Vaslını Kuddûsîye va'd eyleyüb

O1 ferah ile anı hayrân iden

 

                 565

Bilmem ne 'aceb geçmedi gönlüm o güzelden

Şem'ine yanar hüsn-i cemâlini sizelden

 

Sevdâsına düşdüm ben anın 'âşıkıyam çün

Ârzû çekerim vaslına tâ rûz-ı ezelden

 

Ben gâfil idim uyhuda uş bir gice nâgâh

Yağmaladı gönlüm evini 'ışkı tîz elden

 

Dil nice tahammül ide bu zehr-i firâka

Hoş imdi yine kendi-durur anı düzelden

 

Kuddûsîye rahm ide mükerrem kerem ıssı

Bu girye ile yohsa gider iki göz elden

 

                         566

Îlâhî eylerem şekvâ ki sen sultâna gönlümden

Usanub olmışam bîzâr bugün dîvâne gönlümden

 

İşi güci hemân leyi ü nehâr ağyâra meyl itmek

Tükenmez eylemek her dem nazar hûbâne gönlümden

 

Ne kayd-ı cân u baş eyler ne meyl-i mâsivâ hergiz

'İmâret ummazam bu hâl ile vîrâne goñlümden

 

Bu hicrân derdine bulunmaz imiş çâre şimdi pes

Bugün varmak geçer ey pâdişâh dîvâne gönlümden

 

Bu Kuddûsî niyâz eyler diyüben rûz u şeb yâ Rab

Çıkar fazlınla her ne var ise bîgâne gönlümden

 

                         567

Hudâ 'âşıkların bilmek diler iseñ eğer sen

Haber virem nedir aña 'alâmet diñle benden

 

Bilinür ol 'alâmetle ki ma'şûkı kişinin

Kimiñ 'ışkı ile yanar olur saña mu'ayyen

 

Bu 'âlem halkının her biriniñ bir sevdiği var

Kimi dünyâyı sevmişdir anı ister Hudâdan

 

Kimisi âhiret sevmiş ider kulluk anın-çün

Kimi kendi gibi bir kula olmuşdur müfetten

 

'Alâmet bu ki zikr eyler kişi mahbûbını çok

Bu Kuddûsî de Hakkın zikrini kesmez dilinden

 

                     568

İlâhî çün cemî'-i dertlere dermân idersin sen

Dahi muztarlara 'avn u meded ancak olur senden

 

Cihânın halkı isterler kamu hâcâtı kapuñda

Bugün kapuña geldim isterem hicrâna dermân ben

 

Dilerem vaslını lâyık değil isem dahi aña

Umaram rahmetiñ boldur seniñ hem her işin ahsen

 

Saña ma'lûm ki seksen bir-durur sinnim marîz oldum

Gice gündüz seni zikr eyleyüb kalbim olur rûşen

 

Geçirdi vakti evkâtın cemâlin ile Kuddûsî

Seni tevhîd ü takdîse şürû' itdi sabî iken

 

                     569

' Aceb dîvâne oldum 'ışk-ı cânânın elinden

Diler gönlüm ki şemm ide gülistânı gülinden

 

Beni tenfîr içün zâhid hemân turmaz atar taş

Çıkar mı cevr ile 'âşık dilârâsı yolından

 

Baña ol dir imiş ki 'ışkı terk itmez usanmaz

Ne mümkin 'âşıka 'ışk bahsini kesmek dilinden

 

Nihân olmaz bu 'ışkı miske teşbîh eylemişler

Olur elbetde zâhir 'âşıkın her bir kılından

 

Tarîk-ı müstakime halkı zu'mınca ider sevk

Henüz zünnârını kat' itmemiş vâ'iz bilinden

 

Ki ârzûsı anın cennetde eki ü şürbdür ancak

İsâbet itmemiş zerre aña 'ışkın yilinden

 

Satar hem nâsa mürşidlik ider anları teslîk

Velâkin sağını fark idemez kendi solından

 

Riyâdur zühd ü takvâsı hebâdur tâ'ati heb

Ki hîç gönline akmamış hem ol 'ışkın silinden

 

Bu 'ışkın fazlını bilmez anın çün eyler inkâr

Aña söylen ki sorsun ehl-i 'ilmiñ kâmilinden

 

O tab'ı cámidiñ görmez basiret gözi kördür

Musâhib olma 'uzlet eyle halkiñ echelinden

 

Bu 'ışkın derdini kim çekmez ise 'ârif olmaz

Ne bilsün ma'rifetden yâd olan 'ârif hâlinden

 

Nider ağyârı Kuddûsî ki 'âşık oldı yâre

Takılmış istemez çıkmak bu 'ışkın çengelinden

 

                  570

Ey sâlik-i Hak geç bu zamânm geçeninden

Hem şimdiki hâlinden aniñ hem geleninden

 

Tedbîr-i umûr Hazret-i Hallâka yaraşur

Ismarla aña her işi kurtul şeceninden

 

Teslîm ü rızâ eşrefıdür cümle hısâlin

Terk eyle kamu hasleti algıl haseninden

 

Hayr ancak olub leyi ü nehâr zikr-i Hudâ it

Virir saña maksûdını bahr-i meneninden

 

Meyi eyleme ağyâra sen ol yâri dilerseñ

Firkat marazı hâsıl olur kalb haceninden

 

Mümkin mi ki bir göñle sığa Hâlik ile halk

Pâk eyle göñül kasrını kesret lezeninden

 

Sabr eyle cefâsına 'adûnın ceza' itme

Bülbül güle eyler mi şikâyet dikeninden

 

Diñle sözimi sıdk-ıla hem cân u goñülden

Kim sâlim olasın bu cehâlet fiteninden

 

Kuddûsî-yi bî-çâre ider saña nasihat

Tut anı necât bul dü cihânın miheninden

 

                      571

Âşık aña dirler ki giçe cân u serinden

Dost vaslı içün seller aka dîdelerinden

 

Zikr eyleye dâ'im çalışub olmaya gâfıl

Fârig ola emlâk ü dür ü sim ü zerinden

 

Şâh olsa dahi dünyâya itmeye mahabbet

Usana kamu taht-ıla tâc u kemerinden

 

'İrfân güneşi ide tulü' kişver-i dilde

Azher ola dünyâ güneşiyle kamerinden

 

Kuddûsîye 'âşık dimesünler ki değildir

Yok zerrece göftlünde anın 'ışk eserinden

 

                      572

Hak ehli odur kim geçe heb özgelerinden

Nefret ide dünyâ eviniñ sîm ü zerinden

 

Hırs itmeye mâl cem'ine kâni' ola dâ'im

Kelbler kapar ancak kemüği birbirisinden

 

Çün iki cihân 'âşık-ı Mevlâya harâmdır

'Fârig ola ol cümle sivâ cân u serinden

 

A'lâyı bulan gönlüni ednâlara virmez

İtmez hareket sâbit olur çünki yirinden

 

Bakma bu fenâ dârının ol zînetine hîç

Sel gibi akar kan ile yaş dîdelerinden

 

Belh şâhı Hudâ 'ışkı ile oldı çü derviş

Geçdi soyunub tâc ile taht u kemerinden

 

Kişi neye 'âşık ise zikrin ider iksâr

Kuddûsîye Hak 'ışkı gelür zikr eserinden

 

                   573

Beni hıfz it Hafîzâ zümre-yi fettâne şerrinden

Yüze güler taşı ma'mûr içi vîrâne şerrinden

 

Kuyu kazar baña dâ'im düşer kendü kuyusina

Saña sığınuram ol bî-'akıl dîvâne şerrinden

 

Ne nefsine ider dostluk ne baña çünki serhöşdur

İderem isti'âze birtakım mestâne şerrinden

 

Nasîhat eylesem düşmân olurlar cümlesi baña

Esirge ben kulum münkir ü bîgâne şerrinden

 

Bu Kuddûsî koca dâ'im olubdur zikriñe meşgul

Anı kıl ey Hudâ mahfuz tuzakda dâne şerrinden

 

                  574

Hafîzâ bizi hıfz it zümre-yi bîgane şerrinden

Vefâsız merhametsiz bî-'akıl dîvâne şerrinden

 

Latifsin lutf idüb sakla münâfık münkirândan hem

Harâm hamrı içüb serhöş olan mestâne şerrinden

 

Nazardan düşirir iseñ olurız cümlemiz sefsâf

Umarız setriñi cem'iyyet-i fettâne şerrinden

 

Şerî'at nidiğin bilmez ider mü'minleri tahkir

Bizi kurtar tışı ma'mûr içi vîrâne şerrinden

 

Bilâd-ı Müslimînde yapdılar meyhâneler füssâk

Necât vir ümmete ol fıtne-yi meyhâne şerrinden

 

Zikir meclisleri meyhâne-yi 'ışk-ı hakîkîdür

Bize vir 'ışkı hıfz it hirfet-i cingâne şerrinden

 

Şüyû' buldı mühimmât-ı mübâhât gibi ol murdâr

Esirge ehl-i İslâmı o sun'-ı lâne şerrinden

 

Saçar dâm üstine dâne hemân İblîsleyin münkir

Sen ey Settâr bizi 'ismetde kıl ol dâne şerrinden

 

Bu Kuddûsî kuluñ leyi ü nehâr yalvaruben saña

Sığınur fırka-yı sehhâre-yi kühhâne şerrinden

 

                       575

Yüzüñ rûşen-durur şems ü kamerden

Sözün tatludur ey dilber şekerden

 

Düşüb vasliñ hevâsına bu gönlüm

Usandı câh u mülk ü cân u serden

 

Seni bildirdi 'ışkın baña dostum

Bulunmaz hoş hüner işbu hünerden

 

Geçürdi mâsivânın gussasından

Necât buldum kamu hüzn ü kederden

 

Safâlar kesb ider cânım tuyuben

Cemáliñ hüsnüni bâd-ı seherden

 

Cihânın mihnetinden sâlim oldım

Çeküb el cem'-i mâl ü sîm ü zerden

 

Bu 'ışk 'ilm ü -'amel ile bulunmaz

İşitdim ben bum bir kâmil erden

 

Ki 'irfân 'ışk-ıla hâsıl olurmış

Ne hâsıl ma'rifetsiz bî-basardan

 

Nazardan sâkıt olmaz imiş 'âşık

Düşer mağrûr olan 'âlim nazardan

 

Sorarım fazl-ı 'ışkı ehl-i 'ışkdan

Anı sormam bu 'ışkdan bî-haberden

 

Gurûr u 'ucb-ıla çün gönli tolmış

Ne soram işidem ol der-be-derden

 

Bu 'ışk kesbî değil Kuddûsîyâ bil

Tevârüs itdi ecdad ü pederden

 

             576

Nasîrâ yardım eyle dîne 'avn iden kişiye sen

Dahi hıfz it kamu âfât u ahzân u kederlerden

 

Buyurmuşsun ki her kim dîne 'avn u nusret eylerse

Mu'în olub aña fazlım ile imdâd iderem ben

 

Bu vaktin halkının çoğı iderler zulmi mazlûma

Gelüb baña iderler iştikâ' ol bî-rahimlerden

 

Vücûha yazaram mektûb sözimi diñlemezler hîç

Pes oldum pîr-i fânî yok benim pendimi hoş tutan

 

Saña leyi ü nehâr eyler tazarru'lar bu Kuddûsî

Dir ey Mevlâ beni gönder habíbiñ şehrine irken

 

                   577

Latîfâ pîr-i fânî hasteyem lutf eyle baña sen

Bugünlerde tezâyüd itdi hüznim her cihetlerden

 

İder oldum saña şimdi du'â mevzun kelâm-ıla

Beni hıfz eyle dâ'im sen Hafîzâ şerr-i a'dâdan

 

Yezîdîler gibi çün ekserî nâs itdiler tuğyân

Hayâ havf itmeyüb senden baña pes oldılar düşmân

 

Suçum nush eylemekdür anlara ancak saña ma'lûm

İderem sen 'Azîmü'ş-şâna 'arz-ı hâl şikâyet men

 

Marîz bî-çâre Kuddûsî kuluñ hem münkesir kalbi

Aña 'avn eyle gel ey kendi ahsen fi'li hem ahsen

 

                       578

Bize lutf it Latîfâ hürmetine ol habíbiñ sen

Belâlar gün-be-gün artub gider her bir cihetlerden

 

Kazandık destimiz ile velâkin rahmetiñ boldur

Kelámiñda buyurdiñ ráhimíniñ erhamiyem ben

 

Dahi lâ taknatû min rahmetillâhi didiñ bize

Recâyı kesmemek aslâ bize evlâ dahi ahsen

 

Günâh dermânı istiğfâr dimiş dostiñ hadîsinde

Gice gündüz anı biz kılmışuz hoş vird-i müstahsen

 

Diler senden kuluñ Kuddûsî miskîn koca yalvarub

Aña hem cümle îmân ehline rahm it di lâ tahzen

 

                        579

Ey Hak beni müznib deyü redd itme kapuñdan

Çün başlamışam zikre seni tâ çocuğiken

 

Seksen sene zikrin ile geçdi heme vaktim

Zâkir kocayım merhamet ü mağfiret it sen

 

Derdim saña ma'lûm katı çokdur baña rıfk it

Her dem iderem âh u enîn sabr idemem ben

 

Zikriñle oluben müteselli gice gündüz

Kalbim ferah u şevk-ıla olur dahi rûşen

 

Hem cezbe vü 'ışk u tarab u hâl ile dâ'im

Kuddûsîye ol derdler olur eshel ü ehven

 

                580

Her kimi kıldı esîr 'ışk oldı sultân kul iken

Sâhib-i in'âm u ihsân kıldı bir yohsul iken

 

Nice ni'met sâhibi sultânları dahi bu 'ışk

Eyledi sâ'il fakîr nân u na'îmi bol iken

 

Kıldı Edhem zâdeyi dervîş ü 'uryân u fakîr

Ehl-i Belhe lutf u ikrâmı katı mebzûl iken -

 

Nice koyun güdici çobanı hakan eyledi

Geydiği eski külâh eğninde köhne çul iken

 

Nice keşf-ile kerâmet ehlini Kuddûsîyâ

Eyledi 'ışk mest ü medhûş mürşid-i makbûl iken

 

                    581

Niçün küfrân ider inşân Hudâ ni'met virir iken

Utanmayub ider 'isyân kamuyı ol görür iken

 

Beher ân hamd ü şükr itmez dahi ihsânı fıkr itmez

Dün ü gün Hakkı zikr itmez bedende cân turur iken

 

Basiret gözi çün a'mâ ölümi bilemez aslâ

Kavim kardaş ata ana görür kabre gider iken

 

Sanursın ki kanad açmış sırât köprisini geçmiş

Uyur hâlbuki hamr içmiş gezüb koşub yürür iken

 

Bırakmaz 'âdet ü resmi dahi vird eylemez ismi

Olub ol 'âkıbet cismi türâb içre çürür iken

 

İçinde tolu kir ü kîn hemîn dînân itmiş dîn

Düşünmez mevti hîç miskîn ki tuz gibi erir iken

 

Yığar hırs-ıla çün mâlı ider infâkda ihmâli

Ölüm bu gülşeni hâlî koyub güller kurur iken

 

Gerekdür sâlike gayret çeküb itmek bülend himmet

Umar gâfıl olan vuslat yol içre oturur iken

 

Bu Kuddûsî olub gâfıl murâda olmadı vâsıl

Sanur ki oluram kâmil gözin gaflet bürür iken

 

                       582

Belâ müştedd olursa eyle istiğfâr birâder sen

Teveccüh it Hudâya sıdk-ıla yalvarıgör erken

 

'Azâba müstahak olsan dahi ol mağfiret eyler

Di yâ Rabbi Gafûrsın çünki gufrân isterem senden

 

Günâhım çok benim gerçi velâkin rahmetin bî-had

Umaram olmazam kânıt senin ol rahmetinden men

 

Senin Gaffârlıgın hükmi olur bizlerde hoş zâhir

İdüben mağfiret men mücrimi hem di ki lâ tahzen

 

Suçın fikr eyleyüb korkar bu gümrâh 'âsî Kuddûsî

Dahi rahmet umub dir ki recâyı kesmemek ahsen

 

                     583

Olmışam 'âşık bugün hûblıkda yektâ yâra men

İtmezem hîç iltifât şimdengirü ağyâra men

 

Gönlüm ister ibn-i Edhem-veş soyunub gitmeye

Niyyet itdim sıdk-ıla ikbâle ol dildâra men

 

Nideyin cezb itdi bu 'âşıkını ol dil-rübâ

Ârzûlaram olmağı meczûb şeh-i hûblara men

 

Bendelikde çok-durur taksirim oldum mu'terif

Suçumı bilüb bugün pes gelmişem ikrâra men

 

Şeyh-i fânî oldı Kuddûsî ider vuslat recâ

Dir ki oldum mübtelâ ahzân u intizâra men

 

                         584

Kuddûse mensûb olmuşam meyi itmezem ağyâra men

Goñlümi aña salmışam çün 'âşıkam dîdâra men

 

Nahnü kasemnâda baña bahş itdi 'ışkı ol Hudâ

Ta'n eyleme sen zâhidâ müştâkam ol dildâra men

 

Rûz-ı ezelden Kird-gâr virdi beher inşâna kâr

Men 'ışkı itdim ihtiyâr ki kâni'im bu kâra men

 

'Işk-ı nâr 'uşşâkı yakar tütüni eflâke çıkar

Dil şehrini koymaz yıkar yandım bugün ol nâra men

 

Virdi bu 'ışkı Yaradan çık sûfîyâ sen aradan '

Işksız olan bîçâreden sığınıram Settâra men

 

İtmem sivâya iltifât ancak murâdım çünki zât

Buldum kamu gamdan necât 'âşık olub ol yâra men

 

Dünyâya rağbet eylemem ârzû-yı cennet eylemem

Nâs ile sohbet eylemem oldum enîs Cebbâra men

 

Cezb eyledi çünki meni ol Kâdir ü Hayy ü Ganî

Zikr eylerem dâ'im anı çalışuram ezkâra men

 

Kuddüsîyi Kuddûs sever mücrim deyü sûfî yirer

Bir cürmime itmem keder geldim der-i Gaffâra men

 

                         585

'Işk şarâbın içmişem bulmışam hoş kârı men

Mâsivâdan geçmişem neylerem ağyârı men

 

Kird-gârı isterem ismini vird eylerem

Arzûlayub iverem görmeğe dîdârı men

 

Mâl u devlet istemem câh u 'izzet istemem

Nakş u zînet istemem isterem dildârı men

 

Gel didi çün ol baña eyledim ikbâl aña

Giderem andan yaña terk idüb heb varı men

 

Gönlüme ol çengeli takuban oldum deli

Pes didim aña belî itmişem ikrârı men

 

Öyle bir hûb ki o yâr bî-hisâb 'uşşâkı var

Halk-ı 'âlem ârzûlar sevmişem ol yâri men

 

Kapdı ol Perverdigâr goñlümi itdi şikâr

Eylerem leyi ü nehâr 'ışk-ıla ezkârı men

 

Hâl-i Kuddûsî 'acîb virdi derd aña tabîb

Hem tabîbdir hem habîb itmezem inkârı men

 

                        586

Sakın kesme ümîdi ol Rahímiñ rahmetinden sen

Birâder olmagıl kânıt saña nush eylerem hoş men

 

Günâh olmasa mü'minde olur şeytân gibi mu'cib

Anı 'ucbu-durur zîrâ 'azîz iken tarîd iden

 

Eğer hayr işler iseñ di Hudâ itdi anı tevfîk

Günâh sâdır olursa tevbe it mağfûr suçın bilen

 

Kişi bir günde yitmiş kerre suç işler ise dahi

Musirr olmaz imiş ol zenbe istiğfâr ider iken

 

Saña Kuddûsî-yi miskîn bu nazmı eyledi inşâ

Ki istiğfârı çok eyle ümîdi kesme rahmetden

 

                          587

Cânânına cân virmeği pervâneden öğren

Pervâneliği 'âşık-ı dîvâneden öğren

 

Dîvâne iden Kaysı hemîn behcet-i Leylâ

Leylâ gibi dil saydım sen dâneden öğren

 

Dâne yidiren Ademe çün cilve-i Havvâ

Havvâ gibi zîbâlıgı dür-dâneden öğren

 

Dür-dâne-yi i'zâza sebeb oldı çü zillet

Zilletde şeref bulmağı vîrâneden öğren

 

Vîrânede kenzi ara Kuddûsî-yi medhûş

Medhûşlığı da sâkin-i meyhâneden öğren

 

                        588

Kesme cürmüm çok deyü kardaş recâyı Tenriden

Ol Gafûrdur hem Rahimdir rahm u gufrân iste sen

 

Günde istiğfârı yüz kez eyle çün sünnet-durur

Virmez istiğfâr iden kullarına Mevlâ hazen

 

Didi müstağfirlere itmem 'azâb Kur'ânda Hak

Bil muhakkak kim mu'azzeb olmaz istiğfâr iden

 

Var idi bu ümmete iki emân dimiş 'Alî

Biri gitdi kaldı biri kurtarır her kürbeden

 

Ol giden fahr-ı rüsüldür kaldı istiğfâr ki ol

Ümmetin mücrimlerin her gussadan dür eyleyen

 

Bir büyük gam gelse yâhûd olsa bir müşkil işin

Eyle istiğfâr yedi yüz kerre her gün bir zemân

 

Hâsıl oldukda murâdın eyle yüz kerre anı

Zikr ü istiğfâr ile maksûdına irmiş iren

 

Sen bu Kuddûsî fakirin tut sözin kesme ümîd

Böyle 'âdetdir ki kul ister Hudâsıdır viren

 

                    589

Ben seni sevdim elest bezminde ey vechi hasen

Eylesen olmaz mı tebdil vasla bu hicrânı sen

 

Hasretinle olmışam dîvâne ârâm idemem

Başıma oldı cihân tar cismime geldi vehen

 

Kodı hayretde beni şol kez visâlin ârzûsı

Pes diler gönlüm senin kûyinde tutmağı vatan

 

Çünki 'ışkın girüben dil şehrini kıldı harâb

Sen tabîbimsin yine bu derdime dermân iden

 

Rûz u şeb bî-çâre Kuddûsî yanar 'ışk odına

Senden özge ol garibe var mıdur rahm eyleyen

 

                  590

Sevmek istersen eğer yâr sev hakîkî yâri sen

Ey gönül eyle ferâgat sevmeden ağyân sen

 

Gayriye ikbâli sevmez şâh-ı hûbân zerrece

Sevme zinhâr mâsivâsını sev ol dildârı sen

 

Perdedir iki cihân geç sevgisinden sev anı

Sevmeyenlerden firâr it dinle bu güftârı sen

 

Sevmeye budur 'alâmet zikrini çok idesin

Bilmeyesin resm-i 'âdet kayd u nâm u 'ân sen

 

Mâ-hâsal bu ki koyasın baş u cânı yolına

Kılasın yâr olmağiçün cân-ıla bâzârı sen

 

Sevmek-ile oldı mahbûb anı fahr-ı enbiyâ

Sev temâşâ ideyim dirsen eğer dîdârı sen

 

Sev sevil zîrâ sever o şâh-ı hûbân 'âşıkın

Sev hemân Kuddûsîyâ vir aña cümle varı sen

 

                       591

'Abdi kendi zenbidir bil mübtelâ-yı hüzn iden

Cân u dilden gûş idüb tut ey püser bu pendi sen

 

Dûr iden inşânı dürlü ni'metinden zenbidür

Kendi zenbidür cahîme cümle halkı düşüren

 

Gél birâder zikr ü istiğfâra meşgul olalım

Çün budur gümrâhları kamu günâhdan arıdan

 

İdelim tevhidi her gün bî-'aded hem on salât

Hem yüz istiğfâr idüb 'afv isteyelim Teñriden

 

Gice gündüz kapusı dâ'im açık yalvaralım

Diyelim ey pâdişâhlar pâdişâhı zü'l-minen

 

Oldı Kuddûsî bugün baş birtakım mücrimleriz

Mağfiret eyle bizi hem anı kurtar kürbeden

 

                        592

Şahâdet eylerem hakkâ Resûl-i bâ-safâsın sen

Cemî'-i enbiyániñ serveri Hayrü'l-verâsın sen

 

Feleklerde melekler arasında ismiñ Ahmeddir

Bu dünyâ 'âleminde hem Muhammed Mustafâsın sen

 

Dahi cennetde Mahmûd oldı nâm-ı pákiñ ey mahbûb

Muhassal biñ bir ismiñ sâhibi bir dil-rübâsın sen

 

Kitâb-ı medhiñi tahrîre sa'y itse halâ'ik heb

Olurlar cümlesi 'âciz 'aceb sırr-ı Hudâsın sen

 

Seniñ zerrât-ı núrıñdan alubdur âfitâb zerre

Kamu ins cin melek hayrân ki pür nûr-ı ziyâsın sen

 

Tevessül eyledi Hakka seniñle nice peygamber

Şefâ'at saña virildi Hudâya âşinâsın sen

 

