|
2.FEN/3.BAB | ||
İKİNCİ FASIL
Göğüs, omuz, el ve parmak adalelerinin keyfiyet ve hareketlerini altı madde ile
açıklar.
Göğsü kavrayan ve yayan adaleleri bildirir.
Ey aziz, malûm olsun ki, anatomi bilgileri demişlerdir ki: Göğsü hareket ettiren
adalelerin bazısı, ancak yayar kavramaz. Göğsün bu adalelerindendir ki, nefs
uzuvlarıyle gıda uzuvları arasında perde olan açıklanacak adaleler bunlardandır.
Bir çift adale dahi boyun kemiği altında konulmuştur ki, bitiş yeri omuz başına
uzayan adı geçecek cüzden bulunmuştur. Göğsün birinci kaburgasına sağ ve soldan
bitişip, o kaburgayı çekmek içindir. Bir çift adalesinin iki kat ferdinin iki
cüzünün üstleri boyuna bitişik olup, onu hareket ettirmiştir. Aşağıları, göğsü
hareket ettirmeğe yetmiştir. Göğsün beşinci ve altıncı kaburgasına bitişik olan,
aşağıda anlatılacak, bir adaleye karışıp gitmiştir. Bir çift adalesi dahi
omuzdan bir çukur yerden bitmiştir ki, birinci omurdan omuza inen bir çift
adaleye yetmiştir. İkisi bir adale gibi olup, arkadaki kaburgalara gitmiştir.
Dördüncü çift adalesi, boyunun yedinci omurundan ve göğsün birinci ve ikinci
omurundan çıkıp, böğür kaburgalarına bitişik olmuştur ki, göğsü yayan adaleler
bunlardır.
Göğsü kavrayan adalelerin biri tali olarak kavrayıcı perdeden ve bizzat kavrayan
adalelerden bir çift adaledir ki, üst kaburgaların esasları altında uzayıp,
göğsü bağlamış ve toplamıştır. Bir çifti dahi bu kaburgaların etrafı yanında,
çene ile hançere arasında bitişip, karnın düz adalelerine karışmıştır. İki çift
adale dahi bu çifte yardımcı kılınmıştır.
Göğsü hem kavran, hem de yayan adaleler onlardır ki, kaburga aralarını
birleştirmişlerdi. Şu halde her kaburga arasında dört adale vardır ki,
liflerinin bazısı, kaburgaların dışına, bazısı içine varıp bitişmişlerdir. İki
adale boynun omuz tarafına gelip, evvelki kaburgaya sağ ve soldan bitişmiştir.
Onu yukarıya kaldırıp, göğsün ayrılmasına yardımcı kılınmıştır. Şu halde göğüs
adalelerinin hepsi doksana ulaşmıştır.
Omuzu hareket ettire yedi çift adaledir ki, iki çifti başın sonundan gelip, bir
çifti omuzun üstüne, boyun kemiğine varıncaya dek yetmiştir. Baş nihayetinde
eğim ile omuzu kaldırmıştır. Öbür çifti dahi, omuzun aslına bitişik olup, onu,
baş hizasına kaldırmıştır. Bir çift adale dahi birinci omurdan gelip, omuz
üstüne bitişip, onu boyuna yakın etmek için yetmiştir.
Dördüncü çift, lam kemiğinden bitip, yine omuzun üzerine gidip, onu
kaldırmıştır. İki çift adale, göğüs omurlarında ve boyun omurlarında olan
susamsılardan bitip, omuzu, geriye ve aşağıya hareket ettire gitmiştir.
Yedinci çift, kalandan çıkıp, sadece omuzu aşağıya ve öne çekerler. Omuzu adale
ile beraber yukarı tarafa kaldırırlar. Göğsün yayılmasında dahi yardım ederler.
Omuz mafsalını pazu ile hareket ettiren adaleleri bildirir.
