|
|
GÖZDEN GEÇİRİLEREK ŞİİR ŞİİR DÜZENLENECEK
Değil mi 2
Hudâ zâkirleri ahyâr değil mi Gedâyı şâh iden ezkâr değil mi
Devam eyle dün ü gün zikre kardaş Hudâ zikri hümâyûn kâr değil mi
Celîsiyem didi Hak ehl-i zikrin Hudâ zikri şâh-ı sâlâr değil mi
Virir zâkirlerine ol bülend câh Anın zikri güzel güftâr değil mi
İren maksûdına zikr-ile irdi Mukarrebler kamu zükkâr değil mi
Niçün leyi ü nehâr zikr eylemezsin Muradın rü'yet-i dîdâr değil mi
Niçün 'ışk odına yanmazsın ey har Meramın vuslat-ı dildâr değil mi
Ta'accüb eyleme har didiğime Kişiyi hor iden inkâr değil mi
Ne hey'et virdi Halik nutfe iken İçin tısın tolu esrar değil mi
Bilen nefsini bilür Halikını Diyen ol Hayder-i Kerrâr değil mi
Devam it zikr ü istiğfara her ân Zahirin zikri istiğfar değil mi
Olagör zikre Kuddûsî müdavim Ki zâkir vâsıl-ı Cebbar değil mi
Değil mi 3
Beni Mecnûn iden dil-dâr değil mi Alan bu gönlümi ol yâr değil mi
Anın sevdasına düşen fakîrin Gözi yaşlı özi bîmâr değil mi
Kılan 'âşıkları mestân u hayran Elest bezmindeki ikrar değil mi
'Azâzîli iden mel'ûn u matrûd Enâniyyet ile inkâr değil mi
Yaraşmaz 'âşıka ağyara rağbet Hicâb olan sana ağyar değil mi
Sakın Kârûnleyin dînârı yığma Anı hasf eyleyen dînâr değil mi
Zuhuri istemez gerçek erenler Kulı yoldan koyan izhâr değil mi
Bu yolda sıdk-ıla ihlâs gerekdir Mürâ'îler kamu küffâr değil mi
Günâh-kâr-âne tevbe hoş emândur Hudânın bir adı Gaffar değil mi
İder kürsîde vâ'iz halka pendi Henüz kendi işi evzâr değil mi
Kilâbdur sîm ü zer tâlibleri bil Ki dünyâ cîfe-i murdar değil mi
Günâhlar başıdur dünyâyı sevmek Diyen Peygamber-i Muhtar değil mi
Hemân zikr-eyle Kuddûsî Hudâyı Kulı sultân iden ezkâr değil mi
Değil mi 4
Şu dünyâ cîfe-i murdar değil mi Anın tâlibleri füccâr değil mi
Günâhlar başıdur dünyâyı sevmek Diyen Peygamber-i Muhtar değil mi
Yapuban anı dîni hedm idenler Hudâdan dûr olan ağyar değil mi
Düşün Kârûnın encamın ki noldı Sebeb hizlânına dînâr değil mi
Ana dil virme Kuddûsî hazer kıl Ki meyi iden ana eşrâr değil mi
Değil mi 5
Münafık ekfer-i küffâr değil mi Tışı tâhir içi murdar değil mi
Hudâ bilmez mi zann eyler nifakın 'Ayan ana kamu esrar değil mi
Mekânı derk-i esfeldir cahîmde Kelâmında diyen Cebbar değil mi
Dimişler kork Hudâdan korkmayandan Ki ol bî-merhamet gaddar değil mi
Yehûdîden Nasârâdan münafık Eşed düşmân-ı dîn zinhar değil mi
Sığın Kuddûsîyâ Settâra dâ'im Münafıklar kamu eşrâr değil mi
Virdim gönlümi
Ben ezelden bir meh-i garrâya virdim gönlümi Olmışam Mecnûn bugün Leylâya virdim gönlümi
Yimezem şimden-girü dünyâ vü ahret kaydını Çünki ben bir dil-ber-i yektaya virdim gönlümi
Vâ'iz eyler bana pendi fârig ol 'ışkdan deyü Ben zarurî ol gül-i ra'nâya virdim gönlümi
Gerçi sûretde gedâ-yı bî-kesem ben zâhidâ Ma'nâda bayım ki ben şol baya virdim gönlümi
Vird-i Kuddûsî budur her dem dilinde yâd ider Mâsivâyı neylerem Mevlâya virdim gönlümi
Yetişmez mi
Benim çekdiklerim çille Hudâvendâ yetişmez mi Bu kesret bu meşakkat bu kuru gavgâ yetişmez mi
Seni bilmek içün bizi yoğ-iken eyledin îcâd Bu gaflet bu cehalet bu yalan da'vâ yetişmez mi
Metâ'-ı 'ömrimi zayi' idüb oldum bugün müflis Bu hasret bu hacâlet bu elem bana yetişmez mi
Şu mahzun gönlümi şâd eylesen olmaz mı fazlınla Dün ü gün ağlayub yalvardığını sana yetişmez mi
İhata eyledi endamımı gaflet kesel fetret Basîret gözimin hem oldığı a'mâ yetişmez mi
Sana ma'lûm benim hâl-i perişanım 'Alîmsin çün Bu denlü çekdiğim hüzn ü keder bana yetişmez mi
'Azâb itmek ise bana muradın yok sözüm asla Eğer 'afv itmek ise eylesen şâhâ yetişmez mi
Benim zannım sana budur ki eylersin bana re'fet Disen Kuddûsîyi 'afv itdim ey Mevlâ yetişmez mi
Ey Hudâ var bir muradım
Ey Hudâ var bir muradım isterem senden anı Çün Kerîmsin hem Cevâdsın hem Latîfsin hem Ganî
Eylerem dostın Muhammedle tevessül ben sana İtme anın hürmetine sen kapundan red beni
Dir isen lâyık değülsin ol muradına eğer 'Âdetindür eylemek şâd 'arz-ı hacet ideni
Nice alçak mücrimi 'afv eyleyüb kıldın refî' Oldı bayram her güni hem Kadr olubdur her düni
Ol muradımı virirsen gayrı nesne istemem İsterem ancak anı ben neylerem şunı bum
Nâ'il olmak ol murada herkese olmaz nasîb Sen kimi dilersen olur 'îd-i ekber her güni
Yok su'âlden gayrı Kuddûsî fakirin kârı hîç Pes anın sensin muradı vir ana lutf it seni
İste Hakdan
İste Hakdan her ne ki lâzım olur ise anı Ol Karîbdür hem Semî'dür hem Mücîbdür hem Ganî
Hem Cevâddur hem Kerîmdür sâ'ilin mahrum komaz Dahi Mugnîdür ider fazlıyla ignâ ol seni
Ol-durur Vehhâb u Rezzâk u Latîf ü Lem-Yezel Cümle halkın ol-durur viren dün ü gün rızkını
Sen ana eyle tevekkül ol vekîlindür hemîn Eyle esbaba ta'alluk di Hudâ besler beni
'Adet olmış dürlü dürlü kesb-i kâr Kuddûsîyâ Hak viren rızkı sebeb eyler imiş şunı bum
Geylânî
Yedi iklîmde sonlur işit erkân-ı Geylânî Kamu büldânda kurılur hemîn meydân-ı Geylânî
Ulaşur idene feryâd ider muztarlara imdâd Olur ana uyanlar şâd serî' dermân-ı Geylânî
Tarîkına giren anın düşer 'ışkına Mevlânın Olanı kul o sultânın sever Yezdân-ı Geylânî
İder irşâd mürîdin ol olalım biz o şâha kul Hudâ 'indinde çün makbul ki dervîşân-ı Geylânî
Düşenin destini tutar yakîn ırak dimez yiter Tarîkına girüb ol er yücedir şân-ı Geylânî
Mürîdine cefâ iden kefen hâzırlasun erken İnan bu sözlerime sen açık bürhân-ı Geylânî
Çağırsan ana sıdk-ıla yetişür ol silâh-ıla Muradın ne ise dile ki bul ihsân-ı Geylânî
Ki tablım çalınur her ân yir ü gökdedir ol sultân İşit bu sim it iz'ân ki ol cânân-ı Geylânî
Mürîdim tabii ursun dir kasidesinde hem ol pîr Seni tabiim uyandırır budur fermân-ı Geylânî
Mürîdim korkma dir asla nasîrimdir benim Mevlâ Size düşman olan zîrâ olur düşmân-ı Geylânî
Dimiş hem Hakka it ikbâl tagannî ile çağır çal Tarab it bahr-i 'ışka tal kerîm Hannân-ı Geylânî
Anın dervîşi Kuddûsî olalı artdı sevdası Diyüb teşvîk ider nâsı olun yârân-ı Geylânî
'Abdülkâdir Geylânî
Elif Allahın kânı be Bağdâddır mekânı Te Tenrinin arslanı 'Abdülkâdir Geylânî
Se sâbitdir sırrından cim cemali nûrından Hâ habîbin 'ilminden 'Abdülkâdir Geylânî
Hı Hudânın kapusı dal delâlet yapusı Zel zelîller kapusı 'Abdülkâdir Geylânî
Re Rabbimi heman çok ze zebûndur özi tok Sin sivâda meyli yok 'Abdülkâdir Geylânî
Şın şefâ'at serveri sad safânın rehberi Dad dalâletden berî 'Abdülkâdir Geylânî
Tı tarikat sultânı zı zahirdir burhanı 'Ayın 'ışkın nişanı 'Abdülkâdir Geylânî
Gayın gayet zikri çok fe fenada fikri yok Kaf kâyetde özi tok 'Abdülkâdir Geylânî
Kef kerâmetdir işi lâm letafet cünbişi Mim mahabbet dervîşi 'Abdülkâdir Geylânî
Nun nazîri yok anın vav vücûdı zemânıfi He hatmi bu cihanın 'Abdülkâdir Geylânî
Lâm-elifdir mekânı yeyin yokdur nişanı Kuddûsînin sultânı 'Abdülkâdir Geylânî
Sen mağfiret eyle beni
Ey Rabb u Tevvâbu'r-Rahîm sen mağfiret eyle beni Rahman u Gaffar u Halîm sen mağfiret eyle beni
İtme bana hışm u 'itâb itdin deyü zenb bî-hisâb İsmin Gafur bî-irtiyâb sen mağfiret eyle beni
Bana yaraşur çün günâh gufran sana ey pâdişâh Direm idüb efgân u âh sen mağfiret eyle beni
Nefse uyub itdim hatâ sensin 'Alîm ma'lûm sana Geldim bugün ben kapuna sen mağfiret eyle beni
Toldı günâhımla cihan sana 'ayan halka nihân Çün muktedirsin bî-gümân sen mağfiret eyle beni
Zühdüm bana virdi gurur olmaz imiş 'ışksız huzur Pes eyledim bî-had kusur sen mağfiret eyle beni
Kuddûsî-yi bîçâre dir kıldı beni suçum hakîr Ey rahmeti evsa' kebîr sen mağfiret eyle beni
'Işkın beni
Âteş-i sûzâna ey dost yandıran 'ışkın beni Dürlü dürlü renklere boyandıran 'ışkın beni
Gizleyüb 'ışk-ı mecazînin içinde nice dem Boz bulanık sel gibi bulandıran 'ışkın beni
Gönlümi cezb eyleyiib sen hûba meczûb eyleyen Mâsivâya bakmadan usandıran 'ışkın beni
Komayub nâmûs u 'âr u zühd ü takvadan eser Zillet ü mihnetlere katlandıran 'ışkın beni
Zehr-i katil idim evvel kati iderdim nâsı çok Şimdi sükker gibi yâr tatlandıran 'ışkın beni
Hâb-ı gafletde behâ'imler gibi uyur iken Rahatımı selb idüb uyandıran 'ışkın beni
Düşürüb seyyâh-ı 'âlem eyleyen Mecnûnleyin Mısrı Şâmı gün gibi tolandıran 'ışkın beni
Ben sanurdum ki mecazî hûbların müştâkıyam Sen hakîkî hûba şimdi gönderen 'ışkın beni
Dir ki Kuddûsî visalin ârzûlayub rûz u şeb Çerh-i devvâr gibi dâ'im döndüren 'ışkın beni
İden sensin beni
Rûz u şeb ey 'ışk bîdâr u zâr iden sensin beni Bir gül içün sâkin-i gülzâr iden sensin beni
Zühd ü takva perdesini eyledin bir demde çâk Zâhid iken 'âşık-ı dîdâr iden sensin beni
'Ar u nâmûs ile nâs içinde hoş ma'rûf iken Şîşeyi taşa çalub bî-'âr iden sensin beni
Mâsivâ kaydından âzâd eyledin bu gönlümi Tatlu canımdan dahi bîzâr iden sensin beni
Virmedin bir lahza rahat bu cihan içre bana Mübtelâ-yı girye-i ekdâr iden sensin beni
Göfilümi sayd eyledin dâm üzre döküb dâneyi Yok halâsa çâre pes nâçâr iden sensin beni
Eyleyüb her dem senalar sana Kuddûsî hemân Dirki ey 'ışk vâsıl-ı dil-dâr iden sensin beni
Düşmişem râh içre bugün
Düşmişem râh içre bugün ey Hudâ kaldır beni Ağladım yitmiş sekiz yıl rahm idüb güldür beni
Rahatım yok mihnetim artub gider suç bî-hisâb Bilmedim sen şahımı 'irfân-ıla toldur beni
Hâb-ı gafletden uyandır aç basîret gözimi Lutf idüb deryâ-yı 'ışk u cezbeye taldır beni
Toğrı yola it hidâyet bana olgıl reh-nümâ Bende benlik komayub ölmezden ön öldür beni
Yalvarub Kuddûsî-yi gafil sana dir ey Latîf Derd-i 'ışkınla hazân-veş 'akıbet soldur beni
Eyledi 'ışkın meni
Dilberâ bed-nâm u rüsvâ eyledi 'ışkın meni Mübtelâ-yı derd-i sivâ eyledi 'ışkın meni
Zann iderdim ben anı âsân meğer pek güç imiş 'Akıbet Mecnûn-ı şeydâ eyledi 'ışkın meni
Ben seni sevdiğimi hîç bilmez iken bir ahad Hâlime koymadı ifşa eyledi 'ışkın meni
Gül'izârında bu gönlüm gonca gül kokmak diler Bülbül-i dîvâne-âsâ eyledi 'ışkın meni
Bildi çün dil hüsnini artdı mahabbet gün-be-gün Pes güzel sevmekde yekta eyledi 'ışkın meni
Zühd ü takva 'âr u nâmûsı değişdim 'ışka heb Mansıb-ı a'lâda ibkâ eyledi 'ışkın meni
El-âmân ey şâh-ı hûbân merhamet it bendene Kürbe vü ahzâne me'vâ eyledi 'ışkın meni
Gündüzüm gicem senin fikr-i visalinle geçer 'Aşık-ı mahbûb-ı ra'nâ eyledi 'ışkın meni
Kûşe-i eyvân-ı zilletde mukîm oldum bugün Bir şeh-i zî-baht-ı bâlâ eyledi 'ışkın meni
Haste Kuddûsî kulun yatur gelüb sor hâlini Dir marîz-i derd-i zîbâ eyledi 'ışkın meni
Eyledi bu 'ışk meni
'Aklımı alub perîşân eyledi bu 'ışk meni Rûz u şeb nâlân u giryân eyledi bu 'ışk meni
Komadı sabrımı ârâm idemem hîç şimdilik Kûşe-i zilletde mihmân eyledi bu 'ışk meni
Perde-i nâmûs u 'ân bir nazarda çâk idüb Mübtelâ-yı meyl-i cânân eyledi bu 'ışk meni
Tanlaman dostlar benim böyle figân u âhımı Derd ü gam tahtında sultân eyledi bu 'ışk meni
Yimez oldum şimdi havf-ı ta'n-ı a'dâ kaydını Çün emîr-i ceyş-i sekrân eyledi bu 'ışk meni
İtmezem perva 'adûdan gelse tek yârim bana İntizâr odunda biryân eyledi bu 'ışk meni
Gezdirir sahraları virmez emân bir dem bana 'Akıbet mecnûn u hayran eyledi bu 'ışk meni
Bu-durur 'âdet ider 'âşık niyaz ma'şûkı nâz Vâdî-yi hicranda iskân eyledi bu 'ışk meni
Takatim yok nideyim derd-i firakı çekmeye Pes şikâr-ı dâm-ı hûbân eyledi bu 'ışk meni
Mürşid-i kâmil aradım 'ışk imiş mürşid bana Himmetiyle kân-ı 'irfan eyledi bu 'ışk meni
Kal'a-yı cismimde var idi metanet bî-kıyâs Geldi yakdı yıkdı vîrân eyledi bu 'ışk meni
Eylerem dâ'im emel 'îd-i visale irmeği Malihulya ile ferhân eyledi bu 'ışk meni
Bana vâ'iz dir ki Kuddûsî bu 'ışkdan fârig ol Nideyin igrâk-ı 'umman eyledi bu 'ışk meni
İden 'ışkdır meni
Bir güzeller şahına meftun iden 'ışkdır meni 'Akıl ü dânâ iken mecnûn iden 'ışkdır meni
Gıbta eylerdi bakuban zühdime halk-ı cihan Şimdi bir menfûr-ı halk azgun iden 'ışkdır meni
Bilmeyenler 'özrimi gerçi atarlar bana taş Nideyim hor u zelîl ü dûn iden 'ışkdır meni
Meclis-i 'ışka girüben olmışam mest-i müdâm Bu belâya râzî vü memnun iden 'ışkdır meni
'İzzet ü şöhret libâsın giydi nefsim bir zemân Hâk-i zilletde bugün meftun iden 'ışkdır meni
Nefsimi bildirdi bu 'ışk bana sonra Rabbimi Pes sadefde lü'lü'-i meknûn iden 'ışkdır meni
Hakka şükr eyler bu Kuddûsî diyüb her ân hemân Zümre-i mestâneye makrûn iden 'ışkdır meni
Yâ İlâhî
Yâ İlâhî cennet-i Rıdvânda iskân it beni Yimek içmek bilmeyüben göreyin dâ'im seni
Cennete girerler imiş cümle halk rahmet ile Sana ehl it rahmetinle ben fakiri ey Ganî
Zîneti sevmez deli gönlüm seni ister hemân Vir anın maksûdını çün istemez şunı bum
Tâ ebed gökçek yüzine bakuban mest olayın Girmesün hîç beynimize bâg-ı cennet gülşeni
Pes bu Kuddûsî kulunı itme vaslından cüda Görmesün bir taife gözi ana perde olanı
Cân u dilden sevmişem
Cân u dilden sevmişem ben ey şeh-i hûbân seni Arzular aşüfte gönlüm her zaman her ân seni
Mâsivâdan nefret idüben sana geldim bugün Çünki buldum sâhib-i cûd u 'atâ sultân seni
Kapufia geldim elim boş suçum ise bî-hisâb Söylediler bana çok eyler deyü ihsan seni
Cümle halk içre benim gibi güneh-kâr bende yok Kesmezem lâkin ümîdi bilürem Rahman seni
Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar senden cüda Sevdiler cân u gönülden zümre-i merdân seni
Lutf idüb vir 'ışkını bana olam mest-i müdam İsterem fazlınla senden ey cevâd Yezdan seni
Muntazırdur gice gündüz sana Kuddûsî garîb Eyle teşrif dil evini itsün ol mihmân seni
Ey cümle 'âlem halkının
Ey cümle 'âlem halkının erzakını viren Ganî Heb anların Perverdigârısın bilürem ben seni
Pes kuvvetim havlim yoğ-iken rızkımı ihsan idüb Yitmiş tokuz yıl besledin dürlü ni'am ile beni
Şimdi bana rahm eyleyüb kıldın 'atâ bu 'uzleti 'Avn it bana 'avn idene hazl eyle hem hazl ideni
Artdı bu günlerde keder gam gussa ma'lûmun kamu Tenassuh eylesem dirler itsün sükût miskîn denî
Mazlum gelüben kapufia ağlayarak nusret diler Ben de marîz bir kocayam def eylerem pes çoğını
Sıbyan rical nisvân iderler sirkati leyi ü nehâr Bir kimse dimez sen niçün itdin baha söyle bunı
Tâ'ûn cünûdın gönderüb anları heb kahr eyle kim Bulsun selâmet ehl-i 'ırz hem ol güruh itdiğini
Kavm-ı ebâhiyye gibi olmış bu kavmin ekseri Havf itmeyüb hergiz alurlar dâ'imâ il hakkını
Dostun Muhammed Mustafânın hürmetine ya Mücîb Eyle bu Kuddûsî du'âsın müstecâb kurtar anı
Ashâb-ı Kehfin hâlleri
Virdi hayret gönlüme ashâb-ı Kehfin hâlleri Sıdk-ıla oldı Hudâya anların ikbâlleri
Eyleyüb halkda tefekkür bildiler tîz Halikı Ders yönünden bize kâfidir kamu ef'alleri
Kalblerinden çıkdı cümle mâsivâ kalmadı hîç Kişiye düşman imiş çünki 'ıyâl ü mâlları
Cümlesin terk eyleyüb Hakka teveccüh itdiler Uyhu oldı ol 'azîzânın hemân a'mâlleri
Ey ahî anlara bakub sen de 'uryân olma çün Şirk idi dirlikleri buldı selâmet bâlleri
Cümle zahmet tut bu Kuddûsî fakîrin sözini Eyle kulluk Hakka terk it gaflet ü ihmâlleri
Sevmişem ben
Sevmişem ben bir nazîrsiz şâh-ı hûbân dilberi 'Işkına düşen olur anın sivâsından beri
Ben de el çekdim bugün heb mâsivâsından anın İstemem simden girü hîç bî-vefâ dilberleri
Çünki ol eyler 'atâ 'uşşâkına bî-had hemân İtseler de cürm ü taksîr bendelikde ekserî
Göfilümi cezb eyledi ol çengel-i 'ışkı takub Sevmeden itmem feragat ben o vech-i enveri
Ta'n ider sûfî bana eyler tarab turmaz deyü 'Aklı yok meczûblara ta'n itmenin var mı yeri
İki 'ışk deryasını içirdiler düşde bana Cümlesini eyledim nûş kalmadı zerre kiri
Benzemez her vech-ile dünyâ sularına suyı Yâ cinânın selsebîli yâ rahîk ya kevseri
Yaşım irişdi henüz yetmiş bire oldum za'îf 'Işk-ı dildâr-ıla olmışam civan gibi diri
Râh-ı merdândır benim bu gitdiğim yol zâhidâ Cümle yollardan yakın hem cümlesinin azheri
Gel sülük it bu yola 'arif olayım dir isen Ki bu yola eyleyen teslîk Resuldür Hayderi
Eyledi telkîn ana tevhîdi yumub gözlerin Ol nebîler serveri hem ins ü cin peygamberi
İtdi Cebrâ'îl dahi telkîn Resule ol dahi Aldı Yezdândan anı bil it sülük ol yol eri
Olmışam ben de bugün dervîşi ' Abdü'l-kâdirin Girmişem anın yolına Kâdirîyem Kâdirî
Kuyu kazan kendi düşer bu garîb Kuddûsîye Çıkamaz kalur içinde hâk olur cism ü seri
Dâ'im olmaz
Dâ'im olmaz bu gülistân-ı fenanın gülleri Hem gider şol 'ışk-ıla feryâd iden bülbülleri
Ne güli kalur ne gülzârı bu dâr-ı hicretin Zâ'il olur bâgbân u lâle vü sünbülleri
Virme dil güzellerine 'akıbet bir gün olur Ki çürür sîm tenleri ebruları kâkülleri
'Işk-ı Leyla ile Mecnûn eyleyüb terk-i vatan Mesken itdi kendüsine ulu tağ u çölleri
'Işk-ı Şîrîn ile Ferhâd tağı deldi açdı yol Gözlerinden akıdub ma'şûk iline selleri
Niceler 'ışk-ı mecazî âteşine yandılar Kıl tefekkür 'ibret al kim noldı âhir hâlleri
Sen de mağrur olma bu çalub çağırdıklarına Hâk ider bir gün ölüm bu eller ile dilleri
Geç mecazîden hakîkî 'ışkı iste Tenriden Ol Kerîmdür eylemez dûr kapudan sâ'illeri
Didi Peygamber uyur nâs uyanurlar ölicek Bil ölüm îkâz ider bizim gibi gafilleri
Zikre meşgul ol 'azîzim 'âşık-ı Hak olasın Zikr içün halk eylemişdür ol Hudâ bu dilleri
Çün beni çok zikr idin deyü bize emr eyledi Sevmez ol zikr itmeyen hayvânleyin tenbelleri
Cümle zikrin efdali tevhîd buyurmışdur Resul Hem yakîn yoldur Hudâya çok ise de yolları
Halkı anın ecli içün eylemiş îcâd hemîn Anı kendi-çün yaratmışdır o Halik Hazreti
İtdi 'Abdülkâdirin dervişlerinden hem bizi İder ol mensûbına imdâd-ı bâlâ himmeti
Gice gündüz hamd ü şükr eyler bu Kuddûsî fakîr Ol Hudâya kim ana bahş eyledi bu 'uzleti
Ey cümle halkın râzıkı
Ey cümle halkın râzıkı fazlınla neşr it rahmeti Sensin viren düşmana dosta bu cihanda ni'meti
Biz eyledik îmân sana yok birliğinde şübhemiz Sen bize in'âm eyledin 'irfan u vahdâniyyeti
Mücrimleriz bakma bizim ecrâm u taksîrimize 'Afv eyle çekdirme habîbin hürmetine zahmeti
Bizde liyâkat gerçi yok lâkin senin bol rahmetin Bulur bu 'âlemde kamu mü'min ü kâfir devleti
Bârâna muhtacız bugün yağdır kerem kıl yâ Ganî Yok sabrımız hîç açlığa virme Halîmâ kürbeti
Biz ümmet-i merhumeyiz var ise de çok zenbimiz Senden ümîdi kesmeyiz gösterme bize kılleti
Diler kamu mahlûk matar vir ey Cevâd u Lem-Yezel Cümle bilürler rahmetin deryasının var vüs'ati
İster lisân-ı hâl ile yağmurı heb halk-ı cihan Kaht-ı matar virdi kamu yir ehline çün zahmeti
Şu beldede vardur senin çok evliya 'ariflerin Bağışla bizi anlara ki görmeyelim zilleti
Hışmımı geçdi rahmetim didin sözün gerçek-durur Ey cümleden gayur Hudâ vir matarı it gayreti
Adın senin Rahmân-durur îmânımız vardur bizim Eyle bugün seyr idelim izhâr-ı Rahmâniyyeti
Ağlar bu Kuddûsî görince açları sıbyân gibi Meczûbdur ol kalbi rakîk yok sabra hergiz takati
Sevdiği kullarına
Sevdiği kullarına virmez Hudâ çok ni'meti Nice takva ehlini kâfir kılar mâl kesreti
Dirme dünyâ mâlını dinle sözi itme 'inâd İster isen ey püser iki cihanda rahatı
Kıl tefekkür noldığın Şeddâd ile Nemrûd dahi Neyledi Kârûn-ıla Fir'avnı dünyâ devleti
Sa'lebe ashâb içinde bir 'azîz mü'min iken Döndi dînden oldı kâfir kalmadı hîç 'izzeti
İste Kuddûsî kifâf mikdârı rızkı dinle söz Çün tama'-kâr kulu sevmez Hak Te'âlâ Hazreti
Değmez cemalin görmeye
Değmez cemalin görmeye iki cihanın lezzeti Çün 'âşıkı teşvîk ider ma'şûkı dâ'im rü'yeti
Göster o gökçek yüzüni ey bî-nazîr şahım bana Vir isteyen kullarına cümle na'îm-i cenneti
Ârzû kılaram vaslını dâ'im sana müştak olub Fazlınla it ihsan bana sen pâdişâha vuslatı
Lâyık değil isem dahi ben hûb yüzini görmeye Gönlüm umar bilmez edeb ister hemân ol ni'meti
Sen her kimi ister isen ana virirsin çok nevâl Dilenciyem ben ez-kadîm terk itmezem bu hasleti
Gerçi günâhım çok velâkin mağfiret şanın senin Mücrimleri 'afv eyleyüb ihsan idersin rahmeti
Dir cümle halkın alçağı Kuddûsî-yi bî-çâre kim Ben kuluna lutf eyleyüb gösterme hergiz firkati
İtme ey nefsim gurur
İtme ey nefsim gurur bu şöhrete gûş it sözi Mekr-i Cebbarı gönülden hem çıkarma aç gözi
Sıdk u ihlâs ile istiğfarı çok eyle hemân Zikre meşgul ol beher dem giceye kat gündüzi
'İlm ü a'mâl çoklığına bakuban 'ucb eyleme Kendini bil cümle halkın ahkarı hem a'cezi
Niceler şart-ıla kulluk itmiş iken Tenriye Gitdiler İblîs izine şaşırub toğrı izi
Kıl hazer Kuddûsîyâ 'ucb u gururdan dâ'imâ Zahiri ta'mîri terk it kılagör safî özi
Bak
Gör ne yaratmış Hudâ sıdk-ıla esrara bak Aç gözini sâlikâ san'at-ı Cebbara bak
Her ne ki var ise bil halk-ı Hudâ-yı Celîl Cümlesi tutmış sebîl Hazret-i Settâra bak
Halk-ı cihan ser-te-ser Tenriye kulluk ider Gafleti koy ey püser hıdmet-i Gaffara bak
Niceye dek bu kesel ide seni pür-zelel Pendimi gûş eyle gel yarene tîmâra bak
Perdedir iki cihan 'âşık-ı Hakka inan Özleme hûr u cinân gayrı unut yâre bak
Zâhid-i zevvâk ile olma mukârin bile Koyma sivâyı dile şevk ile dildâra bak
Al sözi Kuddûsîden Hakdır anı söyleden Bu gazeli oku sen sıdk-ıla güftâra bak
Bu gönlüm sevdi bir yâri
Bu gönlüm sevdi bir yâri ki vechi âfıtâb ancak Anın bu âfitâb yanında gûyâ bir şihâb ancak
Sayılmaz itdiği fazl u kerem bu bendesine çün Ki 'uşşâkına in'âmı o şahın bî-hisâb ancak
Visali 'ıyd-ı ekberdir o hûbın yok nazîri hîç Firakı nâr-ı dûzahdan eşed mühlik 'azâb ancak
Mahabbet itmeyen ana sürilür bâb-ı Yezdândan Olur hem ol şakînin dîn ü 'ukbâsı harâb ancak
Cihanın pâdişâhları eşiğine sürerler yüz Halâ'ik içre bî-misl ü bedel 'âlî-cenâb ancak
Kapusında mülâzım ol murada irmek istersen Anın babında zîrâ heb du'âlar müstecâb ancak
Anın-çün kim vücûda geldi bu cümle-i mahlûkât Anın içün kurulmuşdur muhakkak bu dolab ancak
Tevessül itdiler cümle nebîler Hakka anınla Olur anı vesîle itmek ile feth-i bâb ancak
Bu Kuddûsî anın 'âşıklarının hâk-i pâyidir Hemân bu tarz ile maksûdı ana intisâb ancak
Sevabım yok dimek
Sevabım yok dimek 'uşşâk-ı Hakka bed cevâb ancak Ki koyub zühdi 'ışkın odına yanmak sevâb ancak
Hulûs olmayıcak 'ilm ti 'amel olur heba cümle Cezası çün mürâ'înifi cehennemde 'azâb ancak
İder 'ilm-i şerifi cem'-i mâla ol vesîle çün Hadîsde geldi ki dünyâyı tâlibler kilâb ancak
Taleb eyler anı hırs-ıla şol 'atşân gibi varır Görür ki su değildir ol hemân kuru serâb ancak
Gezer dünyâda zu'm idüb özüni pes uyanıkdır Ecel hamrını nûş birle bilür işi harâb ancak
Bürür gaflet hicabı gözini hîç mevti göstermez Gelince canı hulkuma gider gözden hicâb ancak
Benim mâlım deyü hıfz eyleyüb sakladığı cümle Kalur vârislere bir gün olur kendi türâb ancak
Şu murdar cîfeye meyi eyleme Kuddûsîyâ zîrâ Ana hırs eyleyüb düşen değil illâ gurâb ancak
Be-küllî şey'e kadirsin
Be-küllî şey'e kadirsin çün ey Hak Kapunı aç bana hîç kılma muğlak
Günâh-kârım beni it mağfiret hem Dahi it zümre-i 'uşşâka mülhak
Geçir fazlınla meyl-i masivâdan Hemîn deryâ-yı 'ışka eyle muğrak
Sana cezb it olayım mest ü mahbûb Benim sen ol enîs ü yârim ancak
Kamu muhsinlerin çün ecvedisin Cemî'-i halka Vehhâbsın muhakkak
Beni bir lahza vaslından ayırma Ki matlûbım o hûb yüzine bakmak
Bu Kuddûsî kulun ister Latîfâ Cemâlin şem'ine pervane olmak
Ana rahminde itmişem
Ana rahminde itmişem seni tevhîd ben ey Hallâk Civânlıkda düşüb sevdana gezdim çok yayan çıplak
Habîbini ziyaret eyleyüb oldum mücavir hem Serây-ı gönlümi nûr-ı şerîfi eyledi işrâk
Gelüben Rûma fazlınla uyandırdım nice halkı Ki toldı kalblerine zikr ile derya gibi eşvâk
Kocayub şimdi bir 'âciz fakîr haste za'îf oldum Gelüb her gice lutf idüb celîsim ol yüzime bak
Lisânım zikrine meşgul beher ân ey şehen-şâhım Dahi gönlüm visalin 'ıydına olmış-durur tevâk
Bana mâl 'avret oğlan kız dahi nefsim kamu düşman Ayağım bağlu zincîrler ile sen it beni ıtlak
Ulaşdır ol Habîbifî şehrine Kuddûsîyi zîrâ Ana fitne olub anlar dilerler sana itmek 'âk
Devâ-yı zenbdir istiğfar
Devâ-yı zenbdir istiğfar muhakkak Mukayyed sanma anı bil ki mutlak
Havas ider 'avam ider anı çün Günâh derdîne derman oldur ancak
Resul ider imiş yüz kerre her gün Bize evlâ vü ekrem dahi elyak
Devam eyle ana sen de birader Bize çün farz u sünnetdir okumak
Sana pend itdi Kuddûsî günâh-kâr Tutar isen olursın bil muvaffak
'Acâyib a'cebidir
'Acâyib a'cebidir bî-vefâlardan vefâ ummak Dahi dâr-ı fenaya meyi idüb Hakdan rızâ ummak
Haram iki cihan 'uşşâk-ı Mevlâya bilürsin çün Sana lâyık mıdır cennet sevüb vasl-ı Hudâ ummak
Cinânı isteyen bil rü'yet-i dîdâr içün ister Yaraşmaz 'âşık-ı Hakka ki dîdârsız safâ ummak
Sakın aldanuban nakşa Hudâdan iftirâk itme Kabîhdür mâsivâya aldanub Hakka lika ummak
Bu cisr üzre ikâmet iderem zann itme Kuddûsî Ne mümkindir 'adûdan pend ü müflisden 'atâ ummak
'Âşıkların nişanı
'Âşıkların nişanı 'ışk rengine boyanmak Hem turmayub dem-â-dem şem'-i cemâle yanmak
Nûş itmeyen şarâbı pâk olamaz riyadan Hayran olan ne bilsün 'âr ü nâm u utanmak
Lâyık mıdır sana kim meyi idesin sivâya Hem 'âşıka yaraşmaz sîm ü zere kıvanmak
Sen mâlına sevinme ki cümle vârisindir Ahmakların kârıdır il mâlına tayanmak
Kim ki cennet ister ol Hakdan cüdâ olısar Kârı hemân hûbânın boncuğı incü sanmak
Gûş eyle Kuddûsîyâ sâdıkların sözini Çün yolda kor sâliki gul sözine inanmak
Tâ vakt-i sabâda
Tâ vakt-i sabâda sana oldum idi müştak 'Işkın odı bu yüreğimi eyledi ihrâk
Zikr eylerem ey şâh-ı 'azîm çün seni her ân Redd itme kapundan beni sen yüzime hoş bak
Muhtâc u zelîl pîr ü sakîm 'abd ü fakîrem Sen şâh-ı Ganîsin bana it fazlını infâk
Matlûbımı vir lutf u kerem merhamet eyle Cennetde safâ virme hemân 'ışk odına yak
Vaslıiıdan ayırma beni bir lahza Rahîmâ İt rıfk-ıla hayret denizine dahi igrâk
Çün her kulıfia cenneti rahmetle virirsin Vir bana da şol cenneti kim eğlenür 'uşşak
Kuddûsî-yi bî-çâre tayanmaz çü firaka Eyle anı sen zümre-yi 'âşıklara ilhak
'Aceb bu sende hîç
'Aceb bu sende hîç mikdâr-ı zerre yok mıdır idrâk İdersin mâl-ı dünyâyı bedende cân gibi imsak
Ki ol bir zıll-i zâ'ildir bekası yok geçer lâ-büdd Belâsı çok ider tâliblerini 'akıbet ihlâk
Anı hırs-ıla cem' idenden ahmak kimse yok zîrâ Yarın rûz-ı kıyâmetde olısar nadim ü gam-nâk
Olur 'arş gölgesinde terk iden dünyâyı bî-şübhe Halâ'ik itdiği günde feza'larla yakalar çâk
Sivâdan kalbini pâk eyle Kuddûsî koma hergiz İrişmez Hakka bir kişi ki kalbi olmaz ise pâk
Hudâvendâ beni it
Hudâvendâ beni it zümre-i merdâna ilhak Geçüb dünyâ vü uhrâdan olayım sana müştak
Firakın zehrine yok takatim sabr idebilmem O zehrin acısın def eyle kıl vaslını tiryak
Hidâyet eyleyen sensin tarîk-ı müstakîme Za'îfem kalmışam yoldan bana sen eyle işfâk
Yolını eyle hem âsân şu ben azmış kulına 'Alâ'ik gönlümi bend itdi eyle anı ıtlak
Bu Kuddûsîleyin yokdur cihanda gerçi gafil Velâkin fazlın ile kıl sana meyyal ü tevvâk
Yok cihanda devlet-i bâlâ
Yok cihanda devlet-i bâlâ çü 'ışk u cezbe-tek İste Mevlâdan anı sen mâsivâdan desti çek
Gerçi a'mâl-i cevârih hoş velâkin zâhidâ Yok ise anda hulûs umma sevâb çekme emek
Gizlü şirk imiş riyâ pes sahibi müşrik olur La'net ider ana deryada semek gökde melek
Muhlis olanlar imiş dahi hâtarda anı bil Bin sene kılsa 'amel ol cümlesi çöpden direk
Tenriden haşyet iderler hem mukarrebler kamu Çünki îmânsız giden inşândan a'lâdır köpek
Mekr-i Hakdan ehl-i 'irfan zümresi olmaz emîn Câhile Hallâkı virmiş taş gibi katı yürek
Çünki 'uşşâk-ı Hudâyı sen de sev Kuddûsîyâ Hem sever anları cümle ehl-i arz ehl-i felek
Beyt-i Yezdâna gidilmez
Beyt-i Yezdâna gidilmez yolda 'isyan iderek Hacca niyyet idene sıdk u safâ-yı kalb gerek
Hakk-ı Rahman hakk-ı inşân hakk-ı hayvan var iken Ne yüz-ile varacaklar beyte Lebbeyk diyerek
Hem Resûlini ziyaret itmenin şartı bu kim Ola safî dû cihanın iltifatından yürek
Geçmeyince her günâhdan haccı Hak itmez kabul 'Asî hâcînin cezası 'akıbet habs ü kürek
İtdi Kuddûsî bu pendi kendi nefsine dahi Cümle hüccâc cümle dîn kardaşlarıyla müşterek
Sâlikâ bize haber vir
Sâlikâ bize haber vir azığın var mı görek Çün uzakdır yol 'azîzim yolcıya azık gerek
Korkulu râha gidersin yok yanında hîç silâh Seyf ü rümhi bulamazsın al eline bir çörek
Her konakda bir metîn muhkem hisar yapmak içün Al yanınca her takım balta külünk kazma kürek
Hem katî sarpdır bu yol kim belleri var Kâf gibi Ki o bellerden aşub gitmek be-gâyet güçirek
Kal'a-yı esrarını hıfz eyle düşmandan hemân Basdırub kapusını vir ardına sağlam direk
Eyleme yolda cinayet korkudur suç issini Çün gereklüdür bu yolda kişiye salim yürek
Fehm idersen bu sözün sırrını kardaşım eğer Bil ki olursın kamu esrara vâkıf giderek
Irma Kuddûsî izinden gözini Peygamberin Dir isen kim Hazret-i Hakka selâmetle irek
Olmadı bu gönlüm
Olmadı bu gönlüm bende (ki) bana muvafık Dostum sana olmak dilerem 'âşık-ı sâdık
Lutf eyle bana 'ışkını vir gönlümi cezb it Terk eyleyüb ağyarı olayım sana 'âşık
'Abidlere vir mülk-i cinânı sen de bana Kıl fazlın ile ben kulunı vaslına lâyık
Tâ rûz-ı ezelden berü müştâk-ı cemâl(im) Sâdıklığıma gözlerimin yaşları tanık
Kuddûsîyi hayretde kodı şevk-ı visalin Şol rütbe ki nice hayranları fâ'ik
Rahîmâ bize
Rahîmâ bize rahm u lutf u rıfk it 'âciz oldık Kazandık destimiz ile belâyı satun aldık
Zalûmız çünki zulmi eyledik biz nefsimize Cehûlız hem cehaletle günâhı çokça kıldık
Kamumız mücrimiz bî-had-durur bizim suçumız Uyub nefsin hevâsına günâh bahrine taldık
Gafûrsın hem Ra'ûfsın cümlemizi mağfiret it Aradık bir penâh ancak senin kapunı buldık
Cihan başımıza tar oldı bugün sen bilürsin Bu Kuddûsî fakîr dir girye vü hüzn ile toldık
Sanur mısın behey kardaş
Sanur mısın behey kardaş olısar böyle insanlık Hakîkatde senin heb işlediğin çünki hayvanlık
Bu 'asrın halkı âdât u 'ibâdât i'tikâdıyla İderler sûret-i Hakda biri birine şeytanlık
Direrler hırs-ıla dînân put idüb taparlar hem Bu fi'li zu'm iderler eyledik dünyâda merdânlık
Fakîri eyleyüb tahkîr iderler zengine tevkîr Anı fehm eylemezler kim fakîrlik ehl-i Yezdânlık
Değiş Kuddûsîyâ heb varını sen 'ışka ol miskin Ki dünyâda olan miskîn sürer 'ukbâda sultanlık
'Âşık ol 'âşık
Ne hâsıl zühd ü takvadan yüri var 'âşık ol 'âşık Koyub zühhâdı 'uşşâka olub yâr 'âşık ol 'âşık
Riyâ şirk-i nihândır kurtılamaz 'âbidân andan Olayım dir isen hâs bende zinhar 'âşık ol 'âşık
Eğer yâr ise maksûdın bu 'ışkı it sana rehber Ki buldı 'ışk-ıla anı bulanlar 'âşık ol 'âşık
Kimi dünyâyı sevdi kimisi cennâtı bu halkın Sen it Allâhı ağyar üzre îsâr 'âşık ol 'âşık
Erenler zümresine girmeye sa'y eyle Kuddûsî Sivâdan geç idüb dost-ıla bâzâr 'âşık ol 'âşık
Hudâdır cümle mahlûkâtı halik
Hudâdır cümle mahlûkâtı halik Dahi ol cins-i hayvanâta râzık
Bu mülkün mâliki hem oldur ancak Ana kulluk iderler heb halâ'ik
Münezzehdir şerîkden misli yok hîç Ahad oldığını bilmez münafık
Yaratmış Ademi hâk-i zeminden Kamu halk üzre kılmış anı fâ'ik
Buyurmış hem habîbim-çün yaratdım Be-küllî halkı ol kavlinde sâdık
Anı kendim içün dahi yaratdım Buyurmış sözi fi'line muvafık
Cemî'-i enbiyânın eşrefidür Anı medh eyleyelim çünki lâyık
Hakîkat 'ilmini Hak ana virmiş Cihanda yok anın gibi muhakkik
İder medhin bu Kuddûsî Hudânın Sabî iken ana olmış çü 'âşık
Ey birader biz cihâna
Ey birader biz cihâna cem'-i mâla gelmedik Mâsivânıfi fitnesine iştigâle gelmedik
Çünki halk itdi Hudâ bizi hemân kulluk içün Bendelikdir kârımız şirk ü dalâle gelmedik
Müdde'îlerle bizim yokdur cidal ü bahsimiz Ma'rifet tullâbiyüz bahs ü cidale gelmedik
Zikr-i Hakdır şuglımız 'âşıklarız zâkirleriz Kavlimiz tevhîddir ancak gayrı kale gelmedik
'Âşık-ı Hakka vebal imiş sivâya iltifat Kesb-i hâl maksûdımız kesb-i vebale gelmedik
Gelmişüz tahsîl-i 'ışk u vecd-i 'irfan itmeye Dâr-ı rihlet cîfesini ictilâle gelmedik
Sîm ü zer cem' eyleyenler Hakdan ayrı düşdiler Bil ki Kuddûsî ki biz bu bed hısâle gelmedik
Bu zemânda sâlike
Bu zemânda sâlike 'uzletden evlâ yok tarîk Çün bulunmaz oldı yola gitmeye sâdık refîk
Kalmadı zâ(hir)de hergiz mürşid-i kâmil dahi Bağrı yanmış tâlib-i Hak bir mürîd bula hakîk
Ekseri nâsın iderler zikri halk celbi içün Bin kişide bir kişi yokdur olan vasla halîk
Kimi dünyâ talibidir kelb gibi eyler taleb Kimi cennet arzular olub hakîkatde hamîk
İste Kuddûsî Hudâdan vechine itmek nazar Tâ ebed 'ışk bahrine talub hemîn olmak garîk
Ey sâlik
Sivâ deryasına zinhar girüben talma ey sâlik Yedine cemreyi cevher sanuban alma ey sâlik
Tarîk-ı Hakdan ayrılub hevâ yollarına gitme Erenler kâr-bânından girüye kalma ey sâlik
Görinür dürlü zînetle gözine gerçi bu dünyâ Güler ise sana ol hîç ana sen gülme ey sâlik
Libâsın fâhirin giyme soyar bir gün alur âhir Anın mekrine aldanub sakın râm olma ey sâlik
Ganîlerle mecal is olma kaç ebnâ-yı dünyâdan Ki anlar gibi cîfe ârzûsına düşme ey sâlik
Dilersen semt-i maksûda eğer vuslat selâmetle Gönül fülkini girdâb-ı sivâya salma ey sâlik
Bu cism ü canını 'ışk odına yak eylegil safî Ki dost dîvânına yarın safâsız gelme ey sâlik
Gıda it rûhına zikr-i Hudâyı her nefes her dem Şu kez müstağrak ol kim subh u şâmı bilme ey sâlik
Gözünden kanlı yaş dök virme nefse hâb-ı rahat (kim) Murada ireyim dirsen bükâ it gülme ey sâlik
Sana seyr-i sülûkün tarzını öğretdi Kuddûsî Varub zühd ü riyazetle sararub solma ey sâlik
Hudânın gerçi kullara
Hudânın gerçi kullara 'atâyâsı katî çok Velâkin 'ışka benzer bu cihanda nesne hîç yok
İder kürsîde vâ'iz oturub halka nasihat Anı gûyâ sanursıfi kim yâ Sıddîkdur yâ Fârûk
İçinde zerre yok ihlâs işi dâ'im riyadır Anın cevher deyü satdıklarıdır cümle boncuk
Bana pend eyleyüb dir ki bu 'ışkdan fârig ol gel Beni bezm-i elestde 'ışk-ıla Hak itdi merzûk
İder her lahza Kuddûsî bu 'ışk-ıla terakki Hudâdan kork bana sen söyleme var eksik artık
Gürûh-ı sâlikâna
Gürûh-ı sâlikâna râh-nümâ 'ışk Ki komaz kalblerinde mâsivâ 'ışk
Anın kadrin bilür sâdık erenler Mürâ'î zahide virmez safâ 'ışk
Giderler sıdk-ıla Hak râhına çün Sivâ ehlin kılar ehl-i Hudâ 'ışk
Virir yoldaşına gayret şecâ'at İder tullâb-ı Mevlâya ve"fâ 'ışk
Yatur pîr haste Kuddûsî firâşda Olur her derdine anın deva 'ışk
Nideyim kalmadı sabrım
Nideyim kalmadı sabrım çünki nâgâh geldi 'ışk Bilmez oldum hâb u ârâm rahatımı aldı 'ışk
Çille-yi 'ışk sa'b imiş âsân sanub itdim heves Eyledi medhûş u hayran kârımı gam kıldı 'ışk
Çıkmaz asla hatırımdan fikr-i hiisn-i rûy-ı yâr Çünki derya gibi gönlüm kişverine toldı 'ışk
'Arz-ı hâl itsem varub dildâre disem el-emân Tîr-i müjgânın atuban bağrımı çün deldi 'ışk
Zühd ü takva didiğim cümle riyâ imiş meğer 'İlm ü a'mâl 'âr ü nâmûsı yabana saldı 'ışk
Eyle Kuddûsî garîbin vasl-ıla gönlüni şâd Eyleyüb tebşîr beni ey dost yüzime güldi 'ışk
Hakdan yana gider iken
Hakdan yana gider iken yoldan beni sapdırdı 'ışk Ki dil-rübâ dilberlere bu gönlümi kapdırdı 'ışk
'İlm ü 'amel zühd ü vera'dan hîç eser komayuban Yağmacı Tatarlara cümle varımı kapdırdı 'ışk
'Anka tabî'atlü hümâ sîretlü bir serkeş iken Şimdi saçı leylâların eşiklerin öpdirdi 'ışk
'Uşşâka dahi ider idim yokdur deyü ârâmları Gemsiz harûn atlar gibi turmayuban kopdurdı 'ışk
'Ucb u riyâ ile harâb olmuş idi gönlüm evi Vîrânları ma'mûr iden üstada hoş yapdırdı 'ışk
Kuddûsîyâ bu 'ışkı sen zann itme kim beyhudedir Çün bildirüb ma'bûdını ana seni tapdurdı 'ışk
Çünki bugün itdi cülus
Çünki bugün itdi cülus dil tahtına sultân-ı 'ışk Dağıldı hem 'âşıklara turrâlanub fermân-ı 'ışk
Dellâl-ı sûk 'ışkı nida idüb bülend âvâz-ıla Didi ki gelsün 'âşıkân kuruldı pes dîvân-ı 'ışk
Bindi gemiye keştibân 'azm eyledi dost iline Münkirleri gark itdi heb komadı hîç tûfân-ı 'ışk
Uğradığı yeri bu 'ışk yakub yıkub eyler harâb Ta'mîr ider sonunda hoş ma'mûr olur vîrân-ı 'ışk
Bu 'ışka olan mübtelâ eyler telezzüz şöyle kim Sormaz 'ilâç hîç derdine bilür ki derd dermân-ı 'ışk
Bir kez içen 'ışk şarâbın mest-i müdâm medhûş olur Ayılmaz asla tâ ebed sekrân olur mestân-ı 'ışk
Zâhid bu 'ışkın sırrına irmek muhaldir zühd ile Bu râza mahrem olamaz bîgânedir nâdân-ı 'ışk
Mecnûn ider 'akıllan alur karâr u sabrını Başına tar olur cihan ağlar gezer hayrân-ı 'ışk
Tîz vâsıl eyler 'âşıkı ma'şûka 'ışk mürşid olur Anınla bulur vuslatı Yezdâna heb merdân-ı 'ışk
Lutf eyleyüben sâkîyâ Kuddûsîye sun cür'ayı Vecde gelüb cûş eylesün içinde şol 'ummân-ı 'ışk
Ukbâda olur şâdmân
Ukbâda olur şâdmân olan bugün giryân-ı 'ışk Virmez gönül ağyarına Hakkı bilen hayrân-ı 'ışk
Yokluk ile takrîb ider şol pâdişâha bendesi Ma'şûka virir varını hem canını merdân-ı 'ışk
Dâr-ı fenanın 'akıbet vîrân olur âbâdı heb İtme sivâya iltifat olgıl hemîn sekrân-ı 'ışk
Zikre çalış leyi ü nehâr disün münafıklar delü Tolsun gönül iklîmine aksun hemân (Ceyhân-ı 'ışk)
Yandır bu 'ışkiiî nârına cân u teni Kuddûsîyâ Yanmaz cahîmin odına görmez 'azâb biryân-ı 'ışk
Ey tâlib-i 'ışk-ı 'azîz
Ey tâlib-i 'ışk-ı 'azîz gel gir açık bâzâr-ı 'ışk Gündüz gice dimez ider alış veriş tüccâr-ı 'ışk
Andan cüda olma sakın mal u metâ'ım yok deyü Bây u gedâyı seçmeyüb bâzâr yapar simsâr-ı 'ışk
Zann itme ki anda alınur satılur altun kumaş Cân satılur yâr alınur kâr-ı cesîmdir kâr-ı 'ışk
Ana giren müflis olur kalmaz elinde mülk ü mâl Çünki gelür yağma ider heb varını âsâr-ı 'ışk
'Arif olan levm eylemez Kuddûsî-yi bî-çâreyi Dir bu kişi ma'zûr-durur yakmış anı gülzâr-ı 'ışk
Nice sultânları 'uryân itdi 'ışk
Nice sultânları 'uryân itdi 'ışk Hem nice 'üryanları hân itdi 'ışk