Ne haddi var seniñ ol kadd-i bálaña ire Tûbâ

Bülend oldı makámiñ Sidreden fevka'l-'ulâsın sen

 

Cirimde gerçi 'arş oldı bu halkiñ a'zamı lâkin

Hakîkatde kamusından mu'azzam müctebâsın sen

 

Seninçün halkı yaratdım deyü buyurdı pes Hâlik

Bu kevn ü kâ'inâtın bâ'isi bir mehlikâsın sen

 

Hemân hamd eyleriz Hakka bizi kıldı saña ümmet

Ki cümle halka rahmetsin bize hoş reh-nümâsın sen

 

Habîbâ kapuña geldik şefâ'at isteriz senden

Kerem kıl eyleme mahrum bize kân-ı vefâsın sen

 

Cinâyet eyledim bî-had ma'âsi bahrine taldım

Meded yâ erhame'l-ümmet ki her derde devâsın sen

 

Bizim gibi cihânda yok-durur gümrâhlar ammâ biz

Saña mü'minleriz hakkâ imâmü'l-enbiyâsın sen

 

Ne yüzi var bu Kuddûsî eşiğine süre yüzin

Meğer bilür seni bir pâdişâh-ı zî-'atâsın sen

 

                        593

Dilerem vasliñi ey Hak değil isem de lâyık men

Anı fazliñla ihsân eyle çün aña kâdirsin sen

 

Nice nâdânlara idüb hidâyet evliyâ kıldiñ

Nice bigâneyi itdiñ mukarreb bende-i ahsen

 

Rahimsin rahmetiñle sen Hudâ itme beni zîrâ

Ki cennet ehli heb 'âciz olur âh u figânımdan

 

Tahammül idemem hicrâna ma'lûmdur saña hâlim

Ki sensiz 'âşık-ı bî-çâreye gülşen olur külhan

 

Lâtîfâ lutf u rıfk eyle bu Kuddûsî kocaya çün

Saña olmuşdur ol 'âşık yaşı on bir buçuk iken

 

                           594

Kapuña geldim ey Mevlâ marîz nâçâr kocayım ben

Günâhı çok deyü sürme kapuñdan 'afv u rahm it sen

 

'Uyûbum hadden efzûndur dahi anları setr eyle

Olur çün ez-kadîm sâdır hatâ benden 'afiv senden

 

Garîb oldum saña ma'lûm benim hâl-i perîşânım

Baña sen yardım it zîrâ ki sensin nâsır u ahsen

 

'Iyâl evlâd kılamazlar beni mesrur kemâl-ile

Ki çok ahzân u ekdânm dimez bir kimse lâ-tahzen

 

Saña 'arz itdi Kuddûsî Hudâvendâ bugün hâlin

Aña sen dest-gîr ol yoksa olur pîr-i müstehcen

 

                              595

Semâda yıldıza bak 'ibret al Hallâkını bil sen

Dir iseñ kalbim olsun ma'rifet nûrı ile rûşen

 

Yedi kat gökleri ref eylemişdür kudretiyle ol

Hem itmiş dürlü yıldızlar ile tezyîn ü müstahsen

 

Cemî'-i halk-ı 'âlem kün hitâbı ile var oldı

Kamusın eyledi îcâd cihânda biri yoğiken

 

Tefekkür it hemân mahlûkına bakuben ol 'ârif

Hazer kıl zât-ı pâkinde te'emmülden tefekkürden

 

Yiter Kuddûsîyâ 'ibret alana nefsi insânın

Ki oldur katre-i nâçîz iken bu hey'eti viren

 

                       596

Ey cümle halkı yoğ-iken inşâ vü îcâd eyleyen

Kün emri ile yidi kat eflâki bünyâd eyleyen

 

Bu mülk seniñdür mâliki sensin şerîkifi yok-durur

Sensin anı dürlü halâ'ik ile âbâd eyleyen

 

Sensin yaradub cümleden evvel Muhammed nûrını

Andan kamu mahlûka nûn ihsân irkâd eyleyen

 

İtmişsin îcâd bu cemî'-i halkı heb inşân içün

Toprakdan Adem yaradub ta'lîm ü irşâd eyleyen

 

İblîse virüb kuvveti şart-ıla kulluk itdirüb

İdicek istikbâr sürüb matrûd u berbâd eyleyen

 

Şol kul ki eyler i'tirâf suçın idersin mağfiret

Sensin gurûr idenleri rahmetden ib'âd eyleyen

 

Hem bu fakîr Kuddûsîyi pîr-i za'îf haste kılub

Tevhîd ü istiğfâr hemân dilinde evrâd eyleyen

 

                      597

Sen bu gaflet uyhusundan ne 'aceb uyanmadiñ

Serseri gezdiñ cihânda ey delü uslanmadın

 

Bunca demdir 'omriñiñ sermâyesin itdiñ telef

Bu şarâb-ı 'ışka bir kez parmağını banmadiñ

 

'Arif ü dânâ eşiğin bekleyüb Yûnusleyin

Kendini kânûn-ı 'ışka bırakuben yanmadın

 

Çünki Yûnus kırk yedi yıl hıdmet itdi şeyhine

Didi şeyh aña bizim rengimize boyanmadın

 

Hıdmeti odun getirmek idi tağdan matbaha

Bunca hıdmetle didi sen hıdmete tayanmadın

 

Boynu yağır olmağ-ıla atdı odunı yire

Didi şeyh çık git bu dem çün hıdmete katlanmadın

 

Tutdılar çıkardılar başı kısıldı kapuya

Didiler sen hâlimiz ile bizim hâllenmedin

 

Başı kapu içre kalub hırlayub didi hemân

Ey başım elhamdülillah taşraya yollanmadın

 

Tuyıcak bu sözi şeyhi didi yakdın bağrımı

Gel ki bildim sen beni beyhûde işler sanmadın

 

Bu söz-ile buldı Yûnus kurb-ı Yezdâna visâl

Sen ki Kuddûsî hemân nâr-ı visâle yanmadın

 

                   598

'Ârif ü dânâ eşiğin bekleyüb kul olmadın

Kendini kânûn-ı 'ışka bırakuban yanmadın

 

İtmedin gerçek erenler gitdiği râha sülük

Pes hevâ-yı nefse uymakdan henüz usanmadın

 

Eyledin bî-had günâh nice olur hâlin senin

Ol seni var eyleyen Hakdan niçün utanmadın

 

Kendi başına gezüb âvâre'âvâre bu sen

Bir ulunun yanına varub işini tanmadın

 

Zühd ü takvâ perdesini çâk idüb Kuddûsîyâ

Sen de 'âşıklar gibi 'ışk cür'asına kanmadın

 

                   599

Ey 'ışk beni sen derd-ile gavgâlara saldın '

Aklımı alub son ucı sevdâlara saldın

 

Bir hâle bırakdın beni nolduğımı bilmem

Dîvâne idüb sen beni sahrâlara saldın

 

Ben bilmez idim hüsnini bu rütbe nigârın

Gönlüm akıdub sel gibi deryâlara saldın

 

'Akıllar ile ülfet iderdim edeb-ile

Anlardan alub 'ışk-ıla rüsvâlara saldın

 

Gelmezdi hayâline hem ol zülf-i perîşân

Kuddûsîyi bu fikr-ile hülyâlara saldın

 

                       600

Dirsen eğer bileyim Hallâkı 'ayne'l-yakîn

Zikre çalış ey begim hâb u keselden sakın

 

Tevhide eyle devâm turma hemân subh u şâm

Hîç kalmasun 'âr u nâm ol kibr ü kînden emîn

 

Süllâki meyl-i sivâ eyler Hudâdan cüdâ

İtme bu 'ömri hebâ dûr olma Hakdan hemîn

 

İt zikrini rûz u şeb eyle visâlin taleb

Bil hicre gaflet sebeb andan Hudâya sığın

 

Dünyâda a'mâ olan âhretde a'mâ inan

Özüni yahşi sanan şeytâna olur karîn

 

'Işk hamrını eyle nûş bahr-i muhît gibi coş

Ağyârdan it kalbi boş şevk-ıla eyle enîn

 

Zikr eyle Kuddûsîyâ çıksun gönülden sivâ

Girüb içine Hudâ disün sana âferîn

 

                       601

Ey 'âbid eğer cennet ü hûr ise merâmın

Dünyâyı dirüb kılma habîs kelb gibi nâmın

 

Hak ise murádiñ aña it sıdk-ıla ikbâl

Olsun gice gündüz dahi Hak ile kıyâmın

 

Bu niyyet ile 'âşık-ı Yezdân olamazsın

Yok fâ'idesi hacc u salât-ıla sıyâmın

 

Çün 'ilmini inkârdır işin sözimi diñle

Kalbiñde hulûs yoksa cahîm bil ki makâmın

 

'Işk-ıla kişi muhlis olur zikr-ile 'âşık

Di var mı seniñ leyi ü nehâr zikre devâmın

 

Tevhîd ile it kalbini tathîr aña çalış

Ol efdali hem enfa'ıdır cümle kelâmın

 

Geylânî tankına girüb eyle sülûki

Tîz biter işin ismiyle çün pîr-i imâmın

 

İrşâd ider ol zât-ı şerîf çünki müridin

Bil kutbı-durur ol nice aktâb-ı 'izâmın

 

Kuddûsîye ol eyledi çok himmet ü imdâd

Bir ulu 'atâsı aña Kuddûsî Selâmın

 

                602

Bak hâline şol vâ'iz-i fettân-ı zemániñ

Men' eyler imiş zikrini cehr-ile Hudânın

 

Her şey ider Allahı zikir kendi dilince

İnkârına bâ'is nedir ol re'y-i hatânın

 

Kimisine ihfâ ile çün itdi tecellî

Kimisine de cehr-ile Hallâkı cihânın

 

Ey kendüyi 'âlim sanıcı münkir-i câhil

Vallâhi galatdır bu seniñ biliş ü zannın

 

Sırrı ne-durur söyle eğer var ise 'ilmiñ

Okundığının savt-ı bülend ile ezânın

 

Her gice namâzında cehir oldığı meşru'

Niçün di baña cevâbını yumma dehânın

 

Kur'ânı tilâvet ya niçün cehr-ile efdal

Hem sırrı ne minberdeki cehrî hutebânın

 

Lebbeyk diyü niçün çağırır vakfede hüccâc

Di sırrı ne ol 'arsada feryâd u figânın

 

Hacciñ ya niçün zînetidür telbiye cehren

Hem hikmetini söyle baña ref'-i sadániñ

 

Eyvâh ki garîb oldı henüz dîn-i Muhammed

Çün kaldı elinde bu misilli 'ulemânın

 

Münkirleri nehy eylemeyüb 'aksin iderler

Kuddûsî hemân bil ki budur başı belânın

 

                       603

Her derde devâ kalbe şifâ zikri Hudânın

Zikr eyle hemân ismini Hallâk-ı cihânın

 

Tevhide devâm it gice gündüz sözimi tut

Olsun aña meşgul heme hâlâtda lisânın

 

Abdestsiz olursañ da dahi itme anı terk

Bil câ'iz imiş kavli budur heb fukahânın

 

Şeyh izni gerekdür deyüben vesvese itme

Var izni bize çün mâlik-i kevn ü mekânın

 

Ol zikrini iksâr ile emr eyledi bize

Yeter bize emr eylemesi zikr ile anın

 

Anlar ile zikre çalışub olma perîşân

Ta'n eylemesün zâkire cühhâli zemânın

 

Hâl gâlib olur ise saña eyle ferâgat

İt hizmetini hakk(ıy)la evlâd u nisanın

 

Ol bir iki sâ'at geçicek zikre müdâvim

İt zikrini Hallâk-ı zemîn ile semânın

 

Kuddûsî-yi nâçîz saña pend itdi birâder

Tutarsañ olur iki cihânda yüce şânın"

 

                   604

Birkaç sözüm var gerçek-durur ey ihvân inaniñ

İlhâmı çünki baña hemân Hallâk-ı cihânın

 

Hâkden yaradub Âdemi dahi kıldı halîfe

Havvâyı andan yaraduvirdi mülkin cinânın

 

Cennet içinde mübtelâ itdi Ademi ol Hak

Şîrîn belâ 'ışk bize olur hoş mîrâsı anın

 

Kantara imiş 'ışk-ı mecâzî pes hakîkîye

Ehl-i sülûke bu 'ışk u cezbe lutfı Hudânın

 

Ma'nâda iki deryâ suyını nûş eyledim heb

Biri mecâzî 'ışk biri dahi 'ışkı Mevlânın

 

Hasteyim seksen iki hem yaşım kurtılmadım hîç

Mübtelâsıyım tâ çocuğiken men bu belânın

 

Dir bu Kuddûsî 'ışk-ı hakîkî bilmem gelür mi

Kesmem recâyı bol rahmetinden Rabb ü Rahmânın

 

                 605

Aldanma sakın nakşına bu dâr-ı fenânın

Meyi eyleme hem nâz u na'îmine cinânın

 

Hak 'âşıkına iki cihân didi harâmdur

Ol şâh-ı rüsül heb sebebi kevn ü mekânın

 

Vir senliğini Teñriye çün varlık anındur

Hîç kalmasun ortada seniñ nâm u nişânın

 

Yan 'ışk odına ki bulasın menzil-i bâlâ

Altun mı olur yanmayıcak toprağı kânın

 

Benlik idenin hâlini düşün ki ne oldı

Hayr oldı sofiı töhmeti nefsine kılanın

 

Bir katre menîdür senin ey der-be-der aslın

Mevt geldiği demde bozılur cism-ile cânın

 

Her kim ki bilür nefsini ol Rabbini bilür

Bil özini hem Hâlikını arz u semânın

 

Zann eyleme kim hâsıl olur zühd-ile 'irfân

Pes sanma olur ma'rifeti ehl-i riyânın

 

Gel eyle sülük cezbe vü 'ışk-ıla bu râha

Dirsen olayım 'ârifı Hallâk-ı cihânın

 

Öz başına sen 'ilm-i ledünnî bilemezsin

Var 'ârif-i dânâdan okı dersini anın

 

Bilmek budur ancak deyüben düşme gurûra

Heb cümle mürekkeb-durur ol bilmen ve sanın

 

Kuddûsî-yi bî-çâre cüdâ olma bu 'ışkdan

Olam dir isen bende-i mahbûbı Hudânın

 

                  606

Yakîn şeksiz gümânsız çün harâbı dâr-ı dünyânın

İder ta'mîr anı hîç 'aklı yok mı gâfil insânın

 

Te'emmül eyleyüb bilmez mi yaklaşdığını sâ'at

Ki çoğı gitdi azı kaldı bugünlerde ezmânın

 

Kıyâmet kâ'ime olmağa az kalmış-durur müddet

Hesâb it bil muhakkak var ise 'aklınla 'irfanın

 

Hudâ Kur'ânda Peygamber hadîsinde iderler pend

Utan havf it nasihat tut eğer var ise îmânın

 

Yaparsın yüce köşk mevti sırâtı dûzahı hergiz

Düşünüben dimezsin var yıkılması bu eyvânın

 

Harâm mâl ile hacc idüb namâz kılub oruç tutub

Sanur mısın olur makbul kalur yanına tuğyânın

 

Virüb rüşvet vücûha gasb idersin mâl-ı mazlûmı

Yığarsın dimeyüb vardur tağılması bu yığmanın

 

Saña Kuddûsî-yi miskîn ider irşâd içün pendi

Anı intâk iden ancak Hudâdur sun'ı yok aniñ

 

                        607

Habîbâ sen nebîler serven kevneyne sultânsın

Münevver vechiñ-ile 'âleme hem şems-i tâbânsın

 

Hudâ 'âlemlere gönderdi rahmet çünki sen şâhı

Kamu halka bize hem rahmet-i Rahmân u Mennânsın

 

Güşâd idüb bize râh-ı Hudâyı eylediñ irşâd

'İlimde ma'rifetde yok nazíriñ bahr-ı 'irfansın

 

Beşerdir efdal-i halk-ı cihân ey Fahr-ı 'âlem sen

Cemî'-i halkdan efdalsin ki hayr-ı nev'-i insânsın

 

Bu 'âlem hem kamu halkı saña müştâk-durur cümle '

Ulûm-ı evvelîn ü âhirînin kânı hâkânsın

 

Sekiz cennet ü mâfihâ iderler vasimi ârzû

Hudâ hem cümle mahlûkât severler dost-ı Yezdânsın

 

Seniñ içün yaratmış çünki bu halkı Hudâ ancak

Sebeb sensin vücûd-ı halka hem anlara sen cânsın

 

İder Kur'ânda Mevlâ medhiñi bi'z-zât seniñ şâhâ

Budur hâsıl ki bir memdûh u mahmûd refî'-i hânsın

 

Halâ'ik içre yok bir kes saña beñzer güzellikde

Bu Kuddûsî saña 'âşık-durur çün şâh-ı hûbânsın

 

                            608

Ey şâh-ı rüsül sen heme gümrâha emânsın

Mahbûb-ı Hudâ bâ'is-i mahlûk-ı cihânsın

 

Sen olmasañ olmaz idi bu seb'-i semâvât

Hem bulmaz idi kimse hayât tenlere cânsın

 

Medh eyledi bizzât seni ol Hâlik-ı ekvân

Çün medhe sezâ eşref-i halk gevhere kânsın

 

Virildi şefâ'at sana ey melce-i ümmet

Ol bize şefi' sen ki şeh-i kevn ü mekânsın

 

Kuddûsî-yi miskîn kapuna geldi habîbâ

Sâ'illere ihsân idici bir ulu hânsın

 

              609

Niçün sûfî bu sen kem iş tutarsın

Ki tatlu işine ağu katarsın

 

Mürâ'î müşrik oldığına şek yok

Kurılub halka muhlislik satarsın

 

İşin gücün hemân lâf u güzâfdur

Ki tağları çakıl deyü atarsın

 

İlin 'aybını eylersin tecessüs

Velâkin sen kamusından betersin

 

Bu Kuddûsî seni bilür behey zâg

Be-sûret 'andelîb-âsâ ötersin

 

             610

Zikr olmayıcak 'âşık-ı Yezdân olamazsın '

Işk olmayıcak ma'rifete kân olamazsın

 

Hem sırr-ı hakîkat bilinür ma'rifet-ile

Sa'y itmeyicek zikre Hudâyı bilemezsin

 

Tevhide devâm eyle hemân leyi ü nehâr kim

Bu gaflet-ile zerre kadar feyz alamazsın

 

Şer'-ile 'amel eyleyüben râha sülük it

Bil itmez isen gönlüni âgâh kılamazsın

 

Kuddûsîye ilhâm-ı Hudâdur bu nasâyih

Hoş tutmaz iseñ 'ışk deñizine talamazsın

 

                611

Geylânî gibi mürşid-i sâlâr bulamazsın

Hem ancılayın pîr-i vefâ-dâr bulamazsın

 

Dünyâda velî zümresi çok gerçi velâkin

Anın gibi 'avn eyleyici yâr bulamazsın

 

Deryâda karada çağıranlara ulaşur

Düşmânları kahr idici kahhâr bulamazsın

 

İlyâs u Hızır-veş eyler ol cümleye imdâd

Düşen kişinün destini tutar bulamazsın

 

Çölde yalınız aç u susus merd-i garîbe

Çörek su viren kâmili zinhâr bulamazsın

 

Yayan ise at virüb anı bindirüben hoş

Bir lahzada matlûbına salar bulamazsın

 

Ol aña mürîd gir yolına zikre devâm it

Anın gibi bir rehber dîndâr bulamazsın

 

Rü'yâda ider terbiye ol sâliki dâ'im

Fevt itme sakın anı sen arar bulamazsın

 

Hakk eylemiş ol dostına çün böyle tecellî

Kuddûsî anın mislini deyyâr bulamazsın

 

                  612

' Aceb niçün di ey zâhid ki çün sen 'ışkı tatmazsın

Girüben râh-ı Hakka zühdiñi yabana atmazsın

 

Riyâ-yı rızk-ıla 'ömrüfi geçüb gider behey nâdân

Bu şirke eyleyüb tevbe hulûs bahrine batmazsm

 

Hayâ it rızkını her gün viren Rezzâk u Mugnîden

Rızâ-yı nâsı istersin aña boyun uzatmazsiñ

 

'İbâdet eyleyen cennet içün Hakdan cüdâ olur

Niçün dostı alub ağyârını bir pula satmazsın

 

Bu Kuddûsî gibi sen de kalır iseñ garîb öksüz

Katî havf iderin ki bir Hudâ ehline çatmazsın

 

                         613

Hudâ bir gizli derd virdi şu vaktimde baña lâkin

Anın noldığını fehm eylemez hergiz melek ins cin

 

Bulunmaz hîç aña dermân ki derd imiş hemîn dermân

Anmla eğlenür dîvâne göftlüm hem olur sâkin

 

Çü ansız idemem ârâm enîsimdir benim ol derd

Dahi oldır baña ey şeyh-i fânî hem-demim sensin

 

Arar haste tabîbi ez-dil ü cân pes 'ilâç ister

Benim derdim ne şîrîn kim tezâyüd eylesün dirin

 

Bu derdi sanma ey zâhid cevârih derdine beñzer

Aña kalb derdi dirler nâ'il olamaz beher mü'min

 

Gürûh-ı 'âşıkân beyninde mergûbdur be-gâyet ol

O derde mübtelâ olan aramaz çünki dermânın

 

Anı Kuddûsîye Mevlâ ana rahminde virmişdir

Temevvüc eyledi yem-veş olınca pîr kesîrü's-sinn

 

                         614

Çocuğiken sen beni meczûb u şeydâ eylediñ

Pîr-i fânî olıcak hayrân u rüsvâ eylediñ

 

'Işk u cezbe Nîl gibi eyler tezâyüd gün-be-gün

Goñlümi lutf idüben şimdi çü deryâ eylediñ

 

Geçdi vaktim zikr-ile pes olmışam mest-i müdâm

Cezb idüb hem târik-i dünyâ vü 'ukbâ eylediñ

 

Rahm u re'fet it baña sen yâ Rahîm ü yâ Vedûd

Çün bugün çocukleyin bir hasta koca eylediñ

 

Hoş bilürsin ki bu Kuddûsî za'îf bî-çâredir

Dime aña 'omriñi gafletle ifnâ eylediñ

 

                        615

Ey gönül ben saña çok pend itdim ammâ tutmadiñ

Nefs ile şeytâna uyduñ râh-ı Hakka gitmediñ

 

Gel uyan bu hâb-ı gafletden emân göñlüm didim

Ma'rifet kesb itmedin 'ışk dadını hîç tatmadiñ

 

Her gice âh u figânıfi âsümâna çıkmadı

îsteyüb şevk-ile yâri bülbül-âsâ ötmedin

 

İltifât itdiñ cihânın nakşına aldanuban

Terk-i dünyâ terk-i 'ukbâ terki hem terk itmediñ

 

Sen bu Kuddûsî garîbe hâsılı râm olmadiñ

Çok didim ardiña at cümle sivâyı atmadiñ

 

                            616

Ey 'ışk beni ol dilbere hayrân niçün itdin

Her şâm u seher işimi efgân niçün itdin

 

Gönlüm sana hem-dem olalı eylemez ârâm

Bu gözlerimin yaşını Ceyhân niçün itdin

 

Dâd eylemeyüb râhatı cismimden uçurdın

Dünyâyı bugün başıma zindân niçün itdin

 

Takvâ ile dil kişveri ma'mûr idi evvel

Yakub yıkub ol kişveri vîrân niçün itdin

 

Heb varımı yağmalayuban aldın elimden

Di hikmetini bu kulı 'uryân niçün itdin

 

Yûsuf deyü ağlardı Zelîhâ nice demler

Ol der-be-deri zâr u perîşân niçün itdin

 

Ferhâda virüb kuvveti Şîrîne yol açdı

Hem bir gül içün bülbiili nâlân niçün itdiñ

 

Çok cevr ü cefâ çekdim eliñden seniñ ey 'ışk

Ammâ yine bugün beni sekrân niçün itdiñ

 

Hak eyledi ey 'ışk seni Kuddûsîye ihsân

Kim diyebilür ki aña ihsân niçün itdiñ

 

                       617

Ey Rabb u Rahmân u Rahîm hem Pâdişâh-ı yevm-i dîn

Saña ider ben kulluğı bilüb hemân 'ayne'l-yakîn

 

Sen cümle halkm dest-gîrisin bize eyle meded '

 Avn isteriz senden beher ân lutf idüb olgıl mu'în

 

Toğrı yola eyle delâlet azmayalım Hâdîyâ

Şol kullanñ râhına kim fazliñla kıldın mün'amîn

 

Magzublariñ azgunlariñ gitdikleri dûzah yolı

Kıl bizi ol yollara gitmekden Hudâvendâ emîn

 

Kuddûsîye hem cümle îmân ehline it merhamet

Hem mağfiret eyle bizi sensin Gafûru'l-Müznibîn

 

                       618

Ey nefs-i dûn nice bir bu gaflet-i zeleliñ

Dükenmez mi 'acebâ hırs u tûl-i emeliñ

 

