GÖZDEN GEÇİRİLEREK ŞİİR ŞİİR DÜZENLENECEK


 

Helâl me'kil ider imiş

 

Helâl me'kil ider imiş kişinin kalbini tenvîr

Harâm ider imiş inşânı kurd kablan veyâhûd şîr

 

Olur arslan gibi şerîr kaçar andan kamu mahlûk

Eğer inşân eğer hayvân kimi bulursa yıkar yir

 

İlâhî it baña ihsân helâl rızık hazíneñden

Bilürsin çok 'ıyâl evlâd helâlından rızıklar vir

 

Baña gösterme dâreynde meşakkat gussa gam hergiz

Bilürsin pîr-i fânî hasteyem it yolum teysîr

 

Tahammül idemez ekdâra Kuddûsîye rahm eyle

Ki vîrân kalbini anm hemîn it lutf-ıla ta'mîr

 

Beyhude sanub

 

Beyhude sanub eyleme zâhid bizi tahkîr

Çün itdi bizim göfilümizi 'ışk-ıla tenvîr

 

Nûş eylemişüz rûz-ı ezelde tolu câmı

Dost cezb idüben kıldı bizi kendine teshîr

 

Virmiş size ol günde hemân zühd-ile 'ucbı

Hoş geldi bize eylemesi 'ışkını takdîr

 

Var fakre rızâmız ideriz fahr u mübâhât

Mevlâ fukarâ zümresine itdi bizi mîr

 

Ol rızkımıza çünki zamîn eylemeyiz şekk

Esbâb-ı ma'âşî ider ol lutf-ıla teysîr

 

Hakdan diledi Şâh-ı rüsül olmağı miskîn

Eyler idi miskinlere in'âm-ıla tevkîr

 

Pes hirfetimiz vecd ü tarab zikr ü tevekkül

Bu râha tevâzu' idüben sen dahi gel gir

 

Kuddûsîye hem eyle meveddet ki olubdur

Bir 'âşık-ı Hak mest-i müdâm bağrı yanık pîr

 

Ey bâd-ı sabâ

 

Ey bâd-ı sabâ 'ışkımı cânâna haber vir

Hem itdiğini hasreti bu câna haber vir

 

Heb başıma bir bir geleni eyle ifâde

Bu bendesinin hâlini sultâna haber vir

 

Her şâm u seher eylediğim âh u figânı

01 kân-ı kerem sâhib-i ihsâna haber vir

 

Çekdiklerimi anın içün dest-i rakîbden

Var ol saçı sünbül lebi mercâna haber vir

 

Kuddûsî-yi dîvâne sana sıdk-ile 'âşık

Olmış deyü ol server-i hûbâna haber vir

 

Sülûk ahvâlini sâlik

 

Sülûk ahvâlini sâlik yola gidüb gelenden sor

Eğer gavvâs olam dirsen bu deryâya talandan sor

 

Tarikat sırrını sorma muhaddisden müderrisden

Hakîkat 'ilmini dersi Hudâsından alandan sor

 

Bilemez ehl-i zâhir ehl-i bâtın bildiğin zinhâr

Sorar isen anı 'ayne'l-yakîn Hakkı bilenden sor

 

Bu bir 'ilm-i ledünnî kim bilen dimez diyen bilmez

Bilür 'ârif bu 'ilmi sen yüri var anı andan sor

 

Bu Kuddûsîleyin câhil mukallid müdde'î çokdur

Visâlin tarzını mürşid olub vâsıl kılandan sor

 

Sor

 

Firâkın acısını zâhidâ gel ben garîbden sor

Ne eyler 'âşıka ma'şûkı anı 'andelîbden sor

 

Bu 'ışkın kadrini müftî müderris sanma bilürler

'Ulüvv-i kadrini anın sülük ehli münîbden sor

 

Devâ-yı derd-i hicrânı eğer sormak diler isen

Bu fende bir mahâretli hazâkatli tabîbden sor

 

Ne bilsün dost elinden hâletîn hamrıñ o sûfî hem

Bu Kuddûsî fakîr ki gönü 'ışk-ıla ra'îbden sor

 

Dâr-ı rihletdir bu dünyâ

 

Dâr-ı rihletdir bu dünyâ câhına itme gurûr '

Akıbet aña gelenler cümlesi eyler 'ubûr

 

Mâlını cem' itme zinhâr hâlini ifsâd ider

Dînini yağmaya virme terk-i dünyâ idegör

 

Balı semdür mâlı hemdür 'îşi gamdur hoşı kem

Dür ider Hakdan seni anın hemân terkini ur

 

'Aşık-ı sâdık olan itmez aña hîç iltifât

Çün kati mekkâredir süllâki yoldan alıkor

 

Hak Te'âlâ mü'mine dünyâyı zindân eylemiş

Sen bu zindânın içinde yapayım dirsin kusûr

 

Sanma kim bir ferde eyler kahbe zen zerre vefâ

İşleri çünki dem-â-dem hud'a vü mekr ü fücûr

 

Var kubur içre yatan mevtâya kıl bir kez nazar

Anlara ol eylemiş mi hîç vefâ ey gözi kör

 

Nice bir tâbi' olursın bu hevâ-yı nefse sen

Eğri yola çün gidersin toğrıdan idüb nüfûr

 

İsteme Kuddûsiyâ dünyâda câh u mâlı sen

Çün harâmdır ehl-i Hakka dû-cihân cennât u hûr

 

Ma'âdin kesbidir insân

 

Ma'âdin kesbidir insân kimi mahbûb kimi menfur

Kiminiñ halka nef'i çok 'azîz makbul kimi mehcûr

 

Kimi 'âlim kimi câhil kimi 'âdil kimi zullâm

Kimi muslih kimi müfsid kimi mün'im kimi makhûr

 

Kimisi 'âşık-ı Mevlâ kimisi tâlib-i cennet Kimi

Kârûn kimi mâl cem' idüb olur Hudâdan dûr

 

Kimisi hayra sa'y ider kiminiñ kârı şer hemân

Kimi ihsân-ıla ma'rûf kimisi gasb-ıla meşhur

 

Kiminde yok iken 'irfân aña Hak 'ârifi dirler

Kimisi ma'rifet kânı velî iken olur mestur

 

Kimisi ehl-i dünyâ sûretinde hâs veliyullah

Kimi eyler riyâ halka içi vîrân tışı ma'mûr

 

Bize vâcib olan Hakka inâyet sıdk u şevk-ıla

Olur Kuddûsîyâ bil niyyeti ile kişi me'cûr

 

Mağfiret eyle bizi

 

Mağfiret eyle bizi ey Rabb u Tevvâb u Gafûr

İşledik biz hadden efzûn zenb ü tuğyân u fücûr

 

Kudretin var gerçi her şey'e velâkin ey Kadîr

Saña lâyık 'afv u gufrân bizlere 'ayb u kusûr

 

Dû cihânda şerm-sâr itme günâh-kârdır deyü

İderiz tevhîd seni çün rahmetiñden kılma dûr

 

Kesmeyiz hergiz ümîdi suçumuz çok ise de

İtmişüz îmân saña kim hem Halîmsin hem Sabûr

 

Pîr-i fânî haste Kuddûsî kuluñ ma'lûm saña

Lutf idüben eyle idhâl kalbine anın sürür

 

Beni Mecnûn-ı şeydâ eyleyen

 

Beni Mecnûn-ı şeydâ eyleyen bir bî-misil hûbdur

Gürûh-ı 'âşıkân beyninde anm vaslı matlûbdur

 

Bu mülkiñ mâliki oldur nazîri yok şerîki yok

Şerîki var diyen müşrik münâfık bil ki mahcûbdur

 

Riyâ şirk-i hafî imiş hazer kıl zâhidâ andan '

Amelde olmasa ihlâs çoğ-ise dahi ma'yûbdur

 

Şerî'at var tarikat var ma'ârif var hakikat var

Kamusından hakikat 'ilmi râh-ı Hakda mergûbdur

 

Sülük eyle tarîk-ı evliyâya kalma zâhirde

'İlimler içre bâtın 'ilmi çün bu yolda mergûbdur

 

Tarîklar içre süllâke tarîk-ı Kâdirî eshel

Ki bu gaflet zemânında bu yol âsân ü merhûbdur

 

Hızır-veş ol velîsine tecellî eylemişdir Hak

 İder melhûflara imdâd husûsâ ol ki mekrûbdur

 

Dimiş ben iderem irşâd mürîdimi olub rehber

Muhakkak bilsün ol sâlik erenlerden ki mahsûbdur

 

Hemân alsun icâzet bir icâzet sâhibi erden

Karışmasun halîfe hîç aña çün baña mensûbdur

 

Halîfe kâmil olmak şart değildür bu tarîkda bil

Dime kâmil değil şeyhim hevâ-yı nefse mağlûbdur

 

Gice gündüz beher dem sen hemân tevhîde ol meşgûl

Münâfıklar disünler bu kişi mecnûn u meczûbdur

 

Bu Kuddûsî fakîr dervîş-i Gîlânî olub dir kim

Bize buğz u cefâ iden felâh bulmaz çü magzûbdur

 

Ne sırdur bu ne hikmet

 

Ne sırdur bu ne hikmet ehl-i Hakda derd belâ çokdur

Ki aniñ dostlanniñ ekserinde mübtelâ çokdur

 

Ne 'illetden ne kılletden ne zilletden olur hâlî

Hudâ ehlinde gam gussa elem rene ü 'anâ çokdur

 

Münâfık mülhid ü zındîk mürâ'î şâd u handândır

Muhakkak 'ârif ü kâmilde her dürlü cefâ çokdur

 

Bulunmaz sâlik-i sâdık müsellikler çekildiler

Hilâfet iddi'â iden mukallid bî-vefâ çokdur

 

Şerî'atdan tarîkatdan hakîkatdan tehî desti

Satar şeyhlik hemân halka içinde kin riyâ çokdur

 

Sözimiz zâhire bizim değildür bâtın ehline

Kubâb altında Hakdan gayrı bilmez evliyâ çokdur

 

Sıfât-ı nâs ile anlar sıfatlanub bilinmezler '

Avâm şeklinde görinür gürûh-ı asfıyâ çokdur

 

Sene biñ iki yüz elli ve üçdür eyledim tevrîh

Bu târîhde melâmet ehli ahyâr var katî çokdur

 

Ümîdi kesme yok mürşid deyii Allah ki Hâdîdür

Devâm it zikre çün zâkirlere Hakdan 'atâ çokdur

 

Beni çok zikr idiñ deyü bize emr itdi Kur'ânda

Ki çok zikr eyleyenlerde ehibbâ-yı Hudâ çokdur

 

Yaşım yetmiş bire irdi sabâvetden berü zikrim

Hemân tevhîd-i Hak çün anda esrâr ü safâ çokdur

 

Bu Kuddûsî teşekkür eyleyüb dir zikr ile geldim

Bu pîrlik çağına bildim ki tevhîdde 'alâ çokdur

 

Pîr-i 'âciz olmışam

 

Pîr-i 'âciz olmışam hâlâ işim zenb ü fücûr

Rahmetiñden kesmezem hergiz ümîdi ey Gafur

 

Nefs ü iblîs ü hevâ şehvet dahi sû'-i karîn

İtdiler igvâ beni kalmadı gönlümde huzûr

 

Toldı pes 'ışk-ı mecâzî kalbime deryâ gibi

Çok nisâ itdim tezevvüc virdiler baña fütur

 

Geçmedi bu pîrliğimde dil mecâzîden henüz

İtmedi 'ışk-ı hakîkî güneşi kalbde zuhûr

 

Zühd ü takvâ 'ilm ü a'mâli unutdurdı bu 'ışk

Girdi ol dil karyesine itdiler anlar nüfûr

 

Kesret-i evlâda olub mübtelâ çekdim cefâ '

Işkım fazlınla vir bulsun hazîn gönlüm sürur

 

Mâsivâdan eyle ignâ bu fakîr Kuddûsîyi

Dâ'imâ kalsun seniñle itme senden anı dûr

 

Zâkir-i Hallâk

 

Zâkir-i Hallâk-ı halkın tâli'i mes'ûd olur

Bil aña buğz eyleyen İblîs gibi merdûd olur

 

Hak buyurmış kim celîsiyem beni zikr ideniñ

Her kimiñ Mevlâ celîsi olsa ol mahmûd olur

 

Kalbde 'irfân zikr-ile hâsıl olur ancak işit

Zâkiri her kim sever andan Hudâ hoşnud olur

 

Sohbet iden ol gürûh-ile şakî olmaz imiş

Eşkıyâdan ise de ol zümreden ma'dûd olur

 

'Işksız olan kişinin girmez kulağına simâ'

Ehl-i 'ışka savt-ı bülbül nağme-i Dâvûd olur

 

İtme anlara 'adâvet sev seni sevsin Hudâ

Her kimi sevmez Hudâ dîni anın mefkûd olur

 

Eski zâkir hem müzekkirden bu Kuddûsî fakîr

Her kim atarsa aña taş kendi nâ-mevcûd olur

 

Her ne kim kişi severse

 

Her ne kim kişi severse ol aña ma'bûd olur '

Âşıkın ma'bûdı Mevlâ kendüsi mes'ûd olur

 

Mâsivâya meyl iden Hakdan cüdâ olur hemîn

Defter-i 'uşşâkda aniñ ismi nâ-mevcûd olur

 

Zikr-ile kalbe tolar 'ışk-ı Hudâ deryâ-misâl

'Işksız olan 'âbid olursa dahi merdûd olur

 

Çün 'ibâdet eyler ol cennet içün Tenrisine

Zümre-i ehl-i Hudâya girmeyüb mefkûd olur

 

Ma'rifet şemsi gönülde zikr-ile eyler tulü'

Sıdk u ihlâs-ıla zikre sa'y iden mahmûd olur

 

Olagör tevhide meşgûl rûz u şeb Kuddûsîyâ

Ehl-i tevhîdden Hudâsı râzî vü hoşnud olur

 

Çille-i 'ışka giriftâr

 

Çille-i 'ışka giriftâr olmayan dervîş m'olur

Gice gündüz derd-ile zâr olmayan dervîş m'olur

 

Bir zemân Rûmi Hicâzı yalın ayak baş açık

İbn-i Edhem gibi devvâr olmayan dervîş m'olur

 

Ta'n-ı a'dâya tahammül herkesin kârı değil

Çevre katlanub cefâ-kâr olmayan dervîş m'olur

 

Bülbül-âsâ âh u efgân eyler ehl-i 'ışk olan '

Işk-ıla nâlân u giryân olmayan dervîş m'olur

 

Zâhidin dünyâ vü 'ukbâda merâmı 'izz ü nâz

Mübtelâ-yı zili ü ekdâr olmayan dervîş m'olur

 

Şerr-i münkirden fırâr idüb ilinden ayrılub

Ulu tağda sâkin-i gâr olmayan dervîş m'olur

 

Firkatin ağusını yudub ümîd-i vasl-ıla

Başına işbu cihân tar olmayan dervîş m'olur

 

Dost yolunda çekmeyen dürlü-be-dürlü mihneti

Sabr idüb derdine tîmâr olmayan dervîş m'olur

 

Yavrısını aldırub hüzn ile ağlayub hemîn

Cismi beyzâ gönü bîmâr olmayan dervîş m'olur

 

Vahşet idüben halâ'ikdan kaçub ıssız çöle

İns ü yâr ile beher bâr olmayan dervîş m'olur

 

' Aşıkın gönline nûr-ı 'ışk tolar deryâ-misâl

İçi taşı tolu envâr olmayan dervîş m'olur

 

Hubb-ı dünyâ her günâhın başıdır didi Resûl

Târik-i dünyâ-yı pür-hâr olmayan dervîş m'olur

 

Dervîş oldum sanma Kuddûsî değilsin şübhesiz

Gayrı koyub vâsıl-ı yâr olmayan dervîş m'olur

 

Varını yağma iden

 

Varını yağma iden tâlib-i Yezdân olur

Cân u cihândan geçen vâsıl-ı cânân olur

 

Dirme bu sîm ü zeri cifeden olgıl beri

Râh-ı Hudâ leşkeri dünyâda 'uryân olur

 

Ardına ağyârı at eyleme hîç iltifât

Giceyi gündüze kat sa'y iden inşân olur

 

Ko kesel ü gafleti eyleme fevt fırsatı

Zikre iden gayreti sâhib-i 'irfân olur

 

Zâkiri Mevlâ sever zikre çalış ey püser

Gâfil olan bî-hüner sonra peşîmân olur

 

Gaflet ile bitmez iş turma birâder çalış

Ehl-i sülûke karış yol sana âsân olur

 

Aç gözini uykudan rengine 'ışkın boyan

Gâfil oluban yatan yolda kalağan olur

 

Tut sözi Kuddûsîyâ itme bu 'ömri hebâ

Zâkiri sanma gedâ çünki o sultân olur

 

Leyl ü nehâr tevhîd idüb

 

Leyl ü nehâr tevhîd idüb Mevlâyı kul bulsa nolur

Hem cür'a-i 'ışkı yudan deryâ gibi tolsa nolur

 

Cânâna virse varını terk eylese ağyârını

Zikr ide ide yârını sararuban solsa nolur

 

Üstâdından destur alub 'ışk bahrine gavvâs olub

Ka'rına ol bahriñ talub dürr-i yetîm bulsa nolur

 

Ferhâd gibi tağı delüb ma'şûkına vuslat bulub

Cân mürgini dosta salub ölmezden ön ölse nolur

 

Hak zikrine itse devâm dil kişveri bulsa nizâm

Nûş eylese hem tolu câm mest-i müdâm olsa nolur

 

Kuddûsîyâ sâdık olan irer murâda bî-gümân

'Ârif olub nefsin bilen Teñrisini bilse nolur

 

'Âdeti 'âşıkların

 

'Âdeti 'âşıkların âh-ile efgân olur

'Işk-ıla yaniklarıñ işleri giryân olur

 

'Işka giriftâr olan gönlini dosta salan

'Aklı virüb 'ışk alan vâlih ü hayrân olur

 

İçine bir od düşer 'ışk-ıla kaynar taşar

Cismi yanuban bişer ciğeri biryân olur

 

Gönline hîç mâsivâ gelmez anıñ mutlakâ

Sanmanız anı gedâ çünki o hâkân olur

 

Ad-ıla sandan geçer iki cihândan geçer

Cism ile cândan geçer vâsıl-ı cânân olur

 

Kârı olur zikr-i yâr 'ışkı ider ihtiyâr

Zühdi gönülden savar mahzen-i 'irfan olur

 

Halkın içinden çıkar kal'a-yı nefsi yıkar

Sîl gibi çağlar akar soñ ucı 'ummân olur

 

Dir ana münkir deli ol ise Hakka velî

Zikre müdâvim dili 'ârif-i pinhân olur

 

Kande bakar dost görür vecde gelüb raks urur

'Âleme hükmi yürür cümleye sultân olur

 

Gönüne cezbe tolar benzi sararır solar

Yârini ârzû kılar vasl-ıla handân olur

 

Eyleme Kuddûsîyâ kendini dostdan cüdâ

'Işka olan âşinâ vâsıl-ı Yezdân olur

 

Bâde-i 'ışkı içen

 

Bâde-i 'ışkı içen esrük ü medhûş olur

Pence-i 'ışka giren vâlih ü hâmûş olur

 

Varını ma'şûkına 'âkıbet eyler fidâ

Ayağının altına yüzleri mefrûş olur

 

Subh u mesâ ismini turmayuban yâd ider

'Akl u şu'ûrı gider şöylece bî-hûş olur

 

'Aşık-ı dîdâr olan meyl-i sivâ eylemez

Levha-i gönülde dost çehresi menkûş olur

 

Mültefit olur mı hîç 'âşık-ı zât gayriye

Bakmaya ağyâra bî-tâkat u bî-tûş olur

 

Mülki gözi göremez mâlikini görenin

Kird-i sivâdan kamu taht-ı dili boş olur

 

Sen dahi Kuddûsîyâ nûş-ı şarâb eylegil

Çün anı bir kez içen sermedî serhoş olur

 

Derd-i 'ışkı çekmeyen

 

Derd-i 'ışkı çekmeyen insân değil hayvân-durur

Ana her kim mübtelâ oldıysa ol insân-durur

 

Birtakım dünyâ-perestin lâfına yok i'tibâr

Sûret uğrıları anlar sanmanız merdân-durur

 

Sözleri ahlâ 'aselden özleri taşdan katı

İşleri kibr ü riyâ vü hîle vü destân-durur

 

Yakmamış ol zâhidin 'ışk ateşi çün bağrını

Oturub meclisde dir kim ehl-i 'ışk nâdân-durur

 

Bir nefes dûr olma 'ışkdan sen hemân Kuddûsîyâ

Her kimin kim 'ışkı yokdur bil işi hüsrân-durur

 

Her kim ki döşek altına

 

Her kim ki döşek altına esmâ yazılmış nesne kor

Havf itmeyüb Hakdan anın üstine her dem oturur

 

'İlm ü 'ibâdâtı çok ise de dahi kâfirdür ol

Dîn ü nikâhı cümle a'mâli anın habt olunur

 

Ahir nefesde selb-i îmân ibtilâsından dahi

Ol gâfilin küfr-ile mahşûr olmasından korkulur

 

Ta'zîm-ile vâsıl olur imiş kamu ehl-i kemâl

Ta'zîmi terk iden oluban münkatı' mahrum kalur

 

Bilen 'Azîmi ismine ta'zîm ü tekrîmler ider

'İrfânı olmayan ider iclâl ü ta'zîmde kusûr

 

Kâdî müderris müftî beg pâşâ vücûh-ı beldeler

İşler bu fi'li eksen cühhâl görüb hoş kâr sanur

 

Ahir zemân mü'minlerinin hâlleri müşkil-durur

Elfâz-ı küfri söyleyüb dirler bize bundan nolur

 

Kuddûsîyâ sen eyle istiğfâr kamu ihvân içün

Virir Hudâ kul her ne ister ise matlûbın bulur

 

Kerîmâ kapuna geldim

 

Kerîmâ kapuna geldim beni kıl şâd u mesrur

Olalı mübtelâ 'ışka bu gönlüm oldı meksûr

 

Ne hâcet i'tizâra çün bilürsin 'özrimi sen '

Alîmsin oldığımı 'ışk u sevdâ ile ma'zûr

 

Kime 'arz ideyim ahvâlimi ben senden özge

Şu vîrân gönlimi vaslın demiyle eyle ma'mûr

 

Saña ma'lûm-durur ki ehl-i 'ışk bilmez utanmak

Olurlar halk içinde ol mesâkin hór u menfûr

 

Ya tahlîs it beni girdâb-ı gamdan ey Hudâvend

Ya vir matlûbumı olsun bu gönlüm beyti pür nûr

 

Habíbiñ hakki-çün Kuddûsîye lutf eyle ey Hak

Günâhına bakub itme anı gümrâh deyü dür

 

Biz güneh-kâr kulları

 

Biz güneh-kâr kulları sen mağfiret it yâ Gafûr

Çün saña gufrân yaraşur bizlere cürm ü kusûr

 

Birtakım mücrimleriñiz biz velîkin dâ'imâ

Eyleyüb tevhîd seni zikrinle bulırız huzûr

 

Zenbimiz itdi ise hadden tecâvüz pes bizim

Rahmetiñ deryâsının bir katresi anları yur

 

İtmişüz îmân saña hem dâ'imâ zikr ideriz

Bizi ihrâk idemez girsek cahîme dahi kor

 

Nûr-ı tevhîd nûr-ı îmân nûr-ı 'ışk u ma'rifet

Birleşüb itfâ iderler nâr-ı dûzah mahv olur

 

Gice gündüz tevbe istiğfâr-durur hem kârımız

Dir bu Kuddûsî bizi sen rahmetiñden itme dûr

 

Bil ki cennet ikidür

 

Bil ki cennet ikidür birinde var hûr u kusûr

Birisinde 'âşıkân eyler hemân zevk u huzûr

 

Anlarm dâ'im işi dost yüzine itmek nazar

Cennetin ni'metleriyle eylemezler hîç sürür

 

Tâ ezelden kalblerin cezb eylemiş ol dil-rübâ

Ol gürúhiñ tâ ebed manzarları dîdâr olur

 

Yigrenürler cîfe-veş cennetden ol 'uşşâk-ı Hak

Halk içinde şimdi anları gören nâdân sanur

 

Eskiler geyüb gezerler taş atarlar nâs hemîn

Tıfl-ı asgar yüzlerine sille urub tükürür

 

Eylemezler pes gazab gülüb olurlar şâd-mân

Hoşlanub cünbüşlenürler eylemezler hîç nüfûr

 

Sen niçün sabr eylemezsin münkirânın ta'nına

Hâlbuki Kuddûsîyâ kârın senin zenb ü kusûr

 

Bugün ey râhimînin

 

Bugün ey râhimînin erhami düşdüm beni kaldır

Ki çok ağlamışam rahm eyleyüb fazlın ile güldür

 

Bilürsin çünki yokdur itmeye kulluk sana şimdi

Kocadım lutf idüb 'ışkın ile dil hânesin toldur

 

Gice gündüz olayın zikrine meşgûl huzûr-ıla

Tulü' itsün ma'ârif şemsi kalbimde seni bildir

 

Geçir bu kîl ü kâlden it hidâyet râh-ı merdâna

Gürûh-ı 'âşıkândan kıl beni 'ışk bahrine taldır

 

Dahi inşâ-yı eş'ârdan geçir kıl zikrine meşgûl

Bu pîr Kuddûsîyi ölmezden evvelce hemîn öldür

 

Eğer ister isen olmak

 

Eğer ister isen olmak ma'ârif bahrine gavvâs

Resûlin isrine tâbi' olub ayağını bek bas

 

Bu yolda ins ü şeytânı ider çok sâliki ihlâk

Sanurlar anı Rahmânî ol ise mülhid ü harrâs

 

Mukayyed olmaz aslâ sûret-i şer'-i şerîf ile

Nice mü'minleri yoldan çıkaruban ider irhâs

 

Uçarsa dahi aldanma ki istidrâcdur ol bî-şek

Kanadlarını kes aniñ elinde çün seniñ mikrâs

 

Li-vechillah ider nushı saña vallâhî Kuddûsî

Resúliñ izini gözle dir iseñ kim olayım hâs

 

Sâlikâ ihlâsı eyle

 

Sâlikâ ihlâsı eyle cümle a'mâle esâs

Şol zeheb kim hâlis olmaz adına dirler nuhâs

 

Ehl-i mahşer itdiği demde feza'lar şöyle bil

Görmez aslâ muhlis olan kişiler hîç irtikâs

 

Kalbiñi kibr ü riyâdan pâk ider iseñ eğer

Geydirir yarın seniñ Hak eğnifie nûrdan libâs

 

Şol mürâ'î záhidiñ heb zühd ü takvâsı hebâ

Çün ne mikdârı 'amel kıldıysa eyler intımâs

 

Zühd ü takvâyı virüb yağmaya aldiñ 'ışkı pes

Eyle Kuddûsî dem-â-dem Hâlika hamd ü sipâs

 

Olur müflis iden

 

Olur müflis iden insân-ı câhil ile istînâs

Birâder 'uzlet it nâsdan ki saña gelmesin iflâs

 

Yaraşmaz sâlike gâfıller ile eylemek ülfet

İderler çün anı igfâl tolar kalbine pes vesvâs

 

Bu vaktiñ halkiniñ zîrâ kulûb sarrafıdır çoğı

Saña lâzım olan tenhâda itmek zikr-i Rabbü'n-nâs

 

Kıyâmet iktirâb itdi sakın ta'mîr-i dünyâdan

Gice gündüz Hudâyı zikr idüb ol sâhib-i ihsâs

 

Ta'allüm it 'ulûm-ı nâfi'e hem it 'amel zîrâ

Hudânm düşmeni câhil ider igvâ anı hannâs

 

Beher gün eyle istiğfârı yüz kerre huzûr-ıla

Anı idende bil kalmaz günâhdan hâsıl olan pâs

 

Salât-ıla selâm it günde on kerre Resule çün

Devâm ider aña cümle melek inşân Hızır İlyâs

 

'Adedsiz olarak tevhide meşgul ol hemîn dâ'im

İcâzet virdi Kuddûsî saña ol çalışub habbâs

 

Yâ İlâhî isterem

 

Yâ İlâhî isterem lutfiñla hicrândan halâs

Kıl 'inâyet yohsa olmaz baña 'isyândan halâs

 

Mühtedîdir şol kişi kim sen hidâyet eylediñ

Yohsa mümkin mi olur igvâ-yı Şeytândan halâs

 

Mu'cizât-ı Mustafâyı gün gibi görmiş iken

Bulmadılar ehl-i tuğyân şirk ü küfrândan halâs

 

Nefs ü İblîse uyub taldım hatâ deryâsına

İsm-i zâtıfi hürmetine dilerem andan halâs

 

Gerçi Kuddûsî saña hîç itmedi kulluk velî

Rahmetiñle geç suçundan bula nîrândan halâs

 

Hudânın zikrini

 

Hudânın zikrini itmekle zâkir eyler istînâs

Gice gündüz devâm it zikre sen de ol e'azz-i nâs

 

Gezer iken oturub hem yatur iken okur iseñ

İder Mevlâ saña 'ârif libâsın 'âkıbet ilbâs

 

Resül dimiş ki tevhîd cümle zikrin efdali hem çün

Bırakmaz hîç günâh zâkirde hem kalbinde kir ü pâs

 

Goñüller saykalı tevhîd-durur koymaz sivâ hergiz '

Adedsiz oku anı eyleme az çok deyu vesvâs

 

Beşerlik hâlidir kâh az okur kâh çok anı zâkir

Eğer bir mâni' olub terk olunsa itme hüzn ü yâs

 

Dahi câ'iz-durur zikr eylemek âbdestli âbdestsiz

Seni men' itmesün andan cevâz yokdur deyü hannâs

 

Sözin tut ey birâder sen bu Kuddûsî fakirin bil

Ki buldı zikr ile 'izzet sa'âdet Hazret-i İlyâs

 

Kamu zikriñ buyurmış

 

Kamu zikriñ buyurmış efdali tevhîd çü hayrü'n-nâs

Devâm idüb aña sen ey ahî ol sâhib-i ihsâs

 

'Alîye eylemiş telkîn anı iki cihân fahri

Çalış aña dir iseñ kalmasun goñlümde kîr ü pâs

 

Okumak câ'iz imiş bil anı âbdestli âbdestsiz

Hemân zikr eyle rûz u şeb idüb anınla istînâs

 

Geçirme vaktim boşa idüben nâs ile ülfet

İder ünsiyyet itmek halk ile îrâs saña iflâs

 

Tutar iseñ eğer pendini Kuddûsî fakíriñ sen

Olurlar heb saña yoldaş meleklerle Hızır İlyâs

 

Sâlikâ olmak dilerseñ

 

Sâlikâ olmak dilerseñ Hak katında 'abd-i hâs

Eyleme bir hatve Peygamber izinden infisâs

 

Aña uyan kámiliñ ardınca git ayrılma hem

Ayağın basdığı yire gözle dâ'im sen de bas

 

Çün şerî'atsiz tarîkat işi bitmekdir muhâl

Her ne buldılarsa buldılar şerî'atla havâs

 

Ma'rifet işi dahi bitmek tarîkatsiz muhâl

Hem hakîkat ma'rifetsiz bil olunmaz iktinâs

 

Mü'min-i kâmil-durur Hakkı bilen 'ayne'l-yakîn

Ol ki Mevlâsını bilmez nice eyler ihtisâs

 

Ma'rifetsiz kişi benzer şol kalaylu tasa kim

Kırmızı bakır içi anın hemân taşı rasâs

 

Turma Kuddûsî çalış tahsîl-i 'irfân eyle kim

Tenriyi her kim bilürse ol bulur şirkden halâs

 

Bir ahad bulmaz cihânda

 

Bir ahad bulmaz cihânda derd ü mihnetden halâs

Ne refî' u ne vazî' u ne 'avâm u ne havâs

 

Çok meşakkat derd ü mihnet her belâ inşân içün

Kimine keffâret olur görmez âhretde hasâs

 

Kimisi bulur terakkî rütbesi olur yüce

Kimine kahr u gazabdur ki Hudâ eyler kısâs

 

İşlemez aslâ melâ'ik zenb ü 'isyân zerrece

Ol ecilden oldı üç hâl nev'-i insânîye hâs

 

Çün meleklerde günâh olmaz ki keffâret ola

Ya olalar kahra lâyık bulalar höd infisâs

 

Hem meşakkat görmez anlar ki terakkî ideler

Sana muhtass bil terakkî sabr idüb ol 'abd-i hâs

 

Mü'minin çekdikleri zahmet kamu rahmet-durur

İtme Kuddûsî belâ vü mihneti hîç iğtimâs

 

Ey Mugîs 'abd-i nâçâre

 

Ey Mugîs 'abd-i nâçâre eyle imdâd el-Gıyâs

Yolcıyam hîç yok fakîrim râh ile zâd el-Gıyâs

 

İbtidâ hâlimde hoş itmiş idim râha sülük

Eyledi yoldan beni dür nefs-i bî-dâd el-Gıyâs

 

Gönlüme 'ışk-ı mecâzî toluban itdi harâb

Kıl bu vîrân gönlümi 'ışkınla âbâd el-Gıyâs

 

Hırs ile şehvet beni rüsvâ-yı 'âlem itdiler

Oldı fitne mâl ü ezvâc dahi evlâd el-Gıyâs

 

İstihâre istişâre sünnet iken itmedim

Bu kuyüduñ cümlesinden eyle âzâd el-Gıyâs

 

Yok mu'înim senden özge hîç baña ol dest-gîr

İsmini idem beher ân her zemân yâd el-Gıyâs

 

Çıkdı Kuddûsî tarîk-ı evliyâdan Hâdiyâ

Ol tarîkdan azmışı it yola irşâd el-Gıyâs

 

Mugís ü Müste'ân

 

Mugís ü Müste'ân zulmetde kaldım el-Gıyâs

Pîr-i fânî olmışam kürbetde kaldım el-Gıyâs

 