Dahi nice kâfiri müslim kılub Hak yolın anlara âsân itdi 'ışk
Her kimin dil şehrine girdi ise Yıkuban ol şehri vîrân itdi 'ışk
Gösterüb Leylâyı Mecnûn gözine İşini âh-ıla efgân itdi 'ışk
'Işk-durur Ferhâda tağı deldiren Vâmıkı hem mest ü hayran itdi 'ışk
Hem Zelîhâyı kılub zâr u zebûn Kırk sene bed-nâm ü giryân itdi 'ışk
'Ar ü nâmûs koymayub Kuddûsîde Bir edebsiz pîr ü sekrân itdi 'ışk
Nice yüz bin 'âkil u dânâyı
Nice yüz bin 'âkil u dânâyı Mecnûn itdi 'ışk Nice zühhâdın bozub zühdini meftun itdi 'ışk
Her kime uğradı ise itdi yağma varını Nice nâsa va'z iden kurrâya efsun itdi 'ışk
Nice eyvanı yıkub indirdi nice şahları Hem nice kadri bülendin kadrini dûn itdi 'ışk
Nice erbâb-ı hayanın perdesini çâk idüb Bî-edeb bed-nâm u rüsvây bağrını hûn itdi 'ışk
Rûz u şeb yârân ile zevk u safâ demler süren Kişilerin kalbini vîrân u mahzun itdi 'ışk
Çok yiyüb içüb gülüb handan olan bî-gamların Girye ile çeşminifi yaşını Ceyhun itdi 'ışk
Nice kuttâ'-ı tarîki hem nice uğruları Sâhib-i sıdk u vefâ halk içre me'mûn itdi 'ışk
Hem nice ahmak bî-'akl u bîgâne nadanları Bir nazarda halkı irşâd ile me'zûn itdi 'ışk
Nice gafil nice câhil nice tab'ı camidin İçine sel gibi akub nehr-i Seyhûn itdi 'ışk
Nice ümmî söylemek bilmez sığır çobanının Dilini bülbül sözüni dürr-i meknûn itdi 'ışk
Nice münkir nice mubgız nice dîn düşmanının Hâlini hoş kârını kâr-ı hümâyûn itdi 'ışk
Pes bu Kuddûsî fakîri hicr-ile mahzun iken Râh-ı vaslı bildirüb handan u memnun itdi 'ışk
Vücûd iklîmine basdı
Vücûd iklîmine basdı kadem 'ışk Gönül mülkinde hem dikdi 'alem 'ışk
Geçürdi mâsivâdan bizi âhir Serây-ı dilde şâh-ı muhterem 'ışk
'Ulüvv-i kadrini sûfî ne bilsün Ki zann eyler ider îrâs-ı gamm 'ışk
Sakın 'uşşâkı techîl itme zîrâ İder anlara ta'lîm-i hikem 'ışk
Bu Kuddûsî Hudâya hamd idüb çün Ki irşâd eyler anı dem-be-dem 'ışk
Beni dânâ iken Mecnûn iden 'ışk
Beni dânâ iken Mecnûn iden 'ışk Gözimin yaşını Ceyhun iden 'ışk
Salâh u zühd ü takvama bakub nâs Pesend eyler iken azgun iden 'ışk
Cihan halkında yok zilletde mislim Bu hâle râzî vü memnun iden 'ışk
Sürerken 'işret ü demler safâlar Virüb gam inledüb mahzun iden 'ışk
Derûnum derdine derman ararken Dem-â-dem derdimi efzûn iden 'ışk
Görinüb Kayşa Leylânın yüzinden Saluban tağlara meftun iden 'ışk
Bugün bî-çâre Kuddûsî fakîri 'Azîz iken zelîl ü dûn iden 'ışk
Sivâdan kalbleri tathîr ider 'ışk
Sivâdan kalbleri tathîr ider 'ışk Kararmış dilleri tenvîr ider 'ışk
Kılar vîrân kimin gönline girer Hakîkatde güzel ta'mîr ider 'ışk
Duhûl itdiği kalb olur mücellâ Şehen-şâha münâsib yir ider 'ışk
Dahi şirk ehlini eyler muvahhid Ki ma'bûdı gönülde bir ider 'ışk
Tolar 'ışk zikr-ile kalbe çü derya Kalîl ise dahi teksîr ider 'ışk
Zikirler efdali tevhîd imiş bil Anı vird ideni tezkîr ider 'ışk
Devam it zikre Kuddûsî sözin tut Güç işin zâkirin teysîr ider 'ışk
Olur 'uşşâk-ı Yezdâne
Olur 'uşşâk-ı Yezdâne peder 'ışk Ki anları çoban olur güder 'ışk
Delîl olur sülük erbabına hem Takub zencîrini Hakka yeder 'ışk
Yimez iki cihanda gussa 'âşık Komaz gönlünde zîrâ hîç keder 'ışk
'Azîz olur bu 'ışka hemdem olan Ki yoldaşını itmez der-be-der 'ışk
Bu 'ışkı iste Kuddûsî Hudâdan Kahır yüzünden ihsanlar ider 'ışk
Benim dostum bana
Benim dostum bana eyler neler 'ışk Cemâlin şem'ine yanmak diler 'ışk
Ne bir lahza virir rahat cihanda Ne rahm idüb yüzime bir güler 'ışk
Ne tebşîr-i visal eyler bana ol Ne mahzun gönlümi mesrur kılar 'ışk
Karâr u sabrımı komadı hergiz Atub ebruların bağrım deler 'ışk
Uruban yüreğime tîg-ı kahrı Emân virmez dilik dilik diler 'ışk
Sivâ kirini Kuddûsî gönülde Ne denlü var ise koymaz siler 'ışk
Gönül emrâzına dünyâda
Gönül emrâzına dünyâda bir 'âcil şifâdır 'ışk Usanmaz mübtelâsı çün ki bir şîrîn belâdır 'ışk
Sivâ fikrini koymaz şol gönülde kim olur dâhil Zamâ'ir kişverinden kâli'-i kûh-ı sivâdır 'ışk
Geçürdi nice 'ubbâdı riyâ vü süm'a mekrinden İder azmışları irşâd tarîk-ı pîşvâdır 'ışk
Küdûret kalmaz aslâ dil serâyından ider tathîr Açar pâsını komaz hîç tonuk kalbe cilâdır 'ışk
Beher dem hamd ü şükr eyle hemân Yezdâna Kuddûsî Saña fazlıyla ihsân itdi her derde devâdır 'ışk
Eser 'âşık başında
Eser 'âşık başında rûz u şeb bir özge rîhdir 'ışk Sanur zâhid riyâ makbûl u müstahsen kabîhdir 'ışk
Hudâ merdânı 'indinde bülenddir kadri bu 'ışkın Hemân tahsîle sa'y it ey 'azîzim çün melîhdir 'ışk
Riyâ bil gizlü şirk imiş mürâ'îde hulûs olmaz Mu'arrâ hem müberrâ cümle 'illetden sahîhdir 'ışk
Olur hâsıl bu 'ışk zikr-ile çalış rûz u şeb aña Hemîn sen 'âşık ol 'âşık ki sâfî hem sarîhdir 'ışk
Gürûh-ı ehl-i 'ışk hîç mâsivâya iltifât itmez Seni irşâd ider Kuddûsîyâ şeyh-i fasîhdir 'ışk
Nice şâhın gönlüne geldi bu 'ışk
Nice şâhın gönlüne geldi bu 'ışk Varını yağmalayub aldı bu 'ışk
Nice 'ilmü 'âru nâmûs ehlinin Şîşe-i 'arın yire çaldı bu 'ışk
Nice 'iffet sâhibi 'âbidleri Kûşe-i meyhânede buldı bu 'ışk
Nice takvâ ehli perhîz-kârlara Rehber-i râh-ı hevâ oldı bu 'ışk
Kaysı meftûn eyledi Leylâ ile Ulu tağlar başına saldı bu 'ışk
Şeyh-i San'ânı dîninden çıkarub Soñra goñlin andub sildi bu 'ışk
Bülbüli hayrân u giryân eyledi Nitekim gül yüzine güldi bu 'ışk
Soydı Edhem-zâdeyi 'uryân kodı Şâh iken miskîn ü ac kıldı bu 'ışk
Gösterüb Şîrîn(i) Ferhâd gözine Aradan varlık tağın deldi bu 'ışk
Virdi sevdâ bu garîb Kuddûsîye Şol zamân kim gönline toldı bu 'ışk
Çünki deryâ-veş gönül
Çünki deryâ-veş gönül iklimine toldı bu 'ışk Komadı aslâ karâr u sabrını aldı bu 'ışk
Virdi hayret şol kadar kim subh u şâmı bilmezem 'Aklımı yağmaladı pes bî-haber geldi bu 'ışk
Zülf-i yâr-ile beni muhkem tutuban bağladı Şîşe-i nâmûsımı âhir yire çaldı bu 'ışk
Zâhidâ levm itme ebsem ol ki ma'zûr olmışam Bulmadım çün 'ışkı ben ammâ beni buldı bu 'ışk
Sevdiğim yâri değildir ihtiyârî nideyim Dürlü dürlü cilvelerle 'aklımı çaldı bu 'ışk
Mâsivâdan geldi nefret hâsılı şimdi baña Cümleden derd-i nigârı mu'teber kıldı bu 'ışk
Kablamışdı levha-i kalbimi evsâh-ı sivâ Sünkibârı feyz ile komadı heb sildi bu 'ışk
Rûz u şeb efgânımı sen tanlama sûfî benim Hâlimi kıldı perîşân bağrımı deldi bu 'ışk
Virdi Kuddûsî bu 'ışkın yolına heb varını Mâsivâdan geçdi gönünde hemân kaldı bu 'ışk
Sanma kim şimdi beni
Sanma kim şimdi beni buldı bu 'ışk Tâ ezelden hem-demim oldı bu 'ışk
İtmişem feryâd anam rahminde çok Tıfl iken hayrân u mest kıldı bu 'ışk
Nice demler 'ilme sa'y itmiş idim 'İlm ü 'akl u zühdimi aldı bu 'ışk
Rûm u Şâmı gezdirüben bir zemân Tağlara hem çöllere saldı bu 'ışk
Gönlümün şehrini vîrân eyledi Yâğmacı Tâtârleyin geldi bu 'ışk
Mâsivâdan eyleyüb tenfîr hemîn Kir ü pâsın kalblerin sildi bu 'ışk
Neylesün Kuddûsî-yi haste koca İçine deryâ gibi toldı bu 'ışk
Eyledi bu 'ışk
Çok zâhidi rüsvâ-yı cihân eyledi bu 'ışk Çok gâfıli âgâh-ı zemân eyledi bu 'ışk
Çok pâdişâhın şevketini meskenet itdi Çok bende-yi bî-'izzeti hân eyledi bu 'ışk
Çok 'âlimin 'ilmini alub eyledi câhil Çok câhile her fenni 'ayân eyledi bu 'ışk
Çok fâciri bir nazar ile eyledi irşâd Çok 'âbidin işini yaman eyledi bu 'ışk
Çok şâbları pîr eyleyüben bilini bükdi Çok pirleri hem dahi civân eyledi bu 'ışk
Çok 'âkili hayretde koyub eyledi bî-hûş Çok eblehi erbâb-ı beyân eyledi bu 'ışk
Çok vâsılı düşürdi dahi vâdî-yi hicre Çok münkatı'ı dosta revân eyledi bu 'ışk
Çok mürtefi'in zîr-i zemîn eyledi kadrin Çok sâfile eyvânı mekân eyledi bu 'ışk
Çok kimseleri tîr idüben atdı yabana Çok kimseleri tîre nişân eyledi bu 'ışk
Çok kimseleri lâl idüben bağladı dilin Çok kimseleri nutk-ı lisân eyledi bu 'ışk
Kuddûsîye virdi katı hayret katı dehşet Çün kârını gam bağrını kan eyledi bu 'ışk
Her kimin dil şehrine girdi bu 'ışk
Her kimin dil şehrine girdi bu 'ışk Mâsivâyı komayub sürdi bu 'ışk
'Aklını alub anı mest eyledi 'Âr u nâmûs şişesin kırdı bu 'ışk
Eyledi seyyâh dahi coşdıruban Rûm u Şâm u Mısrı gezdirdi bu 'ışk
Kimini düşürdi bir sevdâya pes Şâh iken tâcın yire urdı bu 'ışk
Kapularda sâ'il itdi 'âkıbet Virmeyüb bir lokma sürdirdi bu 'ışk
Kimini Kuddûsî-yi nâçâr gibi Nâs içinden çekdi ayırdı bu 'ışk
Sûretâ bir hoş heves
Sûretâ bir hoş heves eyleyecek kârdır bu 'ışk Hâlbuki 'uşşâkı ihrâk idici nârdır bu 'ışk
Mübtelâsı istemez hergiz halâs yanar hemân Bir göfiüller kapucı kuvvetli sehhârdır bu 'ışk
'Akıl ü dânâlan serhöş u ser-gerdân ider Sâlik-i sâdıkları irşâda efsârdır bu 'ışk
İbn-i Edhem gibi nice pâdişâhların gelüb Varını yağmaladı yağmacı Tâtârdır bu 'ışk
Deldirir tağları 'uşşâka açarlar dosta yol İrdirir müştâk-ı yâre mûsil-i yârdır bu 'ışk
Hâb u râhat mı kalur uğradığı bî-çârede Mekri çok emsâli yok dünyâda mekkârdır bu 'ışk
Her kimiñ kim 'ışk u sevdâ gelmedi hîç başına Zann ider âsân tahammül bir hafîf bârdır bu 'ışk
Eyledi rüsvâ-yı 'âlem derd-mend Kuddûsîyi Gadr ider virmez emân miskine gaddârdır bu 'ışk
Beni bir dilber-i bî-misle
Beni bir dilber-i bî-misle meftûn eylediñ ey 'ışk Gözümün yaşını sel bağrımı hûn eylediñ ey 'ışk
Hümâ-veş göklere pervâz ider iken gönül mürgi Düşürdün vâdî-yi ahzâna mahzun eylediñ ey 'ışk
Ne dünyâ hemmi var şimdi ne 'ukbâ kaydı goñlümde Unutdurduñ baña şimdi ne efsûn eylediñ ey 'ışk
Derûnum derdine çâre bulayım dir iken el'ân Düşürdün bir beter derde dîger-gûn eylediñ ey 'ışk
Komadiñ sabrı ârâmı gönülde uykuyı gözde Bugün pes kârımı kâr-ı hümâyûn eylediñ ey 'ışk
Gice gündüz hemân ârzû-yı vasl-ı yâre meşgülam Baña ihsân u lutfı hadden efzûn eylediñ ey 'ışk
Girüb dil şehrine bozduñ dagitdiñ zühd ü takvâyı Belâ üzre belâyı bende kânûn eylediñ ey 'ışk
Bu Kuddûsî fakîri sûretâ hor u zelîl itdiñ Hakîkatde emîr-i rub'-ı meskûn eylediñ ey 'ışk
Derdimi kime diyem
Derdimi kime diyem kime idem 'arz-ı hâl Niceyedek gam yiyem kalmadı sabra mecâl
Goñlüme 'ışk u hevâ girdi komadı sivâ Cümleden oldum cüdâ ârzûlar oldum cemâl
Derd-i derûn bî-hisâb disem olur bir kitâb Sâkit ol ağzım yap eyleme hîç kîl ü kâl
'Işk beni dûn eyledi zâr u zebûn eyledi Bağrımı hûn eyledi soñra da virdi kemâl
Ol baña nâfi' 'ilâç itdim anı başa tâc Hâsıl olub ibtihâc buldum aniñla visâl
Anı ideli enîs oldı baña yâr celîs Evvel idim pes hasîs hissete irdi zevâl
Hem olalı aña yâr oldı işim âh ü zâr İtdim anı ihtiyâr geldi dile hoş hısâl
'Işk-ıla Kuddûsîyâ hemdem olub bul safâ Varım eyle fedâ emrine it imtisâl
Sizinle isteyelim biz
Sizinle isteyelim biz Hudâdan 'ışk u vecd ü hâl Çün 'ışkı olmayan zâhid olısardır mudili hem dâll
Düşirir kibr ü 'ucb u hakda ol miskini İblîs hem İder dürlü hiyel ile o mağrûr ahmakı idlâl
'Amel ihlâs ile makbul olur 'indinde Mevlânın Riyâ şirk-i hafidir pes olısar müfsid a'mâl
Olur müşrik mürâ'î itse de biñ yıl 'ibâdetler Kulûb-ı 'âşıkânı 'ışk ider pâk hîç komaz ezbâl
Gelür 'ışk zikr-ile kalbe olalım biz aña meşgul İder Kuddûsîyâ Mevlâ gürûh-ı 'âşıka îsâl
Ey Latîf ü Hayy u Kuddûs
Ey Latîf ü Hayy u Kuddûs u 'Azîm ü zü'l-Celâl Koyma göülümde 'alâ'ikdan eser lutf eyle al
Mâsivâdan anda hîç mikdâr-ı zerre kalmasun Sen buyur gir ol serâya çıkma hergiz anda kal
İtmeyem hûr u kusûrına cinânıfi iltifât Vechiñe dâ'im nazar itmek baña a'zam nevâl
Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar senden cüdâ Kendiñe ehl eyle fazlmla beni görem cemâl
Tâkatim yok kulluğa çün pîr ü 'âciz bendeyim Bilmeyüben haddimi hîç eylerem vuslat su'âl
Görmezem ben kendimi lâyık bu bâlâ devlete Kâfire itseñ hidâyet bilürem bulur visâl
Eyle Kuddûsî kulum lâyık-ı vasl-ı likâ İnfısâlden kurtarub vir rahmetiñle ittisâl
Ey Semî' ü Hayy u Kayyûm
Ey Semî' ü Hayy u Kayyûm u Hakîm ü zü'l-Celâl İder oldum nazm-ıla şimdi saña ben 'arz-ı hâl
'Aklım irmez hikmetin bilmem bu manzum sözlerin Sen biliirsin ki değil maksûdım izhâr-ı kemâl
'Acizem çün 'âdet-i nâs üzre kullukdan hemân Oldı işim pes mecâzib gibi manzum kîl ü kâl
Pîr-i fânî olmışam yok tâkâtim hîç kulluğa 'Işk u cezbe vir baña sen bende benlik koma al
Eyle Kuddûsî kulum lutf idüb mest-i müdâm 01 habíbiñ hürmetine ey Latîf ü bî-zevâl
Ey bu mahlûkâtı halk iden
Ey bu mahlûkâtı halk iden Melîk-i zü'l-Celâl Mülk seniñ ancak saña mahlûk şerîk olmak muhâl
Olsa iki pâdişâh bir beldede olur harâb Sen gibi bir pâdişâh yok ey Hudâ-yı Lâ-Yezâl
Kangı mahlükiñ seniñ mülkiñde ortağın olur Cümleniñ Hal lâkı sensin Hayy u Bâkî bî-Zevâl
Didiren ben Teñriyem sensin biraz ahmaklara Ruhların kabz eylediñ sen anlariñ hem bî-kıtâl
Birliğine heb delîl bu işlerin var hikmeti İdemez bir kimse senden her ne kilarsañ su'âl
Çünki bir katre menîden eylediñ anları halk Sen şehen-şâha nice ortak olabilür şegâl
Eyle Kuddûsî güneh-kâr bendeñi sen mağfiret Rahmetiñden kânıt olmaz itse de çok ihtiyâl
Ey birâder 'ilme sa'y it
Ey birâder 'ilme sa'y it gice gündüz bî-melâl Bir gün olur ki virir maksûdını Hak zü'l-Celâl
Her kişi irse gerekdir menzile sa'yı kadar Turmayub sa'y it ki olsun menziliñ a'le'l-e'âl
Bilmiş ol 'ilmi ki ancak feyz-i Rabbânî-durur Gice gündüz ağlayub anı Hudâdan it su'âl
'İzzet-i dâreyni ehl-i 'ilme virir ol Kerîm Zillet-i kevneyne bâ'isdir cehil itme cidâl
Meyyite benzer muhakkak câhil-i bî-ma'rifet Diñleyüb cân u gönülden sözimi gûşine al
Hiç basiretle berâber mi olur a'mâ olan 'Alimin 'ilmi hüdâdır cáhiliñ cehli dalâl
'İlm ile eyler tekarrüb bil ki kul Mevlâsına Olayım dirseñ mukarreb 'ilm-ile it iştigâl
Tâlib-i 'ilmin ferişteler ayağı altına Didi Peygamber döşerler Teñriniñ emriyle bâl
Her neye sarf itse inşân himmet ile vüs'ını Viriser matlûbını aniñ Hudâ-yı Lâ-yezâl
'İlm-i nâfi' iste Hakdan eyleme bî-nef e hırs Çünki olur nice dânişmendlerin 'ilmi vebâl
Çok 'ilim var ki tevaggul eylemek olur harâm İste Mevlânın rızâsın hemen olursun hısâl
Hem cemâ'atle namâzı kıl sakın terk eyleme Destini tut beş vakitde eyle Hakka ibtihâl
Sâlihînin meslekine it sülük ayrılma hîç Çün bu yoldan mâ'adâya gideniñ işi hayâl
Pendi Kuddûsî ider tullâb-ı 'ilme ki anı Kim ki tutarsa virür Mevlâ aña fazl u kemâl
Ey Cevâd u bî-şebîh ü bî-nazîr
Ey Cevâd u bî-şebîh ü bî-nazîr ü bî-misâl Vey Kerîm ü Hayy u Kayyûm u 'Azîm ü zü'l-Celâl
Kapuña geldim niyâzım bu-durur leyi ü nehâr Ki baña gösterme lutf it iftirâk u infısâl
Gerçi yokdur zerrece bende liyâkat vaslına Eylerem boynum eğüb sen pâdişâhımdan su'âl
Rahmetimden kesmeñiz ey kullarım didiñ ümîd İtmezem kat'î recâ pes umaram kâm-ı visâl
Çün habîbinle tevessül itdi Kuddûsî saña Kıl müyesser aña fazliñla temâşâ-yi cemâl
Eyledim dürlü du'âlarla
Eyledim dürlü du'âlarla kapuñda çok su'âl İtmedin ihsân benim matlûbumı ey zü'l-Celâl
Nazm-ıla şimdi su'âle başladım leyi ü nehâr Bilmez isem de 'arûz 'ilmin dahi şîrîn makâl
İstemem dünyâda mansıb sîm ü zer cem' eylemek 'Âşık-ı sâdıklara meyl-i sivâ vizr ü vebâl
Mübtelâ olub mecâzî 'ışka aldım çok nisâ Toğdı çok evlâd irişdi zühd ü takvâma zevâl
Dir bu Kuddûsî kuluñ hıfz eyleyüb îmânımı İt beni îsâl habíbiñ şehrine cânımı al
Çün Resûl dimiş
Çün Resûl dimiş sever medh itmeyi Hak zü'l-Celâl İsterem meddahlığın yok ise de bende kemâl
Kendini medh ider ancak kendi ol Hallâk-ı halk Men fakîr ü câhilem kârım hemân kîl ile kâl
Cümle mahlûkâtı kâf u nûn ile var eyledi Vâhid ü bâkî şehen-şâhdır aña hîç yok zevâl
Bî-şerîk ü bî-nazîr ü bî-vezîr ü bî-zahîr Kapusı hergiz kapanmaz ideriz fazlın su'âl
Heb cihân halkıyla anıfi eyleriz biz medhini Kârımız tesbîh ü takdîse beher ân iştigâl
Cân kulağı işidüben hüsnini oldum delii Ta'n ider zâhid baña zann eyleyub ehl-i dalâl
'Âşık-ı meddâhı olmışam o hûbın pes bugün Eyledi zîrâ temevvüc bahr-i 'ışk misl-i cibâl
Nazm-ıla Kuddûsî-yi miskîn Hudâyı medh ider Bu tarîk ile nasîb olmak umar aña visâl
'İbret al
Kıl tefekkür Hakkı bil halk-ı cihândan 'ibret al Yedi kat yerden ü yedi kat semâdan 'ibret al
Ay u gün yıldızlara bak nice halk itmiş Hudâ Yer yüzinde bî-hisâb mahlûk olandan 'ibret al
On sekiz biñ 'álemiñ Hallâkı oldığın düşün Bâ-husûs Âdem Safiyy-i 'âlî-şândan 'ibret al
Yerde gökde 'arş u kürsîde olan emlâk dahi Dâr-ı dünyâda bulunan ins ü cândan 'ibret al
Cümle mahlûk kâf ile nûn arasında geldiler Kün hitâbıyla gelen kevn ü mekândan 'ibret al
Kibriyâsını eğer bilmekse maksûd Hâlikın O kuyub nazmı te'emmül eyle andan 'ibret al
'Ârif-i üstâd-ı masnû'ât olayın dir iseñ Cümle eşyâdır nişânı bak nişândan 'ibret al
Ma'rifet içün seni Kuddûsîyâ halk itdi Hak Anı tahsîl eyle turma 'ârifândan 'ibret al
Ey Cevâd u Hayy u Kayyûm
Ey Cevâd u Hayy u Kayyûm u Kerîm ü zü'l-Celâl Eylerem sen pâdişâhımdan büyük nesne su'âl
Çünki hâcet eyledi mess vir benim matlûbımı itme red gümrâh deyü pîr olmışam kılma nikâl
Bende kocayınca sultân eylemez hergiz 'itâb Var ise dahi günâhı sad hezâr mislü'l-cibâl
Hem amñ kesmez gıdâsın dâ'imâ ihsân ider Hizmete yitmez güci dimez virir dürlü nevâl
Dû cihânın ni'meti virmez safâ Kuddûsîye Çün anın maksûdı sensin pes diler saña visal
Ey Celîl ü Rabb ü Cebbâr
Ey Celîl ü Rabb ü Cebbâr u Kerîm ü zü'l-Celâl Kapuña geldim bugün itmek içün senden su'âl
Müstecâb olur imiş kapuñda zîrâ her du'â Pes yaşım yetmiş sekiz cismim nahîf hem ak sakal
Sen 'Azîmü'ş-şân du'â idift deyü emr eylediñ Kara yüzlü kul isem de emre itdim imtisâl
Kesmezem hergiz ümîdi rahmetiñden ey Rahîm Cümle halkiñ zenbi katre rahmetiñ deryâ-misâl
İtme Kuddûsî günâh-kân kapuñdan red bugün Müsta' iddir mevte çün yaklaşdı rûz-ı irtihâl
Her kimiñ kim yok hulûsı
Her kimiñ kim yok hulûsı ol behâ'imden adal Muhlis ol çek bu riyâ vü süm'adan sıdk-ıla el
Bil olur hâsıl hulûs 'ışk-ıla hem 'ışk zikr-ile Eyle tevhîde devâm kim olasın 'ışka mahal
Cümle zikrin efdali tevhîd buyurmış çün Resul Eylemiş telkîn 'Alîye anı sen bu râha gel
Kıl şerî'atle 'amel eyle tarîka hem sülük Ol hakîkat 'ilmine nâ'il anınla it 'amel
İtdi Kuddûsî nasihat sana tutgıl ey ahî Eyle tevhîd-i Hudâ çünki Ahaddür hem Ecel
'İbâdet içre bilmiş ol ki efdal
'İbâdet içre bilmiş ol ki efdal Namazdır kıl sen anı olma tenbel
Münâfıklardan eyle ictinâb çün Ki anların mekânı derk-i esfel
Hulûs yok kılsalar da kalblerinde Anın kadrin ne bilsün kavm-i echel
Riyâdır işleri heb ol gürûhın Hudâ 'indinde cümle halkdan erzel
Huzûr-ı kalb-ile kılub namâzı Sen ol Kuddûsîyâ bir 'abd-i ekmel
'Âşıkam bir yâre kim
'Âşıkam bir yâre kim yok hîç anın gibi güzel Ekrem ü a'lâ vü erham hem e'azdir hem ecell
Kendini zikr ideni zikr eyleyüb olur celîs Çün sever 'uşşâkını ol pâdişâh-ı Lem Yezel
Bî-hisâb suçlarını dahi ider heb mağfiret Eylemez hergiz zarar anlara 'isyân u dagel
İsmi Gaffâr u Halimdir dahi Settâr u Gafûr Dahi Tevvâb u Rahîm ol bî-nazîr ü bî-mesel
Çocuğiken işidüben cân kulağı hüsnini Gönlüme sevdâsı düşdi 'aklıma geldi halel
Eyledi merhum babam tevhidi telkîn ol zemân Başladım leyi ü nehâr zikre çalışdım bî-mehel
Tîz vakitde toğdı kalb oğlı memem altında hem Cânlu hayvân gibi oynar şevk-ıla idüb 'acel
Vâlideynim oldılar hayrân ü handân hamd idüb Didiler pes oğlumız oldı bu esrâra mahal
Ol şehen-şâh virdi Kuddûsî kuluna 'ışkını 'Âşık u meczûbda kalmaz gıll ü gış gaflet kesel
Civânlıkda rezîl
Civânlıkda rezîl pîrlikde oldum şeyh-i erzel Dahi gâfil idim ol demde oldum şimdi agfel
Dir idim yok-durur câhil benim gibi cihânda Bugün itdim te'emmül bulmadım hîç benden echel
Mecâzî 'ışk beni tahrîk idüb dâ'im gezerdim Gelüb bir hûb dahi takdı bu dem gönlime çengel
Boyandım dürlü dürlü renge bozdı cümlesin 'ışk Ki oldı levn-i 'ışka cümle elvânım mübeddel
Heves eyler boyanmağa bu renge gerçi zâhid Velâkin 'âr ü nâmûsı komaz elden o tenbel
Riyâ vü kibr ü 'ucb-ıla tutulmış ammâ goñül İder da'vâ-yı kutbiyyet gözi kör zihni muhtel
Benimle oynayub satranç bu 'ışk varımı aldı Didi saña yiter 'âşık iseñ zülf-i müselsel
Şu kez mest olmışam 'ışkın meyinden kim görinür Gözime her neye baksam hemân çeşm-i mükemmel
Ozan itdi beni 'ışk şöyledir mağdur tutuñ çün Ki bilmem muhtasar mıdır sözüm yâhûd mutavvel
Sakın ta'n itme ey vâ'iz bu Kuddûsî fakîre Ki dir mahbûbı terk it mâsivâmı heb baña gel
Ey nefis şimden girü
Ey nefis şimden girü ağyân terk it yâre gel Yetiştir itdiklerin tuğyân u 'isyân u dagal
Sû-yı akrâna uyub siydin Hudânın emrini Kılmadın bu ana dek aslâ rızâ sicne 'amel
Seçmedin hergiz helâl-ile harâmın beynini Cîfe-i dünyâyı bel' itdin hemân misl-i zagel
Sûretâ mü'minsin ammâ gizli şirk içinde var Çün hakîkatde mürâ'îdir behâ'imden 'adel
Yolcısın yok zâd-ı râhın yükün ise pek sakîl San'atın ta'mîr-i dünyâ hedm-i dîn tül-i emel
Bakmadın 'ibret göziyle Hâlikın masnû'ına Kablamış endâmını heb gaflet ü sehv ü kesel
Hem lisânınla Hudânın zikrin iksâr itmedin Söyledin gaybet yalan çok i'tirâz-ile cedel
Hak kelâmı hîç kulağınla işidüb tutmadın Hey'etin insândır ammâ işlerin cümle dagel
Hayr işe yapışmadın destinle çok şerr işledin Bilmezem ki kurtulur mı nâr-ı dûzahdan bu el
Ayağınla gitmedin bir hatvecik Hak yolına Köhnelendi şimdi a'zâ dahi yaklaşdı ecel
Kalbin ile itmedin bir dem tefekkür sıdk-ıla Ki neler halk eylemişdir Kird-gâr u Lem-Yezel
Kendini sen zann idersin cümleye sâlim kavî İç ü taşın toptolu emrâz u eskâm u 'ilel
Hâsılı budur kelâmın bilmiş ol itme gurur Cümle a'mâlinde vardır bî-şümâr 'ayb u halel
Mâsivâsından geçüb Allaha gel Kuddûsîyâ Külli şey'hâlikdir illâ vechü Mevlâne'l-ecel
Sâlikâ ağyârı gönülden çıkar
Sâlikâ ağyârı gönülden çıkar dildâre gel Vuslat-ı cânân içün cân satılan bâzâra gel
Varma zâhid yanına magbûn ider sonra seni Rûz u şeb kânûn-ı 'ışk içre yanan nâçâra gel
Nehr-i asgardan cevâhir çıkmaz ey ebleh yüri Dürr-i meknûn ister isen sâhil-i ebhâre gel
Turmayub yâd eyle yârin ismini leyi ü nehâr Ma'rifet kesb itmeğe sa'y eyle hey âvâre gel
Cân u dilden tâlib isen dost visâlini eğer Cismini yandır bu 'ışkın odına bir pâre gel
Tevbe eyle 'âşıkâna itdiğin küstâhlığa Ehl-i Hakka buğz u inkârı koyub ikrâra gel
Çok uyuma gicelerde kıl temellük Hâlika Bitmek istersen işin hoş cilve-i eshâra gel
Cân u dilden 'âşık oldınsa behey bülbül güle Âşiyânın terkini ur şevk-ıla gülzâra gel
Zühd ü takvâ perdesini çâk idüben sıdk-ıla 'Işkı rehber it hemîn bul firkate bir çâre gel
'Âr u nâmûs şişesini kırmayan 'âşık m'olur 'Âşık olmak diler isen 'âşık-ı bî-'âra gel
Mâsivâdan fârig olub yâri bul Kuddûsîyâ Arayan Mevlâsını bulur dimişler ara gel
Kuddûsa gel Kuddûsa
İster isen olmak velî Kuddûsa gel Kuddûsa (gel) Cümle sivâdan çek eli Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Aldanma(gıl) sen câhına gir sıdk-ıla dost râhına Ol bende mülkin şâhına Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Çün perdedir iki cihân 'uşşâk-ı Hakka bî-gümân Çâk eyle sen anı hemân Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
İt rûz u şeb zikre devâm ki olasın mest-i müdâm Mezkûre ir ol şâd-kâm Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Kalbe tolar 'ışk zikr-ile 'âşık olub seyr it yola Bakınma hîç sağ u sola Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Aç gözini nakkâşı gör nakşına bakub olma kör Ol ibni Edhem-veş gayûr Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Mevlâsını kıldı taleb terk eyledi varını heb İt sen de ağyârdan hereb Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Kuddûsîyâ itme mehel tevhîde çalış bî-kesel Tut pendi çek gayriden el Kuddûsa gel Kuddûsa (gel)
Dökme gel
Gözlerinden sûfîyâ cennet içün kan dökme gel Nâr-ı dûzah korkusından dahi bârân dökme gel
Cümlenin Hallâkının 'ışkı odına yan hemîn Nefs-i ejderhâ femine katre niyân dökme gel
Çün riyâ şirk-i hafidir müşrik olma ey 'azîz Taht-ı sultâna sakınub zibl ü katrân dökme gel
İtme Hak zâkirlerine buğz u inkâr u cefâ Sû-yı tedbîr ile hınzîr önine nân dökme gel
Zikre çalış tut bu Kuddûsî fakirin sözini Harmen-i 'ömri yabana böyle her ân tökme gel
Ey Hudâ çokdur bizim
Ey Hudâ çokdur bizim müşkil işimiz eyle hal Artdı ekdâr virdi zikr ü fikrimize pes halel
Cümle mü'min kulların tefrîc idersin giryesin Çünki erham dahi ekrem hem e'azsin hem eceli
Zenbimiz çok rahmetin deryâ senin pâyânı yok Mağfiret eyle bizi ey pâdişâh-ı Lem-yezel
Gice gündüz cân u dilden isteriz senden necât Vir selâmet her ne var ise elem gussa galel
Dir ki Kuddûsî umarız dâ'imen eltâfını Eyleriz tevhîd seni yok ise de 'ilm ü 'amel
Zâhidâ sen itme tahkîr
Zâhidâ sen itme tahkîr 'âşıkı insâfa gel Yok deyü hîç anda mâl u 'izzet ü 'ilm ü 'amel
İstemez iki cihanın 'izzetin Hak 'âşıkı Yokluğ-ıla bulınur vasl-ı Hudâ-yı Lem-Yezel
Aslımız bir nutfedir âhir türâb olsak gerek Bu kıyâmet bozılur hem dinle söz itme cedel
Virdi Yezdân bize cism ü rûh u 'akıl kuvveti Çok da gitmez mahv olur cümlesi geldikde ecel
Destimizde var mı hüccet ki nolısar hâlimiz Ağlayalım bizde vardır bî-hisâb cürm ü zelel
Varamaz bu sûret-ile mahşere her âdemî Sâhibine virir ol günde günâhları sakîl
'Ucb-ıla sürüldi iblîs oldı mel'ûn u recîm Benlik ile geldi âhir 'izz ü câhına halel
Kemlik idenlere eylik bil velîler hulkıdır Eylik it sen aña kim eyler saña cevr-i hiyel
Saña Kuddûsî bu pendi dahi nefsine ider Tut anı gücenme lutf it kalmasun dilde melel
Visâl-i yâre irmek isteyen
Visâl-i yâre irmek isteyen 'âşık berü gel Bu şi'rime nazar it gözini aç olma ahvel
Gönül virme şu dünyâ zînetine bakma aslâ Dahi cennet içün çalışma zinhâr olma tenbel
Mukayyedlikden ol âzâde 'ışkın himmetiyle Teveccüh eyle Allaha sivâsından yuyub el
Firâr it 'ışkı olmayan kişiden itme ülfet Cihân halkında yok bir kimse hîç bî-'ışkdan agfel
'Amelsiz 'ilm ü ihlâssız 'amel makbul değildir Anın çün záhidiñ goñli müşevveş zihni muhtal
Beher dem her nefes zikre devâm it olma gâfıl İder Allah ne deñlü var ise müşkil işin hail
Bu Kuddûsî gibi sen de tegâfül itme kardaş Külüñg-i 'ışk-ıla gayret idüb varlık tağın del
401 Ey cümle halkm müşkilâtın eyleyen lutfıyla hal Hail it benim müşkillerim ben olmışam pîr ü ezel
Rahme sezâ oldum bugün her kim ki görse rahm ider Sen ráhimíniñ erhamisin hem e'azsin hem ecel
Sabr idemem hergiz belâya tâkatim yok 'âcizem Etfâl gibi senden iderem dâ'imen ni'met emel
Yok iktidârım kesbe hîç kârım hemân şeklen sana Çün isterem senden beher ân cüz'-i su mislüh besel
Dürlü ni'metle besledin yetmiş tokuz yıl hoş beni Pes eyledin ihsân u in'âm sükker ü lahm u 'asel
Fazlınla ihsân eyledin hem rızkımı baykuşleyin Bu cîfe-i murdâr içün gezdirmedin sehl ü cebel
Şimdi tezâyüd itdi ekdârım sana ma'lûm-durur Cismim za'îf kalbim hazîn yaklaşdı hâlbuki ecel
Eşrât-ı sâ'at oldı peydâ fitneler uyandılar îkâz İderler fitne-i kavm-i şerâr ehl-i dagal
Kuddûsîyi hıfz it Hafîzâ dû cihânda kürbeden Kılma anı giryân u gam-nâk ü perîşân mübtezel
402 'Işk güzel 'âşık güzel ü yâr güzel Gül güzel bülbül güzel gülzâr güzel
Tevbe olsun ki (bu) halkı yirmeyem Halk güzel Hâlik güzel her var güzel
Bulmadım bir nesne kim ola 'abes Çâr 'anâsır yil su hâk ü nâr güzel
Yedi gökler dahi anlarda olan Levh Kalem ay gün cünûd-ı yâr güzel
'Arş u Kürsî Beyt-i Ma'mûr u melek Pes dahi anlardaki envâr güzel
Yedi kat yer dahi anlarda olan Cümle eşyâya virilmiş kâr güzel
Yok-durur 'âlemde bir beyhude şey Taş ağaç sâ'ir cemâd cân-dâr güzel
On sekiz bin dürlü 'âlem halkı heb Kulluk iderler kamu her bâr güzel
Kelb ü hınzîr ü yılan 'akreb dahi Sâ'irinin var nice esrâr güzel
Var yaratmakda 'azâbı dûzahı Nice nice hikmet-i Cebbâr güzel
Kâfiri şeytânı halk itmekde hem Var mesâlih ideriz ikrâr güzel
İ'tirâz itme sakın Kuddûsîyâ Hak güzel halkı güzel âsâr güzel
403 Mehdî zuhuri bil yakîn dünyâ evin çok yapmagıl Açmış Resûl Mevlâ yolın sen toğrı yoldan sapmagıl
Dimiş günâhlarm başı dünyâyı sevmek ey kişi Güç eyleme kolay işi sîm ü zere hîç tapmagıl
Ahir zamân halkına sen uyma birâder misl-i zen Oda yanar dünyâ seven uçmak yolından sapmagıl
Dirme anı hırs-ıla hem rızkı virir Hak lâ-cerem Eyle tevekkül çekme gam il rızkını sen kapmagıl
Kuddûsîyâ zikre çalış gaflet ile bitmez bir iş Merdân gürûhına karış gâfiller ile kopmagıl
404 Ey dost baña sen 'ışkı fazliñla 'atâ kıl Bu goñlümüñ ikbâlini her demde saña kıl
Çün her kimi sevdiñse aña 'ışkını virdiñ Lâyık değil isem dahi lutf eyle sezâ kıl
Yaz adımı hem defter-i 'uşşâkın içinde Cezb eyle saña goñlümi pür zevk-ı safâ kıl
Bed-nâm u zelîl itdi beni 'ışk-ı mecâzî Derdim katı çok merhamet it aña devâ kıl
Kuddûsîyi ehl eyle saña ey kerem ıssı Zühhâdı sivâ ehli anı ehl-i Hudâ kıl
405 Hudâvendâ beni fazlınla merdân zümresinden kıl Seni 'ârif olan ashâb-ı 'irfân zümresinden kıl
İçir 'ışk-ı hakîkî hamrını mest-i müdâm olam Gice gündüz seniñ şevkinle mestân zümresinden kıl
Bu kesret fitnesinden lutf idüb ben kuluîiı kurtar Koyub ağyârı sen şâh-ıla kalan zümresinden kıl
Hicâb olur imiş iki cihân 'uşşâk gürûhına Beni cümle sivâdan fârig olan zümresinden kıl
İdüb Kuddûsîyi hem zikre meşgül sen celîsi ol Anı 'ışk bahrine sıdk-ıla talan zümresinden kıl
406 Ey sâlik-i Hak sa'y idüben kesb-i hüner kıl Ko gayrisini Hazret-i Yezdâna sefer kıl
Aldanma sakın nakşına bu dâr-ı fenaniñ Sehhâredir ol kendiñi pek virme hazer kıl
'Uşşâka harâm didi Resul iki cihân bil Meyi itme aña zen gibi sen kendiñi er kıl
Bir katre menî idi seniñ çünki esâsın Pes nefsini bil hikmet-i Hallâka nazar kıl
Var eyledi bu halkı deyüb kün yoğiken hîç 'İbretle gozüñ aç nazariñ zîr ü zeber kıl
Kuddûsî-yi bî-çâre düşün kudret-i Hakkı Dil köşküni pâk eyleyüb ol şâha makar kıl
407 Tagayyür eylemez 'ârif kıyâmet kopsa dahi bil Aña hoş görinür Hakkm işi itmez ki kâl ü kîl
Olurçün i'tirâz Mevlâya tatvîl-i lisân itmek İder 'ârif hazer kalb i'tirâzından olur lâl dil
Hudâyı bilse bir kişi dili ahras olur imiş İdebilür mi hîç ahras olan kimse dilin tatvîl
Garîb oldığına díniñ olurız gerçi biz gam-nâk Velîkin ol zuhûr itmiş gariben sen te'emmül kıl
Hemân Kuddûsîyâ iste Hudâdan ma'rifet her ân Râhat it rûz u şeb iksâr-ı istiğfâr ile tehlîl
408 Olur Hakdan cüdâ gâfiller ile ülfet iden bil Firâr it ehl-i dünyâdan iderler çün seni tahbîl
Geçirme vaktiñi nâs ile istînâs idüb zîrâ Saña dünyâ umûrın pes iderler mekr-ile tahmil
Ki vardır her birinin bir merâmı gizlü kalbinde İderler hâlini berbâd dahi evkâtım ta'tîl
Refâkat itmeye sâdık refik zâhirde yok şimdi Çalış 'uzlet idüb zikre ider Hak işim teshil
Saña pend eyleyüb bî-çâre Kuddûsî koca dir kim Olub tevhide meşgul mâsivâ hubbın goñülden sil
409 Olur imiş celisi zákiriñ Mevlâ muhakkak bil Gice gündüz devâm it zikre olgıl bende-i mukbil
Celisiñ Hak olınca her işin biter seniñ bî-şek Hemân ısmarla cümle işim aña tevekkül kıl
Virir matlûbmı ol her ne ki ister iseñ bil hem İder düşmânını ilhak bela virir alet tacil
Buyurmışdur Resul tevhîd-durur bil efdalü'l-ezkâr Aña meşgûl olub kalbde olan kiri koma heb sil
Hudâ emr itdi Kur'ânda bize zikr ile Kuddûsî Tutub emrini idelim beher ân her zamân tehlîl
410 İli yahşi vü kendini yaman bil Kimi görsen anı kutb-ı cihân bil
Hemîn eyle hazer kibr ü gurûrdan Gönül alçaklığı büyük emân bil
Sakın iblîs gibi müstekbir olma Olur merdûd ben a'lâyım diyen bil
Dahi bu cîfe-i murdârı sevme Batar yere anı dirüb seven bil
Kifâf mikdârı rızka it kanâ'at İden dünyâyı terk göğe ağan bil
Aniñ çokluğıdır Fir'avnı âhir İdüb it'â dahi mugrak kılan bil
Mahabbet itme Kuddûsî aña hîç Hudânıfi dostı dünyâ sevmeyen bil
411 Kıyâmet iktirâb itdi sözimi hem te'emmül kıl Binâ-yı medrese mescid zemânı kalmadığın bil
Giderler ehl-i îmân heb Hicâze kimse kalmazlar Nefes tut kalbini itme harâb ta'mîrine temyîl
Sakın itlâf-ı mâl itme olur belki saña lâzım İder oldı 'alâmet çün zuhûr her ân dahi her yıl
Zemân oldığına âhir birâder eyleme şübhe Olub meşgûl binâya vaktim hîç itmegil ta'tîl
Harâmdır mü'mine tûl-i emel andan hazer it hem Düşün mevti yakîn bil kim idiser hâlini tahvîl
Çalış tevhide rûz u şeb takarrüb eyle Mevlâya Elinde var iken fırsat hemîn it ma'rifet tahsîl
Uyandırmak içtin ider bu pendi sana Kuddûsî Tutar isen ider her işini dâreynde Hak teshîl
412 Ey tâlib-i Hak ister isen olmağı vâsıl Tut pendimi gel sıdk-ıla hîç olma mücâdil
Nâ-hak yire incitme Hudâ halkını aslâ Hem illeri yahşi özini dûn ü yaman bil
'Ucb ile kibirden hazer it çünki 'Azâzîl Kibr itmek ile oldı kamu dirliği zâ'il
Toprak idi aslın yine toprak olacaksın Bir nutfeden itdi seni Hak 'ârif ü kâmil
Fahr eylediğin zindeliği şöylece bil ki Tutulsa nefes heb bozılur şekl ü şemâ'il
'İlm ii 'amel ü fazl u kerâmata güvenme Mevlâ kimi sevdiyse odur bende-i fâzıl
Kullukda halâvet bulanın eksilür ecri Çün almış olur hazzını dünyâda o gâfil
Aç gözlerini 'aklını dir başına sa'y it Mir'ât-ı gönülde olan evsâhı hemân sil
Fikr eyle ki bu heft semâvât ü zemîni îcâd idenin cümle vücûdına delâ'il
Kudret 'azamet sâhibi oldığı bedîhî Al 'ibreti eşyâya bak ol 'âbir ü 'âkil
Cem' itme sakın sîm ü zeri dâr-ı fenâda Lâyık mı sana ki olasın cîfeye mâ'il
Defn eyle hamûl arzına bu cism-i 'azîzi 'Âşık dilemez olmağı meşhûr-ı kabâ'il
Her mısra'ı bil bu gazelin 'ârife bir bâb Kalbinde olur 'ilm-i ledün sırları hâsıl
Yâd eyle hemîn ism-i Hudâyı gice gündüz Zâhid gibi sen olmayasın Tenriyi câhil
Kuddûsîyi gûş eyler isen cân u gönülden Eyler seni Hak ni'met-i 'uzmâlara nâ'il
413 Her kimin dâ'im lisânı zikr-i Cebbârda değil Bil tehî-destdir anın aslâ eli kârda değil
Eylemiş igfâl anı dâr-ı fenânın zîyneti Lâşede zîrâ gurâbın zevki gülzârda değil
Zâga teşbîh eylemişler ehl-i dünyâyı ki ol Cîfeyi yir zu'm ider hem gönü murdârda değil
Ehl-i ahret cîfe-veş dünyâdan istikrâh ider Çün anın gönü cinânda cem'-i dînârda değil
Ehl-i Hak iki cihândan nefret eyler cîfe-veş Yâre 'âşık olmış ancak gönü ağyârda değil
Dostdan özge nesne virmez kalb-i 'uşşâka safâ 'Âbidin maksûdı ağyârda hemân yârda değil
Münkiri kibr ile 'ârdır eyleyen Hakdan cüdâ Hak bulan yoklukda buldı kibr-ile 'ârda değil
Zikre hasr eyle hemân sen şuglını Kuddûsîyâ Vâsıl olmaz yâre ol kim şuglı ezkârda değil
414 Hulûs 'ışk-ıla vü 'ışk zikr-ile kalbde olur hâsıl Gice gündüz çalış tevhide olgıl muhlis ü kâmil
Gürûh-ı evüyâ zikr ile irerler kerâmâta Olur zâkir devâm-ı zikr ile ihlâsa tîz nâ'il
Hulusi olmayan 'âbid hakîkatde münâfıkdur Sen olgıl mü'min ü sâdık dahi 'irfâna ol vâsıl
Riyâ çün gizlü şirkdir bil muhakkak ihtirâz eyle Hemîn tahsîl-i 'ışk it çünki 'ışksız kişi(dir) câhil
Seni Kuddûsî-yi bî-çâre ider zikre hoş tergîb Birâder zikre sa'y it vaktiñi hîç eyleme ta'tîl
415 Yok benim gibi halâ'ik içre gâfil 'âsî kul Kesmezem hergiz ümîdi çün rahmet deryâsı bol
Zikr-i istiğfâra meşgûl olurum leyi ü nehâr Hak gazab itmez imiş müstağfırâna bil oğul
Ümmete büyük emân imiş bu istiğfâr hemîn Bize emr itmiş hadîsinde anı çünki Resûl
Eyle istiğfârı yüz kerre beher gün sen dahi Anı peygamber ider imiş bize ta'lîmdür ol
Günde istiğfârı it yüz kerre sen Kuddûsîyâ Sen de ekser eyle anı Kird-gâr eyler kabûl
416 Sakın 'abd-i direm olma var 'abd-i İlâh ol Sen ol a'lâya ol bende ki sen de 'âlî-câh ol
Neye meyi eylese goñlüñ seniñ ma'büdiñ oldur Bu şirkden eyleyüb tevbe 'afîf ü bî-günâh ol
Sivâsından kesil Hakkiñ fırâr eyle aña hem Sülük it 'ışk u şevk-ıla ki turma ehl-i râh ol
Özine put idinme zînet-i dünyâyı gâfıl Hudâya sıdk-ıla kulluk idüb dû kevne şâh ol
Gice gündüz hemân Kuddûsîyâ cehd-i belîg it Eğer bî-tâb iseñ bârî mücâhid gâh gâh ol
417 Gel ey 'âşık sana diyem Hudâya bir yakın yol Kolay hem cümle yollardan bu yolun sâliki ol
Bilürsin kim bu fursat bir dahi girmez eline Metâ'-ı 'ömrini itme hebâ ol 'abd-i makbul
Devâm it rûz u şeb tevhîde bir dem gâfıl olma 'Alâ'ikdan yumub göz ol hemân tevhîde meşgûl
Bizi halk eyledi Mevlâ ki kulluk itmek-içün Dimez ol mâsivâya iltifât idenlere kul
Geçirme vaktini boşa bu Kuddûsîleyin sen Bulur Mevlâsını dirler arayan var ara bul
418 Uzlet it nâsdan birâder tut nefes olma cehûl Açılur ehl-i sülûke 'uzlet itmek ile yol
Nâs ile ülfet iden olur kıyâmet müflisi Sözimi tut gel kerem kıl nushımı eyle kabul
'Uzlet ehli sohbet eyler rûz u şeb Mevlâ ile Buldı 'uzletde erenler bahr-i 'irfâna vusûl
Çün Hırâ tağında 'uzlet itdi şâh-ı enbiyâ Anda Kur'ân nâzil oldı Hak anı kıldı Resûl
Kaç hemân tenhâ yire nâsa karışma ol 'azîz İştigâl it zikre mezkûrı gönül kasrında bul
Ekserî halkı bu vaktin zînete eyler heves Turma yanlarında meclislerine itme duhûl
Nakş-ı dünyâya bakub kalmışlar ol bî-çâreler Ki iderler tutmayub söz râh-ı Yezdândan 'udûl
Kimi hınzîr kimi kaplan suretinde kopıser Kimi yılan kimi maymun kimi kelb kimisi gûl
Ehl-i dünyâ dürlii sûretde gelürler mahşere Ehl-i Hakkın sûreti tebdîl olunmaz bilmiş ol
Ehl-i dünyâ dinmez aña kim helâl mâlı ola İtmeye hergiz mahabbet hem ola ihsânı bol
Olmaya gönlünde kadri hîç bu dünyâ mâlının Ola 'indinde berâber çuha ile köhne çul
Şimdi lâkin böyle merdân var ise de az-durur Cem'-i mâl idenleriñ çün 'âdeti kizb ü gulûl
Kim bu Kuddûsî fakíriñ sözlerin tutar ise Dû cihânda her belâdan kurtılur olmaz melûl
419 Kesme ümîdi rahmetinden ol Rahímiñ çünki bol Sen eyle istiğfâr hemîn Tevvâb-durur eyler kabul
Meftûh kapusı rûz u şeb sâ'illere ihsân ider İste ne ise hácetiñ virir Ganî cömerddir ol
