|
|
|
GÖZDEN GEÇİRİLEREK ŞİİR ŞİİR DÜZENLENECEK
Helâl me'kil ider imiş
Helâl me'kil ider imiş kişinin kalbini tenvîr Harâm ider imiş inşânı kurd kablan veyâhûd şîr
Olur arslan gibi şerîr kaçar andan kamu mahlûk Eğer inşân eğer hayvân kimi bulursa yıkar yir
İlâhî it baña ihsân helâl rızık hazíneñden Bilürsin çok 'ıyâl evlâd helâlından rızıklar vir
Baña gösterme dâreynde meşakkat gussa gam hergiz Bilürsin pîr-i fânî hasteyem it yolum teysîr
Tahammül idemez ekdâra Kuddûsîye rahm eyle Ki vîrân kalbini anm hemîn it lutf-ıla ta'mîr
Beyhude sanub
Beyhude sanub eyleme zâhid bizi tahkîr Çün itdi bizim göfilümizi 'ışk-ıla tenvîr
Nûş eylemişüz rûz-ı ezelde tolu câmı Dost cezb idüben kıldı bizi kendine teshîr
Virmiş size ol günde hemân zühd-ile 'ucbı Hoş geldi bize eylemesi 'ışkını takdîr
Var fakre rızâmız ideriz fahr u mübâhât Mevlâ fukarâ zümresine itdi bizi mîr
Ol rızkımıza çünki zamîn eylemeyiz şekk Esbâb-ı ma'âşî ider ol lutf-ıla teysîr
Hakdan diledi Şâh-ı rüsül olmağı miskîn Eyler idi miskinlere in'âm-ıla tevkîr
Pes hirfetimiz vecd ü tarab zikr ü tevekkül Bu râha tevâzu' idüben sen dahi gel gir
Kuddûsîye hem eyle meveddet ki olubdur Bir 'âşık-ı Hak mest-i müdâm bağrı yanık pîr
Ey bâd-ı sabâ
Ey bâd-ı sabâ 'ışkımı cânâna haber vir Hem itdiğini hasreti bu câna haber vir
Heb başıma bir bir geleni eyle ifâde Bu bendesinin hâlini sultâna haber vir
Her şâm u seher eylediğim âh u figânı 01 kân-ı kerem sâhib-i ihsâna haber vir
Çekdiklerimi anın içün dest-i rakîbden Var ol saçı sünbül lebi mercâna haber vir
Kuddûsî-yi dîvâne sana sıdk-ile 'âşık Olmış deyü ol server-i hûbâna haber vir
Sülûk ahvâlini sâlik
Sülûk ahvâlini sâlik yola gidüb gelenden sor Eğer gavvâs olam dirsen bu deryâya talandan sor
Tarikat sırrını sorma muhaddisden müderrisden Hakîkat 'ilmini dersi Hudâsından alandan sor
Bilemez ehl-i zâhir ehl-i bâtın bildiğin zinhâr Sorar isen anı 'ayne'l-yakîn Hakkı bilenden sor
Bu bir 'ilm-i ledünnî kim bilen dimez diyen bilmez Bilür 'ârif bu 'ilmi sen yüri var anı andan sor
Bu Kuddûsîleyin câhil mukallid müdde'î çokdur Visâlin tarzını mürşid olub vâsıl kılandan sor
Sor
Firâkın acısını zâhidâ gel ben garîbden sor Ne eyler 'âşıka ma'şûkı anı 'andelîbden sor
Bu 'ışkın kadrini müftî müderris sanma bilürler 'Ulüvv-i kadrini anın sülük ehli münîbden sor
Devâ-yı derd-i hicrânı eğer sormak diler isen Bu fende bir mahâretli hazâkatli tabîbden sor
Ne bilsün dost elinden hâletîn hamrıñ o sûfî hem Bu Kuddûsî fakîr ki gönü 'ışk-ıla ra'îbden sor
Dâr-ı rihletdir bu dünyâ
Dâr-ı rihletdir bu dünyâ câhına itme gurûr ' Akıbet aña gelenler cümlesi eyler 'ubûr
Mâlını cem' itme zinhâr hâlini ifsâd ider Dînini yağmaya virme terk-i dünyâ idegör
Balı semdür mâlı hemdür 'îşi gamdur hoşı kem Dür ider Hakdan seni anın hemân terkini ur
'Aşık-ı sâdık olan itmez aña hîç iltifât Çün kati mekkâredir süllâki yoldan alıkor
Hak Te'âlâ mü'mine dünyâyı zindân eylemiş Sen bu zindânın içinde yapayım dirsin kusûr
Sanma kim bir ferde eyler kahbe zen zerre vefâ İşleri çünki dem-â-dem hud'a vü mekr ü fücûr
Var kubur içre yatan mevtâya kıl bir kez nazar Anlara ol eylemiş mi hîç vefâ ey gözi kör
Nice bir tâbi' olursın bu hevâ-yı nefse sen Eğri yola çün gidersin toğrıdan idüb nüfûr
İsteme Kuddûsiyâ dünyâda câh u mâlı sen Çün harâmdır ehl-i Hakka dû-cihân cennât u hûr
Ma'âdin kesbidir insân
Ma'âdin kesbidir insân kimi mahbûb kimi menfur Kiminiñ halka nef'i çok 'azîz makbul kimi mehcûr
Kimi 'âlim kimi câhil kimi 'âdil kimi zullâm Kimi muslih kimi müfsid kimi mün'im kimi makhûr
Kimisi 'âşık-ı Mevlâ kimisi tâlib-i cennet Kimi Kârûn kimi mâl cem' idüb olur Hudâdan dûr
Kimisi hayra sa'y ider kiminiñ kârı şer hemân Kimi ihsân-ıla ma'rûf kimisi gasb-ıla meşhur
Kiminde yok iken 'irfân aña Hak 'ârifi dirler Kimisi ma'rifet kânı velî iken olur mestur
Kimisi ehl-i dünyâ sûretinde hâs veliyullah Kimi eyler riyâ halka içi vîrân tışı ma'mûr
Bize vâcib olan Hakka inâyet sıdk u şevk-ıla Olur Kuddûsîyâ bil niyyeti ile kişi me'cûr
Mağfiret eyle bizi
Mağfiret eyle bizi ey Rabb u Tevvâb u Gafûr İşledik biz hadden efzûn zenb ü tuğyân u fücûr
Kudretin var gerçi her şey'e velâkin ey Kadîr Saña lâyık 'afv u gufrân bizlere 'ayb u kusûr
Dû cihânda şerm-sâr itme günâh-kârdır deyü İderiz tevhîd seni çün rahmetiñden kılma dûr
Kesmeyiz hergiz ümîdi suçumuz çok ise de İtmişüz îmân saña kim hem Halîmsin hem Sabûr
Pîr-i fânî haste Kuddûsî kuluñ ma'lûm saña Lutf idüben eyle idhâl kalbine anın sürür
Beni Mecnûn-ı şeydâ eyleyen
Beni Mecnûn-ı şeydâ eyleyen bir bî-misil hûbdur Gürûh-ı 'âşıkân beyninde anm vaslı matlûbdur
Bu mülkiñ mâliki oldur nazîri yok şerîki yok Şerîki var diyen müşrik münâfık bil ki mahcûbdur
Riyâ şirk-i hafî imiş hazer kıl zâhidâ andan ' Amelde olmasa ihlâs çoğ-ise dahi ma'yûbdur
Şerî'at var tarikat var ma'ârif var hakikat var Kamusından hakikat 'ilmi râh-ı Hakda mergûbdur
Sülük eyle tarîk-ı evliyâya kalma zâhirde 'İlimler içre bâtın 'ilmi çün bu yolda mergûbdur
Tarîklar içre süllâke tarîk-ı Kâdirî eshel Ki bu gaflet zemânında bu yol âsân ü merhûbdur
Hızır-veş ol velîsine tecellî eylemişdir Hak İder melhûflara imdâd husûsâ ol ki mekrûbdur
Dimiş ben iderem irşâd mürîdimi olub rehber Muhakkak bilsün ol sâlik erenlerden ki mahsûbdur
Hemân alsun icâzet bir icâzet sâhibi erden Karışmasun halîfe hîç aña çün baña mensûbdur
Halîfe kâmil olmak şart değildür bu tarîkda bil Dime kâmil değil şeyhim hevâ-yı nefse mağlûbdur
Gice gündüz beher dem sen hemân tevhîde ol meşgûl Münâfıklar disünler bu kişi mecnûn u meczûbdur
Bu Kuddûsî fakîr dervîş-i Gîlânî olub dir kim Bize buğz u cefâ iden felâh bulmaz çü magzûbdur
Ne sırdur bu ne hikmet
Ne sırdur bu ne hikmet ehl-i Hakda derd belâ çokdur Ki aniñ dostlanniñ ekserinde mübtelâ çokdur
Ne 'illetden ne kılletden ne zilletden olur hâlî Hudâ ehlinde gam gussa elem rene ü 'anâ çokdur
Münâfık mülhid ü zındîk mürâ'î şâd u handândır Muhakkak 'ârif ü kâmilde her dürlü cefâ çokdur
Bulunmaz sâlik-i sâdık müsellikler çekildiler Hilâfet iddi'â iden mukallid bî-vefâ çokdur
Şerî'atdan tarîkatdan hakîkatdan tehî desti Satar şeyhlik hemân halka içinde kin riyâ çokdur
Sözimiz zâhire bizim değildür bâtın ehline Kubâb altında Hakdan gayrı bilmez evliyâ çokdur
Sıfât-ı nâs ile anlar sıfatlanub bilinmezler ' Avâm şeklinde görinür gürûh-ı asfıyâ çokdur
Sene biñ iki yüz elli ve üçdür eyledim tevrîh Bu târîhde melâmet ehli ahyâr var katî çokdur
Ümîdi kesme yok mürşid deyii Allah ki Hâdîdür Devâm it zikre çün zâkirlere Hakdan 'atâ çokdur
Beni çok zikr idiñ deyü bize emr itdi Kur'ânda Ki çok zikr eyleyenlerde ehibbâ-yı Hudâ çokdur
Yaşım yetmiş bire irdi sabâvetden berü zikrim Hemân tevhîd-i Hak çün anda esrâr ü safâ çokdur
Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb dir zikr ile geldim Bu pîrlik çağına bildim ki tevhîdde 'alâ çokdur
Pîr-i 'âciz olmışam
Pîr-i 'âciz olmışam hâlâ işim zenb ü fücûr Rahmetiñden kesmezem hergiz ümîdi ey Gafur
Nefs ü iblîs ü hevâ şehvet dahi sû'-i karîn İtdiler igvâ beni kalmadı gönlümde huzûr
Toldı pes 'ışk-ı mecâzî kalbime deryâ gibi Çok nisâ itdim tezevvüc virdiler baña fütur
Geçmedi bu pîrliğimde dil mecâzîden henüz İtmedi 'ışk-ı hakîkî güneşi kalbde zuhûr
Zühd ü takvâ 'ilm ü a'mâli unutdurdı bu 'ışk Girdi ol dil karyesine itdiler anlar nüfûr
Kesret-i evlâda olub mübtelâ çekdim cefâ ' Işkım fazlınla vir bulsun hazîn gönlüm sürur
Mâsivâdan eyle ignâ bu fakîr Kuddûsîyi Dâ'imâ kalsun seniñle itme senden anı dûr
Zâkir-i Hallâk
Zâkir-i Hallâk-ı halkın tâli'i mes'ûd olur Bil aña buğz eyleyen İblîs gibi merdûd olur
Hak buyurmış kim celîsiyem beni zikr ideniñ Her kimiñ Mevlâ celîsi olsa ol mahmûd olur
Kalbde 'irfân zikr-ile hâsıl olur ancak işit Zâkiri her kim sever andan Hudâ hoşnud olur
Sohbet iden ol gürûh-ile şakî olmaz imiş Eşkıyâdan ise de ol zümreden ma'dûd olur
'Işksız olan kişinin girmez kulağına simâ' Ehl-i 'ışka savt-ı bülbül nağme-i Dâvûd olur
İtme anlara 'adâvet sev seni sevsin Hudâ Her kimi sevmez Hudâ dîni anın mefkûd olur
Eski zâkir hem müzekkirden bu Kuddûsî fakîr Her kim atarsa aña taş kendi nâ-mevcûd olur
Her ne kim kişi severse
Her ne kim kişi severse ol aña ma'bûd olur ' Âşıkın ma'bûdı Mevlâ kendüsi mes'ûd olur
Mâsivâya meyl iden Hakdan cüdâ olur hemîn Defter-i 'uşşâkda aniñ ismi nâ-mevcûd olur
Zikr-ile kalbe tolar 'ışk-ı Hudâ deryâ-misâl 'Işksız olan 'âbid olursa dahi merdûd olur
Çün 'ibâdet eyler ol cennet içün Tenrisine Zümre-i ehl-i Hudâya girmeyüb mefkûd olur
Ma'rifet şemsi gönülde zikr-ile eyler tulü' Sıdk u ihlâs-ıla zikre sa'y iden mahmûd olur
Olagör tevhide meşgûl rûz u şeb Kuddûsîyâ Ehl-i tevhîdden Hudâsı râzî vü hoşnud olur
Çille-i 'ışka giriftâr
Çille-i 'ışka giriftâr olmayan dervîş m'olur Gice gündüz derd-ile zâr olmayan dervîş m'olur
Bir zemân Rûmi Hicâzı yalın ayak baş açık İbn-i Edhem gibi devvâr olmayan dervîş m'olur
Ta'n-ı a'dâya tahammül herkesin kârı değil Çevre katlanub cefâ-kâr olmayan dervîş m'olur
Bülbül-âsâ âh u efgân eyler ehl-i 'ışk olan ' Işk-ıla nâlân u giryân olmayan dervîş m'olur
Zâhidin dünyâ vü 'ukbâda merâmı 'izz ü nâz Mübtelâ-yı zili ü ekdâr olmayan dervîş m'olur
Şerr-i münkirden fırâr idüb ilinden ayrılub Ulu tağda sâkin-i gâr olmayan dervîş m'olur
Firkatin ağusını yudub ümîd-i vasl-ıla Başına işbu cihân tar olmayan dervîş m'olur
Dost yolunda çekmeyen dürlü-be-dürlü mihneti Sabr idüb derdine tîmâr olmayan dervîş m'olur
Yavrısını aldırub hüzn ile ağlayub hemîn Cismi beyzâ gönü bîmâr olmayan dervîş m'olur
Vahşet idüben halâ'ikdan kaçub ıssız çöle İns ü yâr ile beher bâr olmayan dervîş m'olur
' Aşıkın gönline nûr-ı 'ışk tolar deryâ-misâl İçi taşı tolu envâr olmayan dervîş m'olur
Hubb-ı dünyâ her günâhın başıdır didi Resûl Târik-i dünyâ-yı pür-hâr olmayan dervîş m'olur
Dervîş oldum sanma Kuddûsî değilsin şübhesiz Gayrı koyub vâsıl-ı yâr olmayan dervîş m'olur
Varını yağma iden
Varını yağma iden tâlib-i Yezdân olur Cân u cihândan geçen vâsıl-ı cânân olur
Dirme bu sîm ü zeri cifeden olgıl beri Râh-ı Hudâ leşkeri dünyâda 'uryân olur
Ardına ağyârı at eyleme hîç iltifât Giceyi gündüze kat sa'y iden inşân olur
Ko kesel ü gafleti eyleme fevt fırsatı Zikre iden gayreti sâhib-i 'irfân olur
Zâkiri Mevlâ sever zikre çalış ey püser Gâfil olan bî-hüner sonra peşîmân olur
Gaflet ile bitmez iş turma birâder çalış Ehl-i sülûke karış yol sana âsân olur
Aç gözini uykudan rengine 'ışkın boyan Gâfil oluban yatan yolda kalağan olur
Tut sözi Kuddûsîyâ itme bu 'ömri hebâ Zâkiri sanma gedâ çünki o sultân olur
Leyl ü nehâr tevhîd idüb
Leyl ü nehâr tevhîd idüb Mevlâyı kul bulsa nolur Hem cür'a-i 'ışkı yudan deryâ gibi tolsa nolur
Cânâna virse varını terk eylese ağyârını Zikr ide ide yârını sararuban solsa nolur
Üstâdından destur alub 'ışk bahrine gavvâs olub Ka'rına ol bahriñ talub dürr-i yetîm bulsa nolur
Ferhâd gibi tağı delüb ma'şûkına vuslat bulub Cân mürgini dosta salub ölmezden ön ölse nolur
Hak zikrine itse devâm dil kişveri bulsa nizâm Nûş eylese hem tolu câm mest-i müdâm olsa nolur
Kuddûsîyâ sâdık olan irer murâda bî-gümân 'Ârif olub nefsin bilen Teñrisini bilse nolur
'Âdeti 'âşıkların
'Âdeti 'âşıkların âh-ile efgân olur 'Işk-ıla yaniklarıñ işleri giryân olur
'Işka giriftâr olan gönlini dosta salan 'Aklı virüb 'ışk alan vâlih ü hayrân olur
İçine bir od düşer 'ışk-ıla kaynar taşar Cismi yanuban bişer ciğeri biryân olur
Gönline hîç mâsivâ gelmez anıñ mutlakâ Sanmanız anı gedâ çünki o hâkân olur
Ad-ıla sandan geçer iki cihândan geçer Cism ile cândan geçer vâsıl-ı cânân olur
Kârı olur zikr-i yâr 'ışkı ider ihtiyâr Zühdi gönülden savar mahzen-i 'irfan olur
Halkın içinden çıkar kal'a-yı nefsi yıkar Sîl gibi çağlar akar soñ ucı 'ummân olur
Dir ana münkir deli ol ise Hakka velî Zikre müdâvim dili 'ârif-i pinhân olur
Kande bakar dost görür vecde gelüb raks urur 'Âleme hükmi yürür cümleye sultân olur
Gönüne cezbe tolar benzi sararır solar Yârini ârzû kılar vasl-ıla handân olur
Eyleme Kuddûsîyâ kendini dostdan cüdâ 'Işka olan âşinâ vâsıl-ı Yezdân olur
Bâde-i 'ışkı içen
Bâde-i 'ışkı içen esrük ü medhûş olur Pence-i 'ışka giren vâlih ü hâmûş olur
Varını ma'şûkına 'âkıbet eyler fidâ Ayağının altına yüzleri mefrûş olur
Subh u mesâ ismini turmayuban yâd ider 'Akl u şu'ûrı gider şöylece bî-hûş olur
'Aşık-ı dîdâr olan meyl-i sivâ eylemez Levha-i gönülde dost çehresi menkûş olur
Mültefit olur mı hîç 'âşık-ı zât gayriye Bakmaya ağyâra bî-tâkat u bî-tûş olur
Mülki gözi göremez mâlikini görenin Kird-i sivâdan kamu taht-ı dili boş olur
Sen dahi Kuddûsîyâ nûş-ı şarâb eylegil Çün anı bir kez içen sermedî serhoş olur
Derd-i 'ışkı çekmeyen
Derd-i 'ışkı çekmeyen insân değil hayvân-durur Ana her kim mübtelâ oldıysa ol insân-durur
Birtakım dünyâ-perestin lâfına yok i'tibâr Sûret uğrıları anlar sanmanız merdân-durur
Sözleri ahlâ 'aselden özleri taşdan katı İşleri kibr ü riyâ vü hîle vü destân-durur
Yakmamış ol zâhidin 'ışk ateşi çün bağrını Oturub meclisde dir kim ehl-i 'ışk nâdân-durur
Bir nefes dûr olma 'ışkdan sen hemân Kuddûsîyâ Her kimin kim 'ışkı yokdur bil işi hüsrân-durur
Her kim ki döşek altına
Her kim ki döşek altına esmâ yazılmış nesne kor Havf itmeyüb Hakdan anın üstine her dem oturur
'İlm ü 'ibâdâtı çok ise de dahi kâfirdür ol Dîn ü nikâhı cümle a'mâli anın habt olunur
Ahir nefesde selb-i îmân ibtilâsından dahi Ol gâfilin küfr-ile mahşûr olmasından korkulur
Ta'zîm-ile vâsıl olur imiş kamu ehl-i kemâl Ta'zîmi terk iden oluban münkatı' mahrum kalur
Bilen 'Azîmi ismine ta'zîm ü tekrîmler ider 'İrfânı olmayan ider iclâl ü ta'zîmde kusûr
Kâdî müderris müftî beg pâşâ vücûh-ı beldeler İşler bu fi'li eksen cühhâl görüb hoş kâr sanur
Ahir zemân mü'minlerinin hâlleri müşkil-durur Elfâz-ı küfri söyleyüb dirler bize bundan nolur
Kuddûsîyâ sen eyle istiğfâr kamu ihvân içün Virir Hudâ kul her ne ister ise matlûbın bulur
Kerîmâ kapuna geldim
Kerîmâ kapuna geldim beni kıl şâd u mesrur Olalı mübtelâ 'ışka bu gönlüm oldı meksûr
Ne hâcet i'tizâra çün bilürsin 'özrimi sen ' Alîmsin oldığımı 'ışk u sevdâ ile ma'zûr
Kime 'arz ideyim ahvâlimi ben senden özge Şu vîrân gönlimi vaslın demiyle eyle ma'mûr
Saña ma'lûm-durur ki ehl-i 'ışk bilmez utanmak Olurlar halk içinde ol mesâkin hór u menfûr
Ya tahlîs it beni girdâb-ı gamdan ey Hudâvend Ya vir matlûbumı olsun bu gönlüm beyti pür nûr
Habíbiñ hakki-çün Kuddûsîye lutf eyle ey Hak Günâhına bakub itme anı gümrâh deyü dür
Biz güneh-kâr kulları
Biz güneh-kâr kulları sen mağfiret it yâ Gafûr Çün saña gufrân yaraşur bizlere cürm ü kusûr
Birtakım mücrimleriñiz biz velîkin dâ'imâ Eyleyüb tevhîd seni zikrinle bulırız huzûr
Zenbimiz itdi ise hadden tecâvüz pes bizim Rahmetiñ deryâsının bir katresi anları yur
İtmişüz îmân saña hem dâ'imâ zikr ideriz Bizi ihrâk idemez girsek cahîme dahi kor
Nûr-ı tevhîd nûr-ı îmân nûr-ı 'ışk u ma'rifet Birleşüb itfâ iderler nâr-ı dûzah mahv olur
Gice gündüz tevbe istiğfâr-durur hem kârımız Dir bu Kuddûsî bizi sen rahmetiñden itme dûr
Bil ki cennet ikidür
Bil ki cennet ikidür birinde var hûr u kusûr Birisinde 'âşıkân eyler hemân zevk u huzûr
Anlarm dâ'im işi dost yüzine itmek nazar Cennetin ni'metleriyle eylemezler hîç sürür
Tâ ezelden kalblerin cezb eylemiş ol dil-rübâ Ol gürúhiñ tâ ebed manzarları dîdâr olur
Yigrenürler cîfe-veş cennetden ol 'uşşâk-ı Hak Halk içinde şimdi anları gören nâdân sanur
Eskiler geyüb gezerler taş atarlar nâs hemîn Tıfl-ı asgar yüzlerine sille urub tükürür
Eylemezler pes gazab gülüb olurlar şâd-mân Hoşlanub cünbüşlenürler eylemezler hîç nüfûr
Sen niçün sabr eylemezsin münkirânın ta'nına Hâlbuki Kuddûsîyâ kârın senin zenb ü kusûr
Bugün ey râhimînin
Bugün ey râhimînin erhami düşdüm beni kaldır Ki çok ağlamışam rahm eyleyüb fazlın ile güldür
Bilürsin çünki yokdur itmeye kulluk sana şimdi Kocadım lutf idüb 'ışkın ile dil hânesin toldur
Gice gündüz olayın zikrine meşgûl huzûr-ıla Tulü' itsün ma'ârif şemsi kalbimde seni bildir
Geçir bu kîl ü kâlden it hidâyet râh-ı merdâna Gürûh-ı 'âşıkândan kıl beni 'ışk bahrine taldır
Dahi inşâ-yı eş'ârdan geçir kıl zikrine meşgûl Bu pîr Kuddûsîyi ölmezden evvelce hemîn öldür
Eğer ister isen olmak
Eğer ister isen olmak ma'ârif bahrine gavvâs Resûlin isrine tâbi' olub ayağını bek bas
Bu yolda ins ü şeytânı ider çok sâliki ihlâk Sanurlar anı Rahmânî ol ise mülhid ü harrâs
Mukayyed olmaz aslâ sûret-i şer'-i şerîf ile Nice mü'minleri yoldan çıkaruban ider irhâs
Uçarsa dahi aldanma ki istidrâcdur ol bî-şek Kanadlarını kes aniñ elinde çün seniñ mikrâs
Li-vechillah ider nushı saña vallâhî Kuddûsî Resúliñ izini gözle dir iseñ kim olayım hâs
Sâlikâ ihlâsı eyle
Sâlikâ ihlâsı eyle cümle a'mâle esâs Şol zeheb kim hâlis olmaz adına dirler nuhâs
Ehl-i mahşer itdiği demde feza'lar şöyle bil Görmez aslâ muhlis olan kişiler hîç irtikâs
Kalbiñi kibr ü riyâdan pâk ider iseñ eğer Geydirir yarın seniñ Hak eğnifie nûrdan libâs
Şol mürâ'î záhidiñ heb zühd ü takvâsı hebâ Çün ne mikdârı 'amel kıldıysa eyler intımâs
Zühd ü takvâyı virüb yağmaya aldiñ 'ışkı pes Eyle Kuddûsî dem-â-dem Hâlika hamd ü sipâs
Olur müflis iden
Olur müflis iden insân-ı câhil ile istînâs Birâder 'uzlet it nâsdan ki saña gelmesin iflâs
Yaraşmaz sâlike gâfıller ile eylemek ülfet İderler çün anı igfâl tolar kalbine pes vesvâs
Bu vaktiñ halkiniñ zîrâ kulûb sarrafıdır çoğı Saña lâzım olan tenhâda itmek zikr-i Rabbü'n-nâs
Kıyâmet iktirâb itdi sakın ta'mîr-i dünyâdan Gice gündüz Hudâyı zikr idüb ol sâhib-i ihsâs
Ta'allüm it 'ulûm-ı nâfi'e hem it 'amel zîrâ Hudânm düşmeni câhil ider igvâ anı hannâs
Beher gün eyle istiğfârı yüz kerre huzûr-ıla Anı idende bil kalmaz günâhdan hâsıl olan pâs
Salât-ıla selâm it günde on kerre Resule çün Devâm ider aña cümle melek inşân Hızır İlyâs
'Adedsiz olarak tevhide meşgul ol hemîn dâ'im İcâzet virdi Kuddûsî saña ol çalışub habbâs
Yâ İlâhî isterem
Yâ İlâhî isterem lutfiñla hicrândan halâs Kıl 'inâyet yohsa olmaz baña 'isyândan halâs
Mühtedîdir şol kişi kim sen hidâyet eylediñ Yohsa mümkin mi olur igvâ-yı Şeytândan halâs
Mu'cizât-ı Mustafâyı gün gibi görmiş iken Bulmadılar ehl-i tuğyân şirk ü küfrândan halâs
Nefs ü İblîse uyub taldım hatâ deryâsına İsm-i zâtıfi hürmetine dilerem andan halâs
Gerçi Kuddûsî saña hîç itmedi kulluk velî Rahmetiñle geç suçundan bula nîrândan halâs
Hudânın zikrini
Hudânın zikrini itmekle zâkir eyler istînâs Gice gündüz devâm it zikre sen de ol e'azz-i nâs
Gezer iken oturub hem yatur iken okur iseñ İder Mevlâ saña 'ârif libâsın 'âkıbet ilbâs
Resül dimiş ki tevhîd cümle zikrin efdali hem çün Bırakmaz hîç günâh zâkirde hem kalbinde kir ü pâs
Goñüller saykalı tevhîd-durur koymaz sivâ hergiz ' Adedsiz oku anı eyleme az çok deyu vesvâs
Beşerlik hâlidir kâh az okur kâh çok anı zâkir Eğer bir mâni' olub terk olunsa itme hüzn ü yâs
Dahi câ'iz-durur zikr eylemek âbdestli âbdestsiz Seni men' itmesün andan cevâz yokdur deyü hannâs
Sözin tut ey birâder sen bu Kuddûsî fakirin bil Ki buldı zikr ile 'izzet sa'âdet Hazret-i İlyâs
Kamu zikriñ buyurmış
Kamu zikriñ buyurmış efdali tevhîd çü hayrü'n-nâs Devâm idüb aña sen ey ahî ol sâhib-i ihsâs
'Alîye eylemiş telkîn anı iki cihân fahri Çalış aña dir iseñ kalmasun goñlümde kîr ü pâs
Okumak câ'iz imiş bil anı âbdestli âbdestsiz Hemân zikr eyle rûz u şeb idüb anınla istînâs
Geçirme vaktim boşa idüben nâs ile ülfet İder ünsiyyet itmek halk ile îrâs saña iflâs
Tutar iseñ eğer pendini Kuddûsî fakíriñ sen Olurlar heb saña yoldaş meleklerle Hızır İlyâs
Sâlikâ olmak dilerseñ
Sâlikâ olmak dilerseñ Hak katında 'abd-i hâs Eyleme bir hatve Peygamber izinden infisâs
Aña uyan kámiliñ ardınca git ayrılma hem Ayağın basdığı yire gözle dâ'im sen de bas
Çün şerî'atsiz tarîkat işi bitmekdir muhâl Her ne buldılarsa buldılar şerî'atla havâs
Ma'rifet işi dahi bitmek tarîkatsiz muhâl Hem hakîkat ma'rifetsiz bil olunmaz iktinâs
Mü'min-i kâmil-durur Hakkı bilen 'ayne'l-yakîn Ol ki Mevlâsını bilmez nice eyler ihtisâs
Ma'rifetsiz kişi benzer şol kalaylu tasa kim Kırmızı bakır içi anın hemân taşı rasâs
Turma Kuddûsî çalış tahsîl-i 'irfân eyle kim Tenriyi her kim bilürse ol bulur şirkden halâs
Bir ahad bulmaz cihânda
Bir ahad bulmaz cihânda derd ü mihnetden halâs Ne refî' u ne vazî' u ne 'avâm u ne havâs
Çok meşakkat derd ü mihnet her belâ inşân içün Kimine keffâret olur görmez âhretde hasâs
Kimisi bulur terakkî rütbesi olur yüce Kimine kahr u gazabdur ki Hudâ eyler kısâs
İşlemez aslâ melâ'ik zenb ü 'isyân zerrece Ol ecilden oldı üç hâl nev'-i insânîye hâs
Çün meleklerde günâh olmaz ki keffâret ola Ya olalar kahra lâyık bulalar höd infisâs
Hem meşakkat görmez anlar ki terakkî ideler Sana muhtass bil terakkî sabr idüb ol 'abd-i hâs
Mü'minin çekdikleri zahmet kamu rahmet-durur İtme Kuddûsî belâ vü mihneti hîç iğtimâs
Ey Mugîs 'abd-i nâçâre
Ey Mugîs 'abd-i nâçâre eyle imdâd el-Gıyâs Yolcıyam hîç yok fakîrim râh ile zâd el-Gıyâs
İbtidâ hâlimde hoş itmiş idim râha sülük Eyledi yoldan beni dür nefs-i bî-dâd el-Gıyâs
Gönlüme 'ışk-ı mecâzî toluban itdi harâb Kıl bu vîrân gönlümi 'ışkınla âbâd el-Gıyâs
Hırs ile şehvet beni rüsvâ-yı 'âlem itdiler Oldı fitne mâl ü ezvâc dahi evlâd el-Gıyâs
İstihâre istişâre sünnet iken itmedim Bu kuyüduñ cümlesinden eyle âzâd el-Gıyâs
Yok mu'înim senden özge hîç baña ol dest-gîr İsmini idem beher ân her zemân yâd el-Gıyâs
Çıkdı Kuddûsî tarîk-ı evliyâdan Hâdiyâ Ol tarîkdan azmışı it yola irşâd el-Gıyâs
Yâ Mugís ü Müste'ân
Yâ Mugís ü Müste'ân zulmetde kaldım el-Gıyâs Pîr-i fânî olmışam kürbetde kaldım el-Gıyâs
Yok enîsim ki idem aniñla istînâs bugün Sen baña olgıl enîs vahşetde kaldım el-Gıyâs
Düşmişem tut destimi ol dest-gîr kaldır beni Hasteyem kıl tesliye gamretde kaldım el-Gıyâs
İdemez oldum saña kulluk cevârih ile hîç Tâkatim yok kulluğa hayretde kaldım el-Gıyâs
Nûr-ı 'irfân tolmadı deryâ gibi hem göñlime Olmadım 'ârif seni kasvetde kaldım el-Gıyâs
