|
2.FEN | ||
DÖRDÜNCÜ BAB
Sinirlerin, atar ve toplardamarların keyfiyetini; bedenlerin kuvvetlerini, kıyafetle insanların ahlâk ve tavırlarının bilinmesini; uzuvların şekil farklılığı hasebiyle olan insanî vasıflar; uzuvların çekme ve seğrilmesine bağlı olan durumları beş bölüm ile hakimâne tafsil eder.
BİRİNCİ
FASIL
Sinirlerin bitme yerlerini ve faydalarını beş madde ile açıklar.
Sinirlerin konuluş hikmetlerini ve şekillerini bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Bedende olan
sinirlerin bazısının faydası, bizzat; bazısının dolaylıdır. Zatî olan faydası
budur ki, sinirler vasıtasiyle dimağ, diğer uzuvlara his ve hareket bahşeder.
Dolaylı olan faydası budur ki, eti sağlam ve bedeni kuvvetli etmiştir.
Sinirlerin köklerinin başlangıç yeri dimağ, dallarının bitiş yeri insan
cildidir. Dimağ (beyin) iki yönle sinirlerin başlangıç yeri olmuştur.
Zira ki dimağ sinirlerin bazısına bizzat başlangıç bulunmuştur. Bazısına,
kendisinden omurga omurlarına akan omuriliğin vasıtasıyla başlangıç yeri
bilinmiştir. Ama dimağın kendisinden biten sinirlerde ancak baş, yüz ve iç
organlar his ve hareket bulmuştur.
Diğer uzuvların sinirleri, omurilikten his ve hareket almıştır. Gerçekte ki, o
şânı celil olan, ihsanı genel olan Hannan ve Mennan Allah Taala hazretleri, lutf
ve inayet edip, dimağdan iç organlara inen hareket sinirlerini koruma ve
himayede büyük ihtiyat etmiştir. Zira ki başlangıçlarından uzak oldukları için,
ziyade metanet gerektiğinden, üç yerde kıkırdaklarla sinir arasında kıvamı orta
olan cisimler ile perdelemiştir ki: Birinci yer hançere, ikinci yer kaburgaların
kökleri, üçüncü yer göğsün altıdır.
Dimağın sair sinirlerinden o sinir ki, onun faydası azaya his vermektir. Ama
başlangıç yerinde bulunan tesiri kavrayıcı ve kuvvetli olmak için o sinir
kastedilen uzva en yakın tarafından girmiş ve bitişmiştir. Bu his sinirleri
ziyade yumuşak oldukça, his kuvvetini ziyade eda ederler. Metanete muhtaç
oldukları için bunlar, hareket sinirleri gibi sert ve metin olmayıp, latif ve
yumuşak bulunmuştur. Dimağın önü, öbür tarafından daha yumuşak ve ziyade hassas
olduğundan, his sinirleri önden, hareket sinirleri öbür taraftan yaratılmıştır.
Yaratıcı ve şekil verici olan Allah Taala'nın bu işlerinden çok ibret
alınmıştır.
Dimağdan biten karşılıklı sinirleri bildirir.
Ey
aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Dimağın kendisinden
biten sinirlerin hepsi, yedi çift sinir bilinmiştir. Birinci çifti koklama
âletinin başlangıcı olan, meme ucuna benzer iki çıkıntı yakınında dimağdan ön
boşluğun içindendir ki, o bir küçük boşluktur. Bu çiftin solundan biten teki
sağına, sağından biten teki soluna gelip, biri birine kavuşup, çapraz şekilde
kesişmiştir. Sonra bükülüp, sağdan biten sağ göze, soldan gelen sol göze
gitmiştir. Züccâciye (camsı) adı verilen rutubeti kuşatmak için ağızları
geniştir. Bu kesişmenin faydası üçtür. Biri budur ki, iki gözün birine akan ruh,
öbürüne dahi akmasın. Birine âfet erdiğinde, öbürü onun yerini tutsun. Onun için
bir göz kapandığında, açık gözün görüşü kuvvet bulur. Zira ki kapalı gözün nuru
ona akar. İkinci faydası, iki gözün kavraması birlikte olup, ikisinin görüşü,
kesişme içinde tek görüş olsun. Ta ki görünen bir nesne müşterek çizgide bir
şekillensin. Onun için şaşı kimse bir nesneyi iki görür zira ki, onun bir gözü
üst tarafa, bir gözü alt tarafa kayıp, göz ile kanalın kesişmesine doğru nüfuzu
bâtıl olmuştur. Müşterek çizgi önünde, sinir kırılmasından bir başka çizgiyi
vücut bulmuştur. Üçüncü faydası budur ki, sözü edilen iki sinir, biri birine
dayanak olup, biri birini dayanma ile kuvvet bulsun ve bir yaklaşma ile bitiş
yerleri göze yakın olsun.