Kullukda taksîr eyleme eyler iseñ kaçma sakın Di mağfiret eyle beni pes olmışam bir suçlu kul
Vehhâb-durur koymaz seni mahrum virir matlûbıüı Var toğrılub kapusına yalvaruban eyle duhûl
İtmez gazab yetmiş tokuz yaşında pîre ol Halîm Kuddûsîyâ it hüsn-i zann aña hemîn olma melûl
420 Günâhım çok deyü kesme ümîdi çünki rahmet bol Olur 'indinde Rahmânm muhakkak bil du'â makbûl
Tarîk-ı evliyâya it sülük zikre devâm eyle Hudâ yollan içre bu tarîk âsân u akreb yol
Dahi eslem-durur sâliklere yok anda hîç korku İder irşâd mürîdin pirimiz sen böyle bilmiş ol
Tarîk-ı Kâdirîye girüben zikre devâm eyle Şerî'atla 'amel idüb sühûlet eyle vuslat bul
Ne buldı ise Kuddûsî fakîr zikr-ile bulmışdur. Olur zâkir Hudâ 'indinde bî-şübhe mukarreb kul
421 Gel ey sâlik saña ta'lîm ideyim bir güzel yol Ki ol yola giden olur Hudâ 'indinde makbul
Dikensiz çalısız taşsız kayasız gizli yoldur İniş yokuş harâmî kaygusı yok düz dahi bol
Hemân seyr ü sülük it rûz u şeb eğlenme biraz Kamu yollardan azher hem kamusından yakın ol
Erenler yolıdır bu yol aña gir sen de kardaş Ki itsün maksad u matlûbım Hak saña mebzûl
Sürilür 'asl-ı ashâbdan gelür bu âna dek çün Ki Hakk(m) Resûlinden 'Alî itmişidi me'mûl
Didi it yâ Resülullah beni bu yola irşâd Ki ola cümle yollardan o yol 'akreb ü ma'kûl
Didi aña iki gözlerim yum yâ 'Alî sen Hem ol baña teveccüh itmeğe kalbiñle meşgûl
Sa'âdetle berü gel yâ 'Alî deyü buyurdı Oturdı diz-be-diz anı ki hâsıl ola mes'ûl
Dahi ben yumuben gözümi ideyim teveccüh Oku sen de teveccüh ideyim ben de 'azîz kul
Okuram nefy ü isbâtı ben üç kez it teveccüh Ki sen envâr-ı zikrullah ile deryâ gibi tol
'Alîye böyle telkîn eyledi ol fahr-ı 'âlem Hadîsdir şübhe yok bunda ki olmış böyle menkûl
Tarîk çok gerçi Allaha velâkin pek yakını Tarîk-ı zikr idiğin bil muhakkak añla oğul
Eğer Kuddûsîyi diñler iseñ Hakka irersin Hemân iksâr-ı zikr it az zamânda tîz anı bul
422 Ey 'ışkı yok bî-çâre var bu gaflete bir çâre bul Tut pendimi gerçek erenler yolına eyle duhûl
Lâzım olan sâliklere 'ışk u hulûs u cezbedir İtmez mürá'íniñ Hudâ a'mâlini hergiz kabûl
Sultâna cânsız câriye ihdâ iden magzûb olur 'Abidde olmazsa hulûs dimez aña Teñrisi kul
İster iseñ 'ışkı çalış tevhide sen leyl ü nehâr Ehl-i sülûke cezbe vü 'ışk-ıla dürilür bu yol
Hak yollarıniñ akrebi tevhîd imiş bil şübhesiz Gir sıdk u 'ışk-ıla yola diñle sözüm itme 'udûl
Öğretdi Kuddûsî fakîr saña yakíniñ yolların Anı 'Alîye eylemiş telkîn muhakkak bil Resûl
423 Cihânda yok benim gibi zelîl kul Tışım ma'mûr içim vîrân ü ma'lûl
Sever dîvâne goñlüm medh-i nâsı Hudâ memdûhıdır zîrâ ki makbûl
'Azâzil şartî ile itdi kulluk Mukarreblerden iken oldı mahzûl
Anı medh eyler idi cümle mahlûk Soñinda oldı ol matarr u mahsûl
Nice keşf ü keramet ehli kümmel Sürilüb bâb-ı Hakdan oldı ma'zûl
Kitâblarda görüb mahzun oluram Musarrah bunları mahkî vü menkûl
İdüben vesvese Kuddûsî oldı Bugün çocuk gibi bir pîr ü hevlûl
424 Sen bilürsin ki ' Alîmâ pîr ü haste olmışam Lutf u re'fet it baña dâreynde virme hüzn ü gam
Cümle râhimlerden erhamsin adiñ Rahmân dahi Bir adiñ Hannân baña gösterme hergiz derd elem
Kul kocayınca aña şâhı ider hoş merhamet Ey şâhen-şâh it bu nâçâr kuluña lutf u kerem
Kalmadı cismimde kuvvet itmeye hizmet bugün Saña ma'lûm ki fırâşda gice gündüz yaturam
Hirfetim şimdi hemân sen şâhımı zikr eylerem 'Işk u cezbe zikr-ile eyler tezâyüd dem-be-dem
Yok lisânımla dahi zikr itmeye hem tâkatim Zikr-i kalbiye devâm tevfîkin ile eylerem
Yidi kat gökler ü yirler rûhımıfi seyrân-gehi Dahi cennet sidre tûbâ 'arş u kürsî levh kalem
Kılma vaslmdan cüdâ bir dem(de) bu Kuddûsîyi Çün o meczûb idemez sensiz karâr hîç lâ-cerem
425 Şâhâ kapuñ sá'illeriniñ cümlesinden ahkaram Gümrâh deyü tard eyleme lutf eyleyüben vir ni'am
Kullukda taksîr eylesem de kesmezem hergiz ümîd Hem sen şehen-şâhıfl kapusını bıragub gidemem
Halk-ı cihân senden dilerler cümlesi maksûdların Sen var iken kul kapusına varmağa utanıram
Çün goñlümüñ ârzûsı ma'lümiñ ne lâzım söylemek Lâyık değil isem de anı rahmetiñle isterem
Maksûdımı disem açıkdan ta'n iderler halk baña Kuddûsîye virgil murâdın lutf idüb yâ ze'l-kerem
426 Ey bizim ihvânımız eyleyelim nûş-ı câm Ki şeh-i hûbânımız ide bizi şâd-kâm
Terk-i sivâ idelim dostumuza gidelim Gayrı sözi nidelim zikr idelim subh u şâm
Zühdi idüb târ-mâr isteyelim 'ışk-ı yâr Hem idelim ihtiyâr olmağı mest-i müdâm
Ad-ıla sandan geçüb iki cihândan geçüb Cism ile cândan geçüb bilmeyelim hâs ü 'âm
İtmeyelim hultatı eyleyelim 'uzleti Terk idelim sohbeti yolcıya sohbet harâm
Her kime kim 'ışk gelür kadrini şâhıfi bilür Bende vü mukbil olur bulısar a'lâ makâm
Zühdine mağrûr olan zâhidin işi yaman Bildiği zann u gümân keşfi kamu ihtilâm
'Ar şişesin kıramaz Hak yolına giremez Menzile hem iremez yolda kalur ve's-selâm
Pendiñi Kuddûsîyâ eyle hemân sen saña Kim ki tutarsa aña Teñri virir 'ışkı tâm
427 Bende bir sevdâ var ammâ nidiğin hîç bilemem İtmişem ülfet aniñla bir nefes ayrılamam
Tatludur bâldan şekerden ol baña hem sevgilü Tâ ezelden olmışam nâ'il ferâgat kılamam
Yâr-ı gârım hem o sevdâ hem enîsimdir benim Hergiz ol bensiz olamaz ben de ansız olamam
Dû cihânm ni'metinden yeğdir ol sevdâ baña Mâsivâyı itseler 'arz meyi idüben alamam
Talmışam bir bahre kim yok aña hadd ü inkızâ Olmışam mest-i müdâm deryâ-yı mahva talamam
Eylerem lehv ü tarab sıbyân gibi 'âr bilmeyüb Gülerem gâh ağlaram göz yaşını hîç silemem
Dir ki Kuddûsî baña virdi bu sevdâyı Hudâ Andan özge her ne virse şâd oluban gülemem
428 Benim goñlümde bir sevdâ var amma nidigin bilmem Hazînem dâ'imâ bir lahza râhatla ferah bulmam
Olubdur bu cihân derd-i firâk-ıla baña zindân Girersem cennete bu hâl ile hîç müsterih olmam
Cüdâ olınca ma'şûkdan cinânı neylesün 'âşık Olub giryân diyüb dîdâr-ı yâri görmesem gülmem
Çü bülbül bâgda güli górmese bir dem safâ bulmaz Aña dürlü çiçek 'arz itseler dir iltifât kılmam
Bulamazsın bu derd-i firkate dermânı Kuddûsî Dimez ise eğer ma'şûk seni benden cüdâ kılmam
429 Yaşım yetmiş tokuz hem haste bir sâ'il fakîrem Kapuña geldim ey Mevlâ beni kıl 'abd-i mun'am
Tagayyür eyledi şimdi cihânm hâsı çünki Gelübdür o belâlar 'âciz oldı halk-ı 'âlem
Münezzehsin zulümden sen biz olduk müstahakkız Yine sen rahm u lutf eyle bize ey şâh-ı erham
Habíbiñ hürmetine cümlesin ref it belânın Bizi hem eyle ıslâh kim olalım kavm-i mükrem
Diler Kuddûsî-yi bî-çâre senden kim kılasın Anı hem ümmet-i mahzûneyi 'afviñla hurrem
430 Dimiş Resûl ki âhiret ehline bu dünyâ harâm Hem ehl-i dünyâya işit kim cennet-i zîbâ harâm
Hak ehli itmez iltifât hîç masivâya zerrece Cezb eylemiş çünki anı iki cihân aña harâm
Eyle tefekkür var ise 'aklıfi bu üçün kankısı Mergûb 'azîzdür sev anı pes gayrisi saña harâm
Bu cîfe-yi murdârı çok cem' eyleme Kârûn gibi Her kim ki söz tutmaz ise aña olur me'vâ harâm
Kuddûsîyâ 'âşıklara dünyâ vü ahret perdedir Anlara meyi iden kişiye vuslat-ı Mevlâ harâm
431 Dost elinden itmişem nûş çün ezel bezminde câm Hâb-ı râhat sohbet-i nâdân baña oldı harâm
Virdi dehşet goñlime 'ışkı o dildârm bu gün Eylerem fikr-i visâlin her zamân her subh u şâm
Zühd ü takvâyı dahi yağmaladı 'ışkı anın Komayub varlığını hîç aldı benden intikâm
Ağladub evvel beni işimi efgân eyledi Soñra idüb merhamet göfilümi kıldı şâd-kâm
Taldı ka'r-ı bahr-i 'ışka fiilk-i Kuddûsî henüz Bildi kim kendinden alçak kimse yok beynü'l-enâm
432 Bî-nazîr bir güzeliñ ben zâkir ü müştâkıyam Tâ çocuklukdan berii 'ışkı odına yanaram
Çün sabî iken çalışdım gice gündüz zikrine Her günüm bayrâm idi Kadr ü Berât hem her gicem
Eylemiş idi peder ta'lîm baña zikri dahi Dir idi sa'y it benim günümde soñra görme gam
Emrini ez-cân u dil tutub çalışdım rûz u şeb Oldı efzûn 'ışk u cezbe misl-i deryâ dem-be-dem
Az vakitde toğdı kalb oğlı anam bildi anı Çün babam aña dimiş var bunda esrâr u hikem
Söylerem şimdi size zikre çalışsunlar deyü Zikre sa'y iden diker Kâf tağına nurdan 'alem
Oldı Kuddûsî bugün pîr ü za'îf turmaz yine Hem lisânı ile dâ'im zikr ider kalb-ile hem
433 Cümle halkın bir ezelli ahkarı pîr olmışam Koca öküz gibi külliyyen 'amelden kalmışam
Kesret-i ezvâc u evlâda oluban mübtelâ Mâsivâya meyl idüben bahr-i zenbe talmışam
Âfet-i şöhret Hudâdan eyledi ib'âd beni Zann ider idim ki şöhretle teferrüd kılmışam
Nâdim oldum şimdi heb itdiklerim gümrâhlığa Pes bilüb günden 'ayân kim Hak katında nolmışam
Eyle Kuddûsî günâh-kâra hidâyet Hâdîyâ Dir olub tevvâb kapuña toğrıluban gelmişem
434 Ben mâsivâyı neylerem meczûb-ı Kuddûs olmışam Ağyârını terk eylerem meczûb-ı Kuddûs olmışam
'Işk dem-be-dem artub gider kalmadı gönlümde keder 'Âşık olan gayri nider meczûb-ı Kuddûs olmışam
Cezb itdi çün Kuddûs beni ez-cân u dil sevdim anı Hem aña döndürdim yöni meczûb-ı Kuddûs olmışam
Yağmaladı 'ışk varımı komadı 'akl u 'ârımı Bildirdi hoş dildârımı meczûb-ı Kuddûs olmışam
Hem o şâhın meczûbıyam hem tâlib-i matlûbıyam Hem 'âşık-ı mensûbıyam meczûb-ı Kuddûs olmışam
Zâhid beni tahkîr ider meczûb deyü ta'yîr ider 'Işkdan hemân tenfîr ider meczûb-ı Kuddûs olmışam
Münkir habîs gör neyledi Kuddûsîyi zemm eyledi Ol dahi bu sözi didi meczûb-ı Kuddûs olmışam
435 Ey ganî Perverdigârım kapuña geldim bu dem Her cihetden 'âciz oldum ak sakallı kocayam
Kulluğa yok tâkatim hergiz bilürsin hâlimi 'Ömrimi kılub hebâ heb nefsime itdim sitem
Bir vesîle kalmadı aslâ su'âlden mâ'adâ Ac ü muhtâc sâ'ilem ey sâhib-i fazl u kerem
Cümle kullarına ancak sensin in'âm idici Münteşir olur hazînenden kamu halka ni'am
İtmedim kesb ü tesebbüb çün tevekkül eyledim Yetmiş altı yıl senin kapunda merzûk olmışam
Pâdişâhın kalbine ilhâm idüb nice zemân İtdi tevcîh ü vazâ'if olmış idim muğtenem
Her ayın başında yazmak bir sened olub 'asîr Şimdi andan fârig olub senden ummak isterem
Bu kapu güc geldi Kuddûsî kuluna pes bugün Zann ider kim bir kapu dahi açarsın bî-sedem
436 Ben bu 'âlem içre bir nâdân-ı Türkistânîyem 'Aşıkam ammâ mahabbet hamrının sekrânıyam
Dost yolında koymışam heb cism ü cân u varımı Girmişem meydân-ı 'ışka şâh-ı 'ışk oğlanıyam
Mâsivâdan geçdi gönlüm itmezem hîç iltifât Çün fenâfillâha irmişem ki Hakda fânîyem
Düşmişem deryâ-yı 'ışka olmışam anda garîk Ol güzeller güzelinin vâlih ü hayrânıyam
Kalıbım insân ile ünsiyyet eyler sûretâ Kalbim istînâs ider Rahmân-ıla Rahmânîyem
Yir yüzünde yiyüb içüb uyuram hayvânleyin 'Arşdadır gönlüm benim Hak 'arşının mihmânıyam
Mahlasımdur çünki Kuddûsî benim Kuddûsîyem Hazret-i Kuddûsun oldum 'âşıkı hayrânıyam
437 Men bir şehen-şâh-ı 'azîmin bende-i ednâsıyam Yok hizmetim gerçi velâkin 'âşık-ı şeydâsıyam
Yitmiş tokuz sinnim za'îf hem haste olmaklık ile Kullukda taksirim oluyor mücrim ü rüsvâsıyam
Pes eylerem zenb bî-hisâb setr eyler ol itmez 'ikâb Göülümi eyler müstetâb hoş şâkir-i na'mâsıyam
Virir ni'am hem bî-şümâr Vehhâb u Muğnî Kird-gâr Kârım sipâs leyi ü nehâr Türkmân-ı Rûm kocasıyam
'Işk gün-be-gün artub gider dil karyesin tahrîz ider Oldum perîşân der-be-der dost 'ışkınm me'vâsıyam
Bilmem baña noldı 'aceb kalmadı havf iz'ân edeb 'Işk geldi anlar gitdi heb gümrâh-ı kalbi kâsîyem
Kuddûsîyâ kesme timîd olursa da suçufi mezîd Şâhım Gafurdur hem Mecîd dir kulumun Mevlâsıyam
438 Men sicn-i 'ışka girmişem ma'şûkımıfi mahbûsıyam 'Arı gönülden sürmişem zann itme ki nâmûsıyam
Bu râha itdim çün sefer kalmadı benlikden eser Gel sen de seyr it ey püser men bu yoluñ câsûsıyam
Ol hûba virdim varımı kat' eyledim zünnârımı Sıdk-ıla sevdim yârimi dost bakcesi arusıyam
Mahv oldı dilden mâsivâ tahta oturdı dil-rübâ Kalmadı hîç 'akl u hayâ 'ışk u hevâ me'nûsıyam
'Işk hamrini nûş eyledim deryâ olub cûş eyledim Dost da'vetin gûş eyledim bugün anın med'ûsıyam
Gelsün nasihat isteyen itsün nisâr cân ile ten Bilsün muhakkak ol ki men her dertlerin dârûsıyam
Var gerçi cürmüm bî-hisâb yok defterimde hîç sevâb Şâhım Halîm itmez 'itâb bilürse de suçlusıyam
Takdîs-i Kuddûs eylerem ismini dilde söylerem Men mâsivâyı neylerem Kuddûsîyem Kuddûsîyem
439 Halk beni medh itseler de aldanub inanmazam Çünki meyl-i mâsivâdan kurtılub usanmazam
Hûbların 'ışkı odına yanaram olsam da pîr Gice gündüz 'ışk-ı Mevlâ âteşine yanmazam
Uyuban nefs-i 'adûya çok tezevvüc eyledim Ehl-i dünyâ ile ülfet eylerem uslanmazam
Şehvetim kalmadı lâkin hubb-ı zenden geçmedim Cümle 'âlem Hâlikından havf idüb utanmazam
Medh-i nâsı sevmeyüb Kuddûsî-yi bî-çâre dir İtseler i'zâz cihânın halkı heb kıvanmazam
440 Ben gayre dil virmezem yârimden ayrılmazam Yansun anın şem'ine cismimi kayırmazam
Yağmaladı gönlümi yağmacı 'ışk çün benim Dîvâne oldum bugün halk içine girmezem
'Işk bakcesi gülini 'azm eyledim dirmeğe Bâg-ı fenâ goncasın şimden-girü dirmezem
Bir derde düşdiim ki ol cânıma virir safâ Lokmânı görsem anın dermânını sormazam
Dost yüzini görmeğe dîvâne dil muntazır Görür isem yüzüni hîç gözümi ırmazam
Levm itmeniz goñlümiñ böyle hevâlandığın Bâlâya saldım anı alçağa indirmezem
Vâ'iz baña nush ider 'ışk câmını kır deyu Kuddûsî dirler baña ol câmı ben kırmazam
441 Gönlüm ister ki bugün heb mâsivâyı terk idem Binüben 'ışk atına toğrıca Allaha gidem
Nice demdir nefs-i emmâre hevâsına uyub Gitmedim hîç râh-ı Hakka basmadım aslâ kadem
Toydum usandım 'abes gavgâlarından dünyânın Gel seninle gidelim Hak yolına biz ey dedem
Hırs-ı şöhret vâdî-yi hüsrâna düşürdi beni Cismime irdi vehen hem gönlüme geldi nedem
Gel bu Kuddûsî garîbe ol refik bu yolda sen Fırsatı fevt itmeyelim çağ bu çağdır dem bu dem
442 Ey Hudâ saña bu nefsimden şikâyet eylerem Ki uyub İblîse itdiler benim hâlimi kem
Şol kadar düşürdiler zili ü hakâret bahrine Hîç halâ'ik içre yokdur ben gibi bir müttehem
Kalmadı cismimde kuvvet ki idem tâ'at saña Nice demdir gaflet uyhusına talub yatıram
Eylerem senden hayâ vasf itmeğe çok zenbimi Çünki mahlûkât içinde mislimi hîç bilmezem
Heb saña ma'lûm kamu itdiklerim cürm ü hatâ Sen bilür iken huzûrufida ne lâyık söyleyem
Mağfiret deryâsı evsa'dır zünûbımdan benim Sen ki Gaffârü'z-zünûbsın ben recâmı kesmezem
Her ne mikdâr-ı 'amel itsem dahi yine seniñ Rahmetiñ 'indimde ercâdır kamudan ey hakem
Senden özge pâdişâh yok hail ider müşkilleri Ki varub kapusına ahvâlimi 'arz eyleyem
Derdime dermân irişmez senden özge kimseden Yâreli olsam dahi ağyârıfia göstermezem
Gitmezem çokdur deyü zenbim kapuñdan ey Kerîm Böyle bî-'âr böyle yüzsüz böyle müflis bendeñem
Bulmışam bu kapuda ben bî-hisâb ni'metleri Bundan evsa' bundan a'lâ bir kapu yok ki gidem
Âna rahmine düşelden şimdiye dek ni'metiñ Eksik olmadı vü hâlâ ni'metiñ içindeyem
Bâ-husûs itdiñ 'atâîmân u 'irfân ni'metin Ben dahi her dem seni tevhîd ü temcîd eylerem
Hem içirdin hamr-ı 'ışkı ben kuliña lutf idüb Olmışam kâni' aña hîç gayrı nesne istemem
Gice gündüz saña Kuddûsî kuluñ dir yalvarub Senden ayırma beni ey sâhib-i fazl u kerem
443 Ey Rabb ü Kerîm kıl beni fazliñla mükerrem İlinde garîb 'abd-i fakîr pîr ü zelîlem
Ah-ile enindir gice gündüz hemân işim Rahm itmez iseñ baña 'aceb kim ide bilmem
Evlâd u 'ıyâl kavm-i ehibbâ heme 'âciz Anlar idemez (ki) bu hazîn bendeni hurrem
Lutf eyleyüb ol men kuluna hâfız u nâsır Sensin benim ahvâl-i perîşânımı a'lem
Kuddûsîye rahm it koca bî-kes ki o miskîn Bilür seniñ oldığını çün ekrem ü erham
444 Cihânda var mıdır gümrâh şu benden mâ'adâ bilmem Günâhım i'tirafdan gayri çâre ey Hudâ bilmem
Mecâzî 'ışk beni çıkardı yoldan saña giderken Meğer senden ola yohsa bu derde ben devâ bilmem
Ne takvâ kaldı ne zühd ü 'amel ne 'âr u nâmûsım Ne havf-ı haşyetim var ne utanmak hîç hayâ bilmem
'Aceb dîvâne mi oldum ki nef ü zarrı fark itmem Savâb bilmem hatâ bilmem sahıt bilmem rızâ bilmem
Yaşım yetmiş iki bir pîr-i fânî olmış isem de Usanmak bilmezem 'ışkdan cefâ bilmem safâ bilmem
İki deryâ suyun içirdiler baña menâmımda Ki oldum şöyle serhöş kim fenâ bilmem bekâ bilmem
Biri 'ışk-ı mecâzîdir hakîkî biri deryânıfi Hakîkî 'ışk nasîb olur mı olmaz mı baña bilmem
Saña fazliñla ey Kuddûs beni mensûb iden sensin Ki Kuddûsî deyü ad virdiñ ammâ ben vefâ bilmem
445 Firâk-ı yâre oldum mübtelâ nâdân mıyam bilmem Yıkıldı kasr-ı dil ma'mûr mıyam vîrân mıyam bilmem
İşim gücüm benim şimdi yiyüb içmek behâ'im-veş Uyumak dün ü gün inşân mıyam hayvân mıyam bilmem
İder nefsim cesâret mûcib-i firkat olan fi'le Hevâya kul mıyam yâ bende-i sultân mıyam bilmem
Hakîkatden ururam dem 'amel yok hîç şerî'atle ' Aceb bu hâl ile ben kâbil-i 'irfân mıyam bilmem
Yüzüm güler gönül ağlar gören sanur ki handânım Ne sırdır bu ki ben handân mıyam nâlân mıyam bilmem
Hudâ Nahnü kasemnâda baña 'ışk derdini virmiş Aña kâni' miyem yâ tâlib-i dermân mıyam bilmem
İşitmez hîç kulağım vá'iziñ sözini zîrâ kim Ki ben müştâk-ı cennet mi yâhûd cânân mıyam bilmem
Beni ister ki taknît ide 'âbid bahr-i rahmetden O bahri ârzûlar goñlüm katî 'atşân mıyam bilmem
Ne Mecnûnam ne 'âkil kim Hudâya eyleyem kulluk 'Aceb meczûb mıyam sekrân mıyam hayrân mıyam bilmem
Bu Kuddûsî olubdur muntazır dost da'vetine dir Bu dem gider miyem yâ iki gün mihmân mıyam bilmem
446 Beni habs eyledi şâhım bu zindânda niçün bilmem Kodı baykuşleyin tenhâca vîrânda niçün bilmem
Murâdı ne 'aceb bu bendesin hayretde koymakdan Çıkarmaz eyler iskân fânî eyvânda niçün bilmem
Yaşım yetmiş ikidir râhatım yok hoş bilür iken Virüb mühlet bırakdı bahr-i ahzânda niçün bilmem
Sene biñ iki yüz elli dahi beşde bugün târîh Halîfe hâbı terk itdi bu ezmânda niçün bilmem
Ağırlaşdı yüki kutb-ı zemânın neylesün nitsün Du'âlar müstecâb olmaz şu âvânde niçün bilmem
Bu yıllarda fütûhâtı 'aceb görür mi Kuddûsî Güreşmez pehlivânlar şimdi meydânda niçün bilmem
447 Şâhâ kapun sâ'illerinin cümlesinden ahkaram Gümrâh deyü tard itme vir matlûbımı it muğtenem
Kullukda taksîr eylesem de kesmezem hergiz ümîd Halk-ı cihân senden dilerler cümlesi maksûdı hem
Çün goñlümüñ ârzûsı ma'lûmın ne hâcet dimeye Lâyık değil isem de anı rahmetiñle isterem
Maksûdımı disem açıkdan ta'n iderler halk baña Kuddûsîye vir gel murâdın lutf idüb yâ zel-kerem
448 'Işk-ıla çün ülfet itdim özge kârı neylerem Mâsivâdan geçmişem ağyâr-i yâri neylerem
Bâg-ı fenânıü güli pür hâr olur hem tîz solar Gülşen-i zâ'il içün (ben) bunca hân neylerem
Zühd ü takvâ 'ilm ü a'mâl 'âr u nâmûsı kamu 'Işka değişdim bugün heb elde varı neylerem
Gün-be-gün artub gider derd-i fırâkı yârimin Terk-i evtân ideyim dâr-ı diyârı neylerem
Ah u efgân eylerem ârzûlayub dost vaslını Maksadım güldür hemân ben gül'izârı neylerem
Göfllüm eğlenmez çıkub gitmek diler bu aradan Uyuban 'ışka hevâlandı karârı neylerem
Dir ki Kuddûsî baña eyler kifâyet 'ışk-ı yâr Dû cihânm ni'metiyle iftihârı neylerem
449 Ey Hudâ senden gice gündüz müdâmet isterem Düşmişem girdâb-ı hicrâna selâmet isterem
Bendelikde eyledim taksir bilürem cürmümi Sen Cenâb-ı Kibriyâdan istikâmet isterem
Kesmezem hîç zikrini dilden gönülden hubbını Bundan ayırma beni lutf it idâmet isterem
Hakkı bâtıldan seçüb fark ideyin fazlın ile Gice gündüz dâ'imâ senden harâmet isterem
Var mı dünyâda benim gibi güneh-kâr kul 'aceb Düşmişem girdâb-ı 'ummâna selâmet isterem
Ol nebîler serveri dostuñ Muhammed hakkiçün Tevbemi eyle kabûl zenbden nedâmet isterem
Çünki fazlınla benim adımı Kuddûsî koduñ İtmeyüb tebdîl bu adı hoş ikâmet isterem
450 Tâ ezelden olmışam 'âşık Hudâyı severem Hem anın dostı Muhammed Mustafâyı severem
Hazret-i Adem Safiyullahı sevdim hem aniñ Nesl-i pâkinden gelen heb enbiyâyı severem
Hem Ebâbekr ü 'Ömer 'Osmân 'Alîyy-i Haydarı Al ü ashâb-ı Resûl-i bâ-safâyı severem
Eylerem bî-had sipâs ol Hâlik u Cebbâra kim Ki beni kıldı muhib heb evliyâyı severem
'Ar u nâm u 'iffete mağrur olanı sevmezem 'Işk-ıla rüsvâ olan ehl-i recâyı severem
'İlmine bakub tekebbür ideni hem sevmezem Cehl ü zenbin i'tirâf iden gedâyı severem
Sevmezem anı ki mağrur 'izz ü câh u mâlına Hüzn-i fakra derd-i 'ışka mübtelâyı severem
Sevmezem şol tab'ı câmid kalbi meyyit zâhidi Goñli pür nûr sırr-ı 'ışka âşinâyı severem
Dir ki Kuddûsî kelâmıfi hâsılı budur ben ol Bağrı yanık ehl-i 'ışk-ı bî-riyâyı severem
Gönlüm ârâm eylemez
Gönlüm ârâm eylemez bir dem seni yâd itmesem Rûz u şeb ey dost seniñ zikrin ile eğlenirem
'Uzlet itdim şimdi nâsdan eyledim ikbâl saña Anlanñ sohbetleri virir baña kasvet elem
Kalmadı zâhirde ehl-i sıdk u 'ışk u vecd ü hâl Ehl-i bâtın gizlü sürerler safâ vü zevk u dem
Eyledim nice zemân ülfet zemân halkı ile Virdiler baña hemân sıklet bürûdet hüzn ü gam
Çok cefâ çekdim elinden bî-vefâ yaranların Her kime itdim ise ihsan baña itdi sitem
Bulmadım hîç senden a'lâ yâr-ı vâfî kendime Pes bugün sen şâh-ıla hoş tatlu sohbet bulmışam
'Aybımı setr eyleyüb dâ'im virirsin rızkımı Bî-hisâb ni'metlerine bakuban şükr eylerem
Dilde zikrin kalbde 'ışkınla idüb ünsiyyeti İsmin ile yiyiib içüb uyıyub uyanıram
Çün Gafûrsın eyle Kuddûsî kulum mağfiret Hem Latifsin hem Kerîmsin kıl aña lutf u kerem
Ey Rabb ü Ganî
Ey Rabb ü Ganî rızkımı vir çünki fakîrem İlinde garîb haste-yi bî-çâre vü pîrem
Sen halk-ı cihanı Münşî Rezzâk u Celîlsin Men 'abd-i zelîl erzel-i nâs dûn u hakîrem
Geldim kapuña vir baña matlûbımı lutf it Seksen senedir leyi ü nehâr rızkını yirem
İt rahmetin ile dahi vaslını müyesser Her gün bu sözi vird idüben her gice direm
Dâreynde diler fazlını Kuddûsî-yi miskin Dir ben sanuram kendimi bir tıfl-ı sagîrem
Yâ Latîf ü yâ Rahîm
Yâ Latîf ü yâ Rahîm eyle baña lutf u kerem Saña ma'lûm haste kocayam firâşda yatırem
Her cihetden bî-şümâr ekdâr u ahzânam bugün Rahm u rıfk it dû cihanda virme baña derd elem
Kılma zenbi çok deyü beyne'l-halâ'ik şerm-sâr Bilüben suçumı istiğfar u tevbe eylerem
Gice gündüz eğlenirem dâ'imâ zikrin ile 'Işk u sevda cezbe hâl eyler tezâyüd dem-be-dem
İt habîbin hürmetine mağfiret Kuddûsîyi Hem cemî'-i ümmeti hîç görmeyelim gussa gam
Çün menâmımda
Çün menâmımda iki derya suyum içmişem Hubb-ı dünyâdan hazer idüb hüdâya geçmişem
Biri deryanın mecazî 'ışk hakîkîdir biri Nice dem hûrîleyin hûblarla konub göçmişem
Uyuban 'ışk-ı mecâze olmışam rüsvâ-yı halk Çok nikâh idüb cihan hatunlarını kuçmışam
Pes bu yüzden başıma geldi keder mihnet belâ Mübtelâ olub ma'âş fikrine Hakdan kaçmışam
Hayrı serden itmedim fark işledim bî-had günâh Nadim olub gözlerimden şimdi kan yaş saçmışam
Yetmiş üç yaşına Kuddûsî irüb dir ey Hudâ îsteyüben 'ışkını destimi saña açmışam
Geçmişem
Men bugün elhamdülillah mâsivâdan geçmişem Derd-i 'ışka nâ'il oluban devadan geçmişem
İki deryanın suyın içirdiler düşde baña Mürşid olub 'ışk baña 'ucb u riyadan geçmişem
Cümlesini eyledim nûş kalmadı bir katre hîç Bu ecilden halk ile bey' ü şirâdan geçmişem
Biri deryanın mecazî 'ışk hakîkatdir biri Hak hidâyet eyleyüb sâ'ir hevâdan geçmişem
Çok sitem çekdim mecazî 'ışk yüzünden bî-şümâr Tâ'ib olub şimdi dostdan mâ'adâdan geçmişem
Virme sıklet baña zâhid yok senin ile işim Dahi cümle akraba vü âşinâdan geçmişem
İstemem iki cihanın hûbların şimden-girü Hakka 'âşık oluban 'ışk-ı nisadan geçmişem
Dir bu Kuddûsî vefâ yokdur Hudâdan gayride Yâr-i vâfî bulmışam men bî-vefâdan geçmişem
Men cihanda
Men cihanda nefsime zulm destim ile itmişem Hem kamu halkı terahhum itmeyüb incitmişem
Gitmedim bir hatve râh-ı sâlihîne Hak içün Uyuban su'-i karîne iğri yola gitmişem
Benden azgun kimse yok dünyâda itdim çok hatâ Kılmayub ihlâs 'amelde hayra şerri katmışam
Gice gündüz çalışub Mevlâya kulluk itmedim Pes behâ'im-veş yiyüb içüb dün ü gün yatmışam
Bilmeyüb 'ömr-i 'azizin kadrini gaflet ile Cevher-i zî-kıymeti boncuğa katub satmışam
Sa'yi mikdârı virilür kişiye yarın 'atâ Tutmadım mürşid sözin müfsid sözini tutmışam
Kocayub Kuddûsî-yi müznib ider Hakdan recâ Dir beni it mağfiret bahr-i hatâya batmışam
Bilmem neyem
Mecnûn mıyam ma'tûh mıyam meczûb mıyam bilmem neyem Menfur mıyam mağfur mıyam mahbûb mıyam bilmem neyem
Zâkir miyem fâtir miyem şâkir miyem bâ'ir miyem 'Âlim miyem tâlib miyem matlûb mıyam bilmem neyem
Serhöş mıyam ayık mıyam 'âşık mıyam dâ'if miyem Dost vaslına lâyık mıyam magzûb mıyam bilmem neyem
Handan mıyam giryân mıyam 'uryân mıyam nalân mıyam Nâdân mıyam dânâ mıyam ma'yûb mıyam bilmem neyem
Manzum kelâm Hazret-i Hasan dimişdir men dahi Halimce taklîd eylerem melsûn mıyam bilmem neyem
Seksânı geçdi sinn-i Kuddûsî fakirin dir ki men Azâdlu kullardan 'aceb mahsûb mıyam bilmem neyem
Men 'ışk şarâbın içmişem
Men 'ışk şarâbın içmişem rûz-ı ezel serhoşıyam Dahi itmesün zâhid baña mest-i müdâm bir kişiyem
Dost gönlimi cezb itdi merdâna uyub girdim yola Pes bu yola 'azm eyleyen 'âşıkların yoldaşıyam
Yok ayrı gayrı evliyanın yolları hak cümlesi Hem Halveti hem Celvetî hem Kâdirî hem Nakşîyem
Keşf ü keramet talibi gerçek erenlerden değil Men sâlikân-ı sâdıkânın bir muhib hâldaşıyam
'İlm ü 'amel takvaya mağrur mu'cibi sevmez Hudâ Şol i'tirâf-ı 'acz iden 'ariflerin kardaşıyam
İki cihan Hak ehline dimiş harâmdur çün Resul Ağyarını men neylerem bir güzelin medhûşıyam
Kuddûsîyâ sen di hemân şahım sever tevvâbları Men hâti'ârı ü mücrimân u tâ'ibânın başıyam
Bilmezem
Hak kaplısında sâ'ilem tarz-ı su'âli bilmezem Kîl ile kâl kârım hemân 'ışk-ıla hâli bilmezem
Niçün 'aceb virmez benim matlûbımı Perverdigâr Sordum hakimden hikmetin didi muhali bilmezem
Yalvarmışam bîçûn muhaldir sırrını söyle deyü Didi cevâbında baña kim kîl ü kâli bilmezem
Çün tatmayan bilmez imiş bal lezzetin dimek ile İnkâr ider görse dahi dir ben o balı bilmezem
'Işk hamrını nûş itmeyen münkir olur 'âşıklara Dir hak-durur şer'-i şerif 'ışk u dalâli bilmezem
'Işksız fakîhin matlab-ı a'lâsıdır cennet hemîn Dir pes lisân-ı hâl ile kadr-i cemâli bilmezem
Kuddûsîyâ kesme Hudânın vuslatından ümîdi Gitme kaplısından deyüb semt-i visali bilmezem
Bir gün ölür giderem
Bir gün ölür giderem zinhar girüye gelmezem Zann ider bî-çâre nefsim ki ölüm yok ölmezem
Uyuban nefsin nevasına ma'âsî işledim Geçdi 'ömrüm zenb-ile havf u hayâtı bilmezem
Şöyle bir gafil güneh-kâr kişiyem kim cümle halk Kulluk iderler Hudâya ben 'ibâdet bilmezem
İşlesem mikdâr-ı zerre hayrı ma'zûr oluram Rûz u şeb kârım hatâdır hiç ki tâ'ib olmazam
Bilürem ki dünyâya her kim gelür turmaz gider Bakuban gidenlerin hâline 'ibret almazam
Yiyüb içüb uyumakdır rûz u şeb kârım hemân Çalışub tevhide 'irfan lüccine ben talmazam
Ma'rifet içün bizi yaratdı Hallâk-ı cihan Zikri tekrar ide ide ma'rifetle tolmazam
Eyle ey Hâdî hidâyet bu kulun Kuddûsîye Dir hidâyet olmayınca toğrı râhî olmazam
Bulmadım 1
Zenbe derman zikr ü istiğfardan evlâ bulmadım Aradım a'mâli heb ezkârdan evlâ bulmadım
İstedim ki dilde şems-i ma'rifet ide tulü' Nefy ü isbâtı hemân tekrardan evlâ bulmadım
Mâsivâdan kalbi safî idici kâr istedim Zikr-i Hak hoş kâr imiş bu kârdan evlâ bulmadım
Gaflet ile bilmeyüb ağyara meyi itmiş idim Yâre meyi itdim bugün ben yârden evlâ bulmadım
Dir ki Kuddûsî Hudâya pek yakın yol aradım Gice gündüz zikrini iksârdan evlâ bulmadım
Bulmadım 2
Kendime yoklukdan özge bir eyü kâr bulmadım Benden ednâ halk içinde kimse zinhar bulmadım
Şöyle fehm itdim ki varlıkdır beni yoldan koyan Dâmen-i 'ışka yapışdım dilde ağyar bulmadım
Zühd ü takva 'âr u nâmûs perdesini çâk ider 'Işka hemdem olalı gönlümde hîç 'âr bulmadım
Tamu odından eşeddir intizârın ateşi Andan özge mü'mini hâlis kılar nâr bulmadım
Tîg-ı hicran sînemi deldi onulmaz yâresi Rûmu Şâmı eyledim geşt aña tîmâr bulmadım
Rahm idüb Rahman bu 'ışkı eyledi ihsan baña Andan a'lâ halk içinde hoş kafa-dâr bulmadım
Bildi Kuddûsî muhakkak nefsinin gümrahlığın Didi benden gayrı halk içre güneh-kâr bulmadım
'Aceb noldı baña bilmem ki
'Aceb noldı baña bilmem ki yârimden cüda oldum Yüzime bakmaz oldı hem hazînem yalınız kaldım
İderdi ol baña ihsan iderdim ben aña şükran Kerem idi işi her an bugün gam bahrine taldım
Severdi ol beni gayet virirdi bî-hisâb ni'met İderdi va'de-i vuslat bu dem âlâm ile toldum
Gönül bu hasrete döymez beni hîç hâlime koymaz Sanırdım dost baña kıymaz ümîdin 'aksini buldum
Beni gözden düşürdi ol niyazım olmadı makbul Kapandı aña giden yol yine yalvarmaya geldim
Gönül mir'âtını kasvet büridi geldi bir gaflet Dahi cismime bir sıklet çöküb sararuban soldum
Kime 'arz ideyim hâli kederden olmadım hâlî Unutdum kîl ile kâli özimi bilmezem noldum
Hemân Kuddûsîyâ ağla çürük işlerini sağla Durub dîvâna el bağla di her 'isyana ben kaldım
Gafûrâ fikr idüben
Gafûrâ fikr idüben zenbimi senden utandım Cehaletle günâh meydânlarında çok tolandım
Bilür idim benim yolum mukallidler yolıdur Olur bir gün ki bu taklîd döner tahkîka sandım
Hemân ümniyye ile bitmez imiş iş bu yolda Mukarribler sözine cân u gönülden inandım
Geçirdim yetmiş üç yıl 'ömrimi heb gaflet-ile Bu şöhretden bu gafletden bu kesretden usandım
Senin 'âşıkların bakmazlar imiş mâsivâya Nice demler mecazî hûbların 'ışkıyla yandım
Tezevvüc eyledim çok dilber-i fânî cihanı Karışub nâsa dünyâ ehli rengine boyandım
Melâlet geldi baña her günâhdan uş bu demde Henüz bulub necat zencîr-i ağyardan boşandım
Bugün sıdk-ıla girdim yolma gerçi velâkin Katî 'âciz iken gayret kuşağını kuşandım
Kime 'arz eylesün Kuddûsî-yi bî-çâre hâlin Hemân dir ey Hudâ sen pâdişâhıma tayandım
Usandım
Cânâna gönül vireli ben candan usandım Hem düşeliden derdine dermandan usandım
Meyl eylemezem gayrısına tevbeler olsun Bu âna değin itdiğim 'isyandan usandım
Pervane gibi yanmağı ister deli gönlüm Her şâm u seher âh-ıla efgândan usandım
Kalmadı firak giryesine sabra mecalim Vuslat dilerem yârime hicrandan usandım
'Işk-ıla enîs oldı gönül geçdi sivâdan Ben sohbet-i nâs ülfet-i yarandan usandım
Çün zerre vefâ bulmadım ihvân-ı zemândan Şol yüzleri dost özleri düşmandan usandım
Vird ideyim ismini hemân Hazret-i Hakkın Kesret ile ünsiyyet-i insandan usandım
Kuddûsîye vahşet gelüben cümle sivâdan Dir her ne ki ağyar var ise andan usandım
Şol dem ki mey-i 'ışkına
Şol dem ki mey-i 'ışkına parmağımı bandım 'Işkın toluban içime âteşlere yandım
Pervane gibi şem'-i cemâlinle dem-â-dem Cân atmağiçün şevk-ıla her yana tolandım
Sen vaslına da'vet beni hoş eyledin ey dost Ol da'veti gûş eyleyüb uykudan uyandım
Vâ'iz beni tevbîh ider 'ışkın-ıla amma Billahi anın zenb ü hatâ vü zu'mı sandım
Mahbûbı sever 'âşık-ı şûride dir imiş 'Işk rengine ben Nahnü kasemnâda boyandım
Var pendini vâ'iz yüri sen kendine eyle Tâ rûz-ı elest ben tolu peymâneye kandım
Bu 'ucb u gururun seni tâmûya kor âhir Dirsin ki ben itdim nideyim kendime kendim
İblîse didiler ki ne cürm ile sürüldün Ol didi ki 'ilm ü 'amel 'izzete kıvandım
Bel'âma nefi' virdi mi gör 'ilm ile 'izzi Kes sözini zâhid ben o da'vâdan usandım
'Âşıklara dahl itmez idin zevkin olaydı Var zühdini sen 'ışka değiş dinle bu pendim
Bin yıl 'amel itsen yine 'ışkı bulamazsın Dimezsen eğer 'ışk erine uydum inandım
Kuddûsîye dirlerse tehî dest tehî dâmân Ol dir ki ben ol Hazret-i Gaffara tayandım
Men Hak yolına
Men Hak yolına sıdk-ıla ihlâs-ıla girdim ' Ar şîşesini taşa çalub 'ışk-ıla kırdım
Cezb eyledi bu gönlümi kıldı beni meczûb Lâyık değil iken o yüce mansıba irdim
'Ucb-ıla gurur cezbe ile kalmadı hergiz Pâk oldı gönül kasrı sivâyı heme sürdüm
Ol cezbeye tevhîde devam itmek ile pes Nâ'il oluban Halikı her zerrede gördüm
Kuddûsîyi meczûb didiler şimdi erenler Çün dosta kamu varımı hem 'aklımı virdim
Yetişür ey dost firakın
Yetişür ey dost firakın ateşine yandığım Oldı bâ'is yandığıma va'diñe inandığım
Gel baña rahm eyle kaldır mâh yüzünden perdeyi Hûb cemâlin görmek içün kûyini tolandığım
Eyledi vaslın ümîdi tesliye bu gönlümi Anın içündür bu deñlü hicrine katlandığım
Rûz u şeb 'ışkın beni bî-sabr u aram eyledi Mâsivâdan bu sebebledür benim usandığım
Mest ü hayran eyleyen 'ışkın şarâbıdur beni Ey benim ol hamr-ı müskir cür'asına kandığım
Nideyin ben mâsivâııı heb saña olsun fidâ Cism ü canım hânümânım kesb idüb kazandığım
Turdı Kuddûsî kapuñda boynı eğri yalvarur Dir ki senden mâ'adâ var mı benim nazlandığım
Beni hayran u Mecnûn itdi şahım
Beni hayran u Mecnûn itdi şahım Çıkar 'ışkı ile tâ 'arşa âhım
Za'îfem pîr-i miskâm olmışam ben Garibem andan özge yok penâhım
Aña cismim ile kulluk idemem Suçum bî-had ü gayet pür-günâhım
Sülük itdim sabî iken tarîka Tarîk-ı Kadiridir şimdi râhım
Bugün Kuddûsî-yi bî-çâre dir kim Geçer zikr ile dâ'im sâl ü mâhım
Sakalım ak siyah yüzüm
Sakalım ak siyah yüzüm elim boş çok günâhım Ne yüz-ile varayın kapuña ey pâdişâhım
'Aceb noldı baña bilmem ki hîç kalmadı sabrım Gice gündüz hemân artub gider efgân u âhım
Cevârihle 'ibâdet idemez oldum saña ben Açılmadı henüz mesdûd nice gidem çü râhım
Bulunmaz oldı mürşid inziva itdi velîler Cihan anlar ile memlû-durur yok iştibâhım
İderler bu zemânda gizlü irşâd sâlikânı Dimez kâmil olan şimdi ki ben ehl-i nigâhım
Zuhur itse eğer bir er üşer başına çok nâs Kamusı dir ki artsun şu cihanda mâl ü câhım
Kapuña geldi Kuddûsî gedâ ağlar deyüben Kerîmâ yok seniñ kapuñdan özge bir penâhım
İlâhî Hâlikî Rabbî
İlâhî Hâlikî Rabbî sañadur istinadım Ki kulluk idemez oldum nahîf cismim kocadım
Bilürsin hâlimi sen ey 'Alîm gerçi velâkin Hemân bir i'tirâf-ı 'acz-i taksîrdür muradım
Cevârihle tekarrüb itmeye pes takatim yok Lisânım zikr-i ârzû-yı visal eyler fu'âdım
Günâhdan olmayub hâlî utanuram ki senden Şu hâlimde dahi eksik değil dürlü fesadım
Halimsin sen Gafûrsın hem Rahimsin hem Ra'ûfsın Dahi birliğine kalbimde var hoş i'tikâdım
Kelâmında buyurmışsın ki tevhîd ehline ben Kıyâmetde 'ikâb itmem Kerîmim hem Cevâdım
Eğer setr itmesen bunca 'uyûb u zenblerimi Olur Kuddûsî-yi gümrâh halâ'ik içre adım
Ana rahminden gelüb
Ana rahminden gelüb dünyâya düşdüm ağlarım Dürlü dürlü mihnet ü gavgâya düşdüm ağlarım
Dertli başım olmadı hâlî kederden bir zemân Şimdi bir yâri sevüb sevdaya düşdüm ağlarım
Hasretiyle gice gündüz eylerem âh u figân Karı yok bî-intihâ deryaya düşdüm ağlarım
Nâgehân 'ışk râhına olub giriftar rûz u şeb İntizâr-ı vuslat-ı Leylâya düşdüm ağlarım
Bulmadım bir hîle hergiz ağlamakdan gayrı pes Halk içinden çıkuban tenhâya düşdüm ağlarım
Bir 'azîz-i nâs iken 'ışk eyledi hor u zelîl Bâb-ı sultâna gelüb şekvaya düşdüm ağlarım
Dir ki Kuddûsî bugün meczûb-ı Kuddûs olmışam Ben bugün bir cezbe-yi sârâya düşdüm ağlarım
Ararım
Sanmanız ben ihtiyarımla nigârı ararım 'Işkına oldum giriftar ıztırârî ararım
Tañlamañ dostlar benim feryadımı leyl ü nehâr Çün gülümden ayrı düşdüm gül'izârı ararım
Şem'în etrafında cevlân eylerim ki cân virem Muktezâ-yı 'ışk budur yanmağa nârı ararım
Dâne-i 'ışkı yiyüben dama düşdüm nâgehân Çıkmazam simden girü anda karârı ararım
Bir şikâr ârzû kılar gönlüm ki sayd itmek muhal Bilür iken ki bulunmaz ol şikârı ararım
Halk-ı 'âlem her biri bir kârı itmiş ihtiyar Kâr-ı 'ışk baña nasîb oldı o kân ararım
Dir ki Kuddûsî bugün ben câm-ı 'ışkı nûş idüb Mâsivâdan geçdi gönlüm Kird-gârı ararım
Firâk-ı yâri andıkça
Firâk-ı yâri andıkça dü çeşmimden akar yaşım Beni levm itmeniz dostlar katî sevdâlıdur başım
Gerekmez şol kişi baña ki 'ışkın derdi yok anda Derûnı derd-ile memlû olandır özce kardaşım
Safâsız zahidin hîç sohbetinde bulamam zevki Şarâb-ı 'ışk-ıla mestân olan 'uşşâka hâldaşım
Mücerred eki ü şürb içün idüben şeklini tebdil Oturur pend ider halka dimez asla ki gaşşâşım
Bu Kuddûsî niyaz idüb Hudâya dâ'imâ dir kim Benim yâ Rabbi 'ışkınla müzeyyen kıl iç ü taşım
Hudâ 'ışkı ile bağrı yanan
Hudâ 'ışkı ile bağrı yanan hâldaşa yoldaşım Gerekmez mâsivâya meyi iden olsa da kardaşım
Bu yolda 'ışk u hâl ü cezbe lâzım tâlib-i Hakka Ko da'vâyı dime ben zümre-i 'uşşâka sırdaşım
Sürüldi kibr idüb şeytân mukarreblerden iken ol Ki benlik eyleyüb didi melekler hizbine başım
Gürûh-ı ehl-i Yezdâna karışmak isteyen tâlib Cihanın nakşına bakmaz yiter dir baña nakkaşım
Riyadır zahidi Hakdan cüda iden hemîn dir kim Ben oldum 'âşık-ı Mevlâ hem ehl-i 'ışka hâldaşım
Nider ağyarı Kuddûsî Hudâ 'ışkına kâni'dir Dem-â-dem dir ki ben bir 'âşık-ı şeydâ vü kallâşım
Tâ'ate yok kudretim
Tâ'ate yok kudretim var kati çok zilletim Artdı hemîn gafletim kalmadı hîç rahatım
Kocadım oldum za'îf bu vücûd gayet nahîf Lutf ider ise Latîf 'izzet olur zilletim
Hâlbu ki 'ışk-ı hevâ olmadı benden cüda Dün ü gün işim hatâ sehv ü zelel hirfetim
'Işk beni kıldı zebûn gitmedi derd-i derûn İtmedi Hakka rükün bu dil-i pür-dehşetim
Mest-i müdâm olmışam 'ışkda safâ bulmışam 'Aklı fedâ kılmışam oldı ziyâd hayretim
Cismime geldi hevân gönlüm ise bir civan Kondı ölümden nişan oldı beyaz lihyetim
Fitne-i hubb-ı nisa 'ömrimi kıldı heba Olmış idi dâ'imâ 'ışk-ıla ünsiyyetim
'Işk bu gönülden henüz çıkmayub itdi nüşûz Anın ile şâm u rûz oldı hemân ülfetim
Her kime gelse meşîb ölümi olur karîb Da'vete oldum mücîb geldi benim nevbetim
Dost didi Kuddûsîyâ ko kafesi gel baña Eyledim ikbâl aña çünki yakîn rihletim
'Arz-ı hâl içün sultâna geldim
'Arz-ı hâl içün sultâna geldim Sâ'ilem lutf u ihsana geldim