Ey aziz, malûm olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Omuz mafsalını
hareket ettiren pazu adaleleridir ki, onların üçü göğüsten gelip, pazuyu aşağıya
çekerler. Bu üç adalenin biri, meme altından çıkıp, pazuya yakın olan omurun önü
yanında pazunun önüne bitişik olup, omuzu aşağı getirmek ile, pazuyu göğüse
yakın eder. Adı geçen üç adalenin biri dahi bağır kemiklerinden çıkıp, pazunun
ucu iç tarafında bitişip, pazuyu kaldırmasıyla göğüse yakın eder. Üçüncü büyük
adale, bağır kemiğinden çıkıp, pazunun ön aşağısına bitişmiştir. Eğer üstteki
cüz'ü lifi ile amel ederse pazuyu kaldırarak, göğüse getirir. Eğer iki cüz'ü ile
beraber amel ederse pazuyu düz olarak göğüse getirir Pazunun iki adalesi koltuk
altından çıkıp, büyük adalenin bitişmesinden ziyade bitişip, bir büyüğü böğür
kemiğinden ve kaburgalar gerisinden gelip, pazuyu bu kaburgalar tarafına düz
olarak çeker. İkinci incesi koltuk altı derisinden ortaya eğik gelip, meme
semtinden üst tarafa çıkan adalenin kirişine bitişip, arka tarafa eğilip,
batmıştır. Evvelki adaleye yardımcı olmuştur. Bu pazunun beş adalesi dahi vardır
ki, hepsi omuz kemiğinden çıkmıştır. Bunların biri, omuzun üst kaburgası ile
diyaframı doldurup, ucu pazu tarafından dış tarafın üst cüz'üne geçip gitmiştir.
Bunların ikisinin çıkış yereri omuzun üst eğesi olmuştur. Biri büyüktür ki,
lifii alttaki cüz perdelerine gönderip, diyafram ile alt eğenin arasını
doldurmuştur. Pazunun ucuna dış taraf sonunda bitişip, pazuyu dıştan yana meyil
ile uzaklaştırmıştır.
İkincisi, birincisine bitişik olup, bununla bunun görevini yerine getire
gelmiştir. Lakin ikinci adale, omuz üstüne bağlı olup, pazunun dışına bitişip,
onu dıştan yana eğik kılmıştır. Dördüncü adale omuz kemiğinin çukur yerini
doldurup, kirişi pazunun ucunun iç tarafından giren adalenin cüz'lerine bitişip,
pazuyu geriden yana kaykıltmıştır. Beşinci adalenin bitiş yeri omuzun alt
eğesinin aşağı tarafındandır. Kirişi koltuk altının üstünden yükselip, küçük
adalenin birleşimi üstünde pazuda bitişik olmuştur. Bu adalenin işi, pazunun üt
ucunu yukarı tarafa çekmektir.
Pazunun iki başlı bir adalesi dahi vardır ki, onun işi boyunun altından ve
boyundan gelip, pazuyu kuşatmaktır. Bunun bir başı pazuya girmiştir. Öteki ucu
pazunun dışından omuz altından hasıldır. Bir miktar dolaşık şekilde dışa
eğimlidir. Şu halde eğer iki cüz'ü ile amel ederse, pazuyu düz olarak kaldırır.
Pazunun iki küçük adalesi dahi vardır ki, biri meme üstünden gelir. Biri omuz
mafsalında gömülmüştür.
Kolun adalelerini ve hareketlerini bildirir.
Ey aziz, malûm olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Kolu hareket ettiren
adalelerin bazısı yayar, bazısı kavrar. Bunlar pazu üzerinde konulmuştur.
Bunların bazısı pazunun yüzü üzerine kapanır. Bazısı yayar ve gevşektir. Bu
adaleler pazu üzerinde değildir. Lakin yayanlar, bir çift adaledir ki, ikisinden
biri içeride meyl ile kolu açar. Zira ki bu, pazunun önü altında ve omuzun alt
eğesinden çıkıp, dirseğe iç cüzleri yanında bitişmiştir. İkincisi dışarıya
meyleder. Kolu yayar. Zira ki bu adalenin kafasından gelip, dirsekten çıkan
cüzlere bitişir. Bu iki adale, işte toplandığında, kolu düz olarak yayarlar.
Kavrayanlar, bir çift adaledir ki, ikisinden büyüğü kolu, içe meyl ile kavrar.
Zira ki bu, omuzun alt çıkıntısından kargaburnun tepesinden çıkıp, pazunun içine
meyledip, dirseğin ön üst kirişine bitişir ikincisi kol dışına meyledip, kavrar.
Zira ki bunun çıkış yeri pazunun dış gerisindendir.
Bu bir adaledir ki, iki et başı vardır. Biri pazunun arkasından, biri önünden
geçip, dışarıya meyl ile kavrayan, alt dirseğin alt önüne ve içine meyl ile
kavrayanı üstüne bitişmiştir. Ta ki, sağla çekeler. Bu iki adale, bu iki işte
birleştiğinde kolu düz olarak toplarlar. Bu iki yayıcı adalenin içinde bir adale
vardır ki, pazu kemiğini kuşatıp kavrar. Kolu yüzü üzere kapayan adaleler, bir
çifttir ki, dışarıda konulmuştur. Bu iki adalenin birisi pazu başının iç
tarafının üstünden çıkıp, dirseğin üstüne bitişip, bilek mafsalı olmuştur.