Dimağ sinirlerinin ikinci çifti, açıklanan birinci çiftin bitiş yeri arkasından,
dış taraftan bitip, gözü kuşatan çukurun deliğinden çıkıp, göz adalelerine
bölünmüştür. Bu çift sinir gayet kalın bulunmuştur. Ta ki onun kalınlığı
başlangıcına yakınlığından lazım gelen yumuşaklığına mukavemet kılsın. Onunla
kuvvet bulup, hareket ettirmeye gücü yetsin.
Gözün on tabakasının tafsili uzun olup, bu özetleme dahi Mevla'nın kudretinin
kemaline delil olduğundan, azanın açıklanmasında uzatmaya hacet kalmamıştır.
Yaratıcı, bâri, şekil verici ve güçlü olan Allah münezzehtir. Hiçbir şey onun
dengi değildir. O işiticidir, görücüdür. Ne güzel Mevla, ne güzel yardımcı. Ey
Rabbimiz, bağış senden, dönüş sana! Büyük ve yüce Allah'tan başka güçlü ve
korkulacak yoktur.
Dimağdan biten sinirlerin geri kalan beş çiftini bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Dimağ sinirlerinden
üçüncü çift, müşterek bir çizgiyle dimağın önü, arkası ve tabası arasından
bitip, önce dördüncü çifte bir miktar karışıp, ondan ayrılıp, dört şubeye
bölünmüştür. Evvelki şubesi, açıklanacak boyun damarı girişinden çıkıp, boyundan
inip, mide zarını geçip, onun altında bulunan organlarda dağıtılmıştır. İkinci
şubesi, elmacık kemiği deliğinden çıkıp, ayrıldıkta; açıklanacak beşinci çiftten
ayrılan sinire bitişmiştir. Üçüncü şubenin maksadı, yüz önünde konulan sinirler
olup, ikinci çift çıktığı delikten önemi sinirler olan birinci çiftin boş
menfezinden geçmeyip, izdiham ile onun boşluğunu doldurmuştur. Şu halde bu şube,
o delikten ayrıldıkta; üç kısma bölünmüştür. Birinci kısmı göz pınarına
meyledip, elmacıklar, iki göz pınarı, iki göz kapağı, kaşlar ve alın adalelerine
bitişmiştir. İkinci kısmı, göz ucu yanında olan deliklerden burun içine geçip,
burnun içi tabakasında gömülmüştür. Üçüncü kısmı büyük olup, elmacık kemiğinde
bulunan boşluğa inip, iki kol olmuştur. Bir kolu, ağız içi boşluğuna girip, üst
dişlere ve onların köklerinde olan etlere dağılma ile ulaşmıştır. Öbür kolu,
onda olan elmacığın, burun uçlarının ve dudağın derisi gibi görünen uzuvlara
dağılmıştır. Bunlar, üçüncü çiftin üçüncü şubesinin üç kısmıdır. Ama onun
dördüncü şubesi, üst çene deliğinden dile geçip, dış tabakasında dağılıp, dil
ondan tatma duygusunu bulmuştur. Onun ziyadesi, alt dişler arasıda ve köklerinde
bulunan etlerine, alt dudağın içine dağılmıştır. Dile gelen şube, göz sinirinden
inme olduğundan daha sert olmuştur. Bunu sertliği, onun kalınlığına eşit olup,
muadil gelmiştir.