Derd-i firaka derman aradım Ben ol tabibe dermana geldim
Cân kulağıyla hüsnüni tuyub Şem'-i cemâle pervane geldim
'Işkına oldum anın giriftar Kalmadı 'aklım dîvâne geldim
Âmâde olmış çün hamr-ı safî Nûş eyleyüben mestâne geldim
Yağmaladı 'ışkı zühd ü takvamı ' İlm ü 'amelden bigâne geldim
Hükmini icra itdi 'ışk bende Yanmağa nâr-ı sûzâna geldim
Mahv-ı fenada buldum safâyı Yoklukda râh-ı merdâna geldim
Bildim ki varlık perdedir Hakka Ref idüb anı canana geldim
Eyledi tevhîd hoş beni irşâd Bir katre iken 'ummana geldim
Dir ki Kuddûsî elhamdülillah Kaçdım sivâdan Yezdâna geldim
Nebîler serveriniñ
Nebîler serveriniñ himmet-i bâlâsını aldım Ki bir gice menâmımda rical meydânına geldim
Hisâbsız pehlivanlarla tolu meydânı göricek Büyük olmag-ıla kametleri hayran olub kaldım
Kayış kisvetli baş açık ayak yalın tolanurlar Mehâbetli şecâ'atli kamusına nazar kıldım
Biri didi baña kim gel senin ile güleşelim Didim ben bir za'îf 'âciz hakîrem sararub soldum
Ne haddim var benim güleşmeye dirken senin ile Sarıldı baña ol ben de tutub anı yire çaldım
Kamusı didiler böyle tutuşub cümlesin yıkdım 'Aceb sır bu deyü fikr eyleyüb dehşet ile toldum
Resûl-i muhterem bir köşkde oturmış bakar bize O meydân sahibi ol oldığın fehm eyleyüb bildim
Uyanub uykudan ol dem Hudâya hamd ü şükr itdim Zelîl nâçâr kul iken kuvvet-i kudsiyye hem buldum
Habîbine salât-ile selâm hem âline itdim Ki anın himmetiyle dâ'imâ ağlar iken güldüm
Dimiş Mevlâm ki Kuddûsîde yok ise de isti'dâd O miskin bendeme fazlım ile ben dest-gîr oldum
Men bir günâh-kâr kocayım
Men bir günâh-kâr kocayım bâb-ı Gaffara geldim Çokdur 'uyûbum dileyüb setrin Settâra geldim
Mu'terif olub suçumı bildim itdim istiğfar Kesmem recâmı çün rahmeti bol Cebbara geldim
Yalvarmadan yeğ bulmayub çâre kıldım tazarru' İsteyüb gufran didim kapuña bî-çâre geldim
Söylemek 'âdet derdi tabîbe ben de didim kim Zalimim azgundır ey tabîb saña tîmâra geldim
'Andelîb bâg-ı gül içün bekler maksûdı oldur Bülbülem ben de gül ârzûsıyla gülzâra geldim
İstemez 'âşık hûr u kusûrı çün seni ister Sensin muradım ben temâşâ-yı dîdâra geldim
Lutf idüb baña vir muradımı rıfk-ıla zîrâ Haste kulunum sen kerem ıssı dildâra geldim
Dir ki Kuddûsî sen muktedirsin çünki her şey'e Men seni senden isterem bugün sen yâra geldim
Hamrına 'ışkın kanmaya geldim
Hamrına 'ışkın kanmaya geldim Şem'ine nârın yanmaya geldim
Kanlu yaş-ıla 'arz-ı hâl yazdım Ol şehen-şâha sunmaya geldim
Sırr-ı semâ'ı tuyıcak ruhum Bî-karâr olub dönmeye geldim
Gönlüm mülevves oldı kesretle Bahr-i vahdetde yunmaya geldim
Dir ki Kuddûsî kâmil insâna Tarz-ı sülûki tanmaya geldim
Halîmâ baña rıfk it
Halîmâ baña rıfk it çünki ilimde garîb oldum Bugün nâsdan idüb 'uzlet saña mukbil olub geldim
Yaşım yitmiş sekiz cismim nahîf gönlüm sınıkdır hem Bu za'îf 'acz ile 'ışk bahrine gavvâs gibi taldım
Gazab vahşet şetaret hâl ü şevk u cezbe vü sevda Tecemmu' eylediler cümlesi hayret ile toldum
'lyâl evlâd ehibbâ sû-yi hulkımdan kamu 'âciz Baña 'avn idemezler yalınız bir hücrede kaldım
Bilürsin hâlimi gerçi velâkin oluban bî-kes Saña yalvanram zîrâ seni baña mugís buldum
Çekilüb haneme halkdan karâr itdim saña şimdi Dahi zikrinle istînâs idüb anı enîs buldum
Terahhum eyle Kuddûsî fakire çün saña dir kim Baña rahm idici Rahman hemân sen oldığın bildim
Yaşım yetmiş yedi
Yaşım yetmiş yedi cismim nahîf haste koca oldum Kalub nâçâr garîb kapuña 'arz-ı hâl içün geldim
Baña 'avn it ki senden gayrı ey Mevlâ nasîrim yok Olub meczûb u hayran şimdi bahr-i hayrete taldım
Sabîler gibi hîç 'âr u edeb haşmet feza' bilmem Za'îf olmak ile saña 'ibâdet itmeden kaldım
Menâhîden tecennüb idemem dîvâne-veş hergiz Tefekkür eyleyüb direm ki nefsime sitem kıldım
Bu Kuddûsî saña yalvaruban dir kim Hudâvendâ Seniñ kapunı ben bî-çâreye güzel penâh buldum
Hak dostı cihan halkına
Hak dostı cihan halkına rahmetsin efendim Sultân-ı rüsül lâyık-ı midhatsin efendim
Görmek dileriz mâh yüzini düşde beher ân Yok saña 'adîl sâhib-i behcetsin efendim
İt gönlimizi vaslıñ ile tesliye şâhâ Zi-hüsn ü bahâ kân-ı melâhatsin efendim
Biz ümmet-i müştaklarınız merhamet eyle Çün kenz-i vefâ râhim-i ümmetsin efendim
Ol rûz-ı kıyâmetde şefi' salma cahîme Gümrâhlara hoş ehl-i şefâ'atsin efendim
Yaratdı senin 'ışkına Hak kevn ü mekânı Mahbûb-ı Hudâ nâ'il-i rif'atsin efendim
Ol sevdi seni sen dahi oldiñ aña 'âşık Hâsıl bu ki sen şâh-ı mahabbetsin efendim
Kuddûsîyi kıl seyr-i cemâlinle müşerref Sen şems-i duhâ bahr mürüvvetsin efendim
Hevâ-yı nefse uyuban
Hevâ-yı nefse uyuban hatâ-yı bî-hisâb itdim Evâmirde tekâsül hem menâhî irtikâb itdim
Yiyüb içüb behâ'im-veş uyumak 'âdetim idi Ne hayra bezl-i vüsu' hem ne serden ictinab itdim
Geçirdim vaktimi gafletle kıldım 'ömrimi zayi' Oluban pîr ü 'âciz şimdi kendime 'itâb itdim
Hudâvendâ bugün kapuña geldim suçumı 'afv it Dahi Geylânîye derviş oluban intisâb itdim
Habîbin 'âşıkı Kuddûsî-yi bî-çâre dir dâ'im Anın 'ışkı odına cismimi yakub kebâb itdim
Kocayım yetmiş tokuz yaşım
Kocayım yetmiş tokuz yaşım bilürsin ey 'Alîm Hem marîzem lutf u rahm it yâ Latîf ü yâ Rahîm
Bî-hisâb vardır günâhım mağfiret eyle beni Yok-durur 'isyanda mislim çün kamu hulkım zemîm
Ekserî nâsın dahi tuğyanı artdı bu sene Başımıza geldi envâ'-ı belâ oldı 'amîm
Biri birinden büyük hîç misli sebkat itmemiş İt bizi fazlın ile ıslâh u tefrîh yâ Halîm
Lâyık olduk biz aña gerçi velâkin şübhesiz Saña lâyık mağfiret rahmet keremdir yâ Kerîm
Ol habîbin hürmetine ki şefî'ü'l-müznibîn Cümlesin ref it belânın kudretinle ya 'Azîm
Vahşîyem bu hâl ile nâsdan kaçaram dâ'imâ Ekseri evkâtde tenhâ yirde oluram mukîm
Kendi ekdârı dahi ekdâr-ı cîrân itdiler Kalb-i Kuddûsî fakîri bî-huzûr olmaz selîm
Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm
Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm Gaffar u Settâr u Halîm Tevvâb u Rahman u Rahîm rahm eyle pîrem hem sakîm
Çocuk iken girdim yola ünsiyyet itdim zikr-ile ' Işka uyub düşdüm dile oldum kapuñda pes mukîm
Seksen iki oldı yaşım hâlî değil 'ışkdan başım Dâ'im oda yanmak işim ma'lûm saña heb ey 'Alîm
Lezzetlidir çünki bu nâr 'âşık gice gündüz yanar ' Işksız olan münkir kınar sanur bu 'ışk kâr-ı zemîm
Kuddûsîye it merhamet hem eyle 'afv u mağfiret Mahzûn-durur ez-her cihet virüb selâmet kıl selîm
Ey cemî'-i 'âleminin Teñrisi
Ey cemî'-i 'âleminin Teñrisi Rabb ü Rahîm Olmışam seksen dahi bir yıl kapuñda çün mukîm
Pâdişâhlar kapuları gice mesdûde olur Sen şehen-şâhın kapusı sedd olunmaz ey Hakîm
Anların kapuları kendileri hem mahv olur Sen Kadîm ü Hayy u Bakîsin dahi kapuñ kadîm
Pîr-i fânî haste oldum sen bilürsin hâlimi Kıl beni vaslınla handan yâ Cevâd u yâ Kerîm
Eyle Kuddûsî fakîrin sen recâsını kabul Yâ Semî' ü yâ Basîr ü yâ Mücîb ü yâ 'Azîm
Yâ Selâm u yâ Vedûd
Yâ Selâm u yâ Vedûd u yâ Ra'ûf u yâ Rahîm Yâ Şekûr u yâ Sabûr u yâ Gafur u yâ Halîm
Yâ Celîl ü yâ Hasîb ü yâ Hamîd ü yâ Mucîd Yâ 'Azîz ü yâ Mu'izz ü yâ 'Aliyy ü yâ 'Azîm
Yâ Basîr ü yâ Karîb ü yâ Mücîb ü yâ Veli Yâ Ganî vü yâ Mukît ü yâ Cevâd ü yâ Kerîm
Yâ Kadîr ü yâ Kaviyy ü yâ Vekîl ü yâ Nasîr Yâ Rakîb ü yâ 'Aliyy ü yâ Semî' ü yâ 'Alîm
Sen bilürsin hâlimi kim pîr ü fânî olmışam Hem za'îfem hem fakîrem hem garîbem hem sakîm
Rûm şitâsı geldi yine düşdü korhu içime Yüreğime toldı bu günlerde hem hüzn-i elîm
Valide içün Hicazda kalmadım ma'lûm saña Vir bu Kuddûsîye dâreynde selâmet ey Halîm
Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm
Ey Hayy u Kayyûm u 'Azîm Fettâh u Vehhâb u Kerîm Tevvâb u Rahman u Rahîm Gaffar u Settâr u Halîm
Cebbar u Hallâku'l-verâ yok rahmetine inkızâ Pîr olmışam rahm it baña kalbim hazîn cismim sakîm
Çün her işim oldı 'asîr lutf eyleyüben kıl yesîr Hem ol baña sen dest-gîr eyle belalardan selim
Oldum ilimde pes garîb hâlbuki var serde meşîb Olamadım saña münîb kullukda olmadım mukîm
Kuddûsîyi it mağfiret hem eyle ihsan ma'rifet Vir hem selâmet 'afiyet ey Rabb ü Kuddûs ü 'Azîm
Baña it merhamet
Baña it merhamet ey rahmeti bol Rabb u Rahîm Saña ma'lûm benim ahvâlim adın çünki 'Alîm
Bilürem ben seni bir şâh-ı gafûrsın Samedâ Yaraşur bizlere 'isyan saña gufrân-ı 'amîm
Muhayyer kişiyem hîç bilemem havf u haya Hâlime koymayub igvâ ider İblîs-i recîm
Sözine uymamağa 'azm iderem ez-dil ü cân Uyuban mekrine âhir oluram 'abd-i zemîm
Saña Kuddûsî-yi gümrâh ider ahvâlini 'arz Sakalı ak yüzi kara suçu çok gönlü sakîm
Gerekdür nâzıma
Gerekdür nâzıma 'ilm ü kemâl hîç yok kemâlim Hemân var cehl ii noksan u fütur u ibtizâlim
Benim gibi dahi çok şimdi nâzımlar cihanda Kuru da'vâ idüb dir her biri hoşdur makâlim
Nesîmî hem anın mânendleri 'uşşâk-ı Hakkın Görüb dîvânların mahzun olur dîvâne bâlim
Gelür gönlüme yakmak her ne kim nazm eyledimse Beni ider pes ol zîrâ hüsünsiz kîl ü kâlim
Fesahat yok halâvet yok virir ihvana sıklet Usanub işiden dir var benim gayet melalim
Kelâmı söyleyen hâl ehli olmak dahi lâzım Ki münkir olsa da sâmi' diye yokdur cidalim
Kulûb-ı şâ'irân Hakkın hazâ'ini imiş çün Ne söylerlerse ehlullah dimek Hak aña hâlim
İder işbu zemân halkı müzahref nazma rağbet Tezâyüd itdi Mevlâya bu yüzden ibtihâlim
'Alâmât-ı kıyâmetden imiş sâdık az olmak Anın-çündür kamu nâsdan fırâr u infisâlim
Firar idiñ baña deyii Hudâ emr itdi bize Bugün elhamdülillah oldı emre imtisâlim
Bu Kuddûsîleyin câhil mukallid nâzım olmış Sanur kim yok fesâhatda belâgatda misâlim
Ey bizim ihvanımız
Ey bizim ihvanımız zikr-i Hudâ idelim Bakmayub ağyara biz terk-i sivâ idelim
Hâsıl olur her murâd itmek ile anı yâd Bulmağa feyz ü reşâd zikr ü du'â idelim
İki cihan ey hümâm 'âşık-ı Hakka haram Zikr idüben subh u şâm dosta lika idelim
Zikr-ile irmiş iren menzile tut pendí sen Yâr kûyine gidüben zevk u safâ idelim
İtdi sülük evliya zikr-ile Kuddûsîyâ Sen de bu râha biyâ hicre deva idelim
Ey 'azizim gel seninle
Ey 'azizim gel seninle râh-ı Hakka gidelim Mâsivâyı ibni Adem-veş hemân terk idelim
Dil serayı nice demdir oldı me'vâ-yı hevâ Taht-ı şâhı idelim pâk kir ü pası nidelim
'Işk-ı Rabbânî gıdâ-yı ruhumuz olsun bizim Her nefesde hûn-ı zikr-i Kird-gârı yudalım
'Ömrimiz geçdi hevâ-yı nefs-ile bu ana dek Çalışub tevhide 'irfan lezzetini tadalım
Himmet eyler sana hâlince bu Kuddûsî fakîr Adımı aheste aheste yürüyüb atalım
Ben bir eli boş zellesi çok
Ben bir eli boş zellesi çok pir ü zelilim Girdim yola hiç yok nideyim zâd-ı rahîlim
Çün lâzım imiş sâlike cezbe bu tarîkda Nef itmedi zühdim verâ'ım kâl ile kilim
Gitdim nice demler yola hoş gerçi velâkin Uğradı kati sarpa açılmadı sebilim
A'mâ yolı bilmez imiş olmazsa kılavuz Seyr eyledim amma yoğ-idi şeyh-i delilim
Yol içre kalub tutmadı bir er elimi pes Mahzun u mükedder yalınız zâr u sefilim
Dünyâda hemân şöhrete aldandı bu nefsim Halk içre 'aziz olmışam amma ne rezîlim
Gizlendi bu ezmânda kamu sâdık erenler Şöhretle heba oldı benim 'ömr-i tavîlim
Şimdi sene biñ iki yüz elli dahi altı Dîn gussasıdır şimdi benim haml-i sakîlim
Kuddûsî-yi nâçâr idüb Allaha tevekkül Yalvardı deyüb ol baña her hâlde vekîlim
Yok mislim
Halâ'ik içre dünyâda benim tuğyanda yok mislim Kamu mahlûkdan alçağım ki ins ü canda yok mislim
Bulunmaz baña benzer bir günâh-kâr ey Ganî Gaffar Senin gufranda yok mislin benim 'isyanda yok mislim
'Ayıblar setr idicisin ki Settârdır senin ismin Benim de 'ayb u cürm ü gaflet ü nisyânda yok mislim
Eğer 'afv eyler-iseñ seyyi'âtım zerrece kalmaz Eğer 'adi eyler-iseñ kürbe-i ahzânda yok mislim
Habîbin Mustafâ hakkı içün Kuddûsîyi 'afv it Eğüb kapuñda boynun dir benim noksanda yok mislim
Elf Allah 'ışkıdur
Elf Allah 'ışkıdur gönlümde mihmânım benim Be bülend oldı anınla gün-be-gün sânım benim
Te teşevvuk eyledim rûz-ı ezelden çün aña Se sebat itdi gönül tahtında sultânım benim
Cim cemâlin şem'ine tolanıram pervâne-veş Ha halâvet buldı nârı 'ışk-ıla canım benim
Hı harâb itmiş idi nefsin çerîsi gönlimi Dal dem-i 'ışkınla âbâd oldı vîrânım benim
Zel zelilim şu cihanda benden alçak kimse yok Re recâm budur ki îrâh ide Rahmanım benim
Ze zemîn üzre benim cürm ü hatâmın haddi yok Sin sile virdi cihanı zenb ü 'isyanım benim
Şın şefâ'at eyleyüb bahri baña fahr-i Rüsül Sad safâ bulur o demde kalb-i perişanım benim
Dat dayık oldum mecazî 'ışkı hararetine Tı tanık bu hâlime hem âh u efgânım benim
Zı zuhur itdi bugün 'ışk-ı hakîkî pertevi ' Ayn 'avn-i Hakk-ile pâk oldı dâmânım benim
Gayn gayret eyleyüb 'ışk mâsivâyı sürdi heb Fe firar itdi gönülden gayr-ı cenanım benim
Kaf kabahat imiş ancak tat 'ibâdet sandığım Kef kerem kıldı baña pes ulu Sübhânım benim
Lâm libâsımdır hemîn Mevlâ-durur başımda tâc Mim Muhammed mürşidim hem canda cenanım benim
Nun nevâlandı gönül ârzû kılar ma'şûkını Vav vatan tutdı içimden hubb-ı Hannânım benim
He hevâlandı bugün 'ışk mâsivâya bî-karâr Lâm elif lâ ilahe illâda îmânım benim
Dir ki Kuddûsî garîb ben bahr-i 'âşıkam bugün Koymadı hîç bende benlik gayrı Yezdânım benim
Halâ'ik içre hergiz
Halâ'ik içre hergiz yok hakâretde nazîrim 'Aceb dir mi Hudâ bilmem baña 'abd-i hakirim
Hemân ol ismi yâd it didiği eyler kifayet Olur zann eylerem iki cihanda dest-gîrim
Ne 'ilmim var ne zühdüm var ne kadrim var ne 'izzim Hemân var cehl ü cürm ü gaflet ü 'ayb-ı kesîrim
Bilür iken benim taksirimi kullukda her gün Virir hîç rızkımı kesmez olub dâ'im nasîrim
Nebîler serverin kılub vesîle isterem gufran Yeter dir ise Kuddûsî kapumda pîr fakirim
Nideyim
Bakmaz oldı yüzime ol nazlı yârim nideyim Derd-i 'ışkdır gice gündüz şimdi kârım nideyim
Güç imiş firkat 'azabı 'âşık-ı bî-çâreye İnlemek ile geçer leyl ü nehârım nideyim
Gönlüm ârâm eylemez yok sabra hergiz takatim Bulmadım bu derdime derman aradım nideyim
Beklerem kapusını nice zemân itdim niyaz Virmedi maksûdımı ol Kird-gârım nideyim
Yok benim gibi vatanda bir garîb olmuş hemân Âh u efgândır dem-â-dem yâr-ı garım nideyim
Murg-ı dil düşdi bu 'ışkın damına çıkmak muhal Gün-be-gün artub gider içimde nârım nideyim
Râzî vü memnun bu Kuddûsî halâsın istemez Dir ki ben sayyâd elinde bir şikârım nideyim
'Işk-ı nigâr ile ben
'Işk-ı nigâr ile ben esrük ü dîvâneyim Şem'-i cemâline hem yanıcı pervaneyim
Leşker-i 'ışkı anın varımı yağmaladı Yıkdı harâb itdi dil mülkini viraneyim
Düşeli sevdasına âh u efgân eylerem Nûş ideli cür'ayı mest değilem yâ neyim
Yâr baña oldı celîs hem baña oldur enîs Sanma beni zâhidâ sen gibi ben laneyim
Dostlarını ben anın dost tutaram özime Buğz iderem cümle düşmanına bigâneyim
Zâhid-i hâm tab'-ıla sohbet-i 'ışk itmezem 'Âşıka bir demde (ben) biñ hâki efsâneyim
Görinürem münkirin gözine hör u hakîr Çeşm-i mahabbetle sen gör ki ne ferzâneyim
Katre-i nîsân idim yutdı beni çün (bu) 'ışk Şimdi sadet" içre bir lü'lü ü dür-dâneyim
Sundı bu Kuddûsîye tolu piyâle nigâr Anın içün dir ki ben sâkin-i meyhaneyim
Yâ Vedûd u yâ Ra'ûf
Yâ Vedûd u yâ Ra'ûf u yâ Latîf ü yâ Kerîm Yâ Halîm ü yâ 'Alîm ü yâ 'Aliyyü yâ 'Azîm
Olmışam bugün bilürsin pîr ü muhtâc ü fakîr Baña lutf u rahm u rıfk it garîbem hem sefilim
Takatim yok sabra hergiz dest-gîrim ol benim Gûşe-i halvetde nâsdan kaçuban oldum mukîm
Okurum subh u mesâ sünnet olan ed'iyeyi Gice gündüz kalb ile zikr eylerem 'âciz dilim
Eyle Kuddûsîye ihsan kuvvet-i kudsiyye hem Dû cihanın mihnetinden kıl o miskini selîm
Ey Hudâvende Gafûrsın
Ey Hudâvende Gafûrsın hem Sabûrsın hem Halîm Ben bir ednâ kulunum yüzüm kara cürmüm 'azîm
Bî-hisâb itdim hatâya nefse uyub bir zemân Köhnelendi şimdi cismim kocadım oldum sakîm
Kesmezem lâkin ümîdi rahmetini umaram Çün sıfatındır senin Gaffar u Settâr u Kerîm
Var mı senden gayrı Teñri ki varam kapusına Vâhid ü Ferd ü Samedsin Hayy u Tevvâb u Rahîm
Kim ola kadir ki ben gümrâhı ide mağfiret Sen eğer itmez isen çünki bu bir emr-i cesîm
Sen Ganîsin 'âleminden cümle halk muhtâc saña Ben kim olam ki saña lâyık 'ibâdet ideyim
Çok saña kulluk iden 'ubbâdı sürdün kapudan Dahi çok müznibleri 'afv eyleyüb kıldın selîm
'İlm ü 'irfan u 'ibâdetde nazîri yok iken Tard idüb İblîsi hem la'net idüb kıldın recîm
Nice kimse put-perest iken hidâyet eylediñ Dostlarından oldılar hem buldılar râh-ı kavîm
Hikmetine iremez 'akl-ı melek hem ins ü cân Çeviremez kimse işini bilürsin ey Hakîm
Çünki sen her şey'e kadirsin bu Kuddûsîye hîç Virme gussa görmesün fazlın ile hevl-i cahîm
Bugün yitmiş sekiz yaşında
Bugün yitmiş sekiz yaşında men maksûdımı buldum Yed-i dostdan tolu camı içüb mest-i müdâm oldum
Dilimde zikri kalbimde anın 'ışkı mekân tutdı Safâ vü zevk u şevk u vecd-ile derya gibi toldum
Yanaram âteş-i 'ışkıyla her ân ol şehen-şâhın O nârı şu kocalıkda gönül eğlencesi kıldım
Kaçub nâsdan aña ikbâl-i küllî eyledim şimdi Çekilüb mâsivâsından hemân anın ile kaldım
Teşekkür eyleyüb bî-çâre Kuddûsî gice gündüz Hemîn dir ey Hudâ heb varımı virüb seni aldım
Bu 'ışka iktidâ itmekde
Bu 'ışka iktidâ itmekde men bî-ihtiyâr oldum Düşüb bir dil-rübânın damına nâgâh şikâr oldum
Sabî iken anın şevkıyla okur idim eş'âr ben Gice gündüz hemân pervâne-veş oda yanar oldum
Peder merhum dahi tevhîdi telkîn eyledi baña Olub meşgul aña dîvâne-âsâ bî-karâr oldum
Çalış ben sağ iken dir idi ben de çalışur idim İrüb esrâr-ı zikre tîz vakitde bahtiyar oldum
İder idi baña Kuddûsîyâ sa'y it deyü pendi Tutub pendin aña vakt-i sabâda yâr-ı gâr oldum
Bugün bir şeyh-i fânî
Bugün bir şeyh-i fânî haste bî-çâre fakîr oldum Diyâr-ı Rûmda 'uzlet eyleyüb ekdâr ile toldum
Şikâyet eylerem sen râhimînin erhamine çün Kamu düşmişlerin ancak elin tutan seni buldum
Celîsim yok enîsim yok şefîkım yok refikim yok Gelüb bir yardım iden yok garibim yalınız kaldım
'Iyâl evlâd ehibbâ akraba çok ise de anlar Baña imdâd idemezler ki bahr-i gussaya taldım
Saña yalvaruban Kuddûsî-yi miskîn kulun dir kim Hudâvendâ bugün kapuña istirham içün geldim
Hakkı aradım
Hakkı aradım ben'ayânen buldum Yok iştibâhım bî-gümân buldum
Yalınızda kaluban ağlar iken Cânâna giden kâr-bân buldum
Elhamdülillah çekmedim zahmet Kenz-i pinhânı rây-gân buldum
Derdime derman bulmak isterdim 'Işkı dermân-ı câvidân buldum
Mâsivâyı heb ardıma atdım 'Aşıka perde dû cihan buldum
'İbâd u zühhâd kabza mâ'iller ' Uşşâkı cümle şad-mân buldum
Uğradı yolum bahr-i 'ummana Bir hazâkatlü keştibân buldum
Havf u hatar yok hîç gemisinde Aña girenleri kâm-rân buldum
Yil kimi 'ışka giregör kardaş Sâlike anı çün bir emân buldum
Keştibân şâh-ı enbiyâdır hem Ümmete gayet mihr-bân buldum
Kadrini 'ışkın bilemez sûfî 'Işkı olmayanı ben çoban buldum
Sen de Kuddûsî'ışka ol tâlib Evliyâullâhı 'âşıkân buldum
Beni fazlınla ey Mevlâ
Beni fazlınla ey Mevlâ ne zâlim it ne mazlum İki 'ismetde kıl benden beni hem eyle ma'sûm
Senin a'dâna olayım 'adû dostlarına dost Ki idem merhamet anlara olam ben de merhum
Basîret gözimi aç kim seni görem 'ayânen Dahi 'ayne'l-yakîn bilem olasın baña ma'lûm
Gürûh-ı 'ârifâna eyle ilhak rahmetinle Sivâya iltifat eyler ise nefsim gözin yum
Bu Kuddûsî habíbiñle saña eyler tevessül Anı aña şefî' kıl rahmetinden itme mahrum
Kamu eşyaya bakuban
Kamu eşyaya bakuban 'ayânen anı gördüm Ki 'uşşâkın dilin kapan şeh-i hûbânı gördüm
Sözüm yalan değil and içerem dostlar inanın Beher zerrât-ı mevcûdâtda ben ol canı gördüm
Ne gökçek yüzli dilber kim beni mest itdi 'ışkı Ki her kim görse dir bir 'âşık-ı hayranı gördüm
Boyanub reng-i 'ışka resm ü takvayı unutdum Pes ol renk içre pinhân dilber-i mihmânı gördüm
Nazîrsiz hüsn ü behcetde hemîn muhsin-durur ol Ki baña bî-nihâyet itdiği ihsanı gördüm
Atuban çengel-i 'ışkın tutub gönlümi çekdi Arardım derdime derman henüz dermanı gördüm
Mecazî hûblara olur idim dîvâne amma Gözümden perde mahv oldı hakîkî hânı gördüm
Mürâ'î zahidin inkârına 'ucb oldı bâ'is Görüb 'uşşâkı dir ben birtakım nâdânı gördüm
Anı rabt eylemiş dünyâ ağacına çün îblîs Sanur kim şeyhi mürşid dir dimez şeytânı gördüm
Yimem gussa cefâ-yı münkirâna zerre deñlü Bu yolda her cefâya sabr iden merdânı gördüm
Tarab eyler deyü dahi eyler imiş bizi vâ'iz O tab'ı camidi kim görse dir hayvanı gördüm
Girer mi hiç kulağıma anın 'ışksız kelâmı Ki bir nutkında biñ esrar olan sultânı gördüm
Beni toğrı yolundan çıkarub sabdırmak ister Bu râh içre erenler gördiği burhanı gördüm
Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb dir kim 'ayânen Nazar itdim kamu eşyada ben Yezdânı gördüm
Bu gönlüm
İdüb temevvüc 'ışk bahri yine coşdı bu gönlüm Bir şâh-ı hûbân hüsnini tuyub şaşdı bu gönlüm
Ta'n itmesünler zühhâd baña çün olmışam ma'zûr Ol dil-rübânın dâm-ı 'ışkına düşdi bu gönlüm
Neylesün 'âşık cezb eyleyince anı ma'şûkı Bir cezbe ile kulle-i kâfi aşdı bu gönlüm
Dil kişverine şevki ol hûbın akdi Ceyhân-veş Oluban şimdi deryâ-yı a'zam taşdı bu gönlüm
Kuddûse mensûb oldı Kuddûsî eyler teşekkür Rûz u şeb dir hem râh-ı dosta yaklaşdı bu gönlüm
Eyler ölüm
Sayda çıkmış nice yüz biñ av şikâr eyler ölüm Hâzır ol kardaş saña da intizâr eyler ölüm
Sen idersin gerçi dünyâ bahsini tatvîl bugün Bu mutavvel bahsi yarın ihtisar eyler ölüm
Dürlü hayvan lahmini yiyüb gıdâlandın bugün Lahmiñi yarın gıdâ-yı mûr u mâr eyler ölüm
Şimdi kâr itmez saña pend yüz kitâb okısalar Bir gün olur ki seni hoş sâz-kâr eyler ölüm
Kimseye göstermeyüb canın gibi sakladığın Mâlını meydâna döküb aşikâr eyler ölüm
Bunca zînet bunca hışmet bu hadem bu mülk ü mâl Biri kalmaz cümlesini târümâr eyler ölüm
Olma mağrur gel şu dünyâ câh u 'izz ü nâzına Meskenini 'akıbet sahn-ı mezar eyler ölüm
Şevk-ıla bağrına basub kuçub öpüb sevdiğin Ehlini ardına koyub yâda yâr eyler ölüm
Sevmediğin kişileri mâlına vâris idüb Ac ü çıplak müflis iken bahtiyar eyler ölüm
Yüce köşkler gerçi yapdın bî-nazîr amma seni Çok da gitmez çıkarub ağyara dâr eyler ölüm
Rûh çıkıcak heb kaçar atan anañ oğlun kızın Bu güzel cismini çün mekruh kokar eyler ölüm
Müsta'id ol mevte Kuddûsî gelür bir gün saña Çünki her nefse gelüben reh-güzâr eyler ölüm
Cümle nâsın hanesine
Cümle nâsın hanesine gün gibi girer ölüm Kurtılınmaz kaçmağ-ıla 'akıbet irer ölüm
İ'timâd itme yüziñe güldiğine dünyânın Cîfedir bir gün bu eyvandan seni sürer ölüm
Geçmedin tûl-i emelden irdi 'ömrin âhire Şîşe-i amalini taşa çalub kırar ölüm
Zerrece 'aklında fikrinde yoğ-iken hîç senin Nâgehân girüb 'ömür defterlerin dürer ölüm
Rif'ate câha tayanma sıhhate itme gurur Soyuban dürlü libâsı bir kefen sarar ölüm
Çevrilüb evlâd u ezvâc başına şâdân iken Çok da gitmez cümlesinin boynum burar ölüm
Tuhfetü'l-mü'min didi aña Hudâ peygamberi Hâzır ol Kuddûsîyâ çün işine yarar ölüm
Bir dem olur mı ki
Bir dem olur mı ki yârin vechini göre gözüm Bakmaya lâyık değil amma benim kara yüzüm
Tutmadım hîç emrini uyub hevâ-yı nefsime Gaflet ile geçdi gitdi gice ile gündüzüm
Geldi Kur'ân
içre düşman mâl ü evlâd u 'ıyâl
İtmedim terk...... Ol ecilden eylemez ihvântma te'sîr sözüm
Olmışam pîr
gerçi 'âşık...
6...... (kaynakta eksik)
Geç 'âşık isen Hakka
Geç 'âşık isen Hakka eğer cümle sivâdan Yok 'âşıka çün sevgilü bir nesne Hudâdan
Hem olma sakın sâlik-i câhil ile hem-dem Eyler seni tenfîr taleb-i rüşd-i hüdâdan
'Işksız kişiden kaç ki virir sana bürûdet Nâra alışan kimse kaçar berd-i şitâdan
İt farzı edâ mülhide uyma gözini aç Bil rütbe-i 'ulyâya irer bu sözi tutan
Kuddûsî-yi miskin sana bu pendi ider kim Sa'y eyleyüben zikre olasın nücebâdan
Zülfin kohusın tuyalı
Zülfin kohusın tuyalı dil bâd-ı sabâdan Kurtulmadı ey dost elem ü derd ü belâdan
Bülbül gibi her şeb iderim nâle vü efgân Turmaz gözümün yaşı akar hüzn-i bükâdan
Yok iki cihanda senin 'ışkın gibi devlet Lutf it beni dûr eyleme bu 'ışk-ı hevâdan
'Ubbâdına virdiñse cinânın ni'metini Vir baña da 'ışk ni'metini yemm-i 'atadan
Ben mülk-i cinânın nideyin zevk u safâsın Yeğdir baña 'ışk lezzeti dâreynde safâdan
Bir gice minâdan baña gel 'âşık deyübdür Gönlüm içine toldı muhabbet o nidadan
Gavgâlara saldın beni sevdana düşürdün Bilmem ki muradın nedir ol hükm-i kazadan
Yağmaya virüb varımı heb kalam seninle ' Uryân olayın cübbe vü destâr u kabadan
Cezb eyle beni şöyle hemân kim olayın mest Tefrîc ideyim gönlümi hem cümle sivâdan
Kuddûsîye vir 'ışkını ey yâr kerem eyle ' Âşıklara çün yâr olamaz özge Hudâdan
514 Saña yok fâ'ide zâhid hulûssız zühd ü takvadan Anı iste gice gündüz hemân sıdk-ıla Mevlâdan
İdersin sûretâ secde muradın ise dünyâdır Usanmazsın behey ahmak kilâb-veş cîfe dünyâdan
Hulûs 'ışk ile 'ışk zikr ile hâsıl olısar kalbde Ne zikrin var ne 'ışkın var ne nef'iñ var bu gavgâdan
Yâ cennetde yiyüb içmek safadır matlabın ancak Kamusı perde anların idüb terk geç bu sevdadan
Zikirler efdali tevhîd imiş olgıl aña meşgul İder pend saña Kuddûsî fakîr işit o ednâdan
515 Bilemez bir kimse Hakkı kendi nefsin bilmeden Cevher-i 'irfan bulunmaz bahr-i fikre talmadan
Cezbesiz râha sülûkün nefi yokdur sâlike Vâsıl olmaz çünki zinhar gönlüni dost almadan .
Cezbe zikr-ile gelür kalbe hemân sa'y it aña Kalbde 'irfan şemsi toğmaz 'ışk u cezbe tolmadan
Eyleseñ biñ yıl 'ibâdet Hak anı itmez kabul Cümle arzudan kaçuban aña 'âşık olmadan
Olamaz her kişi 'âşık bil muhakkak zâhidâ Saykal-ı zikr-ile 'ucb u kibri kalbden silmeden
Zât-ı Hallâkda tefekkür eylemek câ'iz değil Çün Resul nehy eylemiş zâtda tefekkür kılmadan
Zâtını kendi bilür ancak sakın düşünme hîç Fâ'ide yok var zarar çok zâtına dil salmadan
Eyle mahlûkâtına bakub tefekkür 'ibret al ' Arif olub Rabbiñi bil cân alıcı gelmeden
Nefsini ehl-i kuburdan eyle 'add Kuddûsîyâ Çünki olmaz kul velî ölmezden evvel ölmeden
516 Ey şâh-ı kerîm senden ayırma beni bir ân Setr eyle kamu 'aybımı kıl vasl-ıla şâdân
Çok suçu deyü sürme kapuñdan beni zîrâ Gaffar u Halîm oldığına itmişem îmân
O şâh-ı rüsül hürmetine mağfiret eyle Bu koca günâh-kâr kulum eyleme nâlân
Bildirme benim zenbimi bir kimseye asla Çün sabr idemez bilse melek cin dahi inşân
Kuddûsîye cennet virüben senden ayırma Ey rahmeti bol fazlı 'amîm sâhib-i ihsan
517 Sığın Settâra iste 'afiyet derd ü belâdan Hemân izhâr-ı 'acz it olma gafil hîç du'âdan
Umûr-ı dîn ü dünyâ âhiretde 'akıbet hem Selâmet iste dâreynde gice gündüz Hudâdan
Cehaletle dime halka bahadırlık satuben Nasibim var bu 'âlemde benim sabr u rızâdan
Ulu söz söyleme zinhar ki Hak sevmez anı hem İder taslît belâlar hâlî koymaz hîç 'anadan
Ulu söz sahibin tezlîl ider iki cihanın Tevazu' it birader pek sakın kibr ü riyadan
Temellük eyle Mevlâya yüzini hâke sürüb Di hışm idüb baña derd virme ignâ it devadan
Müvekkeldir belâ söze ne söylersen gelür bil Olısar başına nazil ma'âzallah semâdan
Ne gelürse eğer bir derd ümîdi kesme sabr it Recâ it 'afiyet rahmet hemân Rabbü'l-verâdan
İhanet eylemez mü'min kulına eyler ikram Ki hoşdur 'âşıka her ne gelürse âşinâdan
Tabîbi derd ider tathîr anı cümle günâhdan Olub tâhir gider 'ukbâya bu dâr-ı fenadan
Güneh-kâr gerçi Kuddûsî velâkin sözleri hak Olur bî-şekk anı tutan gürûh-ı evliyadan
518 Mübtelâ olub mecazî 'ışka çıkdım râhdan Nideyim kurtulmadım ol ka'rı bî-had câhdan
İltifat itmez imiş Hak 'âşıkı hîç gayre Gayrı terk idüb geçer dîvâne mihr-gâhdan
Terk-i terk itmek gerekdür zümre-i 'uşşâkâ îstimâ' itdim buru bir 'ârif-i âgâhdan
'İlmine takvasına mağrur olan bîgâne Olısar merdûd u mahrum ol ulu dergâhdan
Geçmeyince varlığından kişi 'âşık olmaz İste Kuddûsî hemân Allâhı sen Allahdan
519 Dimişler 'ışk u cezbe yolı akrebdür kamu râhdan Taleb kıl sıdk-ıla 'ışkı birader her dem Allahdan
Tolar 'ışk zikr-ile sa'y eyle aña 'âşık ol 'âşık Değil efdal mürâ'înin hezâr a'mâli bir âhdan
Yanar pervane-veş 'ışk ateşine 'âşık-ı Mevlâ Hayırlu bir fakîr 'âşık nice biñ sâhib-i câhdan
Şerî'atle 'amel eyle hazer kıl ehl-i hâdîden Hemîn dûr olma hergiz zümre-i 'uşşâk-ı âgâhdan
Kamu zikrin buyurmış Fahr-ı 'âlem efdali tevhîd Bu Kuddûsî sözin tut kaç riyâ idici gümrâhdan
520 Hudâvendâ benim bir matlabım var sen İlâhımdan Penâhım çünki kapuñda ayırma ol penâhımdan
Nolur çok ise 'isyanım ki rahmet bî-nihâyetdir Beni ol rahmetinle yarlıgayub geç günâhımdan
Bu 'ışk bir câh-ı a'zamdır baña hoş eylediñ ihsan Cüda itme beni andan dahi 'azl itme câhımdan
Gönül ister ki fazlınla dem-i vasla ola nâ'il Bu gözüm görmeye firkat 'azabın yüzi mâhımdan
Eğer virmez iseñ matlûbımı ey lutfı çok Vehhâb Olur halk-ı cihan 'âciz benim efgân u âhımdan
Senin her şeyde vardır kudretin itme beni mahzun Ümîdi kesmeyüb asla umaram lutfı şahımdan
Bu Kuddûsî kulun yâ Rab yolına eylediñ teslîk Niyaz eyler diyüb yâ Rab beni çıkarma râhımdan
521 Baña hîç gelmez oldı bir haber ol şîve-kârımdan Cüda düşdüm nice demdir kerem ıssı nigârımdan
Aña ben tâ elest bezminde gönül virmiş idim pes Hased idüb beni a'dâ ayırdı şimdi yârimden
Karâr itmez hemân bülbül gibi dil eylerem efgân Melekler oldılar 'âciz semâda âh u zarımdan
Geçirdi 'akıbet 'ışkı beni cümle hevâlardan Kamudan geçdim amma geçmezem ol gül'izârımdan
Melâmet hırkasın giydim bugün ben oluban Mecnûn Feragat eyledim tâc-ı 'ibâdet nâm u 'arımdan
İçimde hâsıl oldı bir onulmaz derd 'ilâcım yok Tabîb-i hazıkı bulmak içün çıkdım diyarımdan
Hisâr-ı 'ışk içinde habs idüb Kuddûsîyi ol dost Dimiş hergiz çıkarmazam anı ben bu hisarımdan
522
Coşub yine 'ışk bahri bugün aşdı boyumdan ' Aciz heme halkı şu cihanın bu huyumdan
Mevrûs pederimden baña bu 'ışk-ıla cezbe 'Uşşak olunz biz nideyim çünki suyumdan
Girerse bu 'ışk bir kişinin gönli evine Şâh-ısa dahi fârig olur hıfz-ı rüsumdan
Hem câhil ü nâdânı ider 'arif ü dânâ ' Işk toğrı kılar eğri olan fâciri mumdan
Kuddûsî-yi bî-çâreye ta'n eyleme zâhid Yok fâ'ide ol 'âşıka hîç ta'n u şutumdan
523 Bu dünya çün kemâle irdi korkılur zevalinden Düşünmez gâfıl inşân hem usanmaz cem'-i mâlından
Alış virişde mîrâsda ider mazlumlara zulmi Kalurlar çaresiz ol zâlimin pes sû-yi hâlinden
Namaz kılar oruç tutar haram ile gider Hacca Sığınurlar o gaddarın Hudâya mekr ü âlinden
Gelüb bî-çâre baña ağlayub 'avn u meded ister Elimden nesne gelmez hîç utanıram su'âlinden
Nice bulur felah bu fi'l-ile ol bî-rahim zâlim Ki itmez havf haya hergiz Hudâ-yı zü'l-Celâlinden
Yapub dünyâsını dînin yıkar söz dinlemez asla Kıvanur mâla korkmaz dîn ü îmân infisâlinden
Saña bildirdi Kuddûsî kıyamet iktirâbını Ki dünyânın zevalin fehm ider 'âkil kemâlinden
524 İlâhî eyle tahlîs ben fakîri şugl-ı eş'ârdan Saña sığınuram dâ'im beni igfâl iden kârdan
Gice gündüz seni zikr eylemek ister hemân gönlüm Aradım bulmadım efdal 'amel hergiz çü ezkârdan
Unutdurdı baña zikri ki şi're iştigâl itmek Senin 'ışkın gerek ancak usandım meyl-i ağyardan
Heves itmiş idim şi're seni nazm-ıla medh içün Ne hâsıl ben hakirin yazdığı kırtâs-ı güftârdan
Uyur uyanıram şi'ri te'emmül hem tefekkürle Haya eyler bu Kuddûsî kulun sen şâh-ı Cebbardan
525 Beni fazlınla ey Hannân geçür nefsin hevâsından Selâmet vir olam 'uryân baña kesret belâsından
Senin ile olam her ân seni dilde bulam her ân Senin ile kalam her ân toyam vaslın nevasından
Şarâb-ı 'ışkına kandır cemâlin şem'ine yandır Kamu ağyardan usandır çıkam halkın arasından
Uyub 'ışka hevâlandım elimle bağladım bendim Ben itdim kendime kendim bu derdin vir devasından
Baña itdiñ ni'am ihsan ki yokdur hîç aña yanan Dün ü gün eylerem şükran olub 'âciz edasından
Çıkardı 'ışk beni râhdan düşürdi ayrı sen şâhdan Halâs bulamadım çâhdan cefâsı çok vefasından
Beni zâr u zebûn itdi ciğerciğimi hûn itdi Cefâyı hem füzûn itdi usanmazam cefâsından
Ki 'ışk şîrîn belâ imiş kula senden 'atâ imiş Yire inmez hümâ imiş cüda olmaz yuvasından
Kılar bî-derdi ol derd-nâk komaz kişide hîç idrâk Riyadan kalbi eyler pâk eser kalmaz mahâsinden
Anı cezb eyle kıl meczûb budur senden hemân matlûb Aña köhne 'abâ mergûb cihanın hûb libâsından
Nider ol gayrı sevdayı nider dünyâ vü 'ukbâyı Nider ağyâr-ı Mevlâyı geçür heb mâsivâsından
Koma 'ışksız Hudâvendâ kulun Kuddûsîyi asla Yiter 'ışkın seniñ aña vefâ yok mâ'adâsından
526 İlâhî sen beni iki cihanda sakla âfâtdan Husûsâ bu zemânda fitneden her bir beliyyâtdan
'Alimsin çün 'ayan saña ne hacet hâlimi 'arza Muradım 'aczimi ikrar bu nazm-ıla münâcâtdan
Du'âdan gayrı yok çâre baña haste koca oldum Pes ol efdal imiş 'âcizlere dürlü 'ibâdetden
Günâhım çok ise Gaffar u Settâr u Halimsin sen Zarar gelmez saña hîç kıldığım cürm ü hatî'âtdan
Mevâni'den esirge zikr ü fikrimde huzur bulam Seni zikr eylemek baña ehabdür cümle tâ'atden
Gücüm yitmez ki kulluk eyleyem saña cevârihle Beni cezb eyle kim bir cezbe yeğ envâ'-ı hayrâtdan
Hidâyet eyle Kuddûsî kulına Hâdîyâ Lutf it Geçir fazlınla ol miskini ârzû-yı kerâmâtdan
527 Kerîmâ sen baña it fazlın-ıla ma'rifet ihsan Bilürsin kim gerek inşân u cinne 'ilm ile 'irfan
Geçüb iki cihandan eyleyem ikbâl saña ancak Seni 'ayne'l-yakîn bilüb olayım vâlih ü hayran
Liyâkat gerçi yok bende velâkin sensin ey Vehhâb İden diler isen bir 'abd-i ednâyı 'azîz sultân
Nazır olmaz saña hîç bir ahad çün Hâliku'l-halksın Saña olmuş idim çocuk iken ben 'âşık-ı nâlân
Virüb cennet bu Kuddûsî kocayı senenden ayırma Anın maksûdı sensin nitsün ağyarı muhibb olan
528 Dilbera itdim saña dürlü niyazlar çok zemân İstedim senden cemâlin seyrini kıldın nihân
Görmemiş hîç bir ahad bu dâr-ı dünyâda seni Geçdi gönlüm ol hevâdan kaldı bu sevda hemân
Gezdim ol sevda ile Rûmi Hicazı Şâmı heb Virmedi bu derdime bir kimse dermandan nişan
Şimdi bildim ki baña derman imiş ancak bu derd İstemez hergiz halâs bu derd-i zîbâyı bulan
Düşdi 'ışkın nârı gönlüm şehrine yakub yıkar Arzular dil vaslını hem zikrini eyler lisân
Saña 'âşık oldığına gönlümün şâhid bu dil Turmayub virir ki hayret aña olub tercüman
Cümleden el çekdi Kuddûsî idüb ikbâl saña Rûz u şeb 'ışkın ile işi hemân âh ü figân
529 Gizlendiler şimdi erenler ağlayalım biz hemân Şerr ü fesâd u fitne ile toldı zîrâ ki cihan
Pes ekseri inşân olub şirrîr ider halka sitem Yok merhamet biri birine işleri cevr ü ziyan
Bir kimse Hakkı söylemez çün söylemekdir tehlike Oldı sükût-ile şerâr-ı nâs gürûhı şâd-mân
Hayr işleyen menfur hakîr şer ehli makbul u 'azîz Bulmaz huzûr-ı kalb halâvet bu zemânda sâlikân
Dünyâya meyi itmek ile yıkar çok inşân dînini Hîç âhiret kaydın yimez dünyâya hırs rağbet kılan
Biñ iki yüz altmış ikidir çünki şimdi bu sene Kalmadı hergiz şübhemiz oldığına âhir zemân
Kuddûsîyâ şükr it Hudâya çün seni hıfz eyledi Halvetdedir ancak selâmet çıkma dâ'im ol nihân
530 Gördi ma'şûkın Zelîhâ bir gice düşde hemân Tolub ol dem gönüne 'ışk oldı zindan bu cihan
Kalmadı ârâmı hergiz artdı 'ışkı gün-be-gün Geldi Mısra çekdi çok zillet meşakkat bir zemân
Kırk sene 'ışk ateşiyle yanuben sonra Hudâ Eyledi tezvîc aña fazlıyla kıldı şâd-mân
Çekmeyen bu çilleyi sanur kolay kârdur bu 'ışk Men anı çekdim hisâbsız güç idemem bî-gümân
Pîr-i fânî oldı Kuddûsî yanar 'ışk odına Toyub usanmaz henüz 'ışkdan değil yalan inan
531 Zümre-i ehl-i fücûrın ibtilâsıdur duhân Müsrif-i gümrâh-ı Yezdânun belâsıdur duhân
Mâlını itlaf iden oldı şerî'atda sefih Mü'min-i 'âkil olanın nâ-sezâsıdur duhân
Nûr-ı îmân-ı 'azîze tütsi virmekdir haram Fârig ol andan birader ki nolasıdur duhân
Sırr-ı misvâkin ağız tathîri oldığın düşün Pes ağız kokularının ibtidâsıdur duhân
Şâribin cisminde kuvvet komayub eyler za'îf Cism-i canın bâ'is-i za'f u zarârıdur duhân
Didiler olmasa üç şey Âdem oğlı biñ yaşar Biri bed koku biri toz pek fenâsıdur duhân
Dinle Kuddûsî sözini tut hemân itme 'inâd Çün nasihat tutmayanların cezâsıdur duhân
532 Ahir zemânda çünki gider heb Hicâze mü'minân Şâm ile Mekke arası anlara olur hoş mekân
Hüccâc giderler Mekkeye Şamdan güneş görmeksizin Bu rütbe çok olur ağaçlar sayesi misl-i cinân
Sen Rûm diyarında idersin medrese mescid binâ Bil bu vakitde mâlını itlaf iden görür ziyan
Hicret iderler cümle mü'minler kalur bu beldeler İşit sözi hem tut birader çün sahîhdir bî-gümân
Kuddûsîye ilhâm-ı Hakdır bu nasâyih it kabul Zahmet çeküb itlâf-ı mâl itme yakîn âhir zemân
533 Ey Hudâ gönlüm seni zikr itmek ister her zemân Çün mukarreb dostlarındır zâkirân u 'âşıkân
Aç basîret gözimi idüb nazar göğe ire Bileyin 'ayne'l-yakîn sen pâdişâhı bî-gümân
Gerçi var kullukda taksirim velâkin ey Gafur Sen Latifsin hem Halîm hem dest-gîr ü Müste'ân
Benden ednâ benden a'cez benden ahkar bende yok Kulluk iderler sana dâ'im kamu halk-ı cihan
İtdi Kuddûsî tevessül şol habîbirile sana Kim yaradıldı anınçün cümle bu kevn ü mekân
534 Dîvâne kılan ben kulunı bir şeh-i hûbân Oldum nice dem hüzn-i firakı ile nalan
Tâ vakt-i sabâvetde oluban aña 'âşık Zikr eyler idim 'ışk-ı hulûs ile beher ân
Virdi pederim çünki baña zikre icazet Hem eyledi telkîn baña tevhidi o sultân
Kâmil imiş ol kadrini ben bilemedim hîç Aldım hele çok himmetini eyledi ihsan
Dir idi çalış zikre hayâtımda benim çün Zikr-ile tolar kalbine derya gibi 'irfan
Çalışur idim emrini tutub gice gündüz Toğdı veled-i kalb pederim eyledi şükran
Bu sırrı peder valideme dir idim ancak Olurlar idi ikisi de şâkir-i Hannân