'Uzlet itdim nâsdan ammâ fitneden kurtulmadım Çünki çok evlâd 'ıyâl kesretde kaldım el-Gıyâs
Ehl-i dünyâ itmek isterler beni bu fitneler Eyle âsân işimi 'usretde kaldım el-Gıyâs
Sûretâ gerçi vatanda sâkinim lâkin katı İgtirâbım var-durur gurbetde kaldım el-Gıyâs
Sen beher şey'e kadirsin eyle îsâl şu beni Ol habíbiñ şehrine hasretde kaldım el-Gıyâs
Eyle Kuddûsîye imdâd ki katî melhûf olub Rûz u şeb dir ey Rahîm firkatde kaldım el-Gıyâs
'Işk-durur iki cihânda
'Işk-durur iki cihânda çün baña mergûb şâdî İtme andan dûr beni ey Müste'ânım el-Gıyâs
Neylerem men mâsivâyı var iken sen şâh-ı hûb Eyledi evsâf-ı hüsnüñ şehr-i dilde inbisâs
Zümre-i 'uşşâk ile bahs-ı visâlin eyleriz İtmeyiz 'ubbad ile cinâne lâyık ibtihâs
Zikrini eyler muhib dâ'im hemân mahbûbının Şevk-i dildân ider gönlinde zîrâ ibti'âs
Kılma 'ışkdan ey Hudâ Kuddûsiyi hergiz cüdâ Görmesün bir dem seniñ lutfuñla andan ihtisâs
Ey Hudâ men kapuña
Ey Hudâ men kapuña ihsâna geldim el-Gıyâs Bir fakîrem sen Ganî sultâna geldim el-Gıyâs
Çok kabâhat yok 'ibâdet yoldan azdım nideyim Mağfiret deryâsı bol gufrâna geldim el-Gıyâs
Gerçi mislim yok-durur 'isyânda ben bir sâ'ilem Sen Cevâd u Kâdir ü Kayyûma geldim el-Gıyâs
Nefs ü şehvet 'ışk-ı hûbâna düşürdiler beni Her cihetden dertlüyem dermâna geldim el-Gıyâs
'Ar u nâmûs havf u haşyet koymadı 'ışk-ı mecâz Bir güneh-kâr kuluñam sen Hâna geldim el-Gıyâs
Okudum esmâ-yı hüsnâ içre Gaffâr ismini Kesmezem ümîdi sen Hannâna geldim el-Gıyâs
Yok bu Kuddûsî gibi 'âlemde bir gümrâh deyüb İ'tirâf-ı cürm-ile dîvâne geldim el-Gıyâs
Kâ'inâtı yaradan
Kâ'inâtı yaradan Hallâk u Deyyân el-Gıyâs Eylegil bu derdime yâ Rabbi derman el-Gıyâs
Takatim yok hasretin acısına sabr itmeğe Eylerem subh u mesâ âh ile efgân el-Gıyâs
Çeşmime hâbı haram itdi visalin arzûsı Yakdı kül itdi beni pes nâr-ı hicran el-Gıyâs
Bî-karâr oldum tuyaldan 'ışkın esrarını ben Bir dem eğlenmez dil ü canım perîşân el-Gıyâs
'Andelîbem ağlarım 'ışkınla vakt-i subha dek Her gice iki gözümden dökilür kan el-Gıyâs
Dost beni vaslın hevâsı kıldı bî-râhat nidem Kalmadı bu dilde takat sabra bir ân el-Gıyâs
'Işkına gönlüm giriftar oldı ârâm eylemez Eyledi çün başıma dünyâyı zindan el-Gıyâs
Arzular canım visalin şerbetini teşnedür Bir kadeh bahr-ı keremden eyle ihsan el-Gıyâs
İtme Kuddûsî fakîri bâb-ı lutfundan cüda Yandı cismi firkatinle oldı biryân el-Gıyâs
Yokdur cihanda nesne kim
Yokdur cihanda nesne kim halk eylemiş Mevlâ 'abes Zâhid sanur 'uşşâk-ı Yezdan olısar hâşâ 'abes
'Işk-ı mecazî kantara 'ışk-ı hakîkîye işit Zann itme sûfî 'ışk 'abes Mecnûn 'abes Leylâ 'abes
Zemm eyleme dünyâyı çün 'ukbâya oldur armağan Tahsîl-i zâd iden mücâhid der mi hîç dünyâ 'abes
Küffârı hem yaratmasında hikmeti çok Halikın Pes dime Nasrânî Yahûdî müşrik ü tersâ 'abes
Mü'min olur me'cûr gazâ itmek ile hem bî-hisâb Fehm eyle sen olmadığın bunca kıtal gavgâ 'abes
Ahretde her bir mü'mine olur iki kâfir fedâ Ey ma'rifetsiz kişi bir şey'e dime asla 'abes
Ölümde var çok fâ'ide Kuddûsiyâ fehm eylegil Zîrâ değil toprak içinde yatdığı mevta 'abes
Eylemez bir nesne halk
Eylemez bir nesne halk Halik işit zinhar 'abes Niçün olsun cân u dilden 'âşık-ı Cebbar 'abes
İtme 'uşşâk-ı Hudâya buğz u inkâr zâhidâ Bil muhakkak kim senin bu itdiğin inkâr 'abes
Anların kârı hemân zikr-i Hudâdır her zaman Zu'm ider misin 'aceb kim olısar bu kâr 'abes
Cümle eşya Teñriyi takdîs ü tesbîh idicek Hîç olur mı ehl-i 'ışkın itdiği ezkâr 'abes
Fehm olunmaz dir imişsin anların hem zikrine Sanma kuşdan kurbağadan sâdır olan zâr 'abes
'Âşıkân beyninde dirler zikr-i zenbûrî aña Cümle hakdır dime kim izhâr güzel ızmâr 'abes
Bıçkı zikri var erenler arasında mu'teber Nûr-ı 'irfan ile fehm iden dimez minşâr 'abes
Hem körükden ism-i Hûyı aşikâre fehm iden Diyebilür mi bu körükde olan esrar 'abes
Cümle mahlûkâta bak eyle tefekkür sıdk-ıla Di bize bulur iseñ 'âlemde bir şey var 'abes
Münkir ü mubgızlan yaratmasında var hikem Dime imdi yitmiş iki fırka hem küffâr 'abes
Nice hikmet var Hudâ halk itmesinde dûzahı Bil yakînen kim değil uçmak 'abes hem nâr 'abes
Ta'n ider sûfî Hudâ 'uşşâkına Kuddûsiyâ Zer gibi zakirleriñ gönlindeki envâr 'abes
Dostdan beni dûr itmeğe
Dostdan beni dûr itmeğe sensin sebeb ey hâr nefis Yol virmediñ bir dem baña dostdan yaña mekkâr nefis
Yoldan şaşırdın beni ey 'ariflerin (pes) düşmeni Hükm eylediñ şeytân-ıla oldiñ baña ağyar nefis
Ağyar ile yâr eylediñ yârimi ağyar eylediñ Turağımı nâr eylediñ âhir benim murdar nefis
Gayet ile sevdim seni inkârlara saldın beni Râm eylediñ cân u teni sen kendine idbâr nefis
Yâr olmışam şimdi saña hîç bakmazam dostdan yaña Endîşeler virdiñ baña turmayuban ekdâr nefis
Dürlü nefis ta'âm-ıla besler idim dâ'im seni Bir kezceğiz itsem su'âl heb eylediñ inkâr nefis
Hîç bir vefan yokdur bize bildim seni ey muhteşem Olsa idin atamıza itmez idin icbar nefis
Var nefs-ile eyle cidal vakt-i seher Kuddûsîyâ Tâ ki saña bu fânîde el katmaya zinhar nefis
İdelim dostlar sizinle
İdelim dostlar sizinle hüsn-i canandan bahis İtmeyelim câh u mâl u cism ile candan bahis
Çün kadîmdür zât-ı pâki mâsivâsı fânîdir Her zemânda her nefesde idelim andan bahis
Varmayalım yanına hîç bahs-i ağyar idenin Çün ider 'ubbâd u zühhâd hûr u gılmândan bahis
Nidelim biz himmeti alçak olan nadanları Ehl-i 'ışk ile idelim vasl-ı Yezdândan bahis
İbn-i Edhem gibi cümle varımızı terk idüb İtmeyelüm kand ü bâl ü âb ile nândan bahis
Açalım meydân-ı zikri yanalım 'ışk odına Eyleyelim bizi yakan nâr-ı sûzândan bahis
E's-salâ dir size Kuddûsî fakîr ey 'âşıkân Zühdi koyub eyleyelim 'ışk u 'irfandan bahis
Çün Hudâ ben zâkirime
Çün Hudâ ben zâkirime olurum dimiş celîs Zikr-i ağyardan geçüb ol zikr-i Mevlâya enîs
Tîz vakitde ma'rifet şemsi toğar kalbinde bil Zikri iksâr eyleyen olur kamu nâsa re'is
Pâk ider dil şehrini hem mâsivâdan 'akıbet Ehl-i zikre cevr iden bulmaz felah olur habîs
Yâr-ı Hakdır çünki zâkir it mahabbet dinle söz Kabri cennet ravzası olur anın sanma halîs
Sen hemân tevhîde eyle iştigâl Kuddûsîyâ Gice gündüz turma hîç zâhidleyin olma hasîs
Senin Gaffar u Settâr
Senin Gaffar u Settâr oldığın çün bildim ey Kuddûs Günâhım bî-şümâr iken kapuna geldim ey Kuddûs
Habîbin Ahmed-i Muhtara adaş olmışam zîrâ Vesâ'il içre anı hoş vesîle buldum ey Kuddûs
Ne denlü gâfıl isem de iderem zikrini dâ'im Ki zikrinden be-gâyet zevk u lezzet aldım ey Kuddûs
Zikirsiz fevt olan vaktim heba oldığını bilüb Nedamet seyfi ile yüreğimi dildim ey Kuddûs
Hemân şimdi seni tevhîd ü takdîs eylemek şuglım Bu gönlüm pasını tevhîdin ile sildim ey Kuddûs
Sana fazlın ile ancak beni mensûb iden sensin Ki Kuddûsî dinilmekle tefe'ül kıldım ey Kuddûs
Beni bir nutfe iken
Beni bir nutfe iken çünki insân itdin ey Kuddûs Dahi îmân u 'ilm ü 'ışkı ihsan itdin ey Kuddûs
Hemîn bu ümmet-i merhûme-i magfûreden kıldın Dahi ehl-i yakîn u sıdk u 'irfan itdin ey Kuddûs
Tarîk-ı evliya vü asfiyâya eyledin teslîk Muhibb-i âl-i sahb-i fahr-i ekvân itdin ey Kuddûs
Nihayet yok senin bahr-i 'atâ vü rahmetine hîç Kılub 'âşık sana işimi efgân itdin ey Kuddûs
Halâ'ik içre Kuddûsî deyü adımı söyletdin İçirüb hamr-ı 'ışkı mest ü hayran itdin ey Kuddûs
Gel beni gûş eyle
Gel beni gûş eyle var ise eğer sende hulûs İdeyim sana vasiyyet tut 'azîzim on husus
Birisi bu kim tevazu' idesin toprak gibi Üzerine bassalar sabr eyle şekva itme sus
Hem ikincisi budur kim kıl ma'âsîden hazer Yimegil asla haramı yidin ise dahi kus
Dahi üçüncisi dünyâya harîs olma sakın Ki aña hırs eyleyenler buldılar cümle nühûs
Râbi'inci bu-durur kim sırrını ketm idesin Dir isen rûz-ı kıyâmetde ide nûrım dulûs
Hâmisinci bu ki az yi az içüb hem az uyu Kendine himmet idüben evliyâullâha bûs
Sâdisinci bu ki cûmerd olasın güneş gibi Buldılar çünki hidâyet anın ile çok lusûs
Sabi'inci bu ki nâsdan idesin 'uzlet hemân Çok fevâ'id var didi 'uzletde ol sâhib-füsûs
Sâmininci şehveti terk eylemekdür mutlaka Nefs ü şeytâna uyub kıldıklarından it huyûs
Tâsi'inci beş vakit farzı cemâ'atle kılub Görmeyesin dû cihanda hergiz ekdâr u fuşûs
Dir ki Kuddûsî onuncısı-durur zikr-i müdâm İt bulasın sen de şol gerçek erenler gibi bûs
Sene biñ iki yüz elli
Sene biñ iki yüz elli dahi altı-durur kardaş Kabarub nefsimiz kaldırdılar İblîse uyub baş
Nasihat eylemez oldı bize te'sîr niçün bilmem Gelüb gönlümüze rikkat akıtmaz gözlerimiz yaş
Bu 'asrın halkının binde birinde 'ışk-ı Mevlâ yok Hudâ 'âşıklarına buğz idüb dâ'im atarlar taş
Gerekdir 'ışk u cezbe sâlike şartdır ki anlar bil Sakın sen sâlik-i sırf-ıla hergiz olmagıl yoldaş
Hemân it zikr ü istiğfar sığın Settâra Kuddûsî Meseldir ekseri dirler yanar kurılar içre yaş
Erenler zümresinden
Erenler zümresinden olmağı istersen ey kardaş Şerî'atden 'udûl itme hem olma mülhide hâldaş
Tarikat ansız olmaz çün hakikat de tarîkatsız Melâmiyyûn gürûhı gizleyüben'şer'i itmez fâş
Bakub sen anların zahirlerine iktidâ itme Ki sâdıklardır anlar eylemezler kimseyi sırdaş
Ekâbir evliya çok anların içinde bilinmez Bu ezmânda velîler oldılar anlar ile yoldaş
Aramakla bulunmaz mürşid-i kâmil işit pendi Tarîk-ı Kâdirîye gir hem eyle zikri nân ü aş
İder irşâd müridin ol Hudânın dostı pirimiz Bugün Kuddûsîyi Mevlâsı kıldı 'âşıkâna baş
Beni Mecnûn iden kimdür
Beni Mecnûn iden kimdür diyeyim dinle kardaş Bilüben 'özrimi ma'zûr tutub hem atmagıl taş
Umar her gördiğinden haste gönlüm tıfla benzer Görüb bir dilberi olur dü çeşmimden revân yaş
Temellük idüb aña hem 'atasını umaram İder biñ dürlü istiğna süzüb gözi çatub kaş
Oluram hüsnine hayran gice gündüz idüb âh Hemîn havf iderem eyler deyü bu sırrımı fâş
Yanar içimde bir âteş ki kalmaz sabra takat Tefekkür eyleyüb direm ne hûbdur nakş-ı nakkaş
Mecazî 'ışk-ıla mahlut olur ol dem hakîkî Tolar dil şehrine dehşet ider cismimi a'şâş
Benim sevdam ne sevdâdur ki bilmez anı zâhid ' Aceb bulur mıyam bir er ola ol baña hâl-daş
Bakuben sûretâ Kuddûsîye ta'n itme sûfî Kefen soyar iken Hakkın velîsi oldı nebbâş
Devam eyle namâza
Devam eyle namâza secdeden kaldırmagıl baş Deniz it secde-gâhı gözlerinden akıdub yaş
Dahi meşgul olasın savm-ı isneyn ü hamişe Bu iki günde sünnetdir yidirme nefsine aş
Tezellül eyleyüb Hakka yüziñi tut niyaza Aña makbul olan ancak temellük oldı kardaş
Fena mülkini ta'mîr eylemekden fârig ol gel Ziyâde yapma hâcetden koma taş üstüne taş
Gice gündüz hemân sa'y eyleyüben ir murada Cebîn olma cesur ol kaçma günden misl-i huffâş
Her inşâna kumaş sandığın açma toğrı sanub İderler varını yağma sakıngıl eyleme fâş
Mecazî 'ışkı özine makam idinme zinhar Ki Hak 'ışkı-durur maksûd değildir göz-ile kaş
Bu 'ilm-i zühd ü takvaya tayanub olma mu'cib Kamusı korkarın kabir içinde olur ahnâş
Hudâ emr eyledi gerçi 'ibâdetle velâkin Kabul itmem didi ihlâsı hem itmezse yoldaş
'Ucub ehliyle Kuddûsî hazer kıl itme sohbet Kurı yanında çün meşhur meseldir ki yanar yaş
Yiter nâ-puhtelik sûfî
Yiter nâ-puhtelik sûfî girüb tennûr-ı 'ışka biş Yaraşmaz sâlik-i Hakka bu hasletler ki heb yanlış
Eğer vuslat bulayım dir isen Tenri Te'âlâya Zikirden olma hâlî gice gündüz turmayub çalış
Irag ol ehl-i gafletden sirayet itmesün sana Mücâhidler gürûhına yakın ol eylegil teftîş
Sakın aldanmagıl nefs ü 'Azâzîle sığın Hakka Seni ihlâk içün anlar gice gündüz bilerler diş
Bu kuvvet 'afiyet böyle kalur zann eyleme zîrâ Gelür bir dem ki dirsin âh günüm gaflet ile geçmiş
Musâhib olmagıl zinhar refik olma anınla kim Özine cem'-i mâlı hubb-ı câhı pîşe idinmiş
Derûn emrazına derman iden hazık tabîbi bul İçi vîrân tısı ma'mûr olandan olma ey derviş
Riyâ şirk-i hafîdür ey mürâ'î Müslimân ol gel Ki için gizlü şirk ile münafıklar gibi tolmış
Mahabbet eyle ehl-i zikre inkâr itmegil zinhar Hudâ münkirlerin me'vâsını çünki cahîm kılmış
Hemân ol 'ışka râgıb zühdi put idinme gel böyle Devam it zikre çün Hakkı bulanlar zikr-ile bulmış
Dahi çok ağla dünyâda ki 'ukbâda olasın şâd Meseldür ağlayan kişi düşünde oynayub gülmiş
Be-gâyet kıl hazer beş nesneden ki tarda bâ'isdir Gururdur biri 'ucb u kibr ü şek dahi biri teşvîş
Bu 'ışk-ı pâki her kime Hudâ virdiyse Kuddûsî Anın gönünde ağyarı komayub süpürüb silmiş
Her günâhın başı
Her günâhın başı hubb-ı cîfe-i dünyâ imiş Sevme hergiz anı çün mebgûze-i Mevlâ imiş
Pes olur tâlibleri bî-şekk anın cümle kilâb ismidir dünyâ anın dahi seven ednâ imiş
Yok zarar destinde olmakla eğer sevmez isen Elde olub sevmeyen hoş 'ârif-i dânâ imiş
Bu sıfatla muttasıf olmak erenler kârıdır Anlara bakub harîs olan kişi hünsâ imiş
Sözimiz ancak anı sevmekde işit sâlikâ Var iken elde teneffür haslet-i bâlâ imiş
İtmeyelim nefsimizi biz kıyâs 'ariflere Ehl-i 'irfan zümresi çün zümre-i ra'nâ imiş
İtme Kuddûsî mahabbet ni'met-i cinâna hem ' Aşıkın maksûdı ancak çehre-i zîbâ imiş
Ehl ü evlâd nefs ü mâl
Ehl ü evlâd nefs ü mâl a'dâ imiş Dostı ancak kişinin Mevlâ imiş
Eyle anlardan hazer Hakka sığın Hakka ikbâl eylemek evlâ imiş
Çekme zahmet sîm ü zer cem' itmeğe Mâl-ı dünyânın işi etgâ imiş
Pâdişâhlara gerekdür sîm ü zer ' Askeri hoş beslemek ahrâ imiş
Hâne eshâbına hem lâzım-durur Zayfa ikram haslet-i ra'nâ imiş
Terk-i dünyâdır 'ibâdâtın başı Hubb-ı dünyâ hirfet-i tersâ imiş
Cenneti sevmez Hudânın 'âşıkı Gayrı sevmek pek kabîh gavgâ imiş
Zikre meşgul ol ki 'âşık olasın ' Aşık-ı Hak 'ârif-i dânâ imiş
'Arife 'ilm-i hakikat virilür Bil hakikat rütbesi bâlâ imiş
Mâsivâya virme dil Kuddûsîyâ Ehl-i 'ışkın çün dili derya imiş
Ey tâlib-i sâdık
Ey tâlib-i sâdık bu 'ışk bir ka'rı yok 'umman imiş Gavvâs olub aña talanlar zümre-i merdân imiş
Tal sen de bu deryaya gel ki bulasın dürr ü güher Bu cevherin pes kıymeti bî-hadd ü bî-pâyân imiş
Bir 'ârif-i dânâya hürmet it hemîn ez-cân u dil Şâh-ı mahabbet bendesi ma'nâda çün sultân imiş
Ma'şûkına cân u teni iden fedâ pervane-veş Görüb makamını o demde vâsıl-ı cânân imiş
Dünyâ vü 'ukbâya gönül viren denîye olma yâr Ağyara iden iltifat bu yolda çün nâdân imiş
Ehl-i tarîkin 'ışkını hoş gör mecazî ise de ' Işk-ı mecazînin içinde 'ışk-ı Hak pinhân imiş
Zühdinde her kim ki riyâ eyler ise müşrikdir ol Gönünde yok ihlâs aña mü'min adı bühtan imiş
'Ucb u gurur ile 'Azâzîlin düşün nolduğını Şol kes ki nefsin yeğ bilür bil ki işi hizlân imiş
Kibr ü riyâ itme sakın Kuddûsîyâ var 'âşık ol ' Işksız olan bî-çârenin hâli katî yaman imiş
Cennet içinde gizlü
Cennet içinde gizlü Rıdvan adlu cennet var imiş Sâkinlerinin dâ'imâ arzuları dîdâr imiş
Olmaz imiş anda yimek içmek dahi dürlü ni'am Çün anların sevdikleri anda hemân dildâr imiş
Sevmezler imiş cenneti hem ni'metini yigrenüb Anlar burınlarına çünki cîfe-veş kokar imiş
Hak mı güzel halk mı güzel bil var ise 'aklın düşün Meczûb-ı Hak olan halâ'ikdan kamu kaçar imiş
Bilmez çün ol dost gayrisin hayran ü müstağrak olur Pervâne-veş şem'-i cemâle dâ'imâ yanar imiş
Hak düşmeni dünyâ seven niçün seversin ey deli Pes cîfe-i murdar muhibbi kelb gibi murdar imiş
Mülke mahabbet eyleme Kuddûsîyâ sev mâlikin 'Âşıkların mahbûbı ancak Mâlik ü Cebbar imiş
Seyr-i gülistan istedim
Seyr-i gülistan istedim 'ışk odı hoş gülzâr imiş Hem bî-kesâd kâr istedim bu 'ışk hümâyûn kâr imiş
Zühd-ile dostı bulmağa nice zemân cehd eylerem Bildim (ki) zühhâdın işi güci kamu evzâr imiş
Şîrîn belâ dirler bu 'ışka mübtelâlar çün kim ol Kalbe safâ ruha gıda her dertlere tîmâr imiş
Bu çarşûda zühd ü verâ' didikleri mergûb değil Çünki bu yir cân satılub yâr alınan bâzâr imiş
Ta'n itmesün vâ'iz baña yokdur deyü ârâmı hîç Mecnûn olan turmayuban Leylâsını arar imiş
Tayanmasun inkârına şol 'âbid-i cennet-perest İblîsi merdûd eyleyen 'ucb u hased inkâr imiş
Vecd ü semâ'ı 'âşıkın bed görinür hem sûfîye 'Işk camını nûş eyleyen raks uruban oynar imiş
Ur tablı mutrib sen hemân yansun gürûh-ı 'âşıkân Rûhıyla çengi dinleyen 'ışk odına yanar imiş
Maksûd ise vasl-ı Hudâ bir kâmile it iktidâ A'ceme uyan sâlikin gitdiği yol kühsâr imiş
Kuddûsîyâ dûr olma 'uşşak meclisinden bir nefes Çün anların her zerrede gördükleri dîdâr imiş
Mü'mine zindan bu dünyâ
Mü'mine zindan bu dünyâ kâfire cennet imiş Anda rahat yok imiş hem istemek töhmet imiş
Sûretâ dost görinür düşmen hakîkatde saña Aldanub aña mahabbet eylemek âfet imiş
Dâ'imâ işi hemân mekr ü hiyel mekkâredir Fahişe hâtûn gibi kârı anın ziynet imiş
Hırs-ıla cem' eyleme ol cîfe-i murdarı sen Çün anı çok direnin sonı katî haybet imiş
Cennet içün dahi kulluk eyleyüb çekme emek Mâsivâ içün 'ibâdet eylemek şakvet imiş
Kıl şerî'atle 'amel sonra tarîka it sülük Bil tarîk-ı Kâdirî hem bizlere rahmet imiş
Eyler irşâd çün müridin şeyhe muhtâc eylemez Dir bu Kuddûsî o sultân sâhib-i himmet imiş
Kimi kullarına Mevlâ
Kimi kullarına Mevlâ 'atasını cezîl itmiş Kimini ibtilâ-yı fakr u zilletle zelîl itmiş
Kimine hazz-ı 'âcil virüben dünyâda itmiş bay Kimine ecr-i lâ-yuhsâ virüb rızkın kalîl itmiş
Kiminin halka-i lâ'net takub boynına itmiş tard Kimine geydirüb hülle ridasını Halil itmiş
Kiminin tab'ını câmid idüb hîç virmemiş 'ışkı Kiminin toldırub 'ışk-ıla gönün bahr-ı Nîl itmiş
Kiminin hulkını cûd u sahâ itmiş cihan içre Kimine mâl-ı dünyâyı virüb nefsin bahîl itmiş
Kimine 'izzet ü rif'at sa'âdet tacı geydirmiş Kimini halk-ı 'âlem içre menhus u rezîl itmiş
Kimine semt-i maksûda muvafık rûzigâr virmiş Kimin girdaba düşürmiş halâsın müstahîl itmiş
Kiminin diline zikrini virmiş gönüne fikrin Kiminin mürg-i laklak-veş işini kâl u kîl itmiş
Kimine hoş nazar kılub makamın eylemiş 'âlî Kimisini nazardan eyleyüb sakıt sefil itmiş
Kiminin şuglını kılmış hemân hırs-ıla cem'-i mâl Kimi bâb-ı tevekkülde Hudâsını vekîl itmiş
Kiminin sevgisin koyub gönüllerde habîb itmiş Kimisini halâ'ik içre menfur u sakîl itmiş
Kimin 'arif kimin 'âbid kimin 'âşık kimin zâhid Kimin Kuddûsî-tek âvâre cebbar u celîl itmiş
Menânımda baña Vehhâb
Menânımda baña Vehhâb resûlin dest-gîr itmiş Ki ben kulın Medîne şehrine şimdi müdîr itmiş
Müdîrin bilmezem ma'nâsını hayretde kaldım çün Beni Hallâk-ı 'âlem böyle bir dîvâne pîr itmiş
Bu rü'yânın 'aceb ta'bîrini kimden su'âl itsem Bilür zîrâ anı şol zâtı ki Mevlâ habîr itmiş
Değil her kişinin kârı bu sırrı eylemek idrâk Hudâsı kimi sevdi ise 'irfanın kesîr itmiş
İki dürlü olur ta'bîri bu rü'yânın amma hîç Aña bende liyâkat yok ki Hak miskîn hakîr itmiş
Biri zahir müdîri olmağa dâl birisi bâtın Baña zahir yaraşmaz Halikım müflis fakîr itmiş
Dahi bâtın müdîri olmağa yok bende istihkak Denâ'etde kabâhatde Hudâvend bî-nazîr itmiş
Bulub Kuddûsî-yi bî-çârenin gönü teselli dir Beni Hak nûr-ı fahr-ı kâ'inâtdan müstenîr itmiş
Medîne şehrine Mevlâ
Medîne şehrine Mevlâ beni düşde müdîr itmiş Habîbi işiğinde bende-i bî-kes hakîr itmiş
Uyanub uyhudan kıldım tefekkür sırrını anın Didim Hak dostını fazlıyla baña dest-gîr itmiş
O 'âlî mansıba hergiz değil isem de ben lâyık Mücerred rahmetiyle ol Hudâ lutfın kesîr itmiş
Sene bin iki yüz elli tokuz mâh-ı Muharrem hem Bu târîhde baña Vehhâb ki bahşîş-i kebîr itmiş
'Amelden kalmış öküzler gibidür şimdi Kuddûsî Beni zikr eylesün kulum deyü Hallâkı pîr itmiş
Beher şey'e kadirsin
Beher şey'e kadirsin çünki ey Hallâk-ı mahlûkât Benim bir hacetim var it kazâ yâ Kâdiye'l-hâcât
Seniñ kapuñda biter işleri halk-ı cihanın heb Saña kulluk iderler cümle masnû'ât ü mevcudat
Kamusının virirsin fazlın ile sen murâdların Kimi ancak diler dünyâ kimisi ni'met-i cennât
Dilerem ben kuluñ bir nesne kim yok bende istihkak Velîkin rahmetin ile virilür cümle matlûbât
Bu Kuddûsî hemân sen pâdişâhından diler her ân Cemâl-i pâkine bakub ola mest dâ'imü'l-evkât
Ey Hudâ ben eyledim
Ey Hudâ ben eyledim çok mâsivâya iltifat Düşmişem girdâb-ı zenbe tut elimi vir necat
Ol habîbin hürmetine geç günâhımdan kamu Kim anı kıldın şefî'-i müznibîn ü müznibât
Halkı yaratdın anınçün hem anı kendin içün Bâ'is-i îcâd-ı mahlûkât-ı fahr-ı kâ'inât
Andan eşref kimse yokdur cümle mahlûk içre çün Gönderildi on sekiz bin 'âleme rahmet o zât
İtdiler anı vesîle enbiyâ vü mürselîn Aña hem anlara olsun bî-şümâr bî-had salât
İttihâz itdiñ ânı dost kendine kıldın halîl Destine virdin şefâ'at mansıbı içün berât
İder anınla tevessül ins ü cin imlâk saña Olınur şer hayre tebdil mahv olur her seyyi'ât
Altun idem saña Bathâ tağını dimiş iken Arpa çöreğini yidi yimeyüb kand ü nebat
Mâsivâya bakmayub hîç iştiyakından senin Cümle peygamberlere şâh oldı min külli'l-cihât
Aña bağışla bu Kuddûsî güneh-kâr kulunı Mürde gönli bahr-i rahmetden kanub bulsun hayât
Câm-ı 'ışkı nûş idüb
Câm-ı 'ışkı nûş idüb serhoş olan pâkîze zât Dû cihanın gussasından lâ-cerem bulur necat
Cezbe-i 'ışk her kimin gönüne tolarsa eğer Gözlerine girmez anın subh u şâm asla sebat
Aferin ol merde kim kodı bu yolda başını Sen de 'âşıksan eğer var kendini meydâna at
Ta'ne-i 'ışk ile maktul olanı sanma ölür Haydur ol geldi yeniden cismine anın hayât
Kalb-i 'uşşâka füyûzât irişür Hakdan müdâm Anın içün eylemezler mâsivâya iltifat
Nûr-ı 'ışk-ıla mücellâ 'âşıkın dil hanesi Ehl-i 'ışkın oldı a'lâ kadri min külli'l-cihât
'Âşıkân eşrâf-ı halkdur anların hürmetine Yağdırır bârânı Yezdan bitirir yerde nebat
Kulluk istersen Hudâya 'âşık ol Kuddûsiyâ Yek nefes cezbe hayırlu ez-hezâr savm u salât
Zümre-i 'uşşâkın olur
Zümre-i 'uşşâkın olur cümle günâhı hasenat Sanma ki uçmakda bulur 'ışksız olanlar derecât
Mü'min-i 'ışk muhlis ider mürşid olub anı yeder Tutub elin dosta gider olur o kul 'âşık-ı zat
Çünki 'ibâdetde riyâ iden olur tarda seza Sevmez anı bil ki Hudâ yerini eyler derekât
Eyleyen İblîsi harûn itmediği 'ışka rükün Kılmadı 'ışk bağrını hûn bulmadı îmân u sebat
Olsa idi 'ışkı eğer şirkden ider idi hazer Olmaz idi ehl-i sefer bulur idi fevz ü necat
Ademe çün eyledi kîn benlik idüb oldı la'în Eylemeyüb secde hemîn itdi gavâyet iki kat
'Işk odına yanmamağın bâde içüb kanmamağın Kibr idüb utanmamağın kârına irişdi şetât
Yok idi Bel'amda dahi zerrece 'ışk diñle ahî Eyledi 'ucbuñ vesahı misl-i hamîr fi'l-felevât
Redd idüben anı Hudâ kıldı makamını lazâ Kalmadı heb oldı heba 'ilm ü 'amel savm u salât