Yok enîsim ki idem aniñla istînâs bugün

Sen baña olgıl enîs vahşetde kaldım el-Gıyâs

 

Düşmişem tut destimi ol dest-gîr kaldır beni

Hasteyem kıl tesliye gamretde kaldım el-Gıyâs

 

İdemez oldum saña kulluk cevârih ile hîç

Tâkatim yok kulluğa hayretde kaldım el-Gıyâs

 

Nûr-ı 'irfân tolmadı deryâ gibi hem göñlime

Olmadım 'ârif seni kasvetde kaldım el-Gıyâs

 

'Uzlet itdim nâsdan ammâ fitneden kurtulmadım

Çünki çok evlâd 'ıyâl kesretde kaldım el-Gıyâs

 

Ehl-i dünyâ itmek isterler beni bu fitneler

Eyle âsân işimi 'usretde kaldım el-Gıyâs

 

Sûretâ gerçi vatanda sâkinim lâkin katı

İgtirâbım var-durur gurbetde kaldım el-Gıyâs

 

Sen beher şey'e kadirsin eyle îsâl şu beni

Ol habíbiñ şehrine hasretde kaldım el-Gıyâs

 

Eyle Kuddûsîye imdâd ki katî melhûf olub

Rûz u şeb dir ey Rahîm firkatde kaldım el-Gıyâs

 

'Işk-durur iki cihânda

 

'Işk-durur iki cihânda çün baña mergûb şâdî

İtme andan dûr beni ey Müste'ânım el-Gıyâs

 

Neylerem men mâsivâyı var iken sen şâh-ı hûb

Eyledi evsâf-ı hüsnüñ şehr-i dilde inbisâs

 

Zümre-i 'uşşâk ile bahs-ı visâlin eyleriz

İtmeyiz 'ubbad ile cinâne lâyık ibtihâs

 

Zikrini eyler muhib dâ'im hemân mahbûbının

Şevk-i dildân ider gönlinde zîrâ ibti'âs

 

Kılma 'ışkdan ey Hudâ Kuddûsiyi hergiz cüdâ

Görmesün bir dem seniñ lutfuñla andan ihtisâs

 

Ey Hudâ men kapuña

 

Ey Hudâ men kapuña ihsâna geldim el-Gıyâs

Bir fakîrem sen Ganî sultâna geldim el-Gıyâs

 

Çok kabâhat yok 'ibâdet yoldan azdım nideyim

Mağfiret deryâsı bol gufrâna geldim el-Gıyâs

 

Gerçi mislim yok-durur 'isyânda ben bir sâ'ilem

Sen Cevâd u Kâdir ü Kayyûma geldim el-Gıyâs

 

Nefs ü şehvet 'ışk-ı hûbâna düşürdiler beni

Her cihetden dertlüyem dermâna geldim el-Gıyâs

 

'Ar u nâmûs havf u haşyet koymadı 'ışk-ı mecâz

Bir güneh-kâr kuluñam sen Hâna geldim el-Gıyâs

 

Okudum esmâ-yı hüsnâ içre Gaffâr ismini

Kesmezem ümîdi sen Hannâna geldim el-Gıyâs

 

Yok bu Kuddûsî gibi 'âlemde bir gümrâh deyüb

İ'tirâf-ı cürm-ile dîvâne geldim el-Gıyâs

 

Kâ'inâtı yaradan

 

Kâ'inâtı yaradan Hallâk u Deyyân el-Gıyâs

Eylegil bu derdime yâ Rabbi derman el-Gıyâs

 

Takatim yok hasretin acısına sabr itmeğe

Eylerem subh u mesâ âh ile efgân el-Gıyâs

 

Çeşmime hâbı haram itdi visalin arzûsı

Yakdı kül itdi beni pes nâr-ı hicran el-Gıyâs

 

Bî-karâr oldum tuyaldan 'ışkın esrarını ben

Bir dem eğlenmez dil ü canım perîşân el-Gıyâs

 

'Andelîbem ağlarım 'ışkınla vakt-i subha dek

Her gice iki gözümden dökilür kan el-Gıyâs

 

Dost beni vaslın hevâsı kıldı bî-râhat nidem

Kalmadı bu dilde takat sabra bir ân el-Gıyâs

 

'Işkına gönlüm giriftar oldı ârâm eylemez

Eyledi çün başıma dünyâyı zindan el-Gıyâs

 

Arzular canım visalin şerbetini teşnedür

Bir kadeh bahr-ı keremden eyle ihsan el-Gıyâs

 

İtme Kuddûsî fakîri bâb-ı lutfundan cüda

Yandı cismi firkatinle oldı biryân el-Gıyâs

 

Yokdur cihanda nesne kim

 

Yokdur cihanda nesne kim halk eylemiş Mevlâ 'abes

Zâhid sanur 'uşşâk-ı Yezdan olısar hâşâ 'abes

 

'Işk-ı mecazî kantara 'ışk-ı hakîkîye işit

Zann itme sûfî 'ışk 'abes Mecnûn 'abes Leylâ 'abes

 

Zemm eyleme dünyâyı çün 'ukbâya oldur armağan

Tahsîl-i zâd iden mücâhid der mi hîç dünyâ 'abes

 

Küffârı hem yaratmasında hikmeti çok Halikın

Pes dime Nasrânî Yahûdî müşrik ü tersâ 'abes

 

Mü'min olur me'cûr gazâ itmek ile hem bî-hisâb

Fehm eyle sen olmadığın bunca kıtal gavgâ 'abes

 

Ahretde her bir mü'mine olur iki kâfir fedâ

Ey ma'rifetsiz kişi bir şey'e dime asla 'abes

 

Ölümde var çok fâ'ide Kuddûsiyâ fehm eylegil

Zîrâ değil toprak içinde yatdığı mevta 'abes

 

Eylemez bir nesne halk

 

Eylemez bir nesne halk Halik işit zinhar 'abes

Niçün olsun cân u dilden 'âşık-ı Cebbar 'abes

 

İtme 'uşşâk-ı Hudâya buğz u inkâr zâhidâ

Bil muhakkak kim senin bu itdiğin inkâr 'abes

 

Anların kârı hemân zikr-i Hudâdır her zaman

Zu'm ider misin 'aceb kim olısar bu kâr 'abes

 

Cümle eşya Teñriyi takdîs ü tesbîh idicek

Hîç olur mı ehl-i 'ışkın itdiği ezkâr 'abes

 

Fehm olunmaz dir imişsin anların hem zikrine

Sanma kuşdan kurbağadan sâdır olan zâr 'abes

 

'Âşıkân beyninde dirler zikr-i zenbûrî aña

Cümle hakdır dime kim izhâr güzel ızmâr 'abes

 

Bıçkı zikri var erenler arasında mu'teber

Nûr-ı 'irfan ile fehm iden dimez minşâr 'abes

 

Hem körükden ism-i Hûyı aşikâre fehm iden

Diyebilür mi bu körükde olan esrar 'abes

 

Cümle mahlûkâta bak eyle tefekkür sıdk-ıla

Di bize bulur iseñ 'âlemde bir şey var 'abes

 

Münkir ü mubgızlan yaratmasında var hikem

Dime imdi yitmiş iki fırka hem küffâr 'abes

 

Nice hikmet var Hudâ halk itmesinde dûzahı

Bil yakînen kim değil uçmak 'abes hem nâr 'abes

 

Ta'n ider sûfî Hudâ 'uşşâkına Kuddûsiyâ

Zer gibi zakirleriñ gönlindeki envâr 'abes

 

Dostdan beni dûr itmeğe

 

Dostdan beni dûr itmeğe sensin sebeb ey hâr nefis

Yol virmediñ bir dem baña dostdan yaña mekkâr nefis

 

Yoldan şaşırdın beni ey 'ariflerin (pes) düşmeni

Hükm eylediñ şeytân-ıla oldiñ baña ağyar nefis

 

Ağyar ile yâr eylediñ yârimi ağyar eylediñ

Turağımı nâr eylediñ âhir benim murdar nefis

 

Gayet ile sevdim seni inkârlara saldın beni

Râm eylediñ cân u teni sen kendine idbâr nefis

 

Yâr olmışam şimdi saña hîç bakmazam dostdan yaña

Endîşeler virdiñ baña turmayuban ekdâr nefis

 

Dürlü nefis ta'âm-ıla besler idim dâ'im seni

Bir kezceğiz itsem su'âl heb eylediñ inkâr nefis

 

Hîç bir vefan yokdur bize bildim seni ey muhteşem

Olsa idin atamıza itmez idin icbar nefis

 

Var nefs-ile eyle cidal vakt-i seher Kuddûsîyâ

Tâ ki saña bu fânîde el katmaya zinhar nefis

 

İdelim dostlar sizinle

 

İdelim dostlar sizinle hüsn-i canandan bahis

İtmeyelim câh u mâl u cism ile candan bahis

 

Çün kadîmdür zât-ı pâki mâsivâsı fânîdir

Her zemânda her nefesde idelim andan bahis

 

Varmayalım yanına hîç bahs-i ağyar idenin

Çün ider 'ubbâd u zühhâd hûr u gılmândan bahis

 

Nidelim biz himmeti alçak olan nadanları

Ehl-i 'ışk ile idelim vasl-ı Yezdândan bahis

 

İbn-i Edhem gibi cümle varımızı terk idüb

İtmeyelüm kand ü bâl ü âb ile nândan bahis

 

Açalım meydân-ı zikri yanalım 'ışk odına

Eyleyelim bizi yakan nâr-ı sûzândan bahis

 

E's-salâ dir size Kuddûsî fakîr ey 'âşıkân

Zühdi koyub eyleyelim 'ışk u 'irfandan bahis

 

Çün Hudâ ben zâkirime

 

Çün Hudâ ben zâkirime olurum dimiş celîs

Zikr-i ağyardan geçüb ol zikr-i Mevlâya enîs

 

Tîz vakitde ma'rifet şemsi toğar kalbinde bil

Zikri iksâr eyleyen olur kamu nâsa re'is

 

Pâk ider dil şehrini hem mâsivâdan 'akıbet

Ehl-i zikre cevr iden bulmaz felah olur habîs

 

Yâr-ı Hakdır çünki zâkir it mahabbet dinle söz

Kabri cennet ravzası olur anın sanma halîs

 

Sen hemân tevhîde eyle iştigâl Kuddûsîyâ

Gice gündüz turma hîç zâhidleyin olma hasîs

 

Senin Gaffar u Settâr

 

Senin Gaffar u Settâr oldığın çün bildim ey Kuddûs

Günâhım bî-şümâr iken kapuna geldim ey Kuddûs

 

Habîbin Ahmed-i Muhtara adaş olmışam zîrâ

Vesâ'il içre anı hoş vesîle buldum ey Kuddûs

 

Ne denlü gâfıl isem de iderem zikrini dâ'im

Ki zikrinden be-gâyet zevk u lezzet aldım ey Kuddûs

 

Zikirsiz fevt olan vaktim heba oldığını bilüb

Nedamet seyfi ile yüreğimi dildim ey Kuddûs

 

Hemân şimdi seni tevhîd ü takdîs eylemek şuglım

Bu gönlüm pasını tevhîdin ile sildim ey Kuddûs

 

Sana fazlın ile ancak beni mensûb iden sensin

Ki Kuddûsî dinilmekle tefe'ül kıldım ey Kuddûs

 

Beni bir nutfe iken

 

Beni bir nutfe iken çünki insân itdin ey Kuddûs

Dahi îmân u 'ilm ü 'ışkı ihsan itdin ey Kuddûs

 

Hemîn bu ümmet-i merhûme-i magfûreden kıldın

Dahi ehl-i yakîn u sıdk u 'irfan itdin ey Kuddûs

 

Tarîk-ı evliya vü asfiyâya eyledin teslîk

Muhibb-i âl-i sahb-i fahr-i ekvân itdin ey Kuddûs

 

Nihayet yok senin bahr-i 'atâ vü rahmetine hîç

Kılub 'âşık sana işimi efgân itdin ey Kuddûs

 

Halâ'ik içre Kuddûsî deyü adımı söyletdin

İçirüb hamr-ı 'ışkı mest ü hayran itdin ey Kuddûs

 

Gel beni gûş eyle

 

Gel beni gûş eyle var ise eğer sende hulûs

İdeyim sana vasiyyet tut 'azîzim on husus

 

Birisi bu kim tevazu' idesin toprak gibi

Üzerine bassalar sabr eyle şekva itme sus

 

Hem ikincisi budur kim kıl ma'âsîden hazer

Yimegil asla haramı yidin ise dahi kus

 

Dahi üçüncisi dünyâya harîs olma sakın

Ki aña hırs eyleyenler buldılar cümle nühûs

 

Râbi'inci bu-durur kim sırrını ketm idesin

Dir isen rûz-ı kıyâmetde ide nûrım dulûs

 

Hâmisinci bu ki az yi az içüb hem az uyu

Kendine himmet idüben evliyâullâha bûs

 

Sâdisinci bu ki cûmerd olasın güneş gibi

Buldılar çünki hidâyet anın ile çok lusûs

 

Sabi'inci bu ki nâsdan idesin 'uzlet hemân

Çok fevâ'id var didi 'uzletde ol sâhib-füsûs

 

Sâmininci şehveti terk eylemekdür mutlaka

Nefs ü şeytâna uyub kıldıklarından it huyûs

 

Tâsi'inci beş vakit farzı cemâ'atle kılub

Görmeyesin dû cihanda hergiz ekdâr u fuşûs

 

Dir ki Kuddûsî onuncısı-durur zikr-i müdâm

İt bulasın sen de şol gerçek erenler gibi bûs

 

Sene biñ iki yüz elli

 

Sene biñ iki yüz elli dahi altı-durur kardaş

Kabarub nefsimiz kaldırdılar İblîse uyub baş

 

Nasihat eylemez oldı bize te'sîr niçün bilmem

Gelüb gönlümüze rikkat akıtmaz gözlerimiz yaş

 

Bu 'asrın halkının binde birinde 'ışk-ı Mevlâ yok

Hudâ 'âşıklarına buğz idüb dâ'im atarlar taş

 

Gerekdir 'ışk u cezbe sâlike şartdır ki anlar bil

Sakın sen sâlik-i sırf-ıla hergiz olmagıl yoldaş

 

Hemân it zikr ü istiğfar sığın Settâra Kuddûsî

Meseldir ekseri dirler yanar kurılar içre yaş

 

Erenler zümresinden

 

Erenler zümresinden olmağı istersen ey kardaş

Şerî'atden 'udûl itme hem olma mülhide hâldaş

 

Tarikat ansız olmaz çün hakikat de tarîkatsız

Melâmiyyûn gürûhı gizleyüben'şer'i itmez fâş

 

Bakub sen anların zahirlerine iktidâ itme

Ki sâdıklardır anlar eylemezler kimseyi sırdaş

 

Ekâbir evliya çok anların içinde bilinmez

Bu ezmânda velîler oldılar anlar ile yoldaş

 

Aramakla bulunmaz mürşid-i kâmil işit pendi

Tarîk-ı Kâdirîye gir hem eyle zikri nân ü aş

 

İder irşâd müridin ol Hudânın dostı pirimiz

Bugün Kuddûsîyi Mevlâsı kıldı 'âşıkâna baş

 

Beni Mecnûn iden kimdür

 

Beni Mecnûn iden kimdür diyeyim dinle kardaş

Bilüben 'özrimi ma'zûr tutub hem atmagıl taş

 

Umar her gördiğinden haste gönlüm tıfla benzer

Görüb bir dilberi olur dü çeşmimden revân yaş

 

Temellük idüb aña hem 'atasını umaram

İder biñ dürlü istiğna süzüb gözi çatub kaş

 

Oluram hüsnine hayran gice gündüz idüb âh

Hemîn havf iderem eyler deyü bu sırrımı fâş

 

Yanar içimde bir âteş ki kalmaz sabra takat

Tefekkür eyleyüb direm ne hûbdur nakş-ı nakkaş

 

Mecazî 'ışk-ıla mahlut olur ol dem hakîkî

Tolar dil şehrine dehşet ider cismimi a'şâş

 

Benim sevdam ne sevdâdur ki bilmez anı zâhid '

Aceb bulur mıyam bir er ola ol baña hâl-daş

 

Bakuben sûretâ Kuddûsîye ta'n itme sûfî

Kefen soyar iken Hakkın velîsi oldı nebbâş

 

Devam eyle namâza

 

Devam eyle namâza secdeden kaldırmagıl baş

Deniz it secde-gâhı gözlerinden akıdub yaş

 

Dahi meşgul olasın savm-ı isneyn ü hamişe

Bu iki günde sünnetdir yidirme nefsine aş

 

Tezellül eyleyüb Hakka yüziñi tut niyaza

Aña makbul olan ancak temellük oldı kardaş

 

Fena mülkini ta'mîr eylemekden fârig ol gel

Ziyâde yapma hâcetden koma taş üstüne taş

 

Gice gündüz hemân sa'y eyleyüben ir murada

Cebîn olma cesur ol kaçma günden misl-i huffâş

 

Her inşâna kumaş sandığın açma toğrı sanub

İderler varını yağma sakıngıl eyleme fâş

 

Mecazî 'ışkı özine makam idinme zinhar

Ki Hak 'ışkı-durur maksûd değildir göz-ile kaş

 

Bu 'ilm-i zühd ü takvaya tayanub olma mu'cib

Kamusı korkarın kabir içinde olur ahnâş

 

Hudâ emr eyledi gerçi 'ibâdetle velâkin

Kabul itmem didi ihlâsı hem itmezse yoldaş

 

'Ucub ehliyle Kuddûsî hazer kıl itme sohbet

Kurı yanında çün meşhur meseldir ki yanar yaş

 

Yiter nâ-puhtelik sûfî

 

Yiter nâ-puhtelik sûfî girüb tennûr-ı 'ışka biş

Yaraşmaz sâlik-i Hakka bu hasletler ki heb yanlış

 

Eğer vuslat bulayım dir isen Tenri Te'âlâya

Zikirden olma hâlî gice gündüz turmayub çalış

 

Irag ol ehl-i gafletden sirayet itmesün sana

Mücâhidler gürûhına yakın ol eylegil teftîş

 

Sakın aldanmagıl nefs ü 'Azâzîle sığın Hakka

Seni ihlâk içün anlar gice gündüz bilerler diş

 

Bu kuvvet 'afiyet böyle kalur zann eyleme zîrâ

Gelür bir dem ki dirsin âh günüm gaflet ile geçmiş

 

Musâhib olmagıl zinhar refik olma anınla kim

Özine cem'-i mâlı hubb-ı câhı pîşe idinmiş

 

Derûn emrazına derman iden hazık tabîbi bul

İçi vîrân tısı ma'mûr olandan olma ey derviş

 

Riyâ şirk-i hafîdür ey mürâ'î Müslimân ol gel

Ki için gizlü şirk ile münafıklar gibi tolmış

 

Mahabbet eyle ehl-i zikre inkâr itmegil zinhar

Hudâ münkirlerin me'vâsını çünki cahîm kılmış

 

Hemân ol 'ışka râgıb zühdi put idinme gel böyle

Devam it zikre çün Hakkı bulanlar zikr-ile bulmış

 

Dahi çok ağla dünyâda ki 'ukbâda olasın şâd

Meseldür ağlayan kişi düşünde oynayub gülmiş

 

Be-gâyet kıl hazer beş nesneden ki tarda bâ'isdir

Gururdur biri 'ucb u kibr ü şek dahi biri teşvîş

 

Bu 'ışk-ı pâki her kime Hudâ virdiyse Kuddûsî

Anın gönünde ağyarı komayub süpürüb silmiş

 

Her günâhın başı

 

Her günâhın başı hubb-ı cîfe-i dünyâ imiş

Sevme hergiz anı çün mebgûze-i Mevlâ imiş

 

Pes olur tâlibleri bî-şekk anın cümle kilâb

ismidir dünyâ anın dahi seven ednâ imiş

 

Yok zarar destinde olmakla eğer sevmez isen

Elde olub sevmeyen hoş 'ârif-i dânâ imiş

 

Bu sıfatla muttasıf olmak erenler kârıdır

Anlara bakub harîs olan kişi hünsâ imiş

 

Sözimiz ancak anı sevmekde işit sâlikâ

Var iken elde teneffür haslet-i bâlâ imiş

 

İtmeyelim nefsimizi biz kıyâs 'ariflere

Ehl-i 'irfan zümresi çün zümre-i ra'nâ imiş

 

İtme Kuddûsî mahabbet ni'met-i cinâna hem '

Aşıkın maksûdı ancak çehre-i zîbâ imiş

 

Ehl ü evlâd nefs ü mâl

 

Ehl ü evlâd nefs ü mâl a'dâ imiş

Dostı ancak kişinin Mevlâ imiş

 

Eyle anlardan hazer Hakka sığın

Hakka ikbâl eylemek evlâ imiş

 

Çekme zahmet sîm ü zer cem' itmeğe

Mâl-ı dünyânın işi etgâ imiş

 

Pâdişâhlara gerekdür sîm ü zer '

Askeri hoş beslemek ahrâ imiş

 

Hâne eshâbına hem lâzım-durur

Zayfa ikram haslet-i ra'nâ imiş

 

Terk-i dünyâdır 'ibâdâtın başı

Hubb-ı dünyâ hirfet-i tersâ imiş

 

Cenneti sevmez Hudânın 'âşıkı

Gayrı sevmek pek kabîh gavgâ imiş

 

Zikre meşgul ol ki 'âşık olasın '

Aşık-ı Hak 'ârif-i dânâ imiş

 

'Arife 'ilm-i hakikat virilür

Bil hakikat rütbesi bâlâ imiş

 

Mâsivâya virme dil Kuddûsîyâ

Ehl-i 'ışkın çün dili derya imiş

 

Ey tâlib-i sâdık

 

Ey tâlib-i sâdık bu 'ışk bir ka'rı yok 'umman imiş

Gavvâs olub aña talanlar zümre-i merdân imiş

 

Tal sen de bu deryaya gel ki bulasın dürr ü güher

Bu cevherin pes kıymeti bî-hadd ü bî-pâyân imiş

 

Bir 'ârif-i dânâya hürmet it hemîn ez-cân u dil

Şâh-ı mahabbet bendesi ma'nâda çün sultân imiş

 

Ma'şûkına cân u teni iden fedâ pervane-veş

Görüb makamını o demde vâsıl-ı cânân imiş

 

Dünyâ vü 'ukbâya gönül viren denîye olma yâr

Ağyara iden iltifat bu yolda çün nâdân imiş

 

Ehl-i tarîkin 'ışkını hoş gör mecazî ise de '

Işk-ı mecazînin içinde 'ışk-ı Hak pinhân imiş

 

Zühdinde her kim ki riyâ eyler ise müşrikdir ol

Gönünde yok ihlâs aña mü'min adı bühtan imiş

 

'Ucb u gurur ile 'Azâzîlin düşün nolduğını

Şol kes ki nefsin yeğ bilür bil ki işi hizlân imiş

 

Kibr ü riyâ itme sakın Kuddûsîyâ var 'âşık ol '

Işksız olan bî-çârenin hâli katî yaman imiş

 

Cennet içinde gizlü

 

Cennet içinde gizlü Rıdvan adlu cennet var imiş

Sâkinlerinin dâ'imâ arzuları dîdâr imiş

 

Olmaz imiş anda yimek içmek dahi dürlü ni'am

Çün anların sevdikleri anda hemân dildâr imiş

 

Sevmezler imiş cenneti hem ni'metini yigrenüb

Anlar burınlarına çünki cîfe-veş kokar imiş

 

Hak mı güzel halk mı güzel bil var ise 'aklın düşün

Meczûb-ı Hak olan halâ'ikdan kamu kaçar imiş

 

Bilmez çün ol dost gayrisin hayran ü müstağrak olur

Pervâne-veş şem'-i cemâle dâ'imâ yanar imiş

 

Hak düşmeni dünyâ seven niçün seversin ey deli

Pes cîfe-i murdar muhibbi kelb gibi murdar imiş

 

Mülke mahabbet eyleme Kuddûsîyâ sev mâlikin

'Âşıkların mahbûbı ancak Mâlik ü Cebbar imiş

 

Seyr-i gülistan istedim

 

Seyr-i gülistan istedim 'ışk odı hoş gülzâr imiş

Hem bî-kesâd kâr istedim bu 'ışk hümâyûn kâr imiş

 

Zühd-ile dostı bulmağa nice zemân cehd eylerem

Bildim (ki) zühhâdın işi güci kamu evzâr imiş

 

Şîrîn belâ dirler bu 'ışka mübtelâlar çün kim ol

Kalbe safâ ruha gıda her dertlere tîmâr imiş

 

Bu çarşûda zühd ü verâ' didikleri mergûb değil

Çünki bu yir cân satılub yâr alınan bâzâr imiş

 

Ta'n itmesün vâ'iz baña yokdur deyü ârâmı hîç

Mecnûn olan turmayuban Leylâsını arar imiş

 

Tayanmasun inkârına şol 'âbid-i cennet-perest

İblîsi merdûd eyleyen 'ucb u hased inkâr imiş

 

Vecd ü semâ'ı 'âşıkın bed görinür hem sûfîye

'Işk camını nûş eyleyen raks uruban oynar imiş

 

Ur tablı mutrib sen hemân yansun gürûh-ı 'âşıkân

Rûhıyla çengi dinleyen 'ışk odına yanar imiş

 

Maksûd ise vasl-ı Hudâ bir kâmile it iktidâ

A'ceme uyan sâlikin gitdiği yol kühsâr imiş

 

Kuddûsîyâ dûr olma 'uşşak meclisinden bir nefes

Çün anların her zerrede gördükleri dîdâr imiş

 

Mü'mine zindan bu dünyâ

 

Mü'mine zindan bu dünyâ kâfire cennet imiş

Anda rahat yok imiş hem istemek töhmet imiş

 

Sûretâ dost görinür düşmen hakîkatde saña

Aldanub aña mahabbet eylemek âfet imiş

 

Dâ'imâ işi hemân mekr ü hiyel mekkâredir

Fahişe hâtûn gibi kârı anın ziynet imiş

 

Hırs-ıla cem' eyleme ol cîfe-i murdarı sen

Çün anı çok direnin sonı katî haybet imiş

 

Cennet içün dahi kulluk eyleyüb çekme emek

Mâsivâ içün 'ibâdet eylemek şakvet imiş

 

Kıl şerî'atle 'amel sonra tarîka it sülük

Bil tarîk-ı Kâdirî hem bizlere rahmet imiş

 

Eyler irşâd çün müridin şeyhe muhtâc eylemez

Dir bu Kuddûsî o sultân sâhib-i himmet imiş

 

Kimi kullarına Mevlâ

 

Kimi kullarına Mevlâ 'atasını cezîl itmiş

Kimini ibtilâ-yı fakr u zilletle zelîl itmiş

 

Kimine hazz-ı 'âcil virüben dünyâda itmiş bay

Kimine ecr-i lâ-yuhsâ virüb rızkın kalîl itmiş

 

Kiminin halka-i lâ'net takub boynına itmiş tard

Kimine geydirüb hülle ridasını Halil itmiş

 

Kiminin tab'ını câmid idüb hîç virmemiş 'ışkı

Kiminin toldırub 'ışk-ıla gönün bahr-ı Nîl itmiş

 

Kiminin hulkını cûd u sahâ itmiş cihan içre

Kimine mâl-ı dünyâyı virüb nefsin bahîl itmiş

 

Kimine 'izzet ü rif'at sa'âdet tacı geydirmiş

Kimini halk-ı 'âlem içre menhus u rezîl itmiş

 

Kimine semt-i maksûda muvafık rûzigâr virmiş

Kimin girdaba düşürmiş halâsın müstahîl itmiş

 

Kiminin diline zikrini virmiş gönüne fikrin

Kiminin mürg-i laklak-veş işini kâl u kîl itmiş

 

Kimine hoş nazar kılub makamın eylemiş 'âlî

Kimisini nazardan eyleyüb sakıt sefil itmiş

 

Kiminin şuglını kılmış hemân hırs-ıla cem'-i mâl

Kimi bâb-ı tevekkülde Hudâsını vekîl itmiş

 

Kiminin sevgisin koyub gönüllerde habîb itmiş

Kimisini halâ'ik içre menfur u sakîl itmiş

 

Kimin 'arif kimin 'âbid kimin 'âşık kimin zâhid

Kimin Kuddûsî-tek âvâre cebbar u celîl itmiş

 

Menânımda baña Vehhâb

 

Menânımda baña Vehhâb resûlin dest-gîr itmiş

Ki ben kulın Medîne şehrine şimdi müdîr itmiş

 

Müdîrin bilmezem ma'nâsını hayretde kaldım çün

Beni Hallâk-ı 'âlem böyle bir dîvâne pîr itmiş

 

Bu rü'yânın 'aceb ta'bîrini kimden su'âl itsem

Bilür zîrâ anı şol zâtı ki Mevlâ habîr itmiş

 

Değil her kişinin kârı bu sırrı eylemek idrâk

Hudâsı kimi sevdi ise 'irfanın kesîr itmiş

 

İki dürlü olur ta'bîri bu rü'yânın amma hîç

Aña bende liyâkat yok ki Hak miskîn hakîr itmiş

 

Biri zahir müdîri olmağa dâl birisi bâtın

Baña zahir yaraşmaz Halikım müflis fakîr itmiş

 

Dahi bâtın müdîri olmağa yok bende istihkak

Denâ'etde kabâhatde Hudâvend bî-nazîr itmiş

 

Bulub Kuddûsî-yi bî-çârenin gönü teselli dir

Beni Hak nûr-ı fahr-ı kâ'inâtdan müstenîr itmiş

 

Medîne şehrine Mevlâ

 

Medîne şehrine Mevlâ beni düşde müdîr itmiş

Habîbi işiğinde bende-i bî-kes hakîr itmiş

 

Uyanub uyhudan kıldım tefekkür sırrını anın

Didim Hak dostını fazlıyla baña dest-gîr itmiş

 

O 'âlî mansıba hergiz değil isem de ben lâyık

Mücerred rahmetiyle ol Hudâ lutfın kesîr itmiş

 

Sene bin iki yüz elli tokuz mâh-ı Muharrem hem

Bu târîhde baña Vehhâb ki bahşîş-i kebîr itmiş

 

'Amelden kalmış öküzler gibidür şimdi Kuddûsî

Beni zikr eylesün kulum deyü Hallâkı pîr itmiş

 

Beher şey'e kadirsin

 

Beher şey'e kadirsin çünki ey Hallâk-ı mahlûkât

Benim bir hacetim var it kazâ yâ Kâdiye'l-hâcât

 

Seniñ kapuñda biter işleri halk-ı cihanın heb

Saña kulluk iderler cümle masnû'ât ü mevcudat

 

Kamusının virirsin fazlın ile sen murâdların

Kimi ancak diler dünyâ kimisi ni'met-i cennât

 

Dilerem ben kuluñ bir nesne kim yok bende istihkak

Velîkin rahmetin ile virilür cümle matlûbât

 

Bu Kuddûsî hemân sen pâdişâhından diler her ân

Cemâl-i pâkine bakub ola mest dâ'imü'l-evkât

 

Ey Hudâ ben eyledim

 

Ey Hudâ ben eyledim çok mâsivâya iltifat

Düşmişem girdâb-ı zenbe tut elimi vir necat

 

Ol habîbin hürmetine geç günâhımdan kamu

Kim anı kıldın şefî'-i müznibîn ü müznibât

 

Halkı yaratdın anınçün hem anı kendin içün

Bâ'is-i îcâd-ı mahlûkât-ı fahr-ı kâ'inât

 

Andan eşref kimse yokdur cümle mahlûk içre çün

Gönderildi on sekiz bin 'âleme rahmet o zât

 

İtdiler anı vesîle enbiyâ vü mürselîn

Aña hem anlara olsun bî-şümâr bî-had salât

 

İttihâz itdiñ ânı dost kendine kıldın halîl

Destine virdin şefâ'at mansıbı içün berât

 

İder anınla tevessül ins ü cin imlâk saña

Olınur şer hayre tebdil mahv olur her seyyi'ât

 

Altun idem saña Bathâ tağını dimiş iken

Arpa çöreğini yidi yimeyüb kand ü nebat

 

Mâsivâya bakmayub hîç iştiyakından senin

Cümle peygamberlere şâh oldı min külli'l-cihât

 

Aña bağışla bu Kuddûsî güneh-kâr kulunı

Mürde gönli bahr-i rahmetden kanub bulsun hayât

 

Câm-ı 'ışkı nûş idüb

 

Câm-ı 'ışkı nûş idüb serhoş olan pâkîze zât

Dû cihanın gussasından lâ-cerem bulur necat

 

Cezbe-i 'ışk her kimin gönüne tolarsa eğer

Gözlerine girmez anın subh u şâm asla sebat

 

Aferin ol merde kim kodı bu yolda başını

Sen de 'âşıksan eğer var kendini meydâna at

 

Ta'ne-i 'ışk ile maktul olanı sanma ölür

Haydur ol geldi yeniden cismine anın hayât

 

Kalb-i 'uşşâka füyûzât irişür Hakdan müdâm

Anın içün eylemezler mâsivâya iltifat

 

Nûr-ı 'ışk-ıla mücellâ 'âşıkın dil hanesi

Ehl-i 'ışkın oldı a'lâ kadri min külli'l-cihât

 

'Âşıkân eşrâf-ı halkdur anların hürmetine

Yağdırır bârânı Yezdan bitirir yerde nebat

 

Kulluk istersen Hudâya 'âşık ol Kuddûsiyâ

Yek nefes cezbe hayırlu ez-hezâr savm u salât

 

Zümre-i 'uşşâkın olur

 

Zümre-i 'uşşâkın olur cümle günâhı hasenat

Sanma ki uçmakda bulur 'ışksız olanlar derecât

 

Mü'min-i 'ışk muhlis ider mürşid olub anı yeder

Tutub elin dosta gider olur o kul 'âşık-ı zat

 

Çünki 'ibâdetde riyâ iden olur tarda seza

Sevmez anı bil ki Hudâ yerini eyler derekât

 

Eyleyen İblîsi harûn itmediği 'ışka rükün

Kılmadı 'ışk bağrını hûn bulmadı îmân u sebat

 