Fikr eyle aslını gel fehm eyle noldığını

Bir nutfe idi seniñ çün esâs temeliñ

 

'Ucb u gurûra düşüb Hak buyruğını sıyub

Taldın hemân bahrine zenb ü cürm ü keseliñ

 

Sû'-i karine uyub eylediñ bunca hatâ

Hışmından korkmayub Kahhâr-ı Lem Yezeliñ

 

İblîs ile bir olub şaşırdınız yolumı

Gelmedi hâtırıma yaklaşdığı eceliñ

 

İhlâs eğer yoğısa gör başına ne gelür

Kurtaramaz çün seni zühd ü 'ilm ü 'amelin

 

'Işkı taleb idegör eyleme 'ömrî hebâ

Çünki 'ışk olmayıcak vuslata irmez eliñ

 

Kesme Kuddûsî ümîd bil ki rahmet katî bol

Di müznibâne dahi bâb-ı Rahmâna geliñ

 

                    619

Eyledi Mecnûn beni 'ışk u hevâsı yârimin

Kalmadı göftlümde hergiz mâsivâsı yárimiñ

 

Devlet-i 'uzmâ imiş 'ışk nâ'il oldum ben aña

Gözime görünmez oldı mâ'adâsı yârimin

 

Ben sanurdım zühd ü takvâ ile yâre irilür

Bildim ancak 'ışk-ıla imiş likâsı yârimin

 

 

Bir zemân bîgânesiydim gerçi lâkin 'âkıbet

Himmet-i 'ışk-ıla oldum âşinâsı yárimiñ

 

Sıdk u ihlâs yok idi kalbimde 'ışk gelmeksizin

Şimdi olmışam muhib yokdur riyâsı yárimiñ

 

Bir nefes 'ışkdan cüdâ olsa olur gönlüm hazîn

Çün baña baldan elezzdir 'ışk belası yárimiñ

 

İrdi Kuddûsî murâda rûz u şeb hamd eyleyüb

Dir ki oldı baña 'ışk ulu 'atâsı yárimiñ

 

                            620

'Âşık-ı hayrânı oldum bî-nazîr bir dilberin

Cümle 'âlem halkı hayrânı o şâh-ı ekberiñ

 

Yanaram 'ışk odına (ben) tâ sabâvetden berü

Dir görenler olmadı hâlî bu sevdâdan seriñ

 

Rûmu Şâmı Mısrı gezdim hem Hicâzı nice dem

Bulmadım tadın ziyâretiyle beyt-i enveriñ

 

Her cihetden derd ü mihnet başıma geldi bugün

Dilerem ol Hâlikımdan defini bu dertleriñ

 

Virdi Kuddûsî kocaya bî-hisâb zahmet bu 'ışk

Yüzine ma'şûkı bakmadı o pîr ü ahkarın

 

                          621

Âşıkındır cân u dilden çün bu 'abd-i ahkanñ

Gice gündüz zikrin ider sen Melîk-i Ekberiñ

 

Olmag-ıla sen 'Azîmü'ş-şân aña yâr u celîs

Eyler istînâs seniñle pîr ü müştâk kemteriñ

 

Dir saña yalvaruban ey Bârî-yi halk-ı cihân

Gönlüme sevdâsı düşdi çün o rüy-ı bihteriñ

 

Mâsivâdan eyledim nefret saña idüb fırâr

Kalmadı kalbimde hergiz hubbı sîm ile zeriñ

 

Saña 'âşık eyleyüb ben câhili fazlınla hem

Ümmeti kıldın nebîler serveri Peygamberiñ

 

Eylediñ hem râh-ı Geylânîye teslîk lutf idüb

Olmışam ednâ mürîdi kutb-ı aktâb rehberiñ

 

Kâdiriyyü'l-vakt olanlardan idüb Kuddûsîyi

Dahi kıldın bir mukallid 'abd-i müznib çâkerin

 

                        622

Olmışam meddâhı ben Hak yâri 'Abdülkádiriñ

Hem gürûh-ı evliyâ serdârı 'Abdülkádiriñ

 

Gerçi bî-had bî-hisâb aktâb lâkin dâ'imâ

Çâresiz melhûfa imdâd kârı 'Abdülkádiriñ

 

Aña her kim çağırır ise olur havfdan emîn

Görinür her-dem nice esrârı 'Abdülkádiriñ

 

Eyleyüb rûhı tecessüd rümh-i seyfiyle gelür

Gün gibi eyler zuhûr envârı 'Abdülkádiriñ

 

Eylemiş Hallâk-ı 'âlem Hızrı İlyâs-veş aña

İrişür mahzunlara imdâdı 'Abdülkádiriñ

 

Yalmız yayan susuz aç çölde istimdâd iden

Olısar ol hînde yâr-ı gârı 'Abdülkádiriñ

 

Yatub uyurken mürídiñ kahr ider düşmânını

Bil mu'in Kuddûsîyâ Cebbârı 'Abdülkádiriñ

 

                              623

Zâhid sanur ki çekmeği âsân bu 'ışkın çillesin

'Âşık olan koymak gerek ma'şûk yolunda kellesin

 

Şol bî-edeb vâ'iz bizi kürsîde zemm eyler imiş

Varsun o câhil müdde'î âdâb-ı 'ilmi bellesin

 

Didi Resûl Hak ehline dünyâ ile 'ukbâ harâm

Ol ehl-i dünyâdır henüz görür gözi il zellesin

 

Hem didi Peygamber günâhlar başı dünyâ hubbıdır

Hak ehli olmak isteyen ağyâr sözin mücmellesin

 

Kuddûsîyâ leyi ü nehâr eyle hemân zikre devâm

Mecnûn deyü münkir seni hîç turmayuben dillesin

 

                        624

Çekmek ne mümkin zâhide 'ışk-ı Hudânın çillesin

Da'vâ-yı 'ışkı eyleyen meydâna koysun kellesin

 

Buğz eyleyüb vâ'iz bizi kürsîde zemm eyler imiş

Varsun hele ol bî-edeb âdâb-ı râhı bellesin

 

Çün didi Peygamber harâm Hak ehline iki cihân

Hırs-ıla direr cîfeyi görür gözi il zellesin

 

Her kim sever bir nesneyi yâd ider ismini anın

Söylen o miskine ki dünyâ bahsini mücmellesin

 

'Işk-ıla it Kuddûsîyâ zikr-i Hudâyı rûz u şeb

Tâ ki münâfıklar seni mecnûn deyüben dillesin

 

                      625

Hudâvendâ bu tolabı kuran sensin

Bu yidi gökleri hem kaldıran sensin

 

Zemîni döşeyüb tağları nasb iden

Bu hayvanâta cism ü cân viren sensin

 

Bu inşân nev'ini hâkden idensin halk

Bu eşcâr u nebatı bitiren sensin

 

Bu mülkin mucidi hem mâlikisin heb

Sana eşyayı tesbîh itdiren sensin

 

Bu cinn ü insi kulluk içün iden var

Hemîn Tenriliğini bildiren sensin

 

Kimini rahmetinle koyub uçmağa

Kimin 'azlinle oda yandıran sensin

 

Bu 'âlem halkını ihya idüben hem

Kamusını sonunda öldiren sensin

 

Kamu mevtayı sûr-ile dirildüb hem

Yine anları mahşerde diren sensin

 

İdüb rü'yet umûrına bu kulların

Kimi mahzun kimini güldiren sensin

 

İki ev eyleyüb anlar içün bünyâd

İkisin anlar ile toldıran sensin

 

Mukaddessin münezzehsin zulümden çün

Neye lâyık ise kul irgüren sensin

 

Seni tevhîd ider dâ'im bu Kuddûsî

Anı 'ışk lüccesine taldıran sensin

 

                     626

Bugün bir dilbere ey 'ışk beni kul eyleyen sensin

Gice gündüz figân u âha meşgul eyleyen sensin

 

Komadiñ sabr u ârâmım düşürdün özge sevdâya

Benim 'indimde bu sevdâyı makbûl eyleyen sensin

 

Unutdum zühd ü takvâyı saña ben olalı hem-dem

Virüb heb varımı yağmaya mebzul eyleyen sensin

 

Nice şâhânı tahtından aluben eylediñ dervîş

Harîr tonları âhir bir kara çul eyleyen sensin

 

Bu Kuddûsî garîbi koyma ey 'ışk yaliñuz bir dem

Aña reh-ber olub Mevlâsına yol eyleyen sensin

 

                       627

'Aşıksan eğer cennet-ile hûrı nidersin

Mest-i câm iseñ cür'a-i engûri nidersin

 

Yitmez mi saña kûşe-i vîrâne eğer sen

Kenz ister iseñ mesken-i ma'mûrı nidersin

 

Dünyâyı sevenlerle sakın olma mecâlis

Sehhâreye aldanıcı meshûrı nidersin

 

Şol mürşide ol bende ki ide seni irşâd

Zâhid gibi bir kendi henüz köri nidersin

 

Kuddûsîye Hak 'ışkı virüb 'aklını almış

Sen kendiñe bak 'âşık-ı ma'zûrı nidersin

 

                             628

Yâr ister iseñ ülfet-i ağyârı nidersin

Hûr ister iseñ cîfe-i murdârı nidersin

 

Gülzâr-ı bekayı idegör fânîye îsâr

Bu gülşen-i pür mihnet ü pür hârı nidersin

 

Salınma geyüb eğnine fahr-ile kabâyı

Soyunacağın cübbe vü destârı nidersin

 

Çün kim derecât ister isen cennet içinde

Dünyâda bu kez menzil-i sâlârı nidersin

 

Çün oldı 'ıyâl mâl ü menâl heb sana düşmân

Sür koma gönülden çıkar anları nidersin

 

Tâmûya salar nefsi 'Azâzil sakın uyma

Gel pendimi tut nûra iriş nârı nidersin

 

Dînârı tutub dînini yabana bırakma

Dîn kaydını gördün ise dînârı nidersin

 

'Hallâk-ı cihân rızkına çün zâmin olubdur

Mü'minsen eğer rızk içün efkârı nidersin

 

Hem zümre-i 'uşşâka dahil itme birâder Sev

Hakkı seven kulları inkârı nidersin

 

Kuddûsî hemân sen dahi 'âşık olagör kim

Nâmûs arama 'âşık isen 'ârı nidersin

 

                          629

Gam çekme gönül vuslat-ı cânâna irersin

Sonunda bunun zevk u safâsını sürersin

 

Sen sende gözet Hakkı hemân gezme yabânda

Kendinde iken sen anı gayrîde ararsın

 

Her şâm u seher âh u figân eyle ki bir gün

Dost bakcesinin güllerini sen de dirersin

 

Nâ-ehle sakın derdini bildirme hazer kıl

Pes şîşe-i esrârını destinle kırarsın

 

Dîvâne gönül kadrini var şöylece bil kim

Kuddûsî sadef sen anın içinde dürersin

 

                   630

Habîbâ sen Hudânın nûr-ı zâtıyla münevversin

Kamu 'âlemlere rahmet şefî'-i rûz-ı mahşersin

 

Sen olmasan yaratmazdım didi eflâki Yezdân pes

Vücûd-ı kâ'inâtın bâ'isi bir şâh-ı serversin

 

Ki kendi nûr-ı pâkinden seni halk eyledi bizzât

Yire düşmez idi sâyen küdûretden mutahharsın

 

Halâ'ik iktibâs itdi senin nurından envârı

Kamuya vâsıta oldun be-küllî halka rehbersin

 

Dahi rüh-ı şerifin yaradıldı cümleden akdem

Nebîler hâtemisin çünki dünyâda mu'ahharsın

 

Sana ikrâm içün Hak ümmetini eyledi te'hîr

Anın dostları içinde ki sen muhtâr-ı bihtersin

 

Türâb içinde çok meks itmesünler içün itdi ol

Beher hâlde mu'azzezsin müşerrefsin muzaffersin

 

Cemî'-i enbiyâ ümmetleri mahşerde kırk safdur

Senin seksen-durur ümmet yönünden dahi eksersin

 

Ne mümkin söylemek na't-ı şerifini kemâl üzre

Hudâ dost ittihâz itmiş Halîlullah-ı ekbersin

 

Bilürler 'illet-i gâ'iyye oldığını halk cümle

Bu Kuddûsî dahi böyle bilür çün günden azhersin

 

                   631

Niçün hırs eyleyüb dünyâ dirersin

Dahi ruhun gibi ten de seversin

 

Anı sevmek günâhların başıdır

Gice gündüz hemân iksâr idersin

 

Nice sâlihleri mâl kıldı küffâr

Kanâ'at eyle çok mâlı nidersin

 

Buyurmuşdur Resul ki cîfe dünyâ

Oluben kelb anı ârzû kılarsın

 

Sana pend itdi Kuddûsî birader

Eğer tutar isen söz bil ki ersin

 

                632

Sen ey battal bu hâl ile Hudâya ireyim dirsin

Mücerred kîl ü kâl ile cemâli göreyim dirsin

 

Kulak vir sıdk-ıla pende olagör Halika bende

Liyâkat yok iken sende bu râha gireyim dirsin

 

Seversin çünki dünyâyı idersin kun da'vâyı

Unudub zikr-i Mevlâyı sivâyı süreyim dirsin

 

Bulınur gül gülistanda ararsın sen tağıstanda

Gezüben çölde yabanda çobandan sorayım dirsin

 

Kıvanub 'izzet ü mâla tayanub 'ilme a'mâla

Bakub kibr-ile cühhâla ki kaşın düreyim dirsin

 

Senin mâlın behey ahmak yediğin giydiğin ancak

Kalanı vârisin mutlak bilürken direyim dirsin

 

Dilersen vuslatı yâre ta'alluk itme ağyâre

Değişüb dîni dînâra tapayım turayım dirsin

 

Bu Kuddûsîden al pendi bırak bu mekr ile fendi

Değişüb cîfeye kandi gurâba vireyim dirsin

 

                      633

Bu 'ilm ile sen 'ârif-i Yezdan olamazsın

Bu kibr ile dergâhına anın gelemezsin

 

Çün iki cihan hubbı haram ehl-i Hudâya

Dünyâyı dirüb sevmek ile Hak bulamazsın

 

Zikr eyle hemîn gice vü gündüz uyuma çok

Bu uyku ile kat'î mesafe kılamazsın

 

Zühdinde riyâ itse kişi müşrik olısar

'Işk olmayıcak gönlüni dosta salamazsın

 

Gir sıdk-ıla merdân yolına mürşide uyub

Mürşidsiz eğer gider iseñ yol bilemezsin

 

Geylânî tarîki bu zemân halkına rehber

Girmezsen aña ma'rifet ile tolamazsın

 

Kuddûsîye Mevlâ iden ilham sözini tut

Söz tutmaz iseñ 'ışk denizine talamazsın

 

                  634

Bu hâl ile sen 'ârif-i Yezdan olamazsın

Ki bilmeyicek nefsini anı bilemezsin

 

Fikr it ki seni nice yaratmışdır o Hallâk

Fehm eylemesen aslını 'ibret alamazsın

 

Bir katre menî çünki senin asi u esâsın

Ol olmasa bil kim bu cihâna gelemezsin

 

Tedrîc ile bu hey'eti virdi sana Mevlâ

Düşünmeyicek bunları 'irfan bulamazsın

 

Kuddûsî-yi âvâre gibi gafil olursan

Allahı bilüb ma'rifet ile tolamazsın

 

                   635

Baña rahm itseñ Rahîmâ dükenür mi rahmetin

Eyleseñ i'zâzını hem eksiltir mi 'izzetin

 

Cümle 'âlem halkının rezzâkı hem vehhâbısın

Yetiştir çünki kamuya rızk u fazl u ni'metiñ

 

Eyledi sen pâdişâhımdan beni nefsim cüda

Bağrımı kan itdi hüzn-i iftirâk-ı hasretin

 

Gelmeyen başına bilmez iftirâk acısını

'Âşıka müşkil belâdır ey Hudâ pes firkatin

 

Korka korka yüreğimin heb eritdi yağını

Gönlümün şehrini vîrân itdi havf-ı heybetin

 

Anesinden kula sen erhamsin ey Rabb u Ra'ûf

Umdığım senden Kerîmâ rahm u lutf u re'fetiñ

 

Tesliye it kalb-i Kuddûsî garîbi virme gam

Ağlayub eyler dem-â-dem çün recâ-yı vuslatın-

 

                    636

Tesliye itmez şu ben mahzûnı yârim nideyin

Yüzime itmez nigâh ol şîve-kârım nideyin

 

Beklerem her gice teşrif itse deyü hanemi

Gün-be-gün artub gider sinemde nârım nideyin

 

Va'z ider ki pâdişâh sevmez günâh-kâr bendeyi

Dürlü zenb-ile geçer leyi ü nehârım nideyin

 

Eyledi yağma gelüb 'ışk zühd ü takvamı kamu

Ol ecilden kalmadı nâmûs u 'arım nideyin

 

'Âkil ü dânâ iken meczûb u sekrân olmışam

Gitdi cümle 'akl u fikr ü ihtiyarım nideyin

 

Hüzn-i firkat 'âşıka zehrin ağusından katı

Var benim gönlümde hüzn ü intizârım nideyin

 

Kesme Kuddûsî ümîdi sen hemân yalvar deyüb

Yok şehâ saña niyazdan gayrı kârım nideyin

 

                  637

Ey 'âşıkân men olmışam meddâh-ı Rabbü'l-'âlemîn

Mevzun kelâmlar ile medhin eylerem şâ'irleyin

 

Kâmilleri taklîd hemân kârım mukallid câhilem

Budur muradım ki aña bu tarz-ıla olam yakîn

 

Kulluğına yok takatim zîrâ yaşım yetmiş sekiz

Ancak işim leyi ü nehâr zikr ü du'â âh u enîn

 

Bir hîle bilmem kapusında sâ'il olmakdan güzel

Çün bir Ganî Vehhâb şehen-şâhdur sever sâ'illerin

 

Yalvarıram bir hacetim vardır kazâ itsün deyü

Halk-ı cihanın dâ'imâ ider kazâ hacetlerin

 

Cümle zemîn ü asumanın Hâlikıdur bî-gümân

Anlarda her ne var ise halk eyleyen oldur hemîn

 

Aña visâldür hacetim virsün deyü yalvarıram

Gönlüm anı ârzû kılar itmez temennî gayrisin

 

Birdür şeriki yok münezzehdir nakâ'isdan dahi

Her şey'e kadir muktedir Hallâk-ı halkdur ecma'în

 

Mâlik bir olmasa eğer bulmaz bu mülk hergiz devam

Bum tefekkür eyleyen olur cehâletden emîn

 

Kuddûsîyâ ider kifayet bu delîl 'akıllara

Bî-'akl u bî-îmân şakî bilmez Hudânın birliğin

 

                 638

Baña itdikleri 'ışk-ı nigârın hadden efzûn

Emân virmez ki dünyâda olam bir lahza me'mûn

 

Düşürdi gönlümi tuzağına mekr ile âhir '

Aceb fettan imiş ki itdi ben nâçârı meftun

 

Ne 'âr kaldı ne nâmûs ne edeb mikdâr-ı zerre

Değişdim zühdimi 'ışka hem oldum aña memnun

 

Beni benlik hicabından geçirdi 'akıbet hem

Dahi selb eyleyüben 'aklımı pes kıldı Mecnûn

 

Bu Kuddûsî kolay zann eyler idi 'ışkı amma

Meğer müşkil belâ imiş ki itdi bağrımı hûn

 

                    639

Ben bir fakîr câhil zelîl haste koca oldum bugün

Hem dem-be-dem artub gider 'ışk u hevâ cezbe cünûn

 

'İlm ü 'amel zühd ü verá' 'akl u edeb kalmadı hîç

Nefsim bulub fırsat hemîn kıldı beni mağlûb zebûn

 

Virdi 'alâ'ik fitnesi dahi huzûrıma halel

Gökde iken gönlüm yire düşüb ve dûn oldı bugün

 

Dünyâya meyi itmez idim oldum tama'-kâr u harîs

Şimdi işim hırs u tama' hem ehl-i dünyâya rükün

 

'İlm-i 'arûzı bilmezem söz söylerem şâ'irleyin

Şi'ri Hudâ ilham ider baña oluram zü-fün

 

Gerçi nasâyihdır velîkin pîr-i fânî olmışam

Sinim çü yetmiş hem sekiz cismimde derd ise füz

 

Virdi keder mihnet elem şöhret hakir Kuddusiye

Zira derunidur harab ma’mur u abadan birun

 

                     640

Eyledi bir dilberin 'ışkı beni zâr u zebûn

Korkarım ki başıma bir gün gelür âhir cünûn

 

Vaslına bir çâre bilmem ki bulam andan halâs

Ah ü efgân eylerem bülbül misâli dün ü gün

 

Merhamet itmez baña hîç nideyin ol dil-rübâ

Cismimi yandırdı 'ışka eyledi bağrımı hûn

 

Ne ider red kapusından ne virür matlûbımı

Nâzı çok bir yâr imiş kim derdimi kıldı füzûn

 

Kesme Kuddûsî ümîdi kapusından olma dür

Gice gündüz ağla dâ'im yalvarub destini sun

 

                    641

Ey kendini 'arif sanıcı zâhid-i magbûn

Gel olma virüb goñlüñi bu cîfeye meftun

 

Hak 'âşıkı meyi eylemez ağyarına zinhar

Koymaz ki ide gayre nazar 'ışk-ı hümâyûn

 

Cem' eyleme gel sîm ü zerin fânî cihanın

Fikr it nice oldığını keyfıyyet-i Kârûn

 

Bu zıll-i hayâldir geçer ol bakî değil bil

Terk eyle bu dünyâyı ider talibini dûn

 

Bülbül gül ile zâg cîfe ile cünbiş ider

Kuddûsî gibi ol güle sen kâni' ü memnun

 

                    642

Ey kendini 'arif sanıcı zâhid-i magbûn

Gel olma bu dünyâya virüb goñliñi meftun

 

Çün fitne-yi 'uzmâ imiş ol cîfeyi sevmek

Al 'ibret eğer 'arif iseñ neyledi Kârûn

 

Bil nefsini bilmekse garaz Hakkı yakînen

Tevhide devam eyle hemân turma dün ü gün

 

Yok sende o cananı taleb cân u gönülden

Ol talibi eyler saña ihsân-ı hümâyûn

 

Kuddûsî-yi bî-çâre gönül virme sivâya

Ağyarı seven yârden olur hâ'ib ü mahzun

 

                   643

Saña birkaç kelâmım var ki gûyâ dür-i meknûn

Baña ilhâm-ı Hakdır olmışam çün nutka me'zûn

 

Anı cân u gönülden tut ki yohsa ey birader

Seni bu nefs-i emmâre ider memkûr u meftun

 

Sakın beş nesneden zinhar selâmet ister iseñ

Anın birini İblîs işleyüben oldı mel'ûn

 

Gurur u kibr ü 'ucb-ile hased dahi riyadır

Hudâdan iste ki ide seni mahfuz u me'mûn

 

Azâzîl idi evvel adı sonra oldı Şeytân

Mukarreb iken oldı pes enâniyyetle azgun

 

Bu beş emrâz-ı kalbiyye ider insânı ihlâk '

İlâcı bunların bil şöyle ki 'ışk-ı hümâyûn

 

Anı her kime virirse ulu Hallâk-ı 'âlem

Akar gönli evine nehr-i 'irfan misl-i Ceyhun

 

Gönül emrazına 'âcil şifâdır 'ışk muhakkak

Bulunur mu cihanda 'ışk gibi kuvvetlü ma'cûn

 

Virir nefret sivâdan 'âşıkın gönüne bu 'ışk

Anın esrarını sorar iseñ bil hadden efzûn

 

Bu Kuddûsî fakîrin nutkını tut ki olasın

Yarın rûz-ı kıyâmetde 'azîz ü şâd u memnun

 

                     644

Hallâk-ı halk bizi yaratmışdur hemân 'irfan içün

Kur'ânda bir âyet okınur cinn ile insân içün

 

Varlığına birliğine eyler delâlet yir ü gök

Tesbîh-durur anlarda olanlar kamu Rahman içün

 

Tevhide meşgul ola kim pâk eylesün gönlimizi

Tathîr iderler çün sarayın içini sultân içün

 

İksâr-ı zikr itmek ile çıkar gönülden mâsivâ

Şâhâ kılalım menzili ol sevgilü mihmân içün

 

Kuddûsîyâ eyle devam sen zikr ü istiğfara hem

Derdi olan arar tabîb-i hazıkı derman içün

 

                      645

Ey gönül (sen) gam yeme bu cîfe-i murdar içün '

Âşıka olmaz reva hüzn eylemek deyyâr içün

 

Fakr u faka hilye-i ebdâl-i Hakdır şübhesiz

Gussalanma bir iki günlük olan i'mâr içün

 

Vâ'izin hûr-ı cinân içün işitme pendini

Himmeti alçak anın kim nush ider ağyar içün

 

Şîşe-i 'ârı kırub bin pâre eyle 'ışk-ıla

Zahidin meczûblığı bil ki hemân ol 'âr içün

 