Her kimi kim sevse Hudâ 'ışkın aña eyler 'atâ Gönü bulur zevk u safâ virmek-ile 'ışk neşevât
Kıldı safî Âdemi 'ışk oldı anın hem-demi 'ışk Virdi hemîn hoş demi 'ışk gitdi kamu gam kasevât
Virdi terakkî aña hem 'ışk-ı 'azîz añla dedem Zellesine itdi nedem yok bu sözümde şübehât
Cümlemizin ceddi o zât bulmuşuz anınla hayât İderiz aña salavât küllü 'aşiyy ü gadevât
İtme bu Kuddûsîye sen buğz u 'adavet kötü zan Hakdır aña 'ışkı viren kıldı enîs fi'l-halevât
Her kimin kim oldı
Her kimin kim oldı 'âlemde hemân maksûdı zât İtmedi hîçbir cihetle mâsivâya iltifat
Çünki virmez gönlüni yâr isteyen ağyarına ' Abidiñ tâ'ati 'arifler katında seyyi'ât
Cennet içün rûz u şeb sa'y eyleyen 'âşık değil Varsun ol kılsun hezârân savm u hace ile salât
Ey mürâ'î mü'min olmadın henüz bil kendini Çün riyâ şirk-i hafîdiir didi fahr-i kâ'inât
Zikre meşgul ol gice gündüz ki kalbin ola pâk Hem fütûh ola müyesser sana min külli'l-cihât
Mâsivâdan zerre kalmaz zâkirin gönünde hem Bulısar zevk u safâ rûhı dahi cismi hayât
Hazret-i Kuddûsa 'âşık ol hemân Kuddûsîyâ Koyma ağyarın gönülde her ne ki var ise at
Hemân kullukda ol
Hemân kullukda ol sana ider Mevlâ hidâyet Hazer eyle riyadan çünki ol büyük kabahat
'Amelde şart hulûsdur ansız olur kişi müşrik Mukarrebler iderler kalblerin şirkden sıyânet
Bilür Halik ne merkûz oldığın gönülde zâhid Kolay zann itme istînâs anınla güç be-gâyet
Ki 'allâmu'l-'uyûbdur ol riyadan ictinâb it Olur techîl anı hâşâ riyâ dinle nasîhat
Hulûs 'ışk-ile 'ışk zikr-ile kalbde hâsıl olur Çalış Kuddûsiyâ zikre dem-â-dem eyle gayret
Hudânın kullarına çün
Hudânın kullarına çün ulu ni'met nasîhat Sakın itme 'inâd zâhid bize rahmet nasîhat
Ki vardur anda bî-had sırr u hikmetler fevâ'id Virür mü'minlerin îmânına kuvvet nasîhat
Kelâmında bize eyler nasîhat Hazret-i Hak Tutanları kılısar lâyık-ı cennet nasîhat
Resûlullah nasîhat eylemiş çok ümmetine Anın çün oldı bize vâcib ü sünnet nasîhat
Ebûcehlin sebeb hüsranına oldı 'inadı Ebûbekri kılandur efdal-i ümmet nasîhat
Bu minberler bu kürsîler kadîmden oldı sünnet Münafık münkir ü fâsık sanur bid'at nasîhat
Gelübdür devr-i Ademden berü öğüt bu âne Sakın zann itme kim olmuş yeni 'âdet nasîhat
Hidâyet Hakdan olunca kula tutar sözi bil Eğer tutmaz ise olur büyük âfet nasîhat
Hemân nush eyle Kuddûsî ider ise de îrâs Zemân bozılmağ-ıla nâsıha zahmet nasîhat
Ey Rabb u Latîf vir bize
Ey Rabb u Latîf vir bize sen emn ü selâmet Sana yaraşur lutf u kerem bize hatî'at
Olduk bu belâyâya seza gerçi velâkin Rahman ü Ra'ûfsun bize it rahmet ü re'fet
Tevhîd ideriz biz seni dâ'im bilüriz hem Var sende'azâba dahi 'afv itmeye kudret
Eyle bizi ıslâh idelim hoş sana kulluk Hem eyleyelim sıdk-ile ikbâl ü inâbet
Kuddûsî-yi pîrin bu-durur şimdi du'âsı Rıfk-ile bizi toğrı yola eyle hidâyet
Ey birader
Ey birader cîfe-i murdara itme iltifat Sevme hergiz çünki dünyâ hubbı re's-i seyyi'ât
Niceler cem' eyleyüben itdiler tuğyan kamu Kesret-i mâl ile oldılar salâh ehl-i 'usât
Bil ki yaklaşdı kıyamet bozılur cümle cihan Gün-be-gün artar fesâd ü fitne min külli'l-cihât
Medrese mescid ü tekye yapmanın vakti değil Çekme zahmet mâlı itlaf eyleyüb kılma rüfâ
Ehl-i îmân hicret iderler Hicaza cümlesi Pes nisa sıbyân giderler mâşiyât u hâfiyât
Çün kıyamet dört yüz ile beş yüzün beynindedir İttifâkîdir bu söz sanma anı sen türrehât
Dört yüze varmağa vardır yüz otuz iki sene Anın içinde vuku' çok fitne var dimişler rüvât
Nice mü'min sâlihi merdûd u mel'ûn kıldı mâl Dir ki Kuddûsî dimiş mâl fitne fahr-i kâ'inât
Hasret odı
Hasret odı şâhâ yüreğe itdi sirayet Olmaz mı 'aceb hûb yüzüni görmeğe ruhsat
Lâyık değilem gerçi senin vaslına amma Yokdur keremin bahrine hîç hadd ü nihayet
Taklîddür işim gerçi benim cümle velâkin Tahkîka irer sıdk ile çok ehl-i vühâlet
'İlm ile 'amel zühdi kamu 'ışka değişdim Bildim ki riyâ eylemez erbâb-ı melâmet
Kuddûsîye it vaslını fazlınla müyesser ' Ubbâdına vir cennet-i Firdevsde refâhet
Sâlikâ ister isen
Sâlikâ ister isen 'azm itmeye toğrı sırat Dâ'imâ tevhide meşgul ol gönülde bul neşât
Zikrini kesme lisânından gice gündüz hemîn Halikın hem kulluğunda it be-gâyet ihtiyat
Ehl-i dünyâdan ırag ol çok da ülfet eyleme Hacetin mikdân söyleş eyleme hîç ihtilât
Mülhidiñ yanına varma ki seni ıdlâl ider Meclisinde oturuban itme asla inbisât
Sûfî-yi câhilden eyle ihtiraz olma refîk Kâmilin ayağı altına döşen misl-i ribât
Ehl-i zikre it mahabbet çün celîsi Hakk anın Münkirin incinme kardaş itdiğine inhirât
Zikre Kuddûsî devam eyle hemân leyl ü nehâr Vâsıl-ı Mevlâ olub bul dû cihanda igtibât
Kime 'arz ideyin
Kime 'arz ideyin ben hâlimi ey Kâdîyü'l-hâcât Basîrsin sen 'Alimsin hem Mücîb hem Sâmi'ü'l-esvât
Ulu kiçi gedâ sultân kapuñ sâ'illeridür heb Kılub hoşnud kamusını idersin dürlü taltîfât
Saña ma'lûm ki yaşımdur benim yetmiş tokuz şimdi Tezâyüd eyledi mihnet elem ekdâr ile 'âhât
Bu gün rahme seza oldum baña it merhamet re'fet Marîzem hâlimi sor lutf idüb fî ekserü'l-evkât
Vatanda olmışam mahzun garîb hem münkesir gönlüm Buyur kıl tesliye bu gönlümi sen eyle teşrifat
'Iyâl ü akrabadan yok baña 'avn ü meded hergiz Dilerler dâ'imen senden i'ânet cümle mahlûkât
Bilürsin çünki Kuddûsî tevekkül eylemiş saña Vekilisin anın sen dû cihanda eyle tekrîmât
Fıkh ile bilinmez imiş
Fıkh ile bilinmez imiş esrâr-ı mahabbet Zühd ile zuhur eylemez âsâr-ı mahabbet
Vir varını heb yâre koma dilde sivâyı Yağmalasun ağyarını Tâtâr-ı mahabbet
Aç gözini bak sun'ına Hallâk-ı Azîmin Gönülde temevvüc ide ebhâr-ı mahabbet
Zikr eyle hemîn bir nefesi boşa geçtirme Tolsun içine zikr-ile envâr-ı mahabbet
'Işk 'âşıkı cezb eylese dildâre 'aceb mi Elbetde gelür dostına bîmâr-ı mahabbet
Dirler baña ihvân-ı zemân söyleme gel çok Mümkin mi ki söylenmeye güftâr-ı mahabbet
Meydân-ı ma'ârif mütezehhidlere kaldı Çok sûfîyi câhil ider izhâr-ı mahabbet
Da'vâ-yı mahabbet mi ider 'âşık-ı sâdık Hak talibi olan ider ızmâr-ı mahabbet
Yok zerrece 'ışk münkir-i bî-çârede nitsün Ol 'özr ile dûr itdiği inkâr-ı mahabbet
Hâl ehline kâl ehli nice (olur) mümasil Çün anın akar gönline enhâr-ı mahabbet
Zevk eylemeyen lezzet-i 'ışkı bilemez hîç Olmadı o bîgâne giriftâr-ı mahabbet
Kuddûsîyi 'ışk mest-i müdâm itdi ayılmaz Hem yüreğini yakdı anın nâr-ı mahabbet
Zâhid çekemez
Zâhid çekemez çünki ağır nâr-ı mahabbet Hem sığmaz anın ağzına güftâr-ı mahabbet
Dünyâyı sever canı gibi vâ'iz-i höd-bîn Halk içre oturmış ider izhâr-ı mahabbet
İtmez mi 'aceb havf u haya Hazret-i Hakdan Sanur özini vâkıf-ı esrâr-ı mahabbet
'Âbid çalıştır cennet içün gice vü gündüz Yakmadı anın bağrını hîç nâr-ı mahabbet
Zann itme tehîdür bu cihan 'âşık-ı Hakdan Sen sözimi tut eyleme inkâr-ı mahabbet
Her beldede var ehl-i mahabbet ki hemân sen Bul anları sev eyleyüb ikrâr-ı mahabbet
Ol tâ'ifenin bil ki Hudâ oldı celîsi Pes eyledi anları giriftâr-ı mahabbet
Sevdiği içün anları ol sevdiler anlar Anlara zuhur eyledi âsâr-ı mahabbet
Çün oldılar anınla enîs bezm-i elestde Pes toldı gönüllerine envâr-ı mahabbet
Kuddûsî-yi bî-çâreye ta'n eylemeniz kim Yok 'aklı anın olalı bîmâr-ı mahabbet
Geldi dil-i dîvânına çün
Geldi dil-i dîvânına çün bûy-ı mahabbet Düşürdi bu gavgâlara âmû-yı mahabbet
Seyyah oluban Hindu Yemen Rûm u Hicazı Olursa revân derd-ile hem cûy-ı mahabbet
Müştak oluban nâre gönül eylemez ârâm Nitsün aña sihr eyledi câzû-yı mahabbet
Olmadı müyesser baña bu dünyâda bir dem Rahat vire bu cân u dil ârzû-yı mahabbet
Fahr eyleme zâhid 'amelim çok deyü zîrâ Temyîz ider a'mâli terâzû-yı mahabbet
Gark itdi vücûd mülkini deryâ-yı teşevvuk Göründi gönül gözine çün sû-yı mahabbet
Cânânı taleb eyler iseñ canı fidâ it Gel gör ki açık 'âşıka çârşû-yı mahabbet
Kuddûsîye Hak ni'metini eyledi itmam Çün gönlini pâk eyledi câzû-yı mahabbet
Muhibb olmağa sa'y it
Muhibb olmağa sa'y it gör ne hâletdir mahabbet Hısâl-i evliyadan hoşça hasletdir mahabbet
Mahabbetsiz havâyic kulluğu makbul değildir ' İbâdet içre bir güzel 'ibâdetdir mahabbet
Mahabbetle necatı buldı rif at dû cihanda Sa'îd olur muhib zîrâ sa'âdetdir mahabbet
Hem oldı şâh-ı Tubba' sâlihînden bin yıl akdem Muhiblerden olagör sen kerâmetdir mahabbet
Keder itme ki bende yok deyü 'ilm ü 'amel hem Yeter sana 'azîzim ulu devletdir mahabbet
Dahi kat'-ı ümîd itme günâhım çok deyü sen Muhibb ol eyle istiğfar ki rahmetdir mahabbet
Bakılmaz hîç muhibbin zenbine 'âdet kadîmden Ne devletdir ne 'izzetdir ne ni'metdir mahabbet
Muhib mahbûba Kuddûsî olur anınla vâsıl Sebeb vasla mahabbetdir mahabbetdir mahabbet
Hazer kıl itme sâlik
Hazer kıl itme sâlik tâlib-i dünyâ ile sohbet Yaraşmaz 'âşıka ki râgıb-ı 'ukbâ ile sohbet
İrer gizlü gicenin sırrına vâkıf mukarrebler Virir kalbe safâ bil 'ârif-i dânâ ile sohbet
Dimişdür çünki Mevlânâ ki yüz bin etkıyâdan yeğ Hemân bir dem gürûh-ı 'âşık-ı Mevlâ ile sohbet
Firar it kalbi a'mâ münkir-i 'uşşâk-ı Yezdândan İder îrâs bürûdet kalbine a'mâ ile sohbet
Musâhib olma sûfîlerle câhil şeyhe bir lahza Virir gaflet bu Kuddûsîleyin ednâ ile sohbet
Bir şehin 'ışkı beni
Bir şehin 'ışkı beni dîvâne kıldı 'akıbet Şem'ine karşu yanar pervane kıldı 'akıbet
Düşürüb sevdasına rüsvâ-yı 'âlem eyledi Ülfet-i nâsdan çeküb bîgâne kıldı 'akıbet
Gönlümi cezb itdi hergiz 'akl u 'arım kalmadı ' Işk girüb dil şehrine vîrâne kıldı 'akıbet
Tıfl iken içirdi baña hem şarâb-ı 'ışkını Pîrliğimde sâkî-yi meyhane kıldı 'akıbet
Varımı heb aldı yağma eyledi 'ışkı gelüb Bu garîb Kuddûsîyi ferzâne kıldı 'akıbet
Sabr eyle gönül
Sabr eyle gönül derdine derman gelür elbet Sen hasteye bil şöyle ki Lokman gelür elbet
Zühd ile kişi sanma ki Hakkı bulur ancak ' Işk olmasa yoldaş aña hüsran gelür elbet
Nâlân olur 'âşık olan üftâde bu yolda Bülbül gül içün gülşene giryân gelür elbet
Bu 'ilm-i cedel kibre sebeb dimiş erenler Müstekbir olan kimseye hizlân gelür elbet
Şeyhin izini gözle sakın olma muhalif Ki şeyhsiz olan sâlike şeytân gelür elbet
'Işkı idegör başına tâc dime mecazî ' Âşık olanın gönline 'irfan gelür elbet
Her gice temellük idüben yârine yalvar Nâlân olagör ki sana ihsan gelür elbet
Çok cürm ü günâhım deyü kat' itme ümîdi Suçum bilen müznibe gufran gelür elbet
Kuddûsî-yi bî-çâre koma gayriyi dilde Şol hâne ki âbâd aña sultân gelür elbet
Sebebdir rızka san'at
Sebebdir rızka san'at yâ ticâret Kadîmden böyle olmış çünki 'âdet
Viren Hâlik-durur heb halka rızkı Husûline sebebler oldı âlet
Nice mahlûka virir hem sebebsiz Kamusına ider rızkı kifayet
Tevekkül it aña her hâlde sâlik Tarîka sıdk-ıla eyle 'azîmet
Şerîatsiz sülük itmekdir ilhâd Tarîkin çün esâsıdır şerî'at
Bilinmez ma'rifet sırrı tarîksız Bulunmaz ma'rifetsiz hem hakîkat
Saña öğretdi Kuddûsî sülûki Yola git iste Hâdîden hidâyet
Allâhı seven eylemez
Allâhı seven eylemez ağyar ile sohbet Ağyarı seven kande ide yâr ile ülfet
Sevmek dir isen şahını bende nice olur Turmaz dili her dem ider ezkâr ile ülfet
Her kim ki ider nâs ile üns müflis olur hem Dünyâ sevenin cismi ider nâr ile ülfet
Cennet dileyen terkin urur fânî cihanın Hîç eylemez olur sîm ü dînâr ile ülfet
Hak 'âşıkının iki cihan gönüne girmez Maksûdu hemân rü'yet-i dîdâr ile ülfet
'Abid de diler cennet içinde yiyüb içmek 'Aşık diler ancak ide dildâr ile ülfet
Bu kîl ile kaiden geçüben zikre çalışmak Farz 'âşıka kim eyleye bu kâr ile ülfet
Kuddûsîye bu pend yeter eylerse tenassuh Simden girü çok itmesün eş'âr ile ülfet
Ey 'âşık eğer ister isen
Ey 'âşık eğer ister isen yârine vuslat Dünyâyı sevenlerle sakın eyleme ülfet
Aldanma anın nakşına sen gönlini virme Çün zahiri ni'met görinür bâtını mihnet
Hırs ile anı cem' idenin turma yanında Hak sevmez o sehhâreyi hîç itme mahabbet
Halk itdi Hudâ çünki seni ma'rifet içün Tahsîl-i ma'arif idegör itme batâlet
Karun gibi dînârı dirüb dînini yıkma Tut sözümi Hak virdiğine eyle kanâ'at
Bu mezra'ada kesb olunur âhiret ancak Cehd eyle bugün geçmiş iken destine fırsat
Hem kıllet-i kesbiyye musîbet bu cihanda Kesret dü cihanda olısar ulu musîbet
Yâd eyle seni halk idenin ismini dâ'im Kuddûsî-yi bî-çâre ider sana nasihat
İlâhî dilerem senden
İlâhî dilerem senden suhulet Ki ola beynimizde hoşça hûlet
Za'îfem idemem saña 'ibâdet Yaşım yetmiş sekiz geldi kehûlet
Dahi mağlûb-ı 'ışk u cezbe oldum Delüyem 'aklıma irdi füyûlet
Günâhım mağfiret kıl hadden efzûn Kamu ihvan ile gösterme hûlet
Hidâyet it tarîk-ı müstakime Baña sen eyle rıfk-ile dulûlet
Lisân zikrinle kalb fikrinle olsun Sülük ehline anlar ulu devlet
Kafes eski gönül mahzun sakam çok Olur sıhhat ile ancak rücûlet
Diler Kuddûsî-yi bî-çâre kulun Gele zikrin ile aña butûlet
Baña Hakdan
Baña Hakdan ulu ni'met bu 'uzlet Ki ben hocaya hoş devlet bu 'uzlet
Çekildim haneme elhamdülillah Virir sâliklere rağbet bu 'uzlet
Sanur zâhid ki 'uzlet bid'at ancak Ne bilsün oldığın müddet bu 'uzlet
Terahhum eyleyüb ol ulu Rahman Didi kulım saña bir hamd bu 'uzlet
Çü halkın ekseri dünyâya tâlib Fakîr Kuddûsîye 'ismet bu 'uzlet
Vir İlâhî rahmetinle
Vir İlâhî rahmetinle baña sıhhat 'afiyet Şeyh-i fânî haste oldum eyle re'fet merhamet
Ser tabîbim var iken bir kimseden itmem su'âl Kapıma geldim Kerîmâ eyle kuvvet mevhibet
Çok zünûbum hem 'uyûbum eylerem senden recâ O1 habîbin Mustafânın hürmetine mağfiret
Olmışam nâçâr bilürsin ey 'Alîm ahvâlimi Dû cihanda ol mu'înim baña gösterme 'anet
İt bu Kuddûsî gedânın sen du'âsını kabul Cümle ihvan ile hergiz görmesün havf u kalet
Geldim Gafûrâ Kapuña
Geldim Gafûrâ Kapuña idüb recâ-yı mağfiret Yaş yetmiş üçdür ak sakal cismim nahîf it merhamet
Nefsim katı azgun olur senden cüda itmek diler Şehvet hevâ yerleşdiler ider 'Azâzîl şeytanet
'Ucb u gurur kibr ü riyâ ilkâ iderler gönlümi Hem dir ki boldur rahmeti işle hemân sen ma'siyet
Sığınuram andan saña hıfz eyle şerrinden beni Nice keramet sahibin îmândan itdi ta'riyet
Esmâ-yı hüsnâ hakkiçün ol dest-gîr Kuddûsîye A'dâsına kılma zebûn virgil selâmet 'afiyet
Ey kamu halka
Ey kamu halka na'îmler eyleyici mevhibet Pîr ü 'âciz bir fakîr ü sâ'ilem it merhamet
Beklerem gitmem kapuñda eyleme mahrum beni Eyle vîrân gönlümi fazlınla ta'mîr tesliyet
Bendelikde var ise taksirim ey şahım benim Sen Gafûrsın dahi Tevvâbsıfi idersin mağfiret
Cümle mahlûk olsalar sana mutî' virmez nefa' Hem hüzün virmez sana halk itseler heb ma'siyet
Kapuna mahzun gelen mesrur olur dâ'im senin Geldi Kuddûsî kapuna eyleyüben ma'zeret
Hudâdan isteme keşf ü keramet
Hudâdan isteme keşf ü keramet Hemân iste hidâyet istikâmet
Haram 'uşşâk-ı Hakka mâsivâ çün Yaraşmaz bil sana gayre mahabbet
'Azîzim lutf idüb tutgıl sözimi İrer Mevlâya tîz tutan nasîhat
Seni kulluk içün yaratdı Halik Kula farz müstehabdır şâha hizmet
Gürûh-ı sâdıkâna ol mecâlis Ta'allüm eyle ihlâs u sadâkat
Hazer kıl zümre-i ehl-i havâsdan Görirler âhiretde gam kasavet
Okurlar çünki esmâ-yı Hudâyı İderler sû'-i niyyetle kabahat
Dahi dervîş-i câhilden ırag ol Sebeb hizlân ü hüsrana cehalet
Bu Kuddûsî kocanın oku nazmın 'Amel it kim bulasın Hakka vuslat
Bugün bin iki yüz elli tokuz
Bugün bin iki yüz elli tokuz târîh-i hicret Muhakkak bil birader kim karîb rûz-ı kıyamet
Zuhur ider imiş yüz yıl başında çiinki Mehdî Eğer üç yüzde iderse zuhur yaklaşdı müddet
O vakte varmağa kalur hemân kırk dahi bir yıl Yaraşmaz ehl-i îmâna bu ezmân içre gaflet
Eğer dört yüzde teşrîf ider ise ol cihanı Kalur yüz kırk ve bir yıl bulmağa ümmet refâhet
Hurûc ider imiş sonra dahi Deccâl ü fiten Cihanda yok imiş andan eşed hergiz musibet
İnüb' Isâ nebî gökden anı kati eyler imiş Ahadîs ile müsbetdir ki hîç yok şekk ü reybet
Kıyamet dört yüz ile biş arasında koparmış Bize lâyık olan şimdi bükâ-yı havf u haşyet
'Alâmetler te'âkub ider imiş ol zemânda Dime yokdur kıyamet iktirâbına 'alâmet
Zuhur ider imiş tîz tîz melâhim az vakitde Çeker imiş o günlerde cihanın halkı zahmet
İdelim rûz u şeb Kuddûsiyâ mü'minler ile Du'â vü zikr ü istiğfar ü Mevlâya inâbet
İder hicret Hicaza
İder hicret Hicaza cümle ümmet Muhakkak bil karîbdür çün kıyamet
Binâ-yi medrese mescid hebâdur Sakın mâl hare idüben çekme zahmet
Medîne şehrine îmân çekilür Buyurmışdur Resul yok şekk ü reybet
Eğer var ise dînâr itme itlaf Olur lâzım sana tutgıl nasîhat
Sana pend itdi Kuddûsî 'azîzim Harîs ü müsrif olma it kanâ'at
Gafûrâ çok benim zenbim
Gafûrâ çok benim zenbim sen eyle mağfiret re'fet Rahîm ismin dahi Rahman baña it lutf ile rahmet
'Uyûbum hem hesâbsızdır seniñ adın-durur Settâr Eğer setr itmez isen cümle halk benden ider nefret
Gice gündüz günâhı işlerem çün olmışam mecbûl Seniñ Gaffârhgın virir ki istiğfarıma kuvvet
Menâmımda Habîbin cismimi mesh eyledi bî-had İder bu gönlümi ol tesliye çünki büyük ni'met
Bu Kuddûsî ümîdi kesmeyüb hîç rahmetinden dir Beni tard itme kapuñdan Kerîmâ it kerem 'ismet
Ey birader ikidir bil ki cennet
Ey birader ikidir bil ki cennet Birinde var-durur envâ'-ı ni'met
Birinde rü'yet-i dîdâr iderler Bulurlar dâ'imâ rü'yetde lezzet
Görünmez gözlerine mâsivâ hîç Beher ân işleridir çünki hayret
Olurlar tâ ebed sekrân u hayran Cemâl seyrine iderler kanâ'at
Sever anları Kuddûsî-yi gafil Anın kârı-durur ancak mahabbet
Geylânî tarîki
Geylânî tarîki bu zemân halkına rahmet Ol zât-ı şerif çünki ider bize i'ânet
Dünyâya rükün eyleyüben yolı yitirdik Eyler bizi irşâd içün ol himmet ü gayret
Görmez aña her kim ki mürîd olur ise gam Çekmez aña mensûb olan üftâde meşakkat
A'dâsını bâtın kılıcıyla ider ihlâk Yatub uyur iken ider ol sâlike nusret
Kılmaz anı çalışmağa muhtâc gice gündüz Ol zümreden olur yoğise dahi liyâkat
Olur aña mensûb kişi itmek ile da'vâ Eyler aña ben Kâdirîyem dimek kifayet
Hak anı kılar sâlih ise talih ü 'âşık İtmek ile sıdk ile o sultâna meveddet
Anlara mukârin olan olur sü'edâdan Anlar ile Hak sevdiği kimse ider ülfet
Kuddûsîye çok eyledi eltâf-ı keremler Ol bâr-ı Hudâ sâhib-i ihsân-ı keramet
Bu dünyâ mü'mine zindan
Bu dünyâ mü'mine zindan imiş bil kâfire cennet İder tathîr günâhdan mü'mini heb çekdiği mihnet
Günâhı kalmayub hergiz olısar rütbesi bâlâ Virir cennetde aña Hak Te'âlâ bî-hisâb ni'met
Cahîmde kâfire olan 'azaba nisbet ile hem Olur dünyâ aña cennet gibi görmez keder sıklet
Birader ol belâya sâbir ü râzî kazaya sen Hudâdan iste dâ'im mağfiret rahmet dahi re'fet
Sever Mevlâ ihanet eylemez mü'min kulına hîç İder Kuddûsîye ikram bu zahmetler olur rahmet
Resûl-i Hak buyurmış
Resûl-i Hak buyurmış yok-durur dünyâda rahat Dimiş hem mü'mine zindandır ol küffâra cennet
Ana rahminde çekmişem sıkıntı dürlü dürlü Toğar iken dahi çok çekmişem şiddet meşakkat
Sabî iken ne mihnetler çeküb ağlamışam çok Cüvânlıkda olub aşüfte çekdim dahi 'usret
Hevâ-yi nefse uyub nice dem 'ışk derdi çekdim Tezevvüc eyledim nisvânı artub nâr-ı şehvet
Tevellüd itdi anlardan yigirmi iki evlâd Kamusı virdiler baña hisâbsız hüzn-i kürbet
Cemî'-i hâlde kârım zikr-i Mevlâ idi zîrâ Bulur idi anın (yâdıyla) gönlüm hoş halâvet
Karışdım nice dem nâsa cefâlar itdiler çok Dahi başıma geldi pîrliğimde bâr-ı şöhret
Za'îf olub firar itdim kamu halk-ı cihandan Bu vaktimde baña oldı ulu ni'met bu 'uzlet
'Asîr imiş kocalık takatim yok kulluğa hîç Ne rahat var ne kuvvet var ne takat var ne lezzet
Keder eksik değil evvelki vaktim gibi el'ân Tahammül idemem ahzâna virir baña sıklet
Meşakkatle terakkî ider imiş çünki inşân Olur Kuddûsiyâ bil kim meşakkat ile vuslat
Men bir marîz koca kişiyem
Men bir marîz koca kişiyem ey Rahîm it merhamet Gaffar u Settâr u Halîmsin it beni hem mağfiret
Nefsin hevâsına uyuban işledim bî-had günâh İblîs dahi itdi beni igvâ içün pes şeytanet
'İrfan 'ilim tahsiline hîç sa'y u gayret itmedim Virilmez imiş rûz u şeb nâ'im olana ma'rifet
Âhir zemânın halkına menfûr-durur nush eyleyen Fâsık zalûm pes 'indlerinde mu'teber hem mültefet
'Afv eyle yâ Kuddûs Kuddûsî güneh-kâr Ahmedi Gufran yaraşur pâdişâha çün aña da ma'siyet
Dilerem senden Latîfâ
Dilerem senden Latîfâ lutf u rıfk u 'afiyet 'Ayb u zenbim çok-durur hem eyle setr ü mağfiret
Ben za'îf kalb münkesir ekdâr u ahzân bî-şümâr Kuvvet-i kudsiyye vir hem gönlümi it tesliyet
Gice uzun uyhu az yaklaşdı çü kış günleri Takatim yok hasteyim pîrim baña it merhamet
Hoş bilürsin yalınuz bir hücrede eğlenirem Ol celîsim gice gündüz dahi gösterme 'anet
Yardım eyle dû cihanda bu koca Kuddûsîye Pâdişâh ider kocayınca kulına mevhibet
Beni bağlamalu
Beni bağlamalu dîvâne kıldı 'akıbet hasret Haram oldı henüz ağyar ile 'îş ü dem ü 'işret
Karârı kalmadı 'ışkın tuyaldan sırrını cânâ Gönül sabr eylemez bir lahza yokdur neylesin kudret
Ne mümkindir baña simden girü rahat cihan içre İrişdi gûş-i cana çünki gel 'ışka deyü na'ret
Eğerçi dû cihanın devletinden yeğ-durur 'ışkın Velâkin 'âşıka müşkil belâdur firkat ü hicret
Güzellikde senin ferd oldığın fehm eyleyüb ey dost Cemâl-i bî-misâlin görmeğe gönlüm çeker gayret
Sabâ esdikce zülfiñ kohısından oluram medhûş Ne sırdur bu ne hikmet kim irişdi gönlüme hayret
Bıragub ibn-i Edhem-veş kamu varım olam dervîş Gerekmez şol 'alâ'ik kim baña şuglı virür 'usret
Onulmaz derde oldı mübtelâ Kuddûsîye lutf it Visalin merhemin gönder ki artdı dem-be-dem gamret
Hudâvendâ baña vir
Hudâvendâ baña vir lutf idüb zikrin ile ülfet Kaçuban cümle nâsdan eyleyem âhû gibi vahşet
Ki kıldım vaktimi nâs ile istînâs idüb zayi' Beni simden girü hıfz it kamu nâsdan idem 'uzlet
Kocadım idemez oldum saña kulluk cevârihle İdüb meczûb u hayran kıl mukarreb bulayın kurbet
Saña her kim olur 'âşık sivâya iltifat itmez Baña vir 'ışk u cezbe mâsivâdan eyleyem nefret
Bu Kuddûsî kulun seksen yaşında bir güneh-kârdır Kapuñdan itme tard anı hem eyle re'fet ü rahmet
Rahîmâ it Muhammed ümmetine
Rahîmâ it Muhammed ümmetine lutf u rahmet Kamusın mağfiret eyle çü fazlın bî-nihâyet
'Uyûblarını setr it bilmesünler ehl-i mahşer Habîbini şefî' kıl anlara itsün şefâ'at
îderler cân u dilden sen 'azîmü'ş-şânı tevhîd Bilüb hem suçların dirler ki yokdur bizde takat