Olsa idi 'ışkı eğer şirkden ider idi hazer

Olmaz idi ehl-i sefer bulur idi fevz ü necat

 

Ademe çün eyledi kîn benlik idüb oldı la'în

Eylemeyüb secde hemîn itdi gavâyet iki kat

 

'Işk odına yanmamağın bâde içüb kanmamağın

Kibr idüb utanmamağın kârına irişdi şetât

 

Yok idi Bel'amda dahi zerrece 'ışk diñle ahî

Eyledi 'ucbuñ vesahı misl-i hamîr fi'l-felevât

 

Redd idüben anı Hudâ kıldı makamını lazâ

Kalmadı heb oldı heba 'ilm ü 'amel savm u salât

 

Her kimi kim sevse Hudâ 'ışkın aña eyler 'atâ

Gönü bulur zevk u safâ virmek-ile 'ışk neşevât

 

Kıldı safî Âdemi 'ışk oldı anın hem-demi 'ışk

Virdi hemîn hoş demi 'ışk gitdi kamu gam kasevât

 

Virdi terakkî aña hem 'ışk-ı 'azîz añla dedem

Zellesine itdi nedem yok bu sözümde şübehât

 

Cümlemizin ceddi o zât bulmuşuz anınla hayât

İderiz aña salavât küllü 'aşiyy ü gadevât

 

İtme bu Kuddûsîye sen buğz u 'adavet kötü zan

Hakdır aña 'ışkı viren kıldı enîs fi'l-halevât

 

Her kimin kim oldı

 

Her kimin kim oldı 'âlemde hemân maksûdı zât

İtmedi hîçbir cihetle mâsivâya iltifat

 

Çünki virmez gönlüni yâr isteyen ağyarına '

Abidiñ tâ'ati 'arifler katında seyyi'ât

 

Cennet içün rûz u şeb sa'y eyleyen 'âşık değil

Varsun ol kılsun hezârân savm u hace ile salât

 

Ey mürâ'î mü'min olmadın henüz bil kendini

Çün riyâ şirk-i hafîdiir didi fahr-i kâ'inât

 

Zikre meşgul ol gice gündüz ki kalbin ola pâk

Hem fütûh ola müyesser sana min külli'l-cihât

 

Mâsivâdan zerre kalmaz zâkirin gönünde hem

Bulısar zevk u safâ rûhı dahi cismi hayât

 

Hazret-i Kuddûsa 'âşık ol hemân Kuddûsîyâ

Koyma ağyarın gönülde her ne ki var ise at

 

Hemân kullukda ol

 

Hemân kullukda ol sana ider Mevlâ hidâyet

Hazer eyle riyadan çünki ol büyük kabahat

 

'Amelde şart hulûsdur ansız olur kişi müşrik

Mukarrebler iderler kalblerin şirkden sıyânet

 

Bilür Halik ne merkûz oldığın gönülde zâhid

Kolay zann itme istînâs anınla güç be-gâyet

 

Ki 'allâmu'l-'uyûbdur ol riyadan ictinâb it

Olur techîl anı hâşâ riyâ dinle nasîhat

 

Hulûs 'ışk-ile 'ışk zikr-ile kalbde hâsıl olur

Çalış Kuddûsiyâ zikre dem-â-dem eyle gayret

 

Hudânın kullarına çün

 

Hudânın kullarına çün ulu ni'met nasîhat

Sakın itme 'inâd zâhid bize rahmet nasîhat

 

Ki vardur anda bî-had sırr u hikmetler fevâ'id

Virür mü'minlerin îmânına kuvvet nasîhat

 

Kelâmında bize eyler nasîhat Hazret-i Hak

Tutanları kılısar lâyık-ı cennet nasîhat

 

Resûlullah nasîhat eylemiş çok ümmetine

Anın çün oldı bize vâcib ü sünnet nasîhat

 

Ebûcehlin sebeb hüsranına oldı 'inadı

Ebûbekri kılandur efdal-i ümmet nasîhat

 

Bu minberler bu kürsîler kadîmden oldı sünnet

Münafık münkir ü fâsık sanur bid'at nasîhat

 

Gelübdür devr-i Ademden berü öğüt bu âne

Sakın zann itme kim olmuş yeni 'âdet nasîhat

 

Hidâyet Hakdan olunca kula tutar sözi bil

Eğer tutmaz ise olur büyük âfet nasîhat

 

Hemân nush eyle Kuddûsî ider ise de îrâs

Zemân bozılmağ-ıla nâsıha zahmet nasîhat

 

Ey Rabb u Latîf vir bize

 

Ey Rabb u Latîf vir bize sen emn ü selâmet

Sana yaraşur lutf u kerem bize hatî'at

 

Olduk bu belâyâya seza gerçi velâkin

Rahman ü Ra'ûfsun bize it rahmet ü re'fet

 

Tevhîd ideriz biz seni dâ'im bilüriz hem

Var sende'azâba dahi 'afv itmeye kudret

 

Eyle bizi ıslâh idelim hoş sana kulluk

Hem eyleyelim sıdk-ile ikbâl ü inâbet

 

Kuddûsî-yi pîrin bu-durur şimdi du'âsı

Rıfk-ile bizi toğrı yola eyle hidâyet

 

Ey birader

 

Ey birader cîfe-i murdara itme iltifat

Sevme hergiz çünki dünyâ hubbı re's-i seyyi'ât

 

Niceler cem' eyleyüben itdiler tuğyan kamu

Kesret-i mâl ile oldılar salâh ehl-i 'usât

 

Bil ki yaklaşdı kıyamet bozılur cümle cihan

Gün-be-gün artar fesâd ü fitne min külli'l-cihât

 

Medrese mescid ü tekye yapmanın vakti değil

Çekme zahmet mâlı itlaf eyleyüb kılma rüfâ

 

Ehl-i îmân hicret iderler Hicaza cümlesi

Pes nisa sıbyân giderler mâşiyât u hâfiyât

 

Çün kıyamet dört yüz ile beş yüzün beynindedir

İttifâkîdir bu söz sanma anı sen türrehât

 

Dört yüze varmağa vardır yüz otuz iki sene

Anın içinde vuku' çok fitne var dimişler rüvât

 

Nice mü'min sâlihi merdûd u mel'ûn kıldı mâl

Dir ki Kuddûsî dimiş mâl fitne fahr-i kâ'inât

 

Hasret odı

 

Hasret odı şâhâ yüreğe itdi sirayet

Olmaz mı 'aceb hûb yüzüni görmeğe ruhsat

 

Lâyık değilem gerçi senin vaslına amma

Yokdur keremin bahrine hîç hadd ü nihayet

 

Taklîddür işim gerçi benim cümle velâkin

Tahkîka irer sıdk ile çok ehl-i vühâlet

 

'İlm ile 'amel zühdi kamu 'ışka değişdim

Bildim ki riyâ eylemez erbâb-ı melâmet

 

Kuddûsîye it vaslını fazlınla müyesser '

Ubbâdına vir cennet-i Firdevsde refâhet

 

Sâlikâ ister isen

 

Sâlikâ ister isen 'azm itmeye toğrı sırat

Dâ'imâ tevhide meşgul ol gönülde bul neşât

 

Zikrini kesme lisânından gice gündüz hemîn

Halikın hem kulluğunda it be-gâyet ihtiyat

 

Ehl-i dünyâdan ırag ol çok da ülfet eyleme

Hacetin mikdân söyleş eyleme hîç ihtilât

 

Mülhidiñ yanına varma ki seni ıdlâl ider

Meclisinde oturuban itme asla inbisât

 

Sûfî-yi câhilden eyle ihtiraz olma refîk

Kâmilin ayağı altına döşen misl-i ribât

 

Ehl-i zikre it mahabbet çün celîsi Hakk anın

Münkirin incinme kardaş itdiğine inhirât

 

Zikre Kuddûsî devam eyle hemân leyl ü nehâr

Vâsıl-ı Mevlâ olub bul dû cihanda igtibât

 

Kime 'arz ideyin

 

Kime 'arz ideyin ben hâlimi ey Kâdîyü'l-hâcât

Basîrsin sen 'Alimsin hem Mücîb hem Sâmi'ü'l-esvât

 

Ulu kiçi gedâ sultân kapuñ sâ'illeridür heb

Kılub hoşnud kamusını idersin dürlü taltîfât

 

Saña ma'lûm ki yaşımdur benim yetmiş tokuz şimdi

Tezâyüd eyledi mihnet elem ekdâr ile 'âhât

 

Bu gün rahme seza oldum baña it merhamet re'fet

Marîzem hâlimi sor lutf idüb fî ekserü'l-evkât

 

Vatanda olmışam mahzun garîb hem münkesir gönlüm

Buyur kıl tesliye bu gönlümi sen eyle teşrifat

 

'Iyâl ü akrabadan yok baña 'avn ü meded hergiz

Dilerler dâ'imen senden i'ânet cümle mahlûkât

 

Bilürsin çünki Kuddûsî tevekkül eylemiş saña

Vekilisin anın sen dû cihanda eyle tekrîmât

 

Fıkh ile bilinmez imiş

 

Fıkh ile bilinmez imiş esrâr-ı mahabbet

Zühd ile zuhur eylemez âsâr-ı mahabbet

 

Vir varını heb yâre koma dilde sivâyı

Yağmalasun ağyarını Tâtâr-ı mahabbet

 

Aç gözini bak sun'ına Hallâk-ı Azîmin

Gönülde temevvüc ide ebhâr-ı mahabbet

 

Zikr eyle hemîn bir nefesi boşa geçtirme

Tolsun içine zikr-ile envâr-ı mahabbet

 

'Işk 'âşıkı cezb eylese dildâre 'aceb mi

Elbetde gelür dostına bîmâr-ı mahabbet

 

Dirler baña ihvân-ı zemân söyleme gel çok

Mümkin mi ki söylenmeye güftâr-ı mahabbet

 

Meydân-ı ma'ârif mütezehhidlere kaldı

Çok sûfîyi câhil ider izhâr-ı mahabbet

 

Da'vâ-yı mahabbet mi ider 'âşık-ı sâdık

Hak talibi olan ider ızmâr-ı mahabbet

 

Yok zerrece 'ışk münkir-i bî-çârede nitsün

Ol 'özr ile dûr itdiği inkâr-ı mahabbet

 

Hâl ehline kâl ehli nice (olur) mümasil

Çün anın akar gönline enhâr-ı mahabbet

 

Zevk eylemeyen lezzet-i 'ışkı bilemez hîç

Olmadı o bîgâne giriftâr-ı mahabbet

 

Kuddûsîyi 'ışk mest-i müdâm itdi ayılmaz

Hem yüreğini yakdı anın nâr-ı mahabbet

 

Zâhid çekemez

 

Zâhid çekemez çünki ağır nâr-ı mahabbet

Hem sığmaz anın ağzına güftâr-ı mahabbet

 

Dünyâyı sever canı gibi vâ'iz-i höd-bîn

Halk içre oturmış ider izhâr-ı mahabbet

 

İtmez mi 'aceb havf u haya Hazret-i Hakdan

Sanur özini vâkıf-ı esrâr-ı mahabbet

 

'Âbid çalıştır cennet içün gice vü gündüz

Yakmadı anın bağrını hîç nâr-ı mahabbet

 

Zann itme tehîdür bu cihan 'âşık-ı Hakdan

Sen sözimi tut eyleme inkâr-ı mahabbet

 

Her beldede var ehl-i mahabbet ki hemân sen

Bul anları sev eyleyüb ikrâr-ı mahabbet

 

Ol tâ'ifenin bil ki Hudâ oldı celîsi

Pes eyledi anları giriftâr-ı mahabbet

 

Sevdiği içün anları ol sevdiler anlar

Anlara zuhur eyledi âsâr-ı mahabbet

 

Çün oldılar anınla enîs bezm-i elestde

Pes toldı gönüllerine envâr-ı mahabbet

 

Kuddûsî-yi bî-çâreye ta'n eylemeniz kim

Yok 'aklı anın olalı bîmâr-ı mahabbet

 

Geldi dil-i dîvânına çün

 

Geldi dil-i dîvânına çün bûy-ı mahabbet

Düşürdi bu gavgâlara âmû-yı mahabbet

 

Seyyah oluban Hindu Yemen Rûm u Hicazı

Olursa revân derd-ile hem cûy-ı mahabbet

 

Müştak oluban nâre gönül eylemez ârâm

Nitsün aña sihr eyledi câzû-yı mahabbet

 

Olmadı müyesser baña bu dünyâda bir dem

Rahat vire bu cân u dil ârzû-yı mahabbet

 

Fahr eyleme zâhid 'amelim çok deyü zîrâ

Temyîz ider a'mâli terâzû-yı mahabbet

 

Gark itdi vücûd mülkini deryâ-yı teşevvuk

Göründi gönül gözine çün sû-yı mahabbet

 

Cânânı taleb eyler iseñ canı fidâ it

Gel gör ki açık 'âşıka çârşû-yı mahabbet

 

Kuddûsîye Hak ni'metini eyledi itmam

Çün gönlini pâk eyledi câzû-yı mahabbet

 

Muhibb olmağa sa'y it

 

Muhibb olmağa sa'y it gör ne hâletdir mahabbet

Hısâl-i evliyadan hoşça hasletdir mahabbet

 

Mahabbetsiz havâyic kulluğu makbul değildir '

İbâdet içre bir güzel 'ibâdetdir mahabbet

 

Mahabbetle necatı buldı rif at dû cihanda

Sa'îd olur muhib zîrâ sa'âdetdir mahabbet

 

Hem oldı şâh-ı Tubba' sâlihînden bin yıl akdem

Muhiblerden olagör sen kerâmetdir mahabbet

 

Keder itme ki bende yok deyü 'ilm ü 'amel hem

Yeter sana 'azîzim ulu devletdir mahabbet

 

Dahi kat'-ı ümîd itme günâhım çok deyü sen

Muhibb ol eyle istiğfar ki rahmetdir mahabbet

 

Bakılmaz hîç muhibbin zenbine 'âdet kadîmden

Ne devletdir ne 'izzetdir ne ni'metdir mahabbet

 

Muhib mahbûba Kuddûsî olur anınla vâsıl

Sebeb vasla mahabbetdir mahabbetdir mahabbet

 

Hazer kıl itme sâlik

 

Hazer kıl itme sâlik tâlib-i dünyâ ile sohbet

Yaraşmaz 'âşıka ki râgıb-ı 'ukbâ ile sohbet

 

İrer gizlü gicenin sırrına vâkıf mukarrebler

Virir kalbe safâ bil 'ârif-i dânâ ile sohbet

 

Dimişdür çünki Mevlânâ ki yüz bin etkıyâdan yeğ

Hemân bir dem gürûh-ı 'âşık-ı Mevlâ ile sohbet

 

Firar it kalbi a'mâ münkir-i 'uşşâk-ı Yezdândan

İder îrâs bürûdet kalbine a'mâ ile sohbet

 

Musâhib olma sûfîlerle câhil şeyhe bir lahza

Virir gaflet bu Kuddûsîleyin ednâ ile sohbet

 

Bir şehin 'ışkı beni

 

Bir şehin 'ışkı beni dîvâne kıldı 'akıbet

Şem'ine karşu yanar pervane kıldı 'akıbet

 

Düşürüb sevdasına rüsvâ-yı 'âlem eyledi

Ülfet-i nâsdan çeküb bîgâne kıldı 'akıbet

 

Gönlümi cezb itdi hergiz 'akl u 'arım kalmadı '

Işk girüb dil şehrine vîrâne kıldı 'akıbet

 

Tıfl iken içirdi baña hem şarâb-ı 'ışkını

Pîrliğimde sâkî-yi meyhane kıldı 'akıbet

 

Varımı heb aldı yağma eyledi 'ışkı gelüb

Bu garîb Kuddûsîyi ferzâne kıldı 'akıbet

 

Sabr eyle gönül

 

Sabr eyle gönül derdine derman gelür elbet

Sen hasteye bil şöyle ki Lokman gelür elbet

 

Zühd ile kişi sanma ki Hakkı bulur ancak '

Işk olmasa yoldaş aña hüsran gelür elbet

 

Nâlân olur 'âşık olan üftâde bu yolda

Bülbül gül içün gülşene giryân gelür elbet

 

Bu 'ilm-i cedel kibre sebeb dimiş erenler

Müstekbir olan kimseye hizlân gelür elbet

 

Şeyhin izini gözle sakın olma muhalif

Ki şeyhsiz olan sâlike şeytân gelür elbet

 

'Işkı idegör başına tâc dime mecazî '

Âşık olanın gönline 'irfan gelür elbet

 

Her gice temellük idüben yârine yalvar

Nâlân olagör ki sana ihsan gelür elbet

 

Çok cürm ü günâhım deyü kat' itme ümîdi

Suçum bilen müznibe gufran gelür elbet

 

Kuddûsî-yi bî-çâre koma gayriyi dilde

Şol hâne ki âbâd aña sultân gelür elbet

 

Sebebdir rızka san'at

 

Sebebdir rızka san'at yâ ticâret

Kadîmden böyle olmış çünki 'âdet

 

Viren Hâlik-durur heb halka rızkı

Husûline sebebler oldı âlet

 

Nice mahlûka virir hem sebebsiz

Kamusına ider rızkı kifayet

 

Tevekkül it aña her hâlde sâlik

Tarîka sıdk-ıla eyle 'azîmet

 

Şerîatsiz sülük itmekdir ilhâd

Tarîkin çün esâsıdır şerî'at

 

Bilinmez ma'rifet sırrı tarîksız

Bulunmaz ma'rifetsiz hem hakîkat

 

Saña öğretdi Kuddûsî sülûki

Yola git iste Hâdîden hidâyet

 

Allâhı seven eylemez

 

Allâhı seven eylemez ağyar ile sohbet

Ağyarı seven kande ide yâr ile ülfet

 

Sevmek dir isen şahını bende nice olur

Turmaz dili her dem ider ezkâr ile ülfet

 

Her kim ki ider nâs ile üns müflis olur hem

Dünyâ sevenin cismi ider nâr ile ülfet

 

Cennet dileyen terkin urur fânî cihanın

Hîç eylemez olur sîm ü dînâr ile ülfet

 

Hak 'âşıkının iki cihan gönüne girmez

Maksûdu hemân rü'yet-i dîdâr ile ülfet

 

'Abid de diler cennet içinde yiyüb içmek

'Aşık diler ancak ide dildâr ile ülfet

 

Bu kîl ile kaiden geçüben zikre çalışmak

Farz 'âşıka kim eyleye bu kâr ile ülfet

 

Kuddûsîye bu pend yeter eylerse tenassuh

Simden girü çok itmesün eş'âr ile ülfet

 

Ey 'âşık eğer ister isen

 

Ey 'âşık eğer ister isen yârine vuslat

Dünyâyı sevenlerle sakın eyleme ülfet

 

Aldanma anın nakşına sen gönlini virme

Çün zahiri ni'met görinür bâtını mihnet

 

Hırs ile anı cem' idenin turma yanında

Hak sevmez o sehhâreyi hîç itme mahabbet

 

Halk itdi Hudâ çünki seni ma'rifet içün

Tahsîl-i ma'arif idegör itme batâlet

 

Karun gibi dînârı dirüb dînini yıkma

Tut sözümi Hak virdiğine eyle kanâ'at

 

Bu mezra'ada kesb olunur âhiret ancak

Cehd eyle bugün geçmiş iken destine fırsat

 

Hem kıllet-i kesbiyye musîbet bu cihanda

Kesret dü cihanda olısar ulu musîbet

 

Yâd eyle seni halk idenin ismini dâ'im

Kuddûsî-yi bî-çâre ider sana nasihat

 

İlâhî dilerem senden

 

İlâhî dilerem senden suhulet

Ki ola beynimizde hoşça hûlet

 

Za'îfem idemem saña 'ibâdet

Yaşım yetmiş sekiz geldi kehûlet

 

Dahi mağlûb-ı 'ışk u cezbe oldum

Delüyem 'aklıma irdi füyûlet

 

Günâhım mağfiret kıl hadden efzûn

Kamu ihvan ile gösterme hûlet

 

Hidâyet it tarîk-ı müstakime

Baña sen eyle rıfk-ile dulûlet

 

Lisân zikrinle kalb fikrinle olsun

Sülük ehline anlar ulu devlet

 

Kafes eski gönül mahzun sakam çok

Olur sıhhat ile ancak rücûlet

 

Diler Kuddûsî-yi bî-çâre kulun

Gele zikrin ile aña butûlet

 

Baña Hakdan

 

Baña Hakdan ulu ni'met bu 'uzlet

Ki ben hocaya hoş devlet bu 'uzlet

 

Çekildim haneme elhamdülillah

Virir sâliklere rağbet bu 'uzlet

 

Sanur zâhid ki 'uzlet bid'at ancak

Ne bilsün oldığın müddet bu 'uzlet

 

Terahhum eyleyüb ol ulu Rahman

Didi kulım saña bir hamd bu 'uzlet

 

Çü halkın ekseri dünyâya tâlib

Fakîr Kuddûsîye 'ismet bu 'uzlet

 

Vir İlâhî rahmetinle

 

Vir İlâhî rahmetinle baña sıhhat 'afiyet

Şeyh-i fânî haste oldum eyle re'fet merhamet

 

Ser tabîbim var iken bir kimseden itmem su'âl

Kapıma geldim Kerîmâ eyle kuvvet mevhibet

 

Çok zünûbum hem 'uyûbum eylerem senden recâ

O1 habîbin Mustafânın hürmetine mağfiret

 

Olmışam nâçâr bilürsin ey 'Alîm ahvâlimi

Dû cihanda ol mu'înim baña gösterme 'anet

 

İt bu Kuddûsî gedânın sen du'âsını kabul

Cümle ihvan ile hergiz görmesün havf u kalet

 

Geldim Gafûrâ Kapuña

 

Geldim Gafûrâ Kapuña idüb recâ-yı mağfiret

Yaş yetmiş üçdür ak sakal cismim nahîf it merhamet

 

Nefsim katı azgun olur senden cüda itmek diler

Şehvet hevâ yerleşdiler ider 'Azâzîl şeytanet

 

'Ucb u gurur kibr ü riyâ ilkâ iderler gönlümi

Hem dir ki boldur rahmeti işle hemân sen ma'siyet

 

Sığınuram andan saña hıfz eyle şerrinden beni

Nice keramet sahibin îmândan itdi ta'riyet

 

Esmâ-yı hüsnâ hakkiçün ol dest-gîr Kuddûsîye

A'dâsına kılma zebûn virgil selâmet 'afiyet

 

Ey kamu halka

 

Ey kamu halka na'îmler eyleyici mevhibet

Pîr ü 'âciz bir fakîr ü sâ'ilem it merhamet

 

Beklerem gitmem kapuñda eyleme mahrum beni

Eyle vîrân gönlümi fazlınla ta'mîr tesliyet

 

Bendelikde var ise taksirim ey şahım benim

Sen Gafûrsın dahi Tevvâbsıfi idersin mağfiret

 

Cümle mahlûk olsalar sana mutî' virmez nefa'

Hem hüzün virmez sana halk itseler heb ma'siyet

 

Kapuna mahzun gelen mesrur olur dâ'im senin

Geldi Kuddûsî kapuna eyleyüben ma'zeret

 

Hudâdan isteme keşf ü keramet

 

Hudâdan isteme keşf ü keramet

Hemân iste hidâyet istikâmet

 

Haram 'uşşâk-ı Hakka mâsivâ çün

Yaraşmaz bil sana gayre mahabbet

 

'Azîzim lutf idüb tutgıl sözimi İrer

Mevlâya tîz tutan nasîhat

 

Seni kulluk içün yaratdı Halik

Kula farz müstehabdır şâha hizmet

 

Gürûh-ı sâdıkâna ol mecâlis

Ta'allüm eyle ihlâs u sadâkat

 

Hazer kıl zümre-i ehl-i havâsdan

Görirler âhiretde gam kasavet

 

Okurlar çünki esmâ-yı Hudâyı

İderler sû'-i niyyetle kabahat

 

Dahi dervîş-i câhilden ırag ol

Sebeb hizlân ü hüsrana cehalet

 

Bu Kuddûsî kocanın oku nazmın

'Amel it kim bulasın Hakka vuslat

 

Bugün bin iki yüz elli tokuz

 

Bugün bin iki yüz elli tokuz târîh-i hicret

Muhakkak bil birader kim karîb rûz-ı kıyamet

 

Zuhur ider imiş yüz yıl başında çiinki Mehdî

Eğer üç yüzde iderse zuhur yaklaşdı müddet

 

O vakte varmağa kalur hemân kırk dahi bir yıl

Yaraşmaz ehl-i îmâna bu ezmân içre gaflet 

 

Eğer dört yüzde teşrîf ider ise ol cihanı

Kalur yüz kırk ve bir yıl bulmağa ümmet refâhet

 

Hurûc ider imiş sonra dahi Deccâl ü fiten

Cihanda yok imiş andan eşed hergiz musibet

 

İnüb' Isâ nebî gökden anı kati eyler imiş

Ahadîs ile müsbetdir ki hîç yok şekk ü reybet

 

Kıyamet dört yüz ile biş arasında koparmış

Bize lâyık olan şimdi bükâ-yı havf u haşyet

 

'Alâmetler te'âkub ider imiş ol zemânda

Dime yokdur kıyamet iktirâbına 'alâmet

 

Zuhur ider imiş tîz tîz melâhim az vakitde

Çeker imiş o günlerde cihanın halkı zahmet

 

İdelim rûz u şeb Kuddûsiyâ mü'minler ile

Du'â vü zikr ü istiğfar ü Mevlâya inâbet

 

İder hicret Hicaza

 

İder hicret Hicaza cümle ümmet

Muhakkak bil karîbdür çün kıyamet

 

Binâ-yi medrese mescid hebâdur

Sakın mâl hare idüben çekme zahmet

 

Medîne şehrine îmân çekilür

Buyurmışdur Resul yok şekk ü reybet

 

Eğer var ise dînâr itme itlaf

Olur lâzım sana tutgıl nasîhat

 

Sana pend itdi Kuddûsî 'azîzim

Harîs ü müsrif olma it kanâ'at

 

Gafûrâ çok benim zenbim

 

Gafûrâ çok benim zenbim sen eyle mağfiret re'fet

Rahîm ismin dahi Rahman baña it lutf ile rahmet

 

'Uyûbum hem hesâbsızdır seniñ adın-durur Settâr

Eğer setr itmez isen cümle halk benden ider nefret

 

Gice gündüz günâhı işlerem çün olmışam mecbûl

Seniñ Gaffârhgın virir ki istiğfarıma kuvvet

 

Menâmımda Habîbin cismimi mesh eyledi bî-had

İder bu gönlümi ol tesliye çünki büyük ni'met

 

Bu Kuddûsî ümîdi kesmeyüb hîç rahmetinden dir

Beni tard itme kapuñdan Kerîmâ it kerem 'ismet

 

Ey birader ikidir bil ki cennet

 

Ey birader ikidir bil ki cennet

Birinde var-durur envâ'-ı ni'met

 

Birinde rü'yet-i dîdâr iderler

Bulurlar dâ'imâ rü'yetde lezzet

 

Görünmez gözlerine mâsivâ hîç

Beher ân işleridir çünki hayret

 

Olurlar tâ ebed sekrân u hayran

Cemâl seyrine iderler kanâ'at

 

Sever anları Kuddûsî-yi gafil

Anın kârı-durur ancak mahabbet

 

Geylânî tarîki

 

Geylânî tarîki bu zemân halkına rahmet

Ol zât-ı şerif çünki ider bize i'ânet

 

Dünyâya rükün eyleyüben yolı yitirdik

Eyler bizi irşâd içün ol himmet ü gayret

 

Görmez aña her kim ki mürîd olur ise gam

Çekmez aña mensûb olan üftâde meşakkat

 

A'dâsını bâtın kılıcıyla ider ihlâk

Yatub uyur iken ider ol sâlike nusret

 

Kılmaz anı çalışmağa muhtâc gice gündüz

Ol zümreden olur yoğise dahi liyâkat

 

Olur aña mensûb kişi itmek ile da'vâ

Eyler aña ben Kâdirîyem dimek kifayet

 

Hak anı kılar sâlih ise talih ü 'âşık

İtmek ile sıdk ile o sultâna meveddet

 

Anlara mukârin olan olur sü'edâdan

Anlar ile Hak sevdiği kimse ider ülfet

 

Kuddûsîye çok eyledi eltâf-ı keremler

Ol bâr-ı Hudâ sâhib-i ihsân-ı keramet

 

Bu dünyâ mü'mine zindan

 

Bu dünyâ mü'mine zindan imiş bil kâfire cennet

İder tathîr günâhdan mü'mini heb çekdiği mihnet

 

Günâhı kalmayub hergiz olısar rütbesi bâlâ

Virir cennetde aña Hak Te'âlâ bî-hisâb ni'met

 

Cahîmde kâfire olan 'azaba nisbet ile hem

Olur dünyâ aña cennet gibi görmez keder sıklet

 

Birader ol belâya sâbir ü râzî kazaya sen

Hudâdan iste dâ'im mağfiret rahmet dahi re'fet

 

Sever Mevlâ ihanet eylemez mü'min kulına hîç

İder Kuddûsîye ikram bu zahmetler olur rahmet

 

Resûl-i Hak buyurmış

 

Resûl-i Hak buyurmış yok-durur dünyâda rahat

Dimiş hem mü'mine zindandır ol küffâra cennet

 

Ana rahminde çekmişem sıkıntı dürlü dürlü

Toğar iken dahi çok çekmişem şiddet meşakkat

 

Sabî iken ne mihnetler çeküb ağlamışam çok

Cüvânlıkda olub aşüfte çekdim dahi 'usret

 

Hevâ-yi nefse uyub nice dem 'ışk derdi çekdim

Tezevvüc eyledim nisvânı artub nâr-ı şehvet

 

Tevellüd itdi anlardan yigirmi iki evlâd

Kamusı virdiler baña hisâbsız hüzn-i kürbet

 

Cemî'-i hâlde kârım zikr-i Mevlâ idi zîrâ

Bulur idi anın (yâdıyla) gönlüm hoş halâvet

 

Karışdım nice dem nâsa cefâlar itdiler çok

Dahi başıma geldi pîrliğimde bâr-ı şöhret

 

Za'îf olub firar itdim kamu halk-ı cihandan

Bu vaktimde baña oldı ulu ni'met bu 'uzlet

 

'Asîr imiş kocalık takatim yok kulluğa hîç

Ne rahat var ne kuvvet var ne takat var ne lezzet

 

Keder eksik değil evvelki vaktim gibi el'ân

Tahammül idemem ahzâna virir baña sıklet

 

Meşakkatle terakkî ider imiş çünki inşân

Olur Kuddûsiyâ bil kim meşakkat ile vuslat

 

Men bir marîz koca kişiyem

 

Men bir marîz koca kişiyem ey Rahîm it merhamet

Gaffar u Settâr u Halîmsin it beni hem mağfiret

 

Nefsin hevâsına uyuban işledim bî-had günâh

İblîs dahi itdi beni igvâ içün pes şeytanet

 

'İrfan 'ilim tahsiline hîç sa'y u gayret itmedim

Virilmez imiş rûz u şeb nâ'im olana ma'rifet

 

Âhir zemânın halkına menfûr-durur nush eyleyen

Fâsık zalûm pes 'indlerinde mu'teber hem mültefet

 

'Afv eyle yâ Kuddûs Kuddûsî güneh-kâr Ahmedi

Gufran yaraşur pâdişâha çün aña da ma'siyet

 

Dilerem senden Latîfâ

 

Dilerem senden Latîfâ lutf u rıfk u 'afiyet

'Ayb u zenbim çok-durur hem eyle setr ü mağfiret

 

Ben za'îf kalb münkesir ekdâr u ahzân bî-şümâr

Kuvvet-i kudsiyye vir hem gönlümi it tesliyet

 

Gice uzun uyhu az yaklaşdı çü kış günleri

Takatim yok hasteyim pîrim baña it merhamet

 

Hoş bilürsin yalınuz bir hücrede eğlenirem

Ol celîsim gice gündüz dahi gösterme 'anet

 

Yardım eyle dû cihanda bu koca Kuddûsîye

Pâdişâh ider kocayınca kulına mevhibet

 

Beni bağlamalu

 

Beni bağlamalu dîvâne kıldı 'akıbet hasret

Haram oldı henüz ağyar ile 'îş ü dem ü 'işret

 

Karârı kalmadı 'ışkın tuyaldan sırrını cânâ

Gönül sabr eylemez bir lahza yokdur neylesin kudret

 

Ne mümkindir baña simden girü rahat cihan içre

İrişdi gûş-i cana çünki gel 'ışka deyü na'ret

 

Eğerçi dû cihanın devletinden yeğ-durur 'ışkın

Velâkin 'âşıka müşkil belâdur firkat ü hicret

 

Güzellikde senin ferd oldığın fehm eyleyüb ey dost

Cemâl-i bî-misâlin görmeğe gönlüm çeker gayret

 

Sabâ esdikce zülfiñ kohısından oluram medhûş

Ne sırdur bu ne hikmet kim irişdi gönlüme hayret

 

Bıragub ibn-i Edhem-veş kamu varım olam dervîş

Gerekmez şol 'alâ'ik kim baña şuglı virür 'usret

 

Onulmaz derde oldı mübtelâ Kuddûsîye lutf it

Visalin merhemin gönder ki artdı dem-be-dem gamret

 

Hudâvendâ baña vir

 

Hudâvendâ baña vir lutf idüb zikrin ile ülfet

Kaçuban cümle nâsdan eyleyem âhû gibi vahşet

 

Ki kıldım vaktimi nâs ile istînâs idüb zayi'

Beni simden girü hıfz it kamu nâsdan idem 'uzlet

 

Kocadım idemez oldum saña kulluk cevârihle

İdüb meczûb u hayran kıl mukarreb bulayın kurbet

 

Saña her kim olur 'âşık sivâya iltifat itmez

Baña vir 'ışk u cezbe mâsivâdan eyleyem nefret

 

Bu Kuddûsî kulun seksen yaşında bir güneh-kârdır

Kapuñdan itme tard anı hem eyle re'fet ü rahmet

 