Işk odına şöyle yandır cismini Kuddûsîyâ

Kül olub savrıl çağırsın cümle ecza' yâr içün

 

                       646

Seni bu hâb-ı gafletden uyandıran gelür bir gün

Olur cân-dârların canın kalan bir cân gelür bir gün

 

Sakın aldanma dünyâ nakşına çün yok bekası bil

Ki nâzik cismini soyub koyan 'uryân gelür bir gün

 

Olayın dir iseñ agâh unutma mevti çok zikr it

Gelür bir demde nâgâh kabrine salan gelür bir gün

 

Tayanma mâla etbâ'a güvenme zevce evlâda

Seni sürüb yerine anları koyan gelür bir gün

 

Muhibb iken Hudâ 'âşıklarını münkir olmışsın

Bu hâlden geç ki her dirlikleri bozan gelür bir gün

 

Tutalım şâh-ı 'âlem ol cihanda biñ kez it hüküm

Ecel yetdikde bir sâ'at gibi kılan gelür bir gün

 

Saña itdi bu Kuddûsî bülend himmet 'inâd itdiñ

Îdegör tevbe istiğfar işit hicran gelür bir gün

 

                      647

Yitmiş sekiz yaşında bir miskîn koca oldum bugün

Devr-i bilâd eyler iken mahbûs olub kaldım bugün

 

Mısr u Hicaz u Rûmda halvetler idüb nice zemân

Sâlikleri irşâd içün Rûm arzına geldim bugün

 

Şimdi za'îf olmak ile nâsdan firar itdim kamu

Halvetde üns billâh idüb zevk u safâ buldum bugün

 

Cismim ile aña 'ibâdet idemez oldum ise

Ol ben kulın cezb eyleyüb 'ışkı ile toldum bugün

 

Kuddûsî-yi nâçâr ider leyi ü nehâr zikre devam

Dir ben Hudânm zikrini özime kâr kıldım bugün

 

                      648

Rahm it Rahîmâ sen baña pîr-i sakîm oldum bugün '

Avn eyle nâçâr olmışam pes kapuña geldim bugün

 

Zikrin ile eğlenirem oldur enîsim rûz u şeb

Kalbimde yok iken huzur gam bahrine taldım bugün

 

Sana tevekkül itmişem çün bilmezem bir gayri kâr

Her veçhile oldum hazîn ahzân ile toldum bugün

 

İt kürbemi tefrîh benim hem cümle îmân ehlinin

Muztar kalub sen pâdişâha 'arz-ı hâl kıldım bugün

 

Kuddûsîye lutf eyle çün hâli perişandır katı

Dir mağfiret it sen beni pes cürmimi bildim bugün

 

                   649

Geldim cihâne hemân Hallâkı bilmek içün

Sa'y itmedim bilmeğe oldum peşîmân bugün

 

'İlmim ile çün 'amel kılmak nasîb olmadı

Tâbi' olub nefsime dünyâya itdim rükün

 

Zühdümde yok hîç hulûs 'ucb u gurur hem işim

Mâl ü 'ıyâl kıldılar meftun beni hem zebûn

 

'Işksız irilmez imiş fehm eyledim menzile

Her gicesi 'âşıkın Kadir Berât hem rükün

 

Geçsem mecazdan dirin olsam hakîkatle yâr

Yansam bu 'ışk odına çıksa semâya tütün

 

'Ayne'l-yakîn Halikı 'irfan gerek bilmeğe

Her kim ki 'arif değil ol olmaz inşân bütün

 

Kuddûsîye ma'rifet vir lutf idüb ey Hudâ

Olsun senin 'arifin hem 'âşıkın ez-derûn

 

                   650

'Işk haletini zâhid-i bîgâne ne bilsün

Mey lezzetini nâkıl-ı efsâne ne bilsün

 

Bülbül gül içün âh u figân itse 'aceb mi

Hem yandığını âteşe pervane ne bilsün

 

Derman idemez derdine bîmârı bu 'ışkın

Ten kaygusını 'âşık-ı mestâne ne bilsün

 

Leylâya visal idi hemân maksûdı Kaysın

Pes anı bilür özgeyi dîvâne ne bilsün

 

O1 yâri seven gayrisine meyi idemez hîç

Bakmaz dahi ol cennet-i Rıdvâna ne bilsün

 

Ta'n itdi Zelîhaya şu kim bilmedi 'ışkı

Aşüfteliğin bir şeh-i hûbâna ne bilsün

 

Kuddûsîyi 'ışk eyledi gark bahr-i 'amîka

Ol saldı gönül fülkini 'ummana ne bilsün

 

                    651

Ey birader olma gam-nâk yarının rızkı içün

Ki ölüm vardır gice gündüz hemân anı düşün

 

Hem düşünme geçmişi gelmez giden 'âdet değil

Her ne ki virdiyse Rezzâk yi kanâ'at it bugün

 

Ölümi çok zikr iden dünyâya bakmak istemez

İdemez 'avret ü oğlan hem ol agâhı zebûn

 

Fahr-ı 'âlem ölümi çok zikr idin dimiş bize

Dahi lezzetler yıkıcı mevt dimiş ol zü-fünûn

 

Kesbi terk itme anı Mevlâ bize kılmış sebeb

İt müsebbeb rızkı kesb it yi yidir olma harûn

 

Tenri virmiş bir sebeb her birine halkın kamu

Kesbe sa'y iden olur fakrın hümûmından masun

 

Di Hudâdır rızkı viren itme kesbe i'timâd

Rızkı Hakdan bilmeyen bî-çârenin fi'Ii cünûn

 

Eyle tevhîde devam âbdestli âbdestsiz dahi

İdüb istiğfarı yüz kez tevbe suyı ile yun

 

İtme kullukda kesel uyma revâfız sözine

Şer'e ta'zîm itmeyen mülhid behâ'imden de dûn

 

Bunı her kim ki okur ya işidür aña Hudâ

Vire cennetde rıi'am kim görmemişdür hîç 'uyun

 

Cem'-i dünyâ eylemekden kıl hazer olma haris

Çün kifâf mikdârı ni'met artuğıdur nâr-ı nûn

 

Eyle iksâr zikr-i mevti dâ'imâ Kuddûsîyâ

Ki olasın hubb-ı dünyâdan emîn safi derûn

 

                   652

Ceddinin emriyle gitdi Kerbelâya Şâh Hüseyn

Şevk-ıla 'azm eyledi râh-ı rızâya Şâh Hüseyn

 

Gördi rü'yâsında zîrâ ceddini ol yâr-ı Hak

Didi nûş it hamr-ı e'azzi 'ulâya Şâh Hüseyn

 

İbn-i 'Abbâs didi gitme saña düşmândur Yezîd

Didi râzî olmışam hükm-i Hudâya Şâh Hüseyn

 

Evliya ahlâkıdur teslîm rızâ sabr-ı cemîl

Sabr idüben oldı serdâr evliyaya Şâh Hüseyn

 

Da'vet itdiler 'Irâka idelim şûra deyü

Oldı râzî Hak rızâsi-çün kazaya Şâh Hüseyn

 

İtdi zann ol Yezîdîler eyledik hud'a deyü

Bilerek düşdi varub dâm-ı ezaya Şâh Hüseyn

 

Sırrını bu vak'anın ceddi bilürdi kendi hem

Ol ecilden sâbir oldı her belâya Şâh Hüseyn

 

Bize keffâret anın hep çekdiği cevr ü sitem

İtdi kurbân nefsini bizlere fedâ Şâh Hüseyn

 

Kanının kokusı mahşer halkına virir safâ

Gark ider mü'minleri bahr-ı safâya Şâh Hüseyn

 

Hem anın susız şehîd oldığının sırrı bu kim

Su viriser ümmet-i hayrü'l-verâya Şâh Hüseyn

 

Olmasa bu ümmete hîç bir şefi ol şâh yeter

'Avn ider mahşerde ceddi Mustafâya Şâh Hüseyn

 

Ağla Kuddûsî şehîdler serveri içün hemân

Çün kavuşmuşdur atası Murtazâya Şâh Hüseyn

 

                      653

Saña bir söz söyleyim ey sâlik-i Hakk gel beru

Vasl-ı cânân ister iseñ 'ışka yâr ol zühdi ko

 

'Işk-ıla buldı bulanlar cümle maksûda zafer İste

Mevlâdan akıtsun gönlüne mânend-i hû

 

Sen hemân fıkh u ferâ'iz okumakla ey fakîh

Zann ider misin tolar içine bu esrâr-ı hû

 

Ehl-i zahir bilemez 'ayne'l-yakîn Hakkı 'ayan

Ehl-i bâtın 'ilmini sen sanma zâhid güft ü gû

 

Lezzet almaz kişi Kuddûsî dise biñ kerre bâl

Görmedikçe Kâ'be-i câyı olur mı rû-be-rû

 

                    654

Cânân beni çün itdi hevâsına giriftar

Yanmak baña kâr oldı hemân 'ışk-ıla her bâr

 

Terk eyleyüben rahatı bir dehşete düşdüm

Eyler mi 'aceb vaslına lâyık beni ol yâr

 

Ben diñlemezem hûr u cinân vasfını vâ'iz

Dost medhini it gayrisini söyleme zinhar

 

Havf eylemezem nâr-ı cahîmden dahi zîrâ

Olmaz ise ferman nice yakar beni ol nâr

 

Kuddûsîye dahi eyleme çün artdı cünûnı

Pes oldı garîb başına anın bu cihan tar

 

                     655

Dimiş Peygamber-i Muhtar kamu derdin devası var

Devâ-yı zenbdir istiğfar devam eyle aña her bâr

 

Sebebdir fakra bil 'isyan makarr olma aña ey cân

Ki tevbe itmeyüb Şeytân sürüldi hem olub nâçâr

 

Olur tevbe iden mağfur kılar Mevlâ anı mesrur

Dahi rahmetden itmez dûr günâhın 'afv ider Gaffar

 

Çün istiğfar emân bize devâdur zenblerimize

Nasihat eylerem size ümîdi kesmeniz zinhar

 

Sever tevvâbları Mevlâ dimiş Kur'ânda ol zîrâ

İnan mü'min iseñ aña bil istiğfarda çok sır var

 

Ki bu ümmet günâh-kârdır dem-â-dem işi evzârdır

Hudâ Gaffar u Settârdır 'af ider mağfiret kılar

 

Sakın zâhid sözin tutma ağuyı bal sanub yutma

Sen istiğfarı unutma var anda bî-hisâb esrar

 

Ümîdi kat' iden kâfir olur idügi hoş zahir

Hazer kıl ölmeden hâsir ki kanıtlar kamu füccâr

 

Bu Kuddûsîden al pendi hemân zikr it Hudâvendi

Bırak bu gaflet ü fendi Hudâdan yeğ bulunmaz yâr

 

                    656

'Alîmâ sen bilürsin hâlimi çün olmışam nâçâr

Yaşım seksen marîzem hem saña yalvarıram her bâr

 

'Iyâl evlâd ehibbâ akraba çokdur velâkin heb

Benim gibi 'avâciz idemezler 'avn baña anlar

 

Cihan halkı saña muhtâc gedâ sultân ulu kiçi

Kapuñ sâ'illeri cümle 'atanı dileyüb ağlar

 

Baña it rahm u lutf u rıfk u re'fet ey kerem ıssi

Hem eyle mağfiret ben kocayı ismiñ-durur Gaffar

 

İder bîçâre Kuddûsî recâ sen pâdişâhından

Ki fazlınla idüb mesrur dahi vasim ile ibşâr

 

                   657

Eğer Mevlâ ise maksûdın eyle zikrini iksâr

Dimiş çün ben celîsiyem beni zikr idenin her bâr

 

İrer mezkûre zâkir zikr-ile sa'y it gice gündüz

Münafıklar ne dirlerse disünler zikri it iksâr

 

Dir iseñ çok-durur envâ'ı zikrin kangı efdaldir

Resûl-i Hak buyurmışdur ki tevhîd efdalü'l-ezkâr

 

'Aded olmaz usûlde az ü çok dime hemân çalış

Sakın âbdestsizim deyü dilinden kesme sen ey yâr

 

Dahi on kez salât-ıla selâmı oku terk itme

Beher gün it hemîn Gaffara sen yüz kerre istiğfar

 

Bu Kuddûsî fakîrin pendini tut Hakka ol vâsıl

Kerem kıl Hak sözi münkirleyin sen itme gel inkâr

 

                     658

Ey dost beni lutf eyleyüben 'ışkına kıl yâr

Şevk-ıla seni zikr ideyin her dem ü her bâr

 

Cennet virüben senden ayırma beni şâhâ

'Uşşâka safâ virmez imiş zerrece ağyar

 

Çün rûz-ı ezelde saña olmış idim 'âşık

Mümkin mi ki meyi eyleye dil gayrine zinhar

 

Oldum nice dem 'ışk-ı mecazî ile rüsvâ

Ol hâlde dahi eyler idim zikrini iksâr

 

Kuddûsî-yi bîçâre değil 'ışkına lâyık

Fazlınla aña eyle 'atâ ey şeh-i Settâr

 

                  659

Bu cihanda olmasa üç nesne inşân biñ yaşar

Biri tütün biri kötü kokudur biri gubâr

 

Eksen halk-ı zemân şimdi içerler tütüni

Anda var kötü koku hem içeni bîmâr kılar

 

Cismini ider 'alîl ol 'aklını dahi kalîl

Mâl ü dîn ü 'ömrine hem vaktine ekdârı var

 

Çün Frenkler bu duhân sancıya nâfi'dir deyüb

Nâsa virirler imiş olur sanub derde tîmâr

 

Lezzeti yok bir acı ot yedi iklîm halkı hem

Nice 'ilm ü ehl-i 'irfan şürb ider leyi ü nehâr

 

Kahveyi tütün gibi derde deva olsun deyü

Kaynadub içerler imiş bitdiği yirde kibar

 

Şimdi sacda kavırub ihrâk idüben (hem anı)

Bir siyah acı suyı içüb iderler iftihar

 

Bil şerî'atde yanık etmek yimek oldı haram

Yâ tütün kahve haram olmaz mı eyle i'tibâr

 

Hem haşîş içmek şarâb gibi haramdır bilmiş ol

Şâribin serhöş idüb 'aklın ider bil târümâr

 

Dahi efyûni yimekde var imiş yetmiş zarar

Cümlesinin asgari dünyâdan îmânsız çıkar

 

Pâdişâh men' idemez anları bil Kuddûsîyâ

Pâk ider dünyâyı Mehdî hoş bi-'avn-i Kird-gâr

 

                     660

Bil âhiret ehline haram cîfe-i murdar

Hem cennete meyi eyleme ol 'âşık-ı dîdâr

 

Kul her ne ki isterse virir anı Hudâsı

Vehhâb-durur ol Mâlik-i mülk Hâlık u Cebbar

 

Sen iste hemân vaslını ol şâh-ı 'azîmin

Yok çünki vezîri Ahad u Fâ'il ü Muhtar

 

İt kendine hem himmet-i bâlâ ki olasın '

Uşşâk-ı Hudâ zümresine mürşid-i sâlâr

 

Bu pendi ider nefsine Kuddûsî-yi gafil

Hem saña birader tutalım biz anı zinhar

 

                      661

Günâh-kârâne çün büyük emân imiş bu istiğfar

Recâ it mağfiret Hakdan Gafurdur ol dahi Gaffar

 

Hazer eyle riyadan gizlü şirkdür çün işit pendi

Namaza ihtimam it kıl cemâ'at ile sen her bâr

 

Mecâlis olma asla beynamaz dervîşler-ile hem

Susızlıkdan ölür ise dahi su virmegil zinhar

 

Dahi bir lokma etmek virme sakın tut sözimi çün

Aña yardım iden zîrâ olısar bil ki ehl-i nâr

 

Sülûkün şartı hem 'ilm ü 'ameldür dinle Kuddûsî

Ki 'ilmi olmayan dervîşde zann itme ki îmân var

 

                   662

Devası var kamu derdin devâ-yı zenbdir istiğfar

Devam eyle aña her gün ki itsün mağfiret Gaffar

 

Hadîs mefhûmıdır evvelki mısra' hem sahîhdir bil

İder imiş anı yüz kerre her gün dost-ı Hak tekrar

 

Ne devletdir ne ni'metdir bize Mevlâ anı virdi

Bilüb kadrin idelim dâ'imâ anı hemîn iksâr

 

Dahi her gün ü her gice salât-ıla selâmı biz

Şefî'ü'l-müznibîn yâr-ı Hudâya idelim her bâr

 

Olalım her zemân tevhide meşgul sıdk u şevk-ıla

Tarîk-ı evliyayı itdi Kuddûsî size izhâr

 

                 663

Dilersen dâ'-i zenbe sen devayı eyle istiğfar

Günâhım çok deyü kesme recâyı eyle istiğfar

 

Anınla buldılar nice günâh-kârlar necatı heb

Gafurdur hem Rahimdir bil Hudâyı eyle istiğfar

 

'Alîmdir hem Basîrdir hem kamu şey'e Kadîrdir hem

Semî'dir hem işidir ol nidayı eyle istiğfar

 

Ümîd kat' eyleme zinhar kapusından sakın gitme

Ki setr ü 'afv ider 'ayb u hatâyı eyle istiğfar

 

Belâya müstahak olmış isen de mağfiret iste

Lâtîfdir def ider senden belâyı eyle istiğfar

 

Cihan tolmış ise dahi zünûbınla dile gufran

İder fazl-ıla red hışm u kazayı eyle istiğfar

 

Tutub sözini Kuddûsî fakirin salim ol gamdan

Mücîbdir ol kabul eyler du'âyı eyle istiğfar

 

                       664

Günâh-kârâna bir hoşça emân olmışdur istiğfar

Beher gün it şefî'-i müznibân olmışdur istiğfar

 

Sever tevvâbları Mevlâ sakın terk eyleme anı '

Usât-ı ümmete lutf-ı Hanân olmışdur istiğfar

 

Resûl-i Hak didi var mü'mine nef'i günâhın bil

Muhakkak mevsil-i dâr-ı cinân olmışdur istiğfar

 

Olur mağfur ki müstağfir günâhı pek çoğ-ısa da

Zahîr ü 'âsiyân ü mücrimân olmışdur istiğfar

 

Ümîdi kesme çok cürmim deyü bol rahmet-i Rahman

Ki her derde emân-ı müznibân olmışdur istiğfar

 

Beher dem eyle Kuddûsî bu istiğfarı tekrar sen

Makama irmeğe çün nerdibân olmışdur istiğfar

 

                      665

Nefsime 'özr eyledim hem gayre bî-had bî-şümâr

Mağfiret eyle beni ey rahmeti bol Kird-gâr

 

Dahi atamı anamı akrabamı hem kamu

Asdikâmı mağfiret it kılma bizi şerm-sâr

 

Cümle dîn kardaşlarımı dahi eyle mağfiret

Ol habîbin hürmetine bizi itme ehl-i nâr

 

Uyuban 'ışk-ı mecaza çok nisa itdim nikâh

Sâlike olur imiş ezvâc u evlâd cümle bâr

 

'İlm ü a'mâl zühd ü takvadan eser komadı 'ışk

Girüben dil karyesine eyledi heb târümâr

 

Şimdi olub pîr ü 'âciz eyledim ikbâl sana

Gice gündüz işim ancak i'tirâf ü i'tizâr

 

Sen Gafûrsın hem habîbindür Şefî"ü'l-müznibîn

Geç günâhımdan kamu küçük büyük gizlü 'ayan

 

Âsitânın oldı Kuddûsî kuluna çün makam

Ak sakallı gözi yaşlı kârı dâ'im âh ü zâr

 

                    666

Besledi seksen sene ben kulum Perverdigâr

Rızkımı virdi beher gün lutf idüb ol Kird-gâr

 

Şimdi oldum pîr-i fânî haste artdı 'ışk u hâl

Dahi cezbe 'aklımı bunlardır iden târümâr

 

Az yimek az uyumak az söylemek az ihtilât

Evliyanın hilyesidir bâ-husûs nâsdan firar

 

Şeyh-i 'âciz hem sakîm olmak ile anları Hak

Vir dirîgâ olmışam bugün velîkin bî-karâr

 

Şi'ri terk itmiş iken oldum yine ben mübtelâ

Çün olur ilhâm-ı Rabbânî baña leyl ü nehâr

 

Başlarım yazmağa gündüz ekl ü şürbi unıdub

Hem anınla eğlenir oldum bugün bî-ihtiyâr

 

Fahr-ı 'âlem Hazret-i Ka'biñ demin itmiş heder

İşidüb anı kasîde itdi inşâ oldı yâr

 

Buldı çok 'izzet sa'âdet mağfiret olundı hem

Eyleyüb nazm-ıla tevbe dahi bî-had i'tizâr

 

Sevdiler çünki be-gâyet ehl-i İslâm cümlesi

Oldı ashâb içre mahbûb u mu'azzez bahtiyar

 

Dahi Hassan hem Ebû Mu'allâ sâ'ir şâ'irân

Şi'ri iderler idi inşâ ol ashâb-ı kibar

 

Dinler idi Hak Resûli şi'ri ashâb-ıla heb

İder idi şi'r ile hem ihtibâr u iftihar

 

Câhilem gerçi velâkin i'tirâf idüb direm

'İlmi yok ise bu Kuddûsî kocanın 'ışkı var

 

                     667

Şikâyet Hakkadır her bâr belâya olmışuz dûçâr

Nitekim oldılar ahyâr ki oldur Vâhid ü Kahhâr

 

Beher Mûsâya bir Fir'avn yine pes kendi eyler 'avn

Yaradur Halik u dû kevn ki ism-i pâkidir Settâr

 

Yoğiken ortada inşân ne kıldı Ademe Şeytân '

Adûsız kalmadı bir ân kemâl ehli kamu ey yâr

 

Olur çok nâzı mahbûbın güzeldir cümlesi hûbın

Tefekkür kıl ki Eyyûbun belâsında ne halet var

 

Dükenmez 'arifin hemmi hemân Hakdır anın gammı

Kayırmaz medhi vü zemmi ne dirse pes disün ağyar

 

Yönelse Hakka bir 'âşık ki olsa Hazrete lâyık

Geçer yolına bir fâsık ezâ eyler aña her bâr

 

İder Hak dostların giryân değil vallahi ol hizlân

Bu tarz-ıla virir ey cân olara menzil-i sâlâr

 

Hudânın gayrıya şekva ne lâyıkdır ola hâşâ

Ne beğ diriz ne höd pâşâ bize kâfî-durur ol yâr

 

Benim nefsim gibi gümrâh cihanda yokdur eyvallah

Direm idüb enîs ü âh suçum bağışla yâ Gaffar

 

Hemân sabr eyle Kuddûsî di yâ ze'l-'arşi ve'l-kürsî

Düşer elbetde kendüsi bize şol kim kuyu kazar

 

                   668

'Işk damına çün oldum giriftar

İstemem andan çıkmağı zinhar

 

Zikr-i ma'şûkdur hirfetim dâ'im

Rûz u şeb anı iderim iksâr

 

Vakt-i sabâda olmışam 'âşık

Dîvâne gönlüm vaslın arzular

 

Pîr-i fânî hem haste isem de

İçime tolub 'ışk cevlân kılar

 

Zâkirin Mevlâ olur celîsi

Zikri Kuddûsî eyle çok tekrar

 

               669

Zâhid-i meşhûrı ancak zühd-ile şöhret yıkar '

Abid-i cennet-peresti gayrıya rağbet yıkar

 

Eylemez hüzn ü keder 'arif kıyamet kopsa da

Ma'rifetsiz müdde'înin gönlini kürbet yıkar

 

Rızk-ı maksûma kanâ'at eyleyen olur 'azîz

Şol tama'-kâr-ı harîsi hırs-ıla şöhret yıkar

 

Gice gündüz iştigâl it zikr-i Hakka sâlikâ

Sa'y iden irer murada gafili gaflet yıkar

 

Bir kişi kimi severse ismini çok yâd ider

Yârini yâd itmeyen battalı gam kasvet yıkar

 

Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar Hakdan cüda

Kimini dünyâ yıkar nâsın kimin 'ukbâ yıkar

 

Çok 'ibâdet çok keramet itmesün mağrur seni

Kimini kıllet yıkar halkın kimin kesret yıkar

 

'Işkdan özge nesneyi itme taleb Kuddûsîyâ

'Âşıkı irşâd ider 'ışk münkiri reybet yıkar

 

                 670

'Âşıkân-ı sâdıkân bir hoşça bâzâr yapdılar

Mâsivâsını virüb 'ışk-ı nigârı kapdılar

 

Müslimân dinür hakîkatde hemân anlara kim

Virmediler dû cihâna dil Hudâya tapdılar

 

'İlm-ile a'mâle mağrur oluban çok kimseler

Gitdiler râh-ı dalâle râh-ı Hakdan sapdılar

 

Nice kuttâ'-ı tarîk 'ışk-ıla buldılar salâh

Nice 'ubbâd 'ucb u kibr-ile îmânsız kopdılar

 