Geçir eshel tarîkıyla ne takdîr itdiñ ise Seniñdür emr ü hükm ü re'y ü tedbîr ü irâdet
Dahi it mağfiret îmân u İslâm ehlini heb Bu Kuddûsî günâh-kâr kocaya hem eyle re'fet
Tefekkür eyleyüb eslâfı
Tefekkür eyleyüb eslâfı hüzn itdim be-gâyet Ki anlar turmayub sa'y eylemişler bî-nihâyet
Seher vaktinde halvet içre halkdan hâlî idim Didim var mı benim gibi iden dürlü gavâyet
Nasihat iderem nâsa tutun sözimi direm İderem tutmayanlara 'adavet kîn rimâyet
Baña nush eyleyenlerden idüb nefret kaçaram Olur yanımda mergûb eyleyenlerim vişâyet
Ne 'ilmim var ne a'mâlim ne zühdüm var ne hâlim İşim gücüm hemân gaflet kesel zenb ü cinayet
Ne sabrım var ne hilmim var ne teslim ne tevekkül Gelür ise keder cüz'î iderem çok şikâyet
Ne 'arım var ne 'aklım var ne fikrim ey karındaş Utanmak bilmezem asla iderem zel hazâyet
Ne kesbim var ne kârım var ne hirfet ne hırâyet Umaram ilden ihsanı idüb dâ'im devâyet
Ne ağlar gözlerim var ne yanar 'ışk-ıla gönlüm Ne bülbül-veş lisânım var ider derdin hikâyet
Ne haccım var ne savmım var riyasız ne salâtım Ki yok kalbimde âyât-ı hulûsdan zerrece ât
Ne dostum var ki ola anda dosta bir hediyye Diyem şâha fakîr-âne idiser bu kifayet
Ne cismim var ki kulluk eyleyem Hakka keselsiz Gice gündüz idem âdâb u tâ'ât ü ri'âyet
Bu Kuddûsî gibi yokdur cihanda bir güneh-kâr Meğer ola bu gümrâha Hudâsından hidâyet
Hicranın odından
Hicranın odından iderem saña şikâyet Cismimi yakub cân u dile itdi sirayet
Ey dost beni kurtar bu belâdan kerem eyle Kıl bendene rahm eyleyüben 'avn ü 'inayet
Gam bahrine 'ışkın beni gark eyledi âhir Şahım aña hîç yok mu 'aceb ka'r u nihayet
Nûş eylemişem rûz-ı ezel camı yedinden Pes anın içtin 'ışkıma olmadı bidayet
Tâ bezm-i elestden berü ben 'ışk ile zârem Bunca elemi çekdiğim itmez mi kifayet
Şol 'îd-i visalin demini ger sürer isem Her lahzada biñ kez ideyim şükre ri'âyet
Göster yüziñi perdeyi ref eyle aradan Hasret elemi bağrıma kâr itdi be-gâyet
Kuddûsî-yi bîçâreye lutf eyle kerem kıl Hışm eyleme ol itdi deyü cürm ü cinayet
Ey Hudâ fazlınla baña
Ey Hudâ fazlınla baña eyle ihsan 'afiyet İsterem sen pâdişâhımdan beher ân 'afiyet
Dîn ü dünyâ âhiretde istedi anı Resul Hem ulu ni'met didi ol fahr-i ekvân 'afiyet
Bir fakîr ü sâ'ilem geldim kapuña itme red Dilerem senden diler hem cümle yârân 'afiyet
'Afiyet ister virirsin çünki heb halk-ı cihan Vir baña hem ey Ganî Hannân ü Mennân 'afiyet
Eyle 'afv u 'afiyet in'âm kulun Kuddûsîye Vir o pîre rahm idüb ey Rabb ü Rahman 'afiyet
Ey Gafur çokdur zünûbum
Ey Gafur çokdur zünûbum sen beni it mağfiret Hem kamu ahvâlde ihsan eyle 'afv u 'afiyet
Ehl-i îmânı cemî'an mağfiret eyle hemîn Dû cihanda bize gösterme 'azâb ile kalet
İtmişüz îmân sana Rabb ü Halîmsin bî-gümân Dahi Rahman ü Rahîmsin eyle rıfk u merhamet
Çün habîbin rahm ü re'fet eyleyicidür bize Ol Şefî'ü'I-müznibîne lutf idüb kıl mevhibet
Pîr-i fânî haste Kuddûsî ider senden recâ Hüsn-i a'mâl hüsn-i ahvâl dahi hüsn-i 'afiyet
Ey Gafur çokdur günâhımız
Ey Gafur çokdur günâhımız bizim it mağfiret Dileriz senden beher ân setr ii 'afv ü 'afiyet
Sebkat itmiş rahmetin çün hışmını yok şübhemiz Her kime rahm ider isen ol kulun görmez kılet
Sen 'azîmü'ş-şâna yaraşur bizi 'afveylemek Bize yaraşur hemân cürm ü hatâ 'ayb u 'anet
Çünki bir adın Halîmdir dahi bir adın Kerîm Hem Ra'ûfsın hem Rahîmsin bize eyle merhamet
Dahi Rabbü'l-'âlemînsin eyledin Kuddûsîyi Seksen iki yıl hesâbsız ni'metinle terbiyet
Biz hesâbsız işledik suç
Biz hesâbsız işledik suç ey Gafur it mağfiret Sana lâyık 'afv u gufran bize cürm ü ma'siyet
İ'tirâf-ı zenb idüb geldik senin dergâhına Çünki Rahman u Rahîmsin bize eyle merhamet
Hem buyurmuşsın ki müstağfirlere itmem 'ikâb İsteriz biz gice gündüz mağfiret hem 'afiyet
Kârımızdır zikr ü istiğfara dâ'im iştigâl Dû cihanda lutf idüb gösterme hîç mihnet 'anet
Oldı Kuddûsî bu gün pîr 'aybını setr eyle hem 'Işk u cezbe eyle ihsan dahi hüsn ü 'afiyet
Kadirsin ey Hudâ
Kadirsin ey Hudâ her şey'e vir bu cismime sıhhat Seni zikr eyleyüb dâ'im bulayın anda hoş lezzet
Sivâ efkârı kalmasun deli gönlümde pâk olsun Gürûh-ı 'âşıkâna it beni ilhak virüb hayret
Teneffür ideyin iki cihanın zînetinden hem Beni dür itmesün bir lahza senden ni'met-i cennet
Bakayın dâ'imâ gökçek yüziñe görmeyüb gayrı Cihanın hür u gılmânından idem vahşet ü nefret
Bu Kuddûsî kulum zümre-i 'âşıklarından kıl Aña gösterme ey Sübbûh ü Kuddûs mihnet-i firkat
Virir eshâb-ı Kehfiñ
Virir eshâb-ı Kehfiñ kıssası inşâna çok hayret Tefekkür itmek-ile Hakkı bilüb buldılar 'izzet
Cihanın halkı eyler heb şahadet kudret-i Hakka Velâkin anların emsali hergiz itmemiş sebkat
Anın hem varlığına cümle eşya âyet olmuşdur Olubdur anların ahvâli dahi bir büyük âyet
Nazar itdim yere göğe dimişler biz bu mahlûkun İdelim Halikına cân u dilden sıdk-ıla hizmet
Kaçub tağa girüb gara uyumuşlar nice yıllar Yatub üç yüz tokuz yıl eylemiş anları Hak 'ismet
Yimek içmek ferâş yorgan hasîr dahi yoğ-iken hîç Kuru hâk üzre bulmuşlar ki bir sâ'at gibi rahat
Hudânın kudretin bil ey birader oku bu nazmı Tefekkür eyle anların işini sen de al 'ibret
Kaçuban ehl-i dünyâdan teveccüh eyle Mevlâya Gice gündüz hemîn tevhide ol meşgul idüb gayret
Girerler cennete zikr itmek-ile nice mîr pâşâ Zarar itmez imiş 'âşıklara hîç saltanat kesret
Hudâ 'âşıklarına sen mahabbet eyle Kuddûsî Olur imiş ki anlardan muhibb olan belâ zahmet
Zen gibi gel sîm ü zer
Zen gibi gel sîm ü zer çokluğına olma neşît Cem' iden mâlı olur rûz-ı kıyâmetde habît
Ehl-i dünyâya haramdır âhiret didi Resul Aña dirler yok senin bunda nasibin ey ratît
Hazzını dünyâda aldın diyeler ol eblehe Hazz-ı kâmil şol kişinin dir ki olmışdur samît
Âhiretden eksilür dünyâdaki derdin ile Dirmegil bu cîfe-i murdarı ey ahmak zagît
Cem'-i dünyâ eyleme Kuddûsîyâ ol ehl-i Hak Mâsivâsın sevme anın 'ilmi her şey'i muhît
'Işk beni mahzun iken
'Işk beni mahzun iken kıldı bu dem şâd u neşît Eyledi hem nev-cüvân olmış iken pîr ü rehît
Virdi hayret gönlüme şol kez ki ârâm idemem Çekdi ma'şûka beni boynuma takuban şerît
Bende-i sâdıkleyin ilter beni ol şahıma Rehberimdir 'ışk benim çün olmışam aña rabît
Varlığımdan her ne ki var ise virdim dosta heb Böyle oldığına ahvâlim anın 'ilmi muhît
Ebsem ol zâhid sakın gel hemm-i 'ışk-ıla ki tâ . Eyleme Kuddûsîye cevr gönü olmışdur basît
Ey peyk-i Hudâ
Ey peyk-i Hudâ var şeh-i hûbâna selâm it Gir ravzasına benden o sultâna selâm it
Ahvâl-i perişanımı 'arz it aña bir bir Ta'zîm ile dîvânına tur Hâna selâm it
Teblîg-i salât ile selâm itdi fakirin Bu bendeden ol Hazret-i Hâkâna selâm it
Gün yüzine bir perde çeküb gizledi şimdi Sor hikmetini tur ulu dîvâna selâm it
Hasret elemi bağrıma kâr itdi be-gâyet Ol kân-ı vefâ sâhib-i ihsana selâm it
Şehrinde mücavir idim itdi beni ihrâc Koysun yine ol cennet-i Rıdvâna selâm it
Şehrinden ırag oldı ise cism-i nahîfim Ayrılmadı canım var o cânâna selâm it
Mahzun u mükedder komasun Rûmda beni ol Her derde deva idici Lokmana selâm it
Gir bâb-ı selâmdan yine ta'zîm eyle turub Ol bahr-i 'ilim ma'den-i 'irfana selâm it
Dört yârına Sıddîk u 'Ömer hem dahi 'Osman Ol bâb-ı 'ilim Haydar-ı Arslana selâm it
Ol şehr-i münevverde yatanlara 'umûmen Hem cümle civarındaki ihvana selâm it
Hem âline ashabına etbâ'ına cümle Etbâ'ına hem zümre-i yârana selâm it
Lütfen keremen her ne ise cürm ü günâhım ' Afv eylesün ol bâ'is-i ekvâna selâm it
Di saña selâm eyledi Kuddûsî-yi 'âşık Çeksün beni lutf eyleyüb ol yana selâm it
Ey bâd-ı sabâ
Ey bâd-ı sabâ es yürü ol yâra selâm it Mahbûb-ı Hudâ Ahmed-i Muhtara selâm it
Sevdası anın itdi beni zâr ü perîşân ' Arz eyle bu ahvâlimi dildâra selâm it
Şevki ile nolduğımı heb eyle ifâde Pes ol şeh-i hûbân gül-i gülzâra selâm it
Çün olmuş idim bir sene şehrinde mücavir İtsün bu firak derdine bir çâre selâm it
Yanar yüreğim âteş-i hicran ile dâ'im Ol kâşif-i gam dâfi'-i ekdâra selâm it
Eflâki yaratmaz idi ol olmasa Hallâk Ol bâ'is-i halk menba'-ı esrara selâm it
Hem eyledi 'âlemlere Yezdan anı rahmet Muztarlara imdâd idici çâre selâm it
Ahz eylediler şems ü kamer nuru yüzünden Ol şâh-ı rüsül matla'-ı envâra selâm it
Teblîg-i salât ile selâm it aña tekrar Biñ şevk ile ol Kâdî-yi etvâra selâm it
Di eyle şu Kuddûsî-yi gümrâha şefâ'at . Her derde deva idici hünkâra selâm it
Rızk ister iseñ
Rızk ister iseñ Râzıka tevhide devam it Hem dostına iksâr-ı salât ile selâm it
Hem eyle taleb mağfiret ol Rabb ü Gafurdan Pes leyi ü nehâr zikr ile tahsîl-i meram it
Reyb itme bu nutkımda birader çü sahîhdir Zikre çalışub kendini sen mest-i müdâm it
Zikr ile murada iriştir bil ki irenler Sen zikre hemân sa'y-i belîğ subh ile şâm it
Her derde deva zikr-i Hudâ sözimi tutub Ref'-i elem ü girye vü ahzân u sakam it
Mürşid oluben tâlib-i sâdıklara sen de Kıl himmet-i bâlâ nice azmışları râm it
Muztar olıcak eyle anı......... Di ey kerem ıssı beni sen sâ'il-i kâm it
Vir fazlın ile dileğimi eyleme mahrum Rahmin ile lutf eyleyüben ref'-i.... it
Al iki cihan hubbını eyle sana müştak Toldır içime 'ışk-ıla ağyarı haram it
Kuddûsî-yi bîçâre sana himmet idüb dir Tut sözimi sen özini zikr ile hümâm it
Ey Hudâ sen
Ey Hudâ sen ben kulum zümre-i merdândan it Eyleme münkir güruhundan zevi'l-'irfândan it
Kat habîbin hürmetine ehl-i 'ışk dostlarına İtme zühhâddan beni 'uşşâk-ı meczûbândan it
Nûş iden 'ışkın şarâbın istemezler mâsivâ Dû cihâna bakmayan kûyindeki sükkândan it
Cennet içün çalışan bigânelerden eyleme Nâr-ı dûzahdan haber-dâr olmayan mestândan it
Virme Kuddûsîye dünyâ âhiret sevdasını Nâr-ı 'ışkın ile yanan hizb-i müştâkândan it
Diler iseñ Hudâyı
Diler iseñ Hudâyı 'arif olmak dâ'imâ zikr it Olur hâsıl çü 'irfan zikr ile subh u mesâ zikr it
Anın ile gönülde ma'rifet şemsi tulü' ider Eğer kalbimde toğsun dir iseñ şems-i Duhâ zikr it
Yakın yol sâlike tevhîd imiş aña devam eyle Eğer maksûdun ise Hâlik-ı arz u semâ zikr it
Resûlullah 'Alîye çünki telkîn itdi tevhidi Dimiş budur yakîn yol yâ 'Aliyy-i Murtazâ zikr it
Nasîhat itdi Kuddûsî saña eyle kabul sâlik Eğer olmak ise matlûb ki mahbûb-ı Hudâ zikr it
Sen ey Hâdî
Sen ey Hâdî bizi toğrı yola sevk-ı delâlet it Cehaletle dalâlet râhına gitdik hidâyet it
Bizi İblîs ü nefs ü sû-i akran itdiler ıtlâl Habîbin hürmetine sen Latîfâ lutf u re'fet it
Günâhımız nihayetsiz velâkin ehl-i tevhidiz Seni zikr eyleriz dâ'im 'ukûbetden sıyânet it
Kamu mahlûk saña muhtâc dilerler cümlesi bârân Rahîm ismin dahi Rahmân-durur inzâl-i rahmet it
Mesâ'ib gün-be-gün artub gider bir kimse havf itmez Nasîhat idene dirler hemîn terk-i şemâtet it
Gafûrâ mağfiret eyle bu Kuddûsî kulunı hem Cemî'-i ehl-i îmânı dahi tevsî'-i ni'met it
Zâhidâ 'ışk-ıla zühdi
Zâhidâ 'ışk-ıla zühdi tutma yeksan itme halt Bir gönülde cem' olunmaz iki zıddân itme halt
Yâri istersen eğer ağyarına meyi eyleme Olmasun dirseñ dahi gönlüm perîşân itme halt
Ehl-i Hakka çün haram oldı bum bil dû cihan Himmet eyle kendine ol ehl-i Yezdan itme halt
Derd-i 'ışka derd imiş derman anı kesb idegör Semm-i kattâlı sakın zann itme derman itme halt
Hâne-i dilde koma hîç mâsivâ Kuddûsîyâ Tolmasun evsâh-ıla me'vâ-yı sultân itme halt
Lisânım zikrine meşgul
Lisânım zikrine meşgul beher subh u mesâ ey dost Çü 'âşık yâd ider ma'şûkı ismin dâ'imâ ey dost
Buyurmuşsun beni zikr idenin ben hoş celîsiye'm Gice gündüz celîsimsin mu'însin hem baña ey dost
Geçir bu gönlümi lutf eyleyüb ağyara meyilden Haramdır zümre-i 'uşşâka meyl-i mâsivâ ey dost
Kocayub şeyh-i fânî olmağ-ıla idemem kulluk Çocuk-veş bilmez olmışam edeb iz'ân haya ey dost
Saña ma'lûm ki Kuddûsî olubdur bî-edeb meczûb Habîbin hürmetine sen 'itâb itme baña ey dost
Seni medh idemez
Seni medh idemez bir kimse senden mâ-'adâ ey dost Çün itdi i'tirâf 'aczin cemî'-i evliya ey dost
Bu tarz ile seni zikr eylemekdür niyyetim ancak Nazîrin yok ki sensin Hâlık-ı arz u semâ ey dost
Dahi anlarda ne ki var anı halk eyleyen sensin İderler cümlesi tesbîh seni subh u mesâ ey dost
Be-küllî şey'e kadirsin yaratdın Âdemi hâkden Hemin kıldın anı esrâr-ı 'ilme âşinâ ey dost
Anın zürriyyetinden enbiyâ halk eylediñ bî-had Habîbin Ahmedi kıldın kamudan müctebâ ey dost
Hidâyet eyleyüb bize o şâha eylediñ ümmet Ki fazlınla aña biz eyledik hem iktidâ ey dost
Bize bildirdi kulluk resmini ol eyleyüb himmet Anın irşadı ile mü'min olduk biz saña ey dost
İşi dâ'im himâyetdir bizi iki cihanda çün Anamızdan bize eşfakdurol hayrü'l-verâ ey dost
Saña hamd eyleriz dahi salât ile selâm aña Dahi eshâb ü âline anın bî-intihâ ey dost
Bu Kuddûsî fakîrin kârıdır zikrin gice gündüz Günâh-kâr ise de tevhide meşgul dâ'imâ ey dost
'Işkın beni bu 'âleme
'Işkın beni bu 'âleme şân eyledi ey dost Hicrin elemi bağrımı kan eyledi ey dost
Gezdim emel-i vaslın ile Şâm u Hicazı Bu derd beni bî-nâm ü nişan eyledi ey dost
'İlm ü 'amel ü zühdimi yağmaladı 'ışkın Hüsnün dahi Mecnûn-ı zemân eyledi ey dost
'Ar şişesini taşa çalub koymadı 'ışk 'âr Kârımı hemîn âh u figân eyledi ey dost
Kuddûsîye 'ışk ma'nâda çok menfa'at itdi Zahirde sanurlar ki ziyan eyledi ey dost
Ben kime varub 'arz ideyim
Ben kime varub 'arz ideyim hâlimi ey dost Firkat elemi bükdü katî bilimi ey dost
Riisvâ-yı cihan eyledi 'ışkın beni şimdi Vaslın ile şâd eyle hazîn bâlimi ey dost
Ben istemezem devletini dâr-ı fenanın Koydum yolma câh ile emvalimi ey dost
Hem neylerem ağyarını oldum saña 'âşık Zühhâda virüb 'ilm ile a'mâlimi ey dost
Kuddûsî-yi bîçâre niyaz eyleyüben dir Cezb eyle beni kıl saña ikbâlimi ey dost
Visalinle beni handan kıl
Visalinle beni handan kıl ey dost Baña ol devleti ihsan kıl ey dost
Liyâkat yok-durur bende velâkin Bu müşkil işimi âsân kıl ey dost
Safâ virmez baña cennet na'îmi Makamım cennetü'r-Rıdvân kıl ey dost
Girerler cennete halk rahmetinle Beni kûyinde sen mihmân kıl ey dost
Temâşâ-yi cemâlinden ayırma Hemân ol ni'meti her ân kıl ey dost
Benim maksûdım ancak çünki sensin Beni ez-zümre-i merdân kıl ey dost
Diler Kuddûsî-yi bîçâre senden Anı 'ışkın ile hayran kıl ey dost
Düşüb sevdana
Düşüb sevdana dilden mâsivânı sürmişem ey dost Seni alub kamu varlığımı ben virmişem ey dost
Belâ vü firkatinle nice demdir mübtelâ idim Bihamdillah visalin 'îdine pes irmişem ey dost
Cihâneynin na'îminden baña yeğdür seniñ 'ışkın Ki rûyun hüsnini mir'ât-ı dilde görmişem ey dost
Seniñ 'ışkınla eğnime melâmet hırkasın giydim Çaluban şîşe-i 'ân yire hem kırmışam ey dost
Benim adımı Kuddûsî didin 'uşşâkın içinde Oların zümresine fazlın ile girmişem ey dost
Sensin beni
Sensin beni rüsvâ-yı cihan eyleyen ey dost Dâ'im işimi âh ü figân eyleyen ey dost
Gönlüm evine 'ışk gelüben eyledi vîrân ' Işkın beni Mecnûn-ı zemân eyleyen ey dost
'Özrüm saña ma'lûm baña it rıfk u terahhum 'Işkdur beni ma'zûr-ı nihân eyleyen ey dost
Ol eyledi 'ilm ü 'amel ü zühdimi yağma Oldur bu benim bağrımı kan eyleyen ey dost
Kuddûsîye it vasimi fazlınla müyesser Sensin aña lutf-ile hanân eyleyen ey dost
Girüben dil şehrine
Girüben dil şehrine 'ışk varlığım buldı sübût 'Ar u nâmûs şîşesi hem eyledi taşa sükût
Sanur idim zühd ü takva ile Yezdan bilinür Şimdi bildim ki muhakkak zahidin işi şuhût
'İlm-i zahirle bilinmez hem Hudâ 'ayne'l-yakîn Rabbini bilmez henüz vâ'iz hemân eyler tuyût
Cennete girmez 'amel ile didi bir ferd Resul İtme ey kardaş Rahîmin rahmetinden sen kunût
O1 erenler gibi er hîç kesme rahmetden ümîd Olma vâ'iz gibi Kuddûsî mukannit hem kunût
Göklere pervâz iderken
Göklere pervâz iderken mürg-i dil itdi hubût Eyledim kullukda taksîr hâsıl oldı pes sükût
Nefs ü İblîs ü hevâ şehvet bu gönlüm şehrini Yıkdılar 'isyân ile misl-i diyâr-ı kavm-i Lût
Bir zamân 'ilm ü 'amel takvâya cehd itdim idi Girdi 'ışk dil karyesine gitdi erkân-ı şurût
Vasl-ı yâre ârzû-mend oldum velâkin nideyim Beyzâ-yı mürg-i gönül itdi yuvasından sükût
Kesme Kuddûsî ümîdi bâb-ı tevbe çün acık Er olan itmez Rahîmin rahmetinden hîç kunût
Kudretin göstermek içün
Kudretin göstermek içün Ferd ü Hayy u Lâ-yemût Hûta buyurdı ki dostum Yûnusı rıfk-ile yut
Eyledi tenbîh dahi ol hûta didi bilmiş ol Bu benim dostum emânetdir sana zann itme kût
Anı hıfz eyle eritme eyledim mihmân sana Çünki peygamberdir ol i'zâz idüben hoşça tut
Oldı birkaç gün balık karnında sâkin ol 'azîz Tenrisin unutmayub itdi o zulmetde kunût
Sonra emr itdi kenâra tîz anı çıkar deyü Emre idüb imtisâl çıkardı Hak izniyle hût
Biz 'aceb kullukda taksîr eyleriz bilmem niçün Dir gören inşân değil bunlar ya çamdır ya söğüt
Cümle halkın echeli Kuddûsî-yi âvârenin ' İlm ü 'amel ü 'ibâdâtı ke-beytü'l-'ankebût
Ey gözüm niçün di senden
Ey gözüm niçün di senden turmayub akar dumû' Gelmez oldı sana bilmem ne 'aceb hergiz hucû'
Ey kulağım hüsn-i cânân vasfını işitmeğe Özenirsin rûz u şeb hîç turmayub oldun helû'
Kara yüzüm yâ senin süründiğin hâke neden Kimin içün bu sücûd u bu rükû' u bu huzû'
Sen de rûy-ı dilberin çok medhin eylersin dilim Ara yirde tercümân olmağa mı itdin şürû'
Ey tehî destim semâya toğrı açık her zamân Eğri boynunla kimin bâbında eylersin kunû'
Ey ayaklarım 'aceb noldı size ki turmayub Seyriniz buldı bu 'âlem halkı içinde şüyû'
Ey benim eczâ-yı cismim bir telâşeye bugün Düşdiniz kim itmedi hîç 'ömrüm içinde vukû'
İnilersin rûz u şeb özüm bunun aslı nedir Şol ezelki eski derdin itdi mi yohsa rücû'
Böyle hayrân u perîşân oldığın 'aklım neden Turmayub yanımda benden 'âkıbet itdin züyû'
Dertli gönlüm sabr u ârâm eylemezsin bir nefes Pes hümâ gibi idersin göklere her dem sutû'
Rûh-ı Kuddûsî yanarsın intizâr âteşine Yohsa vuslat gicesinifi fecri mi itdi tulü'
Ol güzeller şâhının
Ol güzeller şâhının 'âşıkları hayrân kamu ' Işk şarâbın nûş idenler tâ ebed mestân kamu
Zâhid ağlar gice gündüz cennet içün dâ'imâ Zümre-i 'uşşâka cennet görinür zindân kamu
Anlara virmez safâ nâm na'îmi cennetiñ Anlariñ 'indinde cennet derdlisi nâdân kamu
Çün Resûl buyurdı cennet içre bir cennet ki var Mâsivâ yok anda hîç ehli anın merdân kamu
Cennet-i Rıdvân aniñ ismi girer 'uşşâk aña Ehl-i cennet gözlerinden ol gürûh pinhân kamu
Mâsivâya meyi idenler oldılar Hakdan cüdâ Ehl-i dünyâ ehl-i ahret işleri harmân kamu
'îlm ü a'mâl ü kerâmâta gurûr idenleriñ Olısar mahşerde tâ'at sandığı 'isyân kamu
'Âşıkıfi zenbi yazılmaz defter-i ma'şûkına îder ol dîvânenin 'ışk 'aklını tâlân kamu
Girdi Kuddûsî fakîrin karye-i göüline 'ışk Yakdı yıkdı eyledi ol karyeyi vîrân kamu
Gönül dîdârına yârin
Gönül dîdârına yârin kılar subh u mesâ ârzû İder şem'ine yanmağa beher şeb gayret ü umu
Aña vuslat içündür âh u efgânım dem-â-dem (bil) Bu sevdâ ile sîl gibi akar iki gözümden su
Baña bir lâhza râhat mı ola bu derd-i hicr-ile Anın 'ışkı şarâbıdır beni mest eyleyen yâ hû
Dilersen dil sarayına şehen-şâhın nüzul ide Süpür koma çıkar zibli serây içini arıt yu
Bu derdin yine derd imiş hemân dermanı Kuddûsî Eğer sıdk-ıla ararsan anın dermanı budur bu
Ben ol Mecnûn-ı zârem
Ben ol Mecnûn-ı zârem yâre karşu Visalin gözlerem eshâre karşu
Beni bî-çâre kıldı 'ışkı âhir Umaram ki kıla bir çâre karşu
Anub adın dem-â-dem çağırıram Gözim yaşı akar ebhâre karşu
Bu gönlüm döyemez hicrin odına Ki biryân oldı cismim nâre karşu
İniltimden cihanın halkı 'âciz Olubdur her gice enhâre karşu
İdüb feryâd u âhı bülbül-âsâ Seherde 'ışk-ıla gülzâre karşu
Beni bu derd-i 'ışkı itdi bîmâr Yine derdi deva bîmâre karşu
' Aceb bir gün ola mı yâri görmek Açuban dîdemi dîdâre karşu
Kanadım yok uçam varam o dostun Yüzi andan görinen dâre karşu
Gice tâ-be-sabâh olınca zâram Elim açık turıram yâre karşu
Beni Mansûrgibi 'ışkı sonunda İder bir dâr-ı rüsvâ dâre karşu
Tahammül eylemez bakmağa çeşmim Tecellî kıldığı envâre karşu
Bu Kuddûsî irübdür sırr-ı 'ışka Mukabil zerresi esrâre karşu
Ağlayu ağlayu
Kapuñda beklerim ağlayu ağlayu ' Atanı isterem ağlayu ağlayu
Cüda düşdüm bugün sen pâdişâhımdan Visalin özlerim ağlayu ağlayu
Seniñ kapuñdan a'lâ bir penâhım yok Ki varub yalvaram ağlayu ağlayu
Tevessül eylerem saña habíbiñle Marîzem iñlerem ağlayu ağlayu
'Alâ'ik fitnesi kesdi (bu) yolumı Bakub hüzn eylerem ağlayu ağlayu
Yolı bilmem delîlim yok şaşub kaldım Hidâyet dilerem ağlayu ağlayu
Bu Kuddûsî eğüb boynum kapuñda Diler senden kerem ağlayu ağlayu
'Alîmâ hoş bilürsin
'Alîmâ hoş bilürsin gelmez oldı gözime uyhu Çocuk gibi iderem eki ü şürb ü uyhuyı ârzû
Baña rahm itmeyince sen 'Azîmü'ş-şân yâ kim ider Cemî'-i râhimînin erhamisiñ çünki sen yâ Hû
Kime 'arz ideyim ahvâlimi sen var iken ey şâh Cüdâ olmam kapuñdan hîç sükûtıma sebebdir bu
Kamu halkm mu'îni dest-gîrisin benim dahi Günâhım hadden efzûn rahmetiñ bahrinde anı yu
Diler senden bu Kuddûsî ki dâreynde aña lutf it Yaşı seksen dahi birdür aña gösterme gam gaygu
'Işka uy
Sâlikâ vuslat dilerseñ Hakka turma 'ışka uy Kendim şugl-ı 'alâ'ik birle yorma 'ışka uy
Hacc u savm-ıla ma'ârif kenzini bulmak muhâl Rızk-ıla gel başıfia bu halkı dirme 'ışka uy
Bu riyâyı terk idüb gir meclis-i 'uşşâka hem İt ayakları tozın goziñe sürme 'ışka uy
Şol 'amel kim anda ihlâs olmaya cümle hebâ Kıldıgın a'mâli zerre deñlü görme 'ışka uy
'Âşıkın bir lem'ası biñ yıl 'amelden yeğ-durur Diñle Kuddûsî kelâmın yâde virme 'ışka uy
Ey kerem kânı
Ey kerem kânı sañadur ilticâ vü iltiyâz Çün kamu mahlûka sensin Müste'ân ü Müste'âz
Bahr-i hayretde garîkam dertliyem bî-çâreyem Kapuña geldim Hudâyâ eylerem saña liyâz
Mücrim ü cânî benim çok cürm ü 'isyân eyledim Suçluyam gerçi velâkin sen şehi kıldım mülâz
Âh idüben ağladıkça her seher bülbül gibi Gözlerimden dökilür rûy-ı zemîn üzre rizâz
Bilimi bükdi visalin ârzûsı ey pâdişâh Hasretin acısı çünki bağrıma itdi nefâz
Hâne-i gönlüm harâb oldı yıkıldı hicr-ile Gönderüb mi'mâr-ı vaslın yap anı kılma cüzâz
Vird-i Kuddûsî budur okur hemân leyi ü nehâr Yâ İlâhî firkatinden el-emân ü el-'ıyâz
Sâlikâ 'ışk iste Hakdan
Sâlikâ 'ışk iste Hakdan kıl riyadan ihtiraz Çün 'amel ihlâs ile makbuldür olsa dahi az
Bil murâ'î zahidin a'mâli benzer meyyite Canı olmayan şehi evlâdı tahtında komaz
İtseler ihdâ sana bir câriye hûb canı yok Red idersin itmeyüb hîç inbisât u i'tirâz