Rahîmâ it Muhammed ümmetine

 

Rahîmâ it Muhammed ümmetine lutf u rahmet

Kamusın mağfiret eyle çü fazlın bî-nihâyet

 

'Uyûblarını setr it bilmesünler ehl-i mahşer

Habîbini şefî' kıl anlara itsün şefâ'at

 

îderler cân u dilden sen 'azîmü'ş-şânı tevhîd

Bilüb hem suçların dirler ki yokdur bizde takat

 

Geçir eshel tarîkıyla ne takdîr itdiñ ise

Seniñdür emr ü hükm ü re'y ü tedbîr ü irâdet

 

Dahi it mağfiret îmân u İslâm ehlini heb

Bu Kuddûsî günâh-kâr kocaya hem eyle re'fet

 

Tefekkür eyleyüb eslâfı

 

Tefekkür eyleyüb eslâfı hüzn itdim be-gâyet

Ki anlar turmayub sa'y eylemişler bî-nihâyet

 

Seher vaktinde halvet içre halkdan hâlî idim

Didim var mı benim gibi iden dürlü gavâyet

 

Nasihat iderem nâsa tutun sözimi direm

İderem tutmayanlara 'adavet kîn rimâyet

 

Baña nush eyleyenlerden idüb nefret kaçaram

Olur yanımda mergûb eyleyenlerim vişâyet

 

Ne 'ilmim var ne a'mâlim ne zühdüm var ne hâlim

İşim gücüm hemân gaflet kesel zenb ü cinayet

 

Ne sabrım var ne hilmim var ne teslim ne tevekkül

Gelür ise keder cüz'î iderem çok şikâyet

 

Ne 'arım var ne 'aklım var ne fikrim ey karındaş

Utanmak bilmezem asla iderem zel hazâyet

 

Ne kesbim var ne kârım var ne hirfet ne hırâyet

Umaram ilden ihsanı idüb dâ'im devâyet

 

Ne ağlar gözlerim var ne yanar 'ışk-ıla gönlüm

Ne bülbül-veş lisânım var ider derdin hikâyet

 

Ne haccım var ne savmım var riyasız ne salâtım

Ki yok kalbimde âyât-ı hulûsdan zerrece ât

 

Ne dostum var ki ola anda dosta bir hediyye

Diyem şâha fakîr-âne idiser bu kifayet

 

Ne cismim var ki kulluk eyleyem Hakka keselsiz

Gice gündüz idem âdâb u tâ'ât ü ri'âyet

 

Bu Kuddûsî gibi yokdur cihanda bir güneh-kâr

Meğer ola bu gümrâha Hudâsından hidâyet

 

Hicranın odından

 

Hicranın odından iderem saña şikâyet

Cismimi yakub cân u dile itdi sirayet

 

Ey dost beni kurtar bu belâdan kerem eyle

Kıl bendene rahm eyleyüben 'avn ü 'inayet

 

Gam bahrine 'ışkın beni gark eyledi âhir

Şahım aña hîç yok mu 'aceb ka'r u nihayet

 

Nûş eylemişem rûz-ı ezel camı yedinden

Pes anın içtin 'ışkıma olmadı bidayet

 

Tâ bezm-i elestden berü ben 'ışk ile zârem

Bunca elemi çekdiğim itmez mi kifayet

 

Şol 'îd-i visalin demini ger sürer isem

Her lahzada biñ kez ideyim şükre ri'âyet

 

Göster yüziñi perdeyi ref eyle aradan

Hasret elemi bağrıma kâr itdi be-gâyet

 

Kuddûsî-yi bîçâreye lutf eyle kerem kıl

Hışm eyleme ol itdi deyü cürm ü cinayet

 

Ey Hudâ fazlınla baña

 

Ey Hudâ fazlınla baña eyle ihsan 'afiyet

İsterem sen pâdişâhımdan beher ân 'afiyet

 

Dîn ü dünyâ âhiretde istedi anı Resul

Hem ulu ni'met didi ol fahr-i ekvân 'afiyet

 

Bir fakîr ü sâ'ilem geldim kapuña itme red

Dilerem senden diler hem cümle yârân 'afiyet

 

'Afiyet ister virirsin çünki heb halk-ı cihan

Vir baña hem ey Ganî Hannân ü Mennân 'afiyet

 

Eyle 'afv u 'afiyet in'âm kulun Kuddûsîye

Vir o pîre rahm idüb ey Rabb ü Rahman 'afiyet

 

Ey Gafur çokdur zünûbum

 

Ey Gafur çokdur zünûbum sen beni it mağfiret

Hem kamu ahvâlde ihsan eyle 'afv u 'afiyet

 

Ehl-i îmânı cemî'an mağfiret eyle hemîn

Dû cihanda bize gösterme 'azâb ile kalet

 

İtmişüz îmân sana Rabb ü Halîmsin bî-gümân

Dahi Rahman ü Rahîmsin eyle rıfk u merhamet

 

Çün habîbin rahm ü re'fet eyleyicidür bize

Ol Şefî'ü'I-müznibîne lutf idüb kıl mevhibet

 

Pîr-i fânî haste Kuddûsî ider senden recâ

Hüsn-i a'mâl hüsn-i ahvâl dahi hüsn-i 'afiyet

 

Ey Gafur çokdur günâhımız

 

Ey Gafur çokdur günâhımız bizim it mağfiret

Dileriz senden beher ân setr ii 'afv ü 'afiyet

 

Sebkat itmiş rahmetin çün hışmını yok şübhemiz

Her kime rahm ider isen ol kulun görmez kılet

 

Sen 'azîmü'ş-şâna yaraşur bizi 'afveylemek

Bize yaraşur hemân cürm ü hatâ 'ayb u 'anet

 

Çünki bir adın Halîmdir dahi bir adın Kerîm

Hem Ra'ûfsın hem Rahîmsin bize eyle merhamet

 

Dahi Rabbü'l-'âlemînsin eyledin Kuddûsîyi

Seksen iki yıl hesâbsız ni'metinle terbiyet

 

Biz hesâbsız işledik suç

 

Biz hesâbsız işledik suç ey Gafur it mağfiret

Sana lâyık 'afv u gufran bize cürm ü ma'siyet

 

İ'tirâf-ı zenb idüb geldik senin dergâhına

Çünki Rahman u Rahîmsin bize eyle merhamet

 

Hem buyurmuşsın ki müstağfirlere itmem 'ikâb

İsteriz biz gice gündüz mağfiret hem 'afiyet

 

Kârımızdır zikr ü istiğfara dâ'im iştigâl

Dû cihanda lutf idüb gösterme hîç mihnet 'anet

 

Oldı Kuddûsî bu gün pîr 'aybını setr eyle hem

'Işk u cezbe eyle ihsan dahi hüsn ü 'afiyet

 

Kadirsin ey Hudâ

 

Kadirsin ey Hudâ her şey'e vir bu cismime sıhhat

Seni zikr eyleyüb dâ'im bulayın anda hoş lezzet

 

Sivâ efkârı kalmasun deli gönlümde pâk olsun

Gürûh-ı 'âşıkâna it beni ilhak virüb hayret

 

Teneffür ideyin iki cihanın zînetinden hem

Beni dür itmesün bir lahza senden ni'met-i cennet

 

Bakayın dâ'imâ gökçek yüziñe görmeyüb gayrı

Cihanın hür u gılmânından idem vahşet ü nefret

 

Bu Kuddûsî kulum zümre-i 'âşıklarından kıl

Aña gösterme ey Sübbûh ü Kuddûs mihnet-i firkat

 

Virir eshâb-ı Kehfiñ

 

Virir eshâb-ı Kehfiñ kıssası inşâna çok hayret

Tefekkür itmek-ile Hakkı bilüb buldılar 'izzet

 

Cihanın halkı eyler heb şahadet kudret-i Hakka

Velâkin anların emsali hergiz itmemiş sebkat

 

Anın hem varlığına cümle eşya âyet olmuşdur

Olubdur anların ahvâli dahi bir büyük âyet

 

Nazar itdim yere göğe dimişler biz bu mahlûkun

İdelim Halikına cân u dilden sıdk-ıla hizmet

 

Kaçub tağa girüb gara uyumuşlar nice yıllar

Yatub üç yüz tokuz yıl eylemiş anları Hak 'ismet

 

Yimek içmek ferâş yorgan hasîr dahi yoğ-iken hîç

Kuru hâk üzre bulmuşlar ki bir sâ'at gibi rahat

 

Hudânın kudretin bil ey birader oku bu nazmı

Tefekkür eyle anların işini sen de al 'ibret

 

Kaçuban ehl-i dünyâdan teveccüh eyle Mevlâya

Gice gündüz hemîn tevhide ol meşgul idüb gayret

 

Girerler cennete zikr itmek-ile nice mîr pâşâ

Zarar itmez imiş 'âşıklara hîç saltanat kesret

 

Hudâ 'âşıklarına sen mahabbet eyle Kuddûsî

Olur imiş ki anlardan muhibb olan belâ zahmet

 

Zen gibi gel sîm ü zer

 

Zen gibi gel sîm ü zer çokluğına olma neşît

Cem' iden mâlı olur rûz-ı kıyâmetde habît

 

Ehl-i dünyâya haramdır âhiret didi Resul

Aña dirler yok senin bunda nasibin ey ratît

 

Hazzını dünyâda aldın diyeler ol eblehe

Hazz-ı kâmil şol kişinin dir ki olmışdur samît

 

Âhiretden eksilür dünyâdaki derdin ile

Dirmegil bu cîfe-i murdarı ey ahmak zagît

 

Cem'-i dünyâ eyleme Kuddûsîyâ ol ehl-i

Hak Mâsivâsın sevme anın 'ilmi her şey'i muhît

 

'Işk beni mahzun iken

 

'Işk beni mahzun iken kıldı bu dem şâd u neşît

Eyledi hem nev-cüvân olmış iken pîr ü rehît

 

Virdi hayret gönlüme şol kez ki ârâm idemem

Çekdi ma'şûka beni boynuma takuban şerît

 

Bende-i sâdıkleyin ilter beni ol şahıma

Rehberimdir 'ışk benim çün olmışam aña rabît

 

Varlığımdan her ne ki var ise virdim dosta heb

Böyle oldığına ahvâlim anın 'ilmi muhît

 

Ebsem ol zâhid sakın gel hemm-i 'ışk-ıla ki tâ .

Eyleme Kuddûsîye cevr gönü olmışdur basît

 

Ey peyk-i Hudâ

 

Ey peyk-i Hudâ var şeh-i hûbâna selâm it

Gir ravzasına benden o sultâna selâm it

 

Ahvâl-i perişanımı 'arz it aña bir bir

Ta'zîm ile dîvânına tur Hâna selâm it

 

Teblîg-i salât ile selâm itdi fakirin

Bu bendeden ol Hazret-i Hâkâna selâm it

 

Gün yüzine bir perde çeküb gizledi şimdi

Sor hikmetini tur ulu dîvâna selâm it

 

Hasret elemi bağrıma kâr itdi be-gâyet

Ol kân-ı vefâ sâhib-i ihsana selâm it

 

Şehrinde mücavir idim itdi beni ihrâc

Koysun yine ol cennet-i Rıdvâna selâm it

 

Şehrinden ırag oldı ise cism-i nahîfim

Ayrılmadı canım var o cânâna selâm it

 

Mahzun u mükedder komasun Rûmda beni ol

Her derde deva idici Lokmana selâm it

 

Gir bâb-ı selâmdan yine ta'zîm eyle turub

Ol bahr-i 'ilim ma'den-i 'irfana selâm it

 

Dört yârına Sıddîk u 'Ömer hem dahi

'Osman Ol bâb-ı 'ilim Haydar-ı Arslana selâm it

 

Ol şehr-i münevverde yatanlara 'umûmen

Hem cümle civarındaki ihvana selâm it

 

Hem âline ashabına etbâ'ına cümle

Etbâ'ına hem zümre-i yârana selâm it

 

Lütfen keremen her ne ise cürm ü günâhım '

Afv eylesün ol bâ'is-i ekvâna selâm it

 

Di saña selâm eyledi Kuddûsî-yi 'âşık

Çeksün beni lutf eyleyüb ol yana selâm it

 

Ey bâd-ı sabâ

 

Ey bâd-ı sabâ es yürü ol yâra selâm it

Mahbûb-ı Hudâ Ahmed-i Muhtara selâm it

 

Sevdası anın itdi beni zâr ü perîşân '

Arz eyle bu ahvâlimi dildâra selâm it

 

Şevki ile nolduğımı heb eyle ifâde

Pes ol şeh-i hûbân gül-i gülzâra selâm it

 

Çün olmuş idim bir sene şehrinde mücavir

İtsün bu firak derdine bir çâre selâm it

 

Yanar yüreğim âteş-i hicran ile dâ'im

Ol kâşif-i gam dâfi'-i ekdâra selâm it

 

Eflâki yaratmaz idi ol olmasa Hallâk

Ol bâ'is-i halk menba'-ı esrara selâm it

 

Hem eyledi 'âlemlere Yezdan anı rahmet

Muztarlara imdâd idici çâre selâm it

 

Ahz eylediler şems ü kamer nuru yüzünden

Ol şâh-ı rüsül matla'-ı envâra selâm it

 

Teblîg-i salât ile selâm it aña tekrar

Biñ şevk ile ol Kâdî-yi etvâra selâm it

 

Di eyle şu Kuddûsî-yi gümrâha şefâ'at .

Her derde deva idici hünkâra selâm it

 

Rızk ister iseñ

 

Rızk ister iseñ Râzıka tevhide devam it

Hem dostına iksâr-ı salât ile selâm it

 

Hem eyle taleb mağfiret ol Rabb ü Gafurdan

Pes leyi ü nehâr zikr ile tahsîl-i meram it

 

Reyb itme bu nutkımda birader çü sahîhdir

Zikre çalışub kendini sen mest-i müdâm it

 

Zikr ile murada iriştir bil ki irenler

Sen zikre hemân sa'y-i belîğ subh ile şâm it

 

Her derde deva zikr-i Hudâ sözimi tutub

Ref'-i elem ü girye vü ahzân u sakam it

 

Mürşid oluben tâlib-i sâdıklara sen de

Kıl himmet-i bâlâ nice azmışları râm it

 

Muztar olıcak eyle anı.........

Di ey kerem ıssı beni sen sâ'il-i kâm it

 

Vir fazlın ile dileğimi eyleme mahrum

Rahmin ile lutf eyleyüben ref'-i.... it

 

Al iki cihan hubbını eyle sana müştak

Toldır içime 'ışk-ıla ağyarı haram it

 

Kuddûsî-yi bîçâre sana himmet idüb dir

Tut sözimi sen özini zikr ile hümâm it

 

Ey Hudâ sen

 

Ey Hudâ sen ben kulum zümre-i merdândan it

Eyleme münkir güruhundan zevi'l-'irfândan it

 

Kat habîbin hürmetine ehl-i 'ışk dostlarına

İtme zühhâddan beni 'uşşâk-ı meczûbândan it

 

Nûş iden 'ışkın şarâbın istemezler mâsivâ

Dû cihâna bakmayan kûyindeki sükkândan it

 

Cennet içün çalışan bigânelerden eyleme

Nâr-ı dûzahdan haber-dâr olmayan mestândan it

 

Virme Kuddûsîye dünyâ âhiret sevdasını

Nâr-ı 'ışkın ile yanan hizb-i müştâkândan it

 

Diler iseñ Hudâyı

 

Diler iseñ Hudâyı 'arif olmak dâ'imâ zikr it

Olur hâsıl çü 'irfan zikr ile subh u mesâ zikr it

 

Anın ile gönülde ma'rifet şemsi tulü' ider

Eğer kalbimde toğsun dir iseñ şems-i Duhâ zikr it

 

Yakın yol sâlike tevhîd imiş aña devam eyle

Eğer maksûdun ise Hâlik-ı arz u semâ zikr it

 

Resûlullah 'Alîye çünki telkîn itdi tevhidi

Dimiş budur yakîn yol yâ 'Aliyy-i Murtazâ zikr it

 

Nasîhat itdi Kuddûsî saña eyle kabul sâlik

Eğer olmak ise matlûb ki mahbûb-ı Hudâ zikr it

 

Sen ey Hâdî

 

Sen ey Hâdî bizi toğrı yola sevk-ı delâlet it

Cehaletle dalâlet râhına gitdik hidâyet it

 

Bizi İblîs ü nefs ü sû-i akran itdiler ıtlâl

Habîbin hürmetine sen Latîfâ lutf u re'fet it

 

Günâhımız nihayetsiz velâkin ehl-i tevhidiz

Seni zikr eyleriz dâ'im 'ukûbetden sıyânet it

 

Kamu mahlûk saña muhtâc dilerler cümlesi bârân

Rahîm ismin dahi Rahmân-durur inzâl-i rahmet it

 

Mesâ'ib gün-be-gün artub gider bir kimse havf itmez

Nasîhat idene dirler hemîn terk-i şemâtet it

 

Gafûrâ mağfiret eyle bu Kuddûsî kulunı hem

Cemî'-i ehl-i îmânı dahi tevsî'-i ni'met it

 

Zâhidâ 'ışk-ıla zühdi

 

Zâhidâ 'ışk-ıla zühdi tutma yeksan itme halt

Bir gönülde cem' olunmaz iki zıddân itme halt

 

Yâri istersen eğer ağyarına meyi eyleme

Olmasun dirseñ dahi gönlüm perîşân itme halt

 

Ehl-i Hakka çün haram oldı bum bil dû cihan

Himmet eyle kendine ol ehl-i Yezdan itme halt

 

Derd-i 'ışka derd imiş derman anı kesb idegör

Semm-i kattâlı sakın zann itme derman itme halt

 

Hâne-i dilde koma hîç mâsivâ Kuddûsîyâ

Tolmasun evsâh-ıla me'vâ-yı sultân itme halt

 

Lisânım zikrine meşgul

 

Lisânım zikrine meşgul beher subh u mesâ ey dost

Çü 'âşık yâd ider ma'şûkı ismin dâ'imâ ey dost

 

Buyurmuşsun beni zikr idenin ben hoş celîsiye'm

Gice gündüz celîsimsin mu'însin hem baña ey dost

 

Geçir bu gönlümi lutf eyleyüb ağyara meyilden

Haramdır zümre-i 'uşşâka meyl-i mâsivâ ey dost

 

Kocayub şeyh-i fânî olmağ-ıla idemem kulluk

Çocuk-veş bilmez olmışam edeb iz'ân haya ey dost

 

Saña ma'lûm ki Kuddûsî olubdur bî-edeb meczûb

Habîbin hürmetine sen 'itâb itme baña ey dost

 

Seni medh idemez

 

Seni medh idemez bir kimse senden mâ-'adâ ey dost

Çün itdi i'tirâf 'aczin cemî'-i evliya ey dost

 

Bu tarz ile seni zikr eylemekdür niyyetim ancak

Nazîrin yok ki sensin Hâlık-ı arz u semâ ey dost

 

Dahi anlarda ne ki var anı halk eyleyen sensin

İderler cümlesi tesbîh seni subh u mesâ ey dost

 

Be-küllî şey'e kadirsin yaratdın Âdemi hâkden

Hemin kıldın anı esrâr-ı 'ilme âşinâ ey dost

 

Anın zürriyyetinden enbiyâ halk eylediñ bî-had

Habîbin Ahmedi kıldın kamudan müctebâ ey dost

 

Hidâyet eyleyüb bize o şâha eylediñ ümmet

Ki fazlınla aña biz eyledik hem iktidâ ey dost

 

Bize bildirdi kulluk resmini ol eyleyüb himmet

Anın irşadı ile mü'min olduk biz saña ey dost

 

İşi dâ'im himâyetdir bizi iki cihanda çün

Anamızdan bize eşfakdurol hayrü'l-verâ ey dost

 

Saña hamd eyleriz dahi salât ile selâm aña

Dahi eshâb ü âline anın bî-intihâ ey dost

 

Bu Kuddûsî fakîrin kârıdır zikrin gice gündüz

Günâh-kâr ise de tevhide meşgul dâ'imâ ey dost

 

'Işkın beni bu 'âleme

 

'Işkın beni bu 'âleme şân eyledi ey dost

Hicrin elemi bağrımı kan eyledi ey dost

 

Gezdim emel-i vaslın ile Şâm u Hicazı

Bu derd beni bî-nâm ü nişan eyledi ey dost

 

'İlm ü 'amel ü zühdimi yağmaladı 'ışkın

Hüsnün dahi Mecnûn-ı zemân eyledi ey dost

 

'Ar şişesini taşa çalub koymadı 'ışk 'âr

Kârımı hemîn âh u figân eyledi ey dost

 

Kuddûsîye 'ışk ma'nâda çok menfa'at itdi

Zahirde sanurlar ki ziyan eyledi ey dost

 

Ben kime varub 'arz ideyim

 

Ben kime varub 'arz ideyim hâlimi ey dost

Firkat elemi bükdü katî bilimi ey dost

 

Riisvâ-yı cihan eyledi 'ışkın beni şimdi

Vaslın ile şâd eyle hazîn bâlimi ey dost

 

Ben istemezem devletini dâr-ı fenanın

Koydum yolma câh ile emvalimi ey dost

 

Hem neylerem ağyarını oldum saña 'âşık

Zühhâda virüb 'ilm ile a'mâlimi ey dost

 

Kuddûsî-yi bîçâre niyaz eyleyüben dir

Cezb eyle beni kıl saña ikbâlimi ey dost

 

Visalinle beni handan kıl

 

Visalinle beni handan kıl ey dost

Baña ol devleti ihsan kıl ey dost

 

Liyâkat yok-durur bende velâkin

Bu müşkil işimi âsân kıl ey dost

 

Safâ virmez baña cennet na'îmi

Makamım cennetü'r-Rıdvân kıl ey dost

 

Girerler cennete halk rahmetinle

Beni kûyinde sen mihmân kıl ey dost

 

Temâşâ-yi cemâlinden ayırma

Hemân ol ni'meti her ân kıl ey dost

 

Benim maksûdım ancak çünki sensin

Beni ez-zümre-i merdân kıl ey dost

 

Diler Kuddûsî-yi bîçâre senden

Anı 'ışkın ile hayran kıl ey dost

 

Düşüb sevdana

 

Düşüb sevdana dilden mâsivânı sürmişem ey dost

Seni alub kamu varlığımı ben virmişem ey dost

 

Belâ vü firkatinle nice demdir mübtelâ idim

Bihamdillah visalin 'îdine pes irmişem ey dost

 

 

Cihâneynin na'îminden baña yeğdür seniñ 'ışkın

Ki rûyun hüsnini mir'ât-ı dilde görmişem ey dost

 

Seniñ 'ışkınla eğnime melâmet hırkasın giydim

Çaluban şîşe-i 'ân yire hem kırmışam ey dost

 

Benim adımı Kuddûsî didin 'uşşâkın içinde

Oların zümresine fazlın ile girmişem ey dost

 

Sensin beni

 

Sensin beni rüsvâ-yı cihan eyleyen ey dost

Dâ'im işimi âh ü figân eyleyen ey dost

 

Gönlüm evine 'ışk gelüben eyledi vîrân '

Işkın beni Mecnûn-ı zemân eyleyen ey dost

 

'Özrüm saña ma'lûm baña it rıfk u terahhum

'Işkdur beni ma'zûr-ı nihân eyleyen ey dost

 

Ol eyledi 'ilm ü 'amel ü zühdimi yağma

Oldur bu benim bağrımı kan eyleyen ey dost

 

Kuddûsîye it vasimi fazlınla müyesser

Sensin aña lutf-ile hanân eyleyen ey dost

 

Girüben dil şehrine

 

Girüben dil şehrine 'ışk varlığım buldı sübût

'Ar u nâmûs şîşesi hem eyledi taşa sükût

 

Sanur idim zühd ü takva ile Yezdan bilinür

Şimdi bildim ki muhakkak zahidin işi şuhût

 

'İlm-i zahirle bilinmez hem Hudâ 'ayne'l-yakîn

Rabbini bilmez henüz vâ'iz hemân eyler tuyût

 

Cennete girmez 'amel ile didi bir ferd Resul

İtme ey kardaş Rahîmin rahmetinden sen kunût

 

O1 erenler gibi er hîç kesme rahmetden ümîd

Olma vâ'iz gibi Kuddûsî mukannit hem kunût

 

Göklere pervâz iderken

 

Göklere pervâz iderken mürg-i dil itdi hubût

Eyledim kullukda taksîr hâsıl oldı pes sükût

 

Nefs ü İblîs ü hevâ şehvet bu gönlüm şehrini

Yıkdılar 'isyân ile misl-i diyâr-ı kavm-i Lût

 

Bir zamân 'ilm ü 'amel takvâya cehd itdim idi

Girdi 'ışk dil karyesine gitdi erkân-ı şurût

 

Vasl-ı yâre ârzû-mend oldum velâkin nideyim

Beyzâ-yı mürg-i gönül itdi yuvasından sükût

 

Kesme Kuddûsî ümîdi bâb-ı tevbe çün acık

Er olan itmez Rahîmin rahmetinden hîç kunût

 

Kudretin göstermek içün

 

Kudretin göstermek içün Ferd ü Hayy u Lâ-yemût

Hûta buyurdı ki dostum Yûnusı rıfk-ile yut

 

Eyledi tenbîh dahi ol hûta didi bilmiş ol

Bu benim dostum emânetdir sana zann itme kût

 

Anı hıfz eyle eritme eyledim mihmân sana

Çünki peygamberdir ol i'zâz idüben hoşça tut

 

Oldı birkaç gün balık karnında sâkin ol 'azîz

Tenrisin unutmayub itdi o zulmetde kunût

 

Sonra emr itdi kenâra tîz anı çıkar deyü

Emre idüb imtisâl çıkardı Hak izniyle hût

 

Biz 'aceb kullukda taksîr eyleriz bilmem niçün

Dir gören inşân değil bunlar ya çamdır ya söğüt

 

Cümle halkın echeli Kuddûsî-yi âvârenin '

İlm ü 'amel ü 'ibâdâtı ke-beytü'l-'ankebût

 

Ey gözüm niçün di senden

 

Ey gözüm niçün di senden turmayub akar dumû'

Gelmez oldı sana bilmem ne 'aceb hergiz hucû'

 

Ey kulağım hüsn-i cânân vasfını işitmeğe

Özenirsin rûz u şeb hîç turmayub oldun helû'

 

Kara yüzüm yâ senin süründiğin hâke neden

Kimin içün bu sücûd u bu rükû' u bu huzû'

 

Sen de rûy-ı dilberin çok medhin eylersin dilim

Ara yirde tercümân olmağa mı itdin şürû'

 

Ey tehî destim semâya toğrı açık her zamân

Eğri boynunla kimin bâbında eylersin kunû'

 

Ey ayaklarım 'aceb noldı size ki turmayub

Seyriniz buldı bu 'âlem halkı içinde şüyû'

 

Ey benim eczâ-yı cismim bir telâşeye bugün

Düşdiniz kim itmedi hîç 'ömrüm içinde vukû'

 

İnilersin rûz u şeb özüm bunun aslı nedir

Şol ezelki eski derdin itdi mi yohsa rücû'

 

Böyle hayrân u perîşân oldığın 'aklım neden

Turmayub yanımda benden 'âkıbet itdin züyû'

 

Dertli gönlüm sabr u ârâm eylemezsin bir nefes

Pes hümâ gibi idersin göklere her dem sutû'

 

Rûh-ı Kuddûsî yanarsın intizâr âteşine

Yohsa vuslat gicesinifi fecri mi itdi tulü'

 

Ol güzeller şâhının

 

Ol güzeller şâhının 'âşıkları hayrân kamu '

Işk şarâbın nûş idenler tâ ebed mestân kamu

 

Zâhid ağlar gice gündüz cennet içün dâ'imâ

Zümre-i 'uşşâka cennet görinür zindân kamu

 

Anlara virmez safâ nâm na'îmi cennetiñ

Anlariñ 'indinde cennet derdlisi nâdân kamu

 

Çün Resûl buyurdı cennet içre bir cennet ki var

Mâsivâ yok anda hîç ehli anın merdân kamu

 

Cennet-i Rıdvân aniñ ismi girer 'uşşâk aña

Ehl-i cennet gözlerinden ol gürûh pinhân kamu

 

Mâsivâya meyi idenler oldılar Hakdan cüdâ

Ehl-i dünyâ ehl-i ahret işleri harmân kamu

 

'îlm ü a'mâl ü kerâmâta gurûr idenleriñ

Olısar mahşerde tâ'at sandığı 'isyân kamu

 

'Âşıkıfi zenbi yazılmaz defter-i ma'şûkına

îder ol dîvânenin 'ışk 'aklını tâlân kamu

 

Girdi Kuddûsî fakîrin karye-i göüline 'ışk

Yakdı yıkdı eyledi ol karyeyi vîrân kamu

 

Gönül dîdârına yârin

 

Gönül dîdârına yârin kılar subh u mesâ ârzû

İder şem'ine yanmağa beher şeb gayret ü umu

 

Aña vuslat içündür âh u efgânım dem-â-dem (bil)

Bu sevdâ ile sîl gibi akar iki gözümden su

 

Baña bir lâhza râhat mı ola bu derd-i hicr-ile

Anın 'ışkı şarâbıdır beni mest eyleyen yâ hû

 

Dilersen dil sarayına şehen-şâhın nüzul ide

Süpür koma çıkar zibli serây içini arıt yu

 

Bu derdin yine derd imiş hemân dermanı Kuddûsî

Eğer sıdk-ıla ararsan anın dermanı budur bu

 

Ben ol Mecnûn-ı zârem

 

Ben ol Mecnûn-ı zârem yâre karşu

Visalin gözlerem eshâre karşu

 

Beni bî-çâre kıldı 'ışkı âhir

Umaram ki kıla bir çâre karşu

 

Anub adın dem-â-dem çağırıram

Gözim yaşı akar ebhâre karşu

 

Bu gönlüm döyemez hicrin odına

Ki biryân oldı cismim nâre karşu

 

İniltimden cihanın halkı 'âciz

Olubdur her gice enhâre karşu

 

İdüb feryâd u âhı bülbül-âsâ

Seherde 'ışk-ıla gülzâre karşu

 

Beni bu derd-i 'ışkı itdi bîmâr

Yine derdi deva bîmâre karşu

 

' Aceb bir gün ola mı yâri görmek

Açuban dîdemi dîdâre karşu

 

Kanadım yok uçam varam o dostun

Yüzi andan görinen dâre karşu

 

Gice tâ-be-sabâh olınca zâram

Elim açık turıram yâre karşu

 

Beni Mansûrgibi 'ışkı sonunda

İder bir dâr-ı rüsvâ dâre karşu

 

Tahammül eylemez bakmağa çeşmim

Tecellî kıldığı envâre karşu

 

Bu Kuddûsî irübdür sırr-ı 'ışka

Mukabil zerresi esrâre karşu

 

Ağlayu ağlayu

 

Kapuñda beklerim ağlayu ağlayu '

Atanı isterem ağlayu ağlayu

 

Cüda düşdüm bugün sen pâdişâhımdan

Visalin özlerim ağlayu ağlayu

 

Seniñ kapuñdan a'lâ bir penâhım yok

Ki varub yalvaram ağlayu ağlayu

 

Tevessül eylerem saña habíbiñle

Marîzem iñlerem ağlayu ağlayu

 

'Alâ'ik fitnesi kesdi (bu) yolumı

Bakub hüzn eylerem ağlayu ağlayu

 

Yolı bilmem delîlim yok şaşub kaldım

Hidâyet dilerem ağlayu ağlayu

 

Bu Kuddûsî eğüb boynum kapuñda

Diler senden kerem ağlayu ağlayu

 

'Alîmâ hoş bilürsin

 

'Alîmâ hoş bilürsin gelmez oldı gözime uyhu

Çocuk gibi iderem eki ü şürb ü uyhuyı ârzû

 

Baña rahm itmeyince sen 'Azîmü'ş-şân yâ kim ider

Cemî'-i râhimînin erhamisiñ çünki sen yâ Hû

 

Kime 'arz ideyim ahvâlimi sen var iken ey şâh

Cüdâ olmam kapuñdan hîç sükûtıma sebebdir bu

 

Kamu halkm mu'îni dest-gîrisin benim dahi

Günâhım hadden efzûn rahmetiñ bahrinde anı yu

 

Diler senden bu Kuddûsî ki dâreynde aña lutf it

Yaşı seksen dahi birdür aña gösterme gam gaygu

 

'Işka uy

 

Sâlikâ vuslat dilerseñ Hakka turma 'ışka uy

Kendim şugl-ı 'alâ'ik birle yorma 'ışka uy

 

Hacc u savm-ıla ma'ârif kenzini bulmak muhâl

Rızk-ıla gel başıfia bu halkı dirme 'ışka uy

 

Bu riyâyı terk idüb gir meclis-i 'uşşâka hem

İt ayakları tozın goziñe sürme 'ışka uy

 

Şol 'amel kim anda ihlâs olmaya cümle hebâ

Kıldıgın a'mâli zerre deñlü görme 'ışka uy

 

'Âşıkın bir lem'ası biñ yıl 'amelden yeğ-durur

Diñle Kuddûsî kelâmın yâde virme 'ışka uy

 

Ey kerem kânı

 

Ey kerem kânı sañadur ilticâ vü iltiyâz

Çün kamu mahlûka sensin Müste'ân ü Müste'âz

 

Bahr-i hayretde garîkam dertliyem bî-çâreyem

Kapuña geldim Hudâyâ eylerem saña liyâz

 

Mücrim ü cânî benim çok cürm ü 'isyân eyledim

Suçluyam gerçi velâkin sen şehi kıldım mülâz

 

Âh idüben ağladıkça her seher bülbül gibi

Gözlerimden dökilür rûy-ı zemîn üzre rizâz

 

Bilimi bükdi visalin ârzûsı ey pâdişâh

Hasretin acısı çünki bağrıma itdi nefâz

 

Hâne-i gönlüm harâb oldı yıkıldı hicr-ile

Gönderüb mi'mâr-ı vaslın yap anı kılma cüzâz

 