Dâ'imâ şükr eyle Kuddûsî Hudâya rûz u şeb

Çün ana rahminde 'ışkı yüreğine sepdiler

 

                     671

Cihanda gizlü bî-had evliya var

Bilinmezler tesettür idüb anlar

 

Sıfâtlanub sıfât-ı nâs ile çün

İderler Hak ile mahfîce bâzâr

 

Kimi tacir kimisi ehl-i san'at

Ma'âş içün çalışırlar beher bâr

 

Kimi hakan kimi pâşâ kimi beğ

Kimi 'asker-durur kimisi cân-dâr

 

Kimi sâyis kimisi yol kesici

Kimi meymûnci kimi kendi oynar

 

Kimi vâ'iz olur nâsın zekâtın

Kimi sûhte kimi dervîş ü cerrar

 

Hudâ setr eylemiş bil evliyasın

Di Kuddûsî kimi görsen bu dîndâr

 

                    672

Sakın ashâb-ı vakti ey birader eyleme inkâr

Beher vaktin olur ehl-i Hudâ ebdâlidür anlar

 

Bedel koymış Hudâ anları pes rûy-ı zemîn üzre

Bu dünyânın nizâmı anlar ile olısar ey yâr

 

Kişi itse ki hüsn-i zann eğer taşa bulur nef'in

İder ol intifa' taşdan didi Peygamber-i Muhtar

 

Hikâyet olunur ki Basrada var idi bir 'arif

Anı inkâr idüben Basra halkı oldılar nâçâr

 

Mahabbet şahının eyle serây-ı gönlini ta'mîr

Basiret üzre ol kardaş sakınub yıkmagıl zinhar

 

Murada ireyim dirseñ meşâyih kapusın bekle

Hemân anlara mâl u cân ile hizmeti it her bâr

 

Zemânında diyarında eğer buldun ise bir şeyh

Aña eyle inâbet sıdk-ıla pes idüben ikrar

 

Tecessüs eyleme asla arayub 'aybını şeyhin

Beşerdür ol senin gibi kamuyı 'afv ider Gaffar

 

Dime kim şu niçün böyle işine i'tiraz itme

Döğer söğerse de gitme kapusında durub yalvar

 

Eğer şeyhin içün saña cefâ eylerse münkirler

Tahammül eyle usanma di hıfz it bizi yâ Settâr

 

Bu yolda çünki sermâye hemân şeyhe mahabbetdir

Ki şeyhine muhibb olan olısar mürşid-i sâlâr

 

Ne buldı ise Kuddûsî mahabbet ile bulmuşdur

Hemân sev ehl-i vakti sen ki tolsın goñliñe envâr

 

                    673

Zühhâd bizi beyhude vü bîgâne sanurlar

Meclislerimiz bî'a vü puthâne sanurlar

 

'Işk hamrını nûş eylemişüz rûz-ı ezelde

Sekrân ideni cîfe-i meyhane sanurlar

 

Geylânî tarîkına sülük eylemişiz hem

Anlar bizi heb zümre-i dîvâne sanurlar

 

Deryaya talub 'ışk ile dürdâne bulurız

Anlar göricek boncığı dürdâne sanurlar

 

Kuddûsîye fazlıyla Hudâ 'ışkını virdi

Sûfîler o bîçâreyi gûyâ ne sanurlar

 

                     674

Ey bugün bize bu yolda iş olan yoldaşlar

İdelim kulluk Hudâya rûz u şeb kardaşlar

 

Tâ'at itmez ise bir kul sıdk-ıla seyyidine

Bir ragîf vir aña virmez ta'âmlar aşlar

 

Geydirir hem bir kamîs eyler sefil çıplak anı

Hışm-ıla söyler kaçan görse çatuban kaşlar

 

'İzzeti olmaz anın hîç seyyidi 'indinde hem

Nâs içinde hör olur her kim görürse taşlar

 

Dahi şol bir bende kim tâ'at ider seyyidine

Dem-be-dem ol aña ihsan u 'ataya başlar

 

Biz de tâ'at eylesek Mevlâmıza bizi sever

Sevdirir hem cümle halka kalmaz istîhâşlar

 

Bürüdi gaflet hicabı gönlümüz mir'âtını

Gözimizden akmaz oldı ol ecilden yaşlar

 

Pes 'ubûdiyyetde taksîr eyledik biz Teñriye

Bu sebebledir kamu itdikleri îhâşlar

 

İşimiz bid'at dalâlet cürm ü 'isyan u fücur

Farz ü sünnet müstehâb yok olmışuz evhâşlar

 

İçeriz kahve tütün esrar hamr tönbek hemân

Buyruğın tutmakda Hakkın olırız gaşşâşlar

 

Yirde gökde her ne ki var Teñriye eyler sücûd

Cümle zî-ruh nâtık u sâmit ağaçlar taşlar

 

Suçumızı bilmeyüben eksilünce rızkımız

Zeyde 'Amre tanlub pes olurız fahhâşlar

 

Unudub Rezzâkı nâsdan umarız rızkımızı

Celb-i dünyâ itmek içün olmışuz kallâşlar

 

Bu cihanda yok bu Kuddûsîleyin alçak kişi

İşi güci yiyüb içüb eylemek ifşâşlar

 

                 675

İlâhî sen bu taklîdden beni kurtar

Usandım hem iderim gice gündüz sen şehimden 'âr

 

Olub mahbûs-ı bâtın zikrin ile eğlenirem hem

Tekellüf ile inşâ eylerem zahmet çeküb eş'âr

 

Halâvetsiz kelâmlar nazm idüb etrafa neşr itdim

Ne hüsni var ne ma'nâsı hemân bir kuru şöhret var

 

Muhibler hüsn-i zann idüb okurlar çok mecâlisde

Muhakkıklar müdekkikler bilürler oldığın evzâr

 

İderem çoğını ihrâk olub tâ'ib hulûs-ıla

Yine yazmağa başlaram idüb her gün aña ısrar

 

Geçirdim vaktimi beyhude sözler ile direm hem

Dilerem mağfiret senden beni 'afv eyle ey Gaffar

 

Bu Kuddûsî kuluñ eyler recâ sen pâdişâhından

Ki anı bu 'abes kârdan geçirüb zikrini kıl kâr

 

                        676

İştiyakım var benim sen şahıma ey Kird-gâr

Tâ ezelden girdi şevkin gönlime itdi karâr

 

Eylerem ârzû gice gündüz seniñ vasim demin

Gönlümün eğlencesi zikrin hemîn leyi ü nehâr

 

Gerçi yok bende liyâkat vaslına lâyık şehâ

Kesmeyüb hergiz ümîdi isterem bî-ihtiyâr

 

Çengel-i 'ışkın takub çekdin nice gafilleri

Zikrine meşgul olurlar cümle gizlü aşikâr

 

Bakuban anlara öğrendim dahi zikr itmeği

İsmini yâd eylemek oldı beher ân baña kâr

 

Yok huzur kalbimde lâkin zikrine çalışuram

Eyleyüb taklîd hemân 'uşşâkı ey Perverdigâr

 

Zikrini iksâr idüb olurlar imiş çün velî

Evliyadan yaz beni fazlınla eyle bahtiyar

 

Anlara iden teşebbüh karışurmış anlara

İtdi Kuddûsî teşebbüh anlara hem hubbı var

 

                    677

Gel seninle tutuşuban idelim Hakka firar

Yetişür cisr-i mecazda nice dem kıldık karâr

 

'Işk yüzinden ikimiz de eyledik bî-had günâh

Komaz imiş 'ışk meğer 'âşıkda nâmûs-ıla 'âr

 

Bizde icra eyledi Settârlığın ancak Hudâ

İdelim hamd ü senalar biz aña leyl ü nehâr

 

'Aybımıza perde çekdi itmedi rüsvây bizi

Setr idüben kılmadı etrafımız muhkem hisar

 

Halk olaydı zenbimize muttali' bir kez eğer

Bakmaz idi yüzimize kimse olmaz idi yâr

 

Kılmasa hilm ü sıyânet ol halîm ü Lâ-Yezâl

Olur idi rif'at ü devlet sa'âdet târümâr

 

Şol habîb-i Mustafâsı hürmetine hîç bize

Virmesün zillet fazâhat dû cihanda Kird-gâr

 

Yüzimize urmasun suçlarımızı ol Gafur

Ab-ı gufran ile tathîr eylesün her ne ki var

 

Er olalım kesmeyelim rahmetullahdan ümîd

Kapusında ağlayanlar olısarlar bahtiyar

 

Sâ'ili kırmaz sever redd eylemez Vehhâbdır ol

Bekleyelim âsitânın eyleyüben iftikâr

 

Oldı Kuddûsî fakîr kardaş seninle ey 'azîz

Siz bizimle biz sizinle eyleyelim iftihar

 

               678

Zikr-ile 'ışk tîz gelür dil hanesine tolar

Zikr eyleyen er olur Mevlâya ider firar

 

'Işk-ile 'irfan dahi hâsıl olur ey ahî '

Arif olısar sahî varını yağma kılar

 

İki cihanın çün ol zînetin itmez kabul

Olur güşâd aña yol rûhı tâ 'arşa çıkar

 

Hem kadr olur her düni bayram dahi her güni

Nitsün o şunı bum pes cümle nâsdan kaçar

 

Kuddûsîyâ sen çalış Hak zikrine yaz u kış

Maksûdına hem iriş dirseñ olam bahtiyar

 

              679

'Uyûbum çok benim lutf idüben setr eyle ey Settâr

Günâhı işledim bî-hadd ü pâyân eyledim ikrar

 

Beni hem cümle îmân ehlini sen mağfiret eyle

Gafurdur çünki bilürem senin ismin dahi Gaffar

 

Sabî iken olub sâlik tarîk-ı evliyaya hem

Çalışdım rûz u şeb tevhîde çün ol efdalü'l-ezkâr

 

Yaşım yetmiş tokuz tevhîdi hergiz kesmezem dilden

Tolu kalbimde 'ışkın hem iderem zikrini her bâr

 

Günâh-kâr pîr-i fânî haste Kuddûsî diler senden

Habîbini şefi' kılub 'uyûbın itmemen izhâr

 

                       680

Gelür dünyâda gerçi 'ârif-i Yezdâna ekdâr

Velâkin kuvvet-i 'irfan ile komayub atar

 

Mahabbet hamrını nûş eyleyen bir kez olur mest

Gözi açık özi hayran gören sanur ki hüşyâr

 

Şehide yarasının acısı virmez elem hîç

Ki zann eyler ısırmışdır bire kendüsin ey yâr

 

Halîlullahı atdı oda Nemrûd zu'm idüben

Ki yakub mahv ider anı hemân atdığı dem nâr

 

Girer ise de bu ümmet cahîme yakmaz ateş

Gelür arkasına görmez odı uykuya talar

 

Çıkar iken cehennemden teni terler akar su

Buyurmuş bum peygamber hadîsdür itme inkâr

 

'Azabı ümmetin dünyâda çekdiğidür ancak '

Azâb yok âhiretde anlara od itmez âzâr

 

İder Kuddûsîyâ dostlarına fazl-ıla Mevlâ

Dikenlü çöli bâğ u bakce dahi nârı gülzâr

 

                      681

Ey sâlik eğer oldun isen hüzne giriftar

Hak zikrini it leyi ü nehâr şevk-ıla iksâr

 

Ol olur imiş zâkirinin çünki celîsi

Yanında bilüb anı hemân sıdk-ıla yalvar

 

'Arz eyle aña hacetini söyleme gayra

Kapanur ise bir kapu ol bir dahi açar

 

Her işini ısmarla aña eyle tevekkül

Bir işi murâd eyler ise çün eyü yapar

 

Kuddûsî-yi nâçâr aña tefvîz ider işin

Dir şu işimi gör benim ey Kadir ü Cebbar

 

                  682

Rahîmâ baña rahm it olmışam bugün marîz nâçâr

Habîbin hürmetine men kulum kürbeden kurtar

 

Ya vir sıhhat selâmet bu kederlerden baña lutf it

Ya kabz it rûhımı îmân-ı kâmil ile ey Cebbar

 

Günâhı çok deyü tahmîl-i hami itme za'îfem çün

Gafûrsın mağfiret eyle bu gümrâh pîri ey Gaffar

 

Tahammül idemem hergiz belâya sen bilürsin hoş

Gice gündüz hemân kârım du'â vü zikr ü istiğfar

 

Bu Kuddûsî güneh-kârın 'uyûbı hem hisâbsızdır

Kadirsin çünki her şey'e anı setr eyle ey Settâr

 

                            683

Başladım şimdi recâya nazm-ıla ey Kird-gâr

Sâ'ilem gerçi velâkin bilmezem edeb ü 'âr

 

Çün su'âl üslûbını bilmek gerek dilenciye

Ben ne üslûb bilürem ne haşmet ü hilm ü vekâr

 

Takatim yok sabra vir matlûbımı lutf eyleyüb

Virmez isen yüreğimi iştiyak odı yakar

 

İstemekden olmazam fârig hemân yalvarıram

Cümlenin sensin muradın virici Perverdigâr

 

Pîr ü 'âcizdir bu Kuddûsî kulun it merhamet

Çünki Vehhâbsın anın matlûbını vir itme zâr

 

                      684

Yokdur şu cihan içre benim gibi güneh-kâr

Hîç uymaz içim zahirime gizlü zünûb var

 

Çün eyler imiş kalbe nazar Hazret-i Hallâk

Kalbimde tolu meyl-i sivâ ülfet-i ağyar

 

Hizmet idemez oldım aña cism-ile şimdi

Bir haste kocayam iderem zikrini iksâr

 

'Aybım katı çok gerçi velîkin bilürem kim '

Âşıklarının 'aybını setr eyler o Settâr

 

Kuddûsî gibi yok şu cihan içre zelîl kul

Umar ki ide mağfiret ol kocayı Gaffar

 

                     685

Cihanı sanmanız hâlî içinde nice agâh var

Gezer köhne pelâs içre Hudânın 'arifi şâh var

 

Kubâb altında gizlü evliyası var-durur Hakkın

Ki andan gayrı kimse bilemez mahfîce bir râh var

 

Yaturlar kûşe-i meyhâne-i 'ışkda havas kullar

Görüb anları zâhid dir ki bir alay gümrâh var

 

Melâmiyyûn dinür anlara ehlullah arasında

Hudâ 'indinde anların içün gayet 'azîm câh var

 

Be-sûret görinürler birtakım bî-dîn ü bî-îmân

Ne dîndâr kimseler kim içlerinde pâk mihir-gâh var

 

Müberrâ eylemiş anları Hak 'ucb u riyâ kînden

Sivâyı neylesünler çün bilürler 'âlî dergâh var

 

Sakın hör görme bir ferdi birader eyleyüb tahkîr

Atarlar ehl-i kibri bil ki Gayya adlu bir çâh var

 

Bu Kuddûsî fakiri hoş görün siz ki olasız hoş

Anın gönünde zîrâ cümlenin ma'bûdı Allah var

 

                     686

Benim bir misli yok asla güzeller şâhı yârim var

Düşelden 'ışkına anın ne sabrım ne karârım var

 

İşidüb cân kulağı hüsnini kalmadı ârâmım

Yitirdim 'aklımı divanelikle iştiharım var

 

Nice demdir mecazî 'ışk-ıla rüsvâ-yı halk idim

Bugün geçdim sivâdan ol dilârâya firarım var ,

 

Değişdim 'ilm ü zühd ü câhı 'ışka cümlesini heb

Zarurî sanma zâhid terkimi çün ihtiyarım var

 

Gerekmez yârimin gayri anınla itdim istînâs

Beni zann itmeniz kim mâsivâya i'tibârım var

 

Hicaz u Rûm u Şâmı gezmişem 'ışkı ile anın

Yanarım âteş-i hiere visale intizârım var

 

Nazîri yok gönül cezb eylemekde çün güzel gayet

Anın meczûbı oldum ben ne 'aklım var ne 'arım var

 

Cihanın nakşına aldanmagıl Kuddûsîyâ zinhar

Di ben bir hûba dil virdim anın-çün âh ü zarım var

 

                        687

Benim bir Iutfı bî-had ben kulına şehr-yârım var

Virir çün her ne istersem baña ol kâr-güzârım var

 

Komaz 'uryân u âc eyler 'atayı bî-şümâr dâ'im

Yüzime 'aybımı urmaz hem örter istitârım var

 

Kusurum çok olur vâki' huzurunda anın amma

Baña cevr ü ' itâb itmez Halîm Perverdigârım var

 

Gice gündüz benim kârım anın ismini yâd itmek

Kamu kârlardan el çekdim bugün pes hoşça kârım var

 

Benim adımı hem yâd eyler ol fazl u kerem ıssı

Aña mensûblığ-ıla halk içinde iştiharım var

 

Anı da'vet iderem hâne-i vîrânıma gelmez

Oluram muntazır aña ümîd-i intizârım var

 

İçimde 'ışk odı hâsıl olub yanmağa başladı

Dün ü gün artar eksilmez yakar bağrımı nârım var

 

Kapusından o hûblar şahının Kuddûsîyâ gitme

Deyüb men mâsivâyı neylerem yok misli yârim var

 

                        688

Benim Vehhâb u Mugnî bir şehen-şâh-ı kerîmim var

Ne kesbe iktidarım var ne çok mâlım ne sîmim var

 

Günâhı bî-hisâb diyüb gıdamı kesmez ol hergiz

İder dürlü ni'am ihsan baña Rabb ü Rahîmim var

 

'İkâb itmez baña hem 'aybımı setr eyler ol dâ'im

Umaram rahmetin her an Hudâvendâ Halîmim var

 

İşidür ol nidamı hem kabul eyler du'âmı kim

Kazâ eyler kamu hâcâtı Mennân-ı 'Azîmim var

 

Aña Kuddûsî-yi miskîn tevekkül eyleyüb dir kim

Benim ahvâlimi bilür Habîrim hem 'Alîmim var

 

                    689

Cem' eyleme bu cîfe-i murdarı ölüm var

Kenz itme sakın dirhem ü dînârı ölüm var

 

Şeddâd ile Nemrûdı ölüm neyledi fıkr it

Mahv.oldı kamu 'asker ü câhlan ölüm var

 

Kârûn ile Fir'avnı düşün var ise 'aklın

Kurtaramadı kerizleri anları ölüm var

 

Zikr eylese çok ölümi inşân uyanur hem

Dir nefsine hîç işleme evzârı ölüm var

 

Kuddûsî-yi miskîn sözini tut saña dir ki

Hak isteyelim nidelim ağyarı ölüm var

 

              690

Yaşım yitmiş hem altı kocalıkda başka halet var

Ki itdim tecrübe dünyâyı dürlü dürlü san'at var

 

Nizâ'ı çok belâsı çok cefâsı çok 'inâsı çok

Safâsının devamı yok tolu ekdâr u zahmet var

 

Ider şâh u gedâ andan şikâyet ağlaşurlar heb

Kedersiz bir güni geçmez ne ârâm ü ne rahat var

 

Eşeddür ihtiyâç tamu odundan sabr olunmaz hîç

Ne dervîşde tahammül var ne zenginde kanâ'at var

 

Fakîrin çekdiği zahmet günâhların ider tekfir

Aña hem bî-hisâb cennetde rahmet ile ni'met var

 

Ganî kesb eyler-ise mâlı hûb niyyetle me'cûrdur

Eğer fahr ise maksûdı kıyâmetde 'ukubet var

 

Ana rahminde başlar çekmeye zahmet keder inşân

Cesedden cân çıkan vakte kadar dâ'im meşakkat var

 

Sakın beyhude sanma çekdiğin zahmeti Kuddûsî

Terakkiye sebebdir cümlesi her şeyde hikmet var

 

               691

Ey Mugís ü 'abd-i bî-kes-i Halik Perverdigâr

İsterem senden 'inayet çün olmışam pîr huvâr

 

İdemem kulluk sana cismim nahîfdir hem 'alîl

Hizmete sen şahıma yok bende hergiz iktidar

 

Kılamaz oldum nemâzı kâ'imen hîç bu sene

Bir çocuk gibi kocayım eylerem pes i'tizâr

 

Sohbet-i nâsdan usanub mâsivâdan el çeküb

Eyledim fazlın ile halvetde vahdet ihtiyar

 

Sen buyurmışsın bize evlâd u ezvâc fıtnedür

Kesret-i evlâda oldum mübtelâ ey Kird-gâr

 

Olmışam mağlûb-ı 'ışk u hâl u cezbe şöyle kim

Kılmazam ârzû-yı cennet bilmezem hem havf-ı nâr

 

Eylerem zikrinle istînâs beher dem her zemân

Tâ sabî iken çü 'ışkın eylemiş dilde karâr

 

Pâdişâh âzâd ider yetmiş yaşında bendesin

Pes bu Kuddûsî kulun yetmiş ü altısında var

 

                   692

Sakın hüzn itme ey 'âşık bizim zîrâ Hudâmız var '

Adûnın var ise mâlı bizim fakr u fenamız var

 

Şikâyet itmeyiz Hakka cefâ eyler ise münkir

Hikâyet eyleriz ihvana ki anda safâmız var

 

Eğer zemm itseler bizi diriz ki ol Hudâdandır

Dahi medh itseler böyle ki teslîm ü rızâmız var

 

Mürâ'î müdde'î zâhid keramet gösterir halka

Biz anlardan kaçarız şimdi bizim inzivamız var

 

Melâmiyyûndanız biz çün melâmet hırkasın geydik

Selâmet bulmışuz anın içinde ihtifâmız var

 

Cihanın nakşına aldanmayız 'uşşâk-ı Hakkız biz

Ki dost 'ışkı yiter bize anınla iktifamız var

 

Meramı 'âbidin cennet içinde yiyüb içmekdir

Bizim maksûdımız Hakdır ki ârzû-yı likamız var

 

Muhiblik gösterir bize münafık içi düşmandır

Bizi fehm eylemez asla 'acâ'ib maceramız var

 

Hezâr elhamdülillah kim nasîb itdi bize 'ışkı

Tehî zann itme ey sûfî delîl-i pîşvâmız var

 

Bu 'ışkı iktibas itdik Resûl-i Hak Muhammedden

Gideriz isrine anın ne güzel muktedâmız var

 

Hidâyet irdi Hâdîden habîbinden dahi himmet

Ki bulduk ni'met-i 'ışkı dükenmez bir nevamız var

 

Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb Yezdâna dir ki biz

Kanâ'at kenzini bulduk 'aceb tûl-ı gınamız var

 

                 693

Bizim bir cilvesi çok kendi hûb cananımız var

İder 'uşşâkına bî-had 'ata hakanımız var

 

Halimdir ol gazab itmez bize itsek de taksîr

Görür dâ'im bizim her ân nice 'isyanımız var

 

Virir ol bize her dem her nefesde dürlü ni'met

Bizim aña teşekkürde katî noksanımız var

 

Huzurunda edebsizlik işimiz gücimiz her ân

Bizim yüzimize urmaz günâhı hânımız var

 

Usanmaz itmez istikrah sever sâ'illerini

Sü'âl itmekde bizim gaflet ü nisyânımız var

 

Gice gündüz kapusı dâ'imâ açık kapanmaz

Virir maksûdımızı böyle cömerd hânımız var

 

Anın bir adı Gaffardır dahi bir adı Settâr

Bizi gufrana ol kâdir-durur îmânımız var

 

Bu Kuddûsî olub dellâl güneh-kârâne dir kim

Bizim bir rahmeti bol fazlı çok Rahmanımız var

 

              694

Ey birader gel seninle idelim Hakka firar

Mâsivâyı terk idüben isteyelim vasl-ı yâr

 

Eyledik biz tecribe kim yok bu dünyâda vefâ

Nakşına aldanmayalım bulalım bir hoşça kâr

 

Cennetin hür u kusurı cümle dostun gayrıdır '

Aşık-ı Mevlâ olan eyler mi gayr-ile karâr

 

Eyleriz çünki meşakkatle terakki tîz hemîn

Olısar mağfur meşakkat ile zenb-i bî-şümâr

 

Sâlike san'at zirâ'at yâ ticâret hoş-durur

Andadır fehm it sözi işit rızâ-yı Kird-gâr

 

Kazanub yiyüb yidirmek bil 'ibâdetdir size

Eylemez Hak 'arifi halvetde meksi ihtiyar

 

Hem makama tîz irer tevhîde çalışan kişi

Dir ki Kuddûsî hemân çalışalum leyi ü nehâr

 

              695

Erkân-ı tarikat didiler altıdur ahyâr

Hem hilye-i ebdâl dinilür bunlara ey yâr

 

Evvelkisi taklîl-i ta'âm oldı 'azîzim

İkincisi taklîl-i menâm itmeli zinhar

 

Üçüncisi taklîl-i kelâm dinle birader

Dördüncisi bu kim idesin 'uzlet-i ağyar

 

Fikr oldı beşincisi anın halk-ı Hudâdan

Altıncısıdur zikr-i müdâm it anı her bâr

 