Gizlü şirk imiş riyâ îmânı olmaz müşrikin Ehl-i nârdur tutsa da bin yıl oruç kılsa nemâz
Zikre sa'y it 'âşık olayın dir isen ey ahî Dinle Kuddûsî sözin it dâ'imâ zikr ü niyaz
Uyuma böyle ey 'âşık
Uyuma böyle ey 'âşık ki 'uşşâk-ı Hudâ îkâz Yanarlar odına 'ışkın iderler cân fidâ îkâz
Giyindin eğnine gaflet libâsın uykuya taldın Uyan gör kulların Hakkın ki isterler rızâ îkâz
Sıratı öte mi geçdin yatursın korkusız gamsız Mübeşşerler dahi dâ'im iderlerdi bükâ îkâz
Yiyüb içüb behâ'im-veş olursın subha dek nâ'im Gözün aç bir nazar kıl kim kamu şâh u gedâ îkâz
Uyumaz on sekiz bin 'âlemin halkı sana noldı îderler cümlesi tesbîh ü ezkâr u du'â îkâz
Uyumaz 'arş u ferş ü şems ü mâh u necim ü kürsî Yedi derya yedi kat yir dahi yedi semâ îkâz
Uyumaz od su yil toprak ağaç taş heb cemâdât hem Bulut kar yıldırım yağmur ki bunlar dâ'imâ îkâz
Uyumaz derd-i 'ışk olan özünde zerre mikdârı İniler hasteler her şeb ki isterler şifâ îkâz
Uyumaz ins ü cin ü vahş u tuyûr u horûs esmâk Dilerler cümle mevcudat u mahlûkât 'atâ îkâz
Uyumazlar melekler hîç olarda yok-durur gaflet İderler secde vü tesbîh ü tâ'ât ü sena îkâz
Uyumaz Halikın çünki münezzehdir uyumakdan Uyan Kuddûsîyâ uyan ki senden mâ'adâ îkâz
Namâz 1
Sâlik-i râh-ı Hudânın oldı minhâcı nemâz Tâlib-i bezm-i visalin feyz-i seccâcı nemâz
Anın ile rütbe-i 'ulyâya tîz irer kişi Ehl-i îmânın muhakkak bil ki mi'râcı nemâz
Dîn-i İslâmın 'imâdı oldığında şübhe yok Tatlı hem baldan münafık zann ider acı nemâz
Anı kıl ta'dîl-i erkân ile ki yarın hemân Olmasun dîvân-ı Hakda sana da'vâcı nemâz
Mâsivâyı heb gönülden tağıdub atmağa pes Ehl-i 'irfan zümresinin oldı mihlâcı nemâz
Delmek içün bağrını İblîs-i mekkârın hemân Sâlihînin seyf-i rümh ü kavs-i âmâcı nemâz
Enbiyâ vü evliyanın cümleten Kuddûsîyâ Gözleri nûrı nemâz hem başlan tacı nemâz
Namâz 2
Ol Hudânın kullarına ulu ihsanı nemâz Menzil-i a'lâya çün ref eyler inşânı nemâz
Var 'ibâdâtın begim çok gerçi envâ'ı velî Anların pes cümlesinin şems-i tâbânı nemâz
Anda cem' itdi nice a'mâli Cebbar u Celîl Bil muhakkak kim kamunın oldı sultânı nemâz
Hak buyurdı ista'înü sabr-ıla salât-ıla Çaresiz dertlüleriñ bir özge dermanı nemâz
Didi Şâh-ı Enbiyâ dînin 'imâdıdır aña Şübhesiz eyler ikâmet dîn ü îmânı nemâz
Şer'-i Ahmed hısn-ı a'zamdur giren bulur necat Bil ki ol hısnın esâsı dahi haytanı nemâz
Pes huşû'-ıla anı ta'dil-i erkân iderek Kılar iseñ men' iderfahşâ vü destanı nemâz
Eyle Kuddûsî nemâza gice gündüz sen devam Artırır iklîm-i dilde nûr-ı 'irfanı nemâz
Hudâ 'âşıklarında
Hudâ 'âşıklarında 'ucb u kibr ü kizb ü kîn olmaz Resûl-i Hak didi kîni olan kişide dîn olmaz
Sakın kîn ü küdûretden halîm ol ma'rifet kesb it Kıyamet kopsa 'arif Teñriden bilür hazîn olmaz
Tekebbür itme ey zâhid güneh-kâr kullara zîrâ Enâniyyet iden 'âbid Hudâsına yakîn olmaz
Sivâdan geç eğer yâr ise maksûd olmagıl müşrik Ki gayre iltifat iden-durur hâ'in emîn olmaz
Hazer it kibr ü şirkden hîç tekebbür itme Kuddûsî Ululuk idene Mevlâ gazab eyler mu'în.olmaz
Tevazzu' eyleyen
Tevazzu' eyleyen Hakka yakın olur batîn olmaz Tekebbür iden İblîs-tek olur merdûd yakîn olmaz
'Amel çokluğına mağrur oluban itmegil benlik Özin alçak bilen zîrâ 'azîz olur mehîn olmaz
Sever tâ'ibleri Allah günâhım çok deyü korkma Suçın bilüb iden tevbe olur mağfur zanîn olmaz
Riyâ şirk-i hafidir gel bu müşriklikden it tevbe Mürâ'î 'âbidin kalbinde çün îmân u dîn olmaz
Temellük eyle Kuddûsî hemân sür yüziñi hâke Kebîre bendelik iden kişide kibr ü kîn olmaz
Bu yolda sâlike
Bu yolda sâlike 'ışkdan gereklü yâr-ı gâr olmaz îrişmez menzile şol kim bu 'ışk-ı pâke yâr olmaz
Beraber ins ü cin a'mâline bir cezbe ey zâhid Hadîs-i Mustafâdur bu ki münkir bahtiyar olmaz
Eğer 'âşık olayım dir iseñ tevhide ol meşgul Sülük ehli olana zikr-i Hakdan özge kâr olmaz
Olur 'ışk-ı İlâhî zâkirin gönlünde bir derya Nihayet yok o deryaya dahi ka'r u kenar olmaz
Talar 'âşık gice gündüz aña cevher bulur dâ'im O cevher ol kadar 'izzetlü kim kıymet-sâlâr olmaz
Murâd cevher dimekden ma'rifetdir añla bu remzi Ki 'irfan olmayan gönül serayı şehriyâr olmaz
Haram iki cihan Hak ehline buyurdı Peygamber Sivâya meyi iden gafil habîb-i Kird-gâr olmaz
Hemân zikr eyle Kuddûsî Hudâyı 'ışk u şevk-ıla Gelür ölüm geçer fırsat bu sıhhat ber-karâr olmaz
Dîvâne gönül
Dîvâne gönül güzeli sevmekden usanmaz Dirler baña bî-'âr kişidür halkdan utanmaz
Her kim ki dili teşnesidür âb-ı visalin Aksa yedi derya suyı heb ağzına kanmaz
Vâ'iz dir imiş 'âkile 'ışk kârı ne lâzım İnşân değil ol kimse ki 'ışk odına yanmaz
Lezzet mi bulur bâl yimeyen bâl dise biñ kez Zâhid bu ecilden dem-i 'uşşâka inanmaz
Kuddûsîyi mest eyledi çün 'ışk-ı nigârı Münkirler aña her ne ki dirlerse bulanmaz
Zahirde şimdi
Zahirde şimdi rehber bulunmaz Sâliki irşâd ider bulunmaz
Tâlib-i sâdık çünki kalîldür Sıdk-ıla râha gider bulunmaz
Gizlendiler heb evliya bizden Ehl-i sülûki yeder bulunmaz
Ehl-i dünyânın etbâ'ı çokdur Ehl-i Mevlâya uyar bulunmaz
Deccâlden evvel çıkdı Deccâller Anlara uymaz erler bulunmaz
Bin koyun korkar cümle bir kurddan Koyum hoşça güder bulunmaz
Kuddûsî yalvar Hak Te'âlâya Andan özge 'avn eyler bulunmaz
Derd-i 'ışkdur
Derd-i 'ışkdur 'âşıkân beyninde dermandan garaz Cân fidâ itmekdür ancak kurb-ı sultândan garaz
Zahidin maksûdı cennetde hemân zevk u safâ Zann ider ol kim yimek içmek gülistandan garaz
Çille-i merdânı her kim ki çekerse merd olur Mısra sultân olmağ-imiş meks-i zindandan garaz
Şâkiriz Mevlâya ki virdi bize 'ışk derdini Derdimiz artsun deyüdür bunca şükrandan garaz
İste Kuddûsî o yârin 'ışkını leyi ü nehâr Rengine 'ışkın boyanmak dîn ü îmândan garaz
Ma'rifetdir sâlikâ
Ma'rifetdir sâlikâ dünyâya gelmekden garaz Ma'rifetsiz 'âbidin gönünde toludur maraz
Cümle eşya turmayub kulluk iderler Tenriye Nev'-i inşân oldı efdal cümleden buldı dahaz
Çünki ancak ma'rifet inşânda var gayride yok Âdeme virdi hilâfet Hak bu 'irfandan gavaz
Sen bu 'ilm-i zahire mağrur olub kalma hemîn İdegör tahsîl-i 'irfan gezme gel misl-i faraz
Al icazet şeyh-i kâmilden çalış leyi ü nehâr Zikri tekrar ide ide olasın sen de haraz
Dir iseñ ben kankı zikre meşgul olayım eğer Ol hemân tevhide meşgul 'ışk-ıla eyle habaz
Zikre Kuddûsî devam it ma'rifet tolsun dile Hâsıl olsun hem gönülde zikr ide ide ramaz
Ebsem ol sûfi bize
Ebsem ol sûfi bize sen itme asla i'tirâz Çünki 'ışk-ı yâr ile itdik sivâdan inkızâz
Geç riyâ vü süm'adan gel 'ışkı tahsil it hemân Dir iseñ mir'ât-ı kalbim ola ay gibi beyaz
Zühd ü takva 'ilm ü a'mâl eylemiş mağrur seni ' Ucb-ıla tolmış için pes Hakdan itmişsin gamâz
Cennet içtin çalışursın himmetin bâlâ değil 'Aşık-ı sâdık ider mi hizmetinde i'tiyâz
'Işka nâ'il olmak istersen devam it zikre sen Kalbe tolar zikr-ile 'ışk gelmez asla in'iyâz
Cümle zikrin efdali didi Resul tevhîd-durur Ol aña meşgul ki hergiz görmeyesin irtimâz
Atma Kuddûsî za'îfe i'tirâz taşlarını Eyledi ol âsitân-ı yâri 'ışk-ıla ızâz
Hudâ zâkirlerine bil
Hudâ zâkirlerine bil celîs olan şakî olmaz Hemân anlarla ol hemdem seni Mevlâ ider i'zâz
Uyub münkir münafık sözine 'uşşâka buğz itme Cefâ idenleri anlara Hak dergâhına koymaz
Düşün Ashâb-ı Kehfın kelbini al 'ibret andan kim Cihanın kelblerinden oldı müstesna dahi mümtaz
Niçün inşân iken inkâra düşüb kelb olursın (pes) Olursın birtakım a'dâ-yı Yezdân-ıla (sen) dem-sâz
Tutar bilen bu Kuddûsî fakîrin nutkının sırrın Muvaffak olmayan bed-baht u bed-kâr bilmeyüb tutmaz
Şol şi'ir kim
Şol şi'ir kim sâmi'i giryân u sekrân eylemez Yok halâvet anda hîç 'atşânı reyyân eylemez
Ehl-i hâle ehl-i hâl şi'ri virür zevk u safâ Ehl-i zahir sözüni hâl ehli bürhân eylemez
Şâ'irânın kalbleri Hakkın hazâ'ini imiş Hem mukallid sözleri 'uşşâkı hayran eylemez
Ehl-i hâlin kalbine ilham ider şi'ri Hudâ Ehl-i zahir sözleri irşâd-ı ihvan eylemez
Ehl-i hâlin sözleri îkâz ider gafilleri Ehl-i zahir şi'ri 'ışk u cezbe ityân eylemez
Ehl-i hâlin sözleri hakdır ki Hakdan söyler ol Ehl-i zahir sözleri teşvîk-ı yârân eylemez
Var nice şi'ir fasîh mevzun belâgatlü rak Okuyanlar dinleyenler kesb-i 'irfan eylemez
Kuvvet-i 'ilm-ile söyler şi'ri çok ehl-i kemâl ' Aşıkın bağrın yakub 'ışk-ıla biryân eylemez
Bî-tekellüf söylenen söz 'âşıka halet virir Külfet-ile söyle en eşfâ-yı 'atşân eylemez
Ehl-i hâl şi'ri kulûba ok gibi te'sîr ider Ehl-i zahir şi'ri kalbde dostı mihmân eylemez
Gerçi var hüsn-i fasâhat yok velâkin lezzeti ' Akılı medhûş idiib 'aklın perîşân eylemez
Hâl ile söylenmeyen söz şi'r-i Kuddûsî gibi Mâsivâ hubbıyla âbâd gönü vîrân eylemez
Yaşım yitmiş iki hem
Yaşım yitmiş iki hem 'ışk u cezbe artar eksilmez Bu bir sırr-ı Hudâdır kim anı bir gayrı ferd bilmez
Ki rü'yâmda iki derya suyun baña içirdiler Aña kudret işi dirler ki diişde dahi içilmez
Mecazî biri deryanın hakîkî 'ışk biri lâkin Değil şehvet ile bu ma'nevî bir hâl ki dinilmez
Hakîkî 'ışk benim gibi hakîre yaraşur mı hîç Gürûh-ı 'âşıkânın defterinde ismim anılmaz
Bu bir hayz-ı ricaldir hergiz ifşa eylemek olmaz Çü Kuddûsî mecazîden-durur ihfâ-yı sır bilmez
Ele girmez
Derd çekmeyicek devlet-i vuslat ele girmez Sabr itmeyicek zilletle 'izzet ele girmez
Sen hasta iseñ saña tabíbiñ geliir ancak 'Işk derdlisi ol turma ki fırsat ele girmez
Çün 'ışksız olan kişi behâ'imden adaldür Kesb eyle hemân 'ışkı bu kuvvet ele girmez
Dost re'fet ider 'âşıka itmekle tezellül Tut pendimi kibr itme çü re'fet ele girmez
Kuddûsîye alçak görinür nefsi il a'lâ Dûn bilmeyicek kendini rif'at ele girmez
Muhibb-i cîfe-i dünyâya
Muhibb-i cîfe-i dünyâya sâkî bil ki cem virmez Sivâya meyi iden kullarına sultân nikam virmez
Bu zühd ü tâ'at ü takva keramet prde gönülde Gurur iderseñ anlara Hakîm saña hikem virmez
Gurur u 'ucb-ile sürüldi İblîs bâb-ı Yezdândan Sanur idi ki bu yolda enâniyyet nedem virmez
Suçum i'tirâf idüben Adem buldı çok 'izzet Tevazu' ideni Mevlâ sever 'ukbâda gam virmez
Teveccüh eyle Kuddûsî Hudâya gayre dil virme Bu pendi gûş idüb tutan kişiye Hak nikam virmez
Uşşâk-ı Hudâ
Uşşâk-ı Hudâ râh-ı sivâya sefer itmez Bu derde düşen kopsa kıyamet keder itmez
Dünyâyı seven âhiretin zevkini bulmaz Mevlâyı seven gayriye hergiz nazar itmez
Şol zühdine mağrur olucı zahidi gör kim Hak 'ışkı anın gönline asla eser itmez
Gel tut sözimi Teñriye tap gayriyi terk it Ağyara tapan müşrik olur hoş hüner itmez
Mâl çokluğı Kârûnı düşün neyledi âhir Hak 'âşıkı olan kişi hîç cem'-i zer itmez
'Işk iste Hudâdan ki odur mürşid-i kâmil Çün aña mürîd olanı ol der-be-der itmez
Kuddûsîye 'ışk oldı nasîb itdi kanâ'at Kâni' olanın yerini Mevlâ sakar itmez
Da'vet itdi kûyine
Da'vet itdi kûyine çünki bizi ol şahımız Pes icabet eyledik bugün açıldı rahimiz
İtdi ta'lîm hem bize seyr ü sülûkin tarzını Pîşvâ-yi sâlikîn olan Resûlullahımız
Toldı 'ışk u cezbe dil iklimine deryâ-misâl Bu sebeble mürtefi' oldı be-gâyet câhımız
Bakmanız çeşm-i hakaretle bize ey zâhidân Dost yanında mu'teber hor görinen gümrâhımız
Yanarız 'ışk odına Kuddûsîyâ leyl ü nehâr Kıldı 'âlem halkını 'âciz figân u ahımız
Merhamet it bize
Merhamet it bize ey rahmeti bol şahımız Çün seni tevhîd ider muslih ü gümrâhımız
Hasretin ağusına takatimiz yok bizim Dem-be-dem olur mezîd girye ile ahımız
Cenneti virüb hemîn eyleme senden cüda Vaslını eyle nasîb ola bülend câhımız
Çeşmimizin yaşı sel olub akar Nîl-veş Ağlaşırız rûz u şeb mücrim ü agâhımız
Mağfiret it cümle ümmet ile Kuddûsîyi Dostına bahş it kamumızı ey Allahımız
Işkını virdi bize
Işkını virdi bize çün şeh-i hûbânımız Çengeli gönlimize takdı o sultânımız
Virmedi hergiz emân aldı cezb itdi hemân Yandı kamu cism ü cân kalmadı hîç sânımız
Varımızı târ-mâr itdi gelüb 'ışk-ı yâr Kıldı bizi bahtiyar mürtefi' ol sânımız
'Işka iden iktidâ dosta ider cân fidâ Bil ki bizim zâhidâ böyledir erkânımız
Ni'met-i zîbâ bu 'ışk devlet-i 'uzmâ bu 'ışk Mansıb-ı a'lâ bu 'ışk virdi bize hânımız
Dertlere derman bu 'ışk hastaya Lokman bu 'ışk Her dem ü her ân bu 'ışk hüccet ü burhanımız
Sâlike rehber bu 'ışk mürşid-i ekber bu 'ışk Şeyh-i hünerdir bu 'ışk sâkî-yi 'atşânımız
'Işksız olan hör-durur gafil ü ebter-durur Nefsine çâker-durur münkir ü düşmanımız
Her kime kim 'ışk gelür varını koymaz alur Teftriyi vâhid bilür zümre-i mestânımız
Eyleme Kuddûsîyâ kendini 'ışkdan cüda İste hemân ki sana 'ışk vire Mennânımız
Çengel takub gönlümize
Çengel takub gönlümize cezb eyledi cananımız ' Işkı gelüb tutdı hemîn itdi esîr sultânımız
Varımızı yağmaladı bu 'ışk girüb dil şehrine Yıkdı harâb itdi hemân kalmadı hân-mânımız
'İlm ü 'amel takva keramet 'izz ü nâz oldı heba Bulduk marazlardan necat idüb 'ilâç lokmânımız
'Ucb u riya kibr ü gurur emrâz-ı kalbdür cümlesi 01 'ışk tabîb oldı bize geldi bugün dermanımız
Hubb-ı riyaset hubb-ı câh Nemrûd u Şeddâd fi'lidir Sildi süpürdi anları bu 'ışk yüceldi sânımız
'İzzet sa'âdet zann iderdik devlet-i dünyâyı biz Bu zann-ı fâsidden geçirdi lutf idüb Yezdânımız
İki cihanın nakşına aldanmayız 'âşıklarız Gizlü velîlerdür kubâb altında dervîşânımız
Tahkîr iderler bizi nâs çeşm-i hakaretle bakub Zilletde bulduk 'izzeti ma'nîde şâh 'üryanımız
'İlm ü 'amel keşf ü keramet çoklığı virir gurur İblîs yiter 'ibret bize var çün bizim iz'ânımız
Bezm-i elest mestâniyüz biz tâ ebed ayıkmayız Eşbâhımız nâs ile amma dost bizim mihmânımız
Zikr-i Hudâdır kârımız leyi ü nehâr her dem bizim Çün anı zikr itmek ile kuvvetlenür îmânımız
Eyler terakkî sâlikân tekrâr-ı zikrullah ile Tekrâr-ı zikr-ile olur ehl-i kemâl nadanımız
Kuddûsîye devlet yiter kanşdığı meczûblara Dir dost yanında 'âkılândan yeğ bizim mestânımız
Ey bizim Hannânımız
Ey bizim Hannânımız Mennânımız Settârımız 'Afv u gufrandır senin işin bizim zenb kârımız
Mağfiret setr -i 'uyûb rahmet kerem lâyık sana Bize çok olmak yaraşur 'aybımız evzârımız
Şâh-ıla kul fark olunmaz böyle olmasa eğer Ey şehen-şâh-ı gafûrımız dahi gaffarımız
Mülk senin ancak şerîk yokdur sana hîç bî-gümân Birliğine var bizim îmânımız ikrarımız
Nefs ü şeytân u hevâ şehvet ile sû-i karîn İtmek ile bizi iğfal çok-durur suçlarımız
Var imiş her derde derman zenbe istiğfar imiş Ol ecilden bî-hisâbdur zikr ü istiğfarımız
Eyle Kuddûsî kuluna rahm u re'fet yâ Ra'ûf Hem cemî'-i mü'minâna çünki çok ekdârımız
Vaslını bize müyesser eyle
Vaslını bize müyesser eyle ey dildârımız Firkatin odına yandık âh u efgân kârımız
İşledik gerçi hatâya nefs ü şeytâna uyub Hîç zarar virir mi sana bu bizim evzârımız
Pîşemiz ancak bizim sehv ü zelel cürm ü hatâ Sen 'ayıblar örtücisin ey bizim Settârımız
Ağlayu kapuna geldik birtakım gümrâhlarız Varlığına birliğine yok-durur inkârımız
Biz elest bezminde peymân eyledik sen şâh-ıla Bozdur mı hîç bizim ol ahdimiz ikrarımız
İhtiyâr-ı fakr idüb girdik yolına sıdk-ıla Çekmeyiz derd 'ışkımız var yoğ-ısa dinarımız
Gönlümüz dillendi hüsn-i vechini işideli Bâd-ı 'ışk esdikce zîrâ şu'lelendi nârımız
Dir ki Kuddûsî bizim suçlarımız çoğ-ısa da Kesmeyiz hergiz recâyı çünki var Gaffarımız
Çün güzel ol yârimiz
Çün güzel ol yârimiz yok bizim inkârımız" Oldı aña tâ ezel 'ahd ile ikrarımız
'İlm ü 'amel zühd ü 'âr oldı kamu tar-mâr ' Işk bizi kıldı şikâr kalmadı hîç 'arımız
Eyledi hem şâd-mân bizi o şâh-ı cihan Subh u mesâ her zaman zikri hemân kârımız
Hamrı içüb kanarız vecde gelüb döneriz ' Işk odına yanarız nûrı olur nârımız
Tut dilini zâhidâ itme bize sen cefâ Dost-ıla var dâ'imâ gizlice bâzârımız
Hak yolıdır çün bu yol sen de aña sâlik ol Pendimizi it kabul çok bizim esrarımız
İsteme Kuddûsîyâ derdine 'ışkın deva Kıldı bizi pîşvâ 'ışkını dildârımız
Sanur misiz
Nüzul itmez yakında Hazret-i Isâ sanur misiz Kıyamet kâ'ime olmaz kalur dünyâ sanur misiz
Yaparsız yüce mescid medrese türbe serâylar pes Koyub gitmez Hicâze ümmet-i zîbâ sanur misiz
Çalışursız bilür iken zemân oldığını âhir Harâb olmaz bu yirler hem yidi mînâ sanur misiz
Medîne şehrine hicret iderler cümle mü'minler 'Aceb kalmaz bu büldân 'akıbet tenhâ sanur misiz
Nasihat eyleyüb size bu Kuddûsî koca dir kim Şu fânî mülki tahrîb eylemez Mevlâ sanur misiz
Biz bahr-i 'ışka talmışız
Biz bahr-i 'ışka talmışız ölmezden öndin ölmişiz İki cihanı terk idüb dost-ıla tenhâ kalmışız
Zikr-i Hudâdır kârımuz gizlicedür esrârımuz Cezb itdi bizi yârımuz meydân-ı 'ışka gelmişiz
Biz kâ'il olduk rahmete irdik tükenmez ni'mete Vasl-ı Cenâb-ı 'izzete çün pek yakîn yol bulmışız
Ol Kird-gâra 'âşıkız hem 'ışkımızda sâdıkız Bezm-i visale lâyıkız vuslat yolum bulmışız
Hak bize ihsan eyledi yolunuz âsân eyledi Katremiz 'umman eyledi kevn ü mekâna tolmışız
İçdik mahabbet şerbetin bulduk gönülde lezzetin İki cihanın devletin bulub seyelân olmışız
Dost da'vetin gûş eyledik 'ışk camını nûş eyledik Derya gibi cûş eyledik her yana mevci salmışız
Kuddûsî yanar 'ışk-ıla gerçek erenlerle bile İrişmişüz bir menzile bilinmeyiz kim nolmışız
Nebîler serveri
Nebîler serveri fahrü'l-verânın ümmetiyiz biz Nebîyullah Muhammed Mustafânın ümmetiyiz biz
Bi-küllî 'âlemine rahmet irsal eyledi Yezdan O şems-i kâ'inât Bedrü'd-Dücânın ümmetiyiz biz
Dimiş Mevlâ yaratmışım bu halkı ben senin içün O fahr-ı dû-cihân yâr-ı Hudânın ümmetiyiz biz
Dahi dimiş seni kendim içün halk itdim ey dostum Vücûd-ı halka bâ'is Müctebânın ümmetiyiz biz
Ana inşân melek cin reşk iderler dû-cihânda kim Hudâ dostı Şefî'-i Müznibânın ümmetiyiz biz
Anın nûrından itmiş iktibas bu mihr ü mâh nûrı Ki asl-ı nûr-ı mahlûk-ı cihanın ümmetiyiz biz
Kamu ümmetler üzre ümmetin Hak eylemiş tafdîl Resûl-i üns ü cin Şemsü'd-Duhânıfi ümmetiyiz biz
Hudâ Kur'ân içinde bizi medh eyler sarîhân hem Pes ol kân-ı kerem bahr-i vefanın ümmetiyiz biz
Tevessül itdiler Hakka anınla enbiyâ cümle O sultân-ı cemî'-i enbiyânın ümmetiyiz biz
İder her dem teşekkür Hazret-i Kuddûsa Kuddûsî Bizi ol şâha ümmet kıldı anın ümmetiyiz biz
Bu tarîki eyler isen
Bu tarîki eyler isen ehl-i 'irfandan ahiz İtmiş olursın muhakkak Şâh-ı Merdândan ahiz
Dür ider Hakdan seni yol urucılar kıl hazer Nakısa aldanma it bir kâmil inşândan ahiz
Ol basiret üzre zinhar ey begim aç gözüni Eyleme her suret uğrıları nadandan ahiz
Şer'-i pâki hor gören a'dâ-yı Hakdan sormagıl Bu yolun ahyârını var eyle yarandan ahiz
İtme nâmerd ile ülfet bu sözümi dinlegil Eyle Kuddûsî bu fende dersi ihvandan ahiz
Bizim eğlencemiz 1
Biz zümre-i 'âşıklarız tevhîd bizim eğlencemiz Yok kizbimiz sâdıklarız tevhîd bizim eğlencemiz
'Işkın şarâbın içmişüz meyl-i sivâdan geçmişüz Halk sohbetinden kaçmışuz tevhîd bizim eğlencemiz
Buğz eyleme zâhid bize dahi itme hem zikrimize Bizden zarar gelmez size tevhîd bizim eğlencemiz
Ahzâb okumak bilmeyiz hem nâsı teshîr kılmayız Hîç kahre meşgul olmayız tevhîd bizim eğlencemiz
Sünnet olan zikr ü du'âyı okurız subh u mesâ Hizb okumağa yok rızâ tevhîd bizim eğlencemiz
'Ubbâd işi savm u salât zenginlerin hacc u zekât ' Âşıkların tevhîd-i zât tevhîd bizim eğlencemiz
Nâsın çoğı dünyâ sever çoğı dahi 'ukbâ sever Kimi hemân Mevlâ sever tevhîd bizim eğlencemiz
Sîm ü zeri cem' itmeyiz Kârûn yolına gitmeyiz Bir kimseyi incitmeyiz tevhîd bizim eğlencemiz
Hubb-ı riyaset bizde yok ârzû-yı cennet bizde yok Dünyâya rağbet bizde yok tevhîd bizim eğlencemiz
Kuddûsînin maksûdı zât itmez sivâya iltifat Öğretdi fahr-ı kâ'inât tevhîd bizim eğlencemiz
Bizim eğlencemiz 2
Neyleriz ağyarı 'ışk-ı yâr bizim eğlencemiz Gonca gül 'uşşâkıyuz gülzâr bizim eğlencemiz
Cîfe-i murdara hergiz rağbet itmez gönlümiz Yanarız 'ışk âteşine nâr bizim eğlencemiz
El çeküb cümle sivâdan dost ile üns eyleriz Zikr-i dâ'imdür hemân leyi ü nehâr eğlencemiz
Kârımız 'ışk u semâ' u vecd ü hâl ü cezbedür Sanma zâhid bizi hâlî var bizim eğlencemiz
İlmimiz a'mâlimiz hayratımız yok ise de Zikr-i Mevlâ eyleriz ezkâr bizim eğlencemiz
Zühd ü takva idi evvel pîşemiz lâkin bu 'ışk Bozdı heb anları bu eş'âr bizim eğlencemiz
Halk-ıla bâzârı Kuddûsî fakîr terk eyleyüb Dir kim ancak dost ile bâzâr bizim eğlencemiz
Dost-ıladır şimdi bizim
Dost-ıladır şimdi bizim gizlüce hoş sohbetimiz Kalmadı hîç iki cihan ni'metine rağbetimiz
Çengel-i 'ışkını takub gönlimizi çekdi hemân Terk-i sivâ eylemişiz zikr-iledir ülfetimiz
Nâs-ıla ünsiyyet iden çünki olur Hakdan cüda Hakk-ıla ünsiyyet içündür bu bizim 'uzletimiz
Hultat-ı nâs eyleyenin kalbi huzur bulmaz imiş Kalbde huzur bulmak içün halvet ile vahdetimiz
Dahi ider imiş bize şol zâhid-i bî-'ışk dün ü gün Hâlbuki 'ışk odına yanmak ezelî 'âdetimiz
'Abide cennetde safâ sevgilü Kuddûsîye dost Dir bize kâfî şeh-i hûbân yüzüni rü'yetimiz
Safâ virmez baña ey dost
Safâ virmez baña ey dost cihanın lezzeti sensiz Olur ağu içimde bal ü sükker şerbeti sensiz
Tahammül idemem hergiz firakın giryesine çün Ki virir rûhıma sıklet cinânıfı ni'meti sensiz
Marîz-i derd-i 'ışkın olmışam gel hâlimi sorgıl Ne mümkindir baña bulmak tabibim sıhhati sensiz
Nider 'âşık olan sen hûba ağyarın likasını Ki bulmaz gönli bir lahza huzur u rahatı sensiz
Bu Kuddûsî kulun şâhâ seninle i'tizâz eyler Temennî eylemez asla o miskîn 'izzeti sensiz
Biz bu 'ışkın
Biz bu 'ışkın bir bölük gam-nâkiyiz ' Âşıkânın ayağının hâkiyiz
Lutf ile sundı bize dost cür'ayı Ol şarâbın mest-i bî-idrâkiyiz
Vechine müştaklarız ol dilberin Hüsn-i bî-hemtâsının derrâkiyiz
Bizi yazdı bende-gân dîvânına Ol güzeller şahının emlâkiyiz
Eyle Kuddûsî o yâre çok sipâs Biz anın mestân-ı 'ışk-ı pâkiyiz
'Aşıka bir nesne olmaz
'Aşıka bir nesne olmaz vuslat-ı yârdan lezîz Bülbüle gül vaslı zinhar seyr-i gül-zârdan lezîz
Zahidin maksûdı cennet içre eki ü şürb hemân Zann ider hîç kâr bulunmaz baña bu kârdan lezîz
Şem'a pervane ider mi ihtiyar canın fidâ Sanur ol bî-çâre kim yok nesne bu nârdan lezîz
Eyleyüb Mecnûn telezzüz 'ışk-ı Leylâ ile hoş Zikr-i Leylâ oldı aña cümle ezkârdan lezîz
Ehl-i dünyâ cem'-i dînâr ile eyler iltizâz Dir ki nesne yok cihanda cem'-i dînârdan lezîz
Ehl-i şirk eyler telezzüz surete tapmak ile Çün aña bir nesne yokdur şirk-i inkârdan lezîz
Zikr-i Hakk ile bu Kuddûsî safâlar kesb ider Yok anın 'indinde nesne zikr-i dil-dârdan lezîz