Dördüncü çiftin bitiş yeri, üçüncü çiftin gerisinden dimağın tabanına eğimli
olmuştur. Üçüncü çifte bir miktar karışıp, sonra ondan ayrılmakla damağa
çıktıkta, bundan damak his bulmuştur. Bu dördüncü çift, üçüncü çiftten daha
küçük ve daha sert olmuştur. Beşinci çiftin her bir siniri, bir çift olup,
dimağın iki tarafından biterek vücut bulmuştur. Bunun her bir çiftinin birinci
kısmı kulağın iç perdesine dayanıp, onun içinde hepsi dağılmıştır. Kulağa duyma
hissi ondan gelmiştir. İkinci kısım, birinciden küçük olup, hançere kemiğinde
âmâ adı verilen (kör delik) delikten girmiştir. Ortaya çıktıkta; üçüncü çiftin
sinirine karışmıştır. İkisinin çoğu, elmacık adalesi tarafına gelmiştir.
Diğerleri şakak adalelerine varıp, dağılmıştır.
Altıncı çift, dimağın arka tarafından beşinci çifte bitişik bitip, lam kemiği
yivinin sonunda olan delikten çıkıp, üç kısma bölünmüştür. Bir kısmı, yedinci
çiftin hareket ettirmesine yardım için, boğaz adalelerine ulaşan dile gelmiştir.
İkinci kısım, omuz adalelerine dağılmıştır. Üçüncü kısım, ikisinden daha büyük
bulunup, boyun damarının yükseleceği yerde ona bağlanmıştır. Ondan iç organlara
inerken, hançere paraleline geldiğinde, ondan şubeler ayrılmıştır. Hançereyi
kıkırdaklarıyla kaldıran etrafı üstünde olan adaleleri bitişmiştir. Hançerden
yükseldikte; ondan yine şubeler çıkıp, hançerenin üçüncü kıkırdağını kapayan ve
açan alt çevresini kuşatmış olan adalelere gelmiştir. Onun için tıpçılar
nazarında bunun ismi: Dönen sinir, olmuştur. Bu sinir, omurilikten çıkmayıp,
dimağdan inip gelmiştir. Ta ki düz olup, çekilmesi sağlam olsun. Bu sinir,
beşinci çiftten ve yedinci çiftten olmayıp, altıncı çiftten olmuştur. Zira ki
bunun başlangıcı yumuşak, sonu kıvrımlı olduğundan, bunun gibi sertlik ve
düzlükle inmezler ki, metanet bulup, yükselme ve dönüşe kabiliyetli olurlar. Bu
dönen şubeleri, başlangıçlarından uzaklaştırmanın hikmeti, sertlik ve kuvvet
kazandırmaktır. Dönen sinirlerin en sağlamı, hançereyi, adalelerin örtüsüne
yayıcı olan sinirdir. Sonra bu sinirin ziyadesi, ondan inip, şubeleri diyafram
ve göğsün zar ve adalelerine gidip, onda yürek, akciğer aort ve atar damarlara
dağılmıştır. Ama kalanı diyaframa geçip, açıklanan üçüncü çiftten inen şubeye
iştirakle, iç organların zarlarına dağılıp, kürek kemiğinde son bulmuştur.
Yedici çiftin bitişik yeri, dimağ ile omuriliğin ortaklaşmasından olup, çoğu,
dili hareket ettiren adalelere gelmiştir. Ondan şubelere ayrılıp, kalkan
kemiğiyle lam kemiğinin ortak olan adalelerine varıp, dağılmıştır.
Azı, bunlara komşu olan sinirlere dağılmıştır. Bu şaşırtıcı tertip ve acaip
bileşim, o yaratıcı Allah'ın kudret ve hikmetiyle nizam bulmuştur.
Boyun omurları omuriliğinden biten sinirleri bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Boyun omuriliğinden
çıkıp, omurlarından ilerleyen sinirlerin hepsi sekiz çift sinir bilinmiştir.