Kuddûsî umar ki yiyüb içüb uyur iken

Bir gün ola virile aña rütbe-i sâlâr

 

               696

Yitmiş iki yıl kapuñda ağladım ey Kird-gâr

Virmediñ maksûdımı işim benim âh-ıla zâr

 

Eskidi şimdi kafes oldum za'îf-i nâtüvân

Başıma geldi şu za'fımda belâ-yı iştihar

 

Hultat eylerdim ben evvel nâsa vüs'im var iken '

Aciz olmakla kamu halkdan bugün itdim firar

 

Kesmedin hîç rızkımı virdin hisâbsız ni'meti

Eyler iken dâ'imâ ben cürm ü 'isyan bî-şümâr

 

Aybımı setr eylediñ hem itmedin rüsvâ-yı

Halk Bilseler yüz binde birin cümlesi benden kaçar

 

Eylerim ni'metleriñi i'tirâf hem zenbimi

Sensin ancak cümle halkı besleyen Perverdigâr

 

Vir benim maksûd-ı aksamı dahi fazlın ile

Ki baña vir 'ışkını mest olayın leyi ü nehâr

 

Oldı Kuddûsî kulun her vech-ile rahme seza

Sürme kapuñdan anı mahşerde itme şerm-sâr

 

                  697

Sene biñ iki yüz altmış iki oldı bu gün ey yâr

Cihan halkın şerâr-ı nâs şaşırub itdiler bîzâr

 

Uyandı fitne-i âhir zemân Mehdîye muhtacız

Musibetler belâlar artdı olduk cümlemiz nâçâr

 

Lisân-ı hâl ile münkir olurlar Hakkı hem mevti

Dahi ba'si iderler hâl diliyle cümlesin inkâr

 

Nasihat idene buğz u 'adavet kîn iderler hem

Helakin kasd idüb aña derin bir kuyu kazarlar

 

Hudâya sığınub hasta koca bî-çâre Kuddûsî

Hemân dir Hak Hafîzimdür beni her fitneden saklar

 

                    698

Girmişem ben bir yola kim toğrı Yezdâna gider

Bundan özge yola giden kişi yabana gider

 

Cümle yollardan yakîn hem sâlike âsân bu yol

Kâr-bânı eylemez havf çünki sultâna gider

 

Göricek kaçar harâmî sâlikinden bu yolun

Semtine varsa bilür kim canı kurbâna gider

 

Vecd ü 'ışk u cezbe vü hâldir silâhı anların

Tabl ü kûsi urılur anlar ki şâhâna gider

 

Reşk ider gökde ferişte ol gürûhın seyrine

Çünki anlar bir nefesde 'arş-ı Rahmana gider

 

Yol dimekden bil garaz tevhîd yolıdır sâlike

Her kim eylerse devam tevhide Hannâna gider

 

Kâdirîyüz biz ki 'Abdü'l-Kâdirin ebdâlıyuz

Yolı anın Şîr-i Yezdan Şâh-ı Merdâna gider

 

Girdi Kuddûsî bugün gerçek erenler yolına

Bildi zîrâ ol muhakkak Fahr-ı ekvâna gider

 

                   699

Bulmışam bir yol bugün kim toğrı Yezdâna gider

Kârbânı eylemez havf çünki sultâna gider

 

Cümle yollardan yakîn hem düz kolay tev yolcısı

Bundan ayruğa giden bîgâne yâbâna gider

 

Tacirinden bu yolun kaçar harâmî korkuben

Görmeyüb asla keder cennât-ı Rıdvâna gider

 

Sen de gel eyle sülük bu râha uyub mürşide

Yalınız giden kişinin sonı hüsrana gider

 

Tut bu Kuddûsî fakirin sözini gir bu yola

Kim tutar ise bu pendi bil ki ol hâna gider

 

                   700

Ey birader bu denî dünyâ içün çekme keder

Çün beher hâl dem eker gam cümlesi kalmaz gider

 

'Arif olan yir mi kaydın hîç bu zâ'il dirliğin

Şol kişi kim ehl-i Hakdır mâsivâsını nider

 

Bir sebatı yok hayâle goñliñi virme sakın

Sihri azgundur ba'îd ol kim seni meşhur ider

 

Öni ma'mûr görinür amma olur âhir harâb

Yıkılub bir gün bu köşkler mahv olur taş u meder

 

Geldi her bir ferd aña kim buldılar âhir fena

Bir büyük arkdur hemîn ol günde biñ inşân yudar

 

Savdı atan hem anañ kavm ü kabîlen nevbetin

Nevbetiñe sen de hâzır ol ki böyledir kader

 

Olma gafil bir nefes çünki emâmında ölüm

Başına takmış licâmı ol seni dâ'im yeder

 

'Âkil isen ol basîret üzre dinle sözimi

Nefs ü şeytân sû-yı akran şerlerinden kıl hazer

 

Bir gün ola kim ferişte almağa gele canın

Turdığı dem cümle a'zâdan akar sel gibi der

 

Şol kıyamet hevline eyle keder Kuddûsîyâ

Ki kaçar kişi dimez kavm ü karındaş u peder

 

                   701

Şol kişi kim zikr-i Mevlâ ile istînâs ider

Evliyaya karışur Hak anı hayrü'n-nâs ider

 

Müstecâb eyler du'âsın hem günâhın mağfiret

Hem mülûk-i ehl-i bâtın postına iclâs ider

 

Kayd ider hem defter-i merdân-ı Hakda ismini

Kullanur hizmetde kim anı Hızır-İlyâs ider

 

Yağdırır yağmurı anın hürmetine Kird-gâr

Hem olur mürşid kulûbdan mahv-ı kir ü pâs ider

 

Tut bu Kuddûsî fakirin pendini sen ey ahî

Sevdiği kulı Hudâsı zikrine înâs ider

 

                   702

Çün haram iki cihan Hak 'âşıkına ey püser

Mülki sevme mâliki sev ki olasın gerçek er

 

Hırs-ıla cem' itme dünyâ mâlını hîç sevme hem

Sevdiği içün anı Kârûn yire batub gider

 

Cennet ârzûsı ile Mevlâya kulluk itme hîç

Olısar dostdan cüda şol kişi kim ağyar sever

 

Cîfedür dünyâ dahi tâlibleri anın kilâb

Bil buyıran bu hadîsi yâr-ı Hak hayrü'l-beşer

 

Sen bu Kuddûsî fakirin sözini tut sâlikâ

Olayın dirseñ Hudâ 'indinde makbul mu'teber

 

                    703

Talibe 'ilm-i şerifi öğredirler hocalar

Mübtedî iken o tâlib dersi harf harf hîceler

 

İrişür ise ma'ûnet Hak Te'âlâdan aña

Sa'y ider hoş dersine her gündüz ü her giceler

 

Sa'yi mikdârı olur 'âlim ziyâde olamaz

İrdiler 'âlî makama sa'y ile heb yüceler

 

Hak yolına sâlik olan kişi dahi böyledir

Tîz açılmaz mübtedîye râh-ı kapu bacalar

 

Kul mücâhid olmayınca yolını açmaz Hudâ

Gidemez bu yola cismin semr iden bîcbâceler

 

Zahiri tezyîn ile olmaz münevver kasr-ı dil

Pes heba taçlar kemerler hırkalar feraceler

 

İştigâl it rûz u şeb Kuddûsîyâ tevhide çün

İrişürler zikr ile Mevlâya gençler kocalar

 

                      704

'Aşık-ı bî-çâre ma'şûkına vuslat arzular

Neylesün miskin ü şeydâ görmeğe yüzin diler

 

'Işk u cezbe zahm u firkat derdi virüb ıztırâb

İdemez ârâm gönül mürgi yiri göği gezer

 

Aramak ile bulunmaz yorılub 'âciz kalur

Eylemez halk ile ülfet kaçuben vahşet ider

 

Olmasa muhtâc kaçar evlâd u ehlinden dahi

Ba'zı vakt olur ki anları da yanından sürer

 

Pîr-i fânî olıcak hem haste Kuddûsîleyin

Zikr-i kalbi eylemek olur afla hoş mu'teber

 

                   705

Bir zemân şi'ri usanub eyledim terk ey püser

Nideyim bir gice baña subhadek öğretdiler

 

Başladım yazmağa yine şi'ri bilmem hikmetin

Olmışam nâzım mukallid bî-'ilim hem bî-hüner

 

Yalınız bir hücrede sakin oluben her gice

Mevc-i deryâ-veş gelür 'ışk gönlümi tahrîk ider

 

Hak celîsim olısar çiinki anı zikr eylerem

Ol beni gümrâh deyü hışm-ı 'itâb itmez sever

 

Tesliye ider hazîn kalbimi dâ'im ol Kerîm

Çünki Erhamdir bu Kuddûsîye hîç virmez keder

 

                 706

Geldi yine mevsim-i gül bülbül ağlar iniler

Bülbül inler güller inler dahi gülzâr iniler

 

'Işk ne müşkil renc imiş dil hanemi itdi harâb

Dertli gönlüm oldı bir hâle giriftar iniler

 

Sûk-ı 'ışka girüben kıldım nazar şöyle kamu

Müşteri bayi' dekâkîn çârşû bâzâr iniler

 

Bu cihan halkı iniltimden düşübdür hayrete

Baña bakub yirde gökde her ne ki var iniler

 

Gönlimi Tâtâr-ı 'ışk yağmalayub kıldı esîr

Yıkılub dil şehri vîrân oldı her bâr iniler

 

İçime bir od düşüb yanar ciğerciğim hemân

Dûd-ı âhımdan hevâda tayr u tayyar iniler

 

Gözlerimden yaş revân oldukda her dem sil gibi

Coşuben derya iniler mevc ü teyyâr iniler

 

Artdı Kuddûsî fakíriñ derdi âh eyler müdâm

Neylesün nitsün ki bîmâr oldı nâçâr iniler

 

                  707

Bugün ben sevmişem bir hûb ki vasfın idemez diller

Denizler mevc urub coşar akar 'ışkı ile seller

 

Ne gökçek yüzlü dilber kim aña halk-ı cihan hayran

Anın 'ışkı ile raks eyleyüb dâ'im eser yeller

 

Beni levm eylemez illâ bu 'ışkdan bî-haber zâhid

Gülün şevkıyla gülşende iderler nâle bülbüller

 

Kolay mı zann ider sûfî bu 'ışkın derdini zîrâ

Virür dehşet hezâra dürlü behcet gösterüb güller

 

Bu meyden nûş iden mestân gelürler heb bu meydâna

Yanar 'ışk odına bu 'arsada 'âşık olan kullar

 

Şeker tadın bilür mi sormayanlar kamışın hergiz

Bu sırra olamazlar âşinâ bigâne câhiller

 

Giriftar olmayan 'ışk derdine işbu cihan içre

Behâ'imden sayılurlar ki görmez Hakkı gafiller

 

Dün ü gün çağrışır Allah deyü endâm-ı Kuddûsî

İder zikri dili dahi kamu 'uzvındaki teller

 

                      708

Ben mest-i müdâmım baña hüşyâr dimesünler

Yâr 'âşıkıyam sûfî-yi bî-kâr dimesünler

 

'Işk derdi baña Nahnü kasemnâda virildi

Bu günde hemân oldı giriftar dimesünler

 

Yok sabra mecalim hele ben yârsız olamam

Gül derdiyle kim mâ'il-i gülzâr dimesünler

 

Leylâya gönül vireli dünyâyı unutdum

Dost tâlibiyem tâlib-i dînâr dimesünler

 

Çok ise kusurum o şehin bendeliğinde

Zinhar anı sevmekde kusur var dimesünler

 

Cezb itdi beni kendüsine dost nideyim ben

Tav'-ıla bu 'ışk odına yanar dimesünler

 

Kuddûsîye 'ışk oldı nasîb 'âbide cennet

Aldanmış o taksimde bu nâçâr dimesünler

 

                  709

Ey zâhid-i câhil sana dânâ mı disünler

Yok zerrece 'ışk 'âşık-ı Mevlâ mı disünler

 

İçinde riyâ tolu arıt kalbini şirkden

Mü'min mi disünler sana tersâ mı disünler

 

İhlâs ile it kulluğı Hallâk-ı 'Azîme

İşrâk idene mü'min-i sârâ mı disünler

 

Hak bendesine lâzım olan sıdk-ıla 'ışkdur

Kezzâb u mürâ'î kula ra'nâ mı disünler

 

'Işk zikr-ile bil kalbine derya gibi tolar

Zikr itmeyene bende-i zîbâ mı disünler

 

Kuddûsîye bu gaflet ile sâdık erenler

Hak 'âşıkı hem 'ârif-i koca mı disünler

 

                    710

Sûfî sana bu tarz ile inşân mı disünler

Bu gaflet ile bende-i Yezdan mı disünler

 

Sâlik oluban eylemedin Hakka inayet

Dânâ mı disünler sana nâdân mı disünler

 

Cân kaydı yimez şem'a yanar 'âşık-ı sâdık

Ten besleyene tâlib-i cânân mı disünler

 

Zühdinde riyâ eyler isen müşrik olursın

Ey münkir-i Hak küfrine îmân mı disünler

 

Olsaydı eğer ma'rifetin Hakkı bilürdin

İnşân mı disünler sana hayvan mı disünler

 

'Işk badesini içmeyeni bil ki hımârdır

Kerkes kuşuna bülbül-i nâlân mı disünler

 

Kuddûsî eğer bahr-i kesel içre kalursan

Nâ'im mi disünler sana yakzân mı disünler

 

                     711

Dimiş medhin sever Mevlâ nebiler şâhı Peygamber '

Aruz 'ilminde râsihler anı nazm-ıla öğerler

 

Ne 'ilmim var ne (de) 'aklım ki bir Türkmân kocasıyam

Hemîn dîvâne gönlüm nazm-ıla meddahlığı ister

 

Bu mahlûkâtı kün emri ile yaratdı ol Hallâk

Binâ iden bu bünyâdı dahi ol Sâni'-i ekber

 

Eğer mâlik iki olsa bu mülk hergiz nizâm bulmaz

Anın birliğine tanık nücûm u şems ü mâh yeter

 

Virüb ruhsat biraz ahmaklara didirdi Tenriyem

Ki hayrü'l-mâkirîndir ol işinde nice hikmet var

 

Bilür 'âkil dahi 'arif olan Hak bir ider tevhîd

Menîden halk olunan kimse(Ier) mevt camın içerler

 

Bu işler heb Hudâ birliğine açık 'alâmetdir

Kamu eşya vü Kuddûsî anı tevhîde meşguller

 

                 712

Merdim dime zinhar seni meydâna çekerler

Da'vâ ideni bahs-ile burhana çekerler

 

Kaldırma sakın başını kibr ile semâya

Müstekbir olan serkeşi nîrâna çekerler

 

Suçunı bilüb tevbe iden buldı selâmet

Kibr eyleyeni 'adl-ile mîzâna çekerler

 

Sen nefsini alçakda gözet itme tereffu'

Fir'avn gibi ben diyeni 'ummana çekerler

 

Tûr tağı tevazu' idüben buldı tecellî

Yükseklik iden tağları hırmâna çekerler

 

'İlm ü 'amele itme gurur misl-i' Azâzîl

Mağrur olanı vâdî-yi hizlâna çekerler

 

Dûr olma hemân meclis-i 'uşşâk-ı Hudâdan

Anlar nice fâcirleri Yezdâna çekerler

 

Dünyâyı sevenlerden ırag ol sözimi tut

Kârûna karîn olanı yeksana çekerler

 

Toymaz gözi çok olsa dahi mâlı harîsin

Geldikde ecel cismini dîdâna çekerler

 

Vârislere kalur nesi var ise kamusı

Cem' itdiği sîm ü zeri yâbâna çekerler

 

Muflís aña dirler yarın ol rûz-ı cezada

Ashâb-ı hukuk hak deyü dîvâna çekerler

 

Kuddûsîyedir heb bu nasâyih dahi saña

Kim tutar ise bil anı Rıdvâna çekerler

 

                   713

'Âşıkân bâğ-ı ma'şûk gülüni kokmak dilerler

Mest ü müstağrak dâ'im yüzine bakmak dilerler

 

İltifat itmezler dü-cihânın ziynetine hîç

'Işk ateşine her ne var ise yakmak dilerler

 

İşleri vecd u şevk u tarab hem raks u semâ'dur

Çağlayub akub deryâ-yı 'ışka akmak dilerler

 

Çünki bayrâmdur mahbûba her gün munkabız olmaz

Hüzn ü kabz-ıla kalblerin zühhâd sıkmak dilerler

 

Girdi Kuddûsî râh-ı merdâne istemez çıkmak

Münkir münafık girseler dahi çıkmak dilerler

 

                    714

Yâri dileyüb gayriyi terk eyleyen erler

Gösterdiler 'âlemde nice nice hünerler

 

Seyyah oluban geşt ü güzâr eylemez anlar

Çün haylî uzak yirlere bir demde irerler

 

Dünyâ ile 'ukbâya gönül virmeyüb asla

Dildâra teveccüh idüben toğrı giderler

 

'Abidlere cennet sözi lezzet virir ancak '

Uşşâk-ı Hudâ rü'yet-i dîdâra giderler

 

Çün rûz-ı ezel eylediler dost ile 'ahdi

Tâ vakt-i mülakata değin anı güderler

 

Zühhâd idemez zerresine sabr u tahammül

Şol çille-i 'ışkın ki anı günde çekerler

 

Kuddûsîye te'sîr idemez pendi fakîhin

Merdân-ı Hudâ çünki anı Hakka yiderler

 

               715

Ebnâ-yı zemânın çoğı il hakkını yirler

Nush eyleyene eyle sükût söyleme dirler

 

A'zâb-ıla ya sirkat ile biri birinin

Mâlını alub kalbine çün korkı virirler

 

Hîç havf u hazer eylemeyüb gice vü gündüz

Girüb evine her ne ki var ise alurlar

 

İnsaf u mürüvvet bu vakitlerde ider yok

Küçükleri balık gibi yir oldı kebîrler

 

Yok vâlî-yi nafiz ki ide anları tahvîf

Şer işi kılar şimdi civanlar gibi pîrler

 

Kuddûsî-yi miskîn ider anlara nasâyih

Pes diñlemeyüb sözine son demde gelürler

 

                     716

Bu 'ışkı baña zâhidler kerih gavgâ dimişler

Bize lâzım değildür öyle bed sevda dimişler

 

Kadîmden böyledir 'âdet atarlar 'âşıka taş

Ki nice 'ârif-i danalara tersâ dimişler

 

Riyâ şirk-i hafî deyü buyurmış Hak resûli

Anın-çün 'âşıkânın dilleri derya dimişler

 

Serây pâk olmayınca pâdişâha lâyık olmaz

Kulûb-ı ehl-i 'ışk Yezdâna hoş me'vâ dimişler

 

Me'âli bu kelâmın dilde komaz hîç sivâyı

İder Kuddûsîyâ 'ışk 'âşıkı sârâ dimişler

 

                    717

Firakın zehrini her dem yudan 'uşşâka sem neyler

Süyûf-ı 'ışk-ıla mecruh olan ekbâda em neyler

 

Sabâdan bûy-ı zülfün zerresin şol cân ki pes tuydı

Cihanın mâl ü câhını cinân mülkini hem neyler

 

Ma'ârif kenzini bulan hakîkat sırrına irer

Bu kîl ü kâli hem lâf-ı güzâfı ey dedem neyler

 

Hevâ-yı vaslına yârin düşen dil oldı dîvâne

Anın 'ışkıyla her kim oldı Mecnûn anda gam neyler

 

Melâmet hırkasın giyüb koyan nâmûsı Kuddûsî

Kayırmaz levmini halkın aña çün medh ü zem neyler

 

                718

Hudânın lutfına mazhar olan tevhide sa'y eyler

Gice gündüz beher dem her zemân tevhide sa'y eyler

 

Olur meşgul hemân zikre çeker el meyl-i dünyâdan

Yanub 'ışk odına idüb figân tevhide sa'y eyler

 

Ne dünyâ mâlını direr ne cennet ni'metin özler

Şarâb-ı 'ışkı nûş idüb kanan tevhide sa'y eyler

 

Resul dir bir 'amel tevhidi geçmez hem günâh koymaz

Aña îmân iden mü'min hemân tevhide sa'y eyler

 

Hem ol şâh didi tevhîd cümle zikrin efdalidir bil

Hadîs-i Mustafâyı haklayan tevhide sa'y eyler

 

Anı tekrar ide ide gelür pes gönline cezbe

Olur meczûb Hudâ ile kalan tevhide sa'y eyler

 

Gelür bu cezbeden sonra anın bil gönline 'irfan

Serây-ı gönline 'irfan tolan tevhide sa'y eyler

 

Görür her şeyde Allahı bilür 'ayne'l-yakîn bî-şek

Kamu mahlûkda Hallâkı bulan tevhide sa'y eyler

 

Toğar kalb 'âleminde şems-i 'ışk pür nûr olur ol dem

Ki 'ışkın şemsi gönünde toğan tevhide sa'y eyler

 

Dimiş kürsîde vâ'iz nâsa şeyhsiz itmeniz zikri

Kulağına bu pendi koymayan tevhide sa'y eyler

 

Beni çok zikr idin didi bize Kur'ânda çün Allah

Bu izni Hak Te'âlâdan alan tevhide sa'y eyler

 

İder Allah seni irşâd ki şeyhim yok deyü korkma

Sığınub Hakka bu bahre talan tevhide sa'y eyler

 

Bulunmaz şeyh deyü Kuddûsîyâ terk itme zikri sen

Hudâya vuslatı ârzû kılan tevhide sa'y eyler

 

                      719

'Aceb niçün behey gâfil nefı' virmez sana sözler

Geçer gaflet-ile gider bu giceler bu gündüzler

 

Gözini aç nazar eyle bu dolabı kuranı bil

Hemân tevhîde ol meşgul yazı kışı bahâr gözler

 

Seni halk eyledi zîrâ beni bilsün deyü ancak

Niçün bilem dimezsin sen bilürler anı gözsüzler

 

Yiyüb içüb uyumanla sanur mısın biter işin

Senin itdiklerini çün ider ahurda öküzler

 

Ölümü bil muhakkak hîç çıkarma hâtırından çün

Ki cân almağa 'Azrâ'il geliser vaktini gözler

 

Olur elbetde bir gün ki gider kuvvet bu a'zâdan

Ecel câmı hâzırlanub depeye dikilür gözler

 

Bedenden çıkıcak rûhın götürüb kabrine korlar

Çürür cîfe olur anda dutan eller güleç yüzler

 

Kıvandığın serâylar bağçeler bâğlar olur vîrân

Eser kalmaz birisinde kamusını ölüm düzler

 

Bu Kuddûsî olubdur müsta'îd ki mevte hâzırdur

Nolur ölürse çün 'âşık olan ma'şûkını özler

 

                      720

İkbâl idelim sıdk-ıla biz Hakka birâder

Ağyânna meyi itmeyelim er olalım er

 

Hem itmeyelim cennet içün biz aña kulluk

Zâhid gibi biz olmayalım ahmak u ahser

 

Şer'-ile 'amel eyleyüben râha gidelim

Envâr-ı ma'ârif ile kalb ola münevver

 

Tevhide çalışub gice gündüz bulalım zevk

Me'mûl ki 'ilim ola hakîkatde müyesser

 

Kuddûsîye bu nazmı Hudâ eyledi ilhâm

Aniñla 'amel iden olur mürşid-i rehber

 

                  721

Yâr zülfine esdikce sabâ telleri ditrer

Kim itse temâşâ anı mafsılları ditrer

 

Gülşende çiçek hem bezenüb dürlü be dürlü

Her birisi bir cilve ider gülleri ditrer

 

Mürgân içine gulgule düşmiş ötüşürler

Hem nâle idüb 'ışk-ıla bülbülleri ditrer

 

Bir goncaya 'âşık elini kokmağa sunsa

Endâmına heb lerze düşer elleri ditrer

 

Kuddûsîyi öldürmek imiş kasdı o hûbın

Ebruları müjgânları sünbülleri ditrer

 

                    722

Seni mahşerde mü'mindür diyü i'zâz iderler

Eğer îmân ile gitmek olur ise müyesser

 

Gurûr itmez bu gökçek sûretine ehl-i 'irfân

Çevir olur zalûm olur Hudâyı bilmeyenler

 

Bu sûretde kopar zann itme kabrinden her inşân

Olur kimisi meymûn kimi hınzîr kimisi har

 

Kimi arslan kimi kablan kimi katır kimi kelb

Kimi karga kimi baykuş kimi olur kebûter

 

Kişi kangı sıfatla muttasıf olur ise de

Girüb ol şekle iderler temâşâ halk-ı mahşer

 

Nice inşân girerler dürlii hayvân suretine

Güzel hey'et günâh şûmı ile bed şekle döner

 

Çalış tevhide rûz u şeb elifi çek mâsivâdan

Dahi çok eyle istiğfân her dem ey birâder

 

Bu Kuddûsî li-vechillah ider saña nasihat

Tutar isefi ider dahi seni 'uşşâka server

 