Kuddûsîye 'ışk ni'metini virdi Hudâsı Her kime dilerse virir ol ni'meti Rahman
535 Aldanma nakşa sâlikâ nakkaşa it ikbâl hemân Yokdur nukûşda hîç vefâ anın ile sen kal hemân
İki cihan çünki hicâb olur saña kıl ictinâb Anları sevmek nâ-savâb eyler seni iğfal hemân
Her derde Hak derman ider 'uşşâka 'ışk ihsan ider Hem yüküñi âsân ider git itmeyüb ihmâl hemân
Maksûdın olsun vasl-ı Zât ağyara itme iltifat Mecmu'ını ardına at deryâ-yı şevke tal hemân
Zikre çalış leyi ü nehâr sıdk-ıla it Hakka firar Ol ehl-i zikre dahi yâr anları it iclâl hemân
Mevlâ celîsdir zâkire eyler 'azab gafillere Olgıl mürîd gerçek ere Hakka ider îsâl hemân
Kuddûsîye münkir mehîn çün kârı dâ'im kibr ü kîn Olma aña zinhar karin ider seni ıdlâl hemân nâlân
536 Mağfiret eyle beni ey pâdişâhım el-emân Yir ü gök arasına toldı günâhım el-emân
Cümle 'âlem halkına virdi küdûret zenblerim Yok nazîrim böyle bir rûy-ı siyahım el-emân
Koymadı 'ışk-ı mecazî zühd ü takvadan eser Düşdi başımdan benim devlet külahım el-emân
Bahr-ı zilletde garîk itdi beni şehvet hevâ Senden özge yok benim püşt-i penâhım el-emân
Nefs-ile dâ'im kıyamım yok saña hîç hıdmetim Artmadı 'ışkınla hem efgân u âhım el-emân
Çünki kadirsin beni gufrana ismindir Gafur Hem 'azaba iktidarın var İlâhım el-emân
Eyle ey Hâdî hidâyet sen beni toğrı yola Çünki azmışlar yolıdur şimdi râhım el-emân
Mağfiret eyle beni hem ehl-i îmânı Hudâ Yok senin gaffârlığına iştibâhım el-emân
Bize lâyık zenb ü taksîr saña lâyık mağfiret Cürm ü 'isyan ile geçdi sâl ü mâhım el-emân
Geldi Kuddûsî kapuña her günâhı işleyüb Dir senin bol rahmetin ey ulu şahım el-emân
537 Kırk sekiz sultân-ı rûhânî kamusı mü'minân Hizmet itdiler baña 'askerler-ile bir zemân
Anlar ile ülfet idüb zikrime geldi halel Soñra ehlullah baña rü'yâda didiler uyan
Biz seni sevdik idi gerçi velâkin şimdi sen Cinciliğe meyi idüben zikrine irdi ziyan
Tâ'ib oldum sıdk-ıla hoş zikre itdim iştigâl Sevgili oldı baña halkdan kaçub olmak nihân
'Uzlet itdi şimdi Kuddûsî olub pîr-i sakîm Gıbta iderler aña heb ins ü cin halk-ı cihan
538 Câm-ı 'ışkı nûş idüb sekrân olayın bir zemân Katre-i bî-kadr iken 'umman olayın bir zemân
Mescid ü medreseyi zühhâd ü 'ubbâde virüb Tekye-i 'ışkda varub mihmân olayın bir zemân
Gurbetin mihnetlerini yüklenüben eğnime Zâr ü giryân hâmil-i ahzân olayın bir zemân
Bulayın bir şeyh-i kâmil ideyin hizmet aña Himmetiyle mahzen-i 'irfan olayın bir zemân
Bu 'alâ'ik fitnesinden ibn-i Edhem-veş geçüb Bir pelâs içre nihân sultân olayın bir zemân
Nice demler ülfet itdim yâd ile yârân ile Kird-gâra meyi idüb hayran olayın bir zemân
Nice demler yiyüb içüb uyudum mânend-i tûr Kâmil inşânı bulub inşân olayın bir zemân
Nice demler zenb ü 'isyan eyledim hasbe'l-beşer Tevbe idüb bende-i Yezdan olayın bir zemân
Bir zemân ma'mûr idim sürdüm cihan içre safâ Yıkıluban 'ışk ile vîrân olayın bir zemân
Bir zemân bu cismimi dürlü ni'amla besledim Yanayın 'ışk odına biryân olayın bir zemân
Bir zamân handân olub seyr-i gülistân eyledim Derd-i 'ışk-ı yâr ile giryân olayın bir zemân
Bunca demdir çekdi Kuddûsî firákiñ hüznini Dir ki vasla irüben ferhân olayın bir zemân
539 Ey mü'minîn ü mü'minân âhir zemândır bu zemân Oldı 'alâmetler 'ayân âhir zemândır bu zemân
Kopar kıyâmet dört yüz ile beş yüziñ beyninde bil Yok iktırâbında gümân âhir zemândır bu zemân
Dört yüze yüz kırk bir sene kalmış-durur ey âhîler Ağlaşalım zâhir nihân âhir zemândır bu zemân
Hem tevbe istiğfâra meşgûl olalım leyi ü nehâr Sa'y idelüm zikre hemân âhir zemândır bu zemân
Mevlâ celîsi zâkirin bulmaz aña düşmân zafer Zikre çalış ol şâd-mân âhir zemândır bu zemân
Kuddûsiyâ işit sözi dünyâ evin çok yapmagıl Olur harâb işbu cihân âhir zemândır bu zemân
540 Cihânın müddeti az kaldı ağlayalım ey ihvân Hemîn yalvaralım Hakka deyüb rahm eyle yâ Rahmân
Esirge fitne-i âhir zemândan bizleri lutf it Dahi it pâdişâha ehl-i islâma zafer ihsân
Bilâd-ı Müslimîne geldi envâ'-ı musibetler Tarîkdan çıkdı halkın ekserî hem eyleyüb tuğyân
Hudâya eyleyelüm isti'âze tevbe istiğfâr Gafurdur ol Halimdir hem Latîf zü'l-lutfu ve'l-gufrân
Ağırlaşdı yüki kutbuñ dahi Abdülmecîd şâhın Bu Kuddûsî olubdur koca miskîn dâ'imü'l-ahzân
541 Ey cümle cihân halkına erzâk iden ihsân Dünyâda kamu (nesneye) rahm idici Rahmân
Bu bende-yi bî-çâre dahi dürlü-be-dürlü Ni'metleri fazlıyla viren Mugnî vü Mennân
Hizmetde kusûr eyler iken rızkımı kesmez Hem 'aybımı setr eyleyici Hâfız u Hannân
Bir hasta kocadır diyüben merhamet eyler Pes hamd ü senâ eylerem ol şâhı beher ân
Kuddûsîye erhamdür anasından o Mevlâ Kahr eyler anı kim olur ol kocaya düşmân
542 Yaşım seksen kafes köhne gönül olmuş-durur vîrân Baña sen rahm u lutf u rıfk u re'fet eyle ey Rahmân
Dem-â-dem 'ışk u cezbe artuben eyler beni hayrân Za'îfem tâkatim yok kuvvet-i kudsiyye it ihsân
Murâdım 'arz-ı hâl ancak saña nazm ile çün şâhâ Baña itsün deyü nusret bugün çün olmışam pinhân
Bunı yazdım firâşımda yatur iken bilürsin hoş Hemîn işim gice gündüz enîn ü âh ile efgân
İder kalb ile Kuddûsî bugün zikri olub 'âciz Celîs ü dest-gîri ol anın dâ'im sen ey Hannân
543 Bugün ben pîr-i fânî olmışam rahm eyle ey Rahmân Saña yok kullığım gerçi velâkin itmişem îmân
Güneh-kâr bendesiyem sen şehen-şâhın ben ey Gaffâr Gice gündüz dilerem ağlayub 'afv ü kerem gufrân
Suçumı mu'terif oldum hisâbı yok bilürsin sen Hacîl itme beni dâreynde kıl her 'aybımı pinhân
Kamu ráhimleriñ çün erhamiyem ben buyurmışsın Kamu kâ'illerin hem esdakısın sen 'Azîmü'ş-şân
Habíbiñle tevessül eylerem saña vesîlem ol Aña bahş it bu Kuddûsî fakîri ey Ganî Hannân
544 Ekser-i halk-ı cihân şerde olur şâdmân Oldı çün âhir zemân Mehdî gelür bî-gümân
İtdi 'alâmât zuhûr Hakdan iderler nüfûr İşleri fısk u fücûr kalmadı emn ü emân
Mü'min-i muhlîs kalîl nâsıfi içinde zelîl Eyleyüben kâl ü kîl dirler aña nâtüvân
Her kim ider şer murâd anlar ider inkıyâd Birleşür ehl-i fesâd cümle olur pehlivân
Vâ'iz-i nâsıh garîb fâsık u fettân mehîb Câhil-i bî-dîn lebîb sâlihe dirler çûbân
Lafz-ı küfür sözleri kâfir olur özleri Gerçi beyâz yüzleri kalbleridür pür ziyân
Kim anı dirse eğer dîn ü nikâhı gider Heb 'amelin zabt ider sen bu sözime inan
Çok bu lafız ey hümâm bul idüben ihtimâm Yazıludur bi't-temâm hocalar itmiş beyân
Bir dimek ile bu hâl olıcak ey sûfî bâl Çok diyen olmaz mı dâl dahi îmânsız kopan
Biri birine cefâ kârlarıdur dâ'imâ Sen hele Kuddûsîyâ ol bu zemânda nihân
545 Ey râhimînin erhami rahm eyle bize el-emân Gerçi günâh-kânz velâkin mü'minânız bî-gümân
Yok varlığında birliğinde şübhemüz ma'lûm sana Gösterme lutf it bize hîç dünyâda âhretde ziyân
Hıfz it şu vaktin halkının şerr ü fesâdından dahi Ricâl-i mel'ûn fitnesinden kıl emîn yâ Müste'ân
Dostun Muhammed Mustafâ ile tevessül eyleyüb Diriz esirge sen bizi korku zemânı bu zemân
'Avn eyle dîne 'avn iden mü'minlere hem dâ'imâ Bu haste Kuddûsîye de gösterme gam zâhir nihân
546 Kapuna geldim ey mahzûnları mesrur kılan Hannân Murâd itdiği vîrân kalbleri mesrûr kılan Hannân
Gelüb kapusına ashâbına idüb hidâyet hem Virüb 'ışk içlerine kalblerin pür nûr kılan Hannân
Nice fısk u fesâd ehlin idüb sâlih dahi mürşid Dahi sâlikleri irşâd ile me'mûr kılan Hannân
Nice 'uşşâka ta'n u buğz iden münkirleri dahi Yakub 'ışk âteşine çokların tennür kılan Hannân
Bu Kuddûsî cenîn iken ana rahminde 'ışk virüb Dahi çocuk iken ol 'ışkını mevfûr kılan Hannân
547 Hudâya hamd ü şükr olsun bize itdi ulu ihsân Kerem bâbın açuban çok ni'am bahş itdi ol Mennân
Ki cümle enbiyânın efdaline eyledi ümmet Ne devlet ne sa'âdetdür ki virdi ol 'Azîmü'ş-şân
Haraç yok dînimüzde ecr-i nûr on katdur anlardan Yazılur bir günâha bir ne denlü var ise 'isyân
'Azâba müstahak olmak dahi lutf-ıla setr eyler Ki bir ismi anın Settâr biri Gaffâr biri Hannân
Bizi dahi kamu ümmetler üzre eyledi tafdîl ' İbâdetde 'umurda var ise de bizde çok noksân
Menîden halk idüb bizi bu hey'etde çün ol Hallâk Virüb hem bunca ni'metler kodı adımuzı inşân
Gelin ey suçlı kardaşlar idelim tevbe istiğfâr Sürüb hâke siyâh yüzlerimüzi olalım nâlân
Bu dünyânın işi on kat güç iken emr-i ahretden Duruşuruz bu güç işe dimevüz kim sonı hüsrân
Tecâvüz eyledik hadden uyub İblîse Kuddûsî Meğer cürmimüzi 'afv eyleye ol fazlı bol Rahmân
548 Yanar 'ışk odına 'âşık beher ân İder ol derd-mendi nâr-ı hicrân
Komaz hîç masivâ gönlünde anın İder girdiği kalbi çünki vîrân
Emân virmez alur 'aklın anın kim Olur bir dem bu 'ışk gönünde mihmân
Beni seksen yaşında koca iken Civân idüb virir ârzû-yı cânân
Bu Kuddûsî dilencidür kapunda İlâhî vaslını sen eyle ihsân
549 Ey şâh-ı Cevâd eyle baña 'ışkını ihsân Yâd eyleyeyin ismini şevk-ile beher ân
Yitmiş tokuza irdi yaşım saña 'ayândır Rahm it baña ey rahmeti bol Hâlik u Rahmân
Ekdâr-ı cihân itdi bu târîhde tezâyiid Biñ iki yüz altmış ikiye irdi çü ezmân
Hıfz eyle delü göfilimi ikbâl-ı sivâdan Çün meyl-i sivâdır kişiyi dûzaha salan
Kuddûsîye vir fazliñ ile hamr-ı zülâli İçüb anı olsun ebeden vâlih ü sekrân
550 Sebeb imiş helâkine kişinifi kesret-i 'isyân Dem-â-dem eyle istiğfâr ü istirhâm dile gufrân
Mücîbdir hem Gafurdur hem Rahimdir hem Semî' Mevlâ Kabûl eyler du'âfiı bil muhakkak bil ' Azîmü'ş-şân
Yaraşur çün hatâ bize aña 'afv u kerem rahmet Halimdir hem Gafûrdur hem Kerîmdir hem Ra'ûf Rahmân
Günâhım çok deyü itme sakın hîç vesvese zîrâ ' Azâba muktedir hem 'afva ol Gaffâr dahi Hannân
Sever Hak sâ'ili sen it su'âli mağfiret dâ'im Di Kuddûsî beni 'afv eyle yâ ze'l-lutfu ve'l-ihsân
551 'Işk hamrı beni itdi katî zâr u perîşân Pes oldum anı nûş ideli vâlih ü hayrân
Tahsîl-i 'ulûm itmeye sa'y eyledim ammâ Komadı gönül şehrini 'ışk eyledi vîrân
Hem nice zemân zühd ü 'amel kaydına düşdüm Bildim ki riyâ virir imiş 'âbide hizlân
'Uşşâkı sever çünki Hudâ 'âşık ol 'âşık Hâs bende olur şâhı sevüb gayriyi koyan
Kuddûsîye virdi ol sivâdan kati nefret Hak tâlibine lâzım olan 'ışk-ıla 'irfân
552 Ey dost bilimi bükdi benim girye-i hicrân Lutf eyleyüb it vasimi ben kulma ihsân
Toldır içime 'ışkıfiı deryâ gibi zîrâ 'Işk-ıla gelür kalb evine cezbe vü 'irfân
Sâliklere 'ışk lâzım imiş pes bu tarîkda ' Işksız gidenin 'âkıbeti haybet ü hüsrân
Çün pîr-i sakîmem idemem cism-ile kulluk Sun cür'ayı içüb olayın vâlih ü hayrân
Cezb eyle bu Kuddûsî-yi miskîni kerem kıl Hem goñlini pâk eyleyüb olgıl aña mihmân
553 Marîzem ey Hudâ lutf eyleyüben kıl şifâ ihsân Tezâyüd eyledi derdim baña eyle devâ ihsân
'Ayândur cümle ahvâlim saña yitmiş sekiz yaşım Kapuñ sá'illeriniñ ahveciyem it baña ihsân
Benim kârım dilencilikdür ancak gayrî kârım yok Seniñ işifi kamu halk-ı cihâna dâ'imen ihsân
Yaraşur baña yiyüb rızkıflı şükr eylemek saña Dahi saña yaraşur eylemek baña gıdâ ihsân
Diler ihsânıfiı heb on sekiz biñ dürlü mahlûkât Umar senden bi-küllî ehl-i arz ile semâ ihsân
Kiminiñ rızkı cismânî-durur pes kimi rûhânî Kamusına iden sensin beher ân ey Hudâ ihsân
Bilürsin herkese lâzım dahi ahsen olanı sen Ne lâzım ise Kuddûsî kulma it aña ihsân
554 Saña hamd eyleriz leyi ü nehâr ey lutfı çok Yezdân Bu günlerde bize itdiñ belâlardan necât ihsân
Musibetlerde nice nice hikmet var imiş bildik Ki kahrıñ bize lutf oldı Latifsin çünki ey Hannân
Seversin ümmetin dostiñ Muhammed hakkı içün hem Zuhûr itdi yine âsâr-ı fazlın yağdı çün bârân
Uyandık nevm-i gafletden inâbet eyledik saña Hevâ-yı nefse tâbi' oluben itdik katı tuğyân
Umarız dâ'imâ gufrânını rahmet dileriz hem Bilüb suçumızı diriz bizi 'afv eyle ey Rahmân
Seni zikr eyleriz tevhîd ü istiğfâra meşgûliz Güneh-kârız velâkin itmişüz biz saña hoş îmân
İder seksân yaşında haste Kuddûsî recâ senden Ki anı hem cemî' mü'minâtı idesin şâdân
555 Kulak tut ey birâder saña bir sır idem i' lâm Ki fehm eyle muhakkak üç bölükdür nev'-i inşân
Birisi ehl-i dünyâdır birisi âhiret hem Birisi zümre-i 'uşşâk ki anlar ehl-i Yezdân
Harâmdır âhiret ehli olanlara bu dünyâ Ve dünyâ ehline pes âhiret bil oldı harâm
Hudâ ehli olan merdâna bu iki harâmdır Yüri var ehl-i Hak olmağa sa'y it turma ey cân
Dahi cennet ikidir cennetü'l-hayvân birisi Olur sâkinleri aniñ 'avâm-ı ehl-i îmân
Biriniñ cennetü'r-Rıdvân-durur ismini añla Anın sâkinleri ancak havâs-ı ehl-i 'irfân
556 Buyurmuş fahr-ı âlem kim sever medh itmeği Yezdân Nice medh idebilür anı câhil pür kusûr inşân
Utanmaz 'âşık-ı şeydâ ider ma'şûkınıü medhin Dimez hîç yok liyâkat bende eyler rûz u şeb efgân
Bu mahlûkâtı halk itmezden evvel kendi var idi Kamuyı kün hitâbıyla yaratdı Hâlik u Mennân
Münezzehdir şerîkden hem nazîrden hem mu'înden ol Ahad Ferd Vâhid u Kayyûm u Hakk u Bârîyü'l-ekvân
Eğer olsaydı andan gayrı bir Teñri dahi hâşâ Nizâm bulmayuben turmaz idi bu yîr ü gök bir ân
Yaratdı Ademi hâkden meniden bizi bî-şübhe Hemîn halk eyleyen oldur kamu zî-rûhı it îkân
Ne hoş medh eylediñ Kuddûsîyâ háliñce Hallâkı Bilür kadrin bu nazmiñ okuyub hem işiden inşân
557 'Aceb noldı baña kim bilmezem hergiz edeb iz'ân Liyâkat yok ise de hîç umaram cennetü'r-Rıdvân
İder sâkin olan anda nazar Hakkiñ cemâline Hemîn olur imiş dâ'im beher dem vâlih ü hayrân
Yemek içmek tena'um eylemek olmaz imiş anda Anın sükkânı iderler telezzüz 'ışk-ıla her ân
Kokar imiş olara cîfe gibi ni'met-i cennet Harâm kılmış-durur 'uşşâka anı Hazret-i Yezdân
Umar Kuddûsî-yi meczûb u câhil bilmeyüb haddin Geçüb her mâsivâdan olmağı ma'şûkına mihmân
558 İlâhî isterem senden sıhâh u 'afv u gufrân Ki itdim bî-nihâyet zenb ü zulm ü fısk u 'isyân
Basîret gözümi aç göreyim her şeyde vechiñ Yiter ağlatdığın hicr-ile kıl vaslınla handân
Buyurduñ kör olan dünyâda pes 'ukbâda kördür Seni her zerrede kim görmez anın işi hüsrân
Kamu eşyâ saña kulluk iderler şübhemiz yok Saña ma'lûm-durur cümle velâkin bize pinhân
Ma'ârif devletin insâna ihsân eylediñ çün Bu hasletle kamudan efdal oldı nev'-i insân
'İbâdetler içinde ma'rifetden bihteri yok Baña fazliñla ihsân eyle vecd ü 'ışk u 'irfân
Su'âl eyler bu Kuddûsî hidâyet toğrı yola Tarîkdan sapdı ol rahm it aña ey Rabb u Rahmân
559 'Aşıkam hîç yok karârım isterem cânânı ben Mâsivâdan geçmişem ârzû kılaram anı ben
İstemez goñlüm cinâna girüben itmek safâ Maksadım çün pâdişâhım neylerem eyvânı ben
Bendelik içün mücerred bu ile geldim bugün Ol ecilden beklerem 'ışk-ile âsitânı ben
Mansıb-ı a'lâ imiş ol pâdişâhın kulluğu Virmezem iki cihániñ varına bu şânı ben
Çünki oldum mübtelâ-yı 'ışkı ben ol güzeliñ Neylerem 'ışk-ı mecâzîyle olan hûbânı ben
Kîl ü kâlinden usandım şu zemâne halkının Yâri buldum eyledim terk ülfet-i yârânı ben
'İlm ü a'mâle gurûr iden olur Hakdan cüdâ Hem-dem itmem kendime mağrûr olan nâdânı ben
'Ábidiñ hacc u salâtı savmı hoş lâkin Hudâ Didi Kur'ân içre sevmem bî-hulûs olanı ben
Hem didi dünyâ-perest zâhidlere Kur'ânda kim Saymazam hîç Müslimînden kavl-i bî-îkânı ben
'Aşık-ı Hakkın ayağı tozı kuhlı gözimiñ İstemem 'ışkdan habersiz birtakım çûbânı ben
'Işk-ı sıdk ile iden beyti ziyâret oldı hâcc Defter-i hüccâca yazmam 'ışkı yok hayvânı ben
Men' ider vâ'iz beni 'ışkdan 'adâvet eyleyüb Hâlbu ki 'ışk ile itdim Teñriye îmânı ben
'Işk imiş her derde dermân didi baña çün Resûl Bulmışam elhamdülillah derdime dermânı ben
Hem didi kim beytime mâl-ı helâl ile geliñ İtmezem mahbûb u mergûb değme bir insânı ben
Mahlasımdur çünki Kuddûsî menem Kuddûsîyem Hazret-i Kuddûsün oldum 'âşık-ı hayrânı ben
560 Ey Şâh-ı Gafûr men kuluñi mağfiret it sen Di saña 'ikâb eylemeyüb 'afv iderem ben
Yitmiş sene tevfîkın ile zikre çalışdım ' Âşıklara dost zikri ehabdür dahi ahsen
Tevhîd iderem dilim ile kalbim ile hem Sen Vâhid ü Ferd ü Samedi hasta yaturken
Zenbim katı çok mu'terifem gerçi velîkin Bir katrece rahmet yetiştir bahr-i keremden
Kuddûsîyi tard eyleme gümrâh deyü zîrâ Olmuşdur anın kalbi senin 'ışkına mahzen
561 Çün bir güzelin 'âşık-ı dîvânesiyem ben Şem'ine yanar şevk-ile pervânesiyem ben
Dilimde anın zikri hemîn gice vü gündüz Bir pîr-i za'îf sâkin-i kâşânesiyim ben
Kullukda kusurum var iken ol ider ihsân Meddâhı dahi hâk-i efsânesiyem ben
Yitmiş yidi yıl eylemişem hoş anı tevhîd Zann eyleme kim gâfil-i bîgânesiyem ben
Kuddûsî-yi medhûş deyü ol tesmiye kıldı Ol pâdişâhın bende-i ferzânesiyem ben
562 Firkat gamını dil çekemez âh nideyin ben Açılmaz ise dosta giden râh nideyin ben
Seyyâh oluben devr-i cihân itdim anınçün Bakmaz şu siyâh rûyıma ol şâh nideyin ben
Bülbül gibi her vakt-i seher beklerem ammâ Dîvâne gönül olmadı âgâh nideyin ben
'Âşıkları mecnûn deyü pes levm ider idim Yağmaladı 'ışk gönlümi nâgâh nideyin ben
Şimden girü fârig olayım iki cihândan Ağyâr ile ünsiyyeti her gâh nideyin ben
Bend eyledi Kuddûsîyi ol zülfi teliyle Tav'ımla değil eyleyen Allah nideyin ben
563 Ey bu cihânın halkını yoğ-iken hem îcâd iden Hem altı günde bu yir-ile gökleri bünyâd iden
Hâkden yaradub Ademi hem nutfeden zürriyyetin Kılub kimisin enbiyâ kimisin evrâd iden
Kimisine îmân virirsin cennete koyar anı Kimini pûta tabdurub dûzahda hem ıhlâd iden
Kimisini 'uşşâk idüb hem yandıran 'ışk nârına Kimini ehl-i ma'rifet kimisini 'ubbâd iden
Kimin dalâletde koyub tard eyleyen İblîs gibi İdüb hidâyet kimine toğrı yola irşâd iden
Kimisini kılub harîs mâl yığdıran Kârûnleyin Virüb kanâ'at kimine hoş zümre-yi zühhâd iden
Lutf eyleyüb Kuddûsîye kılan 'atâ bu 'uzleti Hem zikr ü fikr-ile o bî-çâre kocayı şâd iden
564 Ey baña bu hey'eti ihsân iden Nutfe-i murdâr iken inşân iden
Çün ana rahminde turan bir zemân Nutfeyi kün emri ile kan iden
Kanı kün emri ile lahm idüben Lahmi dahi rûh-ile yeksân iden
Cismimi ihyâ idüb anda hemîn Birkaç ay hoş sâkin ü mihmân iden
Müddet-i mihmânlığım yetişicek Bu cihâna gönderüb iskân iden
Bir nice dem rızkımı süd eyleyüb Ol süd ile toyurub şeb'ân iden
Nice dem ana kucağında dahi Muhterem mahbûb 'azîz sultân iden
Sonra virüb kuvveti tedrîc ile Yürüyüben gezmeyi âsân iden
Gülüb oynayub sabîler ile hem Sevgilü ahbâbımı sıbyân iden
Şimdi virüb'akl-ıla'ilmi dahi Tâlib-i 'ışk tâlib-i 'irfan iden
Vaslını Kuddûsîye va'd eyleyüb O1 ferah ile anı hayrân iden
565 Bilmem ne 'aceb geçmedi gönlüm o güzelden Şem'ine yanar hüsn-i cemâlini sizelden
Sevdâsına düşdüm ben anın 'âşıkıyam çün Ârzû çekerim vaslına tâ rûz-ı ezelden
Ben gâfil idim uyhuda uş bir gice nâgâh Yağmaladı gönlüm evini 'ışkı tîz elden
Dil nice tahammül ide bu zehr-i firâka Hoş imdi yine kendi-durur anı düzelden
Kuddûsîye rahm ide mükerrem kerem ıssı Bu girye ile yohsa gider iki göz elden
566 Îlâhî eylerem şekvâ ki sen sultâna gönlümden Usanub olmışam bîzâr bugün dîvâne gönlümden
İşi güci hemân leyi ü nehâr ağyâra meyl itmek Tükenmez eylemek her dem nazar hûbâne gönlümden
Ne kayd-ı cân u baş eyler ne meyl-i mâsivâ hergiz 'İmâret ummazam bu hâl ile vîrâne goñlümden
Bu hicrân derdine bulunmaz imiş çâre şimdi pes Bugün varmak geçer ey pâdişâh dîvâne gönlümden
Bu Kuddûsî niyâz eyler diyüben rûz u şeb yâ Rab Çıkar fazlınla her ne var ise bîgâne gönlümden
567 Hudâ 'âşıkların bilmek diler iseñ eğer sen Haber virem nedir aña 'alâmet diñle benden
Bilinür ol 'alâmetle ki ma'şûkı kişinin Kimiñ 'ışkı ile yanar olur saña mu'ayyen
Bu 'âlem halkının her biriniñ bir sevdiği var Kimi dünyâyı sevmişdir anı ister Hudâdan
Kimisi âhiret sevmiş ider kulluk anın-çün Kimi kendi gibi bir kula olmuşdur müfetten
'Alâmet bu ki zikr eyler kişi mahbûbını çok Bu Kuddûsî de Hakkın zikrini kesmez dilinden
568 İlâhî çün cemî'-i dertlere dermân idersin sen Dahi muztarlara 'avn u meded ancak olur senden
Cihânın halkı isterler kamu hâcâtı kapuñda Bugün kapuña geldim isterem hicrâna dermân ben
Dilerem vaslını lâyık değil isem dahi aña Umaram rahmetiñ boldur seniñ hem her işin ahsen
Saña ma'lûm ki seksen bir-durur sinnim marîz oldum Gice gündüz seni zikr eyleyüb kalbim olur rûşen
Geçirdi vakti evkâtın cemâlin ile Kuddûsî Seni tevhîd ü takdîse şürû' itdi sabî iken
569 ' Aceb dîvâne oldum 'ışk-ı cânânın elinden Diler gönlüm ki şemm ide gülistânı gülinden
Beni tenfîr içün zâhid hemân turmaz atar taş Çıkar mı cevr ile 'âşık dilârâsı yolından
Baña ol dir imiş ki 'ışkı terk itmez usanmaz Ne mümkin 'âşıka 'ışk bahsini kesmek dilinden
Nihân olmaz bu 'ışkı miske teşbîh eylemişler Olur elbetde zâhir 'âşıkın her bir kılından
Tarîk-ı müstakime halkı zu'mınca ider sevk Henüz zünnârını kat' itmemiş vâ'iz bilinden
Ki ârzûsı anın cennetde eki ü şürbdür ancak İsâbet itmemiş zerre aña 'ışkın yilinden
Satar hem nâsa mürşidlik ider anları teslîk Velâkin sağını fark idemez kendi solından
Riyâdur zühd ü takvâsı hebâdur tâ'ati heb Ki hîç gönline akmamış hem ol 'ışkın silinden
Bu 'ışkın fazlını bilmez anın çün eyler inkâr Aña söylen ki sorsun ehl-i 'ilmiñ kâmilinden
O tab'ı cámidiñ görmez basiret gözi kördür Musâhib olma 'uzlet eyle halkiñ echelinden
Bu 'ışkın derdini kim çekmez ise 'ârif olmaz Ne bilsün ma'rifetden yâd olan 'ârif hâlinden
Nider ağyârı Kuddûsî ki 'âşık oldı yâre Takılmış istemez çıkmak bu 'ışkın çengelinden
570 Ey sâlik-i Hak geç bu zamânm geçeninden Hem şimdiki hâlinden aniñ hem geleninden
Tedbîr-i umûr Hazret-i Hallâka yaraşur Ismarla aña her işi kurtul şeceninden
Teslîm ü rızâ eşrefıdür cümle hısâlin Terk eyle kamu hasleti algıl haseninden
Hayr ancak olub leyi ü nehâr zikr-i Hudâ it Virir saña maksûdını bahr-i meneninden
Meyi eyleme ağyâra sen ol yâri dilerseñ Firkat marazı hâsıl olur kalb haceninden
Mümkin mi ki bir göñle sığa Hâlik ile halk Pâk eyle göñül kasrını kesret lezeninden
Sabr eyle cefâsına 'adûnın ceza' itme Bülbül güle eyler mi şikâyet dikeninden
Diñle sözimi sıdk-ıla hem cân u goñülden Kim sâlim olasın bu cehâlet fiteninden
Kuddûsî-yi bî-çâre ider saña nasihat Tut anı necât bul dü cihânın miheninden
571 Âşık aña dirler ki giçe cân u serinden Dost vaslı içün seller aka dîdelerinden
Zikr eyleye dâ'im çalışub olmaya gâfıl Fârig ola emlâk ü dür ü sim ü zerinden
Şâh olsa dahi dünyâya itmeye mahabbet Usana kamu taht-ıla tâc u kemerinden
'İrfân güneşi ide tulü' kişver-i dilde Azher ola dünyâ güneşiyle kamerinden
Kuddûsîye 'âşık dimesünler ki değildir Yok zerrece göftlünde anın 'ışk eserinden
572 Hak ehli odur kim geçe heb özgelerinden Nefret ide dünyâ eviniñ sîm ü zerinden
Hırs itmeye mâl cem'ine kâni' ola dâ'im Kelbler kapar ancak kemüği birbirisinden
Çün iki cihân 'âşık-ı Mevlâya harâmdır 'Fârig ola ol cümle sivâ cân u serinden
A'lâyı bulan gönlüni ednâlara virmez İtmez hareket sâbit olur çünki yirinden
Bakma bu fenâ dârının ol zînetine hîç Sel gibi akar kan ile yaş dîdelerinden
Belh şâhı Hudâ 'ışkı ile oldı çü derviş Geçdi soyunub tâc ile taht u kemerinden
Kişi neye 'âşık ise zikrin ider iksâr Kuddûsîye Hak 'ışkı gelür zikr eserinden
573 Beni hıfz it Hafîzâ zümre-yi fettâne şerrinden Yüze güler taşı ma'mûr içi vîrâne şerrinden
Kuyu kazar baña dâ'im düşer kendü kuyusina Saña sığınuram ol bî-'akıl dîvâne şerrinden
Ne nefsine ider dostluk ne baña çünki serhöşdur İderem isti'âze birtakım mestâne şerrinden
Nasîhat eylesem düşmân olurlar cümlesi baña Esirge ben kulum münkir ü bîgâne şerrinden
Bu Kuddûsî koca dâ'im olubdur zikriñe meşgul Anı kıl ey Hudâ mahfuz tuzakda dâne şerrinden
574 Hafîzâ bizi hıfz it zümre-yi bîgane şerrinden Vefâsız merhametsiz bî-'akıl dîvâne şerrinden
Latifsin lutf idüb sakla münâfık münkirândan hem Harâm hamrı içüb serhöş olan mestâne şerrinden
Nazardan düşirir iseñ olurız cümlemiz sefsâf Umarız setriñi cem'iyyet-i fettâne şerrinden
Şerî'at nidiğin bilmez ider mü'minleri tahkir Bizi kurtar tışı ma'mûr içi vîrâne şerrinden
Bilâd-ı Müslimînde yapdılar meyhâneler füssâk Necât vir ümmete ol fıtne-yi meyhâne şerrinden
Zikir meclisleri meyhâne-yi 'ışk-ı hakîkîdür Bize vir 'ışkı hıfz it hirfet-i cingâne şerrinden
Şüyû' buldı mühimmât-ı mübâhât gibi ol murdâr Esirge ehl-i İslâmı o sun'-ı lâne şerrinden
Saçar dâm üstine dâne hemân İblîsleyin münkir Sen ey Settâr bizi 'ismetde kıl ol dâne şerrinden
Bu Kuddûsî kuluñ leyi ü nehâr yalvaruben saña Sığınur fırka-yı sehhâre-yi kühhâne şerrinden
575 Yüzüñ rûşen-durur şems ü kamerden Sözün tatludur ey dilber şekerden
Düşüb vasliñ hevâsına bu gönlüm Usandı câh u mülk ü cân u serden
Seni bildirdi 'ışkın baña dostum Bulunmaz hoş hüner işbu hünerden
Geçürdi mâsivânın gussasından Necât buldum kamu hüzn ü kederden
Safâlar kesb ider cânım tuyuben Cemáliñ hüsnüni bâd-ı seherden
Cihânın mihnetinden sâlim oldım Çeküb el cem'-i mâl ü sîm ü zerden
Bu 'ışk 'ilm ü -'amel ile bulunmaz İşitdim ben bum bir kâmil erden
Ki 'irfân 'ışk-ıla hâsıl olurmış Ne hâsıl ma'rifetsiz bî-basardan
Nazardan sâkıt olmaz imiş 'âşık Düşer mağrûr olan 'âlim nazardan
Sorarım fazl-ı 'ışkı ehl-i 'ışkdan Anı sormam bu 'ışkdan bî-haberden
Gurûr u 'ucb-ıla çün gönli tolmış Ne soram işidem ol der-be-derden
Bu 'ışk kesbî değil Kuddûsîyâ bil Tevârüs itdi ecdad ü pederden
576 Nasîrâ yardım eyle dîne 'avn iden kişiye sen Dahi hıfz it kamu âfât u ahzân u kederlerden
Buyurmuşsun ki her kim dîne 'avn u nusret eylerse Mu'în olub aña fazlım ile imdâd iderem ben
Bu vaktin halkının çoğı iderler zulmi mazlûma Gelüb baña iderler iştikâ' ol bî-rahimlerden
Vücûha yazaram mektûb sözimi diñlemezler hîç Pes oldum pîr-i fânî yok benim pendimi hoş tutan
Saña leyi ü nehâr eyler tazarru'lar bu Kuddûsî Dir ey Mevlâ beni gönder habíbiñ şehrine irken
577 Latîfâ pîr-i fânî hasteyem lutf eyle baña sen Bugünlerde tezâyüd itdi hüznim her cihetlerden
İder oldum saña şimdi du'â mevzun kelâm-ıla Beni hıfz eyle dâ'im sen Hafîzâ şerr-i a'dâdan
Yezîdîler gibi çün ekserî nâs itdiler tuğyân Hayâ havf itmeyüb senden baña pes oldılar düşmân
Suçum nush eylemekdür anlara ancak saña ma'lûm İderem sen 'Azîmü'ş-şâna 'arz-ı hâl şikâyet men
Marîz bî-çâre Kuddûsî kuluñ hem münkesir kalbi Aña 'avn eyle gel ey kendi ahsen fi'li hem ahsen
578 Bize lutf it Latîfâ hürmetine ol habíbiñ sen Belâlar gün-be-gün artub gider her bir cihetlerden
Kazandık destimiz ile velâkin rahmetiñ boldur Kelámiñda buyurdiñ ráhimíniñ erhamiyem ben
Dahi lâ taknatû min rahmetillâhi didiñ bize Recâyı kesmemek aslâ bize evlâ dahi ahsen
Günâh dermânı istiğfâr dimiş dostiñ hadîsinde Gice gündüz anı biz kılmışuz hoş vird-i müstahsen
Diler senden kuluñ Kuddûsî miskîn koca yalvarub Aña hem cümle îmân ehline rahm it di lâ tahzen
579 Ey Hak beni müznib deyü redd itme kapuñdan Çün başlamışam zikre seni tâ çocuğiken
Seksen sene zikrin ile geçdi heme vaktim Zâkir kocayım merhamet ü mağfiret it sen
Derdim saña ma'lûm katı çokdur baña rıfk it Her dem iderem âh u enîn sabr idemem ben
Zikriñle oluben müteselli gice gündüz Kalbim ferah u şevk-ıla olur dahi rûşen
Hem cezbe vü 'ışk u tarab u hâl ile dâ'im Kuddûsîye ol derdler olur eshel ü ehven
580 Her kimi kıldı esîr 'ışk oldı sultân kul iken Sâhib-i in'âm u ihsân kıldı bir yohsul iken
Nice ni'met sâhibi sultânları dahi bu 'ışk Eyledi sâ'il fakîr nân u na'îmi bol iken
Kıldı Edhem zâdeyi dervîş ü 'uryân u fakîr Ehl-i Belhe lutf u ikrâmı katı mebzûl iken -
Nice koyun güdici çobanı hakan eyledi Geydiği eski külâh eğninde köhne çul iken
Nice keşf-ile kerâmet ehlini Kuddûsîyâ Eyledi 'ışk mest ü medhûş mürşid-i makbûl iken
581 Niçün küfrân ider inşân Hudâ ni'met virir iken Utanmayub ider 'isyân kamuyı ol görür iken
Beher ân hamd ü şükr itmez dahi ihsânı fıkr itmez Dün ü gün Hakkı zikr itmez bedende cân turur iken
Basiret gözi çün a'mâ ölümi bilemez aslâ Kavim kardaş ata ana görür kabre gider iken
Sanursın ki kanad açmış sırât köprisini geçmiş Uyur hâlbuki hamr içmiş gezüb koşub yürür iken
Bırakmaz 'âdet ü resmi dahi vird eylemez ismi Olub ol 'âkıbet cismi türâb içre çürür iken
İçinde tolu kir ü kîn hemîn dînân itmiş dîn Düşünmez mevti hîç miskîn ki tuz gibi erir iken
Yığar hırs-ıla çün mâlı ider infâkda ihmâli Ölüm bu gülşeni hâlî koyub güller kurur iken
Gerekdür sâlike gayret çeküb itmek bülend himmet Umar gâfıl olan vuslat yol içre oturur iken
Bu Kuddûsî olub gâfıl murâda olmadı vâsıl Sanur ki oluram kâmil gözin gaflet bürür iken
582 Belâ müştedd olursa eyle istiğfâr birâder sen Teveccüh it Hudâya sıdk-ıla yalvarıgör erken
'Azâba müstahak olsan dahi ol mağfiret eyler Di yâ Rabbi Gafûrsın çünki gufrân isterem senden
Günâhım çok benim gerçi velâkin rahmetin bî-had Umaram olmazam kânıt senin ol rahmetinden men
Senin Gaffârlıgın hükmi olur bizlerde hoş zâhir İdüben mağfiret men mücrimi hem di ki lâ tahzen
Suçın fikr eyleyüb korkar bu gümrâh 'âsî Kuddûsî Dahi rahmet umub dir ki recâyı kesmemek ahsen
583 Olmışam 'âşık bugün hûblıkda yektâ yâra men İtmezem hîç iltifât şimdengirü ağyâra men
Gönlüm ister ibn-i Edhem-veş soyunub gitmeye Niyyet itdim sıdk-ıla ikbâle ol dildâra men
Nideyin cezb itdi bu 'âşıkını ol dil-rübâ Ârzûlaram olmağı meczûb şeh-i hûblara men
Bendelikde çok-durur taksirim oldum mu'terif Suçumı bilüb bugün pes gelmişem ikrâra men
Şeyh-i fânî oldı Kuddûsî ider vuslat recâ Dir ki oldum mübtelâ ahzân u intizâra men
584 Kuddûse mensûb olmuşam meyi itmezem ağyâra men Goñlümi aña salmışam çün 'âşıkam dîdâra men
Nahnü kasemnâda baña bahş itdi 'ışkı ol Hudâ Ta'n eyleme sen zâhidâ müştâkam ol dildâra men
Rûz-ı ezelden Kird-gâr virdi beher inşâna kâr Men 'ışkı itdim ihtiyâr ki kâni'im bu kâra men
'Işk-ı nâr 'uşşâkı yakar tütüni eflâke çıkar Dil şehrini koymaz yıkar yandım bugün ol nâra men
Virdi bu 'ışkı Yaradan çık sûfîyâ sen aradan ' Işksız olan bîçâreden sığınıram Settâra men
İtmem sivâya iltifât ancak murâdım çünki zât Buldum kamu gamdan necât 'âşık olub ol yâra men
Dünyâya rağbet eylemem ârzû-yı cennet eylemem Nâs ile sohbet eylemem oldum enîs Cebbâra men
Cezb eyledi çünki meni ol Kâdir ü Hayy ü Ganî Zikr eylerem dâ'im anı çalışuram ezkâra men
Kuddüsîyi Kuddûs sever mücrim deyü sûfî yirer Bir cürmime itmem keder geldim der-i Gaffâra men
585 'Işk şarâbın içmişem bulmışam hoş kârı men Mâsivâdan geçmişem neylerem ağyârı men
Kird-gârı isterem ismini vird eylerem Arzûlayub iverem görmeğe dîdârı men
Mâl u devlet istemem câh u 'izzet istemem Nakş u zînet istemem isterem dildârı men
Gel didi çün ol baña eyledim ikbâl aña Giderem andan yaña terk idüb heb varı men
Gönlüme ol çengeli takuban oldum deli Pes didim aña belî itmişem ikrârı men
Öyle bir hûb ki o yâr bî-hisâb 'uşşâkı var Halk-ı 'âlem ârzûlar sevmişem ol yâri men
Kapdı ol Perverdigâr goñlümi itdi şikâr Eylerem leyi ü nehâr 'ışk-ıla ezkârı men
Hâl-i Kuddûsî 'acîb virdi derd aña tabîb Hem tabîbdir hem habîb itmezem inkârı men
586 Sakın kesme ümîdi ol Rahímiñ rahmetinden sen Birâder olmagıl kânıt saña nush eylerem hoş men
Günâh olmasa mü'minde olur şeytân gibi mu'cib Anı 'ucbu-durur zîrâ 'azîz iken tarîd iden
Eğer hayr işler iseñ di Hudâ itdi anı tevfîk Günâh sâdır olursa tevbe it mağfûr suçın bilen
Kişi bir günde yitmiş kerre suç işler ise dahi Musirr olmaz imiş ol zenbe istiğfâr ider iken
Saña Kuddûsî-yi miskîn bu nazmı eyledi inşâ Ki istiğfârı çok eyle ümîdi kesme rahmetden
587 Cânânına cân virmeği pervâneden öğren Pervâneliği 'âşık-ı dîvâneden öğren
Dîvâne iden Kaysı hemîn behcet-i Leylâ Leylâ gibi dil saydım sen dâneden öğren
Dâne yidiren Ademe çün cilve-i Havvâ Havvâ gibi zîbâlıgı dür-dâneden öğren
Dür-dâne-yi i'zâza sebeb oldı çü zillet Zilletde şeref bulmağı vîrâneden öğren
Vîrânede kenzi ara Kuddûsî-yi medhûş Medhûşlığı da sâkin-i meyhâneden öğren
588 Kesme cürmüm çok deyü kardaş recâyı Tenriden Ol Gafûrdur hem Rahimdir rahm u gufrân iste sen
Günde istiğfârı yüz kez eyle çün sünnet-durur Virmez istiğfâr iden kullarına Mevlâ hazen
Didi müstağfirlere itmem 'azâb Kur'ânda Hak Bil muhakkak kim mu'azzeb olmaz istiğfâr iden
Var idi bu ümmete iki emân dimiş 'Alî Biri gitdi kaldı biri kurtarır her kürbeden
Ol giden fahr-ı rüsüldür kaldı istiğfâr ki ol Ümmetin mücrimlerin her gussadan dür eyleyen
Bir büyük gam gelse yâhûd olsa bir müşkil işin Eyle istiğfâr yedi yüz kerre her gün bir zemân
Hâsıl oldukda murâdın eyle yüz kerre anı Zikr ü istiğfâr ile maksûdına irmiş iren
Sen bu Kuddûsî fakirin tut sözin kesme ümîd Böyle 'âdetdir ki kul ister Hudâsıdır viren
589 Ben seni sevdim elest bezminde ey vechi hasen Eylesen olmaz mı tebdil vasla bu hicrânı sen
Hasretinle olmışam dîvâne ârâm idemem Başıma oldı cihân tar cismime geldi vehen
Kodı hayretde beni şol kez visâlin ârzûsı Pes diler gönlüm senin kûyinde tutmağı vatan
Çünki 'ışkın girüben dil şehrini kıldı harâb Sen tabîbimsin yine bu derdime dermân iden
Rûz u şeb bî-çâre Kuddûsî yanar 'ışk odına Senden özge ol garibe var mıdur rahm eyleyen
590 Sevmek istersen eğer yâr sev hakîkî yâri sen Ey gönül eyle ferâgat sevmeden ağyân sen
Gayriye ikbâli sevmez şâh-ı hûbân zerrece Sevme zinhâr mâsivâsını sev ol dildârı sen
Perdedir iki cihân geç sevgisinden sev anı Sevmeyenlerden firâr it dinle bu güftârı sen
Sevmeye budur 'alâmet zikrini çok idesin Bilmeyesin resm-i 'âdet kayd u nâm u 'ân sen
Mâ-hâsal bu ki koyasın baş u cânı yolına Kılasın yâr olmağiçün cân-ıla bâzârı sen
Sevmek-ile oldı mahbûb anı fahr-ı enbiyâ Sev temâşâ ideyim dirsen eğer dîdârı sen
Sev sevil zîrâ sever o şâh-ı hûbân 'âşıkın Sev hemân Kuddûsîyâ vir aña cümle varı sen
591 'Abdi kendi zenbidir bil mübtelâ-yı hüzn iden Cân u dilden gûş idüb tut ey püser bu pendi sen
Dûr iden inşânı dürlü ni'metinden zenbidür Kendi zenbidür cahîme cümle halkı düşüren
Gél birâder zikr ü istiğfâra meşgul olalım Çün budur gümrâhları kamu günâhdan arıdan
İdelim tevhidi her gün bî-'aded hem on salât Hem yüz istiğfâr idüb 'afv isteyelim Teñriden
Gice gündüz kapusı dâ'im açık yalvaralım Diyelim ey pâdişâhlar pâdişâhı zü'l-minen
Oldı Kuddûsî bugün baş birtakım mücrimleriz Mağfiret eyle bizi hem anı kurtar kürbeden
592 Şahâdet eylerem hakkâ Resûl-i bâ-safâsın sen Cemî'-i enbiyániñ serveri Hayrü'l-verâsın sen
Feleklerde melekler arasında ismiñ Ahmeddir Bu dünyâ 'âleminde hem Muhammed Mustafâsın sen
Dahi cennetde Mahmûd oldı nâm-ı pákiñ ey mahbûb Muhassal biñ bir ismiñ sâhibi bir dil-rübâsın sen
Kitâb-ı medhiñi tahrîre sa'y itse halâ'ik heb Olurlar cümlesi 'âciz 'aceb sırr-ı Hudâsın sen
Seniñ zerrât-ı núrıñdan alubdur âfitâb zerre Kamu ins cin melek hayrân ki pür nûr-ı ziyâsın sen
Tevessül eyledi Hakka seniñle nice peygamber Şefâ'at saña virildi Hudâya âşinâsın sen
Ne haddi var seniñ ol kadd-i bálaña ire Tûbâ Bülend oldı makámiñ Sidreden fevka'l-'ulâsın sen
Cirimde gerçi 'arş oldı bu halkiñ a'zamı lâkin Hakîkatde kamusından mu'azzam müctebâsın sen
Seninçün halkı yaratdım deyü buyurdı pes Hâlik Bu kevn ü kâ'inâtın bâ'isi bir mehlikâsın sen
Hemân hamd eyleriz Hakka bizi kıldı saña ümmet Ki cümle halka rahmetsin bize hoş reh-nümâsın sen
Habîbâ kapuña geldik şefâ'at isteriz senden Kerem kıl eyleme mahrum bize kân-ı vefâsın sen
Cinâyet eyledim bî-had ma'âsi bahrine taldım Meded yâ erhame'l-ümmet ki her derde devâsın sen
Bizim gibi cihânda yok-durur gümrâhlar ammâ biz Saña mü'minleriz hakkâ imâmü'l-enbiyâsın sen
Ne yüzi var bu Kuddûsî eşiğine süre yüzin Meğer bilür seni bir pâdişâh-ı zî-'atâsın sen
593 Dilerem vasliñi ey Hak değil isem de lâyık men Anı fazliñla ihsân eyle çün aña kâdirsin sen
Nice nâdânlara idüb hidâyet evliyâ kıldiñ Nice bigâneyi itdiñ mukarreb bende-i ahsen
Rahimsin rahmetiñle sen Hudâ itme beni zîrâ Ki cennet ehli heb 'âciz olur âh u figânımdan
Tahammül idemem hicrâna ma'lûmdur saña hâlim Ki sensiz 'âşık-ı bî-çâreye gülşen olur külhan
Lâtîfâ lutf u rıfk eyle bu Kuddûsî kocaya çün Saña olmuşdur ol 'âşık yaşı on bir buçuk iken
594 Kapuña geldim ey Mevlâ marîz nâçâr kocayım ben Günâhı çok deyü sürme kapuñdan 'afv u rahm it sen
'Uyûbum hadden efzûndur dahi anları setr eyle Olur çün ez-kadîm sâdır hatâ benden 'afiv senden
Garîb oldum saña ma'lûm benim hâl-i perîşânım Baña sen yardım it zîrâ ki sensin nâsır u ahsen
'Iyâl evlâd kılamazlar beni mesrur kemâl-ile Ki çok ahzân u ekdânm dimez bir kimse lâ-tahzen
Saña 'arz itdi Kuddûsî Hudâvendâ bugün hâlin Aña sen dest-gîr ol yoksa olur pîr-i müstehcen
595 Semâda yıldıza bak 'ibret al Hallâkını bil sen Dir iseñ kalbim olsun ma'rifet nûrı ile rûşen
Yedi kat gökleri ref eylemişdür kudretiyle ol Hem itmiş dürlü yıldızlar ile tezyîn ü müstahsen
Cemî'-i halk-ı 'âlem kün hitâbı ile var oldı Kamusın eyledi îcâd cihânda biri yoğiken
Tefekkür it hemân mahlûkına bakuben ol 'ârif Hazer kıl zât-ı pâkinde te'emmülden tefekkürden
Yiter Kuddûsîyâ 'ibret alana nefsi insânın Ki oldur katre-i nâçîz iken bu hey'eti viren
596 Ey cümle halkı yoğ-iken inşâ vü îcâd eyleyen Kün emri ile yidi kat eflâki bünyâd eyleyen
Bu mülk seniñdür mâliki sensin şerîkifi yok-durur Sensin anı dürlü halâ'ik ile âbâd eyleyen
Sensin yaradub cümleden evvel Muhammed nûrını Andan kamu mahlûka nûn ihsân irkâd eyleyen
İtmişsin îcâd bu cemî'-i halkı heb inşân içün Toprakdan Adem yaradub ta'lîm ü irşâd eyleyen
İblîse virüb kuvveti şart-ıla kulluk itdirüb İdicek istikbâr sürüb matrûd u berbâd eyleyen