Uşşâk-ı Hudâ
Uşşâk-ı Hudâ 'ışk elemiyle mütelezziz 'Abid de cinânın ni'amıyla mütelezziz
Monlâ dün ü gün dersi ile hoş müteselli Vâ'iz de hikâyât-ı fem-ile mütelezziz
Müftî ile kâdî çalışub hıdmet iderler Kâtib de devât ü kalem-ile mütelezziz
Pâşâ tuğ-ıla sancağı virmez dû cihâna Sultân dahi taht u haşem-ile mütelezziz
Sûk ehli hemân bey' ü şirâ ile ferah-nâk Debbâğ ile cezzâr desem-ile mütelezziz
Dünyâyı cemi' eylemedir şuglı bahîlin Cûd ehli 'atâ vü kerem-ile mütelezziz
Şol ânesi rahminde cenîn hâlini gör kim Hîç gayriyi bilmez o dem-ile mütelezziz
Pes halk-ı cihan her biri bir lezzete düşmiş Kuddûsî dahi câm-ı Cem-ile mütelezziz
Varır yolumuz
Gel bizimle hemdem ol cânâna varır yolumuz Sanma bîgâne bizi dîvâna varır yolumuz
Dürr-i mercan ister isen tal bizimle bahre sen Bahrîyüz biz lü'lü ü mercana varır yolumuz
Havz içinde su görüben sanma deryadır anı Bî-nihâyet ka'rı yok 'ummana varır yolumuz
'İlm-i zahir ehl-i Hakkı bilemez 'ayne'l-yakîn Hakkı bilen sâhib-i 'irfana varır yolumuz
Dem-be-dem artub gider derdim deyü olma melûl Derd-i 'ışkdır adı bir dermana varır yolumuz
Râh-ı merdân-ı Hudâ dirler bu râha sen de gir Cümleye rahmet olan sultâna varır yolumuz
Dinle Kuddûsî kelâmın cân u dilden sâlikâ Gide gide 'akıbet Yezdâna varır yolumuz
Bir gün olur mı 'aceb kim
Bir gün olur mı 'aceb kim göre yâri gözümüz Bizde yok gerçi liyâkat ki siyâhdır yüzümüz'
Kalmadı hem intizâr-ı vasl-ıla bizde mecal Oldı yeksan bu ecilden gicemiz gündüzümüz
Derd-i hicrana tahammül güç imiş âh nideyim Geçmedi ol şeh-i hûbâna niyaz u nâzımız
Kapusında nice demdir ideriz âh u figân Yolumuz uğradı sarpa yokuş oldı düzümüz
Perde çekdi yüzine ol dil-rübâ kaldırmadı Oldı fitne mâl u 'avret oğlumuz hem kızımız
Dir ki Kuddûsî umarız ol Kerîm'in keremin Aña ma'lûm her ne ki var ise gizlü razımız
Bir muradım kaldı
Bir muradım kaldı nâ'il olmadım aña henüz Gitmedi dîvâne gönlümden benim sevda henüz
Gün-be-gün artub gider 'ışk bir dem ârâm eylemez Gözüme göründi vech-i dilber-i ra'nâ henüz
Pîr-i fânî oldum amma dil cüvândır kocamaz Âh u efgân eylemek hâlim hezâr-âsâ henüz
İrmeyince yârine ol turmayub leyi ü nehâr İniler ağlar yenilmez dinlemez servâ henüz
Tazelendi derdi Kuddûsî garibin neylesin Aldı şu nâçârlığında başına gavgâ henüz
'Işk ehli ider derd ü belâ
'Işk ehli ider derd ü belâ ile telezzüz Gör Kaysı nice itdi cefâ ile telezzüz
Zâhid ne bilür kadrini 'ışkın ki meramı İtmekdir amfi işi safâ ile telezzüz
Berdâr olıcak buldı lika yârine Mansûr Pes güldi idüben o lika ile telezzüz
Hîç virmeyicek canını cânân bulunur mu Hem itmeyicek terk-i sivâ ile telezzüz
Kuddûsî-yi bîçâre tut ol 'ışk eteğin kim Âhir idesin vasl-ı Hudâ ile telezzüz
Ben iderem 'arz-ı hâl
Ben iderem 'arz-ı hâl Nazm-ile yâ ze'l-Celâl Hirfetim ancak su'âl Matlûbum vir baña
Destimi tut düşmüşem 'Aciz olub şaşmışam Fur'na girüb bişmişem Merhamet it ey Hudâ
Kapuña geldim bu gün Suçumı bildim bu gün Sâ'ilin oldum bu gün İt baña gufran 'atâ
Oldı kesîr hüzn ü gam Dürlü belâ derd elem İt baña lutf u kerem (Lutfına) yok inkızâ
Hem di ki Kuddûsîyâ Rahm iderem ben saña Sen dahi her dem baña Eyle sipâsı vaktâ
Hemân tevhîd idiñ tevhîd
Hudâyı isteyen ihvan Hemân tevhîd idiñ tevhîd Hulûs-ı kalb ile her ân Hemân tevhîd idiñ tevhîd
Gözünden gel akıt yaşlar Nitekim akıdır taşlar Tutun sözümi kardaşlar Hemân tevhîd idin tevhîd
Mecâlis olmanız zinhar Aña kim dînidür dînâr Beher dem her nefes her bâr Hemân tevhîd idiñ tevhîd
Gönüller pasını silsün Saraya pâdişâh gelsün Dün ü gün 'îd-ı Kadr olsun Hemân tevhîd idin tevhîd
Münafık sözine uyman Kulağınıza hem koyman Didiklerini hîç tuymañ He-mân tevhîd idiñ tevhîd
Ne lâyık sâlike hultat Ki nâs ile ide ülfet Kamudan eyleyüb 'uzlet Hemân tevhîd idin tevhîd
Reva mıdır size gaflet Ki nefse viresiz mühlet Eğer dilerseniz vuslat Hemân tevhîd idiñ tevhîd
Yatur iken otururken Ayak üzre yürür iken Gezer iken turur iken Hemân tevhîd idin tevhîd
Dinilmez kim aña 'âkil Çalışmaz hîç olur gafil Tutun bu pendi ve'l-hâsıl Hemân tevhîd idiñ tevhîd
İdin tevhîd kurun halka Dahi i'lâm idin halka Duruşub bu güzel halka Hemân tevhîd idin tevhîd
Bu Kuddûsî ider pendi 'Amel itmezse de kendi Çözülsün kalbleriñ bendi Hemân tevhîd idiñ tevhîd
Gel fırsatı fevt eyleme
Zikr eyle
Hakkı ey hümâm Tevhîde eyle ihtimam Gel fırsatı fevt eyleme
Döndür Hudâya yüziñi Zikr eyle pâkle özini Sevdir aña kend'özini Gel fırsatı fevt eyleme
Boşa geçirme fırsatı Hak zikrine it rağbeti Bul dû cihanda 'izzeti Gel fırsatı fevt eyleme
Şol kez devam eyle aña Ki diyeler Mecnûn saña Hem diyeler ider riyâ Gel fırsatı fevt eyleme
Hak yollarının akrebi Budur gidüb bul matlebi Hâlî koma rûz u şebi Gel fırsatı fevt eyleme
Dirseñ enîs Hakka olam ' Ayne'l-yakîn Hakkı bilem Eyle hemân zikre devam Gel fırsatı fevt eyleme
Madem ki canın tendedir Fırsat bugün bil sendedir Hak zâkiri hâs bendedir Gel fırsatı fevt eyleme
Tevhide çalış rûz u şeb Oldı visale çün sebeb Sıdk-ıla kıl yâri taleb Gel fırsatı fevt eyleme
Turmaz bu fırsat tîz geçer Handur cihan konan göçer Bu cân kuşı bir gün uçar Gel fırsatı fevt eyleme
Zikr-ile tol deryâ-misâl Cehd eyle ol ehl-i kemâl Zâkir bulısar vecd ü hâl Gel fırsatı fevt eyleme
Dinle beni sen sözi kes Zikr eyle her dem her nefes Hak zikri bes Bakî heves Gel fırsatı fevt eyleme
Zikr it hemân Kuddûsîyâ Koyma gönülde masivâ İster isen dosta lika Gel fırsatı fevt eyleme
Sana yalvarmadan gayrı
Benim yok şuglım ey Mevlâ Sana yalvarmadan gayrı ' İlâç bulamadım asla Sana yalvarmadan gayrı
Kesel deryasına taldım Gemimi engine saldım Necat olmadığın bildim Sana yalvarmadan gayrı
Gönül ağyarı terk itmez Sana ikbâl idüb gitmez Ben anladım işim bitmez Sana yalvarmadan gayrı
Beni bu nefs-i emmare Yolumdan kıldı âvâre Düşündüm bulmadım çâre Sana yalvarmadan gayrı
Günâhım gerçi gayet çok Velakin rahmetin artuk Elimde bir vesilem yok Sana yalvarmadan gayrı
İrüb maksûda gülmedim Visale nâ'il olmadım Bu derde çâre bulmadım Sana yalvarmadan gayrı
Benim hâlimi kim bile Ki rahm idüb kerem kıla Çalışdım bulmadım hîle Sana yalvarmadan gayrı
Hemân Kuddûsîyâ yalvar Di ya Settâr u yâ Gaffar Kapunda bulmadım bir kâr Sana yalvarmadan gayrı
Uzletde buldum rahatı
Rıfk eylemen dostlar baña Uzletde buldum rahatı İtdi terahhum çün Hudâ Uzletde buldum rahatı
Dünyâda cennet var imiş 'Âşık aña uğrar imiş Halvet ne hoş gülzâr imiş ' Uzletde buldum rahatı
Halvetde bulınur huzur Halvetde tolar kalbe nûr Hakk-ıla üns anda olur ' Uzletde buldum rahatı
Zann itmeniz mihnetdeyim Çün yâr-ıla sohbetdeyim Anınla ünsiyyetdeyim ' Uzletde buldum rahatı
Uzlet erenler kârıdur Vahşet erenler kârıdur Halvet erenler kârıdur ' Uzletde buldum rahatı
Halk-ı zemân kalb uğrusı Gelmez baña hîç toğrusı Virir gelen baş ağrısı ' Uzletde buldum rahatı
Kimisi dünyâ talibi Kimisi 'ukbâ talibi Az şimdi Mevlâ talibi 'Uzletde buldum rahatı
Hultatda çok olur zünûb Gaybet dahi sâ'ir 'uyûb ' Uzletde nûrlanur kulûb Uzletde buldum rahatı
Yok bu zemânda sâdıkân Olan da heb olmış nihân ' Uzlet zemânı bu zemân ' Uzletde buldum rahatı
Hak söyleyen olur zelîl Çün ehl-i Hak gayet kalîl Halvetde olmaz kâl u kîl ' Uzletde buldum rahatı
Halvetde kalb hâlî olur Ağyar gider Mevlâ kalur Nâsdan kaçan rahat bulur ' Uzletde buldum rahatı
Kuddûsîye itdi Hudâ Pes devlet-i 'uzlet 'atâ Dir hamd idüb her dem aña ' Uzletde buldum rahatı
Gönül saña dimedim mi
Gözün aç uykudan uyan Gönül saña dimedim mi Kalur yolda çok uyuyan Gönül saña dimedim mi
Kesel deryasına taldın Ki nevmiñ tadını aldın Erenlerden girü kaldın Gönül saña dimedim mi
Âmân gönlüm didim saña Gidelim gel Hakdan yaña İdelim bendelik aña Gönül saña dimedim mi
Didim gel idelim gayret Ki elde var iken fırsat Tutub turmaz seni sıhhat Gönül saña dimedim mi
Bu dünyâya gelen ölür Ölüm acısını bilür Senin de başına gelür Gönül saña dimedim mi
Ben itdikde saña pendi Baña sen eylediñ fendi Çizilür cisminin bendi Gönül saña dimedim mi
Olur billur beden'uryân Kabir içinde yir dîdân İderler mâlını tâlân Gönül saña dimedim mi
Atan anañ ider feryâd Kavm u kardaş 'ıyâl evlâd İdemez kimse hîç imdâd Gönül saña dimedim mi
Beni sen çokça incitdiñ Rızâsız yollara gitdiñ Sivâ-yı Hakka meyi itilin Gönül saña dimedim mi
Ne sen kadrini bilürsin Ne benden öğüt alursın Yarın sözime gelürsin Gönül saña dimedim mi
Giden günler girü gelmez Bu demler de geçer kalmaz Çalışmayan murâd almaz Gönül saña dimedim mi
Gönül Kuddûsîye yâr ol Ki Mevlaya olalım kul Kişi sa'y-ile alur yol Gönül saña dimedim mi
Eyler bu 'ışk
Aşık-ı bîçâreyi giryân u zâr eyler bu 'ışk Komayub sabrını asla bî-karâr eyler bu 'ışk Şîşe-i 'arını taşa çaluben Mecnûn ider Düşürür sevdalara bî-nâm ü 'âr eyler bu 'ışk
Dû cihanın lezzetinden 'âşıkı 'ışk dûr ider Sağır eyler hem kulağını gözini kör ider Nâs içinde sûretâ gerçi anı menfur ider Ma'nâda anı habîb-i Kird-gâr eyler bu 'ışk
Ta'n-ı a'dâdan hazer eyler mi ehl-i 'ışk olan Mâsivâya meyi ider mi gönlini dosta salan Devlet-i 'uzmâya irerkenzini 'ışkın bulan 'Âşıkı iki cihanda bahtiyar eyler bu 'ışk
Her kime sundıysa sâkî bir kadeh memlû şarâb Gözini Ceyhun idüben bağrını eyler kebâb Hân-mânın cism ü canın yıkuban eyler harâb 'Âşıkın başına bu dünyâyı tar eyler bu 'ışk
Gezdirür Rûmu Hicazı 'ışk u sevda 'akıbet Bilmez olur zühd ü takva resmin asla 'akıbet 'İlm ü a'mâli ider bi'l-cümle yağma 'akıbet Hâsılı heb varlığını târ ü mâr eyler bu 'ışk
Dir ki Kuddûsî irilmez 'ışka câh u mâl ile Kâmil olmaz kişi ancak 'ilm ile a'mâl ile Fehm olunmaz sırrı 'ışkın dahi kîl ü kâl ile Her kime olursa rehber yâre yâr eyler bu 'ışk
Hak misli yok
Hak misli yok bir Tenri hem Ekber Eceli Ekber Eceli Ben pür kusur bir bendeyem Kârım zelel kârım zelel
Halk itmemiş hîç ol Samed Ben gibi bir mücrim ahad Çün işlemişim bî-'aded Cürm ü dagel cürm ü dagel
Hem görmedi halk-ı cihan Ben gibi gümrâh bir zemân Zîrâ işim dâ'im hemân Mekr ü hiyel mekr ü hiyel
Nefsim nasîhat almadı İtmediğim suç kalmadı Dünyâya bir ferd gelmedi Benden adal benden adal
Aslım benim çünki menî Bu hey'eti virdi Ganî Aslım denî fer'im denî Oldum ezel oldum ezel
İçimde yok 'ışk-ı Hudâ Gönlümde çok kibr ü riyâ İtdi beni Hakdan cüda Tûl-i emel tûl-i emel
Çok olmağın zenb ü kusur Hîç gönüme gelmez huzur Virir hemân 'ucb u gurur ' İlm ü 'amel 'ilm ü 'amel
'Işkın şarâbın içmedim Meyl-i sivâdan geçmedim Dostdan yana per açmadım İşim kesel işim kesel
Sevdim mecazî dilberi İtdim fedâ cân u seri Zenb-i hatânın asgari Mislü'l-cebel mislü'l-cebel
Toldı dile şehvet hevâ Takva verâ' oldı heba İrdi kulağıma nida Geldi ecel geldi ecel
Sin altmış altıdır dahi Geçdi yedi mah ey ahi Pîrifi olur Hak musrihi Görmez vecel görmez vecel
Ol râhimînin erhami Sarar yaraya merhemi Zevk u safâ 'îş u demi Sür korkma gel sür korkma gel
Tevvâbları hem pek sever Kendi kelâmında öğer İt sen de tevbe ey püser İtme mehel itme mehel
Kuddûsîyâ itme keder Hak serleri heb hayr ider İtmez seni hîç der-be-der Hulkı güzel hulkı güzel
Eyle tevhîde devam
Nutkımı tut sâlikâ Eyle tevhîde devam Olmasun 'ömrin heba Eyle tevhîde devam
Hakkı eylersen taleb Eyle tevhîd rûz u şeb İr murada bî-naseb Eyle tevhîde devam
Yâ Resul didi 'Alî Hakka di akreb yolı Ol buyurdı ey velî Eyle tevhîde devam
Pek yakîn Hakka bu yol Gir aña bul tîz vusul Bu sözi it sen kabul Eyle tevhîde devam
Eyle iksâr anı tâ Diyeler mecnûn sana Gice gündüz dâ'imâ Eyle tevhîde devam
Hem şu kez zikr it ki tâ Diyeler eyler riyâ Bil hadîsdir bum hâ Eyle tevhîde devam
Siyi olub deryaya ak Münkire virme kulak Sen benim sözime bak Eyle tevhîde devam
Gönlüne deryâ-misâl Tola çok zikr ile hâl İtme gayrı kîl ü kâl Eyle tevhîde devam
Eyle Kuddûsî hemân Zikri her dem her zemân Hâb-ı gafletden uyan Eyle tevhîde devam
Kuddûsîyem Kuddûsîyem 1
Kuddûsa mensûb olmışam Kuddûsîyem Kuddûsîyem Hem aña meczûb olmışam Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Rûz-ı elestde ben aña Dimiş idim çünki belâ Ol 'ışkını virdi baña Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Bil ana rahminde beni Ki itmişem takdîs anı Anam işitmişdir bum Kuddûsîyem Kuddûsîyem
On ikiye irdi yaşım 'Işk oldı yâr u yoldaşım Takdîs-i Hak idi işim Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Yigirmide itdim hereb Gezdim Hicazı Şâmı heb Kuddûs içün çekdim naseb Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Şevkiyle oldum bî-karâr İçimde 'ışk odı yanar Kuddûsa itmişem firar Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Çekdim sivâsından eli Buldum aña giden yolı Varsun disün münkir deli Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Yetmiş dahi üç oldı sin Hayran baña heb ins ü cin Kuddûse gönlüm mutma'in Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Tedbîr-i dünyâ bilmezem Arzû-yı cennet kılmazam Ağyara mensûb olmazam Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Kuddûsîyi cezb itdi ol İster aña her dem vusul Dir bilmeyüb iz'ân usûl Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Kuddûsîyem Kuddûsîyem 2
Kuddûse 'âşık olmışam Kuddûsîyem Kuddûsîyem 'Işkımda sâdık olmışam Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Zikr eylerem dâ'im anı O1 dahi zikr eyler meni Döndürmişem aña yöni Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Çün hamr-ı safî içmişem İki cihandan geçmişem Dostdan yana per açmışam Kuddûsîyem Kuddûsîyem
O1 goñlümiñ mihmânıdur Hem canımın cânânıdur Men kulının sultânıdur Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Men anı tevhîd eylerem Tekbîr ü temcîd eylerem Takdîs ü tefrîd eylerem Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Men bağrı yanıklardanım Kuddûse 'âşıklardanım Yanmakda fâ'iklardanım Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Kuddûsîyâ Kuddûse gel Çün ol E'azdür hem Eceli Di gayrisinden çekdim el Kuddûsîyem Kuddûsîyem
Noldı bu gönlüm
Noldı bu gönlüm noldı bu gönlüm Kevn ü mekâna toldı bu gönlüm ………. ………..
'Işka giriftar 'ışka giriftar Oldı da buldı derdine tîmâr Yâr ile itdi gizlice bâzâr Matlab-ı a'lâ buldı bu gönlüm
Geçdi sivâdan geçdi sivâdan İtdi feragat gayrı hevâdan 'Uzlet idüben çıkdı aradan Yâr ile pes yâr oldı bu gönlüm
Derdine derman derdine derman 'Işk imiş ancak anladı el'ân Hem bulınurmış 'ışk-ıla cânân Tarz-ı visali bildi bu gönlüm
Tolu piyâle tolu piyâle İçdi de yandı şem'-i cemâle İrmek içün ol bezm-i visale 'Işk-ıla bağrın deldi bu gönlüm
Bilmez usanmak bilmez usanmak Kârı dem-â-dem âteşe yanmak Kalmadı hergiz anda utanmak Şîşeyi taşa çaldı bu gönlüm
Gör neler itdi gör neler itdi 'Arsa-yı 'ışkda hoş hüner itdi Yolına yârin terk-i ser itdi Bahr-i fenaya taldı bu gönlüm
Medhe sezâdur medhe sezâdur Her ne dinürse aña revâdur Bildi ki bu 'ışk derde devâdur Komadı gayrı sildi bu gönlüm
Kuddûsîyi dir Kuddûsîyi dir 'Işka mürîd ol sıdk-ıla el vir Bulmayuban hîç bir gidecek yir Özini yâre saldı bu gönlüm
Yârimi gördüm
Yârimi gördüm Maksûda irdim Varımı virdim Geçdim sivâdan
Gayet güzeldür Ki bî-bedeldür A'zam ecelldür Ekber kamudan
Ansız olamam Yârsiz kalamam Gayri dilemem Çün 'âşıkam ben
Aç gözini bak Ol aña müştak Oldur muhakkak Her işi iden
Hûblukda yekta Yok misli asla Hem sânı a'lâ Ol vech-i ahsen
Buldum yakîn yol Oldum aña kul 'Akılları ol Dîvâne kılan
Her kande baksam Anı görürem Ol sûfî ebsem Uzatma dil sen
Takdîr ü tedbîr Eyler mi tagyîr Gel itme tenfîr Bizi bu 'ışkdan
Çün böyle takdîr Boş re'y ü tedbîr Eyler mi ta'zîr 'Özrimi bilen
'Aşk bahri taşdı Mevc başdan aşdı Yandı tutuşdu Heb cân ile ten
Kuddûsiyâ sen Dûr olma 'ışkdan Çün 'ışksız olan Bîgâne dostdan
Tevhîde meşgul ol hemân
Ey tâlib-i vasl-ı Huda Tevhide meşgul ol hemân Tut sözimi direm sana Tevhîde meşgul ol hemân
Hem cümle zikrin efdali Dimiş nebîler ekremi İksâr iden olur velî Tevhîde meşgul ol hemân
'Işk zikr-ile hâsıl olur- Hem gönlüne 'irfan gelür 'Arif Hudâyı tîz bilür Tevhîde meşgul ol hemân
Hak yollarının akrebi Tevhîd yolı dimiş Nebî Bu-durur anlar mezhebi Tevhîde meşgul ol hemân
Kalbi sivâdan pâk ider Koymaz 'alâ'ikdan eser 'Âşık olam dirsen eğer Tevhîde meşgul ol hemân
Zikre çalış itme kesel Çek mâsivâ şuglından el Ağyarı terk it Hakka gel Tevhîde meşgul ol hemân
İt zikre Kuddûsî devam Çün sâlike gaflet haram Bitmek ise işin meram Tevhîde meşgul ol hemân
Şi're heves itdim bugün
Vasf-ı hüsn-i yâr içün şi're heves itdim bugün Nazımla güftâr içün şi're heves itdim bugün Bilmezem 'ilm-i lügat 'ilm-i 'aruz sâ'ir 'ulûm 'Aczimi ikrar içün şi're heves itdim bugün
Okusam yazsam dahi 'arif dinilmez nâmıma 'İlm ü 'irfan yaraşur mı hîç bu tab'-ı hamıma Sağ u sola bakmayuban halkıma kuddâmıma Cehlimi iş'âr içün şi're heves itdim bugün
Çünki bu dil karyesine şevket ile girdi 'ışk Mâsivânın leşkerini komayuban kırdı 'ışk Oturub taht üzre vuslatdan haberler virdi 'ışk Vuslat-ı dil-dâr içün şi're heves itdim bugün
Söylemem beyhude ilhâm-ı Hudâdan söylerem Tâlib-i sâdıklara terk-i sivâdan söylerem 'Âşıkâna lezzet-i 'ışk-ı Hudâdan söylerem Rü'yet-i dîdâr içün şi're heves itdim bugün
Dir ki Kuddûsî elest bezminde itdim hamri nûş Hüsn-i vech-i dil-rübâyı cân kulağı itdi gûş Şi'r-i mevzun ile anın medhi baña geldi hoş Hâlimi ihbar içün şi're heves itdim bugün
Zikr it hemân leyi ü nehâr
Ey Hakka vuslat isteyen Zikr it hemân leyi ü nehâr Görsem cemâlini diyen Zikr it hemân leyi ü nehâr
Gel 'ömrüni kılma heba Zikr-i Hudâ it dâ'imâ Dîvâne disünler saña Zikr it hemân leyi ü nehâr
Bülbül kadar da yok mısın Çün 'ışk-ıla eyler enîn Bul sen de 'ışkın lezzetin Zikr it hemân leyi ü nehâr
Hultat reva mı 'âşıka Kesret reva mı 'âşıka Gaflet reva mı 'âşıka Zikr it hemân leyi ü nehâr
Zikre çalış ko gafleti İt mâsivâdan nefreti Kıl zikr-ile ünsiyyeti Zikr it hemân leyi ü nehâr
'Işkın şarâbın eyle nûş Derya gibi hem turma cûş İt pendimi sıdk-ıla gûş Zikr it hemân leyi ü nehâr
Aç gözini eyle nazar Ki cümle halk tesbîh ider Olma sakın sen der-be-der Zikr it hemân leyi ü nehâr
Kuddûsîyâ kes sözini Nâdâna açma razını Pâk idegör sen özini Zikr it hemân leyi ü nehâr
İşde safâ andadır
'Işk-ı nigâr kandedir Şevk-ı tarab andadır Hak dil-i virandadır İşde safâ andadır
Kimi virir nân u aş Kor yolına cân ü baş Kimi atar aña taş İşde safâ andadır
Kimisi virir 'atâ Hem diler andan du'â Kimisi eyler cefâ İşde safâ andadır
Kimisi candan sever Hizmetine pek iver Kimi yanından kovar İşde safâ andadır
'Işka uyandır velî Teñriye hem sevgüli 'Aşıka dirler deli İşde safâ andadır
Kimi mahabbet ider Virir aña sîm ü zer Kimi de döger söger İşde safâ andadır
Kimi elini öper Gönlini hoşça yapar Kimisi yıkar deper İşde safâ andadır
Kimisi Kuddûsîyâ Eyler aña cân fidâ Kimi ider çok ezâ İşde safâ andadır
Gel halka-i tevhîde gir
Ey derde derman isteyen Gel halka-i tevhîde gir Sıdk-ıla cânân isteyen Gel halka-i tevhîde gir
İnkârı ko ikrara gel Ağyarı terk it yâra gel Bülbül gibi güftâra gel Gel halka-i tevhîde gir
Hakkın habîbi Mustafâ Dir ravza-i cennet aña İblîse uyma ey hümâ Gel halka-i tevhîde gir
'Aşıkda'âr olmaz şehâ Zâhid ider kibr ü riyâ Tâlib isen Hakkı biyâ Gel halka-i tevhîde gir
Bu halkada iş tîz biter Giren murada tîz irer Bu pendimi tut ey püser Gel halka-i tevhîde gir
Bulur 'alîl bunda şifâ Zîrâ celîs olur Hudâ Zikirlere eyler 'atâ Gel halka-i tevhîde gir
Mü'min olan tevhîd ider îmânını tecdîd ider Gönlündeki teşvîş gider Gel halka-i tevhîde gir
Yâd eyle dostın adını Ki bulasın 'ışk dadını Kesb eyle gel bul zâdını Gel halka-i tevhîde gir
Dür olmagıl bu halkadan Dirsen bulayım dostı ben Gûş eyle bu sözimi sen Gel halka-i tevhîde gir
Bu halkada hâzır olan Mağfur olısar bî-gümân Hak dostlarıdur zâkirân Gel halka-i tevhîde gir
Zâkirler ile hem-dem ol Dahi itme bize ebsem ol Esrâr-ı zikre mahrem ol Gel halka-i tevhîde gir
Dahi itme bize vâ'izâ Çün eyleriz zikr-i Hudâ Maksûd ise ancak rızâ Gel halka-i tevhîde gir
Ko gafleti Kuddûsîyâ Zikr-i Hudâ it dâ'imâ İster isen vasl-ı lika Gel halka-i tevhîde gir
Dâ'im işi tevhîd olur
Hak 'âşıkı olanların Dâ'im işi tevhîd olur Terk-i sivâ kılanların Dâ'im işi tevhîd olur
İtmez ma'âş içün keder Halkdan kaçub Hakka gider Turmaz lisânı zikr ider Dâ'im işi tevhîd olur
Mevlâsına eyler firar Zikrin ider leyi ü nehâr Bu kârı idüb ihtiyar Dâ'im işi tevhîd olur
Cismi olur inşân ile Kalbi olur Yezdan ile Gâh gizlü gâh ihvan ile Dâ'im işi tevhîd olur
'Işkı ider ruha gıda Zikri ider kalbe cilâ Tevhîdde buluban safâ Dâ'im işi tevhîd olur
Fakr-ıla ider iftihar 'Işk odına dâ'im yanar Bilmez nedür nâmûs u 'âr Dâ'im işi tevhîd olur
Vahşî olub 'uzlet ider Halkdan hemîn nefret ider Mevlâ ile sohbet ider Dâ'im işi tevhîd olur
Kuddûsînin pendi sana Zikr-i Hudâdur dâ'imâ 'Aşıkların subh u mesâ Dâ'im işi tevhîd olur
Hu diyelim hu
Gel sürelim dem Hu diyelim hu Def idelim gam Hu diyelim hu
Zühdi koyalım Işka uyalım Sırrı tuyalım Hu diyelim hu
Ey şâh-zâde Düşme fesâde Subh u mesâde Hû diyelim Hû
'Aşıka bürhân Bâ'is-i 'irfan Dertlere derman Hû diyelim Hû
Nutkımı dinle 'Işk-ıla iñle Ben de seninle Hû diyelim Hû
Zahide tanma Kavle inanma Hû diyelim Hû Ateşe yanma
Gezme yabanda Kalma gümânda Pes heme ânda Hû diyelim Hû
Münkire uyma Sözini tuyma Gûşine koyma Hû diyelim Hû
Nefse cihâd it Terk-i 'inâd it Halikı yâd it Hû diyelim Hû
Terk-i sivâ it Canı fedâ it Zikr-i Hudâ it Hû diyelim Hû
Huya sen ol kul Ol aña makbul Hû ile Hû bul Hû diyelim Hû
Mürşide vir el Müşkili it hail Kuddûsîye gel Hû diyelim Hû
Geç günâhımdan Gafûrâ
Geç günâhımdan Gafûrâ bakma bu'isyanıma İ'tirâf idüb suçumı gelmişem Rahmanıma Zenbimi yazdırma lutf it defter-i dîvânıma Dûzahın ahvâlini gösterme cism ü canıma Dest-gîrim ol iriş feryadıma efgânıma
Tîg-ı hicrin bağrımı deldi revân itdi demi Bilmez oldum hayretimden gündüzimi gicemi Yüreğimin yarasına sar kerem kıl merhemi Dertliyim rahm eyle sen ey râhimînin erhami Senden özge kimsenin yitmez güci dermanıma