                723

Nemâza eyle ta'zîm ey birâder

Seni'Hak eylesün a'lâ vü bihter

 

Firâr it bî-nemâz mülhid şakîden

Uyuz 'illeti gibi saña serper

 

Aña kız virme hem kızını alma

Yarın girer o hınzîr şekline har

 

Yedirme hîç ta'âm bir lokma aña

Ölür ise dahi rahm itme ol er (

 

Nemâz kılânı sev Kuddûsiyâ çün

Hudânıfi sevdiği kul anı kılar

 

                  724

Cânân ise gönlüm aña râm olmağı ister

Gönlüm ise aniñla müdâm olmağı ister

 

Cânân ise ister ola gönlüm aña bende

Gönlüm ise kullukda devâm olmağı ister

 

Cânân ise ister ki vire goñlüme 'ışkın

Gönlüm ise 'ışk-ıla kıyâm olmağı ister

 

Cânân ise dir gönlüme kim nûş-ı şarâb it

Gönlüm ise mestâna imâm olmağı ister

 

Cânân ise dir gönlüme ko 'ârı ol 'âşık

Gönlüm ise rüsvâ-yı enâm olmağı ister

 

Cânân ise dir gönlüme geç nâm ü nişândan

Gönlüm ise bî-şöhret ü nâm olmağı ister

 

Cânân ise dir göfilüme Kuddûsîye yâr ol

Gönlüm ise 'uşşâka gulâm olmağı ister

 

                    725

Eliñde var ise ey hoca hüccet bize gel göster

Eğer bu 'ışkdan efdal bilür iseñ bir 'amel göster

 

Virirmişsin Hudâ 'âşıklarının küfrine fetvâ

Getür buldiñ ise Kur'ân içinde bir mahal göster

 

Salât u savm-ıla sanma olur hâsıl ledün 'ilmi

Fünûn içre bu fenne bulunur ise bedel göster

 

Bu 'ışk-ı pâke nâ'il olamaz şol bî-basar münkir

Gerekse yüz kitâb okı gerekse yüz mesel göster

 

Şol insân kim 'asel adın işitdi yimedi hergiz

Ne bilsün dâdını aña 'asel göster basel göster

 

Tarîk-ı 'ışka dimişsin dalâlet râhı ey sûfî

Erenler yolıdır bunda bulunursa halel göster

 

Nedir bu rütbe Kuddûsî fakîre buğzına bâ'is

Cihân içre eğer var ise bî-'ışkdan adal göster

 

                 726

Hudânın dostı Peygamber

Hem enbiyânın sultânı server

 

Gökler ti yirler kürsî yanında

Sahrâda yatur hulkıya benzer

 

Kanatdılar zincîr ile asılmış

Taht-ı kürsîde bir şey'i asfer

 

Kürsîde 'arşın altında maslûb

'Arş cümlesinden a'zam u enver

 

Kün hitâbıyla anlar yoğiken

Var iden yokdan Hallâk-ı ekber

 

Zâtında Hakkın itme tefekkür

Hilkatinde idüb olgıl muzaffer

 

Kendüsi bilür zâtını ancak

Bizi düşünmek dîvâne ider

 

Nehy eylemişdir bizleri andan

Şâfı'-i ümmet sâhib-i kevser

 

Eyle Kuddûsî halkda tefekkür

Kudretin bilüb Hâlikın ol er

 

                   727

Kubbeler altında gizlü evliyâ her an gezer

Anları gören sanur ki birtakım nâdân gezer

 

Her sıfât-ıla sıfatlanurlar anlar sûretâ

Kimi uslu kimi dîvâne kimi sekrân gezer

 

Yok nişânı anların kim her gören fehm eyleye

Kimisi giymiş samûrlar kimisi 'uryân gezer

 

Kimi sâ'il kimi tâcir kimi seyyid kimi kul

Kimisi gül gibi handân kimisi nâlân gezer

 

Kimisi nâs ile ülfet eyleyüben yir içer

Kimi halkdan vahşet idüb dâ'imâ hayrân gezer

 

Kimi sâzende kimi kürsîde halka va'z ider

Kimi 'ârif kimi 'âşık kimisi büldân gezer

 

Kimi 'âlim kimi ümmî kimi tâlibdür henüz

Kimi sâlik kimi mürşid gizlüce sultân gezer

 

Kimi kâdî kimi müftî kimi 'asker kimi şâh

Kimi harrâs kimi ırkâd kimisi çoban gezer

 

Kimi dellâl kimi cezzâr kimi hırka ehlidür

Kimi bir köhne pelâs içre fakîr pinhân gezer

 

Sûretâ kimi harâbâtî sanursiñ şerr-i nas

Kimisi itmez tesettür sâhib-i bürhân gezer

 

Kimi Şâmî kimi Mısrî kimi Hindî kimi Türk

Kimi Rûmî kimi Tâtâr kimisi a'vân gezer

 

Kimi erkek kimi nisvân kimisi şâb kimi pîr

Kimisi menfûr-ı nâs olmış zelîl ü giryân gezer

 

Gavs-ı a'zam kutb-ı a'lem bil kimi gorseñ hemân

Gönlini yap himmet iste derd gezer dermân gezer

 

Eyle Kuddûsî Hudânın kullarına hüsn-i zann

Kimi görsen di velîdür bu kişi pinhân gezer

 

                       728

Rü'yâda içdim iki deryâyı suları sâfî billura benzer

Bir demde itdim nûş cümle mâ'î dir beni gören mahmûra beñzer

 

Dünyâ suyına benzetme zinhâr hem tatlı baldan başka hâlet var

Şâribin içi tobtolu envâr taşrası Nîl-i deycûra beñzer

 

Biri mecâzî 'ışk o deryânın 'ışk-ı hakîkî birisi anın

Gerçek bu rü'yâ dostlar inaniñ aña inanan mağfura beñzer

 

İtme istib'âd Hakkiñ işini 'âşıkın eyler tasdîk düşini

Bil hem aniñ sen gözi yaşını katresi bahr-i mescûra beñzer

 

'Uşşâk-ı Hakkı eyleme inkâr kahr ider hasmın anların Kahhâr

Çün ol gürûhın düşmânı bed-kâr şol Ebâ-Cehil ma'mûra beñzer

 

Nice bir buğz u gavgâ şemâtet 'âşıka zâhid itmek 'adâvet

İtmez nifâka tevbe nedâmet kalbinde inkâr mestûra beñzer

 

Olgıl muhibbi 'âşık gedânıfi kalbini ta'mîr it hemân aniñ

Çün zâkir ider dâ'im Hudânın yok aña mahbûb mezkûra beñzer

 

Kâr-ı nasîhat cümle ihvâna eyler mi te'sîr pend münkirâna

Nâsı da'vetdir kasdı Yezdâna ol niyyet-ile me'cûra beñzer

 

Rif'ate 'ilme 'izze kıvanma nushın kabûl it hergiz usanma

Sa'yini anın beyhûde sanma size nush-ıla me'mûra beñzer

 

İtsün dir iseñ Hak seni ahsen hüsn-i zann eyle Kuddûsîye sen

Hem olma aña dahi idenlerden 'ışkdan nasibi mevfûra beñzer

 

                      729

Bil hilye-i merdân-ı Hudâ terk-i sivâdır

Ağyâra meyil eyleyeniñ 'ömri hebâdır

 

Bu menzile 'âbid iremez çünki aniñ pes

Maksûdı cinân içre hemân nân u nevâdır

 

Bu 'arsada baş oynadı merdân-ı mahabbet

Her kim ki kılar cânı fidâ dosta salâdır

 

Vâ'iz sakın uzatma zebániñ bize çünki '

Uşşâka cefâ eyleyeniñ hasmı Hudâdır

 

'Işk ehline dahi eyleme zîrâ o gürûhın

Hak goñlini cezb eylemiş anlar büdalâdır

 

Kuddûsîye cevr itmek ile 'ışkdan usanmaz

Ey zâhid aniñ himmeti ma'şûka likâdır

 

                            730

Saña birkaç sözüm vardır ki her derde devâdır

Anı tutan muhakkak bil ki mahbûb-ı Hudâdır

 

Marazlar içine tolmış seni iderler ihlâk

Şarâb-ı müshili nûş eyleyüb sürmek revâdır

 

Bu sözime inan yokdur hilâf anda 'azîzim

Goñül emrâzına zîrâ mücerreb bil şifâdır

 

Eğer sâlik çalışub anları çıkarmaz ise Olur

İblîs gibi merdûd ki Hakdan ol cüdâdır

 

Kulak vir sıdk-ıla diñle hazer kıl saña diyem

Marazlar didiğim kibr ü hased 'ucb u riyâdır

 

Şarâb-ı müshili bil kim diyem saña nedir ol

Hemân iste Hudâdan anı çün ulu 'atâdır

 

Şarâb-ı müshil ancak 'ışkdır anı eyle tahsîl

Ki şöyle bil ki bu 'ışk bâ'is-i vasl-ı likâdır

 

Bu 'ışka zikr-ile nâ'il olur sâlik birâder

Aña meşgul olanlar heb gürûh-ı evliyâdır

 

Eğer dirseñ ki zikrin efdali ne söyle ey yâr

Kamunın efdali tevhîd diyen dost Mustafâdır

 

Bu Kuddûsî nasihat eyleyüben dir murâdım

Rızâ-yı Hak dahi ihvânımızdan bir du'âdır

 

                  731

Medîne menzil-i vahy-i Hudâdır

Medîne menba'-ı feyz-i hüdâdır

 

Medîne oldı yenbû'ı 'ülúmuñ

Medîne muksim ü 'ilm-i 'atâdır

 

Medîne ümm-i büldân didi Tâhâ

Kamu büldân aña rızk-ı gıdâdır

 

Bukâ'ın efdalidir Mekke andan

Medîne kâ'il-i hayrü'l-verâdır

 

Niçün olmaya eşref cümle yerden

Turan anda Muhammed Mustafâdır

 

Zemîn ü âsümân heb gıbta eyler

Ki me'vâ-yı imâmü'l-enbiyâdır

 

Aña dertlü varan bulur devâlar

Kamu emrâza toprağı şifâdır

 

Olubdur mevlidi pes Mekke şehri

Medîne mehcer-i bedri'd-dücâdır

 

Medîne nefy ider komaz içinde

Sürer anları ki tarda sezâdır

 

Medîne ehline kim ide ta'zîm

Kıyâmetde yiri tahte'l-livâdır

 

Medîne ehline viren hediyye

Ulu devletlere irse revâdır

 

Medîne ehline cevr eyleyenler

Sa'âdet bulmaz anlar eşkıyâdır

 

Medîne ehliniñ ayağı tozı

Bu Kuddûsî gözine tûtiyâdır

 

               732

Bu pendi okuyub tutan kişiler evliyadir

İnan kardaş ki ma'nâ-yı hadîs-i Mustafâdır

 

Kitâbda bu hadîsi göricek ihvâna yazdım

Gerekdir bize çün kavl-i Resûl-i Müctebâdır

 

Su'âl itdiler andan ümmetin eşrârı kimdir

Buyurdı ol sa'âdetle ki eşrâr ağniyâdır

 

Murâd bil ağniyâdan hırs-ıla dünyâ sevenler

Mahabbet eyleyen ol cîfeye Hakdan cüdâdır

 

Zarar virmez helâl mâl sevmeyüb hırs itmedükce

Anı sen sevme Kuddûsî di mahbûbım Hudâdır

 

                       733

Dimiş ki Resul mü'mine mir'ât-ı Hudâdır

Şükr eyle birâder bu fazîlet çü sanadır

 

îmânını tevhîd ile tecdîde devâm it

O1 cisme şifâ ruha safâ kalbe cilâdır

 

Sa'y eyleyüben leyl ü nehâr 'ârif-i zât ol

Bil ma'rifeti sâlike bir tuhfe 'atâdır

 

Hak olur imiş zákiriniñ çünki celîsi

Olsun dir iseñ saña celîs anı anadır

 

Tîz kalbe tolar 'ışk-ı Hudâ zikr-ile zinhâr

Kuddûsîye de zikr-i şerîf ulu nevâdır

 

                    734

'Âşıklara 'ışkın elemi zevk u safâdır

Zann eyleme bu 'ışkı ki beyhude hevâdır

 

Hor bakma sakın 'âşık-ı rüsvâ-yı cihâna

Ol ma'nîde sultân velî sûretde gedâdır

 

Mü'min aña dirler ki ola ma'rifet anda

'İrfânı aniñ kim yoğ-ısa nâra sezâdır

 

Bu ma'rifetiñ mâyesidir cezbe-i Rahmân

Tahsîl idegör anı ki derdiñe devâdır

 

Sen dirseñ eğer cezbeyi ben kande bulayım

Bil aña sebeb leyi ü nehâr zikr-i Hudâdır

 

Mağrûr oluban zühdiñe dûr olma bu 'ışkdan

Ey zâhid-i mağbûn emeğin yohsa hebâdır

 

Kuddûsîye Hak 'ışkı vire 'âbide cennet

Matlûbı anıfi 'ışk-ı Hudâ terk-i sivâdır

 

                    735

Salâ 'uşşâk-ı cânâne visâlin şimdi çağıdır

Tağıtmış zülfini gûyâ o sayyâdın tuzağıdır

 

Mülâzım olmışuz dâ'im kapusında koyub başlar

O yârin âsitânı çünki 'âşıklar turağıdır

 

Biz ol deryâ-ı 'ışk içre gezer mâhîleriz gûyâ

Bu ni'metler bizi sayd itmek içün özge ağıdır

 

O bir dilber ki 'âlem halkı olmış hüsnine hayrân

Bizi mest eyleyen ol gül ruh-ıla al yanağıdır

 

Bu Kuddûsîye Kulluk tarzını 'ışk eyledi ta'lîm

Anın üstâdı oldı 'ışk u ol 'ışkın çerâğıdır

 

                    736

Senden özge ey Hudâ Perverdigârım var mıdır

Rızkımı dâ'im virir bir Kird-gârım var mıdır

 

Cümle mahlûkâtı sensin besleyen leyl ü nehâr

Yâ benim bir gayrı cömerd şehr-yârım var mıdır

 

Çünki ben yitmiş sekiz yaşında haste kocayım

Hâlimi bilüb gelüb her dem sorarım var mıdır

 

Pes garîb oldum vatanda sen terahhum kıl baña

Sen eğer rahm itmez iseñ kâr-güzârım var mıdır

 

Zikrine meşgul bu Kuddûsî marîz ise dahi

Dir seniñ zikrin gibi bir yâr-ı gârım var mıdır

 

                       737

Bir hûba 'aşık olmışam ki cümle halk hayranıdır '

Işkın şarâbın nûş idenler tâ ebed mestânıdır

 

Her kimi cezb itdi ise geçdi sivâsından anın

Nicé selâtîn-i cihân ol cezbeniñ 'uryânıdır

 

Keşf ü kerâmet ile ma'rûflar gurûr u 'ucb idüb

Dostdan cüdâ oldı çü mu'cibler anın düşmânıdır

 

Yazmak okumak bilmeyen ümmîleri kıldı velî

Nice koyun güden çobanlar ol şehin yârânıdır

 

Şart-ıla kulluk eyleyen 'ubbâdı matrûd eyledi

İblîs ü Bersîsâ vü Bel'am dûzah-ı sükkânıdır

 

Anlarda 'ışk u cezbe çünki yok imiş bil ey ahî '

Işksız 'ibâdet eyleyen Hak râhının nâdânıdır

 

Hâsıl olur 'ışk-ıla tîz kalbde hulûs bî-şekk ü reyb '

Âbidde ihlâs olmadıkça heb işi şeytânîdir

 

'Işk zikr-ile hâsıl olur aña çalışub 'âşık ol

Maksûdı ancak 'âşıkın pes rü'yet-i cânânıdır

 

Tevhîd imiş hem cümle zikriñ efdali itme gümân

Zîrâ anı diyen cemî'-i enbiyâ sultânıdır

 

Mevlâ bu nutkı eyledi ilhâm fakîr Kuddûsîye

Zâhid güzâf zann itmesün anı kamu Rahmânîdir

 

                      738

Çün Muhammed cümle halkın aslı Hakkın yâridir

Hem resûl-i ins ü cin peygamberân serdârıdır

 

Nûrını evvel yaratmış cümle mahlûkdan Hudâ

Hâlikın ol Mustafâ vü Ahmed-i Muhtârıdır

 

Andan özge baş göziyle kimse Hakkı görmedi

Ol anın mahbûbıdur hem 'âşık-ı dîdârıdır

 

Evvelîn ü âhirinin 'ilmini virmiş aña

Kird-gârm 'ârifi hem 'âlim-i esrârıdır

 

Buldılar gamdan selâmet enbiyâ ol şâh-ıla

Dû cihânda çâresiz kalanlanın ol çârıdır

 

'İllet-i gâ'iyye-i kevn ü mekândır şübhesiz

Halk-ı 'âlem bâ'isi hem cümleniñ sâlârıdır

 

Rûz u şeb şevk-ıla Kuddûsî ider âh u figân

Bu garîb müştâk hezârm ol gül-i gülzârıdır

 

                     739

Beni dîvâne kılan bir güzelin behcetidir

Gice gündüz hemân andan dileğim vuslatıdır

 

Nice demler kapusında idüben âh u figân

İki gözümden akan yaş sebeb-i firkatidir

 

Bu cihânı baña zindân iden 'ışkıdır aniñ

Başıma halkı üşüren bu cünûn 'illetidir

 

Nideyim kalmadı hergiz tâkatim sabra benim '

Aşık-ı'bîçârenin âh u figân 'âdetidir

 

Baña ta'n eyleyeniñ yok mıdır iz'ânı 'aceb

Ki sebeb vecdime dâ'im dilimiñ hayretidir

 

Tarab eyler oda yanan taş ata sûfî hemân

Düşiren anı gurura bî-hulûs tâ'atidir

 

'Ameliñ rûhı çün ihlâs ansız olur bilgi hebâ

Nâsı müflis iden ancak nâs ile ülfetidir

 

İdegör Kuddûsîyâ ünsiyet ol yâr ile çün

Kulı Mevlâya yakın eyleyen ünsiyyetidir

 

                     740

Dünyâya gönül virme ki vîrân olacakdır

Heb cümle gidüb Vâhid-i bî-çûn kalacakdır

 

Fırsat eliñe girmiş iken eyleme gel fevt

Cânlar alıcı cânını bir gün alacakdır

 

Pes 'âleme hükm idici sultân dahi olsañ

Kabr içre girüb gozleriñe hâk tolacakdır

 

Her kim ki anadan toğuban geldi cihâna

Âhir anı mevt zîr-i zemîne salacakdır

 

Pek sevdiceğin sîm ü zeri mülk ü metâ'ı

Hak sevmediğin várisiñe mâl kılacakdır

 

Fânî evini tezyîn idüb bağlama dil çün

Bir gün ola ki ıssı gidüb yıkılacakdır

 

Kuddûsî-yi bî-çâre sivâ koyma gönülde

Ağyârı koyan yârini zîrâ bulacakdır

 

                    741

'Âşık olanın kalbi mücellâ yüzi akdır

Var sen de hemân cânını 'ışk odına yakdır

 

Bu hufret-i sugrâda telef olmada zevk yok

Ceyhun oluban bahr-i muhîte yüri akdır

 

'Ubbâda Hudâ virdiği dem hûr u cinânı

'Işk ehline emr ide ki sen yüzime bakdır

 

Yok fâ'ide hîç zâhide vasf eyleme 'ışkı

Çün kalbi anın bil ki hacerden katırakdır

 

'Işk atına kim bindi ise irdi murâda

Kuddûsî hemân bin yola git menzil ırakdır

 

                   742

Ma'şûkına 'âşık irince mest-i lâ-ya'kıl olur '

Işkın virüb ma'şûkı ol bî-çârenin 'aklın alır

 

Hîc iltifât itmez anın ağyârına görmez gözi

Her kande bakarsa anı anda görüb hayrân kalır

 

Pervâne-veş 'ışk odına yanub ider cânın fedâ

Yanmakda eyler iftihâr çün kalbi hoş lezzet bulur

 

Başlar anı zikr itmeye turmaz hemân leyi ü nehâr

Bülbül gibi feryâd ide ide çıkub rûhı ölür

 

Kuddûsiyâ gel sen de 'ışk âteşine yan ol mahıv '

Âşık olan ma'şûkının yolunda mahv olsa nolur

 

                  743

Tıfl iken zâhid henüz bu yolda şâb oldum sanır

Özini tanımayub 'âlî-cenâb oldum sanır

 

Mekteb-i 'irfâna girüb ebcedi öğrenmemiş '

İlm-i zâhir okumakla feyz-yâb oldum sanır

 

Hîç karınca idebilür mi meges-veş irtifâ'

Ki kanatlanınca ol miskîn zübâb oldum sanır

 

Perde-i zühd-ile mahcûb olmış ol nâdân hemîn

Bilmeyüben nâ'il-i ecr ü sevâb oldum sanır

 

Nâgehân bir meclis-i 'ışka girer ise eğer

Bir kebîre irtikâb itdim harâb oldum sanır

 

Zerre-i nâçîz iken 'ucb u gurûra düşüben

Müdde'î bî-behre gûyâ âfitâb oldum sanır

 

Ma'rifetden nokta yok kalbinde Kuddûsîleyin

Kurılub sadr-ı mecâlisde lübâb oldum sanır

 

                       744

'Âşıka 'ışkın odına her ân yanmak yaraşır

Dest-i sâkîden hamn nûş idüb kanmak yaraşır

 

İltifât itmek çün harâm dostın mâsivâsına

İki cihânın ni'metinden usanmak yaraşır

 

Nakkâşa müştâk olan nukûşa hergiz aldanmaz

Ancak nisâya dürlü nakşa aldanmak yaraşır

 

Gerçek erenler hırka içinde gizlü selâtîn '

Ârife dünyâ kılletine katlanmak yaraşır

 

Mevti çok yâd it kalbin uyansun hâb-ı gafletden

Yol mahûf uzak sana erken uyanmak yaraşır

 

'llm-i nebîye vâris olan hîç sihre inanmaz

Câhile sihr-i sehhâreye inanmak yaraşır

 

Turma Kuddûsî ol zikre meşgûl ma'rifet kazan

Bize çalışub 'ışk u 'irfân kazanmak yaraşır

 

                        745

Bilmeyüb nakkâşı dâ'im nakşa bakmak nice bir

Su gibi mâyi' olub ingine akmak nice bir

 

Rûz u şeb tevhide meşgûl ol ki Hakkı bilesin

Eyleyüb dünyâyı ta'mîr dîni yıkmak nice bir

 

Sa'yı mikdân bulur feyzi kişi çalış hemân

Gaflet-ile harmen-i 'ömrini yakmak nice bir

 

'Işk-ı Mevlâ zikr-ile kalbe tolar deryâleyin

Dil serâyına sivâ-yı şâhı tıkmak nice bir

 

Gâfıl olma bir nefes Kuddûsîyâ usanma hem

Zikr-i Kuddûsdan behey dîvâne bıkmak nice bir

 

                      746

Nice bir bu elem-i firkat-i dildâr nice bir

Nice bir bu keder-i ülfet-i ağyâr nice bir

 

Bize olur mı müyesser 'aceb ol şâha visâl

Nice bir bu kesel ü gaflet ü evzâr nice bir

 

Kaçalım halk-ı zemândan gidelim Hakka hemîn

Nice bir bu fukarâya buğz u inkâr nice bir

 

Kâdiriyyü'l-vakt olalım gidelim yolımıza

Nice bir bu hubb-ı dünyâ cem'-i dînâr nice bir

 

Geliyor mâh-ı Muharrem kabanr nefs-i Yezîd

Nice bir bu it gibi hırıltı her bâr nice bir

 

Yanına varanı kapar şol kudurmış kelb gibi

Nice bir bu sitem ü cevr-i sitem-kâr nice bir

 

Ki bu aylar gelicek ta'na cesâret ider ol

Nice bir bu gazab u hışmet ü evzâr nice bir

 

Eylemez gayre şikâyet Tenrisin 'ârif olan

Nice bir bu nâsa şekvâ hâli iş'âr nice bir

 

İdelim şevk-ıla zikri çalalım tabi u kudüm

Nice bir bu hazer ü havf u riyâ 'âr nice bir

 

Yolumuz Hazret-i Geylânî yolı çünki bizim

Nice bir bu bize hor bakdılar anlar nice bir

 

Biz anın işiğinin bendesiyüz ez-dil ü cân

Nice bir bu bende-i nefs-ile bâzâr nice bir

 

Nice bir fâsıkı sâlih sanuban sevdiğimiz

Nice bir bu 'amel-i bâtılı ızmâr nice bir

 

Yiridür ehl-i nifâkın derk-i esfel didi Hak

Nice bir bu şerri ızmâr hayrı izhâr nice bir

 

O münâfık bizi aldadığını Tenri bilür

Nice bir bu garaz-ı fâsidi iksâr nice bir

 

Virdi Kuddûsîye nefret mâsivâ endîşesi

Nice bir bu mâsivâya meyle ısrâr nice bir

 