Vird-i Kuddûsî budur okur hemân leyi ü nehâr

Yâ İlâhî firkatinden el-emân ü el-'ıyâz

 

Sâlikâ 'ışk iste Hakdan

 

Sâlikâ 'ışk iste Hakdan kıl riyadan ihtiraz

Çün 'amel ihlâs ile makbuldür olsa dahi az

 

Bil murâ'î zahidin a'mâli benzer meyyite

Canı olmayan şehi evlâdı tahtında komaz

 

İtseler ihdâ sana bir câriye hûb canı yok

Red idersin itmeyüb hîç inbisât u i'tirâz

 

Gizlü şirk imiş riyâ îmânı olmaz müşrikin

Ehl-i nârdur tutsa da bin yıl oruç kılsa nemâz

 

Zikre sa'y it 'âşık olayın dir isen ey ahî

Dinle Kuddûsî sözin it dâ'imâ zikr ü niyaz

 

Uyuma böyle ey 'âşık

 

Uyuma böyle ey 'âşık ki 'uşşâk-ı Hudâ îkâz

Yanarlar odına 'ışkın iderler cân fidâ îkâz

 

Giyindin eğnine gaflet libâsın uykuya taldın

Uyan gör kulların Hakkın ki isterler rızâ îkâz

 

Sıratı öte mi geçdin yatursın korkusız gamsız

Mübeşşerler dahi dâ'im iderlerdi bükâ îkâz

 

Yiyüb içüb behâ'im-veş olursın subha dek nâ'im

Gözün aç bir nazar kıl kim kamu şâh u gedâ îkâz

 

Uyumaz on sekiz bin 'âlemin halkı sana noldı

 îderler cümlesi tesbîh ü ezkâr u du'â îkâz

 

Uyumaz 'arş u ferş ü şems ü mâh u necim ü kürsî

Yedi derya yedi kat yir dahi yedi semâ îkâz

 

Uyumaz od su yil toprak ağaç taş heb cemâdât hem

Bulut kar yıldırım yağmur ki bunlar dâ'imâ îkâz

 

Uyumaz derd-i 'ışk olan özünde zerre mikdârı

İniler hasteler her şeb ki isterler şifâ îkâz

 

Uyumaz ins ü cin ü vahş u tuyûr u horûs esmâk

Dilerler cümle mevcudat u mahlûkât 'atâ îkâz

 

Uyumazlar melekler hîç olarda yok-durur gaflet

İderler secde vü tesbîh ü tâ'ât ü sena îkâz

 

Uyumaz Halikın çünki münezzehdir uyumakdan

Uyan Kuddûsîyâ uyan ki senden mâ'adâ îkâz

 

Namâz 1

 

Sâlik-i râh-ı Hudânın oldı minhâcı nemâz

Tâlib-i bezm-i visalin feyz-i seccâcı nemâz

 

Anın ile rütbe-i 'ulyâya tîz irer kişi

Ehl-i îmânın muhakkak bil ki mi'râcı nemâz

 

Dîn-i İslâmın 'imâdı oldığında şübhe yok

Tatlı hem baldan münafık zann ider acı nemâz

 

Anı kıl ta'dîl-i erkân ile ki yarın hemân

Olmasun dîvân-ı Hakda sana da'vâcı nemâz

 

Mâsivâyı heb gönülden tağıdub atmağa pes

Ehl-i 'irfan zümresinin oldı mihlâcı nemâz

 

Delmek içün bağrını İblîs-i mekkârın hemân

Sâlihînin seyf-i rümh ü kavs-i âmâcı nemâz

 

Enbiyâ vü evliyanın cümleten Kuddûsîyâ

Gözleri nûrı nemâz hem başlan tacı nemâz

 

Namâz 2

 

Ol Hudânın kullarına ulu ihsanı nemâz

Menzil-i a'lâya çün ref eyler inşânı nemâz

 

Var 'ibâdâtın begim çok gerçi envâ'ı velî

Anların pes cümlesinin şems-i tâbânı nemâz

 

Anda cem' itdi nice a'mâli Cebbar u Celîl

Bil muhakkak kim kamunın oldı sultânı nemâz

 

Hak buyurdı ista'înü sabr-ıla salât-ıla

Çaresiz dertlüleriñ bir özge dermanı nemâz

 

Didi Şâh-ı Enbiyâ dînin 'imâdıdır aña

Şübhesiz eyler ikâmet dîn ü îmânı nemâz

 

Şer'-i Ahmed hısn-ı a'zamdur giren bulur necat

Bil ki ol hısnın esâsı dahi haytanı nemâz

 

Pes huşû'-ıla anı ta'dil-i erkân iderek

Kılar iseñ men' iderfahşâ vü destanı nemâz

 

Eyle Kuddûsî nemâza gice gündüz sen devam

Artırır iklîm-i dilde nûr-ı 'irfanı nemâz

 

Hudâ 'âşıklarında

 

Hudâ 'âşıklarında 'ucb u kibr ü kizb ü kîn olmaz

Resûl-i Hak didi kîni olan kişide dîn olmaz

 

Sakın kîn ü küdûretden halîm ol ma'rifet kesb it

Kıyamet kopsa 'arif Teñriden bilür hazîn olmaz

 

Tekebbür itme ey zâhid güneh-kâr kullara zîrâ

Enâniyyet iden 'âbid Hudâsına yakîn olmaz

 

Sivâdan geç eğer yâr ise maksûd olmagıl müşrik

Ki gayre iltifat iden-durur hâ'in emîn olmaz

 

Hazer it kibr ü şirkden hîç tekebbür itme Kuddûsî

Ululuk idene Mevlâ gazab eyler mu'în.olmaz

 

Tevazzu' eyleyen

 

Tevazzu' eyleyen Hakka yakın olur batîn olmaz

Tekebbür iden İblîs-tek olur merdûd yakîn olmaz

 

'Amel çokluğına mağrur oluban itmegil benlik

Özin alçak bilen zîrâ 'azîz olur mehîn olmaz

 

Sever tâ'ibleri Allah günâhım çok deyü korkma

Suçın bilüb iden tevbe olur mağfur zanîn olmaz

 

Riyâ şirk-i hafidir gel bu müşriklikden it tevbe

Mürâ'î 'âbidin kalbinde çün îmân u dîn olmaz

 

Temellük eyle Kuddûsî hemân sür yüziñi hâke

Kebîre bendelik iden kişide kibr ü kîn olmaz

 

Bu yolda sâlike

 

Bu yolda sâlike 'ışkdan gereklü yâr-ı gâr olmaz

îrişmez menzile şol kim bu 'ışk-ı pâke yâr olmaz

 

Beraber ins ü cin a'mâline bir cezbe ey zâhid

Hadîs-i Mustafâdur bu ki münkir bahtiyar olmaz

 

Eğer 'âşık olayım dir iseñ tevhide ol meşgul

Sülük ehli olana zikr-i Hakdan özge kâr olmaz

 

Olur 'ışk-ı İlâhî zâkirin gönlünde bir derya

Nihayet yok o deryaya dahi ka'r u kenar olmaz

 

Talar 'âşık gice gündüz aña cevher bulur dâ'im

O cevher ol kadar 'izzetlü kim kıymet-sâlâr olmaz

 

Murâd cevher dimekden ma'rifetdir añla bu remzi

Ki 'irfan olmayan gönül serayı şehriyâr olmaz

 

Haram iki cihan Hak ehline buyurdı Peygamber

Sivâya meyi iden gafil habîb-i Kird-gâr olmaz

 

Hemân zikr eyle Kuddûsî Hudâyı 'ışk u şevk-ıla

Gelür ölüm geçer fırsat bu sıhhat ber-karâr olmaz

 

Dîvâne gönül

 

Dîvâne gönül güzeli sevmekden usanmaz

Dirler baña bî-'âr kişidür halkdan utanmaz

 

Her kim ki dili teşnesidür âb-ı visalin

Aksa yedi derya suyı heb ağzına kanmaz

 

Vâ'iz dir imiş 'âkile 'ışk kârı ne lâzım

İnşân değil ol kimse ki 'ışk odına yanmaz

 

Lezzet mi bulur bâl yimeyen bâl dise biñ kez

Zâhid bu ecilden dem-i 'uşşâka inanmaz

 

Kuddûsîyi mest eyledi çün 'ışk-ı nigârı

Münkirler aña her ne ki dirlerse bulanmaz

 

Zahirde şimdi

 

Zahirde şimdi rehber bulunmaz

Sâliki irşâd ider bulunmaz

 

Tâlib-i sâdık çünki kalîldür

Sıdk-ıla râha gider bulunmaz

 

Gizlendiler heb evliya bizden

Ehl-i sülûki yeder bulunmaz

 

Ehl-i dünyânın etbâ'ı çokdur

Ehl-i Mevlâya uyar bulunmaz

 

Deccâlden evvel çıkdı Deccâller

Anlara uymaz erler bulunmaz

 

Bin koyun korkar cümle bir kurddan

Koyum hoşça güder bulunmaz

 

Kuddûsî yalvar Hak Te'âlâya

Andan özge 'avn eyler bulunmaz

 

Derd-i 'ışkdur

 

Derd-i 'ışkdur 'âşıkân beyninde dermandan garaz

Cân fidâ itmekdür ancak kurb-ı sultândan garaz

 

Zahidin maksûdı cennetde hemân zevk u safâ

Zann ider ol kim yimek içmek gülistandan garaz

 

Çille-i merdânı her kim ki çekerse merd olur

Mısra sultân olmağ-imiş meks-i zindandan garaz

 

Şâkiriz Mevlâya ki virdi bize 'ışk derdini

Derdimiz artsun deyüdür bunca şükrandan garaz

 

İste Kuddûsî o yârin 'ışkını leyi ü nehâr

Rengine 'ışkın boyanmak dîn ü îmândan garaz

 

Ma'rifetdir sâlikâ

 

Ma'rifetdir sâlikâ dünyâya gelmekden garaz

Ma'rifetsiz 'âbidin gönünde toludur maraz

 

Cümle eşya turmayub kulluk iderler Tenriye

Nev'-i inşân oldı efdal cümleden buldı dahaz

 

Çünki ancak ma'rifet inşânda var gayride yok

Âdeme virdi hilâfet Hak bu 'irfandan gavaz

 

Sen bu 'ilm-i zahire mağrur olub kalma hemîn

İdegör tahsîl-i 'irfan gezme gel misl-i faraz

 

Al icazet şeyh-i kâmilden çalış leyi ü nehâr

Zikri tekrar ide ide olasın sen de haraz

 

Dir iseñ ben kankı zikre meşgul olayım eğer

Ol hemân tevhide meşgul 'ışk-ıla eyle habaz

 

Zikre Kuddûsî devam it ma'rifet tolsun dile

Hâsıl olsun hem gönülde zikr ide ide ramaz

 

Ebsem ol sûfi bize

 

Ebsem ol sûfi bize sen itme asla i'tirâz

Çünki 'ışk-ı yâr ile itdik sivâdan inkızâz

 

Geç riyâ vü süm'adan gel 'ışkı tahsil it hemân

Dir iseñ mir'ât-ı kalbim ola ay gibi beyaz

 

Zühd ü takva 'ilm ü a'mâl eylemiş mağrur seni '

Ucb-ıla tolmış için pes Hakdan itmişsin gamâz

 

Cennet içtin çalışursın himmetin bâlâ değil

'Aşık-ı sâdık ider mi hizmetinde i'tiyâz

 

'Işka nâ'il olmak istersen devam it zikre sen

Kalbe tolar zikr-ile 'ışk gelmez asla in'iyâz

 

Cümle zikrin efdali didi Resul tevhîd-durur

Ol aña meşgul ki hergiz görmeyesin irtimâz

 

Atma Kuddûsî za'îfe i'tirâz taşlarını

Eyledi ol âsitân-ı yâri 'ışk-ıla ızâz

 

Hudâ zâkirlerine bil

 

Hudâ zâkirlerine bil celîs olan şakî olmaz

Hemân anlarla ol hemdem seni Mevlâ ider i'zâz

 

Uyub münkir münafık sözine 'uşşâka buğz itme

Cefâ idenleri anlara Hak dergâhına koymaz

 

Düşün Ashâb-ı Kehfın kelbini al 'ibret andan kim

Cihanın kelblerinden oldı müstesna dahi mümtaz

 

Niçün inşân iken inkâra düşüb kelb olursın (pes)

Olursın birtakım a'dâ-yı Yezdân-ıla (sen) dem-sâz

 

Tutar bilen bu Kuddûsî fakîrin nutkının sırrın

Muvaffak olmayan bed-baht u bed-kâr bilmeyüb tutmaz

 

Şol şi'ir kim

 

Şol şi'ir kim sâmi'i giryân u sekrân eylemez

Yok halâvet anda hîç 'atşânı reyyân eylemez

 

Ehl-i hâle ehl-i hâl şi'ri virür zevk u safâ

Ehl-i zahir sözüni hâl ehli bürhân eylemez

 

Şâ'irânın kalbleri Hakkın hazâ'ini imiş

Hem mukallid sözleri 'uşşâkı hayran eylemez

 

Ehl-i hâlin kalbine ilham ider şi'ri Hudâ

Ehl-i zahir sözleri irşâd-ı ihvan eylemez

 

Ehl-i hâlin sözleri îkâz ider gafilleri

Ehl-i zahir şi'ri 'ışk u cezbe ityân eylemez

 

Ehl-i hâlin sözleri hakdır ki Hakdan söyler ol

Ehl-i zahir sözleri teşvîk-ı yârân eylemez

 

Var nice şi'ir fasîh mevzun belâgatlü rak

Okuyanlar dinleyenler kesb-i 'irfan eylemez

 

Kuvvet-i 'ilm-ile söyler şi'ri çok ehl-i kemâl '

Aşıkın bağrın yakub 'ışk-ıla biryân eylemez

 

Bî-tekellüf söylenen söz 'âşıka halet virir

Külfet-ile söyle en eşfâ-yı 'atşân eylemez

 

Ehl-i hâl şi'ri kulûba ok gibi te'sîr ider

Ehl-i zahir şi'ri kalbde dostı mihmân eylemez

 

Gerçi var hüsn-i fasâhat yok velâkin lezzeti '

Akılı medhûş idiib 'aklın perîşân eylemez

 

Hâl ile söylenmeyen söz şi'r-i Kuddûsî gibi

Mâsivâ hubbıyla âbâd gönü vîrân eylemez

 

Yaşım yitmiş iki hem

 

Yaşım yitmiş iki hem 'ışk u cezbe artar eksilmez

Bu bir sırr-ı Hudâdır kim anı bir gayrı ferd bilmez

 

Ki rü'yâmda iki derya suyun baña içirdiler

Aña kudret işi dirler ki diişde dahi içilmez

 

Mecazî biri deryanın hakîkî 'ışk biri lâkin

Değil şehvet ile bu ma'nevî bir hâl ki dinilmez

 

Hakîkî 'ışk benim gibi hakîre yaraşur mı hîç

Gürûh-ı 'âşıkânın defterinde ismim anılmaz

 

Bu bir hayz-ı ricaldir hergiz ifşa eylemek olmaz

Çü Kuddûsî mecazîden-durur ihfâ-yı sır bilmez

 

Ele girmez

 

Derd çekmeyicek devlet-i vuslat ele girmez

Sabr itmeyicek zilletle 'izzet ele girmez

 

Sen hasta iseñ saña tabíbiñ geliir ancak

'Işk derdlisi ol turma ki fırsat ele girmez

 

Çün 'ışksız olan kişi behâ'imden adaldür

Kesb eyle hemân 'ışkı bu kuvvet ele girmez

 

Dost re'fet ider 'âşıka itmekle tezellül

Tut pendimi kibr itme çü re'fet ele girmez

 

Kuddûsîye alçak görinür nefsi il a'lâ

Dûn bilmeyicek kendini rif'at ele girmez

 

Muhibb-i cîfe-i dünyâya

 

Muhibb-i cîfe-i dünyâya sâkî bil ki cem virmez

Sivâya meyi iden kullarına sultân nikam virmez

 

Bu zühd ü tâ'at ü takva keramet prde gönülde

Gurur iderseñ anlara Hakîm saña hikem virmez

 

Gurur u 'ucb-ile sürüldi İblîs bâb-ı Yezdândan

Sanur idi ki bu yolda enâniyyet nedem virmez

 

Suçum i'tirâf idüben Adem buldı çok 'izzet

Tevazu' ideni Mevlâ sever 'ukbâda gam virmez

 

Teveccüh eyle Kuddûsî Hudâya gayre dil virme

Bu pendi gûş idüb tutan kişiye Hak nikam virmez

 

Uşşâk-ı Hudâ

 

Uşşâk-ı Hudâ râh-ı sivâya sefer itmez

Bu derde düşen kopsa kıyamet keder itmez

 

Dünyâyı seven âhiretin zevkini bulmaz

Mevlâyı seven gayriye hergiz nazar itmez

 

Şol zühdine mağrur olucı zahidi gör kim

Hak 'ışkı anın gönline asla eser itmez

 

Gel tut sözimi Teñriye tap gayriyi terk it

Ağyara tapan müşrik olur hoş hüner itmez

 

Mâl çokluğı Kârûnı düşün neyledi âhir

Hak 'âşıkı olan kişi hîç cem'-i zer itmez

 

'Işk iste Hudâdan ki odur mürşid-i kâmil

Çün aña mürîd olanı ol der-be-der itmez

 

Kuddûsîye 'ışk oldı nasîb itdi kanâ'at

Kâni' olanın yerini Mevlâ sakar itmez

 

Da'vet itdi kûyine

 

Da'vet itdi kûyine çünki bizi ol şahımız

Pes icabet eyledik bugün açıldı rahimiz

 

İtdi ta'lîm hem bize seyr ü sülûkin tarzını

Pîşvâ-yi sâlikîn olan Resûlullahımız

 

Toldı 'ışk u cezbe dil iklimine deryâ-misâl

Bu sebeble mürtefi' oldı be-gâyet câhımız

 

Bakmanız çeşm-i hakaretle bize ey zâhidân

Dost yanında mu'teber hor görinen gümrâhımız

 

Yanarız 'ışk odına Kuddûsîyâ leyl ü nehâr

Kıldı 'âlem halkını 'âciz figân u ahımız

 

Merhamet it bize

 

Merhamet it bize ey rahmeti bol şahımız

Çün seni tevhîd ider muslih ü gümrâhımız

 

Hasretin ağusına takatimiz yok bizim

Dem-be-dem olur mezîd girye ile ahımız

 

Cenneti virüb hemîn eyleme senden cüda

Vaslını eyle nasîb ola bülend câhımız

 

Çeşmimizin yaşı sel olub akar Nîl-veş

Ağlaşırız rûz u şeb mücrim ü agâhımız

 

Mağfiret it cümle ümmet ile Kuddûsîyi

Dostına bahş it kamumızı ey Allahımız

 

Işkını virdi bize

 

Işkını virdi bize çün şeh-i hûbânımız

Çengeli gönlimize takdı o sultânımız

 

Virmedi hergiz emân aldı cezb itdi hemân

Yandı kamu cism ü cân kalmadı hîç sânımız

 

Varımızı târ-mâr itdi gelüb 'ışk-ı yâr

Kıldı bizi bahtiyar mürtefi' ol sânımız

 

'Işka iden iktidâ dosta ider cân fidâ

Bil ki bizim zâhidâ böyledir erkânımız

 

Ni'met-i zîbâ bu 'ışk devlet-i 'uzmâ bu 'ışk

Mansıb-ı a'lâ bu 'ışk virdi bize hânımız

 

Dertlere derman bu 'ışk hastaya Lokman bu 'ışk

Her dem ü her ân bu 'ışk hüccet ü burhanımız

 

Sâlike rehber bu 'ışk mürşid-i ekber bu 'ışk

Şeyh-i hünerdir bu 'ışk sâkî-yi 'atşânımız

 

'Işksız olan hör-durur gafil ü ebter-durur

Nefsine çâker-durur münkir ü düşmanımız

 

Her kime kim 'ışk gelür varını koymaz alur

Teftriyi vâhid bilür zümre-i mestânımız

 

Eyleme Kuddûsîyâ kendini 'ışkdan cüda

 İste hemân ki sana 'ışk vire Mennânımız

 

Çengel takub gönlümize

 

Çengel takub gönlümize cezb eyledi cananımız '

Işkı gelüb tutdı hemîn itdi esîr sultânımız

 

Varımızı yağmaladı bu 'ışk girüb dil şehrine

Yıkdı harâb itdi hemân kalmadı hân-mânımız

 

'İlm ü 'amel takva keramet 'izz ü nâz oldı heba

Bulduk marazlardan necat idüb 'ilâç lokmânımız

 

'Ucb u riya kibr ü gurur emrâz-ı kalbdür cümlesi

01 'ışk tabîb oldı bize geldi bugün dermanımız

 

Hubb-ı riyaset hubb-ı câh Nemrûd u Şeddâd fi'lidir

Sildi süpürdi anları bu 'ışk yüceldi sânımız

 

'İzzet sa'âdet zann iderdik devlet-i dünyâyı biz

Bu zann-ı fâsidden geçirdi lutf idüb Yezdânımız

 

İki cihanın nakşına aldanmayız 'âşıklarız

Gizlü velîlerdür kubâb altında dervîşânımız

 

Tahkîr iderler bizi nâs çeşm-i hakaretle bakub

Zilletde bulduk 'izzeti ma'nîde şâh 'üryanımız

 

'İlm ü 'amel keşf ü keramet çoklığı virir gurur

İblîs yiter 'ibret bize var çün bizim iz'ânımız

 

Bezm-i elest mestâniyüz biz tâ ebed ayıkmayız

Eşbâhımız nâs ile amma dost bizim mihmânımız

 

Zikr-i Hudâdır kârımız leyi ü nehâr her dem bizim

Çün anı zikr itmek ile kuvvetlenür îmânımız

 

Eyler terakkî sâlikân tekrâr-ı zikrullah ile

Tekrâr-ı zikr-ile olur ehl-i kemâl nadanımız

 

Kuddûsîye devlet yiter kanşdığı meczûblara

Dir dost yanında 'âkılândan yeğ bizim mestânımız

 

Ey bizim Hannânımız

 

Ey bizim Hannânımız Mennânımız Settârımız

'Afv u gufrandır senin işin bizim zenb kârımız

 

Mağfiret setr -i 'uyûb rahmet kerem lâyık sana

Bize çok olmak yaraşur 'aybımız evzârımız

 

Şâh-ıla kul fark olunmaz böyle olmasa eğer

Ey şehen-şâh-ı gafûrımız dahi gaffarımız

 

Mülk senin ancak şerîk yokdur sana hîç bî-gümân

Birliğine var bizim îmânımız ikrarımız

 

Nefs ü şeytân u hevâ şehvet ile sû-i karîn

 İtmek ile bizi iğfal çok-durur suçlarımız

 

Var imiş her derde derman zenbe istiğfar imiş

Ol ecilden bî-hisâbdur zikr ü istiğfarımız

 

Eyle Kuddûsî kuluna rahm u re'fet yâ Ra'ûf

Hem cemî'-i mü'minâna çünki çok ekdârımız

 

Vaslını bize müyesser eyle

 

Vaslını bize müyesser eyle ey dildârımız

Firkatin odına yandık âh u efgân kârımız

 

İşledik gerçi hatâya nefs ü şeytâna uyub

Hîç zarar virir mi sana bu bizim evzârımız

 

Pîşemiz ancak bizim sehv ü zelel cürm ü hatâ

Sen 'ayıblar örtücisin ey bizim Settârımız

 

Ağlayu kapuna geldik birtakım gümrâhlarız

Varlığına birliğine yok-durur inkârımız

 

Biz elest bezminde peymân eyledik sen şâh-ıla

Bozdur mı hîç bizim ol ahdimiz ikrarımız

 

İhtiyâr-ı fakr idüb girdik yolına sıdk-ıla

Çekmeyiz derd 'ışkımız var yoğ-ısa dinarımız

 

Gönlümüz dillendi hüsn-i vechini işideli

Bâd-ı 'ışk esdikce zîrâ şu'lelendi nârımız

 

Dir ki Kuddûsî bizim suçlarımız çoğ-ısa da

Kesmeyiz hergiz recâyı çünki var Gaffarımız

 

Çün güzel ol yârimiz

 

Çün güzel ol yârimiz yok bizim inkârımız"

Oldı aña tâ ezel 'ahd ile ikrarımız

 

'İlm ü 'amel zühd ü 'âr oldı kamu tar-mâr '

Işk bizi kıldı şikâr kalmadı hîç 'arımız

 

Eyledi hem şâd-mân bizi o şâh-ı cihan

Subh u mesâ her zaman zikri hemân kârımız

 

Hamrı içüb kanarız vecde gelüb döneriz '

Işk odına yanarız nûrı olur nârımız

 

Tut dilini zâhidâ itme bize sen cefâ

Dost-ıla var dâ'imâ gizlice bâzârımız

 

Hak yolıdır çün bu yol sen de aña sâlik ol

Pendimizi it kabul çok bizim esrarımız

 

İsteme Kuddûsîyâ derdine 'ışkın deva

Kıldı bizi pîşvâ 'ışkını dildârımız

 

Sanur misiz

 

Nüzul itmez yakında Hazret-i Isâ sanur misiz

Kıyamet kâ'ime olmaz kalur dünyâ sanur misiz

 

Yaparsız yüce mescid medrese türbe serâylar pes

Koyub gitmez Hicâze ümmet-i zîbâ sanur misiz

 

Çalışursız bilür iken zemân oldığını âhir

Harâb olmaz bu yirler hem yidi mînâ sanur misiz

 

Medîne şehrine hicret iderler cümle mü'minler

'Aceb kalmaz bu büldân 'akıbet tenhâ sanur misiz

 

Nasihat eyleyüb size bu Kuddûsî koca dir kim

Şu fânî mülki tahrîb eylemez Mevlâ sanur misiz

 

Biz bahr-i 'ışka talmışız

 

Biz bahr-i 'ışka talmışız ölmezden öndin ölmişiz

İki cihanı terk idüb dost-ıla tenhâ kalmışız

 

Zikr-i Hudâdır kârımuz gizlicedür esrârımuz

Cezb itdi bizi yârımuz meydân-ı 'ışka gelmişiz

 

Biz kâ'il olduk rahmete irdik tükenmez ni'mete

Vasl-ı Cenâb-ı 'izzete çün pek yakîn yol bulmışız

 

Ol Kird-gâra 'âşıkız hem 'ışkımızda sâdıkız

Bezm-i visale lâyıkız vuslat yolum bulmışız

 

Hak bize ihsan eyledi yolunuz âsân eyledi

Katremiz 'umman eyledi kevn ü mekâna tolmışız

 

İçdik mahabbet şerbetin bulduk gönülde lezzetin

İki cihanın devletin bulub seyelân olmışız

 

Dost da'vetin gûş eyledik 'ışk camını nûş eyledik

Derya gibi cûş eyledik her yana mevci salmışız

 

Kuddûsî yanar 'ışk-ıla gerçek erenlerle bile

İrişmişüz bir menzile bilinmeyiz kim nolmışız

 

Nebîler serveri

 

Nebîler serveri fahrü'l-verânın ümmetiyiz biz

Nebîyullah Muhammed Mustafânın ümmetiyiz biz

 

Bi-küllî 'âlemine rahmet irsal eyledi Yezdan

O şems-i kâ'inât Bedrü'd-Dücânın ümmetiyiz biz

 

Dimiş Mevlâ yaratmışım bu halkı ben senin içün

O fahr-ı dû-cihân yâr-ı Hudânın ümmetiyiz biz

 

Dahi dimiş seni kendim içün halk itdim ey dostum

Vücûd-ı halka bâ'is Müctebânın ümmetiyiz biz

 

Ana inşân melek cin reşk iderler dû-cihânda kim

Hudâ dostı Şefî'-i Müznibânın ümmetiyiz biz

 

Anın nûrından itmiş iktibas bu mihr ü mâh nûrı

Ki asl-ı nûr-ı mahlûk-ı cihanın ümmetiyiz biz

 

Kamu ümmetler üzre ümmetin Hak eylemiş tafdîl

Resûl-i üns ü cin Şemsü'd-Duhânıfi ümmetiyiz biz

 

Hudâ Kur'ân içinde bizi medh eyler sarîhân hem

Pes ol kân-ı kerem bahr-i vefanın ümmetiyiz biz

 

Tevessül itdiler Hakka anınla enbiyâ cümle

O sultân-ı cemî'-i enbiyânın ümmetiyiz biz

 

İder her dem teşekkür Hazret-i Kuddûsa Kuddûsî

Bizi ol şâha ümmet kıldı anın ümmetiyiz biz

 

Bu tarîki eyler isen

 

Bu tarîki eyler isen ehl-i 'irfandan ahiz

İtmiş olursın muhakkak Şâh-ı Merdândan ahiz

 

Dür ider Hakdan seni yol urucılar kıl hazer

Nakısa aldanma it bir kâmil inşândan ahiz

 

Ol basiret üzre zinhar ey begim aç gözüni

Eyleme her suret uğrıları nadandan ahiz

 

Şer'-i pâki hor gören a'dâ-yı Hakdan sormagıl

Bu yolun ahyârını var eyle yarandan ahiz

 

İtme nâmerd ile ülfet bu sözümi dinlegil

Eyle Kuddûsî bu fende dersi ihvandan ahiz

 

Bizim eğlencemiz 1

 

Biz zümre-i 'âşıklarız tevhîd bizim eğlencemiz

Yok kizbimiz sâdıklarız tevhîd bizim eğlencemiz

 

'Işkın şarâbın içmişüz meyl-i sivâdan geçmişüz

Halk sohbetinden kaçmışuz tevhîd bizim eğlencemiz

 

Buğz eyleme zâhid bize dahi itme hem zikrimize

Bizden zarar gelmez size tevhîd bizim eğlencemiz

 

Ahzâb okumak bilmeyiz hem nâsı teshîr kılmayız

Hîç kahre meşgul olmayız tevhîd bizim eğlencemiz

 

Sünnet olan zikr ü du'âyı okurız subh u mesâ

Hizb okumağa yok rızâ tevhîd bizim eğlencemiz

 

'Ubbâd işi savm u salât zenginlerin hacc u zekât '

Âşıkların tevhîd-i zât tevhîd bizim eğlencemiz

 

Nâsın çoğı dünyâ sever çoğı dahi 'ukbâ sever

Kimi hemân Mevlâ sever tevhîd bizim eğlencemiz

 

Sîm ü zeri cem' itmeyiz Kârûn yolına gitmeyiz

Bir kimseyi incitmeyiz tevhîd bizim eğlencemiz

 

Hubb-ı riyaset bizde yok ârzû-yı cennet bizde yok

Dünyâya rağbet bizde yok tevhîd bizim eğlencemiz

 

Kuddûsînin maksûdı zât itmez sivâya iltifat

Öğretdi fahr-ı kâ'inât tevhîd bizim eğlencemiz

 

Bizim eğlencemiz 2

 

Neyleriz ağyarı 'ışk-ı yâr bizim eğlencemiz

Gonca gül 'uşşâkıyuz gülzâr bizim eğlencemiz

 

Cîfe-i murdara hergiz rağbet itmez gönlümiz

Yanarız 'ışk âteşine nâr bizim eğlencemiz

 

El çeküb cümle sivâdan dost ile üns eyleriz

Zikr-i dâ'imdür hemân leyi ü nehâr eğlencemiz

 

Kârımız 'ışk u semâ' u vecd ü hâl ü cezbedür

Sanma zâhid bizi hâlî var bizim eğlencemiz

 

İlmimiz a'mâlimiz hayratımız yok ise de

Zikr-i Mevlâ eyleriz ezkâr bizim eğlencemiz

 

Zühd ü takva idi evvel pîşemiz lâkin bu 'ışk

Bozdı heb anları bu eş'âr bizim eğlencemiz

 

Halk-ıla bâzârı Kuddûsî fakîr terk eyleyüb

Dir kim ancak dost ile bâzâr bizim eğlencemiz

 

Dost-ıladır şimdi bizim

 

Dost-ıladır şimdi bizim gizlüce hoş sohbetimiz

Kalmadı hîç iki cihan ni'metine rağbetimiz

 

Çengel-i 'ışkını takub gönlimizi çekdi hemân

Terk-i sivâ eylemişiz zikr-iledir ülfetimiz

 

Nâs-ıla ünsiyyet iden çünki olur Hakdan cüda

Hakk-ıla ünsiyyet içündür bu bizim 'uzletimiz

 

Hultat-ı nâs eyleyenin kalbi huzur bulmaz imiş

Kalbde huzur bulmak içün halvet ile vahdetimiz

 

Dahi ider imiş bize şol zâhid-i bî-'ışk dün ü gün

Hâlbuki 'ışk odına yanmak ezelî 'âdetimiz

 

'Abide cennetde safâ sevgilü Kuddûsîye dost

Dir bize kâfî şeh-i hûbân yüzüni rü'yetimiz

 

Safâ virmez baña ey dost

 

Safâ virmez baña ey dost cihanın lezzeti sensiz

Olur ağu içimde bal ü sükker şerbeti sensiz

 

Tahammül idemem hergiz firakın giryesine çün

Ki virir rûhıma sıklet cinânıfı ni'meti sensiz

 

Marîz-i derd-i 'ışkın olmışam gel hâlimi sorgıl

Ne mümkindir baña bulmak tabibim sıhhati sensiz

 

Nider 'âşık olan sen hûba ağyarın likasını

Ki bulmaz gönli bir lahza huzur u rahatı sensiz

 

Bu Kuddûsî kulun şâhâ seninle i'tizâz eyler

Temennî eylemez asla o miskîn 'izzeti sensiz

 

Biz bu 'ışkın

 

Biz bu 'ışkın bir bölük gam-nâkiyiz '

Âşıkânın ayağının hâkiyiz

 

Lutf ile sundı bize dost cür'ayı

Ol şarâbın mest-i bî-idrâkiyiz

 

Vechine müştaklarız ol dilberin

Hüsn-i bî-hemtâsının derrâkiyiz

 

Bizi yazdı bende-gân dîvânına

Ol güzeller şahının emlâkiyiz

 