Pes tefekkür eyledim hîç benden alçak kimse yok Zenbimi kıldım tefahhus çün kevâkibden de çok Bî-nihâyet eyledim dünyâda 'isyan u fusûk Halka çok zulm eyledim hem bende var bî-had hukuk Ne yüzüm var ki ideyim 'arz-ı hâl sultânıma
İtdiğim cürm ü hatâyı itmediler ins ü cân İsm-i Settârınla anı eyle yâ Rabbi nihân Görmesün bir zerresini 'ayn-ı halk-ı dû cihan Kavm u yaranımla 'afv it cümlemizi el-emân Vaslını eyle müyesser baña hem ihvanıma
İtdi Kuddûsî tevessül çün habíbiñle saña Bizi bağışla cemî'an ey Hudâ lutf it aña Eylediñ sen bize anı dû cihanda pîşvâ Hem bize didin ki idiñ aña sizler iktidâ Ki iresiz anın ile siz benim ihsanıma
Her kimin kim
Her kimin kim 'ışk-ı Hak gönünde mihmân olmadı Ders-i Hakdan almadı ol ehl-i 'irfan olmadı Haste-i 'ışk olmayan giryân u nâlân olmadı Edhem oğlu şâh iken tav'-ile 'uryân olmadı Meyl iden iki cihâna ehl-i Yezdan olmadı
Zikr-ile hâsıl olur 'ışk sâlikin gönünde bil Levh-i dilden kir ü pası çalışub zikr-ile sil Eyle ikbâl sen Hudâya gayrisine virme dil Çün bu yolda mâsivâdan geçmeyen sâdık değil Şol serây ki pâk değildür taht-ı sultân olmadı
Dirme bu sîm ü zeri gel dinle söz çekme emek İt kanâ'at virdiğine Râzıkın yi mercimek Yetiştir ehl-i siilûke günde bir iki çörek Buldığını yi dime az isteme helva börek Hoş tutan bu pendimi tâmûda biryân olmadı
Çün hadîsinde buyurdı ol Resûl-i muhterem Dürlü ta'amlar yiyen dûzahda göriser elem Gel birader uyma nefse âhiretde çekme gam Bu cihanın devleti mihnet-durur tiryak u sem Geçdi mi bir pâdişâh kim köşki vîrân olmadı
Niceler Hakdan cüda oldığına bil ki sebeb Put iderler mâl-ı dünyâyı taparlar rûz u şeb Nicesi de cennete tapub hemân eyler taleb 'Âşık-ı sâdık ider 'ışk-ı Hudâ ile tarab Hamr-ı 'ışkı itmeyen nûş kâmil inşân olmadı
Çün bilür kalb hâlini Tefiri Te'âlâ Hazreti Bunı böyle bilmeyenin gönlüdür taşdan katı Şol ki 'ışk u cezbesi yok kande bulsun vuslatı ' İlmine a'mâline mağrura itme rağbeti Ol 'Azâzîl çünki kolayına şeytân olmadı
Tâhir ol şirk-i hafiden itme ey zâhid riyâ Hem tekebbürden hazer kıl eyle Allahdan haya Aña mahsûsdur muhakkak 'izz ü mecd ü Kibriya Cümle halkın alçağı bil nefsini Kuddûsîyâ Nefsini alçak bilenin sonı hüsran olmadı
Bir gün olub dertli gönlüm
Bir gün olub dertli gönlüm vasl-ıla kâm ala mı Lutf idüb hâne-i vîrânıma cânân gele mi Sinemin yâresine merhem-i şâfî sala mı Beyt-i dil zevk u safâ vü tarab-ile tola mı Yüreğimde hüzn-i hasret yohsa böyle kala mı
Kime şekva ideyim 'ışkın elinden sorayım Ya kimin kapusına boynumı büküb turayım Var mı bir güzel cihanda aña gönlüm vireyim Bakmayub gayrıya anın hûb cemâlin göreyim ' Aceb ol kapuya varan kimse mahrum ola mı
Çille-i 'ışk ne güzeldir tayanuban çekicek Kulle-i kâfa fütüvvet 'alemini dikicek Mezra'-ı dilde ma'ârif tohmların ekicek Gice gündüz ağlayuban gözleri yaş dökicek Ol kerem sahibi şâh sâ'ilini boş sala mı
Düşeliden dâm-ı 'ışka iñlerem leyi ü nehâr Taşa çaldım şişeyi kalmadı hergiz nâm u 'âr Hüzn-i hicran ile oldı bu cihan başıma tar Uçdı gözden mürg-i hâb kalmadı hîç sabr u karâr Çeşmimin yaşını lutf eyleyüb ol yâr sile mi
Derd-i firkat güç imiş başıma geldi benim ol Aradım Rûm u Hicazı bulmadım vaslına yol Neylesün 'âşık-ı miskin yâri itmezse kabul Umaram re'fetini çünki anın rahmeti bol Diye Kuddûsîye bir gün eyleye baña vusul Gide gönünde olan firkat ü hicran elemi
'Işka uy tutma hazer it
'Işka uy tutma hazer it 'akl-ı bî-kâr eteğin Pîşvâ eyleme anı sen salma zinhar eteğin Kays-ı Leylâ gibi mesken eyle kühsâr eteğin Taşa çal şîşeyi alma destiñe 'âr eteğin Pendimi gûş eyleyüben tutagör yâr eteğin
Asitân-ı yâri eyle sıdk u 'ışk-ıla penâh Gice gündüz bülbül-âsâ eyleyüb derd-ile âh Eğnine eyle bu 'ışkı hırka başına külah Kim ki giydi bu külahı oldı kevne pâdişâh Pendimi dinle 'azizim tutma inkâr eteğin
Sevmeği ister isen sev bir nazîrsiz güzeli Ki anın olmaya asla dü cihanda misili Eyleye mest 'âşıkı gören aña diye deli Zümre-i merdân içinde diyeler aña velî Vir yolına varını tut sen o dildâr eteğin
Nideyim kalmadı bende sabr u ârâma mecal Kametim oldı bugün kürbe vü ahzân ile dâl Vay baña olmaz ise ol şâh-ı hûbâna visal Olur ol demde perişan hüzn-i hicran ile hâl Tutmayınca olmadı 'ârif-i dîndâr eteğin
Olalar hüsnine hayran o şehin hâs ile 'âm Bendelikde ideler sıdk u hulûs ile devam Kılalar özlerine hem gayre ikbâli haram Yanalar pervâne-veş şem'-i cemâline müdâm Diyeler Kuddûsîye gel tutalım yâr eteğin
'Işkı rehber eyleyüb
Mâsivânın rengini boz gel boyan 'ışk mûyına Çağlayub ak turma siller gibi 'irfan cûyına Şol mürâ'î zahidin aldanma hay u huyına Çün riyâ hoş gelmez asla Kird-gârın huyına
'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına
Hakka vuslat ister isen âteş-i 'ışkına yan Bahr-i 'irfana talınmaz hacc u savm-ıla hemân Yok hilafım sözlerimde cümle gerçekdir inan Buldı 'ışk-ıla visâl-i yâri cümle sâlikân
'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına
'Âr ü nâmûs şîşesini taşa çalub 'âşık ol Cümle varını virüben 'ışkı alub 'âşık ol Uyuban gavvâs-ı 'ışka bahre talub 'âşık ol Zühd ü takvayı dahi ehline salub 'âşık ol
'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına
Kişide 'ışk olmayınca sanma Allahı bulur Bu yola 'ışksız gidenler dökülür yolda kahır Kimini tutub harâmîler metâ'ını alur Hâsılı bu 'ışk u cezbe kadrini 'arif bilür
'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına
Gel bu Kuddûsî fakirin pendini eyle kabul Kim tutar ise bulur cümle muradına vusul Şöyle bil kim 'ışk yolıdır Hakka giden toğrı yol Ber-murâd olmak dilersen nutkumı tut ey oğul
'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı
Dem-âdem eylerem efgân u âhı Niderem ben cihanda mâl ü câhı Baña lutf eyle göster toğrı râhı Senin 'ışkın-durur kullar penâhı
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
Elest bezminde ey Rezzâk u Cebbar Kamu esnaf kabul itdi birer kâr Be-küllî aldılar san'at ne ki var Beni de 'ışkına itdiñ giriftar
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
Diler her kul kapuñda bir muradı Saña itmiş kamusı i'timadı Kimi işler salâh kimi fesadı Bu 'âlem halkı heb râzî vü şâdî
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
Hudâyâ sensin ol Vehhâb-ı 'âlem Ki oldılar 'atiyyâtınla hurrem Buyurdın kim benim Allah u Erham Baña rahm eyle kıl 'ışkınla mun'am
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
İlâhî 'âşıkânın hürmetine Gürûh-ı evliyanın hürmetine Cemî'-i enbiyânın hürmetine Muhammed Mustafânın hürmetine
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
Bu Kuddûsî diler senden Kerîmâ Anı 'ışkınla zâr it biilbül-âsâ Senin 'ışkın ider bizi tüvânâ Komaz ağyarını gönlünde asla
Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı Beni 'ışkından ayırma İlâhî
Tağlara çıkar giderdim
Ey Hudâ kıldı perîşân 'aklımı Cebbârlığın Her kaçan fikr eylesem havf eylerem Kahhârlığın Eyledim îmân ki hakdır birliğin hem varlığın Kulların bâzârlığına benzemez bâzârlığın
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Kanmazam şol 'âbid-i câhil mukannit sözine Düşürür ol vesvese miskîn güneh-kâr özine Rahmeti göstermez asla ehl-i cürmin gözine Olmaz idi takatim bakmağa inşân yüzine
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Kendimi dellâla virüb satar idim bir pula Kimse rağbet eylemez zîrâ benim gibi kula Kudretim yok gitmeğe bir hatve hergiz hak yola Cismimi bahre atardım bakmayub sağa sola
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Rahmetim boldur didin Kur'ân içinde ey Mecîd Tevbe-kâr kullarına olur senin fazlın mezîd Suçum bilüb sana ikbâl iden olur sa'îd Oda yanub kül olurdum olmasa hulkun hamîd
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Soyunub 'uryân olurdum giyüben köhne pelâs Yiyüb içüb uyumazdım giymez idim hîç libâs Nâsa karışmazdım asla ider idim ihtiras Tenhâ çöllerde gezerdim görmez.idim cism-i nâs
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Eylediñ bir kez tecellî pâre pâre oldı Tûr Men za'îfe lutf-ıla bir kez nigâh itseñ nolur Sen Latifsin hem Halimsin hem Kerîmsin hem Sabûr Ol habîbine bağışla men kulunı ey Gafur
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Çünki bir adın Rahimdir bir adın Rahman senin Hem cömerdsin ki işin sâ'illere ihsan senin Geldi Kuddûsî kapuña kul senin ferman senin Sen 'ayıblar örtücisin 'afv-ile gufran senin
Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın
Rûyı güzel huyı güzel
Bir güzel sevdim cihanda yok aña misi ü bedel Hüsnini gören olur 'âşık aña itmez kesel Hîç umûrında bulunmaz zerre mikdârı halel 'Arız olmaz aña asla zahmet ü 'acz ü 'ilel Hastalık uyku ölüm yokdur anın-çün Lem Yezel Cümle halka hükmi nâfız yok umûrında dagel Kamunın işin bitirir hîç aña gelmez sakal Kim ki aña 'âşık olmaz ol behâ'imden adal Nice sevmem ben anı çünki o ahsen hem Ecel
Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel
Kapu kullarına eyler bî-hisâb ni'met 'atâ İstemez gayrı anın 'ışkına olan mübtelâ Hân-mânın cümle varın heb aña eyler fidâ Durmayuban yâd ider hem ismini ol dâ'imâ Gözine görinmez olur zerrece hîç mâsivâ Gice gündüz âh u efgân eyleyüb ister lika Görmedim anın gibi diller kapar bir dil ruba Mest ü hayranım olalı 'tşkına çün âşinâ Öyle bir güzel benim yârim ki sânî yok aña
Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel'
Eylemez 'uşşâkını red itselerde çok günâh Bulınur mı böyle hîç bir 'afvı gâlib pâdişâh Gelmişem kapusına destim tehî yüzüm siyah Bülbül-âsâ eylerem 'ışkı ile efgân u âh Taşa çaldım şîşe-i 'ân bugün oldum tebâh Mevc urur deryâ-yı 'ışk gönlümde coşub gâhi gâh Eyledim ümîd-i vasl-ıla o hûbın 'azm-i râh Oldı ol ârzû ile baña bu dünyâ ka'r-ı câh Yok güzellikde anın yektâlığına iştibâh
Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel
Başıma tar oldı sevdasıyla ol yârin cihan Gönlüm ister soyunub 'uryân olub gitmek hemân Mâsivâdan geçmeyince dost yüzin itmez 'ayan 'Âşıka farzdur taleb itmek nigârın her zemân Ulu tağ başı idi Mecnûn-ı Leylâya mekân Anda Leylâ diyerek Mevlâya irdi ol civan Çünki oldı 'âşıka gözyaşı 'ışk odı nişan Nideyim bir güzelin 'ışkıyla bağrım oldı kan Gice gündüz anın içün eylerem âh u figân
Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel
Men o yârin 'ışk u sevdasıyla oldum bî-karâr Arzular dîvâne gönlüm itmeği aña firar Çünki 'âşık ma'şûkını turmayub dâ'im arar Kalmadı gönlümde asla kibr ü kîn nâmûs u 'âr Şimdi buldum nâs içinde zillet ile ihtiyar Hâlimi kıldı perişan intizâr-ı vasl-ı yâr Sevmişem ol güzeli yâd iderem leyi ü nehâr Bir güzel bî-hâre müştâkam ki yok hîç anda hâr Neylesiin ağyarı Kuddûsî anın bir yâri var
Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel
Zikr-i Yezdâna devam it
Kalbi teşvîk idiser manzum kelâmlar lâ-cerem Sâmi'in gönlünde 'ışk hâsıl olur görmez (elem) Ol hemân sen 'ışka hem-dem oku şi'ri dinle hem Gir semâ'a şevk-ıla eyle tarab gitsün sedem
Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem
Gülşen-i dâr-ı fenanın 'akıbet solar güli Ne güli kalur ne gülzârı kalur ne bülbüli Zann ider gafil olan bakî bu 'ıyş-ı zâ'ili Sanma 'âlimdir bu dünyâ zînetine mâ'ili 'İlmi nâfi' itmez aña yarsa dahi bir kılı Her kime kim 'ışkı ihsan itdi Hak olur velî Mâsivâya iltifat itmez çeker halkdan eli Gice gündüz zikr ider Mevlâsını turmaz dili
Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem
Hakka giden yolların bil pek yakınıdır bu yol Çünki tevhidi 'Alîye eyledi telkîn Resul Olma zâhid gibi münkir eyle bu râha duhûl Gör Ebûcehli ki noldı itmeyüb nushı kabul İtdi istikbâr 'Azâzîl sürilüb oldı melûl ' İlm ü a'mâlin görüb ol itdi bu râhdan 'udûl Söz tutan sâlih olur söz tut birader sâlih ol Rûz u şeb zikr eyle 'ışk-ı sıdk-ıla Mevlâyı bul
Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem
Zikr ile hâsıl olur 'ışk kalbde aña it devam Sohbet-i nâsı koyub zikr-i Hudâ it subh u şâm Zümre-i 'uşşâk-ı Hakka halk ile sohbet haram Cümle zikrin efdali tevhîd-i Hakdır ey hümâm Bu hadísiñ kâ'ili hayrü'l-verâ fahrü'l-enâm Zikr ile zâkir ider nûş dost elinden tolu câm Ey gözüm nûrı 'azîzim eyle zikre ihtimâm Zikr ile irmiş erenler heb Hudâya ve's-selâm
Zikr-i Yezdâna devâm it gice gündüz ey dedem Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem
Yok huzûr kalbimde dime çün gerek zikr-i lisân Gaflet-ile ise dahi eyle zikri sen hemân İt lisân-ıla devâm çün hem gelür zikr-i cenân Pâdişâhdır kalb bedende hem lisândır tercemân Zikri âbdestsiz de itmek câ'iz imiş bî-gümân Bulamazsañ bir icâzet sâhibi şeyh-i cihân Virdi Kuddûsî icâzet saña zikr it her zemân Pirimiz Geylânîdir eyler seni irşâd inan
Zikr-i Yezdâna devâm it gice gündüz ey dedem Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem
Bâyezîd-âsâ ider
Âşıka ta'n ideniñ 'irfânı yokdur bî-gümân Eyleyen 'ışkdur anı bed-nâm ü rüsvâ-yı cihân ' Işk-ı Yûsuf çün Zelîhanın çeküb goñlin alan Kaysı Leylâ 'ışkıdur 'aklın alub Mecnûn iden Deldiren Ferhâda tağı 'ışk-ı Şîrîndür hemân Bülbüle gül 'ışkıdur hem itdiren âh ü figân 'Işk-durur pervâneyi şem'e atuban yandıran Her kime uğrasa 'ışk resmin bozar virmez emân
Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân
'Âşık-ı miskîni 'ışk evvel zelîl ü hor ider Varını yağma idüb dil şişesin meksûr ider Cümle evlâd u 'ıyâl u asdikâdan dûr ider Mâl ü emlâk ü vatandan ayırub mehcûr ider Halk-ı 'âlem içre Mecnûnlık ile meşhûr ider Düşürür sevdâ-yı Leylâya anı ma'zûr ider Döndirir Mevlâya soñra goñlüni pür nûr ider Ol yıkılmış şehri ta'mîr eyleyüb ma'mûr ider
Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ii mekân
Her kişiye 'ışkı ihsân eylemez Hay y u Ahad Her kula olmaz nasîb 'ışk aç gözüni yâ veled 'İlmine mağrur olanı sevmeyüb Hak itdi red Sürdi İblîsi 'amel itmiş iken ol bî-'aded Şartı ile kulluk idüb çekmiş iken ta'b ü ked La'ne lâyık itdi anı kibr ü 'ucb u kîn hased ' Işk ile Adem selâmet buldı 'afv itdi Samed İ'tirâf-ı hâl idüb irdi aña Hakdan meded
Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân
Her kime kim 'ışk virildi buldı dâreyn devletin İstemez 'âşık cihânın mâl ü câh u 'izzetin Mâsivâya iltifât itmez içen 'ışk şerbetin El çeker cümle 'alâ'ikdan olur gamdan emîn Gice gündüz derd-i 'ışk-ıla ider âh u enîn Zikr ider dâ'im Hudâyı ârzûlayub vuslatın Kalbde komaz zikr-ile hîç 'ucb u hıkd u kibr ü kîn Zákiriñ olur celîsi Hak hemîn olur mu'în
Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân
Sâlikâ tut pendimi sen it hemân zikre devâm Anı çok itmekle bulmışdur bulan 'âlî makâm Zâkiri zikr eyler imiş çünki Hallâk-ı enâm Zikr ile toğar goñülde şems-i 'irfân bî-gümân Zikr-ile müzdâd olur 'ışk turma çalış subh u şâm Cümle zikriñ efdali tevhîd imiş it igtinâm Ol aña meşgûl ki tolsun goñlüñe 'ışk bi't-tamâm Oldı Kuddûsî fakîr 'uşşâk-ı Yezdâna gulâm
Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân
Ben kime şikâyet idem
Ben kime şikâyet idem Ol zülf-i siyâhdan Hem ol yüzi mâhdan
Kurtulmadım aslâ düşeli Derdine âhdan Dil kaldı kütâhdan
Firkat odına nice Tahammül idebilsün Zehiri yudabilsün
Şol 'âşık-ı bîçâre Ki dûr oldı nigâhdan Ayrıldı o şâhdan
Râh-ı vera'ı meslek İdinmiş idim ammâ Gitdim idi gûyâ
Pes 'ışk-ı nigârım Beni çıkardı o râhdan Kurtardı o câhdan
Zâhid dir imiş 'ışka günâh Ben de direm ki Çok gussa yirem ki
Hâlî oluram mı ki Deyüben o günâhdan Ol ulu penâhdan
İrgürdi bu Kuddûsîyi 'Işk câh-ı 'azîme Bir emr-i cesîme
Vâ'iz di eğer var ise Hûb nesne bu câhdan Bu 'ışk-ı İlâhdan
Allahı bilmek
Allahı bilmek her kula farzdır Ma'rifet içün geldim cihâna
Geçdi gafletle 'ömr-i 'azîzim Bilmedim kadrin virdim ziyâna
Nefs ü hevâya ittibâ' itdim Zenbimi disem sığmaz beyâna
Râh-ı merdâna girmiş idim hoş Sapub yolumdan gitdim yabana
Dîvâne gönlüm çün hevâlandı Düşdi gavgâ-yı hubb-ı zenâne
Pes on nisâyı itdim tezevvüc Geldim bu yüzden hem çok lisâna
Nâsdan kaçarkan eyledim hultat Nefs-i emmâre buldı bahâne
Toğdı anlardan bî-'aded evlâd Virdiler sıklet rûha cenâna
Cem' eyledim hem üç dört 'ıyâli İtdi isti'câb halk-ı zemâne
Kurtılmadım pes 'ışk-ı mecâzdan Şükr eylesün çok din kurtılana
'Işk-ı mecâzî cisr-i hakîkî Anda çok turmak yok sâlikâna
Geçmeyen andan olamaz kâmil Görmeyen dahi benzer çûbâna
Dimezler inşân merdân içinde 'Işk ateşine hîç yanmayana
Lâkin bu 'ışkın oyum güçdür Pek kolay gelür oynamayana
Bahsimiz bizim 'ışk-ı sâlikde Sözümüz yokdur nefse uyana
Almasun ruhsat eşkıyâ bundan Hak 'azâb eyler ol fâsıkâna
Çünki sevdâmız başkadır bizim Biz karışmayuz fâcir olana
İsterem şimdi Hakka inâbet Eylerem gıbta pes tâ'ibâna
Geçmedi nefsim emmârelikden Biñ çille çekse gelmez emâna
Çâresiz kaldım nideyim bilmem Kaldı işim ol Hak Müste'âna
Kesme Kuddûsî zikri hîç dilden Zer gibi hâlis ol yana yana
Bir dil-rubânın
Bir dil-rubânın Mecnûnıyam ben Dîvânelikde iştihârım var
Çün tâ ezelden 'âşıkam aña 'Özr-i 'ışk-ıla i'tizârım var
Firkat 'azâbı 'uşşâka güçdür Kalmadı sabra tâkatim hergiz
Oldum mu'azzeb ol 'azâb-ile Vasıl-ı dildâra intizârım var
İ'tizâr taşın dâ'imâ zâhid Turmayub atar inkisârım var
Gün-be-gün derdim artar eksilmez İçimde yanar gizlü nârım var
Her derde vardur dermân cihânda Bu derde lâkin 'ışk dermânım var
'Işk imiş ancak anın devâsı Gönlümde derd-i 'ışk-ı yârim var
Kuddûsî şükr idüb dâ'imâ dir kim Neylerem gayrı yâr-ı gârım var
Ey Hakkı tâlib
Ey Hakkı tâlib Ol 'ışka râgıb Hem nefse gâlib Ol ir murâda
'Abdi o bed-kâr Kılan güneh-kâr Meyli beher bâr
Fısk u fesâda Yüz virme aña Bir tarfe aslâ Şerri ol zîrâ İşler ziyâde
Sığın Hudâya Rabbü'l-verâya Yüz tut du'âya Subh u mesâda
Eyle istiğfâr İtme istikbâr Sen hemân yalvar Hayy u Cevâda
Korkma ey ahmak Çün Gafûrdur Hak Ümmeti mutlak Yakmaz lazâda
Rahmet seninçün Cennet seninçün Rü'yet seninçün Ey 'ammi-zâde
Terk it hevâyı Sevme sivâyı 'Işk-ı Hudâyı Toldur fu'âde_
Mevt gelüb nâgâh İdiser âgâh Tutalım ol şâh Dâr-ı fenâda
Heb gelen geçer Şerbeti içer Cân kuşı uçar Turmaz yuvada
Olmışam ozan Yokdur anlayan Dinler mi nâdân Gönli sivâda
Mâlım didiği Giyüb yidigi Cem' eylediği Turmaz yuvada
Çün tutuk özi Tuyamaz sözi Göremez gözi Düşer 'inâda
Hâlıkı zikr it Kudretin fikr it Dâ'imâ şükr it Olgıl senâda
Kıl 'ışkı rehber Ol dînde server Zen olma ol er Râh-ı Hudâda
Çün ehl-i 'irfân Olmaz perîşân ' Uşşâk-ı Yezdân Zevk u safâda
Kuddûsîyâ sen 'Işk iste Hakdan Hem ehl-i 'ışkdan İt istifâde
Hâzım Efendi
Hâzım Efendi Pek bağla bendi Bu derd-mendi Zikr it du'âda
Pes sizi hergiz Unutmayız biz Bizi dahi siz Anın du'âda
Bu dünyâ fânî Küffâr cinânı Kim sevdi anı Yanar lazâda
Deryâya taldık Bir gevher bulduk Çâresiz kaldık Virdik mezada
Sen pendi gûş it Bir hoşça iş it Hak yolına git Kalma arada
Cin melek inşân Heb cemâd hayvân Zikr ider her ân Arz u semâda
Râha girenler Sırra irenler Şimdi erenler Heb ihtifâda
Kalmadı tâkat Eyledim hultat Çün virdi vahşet Mevlâ fu'âda
Mevte isti'dâd Pîşe-i evtâd Çün eyleriz yâd Subh u mesâda
Tevbe istiğfâr İdelim her bâr Ağlayan nâçâr İrer murâda
Döner bu devrân Yıkılur eyvan Kuş gibi bu cân Uçar hevâda
Hîç giden gelmez Noldığın bilmez Bircânlu kalmaz Arz u semâda
Halk-ı zemâne Düşmüş gümâne Kaçar yabane Kanmaz fesâda
Sâdık sıddîk yok Müşfik refîk yok Ehl-i tarîk yok Kaldık piyâde
Zâhirdedür söz Sanma tozı koz Tâlib isteriz Lâyık üstâde
Eylemez her ân Zikri ol nâdân Zann ider 'irfân Ağ u karada
Vakt-i kıyâmet Yaklaşdı gâyet Kalmadı râhat Bay u gedâda
Yüze gülerler Hîle kılarlar Bıçak bilerler Bilişe yâda
Sâlik-i Allâh Az kaldı billâh Kanı bir âgâh Ki içe bâde
Yok-durur ihlâs Nice olsun hâs Sanki bir rakkâs Oynar arada
Kuddûsîyâ sen Kalma yolundan Gide cân u ten Râh-ı Hudâda
Artdı mesâ'ib
Artdı mesâ'ib Çün bu zemânda Kalmadı tâkat Sabır insânda
Şerrimüz artuk Hayrımuz hîç yok Olmışuz matrûk Heb bu ahyânda
İdelim dostlar Tevbe istiğfâr Cümlemiz nâçâr Oldık cihânda
Ağlayalım hem Oldı müsted gam Rabbimiz Erham Koymaz dumanda
Çünki Gaffârdur Dahi Settârdur İşi tîmârdur Ka'r-ı zindânda
Yok şerîk sana Hâşâ ve kellâ Kaldık Latîfâ Bahr-i ahzânda
Diyelim ey Hak Hallâk muhakkak Hem sensin ancak Şâh bu eyvânda
Ey Ganî Vehhâb Vey Gafur Tevvâb Gönlimizi yap Sicn-i hicrânda
Kuddûsî-yi pîr Sana yalvarır Tehlîl ü tekbîr Kârı her ânda
Yâ Hazret-i Mevlânâ
Sensin velîler şâhı Yâ Hazret-i Mevlânâ 'Afv it şu ben gümrâhı Yâ Hazret-i Mevlânâ
Gâyet 'azîmdir câhın Mahbûbısın Allâhın Dârü'l-emân dergâhın Yâ Hazret-i Mevlânâ
Çün tıfl iken ey sultân Eflâki itdin seyrân Oldı melâ'ik hayrân Yâ Hazret-i Mevlânâ
Kapunda çok muhtâcân İrer murâda her ân Devrinde sürer devrân Yâ Hazret-i Mevlânâ
Bed-kâr u âvâreyim Pür zenb-i bî-çâreyim 'Asî yüzü kâreyim Yâ Hazret-i Mevlânâ
Sen şol ulu sultânsın Ki server-i merdânsın Hem ma'den-i 'irfânsın Yâ Hazret-i Mevlânâ
Muhtâcınam in'âm it Mihmânınam ikrâm it İhsânını itmâm it Yâ Hazret-i Mevlânâ
Bencileyin yok gümrâh Lâkin didim eyvallâh Geldim sana şey'li'l-lâh Yâ Hazret-i Mevlânâ
'Ariflerin sultânı Dertlülerin dermânı Kuddûsinin cânânı Yâ Hazret-i Mevlânâ
Hakkı dilersen eğer
Hakkı dilersen eğer Zikre sa'y it (ey) püser Çün zâkiri ol sever Ol müştagil sen aña
Hem seni zikr ider ol Rahmet ile bilmiş ol Rahmeti eyler nüzûl Her kande olsañ saña
Kâdirî râhı güzel Gir o râha bî-mehel Şeyhe vir sıdk ile el Hem aña it iktidâ
Hem Hak celîsin olur Kalbine virir sürür Çünki eyler 'ışk zuhûr Kalbde kalmaz mâ-sivâ
'Işka sebeb zikr olur Zikr ile 'ışk tîz gelür Kadrini 'âşık bilür Turma çalış sâlikâ
Pîr seni irşâd ider Gönlüni âbâd ider Her zemân imdâd ider Bil ol şeh-i evliyâ
İtdi bu Kuddûsîye Himmet kalb-i kâsîye Didi otur kürsiye Süllâke ol râh-nümâ
Geliñ ey yârân
Geliñ ey yârân Rüfekâcasına Olalım ihvân Sulehâcasına
Girelim râha Varalım şâha İrelim câha Nukabâcasına
Virelim varı Görelim yâri Sürelim 'ârı Büdalâcasına
Giyelim tâcı Olalım racî Dün ü gün nâcî Fukarâcasına
Virelim cânı Alalım anı Görelim onı ' Uzemâcasına
Alalım himmet Bulalım vuslat Kılalım 'uzlet Nücebâcasına
Geçelim yemler İçelim cemler Saçalım demler Şühedâcasına