                     747

Ey Kâdir ü Hâdî beni bu kîl ile kâlden geçir

Mest-i müdâm it dâ'imâ ağyâra ikbâlden geçir

 

Varlık sana mahsûs hemân yokluk benim hâlim-durur

Toldır içime 'ışkını pes cümle işgâlden geçir

 

Unudayın iki cihânın devletin gidem sana

Şol ibn-i Edhem-veş kamu evlâd u emvâlden geçir

 

Kıl fazl u lutfınla gürûh-ı 'ârifândan ey Lâtîf

Bu bî-hulûs-ı takvâdan 'ilm-ile a'mâlden geçir

 

Dostun Muhammed hürmetine bu garîb Kuddûsîyi

Mevzun kelâm inşâ ile i'câb u imlâlden geçir

 

                       748

Şehâdet eylerem hakkâ ki Hâlik Ferd ü Ahaddir

Bu mevcûdâtı mûcid ol hemîn Hallâk u Vâhiddir

 

Şerîki yok nazîri yok vezîri yok nasîri yok

Şerîki var diyen müşrik-durur çün hakkı câhiddir

 

Şerîki olsa idi mülk nizâm bulmaz idi bir dem

Anı bir bilmeyen mü'min değil îmânı fâsiddir

 

Bu mahlûkât yoğ-iken var idi ol Kâdir ü Kayyûm

Ne bilsün Hâlikın gâfil ki anın tab'ı câmiddir

 

Hemân zikr eyle Kuddûsî dilinden kesme tevhidi

Sülük ehline tevhîd şübhesiz kuvvetli mürşiddir

 

                         749

Bize sûfî buğz idermiş zikr-i Yâ Hûya ne dir

Gönlümüzde çağlayub coşub akan cûya ne dir

 

Tolanub pervâne-veş etrâf-ı şem'i şevk-ıla

Ateşe yanmağa itdikleri ârzûya ne dir

 

'Aşıkın gitmez hayâlinden cemâli yârinin

Gözine ol derd-mendin görinen rüya ne dir

 

Çalınub tabl u kudüm ney Allah Allah diyicek

Rikkat-i kalb-ile gözden dökilen suya ne dir

 

Ta'n ider Kuddûsîye münkir tarab eyler diyü

Dost ilinden şol sabâ ile gelen bûya ne dir

 

                           750

Cezbe mi 'ışk mı cünûn mı bilmezem bu hâl nedir

İdemem idrâk Hudânın sevdiği a'mâl nedir

 

Kulluğa yitmez gücüm hergiz cevârihle bugün

Oluben mahzûn direm bu kıldığım ihmâl nedir

 

Bendeye lâyık olan Mevlâsına hıdmet imiş

Hıdmete yok iktidârım yâ bu gökçek fâl nedir

 

Eyledim çünki tefe'ül geldi 'ışk yahşi baña

Câhil iken yazdığım bu vezn-ile akvâl nedir

 

Hem koca hem haste hem meczûb bu Kuddûsî fakîr

Pes zemânın halkını itdiği istiskâl nedir

 

'Işk beni dîvâne kıldı

 

'Işk beni dîvâne kıldı bilmez oldum 'âr nedir

Var ise gel söyle zâhid bundan a'lâ kâr nedir

 

Urdı bu 'ışk bağrıma bir yâre ki tîmârı yok

Sen tabîb-i hâzık iseñ di aña tîmâr nedir

 

Görelim göster bize bir dîni bütün Müslimân

Sen de dirsin Müslimem biliñdeki zünnâr nedir

 

Yârdan özge her ne ki goñlüñde var zünnârdır ol

Fehm idebilmezsin aslâ yâr nedir ağyâr nedir

 

Sâlikifi sermâyesi 'ışkdur sülük ansız muhâl

Çünki 'âbid bilemez dîdâr nedir dîvâr nedir

 

Şol kişi kim gönline 'ışk tolmadı deryâ-misâl

Her kimi görse sorar bu 'ışkdaki esrâr nedir

 

Zevk ile ma'lûm olur ancak bu 'ışkın lezzeti

Tatmayan fark idebilmez bal nedir âher nedir

 

Şükr-i bî-had Teñriye kim 'ışkı bahş itdi bize

Anlamaz bî-'ışk olanlar dost-ıla bâzâr nedir

 

Ol sanur ki kâl ile fehm olınur esrâr-ı 'ışk

Göz görür mi 'âşıkın içindeki envâr nedir

 

Yandı Kuddûsî bugün 'ışk odına oldı remâd

Eylemez ârzû-yı cennet bilemez hem nâr nedir

 

Avâmın dürlü hânından

 

Avâmın dürlü hânından bize kuru çörek yeğdir

Yimekden şübheli helvâ şa'îr ü mercimek yeğdir

 

Ta'âm-ı ağniyâda gerçi var kesret velâkin bil

İder ifsâd bizi kesret kanâ'at eylemek yeğdir

 

Olısar çok yimekden çok maraz hâsıl işit kardaş

Tabîb-i hâzıkın sözi budur ki az yimek yeğdir

 

Behâ'imden nedir farkın haber vir var ise fehmin

Eğer inşân isen düşün ki pek çok yimemek yeğdir

 

Hudâ her ne virir ise yiyüb şükr eyle Kuddûsî

Ki râzî olmışam taksîm-i Rezzâk eylemek yeğdir

 

Aşüfte kılan bizi

 

Aşüfte kılan bizi güzeller güzelidir '

Âşıklığımız şimdi değil tâ ezelîdir

 

Medh eyleme vâ'iz bize sen hür-ı cinânı

Ağyâra meyil eyleyeni bil ki delidir

 

Enîs-i Izidiz dâ'imen çünki anınla

Dil virmişüz ol dilbere kim lem-yezelîdir

 

Zann eyleme zâhid bizi kendin gibi mağbûn

Zîrâ yolumuz iki cihân fahri yoludur

 

Dört yoldur anın açdığı yollar bize ammâ

Gizlü kimisi dahi sa'b kimi celîdir

 

Biz bir yola girdik ki gider aña mecâzib

Anları gören dir ki cihân mübtezelidir

 

Cezb itdi Hudâ bizi hemîn 'ışkını virdi

Bildik ki çeken bizi aniñ kudret elidir

 

Sûretde hakirdir bu gürûh gerçi velîkin

Her biri hakîkatde Hudâ dostı velîdir

 

Fazlıyla bu Kuddûsîyi cezb eyledi Kuddûs

Miskin ü zelîl 'âşık-ı bî-çâre kulıdır

 

Bir dilberi sevdim ki

 

Bir dilberi sevdim ki cihânın güzelidir

Dil virdim aña 'ışk-ıla 'ahdim ezelîdir

 

Lutf u keremi fazl u 'atâsı katî çokdur

Bulunmaz aniñ misli ki bir bî-bedelîdir

 

Dil hânesini yıkdı harâb eyledi bu 'ışk

Geldi baña bu derd ki o yâri sevelidir

 

Rahm eylemez ağladığına záhidiñ ol yâr

Bilür ki kamu dökdiği yaşlar 'amelîdir

 

Mahrum mı kalur bî'at iden 'ışk-ı 'azîze

Hırmânına bâ'is fukarânm keselidir

 

'Âşık aña dirler ide terk gayriyi dostiñ

Şol cennet içtin sa'y ideni bil ki delidir

 

Kuddûsîye 'ışk Nahnü kasemnâda virildi

'Âşıklığı rü'yet-i nigârı görelidir

 

Ehl-i 'ışka nâr-ı 'ışk

 

Ehl-i 'ışka nâr-ı 'ışk bâl u şekerden tatlıdır '

Âşık-ı Mevlâya 'ışkın zahmeti lezzetlidir

 

'Işk odı yakub zer-i hâlis gibi sâfî kılar

Anlar içtin 'ışk u cezbe sahibi kuvvetlidir

 

Zikr-ile hâsıl olur 'ışk rûz u şeb sa'y it aña '

Abidiñ 'ışksız 'ibâdâtı kamu âfetlidir

 

Cümle zikriñ efdali tevhîd dimiş şâh-ı rüsül

Dû cihânda anı iksâr eyleyen 'izzetlidir

 

Cân u dilden diñle Kuddûsî sözin tut ey ahî

Bu sözi her kim tutar başı anın devletlidir

 

İktirâb itdi kıyâmet

 

İktirâb itdi kıyâmet havf u haşyet vaktidir

Bilmiş ol zinhâr Hicâza 'azm-i hicret vaktidir

 

Medrese mescid binâ itmek hamâkatdır bugün

Çekdiğin zahmet hebâ hep çünki rihlet vaktidir

 

Mâlını itlâf u isrâf eyleme tut sözimi

Dirhem ü dînâra şimdi mess ü hâcet vaktidir

 

Cümle ümmet kor gider mülk ü esâs-ı beytini

Yüce eyvan yapmagıl sanma sefâhat vaktidir

 

Pes kıyâs itme bu vakti başka evkâta sakın

Her kişi itdikleri cürme nedâmet vaktidir

 

Çok mesâcid yok namâzını huzûr-ıla kılan

Hâlbuki bu gün tazarru'la 'ibâdet vaktidir

 

Eyle istiğfâr gözünden yaş yirine kan döküb

Bu zemânda çok 'alâmetler kıyâmet vaktidir

 

İttifâkîdir kıyâmet olması bil kâ'ime

Dört yüz-ile beş yüzüñ beyninde gamret vaktidir

 

'Aklını dir başıfia terk eyle dünyâ zînetin

Hoş bilür 'âkil olanlar terk-i zînet vaktidir

 

Eyle Rezzâka tevekkül rızk-ıla oldur zamîn

Virdiğine kâni' ol sabr u kanâ'at vaktidir

 

Tut bu Kuddûsî fakíriñ nushını sen ey püser

Ataniñ evlâdına zîrâ nasihat vaktidir

 

'Işkın meyine kanmayanın

 

'Işkın meyine kanmayanın kârı keseldir

Zühdine gurûr eyleyeniñ işi dageldir

 

Savm-ıla salâtında eğer yoğ-ısa ihlâs

Heb saña vebâl oldı anı sanma 'ameldir

 

Var kalbini pâk eyleyegör kibr ü riyâdan

Çün müşrik olan kişi behâ'imden adaldir

 

Gerçi bu sözüm zâhide acıdır ağudan

'İrfanı olan kişilere kand ü 'aseldir

 

Kuddûsîye ilhâm-ı Hudâ oldı bu iş'âr

Sen eyle te'emmül anı kim hoşça gazeldir

 

Hudânın birliğine

 

Hudânın birliğine halk-ı 'âlem heb delildir

Şerîki yok mu'îni yok Ahad Ferd ü Celîldir

 

Eğer olsa idi iki bu mülk olmazdı ma'mûr

Bu mülkin mâlikin bir bilmeyen müşrik rezîldir

 

Seni bir nutfe iken ahsen-i hey'etde kıldı

Bilürsin aslını bî-şübhe kim mâ-yi kalîldir

 

Kıyâs eyle kamu mahlûkı saña kıl tefekkür

Anı bir bilmeye zîrâ tefekkür hoş sebildir

 

Tolar kalbe tefekkür itmek ile cezbe-i 'ışk

Gidilmez 'ışka cezbe olmayınca yol mehildir

 

Diliñden kesme tevhidi gice gündüz devâm it

Kulacı ehl-i tevhîdifi çıkar 'arşa tavîldir

 

Resülullah 'Alîye anı telkîn eylemiş bil

Gözüm nûrı çalış tevhide çün nef'i cezîldir

 

Bu Kuddûsî fakíriñ tut sözini ey 'azîzim

Tevekkül eyle Mevlâya ki ol saña vekildir

 

Zuhûr-ı Hazret-i Mehdî

 

Zuhûr-ı Hazret-i Mehdî zemânı bil yakındır

Nebí Isâ nüzûl vakti hem ol vakte karîndir

 

Kıyâmet iktirâb itdi dimiş Kur'ânda Mevlâ

Resûle anı inzâl eyleyen Rûhü'l-Emîndir

 

Anın dört yüz ile beş yüz arasında kıyâmı

Dimişler ehl-i 'ilmiñ cümlesi emr-i mübîndir

 

Sene biñ iki yüz elli tokuzdur şimdi târîh

Çekilmek vakti mü'minler Hicâza müstebîndir

 

Cehâlet zulmeti yir yüzini itdi ihâta

Ki 'ilmiñ tâlibi az ekser-i nâs câhilindir

 

Havâs gizlendiler çünki bilinmez oldı şimdi

Mukallid müdde'î nâdân ü gâfıl post-nişîndir

 

'Avâmın ekseri 'uşşâk-ı Hakka buğz iderler

Hudâ zâkirlerine zâhid-i bî-'ışk mühîndir

 

Halîfe bir diyânetlü velîyullah kişi hem

Du'âcısı amfi ehl-i semâvât u zemindir

 

Adı ' Abdülmecîddür ol 'azíziñ it muhabbet

Muhibbi ol mu'azzî çünki Rabbü'l-'âlemîndir

 

Anı her kim sever ise olur mahbûb-ı Yezdân

Dahi iki cihânda cümle âfâtdan emîndir

 

İhânet eyleyen aña olur makhûr u magzûb

Çün ol bu ümmet-i melhûfeye çâr-ı güzîndir

 

Eğer olmasa bir gün ol uyanur fitne derhâl

Fesâd ile cihân toldı cehennem-veş sahîndir

 

Bize hem vâcib olmışdur o şâh-ı 'âlem içün

İtâ'at u du'â zîrâ şi'âr-ı mü'minîndir

 

Sakın nazm itdi Kuddûsî buni sun'-ıla sanma

Anı bil şöyle kim Hallâk-ı mahlûkât Mu'îndir

 

Tut yâ Gıyâse'l-müstagîsîn

 

Tut yâ Gıyâse'l-müstagîsîn destimi ol dest-gîr

Cismim nahîf sinnim kesîr cürmüm 'azîm cirmim sagîr

 

Mekrûbları tefrîc iden sensin muhakkak bî-gümân

îki cihânda it baña sen 'avn u nusret ey Nasîr

 

Nâsdan kaçub itdim saña ikbâl bugün lâkin benim

Yok râhatım leyi ü nehâr işim katî oldı 'asîr

 

Toprakda biñ yıl yatmadan bir kerre tevhîd yeğ-durur

Mevti temenniden bizi nehy eylemiş dostuñ beşîr

 

Rahm itmeyüb halk-ı zemân ben haste vü bî-çâreye

Haml-i sakîl tahmîl iderler dimeyüb koca fakîr

 

İtsem ifâde hâlimi kimse inanmaz sözime

Her kim ki başı ağrısa baña gelüb sıklet virir

 

Hicret nebîler sünneti gerçi velâkin 'âcizem

Saña 'ayân hâlim benim çün sen 'Alimsin hem Basîr

 

Lutf eyleyüb rahm eyleyüb 'afv eyleyüb setr it beni

Zîrâ bi-küllî şey'e sensin şübhesiz Rabb u Kadîr

 

Gökden iner esmâ yoğ-ısa da liyâkat bende hîç

Virdiñ çü Kuddûsî adın kıldın beni aña cedîr

 

Gider âhir

 

Saña çok didim ey zâhid bu fursatlar gider âhir

Bu kuvvetler şecâ'atler bu sıhhatler gider âhir

 

Yaratmışdur bizi Hallâk-ı halk kulluk içün hemîn

Bu mansıblar bu rif atler bu 'izzetler gider âhir

 

Kıvanma hîç bu zâ'il dirliğe mevt var emâmında

Gelür ol lâ-cerem cümle halâvetler gider âhir

 

Bakan gözler tutan eller kamu endâm bozılur hem

Bu şevketler bu savletler bu haşmetlar gider âhir

 

İder pervâz cesedden cân olur nâzik beden cîfe

Bu cünbişler bu ferhatler bu 'işretler gider âhir

 

Virir mühlet saña Mevlâ sakın ihmâl ider sanma

İder mevt rihleti ta'cîl bu mühletler gider âhir

 

Tekebbürden gurûrdan ictinâb eyle tevâzu' kıl

Bu gılzetler tefâhürler sa'âdetler gider âhir

 

Çıkarma mevti kalbinden hemîn it zikrini ekser

Bu kesretler bu ülfetler bu ni'metler gider âhir

 

Yıkar lezzetleri ölüm olur rü'yâ gibi cümle

Bu râhatlar bu şehvetler bu lezzetler gider âhir

 

Sözin tut gel bu Kuddûsî fakirin zikre meşgûl ol

Ki bu yıllar bu aylar heb bu sâ'atler gider âhir

 

'Aceb olur mı bir dem kim

 

'Aceb olur mı bir dem kim olam dost yüzine nâzır

Unutdum cennetin hür u kusûrın oluban sâkir

 

Girüben cennetü'r-Rıdvâna kalam tâ ebed anda

Olub ol bî-nazîr hûba visâle râzî vü şâkir

 

Değilem gerçi ben lâyık velâkin olmazam kânıt

Ümîdi kat' iden Hak rahmetinden olısar kâfir

 

Girenler cennete zîrâ girerler cümle rahmetle

Hadîs-i Mustafâdır bu sakın olma aña münkir

 

Baña bu maksad-ı aksâ virirse ol Ganî Vehhâb

Sivâsına nazar itmem oluram hâ'ir ü bâ'ir

 

Ana rahminde itmişem anı tevhîd ü takdîs men

Geçirdim 'ömrimi zikriyle aniñ oluban zâkir

 

İder ma'şûkınıfi yâd ismini 'âşık unutmaz hîç

Gice gündüz iderem zikrini pes olmazam fâtır

 

Olubdur 'âşık-ı tevvâkı ol húbiñ bu Kuddûsî

Visâlini umub olur beher an zikrini müksir

 

Vakt olur bu gönlime

 

Vakt olur bu gönlime bir cezbe Rahmândan gelir

Sanuram ki berk-ı hâtıf çerh-ı devrândan gelir

 

'Aklımı Tâtâr-ı 'ışkı yârimin yağmaladı

Yahşi kem her ne gelürse kula sultândan gelir

 

Derdime dermân umarken derdimi artdırdı dost

Añladim ki derd-i gam ârzû-yı dermândan gelir

 

Bağrıma kâr eyledi şol kez bu 'ışkın tîri kim

Kalmadı cismimde tâkat acısı cândan gelir

 

Bahr-ı 'ışka taldı gönlüm dürr-i 'irfân bulmağa

Dürr-i meknûn çün sadef içinde 'ummândan gelir

 

Dürr-i meknûnın eğer aslını bilem dir iseñ

Balığın ağzına düşer katre bârândan gelir

 

Olamaz her âb-ı bârân dürr-i meknûn mutlakâ

Hikmet-i Hallâk-ıla ol âb-ı nîsândan gelir

 

Her türâb altun olur mı ateşe yakmağ-ıla

Himmet-i üstâd-ile aslı anın kândan gelir

 

Cezbe yükine tahammül eyle Kuddûsî hemân

Bir ulu devletdir ol kim câna cânândan gelir

 

Baña rahm itseñ Kerîmâ

 

Baña rahm itseñ Kerîmâ rahmetin mi eksilir

Çünki Rahmân oldığını halk-ı 'âlem heb bilir

 

Eyledim ben gerçi bî-had bî-hisâb cürm ü hatâ

Sen ki Gaffâr u Ganîsin fazla noksân mı gelir

 

Sen 'atâ itdiñ ezel bezminde îmânı baña

Zu'm ider vâ'iz ki 'isyân ile îmân bozulur

 

Bir gurura düşmiş ol miskîn bahadırlık satar

Râh-ı Hakka gitse bir dem yorgun at gibi solur

 

Halka va'zı cem'-i mâl itmek içün eyler hemân

İl atar tutub sözini kendisi kapub alır

 

Dahi ider 'âşıkların zikr ü semâ' u vecdine

Meclis-i gaybetde gûyâ bülbül-i handân olur

 

Söylenür 'âdet kadîmden meyl ider cins cinsine

Ehl-i 'ışk 'uşşâkı münkir münkiri arar bulur

 

Geç bu Kuddûsî günâh-kârın suçından çünki sen

Hem Rahimsin hem Halimsin hem Sabûrsın hem Gafûr

 

Kim bilir

 

Senden özge hâlimi ey Rabb u Rahmân kim bilir

Eylesem de gice gündüz âh u efgân kim bilir

 

Cümle 'âlem halkı baña merhamet itse dahi

Bilemez hâlimi (ki) derdime dermân kim bilir

 

Eylemiş 'ilmiñ ihâta çün be-küllî şeyleri

Pes benim matlûbımı ihsânı her an kim bilir

 

Olmışam muhtâc bugün eyle telattuf yâ Latîf

Yoksa baña lutfı ey Vehhâb u Mennân kim bilir

 

İtdi Kuddûsî tevessül ol habíbiñle saña

Sensin ancak müşkilâtı hall ü âsân kim bilir

 

Çün ey Hudâ

 

Çün ey Hudâ muztarlara sensin Mugís ü dest-gîr

Kaldım bugün nâçâr u muhtâc u garîb ü haste pîr

 

Sen rahm u rıfk eyle baña hâlim perîşân el-emân

Gam-nâk ü melhûf olmışam sensin Habîr dahi Basîr

 

Sensin cemî'-i ráhimíniñ erhami hem ekremi

Geldim kapuña sâ'ilem matlûbımı fazliñla vir

 

Seksen iki yıl her murâdımı sen ihsân eylediñ

Bu gün dahi lutf eyleyüb vir 'âfiyet kılma hakîr

 

Dûr itme Kuddûsî gedâyı hoş nazardan bir nefes

Hem mağfiret eyle anı hem emriñi kılgıl yesîr

 

Mahbûs-ı bâtın olmışam

 

Mahbûs-ı bâtın olmışam ma'lûm saña çün ey

Habîr 'ílmiñ muhît her şey'i 'Allâmu'l-Guyûbsın hem Basîr

 

Sen ráhimíniñ erhamisin rahmetiñ evsa'-durur

Rahm it baña oldum bugün muhtâc marîz 'abd-i hakîr

 

Ehl ü 'ıyâl evlâd ü ahfâd akrabâ heb 'âcizân

Anlara hem baña sen ol iki cihânda dest-gîr

 

Seksen ikidir pes yaşım cismim nahîf sıbyânleyin

Şâh merhamet re'fet ider 'abdi olursa haste pîr

 

Çok mihneti yok râhatı Kuddûsî-yi bîçârenin

Hem mağfiret hem nusret it ol kocaya sen ey Nasîr

 

Bir güzeliñ 'âşıkıyam

 

Bir güzeliñ 'âşıkıyam ki aña yok misi ü nazîr

Vuslatını ârzûlaram hicri beni itdi hasîr

 

Virdim aña varımı heb eyleyüben anı taleb

Girmeye 'ışk oldı sebeb çünki firâk emr-i 'asîr

 

'Işkına dil düşeliden cân u tene geldi vehen

Oldı harâb burc-ı beden kıldı beni derdi 'asîr

 

Goñlime 'ışk virdi safâ rûhıma hem oldı gıdâ

Buldum anı derde devâ hükmi kavî nef'i kesîr

 

Her kim aña oldı şikâr dünyâ olub başına tar

Eylemez ol kibr ti vakâr çünki olur hor u hakîr

 

Havf u recâ bilmez olur 'âr u hayâ bilmez olur '

Iyş u safâ bilmez olur dir aña nâs merd-i fakır

 

Ol ise bir şâh-ı cihân köhne pelâs içre nihân '

Ârif-i zât kutb-ı zemân vâsıl-ı Yezdân u Kebîr

 

Gel sözimi diñle dedem virme bu Kuddûsîye gam

Yahşidir 'ışk gayrisi kem gayrı ko 'ışk bahrine gir

 

Cirmim sagîr cürmüm kebîr

 

Cirmim sagîr cürmüm kebîr 'ömrüm kasîr emrim 'asîr

Cismim 'alîl hamlim sakîl 'aklım kalîl 'ıyşım kesîr

 

Hak 'ışkını virdi baña pes 'âşık olmışam aña

Ol bir güzel ma'şûk-durur ki yok aña misi ü nazîr

 

Takdîri hoş tedbîri hoş her işi hoş bir pâdişâh

Bu cümle halkı yaradan Hallâk u Cebbâr u Kadîr

 

İsmi Kerîmdir hem Halîm ü râhimînin erhami '

İlmi kamu şey'i muhît ol Rabb u 'Allâm u Habîr

 

Hem altı günde gökler-ile yirleri halk eyleyen

Oldur bu mülkiñ mâliki ortağı yokdur çünki bir

 

Bir anda kün dise olur idi kamusı var hemîn

Kullarına ta'lîm içün itmiş bu fi'li ol Nasîr

 

Her bir güni biñ yıl imiş ol günleriñ işit ahi Kâdir

Kavî hem Muktedir aña olur güç iş yesîr

 

Yetmiş sekiz yaşında bir câhil iken Kuddûsîye

Bu nazmı ilhâm eyledi ol ise bir meczûb fakîr