Şol kul ki eyler i'tirâf suçın idersin mağfiret Sensin gurûr idenleri rahmetden ib'âd eyleyen
Hem bu fakîr Kuddûsîyi pîr-i za'îf haste kılub Tevhîd ü istiğfâr hemân dilinde evrâd eyleyen
597 Sen bu gaflet uyhusundan ne 'aceb uyanmadiñ Serseri gezdiñ cihânda ey delü uslanmadın
Bunca demdir 'omriñiñ sermâyesin itdiñ telef Bu şarâb-ı 'ışka bir kez parmağını banmadiñ
'Arif ü dânâ eşiğin bekleyüb Yûnusleyin Kendini kânûn-ı 'ışka bırakuben yanmadın
Çünki Yûnus kırk yedi yıl hıdmet itdi şeyhine Didi şeyh aña bizim rengimize boyanmadın
Hıdmeti odun getirmek idi tağdan matbaha Bunca hıdmetle didi sen hıdmete tayanmadın
Boynu yağır olmağ-ıla atdı odunı yire Didi şeyh çık git bu dem çün hıdmete katlanmadın
Tutdılar çıkardılar başı kısıldı kapuya Didiler sen hâlimiz ile bizim hâllenmedin
Başı kapu içre kalub hırlayub didi hemân Ey başım elhamdülillah taşraya yollanmadın
Tuyıcak bu sözi şeyhi didi yakdın bağrımı Gel ki bildim sen beni beyhûde işler sanmadın
Bu söz-ile buldı Yûnus kurb-ı Yezdâna visâl Sen ki Kuddûsî hemân nâr-ı visâle yanmadın
598 'Ârif ü dânâ eşiğin bekleyüb kul olmadın Kendini kânûn-ı 'ışka bırakuban yanmadın
İtmedin gerçek erenler gitdiği râha sülük Pes hevâ-yı nefse uymakdan henüz usanmadın
Eyledin bî-had günâh nice olur hâlin senin Ol seni var eyleyen Hakdan niçün utanmadın
Kendi başına gezüb âvâre'âvâre bu sen Bir ulunun yanına varub işini tanmadın
Zühd ü takvâ perdesini çâk idüb Kuddûsîyâ Sen de 'âşıklar gibi 'ışk cür'asına kanmadın
599 Ey 'ışk beni sen derd-ile gavgâlara saldın ' Aklımı alub son ucı sevdâlara saldın
Bir hâle bırakdın beni nolduğımı bilmem Dîvâne idüb sen beni sahrâlara saldın
Ben bilmez idim hüsnini bu rütbe nigârın Gönlüm akıdub sel gibi deryâlara saldın
'Akıllar ile ülfet iderdim edeb-ile Anlardan alub 'ışk-ıla rüsvâlara saldın
Gelmezdi hayâline hem ol zülf-i perîşân Kuddûsîyi bu fikr-ile hülyâlara saldın
600 Dirsen eğer bileyim Hallâkı 'ayne'l-yakîn Zikre çalış ey begim hâb u keselden sakın
Tevhide eyle devâm turma hemân subh u şâm Hîç kalmasun 'âr u nâm ol kibr ü kînden emîn
Süllâki meyl-i sivâ eyler Hudâdan cüdâ İtme bu 'ömri hebâ dûr olma Hakdan hemîn
İt zikrini rûz u şeb eyle visâlin taleb Bil hicre gaflet sebeb andan Hudâya sığın
Dünyâda a'mâ olan âhretde a'mâ inan Özüni yahşi sanan şeytâna olur karîn
'Işk hamrını eyle nûş bahr-i muhît gibi coş Ağyârdan it kalbi boş şevk-ıla eyle enîn
Zikr eyle Kuddûsîyâ çıksun gönülden sivâ Girüb içine Hudâ disün sana âferîn
601 Ey 'âbid eğer cennet ü hûr ise merâmın Dünyâyı dirüb kılma habîs kelb gibi nâmın
Hak ise murádiñ aña it sıdk-ıla ikbâl Olsun gice gündüz dahi Hak ile kıyâmın
Bu niyyet ile 'âşık-ı Yezdân olamazsın Yok fâ'idesi hacc u salât-ıla sıyâmın
Çün 'ilmini inkârdır işin sözimi diñle Kalbiñde hulûs yoksa cahîm bil ki makâmın
'Işk-ıla kişi muhlis olur zikr-ile 'âşık Di var mı seniñ leyi ü nehâr zikre devâmın
Tevhîd ile it kalbini tathîr aña çalış Ol efdali hem enfa'ıdır cümle kelâmın
Geylânî tankına girüb eyle sülûki Tîz biter işin ismiyle çün pîr-i imâmın
İrşâd ider ol zât-ı şerîf çünki müridin Bil kutbı-durur ol nice aktâb-ı 'izâmın
Kuddûsîye ol eyledi çok himmet ü imdâd Bir ulu 'atâsı aña Kuddûsî Selâmın
602 Bak hâline şol vâ'iz-i fettân-ı zemániñ Men' eyler imiş zikrini cehr-ile Hudânın
Her şey ider Allahı zikir kendi dilince İnkârına bâ'is nedir ol re'y-i hatânın
Kimisine ihfâ ile çün itdi tecellî Kimisine de cehr-ile Hallâkı cihânın
Ey kendüyi 'âlim sanıcı münkir-i câhil Vallâhi galatdır bu seniñ biliş ü zannın
Sırrı ne-durur söyle eğer var ise 'ilmiñ Okundığının savt-ı bülend ile ezânın
Her gice namâzında cehir oldığı meşru' Niçün di baña cevâbını yumma dehânın
Kur'ânı tilâvet ya niçün cehr-ile efdal Hem sırrı ne minberdeki cehrî hutebânın
Lebbeyk diyü niçün çağırır vakfede hüccâc Di sırrı ne ol 'arsada feryâd u figânın
Hacciñ ya niçün zînetidür telbiye cehren Hem hikmetini söyle baña ref'-i sadániñ
Eyvâh ki garîb oldı henüz dîn-i Muhammed Çün kaldı elinde bu misilli 'ulemânın
Münkirleri nehy eylemeyüb 'aksin iderler Kuddûsî hemân bil ki budur başı belânın
603 Her derde devâ kalbe şifâ zikri Hudânın Zikr eyle hemân ismini Hallâk-ı cihânın
Tevhide devâm it gice gündüz sözimi tut Olsun aña meşgul heme hâlâtda lisânın
Abdestsiz olursañ da dahi itme anı terk Bil câ'iz imiş kavli budur heb fukahânın
Şeyh izni gerekdür deyüben vesvese itme Var izni bize çün mâlik-i kevn ü mekânın
Ol zikrini iksâr ile emr eyledi bize Yeter bize emr eylemesi zikr ile anın
Anlar ile zikre çalışub olma perîşân Ta'n eylemesün zâkire cühhâli zemânın
Hâl gâlib olur ise saña eyle ferâgat İt hizmetini hakk(ıy)la evlâd u nisanın
Ol bir iki sâ'at geçicek zikre müdâvim İt zikrini Hallâk-ı zemîn ile semânın
Kuddûsî-yi nâçîz saña pend itdi birâder Tutarsañ olur iki cihânda yüce şânın"
604 Birkaç sözüm var gerçek-durur ey ihvân inaniñ İlhâmı çünki baña hemân Hallâk-ı cihânın
Hâkden yaradub Âdemi dahi kıldı halîfe Havvâyı andan yaraduvirdi mülkin cinânın
Cennet içinde mübtelâ itdi Ademi ol Hak Şîrîn belâ 'ışk bize olur hoş mîrâsı anın
Kantara imiş 'ışk-ı mecâzî pes hakîkîye Ehl-i sülûke bu 'ışk u cezbe lutfı Hudânın
Ma'nâda iki deryâ suyını nûş eyledim heb Biri mecâzî 'ışk biri dahi 'ışkı Mevlânın
Hasteyim seksen iki hem yaşım kurtılmadım hîç Mübtelâsıyım tâ çocuğiken men bu belânın
Dir bu Kuddûsî 'ışk-ı hakîkî bilmem gelür mi Kesmem recâyı bol rahmetinden Rabb ü Rahmânın
605 Aldanma sakın nakşına bu dâr-ı fenânın Meyi eyleme hem nâz u na'îmine cinânın
Hak 'âşıkına iki cihân didi harâmdur Ol şâh-ı rüsül heb sebebi kevn ü mekânın
Vir senliğini Teñriye çün varlık anındur Hîç kalmasun ortada seniñ nâm u nişânın
Yan 'ışk odına ki bulasın menzil-i bâlâ Altun mı olur yanmayıcak toprağı kânın
Benlik idenin hâlini düşün ki ne oldı Hayr oldı sofiı töhmeti nefsine kılanın
Bir katre menîdür senin ey der-be-der aslın Mevt geldiği demde bozılur cism-ile cânın
Her kim ki bilür nefsini ol Rabbini bilür Bil özini hem Hâlikını arz u semânın
Zann eyleme kim hâsıl olur zühd-ile 'irfân Pes sanma olur ma'rifeti ehl-i riyânın
Gel eyle sülük cezbe vü 'ışk-ıla bu râha Dirsen olayım 'ârifı Hallâk-ı cihânın
Öz başına sen 'ilm-i ledünnî bilemezsin Var 'ârif-i dânâdan okı dersini anın
Bilmek budur ancak deyüben düşme gurûra Heb cümle mürekkeb-durur ol bilmen ve sanın
Kuddûsî-yi bî-çâre cüdâ olma bu 'ışkdan Olam dir isen bende-i mahbûbı Hudânın
606 Yakîn şeksiz gümânsız çün harâbı dâr-ı dünyânın İder ta'mîr anı hîç 'aklı yok mı gâfil insânın
Te'emmül eyleyüb bilmez mi yaklaşdığını sâ'at Ki çoğı gitdi azı kaldı bugünlerde ezmânın
Kıyâmet kâ'ime olmağa az kalmış-durur müddet Hesâb it bil muhakkak var ise 'aklınla 'irfanın
Hudâ Kur'ânda Peygamber hadîsinde iderler pend Utan havf it nasihat tut eğer var ise îmânın
Yaparsın yüce köşk mevti sırâtı dûzahı hergiz Düşünüben dimezsin var yıkılması bu eyvânın
Harâm mâl ile hacc idüb namâz kılub oruç tutub Sanur mısın olur makbul kalur yanına tuğyânın
Virüb rüşvet vücûha gasb idersin mâl-ı mazlûmı Yığarsın dimeyüb vardur tağılması bu yığmanın
Saña Kuddûsî-yi miskîn ider irşâd içün pendi Anı intâk iden ancak Hudâdur sun'ı yok aniñ
607 Habîbâ sen nebîler serven kevneyne sultânsın Münevver vechiñ-ile 'âleme hem şems-i tâbânsın
Hudâ 'âlemlere gönderdi rahmet çünki sen şâhı Kamu halka bize hem rahmet-i Rahmân u Mennânsın
Güşâd idüb bize râh-ı Hudâyı eylediñ irşâd 'İlimde ma'rifetde yok nazíriñ bahr-ı 'irfansın
Beşerdir efdal-i halk-ı cihân ey Fahr-ı 'âlem sen Cemî'-i halkdan efdalsin ki hayr-ı nev'-i insânsın
Bu 'âlem hem kamu halkı saña müştâk-durur cümle ' Ulûm-ı evvelîn ü âhirînin kânı hâkânsın
Sekiz cennet ü mâfihâ iderler vasimi ârzû Hudâ hem cümle mahlûkât severler dost-ı Yezdânsın
Seniñ içün yaratmış çünki bu halkı Hudâ ancak Sebeb sensin vücûd-ı halka hem anlara sen cânsın
İder Kur'ânda Mevlâ medhiñi bi'z-zât seniñ şâhâ Budur hâsıl ki bir memdûh u mahmûd refî'-i hânsın
Halâ'ik içre yok bir kes saña beñzer güzellikde Bu Kuddûsî saña 'âşık-durur çün şâh-ı hûbânsın
608 Ey şâh-ı rüsül sen heme gümrâha emânsın Mahbûb-ı Hudâ bâ'is-i mahlûk-ı cihânsın
Sen olmasañ olmaz idi bu seb'-i semâvât Hem bulmaz idi kimse hayât tenlere cânsın
Medh eyledi bizzât seni ol Hâlik-ı ekvân Çün medhe sezâ eşref-i halk gevhere kânsın
Virildi şefâ'at sana ey melce-i ümmet Ol bize şefi' sen ki şeh-i kevn ü mekânsın
Kuddûsî-yi miskîn kapuna geldi habîbâ Sâ'illere ihsân idici bir ulu hânsın
609 Niçün sûfî bu sen kem iş tutarsın Ki tatlu işine ağu katarsın
Mürâ'î müşrik oldığına şek yok Kurılub halka muhlislik satarsın
İşin gücün hemân lâf u güzâfdur Ki tağları çakıl deyü atarsın
İlin 'aybını eylersin tecessüs Velâkin sen kamusından betersin
Bu Kuddûsî seni bilür behey zâg Be-sûret 'andelîb-âsâ ötersin
610 Zikr olmayıcak 'âşık-ı Yezdân olamazsın ' Işk olmayıcak ma'rifete kân olamazsın
Hem sırr-ı hakîkat bilinür ma'rifet-ile Sa'y itmeyicek zikre Hudâyı bilemezsin
Tevhide devâm eyle hemân leyi ü nehâr kim Bu gaflet-ile zerre kadar feyz alamazsın
Şer'-ile 'amel eyleyüben râha sülük it Bil itmez isen gönlüni âgâh kılamazsın
Kuddûsîye ilhâm-ı Hudâdur bu nasâyih Hoş tutmaz iseñ 'ışk deñizine talamazsın
611 Geylânî gibi mürşid-i sâlâr bulamazsın Hem ancılayın pîr-i vefâ-dâr bulamazsın
Dünyâda velî zümresi çok gerçi velâkin Anın gibi 'avn eyleyici yâr bulamazsın
Deryâda karada çağıranlara ulaşur Düşmânları kahr idici kahhâr bulamazsın
İlyâs u Hızır-veş eyler ol cümleye imdâd Düşen kişinün destini tutar bulamazsın
Çölde yalınız aç u susus merd-i garîbe Çörek su viren kâmili zinhâr bulamazsın
Yayan ise at virüb anı bindirüben hoş Bir lahzada matlûbına salar bulamazsın
Ol aña mürîd gir yolına zikre devâm it Anın gibi bir rehber dîndâr bulamazsın
Rü'yâda ider terbiye ol sâliki dâ'im Fevt itme sakın anı sen arar bulamazsın
Hakk eylemiş ol dostına çün böyle tecellî Kuddûsî anın mislini deyyâr bulamazsın
612 ' Aceb niçün di ey zâhid ki çün sen 'ışkı tatmazsın Girüben râh-ı Hakka zühdiñi yabana atmazsın
Riyâ-yı rızk-ıla 'ömrüfi geçüb gider behey nâdân Bu şirke eyleyüb tevbe hulûs bahrine batmazsm
Hayâ it rızkını her gün viren Rezzâk u Mugnîden Rızâ-yı nâsı istersin aña boyun uzatmazsiñ
'İbâdet eyleyen cennet içün Hakdan cüdâ olur Niçün dostı alub ağyârını bir pula satmazsın
Bu Kuddûsî gibi sen de kalır iseñ garîb öksüz Katî havf iderin ki bir Hudâ ehline çatmazsın
613 Hudâ bir gizli derd virdi şu vaktimde baña lâkin Anın noldığını fehm eylemez hergiz melek ins cin
Bulunmaz hîç aña dermân ki derd imiş hemîn dermân Anmla eğlenür dîvâne göftlüm hem olur sâkin
Çü ansız idemem ârâm enîsimdir benim ol derd Dahi oldır baña ey şeyh-i fânî hem-demim sensin
Arar haste tabîbi ez-dil ü cân pes 'ilâç ister Benim derdim ne şîrîn kim tezâyüd eylesün dirin
Bu derdi sanma ey zâhid cevârih derdine beñzer Aña kalb derdi dirler nâ'il olamaz beher mü'min
Gürûh-ı 'âşıkân beyninde mergûbdur be-gâyet ol O derde mübtelâ olan aramaz çünki dermânın
Anı Kuddûsîye Mevlâ ana rahminde virmişdir Temevvüc eyledi yem-veş olınca pîr kesîrü's-sinn
614 Çocuğiken sen beni meczûb u şeydâ eylediñ Pîr-i fânî olıcak hayrân u rüsvâ eylediñ
'Işk u cezbe Nîl gibi eyler tezâyüd gün-be-gün Goñlümi lutf idüben şimdi çü deryâ eylediñ
Geçdi vaktim zikr-ile pes olmışam mest-i müdâm Cezb idüb hem târik-i dünyâ vü 'ukbâ eylediñ
Rahm u re'fet it baña sen yâ Rahîm ü yâ Vedûd Çün bugün çocukleyin bir hasta koca eylediñ
Hoş bilürsin ki bu Kuddûsî za'îf bî-çâredir Dime aña 'omriñi gafletle ifnâ eylediñ
615 Ey gönül ben saña çok pend itdim ammâ tutmadiñ Nefs ile şeytâna uyduñ râh-ı Hakka gitmediñ
Gel uyan bu hâb-ı gafletden emân göñlüm didim Ma'rifet kesb itmedin 'ışk dadını hîç tatmadiñ
Her gice âh u figânıfi âsümâna çıkmadı îsteyüb şevk-ile yâri bülbül-âsâ ötmedin
İltifât itdiñ cihânın nakşına aldanuban Terk-i dünyâ terk-i 'ukbâ terki hem terk itmediñ
Sen bu Kuddûsî garîbe hâsılı râm olmadiñ Çok didim ardiña at cümle sivâyı atmadiñ
616 Ey 'ışk beni ol dilbere hayrân niçün itdin Her şâm u seher işimi efgân niçün itdin
Gönlüm sana hem-dem olalı eylemez ârâm Bu gözlerimin yaşını Ceyhân niçün itdin
Dâd eylemeyüb râhatı cismimden uçurdın Dünyâyı bugün başıma zindân niçün itdin
Takvâ ile dil kişveri ma'mûr idi evvel Yakub yıkub ol kişveri vîrân niçün itdin
Heb varımı yağmalayuban aldın elimden Di hikmetini bu kulı 'uryân niçün itdin
Yûsuf deyü ağlardı Zelîhâ nice demler Ol der-be-deri zâr u perîşân niçün itdin
Ferhâda virüb kuvveti Şîrîne yol açdı Hem bir gül içün bülbiili nâlân niçün itdiñ
Çok cevr ü cefâ çekdim eliñden seniñ ey 'ışk Ammâ yine bugün beni sekrân niçün itdiñ
Hak eyledi ey 'ışk seni Kuddûsîye ihsân Kim diyebilür ki aña ihsân niçün itdiñ
617 Ey Rabb u Rahmân u Rahîm hem Pâdişâh-ı yevm-i dîn Saña ider ben kulluğı bilüb hemân 'ayne'l-yakîn
Sen cümle halkm dest-gîrisin bize eyle meded ' Avn isteriz senden beher ân lutf idüb olgıl mu'în
Toğrı yola eyle delâlet azmayalım Hâdîyâ Şol kullanñ râhına kim fazliñla kıldın mün'amîn
Magzublariñ azgunlariñ gitdikleri dûzah yolı Kıl bizi ol yollara gitmekden Hudâvendâ emîn
Kuddûsîye hem cümle îmân ehline it merhamet Hem mağfiret eyle bizi sensin Gafûru'l-Müznibîn
618 Ey nefs-i dûn nice bir bu gaflet-i zeleliñ Dükenmez mi 'acebâ hırs u tûl-i emeliñ
Fikr eyle aslını gel fehm eyle noldığını Bir nutfe idi seniñ çün esâs temeliñ
'Ucb u gurûra düşüb Hak buyruğını sıyub Taldın hemân bahrine zenb ü cürm ü keseliñ
Sû'-i karine uyub eylediñ bunca hatâ Hışmından korkmayub Kahhâr-ı Lem Yezeliñ
İblîs ile bir olub şaşırdınız yolumı Gelmedi hâtırıma yaklaşdığı eceliñ
İhlâs eğer yoğısa gör başına ne gelür Kurtaramaz çün seni zühd ü 'ilm ü 'amelin
'Işkı taleb idegör eyleme 'ömrî hebâ Çünki 'ışk olmayıcak vuslata irmez eliñ
Kesme Kuddûsî ümîd bil ki rahmet katî bol Di müznibâne dahi bâb-ı Rahmâna geliñ
619 Eyledi Mecnûn beni 'ışk u hevâsı yârimin Kalmadı göftlümde hergiz mâsivâsı yárimiñ
Devlet-i 'uzmâ imiş 'ışk nâ'il oldum ben aña Gözime görünmez oldı mâ'adâsı yârimin
Ben sanurdım zühd ü takvâ ile yâre irilür Bildim ancak 'ışk-ıla imiş likâsı yârimin
Bir zemân bîgânesiydim gerçi lâkin 'âkıbet Himmet-i 'ışk-ıla oldum âşinâsı yárimiñ
Sıdk u ihlâs yok idi kalbimde 'ışk gelmeksizin Şimdi olmışam muhib yokdur riyâsı yárimiñ
Bir nefes 'ışkdan cüdâ olsa olur gönlüm hazîn Çün baña baldan elezzdir 'ışk belası yárimiñ
İrdi Kuddûsî murâda rûz u şeb hamd eyleyüb Dir ki oldı baña 'ışk ulu 'atâsı yárimiñ
620 'Âşık-ı hayrânı oldum bî-nazîr bir dilberin Cümle 'âlem halkı hayrânı o şâh-ı ekberiñ
Yanaram 'ışk odına (ben) tâ sabâvetden berü Dir görenler olmadı hâlî bu sevdâdan seriñ
Rûmu Şâmı Mısrı gezdim hem Hicâzı nice dem Bulmadım tadın ziyâretiyle beyt-i enveriñ
Her cihetden derd ü mihnet başıma geldi bugün Dilerem ol Hâlikımdan defini bu dertleriñ
Virdi Kuddûsî kocaya bî-hisâb zahmet bu 'ışk Yüzine ma'şûkı bakmadı o pîr ü ahkarın
621 Âşıkındır cân u dilden çün bu 'abd-i ahkanñ Gice gündüz zikrin ider sen Melîk-i Ekberiñ
Olmag-ıla sen 'Azîmü'ş-şân aña yâr u celîs Eyler istînâs seniñle pîr ü müştâk kemteriñ
Dir saña yalvaruban ey Bârî-yi halk-ı cihân Gönlüme sevdâsı düşdi çün o rüy-ı bihteriñ
Mâsivâdan eyledim nefret saña idüb fırâr Kalmadı kalbimde hergiz hubbı sîm ile zeriñ
Saña 'âşık eyleyüb ben câhili fazlınla hem Ümmeti kıldın nebîler serveri Peygamberiñ
Eylediñ hem râh-ı Geylânîye teslîk lutf idüb Olmışam ednâ mürîdi kutb-ı aktâb rehberiñ
Kâdiriyyü'l-vakt olanlardan idüb Kuddûsîyi Dahi kıldın bir mukallid 'abd-i müznib çâkerin
622 Olmışam meddâhı ben Hak yâri 'Abdülkádiriñ Hem gürûh-ı evliyâ serdârı 'Abdülkádiriñ
Gerçi bî-had bî-hisâb aktâb lâkin dâ'imâ Çâresiz melhûfa imdâd kârı 'Abdülkádiriñ
Aña her kim çağırır ise olur havfdan emîn Görinür her-dem nice esrârı 'Abdülkádiriñ
Eyleyüb rûhı tecessüd rümh-i seyfiyle gelür Gün gibi eyler zuhûr envârı 'Abdülkádiriñ
Eylemiş Hallâk-ı 'âlem Hızrı İlyâs-veş aña İrişür mahzunlara imdâdı 'Abdülkádiriñ
Yalmız yayan susuz aç çölde istimdâd iden Olısar ol hînde yâr-ı gârı 'Abdülkádiriñ
Yatub uyurken mürídiñ kahr ider düşmânını Bil mu'in Kuddûsîyâ Cebbârı 'Abdülkádiriñ
623 Zâhid sanur ki çekmeği âsân bu 'ışkın çillesin 'Âşık olan koymak gerek ma'şûk yolunda kellesin
Şol bî-edeb vâ'iz bizi kürsîde zemm eyler imiş Varsun o câhil müdde'î âdâb-ı 'ilmi bellesin
Didi Resûl Hak ehline dünyâ ile 'ukbâ harâm Ol ehl-i dünyâdır henüz görür gözi il zellesin
Hem didi Peygamber günâhlar başı dünyâ hubbıdır Hak ehli olmak isteyen ağyâr sözin mücmellesin
Kuddûsîyâ leyi ü nehâr eyle hemân zikre devâm Mecnûn deyü münkir seni hîç turmayuben dillesin
624 Çekmek ne mümkin zâhide 'ışk-ı Hudânın çillesin Da'vâ-yı 'ışkı eyleyen meydâna koysun kellesin
Buğz eyleyüb vâ'iz bizi kürsîde zemm eyler imiş Varsun hele ol bî-edeb âdâb-ı râhı bellesin
Çün didi Peygamber harâm Hak ehline iki cihân Hırs-ıla direr cîfeyi görür gözi il zellesin
Her kim sever bir nesneyi yâd ider ismini anın Söylen o miskine ki dünyâ bahsini mücmellesin
'Işk-ıla it Kuddûsîyâ zikr-i Hudâyı rûz u şeb Tâ ki münâfıklar seni mecnûn deyüben dillesin
625 Hudâvendâ bu tolabı kuran sensin Bu yidi gökleri hem kaldıran sensin
Zemîni döşeyüb tağları nasb iden Bu hayvanâta cism ü cân viren sensin
Bu inşân nev'ini hâkden idensin halk Bu eşcâr u nebatı bitiren sensin
Bu mülkin mucidi hem mâlikisin heb Sana eşyayı tesbîh itdiren sensin
Bu cinn ü insi kulluk içün iden var Hemîn Tenriliğini bildiren sensin
Kimini rahmetinle koyub uçmağa Kimin 'azlinle oda yandıran sensin
Bu 'âlem halkını ihya idüben hem Kamusını sonunda öldiren sensin
Kamu mevtayı sûr-ile dirildüb hem Yine anları mahşerde diren sensin
İdüb rü'yet umûrına bu kulların Kimi mahzun kimini güldiren sensin
İki ev eyleyüb anlar içün bünyâd İkisin anlar ile toldıran sensin
Mukaddessin münezzehsin zulümden çün Neye lâyık ise kul irgüren sensin
Seni tevhîd ider dâ'im bu Kuddûsî Anı 'ışk lüccesine taldıran sensin
626 Bugün bir dilbere ey 'ışk beni kul eyleyen sensin Gice gündüz figân u âha meşgul eyleyen sensin
Komadiñ sabr u ârâmım düşürdün özge sevdâya Benim 'indimde bu sevdâyı makbûl eyleyen sensin
Unutdum zühd ü takvâyı saña ben olalı hem-dem Virüb heb varımı yağmaya mebzul eyleyen sensin
Nice şâhânı tahtından aluben eylediñ dervîş Harîr tonları âhir bir kara çul eyleyen sensin
Bu Kuddûsî garîbi koyma ey 'ışk yaliñuz bir dem Aña reh-ber olub Mevlâsına yol eyleyen sensin
627 'Aşıksan eğer cennet-ile hûrı nidersin Mest-i câm iseñ cür'a-i engûri nidersin
Yitmez mi saña kûşe-i vîrâne eğer sen Kenz ister iseñ mesken-i ma'mûrı nidersin
Dünyâyı sevenlerle sakın olma mecâlis Sehhâreye aldanıcı meshûrı nidersin
Şol mürşide ol bende ki ide seni irşâd Zâhid gibi bir kendi henüz köri nidersin
Kuddûsîye Hak 'ışkı virüb 'aklını almış Sen kendiñe bak 'âşık-ı ma'zûrı nidersin
628 Yâr ister iseñ ülfet-i ağyârı nidersin Hûr ister iseñ cîfe-i murdârı nidersin
Gülzâr-ı bekayı idegör fânîye îsâr Bu gülşen-i pür mihnet ü pür hârı nidersin
Salınma geyüb eğnine fahr-ile kabâyı Soyunacağın cübbe vü destârı nidersin
Çün kim derecât ister isen cennet içinde Dünyâda bu kez menzil-i sâlârı nidersin
Çün oldı 'ıyâl mâl ü menâl heb sana düşmân Sür koma gönülden çıkar anları nidersin
Tâmûya salar nefsi 'Azâzil sakın uyma Gel pendimi tut nûra iriş nârı nidersin
Dînârı tutub dînini yabana bırakma Dîn kaydını gördün ise dînârı nidersin
'Hallâk-ı cihân rızkına çün zâmin olubdur Mü'minsen eğer rızk içün efkârı nidersin
Hem zümre-i 'uşşâka dahil itme birâder Sev Hakkı seven kulları inkârı nidersin
Kuddûsî hemân sen dahi 'âşık olagör kim Nâmûs arama 'âşık isen 'ârı nidersin
629 Gam çekme gönül vuslat-ı cânâna irersin Sonunda bunun zevk u safâsını sürersin
Sen sende gözet Hakkı hemân gezme yabânda Kendinde iken sen anı gayrîde ararsın
Her şâm u seher âh u figân eyle ki bir gün Dost bakcesinin güllerini sen de dirersin
Nâ-ehle sakın derdini bildirme hazer kıl Pes şîşe-i esrârını destinle kırarsın
Dîvâne gönül kadrini var şöylece bil kim Kuddûsî sadef sen anın içinde dürersin
630 Habîbâ sen Hudânın nûr-ı zâtıyla münevversin Kamu 'âlemlere rahmet şefî'-i rûz-ı mahşersin
Sen olmasan yaratmazdım didi eflâki Yezdân pes Vücûd-ı kâ'inâtın bâ'isi bir şâh-ı serversin
Ki kendi nûr-ı pâkinden seni halk eyledi bizzât Yire düşmez idi sâyen küdûretden mutahharsın
Halâ'ik iktibâs itdi senin nurından envârı Kamuya vâsıta oldun be-küllî halka rehbersin
Dahi rüh-ı şerifin yaradıldı cümleden akdem Nebîler hâtemisin çünki dünyâda mu'ahharsın
Sana ikrâm içün Hak ümmetini eyledi te'hîr Anın dostları içinde ki sen muhtâr-ı bihtersin
Türâb içinde çok meks itmesünler içün itdi ol Beher hâlde mu'azzezsin müşerrefsin muzaffersin
Cemî'-i enbiyâ ümmetleri mahşerde kırk safdur Senin seksen-durur ümmet yönünden dahi eksersin
Ne mümkin söylemek na't-ı şerifini kemâl üzre Hudâ dost ittihâz itmiş Halîlullah-ı ekbersin
Bilürler 'illet-i gâ'iyye oldığını halk cümle Bu Kuddûsî dahi böyle bilür çün günden azhersin
631 Niçün hırs eyleyüb dünyâ dirersin Dahi ruhun gibi ten de seversin
Anı sevmek günâhların başıdır Gice gündüz hemân iksâr idersin
Nice sâlihleri mâl kıldı küffâr Kanâ'at eyle çok mâlı nidersin
Buyurmuşdur Resul ki cîfe dünyâ Oluben kelb anı ârzû kılarsın
Sana pend itdi Kuddûsî birader Eğer tutar isen söz bil ki ersin
632 Sen ey battal bu hâl ile Hudâya ireyim dirsin Mücerred kîl ü kâl ile cemâli göreyim dirsin
Kulak vir sıdk-ıla pende olagör Halika bende Liyâkat yok iken sende bu râha gireyim dirsin
Seversin çünki dünyâyı idersin kun da'vâyı Unudub zikr-i Mevlâyı sivâyı süreyim dirsin
Bulınur gül gülistanda ararsın sen tağıstanda Gezüben çölde yabanda çobandan sorayım dirsin
Kıvanub 'izzet ü mâla tayanub 'ilme a'mâla Bakub kibr-ile cühhâla ki kaşın düreyim dirsin
Senin mâlın behey ahmak yediğin giydiğin ancak Kalanı vârisin mutlak bilürken direyim dirsin
Dilersen vuslatı yâre ta'alluk itme ağyâre Değişüb dîni dînâra tapayım turayım dirsin
Bu Kuddûsîden al pendi bırak bu mekr ile fendi Değişüb cîfeye kandi gurâba vireyim dirsin
633 Bu 'ilm ile sen 'ârif-i Yezdan olamazsın Bu kibr ile dergâhına anın gelemezsin
Çün iki cihan hubbı haram ehl-i Hudâya Dünyâyı dirüb sevmek ile Hak bulamazsın
Zikr eyle hemîn gice vü gündüz uyuma çok Bu uyku ile kat'î mesafe kılamazsın
Zühdinde riyâ itse kişi müşrik olısar 'Işk olmayıcak gönlüni dosta salamazsın
Gir sıdk-ıla merdân yolına mürşide uyub Mürşidsiz eğer gider iseñ yol bilemezsin
Geylânî tarîki bu zemân halkına rehber Girmezsen aña ma'rifet ile tolamazsın
Kuddûsîye Mevlâ iden ilham sözini tut Söz tutmaz iseñ 'ışk denizine talamazsın
634 Bu hâl ile sen 'ârif-i Yezdan olamazsın Ki bilmeyicek nefsini anı bilemezsin
Fikr it ki seni nice yaratmışdır o Hallâk Fehm eylemesen aslını 'ibret alamazsın
Bir katre menî çünki senin asi u esâsın Ol olmasa bil kim bu cihâna gelemezsin
Tedrîc ile bu hey'eti virdi sana Mevlâ Düşünmeyicek bunları 'irfan bulamazsın
Kuddûsî-yi âvâre gibi gafil olursan Allahı bilüb ma'rifet ile tolamazsın
635 Baña rahm itseñ Rahîmâ dükenür mi rahmetin Eyleseñ i'zâzını hem eksiltir mi 'izzetin
Cümle 'âlem halkının rezzâkı hem vehhâbısın Yetiştir çünki kamuya rızk u fazl u ni'metiñ
Eyledi sen pâdişâhımdan beni nefsim cüda Bağrımı kan itdi hüzn-i iftirâk-ı hasretin
Gelmeyen başına bilmez iftirâk acısını 'Âşıka müşkil belâdır ey Hudâ pes firkatin
Korka korka yüreğimin heb eritdi yağını Gönlümün şehrini vîrân itdi havf-ı heybetin
Anesinden kula sen erhamsin ey Rabb u Ra'ûf Umdığım senden Kerîmâ rahm u lutf u re'fetiñ
Tesliye it kalb-i Kuddûsî garîbi virme gam Ağlayub eyler dem-â-dem çün recâ-yı vuslatın-
636 Tesliye itmez şu ben mahzûnı yârim nideyin Yüzime itmez nigâh ol şîve-kârım nideyin
Beklerem her gice teşrif itse deyü hanemi Gün-be-gün artub gider sinemde nârım nideyin
Va'z ider ki pâdişâh sevmez günâh-kâr bendeyi Dürlü zenb-ile geçer leyi ü nehârım nideyin
Eyledi yağma gelüb 'ışk zühd ü takvamı kamu Ol ecilden kalmadı nâmûs u 'arım nideyin
'Âkil ü dânâ iken meczûb u sekrân olmışam Gitdi cümle 'akl u fikr ü ihtiyarım nideyin
Hüzn-i firkat 'âşıka zehrin ağusından katı Var benim gönlümde hüzn ü intizârım nideyin
Kesme Kuddûsî ümîdi sen hemân yalvar deyüb Yok şehâ saña niyazdan gayrı kârım nideyin
637 Ey 'âşıkân men olmışam meddâh-ı Rabbü'l-'âlemîn Mevzun kelâmlar ile medhin eylerem şâ'irleyin
Kâmilleri taklîd hemân kârım mukallid câhilem Budur muradım ki aña bu tarz-ıla olam yakîn
Kulluğına yok takatim zîrâ yaşım yetmiş sekiz Ancak işim leyi ü nehâr zikr ü du'â âh u enîn
Bir hîle bilmem kapusında sâ'il olmakdan güzel Çün bir Ganî Vehhâb şehen-şâhdur sever sâ'illerin
Yalvarıram bir hacetim vardır kazâ itsün deyü Halk-ı cihanın dâ'imâ ider kazâ hacetlerin
Cümle zemîn ü asumanın Hâlikıdur bî-gümân Anlarda her ne var ise halk eyleyen oldur hemîn
Aña visâldür hacetim virsün deyü yalvarıram Gönlüm anı ârzû kılar itmez temennî gayrisin
Birdür şeriki yok münezzehdir nakâ'isdan dahi Her şey'e kadir muktedir Hallâk-ı halkdur ecma'în
Mâlik bir olmasa eğer bulmaz bu mülk hergiz devam Bum tefekkür eyleyen olur cehâletden emîn
Kuddûsîyâ ider kifayet bu delîl 'akıllara Bî-'akl u bî-îmân şakî bilmez Hudânın birliğin
638 Baña itdikleri 'ışk-ı nigârın hadden efzûn Emân virmez ki dünyâda olam bir lahza me'mûn
Düşürdi gönlümi tuzağına mekr ile âhir ' Aceb fettan imiş ki itdi ben nâçârı meftun
Ne 'âr kaldı ne nâmûs ne edeb mikdâr-ı zerre Değişdim zühdimi 'ışka hem oldum aña memnun
Beni benlik hicabından geçirdi 'akıbet hem Dahi selb eyleyüben 'aklımı pes kıldı Mecnûn
Bu Kuddûsî kolay zann eyler idi 'ışkı amma Meğer müşkil belâ imiş ki itdi bağrımı hûn
639 Ben bir fakîr câhil zelîl haste koca oldum bugün Hem dem-be-dem artub gider 'ışk u hevâ cezbe cünûn
'İlm ü 'amel zühd ü verá' 'akl u edeb kalmadı hîç Nefsim bulub fırsat hemîn kıldı beni mağlûb zebûn
Virdi 'alâ'ik fitnesi dahi huzûrıma halel Gökde iken gönlüm yire düşüb ve dûn oldı bugün
Dünyâya meyi itmez idim oldum tama'-kâr u harîs Şimdi işim hırs u tama' hem ehl-i dünyâya rükün
'İlm-i 'arûzı bilmezem söz söylerem şâ'irleyin Şi'ri Hudâ ilham ider baña oluram zü-fün
Gerçi nasâyihdır velîkin pîr-i fânî olmışam Sinim çü yetmiş hem sekiz cismimde derd ise füz
Virdi keder mihnet elem şöhret hakir Kuddusiye Zira derunidur harab ma’mur u abadan birun
640 Eyledi bir dilberin 'ışkı beni zâr u zebûn Korkarım ki başıma bir gün gelür âhir cünûn
Vaslına bir çâre bilmem ki bulam andan halâs Ah ü efgân eylerem bülbül misâli dün ü gün
Merhamet itmez baña hîç nideyin ol dil-rübâ Cismimi yandırdı 'ışka eyledi bağrımı hûn
Ne ider red kapusından ne virür matlûbımı Nâzı çok bir yâr imiş kim derdimi kıldı füzûn
Kesme Kuddûsî ümîdi kapusından olma dür Gice gündüz ağla dâ'im yalvarub destini sun
641 Ey kendini 'arif sanıcı zâhid-i magbûn Gel olma virüb goñlüñi bu cîfeye meftun
Hak 'âşıkı meyi eylemez ağyarına zinhar Koymaz ki ide gayre nazar 'ışk-ı hümâyûn
Cem' eyleme gel sîm ü zerin fânî cihanın Fikr it nice oldığını keyfıyyet-i Kârûn
Bu zıll-i hayâldir geçer ol bakî değil bil Terk eyle bu dünyâyı ider talibini dûn
Bülbül gül ile zâg cîfe ile cünbiş ider Kuddûsî gibi ol güle sen kâni' ü memnun
642 Ey kendini 'arif sanıcı zâhid-i magbûn Gel olma bu dünyâya virüb goñliñi meftun
Çün fitne-yi 'uzmâ imiş ol cîfeyi sevmek Al 'ibret eğer 'arif iseñ neyledi Kârûn
Bil nefsini bilmekse garaz Hakkı yakînen Tevhide devam eyle hemân turma dün ü gün
Yok sende o cananı taleb cân u gönülden Ol talibi eyler saña ihsân-ı hümâyûn
Kuddûsî-yi bî-çâre gönül virme sivâya Ağyarı seven yârden olur hâ'ib ü mahzun
643 Saña birkaç kelâmım var ki gûyâ dür-i meknûn Baña ilhâm-ı Hakdır olmışam çün nutka me'zûn
Anı cân u gönülden tut ki yohsa ey birader Seni bu nefs-i emmâre ider memkûr u meftun
Sakın beş nesneden zinhar selâmet ister iseñ Anın birini İblîs işleyüben oldı mel'ûn
Gurur u kibr ü 'ucb-ile hased dahi riyadır Hudâdan iste ki ide seni mahfuz u me'mûn
Azâzîl idi evvel adı sonra oldı Şeytân Mukarreb iken oldı pes enâniyyetle azgun
Bu beş emrâz-ı kalbiyye ider insânı ihlâk ' İlâcı bunların bil şöyle ki 'ışk-ı hümâyûn
Anı her kime virirse ulu Hallâk-ı 'âlem Akar gönli evine nehr-i 'irfan misl-i Ceyhun
Gönül emrazına 'âcil şifâdır 'ışk muhakkak Bulunur mu cihanda 'ışk gibi kuvvetlü ma'cûn
Virir nefret sivâdan 'âşıkın gönüne bu 'ışk Anın esrarını sorar iseñ bil hadden efzûn
Bu Kuddûsî fakîrin nutkını tut ki olasın Yarın rûz-ı kıyâmetde 'azîz ü şâd u memnun
644 Hallâk-ı halk bizi yaratmışdur hemân 'irfan içün Kur'ânda bir âyet okınur cinn ile insân içün
Varlığına birliğine eyler delâlet yir ü gök Tesbîh-durur anlarda olanlar kamu Rahman içün
Tevhide meşgul ola kim pâk eylesün gönlimizi Tathîr iderler çün sarayın içini sultân içün
İksâr-ı zikr itmek ile çıkar gönülden mâsivâ Şâhâ kılalım menzili ol sevgilü mihmân içün
Kuddûsîyâ eyle devam sen zikr ü istiğfara hem Derdi olan arar tabîb-i hazıkı derman içün
645 Ey gönül (sen) gam yeme bu cîfe-i murdar içün ' Âşıka olmaz reva hüzn eylemek deyyâr içün
Fakr u faka hilye-i ebdâl-i Hakdır şübhesiz Gussalanma bir iki günlük olan i'mâr içün
Vâ'izin hûr-ı cinân içün işitme pendini Himmeti alçak anın kim nush ider ağyar içün
Şîşe-i 'ârı kırub bin pâre eyle 'ışk-ıla Zahidin meczûblığı bil ki hemân ol 'âr içün
Işk odına şöyle yandır cismini Kuddûsîyâ Kül olub savrıl çağırsın cümle ecza' yâr içün
646 Seni bu hâb-ı gafletden uyandıran gelür bir gün Olur cân-dârların canın kalan bir cân gelür bir gün
Sakın aldanma dünyâ nakşına çün yok bekası bil Ki nâzik cismini soyub koyan 'uryân gelür bir gün
Olayın dir iseñ agâh unutma mevti çok zikr it Gelür bir demde nâgâh kabrine salan gelür bir gün
Tayanma mâla etbâ'a güvenme zevce evlâda Seni sürüb yerine anları koyan gelür bir gün
Muhibb iken Hudâ 'âşıklarını münkir olmışsın Bu hâlden geç ki her dirlikleri bozan gelür bir gün
Tutalım şâh-ı 'âlem ol cihanda biñ kez it hüküm Ecel yetdikde bir sâ'at gibi kılan gelür bir gün
Saña itdi bu Kuddûsî bülend himmet 'inâd itdiñ Îdegör tevbe istiğfar işit hicran gelür bir gün
647 Yitmiş sekiz yaşında bir miskîn koca oldum bugün Devr-i bilâd eyler iken mahbûs olub kaldım bugün
Mısr u Hicaz u Rûmda halvetler idüb nice zemân Sâlikleri irşâd içün Rûm arzına geldim bugün
Şimdi za'îf olmak ile nâsdan firar itdim kamu Halvetde üns billâh idüb zevk u safâ buldum bugün
Cismim ile aña 'ibâdet idemez oldum ise Ol ben kulın cezb eyleyüb 'ışkı ile toldum bugün
Kuddûsî-yi nâçâr ider leyi ü nehâr zikre devam Dir ben Hudânm zikrini özime kâr kıldım bugün
648 Rahm it Rahîmâ sen baña pîr-i sakîm oldum bugün ' Avn eyle nâçâr olmışam pes kapuña geldim bugün
Zikrin ile eğlenirem oldur enîsim rûz u şeb Kalbimde yok iken huzur gam bahrine taldım bugün
Sana tevekkül itmişem çün bilmezem bir gayri kâr Her veçhile oldum hazîn ahzân ile toldum bugün
İt kürbemi tefrîh benim hem cümle îmân ehlinin Muztar kalub sen pâdişâha 'arz-ı hâl kıldım bugün
Kuddûsîye lutf eyle çün hâli perişandır katı Dir mağfiret it sen beni pes cürmimi bildim bugün
649 Geldim cihâne hemân Hallâkı bilmek içün Sa'y itmedim bilmeğe oldum peşîmân bugün
'İlmim ile çün 'amel kılmak nasîb olmadı Tâbi' olub nefsime dünyâya itdim rükün
Zühdümde yok hîç hulûs 'ucb u gurur hem işim Mâl ü 'ıyâl kıldılar meftun beni hem zebûn
'Işksız irilmez imiş fehm eyledim menzile Her gicesi 'âşıkın Kadir Berât hem rükün
Geçsem mecazdan dirin olsam hakîkatle yâr Yansam bu 'ışk odına çıksa semâya tütün
'Ayne'l-yakîn Halikı 'irfan gerek bilmeğe Her kim ki 'arif değil ol olmaz inşân bütün
Kuddûsîye ma'rifet vir lutf idüb ey Hudâ Olsun senin 'arifin hem 'âşıkın ez-derûn
650 'Işk haletini zâhid-i bîgâne ne bilsün Mey lezzetini nâkıl-ı efsâne ne bilsün
Bülbül gül içün âh u figân itse 'aceb mi Hem yandığını âteşe pervane ne bilsün
Derman idemez derdine bîmârı bu 'ışkın Ten kaygusını 'âşık-ı mestâne ne bilsün
Leylâya visal idi hemân maksûdı Kaysın Pes anı bilür özgeyi dîvâne ne bilsün
O1 yâri seven gayrisine meyi idemez hîç Bakmaz dahi ol cennet-i Rıdvâna ne bilsün
Ta'n itdi Zelîhaya şu kim bilmedi 'ışkı Aşüfteliğin bir şeh-i hûbâna ne bilsün
Kuddûsîyi 'ışk eyledi gark bahr-i 'amîka Ol saldı gönül fülkini 'ummana ne bilsün
651 Ey birader olma gam-nâk yarının rızkı içün Ki ölüm vardır gice gündüz hemân anı düşün
Hem düşünme geçmişi gelmez giden 'âdet değil Her ne ki virdiyse Rezzâk yi kanâ'at it bugün
Ölümi çok zikr iden dünyâya bakmak istemez İdemez 'avret ü oğlan hem ol agâhı zebûn
Fahr-ı 'âlem ölümi çok zikr idin dimiş bize Dahi lezzetler yıkıcı mevt dimiş ol zü-fünûn
Kesbi terk itme anı Mevlâ bize kılmış sebeb İt müsebbeb rızkı kesb it yi yidir olma harûn
Tenri virmiş bir sebeb her birine halkın kamu Kesbe sa'y iden olur fakrın hümûmından masun
Di Hudâdır rızkı viren itme kesbe i'timâd Rızkı Hakdan bilmeyen bî-çârenin fi'Ii cünûn
Eyle tevhîde devam âbdestli âbdestsiz dahi İdüb istiğfarı yüz kez tevbe suyı ile yun
İtme kullukda kesel uyma revâfız sözine Şer'e ta'zîm itmeyen mülhid behâ'imden de dûn
Bunı her kim ki okur ya işidür aña Hudâ Vire cennetde rıi'am kim görmemişdür hîç 'uyun
Cem'-i dünyâ eylemekden kıl hazer olma haris Çün kifâf mikdârı ni'met artuğıdur nâr-ı nûn
Eyle iksâr zikr-i mevti dâ'imâ Kuddûsîyâ Ki olasın hubb-ı dünyâdan emîn safi derûn
652 Ceddinin emriyle gitdi Kerbelâya Şâh Hüseyn Şevk-ıla 'azm eyledi râh-ı rızâya Şâh Hüseyn
Gördi rü'yâsında zîrâ ceddini ol yâr-ı Hak Didi nûş it hamr-ı e'azzi 'ulâya Şâh Hüseyn
İbn-i 'Abbâs didi gitme saña düşmândur Yezîd Didi râzî olmışam hükm-i Hudâya Şâh Hüseyn
Evliya ahlâkıdur teslîm rızâ sabr-ı cemîl Sabr idüben oldı serdâr evliyaya Şâh Hüseyn
Da'vet itdiler 'Irâka idelim şûra deyü Oldı râzî Hak rızâsi-çün kazaya Şâh Hüseyn
İtdi zann ol Yezîdîler eyledik hud'a deyü Bilerek düşdi varub dâm-ı ezaya Şâh Hüseyn
Sırrını bu vak'anın ceddi bilürdi kendi hem Ol ecilden sâbir oldı her belâya Şâh Hüseyn
Bize keffâret anın hep çekdiği cevr ü sitem İtdi kurbân nefsini bizlere fedâ Şâh Hüseyn
Kanının kokusı mahşer halkına virir safâ Gark ider mü'minleri bahr-ı safâya Şâh Hüseyn
Hem anın susız şehîd oldığının sırrı bu kim Su viriser ümmet-i hayrü'l-verâya Şâh Hüseyn
Olmasa bu ümmete hîç bir şefi ol şâh yeter 'Avn ider mahşerde ceddi Mustafâya Şâh Hüseyn
Ağla Kuddûsî şehîdler serveri içün hemân Çün kavuşmuşdur atası Murtazâya Şâh Hüseyn
653 Saña bir söz söyleyim ey sâlik-i Hakk gel beru Vasl-ı cânân ister iseñ 'ışka yâr ol zühdi ko
'Işk-ıla buldı bulanlar cümle maksûda zafer İste Mevlâdan akıtsun gönlüne mânend-i hû
Sen hemân fıkh u ferâ'iz okumakla ey fakîh Zann ider misin tolar içine bu esrâr-ı hû
Ehl-i zahir bilemez 'ayne'l-yakîn Hakkı 'ayan Ehl-i bâtın 'ilmini sen sanma zâhid güft ü gû
Lezzet almaz kişi Kuddûsî dise biñ kerre bâl Görmedikçe Kâ'be-i câyı olur mı rû-be-rû
654 Cânân beni çün itdi hevâsına giriftar Yanmak baña kâr oldı hemân 'ışk-ıla her bâr
Terk eyleyüben rahatı bir dehşete düşdüm Eyler mi 'aceb vaslına lâyık beni ol yâr
Ben diñlemezem hûr u cinân vasfını vâ'iz Dost medhini it gayrisini söyleme zinhar
Havf eylemezem nâr-ı cahîmden dahi zîrâ Olmaz ise ferman nice yakar beni ol nâr
Kuddûsîye dahi eyleme çün artdı cünûnı Pes oldı garîb başına anın bu cihan tar
655 Dimiş Peygamber-i Muhtar kamu derdin devası var Devâ-yı zenbdir istiğfar devam eyle aña her bâr
Sebebdir fakra bil 'isyan makarr olma aña ey cân Ki tevbe itmeyüb Şeytân sürüldi hem olub nâçâr
Olur tevbe iden mağfur kılar Mevlâ anı mesrur Dahi rahmetden itmez dûr günâhın 'afv ider Gaffar
Çün istiğfar emân bize devâdur zenblerimize Nasihat eylerem size ümîdi kesmeniz zinhar
Sever tevvâbları Mevlâ dimiş Kur'ânda ol zîrâ İnan mü'min iseñ aña bil istiğfarda çok sır var
Ki bu ümmet günâh-kârdır dem-â-dem işi evzârdır Hudâ Gaffar u Settârdır 'af ider mağfiret kılar
Sakın zâhid sözin tutma ağuyı bal sanub yutma Sen istiğfarı unutma var anda bî-hisâb esrar
Ümîdi kat' iden kâfir olur idügi hoş zahir Hazer kıl ölmeden hâsir ki kanıtlar kamu füccâr
Bu Kuddûsîden al pendi hemân zikr it Hudâvendi Bırak bu gaflet ü fendi Hudâdan yeğ bulunmaz yâr
656 'Alîmâ sen bilürsin hâlimi çün olmışam nâçâr Yaşım seksen marîzem hem saña yalvarıram her bâr
'Iyâl evlâd ehibbâ akraba çokdur velâkin heb Benim gibi 'avâciz idemezler 'avn baña anlar
Cihan halkı saña muhtâc gedâ sultân ulu kiçi Kapuñ sâ'illeri cümle 'atanı dileyüb ağlar
Baña it rahm u lutf u rıfk u re'fet ey kerem ıssi Hem eyle mağfiret ben kocayı ismiñ-durur Gaffar