Eyle Kuddûsî o yâre çok sipâs

Biz anın mestân-ı 'ışk-ı pâkiyiz

 

'Aşıka bir nesne olmaz

 

'Aşıka bir nesne olmaz vuslat-ı yârdan lezîz

Bülbüle gül vaslı zinhar seyr-i gül-zârdan lezîz

 

Zahidin maksûdı cennet içre eki ü şürb hemân

Zann ider hîç kâr bulunmaz baña bu kârdan lezîz

 

Şem'a pervane ider mi ihtiyar canın fidâ

Sanur ol bî-çâre kim yok nesne bu nârdan lezîz

 

Eyleyüb Mecnûn telezzüz 'ışk-ı Leylâ ile hoş

Zikr-i Leylâ oldı aña cümle ezkârdan lezîz

 

Ehl-i dünyâ cem'-i dînâr ile eyler iltizâz

Dir ki nesne yok cihanda cem'-i dînârdan lezîz

 

Ehl-i şirk eyler telezzüz surete tapmak ile

Çün aña bir nesne yokdur şirk-i inkârdan lezîz

 

Zikr-i Hakk ile bu Kuddûsî safâlar kesb ider

Yok anın 'indinde nesne zikr-i dil-dârdan lezîz

 

Uşşâk-ı Hudâ

 

Uşşâk-ı Hudâ 'ışk elemiyle mütelezziz

'Abid de cinânın ni'amıyla mütelezziz

 

Monlâ dün ü gün dersi ile hoş müteselli

Vâ'iz de hikâyât-ı fem-ile mütelezziz

 

Müftî ile kâdî çalışub hıdmet iderler

Kâtib de devât ü kalem-ile mütelezziz

 

Pâşâ tuğ-ıla sancağı virmez dû cihâna

Sultân dahi taht u haşem-ile mütelezziz

 

Sûk ehli hemân bey' ü şirâ ile ferah-nâk

Debbâğ ile cezzâr desem-ile mütelezziz

 

Dünyâyı cemi' eylemedir şuglı bahîlin

Cûd ehli 'atâ vü kerem-ile mütelezziz

 

Şol ânesi rahminde cenîn hâlini gör kim

Hîç gayriyi bilmez o dem-ile mütelezziz

 

Pes halk-ı cihan her biri bir lezzete düşmiş

Kuddûsî dahi câm-ı Cem-ile mütelezziz

 

Varır yolumuz

 

Gel bizimle hemdem ol cânâna varır yolumuz

Sanma bîgâne bizi dîvâna varır yolumuz

 

Dürr-i mercan ister isen tal bizimle bahre sen

Bahrîyüz biz lü'lü ü mercana varır yolumuz

 

Havz içinde su görüben sanma deryadır anı

Bî-nihâyet ka'rı yok 'ummana varır yolumuz

 

'İlm-i zahir ehl-i Hakkı bilemez 'ayne'l-yakîn

Hakkı bilen sâhib-i 'irfana varır yolumuz

 

Dem-be-dem artub gider derdim deyü olma melûl

Derd-i 'ışkdır adı bir dermana varır yolumuz

 

Râh-ı merdân-ı Hudâ dirler bu râha sen de gir

Cümleye rahmet olan sultâna varır yolumuz

 

Dinle Kuddûsî kelâmın cân u dilden sâlikâ

Gide gide 'akıbet Yezdâna varır yolumuz

 

Bir gün olur mı 'aceb kim

 

Bir gün olur mı 'aceb kim göre yâri gözümüz

Bizde yok gerçi liyâkat ki siyâhdır yüzümüz'

 

Kalmadı hem intizâr-ı vasl-ıla bizde mecal

Oldı yeksan bu ecilden gicemiz gündüzümüz

 

Derd-i hicrana tahammül güç imiş âh nideyim

Geçmedi ol şeh-i hûbâna niyaz u nâzımız

 

Kapusında nice demdir ideriz âh u figân

Yolumuz uğradı sarpa yokuş oldı düzümüz

 

Perde çekdi yüzine ol dil-rübâ kaldırmadı

Oldı fitne mâl u 'avret oğlumuz hem kızımız

 

Dir ki Kuddûsî umarız ol Kerîm'in keremin

Aña ma'lûm her ne ki var ise gizlü razımız

 

Bir muradım kaldı

 

Bir muradım kaldı nâ'il olmadım aña henüz

Gitmedi dîvâne gönlümden benim sevda henüz

 

Gün-be-gün artub gider 'ışk bir dem ârâm eylemez

Gözüme göründi vech-i dilber-i ra'nâ henüz

 

Pîr-i fânî oldum amma dil cüvândır kocamaz

Âh u efgân eylemek hâlim hezâr-âsâ henüz

 

İrmeyince yârine ol turmayub leyi ü nehâr

İniler ağlar yenilmez dinlemez servâ henüz

 

Tazelendi derdi Kuddûsî garibin neylesin

Aldı şu nâçârlığında başına gavgâ henüz

 

'Işk ehli ider derd ü belâ

 

'Işk ehli ider derd ü belâ ile telezzüz

Gör Kaysı nice itdi cefâ ile telezzüz

 

Zâhid ne bilür kadrini 'ışkın ki meramı

İtmekdir amfi işi safâ ile telezzüz

 

Berdâr olıcak buldı lika yârine Mansûr

Pes güldi idüben o lika ile telezzüz

 

Hîç virmeyicek canını cânân bulunur mu

Hem itmeyicek terk-i sivâ ile telezzüz

 

Kuddûsî-yi bîçâre tut ol 'ışk eteğin kim

Âhir idesin vasl-ı Hudâ ile telezzüz

 

Ben iderem 'arz-ı hâl

 

Ben iderem 'arz-ı hâl

Nazm-ile yâ ze'l-Celâl

Hirfetim ancak su'âl

Matlûbum vir baña

 

Destimi tut düşmüşem

'Aciz olub şaşmışam

Fur'na girüb bişmişem

Merhamet it ey Hudâ

 

Kapuña geldim bu gün

Suçumı bildim bu gün

Sâ'ilin oldum bu gün

İt baña gufran 'atâ

 

Oldı kesîr hüzn ü gam

Dürlü belâ derd elem

İt baña lutf u kerem

(Lutfına) yok inkızâ

 

Hem di ki Kuddûsîyâ

Rahm iderem ben saña

Sen dahi her dem baña

Eyle sipâsı vaktâ

 

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

Hudâyı isteyen ihvan

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

Hulûs-ı kalb ile her ân

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

Gözünden gel akıt yaşlar

Nitekim akıdır taşlar

Tutun sözümi kardaşlar

Hemân tevhîd idin tevhîd

 

Mecâlis olmanız zinhar

Aña kim dînidür dînâr

Beher dem her nefes her bâr

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

Gönüller pasını silsün

Saraya pâdişâh gelsün

Dün ü gün 'îd-ı Kadr olsun

Hemân tevhîd idin tevhîd

 

Münafık sözine uyman

Kulağınıza hem koyman

Didiklerini hîç tuymañ

He-mân tevhîd idiñ tevhîd

 

Ne lâyık sâlike hultat

Ki nâs ile ide ülfet

Kamudan eyleyüb 'uzlet

Hemân tevhîd idin tevhîd

 

Reva mıdır size gaflet

Ki nefse viresiz mühlet

Eğer dilerseniz vuslat

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

Yatur iken otururken

Ayak üzre yürür iken

Gezer iken turur iken

Hemân tevhîd idin tevhîd

 

Dinilmez kim aña 'âkil

Çalışmaz hîç olur gafil

Tutun bu pendi ve'l-hâsıl

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

İdin tevhîd kurun halka

Dahi i'lâm idin halka

Duruşub bu güzel halka

Hemân tevhîd idin tevhîd

 

Bu Kuddûsî ider pendi

'Amel itmezse de kendi

Çözülsün kalbleriñ bendi

Hemân tevhîd idiñ tevhîd

 

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Zikr eyle Hakkı ey hümâm
Gel fırsatı fevt eyleme

Tevhîde eyle ihtimam

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Döndür Hudâya yüziñi

Zikr eyle pâkle özini

Sevdir aña kend'özini

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Boşa geçirme fırsatı

Hak zikrine it rağbeti

Bul dû cihanda 'izzeti

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Şol kez devam eyle aña

Ki diyeler Mecnûn saña

Hem diyeler ider riyâ

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Hak yollarının akrebi

Budur gidüb bul matlebi

Hâlî koma rûz u şebi

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Dirseñ enîs Hakka olam '

Ayne'l-yakîn Hakkı bilem

Eyle hemân zikre devam

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Madem ki canın tendedir

Fırsat bugün bil sendedir

Hak zâkiri hâs bendedir

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Tevhide çalış rûz u şeb

Oldı visale çün sebeb

Sıdk-ıla kıl yâri taleb

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Turmaz bu fırsat tîz geçer

Handur cihan konan göçer

Bu cân kuşı bir gün uçar

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Zikr-ile tol deryâ-misâl

Cehd eyle ol ehl-i kemâl

Zâkir bulısar vecd ü hâl

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Dinle beni sen sözi kes

Zikr eyle her dem her nefes

Hak zikri bes Bakî heves

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Zikr it hemân Kuddûsîyâ

Koyma gönülde masivâ

İster isen dosta lika

Gel fırsatı fevt eyleme

 

Sana yalvarmadan gayrı

 

Benim yok şuglım ey Mevlâ

Sana yalvarmadan gayrı '

İlâç bulamadım asla

Sana yalvarmadan gayrı

 

Kesel deryasına taldım

Gemimi engine saldım

Necat olmadığın bildim

Sana yalvarmadan gayrı

 

Gönül ağyarı terk itmez

Sana ikbâl idüb gitmez

Ben anladım işim bitmez

Sana yalvarmadan gayrı

 

Beni bu nefs-i emmare

Yolumdan kıldı âvâre

Düşündüm bulmadım çâre

Sana yalvarmadan gayrı

 

Günâhım gerçi gayet çok

Velakin rahmetin artuk

Elimde bir vesilem yok

Sana yalvarmadan gayrı

 

İrüb maksûda gülmedim

Visale nâ'il olmadım

Bu derde çâre bulmadım

Sana yalvarmadan gayrı

 

Benim hâlimi kim bile

Ki rahm idüb kerem kıla

Çalışdım bulmadım hîle

Sana yalvarmadan gayrı

 

Hemân Kuddûsîyâ yalvar

Di ya Settâr u yâ Gaffar

Kapunda bulmadım bir kâr

Sana yalvarmadan gayrı

 

Uzletde buldum rahatı

 

Rıfk eylemen dostlar baña

Uzletde buldum rahatı

İtdi terahhum çün Hudâ

Uzletde buldum rahatı

 

Dünyâda cennet var imiş

'Âşık aña uğrar imiş

Halvet ne hoş gülzâr imiş '

Uzletde buldum rahatı

 

Halvetde bulınur huzur

Halvetde tolar kalbe nûr

Hakk-ıla üns anda olur '

Uzletde buldum rahatı

 

Zann itmeniz mihnetdeyim

Çün yâr-ıla sohbetdeyim

Anınla ünsiyyetdeyim '

Uzletde buldum rahatı

 

Uzlet erenler kârıdur

Vahşet erenler kârıdur

Halvet erenler kârıdur '

Uzletde buldum rahatı

 

Halk-ı zemân kalb uğrusı

Gelmez baña hîç toğrusı

Virir gelen baş ağrısı '

Uzletde buldum rahatı

 

Kimisi dünyâ talibi

Kimisi 'ukbâ talibi

Az şimdi Mevlâ talibi

'Uzletde buldum rahatı

 

Hultatda çok olur zünûb

Gaybet dahi sâ'ir 'uyûb '

Uzletde nûrlanur kulûb

Uzletde buldum rahatı

 

Yok bu zemânda sâdıkân

Olan da heb olmış nihân '

Uzlet zemânı bu zemân '

Uzletde buldum rahatı

 

Hak söyleyen olur zelîl

Çün ehl-i Hak gayet kalîl

Halvetde olmaz kâl u kîl '

Uzletde buldum rahatı

 

 Halvetde kalb hâlî olur

Ağyar gider Mevlâ kalur

Nâsdan kaçan rahat bulur '

Uzletde buldum rahatı

 

Kuddûsîye itdi Hudâ

Pes devlet-i 'uzlet 'atâ

Dir hamd idüb her dem aña '

Uzletde buldum rahatı

 

Gönül saña dimedim mi

 

Gözün aç uykudan uyan

Gönül saña dimedim mi

Kalur yolda çok uyuyan

Gönül saña dimedim mi

 

Kesel deryasına taldın

Ki nevmiñ tadını aldın

Erenlerden girü kaldın

Gönül saña dimedim mi

 

Âmân gönlüm didim saña

Gidelim gel Hakdan yaña

İdelim bendelik aña

Gönül saña dimedim mi

 

Didim gel idelim gayret

Ki elde var iken fırsat

Tutub turmaz seni sıhhat

Gönül saña dimedim mi

 

Bu dünyâya gelen ölür

Ölüm acısını bilür

Senin de başına gelür

Gönül saña dimedim mi

 

Ben itdikde saña pendi

Baña sen eylediñ fendi

Çizilür cisminin bendi

Gönül saña dimedim mi

 

Olur billur beden'uryân

Kabir içinde yir dîdân

İderler mâlını tâlân

Gönül saña dimedim mi

 

Atan anañ ider feryâd

Kavm u kardaş 'ıyâl evlâd

İdemez kimse hîç imdâd

Gönül saña dimedim mi

 

Beni sen çokça incitdiñ

Rızâsız yollara gitdiñ

Sivâ-yı Hakka meyi itilin

Gönül saña dimedim mi

 

Ne sen kadrini bilürsin

Ne benden öğüt alursın

Yarın sözime gelürsin

Gönül saña dimedim mi

 

Giden günler girü gelmez

Bu demler de geçer kalmaz

Çalışmayan murâd almaz

Gönül saña dimedim mi

 

Gönül Kuddûsîye yâr ol

Ki Mevlaya olalım kul

Kişi sa'y-ile alur yol

Gönül saña dimedim mi

 

Eyler bu 'ışk

 

Aşık-ı bîçâreyi giryân u zâr eyler bu 'ışk

Komayub sabrını asla bî-karâr eyler bu 'ışk

Şîşe-i 'arını taşa çaluben Mecnûn ider

Düşürür sevdalara bî-nâm ü 'âr eyler bu 'ışk

 

Dû cihanın lezzetinden 'âşıkı 'ışk dûr ider

Sağır eyler hem kulağını gözini kör ider

Nâs içinde sûretâ gerçi anı menfur ider

Ma'nâda anı habîb-i Kird-gâr eyler bu 'ışk

 

Ta'n-ı a'dâdan hazer eyler mi ehl-i 'ışk olan

Mâsivâya meyi ider mi gönlini dosta salan

Devlet-i 'uzmâya irerkenzini 'ışkın bulan

'Âşıkı iki cihanda bahtiyar eyler bu 'ışk

 

Her kime sundıysa sâkî bir kadeh memlû şarâb

Gözini Ceyhun idüben bağrını eyler kebâb

Hân-mânın cism ü canın yıkuban eyler harâb

'Âşıkın başına bu dünyâyı tar eyler bu 'ışk

 

Gezdirür Rûmu Hicazı 'ışk u sevda 'akıbet

Bilmez olur zühd ü takva resmin asla 'akıbet

 'İlm ü a'mâli ider bi'l-cümle yağma 'akıbet

Hâsılı heb varlığını târ ü mâr eyler bu 'ışk

 

Dir ki Kuddûsî irilmez 'ışka câh u mâl ile

Kâmil olmaz kişi ancak 'ilm ile a'mâl ile

Fehm olunmaz sırrı 'ışkın dahi kîl ü kâl ile

Her kime olursa rehber yâre yâr eyler bu 'ışk

 

Hak misli yok

 

Hak misli yok bir Tenri hem

Ekber Eceli Ekber Eceli

Ben pür kusur bir bendeyem

Kârım zelel kârım zelel

 

Halk itmemiş hîç ol Samed

Ben gibi bir mücrim ahad

Çün işlemişim bî-'aded

Cürm ü dagel cürm ü dagel

 

Hem görmedi halk-ı cihan

Ben gibi gümrâh bir zemân

Zîrâ işim dâ'im hemân

Mekr ü hiyel mekr ü hiyel

 

Nefsim nasîhat almadı

İtmediğim suç kalmadı

Dünyâya bir ferd gelmedi

Benden adal benden adal

 

Aslım benim çünki menî

Bu hey'eti virdi Ganî

Aslım denî fer'im denî

Oldum ezel oldum ezel

 

İçimde yok 'ışk-ı Hudâ

Gönlümde çok kibr ü riyâ

İtdi beni Hakdan cüda

Tûl-i emel tûl-i emel

 

Çok olmağın zenb ü kusur

Hîç gönüme gelmez huzur

Virir hemân 'ucb u gurur '

İlm ü 'amel 'ilm ü 'amel

 

'Işkın şarâbın içmedim

Meyl-i sivâdan geçmedim

Dostdan yana per açmadım

İşim kesel işim kesel

 

Sevdim mecazî dilberi

İtdim fedâ cân u seri

Zenb-i hatânın asgari

Mislü'l-cebel mislü'l-cebel

 

Toldı dile şehvet hevâ

Takva verâ' oldı heba

İrdi kulağıma nida

Geldi ecel geldi ecel

 

Sin altmış altıdır dahi

Geçdi yedi mah ey ahi

Pîrifi olur Hak musrihi

Görmez vecel görmez vecel

 

Ol râhimînin erhami

Sarar yaraya merhemi

Zevk u safâ 'îş u demi

Sür korkma gel sür korkma gel

 

Tevvâbları hem pek sever

Kendi kelâmında öğer

İt sen de tevbe ey püser

İtme mehel itme mehel

 

Kuddûsîyâ itme keder

Hak serleri heb hayr ider

 İtmez seni hîç der-be-der

Hulkı güzel hulkı güzel

 

Eyle tevhîde devam

 

Nutkımı tut sâlikâ

Eyle tevhîde devam

Olmasun 'ömrin heba

Eyle tevhîde devam

 

Hakkı eylersen taleb

Eyle tevhîd rûz u şeb

İr murada bî-naseb

Eyle tevhîde devam

 

Yâ Resul didi 'Alî

Hakka di akreb yolı

Ol buyurdı ey velî

Eyle tevhîde devam

 

Pek yakîn Hakka bu yol

Gir aña bul tîz vusul

Bu sözi it sen kabul

Eyle tevhîde devam

 

Eyle iksâr anı tâ

Diyeler mecnûn sana

Gice gündüz dâ'imâ

Eyle tevhîde devam

 

Hem şu kez zikr it ki tâ

Diyeler eyler riyâ

Bil hadîsdir bum hâ

Eyle tevhîde devam

 

Siyi olub deryaya ak

Münkire virme kulak

Sen benim sözime bak

Eyle tevhîde devam

 

Gönlüne deryâ-misâl

Tola çok zikr ile hâl

İtme gayrı kîl ü kâl

Eyle tevhîde devam

 

Eyle Kuddûsî hemân

Zikri her dem her zemân

Hâb-ı gafletden uyan

Eyle tevhîde devam

 

Kuddûsîyem Kuddûsîyem 1

 

Kuddûsa mensûb olmışam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

Hem aña meczûb olmışam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Rûz-ı elestde ben aña

Dimiş idim çünki belâ

Ol 'ışkını virdi baña

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Bil ana rahminde beni

Ki itmişem takdîs anı

Anam işitmişdir bum

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

On ikiye irdi yaşım

'Işk oldı yâr u yoldaşım

Takdîs-i Hak idi işim

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Yigirmide itdim hereb

Gezdim Hicazı Şâmı heb

Kuddûs içün çekdim naseb

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Şevkiyle oldum bî-karâr

İçimde 'ışk odı yanar

Kuddûsa itmişem firar

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Çekdim sivâsından eli

Buldum aña giden yolı

Varsun disün münkir deli

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Yetmiş dahi üç oldı sin

Hayran baña heb ins ü cin

Kuddûse gönlüm mutma'in

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Tedbîr-i dünyâ bilmezem

Arzû-yı cennet kılmazam

Ağyara mensûb olmazam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Kuddûsîyi cezb itdi ol

İster aña her dem vusul

Dir bilmeyüb iz'ân usûl

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Kuddûsîyem Kuddûsîyem 2

 

Kuddûse 'âşık olmışam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

'Işkımda sâdık olmışam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Zikr eylerem dâ'im anı

O1 dahi zikr eyler meni

Döndürmişem aña yöni

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Çün hamr-ı safî içmişem

İki cihandan geçmişem

Dostdan yana per açmışam

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

O1 goñlümiñ mihmânıdur

Hem canımın cânânıdur

Men kulının sultânıdur

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Men anı tevhîd eylerem

Tekbîr ü temcîd eylerem

Takdîs ü tefrîd eylerem

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Men bağrı yanıklardanım

Kuddûse 'âşıklardanım

Yanmakda fâ'iklardanım

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Kuddûsîyâ Kuddûse gel

Çün ol E'azdür hem

Eceli Di gayrisinden çekdim el

Kuddûsîyem Kuddûsîyem

 

Noldı bu gönlüm

 

Noldı bu gönlüm noldı bu gönlüm

Kevn ü mekâna toldı bu gönlüm

……….

………..

 

'Işka giriftar 'ışka giriftar

Oldı da buldı derdine tîmâr

Yâr ile itdi gizlice bâzâr

Matlab-ı a'lâ buldı bu gönlüm

 

Geçdi sivâdan geçdi sivâdan

İtdi feragat gayrı hevâdan

 'Uzlet idüben çıkdı aradan

Yâr ile pes yâr oldı bu gönlüm

 

Derdine derman derdine derman

'Işk imiş ancak anladı el'ân

Hem bulınurmış 'ışk-ıla cânân

Tarz-ı visali bildi bu gönlüm

 

Tolu piyâle tolu piyâle

İçdi de yandı şem'-i cemâle

İrmek içün ol bezm-i visale

'Işk-ıla bağrın deldi bu gönlüm

 

Bilmez usanmak bilmez usanmak

Kârı dem-â-dem âteşe yanmak

Kalmadı hergiz anda utanmak

Şîşeyi taşa çaldı bu gönlüm

 

Gör neler itdi gör neler itdi

'Arsa-yı 'ışkda hoş hüner itdi

Yolına yârin terk-i ser itdi

Bahr-i fenaya taldı bu gönlüm

 

Medhe sezâdur medhe sezâdur

Her ne dinürse aña revâdur

Bildi ki bu 'ışk derde devâdur

Komadı gayrı sildi bu gönlüm

 

Kuddûsîyi dir Kuddûsîyi dir

'Işka mürîd ol sıdk-ıla el vir

Bulmayuban hîç bir gidecek yir

Özini yâre saldı bu gönlüm

 

Yârimi gördüm

 

Yârimi gördüm

Maksûda irdim

Varımı virdim

Geçdim sivâdan

 

Gayet güzeldür

Ki bî-bedeldür

A'zam ecelldür

Ekber kamudan

 

Ansız olamam

Yârsiz kalamam

Gayri dilemem

Çün 'âşıkam ben

 

Aç gözini bak

Ol aña müştak

Oldur muhakkak

Her işi iden

 

Hûblukda yekta

Yok misli asla

Hem sânı a'lâ

Ol vech-i ahsen

 

Buldum yakîn yol

Oldum aña kul

'Akılları ol

Dîvâne kılan

 

Her kande baksam

Anı görürem

Ol sûfî ebsem

Uzatma dil sen

 

Takdîr ü tedbîr

Eyler mi tagyîr

Gel itme tenfîr

Bizi bu 'ışkdan

 

Çün böyle takdîr

Boş re'y ü tedbîr

Eyler mi ta'zîr

'Özrimi bilen

 

'Aşk bahri taşdı

Mevc başdan aşdı

Yandı tutuşdu

Heb cân ile ten

 

Kuddûsiyâ sen

Dûr olma 'ışkdan

Çün 'ışksız olan

Bîgâne dostdan

 

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Ey tâlib-i vasl-ı Huda

Tevhide meşgul ol hemân

Tut sözimi direm sana

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Hem cümle zikrin efdali

Dimiş nebîler ekremi

İksâr iden olur velî

Tevhîde meşgul ol hemân

 

'Işk zikr-ile hâsıl olur-

Hem gönlüne 'irfan gelür

'Arif Hudâyı tîz bilür

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Hak yollarının akrebi

Tevhîd yolı dimiş Nebî

Bu-durur anlar mezhebi

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Kalbi sivâdan pâk ider

Koymaz 'alâ'ikdan eser

'Âşık olam dirsen eğer

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Zikre çalış itme kesel

Çek mâsivâ şuglından el

Ağyarı terk it Hakka gel

Tevhîde meşgul ol hemân

 

İt zikre Kuddûsî devam

Çün sâlike gaflet haram

Bitmek ise işin meram

Tevhîde meşgul ol hemân

 

Şi're heves itdim bugün

 

Vasf-ı hüsn-i yâr içün şi're heves itdim bugün

Nazımla güftâr içün şi're heves itdim bugün

Bilmezem 'ilm-i lügat 'ilm-i 'aruz sâ'ir 'ulûm

'Aczimi ikrar içün şi're heves itdim bugün

 

Okusam yazsam dahi 'arif dinilmez nâmıma

 'İlm ü 'irfan yaraşur mı hîç bu tab'-ı hamıma

Sağ u sola bakmayuban halkıma kuddâmıma

Cehlimi iş'âr içün şi're heves itdim bugün

 

Çünki bu dil karyesine şevket ile girdi 'ışk

Mâsivânın leşkerini komayuban kırdı 'ışk

Oturub taht üzre vuslatdan haberler virdi 'ışk

Vuslat-ı dil-dâr içün şi're heves itdim bugün

 

Söylemem beyhude ilhâm-ı Hudâdan söylerem

Tâlib-i sâdıklara terk-i sivâdan söylerem

'Âşıkâna lezzet-i 'ışk-ı Hudâdan söylerem

Rü'yet-i dîdâr içün şi're heves itdim bugün

 

Dir ki Kuddûsî elest bezminde itdim hamri nûş

Hüsn-i vech-i dil-rübâyı cân kulağı itdi gûş

Şi'r-i mevzun ile anın medhi baña geldi hoş

Hâlimi ihbar içün şi're heves itdim bugün

 

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Ey Hakka vuslat isteyen

Zikr it hemân leyi ü nehâr

Görsem cemâlini diyen

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Gel 'ömrüni kılma heba

Zikr-i Hudâ it dâ'imâ

Dîvâne disünler saña

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Bülbül kadar da yok mısın

Çün 'ışk-ıla eyler enîn

Bul sen de 'ışkın lezzetin

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Hultat reva mı 'âşıka

Kesret reva mı 'âşıka

Gaflet reva mı 'âşıka

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Zikre çalış ko gafleti

İt mâsivâdan nefreti

Kıl zikr-ile ünsiyyeti

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

'Işkın şarâbın eyle nûş

Derya gibi hem turma cûş

İt pendimi sıdk-ıla gûş

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Aç gözini eyle nazar

Ki cümle halk tesbîh ider

Olma sakın sen der-be-der

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

Kuddûsîyâ kes sözini

Nâdâna açma razını

Pâk idegör sen özini

Zikr it hemân leyi ü nehâr

 

İşde safâ andadır

 

'Işk-ı nigâr kandedir

Şevk-ı tarab andadır

Hak dil-i virandadır

İşde safâ andadır

 

Kimi virir nân u aş

Kor yolına cân ü baş

Kimi atar aña taş

İşde safâ andadır

 

Kimisi virir 'atâ

Hem diler andan du'â

Kimisi eyler cefâ

İşde safâ andadır

 

Kimisi candan sever

Hizmetine pek iver

Kimi yanından kovar

İşde safâ andadır

 

'Işka uyandır velî

Teñriye hem sevgüli

'Aşıka dirler deli

İşde safâ andadır

 

Kimi mahabbet ider

Virir aña sîm ü zer

Kimi de döger söger

İşde safâ andadır

 

Kimi elini öper

Gönlini hoşça yapar

Kimisi yıkar deper

İşde safâ andadır

 

Kimisi Kuddûsîyâ

Eyler aña cân fidâ

Kimi ider çok ezâ

İşde safâ andadır

 

Gel halka-i tevhîde gir

 

Ey derde derman isteyen

Gel halka-i tevhîde gir

Sıdk-ıla cânân isteyen

Gel halka-i tevhîde gir

 

İnkârı ko ikrara gel

Ağyarı terk it yâra gel

Bülbül gibi güftâra gel

Gel halka-i tevhîde gir

 

Hakkın habîbi Mustafâ

Dir ravza-i cennet aña

İblîse uyma ey hümâ

Gel halka-i tevhîde gir

 

'Aşıkda'âr olmaz şehâ

Zâhid ider kibr ü riyâ

Tâlib isen Hakkı biyâ

Gel halka-i tevhîde gir

 

Bu halkada iş tîz biter

Giren murada tîz irer

Bu pendimi tut ey püser

Gel halka-i tevhîde gir

 

Bulur 'alîl bunda şifâ

Zîrâ celîs olur Hudâ

Zikirlere eyler 'atâ

Gel halka-i tevhîde gir

 

Mü'min olan tevhîd ider

îmânını tecdîd ider

Gönlündeki teşvîş gider

Gel halka-i tevhîde gir

 

Yâd eyle dostın adını

Ki bulasın 'ışk dadını

Kesb eyle gel bul zâdını

Gel halka-i tevhîde gir

 

Dür olmagıl bu halkadan

Dirsen bulayım dostı ben

Gûş eyle bu sözimi sen

Gel halka-i tevhîde gir

 

Bu halkada hâzır olan

Mağfur olısar bî-gümân

Hak dostlarıdur zâkirân

Gel halka-i tevhîde gir

 

Zâkirler ile hem-dem ol

Dahi itme bize ebsem ol

Esrâr-ı zikre mahrem ol

Gel halka-i tevhîde gir

 

Dahi itme bize vâ'izâ

Çün eyleriz zikr-i Hudâ

Maksûd ise ancak rızâ

Gel halka-i tevhîde gir

 

Ko gafleti Kuddûsîyâ

Zikr-i Hudâ it dâ'imâ

İster isen vasl-ı lika

Gel halka-i tevhîde gir

 

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Hak 'âşıkı olanların

Dâ'im işi tevhîd olur

Terk-i sivâ kılanların

Dâ'im işi tevhîd olur

 

İtmez ma'âş içün keder

Halkdan kaçub Hakka gider

Turmaz lisânı zikr ider

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Mevlâsına eyler firar

Zikrin ider leyi ü nehâr

Bu kârı idüb ihtiyar

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Cismi olur inşân ile

Kalbi olur Yezdan ile

Gâh gizlü gâh ihvan ile

Dâ'im işi tevhîd olur

 

'Işkı ider ruha gıda

Zikri ider kalbe cilâ

Tevhîdde buluban safâ

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Fakr-ıla ider iftihar

'Işk odına dâ'im yanar

Bilmez nedür nâmûs u 'âr

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Vahşî olub 'uzlet ider

Halkdan hemîn nefret ider

Mevlâ ile sohbet ider

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Kuddûsînin pendi sana

Zikr-i Hudâdur dâ'imâ

'Aşıkların subh u mesâ

Dâ'im işi tevhîd olur

 

Hu diyelim hu

 

Gel sürelim dem

Hu diyelim hu

Def idelim gam

Hu diyelim hu

 

Zühdi koyalım

Işka uyalım

Sırrı tuyalım

Hu diyelim hu

 

Ey şâh-zâde

Düşme fesâde

Subh u mesâde

Hû diyelim Hû

 

'Aşıka bürhân

Bâ'is-i 'irfan

Dertlere derman

Hû diyelim Hû

 

Nutkımı dinle

'Işk-ıla iñle

Ben de seninle

Hû diyelim Hû

 

Zahide tanma

Kavle inanma

Hû diyelim Hû

Ateşe yanma

 

Gezme yabanda

Kalma gümânda

Pes heme ânda

Hû diyelim Hû

 

Münkire uyma

Sözini tuyma

Gûşine koyma

Hû diyelim Hû

 

Nefse cihâd it

Terk-i 'inâd it

Halikı yâd it

Hû diyelim Hû

 

Terk-i sivâ it

Canı fedâ it

Zikr-i Hudâ it

Hû diyelim Hû

 

Huya sen ol kul

Ol aña makbul

Hû ile Hû bul

Hû diyelim Hû

 

Mürşide vir el

Müşkili it hail

Kuddûsîye gel

Hû diyelim Hû

 

Geç günâhımdan Gafûrâ

 

Geç günâhımdan Gafûrâ bakma bu'isyanıma

İ'tirâf idüb suçumı gelmişem Rahmanıma

Zenbimi yazdırma lutf it defter-i dîvânıma

Dûzahın ahvâlini gösterme cism ü canıma

Dest-gîrim ol iriş feryadıma efgânıma

 

Tîg-ı hicrin bağrımı deldi revân itdi demi

Bilmez oldum hayretimden gündüzimi gicemi

Yüreğimin yarasına sar kerem kıl merhemi

Dertliyim rahm eyle sen ey râhimînin erhami

Senden özge kimsenin yitmez güci dermanıma

 

Pes tefekkür eyledim hîç benden alçak kimse yok

Zenbimi kıldım tefahhus çün kevâkibden de çok

Bî-nihâyet eyledim dünyâda 'isyan u fusûk

Halka çok zulm eyledim hem bende var bî-had hukuk

Ne yüzüm var ki ideyim 'arz-ı hâl sultânıma

 

İtdiğim cürm ü hatâyı itmediler ins ü cân

İsm-i Settârınla anı eyle yâ Rabbi nihân

Görmesün bir zerresini 'ayn-ı halk-ı dû cihan

Kavm u yaranımla 'afv it cümlemizi el-emân

Vaslını eyle müyesser baña hem ihvanıma

 

İtdi Kuddûsî tevessül çün habíbiñle saña

Bizi bağışla cemî'an ey Hudâ lutf it aña

Eylediñ sen bize anı dû cihanda pîşvâ

Hem bize didin ki idiñ aña sizler iktidâ

Ki iresiz anın ile siz benim ihsanıma

 