İkincisi, ondan küçük, lifi geniş, uçları sinirli olup, dirseğin altından doğup,
bilek mafsalı yanında bilek kemiği üstüne bitişmiştir.
Kolu, dışı üzere yayan adaleler, bir çifttir ki, ikisinden biri iki bileğin
dışında konulmuştur. Bilek üstüne kirişsiz bitişmiştir. İkincisinin çıkış yeri,
pazunun dış ucundan yana, üstteki cüzünden uzayan ince kemikten olup, koldan
geçerek, nüfuz etmiştir. Ta bilek mafsalına yakın oluncaya değin gitmiştir.
Böylece bileğin üst tarafından iç cüzüne gelip, kiriş perdeleriyle bu adaleye
bitişmiştir.
Bilek adalelerini ve hareketlerini bildirir.
Ey aziz, malûm olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Bilek mafsalını
hareket ettire adalelerin bazısı yayıcı, bazısı kavrayıcı; bazısı dışı üzere
yaycı, bazısı yüzü üzere kapanmıştır.
Bileği yayan adalelerin bazısı birbirine bitişik olup, birbirinin alt ortasından
çıkıp, kirişi başparmağa bitişik olup, onunla işaret parmağından uzaklaşır. Biri
dahi üst bilek kemiğinden çıkıp, kirişi bilek kemiğinden başparmağın hizasına
konulan evvelki kemiğe bitişmiştir. Bu ikisi bile hareket ettiğinde bileği biraz
açarlar. Eğer sadece ikinci adale hareket eylese, bileği sırtı üzere eğer. Eğer
yalnız pazu hareket eylese, hem bileği düşürür ve hem başarmağı, işaret
parmağından uzaklaştırır. Bir adale, pazunun uç altlarından çıkıp, bilek üstünün
dış tarafından yana konulup, iki başlı bir kirişini gönderip; bir başı, işaret
parmağıyla ön ortasında konan tarağın ortasına bitişik olup, öbür başı bilek
yanında bileğin üstü üzerine dayanıp, bileği yaymıştır.
Bileği kavrayan adalelerin bir çifti, kolun dış tarafı üzerindedir ki, onun bir
adalesi pazu ucu tepesinden bitip, serçe parmağın önünde olan tarağa
bitişmiştir. Üst adalesi, onun üstünden çıkıp, yine sözü edilen tarağa
bitişmiştir. Onunla bi adalesi, pazunun alt cüzlerinden çıkıp; açıklanan iki
adalenin yerleri arasına girmiştir. Bunun iki ucu vardır ki, birine haç gibi
girmiş olup, işaret parmağıyla ortası arasında olan yere bitişmiştir. Bu ikisi
birlikte hareket ettiğinde, bileği kavrarlar. Şu halde açıklanan kavrayıcı ve
yayıcı adaleler bizzat bileği eğri ve bombeli dahi ederler. Eğer küçük parmağın
önünde bulunan tarağa itişen adale yalnız hareket ederse, avucu bir miktar sırtı
üzere döndürür. Eğer başparmağın açıklanacak adalesi, bu adaleye yardım ederse,
avucu tamam döndürür. Eğer başparmak önünde bileğe bitişik olan adale tek ve
hareketli olsa, avucu bir miktar yüzü üzere katlar. Eğer küçük parmağın
açıklanacak adalesi buna yardımcı olsa, avucu tamamen katlamış, kapamış olur.