İder bîçâre Kuddûsî recâ sen pâdişâhından Ki fazlınla idüb mesrur dahi vasim ile ibşâr
657 Eğer Mevlâ ise maksûdın eyle zikrini iksâr Dimiş çün ben celîsiyem beni zikr idenin her bâr
İrer mezkûre zâkir zikr-ile sa'y it gice gündüz Münafıklar ne dirlerse disünler zikri it iksâr
Dir iseñ çok-durur envâ'ı zikrin kangı efdaldir Resûl-i Hak buyurmışdur ki tevhîd efdalü'l-ezkâr
'Aded olmaz usûlde az ü çok dime hemân çalış Sakın âbdestsizim deyü dilinden kesme sen ey yâr
Dahi on kez salât-ıla selâmı oku terk itme Beher gün it hemîn Gaffara sen yüz kerre istiğfar
Bu Kuddûsî fakîrin pendini tut Hakka ol vâsıl Kerem kıl Hak sözi münkirleyin sen itme gel inkâr
658 Ey dost beni lutf eyleyüben 'ışkına kıl yâr Şevk-ıla seni zikr ideyin her dem ü her bâr
Cennet virüben senden ayırma beni şâhâ 'Uşşâka safâ virmez imiş zerrece ağyar
Çün rûz-ı ezelde saña olmış idim 'âşık Mümkin mi ki meyi eyleye dil gayrine zinhar
Oldum nice dem 'ışk-ı mecazî ile rüsvâ Ol hâlde dahi eyler idim zikrini iksâr
Kuddûsî-yi bîçâre değil 'ışkına lâyık Fazlınla aña eyle 'atâ ey şeh-i Settâr
659 Bu cihanda olmasa üç nesne inşân biñ yaşar Biri tütün biri kötü kokudur biri gubâr
Eksen halk-ı zemân şimdi içerler tütüni Anda var kötü koku hem içeni bîmâr kılar
Cismini ider 'alîl ol 'aklını dahi kalîl Mâl ü dîn ü 'ömrine hem vaktine ekdârı var
Çün Frenkler bu duhân sancıya nâfi'dir deyüb Nâsa virirler imiş olur sanub derde tîmâr
Lezzeti yok bir acı ot yedi iklîm halkı hem Nice 'ilm ü ehl-i 'irfan şürb ider leyi ü nehâr
Kahveyi tütün gibi derde deva olsun deyü Kaynadub içerler imiş bitdiği yirde kibar
Şimdi sacda kavırub ihrâk idüben (hem anı) Bir siyah acı suyı içüb iderler iftihar
Bil şerî'atde yanık etmek yimek oldı haram Yâ tütün kahve haram olmaz mı eyle i'tibâr
Hem haşîş içmek şarâb gibi haramdır bilmiş ol Şâribin serhöş idüb 'aklın ider bil târümâr
Dahi efyûni yimekde var imiş yetmiş zarar Cümlesinin asgari dünyâdan îmânsız çıkar
Pâdişâh men' idemez anları bil Kuddûsîyâ Pâk ider dünyâyı Mehdî hoş bi-'avn-i Kird-gâr
660 Bil âhiret ehline haram cîfe-i murdar Hem cennete meyi eyleme ol 'âşık-ı dîdâr
Kul her ne ki isterse virir anı Hudâsı Vehhâb-durur ol Mâlik-i mülk Hâlık u Cebbar
Sen iste hemân vaslını ol şâh-ı 'azîmin Yok çünki vezîri Ahad u Fâ'il ü Muhtar
İt kendine hem himmet-i bâlâ ki olasın ' Uşşâk-ı Hudâ zümresine mürşid-i sâlâr
Bu pendi ider nefsine Kuddûsî-yi gafil Hem saña birader tutalım biz anı zinhar
661 Günâh-kârâne çün büyük emân imiş bu istiğfar Recâ it mağfiret Hakdan Gafurdur ol dahi Gaffar
Hazer eyle riyadan gizlü şirkdür çün işit pendi Namaza ihtimam it kıl cemâ'at ile sen her bâr
Mecâlis olma asla beynamaz dervîşler-ile hem Susızlıkdan ölür ise dahi su virmegil zinhar
Dahi bir lokma etmek virme sakın tut sözimi çün Aña yardım iden zîrâ olısar bil ki ehl-i nâr
Sülûkün şartı hem 'ilm ü 'ameldür dinle Kuddûsî Ki 'ilmi olmayan dervîşde zann itme ki îmân var
662 Devası var kamu derdin devâ-yı zenbdir istiğfar Devam eyle aña her gün ki itsün mağfiret Gaffar
Hadîs mefhûmıdır evvelki mısra' hem sahîhdir bil İder imiş anı yüz kerre her gün dost-ı Hak tekrar
Ne devletdir ne ni'metdir bize Mevlâ anı virdi Bilüb kadrin idelim dâ'imâ anı hemîn iksâr
Dahi her gün ü her gice salât-ıla selâmı biz Şefî'ü'l-müznibîn yâr-ı Hudâya idelim her bâr
Olalım her zemân tevhide meşgul sıdk u şevk-ıla Tarîk-ı evliyayı itdi Kuddûsî size izhâr
663 Dilersen dâ'-i zenbe sen devayı eyle istiğfar Günâhım çok deyü kesme recâyı eyle istiğfar
Anınla buldılar nice günâh-kârlar necatı heb Gafurdur hem Rahimdir bil Hudâyı eyle istiğfar
'Alîmdir hem Basîrdir hem kamu şey'e Kadîrdir hem Semî'dir hem işidir ol nidayı eyle istiğfar
Ümîd kat' eyleme zinhar kapusından sakın gitme Ki setr ü 'afv ider 'ayb u hatâyı eyle istiğfar
Belâya müstahak olmış isen de mağfiret iste Lâtîfdir def ider senden belâyı eyle istiğfar
Cihan tolmış ise dahi zünûbınla dile gufran İder fazl-ıla red hışm u kazayı eyle istiğfar
Tutub sözini Kuddûsî fakirin salim ol gamdan Mücîbdir ol kabul eyler du'âyı eyle istiğfar
664 Günâh-kârâna bir hoşça emân olmışdur istiğfar Beher gün it şefî'-i müznibân olmışdur istiğfar
Sever tevvâbları Mevlâ sakın terk eyleme anı ' Usât-ı ümmete lutf-ı Hanân olmışdur istiğfar
Resûl-i Hak didi var mü'mine nef'i günâhın bil Muhakkak mevsil-i dâr-ı cinân olmışdur istiğfar
Olur mağfur ki müstağfir günâhı pek çoğ-ısa da Zahîr ü 'âsiyân ü mücrimân olmışdur istiğfar
Ümîdi kesme çok cürmim deyü bol rahmet-i Rahman Ki her derde emân-ı müznibân olmışdur istiğfar
Beher dem eyle Kuddûsî bu istiğfarı tekrar sen Makama irmeğe çün nerdibân olmışdur istiğfar
665 Nefsime 'özr eyledim hem gayre bî-had bî-şümâr Mağfiret eyle beni ey rahmeti bol Kird-gâr
Dahi atamı anamı akrabamı hem kamu Asdikâmı mağfiret it kılma bizi şerm-sâr
Cümle dîn kardaşlarımı dahi eyle mağfiret Ol habîbin hürmetine bizi itme ehl-i nâr
Uyuban 'ışk-ı mecaza çok nisa itdim nikâh Sâlike olur imiş ezvâc u evlâd cümle bâr
'İlm ü a'mâl zühd ü takvadan eser komadı 'ışk Girüben dil karyesine eyledi heb târümâr
Şimdi olub pîr ü 'âciz eyledim ikbâl sana Gice gündüz işim ancak i'tirâf ü i'tizâr
Sen Gafûrsın hem habîbindür Şefî"ü'l-müznibîn Geç günâhımdan kamu küçük büyük gizlü 'ayan
Âsitânın oldı Kuddûsî kuluna çün makam Ak sakallı gözi yaşlı kârı dâ'im âh ü zâr
666 Besledi seksen sene ben kulum Perverdigâr Rızkımı virdi beher gün lutf idüb ol Kird-gâr
Şimdi oldum pîr-i fânî haste artdı 'ışk u hâl Dahi cezbe 'aklımı bunlardır iden târümâr
Az yimek az uyumak az söylemek az ihtilât Evliyanın hilyesidir bâ-husûs nâsdan firar
Şeyh-i 'âciz hem sakîm olmak ile anları Hak Vir dirîgâ olmışam bugün velîkin bî-karâr
Şi'ri terk itmiş iken oldum yine ben mübtelâ Çün olur ilhâm-ı Rabbânî baña leyl ü nehâr
Başlarım yazmağa gündüz ekl ü şürbi unıdub Hem anınla eğlenir oldum bugün bî-ihtiyâr
Fahr-ı 'âlem Hazret-i Ka'biñ demin itmiş heder İşidüb anı kasîde itdi inşâ oldı yâr
Buldı çok 'izzet sa'âdet mağfiret olundı hem Eyleyüb nazm-ıla tevbe dahi bî-had i'tizâr
Sevdiler çünki be-gâyet ehl-i İslâm cümlesi Oldı ashâb içre mahbûb u mu'azzez bahtiyar
Dahi Hassan hem Ebû Mu'allâ sâ'ir şâ'irân Şi'ri iderler idi inşâ ol ashâb-ı kibar
Dinler idi Hak Resûli şi'ri ashâb-ıla heb İder idi şi'r ile hem ihtibâr u iftihar
Câhilem gerçi velâkin i'tirâf idüb direm 'İlmi yok ise bu Kuddûsî kocanın 'ışkı var
667 Şikâyet Hakkadır her bâr belâya olmışuz dûçâr Nitekim oldılar ahyâr ki oldur Vâhid ü Kahhâr
Beher Mûsâya bir Fir'avn yine pes kendi eyler 'avn Yaradur Halik u dû kevn ki ism-i pâkidir Settâr
Yoğiken ortada inşân ne kıldı Ademe Şeytân ' Adûsız kalmadı bir ân kemâl ehli kamu ey yâr
Olur çok nâzı mahbûbın güzeldir cümlesi hûbın Tefekkür kıl ki Eyyûbun belâsında ne halet var
Dükenmez 'arifin hemmi hemân Hakdır anın gammı Kayırmaz medhi vü zemmi ne dirse pes disün ağyar
Yönelse Hakka bir 'âşık ki olsa Hazrete lâyık Geçer yolına bir fâsık ezâ eyler aña her bâr
İder Hak dostların giryân değil vallahi ol hizlân Bu tarz-ıla virir ey cân olara menzil-i sâlâr
Hudânın gayrıya şekva ne lâyıkdır ola hâşâ Ne beğ diriz ne höd pâşâ bize kâfî-durur ol yâr
Benim nefsim gibi gümrâh cihanda yokdur eyvallah Direm idüb enîs ü âh suçum bağışla yâ Gaffar
Hemân sabr eyle Kuddûsî di yâ ze'l-'arşi ve'l-kürsî Düşer elbetde kendüsi bize şol kim kuyu kazar
668 'Işk damına çün oldum giriftar İstemem andan çıkmağı zinhar
Zikr-i ma'şûkdur hirfetim dâ'im Rûz u şeb anı iderim iksâr
Vakt-i sabâda olmışam 'âşık Dîvâne gönlüm vaslın arzular
Pîr-i fânî hem haste isem de İçime tolub 'ışk cevlân kılar
Zâkirin Mevlâ olur celîsi Zikri Kuddûsî eyle çok tekrar
669 Zâhid-i meşhûrı ancak zühd-ile şöhret yıkar ' Abid-i cennet-peresti gayrıya rağbet yıkar
Eylemez hüzn ü keder 'arif kıyamet kopsa da Ma'rifetsiz müdde'înin gönlini kürbet yıkar
Rızk-ı maksûma kanâ'at eyleyen olur 'azîz Şol tama'-kâr-ı harîsi hırs-ıla şöhret yıkar
Gice gündüz iştigâl it zikr-i Hakka sâlikâ Sa'y iden irer murada gafili gaflet yıkar
Bir kişi kimi severse ismini çok yâd ider Yârini yâd itmeyen battalı gam kasvet yıkar
Ehl-i dünyâ ehl-i 'ukbâ oldılar Hakdan cüda Kimini dünyâ yıkar nâsın kimin 'ukbâ yıkar
Çok 'ibâdet çok keramet itmesün mağrur seni Kimini kıllet yıkar halkın kimin kesret yıkar
'Işkdan özge nesneyi itme taleb Kuddûsîyâ 'Âşıkı irşâd ider 'ışk münkiri reybet yıkar
670 'Âşıkân-ı sâdıkân bir hoşça bâzâr yapdılar Mâsivâsını virüb 'ışk-ı nigârı kapdılar
Müslimân dinür hakîkatde hemân anlara kim Virmediler dû cihâna dil Hudâya tapdılar
'İlm-ile a'mâle mağrur oluban çok kimseler Gitdiler râh-ı dalâle râh-ı Hakdan sapdılar
Nice kuttâ'-ı tarîk 'ışk-ıla buldılar salâh Nice 'ubbâd 'ucb u kibr-ile îmânsız kopdılar
Dâ'imâ şükr eyle Kuddûsî Hudâya rûz u şeb Çün ana rahminde 'ışkı yüreğine sepdiler
671 Cihanda gizlü bî-had evliya var Bilinmezler tesettür idüb anlar
Sıfâtlanub sıfât-ı nâs ile çün İderler Hak ile mahfîce bâzâr
Kimi tacir kimisi ehl-i san'at Ma'âş içün çalışırlar beher bâr
Kimi hakan kimi pâşâ kimi beğ Kimi 'asker-durur kimisi cân-dâr
Kimi sâyis kimisi yol kesici Kimi meymûnci kimi kendi oynar
Kimi vâ'iz olur nâsın zekâtın Kimi sûhte kimi dervîş ü cerrar
Hudâ setr eylemiş bil evliyasın Di Kuddûsî kimi görsen bu dîndâr
672 Sakın ashâb-ı vakti ey birader eyleme inkâr Beher vaktin olur ehl-i Hudâ ebdâlidür anlar
Bedel koymış Hudâ anları pes rûy-ı zemîn üzre Bu dünyânın nizâmı anlar ile olısar ey yâr
Kişi itse ki hüsn-i zann eğer taşa bulur nef'in İder ol intifa' taşdan didi Peygamber-i Muhtar
Hikâyet olunur ki Basrada var idi bir 'arif Anı inkâr idüben Basra halkı oldılar nâçâr
Mahabbet şahının eyle serây-ı gönlini ta'mîr Basiret üzre ol kardaş sakınub yıkmagıl zinhar
Murada ireyim dirseñ meşâyih kapusın bekle Hemân anlara mâl u cân ile hizmeti it her bâr
Zemânında diyarında eğer buldun ise bir şeyh Aña eyle inâbet sıdk-ıla pes idüben ikrar
Tecessüs eyleme asla arayub 'aybını şeyhin Beşerdür ol senin gibi kamuyı 'afv ider Gaffar
Dime kim şu niçün böyle işine i'tiraz itme Döğer söğerse de gitme kapusında durub yalvar
Eğer şeyhin içün saña cefâ eylerse münkirler Tahammül eyle usanma di hıfz it bizi yâ Settâr
Bu yolda çünki sermâye hemân şeyhe mahabbetdir Ki şeyhine muhibb olan olısar mürşid-i sâlâr
Ne buldı ise Kuddûsî mahabbet ile bulmuşdur Hemân sev ehl-i vakti sen ki tolsın goñliñe envâr
673 Zühhâd bizi beyhude vü bîgâne sanurlar Meclislerimiz bî'a vü puthâne sanurlar
'Işk hamrını nûş eylemişüz rûz-ı ezelde Sekrân ideni cîfe-i meyhane sanurlar
Geylânî tarîkına sülük eylemişiz hem Anlar bizi heb zümre-i dîvâne sanurlar
Deryaya talub 'ışk ile dürdâne bulurız Anlar göricek boncığı dürdâne sanurlar
Kuddûsîye fazlıyla Hudâ 'ışkını virdi Sûfîler o bîçâreyi gûyâ ne sanurlar
674 Ey bugün bize bu yolda iş olan yoldaşlar İdelim kulluk Hudâya rûz u şeb kardaşlar
Tâ'at itmez ise bir kul sıdk-ıla seyyidine Bir ragîf vir aña virmez ta'âmlar aşlar
Geydirir hem bir kamîs eyler sefil çıplak anı Hışm-ıla söyler kaçan görse çatuban kaşlar
'İzzeti olmaz anın hîç seyyidi 'indinde hem Nâs içinde hör olur her kim görürse taşlar
Dahi şol bir bende kim tâ'at ider seyyidine Dem-be-dem ol aña ihsan u 'ataya başlar
Biz de tâ'at eylesek Mevlâmıza bizi sever Sevdirir hem cümle halka kalmaz istîhâşlar
Bürüdi gaflet hicabı gönlümüz mir'âtını Gözimizden akmaz oldı ol ecilden yaşlar
Pes 'ubûdiyyetde taksîr eyledik biz Teñriye Bu sebebledir kamu itdikleri îhâşlar
İşimiz bid'at dalâlet cürm ü 'isyan u fücur Farz ü sünnet müstehâb yok olmışuz evhâşlar
İçeriz kahve tütün esrar hamr tönbek hemân Buyruğın tutmakda Hakkın olırız gaşşâşlar
Yirde gökde her ne ki var Teñriye eyler sücûd Cümle zî-ruh nâtık u sâmit ağaçlar taşlar
Suçumızı bilmeyüben eksilünce rızkımız Zeyde 'Amre tanlub pes olurız fahhâşlar
Unudub Rezzâkı nâsdan umarız rızkımızı Celb-i dünyâ itmek içün olmışuz kallâşlar
Bu cihanda yok bu Kuddûsîleyin alçak kişi İşi güci yiyüb içüb eylemek ifşâşlar
675 İlâhî sen bu taklîdden beni kurtar Usandım hem iderim gice gündüz sen şehimden 'âr
Olub mahbûs-ı bâtın zikrin ile eğlenirem hem Tekellüf ile inşâ eylerem zahmet çeküb eş'âr
Halâvetsiz kelâmlar nazm idüb etrafa neşr itdim Ne hüsni var ne ma'nâsı hemân bir kuru şöhret var
Muhibler hüsn-i zann idüb okurlar çok mecâlisde Muhakkıklar müdekkikler bilürler oldığın evzâr
İderem çoğını ihrâk olub tâ'ib hulûs-ıla Yine yazmağa başlaram idüb her gün aña ısrar
Geçirdim vaktimi beyhude sözler ile direm hem Dilerem mağfiret senden beni 'afv eyle ey Gaffar
Bu Kuddûsî kuluñ eyler recâ sen pâdişâhından Ki anı bu 'abes kârdan geçirüb zikrini kıl kâr
676 İştiyakım var benim sen şahıma ey Kird-gâr Tâ ezelden girdi şevkin gönlime itdi karâr
Eylerem ârzû gice gündüz seniñ vasim demin Gönlümün eğlencesi zikrin hemîn leyi ü nehâr
Gerçi yok bende liyâkat vaslına lâyık şehâ Kesmeyüb hergiz ümîdi isterem bî-ihtiyâr
Çengel-i 'ışkın takub çekdin nice gafilleri Zikrine meşgul olurlar cümle gizlü aşikâr
Bakuban anlara öğrendim dahi zikr itmeği İsmini yâd eylemek oldı beher ân baña kâr
Yok huzur kalbimde lâkin zikrine çalışuram Eyleyüb taklîd hemân 'uşşâkı ey Perverdigâr
Zikrini iksâr idüb olurlar imiş çün velî Evliyadan yaz beni fazlınla eyle bahtiyar
Anlara iden teşebbüh karışurmış anlara İtdi Kuddûsî teşebbüh anlara hem hubbı var
677 Gel seninle tutuşuban idelim Hakka firar Yetişür cisr-i mecazda nice dem kıldık karâr
'Işk yüzinden ikimiz de eyledik bî-had günâh Komaz imiş 'ışk meğer 'âşıkda nâmûs-ıla 'âr
Bizde icra eyledi Settârlığın ancak Hudâ İdelim hamd ü senalar biz aña leyl ü nehâr
'Aybımıza perde çekdi itmedi rüsvây bizi Setr idüben kılmadı etrafımız muhkem hisar
Halk olaydı zenbimize muttali' bir kez eğer Bakmaz idi yüzimize kimse olmaz idi yâr
Kılmasa hilm ü sıyânet ol halîm ü Lâ-Yezâl Olur idi rif'at ü devlet sa'âdet târümâr
Şol habîb-i Mustafâsı hürmetine hîç bize Virmesün zillet fazâhat dû cihanda Kird-gâr
Yüzimize urmasun suçlarımızı ol Gafur Ab-ı gufran ile tathîr eylesün her ne ki var
Er olalım kesmeyelim rahmetullahdan ümîd Kapusında ağlayanlar olısarlar bahtiyar
Sâ'ili kırmaz sever redd eylemez Vehhâbdır ol Bekleyelim âsitânın eyleyüben iftikâr
Oldı Kuddûsî fakîr kardaş seninle ey 'azîz Siz bizimle biz sizinle eyleyelim iftihar
678 Zikr-ile 'ışk tîz gelür dil hanesine tolar Zikr eyleyen er olur Mevlâya ider firar
'Işk-ile 'irfan dahi hâsıl olur ey ahî ' Arif olısar sahî varını yağma kılar
İki cihanın çün ol zînetin itmez kabul Olur güşâd aña yol rûhı tâ 'arşa çıkar
Hem kadr olur her düni bayram dahi her güni Nitsün o şunı bum pes cümle nâsdan kaçar
Kuddûsîyâ sen çalış Hak zikrine yaz u kış Maksûdına hem iriş dirseñ olam bahtiyar
679 'Uyûbum çok benim lutf idüben setr eyle ey Settâr Günâhı işledim bî-hadd ü pâyân eyledim ikrar
Beni hem cümle îmân ehlini sen mağfiret eyle Gafurdur çünki bilürem senin ismin dahi Gaffar
Sabî iken olub sâlik tarîk-ı evliyaya hem Çalışdım rûz u şeb tevhîde çün ol efdalü'l-ezkâr
Yaşım yetmiş tokuz tevhîdi hergiz kesmezem dilden Tolu kalbimde 'ışkın hem iderem zikrini her bâr
Günâh-kâr pîr-i fânî haste Kuddûsî diler senden Habîbini şefi' kılub 'uyûbın itmemen izhâr
680 Gelür dünyâda gerçi 'ârif-i Yezdâna ekdâr Velâkin kuvvet-i 'irfan ile komayub atar
Mahabbet hamrını nûş eyleyen bir kez olur mest Gözi açık özi hayran gören sanur ki hüşyâr
Şehide yarasının acısı virmez elem hîç Ki zann eyler ısırmışdır bire kendüsin ey yâr
Halîlullahı atdı oda Nemrûd zu'm idüben Ki yakub mahv ider anı hemân atdığı dem nâr
Girer ise de bu ümmet cahîme yakmaz ateş Gelür arkasına görmez odı uykuya talar
Çıkar iken cehennemden teni terler akar su Buyurmuş bum peygamber hadîsdür itme inkâr
'Azabı ümmetin dünyâda çekdiğidür ancak ' Azâb yok âhiretde anlara od itmez âzâr
İder Kuddûsîyâ dostlarına fazl-ıla Mevlâ Dikenlü çöli bâğ u bakce dahi nârı gülzâr
681 Ey sâlik eğer oldun isen hüzne giriftar Hak zikrini it leyi ü nehâr şevk-ıla iksâr
Ol olur imiş zâkirinin çünki celîsi Yanında bilüb anı hemân sıdk-ıla yalvar
'Arz eyle aña hacetini söyleme gayra Kapanur ise bir kapu ol bir dahi açar
Her işini ısmarla aña eyle tevekkül Bir işi murâd eyler ise çün eyü yapar
Kuddûsî-yi nâçâr aña tefvîz ider işin Dir şu işimi gör benim ey Kadir ü Cebbar
682 Rahîmâ baña rahm it olmışam bugün marîz nâçâr Habîbin hürmetine men kulum kürbeden kurtar
Ya vir sıhhat selâmet bu kederlerden baña lutf it Ya kabz it rûhımı îmân-ı kâmil ile ey Cebbar
Günâhı çok deyü tahmîl-i hami itme za'îfem çün Gafûrsın mağfiret eyle bu gümrâh pîri ey Gaffar
Tahammül idemem hergiz belâya sen bilürsin hoş Gice gündüz hemân kârım du'â vü zikr ü istiğfar
Bu Kuddûsî güneh-kârın 'uyûbı hem hisâbsızdır Kadirsin çünki her şey'e anı setr eyle ey Settâr
683 Başladım şimdi recâya nazm-ıla ey Kird-gâr Sâ'ilem gerçi velâkin bilmezem edeb ü 'âr
Çün su'âl üslûbını bilmek gerek dilenciye Ben ne üslûb bilürem ne haşmet ü hilm ü vekâr
Takatim yok sabra vir matlûbımı lutf eyleyüb Virmez isen yüreğimi iştiyak odı yakar
İstemekden olmazam fârig hemân yalvarıram Cümlenin sensin muradın virici Perverdigâr
Pîr ü 'âcizdir bu Kuddûsî kulun it merhamet Çünki Vehhâbsın anın matlûbını vir itme zâr
684 Yokdur şu cihan içre benim gibi güneh-kâr Hîç uymaz içim zahirime gizlü zünûb var
Çün eyler imiş kalbe nazar Hazret-i Hallâk Kalbimde tolu meyl-i sivâ ülfet-i ağyar
Hizmet idemez oldım aña cism-ile şimdi Bir haste kocayam iderem zikrini iksâr
'Aybım katı çok gerçi velîkin bilürem kim ' Âşıklarının 'aybını setr eyler o Settâr
Kuddûsî gibi yok şu cihan içre zelîl kul Umar ki ide mağfiret ol kocayı Gaffar
685 Cihanı sanmanız hâlî içinde nice agâh var Gezer köhne pelâs içre Hudânın 'arifi şâh var
Kubâb altında gizlü evliyası var-durur Hakkın Ki andan gayrı kimse bilemez mahfîce bir râh var
Yaturlar kûşe-i meyhâne-i 'ışkda havas kullar Görüb anları zâhid dir ki bir alay gümrâh var
Melâmiyyûn dinür anlara ehlullah arasında Hudâ 'indinde anların içün gayet 'azîm câh var
Be-sûret görinürler birtakım bî-dîn ü bî-îmân Ne dîndâr kimseler kim içlerinde pâk mihir-gâh var
Müberrâ eylemiş anları Hak 'ucb u riyâ kînden Sivâyı neylesünler çün bilürler 'âlî dergâh var
Sakın hör görme bir ferdi birader eyleyüb tahkîr Atarlar ehl-i kibri bil ki Gayya adlu bir çâh var
Bu Kuddûsî fakiri hoş görün siz ki olasız hoş Anın gönünde zîrâ cümlenin ma'bûdı Allah var
686 Benim bir misli yok asla güzeller şâhı yârim var Düşelden 'ışkına anın ne sabrım ne karârım var
İşidüb cân kulağı hüsnini kalmadı ârâmım Yitirdim 'aklımı divanelikle iştiharım var
Nice demdir mecazî 'ışk-ıla rüsvâ-yı halk idim Bugün geçdim sivâdan ol dilârâya firarım var ,
Değişdim 'ilm ü zühd ü câhı 'ışka cümlesini heb Zarurî sanma zâhid terkimi çün ihtiyarım var
Gerekmez yârimin gayri anınla itdim istînâs Beni zann itmeniz kim mâsivâya i'tibârım var
Hicaz u Rûm u Şâmı gezmişem 'ışkı ile anın Yanarım âteş-i hiere visale intizârım var
Nazîri yok gönül cezb eylemekde çün güzel gayet Anın meczûbı oldum ben ne 'aklım var ne 'arım var
Cihanın nakşına aldanmagıl Kuddûsîyâ zinhar Di ben bir hûba dil virdim anın-çün âh ü zarım var
687 Benim bir Iutfı bî-had ben kulına şehr-yârım var Virir çün her ne istersem baña ol kâr-güzârım var
Komaz 'uryân u âc eyler 'atayı bî-şümâr dâ'im Yüzime 'aybımı urmaz hem örter istitârım var
Kusurum çok olur vâki' huzurunda anın amma Baña cevr ü ' itâb itmez Halîm Perverdigârım var
Gice gündüz benim kârım anın ismini yâd itmek Kamu kârlardan el çekdim bugün pes hoşça kârım var
Benim adımı hem yâd eyler ol fazl u kerem ıssı Aña mensûblığ-ıla halk içinde iştiharım var
Anı da'vet iderem hâne-i vîrânıma gelmez Oluram muntazır aña ümîd-i intizârım var
İçimde 'ışk odı hâsıl olub yanmağa başladı Dün ü gün artar eksilmez yakar bağrımı nârım var
Kapusından o hûblar şahının Kuddûsîyâ gitme Deyüb men mâsivâyı neylerem yok misli yârim var
688 Benim Vehhâb u Mugnî bir şehen-şâh-ı kerîmim var Ne kesbe iktidarım var ne çok mâlım ne sîmim var
Günâhı bî-hisâb diyüb gıdamı kesmez ol hergiz İder dürlü ni'am ihsan baña Rabb ü Rahîmim var
'İkâb itmez baña hem 'aybımı setr eyler ol dâ'im Umaram rahmetin her an Hudâvendâ Halîmim var
İşidür ol nidamı hem kabul eyler du'âmı kim Kazâ eyler kamu hâcâtı Mennân-ı 'Azîmim var
Aña Kuddûsî-yi miskîn tevekkül eyleyüb dir kim Benim ahvâlimi bilür Habîrim hem 'Alîmim var
689 Cem' eyleme bu cîfe-i murdarı ölüm var Kenz itme sakın dirhem ü dînârı ölüm var
Şeddâd ile Nemrûdı ölüm neyledi fıkr it Mahv.oldı kamu 'asker ü câhlan ölüm var
Kârûn ile Fir'avnı düşün var ise 'aklın Kurtaramadı kerizleri anları ölüm var
Zikr eylese çok ölümi inşân uyanur hem Dir nefsine hîç işleme evzârı ölüm var
Kuddûsî-yi miskîn sözini tut saña dir ki Hak isteyelim nidelim ağyarı ölüm var
690 Yaşım yitmiş hem altı kocalıkda başka halet var Ki itdim tecrübe dünyâyı dürlü dürlü san'at var
Nizâ'ı çok belâsı çok cefâsı çok 'inâsı çok Safâsının devamı yok tolu ekdâr u zahmet var
Ider şâh u gedâ andan şikâyet ağlaşurlar heb Kedersiz bir güni geçmez ne ârâm ü ne rahat var
Eşeddür ihtiyâç tamu odundan sabr olunmaz hîç Ne dervîşde tahammül var ne zenginde kanâ'at var
Fakîrin çekdiği zahmet günâhların ider tekfir Aña hem bî-hisâb cennetde rahmet ile ni'met var
Ganî kesb eyler-ise mâlı hûb niyyetle me'cûrdur Eğer fahr ise maksûdı kıyâmetde 'ukubet var
Ana rahminde başlar çekmeye zahmet keder inşân Cesedden cân çıkan vakte kadar dâ'im meşakkat var
Sakın beyhude sanma çekdiğin zahmeti Kuddûsî Terakkiye sebebdir cümlesi her şeyde hikmet var
691 Ey Mugís ü 'abd-i bî-kes-i Halik Perverdigâr İsterem senden 'inayet çün olmışam pîr huvâr
İdemem kulluk sana cismim nahîfdir hem 'alîl Hizmete sen şahıma yok bende hergiz iktidar
Kılamaz oldum nemâzı kâ'imen hîç bu sene Bir çocuk gibi kocayım eylerem pes i'tizâr
Sohbet-i nâsdan usanub mâsivâdan el çeküb Eyledim fazlın ile halvetde vahdet ihtiyar
Sen buyurmışsın bize evlâd u ezvâc fıtnedür Kesret-i evlâda oldum mübtelâ ey Kird-gâr
Olmışam mağlûb-ı 'ışk u hâl u cezbe şöyle kim Kılmazam ârzû-yı cennet bilmezem hem havf-ı nâr
Eylerem zikrinle istînâs beher dem her zemân Tâ sabî iken çü 'ışkın eylemiş dilde karâr
Pâdişâh âzâd ider yetmiş yaşında bendesin Pes bu Kuddûsî kulun yetmiş ü altısında var
692 Sakın hüzn itme ey 'âşık bizim zîrâ Hudâmız var ' Adûnın var ise mâlı bizim fakr u fenamız var
Şikâyet itmeyiz Hakka cefâ eyler ise münkir Hikâyet eyleriz ihvana ki anda safâmız var
Eğer zemm itseler bizi diriz ki ol Hudâdandır Dahi medh itseler böyle ki teslîm ü rızâmız var
Mürâ'î müdde'î zâhid keramet gösterir halka Biz anlardan kaçarız şimdi bizim inzivamız var
Melâmiyyûndanız biz çün melâmet hırkasın geydik Selâmet bulmışuz anın içinde ihtifâmız var
Cihanın nakşına aldanmayız 'uşşâk-ı Hakkız biz Ki dost 'ışkı yiter bize anınla iktifamız var
Meramı 'âbidin cennet içinde yiyüb içmekdir Bizim maksûdımız Hakdır ki ârzû-yı likamız var
Muhiblik gösterir bize münafık içi düşmandır Bizi fehm eylemez asla 'acâ'ib maceramız var
Hezâr elhamdülillah kim nasîb itdi bize 'ışkı Tehî zann itme ey sûfî delîl-i pîşvâmız var
Bu 'ışkı iktibas itdik Resûl-i Hak Muhammedden Gideriz isrine anın ne güzel muktedâmız var
Hidâyet irdi Hâdîden habîbinden dahi himmet Ki bulduk ni'met-i 'ışkı dükenmez bir nevamız var
Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb Yezdâna dir ki biz Kanâ'at kenzini bulduk 'aceb tûl-ı gınamız var
693 Bizim bir cilvesi çok kendi hûb cananımız var İder 'uşşâkına bî-had 'ata hakanımız var
Halimdir ol gazab itmez bize itsek de taksîr Görür dâ'im bizim her ân nice 'isyanımız var
Virir ol bize her dem her nefesde dürlü ni'met Bizim aña teşekkürde katî noksanımız var
Huzurunda edebsizlik işimiz gücimiz her ân Bizim yüzimize urmaz günâhı hânımız var
Usanmaz itmez istikrah sever sâ'illerini Sü'âl itmekde bizim gaflet ü nisyânımız var
Gice gündüz kapusı dâ'imâ açık kapanmaz Virir maksûdımızı böyle cömerd hânımız var
Anın bir adı Gaffardır dahi bir adı Settâr Bizi gufrana ol kâdir-durur îmânımız var
Bu Kuddûsî olub dellâl güneh-kârâne dir kim Bizim bir rahmeti bol fazlı çok Rahmanımız var
694 Ey birader gel seninle idelim Hakka firar Mâsivâyı terk idüben isteyelim vasl-ı yâr
Eyledik biz tecribe kim yok bu dünyâda vefâ Nakşına aldanmayalım bulalım bir hoşça kâr
Cennetin hür u kusurı cümle dostun gayrıdır ' Aşık-ı Mevlâ olan eyler mi gayr-ile karâr
Eyleriz çünki meşakkatle terakki tîz hemîn Olısar mağfur meşakkat ile zenb-i bî-şümâr
Sâlike san'at zirâ'at yâ ticâret hoş-durur Andadır fehm it sözi işit rızâ-yı Kird-gâr
Kazanub yiyüb yidirmek bil 'ibâdetdir size Eylemez Hak 'arifi halvetde meksi ihtiyar
Hem makama tîz irer tevhîde çalışan kişi Dir ki Kuddûsî hemân çalışalum leyi ü nehâr
695 Erkân-ı tarikat didiler altıdur ahyâr Hem hilye-i ebdâl dinilür bunlara ey yâr
Evvelkisi taklîl-i ta'âm oldı 'azîzim İkincisi taklîl-i menâm itmeli zinhar
Üçüncisi taklîl-i kelâm dinle birader Dördüncisi bu kim idesin 'uzlet-i ağyar
Fikr oldı beşincisi anın halk-ı Hudâdan Altıncısıdur zikr-i müdâm it anı her bâr
Kuddûsî umar ki yiyüb içüb uyur iken Bir gün ola virile aña rütbe-i sâlâr
696 Yitmiş iki yıl kapuñda ağladım ey Kird-gâr Virmediñ maksûdımı işim benim âh-ıla zâr
Eskidi şimdi kafes oldum za'îf-i nâtüvân Başıma geldi şu za'fımda belâ-yı iştihar
Hultat eylerdim ben evvel nâsa vüs'im var iken ' Aciz olmakla kamu halkdan bugün itdim firar
Kesmedin hîç rızkımı virdin hisâbsız ni'meti Eyler iken dâ'imâ ben cürm ü 'isyan bî-şümâr
Aybımı setr eylediñ hem itmedin rüsvâ-yı Halk Bilseler yüz binde birin cümlesi benden kaçar
Eylerim ni'metleriñi i'tirâf hem zenbimi Sensin ancak cümle halkı besleyen Perverdigâr
Vir benim maksûd-ı aksamı dahi fazlın ile Ki baña vir 'ışkını mest olayın leyi ü nehâr
Oldı Kuddûsî kulun her vech-ile rahme seza Sürme kapuñdan anı mahşerde itme şerm-sâr
697 Sene biñ iki yüz altmış iki oldı bu gün ey yâr Cihan halkın şerâr-ı nâs şaşırub itdiler bîzâr
Uyandı fitne-i âhir zemân Mehdîye muhtacız Musibetler belâlar artdı olduk cümlemiz nâçâr
Lisân-ı hâl ile münkir olurlar Hakkı hem mevti Dahi ba'si iderler hâl diliyle cümlesin inkâr
Nasihat idene buğz u 'adavet kîn iderler hem Helakin kasd idüb aña derin bir kuyu kazarlar
Hudâya sığınub hasta koca bî-çâre Kuddûsî Hemân dir Hak Hafîzimdür beni her fitneden saklar
698 Girmişem ben bir yola kim toğrı Yezdâna gider Bundan özge yola giden kişi yabana gider
Cümle yollardan yakîn hem sâlike âsân bu yol Kâr-bânı eylemez havf çünki sultâna gider
Göricek kaçar harâmî sâlikinden bu yolun Semtine varsa bilür kim canı kurbâna gider
Vecd ü 'ışk u cezbe vü hâldir silâhı anların Tabl ü kûsi urılur anlar ki şâhâna gider
Reşk ider gökde ferişte ol gürûhın seyrine Çünki anlar bir nefesde 'arş-ı Rahmana gider
Yol dimekden bil garaz tevhîd yolıdır sâlike Her kim eylerse devam tevhide Hannâna gider
Kâdirîyüz biz ki 'Abdü'l-Kâdirin ebdâlıyuz Yolı anın Şîr-i Yezdan Şâh-ı Merdâna gider
Girdi Kuddûsî bugün gerçek erenler yolına Bildi zîrâ ol muhakkak Fahr-ı ekvâna gider
699 Bulmışam bir yol bugün kim toğrı Yezdâna gider Kârbânı eylemez havf çünki sultâna gider
Cümle yollardan yakîn hem düz kolay tev yolcısı Bundan ayruğa giden bîgâne yâbâna gider
Tacirinden bu yolun kaçar harâmî korkuben Görmeyüb asla keder cennât-ı Rıdvâna gider
Sen de gel eyle sülük bu râha uyub mürşide Yalınız giden kişinin sonı hüsrana gider
Tut bu Kuddûsî fakirin sözini gir bu yola Kim tutar ise bu pendi bil ki ol hâna gider
700 Ey birader bu denî dünyâ içün çekme keder Çün beher hâl dem eker gam cümlesi kalmaz gider
'Arif olan yir mi kaydın hîç bu zâ'il dirliğin Şol kişi kim ehl-i Hakdır mâsivâsını nider
Bir sebatı yok hayâle goñliñi virme sakın Sihri azgundur ba'îd ol kim seni meşhur ider
Öni ma'mûr görinür amma olur âhir harâb Yıkılub bir gün bu köşkler mahv olur taş u meder
Geldi her bir ferd aña kim buldılar âhir fena Bir büyük arkdur hemîn ol günde biñ inşân yudar
Savdı atan hem anañ kavm ü kabîlen nevbetin Nevbetiñe sen de hâzır ol ki böyledir kader
Olma gafil bir nefes çünki emâmında ölüm Başına takmış licâmı ol seni dâ'im yeder
'Âkil isen ol basîret üzre dinle sözimi Nefs ü şeytân sû-yı akran şerlerinden kıl hazer
Bir gün ola kim ferişte almağa gele canın Turdığı dem cümle a'zâdan akar sel gibi der
Şol kıyamet hevline eyle keder Kuddûsîyâ Ki kaçar kişi dimez kavm ü karındaş u peder
701 Şol kişi kim zikr-i Mevlâ ile istînâs ider Evliyaya karışur Hak anı hayrü'n-nâs ider
Müstecâb eyler du'âsın hem günâhın mağfiret Hem mülûk-i ehl-i bâtın postına iclâs ider
Kayd ider hem defter-i merdân-ı Hakda ismini Kullanur hizmetde kim anı Hızır-İlyâs ider
Yağdırır yağmurı anın hürmetine Kird-gâr Hem olur mürşid kulûbdan mahv-ı kir ü pâs ider
Tut bu Kuddûsî fakirin pendini sen ey ahî Sevdiği kulı Hudâsı zikrine înâs ider
702 Çün haram iki cihan Hak 'âşıkına ey püser Mülki sevme mâliki sev ki olasın gerçek er
Hırs-ıla cem' itme dünyâ mâlını hîç sevme hem Sevdiği içün anı Kârûn yire batub gider
Cennet ârzûsı ile Mevlâya kulluk itme hîç Olısar dostdan cüda şol kişi kim ağyar sever
Cîfedür dünyâ dahi tâlibleri anın kilâb Bil buyıran bu hadîsi yâr-ı Hak hayrü'l-beşer
Sen bu Kuddûsî fakirin sözini tut sâlikâ Olayın dirseñ Hudâ 'indinde makbul mu'teber
703 Talibe 'ilm-i şerifi öğredirler hocalar Mübtedî iken o tâlib dersi harf harf hîceler
İrişür ise ma'ûnet Hak Te'âlâdan aña Sa'y ider hoş dersine her gündüz ü her giceler
Sa'yi mikdârı olur 'âlim ziyâde olamaz İrdiler 'âlî makama sa'y ile heb yüceler
Hak yolına sâlik olan kişi dahi böyledir Tîz açılmaz mübtedîye râh-ı kapu bacalar
Kul mücâhid olmayınca yolını açmaz Hudâ Gidemez bu yola cismin semr iden bîcbâceler
Zahiri tezyîn ile olmaz münevver kasr-ı dil Pes heba taçlar kemerler hırkalar feraceler
İştigâl it rûz u şeb Kuddûsîyâ tevhide çün İrişürler zikr ile Mevlâya gençler kocalar
704 'Aşık-ı bî-çâre ma'şûkına vuslat arzular Neylesün miskin ü şeydâ görmeğe yüzin diler
'Işk u cezbe zahm u firkat derdi virüb ıztırâb İdemez ârâm gönül mürgi yiri göği gezer
Aramak ile bulunmaz yorılub 'âciz kalur Eylemez halk ile ülfet kaçuben vahşet ider
Olmasa muhtâc kaçar evlâd u ehlinden dahi Ba'zı vakt olur ki anları da yanından sürer
Pîr-i fânî olıcak hem haste Kuddûsîleyin Zikr-i kalbi eylemek olur afla hoş mu'teber
705 Bir zemân şi'ri usanub eyledim terk ey püser Nideyim bir gice baña subhadek öğretdiler
Başladım yazmağa yine şi'ri bilmem hikmetin Olmışam nâzım mukallid bî-'ilim hem bî-hüner
Yalınız bir hücrede sakin oluben her gice Mevc-i deryâ-veş gelür 'ışk gönlümi tahrîk ider
Hak celîsim olısar çiinki anı zikr eylerem Ol beni gümrâh deyü hışm-ı 'itâb itmez sever
Tesliye ider hazîn kalbimi dâ'im ol Kerîm Çünki Erhamdir bu Kuddûsîye hîç virmez keder
706 Geldi yine mevsim-i gül bülbül ağlar iniler Bülbül inler güller inler dahi gülzâr iniler
'Işk ne müşkil renc imiş dil hanemi itdi harâb Dertli gönlüm oldı bir hâle giriftar iniler
Sûk-ı 'ışka girüben kıldım nazar şöyle kamu Müşteri bayi' dekâkîn çârşû bâzâr iniler
Bu cihan halkı iniltimden düşübdür hayrete Baña bakub yirde gökde her ne ki var iniler
Gönlimi Tâtâr-ı 'ışk yağmalayub kıldı esîr Yıkılub dil şehri vîrân oldı her bâr iniler
İçime bir od düşüb yanar ciğerciğim hemân Dûd-ı âhımdan hevâda tayr u tayyar iniler
Gözlerimden yaş revân oldukda her dem sil gibi Coşuben derya iniler mevc ü teyyâr iniler
Artdı Kuddûsî fakíriñ derdi âh eyler müdâm Neylesün nitsün ki bîmâr oldı nâçâr iniler
707 Bugün ben sevmişem bir hûb ki vasfın idemez diller Denizler mevc urub coşar akar 'ışkı ile seller
Ne gökçek yüzlü dilber kim aña halk-ı cihan hayran Anın 'ışkı ile raks eyleyüb dâ'im eser yeller
Beni levm eylemez illâ bu 'ışkdan bî-haber zâhid Gülün şevkıyla gülşende iderler nâle bülbüller
Kolay mı zann ider sûfî bu 'ışkın derdini zîrâ Virür dehşet hezâra dürlü behcet gösterüb güller
Bu meyden nûş iden mestân gelürler heb bu meydâna Yanar 'ışk odına bu 'arsada 'âşık olan kullar
Şeker tadın bilür mi sormayanlar kamışın hergiz Bu sırra olamazlar âşinâ bigâne câhiller
Giriftar olmayan 'ışk derdine işbu cihan içre Behâ'imden sayılurlar ki görmez Hakkı gafiller
Dün ü gün çağrışır Allah deyü endâm-ı Kuddûsî İder zikri dili dahi kamu 'uzvındaki teller
708 Ben mest-i müdâmım baña hüşyâr dimesünler Yâr 'âşıkıyam sûfî-yi bî-kâr dimesünler
'Işk derdi baña Nahnü kasemnâda virildi Bu günde hemân oldı giriftar dimesünler
Yok sabra mecalim hele ben yârsız olamam Gül derdiyle kim mâ'il-i gülzâr dimesünler
Leylâya gönül vireli dünyâyı unutdum Dost tâlibiyem tâlib-i dînâr dimesünler
Çok ise kusurum o şehin bendeliğinde Zinhar anı sevmekde kusur var dimesünler
Cezb itdi beni kendüsine dost nideyim ben Tav'-ıla bu 'ışk odına yanar dimesünler
Kuddûsîye 'ışk oldı nasîb 'âbide cennet Aldanmış o taksimde bu nâçâr dimesünler
709 Ey zâhid-i câhil sana dânâ mı disünler Yok zerrece 'ışk 'âşık-ı Mevlâ mı disünler
İçinde riyâ tolu arıt kalbini şirkden Mü'min mi disünler sana tersâ mı disünler
İhlâs ile it kulluğı Hallâk-ı 'Azîme İşrâk idene mü'min-i sârâ mı disünler
Hak bendesine lâzım olan sıdk-ıla 'ışkdur Kezzâb u mürâ'î kula ra'nâ mı disünler
'Işk zikr-ile bil kalbine derya gibi tolar Zikr itmeyene bende-i zîbâ mı disünler
Kuddûsîye bu gaflet ile sâdık erenler Hak 'âşıkı hem 'ârif-i koca mı disünler
710 Sûfî sana bu tarz ile inşân mı disünler Bu gaflet ile bende-i Yezdan mı disünler
Sâlik oluban eylemedin Hakka inayet Dânâ mı disünler sana nâdân mı disünler
Cân kaydı yimez şem'a yanar 'âşık-ı sâdık Ten besleyene tâlib-i cânân mı disünler
Zühdinde riyâ eyler isen müşrik olursın Ey münkir-i Hak küfrine îmân mı disünler
Olsaydı eğer ma'rifetin Hakkı bilürdin İnşân mı disünler sana hayvan mı disünler
'Işk badesini içmeyeni bil ki hımârdır Kerkes kuşuna bülbül-i nâlân mı disünler
Kuddûsî eğer bahr-i kesel içre kalursan Nâ'im mi disünler sana yakzân mı disünler
711 Dimiş medhin sever Mevlâ nebiler şâhı Peygamber ' Aruz 'ilminde râsihler anı nazm-ıla öğerler
Ne 'ilmim var ne (de) 'aklım ki bir Türkmân kocasıyam Hemîn dîvâne gönlüm nazm-ıla meddahlığı ister
Bu mahlûkâtı kün emri ile yaratdı ol Hallâk Binâ iden bu bünyâdı dahi ol Sâni'-i ekber
Eğer mâlik iki olsa bu mülk hergiz nizâm bulmaz Anın birliğine tanık nücûm u şems ü mâh yeter
Virüb ruhsat biraz ahmaklara didirdi Tenriyem Ki hayrü'l-mâkirîndir ol işinde nice hikmet var
Bilür 'âkil dahi 'arif olan Hak bir ider tevhîd Menîden halk olunan kimse(Ier) mevt camın içerler
Bu işler heb Hudâ birliğine açık 'alâmetdir Kamu eşya vü Kuddûsî anı tevhîde meşguller
712 Merdim dime zinhar seni meydâna çekerler Da'vâ ideni bahs-ile burhana çekerler
Kaldırma sakın başını kibr ile semâya Müstekbir olan serkeşi nîrâna çekerler
Suçunı bilüb tevbe iden buldı selâmet Kibr eyleyeni 'adl-ile mîzâna çekerler
Sen nefsini alçakda gözet itme tereffu' Fir'avn gibi ben diyeni 'ummana çekerler
Tûr tağı tevazu' idüben buldı tecellî Yükseklik iden tağları hırmâna çekerler
'İlm ü 'amele itme gurur misl-i' Azâzîl Mağrur olanı vâdî-yi hizlâna çekerler
Dûr olma hemân meclis-i 'uşşâk-ı Hudâdan Anlar nice fâcirleri Yezdâna çekerler
Dünyâyı sevenlerden ırag ol sözimi tut Kârûna karîn olanı yeksana çekerler
Toymaz gözi çok olsa dahi mâlı harîsin Geldikde ecel cismini dîdâna çekerler
Vârislere kalur nesi var ise kamusı Cem' itdiği sîm ü zeri yâbâna çekerler
Muflís aña dirler yarın ol rûz-ı cezada Ashâb-ı hukuk hak deyü dîvâna çekerler
Kuddûsîyedir heb bu nasâyih dahi saña Kim tutar ise bil anı Rıdvâna çekerler
713 'Âşıkân bâğ-ı ma'şûk gülüni kokmak dilerler Mest ü müstağrak dâ'im yüzine bakmak dilerler
İltifat itmezler dü-cihânın ziynetine hîç 'Işk ateşine her ne var ise yakmak dilerler
İşleri vecd u şevk u tarab hem raks u semâ'dur Çağlayub akub deryâ-yı 'ışka akmak dilerler
Çünki bayrâmdur mahbûba her gün munkabız olmaz Hüzn ü kabz-ıla kalblerin zühhâd sıkmak dilerler
Girdi Kuddûsî râh-ı merdâne istemez çıkmak Münkir münafık girseler dahi çıkmak dilerler
714 Yâri dileyüb gayriyi terk eyleyen erler Gösterdiler 'âlemde nice nice hünerler
Seyyah oluban geşt ü güzâr eylemez anlar Çün haylî uzak yirlere bir demde irerler
Dünyâ ile 'ukbâya gönül virmeyüb asla Dildâra teveccüh idüben toğrı giderler
'Abidlere cennet sözi lezzet virir ancak ' Uşşâk-ı Hudâ rü'yet-i dîdâra giderler
Çün rûz-ı ezel eylediler dost ile 'ahdi Tâ vakt-i mülakata değin anı güderler
Zühhâd idemez zerresine sabr u tahammül Şol çille-i 'ışkın ki anı günde çekerler