Her kimin kim

 

Her kimin kim 'ışk-ı Hak gönünde mihmân olmadı

Ders-i Hakdan almadı ol ehl-i 'irfan olmadı

Haste-i 'ışk olmayan giryân u nâlân olmadı

Edhem oğlu şâh iken tav'-ile 'uryân olmadı

Meyl iden iki cihâna ehl-i Yezdan olmadı

 

Zikr-ile hâsıl olur 'ışk sâlikin gönünde bil

Levh-i dilden kir ü pası çalışub zikr-ile sil

Eyle ikbâl sen Hudâya gayrisine virme dil

Çün bu yolda mâsivâdan geçmeyen sâdık değil

Şol serây ki pâk değildür taht-ı sultân olmadı

 

Dirme bu sîm ü zeri gel dinle söz çekme emek

İt kanâ'at virdiğine Râzıkın yi mercimek

Yetiştir ehl-i siilûke günde bir iki çörek

Buldığını yi dime az isteme helva börek

Hoş tutan bu pendimi tâmûda biryân olmadı

 

Çün hadîsinde buyurdı ol Resûl-i muhterem

Dürlü ta'amlar yiyen dûzahda göriser elem

Gel birader uyma nefse âhiretde çekme gam

Bu cihanın devleti mihnet-durur tiryak u sem

Geçdi mi bir pâdişâh kim köşki vîrân olmadı

 

Niceler Hakdan cüda oldığına bil ki sebeb

Put iderler mâl-ı dünyâyı taparlar rûz u şeb

Nicesi de cennete tapub hemân eyler taleb

'Âşık-ı sâdık ider 'ışk-ı Hudâ ile tarab

Hamr-ı 'ışkı itmeyen nûş kâmil inşân olmadı

 

Çün bilür kalb hâlini Tefiri Te'âlâ Hazreti

Bunı böyle bilmeyenin gönlüdür taşdan katı

Şol ki 'ışk u cezbesi yok kande bulsun vuslatı '

İlmine a'mâline mağrura itme rağbeti

Ol 'Azâzîl çünki kolayına şeytân olmadı

 

Tâhir ol şirk-i hafiden itme ey zâhid riyâ

Hem tekebbürden hazer kıl eyle Allahdan haya

Aña mahsûsdur muhakkak 'izz ü mecd ü Kibriya

Cümle halkın alçağı bil nefsini Kuddûsîyâ

Nefsini alçak bilenin sonı hüsran olmadı

 

Bir gün olub dertli gönlüm

 

Bir gün olub dertli gönlüm vasl-ıla kâm ala mı

Lutf idüb hâne-i vîrânıma cânân gele mi

Sinemin yâresine merhem-i şâfî sala mı

Beyt-i dil zevk u safâ vü tarab-ile tola

Yüreğimde hüzn-i hasret yohsa böyle kala mı

 

Kime şekva ideyim 'ışkın elinden sorayım

Ya kimin kapusına boynumı büküb turayım

Var mı bir güzel cihanda aña gönlüm vireyim

Bakmayub gayrıya anın hûb cemâlin göreyim '

Aceb ol kapuya varan kimse mahrum ola mı

 

Çille-i 'ışk ne güzeldir tayanuban çekicek

Kulle-i kâfa fütüvvet 'alemini dikicek

Mezra'-ı dilde ma'ârif tohmların ekicek

Gice gündüz ağlayuban gözleri yaş dökicek

Ol kerem sahibi şâh sâ'ilini boş sala mı

 

Düşeliden dâm-ı 'ışka iñlerem leyi ü nehâr

Taşa çaldım şişeyi kalmadı hergiz nâm u 'âr

Hüzn-i hicran ile oldı bu cihan başıma tar

Uçdı gözden mürg-i hâb kalmadı hîç sabr u karâr

Çeşmimin yaşını lutf eyleyüb ol yâr sile mi

 

Derd-i firkat güç imiş başıma geldi benim ol

Aradım Rûm u Hicazı bulmadım vaslına yol

Neylesün 'âşık-ı miskin yâri itmezse kabul

Umaram re'fetini çünki anın rahmeti bol

Diye Kuddûsîye bir gün eyleye baña vusul

Gide gönünde olan firkat ü hicran elemi

 

'Işka uy tutma hazer it

 

'Işka uy tutma hazer it 'akl-ı bî-kâr eteğin

Pîşvâ eyleme anı sen salma zinhar eteğin

Kays-ı Leylâ gibi mesken eyle kühsâr eteğin

Taşa çal şîşeyi alma destiñe 'âr eteğin

Pendimi gûş eyleyüben tutagör yâr eteğin

 

Asitân-ı yâri eyle sıdk u 'ışk-ıla penâh

Gice gündüz bülbül-âsâ eyleyüb derd-ile âh

Eğnine eyle bu 'ışkı hırka başına külah

Kim ki giydi bu külahı oldı kevne pâdişâh

Pendimi dinle 'azizim tutma inkâr eteğin

 

Sevmeği ister isen sev bir nazîrsiz güzeli

Ki anın olmaya asla dü cihanda misili

Eyleye mest 'âşıkı gören aña diye deli

Zümre-i merdân içinde diyeler aña velî

Vir yolına varını tut sen o dildâr eteğin

 

Nideyim kalmadı bende sabr u ârâma mecal

Kametim oldı bugün kürbe vü ahzân ile dâl

Vay baña olmaz ise ol şâh-ı hûbâna visal

Olur ol demde perişan hüzn-i hicran ile hâl

Tutmayınca olmadı 'ârif-i dîndâr eteğin

 

Olalar hüsnine hayran o şehin hâs ile 'âm

Bendelikde ideler sıdk u hulûs ile devam

Kılalar özlerine hem gayre ikbâli haram

Yanalar pervâne-veş şem'-i cemâline müdâm

Diyeler Kuddûsîye gel tutalım yâr eteğin

 

'Işkı rehber eyleyüb

 

Mâsivânın rengini boz gel boyan 'ışk mûyına

Çağlayub ak turma siller gibi 'irfan cûyına

Şol mürâ'î zahidin aldanma hay u huyına

Çün riyâ hoş gelmez asla Kird-gârın huyına

 

'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına

Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına

 

Hakka vuslat ister isen âteş-i 'ışkına yan

Bahr-i 'irfana talınmaz hacc u savm-ıla hemân

Yok hilafım sözlerimde cümle gerçekdir inan

Buldı 'ışk-ıla visâl-i yâri cümle sâlikân

 

'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına

Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına

 

'Âr ü nâmûs şîşesini taşa çalub 'âşık ol

Cümle varını virüben 'ışkı alub 'âşık ol

Uyuban gavvâs-ı 'ışka bahre talub 'âşık ol

Zühd ü takvayı dahi ehline salub 'âşık ol

 

'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına

Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına

 

Kişide 'ışk olmayınca sanma Allahı bulur

Bu yola 'ışksız gidenler dökülür yolda kahır

Kimini tutub harâmîler metâ'ını alur

Hâsılı bu 'ışk u cezbe kadrini 'arif bilür

 

'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına

Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına

 

Gel bu Kuddûsî fakirin pendini eyle kabul

Kim tutar ise bulur cümle muradına vusul

Şöyle bil kim 'ışk yolıdır Hakka giden toğrı yol

Ber-murâd olmak dilersen nutkumı tut ey oğul

 

'Işkı rehber eyleyüb 'azm eyle yârin kûyına

Ki temâşâ idesin anın kamer-veş rûyına

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

 

Dem-âdem eylerem efgân u âhı

Niderem ben cihanda mâl ü câhı

Baña lutf eyle göster toğrı râhı

Senin 'ışkın-durur kullar penâhı

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

Elest bezminde ey Rezzâk u Cebbar

Kamu esnaf kabul itdi birer kâr

Be-küllî aldılar san'at ne ki var

Beni de 'ışkına itdiñ giriftar

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

Diler her kul kapuñda bir muradı

Saña itmiş kamusı i'timadı

Kimi işler salâh kimi fesadı

Bu 'âlem halkı heb râzî vü şâdî

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

Hudâyâ sensin ol Vehhâb-ı 'âlem

Ki oldılar 'atiyyâtınla hurrem

Buyurdın kim benim Allah u Erham

Baña rahm eyle kıl 'ışkınla mun'am

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

İlâhî 'âşıkânın hürmetine

Gürûh-ı evliyanın hürmetine

Cemî'-i enbiyânın hürmetine

Muhammed Mustafânın hürmetine

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

Bu Kuddûsî diler senden Kerîmâ

Anı 'ışkınla zâr it biilbül-âsâ

Senin 'ışkın ider bizi tüvânâ

Komaz ağyarını gönlünde asla

 

Meded ey pâdişâhlar pâdişâhı

Beni 'ışkından ayırma İlâhî

 

Tağlara çıkar giderdim

 

Ey Hudâ kıldı perîşân 'aklımı Cebbârlığın

Her kaçan fikr eylesem havf eylerem Kahhârlığın

Eyledim îmân ki hakdır birliğin hem varlığın

Kulların bâzârlığına benzemez bâzârlığın

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Kanmazam şol 'âbid-i câhil mukannit sözine

Düşürür ol vesvese miskîn güneh-kâr özine

Rahmeti göstermez asla ehl-i cürmin gözine

Olmaz idi takatim bakmağa inşân yüzine

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Kendimi dellâla virüb satar idim bir pula

Kimse rağbet eylemez zîrâ benim gibi kula

Kudretim yok gitmeğe bir hatve hergiz hak yola

Cismimi bahre atardım bakmayub sağa sola

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Rahmetim boldur didin Kur'ân içinde ey

Mecîd Tevbe-kâr kullarına olur senin fazlın mezîd

Suçum bilüb sana ikbâl iden olur sa'îd

Oda yanub kül olurdum olmasa hulkun hamîd

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Soyunub 'uryân olurdum giyüben köhne pelâs

Yiyüb içüb uyumazdım giymez idim hîç libâs

Nâsa karışmazdım asla ider idim ihtiras

Tenhâ çöllerde gezerdim görmez.idim cism-i nâs

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Eylediñ bir kez tecellî pâre pâre oldı Tûr

Men za'îfe lutf-ıla bir kez nigâh itseñ nolur

Sen Latifsin hem Halimsin hem Kerîmsin hem Sabûr

Ol habîbine bağışla men kulunı ey Gafur

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Çünki bir adın Rahimdir bir adın Rahman senin

Hem cömerdsin ki işin sâ'illere ihsan senin

Geldi Kuddûsî kapuña kul senin ferman senin

Sen 'ayıblar örtücisin 'afv-ile gufran senin

 

Tağlara çıkar giderdim olmasa Settârlığın

İtmese hem tesliye bu gönlümi Gaffârlığın

 

Rûyı güzel huyı güzel

 

Bir güzel sevdim cihanda yok aña misi ü bedel

Hüsnini gören olur 'âşık aña itmez kesel

Hîç umûrında bulunmaz zerre mikdârı halel

'Arız olmaz aña asla zahmet ü 'acz ü 'ilel

Hastalık uyku ölüm yokdur anın-çün Lem Yezel

Cümle halka hükmi nâfız yok umûrında dagel

Kamunın işin bitirir hîç aña gelmez sakal

Kim ki aña 'âşık olmaz ol behâ'imden adal

Nice sevmem ben anı çünki o ahsen hem Ecel

 

Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel

 

Kapu kullarına eyler bî-hisâb ni'met 'atâ

İstemez gayrı anın 'ışkına olan mübtelâ

Hân-mânın cümle varın heb aña eyler fidâ

Durmayuban yâd ider hem ismini ol dâ'imâ

Gözine görinmez olur zerrece hîç mâsivâ

Gice gündüz âh u efgân eyleyüb ister lika

Görmedim anın gibi diller kapar bir dil ruba

Mest ü hayranım olalı 'tşkına çün âşinâ

Öyle bir güzel benim yârim ki sânî yok aña

 

Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel'

 

Eylemez 'uşşâkını red itselerde çok günâh

Bulınur mı böyle hîç bir 'afvı gâlib pâdişâh

Gelmişem kapusına destim tehî yüzüm siyah

Bülbül-âsâ eylerem 'ışkı ile efgân u âh

Taşa çaldım şîşe-i 'ân bugün oldum tebâh

Mevc urur deryâ-yı 'ışk gönlümde coşub gâhi gâh

Eyledim ümîd-i vasl-ıla o hûbın 'azm-i râh

Oldı ol ârzû ile baña bu dünyâ ka'r-ı câh

Yok güzellikde anın yektâlığına iştibâh

 

Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel

 

Başıma tar oldı sevdasıyla ol yârin cihan

Gönlüm ister soyunub 'uryân olub gitmek hemân

Mâsivâdan geçmeyince dost yüzin itmez 'ayan

'Âşıka farzdur taleb itmek nigârın her zemân

Ulu tağ başı idi Mecnûn-ı Leylâya mekân

Anda Leylâ diyerek Mevlâya irdi ol civan

Çünki oldı 'âşıka gözyaşı 'ışk odı nişan

Nideyim bir güzelin 'ışkıyla bağrım oldı kan

Gice gündüz anın içün eylerem âh u figân

 

Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel

 

Men o yârin 'ışk u sevdasıyla oldum bî-karâr

Arzular dîvâne gönlüm itmeği aña firar

Çünki 'âşık ma'şûkını turmayub dâ'im arar

Kalmadı gönlümde asla kibr ü kîn nâmûs u 'âr

Şimdi buldum nâs içinde zillet ile ihtiyar

Hâlimi kıldı perişan intizâr-ı vasl-ı yâr

Sevmişem ol güzeli yâd iderem leyi ü nehâr

Bir güzel bî-hâre müştâkam ki yok hîç anda hâr

Neylesiin ağyarı Kuddûsî anın bir yâri var

 

Rûyı güzel huyı güzel cümle ef'âli güzel

 

Zikr-i Yezdâna devam it

 

Kalbi teşvîk idiser manzum kelâmlar lâ-cerem

Sâmi'in gönlünde 'ışk hâsıl olur görmez (elem)

Ol hemân sen 'ışka hem-dem oku şi'ri dinle hem

Gir semâ'a şevk-ıla eyle tarab gitsün sedem

 

Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem

Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem

 

Gülşen-i dâr-ı fenanın 'akıbet solar güli

Ne güli kalur ne gülzârı kalur ne bülbüli

Zann ider gafil olan bakî bu 'ıyş-ı zâ'ili

Sanma 'âlimdir bu dünyâ zînetine mâ'ili

'İlmi nâfi' itmez aña yarsa dahi bir kılı

Her kime kim 'ışkı ihsan itdi Hak olur velî

Mâsivâya iltifat itmez çeker halkdan eli

Gice gündüz zikr ider Mevlâsını turmaz dili

 

Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem

Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem

 

Hakka giden yolların bil pek yakınıdır bu yol

Çünki tevhidi 'Alîye eyledi telkîn Resul

Olma zâhid gibi münkir eyle bu râha duhûl

Gör Ebûcehli ki noldı itmeyüb nushı kabul

İtdi istikbâr 'Azâzîl sürilüb oldı melûl '

İlm ü a'mâlin görüb ol itdi bu râhdan 'udûl

Söz tutan sâlih olur söz tut birader sâlih ol

Rûz u şeb zikr eyle 'ışk-ı sıdk-ıla Mevlâyı bul

 

Zikr-i Yezdâna devam it gice gündüz ey dedem

Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem

 

Zikr ile hâsıl olur 'ışk kalbde aña it devam

Sohbet-i nâsı koyub zikr-i Hudâ it subh u şâm

Zümre-i 'uşşâk-ı Hakka halk ile sohbet haram

Cümle zikrin efdali tevhîd-i Hakdır ey hümâm

Bu hadísiñ kâ'ili hayrü'l-verâ fahrü'l-enâm

Zikr ile zâkir ider nûş dost elinden tolu câm

Ey gözüm nûrı 'azîzim eyle zikre ihtimâm

Zikr ile irmiş erenler heb Hudâya ve's-selâm

 

Zikr-i Yezdâna devâm it gice gündüz ey dedem

Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem

 

Yok huzûr kalbimde dime çün gerek zikr-i lisân

Gaflet-ile ise dahi eyle zikri sen hemân

İt lisân-ıla devâm çün hem gelür zikr-i cenân

Pâdişâhdır kalb bedende hem lisândır tercemân

Zikri âbdestsiz de itmek câ'iz imiş bî-gümân

Bulamazsañ bir icâzet sâhibi şeyh-i cihân

Virdi Kuddûsî icâzet saña zikr it her zemân

Pirimiz Geylânîdir eyler seni irşâd inan

 

Zikr-i Yezdâna devâm it gice gündüz ey dedem

Fursatı fevt itme zîrâ gün bu gündür dem bu dem

 

Bâyezîd-âsâ ider

 

Âşıka ta'n ideniñ 'irfânı yokdur bî-gümân

Eyleyen 'ışkdur anı bed-nâm ü rüsvâ-yı cihân '

Işk-ı Yûsuf çün Zelîhanın çeküb goñlin alan

Kaysı Leylâ 'ışkıdur 'aklın alub Mecnûn iden

Deldiren Ferhâda tağı 'ışk-ı Şîrîndür hemân

Bülbüle gül 'ışkıdur hem itdiren âh ü figân

'Işk-durur pervâneyi şem'e atuban yandıran

Her kime uğrasa 'ışk resmin bozar virmez emân

 

Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân

Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân

 

'Âşık-ı miskîni 'ışk evvel zelîl ü hor ider

Varını yağma idüb dil şişesin meksûr ider

Cümle evlâd u 'ıyâl u asdikâdan dûr ider

Mâl ü emlâk ü vatandan ayırub mehcûr ider

Halk-ı 'âlem içre Mecnûnlık ile meşhûr ider

Düşürür sevdâ-yı Leylâya anı ma'zûr ider

Döndirir Mevlâya soñra goñlüni pür nûr ider

Ol yıkılmış şehri ta'mîr eyleyüb ma'mûr ider

 

Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân

Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ii mekân

 

Her kişiye 'ışkı ihsân eylemez Hay y u Ahad

Her kula olmaz nasîb 'ışk aç gözüni yâ veled

'İlmine mağrur olanı sevmeyüb Hak itdi red

Sürdi İblîsi 'amel itmiş iken ol bî-'aded

Şartı ile kulluk idüb çekmiş iken ta'b ü ked

La'ne lâyık itdi anı kibr ü 'ucb u kîn hased '

Işk ile Adem selâmet buldı 'afv itdi Samed

İ'tirâf-ı hâl idüb irdi aña Hakdan meded

 

Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân

Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân

 

Her kime kim 'ışk virildi buldı dâreyn devletin

İstemez 'âşık cihânın mâl ü câh u 'izzetin

Mâsivâya iltifât itmez içen 'ışk şerbetin

El çeker cümle 'alâ'ikdan olur gamdan emîn

Gice gündüz derd-i 'ışk-ıla ider âh u enîn

Zikr ider dâ'im Hudâyı ârzûlayub vuslatın

Kalbde komaz zikr-ile hîç 'ucb u hıkd u kibr ü kîn

Zákiriñ olur celîsi Hak hemîn olur mu'în

 

Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân

Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân

 

Sâlikâ tut pendimi sen it hemân zikre devâm

Anı çok itmekle bulmışdur bulan 'âlî makâm

Zâkiri zikr eyler imiş çünki Hallâk-ı enâm

Zikr ile toğar goñülde şems-i 'irfân bî-gümân

Zikr-ile müzdâd olur 'ışk turma çalış subh u şâm

Cümle zikriñ efdali tevhîd imiş it igtinâm

Ol aña meşgûl ki tolsun goñlüñe 'ışk bi't-tamâm

Oldı Kuddûsî fakîr 'uşşâk-ı Yezdâna gulâm

 

Bâyezîd-âsâ ider 'ışk 'âşıkı kutb-ı zemân

Münkeşif olur aña mir'ât gibi kevn ü mekân

 

Ben kime şikâyet idem

 

Ben kime şikâyet idem

Ol zülf-i siyâhdan

Hem ol yüzi mâhdan

 

Kurtulmadım aslâ düşeli

Derdine âhdan

Dil kaldı kütâhdan 

 

Firkat odına nice

Tahammül idebilsün

Zehiri yudabilsün

 

Şol 'âşık-ı bîçâre

Ki dûr oldı nigâhdan

Ayrıldı o şâhdan

 

Râh-ı vera'ı meslek

İdinmiş idim ammâ

Gitdim idi gûyâ

 

Pes 'ışk-ı nigârım

Beni çıkardı o râhdan

Kurtardı o câhdan

 

Zâhid dir imiş 'ışka günâh

Ben de direm ki

Çok gussa yirem ki

 

Hâlî oluram mı ki

Deyüben o günâhdan

Ol ulu penâhdan

 

İrgürdi bu Kuddûsîyi

'Işk câh-ı 'azîme

Bir emr-i cesîme

 

Vâ'iz di eğer var ise

Hûb nesne bu câhdan

Bu 'ışk-ı İlâhdan

 

Allahı bilmek

 

Allahı bilmek her kula farzdır

Ma'rifet içün geldim cihâna

 

Geçdi gafletle 'ömr-i 'azîzim

Bilmedim kadrin virdim ziyâna

 

Nefs ü hevâya ittibâ' itdim

Zenbimi disem sığmaz beyâna

 

Râh-ı merdâna girmiş idim hoş

Sapub yolumdan gitdim yabana

 

Dîvâne gönlüm çün hevâlandı

Düşdi gavgâ-yı hubb-ı zenâne

 

Pes on nisâyı itdim tezevvüc

Geldim bu yüzden hem çok lisâna

 

Nâsdan kaçarkan eyledim hultat

Nefs-i emmâre buldı bahâne

 

Toğdı anlardan bî-'aded evlâd

Virdiler sıklet rûha cenâna

 

Cem' eyledim hem üç dört 'ıyâli

İtdi isti'câb halk-ı zemâne

 

Kurtılmadım pes 'ışk-ı mecâzdan

Şükr eylesün çok din kurtılana

 

'Işk-ı mecâzî cisr-i hakîkî

Anda çok turmak yok sâlikâna

 

Geçmeyen andan olamaz kâmil

Görmeyen dahi benzer çûbâna

 

Dimezler inşân merdân içinde

'Işk ateşine hîç yanmayana

 

Lâkin bu 'ışkın oyum güçdür

Pek kolay gelür oynamayana

 

Bahsimiz bizim 'ışk-ı sâlikde

Sözümüz yokdur nefse uyana

 

Almasun ruhsat eşkıyâ bundan

Hak 'azâb eyler ol fâsıkâna

 

Çünki sevdâmız başkadır bizim

Biz karışmayuz fâcir olana

 

İsterem şimdi Hakka inâbet

Eylerem gıbta pes tâ'ibâna

 

Geçmedi nefsim emmârelikden

Biñ çille çekse gelmez emâna

 

Çâresiz kaldım nideyim bilmem

Kaldı işim ol Hak Müste'âna

 

Kesme Kuddûsî zikri hîç dilden

Zer gibi hâlis ol yana yana

 

Bir dil-rubânın

 

Bir dil-rubânın Mecnûnıyam ben

Dîvânelikde iştihârım var

 

Çün tâ ezelden 'âşıkam aña

'Özr-i 'ışk-ıla i'tizârım var

 

Firkat 'azâbı 'uşşâka güçdür

Kalmadı sabra tâkatim hergiz

 

Oldum mu'azzeb ol 'azâb-ile

Vasıl-ı dildâra intizârım var

 

İ'tizâr taşın dâ'imâ zâhid

Turmayub atar inkisârım var

 

Gün-be-gün derdim artar eksilmez

İçimde yanar gizlü nârım var

 

Her derde vardur dermân cihânda

Bu derde lâkin 'ışk dermânım var

 

'Işk imiş ancak anın devâsı

Gönlümde derd-i 'ışk-ı yârim var

 

Kuddûsî şükr idüb dâ'imâ dir kim

Neylerem gayrı yâr-ı gârım var

 

Ey Hakkı tâlib

 

Ey Hakkı tâlib

Ol 'ışka râgıb

Hem nefse gâlib

Ol ir murâda

 

'Abdi o bed-kâr

Kılan güneh-kâr

Meyli beher bâr

Fısk u fesâda
 

Yüz virme aña

Bir tarfe aslâ

Şerri ol zîrâ

İşler ziyâde

 

Sığın Hudâya

Rabbü'l-verâya

Yüz tut du'âya

Subh u mesâda

 

Eyle istiğfâr

İtme istikbâr

Sen hemân yalvar

Hayy u Cevâda

 

Korkma ey ahmak

Çün Gafûrdur Hak

Ümmeti mutlak

Yakmaz lazâda

 

Rahmet seninçün

Cennet seninçün

Rü'yet seninçün

Ey 'ammi-zâde

 

Terk it hevâyı

Sevme sivâyı

'Işk-ı Hudâyı

Toldur fu'âde_

 

Mevt gelüb nâgâh

İdiser âgâh

Tutalım ol şâh

Dâr-ı fenâda

 

Heb gelen geçer

Şerbeti içer

Cân kuşı uçar

Turmaz yuvada

 

Olmışam ozan

Yokdur anlayan

Dinler mi nâdân

Gönli sivâda

 

Mâlım didiği

Giyüb yidigi

Cem' eylediği

Turmaz yuvada

 

Çün tutuk özi

Tuyamaz sözi

Göremez gözi

Düşer 'inâda

 

Hâlıkı zikr it

Kudretin fikr it

Dâ'imâ şükr it

Olgıl senâda

 

Kıl 'ışkı rehber

Ol dînde server

Zen olma ol er

Râh-ı Hudâda

 

Çün ehl-i 'irfân

Olmaz perîşân '

Uşşâk-ı Yezdân

Zevk u safâda

 

Kuddûsîyâ sen

'Işk iste Hakdan

Hem ehl-i 'ışkdan

İt istifâde

 

Hâzım Efendi

 

Hâzım Efendi

Pek bağla bendi

Bu derd-mendi

Zikr it du'âda

 

Pes sizi hergiz

Unutmayız biz

Bizi dahi siz

Anın du'âda

 

Bu dünyâ fânî

Küffâr cinânı

Kim sevdi anı

Yanar lazâda

 

Deryâya taldık

Bir gevher bulduk

Çâresiz kaldık

Virdik mezada

 

Sen pendi gûş it

Bir hoşça iş it

Hak yolına git

Kalma arada

 

Cin melek inşân

Heb cemâd hayvân

Zikr ider her ân

Arz u semâda

 

Râha girenler

Sırra irenler

Şimdi erenler

Heb ihtifâda

 

Kalmadı tâkat

Eyledim hultat

Çün virdi vahşet

Mevlâ fu'âda

 

Mevte isti'dâd

Pîşe-i evtâd

Çün eyleriz yâd

Subh u mesâda

 

Tevbe istiğfâr

İdelim her bâr

Ağlayan nâçâr

İrer murâda

 

Döner bu devrân

Yıkılur eyvan

Kuş gibi bu cân

Uçar hevâda

 

Hîç giden gelmez

Noldığın bilmez

Bircânlu kalmaz

Arz u semâda

 

Halk-ı zemâne

Düşmüş gümâne

Kaçar yabane

Kanmaz fesâda

 

Sâdık sıddîk yok

Müşfik refîk yok

Ehl-i tarîk yok

Kaldık piyâde

 

Zâhirdedür söz

Sanma tozı koz

Tâlib isteriz

Lâyık üstâde

 

Eylemez her ân

Zikri ol nâdân

Zann ider 'irfân

Ağ u karada

 

Vakt-i kıyâmet

Yaklaşdı gâyet

Kalmadı râhat

Bay u gedâda

 

Yüze gülerler

Hîle kılarlar

Bıçak bilerler

Bilişe yâda

 

Sâlik-i Allâh

Az kaldı billâh

Kanı bir âgâh

Ki içe bâde

 

Yok-durur ihlâs

Nice olsun hâs

Sanki bir rakkâs

Oynar arada

 

Kuddûsîyâ sen

Kalma yolundan

Gide cân u ten

Râh-ı Hudâda

 

Artdı mesâ'ib

 

Artdı mesâ'ib

Çün bu zemânda

Kalmadı tâkat

Sabır insânda

 

Şerrimüz artuk

Hayrımuz hîç yok

Olmışuz matrûk

Heb bu ahyânda

 

İdelim dostlar

Tevbe istiğfâr

Cümlemiz nâçâr

Oldık cihânda

 

Ağlayalım hem

Oldı müsted gam

Rabbimiz Erham

Koymaz dumanda

 

Çünki Gaffârdur

Dahi Settârdur

İşi tîmârdur

Ka'r-ı zindânda

 

Yok şerîk sana

Hâşâ ve kellâ

Kaldık Latîfâ

Bahr-i ahzânda

 

Diyelim ey Hak

Hallâk muhakkak

Hem sensin ancak

Şâh bu eyvânda

 

Ey Ganî Vehhâb

Vey Gafur Tevvâb

Gönlimizi yap

Sicn-i hicrânda

 

Kuddûsî-yi pîr

Sana yalvarır

Tehlîl ü tekbîr

Kârı her ânda

 

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Sensin velîler şâhı

Yâ Hazret-i Mevlânâ

'Afv it şu ben gümrâhı

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Gâyet 'azîmdir câhın

Mahbûbısın Allâhın

Dârü'l-emân dergâhın

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Çün tıfl iken ey sultân

Eflâki itdin seyrân

Oldı melâ'ik hayrân

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Kapunda çok muhtâcân

İrer murâda her ân

Devrinde sürer devrân

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Bed-kâr u âvâreyim

Pür zenb-i bî-çâreyim

'Asî yüzü kâreyim

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Sen şol ulu sultânsın

Ki server-i merdânsın

Hem ma'den-i 'irfânsın

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Muhtâcınam in'âm it

Mihmânınam ikrâm it

İhsânını itmâm it

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Bencileyin yok gümrâh

Lâkin didim eyvallâh

Geldim sana şey'li'l-lâh

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

'Ariflerin sultânı

Dertlülerin dermânı

Kuddûsinin cânânı

Yâ Hazret-i Mevlânâ

 

Hakkı dilersen eğer

 

Hakkı dilersen eğer

Zikre sa'y it (ey) püser

Çün zâkiri ol sever

Ol müştagil sen aña

 

Hem seni zikr ider ol

Rahmet ile bilmiş ol

Rahmeti eyler nüzûl

Her kande olsañ saña

 

Kâdirî râhı güzel

Gir o râha bî-mehel

Şeyhe vir sıdk ile el

Hem aña it iktidâ

 

Hem Hak celîsin olur

Kalbine virir sürür

Çünki eyler 'ışk zuhûr

Kalbde kalmaz mâ-sivâ

 

'Işka sebeb zikr olur

Zikr ile 'ışk tîz gelür

Kadrini 'âşık bilür

Turma çalış sâlikâ

 

Pîr seni irşâd ider

Gönlüni âbâd ider

Her zemân imdâd ider

Bil ol şeh-i evliyâ

 

İtdi bu Kuddûsîye

Himmet kalb-i kâsîye

Didi otur kürsiye

Süllâke ol râh-nümâ

 

Geliñ ey yârân

 

Geliñ ey yârân

Rüfekâcasına

Olalım ihvân

Sulehâcasına

 

Girelim râha

Varalım şâha

İrelim câha

Nukabâcasına

 

Virelim varı

Görelim yâri

Sürelim 'ârı

Büdalâcasına

 

Giyelim tâcı

Olalım racî

Dün ü gün nâcî

Fukarâcasına

 

Virelim cânı

Alalım anı

Görelim onı '

Uzemâcasına

 

Alalım himmet

Bulalım vuslat

Kılalım 'uzlet

Nücebâcasına

 

Geçelim yemler

İçelim cemler

Saçalım demler

Şühedâcasına

 

Alalım habli

Salalım nebli

Çalalım tabii

Ümerâcasına

 

Koyalım gayri

Tuyalım sırrı

Diyelim şi'ri

Şu'arâcasına

 

Yiyelim kandi

Koyalım fendi

Diyelim pendi

Hutebâcasına

 

Virelim bir cân

Görelim cânan

Sürelim devrân

Şürefâcasına

 

Sevelim bir hûb

Ki ola mergûb

Olalım meczûb

Hunefâcasına

 

Bilelim râzî

Olalım gâzî

Alalım bâzı

Huzekâcasına

 

Yanalım her ân

Olalım hayrân

Kılalım seyrân

Gurebâcasına

 

Bulalım teslîm

Alalım ten'îm

Kılalım ta'lîm

'Ulemâcasına

 

Kanalım her ân

Yanalım her ân

Dönelim her ân

Üdebâcasına

 

Açalım meydân

Saçalım mercân

Uçalım her ân

Zurafâcasına

 

Bulalım bürhân

Olalım Lokmân

Kılalım dermân

Hükemâcasına

 

Geliñ kardaşlar

Baña hâldaşiar

Dökelim yaşlar

Zu'afâcasına

 

Eyle Kuddûsî

Hakk-ıla ünsi

Ko kamu nâsı

'Ukalâcasına

 

Rıfk it Latîfâ

 

Rıfk it Latîfâ

Hasteyim zîrâ

Lutf idiib baña

Kıl şifâ i'tâ

 

Derdim kati çok

Râhatım hîç yok

Fazlmsa artuk

Geldim çü saña

 

Çün 'ıyâl evlâd

İdemez imdâd

Gönlümi âbâd

Eyle sen şâhâ

 

Medhûş olmışam

Yanaram her dem

Cân kayırmazam

Pervâne-âsâ

 

Oldı kalb vîrân

Tobtolu ahzân

Hâlim perîşân

Sanadur şekvâ

 

Şevk ile her ân

Eylerem efgân

Direm ey Rahmân

Rahmetin deryâ

 

İtdi Kuddûsî

Terk üns-i nâsı

Artdı sevdâsı

Pîr iken hâlâ

 

Tevhîde gel tevhîde

 

Matlûbın dîdâr ise

Tevhide gel tevhide

Maksûdın o yâr ise

Tevhide gel tevhîde

 

İster isen ey püser

Vasl-ı Yezdânı eğer

Geç kamudan ser-te-ser

Tevhîde gel tevhîde

 