Alalım habli Salalım nebli Çalalım tabii Ümerâcasına
Koyalım gayri Tuyalım sırrı Diyelim şi'ri Şu'arâcasına
Yiyelim kandi Koyalım fendi Diyelim pendi Hutebâcasına
Virelim bir cân Görelim cânan Sürelim devrân Şürefâcasına
Sevelim bir hûb Ki ola mergûb Olalım meczûb Hunefâcasına
Bilelim râzî Olalım gâzî Alalım bâzı Huzekâcasına
Yanalım her ân Olalım hayrân Kılalım seyrân Gurebâcasına
Bulalım teslîm Alalım ten'îm Kılalım ta'lîm 'Ulemâcasına
Kanalım her ân Yanalım her ân Dönelim her ân Üdebâcasına
Açalım meydân Saçalım mercân Uçalım her ân Zurafâcasına
Bulalım bürhân Olalım Lokmân Kılalım dermân Hükemâcasına
Geliñ kardaşlar Baña hâldaşiar Dökelim yaşlar Zu'afâcasına
Eyle Kuddûsî Hakk-ıla ünsi Ko kamu nâsı 'Ukalâcasına
Rıfk it Latîfâ
Rıfk it Latîfâ Hasteyim zîrâ Lutf idiib baña Kıl şifâ i'tâ
Derdim kati çok Râhatım hîç yok Fazlmsa artuk Geldim çü saña
Çün 'ıyâl evlâd İdemez imdâd Gönlümi âbâd Eyle sen şâhâ
Medhûş olmışam Yanaram her dem Cân kayırmazam Pervâne-âsâ
Oldı kalb vîrân Tobtolu ahzân Hâlim perîşân Sanadur şekvâ
Şevk ile her ân Eylerem efgân Direm ey Rahmân Rahmetin deryâ
İtdi Kuddûsî Terk üns-i nâsı Artdı sevdâsı Pîr iken hâlâ
Tevhîde gel tevhîde
Matlûbın dîdâr ise Tevhide gel tevhide Maksûdın o yâr ise Tevhide gel tevhîde
İster isen ey püser Vasl-ı Yezdânı eğer Geç kamudan ser-te-ser Tevhîde gel tevhîde
Tevhîd ile gir yola 'Işk-ı Hak tolsun dile İrem dirsen menzile Tevhîde gel tevhîde
Çal yire 'âr şîşesin Öğren 'ışk lebîşesin Ko sivâ endîşesin Tevhîde gel tevhîde
Ol Kird-gâr-ı Ganî Niçün yaratdı seni Bilmek istersen anı Tevhîde gel tevhîde
'Âr u nâmûsı bırak Cümle varın oda yak Sîl olub 'ummâna ak Tevhîde gel tevhîde
Yan 'ışk(ın) odına yan Nûr-ı tevhîde boyan Bulsun ol cânânı cân Tevhîde gel tevhîde
Her kim tevhîde gelür Maksûdını tîz bulur Dû cihânda şâh olur Tevhîde gel tevhîde
Subh u mesâ yaz u kış Derûn tevhîde çalış Hail olur her müşkil iş Tevhîde gel tevhîde
Halka-i tevhîde gir Şîşe-i nâmûsı kır Varlığını sîle vir Tevhîde gel tevhîde
Ey Kuddûsî sözi kes Allah bes Bâkî heves Şirk ehli oldı nekes Tevhîde gel tevhide
'Âşıkam yâre
'Âşıkam yâre Oldum âvâre Yanaram nâre İsterem çâre
Ağlamak kârım Dün ü gün zârım Bakmaz ol yârim Ben günâh-kâre
Dil dama düşdi Gam başdan aşdı 'Andelib şaşdı Girdi gülzâre
'Işka yâr oldum Bî-karâr oldum Şerm-sâr oldum Düşdüm eş'âre
Turmayub her ân Eylerem efgân Olmışam hayrân Hüsn-i dil-dâre
Bu 'ışk-ı ra'nâ Bir kâr-ı zîbâ Benzemez aslâ Bir gayrı kâre
'Ummâna taldım Hayretde kaldım Gönlimi saldım Ben o dil-dâre
Kuddûsîyâ gel Çek cümleden el Olmagıl tenbel Git Kird-gâre
Mâ'ilem yâre
Mâ'ilem yâre Bakmam ağyâre Yanuban nare Düşdüm eş'âre
'Işkdır üstâdım Dostdur murâdım Var istinâdım Ol kâr-güzâre
Manzaram dîdâr Görirem her bâr Gözlerim bakar Rûy-ı dildâre
Çünki 'ışk geldi Varımı aldı 'Akıbet saldı Gönlümi yâre
Ağlamak kârım Yok ihtiyârım Dün ü gün zârım Bulmadım çâre
'Işk nâr u nurdur Hüzn ü sürürdür Ehli mesrurdur Râzî bu kâre
Bilinür dildâr 'Işk-ıla ey yâr Münkir-i bî-'âr Gelmez ikrâre
Sen de ey sâlik Ol 'ışka mâlik Olmagıl hâlik Git Kird-gâre
Zâhidin bâli Cezbeden hâlî Benzer a'mâli Nakş-ı dîvâre
Çok 'amel kılmış 'Ucb-ıla tolmış Benlikde kalmış Düşmiş inkâre
Cenneti almış Kasvetle tolmış Gönlüni salmış Semt-i ağyâre
Atdı Kuddûsî 'Arı nâmûsı Düşdi ârzûsı Seyr-i dildâre
Dir Allah Allah 1
Durmaz lisânım Dir Allah Allah Cismimde cânım Dir Allah Allah
Yüzüm yanağım Dişim dudağım Sadrım dimâğım Dir Allah Allah
'Işk oldı kasmim Zikr oldı resmim Eczâ-yı cismim Dir Allah Allah
Çeşmim kulağım Destim ayağım Lahmimde yağım Dir Allah Allah
Hem üstühânım Tamarda kanım Dâ'im cenânım Dir Allah Allah
Sen de ey mü'min Bum vird idin İnşân melek cin Dir Allah Allah
Zî-rûh cemâdât Ehl-i semâvât Cümle beriyyât Dir Allah Allah
İsm-i Zâtdur bu Kıl ü kâli ko Külli şey yâ Hû Dir Allah Allah
Her dem di Allah Kevneyne ol şâh Necm ü şems ü mâh Dir Allah Allah
İtme Kuddûsî Gayr-ıla ünsi Allah enîsi Dir Allah Allah
Dir Allah Allah 2
'Aşık-ı Yezdân Dir Allah Allah Tâlib-i 'irfân Dir Allah Allah
Nemi ü tuyûr hem Zikr ider her dem Nâtık u ebsem Dir Allah Allah
Zî-rûh cemâdât Eyler 'ibâdât Cümle mahlûkât Dir Allah Allah
Mahv eyle sânı Ol Hakda fânî Kim diler anı Dir Allah Allah
İt hemân tekrâr Bu ismi her bâr Sâlik-i Cebbâr Dir Allah Allah
İns ü cin dâ'im Kullukda kâ'im Vahş u behâ'im Dir Allah Allah
Yirler felekler Cümle melekler Suda semekler Dir Allah Allah
Allah di ey yâr Her zemân her bâr Müştâk-ı dîdâr Dir Allah Allah
Her derde dermân Zikr-i Hak ey cân İsteyen rıdvân Dir Allah Allah
Zikr eyle'âşık Ol vasla lâyık Tâlib-i sâdık Dir Allah Allah
Gel yan bu nâra Git Kird-gâra Arayan çâre Dir Allah Allah
Olma Kuddûsî Bu ismi nâsî Hak âşinâsı Dir Allah Allah
Lâ ilâhe illallâh 1
Vird-i cümle enbiyâ Lâ ilâhe illallâh Dahi vird-i evliyâ Lâ ilâhe illallâh
Zikr iden 'âşık olur Vuslata lâyık olur Çok diyen sâbık olur Lâ ilâhe illallâh
Eyle iksâr anı sen İtme gaflet misl-i zen Di gücün yiter iken Lâ ilâhe illallâh
Sen de meşgûl ol aña Gice gündüz sâlikâ Şevk-ıla di dâ'imâ Lâ ilâhe illallâh
Mü'min ider kâfiri A'lâ ider ahkarı 'Ârif olur müksiri Lâ ilâhe illallâh
Gitdi kervân kalk uyan Çok yatan görür ziyân Di hemân zâhir nihân Lâ ilâhe illallâh
Zikre Kuddûsî çalış Bil anınla biter iş Çok diyüb Hakka iriş Lâ ilâhe illallâh
Lâ ilâhe illallâh 2
Zikr içinde pâdişâh Lâ ilâhe illallâh Di bulasın 'âlî câh Lâ ilâhe illallâh
Hakkı eylerseñ taleb Tevhîd eyle rûz u şeb Kurb-ı Mevlâya sebeb Lâ ilâhe illallâh
Cümle zikrin efdali Çok diyen olur velî Âsân ider müşkili Lâ ilâhe illallâh
İt kamudan 'uzleti İhtiyâr it vahdeti Diler iseiı vuslatı Lâ ilâhe illallâh
Her kim eylerse devâm Bulur ol yüce makâm Turmayub di subh u şâm Lâ ilâhe illallâh
Tağı bâğıstân ider Nârı gülistân ider Bendeyi hâkân ider Lâ ilâhe illallâh
Gâfili âgâh ider Hem fakîri şâh ider Vâsıl-ı dergâh ider Lâ ilâhe illallâh
Mücrimi mağfur ider Dilleri pür-nûr ider Mâsivâdan dür ider Lâ ilâhe illallâh
Alçağı a'lâ ider Re'yini evlâ ider Vâsıl-ı Mevlâ ider Lâ ilâhe illallâh
Yolların çün akrebi Didi tevhîddür Nebî Çok diyüb bul matlabı Lâ ilâhe illallâh
'Ariflerin sal'ası Ehl-i 'ışkın cür'ası Mü'minin hoş kal'ası Lâ ilâhe illallâh
Göklere nûrı ağar Meclise rahmet yağar Disün kibâr u sığâr Lâ ilâhe illallâh
Bahr-i'ışka taldurur Kalbe 'irfân toldurur Sana Hakkı bildirir Lâ ilâhe illallâh
Şânını hem ref ider Cümle renci def ider Her belâyı def ider Lâ ilâhe illallâh
Göreyim dirsen cemâl Lücce-i tevhide tal Eşref-i cins-i mukâl Lâ ilâhe illallâh
Çün 'Alîye bilmiş ol Eyledi telkîn Resul Didi Hakka toğrı yol Lâ ilâhe illallâh
Turma Kuddûsî hemân Anı vird it her zemân İsm-i a'zam bî-gümân Lâ ilâhe illallâh
Lâ ilâhe illallah 3
Sálikleriñ menheci Lâ ilâhe illallah Bendeyi şâh idici Lâ ilâhe illallah
Gayrı gönülden sürer Huyım güzel ider Di be-her dem ey püser Lâ ilâhe illallah
Saña direm diñle ben Fırsatı fevt itme sen Di diliñ söyler iken Lâ ilâhe illallah
Kalbde şevk hâsıl olur Hem aña 'irfân gelür Çok diyen vuslat bulur Lâ ilâhe illallah
Hak Resûlinden 'Alî İstedi akreb yolı Didi vird it ey velî Lâ ilâhe illallâh
Mâsivâ hubbın komaz Zâkire tatlı niyâz Turma oku kış u yaz Lâ ilâhe illallâh
İt anı iksâr hemîn Dâ'imen fî-külli hîn Cümle yollardan yakîn Lâ ilâhe illallâh
Eyle Kuddûsî devâm Her zemân her subh u şâm Di cemâl ise merâm Lâ ilâhe illallâh
Lâ ilâhe illallah 4
Cümle zikriñ efdali Lâ ilâhe illallah Çok diyen olur velî Lâ ilâhe illallah
Turma sa'y eyle aña Gice gündüz dâ'imâ Şevk-ıla di sâlikâ Lâ ilâhe illallah
Ma'rifet şemsi toğar Kalbe hem rahmet yağar Disün kibâr u sığâr Lâ ilâhe illallah
Bir dise kâfir anı Mahv idiser küfrini Pâk ider hem kalbini Lâ ilâhe illallah
Zikr-ile 'ışk tîz gelür Kalbe hem âgâh olur Çok diyen Hakkı bulur Lâ ilâhe illallah
Bil ki dimişdür Nebí Aña yollar akrebi Esheli hem ensebi Lâ ilâhe illallah
Fazlı bî-had kendi az Aña uymaz hac niyâz Bir diyende zenb komaz Lâ ilâhe illallah
Çok diyen fikr it nolur Ecri çün efzûn olur Müksiri devlet bulur Lâ ilâhe illallah
Münkiri menfur olur Câhidi makhûr olur Kâ'ili mağfur olur Lâ ilâhe illallah
Hakka isterseñ likâ Eyle zikrin dâ'imâ Di hemân Kuddûsîyâ Lâ ilâhe illallah
Bâg-ı'ışkım gül oldı
Bâg-ı'ışkım gül oldı Heb çemen sünbül oldı Dertli dil bülbül oldı Yandı cismim kül oldı
'Işkı içime girdi Zühdi yağmaya virdi Şîşe-yi 'ân kırdı Baña mürşid ol oldı
'Işk baña mu'teberdir Şöyle ki tâc-ı serdir Hem rûhuma perdedir Aña rûh oğul oldı
Goñlümi yâre saldım Bahr-i sevdâya taldım Dâm-ı dehşetde kaldım Ab-ı dîdem sîl oldı
Aldı heb varımı çün Eyledi yüreğim hûn Baña 'ışk-ı hümâyûn Râhib-i müşkil oldı
'Işkıfi oldum gulâmı Bilmezem subh u şâmı Zâhidâ kes kelâmı ' Işka cânım kul oldı
Eyle ey Rabb ü Settâr 'Işka Kuddûsîyi yâr Göre 'ışk-ıla dîdâr Çün saña 'ışk yol oldı
Allah Ahaddir
Allah Ahaddir İtmem gümânı Bâkî Sameddir Fânî kalanı
Bu mülke mâlik Oldı ey sâlik Külli şey' hâlik Kalanı fânî
A'zam Eceldir Hem Lem-Yezeldir Gâyet güzeldir Yok aña sânî
Hakdır inandım Aña tayandım Şevk-ıla yandım Sevdim ben anı
Hüsnini tuydum 'Uşşâka uydum Yolına koydum Baş-ıla cânı
Bu râha girdim Dünyâyı sürdüm 'Ubbâda virdim Hûr-i cinânı
Çün anı bildim 'Işk-ıla toldum Fark itmez oldum Yahşi yamanı
Gel sen de kardaş Ol bize yoldaş Eyleriz hâl-daş Sâdık olanı
Terk eyle kibri Fikr eyle kabri Fevt eyle sabrı İncitme cânı
Aslın menîdür Zâtın denîdür Rabbin Ganîdür Halk itdi sânı
Zen olma ol er Sır virme vir ser Sevme birâder Cennet seveni
Bir gönli yıkma Gir gönle çıkma Gönlüne tıkma Luss-ı nihânı
Olma sen ey cân Bu 'ilme handân Çün alur şeytân Yoldan sapanı
Zikr-i Hudâ it Sözimi işit Hakdan yana git Kur nerd-bânı
Hakka itâ'at Bihter sanâ'at Eyle kanâ'at Yi kurı nâm
Tevhide çalış 'Işk odıyla biş Söz dinle derviş Görme ziyânı
Dünyâyı dirme Hîç gayrı görme Dostdan ayırma Bir dem cenânı
Git yola sapma Hem nefse tapma Kelb gibi kapma Mâl-ı cihânı
Kuddûsîyâ sen Lutf iste Hakdan Ol-durur iden Kula cinânı
Koyub Şem'î Baba
Koyub Şem'î Baba dâr-ı fenâyı Cihân-ı bâkîye göçüben gitdi Atub hem ardına cümle sivâyı Ecel şerbetini içüben gitdi
'Âşık ma'şûkını çünki ârzûlar Cemâlin görmeğe eyler intizâr Câvidân gülşânın idüb ihtiyâr Dost iline cânı uçuban gitdi
Solar bu bakcede açılan gonca Evrâkı dökilür vakti gelince Emân virmez ölüm kocaya gence Dirler fulan kimse kaçuban gitdi
Bu evde yahşi kem bir ahad kalmaz Gelen gider hemîn bir dahi gelmez Gördün mi anadan toğanı ölmez Âdem Ata yolu açuban gitdi
'Âşık olan yimez sivâ gussasın Kulağına koymaz zâhid kıssasın Erenler feyzinden alub hissesin Cihâna cevherler saçuban gitdi
Bu 'âlemde nice dem sürmiş idi Evliyâ râhına hoş girmiş idi Menzil-i bâlâya hem irmiş idi Mâsivâdan cümle geçüben gitdi
Kuddûsîyâ aña bil gerçek 'âşık Sâzendedir diyü zann itme fâsık Ehl-i Hak olmağa oluban lâyık Yârini ağyârdan seçüben gitdi
Bil ki ey oğul
Bil ki ey oğul Tevhîd yakîn yol Ol aña meşgul ' İrfân-ıla tol
Zikr it Mecîdi Oku tevhîdi Gice gündüz di Ol Hakka makbul
Okuma ahzâb Hazl ider îcâb Ahret evin yap Olmagıl meczûl
Hizb ile 'irfân Bulmaz çalışan Arar o nâdân Tağ başında gül
Kuddûsîyâ sen Kaç hurûfîden Gücün yiterken Zikre sâ'î ol
Ey Hakk u Rahmân
Ey Hakk u Rahmân Vir 'ışk u 'irfân Zikrine her ân Kıl beni meşgûl
Zikr ile anlar Hâsıl olurlar Dimiş erenler Zikre akreb yol
Tâ çocuk iken Sâlik oldum men Hoş bilürsin sen Çünki 'ilmin bol
Düşde içmişem İki bahri hem Yok şekk ü şübhem Mesned-durur ol
Sensin içiren Anları viren Cümlesi senden Hâsıl u mahsûl
İdeyin tekrir Zikri beher bâr Eyleyen iksâr Olur 'azîz kul
Eyledin müştâk Sana ey Hallâk Hem idüb intâk Çok nazmı makbul
Biri şerî'at Biri tarikat 'İlm-i hakîkat Oiınur me'mûl
Kuddûsîyâ sen Vusl iste Hakdan Geç sivâsından Olmagıl mahlûl
Dermân imiş derd
Dermân imiş derd Men anı buldum Derd ehlidir merd Merdânı buldum
Derd 'ışk-ı Yezdân 'Işk şems-i tâbân Dir anı bulan Dermânı buldum
'Işkı kesb it sen Bul dostı irken Di hamd idüben Cânânı buldum
Zikre devâm it Hak yolına git Aniñla işit Hannânı buldum
Kuvvetli mürşid Himmetli mürşid Nusretli mürşid Geylânı buldum
Aña mürîd ol Maksûdmı bul Di oluban kul Sultânı buldum
Kuddûsîyâ gel Vir mürşide el Olmagıl tenbel Di Hânı buldum
Ey şehen-şâhım
Ey şehen-şâhım Çokdur günâhım 'Abd-i gümrâhım Dilerem gufrân
Suçumı bildim Kapuña geldim Çâresiz kaldım Sen eyle dermân
Pîr olub bugün Hem hasta mahzûn Oldı gam efzûn Kıl beni handân
Yok çünki tâkat İtmeye hıdmet İt baña kuvvet 'Âfıyet ihsân
Eylerem ârzû Eki ü şürb uyhu Oluban sayru İnlerim her ân
Bî-hisâb ekdâr Gün-be-gün artar Oldı ey Gaffâr Hâlim perîşân
Kuddûsî dâ'im Nefsile kâ'im Olmayub sâ'iııı Bir misl-i sıbvân
İli yirme sen
İli yirme sen Yirilür yiren Sevilür seven Dögilür dögen
Çün iden bulur Öldiren ölür Udi hoş olur İli hoş gören
İli bil cemîl Özini zelîl İli yahşi bil Seni müfetten
İli itme zem Dime nâsa kem Seni öğme hem İle di hasen
İli yakmagıl İli yıkmagıl İli sıkmagıl Sıkılur sıkan
İle it 'atâ Hemân al du'â Yapagör binâ Yıkılur yıkan
İli hayr ile Mugîn al dile Sögme hîç ile Sögilür sögen
İle eylik it Sözimi işit Yola toğrı git Olma yol kesen
İle di reşîd Özine pelîd Di ile sa'îd Ögilür öğen
Di Kuddûsîyâ Dâ'im ey Hudâ İle vir a'lâ Baña hüsn-i zann
Aradım bulmadım
Aradım bulmadım Rumda Hicâzda Karidedir ey gönlüm bilmem turağın Eğlenüben kaldiñ 'ışk-ı mecâzda Hakîkat râhına gitmez ayağın
Kalbiñiñ bünyâdı buldı vehânet İtmediñ sen anı aslâ sıyânet Ben seni eyledim Hakka emânet Söyünmesün hergiz nûr-ı çerâgın
Beklemeyüb bir dem feryâd idersin Mecnûn olub sahrâlara gidersin Dâ'imen Leylânm izin güdersin Yiriñ oldı başı pes yüce tağın
'Aceb niçün uyhu gelmez goziñe Bir kimse de mahrem olmaz râzına İnanmazam şimden girü sözine Belürsizdir zîrâ sol ile sağın
Coşkun sular gibi akub çağlarsın Kendini odlara yakub tağlarsın Gice gündüz efgân idüb ağlarsın Eridi kalmadı yürekde yağın
Meyil virme dirdim nakş-ı cihâna Tutmadın sözimi atdın yabana 'Işk derdini itdin 'özür bahâne Tuymadı pendimi aslâ kulağın
Gel geç mecâzîden dîvâne gönlüm Tâlib ol 'ilm ile 'irfâna gönlüm Dost elinden nûş it peymâne gönlüm Dirsen yakın olsun eğer ırağın
Kuddûsîye cefâ itme ey gönül Hem 'ömrini hebâ itme ey gönül Gel meyl-i mâsivâ itme ey gönül Bâkî kalur sanma geçer bu çağın
Yârim şâh-ı hûbândır
Yârim şâh-ı hûbândır Oldukça bu tarz olsun Cânım aña kurbândır Oldukça bu tarz olsun
Dildâra elim irmez Ağyârı gözüm görmez Bir mahbûb-ı tâbândır Oldukça bu tarz olsun
Pervâne olub müştâk Şem'a cân ider ihrâk Bülbül güle hayrândır Oldukça bu tarz olsun
Hamr-i 'ışkı itdim nûş Oldum tâ ebed sarhoş 'Aşk her derde dermândır Oldukça bu tarz olsun
Bu 'ışka nihâyet yok Bir deryâ ki gâyet yok Âşık işi efgândır Oldukça bu tarz olsun
Men terk-i sivâ itdim Hem meyl-i Hudâ itdim Çeşmim yaşı bârândır Oldukça bu tarz olsun
Dîvânesiyem anın Hem kulı o sultânın Çün ol şâh-ı şâhândır Oldukça bu tarz olsun
Kuddûsî-durur adım 'Işk oldı ki üstâdım Ol bir bahr-i 'ummândır Oldukça bu tarz olsun
Gerçek erenler
'Uşşâk-ı Yezdân Gerçek erenler Tâ ebed mestân Gerçek erenler
Erbâb-ı irşâd Ashâb-ı imdâd Aktâb-ı evtâd Gerçek erenler
Gayrı terk iden Mevlâya giden Süllâki yiden Gerçek erenler
'Işk-ıla tolan Cân fidâ kılan Mevlâyı bulan Gerçek erenler
Yok 'ucb u riyâ Anlarda aslâ Evliyâ hakkâ Gerçek erenler
Kıydılar câna İrdiler kâna Hizb-i merdâne Gerçek erenler
Yandılar nâre Buldılar çâre Gitdiler yâre Gerçek erenler
'Işka giriftar Oldılar anlar Zümre-i şüttâr Gerçek erenler
'Akla gelmezler Ayık olmazlar Re'yi bilmezler Gerçek erenler
Halkdan kaçarlar Dosta uçarlar Serden geçerler Gerçek erenler
Tuyan nidâyı Koyan sivâyı Bulan Hudâyı Gerçek erenler
İdiserler bil Ma'rifet tahsîl Hem kat'-ı menzil Gerçek erenler
Kuddûsîyâ sen Olgıl anlardan Tenriyi bilen Gerçek erenler
Mest ü hayrânım
Mest ü hayrânım Zâr u giryânım Her dem lisânım Hû dimek ister
Pendimi tut gel Bir ere vir el Ölmezden evvel Hû dimek ister
Gezme yabanda Bul Hakkı sende Olmağa bende Hû dimek ister
Gayriyi koyan Kalbini yuyan 'Aşıkım diyen Hû dimek ister
'İrfân isteyen İhsân isteyen Cânân isteyen Hû dimek ister
İns cin melekler Yirler felekler Suda semekler Hû dimek ister
Gözümden yaşlar Akmağa başlar Cümle kurd kuşlar Hû dimek ister
Gice ol kâ'im Gündüzin sâ'im Ehl-i Hak dâ'im Hû dimek ister
Oda yak cânı İste cânânı İsteyen anı Hû dimek ister
Terk it sivâyı Olma hevâî Seven Hudâyı Hû dimek ister
O1 nefse mâlik Olmagıl hâlik Sıdk-ıla sâlik Hû dimek ister
Anın 'ışkıyla Leyi ü nehârâ Sâ'at dakîka Hû dimek ister
Hû ism-i a'zam Hû Hû di hocam Kuddûsî her dem Hû dimek ister
Hoca efendi
Hoca efendi Dinle bu pendi 'Ömrin tükendi Rihlet yakındır
Yok ölüm sandın Nefse aldandın Câha güvendin Rihlet yakındır
Tuydum azmışsın Kuyu kazmışsın Sıdkı bozmışsın Rihlet yakındır
İtmedin ikrâr Eyledin inkâr Eyle istiğfâr Rihlet yakındır
Çok cefâ kıldın İtdiğin buldın Bil imdi noldın Rihlet yakındır
Bu cihân fânî Mahdûd zemânı Bil böyle anı Rihlet yakındır
Hoş muhib iken Oldın çü düşmen Hâzır ol var sen Rihlet yakındır
Azmayınca kul Olur mı ma'zûl Oldı güşâd yol Rihlet yakındır
'Uşşâka kardaş Niçün atdın taş Gidiyor cân baş Rihlet yakındır
Koyuban hayrı İşledin şerri Eyle sen seyri Rihlet yakındı
Kuddûsîyi Hak Bil itdi muntak Hâzır ol fakfâk Rihlet yakındır
Kutbü'l-evliyâ
Kutbü'l-evliyâ Re'sü'l-etkıyâ Restü'l-enbiyâ İz'ân sizdedir
Hakkın hâzini Sırr-ı râzını Künti kenzini 'İrfân sizdedir
Fazlın duyuldı Kadrin bilindi îkân kılındı İhsân sizdedi
Zemînde şâh siz Sırra âgâh siz Semâda mâh siz Cevlân sizdedir
Ulu sultânım Vâfır selâmım Gizlü penâhım Rıdvân sizdedir
Kuddûsî bildim Kapuna geldim Bâba kul oldum Gılmân sizdedir
Sene bin iki yüz kırk sekiz
Sene bin iki yüz kırk sekiz oldı Kıyâmet 'alâmeti eyledi zuhûr Bir şedîd kış olub benzimiz soldı Ditreşüb inleriz misâl-i zenbûr
Görmemiş böyle bir şitâ pîrler Ecdâdımız dahi görmemiş dirler 'Akıllar ağlaşub gam gussa yirler Ârif olan bundan çok 'ibret alur
Küp küpecik desti bardak yarıldı Koyun kiçi sâ'ir hayvân kırıldı Bu musîbet bize Hakdan virildi Sanmanız anı kim 'abes oluyor
Alimler kitâbın sırrın bilürler Kâmiller kıssadan hisse alurlar Dün ü gün tevbeye meşgûl olurlar Dirler kıyâmetin rûzı geliyor
Zukâklar buz ile kar ile toldı Dükkân değirmenler kapanub kaldı Bir köyden bir köye gidilmez oldı Üç guruşa çıkdı bir tabla kömür
Evlerimiz dahi toldı kar ile Az kaldı ki tağlar taşlar yarıla Ünsiyyet eyledik şimdi nâr ile Elmadan armuddan tatlı oldı kor
Çocuklar tandırın başına üşdi Garîbler miskinler külhâna düşdi Yolcılar yazıda üşüyüb şaşdı Kimisi kurtılur kimisi ölür
Çün idelim istiğfârı kardaşlar Dökelim gözlerden kan ile yaşlar Döyemez bu kışa ağaçlar taşlar İnşân hayvân aña döye mibilür
Yaz gelüb semûmdan öldi çok inşân Kış gelüb kırıldı bî-hisâb hayvân Ağlayub yalvaralım isteyüb gufrân Diyelim 'afv eyle bizi ey Gafûr
Bundan eşedd imiş cehennem kışı Ta'zîb iderler(miş) anda serkeşi 'Akıldan hâricdür Teñriniñ işi Her şeyde var hikmet bizlere mestur
Zulm eylemez nâsa zerrece Hudâ Lâyık olduk geldi bize bu şitâ A'mâle göredür herkese cezâ Taksîr iden lâ-büd cezâsın bulur
Kur'ânda Gaffârım ben deyü söyler Suçum bileni mağfiret eyler Kibr ü 'inâd iden tamuyı boylar Bilmeyen suçum olısar makhûr
'Âmmeten geldi çünki bu belâ Dir iseñ bunuñ hikmeti nola Diñle cevâbını vireyim saña Müntakam kimimiz kimimiz me'cûr
'Ayân oldı bunda kudret-i Kahhâr Eyleyelim gice gündüz istiğfâr Kurılar içinde yaşlar da yanar Tâ'ibleri sever Hak idüb mağfur
Kalbinden 'adâlet merhamet gitdi Pâdişâhı bize musallat itdi Emr-i Hallâk ile halkı incitdi Añlamayan anı kul itdi sanur
Uzatdiñ (sen) katı sözi Kuddûsî Uyandırmak kasdiñ pend idüb nâsı Vir nefsiñe öğüt ey kalbi kâsî Gözsizleri nice yidebilür kör
Korkutma ümmeti
Korkutma ümmeti söyleme artuk Yürekleri yufka tâkatleri yok Rahmândur Tenrinin rahmeti pek çok Me'mûldür cümleyi itmesi mesrur
Hadîsde buyurdı Habîb-i Vehhâb Yokdur ümmetime ahretde 'azâb 'Azâbı dünyâda çekdiği 'ikâb Ahretde ne 'azâb ne 'ikâb görür
Sahîhdir bu hadîs gerçi ey kardaş Lâkin sen rûz u şeb dök gözünden yaş İtme gurûr olma şeytâna yoldaş Çünki gurûr ile oldı ol menfur
Dost da'vetin gûş idüb
Dost da'vetin gûş idüb Çağırıram dost dost Deryâ gibi cûş idüb Çağırıram dost dost
Gönlüm diler yârını İstemez ağyârını Ârzûlar dîdarını Çağırıram dost dost
İsmini yâd eylerem Şugl-i evrâd eylerem Âh ü feryâd eylerem Çağırıram dost dost
Döyemez dil hasrete Tâkatim yok firkate Düşmişem bir hayrete Çağırıram dost dost
'Işk odına yanaram Dostuma irsem direm Seyr-i dîdâr isterem Çağırıram dost dost
Taldı 'ummâna gemim Yâreme yok merhemim 'Işk u sevdâ hem-demim Çağırıram dost dost
Ad u sandan geçmişem Cism ü cândan geçmişem Dû cihândan geçmişem Çağırıram dost dost
Tıfl oluban ağlaram Yüreğimi tağlaram Gâh sil olub çağlaram Çağırıram dost dost
Gâh gül olub kokaram Gâh od olub yakaram Gâh su olub akaram Çağırıram dost dost
Görmişem ol güzeli Gün gibi hüsnü celî 'Işk ile oldum deli Çağırıram dost dost
Gâhi olub mest-i câm Söylemezem hîç kelâm Gâhi olub şâd-kâm Çağırıram dost dost
Hicre olub mübtelâ Bulmadım aslâ devâ Arzûlayuban likâ Çağırıram dost dost
Dindi Kuddûsî bana Giderem dostdan yana Turmayub subh u mesâ Çağırıram dost dost
Tevhîd erenlerin yoludur
Tevhîd erenlerin yoludur yolu Bu yola gitmeyen delüdür delü ……………….. ……………….
Hakka giden yollar çokdur be-gâyet Yokdur hisâbına hadd u nihâyet Tevhide çalışub iden ri'âyet Hak katında kadri uludur ulu
Tahsîl-i ma'rifet bununla olur 'Âşıklar vuslatı bununla bulur Her kim ki tevhide hoş devâm kılur Mevlânın sevgilü kuludur kulu
Yalınız 'ilmiyle kişi er olmaz Zikre çalışmayan Allahı bulmaz 'Işk bağında biten çimenler solmaz Zâkir ol bağçanın gülüdür gülü
Zikr eyle Kuddûsî sen leyi ü nehâr Dîvân-ı Kuddûsa tevhîd ile var Zâkirin gönünde şöyle bil envâr Bahr-i 'ummân gibi toludur tolu
|
|
|