Kuddûsîye te'sîr idemez pendi fakîhin Merdân-ı Hudâ çünki anı Hakka yiderler
715 Ebnâ-yı zemânın çoğı il hakkını yirler Nush eyleyene eyle sükût söyleme dirler
A'zâb-ıla ya sirkat ile biri birinin Mâlını alub kalbine çün korkı virirler
Hîç havf u hazer eylemeyüb gice vü gündüz Girüb evine her ne ki var ise alurlar
İnsaf u mürüvvet bu vakitlerde ider yok Küçükleri balık gibi yir oldı kebîrler
Yok vâlî-yi nafiz ki ide anları tahvîf Şer işi kılar şimdi civanlar gibi pîrler
Kuddûsî-yi miskîn ider anlara nasâyih Pes diñlemeyüb sözine son demde gelürler
716 Bu 'ışkı baña zâhidler kerih gavgâ dimişler Bize lâzım değildür öyle bed sevda dimişler
Kadîmden böyledir 'âdet atarlar 'âşıka taş Ki nice 'ârif-i danalara tersâ dimişler
Riyâ şirk-i hafî deyü buyurmış Hak resûli Anın-çün 'âşıkânın dilleri derya dimişler
Serây pâk olmayınca pâdişâha lâyık olmaz Kulûb-ı ehl-i 'ışk Yezdâna hoş me'vâ dimişler
Me'âli bu kelâmın dilde komaz hîç sivâyı İder Kuddûsîyâ 'ışk 'âşıkı sârâ dimişler
717 Firakın zehrini her dem yudan 'uşşâka sem neyler Süyûf-ı 'ışk-ıla mecruh olan ekbâda em neyler
Sabâdan bûy-ı zülfün zerresin şol cân ki pes tuydı Cihanın mâl ü câhını cinân mülkini hem neyler
Ma'ârif kenzini bulan hakîkat sırrına irer Bu kîl ü kâli hem lâf-ı güzâfı ey dedem neyler
Hevâ-yı vaslına yârin düşen dil oldı dîvâne Anın 'ışkıyla her kim oldı Mecnûn anda gam neyler
Melâmet hırkasın giyüb koyan nâmûsı Kuddûsî Kayırmaz levmini halkın aña çün medh ü zem neyler
718 Hudânın lutfına mazhar olan tevhide sa'y eyler Gice gündüz beher dem her zemân tevhide sa'y eyler
Olur meşgul hemân zikre çeker el meyl-i dünyâdan Yanub 'ışk odına idüb figân tevhide sa'y eyler
Ne dünyâ mâlını direr ne cennet ni'metin özler Şarâb-ı 'ışkı nûş idüb kanan tevhide sa'y eyler
Resul dir bir 'amel tevhidi geçmez hem günâh koymaz Aña îmân iden mü'min hemân tevhide sa'y eyler
Hem ol şâh didi tevhîd cümle zikrin efdalidir bil Hadîs-i Mustafâyı haklayan tevhide sa'y eyler
Anı tekrar ide ide gelür pes gönline cezbe Olur meczûb Hudâ ile kalan tevhide sa'y eyler
Gelür bu cezbeden sonra anın bil gönline 'irfan Serây-ı gönline 'irfan tolan tevhide sa'y eyler
Görür her şeyde Allahı bilür 'ayne'l-yakîn bî-şek Kamu mahlûkda Hallâkı bulan tevhide sa'y eyler
Toğar kalb 'âleminde şems-i 'ışk pür nûr olur ol dem Ki 'ışkın şemsi gönünde toğan tevhide sa'y eyler
Dimiş kürsîde vâ'iz nâsa şeyhsiz itmeniz zikri Kulağına bu pendi koymayan tevhide sa'y eyler
Beni çok zikr idin didi bize Kur'ânda çün Allah Bu izni Hak Te'âlâdan alan tevhide sa'y eyler
İder Allah seni irşâd ki şeyhim yok deyü korkma Sığınub Hakka bu bahre talan tevhide sa'y eyler
Bulunmaz şeyh deyü Kuddûsîyâ terk itme zikri sen Hudâya vuslatı ârzû kılan tevhide sa'y eyler
719 'Aceb niçün behey gâfil nefı' virmez sana sözler Geçer gaflet-ile gider bu giceler bu gündüzler
Gözini aç nazar eyle bu dolabı kuranı bil Hemân tevhîde ol meşgul yazı kışı bahâr gözler
Seni halk eyledi zîrâ beni bilsün deyü ancak Niçün bilem dimezsin sen bilürler anı gözsüzler
Yiyüb içüb uyumanla sanur mısın biter işin Senin itdiklerini çün ider ahurda öküzler
Ölümü bil muhakkak hîç çıkarma hâtırından çün Ki cân almağa 'Azrâ'il geliser vaktini gözler
Olur elbetde bir gün ki gider kuvvet bu a'zâdan Ecel câmı hâzırlanub depeye dikilür gözler
Bedenden çıkıcak rûhın götürüb kabrine korlar Çürür cîfe olur anda dutan eller güleç yüzler
Kıvandığın serâylar bağçeler bâğlar olur vîrân Eser kalmaz birisinde kamusını ölüm düzler
Bu Kuddûsî olubdur müsta'îd ki mevte hâzırdur Nolur ölürse çün 'âşık olan ma'şûkını özler
720 İkbâl idelim sıdk-ıla biz Hakka birâder Ağyânna meyi itmeyelim er olalım er
Hem itmeyelim cennet içün biz aña kulluk Zâhid gibi biz olmayalım ahmak u ahser
Şer'-ile 'amel eyleyüben râha gidelim Envâr-ı ma'ârif ile kalb ola münevver
Tevhide çalışub gice gündüz bulalım zevk Me'mûl ki 'ilim ola hakîkatde müyesser
Kuddûsîye bu nazmı Hudâ eyledi ilhâm Aniñla 'amel iden olur mürşid-i rehber
721 Yâr zülfine esdikce sabâ telleri ditrer Kim itse temâşâ anı mafsılları ditrer
Gülşende çiçek hem bezenüb dürlü be dürlü Her birisi bir cilve ider gülleri ditrer
Mürgân içine gulgule düşmiş ötüşürler Hem nâle idüb 'ışk-ıla bülbülleri ditrer
Bir goncaya 'âşık elini kokmağa sunsa Endâmına heb lerze düşer elleri ditrer
Kuddûsîyi öldürmek imiş kasdı o hûbın Ebruları müjgânları sünbülleri ditrer
722 Seni mahşerde mü'mindür diyü i'zâz iderler Eğer îmân ile gitmek olur ise müyesser
Gurûr itmez bu gökçek sûretine ehl-i 'irfân Çevir olur zalûm olur Hudâyı bilmeyenler
Bu sûretde kopar zann itme kabrinden her inşân Olur kimisi meymûn kimi hınzîr kimisi har
Kimi arslan kimi kablan kimi katır kimi kelb Kimi karga kimi baykuş kimi olur kebûter
Kişi kangı sıfatla muttasıf olur ise de Girüb ol şekle iderler temâşâ halk-ı mahşer
Nice inşân girerler dürlii hayvân suretine Güzel hey'et günâh şûmı ile bed şekle döner
Çalış tevhide rûz u şeb elifi çek mâsivâdan Dahi çok eyle istiğfân her dem ey birâder
Bu Kuddûsî li-vechillah ider saña nasihat Tutar isefi ider dahi seni 'uşşâka server
723 Nemâza eyle ta'zîm ey birâder Seni'Hak eylesün a'lâ vü bihter
Firâr it bî-nemâz mülhid şakîden Uyuz 'illeti gibi saña serper
Aña kız virme hem kızını alma Yarın girer o hınzîr şekline har
Yedirme hîç ta'âm bir lokma aña Ölür ise dahi rahm itme ol er (
Nemâz kılânı sev Kuddûsiyâ çün Hudânıfi sevdiği kul anı kılar
724 Cânân ise gönlüm aña râm olmağı ister Gönlüm ise aniñla müdâm olmağı ister
Cânân ise ister ola gönlüm aña bende Gönlüm ise kullukda devâm olmağı ister
Cânân ise ister ki vire goñlüme 'ışkın Gönlüm ise 'ışk-ıla kıyâm olmağı ister
Cânân ise dir gönlüme kim nûş-ı şarâb it Gönlüm ise mestâna imâm olmağı ister
Cânân ise dir gönlüme ko 'ârı ol 'âşık Gönlüm ise rüsvâ-yı enâm olmağı ister
Cânân ise dir gönlüme geç nâm ü nişândan Gönlüm ise bî-şöhret ü nâm olmağı ister
Cânân ise dir göfilüme Kuddûsîye yâr ol Gönlüm ise 'uşşâka gulâm olmağı ister
725 Eliñde var ise ey hoca hüccet bize gel göster Eğer bu 'ışkdan efdal bilür iseñ bir 'amel göster
Virirmişsin Hudâ 'âşıklarının küfrine fetvâ Getür buldiñ ise Kur'ân içinde bir mahal göster
Salât u savm-ıla sanma olur hâsıl ledün 'ilmi Fünûn içre bu fenne bulunur ise bedel göster
Bu 'ışk-ı pâke nâ'il olamaz şol bî-basar münkir Gerekse yüz kitâb okı gerekse yüz mesel göster
Şol insân kim 'asel adın işitdi yimedi hergiz Ne bilsün dâdını aña 'asel göster basel göster
Tarîk-ı 'ışka dimişsin dalâlet râhı ey sûfî Erenler yolıdır bunda bulunursa halel göster
Nedir bu rütbe Kuddûsî fakîre buğzına bâ'is Cihân içre eğer var ise bî-'ışkdan adal göster
726 Hudânın dostı Peygamber Hem enbiyânın sultânı server
Gökler ti yirler kürsî yanında Sahrâda yatur hulkıya benzer
Kanatdılar zincîr ile asılmış Taht-ı kürsîde bir şey'i asfer
Kürsîde 'arşın altında maslûb 'Arş cümlesinden a'zam u enver
Kün hitâbıyla anlar yoğiken Var iden yokdan Hallâk-ı ekber
Zâtında Hakkın itme tefekkür Hilkatinde idüb olgıl muzaffer
Kendüsi bilür zâtını ancak Bizi düşünmek dîvâne ider
Nehy eylemişdir bizleri andan Şâfı'-i ümmet sâhib-i kevser
Eyle Kuddûsî halkda tefekkür Kudretin bilüb Hâlikın ol er
727 Kubbeler altında gizlü evliyâ her an gezer Anları gören sanur ki birtakım nâdân gezer
Her sıfât-ıla sıfatlanurlar anlar sûretâ Kimi uslu kimi dîvâne kimi sekrân gezer
Yok nişânı anların kim her gören fehm eyleye Kimisi giymiş samûrlar kimisi 'uryân gezer
Kimi sâ'il kimi tâcir kimi seyyid kimi kul Kimisi gül gibi handân kimisi nâlân gezer
Kimisi nâs ile ülfet eyleyüben yir içer Kimi halkdan vahşet idüb dâ'imâ hayrân gezer
Kimi sâzende kimi kürsîde halka va'z ider Kimi 'ârif kimi 'âşık kimisi büldân gezer
Kimi 'âlim kimi ümmî kimi tâlibdür henüz Kimi sâlik kimi mürşid gizlüce sultân gezer
Kimi kâdî kimi müftî kimi 'asker kimi şâh Kimi harrâs kimi ırkâd kimisi çoban gezer
Kimi dellâl kimi cezzâr kimi hırka ehlidür Kimi bir köhne pelâs içre fakîr pinhân gezer
Sûretâ kimi harâbâtî sanursiñ şerr-i nas Kimisi itmez tesettür sâhib-i bürhân gezer
Kimi Şâmî kimi Mısrî kimi Hindî kimi Türk Kimi Rûmî kimi Tâtâr kimisi a'vân gezer
Kimi erkek kimi nisvân kimisi şâb kimi pîr Kimisi menfûr-ı nâs olmış zelîl ü giryân gezer
Gavs-ı a'zam kutb-ı a'lem bil kimi gorseñ hemân Gönlini yap himmet iste derd gezer dermân gezer
Eyle Kuddûsî Hudânın kullarına hüsn-i zann Kimi görsen di velîdür bu kişi pinhân gezer
728 Rü'yâda içdim iki deryâyı suları sâfî billura benzer Bir demde itdim nûş cümle mâ'î dir beni gören mahmûra beñzer
Dünyâ suyına benzetme zinhâr hem tatlı baldan başka hâlet var Şâribin içi tobtolu envâr taşrası Nîl-i deycûra beñzer
Biri mecâzî 'ışk o deryânın 'ışk-ı hakîkî birisi anın Gerçek bu rü'yâ dostlar inaniñ aña inanan mağfura beñzer
İtme istib'âd Hakkiñ işini 'âşıkın eyler tasdîk düşini Bil hem aniñ sen gözi yaşını katresi bahr-i mescûra beñzer
'Uşşâk-ı Hakkı eyleme inkâr kahr ider hasmın anların Kahhâr Çün ol gürûhın düşmânı bed-kâr şol Ebâ-Cehil ma'mûra beñzer
Nice bir buğz u gavgâ şemâtet 'âşıka zâhid itmek 'adâvet İtmez nifâka tevbe nedâmet kalbinde inkâr mestûra beñzer
Olgıl muhibbi 'âşık gedânıfi kalbini ta'mîr it hemân aniñ Çün zâkir ider dâ'im Hudânın yok aña mahbûb mezkûra beñzer
Kâr-ı nasîhat cümle ihvâna eyler mi te'sîr pend münkirâna Nâsı da'vetdir kasdı Yezdâna ol niyyet-ile me'cûra beñzer
Rif'ate 'ilme 'izze kıvanma nushın kabûl it hergiz usanma Sa'yini anın beyhûde sanma size nush-ıla me'mûra beñzer
İtsün dir iseñ Hak seni ahsen hüsn-i zann eyle Kuddûsîye sen Hem olma aña dahi idenlerden 'ışkdan nasibi mevfûra beñzer
729 Bil hilye-i merdân-ı Hudâ terk-i sivâdır Ağyâra meyil eyleyeniñ 'ömri hebâdır
Bu menzile 'âbid iremez çünki aniñ pes Maksûdı cinân içre hemân nân u nevâdır
Bu 'arsada baş oynadı merdân-ı mahabbet Her kim ki kılar cânı fidâ dosta salâdır
Vâ'iz sakın uzatma zebániñ bize çünki ' Uşşâka cefâ eyleyeniñ hasmı Hudâdır
'Işk ehline dahi eyleme zîrâ o gürûhın Hak goñlini cezb eylemiş anlar büdalâdır
Kuddûsîye cevr itmek ile 'ışkdan usanmaz Ey zâhid aniñ himmeti ma'şûka likâdır
730 Saña birkaç sözüm vardır ki her derde devâdır Anı tutan muhakkak bil ki mahbûb-ı Hudâdır
Marazlar içine tolmış seni iderler ihlâk Şarâb-ı müshili nûş eyleyüb sürmek revâdır
Bu sözime inan yokdur hilâf anda 'azîzim Goñül emrâzına zîrâ mücerreb bil şifâdır
Eğer sâlik çalışub anları çıkarmaz ise Olur İblîs gibi merdûd ki Hakdan ol cüdâdır
Kulak vir sıdk-ıla diñle hazer kıl saña diyem Marazlar didiğim kibr ü hased 'ucb u riyâdır
Şarâb-ı müshili bil kim diyem saña nedir ol Hemân iste Hudâdan anı çün ulu 'atâdır
Şarâb-ı müshil ancak 'ışkdır anı eyle tahsîl Ki şöyle bil ki bu 'ışk bâ'is-i vasl-ı likâdır
Bu 'ışka zikr-ile nâ'il olur sâlik birâder Aña meşgul olanlar heb gürûh-ı evliyâdır
Eğer dirseñ ki zikrin efdali ne söyle ey yâr Kamunın efdali tevhîd diyen dost Mustafâdır
Bu Kuddûsî nasihat eyleyüben dir murâdım Rızâ-yı Hak dahi ihvânımızdan bir du'âdır
731 Medîne menzil-i vahy-i Hudâdır Medîne menba'-ı feyz-i hüdâdır
Medîne oldı yenbû'ı 'ülúmuñ Medîne muksim ü 'ilm-i 'atâdır
Medîne ümm-i büldân didi Tâhâ Kamu büldân aña rızk-ı gıdâdır
Bukâ'ın efdalidir Mekke andan Medîne kâ'il-i hayrü'l-verâdır
Niçün olmaya eşref cümle yerden Turan anda Muhammed Mustafâdır
Zemîn ü âsümân heb gıbta eyler Ki me'vâ-yı imâmü'l-enbiyâdır
Aña dertlü varan bulur devâlar Kamu emrâza toprağı şifâdır
Olubdur mevlidi pes Mekke şehri Medîne mehcer-i bedri'd-dücâdır
Medîne nefy ider komaz içinde Sürer anları ki tarda sezâdır
Medîne ehline kim ide ta'zîm Kıyâmetde yiri tahte'l-livâdır
Medîne ehline viren hediyye Ulu devletlere irse revâdır
Medîne ehline cevr eyleyenler Sa'âdet bulmaz anlar eşkıyâdır
Medîne ehliniñ ayağı tozı Bu Kuddûsî gözine tûtiyâdır
732 Bu pendi okuyub tutan kişiler evliyadir İnan kardaş ki ma'nâ-yı hadîs-i Mustafâdır
Kitâbda bu hadîsi göricek ihvâna yazdım Gerekdir bize çün kavl-i Resûl-i Müctebâdır
Su'âl itdiler andan ümmetin eşrârı kimdir Buyurdı ol sa'âdetle ki eşrâr ağniyâdır
Murâd bil ağniyâdan hırs-ıla dünyâ sevenler Mahabbet eyleyen ol cîfeye Hakdan cüdâdır
Zarar virmez helâl mâl sevmeyüb hırs itmedükce Anı sen sevme Kuddûsî di mahbûbım Hudâdır
733 Dimiş ki Resul mü'mine mir'ât-ı Hudâdır Şükr eyle birâder bu fazîlet çü sanadır
îmânını tevhîd ile tecdîde devâm it O1 cisme şifâ ruha safâ kalbe cilâdır
Sa'y eyleyüben leyl ü nehâr 'ârif-i zât ol Bil ma'rifeti sâlike bir tuhfe 'atâdır
Hak olur imiş zákiriniñ çünki celîsi Olsun dir iseñ saña celîs anı anadır
Tîz kalbe tolar 'ışk-ı Hudâ zikr-ile zinhâr Kuddûsîye de zikr-i şerîf ulu nevâdır
734 'Âşıklara 'ışkın elemi zevk u safâdır Zann eyleme bu 'ışkı ki beyhude hevâdır
Hor bakma sakın 'âşık-ı rüsvâ-yı cihâna Ol ma'nîde sultân velî sûretde gedâdır
Mü'min aña dirler ki ola ma'rifet anda 'İrfânı aniñ kim yoğ-ısa nâra sezâdır
Bu ma'rifetiñ mâyesidir cezbe-i Rahmân Tahsîl idegör anı ki derdiñe devâdır
Sen dirseñ eğer cezbeyi ben kande bulayım Bil aña sebeb leyi ü nehâr zikr-i Hudâdır
Mağrûr oluban zühdiñe dûr olma bu 'ışkdan Ey zâhid-i mağbûn emeğin yohsa hebâdır
Kuddûsîye Hak 'ışkı vire 'âbide cennet Matlûbı anıfi 'ışk-ı Hudâ terk-i sivâdır
735 Salâ 'uşşâk-ı cânâne visâlin şimdi çağıdır Tağıtmış zülfini gûyâ o sayyâdın tuzağıdır
Mülâzım olmışuz dâ'im kapusında koyub başlar O yârin âsitânı çünki 'âşıklar turağıdır
Biz ol deryâ-ı 'ışk içre gezer mâhîleriz gûyâ Bu ni'metler bizi sayd itmek içün özge ağıdır
O bir dilber ki 'âlem halkı olmış hüsnine hayrân Bizi mest eyleyen ol gül ruh-ıla al yanağıdır
Bu Kuddûsîye Kulluk tarzını 'ışk eyledi ta'lîm Anın üstâdı oldı 'ışk u ol 'ışkın çerâğıdır
736 Senden özge ey Hudâ Perverdigârım var mıdır Rızkımı dâ'im virir bir Kird-gârım var mıdır
Cümle mahlûkâtı sensin besleyen leyl ü nehâr Yâ benim bir gayrı cömerd şehr-yârım var mıdır
Çünki ben yitmiş sekiz yaşında haste kocayım Hâlimi bilüb gelüb her dem sorarım var mıdır
Pes garîb oldum vatanda sen terahhum kıl baña Sen eğer rahm itmez iseñ kâr-güzârım var mıdır
Zikrine meşgul bu Kuddûsî marîz ise dahi Dir seniñ zikrin gibi bir yâr-ı gârım var mıdır
737 Bir hûba 'aşık olmışam ki cümle halk hayranıdır ' Işkın şarâbın nûş idenler tâ ebed mestânıdır
Her kimi cezb itdi ise geçdi sivâsından anın Nicé selâtîn-i cihân ol cezbeniñ 'uryânıdır
Keşf ü kerâmet ile ma'rûflar gurûr u 'ucb idüb Dostdan cüdâ oldı çü mu'cibler anın düşmânıdır
Yazmak okumak bilmeyen ümmîleri kıldı velî Nice koyun güden çobanlar ol şehin yârânıdır
Şart-ıla kulluk eyleyen 'ubbâdı matrûd eyledi İblîs ü Bersîsâ vü Bel'am dûzah-ı sükkânıdır
Anlarda 'ışk u cezbe çünki yok imiş bil ey ahî ' Işksız 'ibâdet eyleyen Hak râhının nâdânıdır
Hâsıl olur 'ışk-ıla tîz kalbde hulûs bî-şekk ü reyb ' Âbidde ihlâs olmadıkça heb işi şeytânîdir
'Işk zikr-ile hâsıl olur aña çalışub 'âşık ol Maksûdı ancak 'âşıkın pes rü'yet-i cânânıdır
Tevhîd imiş hem cümle zikriñ efdali itme gümân Zîrâ anı diyen cemî'-i enbiyâ sultânıdır
Mevlâ bu nutkı eyledi ilhâm fakîr Kuddûsîye Zâhid güzâf zann itmesün anı kamu Rahmânîdir
738 Çün Muhammed cümle halkın aslı Hakkın yâridir Hem resûl-i ins ü cin peygamberân serdârıdır
Nûrını evvel yaratmış cümle mahlûkdan Hudâ Hâlikın ol Mustafâ vü Ahmed-i Muhtârıdır
Andan özge baş göziyle kimse Hakkı görmedi Ol anın mahbûbıdur hem 'âşık-ı dîdârıdır
Evvelîn ü âhirinin 'ilmini virmiş aña Kird-gârm 'ârifi hem 'âlim-i esrârıdır
Buldılar gamdan selâmet enbiyâ ol şâh-ıla Dû cihânda çâresiz kalanlanın ol çârıdır
'İllet-i gâ'iyye-i kevn ü mekândır şübhesiz Halk-ı 'âlem bâ'isi hem cümleniñ sâlârıdır
Rûz u şeb şevk-ıla Kuddûsî ider âh u figân Bu garîb müştâk hezârm ol gül-i gülzârıdır
739 Beni dîvâne kılan bir güzelin behcetidir Gice gündüz hemân andan dileğim vuslatıdır
Nice demler kapusında idüben âh u figân İki gözümden akan yaş sebeb-i firkatidir
Bu cihânı baña zindân iden 'ışkıdır aniñ Başıma halkı üşüren bu cünûn 'illetidir
Nideyim kalmadı hergiz tâkatim sabra benim ' Aşık-ı'bîçârenin âh u figân 'âdetidir
Baña ta'n eyleyeniñ yok mıdır iz'ânı 'aceb Ki sebeb vecdime dâ'im dilimiñ hayretidir
Tarab eyler oda yanan taş ata sûfî hemân Düşiren anı gurura bî-hulûs tâ'atidir
'Ameliñ rûhı çün ihlâs ansız olur bilgi hebâ Nâsı müflis iden ancak nâs ile ülfetidir
İdegör Kuddûsîyâ ünsiyet ol yâr ile çün Kulı Mevlâya yakın eyleyen ünsiyyetidir
740 Dünyâya gönül virme ki vîrân olacakdır Heb cümle gidüb Vâhid-i bî-çûn kalacakdır
Fırsat eliñe girmiş iken eyleme gel fevt Cânlar alıcı cânını bir gün alacakdır
Pes 'âleme hükm idici sultân dahi olsañ Kabr içre girüb gozleriñe hâk tolacakdır
Her kim ki anadan toğuban geldi cihâna Âhir anı mevt zîr-i zemîne salacakdır
Pek sevdiceğin sîm ü zeri mülk ü metâ'ı Hak sevmediğin várisiñe mâl kılacakdır
Fânî evini tezyîn idüb bağlama dil çün Bir gün ola ki ıssı gidüb yıkılacakdır
Kuddûsî-yi bî-çâre sivâ koyma gönülde Ağyârı koyan yârini zîrâ bulacakdır
741 'Âşık olanın kalbi mücellâ yüzi akdır Var sen de hemân cânını 'ışk odına yakdır
Bu hufret-i sugrâda telef olmada zevk yok Ceyhun oluban bahr-i muhîte yüri akdır
'Ubbâda Hudâ virdiği dem hûr u cinânı 'Işk ehline emr ide ki sen yüzime bakdır
Yok fâ'ide hîç zâhide vasf eyleme 'ışkı Çün kalbi anın bil ki hacerden katırakdır
'Işk atına kim bindi ise irdi murâda Kuddûsî hemân bin yola git menzil ırakdır
742 Ma'şûkına 'âşık irince mest-i lâ-ya'kıl olur ' Işkın virüb ma'şûkı ol bî-çârenin 'aklın alır
Hîc iltifât itmez anın ağyârına görmez gözi Her kande bakarsa anı anda görüb hayrân kalır
Pervâne-veş 'ışk odına yanub ider cânın fedâ Yanmakda eyler iftihâr çün kalbi hoş lezzet bulur
Başlar anı zikr itmeye turmaz hemân leyi ü nehâr Bülbül gibi feryâd ide ide çıkub rûhı ölür
Kuddûsiyâ gel sen de 'ışk âteşine yan ol mahıv ' Âşık olan ma'şûkının yolunda mahv olsa nolur
743 Tıfl iken zâhid henüz bu yolda şâb oldum sanır Özini tanımayub 'âlî-cenâb oldum sanır
Mekteb-i 'irfâna girüb ebcedi öğrenmemiş ' İlm-i zâhir okumakla feyz-yâb oldum sanır
Hîç karınca idebilür mi meges-veş irtifâ' Ki kanatlanınca ol miskîn zübâb oldum sanır
Perde-i zühd-ile mahcûb olmış ol nâdân hemîn Bilmeyüben nâ'il-i ecr ü sevâb oldum sanır
Nâgehân bir meclis-i 'ışka girer ise eğer Bir kebîre irtikâb itdim harâb oldum sanır
Zerre-i nâçîz iken 'ucb u gurûra düşüben Müdde'î bî-behre gûyâ âfitâb oldum sanır
Ma'rifetden nokta yok kalbinde Kuddûsîleyin Kurılub sadr-ı mecâlisde lübâb oldum sanır
744 'Âşıka 'ışkın odına her ân yanmak yaraşır Dest-i sâkîden hamn nûş idüb kanmak yaraşır
İltifât itmek çün harâm dostın mâsivâsına İki cihânın ni'metinden usanmak yaraşır
Nakkâşa müştâk olan nukûşa hergiz aldanmaz Ancak nisâya dürlü nakşa aldanmak yaraşır
Gerçek erenler hırka içinde gizlü selâtîn ' Ârife dünyâ kılletine katlanmak yaraşır
Mevti çok yâd it kalbin uyansun hâb-ı gafletden Yol mahûf uzak sana erken uyanmak yaraşır
'llm-i nebîye vâris olan hîç sihre inanmaz Câhile sihr-i sehhâreye inanmak yaraşır
Turma Kuddûsî ol zikre meşgûl ma'rifet kazan Bize çalışub 'ışk u 'irfân kazanmak yaraşır
745 Bilmeyüb nakkâşı dâ'im nakşa bakmak nice bir Su gibi mâyi' olub ingine akmak nice bir
Rûz u şeb tevhide meşgûl ol ki Hakkı bilesin Eyleyüb dünyâyı ta'mîr dîni yıkmak nice bir
Sa'yı mikdân bulur feyzi kişi çalış hemân Gaflet-ile harmen-i 'ömrini yakmak nice bir
'Işk-ı Mevlâ zikr-ile kalbe tolar deryâleyin Dil serâyına sivâ-yı şâhı tıkmak nice bir
Gâfıl olma bir nefes Kuddûsîyâ usanma hem Zikr-i Kuddûsdan behey dîvâne bıkmak nice bir
746 Nice bir bu elem-i firkat-i dildâr nice bir Nice bir bu keder-i ülfet-i ağyâr nice bir
Bize olur mı müyesser 'aceb ol şâha visâl Nice bir bu kesel ü gaflet ü evzâr nice bir
Kaçalım halk-ı zemândan gidelim Hakka hemîn Nice bir bu fukarâya buğz u inkâr nice bir
Kâdiriyyü'l-vakt olalım gidelim yolımıza Nice bir bu hubb-ı dünyâ cem'-i dînâr nice bir
Geliyor mâh-ı Muharrem kabanr nefs-i Yezîd Nice bir bu it gibi hırıltı her bâr nice bir
Yanına varanı kapar şol kudurmış kelb gibi Nice bir bu sitem ü cevr-i sitem-kâr nice bir
Ki bu aylar gelicek ta'na cesâret ider ol Nice bir bu gazab u hışmet ü evzâr nice bir
Eylemez gayre şikâyet Tenrisin 'ârif olan Nice bir bu nâsa şekvâ hâli iş'âr nice bir
İdelim şevk-ıla zikri çalalım tabi u kudüm Nice bir bu hazer ü havf u riyâ 'âr nice bir
Yolumuz Hazret-i Geylânî yolı çünki bizim Nice bir bu bize hor bakdılar anlar nice bir
Biz anın işiğinin bendesiyüz ez-dil ü cân Nice bir bu bende-i nefs-ile bâzâr nice bir
Nice bir fâsıkı sâlih sanuban sevdiğimiz Nice bir bu 'amel-i bâtılı ızmâr nice bir
Yiridür ehl-i nifâkın derk-i esfel didi Hak Nice bir bu şerri ızmâr hayrı izhâr nice bir
O münâfık bizi aldadığını Tenri bilür Nice bir bu garaz-ı fâsidi iksâr nice bir
Virdi Kuddûsîye nefret mâsivâ endîşesi Nice bir bu mâsivâya meyle ısrâr nice bir
747 Ey Kâdir ü Hâdî beni bu kîl ile kâlden geçir Mest-i müdâm it dâ'imâ ağyâra ikbâlden geçir
Varlık sana mahsûs hemân yokluk benim hâlim-durur Toldır içime 'ışkını pes cümle işgâlden geçir
Unudayın iki cihânın devletin gidem sana Şol ibn-i Edhem-veş kamu evlâd u emvâlden geçir
Kıl fazl u lutfınla gürûh-ı 'ârifândan ey Lâtîf Bu bî-hulûs-ı takvâdan 'ilm-ile a'mâlden geçir
Dostun Muhammed hürmetine bu garîb Kuddûsîyi Mevzun kelâm inşâ ile i'câb u imlâlden geçir
748 Şehâdet eylerem hakkâ ki Hâlik Ferd ü Ahaddir Bu mevcûdâtı mûcid ol hemîn Hallâk u Vâhiddir
Şerîki yok nazîri yok vezîri yok nasîri yok Şerîki var diyen müşrik-durur çün hakkı câhiddir
Şerîki olsa idi mülk nizâm bulmaz idi bir dem Anı bir bilmeyen mü'min değil îmânı fâsiddir
Bu mahlûkât yoğ-iken var idi ol Kâdir ü Kayyûm Ne bilsün Hâlikın gâfil ki anın tab'ı câmiddir
Hemân zikr eyle Kuddûsî dilinden kesme tevhidi Sülük ehline tevhîd şübhesiz kuvvetli mürşiddir
749 Bize sûfî buğz idermiş zikr-i Yâ Hûya ne dir Gönlümüzde çağlayub coşub akan cûya ne dir
Tolanub pervâne-veş etrâf-ı şem'i şevk-ıla Ateşe yanmağa itdikleri ârzûya ne dir
'Aşıkın gitmez hayâlinden cemâli yârinin Gözine ol derd-mendin görinen rüya ne dir
Çalınub tabl u kudüm ney Allah Allah diyicek Rikkat-i kalb-ile gözden dökilen suya ne dir
Ta'n ider Kuddûsîye münkir tarab eyler diyü Dost ilinden şol sabâ ile gelen bûya ne dir
750 Cezbe mi 'ışk mı cünûn mı bilmezem bu hâl nedir İdemem idrâk Hudânın sevdiği a'mâl nedir
Kulluğa yitmez gücüm hergiz cevârihle bugün Oluben mahzûn direm bu kıldığım ihmâl nedir
Bendeye lâyık olan Mevlâsına hıdmet imiş Hıdmete yok iktidârım yâ bu gökçek fâl nedir
Eyledim çünki tefe'ül geldi 'ışk yahşi baña Câhil iken yazdığım bu vezn-ile akvâl nedir
Hem koca hem haste hem meczûb bu Kuddûsî fakîr Pes zemânın halkını itdiği istiskâl nedir
'Işk beni dîvâne kıldı
'Işk beni dîvâne kıldı bilmez oldum 'âr nedir Var ise gel söyle zâhid bundan a'lâ kâr nedir
Urdı bu 'ışk bağrıma bir yâre ki tîmârı yok Sen tabîb-i hâzık iseñ di aña tîmâr nedir
Görelim göster bize bir dîni bütün Müslimân Sen de dirsin Müslimem biliñdeki zünnâr nedir
Yârdan özge her ne ki goñlüñde var zünnârdır ol Fehm idebilmezsin aslâ yâr nedir ağyâr nedir
Sâlikifi sermâyesi 'ışkdur sülük ansız muhâl Çünki 'âbid bilemez dîdâr nedir dîvâr nedir
Şol kişi kim gönline 'ışk tolmadı deryâ-misâl Her kimi görse sorar bu 'ışkdaki esrâr nedir
Zevk ile ma'lûm olur ancak bu 'ışkın lezzeti Tatmayan fark idebilmez bal nedir âher nedir
Şükr-i bî-had Teñriye kim 'ışkı bahş itdi bize Anlamaz bî-'ışk olanlar dost-ıla bâzâr nedir
Ol sanur ki kâl ile fehm olınur esrâr-ı 'ışk Göz görür mi 'âşıkın içindeki envâr nedir
Yandı Kuddûsî bugün 'ışk odına oldı remâd Eylemez ârzû-yı cennet bilemez hem nâr nedir
Avâmın dürlü hânından
Avâmın dürlü hânından bize kuru çörek yeğdir Yimekden şübheli helvâ şa'îr ü mercimek yeğdir
Ta'âm-ı ağniyâda gerçi var kesret velâkin bil İder ifsâd bizi kesret kanâ'at eylemek yeğdir
Olısar çok yimekden çok maraz hâsıl işit kardaş Tabîb-i hâzıkın sözi budur ki az yimek yeğdir
Behâ'imden nedir farkın haber vir var ise fehmin Eğer inşân isen düşün ki pek çok yimemek yeğdir
Hudâ her ne virir ise yiyüb şükr eyle Kuddûsî Ki râzî olmışam taksîm-i Rezzâk eylemek yeğdir
Aşüfte kılan bizi
Aşüfte kılan bizi güzeller güzelidir ' Âşıklığımız şimdi değil tâ ezelîdir
Medh eyleme vâ'iz bize sen hür-ı cinânı Ağyâra meyil eyleyeni bil ki delidir
Enîs-i Izidiz dâ'imen çünki anınla Dil virmişüz ol dilbere kim lem-yezelîdir
Zann eyleme zâhid bizi kendin gibi mağbûn Zîrâ yolumuz iki cihân fahri yoludur
Dört yoldur anın açdığı yollar bize ammâ Gizlü kimisi dahi sa'b kimi celîdir
Biz bir yola girdik ki gider aña mecâzib Anları gören dir ki cihân mübtezelidir
Cezb itdi Hudâ bizi hemîn 'ışkını virdi Bildik ki çeken bizi aniñ kudret elidir
Sûretde hakirdir bu gürûh gerçi velîkin Her biri hakîkatde Hudâ dostı velîdir
Fazlıyla bu Kuddûsîyi cezb eyledi Kuddûs Miskin ü zelîl 'âşık-ı bî-çâre kulıdır
Bir dilberi sevdim ki
Bir dilberi sevdim ki cihânın güzelidir Dil virdim aña 'ışk-ıla 'ahdim ezelîdir
Lutf u keremi fazl u 'atâsı katî çokdur Bulunmaz aniñ misli ki bir bî-bedelîdir
Dil hânesini yıkdı harâb eyledi bu 'ışk Geldi baña bu derd ki o yâri sevelidir
Rahm eylemez ağladığına záhidiñ ol yâr Bilür ki kamu dökdiği yaşlar 'amelîdir
Mahrum mı kalur bî'at iden 'ışk-ı 'azîze Hırmânına bâ'is fukarânm keselidir
'Âşık aña dirler ide terk gayriyi dostiñ Şol cennet içtin sa'y ideni bil ki delidir
Kuddûsîye 'ışk Nahnü kasemnâda virildi 'Âşıklığı rü'yet-i nigârı görelidir
Ehl-i 'ışka nâr-ı 'ışk
Ehl-i 'ışka nâr-ı 'ışk bâl u şekerden tatlıdır ' Âşık-ı Mevlâya 'ışkın zahmeti lezzetlidir
'Işk odı yakub zer-i hâlis gibi sâfî kılar Anlar içtin 'ışk u cezbe sahibi kuvvetlidir
Zikr-ile hâsıl olur 'ışk rûz u şeb sa'y it aña ' Abidiñ 'ışksız 'ibâdâtı kamu âfetlidir
Cümle zikriñ efdali tevhîd dimiş şâh-ı rüsül Dû cihânda anı iksâr eyleyen 'izzetlidir
Cân u dilden diñle Kuddûsî sözin tut ey ahî Bu sözi her kim tutar başı anın devletlidir
İktirâb itdi kıyâmet
İktirâb itdi kıyâmet havf u haşyet vaktidir Bilmiş ol zinhâr Hicâza 'azm-i hicret vaktidir
Medrese mescid binâ itmek hamâkatdır bugün Çekdiğin zahmet hebâ hep çünki rihlet vaktidir
Mâlını itlâf u isrâf eyleme tut sözimi Dirhem ü dînâra şimdi mess ü hâcet vaktidir
Cümle ümmet kor gider mülk ü esâs-ı beytini Yüce eyvan yapmagıl sanma sefâhat vaktidir
Pes kıyâs itme bu vakti başka evkâta sakın Her kişi itdikleri cürme nedâmet vaktidir
Çok mesâcid yok namâzını huzûr-ıla kılan Hâlbuki bu gün tazarru'la 'ibâdet vaktidir
Eyle istiğfâr gözünden yaş yirine kan döküb Bu zemânda çok 'alâmetler kıyâmet vaktidir
İttifâkîdir kıyâmet olması bil kâ'ime Dört yüz-ile beş yüzüñ beyninde gamret vaktidir
'Aklını dir başıfia terk eyle dünyâ zînetin Hoş bilür 'âkil olanlar terk-i zînet vaktidir
Eyle Rezzâka tevekkül rızk-ıla oldur zamîn Virdiğine kâni' ol sabr u kanâ'at vaktidir
Tut bu Kuddûsî fakíriñ nushını sen ey püser Ataniñ evlâdına zîrâ nasihat vaktidir
'Işkın meyine kanmayanın
'Işkın meyine kanmayanın kârı keseldir Zühdine gurûr eyleyeniñ işi dageldir
Savm-ıla salâtında eğer yoğ-ısa ihlâs Heb saña vebâl oldı anı sanma 'ameldir
Var kalbini pâk eyleyegör kibr ü riyâdan Çün müşrik olan kişi behâ'imden adaldir
Gerçi bu sözüm zâhide acıdır ağudan 'İrfanı olan kişilere kand ü 'aseldir
Kuddûsîye ilhâm-ı Hudâ oldı bu iş'âr Sen eyle te'emmül anı kim hoşça gazeldir
Hudânın birliğine
Hudânın birliğine halk-ı 'âlem heb delildir Şerîki yok mu'îni yok Ahad Ferd ü Celîldir
Eğer olsa idi iki bu mülk olmazdı ma'mûr Bu mülkin mâlikin bir bilmeyen müşrik rezîldir
Seni bir nutfe iken ahsen-i hey'etde kıldı Bilürsin aslını bî-şübhe kim mâ-yi kalîldir
Kıyâs eyle kamu mahlûkı saña kıl tefekkür Anı bir bilmeye zîrâ tefekkür hoş sebildir
Tolar kalbe tefekkür itmek ile cezbe-i 'ışk Gidilmez 'ışka cezbe olmayınca yol mehildir
Diliñden kesme tevhidi gice gündüz devâm it Kulacı ehl-i tevhîdifi çıkar 'arşa tavîldir
Resülullah 'Alîye anı telkîn eylemiş bil Gözüm nûrı çalış tevhide çün nef'i cezîldir
Bu Kuddûsî fakíriñ tut sözini ey 'azîzim Tevekkül eyle Mevlâya ki ol saña vekildir
Zuhûr-ı Hazret-i Mehdî
Zuhûr-ı Hazret-i Mehdî zemânı bil yakındır Nebí Isâ nüzûl vakti hem ol vakte karîndir
Kıyâmet iktirâb itdi dimiş Kur'ânda Mevlâ Resûle anı inzâl eyleyen Rûhü'l-Emîndir
Anın dört yüz ile beş yüz arasında kıyâmı Dimişler ehl-i 'ilmiñ cümlesi emr-i mübîndir
Sene biñ iki yüz elli tokuzdur şimdi târîh Çekilmek vakti mü'minler Hicâza müstebîndir
Cehâlet zulmeti yir yüzini itdi ihâta Ki 'ilmiñ tâlibi az ekser-i nâs câhilindir
Havâs gizlendiler çünki bilinmez oldı şimdi Mukallid müdde'î nâdân ü gâfıl post-nişîndir
'Avâmın ekseri 'uşşâk-ı Hakka buğz iderler Hudâ zâkirlerine zâhid-i bî-'ışk mühîndir
Halîfe bir diyânetlü velîyullah kişi hem Du'âcısı amfi ehl-i semâvât u zemindir
Adı ' Abdülmecîddür ol 'azíziñ it muhabbet Muhibbi ol mu'azzî çünki Rabbü'l-'âlemîndir
Anı her kim sever ise olur mahbûb-ı Yezdân Dahi iki cihânda cümle âfâtdan emîndir
İhânet eyleyen aña olur makhûr u magzûb Çün ol bu ümmet-i melhûfeye çâr-ı güzîndir
Eğer olmasa bir gün ol uyanur fitne derhâl Fesâd ile cihân toldı cehennem-veş sahîndir
Bize hem vâcib olmışdur o şâh-ı 'âlem içün İtâ'at u du'â zîrâ şi'âr-ı mü'minîndir
Sakın nazm itdi Kuddûsî buni sun'-ıla sanma Anı bil şöyle kim Hallâk-ı mahlûkât Mu'îndir
Tut yâ Gıyâse'l-müstagîsîn
Tut yâ Gıyâse'l-müstagîsîn destimi ol dest-gîr Cismim nahîf sinnim kesîr cürmüm 'azîm cirmim sagîr
Mekrûbları tefrîc iden sensin muhakkak bî-gümân îki cihânda it baña sen 'avn u nusret ey Nasîr
Nâsdan kaçub itdim saña ikbâl bugün lâkin benim Yok râhatım leyi ü nehâr işim katî oldı 'asîr
Toprakda biñ yıl yatmadan bir kerre tevhîd yeğ-durur Mevti temenniden bizi nehy eylemiş dostuñ beşîr
Rahm itmeyüb halk-ı zemân ben haste vü bî-çâreye Haml-i sakîl tahmîl iderler dimeyüb koca fakîr
İtsem ifâde hâlimi kimse inanmaz sözime Her kim ki başı ağrısa baña gelüb sıklet virir
Hicret nebîler sünneti gerçi velâkin 'âcizem Saña 'ayân hâlim benim çün sen 'Alimsin hem Basîr
Lutf eyleyüb rahm eyleyüb 'afv eyleyüb setr it beni Zîrâ bi-küllî şey'e sensin şübhesiz Rabb u Kadîr
Gökden iner esmâ yoğ-ısa da liyâkat bende hîç Virdiñ çü Kuddûsî adın kıldın beni aña cedîr
Gider âhir
Saña çok didim ey zâhid bu fursatlar gider âhir Bu kuvvetler şecâ'atler bu sıhhatler gider âhir
Yaratmışdur bizi Hallâk-ı halk kulluk içün hemîn Bu mansıblar bu rif atler bu 'izzetler gider âhir
Kıvanma hîç bu zâ'il dirliğe mevt var emâmında Gelür ol lâ-cerem cümle halâvetler gider âhir
Bakan gözler tutan eller kamu endâm bozılur hem Bu şevketler bu savletler bu haşmetlar gider âhir
İder pervâz cesedden cân olur nâzik beden cîfe Bu cünbişler bu ferhatler bu 'işretler gider âhir
Virir mühlet saña Mevlâ sakın ihmâl ider sanma İder mevt rihleti ta'cîl bu mühletler gider âhir
Tekebbürden gurûrdan ictinâb eyle tevâzu' kıl Bu gılzetler tefâhürler sa'âdetler gider âhir
Çıkarma mevti kalbinden hemîn it zikrini ekser Bu kesretler bu ülfetler bu ni'metler gider âhir
Yıkar lezzetleri ölüm olur rü'yâ gibi cümle Bu râhatlar bu şehvetler bu lezzetler gider âhir
Sözin tut gel bu Kuddûsî fakirin zikre meşgûl ol Ki bu yıllar bu aylar heb bu sâ'atler gider âhir
'Aceb olur mı bir dem kim
'Aceb olur mı bir dem kim olam dost yüzine nâzır Unutdum cennetin hür u kusûrın oluban sâkir
Girüben cennetü'r-Rıdvâna kalam tâ ebed anda Olub ol bî-nazîr hûba visâle râzî vü şâkir
Değilem gerçi ben lâyık velâkin olmazam kânıt Ümîdi kat' iden Hak rahmetinden olısar kâfir
Girenler cennete zîrâ girerler cümle rahmetle Hadîs-i Mustafâdır bu sakın olma aña münkir
Baña bu maksad-ı aksâ virirse ol Ganî Vehhâb Sivâsına nazar itmem oluram hâ'ir ü bâ'ir
Ana rahminde itmişem anı tevhîd ü takdîs men Geçirdim 'ömrimi zikriyle aniñ oluban zâkir
İder ma'şûkınıfi yâd ismini 'âşık unutmaz hîç Gice gündüz iderem zikrini pes olmazam fâtır
Olubdur 'âşık-ı tevvâkı ol húbiñ bu Kuddûsî Visâlini umub olur beher an zikrini müksir
Vakt olur bu gönlime
Vakt olur bu gönlime bir cezbe Rahmândan gelir Sanuram ki berk-ı hâtıf çerh-ı devrândan gelir
'Aklımı Tâtâr-ı 'ışkı yârimin yağmaladı Yahşi kem her ne gelürse kula sultândan gelir
Derdime dermân umarken derdimi artdırdı dost Añladim ki derd-i gam ârzû-yı dermândan gelir
Bağrıma kâr eyledi şol kez bu 'ışkın tîri kim Kalmadı cismimde tâkat acısı cândan gelir
Bahr-ı 'ışka taldı gönlüm dürr-i 'irfân bulmağa Dürr-i meknûn çün sadef içinde 'ummândan gelir
Dürr-i meknûnın eğer aslını bilem dir iseñ Balığın ağzına düşer katre bârândan gelir
Olamaz her âb-ı bârân dürr-i meknûn mutlakâ Hikmet-i Hallâk-ıla ol âb-ı nîsândan gelir
Her türâb altun olur mı ateşe yakmağ-ıla Himmet-i üstâd-ile aslı anın kândan gelir
Cezbe yükine tahammül eyle Kuddûsî hemân Bir ulu devletdir ol kim câna cânândan gelir
Baña rahm itseñ Kerîmâ
Baña rahm itseñ Kerîmâ rahmetin mi eksilir Çünki Rahmân oldığını halk-ı 'âlem heb bilir
Eyledim ben gerçi bî-had bî-hisâb cürm ü hatâ Sen ki Gaffâr u Ganîsin fazla noksân mı gelir
Sen 'atâ itdiñ ezel bezminde îmânı baña Zu'm ider vâ'iz ki 'isyân ile îmân bozulur
Bir gurura düşmiş ol miskîn bahadırlık satar Râh-ı Hakka gitse bir dem yorgun at gibi solur
Halka va'zı cem'-i mâl itmek içün eyler hemân İl atar tutub sözini kendisi kapub alır
Dahi ider 'âşıkların zikr ü semâ' u vecdine Meclis-i gaybetde gûyâ bülbül-i handân olur
Söylenür 'âdet kadîmden meyl ider cins cinsine Ehl-i 'ışk 'uşşâkı münkir münkiri arar bulur
Geç bu Kuddûsî günâh-kârın suçından çünki sen Hem Rahimsin hem Halimsin hem Sabûrsın hem Gafûr
Kim bilir
Senden özge hâlimi ey Rabb u Rahmân kim bilir Eylesem de gice gündüz âh u efgân kim bilir
Cümle 'âlem halkı baña merhamet itse dahi Bilemez hâlimi (ki) derdime dermân kim bilir
Eylemiş 'ilmiñ ihâta çün be-küllî şeyleri Pes benim matlûbımı ihsânı her an kim bilir
Olmışam muhtâc bugün eyle telattuf yâ Latîf Yoksa baña lutfı ey Vehhâb u Mennân kim bilir
İtdi Kuddûsî tevessül ol habíbiñle saña Sensin ancak müşkilâtı hall ü âsân kim bilir
Çün ey Hudâ
Çün ey Hudâ muztarlara sensin Mugís ü dest-gîr Kaldım bugün nâçâr u muhtâc u garîb ü haste pîr
Sen rahm u rıfk eyle baña hâlim perîşân el-emân Gam-nâk ü melhûf olmışam sensin Habîr dahi Basîr
Sensin cemî'-i ráhimíniñ erhami hem ekremi Geldim kapuña sâ'ilem matlûbımı fazliñla vir
Seksen iki yıl her murâdımı sen ihsân eylediñ Bu gün dahi lutf eyleyüb vir 'âfiyet kılma hakîr
Dûr itme Kuddûsî gedâyı hoş nazardan bir nefes Hem mağfiret eyle anı hem emriñi kılgıl yesîr
Mahbûs-ı bâtın olmışam
Mahbûs-ı bâtın olmışam ma'lûm saña çün ey Habîr 'ílmiñ muhît her şey'i 'Allâmu'l-Guyûbsın hem Basîr
Sen ráhimíniñ erhamisin rahmetiñ evsa'-durur Rahm it baña oldum bugün muhtâc marîz 'abd-i hakîr
Ehl ü 'ıyâl evlâd ü ahfâd akrabâ heb 'âcizân Anlara hem baña sen ol iki cihânda dest-gîr
Seksen ikidir pes yaşım cismim nahîf sıbyânleyin Şâh merhamet re'fet ider 'abdi olursa haste pîr
Çok mihneti yok râhatı Kuddûsî-yi bîçârenin Hem mağfiret hem nusret it ol kocaya sen ey Nasîr
Bir güzeliñ 'âşıkıyam
Bir güzeliñ 'âşıkıyam ki aña yok misi ü nazîr Vuslatını ârzûlaram hicri beni itdi hasîr
Virdim aña varımı heb eyleyüben anı taleb Girmeye 'ışk oldı sebeb çünki firâk emr-i 'asîr
'Işkına dil düşeliden cân u tene geldi vehen Oldı harâb burc-ı beden kıldı beni derdi 'asîr
Goñlime 'ışk virdi safâ rûhıma hem oldı gıdâ Buldum anı derde devâ hükmi kavî nef'i kesîr
Her kim aña oldı şikâr dünyâ olub başına tar Eylemez ol kibr ti vakâr çünki olur hor u hakîr
Havf u recâ bilmez olur 'âr u hayâ bilmez olur ' Iyş u safâ bilmez olur dir aña nâs merd-i fakır
Ol ise bir şâh-ı cihân köhne pelâs içre nihân ' Ârif-i zât kutb-ı zemân vâsıl-ı Yezdân u Kebîr
Gel sözimi diñle dedem virme bu Kuddûsîye gam Yahşidir 'ışk gayrisi kem gayrı ko 'ışk bahrine gir
Cirmim sagîr cürmüm kebîr
Cirmim sagîr cürmüm kebîr 'ömrüm kasîr emrim 'asîr Cismim 'alîl hamlim sakîl 'aklım kalîl 'ıyşım kesîr
Hak 'ışkını virdi baña pes 'âşık olmışam aña Ol bir güzel ma'şûk-durur ki yok aña misi ü nazîr
Takdîri hoş tedbîri hoş her işi hoş bir pâdişâh Bu cümle halkı yaradan Hallâk u Cebbâr u Kadîr
İsmi Kerîmdir hem Halîm ü râhimînin erhami ' İlmi kamu şey'i muhît ol Rabb u 'Allâm u Habîr
Hem altı günde gökler-ile yirleri halk eyleyen Oldur bu mülkiñ mâliki ortağı yokdur çünki bir
Bir anda kün dise olur idi kamusı var hemîn Kullarına ta'lîm içün itmiş bu fi'li ol Nasîr
Her bir güni biñ yıl imiş ol günleriñ işit ahi Kâdir Kavî hem Muktedir aña olur güç iş yesîr
Yetmiş sekiz yaşında bir câhil iken Kuddûsîye Bu nazmı ilhâm eyledi ol ise bir meczûb fakîr
|