Tevhîd ile gir yola

'Işk-ı Hak tolsun dile

İrem dirsen menzile

Tevhîde gel tevhîde

 

Çal yire 'âr şîşesin

Öğren 'ışk lebîşesin

Ko sivâ endîşesin

Tevhîde gel tevhîde

 

Ol Kird-gâr-ı Ganî

Niçün yaratdı seni

Bilmek istersen anı

Tevhîde gel tevhîde

 

'Âr u nâmûsı bırak

Cümle varın oda yak

Sîl olub 'ummâna ak

Tevhîde gel tevhîde

 

Yan 'ışk(ın) odına yan

Nûr-ı tevhîde boyan

Bulsun ol cânânı cân

Tevhîde gel tevhîde

 

Her kim tevhîde gelür

Maksûdını tîz bulur

Dû cihânda şâh olur

Tevhîde gel tevhîde

 

Subh u mesâ yaz u kış

Derûn tevhîde çalış

Hail olur her müşkil iş

Tevhîde gel tevhîde

 

Halka-i tevhîde gir

Şîşe-i nâmûsı kır

Varlığını sîle vir

Tevhîde gel tevhîde

 

Ey Kuddûsî sözi kes

Allah bes Bâkî heves

Şirk ehli oldı nekes

Tevhîde gel tevhide

 

'Âşıkam yâre

 

'Âşıkam yâre

Oldum âvâre

Yanaram nâre

İsterem çâre

 

Ağlamak kârım

Dün ü gün zârım

Bakmaz ol yârim

Ben günâh-kâre

 

Dil dama düşdi

Gam başdan aşdı

'Andelib şaşdı

Girdi gülzâre

 

'Işka yâr oldum

Bî-karâr oldum

Şerm-sâr oldum

Düşdüm eş'âre

 

Turmayub her ân

Eylerem efgân

Olmışam hayrân

Hüsn-i dil-dâre

 

Bu 'ışk-ı ra'nâ

Bir kâr-ı zîbâ

Benzemez aslâ

Bir gayrı kâre

 

'Ummâna taldım

Hayretde kaldım

Gönlimi saldım

Ben o dil-dâre

 

Kuddûsîyâ gel

Çek cümleden el

Olmagıl tenbel

Git Kird-gâre

 

Mâ'ilem yâre

 

Mâ'ilem yâre

Bakmam ağyâre

Yanuban nare

Düşdüm eş'âre

 

'Işkdır üstâdım

Dostdur murâdım

Var istinâdım

Ol kâr-güzâre

 

Manzaram dîdâr

Görirem her bâr

Gözlerim bakar

Rûy-ı dildâre

 

Çünki 'ışk geldi

Varımı aldı

'Akıbet saldı

Gönlümi yâre

 

Ağlamak kârım

Yok ihtiyârım

Dün ü gün zârım

Bulmadım çâre

 

'Işk nâr u nurdur

Hüzn ü sürürdür

Ehli mesrurdur

Râzî bu kâre

 

Bilinür dildâr

'Işk-ıla ey yâr

Münkir-i bî-'âr

Gelmez ikrâre

 

Sen de ey sâlik

Ol 'ışka mâlik

Olmagıl hâlik

Git Kird-gâre

 

Zâhidin bâli

Cezbeden hâlî

Benzer a'mâli

Nakş-ı dîvâre

 

Çok 'amel kılmış

'Ucb-ıla tolmış

Benlikde kalmış

Düşmiş inkâre

 

Cenneti almış

Kasvetle tolmış

Gönlüni salmış

Semt-i ağyâre

 

Atdı Kuddûsî

'Arı nâmûsı

Düşdi ârzûsı

Seyr-i dildâre

 

Dir Allah Allah 1

 

Durmaz lisânım

Dir Allah Allah

Cismimde cânım

Dir Allah Allah

 

Yüzüm yanağım

Dişim dudağım

Sadrım dimâğım

Dir Allah Allah

 

'Işk oldı kasmim

Zikr oldı resmim

Eczâ-yı cismim

Dir Allah Allah

 

Çeşmim kulağım

Destim ayağım

Lahmimde yağım

Dir Allah Allah

 

Hem üstühânım

Tamarda kanım

Dâ'im cenânım

Dir Allah Allah

 

Sen de ey mü'min

Bum vird idin

İnşân melek cin

Dir Allah Allah

 

Zî-rûh cemâdât

Ehl-i semâvât

Cümle beriyyât

Dir Allah Allah

 

İsm-i Zâtdur bu

Kıl ü kâli ko

Külli şey yâ

Hû Dir Allah Allah

 

Her dem di Allah

Kevneyne ol şâh

Necm ü şems ü mâh

Dir Allah Allah

 

İtme Kuddûsî

Gayr-ıla ünsi

Allah enîsi

Dir Allah Allah

 

Dir Allah Allah 2

 

'Aşık-ı Yezdân

Dir Allah Allah

Tâlib-i 'irfân

Dir Allah Allah

 

Nemi ü tuyûr hem

Zikr ider her dem

Nâtık u ebsem

Dir Allah Allah

 

Zî-rûh cemâdât

Eyler 'ibâdât

Cümle mahlûkât

Dir Allah Allah

 

Mahv eyle sânı

Ol Hakda fânî

Kim diler anı

Dir Allah Allah

 

İt hemân tekrâr

Bu ismi her bâr

Sâlik-i Cebbâr

Dir Allah Allah

 

İns ü cin dâ'im

Kullukda kâ'im

Vahş u behâ'im

Dir Allah Allah

 

Yirler felekler

Cümle melekler

Suda semekler

Dir Allah Allah

 

Allah di ey yâr

Her zemân her bâr

Müştâk-ı dîdâr

Dir Allah Allah

 

Her derde dermân

Zikr-i Hak ey cân

İsteyen rıdvân

Dir Allah Allah

 

Zikr eyle'âşık

Ol vasla lâyık

Tâlib-i sâdık

Dir Allah Allah

 

Gel yan bu nâra

Git Kird-gâra

Arayan çâre

Dir Allah Allah

 

Olma Kuddûsî

Bu ismi nâsî

Hak âşinâsı

Dir Allah Allah

 

Lâ ilâhe illallâh 1

 

Vird-i cümle enbiyâ

Lâ ilâhe illallâh

Dahi vird-i evliyâ

Lâ ilâhe illallâh

 

Zikr iden 'âşık olur

Vuslata lâyık olur

Çok diyen sâbık olur

Lâ ilâhe illallâh

 

Eyle iksâr anı sen

İtme gaflet misl-i zen

Di gücün yiter iken

Lâ ilâhe illallâh

 

Sen de meşgûl ol aña

Gice gündüz sâlikâ

Şevk-ıla di dâ'imâ

Lâ ilâhe illallâh

 

Mü'min ider kâfiri

A'lâ ider ahkarı

'Ârif olur müksiri

Lâ ilâhe illallâh

 

Gitdi kervân kalk uyan

Çok yatan görür ziyân

Di hemân zâhir nihân

Lâ ilâhe illallâh

 

Zikre Kuddûsî çalış

Bil anınla biter iş

Çok diyüb Hakka iriş

Lâ ilâhe illallâh

 

Lâ ilâhe illallâh 2

 

Zikr içinde pâdişâh

Lâ ilâhe illallâh

Di bulasın 'âlî câh

Lâ ilâhe illallâh

 

Hakkı eylerseñ taleb

Tevhîd eyle rûz u şeb

Kurb-ı Mevlâya sebeb

Lâ ilâhe illallâh

 

Cümle zikrin efdali

Çok diyen olur velî

Âsân ider müşkili

Lâ ilâhe illallâh

 

İt kamudan 'uzleti

İhtiyâr it vahdeti

Diler iseiı vuslatı

Lâ ilâhe illallâh

 

Her kim eylerse devâm

Bulur ol yüce makâm

Turmayub di subh u şâm

Lâ ilâhe illallâh

 

Tağı bâğıstân ider

Nârı gülistân ider

Bendeyi hâkân ider

Lâ ilâhe illallâh

 

Gâfili âgâh ider

Hem fakîri şâh ider

Vâsıl-ı dergâh ider

Lâ ilâhe illallâh

 

Mücrimi mağfur ider

Dilleri pür-nûr ider

Mâsivâdan dür ider

Lâ ilâhe illallâh

 

Alçağı a'lâ ider

Re'yini evlâ ider

Vâsıl-ı Mevlâ ider

Lâ ilâhe illallâh

 

Yolların çün akrebi

Didi tevhîddür Nebî

Çok diyüb bul matlabı

Lâ ilâhe illallâh

 

'Ariflerin sal'ası

Ehl-i 'ışkın cür'ası

Mü'minin hoş kal'ası

Lâ ilâhe illallâh

 

Göklere nûrı ağar

Meclise rahmet yağar

Disün kibâr u sığâr

Lâ ilâhe illallâh

 

Bahr-i'ışka taldurur

Kalbe 'irfân toldurur

Sana Hakkı bildirir

Lâ ilâhe illallâh

 

Şânını hem ref ider

Cümle renci def ider

Her belâyı def ider

Lâ ilâhe illallâh

 

Göreyim dirsen cemâl

Lücce-i tevhide tal

Eşref-i cins-i mukâl

Lâ ilâhe illallâh

 

Çün 'Alîye bilmiş ol

Eyledi telkîn Resul

Didi Hakka toğrı yol

Lâ ilâhe illallâh

 

Turma Kuddûsî hemân

Anı vird it her zemân

İsm-i a'zam bî-gümân

Lâ ilâhe illallâh

 

Lâ ilâhe illallah 3

 

Sálikleriñ menheci

Lâ ilâhe illallah

Bendeyi şâh idici

Lâ ilâhe illallah

 

Gayrı gönülden sürer

Huyım güzel ider

Di be-her dem ey püser

Lâ ilâhe illallah

 

Saña direm diñle ben

Fırsatı fevt itme sen

Di diliñ söyler iken

Lâ ilâhe illallah

 

Kalbde şevk hâsıl olur

Hem aña 'irfân gelür

Çok diyen vuslat bulur

Lâ ilâhe illallah

 

Hak Resûlinden

'Alî İstedi akreb yolı

Didi vird it ey velî

Lâ ilâhe illallâh

 

Mâsivâ hubbın komaz

Zâkire tatlı niyâz

Turma oku kış u yaz

Lâ ilâhe illallâh

 

İt anı iksâr hemîn

Dâ'imen fî-külli hîn

Cümle yollardan yakîn

Lâ ilâhe illallâh

 

Eyle Kuddûsî devâm

Her zemân her subh u şâm

Di cemâl ise merâm

Lâ ilâhe illallâh

 

Lâ ilâhe illallah 4

 

Cümle zikriñ efdali

Lâ ilâhe illallah

Çok diyen olur velî

Lâ ilâhe illallah

 

Turma sa'y eyle aña

Gice gündüz dâ'imâ

Şevk-ıla di sâlikâ

Lâ ilâhe illallah

 

Ma'rifet şemsi toğar

Kalbe hem rahmet yağar

Disün kibâr u sığâr

Lâ ilâhe illallah

 

Bir dise kâfir anı

Mahv idiser küfrini

Pâk ider hem kalbini

Lâ ilâhe illallah

 

Zikr-ile 'ışk tîz gelür

Kalbe hem âgâh olur

Çok diyen Hakkı bulur

Lâ ilâhe illallah

 

Bil ki dimişdür

Nebí Aña yollar akrebi

Esheli hem ensebi

Lâ ilâhe illallah

 

Fazlı bî-had kendi az

Aña uymaz hac niyâz

Bir diyende zenb komaz

Lâ ilâhe illallah

 

Çok diyen fikr it nolur

Ecri çün efzûn olur

Müksiri devlet bulur

Lâ ilâhe illallah

 

Münkiri menfur olur

Câhidi makhûr olur

Kâ'ili mağfur olur

Lâ ilâhe illallah

 

Hakka isterseñ likâ

Eyle zikrin dâ'imâ

Di hemân Kuddûsîyâ

Lâ ilâhe illallah

 

Bâg-ı'ışkım gül oldı

 

Bâg-ı'ışkım gül oldı

Heb çemen sünbül oldı

Dertli dil bülbül oldı

Yandı cismim kül oldı

 

'Işkı içime girdi

Zühdi yağmaya virdi

Şîşe-yi 'ân kırdı

Baña mürşid ol oldı

 

'Işk baña mu'teberdir

Şöyle ki tâc-ı serdir

Hem rûhuma perdedir

Aña rûh oğul oldı

 

Goñlümi yâre saldım

Bahr-i sevdâya taldım

Dâm-ı dehşetde kaldım

Ab-ı dîdem sîl oldı

 

Aldı heb varımı çün

Eyledi yüreğim hûn

Baña 'ışk-ı hümâyûn

Râhib-i müşkil oldı

 

'Işkıfi oldum gulâmı

Bilmezem subh u şâmı

Zâhidâ kes kelâmı '

Işka cânım kul oldı

 

Eyle ey Rabb ü Settâr

'Işka Kuddûsîyi yâr

Göre 'ışk-ıla dîdâr

Çün saña 'ışk yol oldı

 

Allah Ahaddir

 

Allah Ahaddir

İtmem gümânı

Bâkî Sameddir

Fânî kalanı

 

Bu mülke mâlik

Oldı ey sâlik

Külli şey' hâlik

Kalanı fânî

 

A'zam Eceldir

Hem Lem-Yezeldir

Gâyet güzeldir

Yok aña sânî

 

Hakdır inandım

Aña tayandım

Şevk-ıla yandım

Sevdim ben anı

 

Hüsnini tuydum

'Uşşâka uydum

Yolına koydum

Baş-ıla cânı

     

Bu râha girdim

Dünyâyı sürdüm

'Ubbâda virdim

Hûr-i cinânı

 

Çün anı bildim

'Işk-ıla toldum

Fark itmez oldum

Yahşi yamanı

 

Gel sen de kardaş

Ol bize yoldaş

Eyleriz hâl-daş

Sâdık olanı

 

Terk eyle kibri

Fikr eyle kabri

Fevt eyle sabrı

İncitme cânı

 

Aslın menîdür

Zâtın denîdür

Rabbin Ganîdür

Halk itdi sânı

 

Zen olma ol er

Sır virme vir ser

Sevme birâder

Cennet seveni

 

Bir gönli yıkma

Gir gönle çıkma

Gönlüne tıkma

Luss-ı nihânı

 

Olma sen ey cân

Bu 'ilme handân

Çün alur şeytân

Yoldan sapanı

 

Zikr-i Hudâ it

Sözimi işit

Hakdan yana git

Kur nerd-bânı

 

Hakka itâ'at

Bihter sanâ'at

Eyle kanâ'at

Yi kurı nâm

 

Tevhide çalış

'Işk odıyla biş

Söz dinle derviş

Görme ziyânı

 

Dünyâyı dirme

Hîç gayrı görme

Dostdan ayırma

Bir dem cenânı

 

Git yola sapma

Hem nefse tapma

Kelb gibi kapma

Mâl-ı cihânı

 

Kuddûsîyâ sen

Lutf iste Hakdan

Ol-durur iden

Kula cinânı

 

Koyub Şem'î Baba

 

Koyub Şem'î Baba dâr-ı fenâyı

Cihân-ı bâkîye göçüben gitdi

Atub hem ardına cümle sivâyı

Ecel şerbetini içüben gitdi

 

'Âşık ma'şûkını çünki ârzûlar

Cemâlin görmeğe eyler intizâr

Câvidân gülşânın idüb ihtiyâr

Dost iline cânı uçuban gitdi

 

Solar bu bakcede açılan gonca

Evrâkı dökilür vakti gelince

Emân virmez ölüm kocaya gence

Dirler fulan kimse kaçuban gitdi

 

Bu evde yahşi kem bir ahad kalmaz

Gelen gider hemîn bir dahi gelmez

Gördün mi anadan toğanı ölmez

Âdem Ata yolu açuban gitdi

 

'Âşık olan yimez sivâ gussasın

Kulağına koymaz zâhid kıssasın

Erenler feyzinden alub hissesin

Cihâna cevherler saçuban gitdi

 

Bu 'âlemde nice dem sürmiş idi

Evliyâ râhına hoş girmiş idi

Menzil-i bâlâya hem irmiş idi

Mâsivâdan cümle geçüben gitdi

 

Kuddûsîyâ aña bil gerçek 'âşık

Sâzendedir diyü zann itme fâsık

Ehl-i Hak olmağa oluban lâyık

Yârini ağyârdan seçüben gitdi

 

Bil ki ey oğul

 

Bil ki ey oğul

Tevhîd yakîn yol

Ol aña meşgul '

İrfân-ıla tol

 

Zikr it Mecîdi

Oku tevhîdi

Gice gündüz di

Ol Hakka makbul

 

Okuma ahzâb

Hazl ider îcâb

Ahret evin yap

Olmagıl meczûl

 

Hizb ile 'irfân

Bulmaz çalışan

Arar o nâdân

Tağ başında gül

 

Kuddûsîyâ sen

Kaç hurûfîden

Gücün yiterken

Zikre sâ'î ol

 

Ey Hakk u Rahmân

 

Ey Hakk u Rahmân

Vir 'ışk u 'irfân

Zikrine her ân

Kıl beni meşgûl

 

Zikr ile anlar

Hâsıl olurlar

Dimiş erenler

Zikre akreb yol

 

Tâ çocuk iken

Sâlik oldum men

Hoş bilürsin sen

Çünki 'ilmin bol

 

Düşde içmişem

İki bahri hem

Yok şekk ü şübhem

Mesned-durur ol

 

Sensin içiren

Anları viren

Cümlesi senden

Hâsıl u mahsûl

 

İdeyin tekrir

Zikri beher bâr

Eyleyen iksâr

Olur 'azîz kul

 

Eyledin müştâk

Sana ey Hallâk

Hem idüb intâk

Çok nazmı makbul

 

Biri şerî'at

Biri tarikat

'İlm-i hakîkat

Oiınur me'mûl

 

Kuddûsîyâ sen

Vusl iste Hakdan

Geç sivâsından

Olmagıl mahlûl

 

Dermân imiş derd

 

Dermân imiş derd

Men anı buldum

Derd ehlidir merd

Merdânı buldum

 

Derd 'ışk-ı Yezdân

'Işk şems-i tâbân

Dir anı bulan

Dermânı buldum

 

'Işkı kesb it sen

Bul dostı irken

Di hamd idüben

Cânânı buldum

 

Zikre devâm it

Hak yolına git

Aniñla işit

Hannânı buldum

 

Kuvvetli mürşid

Himmetli mürşid

Nusretli mürşid

Geylânı buldum

 

Aña mürîd ol

Maksûdmı bul

Di oluban kul

Sultânı buldum

 

Kuddûsîyâ gel

Vir mürşide el

Olmagıl tenbel

Di Hânı buldum

 

Ey şehen-şâhım

 

Ey şehen-şâhım

Çokdur günâhım

'Abd-i gümrâhım

Dilerem gufrân

 

Suçumı bildim

Kapuña geldim

Çâresiz kaldım

Sen eyle dermân

 

Pîr olub bugün

Hem hasta mahzûn

Oldı gam efzûn

Kıl beni handân

 

Yok çünki tâkat

İtmeye hıdmet

İt baña kuvvet

'Âfıyet ihsân

 

Eylerem ârzû

Eki ü şürb uyhu

Oluban sayru

İnlerim her ân

 

Bî-hisâb ekdâr

Gün-be-gün artar

Oldı ey Gaffâr

Hâlim perîşân

 

Kuddûsî dâ'im

Nefsile kâ'im

Olmayub sâ'iııı

Bir misl-i sıbvân

 

İli yirme sen

 

İli yirme sen

Yirilür yiren

Sevilür seven

Dögilür dögen

 

Çün iden bulur

Öldiren ölür

Udi hoş olur

İli hoş gören

 

İli bil cemîl

Özini zelîl

İli yahşi bil

Seni müfetten

 

İli itme zem

Dime nâsa kem

Seni öğme hem

İle di hasen

 

İli yakmagıl

İli yıkmagıl

İli sıkmagıl

Sıkılur sıkan

 

İle it 'atâ

Hemân al du'â

Yapagör binâ

Yıkılur yıkan

 

İli hayr ile

Mugîn al dile

Sögme hîç ile

Sögilür sögen

 

İle eylik it

Sözimi işit

Yola toğrı git

Olma yol kesen

 

İle di reşîd

Özine pelîd

Di ile sa'îd

Ögilür öğen

 

Di Kuddûsîyâ

Dâ'im ey Hudâ

İle vir a'lâ

Baña hüsn-i zann

 

Aradım bulmadım

 

Aradım bulmadım Rumda Hicâzda

Karidedir ey gönlüm bilmem turağın

Eğlenüben kaldiñ 'ışk-ı mecâzda

Hakîkat râhına gitmez ayağın

 

Kalbiñiñ bünyâdı buldı vehânet

İtmediñ sen anı aslâ sıyânet

Ben seni eyledim Hakka emânet

Söyünmesün hergiz nûr-ı çerâgın

 

Beklemeyüb bir dem feryâd idersin

Mecnûn olub sahrâlara gidersin

Dâ'imen Leylânm izin güdersin

Yiriñ oldı başı pes yüce tağın

 

'Aceb niçün uyhu gelmez goziñe

Bir kimse de mahrem olmaz râzına

İnanmazam şimden girü sözine

Belürsizdir zîrâ sol ile sağın

 

Coşkun sular gibi akub çağlarsın

Kendini odlara yakub tağlarsın

Gice gündüz efgân idüb ağlarsın

Eridi kalmadı yürekde yağın

 

Meyil virme dirdim nakş-ı cihâna

Tutmadın sözimi atdın yabana

'Işk derdini itdin 'özür bahâne

Tuymadı pendimi aslâ kulağın

 

Gel geç mecâzîden dîvâne gönlüm

Tâlib ol 'ilm ile 'irfâna gönlüm

Dost elinden nûş it peymâne gönlüm

Dirsen yakın olsun eğer ırağın

 

Kuddûsîye cefâ itme ey gönül

Hem 'ömrini hebâ itme ey gönül

Gel meyl-i mâsivâ itme ey gönül

Bâkî kalur sanma geçer bu çağın

 

Yârim şâh-ı hûbândır

 

Yârim şâh-ı hûbândır

Oldukça bu tarz olsun

Cânım aña kurbândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Dildâra elim irmez

Ağyârı gözüm görmez

Bir mahbûb-ı tâbândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Pervâne olub müştâk

Şem'a cân ider ihrâk

Bülbül güle hayrândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Hamr-i 'ışkı itdim nûş

Oldum tâ ebed sarhoş

'Aşk her derde dermândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Bu 'ışka nihâyet yok

Bir deryâ ki gâyet yok

Âşık işi efgândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Men terk-i sivâ itdim

Hem meyl-i Hudâ itdim

Çeşmim yaşı bârândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Dîvânesiyem anın

Hem kulı o sultânın

Çün ol şâh-ı şâhândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Kuddûsî-durur adım

'Işk oldı ki üstâdım

Ol bir bahr-i 'ummândır

Oldukça bu tarz olsun

 

Gerçek erenler

 

'Uşşâk-ı Yezdân

Gerçek erenler

Tâ ebed mestân

Gerçek erenler

 

Erbâb-ı irşâd

Ashâb-ı imdâd

Aktâb-ı evtâd

Gerçek erenler

 

Gayrı terk iden

Mevlâya giden

Süllâki yiden

Gerçek erenler

 

'Işk-ıla tolan

Cân fidâ kılan

Mevlâyı bulan

Gerçek erenler

 

Yok 'ucb u riyâ

Anlarda aslâ

Evliyâ hakkâ

Gerçek erenler

 

Kıydılar câna

İrdiler kâna

Hizb-i merdâne

Gerçek erenler

 

Yandılar nâre

Buldılar çâre

Gitdiler yâre

Gerçek erenler

 

'Işka giriftar

Oldılar anlar

Zümre-i şüttâr

Gerçek erenler

 

'Akla gelmezler

Ayık olmazlar

Re'yi bilmezler

Gerçek erenler

 

Halkdan kaçarlar

Dosta uçarlar

Serden geçerler

Gerçek erenler

 

Tuyan nidâyı

Koyan sivâyı

Bulan Hudâyı

Gerçek erenler

 

İdiserler bil

Ma'rifet tahsîl

Hem kat'-ı menzil

Gerçek erenler

 

Kuddûsîyâ sen

Olgıl anlardan

Tenriyi bilen

Gerçek erenler

 

Mest ü hayrânım

 

Mest ü hayrânım

Zâr u giryânım

Her dem lisânım

Hû dimek ister

 

Pendimi tut gel

Bir ere vir el

Ölmezden evvel

Hû dimek ister

 

Gezme yabanda

Bul Hakkı sende

Olmağa bende

Hû dimek ister

 

Gayriyi koyan

Kalbini yuyan

'Aşıkım diyen

Hû dimek ister

 

'İrfân isteyen

İhsân isteyen

Cânân isteyen

Hû dimek ister

 

İns cin melekler

Yirler felekler

Suda semekler

Hû dimek ister

 

Gözümden yaşlar

Akmağa başlar

Cümle kurd kuşlar

Hû dimek ister

 

Gice ol kâ'im

Gündüzin sâ'im

Ehl-i Hak dâ'im

Hû dimek ister

 

Oda yak cânı

İste cânânı

İsteyen anı

Hû dimek ister

 

Terk it sivâyı

Olma hevâî

Seven Hudâyı

Hû dimek ister

 

O1 nefse mâlik

Olmagıl hâlik

Sıdk-ıla sâlik

Hû dimek ister

 

Anın 'ışkıyla

Leyi ü nehârâ

Sâ'at dakîka

Hû dimek ister

 

Hû ism-i a'zam

Hû Hû di hocam

Kuddûsî her dem

Hû dimek ister

 

Hoca efendi

 

Hoca efendi

Dinle bu pendi

'Ömrin tükendi

Rihlet yakındır

 

Yok ölüm sandın

Nefse aldandın

Câha güvendin

Rihlet yakındır

 

Tuydum azmışsın

Kuyu kazmışsın

Sıdkı bozmışsın

Rihlet yakındır

 

İtmedin ikrâr

Eyledin inkâr

Eyle istiğfâr

Rihlet yakındır

 

Çok cefâ kıldın

İtdiğin buldın

Bil imdi noldın

Rihlet yakındır

 

Bu cihân fânî

Mahdûd zemânı

Bil böyle anı

Rihlet yakındır

 

Hoş muhib iken

Oldın çü düşmen

Hâzır ol var sen

Rihlet yakındır

 

Azmayınca kul

Olur mı ma'zûl

Oldı güşâd yol

Rihlet yakındır

 

'Uşşâka kardaş

Niçün atdın taş

Gidiyor cân baş

Rihlet yakındır

 

Koyuban hayrı

İşledin şerri

Eyle sen seyri

Rihlet yakındı

 

Kuddûsîyi Hak

Bil itdi muntak

Hâzır ol fakfâk

Rihlet yakındır

 

Kutbü'l-evliyâ

 

Kutbü'l-evliyâ

Re'sü'l-etkıyâ

Restü'l-enbiyâ

İz'ân sizdedir

 

Hakkın hâzini

Sırr-ı râzını

Künti kenzini

'İrfân sizdedir

 

Fazlın duyuldı

Kadrin bilindi

îkân kılındı

İhsân sizdedi

 

Zemînde şâh siz

Sırra âgâh siz

Semâda mâh siz

Cevlân sizdedir

 

Ulu sultânım

Vâfır selâmım

Gizlü penâhım

Rıdvân sizdedir

 

Kuddûsî bildim

Kapuna geldim

Bâba kul oldum

Gılmân sizdedir

 

Sene bin iki yüz kırk sekiz

 

Sene bin iki yüz kırk sekiz oldı

Kıyâmet 'alâmeti eyledi zuhûr

Bir şedîd kış olub benzimiz soldı

Ditreşüb inleriz misâl-i zenbûr

 

Görmemiş böyle bir şitâ pîrler

Ecdâdımız dahi görmemiş dirler

'Akıllar ağlaşub gam gussa yirler

Ârif olan bundan çok 'ibret alur

 

Küp küpecik desti bardak yarıldı

Koyun kiçi sâ'ir hayvân kırıldı

Bu musîbet bize Hakdan virildi

Sanmanız anı kim 'abes oluyor

 

Alimler kitâbın sırrın bilürler

Kâmiller kıssadan hisse alurlar

Dün ü gün tevbeye meşgûl olurlar

Dirler kıyâmetin rûzı geliyor

 

Zukâklar buz ile kar ile toldı

Dükkân değirmenler kapanub kaldı

Bir köyden bir köye gidilmez oldı

Üç guruşa çıkdı bir tabla kömür

 

Evlerimiz dahi toldı kar ile

Az kaldı ki tağlar taşlar yarıla

Ünsiyyet eyledik şimdi nâr ile

Elmadan armuddan tatlı oldı kor

 

Çocuklar tandırın başına üşdi

Garîbler miskinler külhâna düşdi

Yolcılar yazıda üşüyüb şaşdı

Kimisi kurtılur kimisi ölür

 

Çün idelim istiğfârı kardaşlar

Dökelim gözlerden kan ile yaşlar

Döyemez bu kışa ağaçlar taşlar

İnşân hayvân aña döye mibilür

 

Yaz gelüb semûmdan öldi çok inşân

Kış gelüb kırıldı bî-hisâb hayvân

Ağlayub yalvaralım isteyüb gufrân

Diyelim 'afv eyle bizi ey Gafûr

 

Bundan eşedd imiş cehennem kışı

Ta'zîb iderler(miş) anda serkeşi

'Akıldan hâricdür Teñriniñ işi

Her şeyde var hikmet bizlere mestur

 

Zulm eylemez nâsa zerrece

Hudâ Lâyık olduk geldi bize bu şitâ

A'mâle göredür herkese cezâ

Taksîr iden lâ-büd cezâsın bulur

 

Kur'ânda Gaffârım ben deyü söyler

Suçum bileni mağfiret eyler

Kibr ü 'inâd iden tamuyı boylar

Bilmeyen suçum olısar makhûr

 

'Âmmeten geldi çünki bu belâ

Dir iseñ bunuñ hikmeti nola

Diñle cevâbını vireyim saña

Müntakam kimimiz kimimiz me'cûr

 

'Ayân oldı bunda kudret-i Kahhâr

Eyleyelim gice gündüz istiğfâr

Kurılar içinde yaşlar da yanar

Tâ'ibleri sever Hak idüb mağfur

 

Kalbinden 'adâlet merhamet gitdi

Pâdişâhı bize musallat itdi

Emr-i Hallâk ile halkı incitdi

Añlamayan anı kul itdi sanur

 

Uzatdiñ (sen) katı sözi Kuddûsî

Uyandırmak kasdiñ pend idüb nâsı

Vir nefsiñe öğüt ey kalbi kâsî

Gözsizleri nice yidebilür kör

 

Korkutma ümmeti

 

Korkutma ümmeti söyleme artuk

Yürekleri yufka tâkatleri yok

Rahmândur Tenrinin rahmeti pek çok

Me'mûldür cümleyi itmesi mesrur

 

Hadîsde buyurdı Habîb-i Vehhâb

Yokdur ümmetime ahretde 'azâb

'Azâbı dünyâda çekdiği 'ikâb

Ahretde ne 'azâb ne 'ikâb görür

 

Sahîhdir bu hadîs gerçi ey kardaş

Lâkin sen rûz u şeb dök gözünden yaş

İtme gurûr olma şeytâna yoldaş

Çünki gurûr ile oldı ol menfur

 

Dost da'vetin gûş idüb

 

Dost da'vetin gûş idüb

Çağırıram dost dost

Deryâ gibi cûş idüb

Çağırıram dost dost

 

Gönlüm diler yârını

İstemez ağyârını

Ârzûlar dîdarını

Çağırıram dost dost

 

İsmini yâd eylerem

Şugl-i evrâd eylerem

Âh ü feryâd eylerem

Çağırıram dost dost

 

Döyemez dil hasrete

Tâkatim yok firkate

Düşmişem bir hayrete

Çağırıram dost dost

 

'Işk odına yanaram

Dostuma irsem direm

Seyr-i dîdâr isterem

Çağırıram dost dost

 

Taldı 'ummâna gemim

Yâreme yok merhemim

'Işk u sevdâ hem-demim

Çağırıram dost dost

 

Ad u sandan geçmişem

Cism ü cândan geçmişem

Dû cihândan geçmişem

Çağırıram dost dost

 

Tıfl oluban ağlaram

Yüreğimi tağlaram

Gâh sil olub çağlaram

Çağırıram dost dost

 

Gâh gül olub kokaram

Gâh od olub yakaram

Gâh su olub akaram

Çağırıram dost dost

 

Görmişem ol güzeli

Gün gibi hüsnü celî

'Işk ile oldum deli

Çağırıram dost dost

 

Gâhi olub mest-i câm

Söylemezem hîç kelâm

Gâhi olub şâd-kâm

Çağırıram dost dost

 

Hicre olub mübtelâ

Bulmadım aslâ devâ

Arzûlayuban likâ

Çağırıram dost dost

 

Dindi Kuddûsî bana

Giderem dostdan yana

Turmayub subh u mesâ

Çağırıram dost dost

 

Tevhîd erenlerin yoludur

 

Tevhîd erenlerin yoludur yolu

Bu yola gitmeyen delüdür delü

………………..

……………….

 

Hakka giden yollar çokdur be-gâyet

Yokdur hisâbına hadd u nihâyet

Tevhide çalışub iden ri'âyet

Hak katında kadri uludur ulu

 

Tahsîl-i ma'rifet bununla olur

'Âşıklar vuslatı bununla bulur

Her kim ki tevhide hoş devâm kılur

Mevlânın sevgilü kuludur kulu

 

Yalınız 'ilmiyle kişi er olmaz

Zikre çalışmayan Allahı bulmaz

'Işk bağında biten çimenler solmaz

Zâkir ol bağçanın gülüdür gülü

 

Zikr eyle Kuddûsî sen leyi ü nehâr

Dîvân-ı Kuddûsa tevhîd ile var

Zâkirin gönünde şöyle bil envâr

Bahr-i 'ummân gibi toludur tolu