Parmakların adalelerini ve hareketlerini bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Elin parmaklarını
hareket ettiren adalelerin bazısı, aya kemiklerinde hâsıldır. Bazısı bilek
kemiklerine bitişiktir. Eğer hepsi ayada olsalardı, etin çoğalmasıyla aya büyük
olup, hafiflik olmazdı. Onda bu letafet kalmazdı. Çünkü bilek adaleleri
parmaklardan uzak olmuştur. Şu halde onun için kirişleri yuvarlak, metin ve uzun
olup, her taraftan gelen perdelerle sağlamlık bulmuştur. Hareketli azaya
bitişmeleri için, lifleri geniş ve kuşatıcı kılınmıştır. Parmakları açıp,
aşağıya hareket ettiren adalelerin hepsi bilek kemiği üzerinde konulmuştur. Şu
halde parmakları aşağıya hareket ettirmekle açan adalelerin biri bileğin
sırtının üzerinde konulmuştur. Şu halde parmakları aşağıya hareket ettirmekle
açan adalelerin biri bileğin sırtının üzerinde konulmuştur ki, pazunun alt
ucunun dış cüzünden çıkıp, kirişlerden dört parmağa gönderip, onları aşağıya
hareket ettirmekle açmış ve yaymıştır. Bu açan adalelerin üçü dahi bir tarafta,
biribirine bitişik olup, biri pazunun uç ve dışının iki çıkıntısı arasında orta
cüzünden çıkıp, küçük parmakla yanındakine iki kiriş göndermiştir. Bu bitişik o
an adalelerin ikincisi pazu kemiğinin iki çıkıntısı altından ve alt çıkıntı
tarafından çıkmış, ortası ile küçük parmağa iki kiriş göndermiştir. Üçüncüsü üst
bileğin üstünden çıkıp, başparmağa bir kiriş göndermiştir. Bu adale yanında bir
adale dahi vardır ki, bilek adalelerinde açıklanmıştır. Onun çıkış yeri, bileğin
alt ortasıdır ki, onun kirişi küçük parmaktan başparmağı uzak etmiştir.
Parmakları açan ve kapayan adalelerin bazısı, bilek kemiği üzerinde, bazısı avuç
içinde konulmuştur. Ama bilek üzerinde olanlar, üç adaledir ki, kolun ortasında
biri birini üzerinde tertip üzere konulmuştur. En değerlileri aşağıda gömülü
olup, bileğin alt kemiğine bitişik ola adale bulunmuştur. Bunun işi, önemli
olduğundan yeri dahi korunmuştur. Bu alt adale, pazunun dış ucunun ortasından
çıkıp, ondan kirişi geniş olup, beş kirişe ayrıldıkta; her bir parmağa girip,
dört parmağın evvelki, ikinci ve üçüncü mafsallarını kavramıştır. Başparmağın
kirişi, ikinci ve üçüncü mafsalını kavramıştır. İkinci adale, bunun üstünde,
bundan küçük olup, pazu kemiğinin ucu içinden çıkıp, bilek altına bitişmesi
azdır. Bileğin üt yüzeyi ki, iç ve dış tarafa müşterektir, onun üzerinden geçip,
başparmak tarafına ulaştıkta; içeriye meyledip, kirişlerini dört parmağın
mafsallarına gönderiştir. Ta ki onları kavrasınlar. Ama üçüncü adale, kavramak
için değildir. Lakin kirişiyle avuç içine girip, aya içinde genişlemiş ve
yayılmıştır. Ta ki el ayasına dokunma ve his duygusu bahsedip ki bitmesinden ani
olup alma ve yakalamada kuvvet ve metanet vere.
El ayasındaki adaleleri ve faydalarını bildirir. Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdi ki: Kol adalelerinden başparmağı kavramak için bir tek adaleye ihtiyaç olup, dört parmak, ikişer adale ile kavranmış olmalarında hikmet budur ki, dördünün en önemli işleri, kavramaktır. Başparmağın ise en lüzumlu işleri, açılmak ve işaret parmağından uzaklaşmaktır. El ayasının kendinde olan adaleler, onsekiz bulunmuştur ki, biri birinin üzerinde iki saf kılınıp, tertip ile düzen olmuştur. Birinci saf, el ayasının iç aşağısında ve bu saf, el ayasının dış üstünde kılınmıştır. Ama aşağı safta muntazam olan yedi adaledir ki, biri, parmakları üst tarafa çekip, meyilli edenlerdir. Başparmağın adalesi bilek kemiklerinin evvelinden çıkıcıdır. Altıncı adalesi, kısa ve geniş bulunup, lifi kıvrımlı kılınmıştır ki, ucu ve ortası hizasında tarak kemiğine bağlanmıştır. Kirişi, başparmağa bitişik olup, onu aşağıya göndermiştir. Yedinci adalesi, küçük parmak yanında olan tarağın kemiğinden çıkıp, küçük parmağı aşağı indirmişti. Bu yedi adaleden hiçbiri parmakları kavramak için değildir. Belki beşi yukarı kaldırmak ve ikisi indirmek içindir. Ama üst safta muntazam olan onbir adaledir ki, sekizinden her ikisi, dört parmak mafsallarından evvelki mafsallarına, biri birinin üzerinde bitişiktirler. Ta ki evvelki mafsalları sağlam kavrayalar. Ama üçü başparmak ile küçük parmağa üçer adale indirici tayin olunup, geri kalan üçünün her birine ikişer adale indirici verilmiştir. Her parmağın kavrayıcısı dört, kaldırıcısı birer adale yaratılmıştır.
|