Birinci çifti, birinci omurun iki deliğinden çıkıp, mücerret adale uçlarıyle
dağılmıştır. Bu çift, ince ve küçük kılınmıştır. Ta ki çıkış yeri dar olsun ve
omur kemiği metaneti üzere kalsın. İkinci çiftin çıkış yeri, birinci omur ile
ikincinin aryasında açıklanan ortak deliklerden bulunmuştur. Bu çiftin çoğundan
uzuv uçları his ve dokunma duygusu bulmuştur ki, kafanın üstü dolaşıp yükselip,
baş önüne eğilmiştir. İki kulağın duş tabakalarında yerleşip, açıklanan küçük
çiftin eksiğini tedarik kılmıştır. Bunun kalanı boyun arkasında olan adalelere
ve geniş adaleye gelmiştir. Onlar onunla hareket bulmuştur.
Üçüncü çiftin çıkış yeri, ikinci omur ile üçüncü arasında müşterek olan
deliklerdendir ki, her bir siniri, iki kola ayrılıp, bir kolu onda bulunan
adalelere dağılmıştır. Özellikle baş ile boyunu bağlayan adalelere bu sinirin
şiberi gelmiştir. Onda ola omurların dikenlerine yükselip, onların köküne
yapışmıştır. Ondan onların başlarına çıkıp,o susamsılardan biten zar bağları ile
karışmıştır. Ondan geçip, iki kulak etrafına eğilmiştir.
Hayvanların bedenlerinde iki kulağı hareket ettirmek için, iki kulağa
ulaşmıştır. İkinci kolu, ön tarafa eğilip, geniş adaleye gelmiştir. Çıkışa
başladığında, ona damar ve adaleler rastlamıştır. Onlarla metanet ve sağlamlık
bulmuştur. Bu ikinci kol, hayvanlarda şakak ve kulak adalelerine karışmıştır.
Dördüncü çiftin çıkış yeri, üçüncü omur ile dördüncü arasında müşterek olan
deliklerden olmuştur. Üzerinde bulunan üçüncü çift gibi bir cüzü öne, bir cüzü
geriye bölünüp, ön cüzü küçük olduğundan, beşinci çifte karışmıştır. Öbür cüzü,
geriye dönüp, o adalelere şubeler gönderip, ondan omurgaya inip, son bulmuştur.
Beşinci çiftin çıkış yeri, dördüncü omur ile beşinci arasında müşterek olan
deliklerden olmuştur. Yine yukarıdaki gibi iki yok olup, ön kolu küçük
olduğundan yanak adalelerine gelmiştir. Başı, ön tarafa eğilimli edip, baş ve
boyun adaleleri ile müşterek olan adalelere dağılmıştır. Öbür kolu, iki şube
olup, bir şubesi ön kol ile ikinci şube arasında aracı olmuştur.
Omuzun üstlerine gelip, altıncı ve yedinci çiftin birer miktarına karışmıştır.
İkinci şube dahi, altıncı ve yedinci çiftin şubelerine karışıp, diyafram
ortasına geçmiştir. Altıncı ve yedinci çiftin çıkış yerleri, açıklanan
deliklerin düzeni üzere altında bulunan deliklerden olmuştur.
Sekizinci çiftin çıkış yeri, boyun omurlarının cüzleriyle omurga omurlarının
evvelsi arasında müşterek olan deliklerden olmuştur. Bu üç çiftin şubeleri, biri
birine karışmıştır. Altıncı çiftin çoğu, omuz yüzeyine gelmiştir. Azı, dördüncü
ve beşinci çiftin azlarıyla diyaframa inmiştir.
Yedinci çiftin çoğu gelip, azı beşinci çiftin azlarıyla diyaframa inmiştir.
Yedinci çiftin çoğu gelip, azı beşinci çiftin azıyle baş, boyun ve omurganın
adalelerine ve ondan diyaframa ulaşmıştır. Sekizinci çiftin azı, omuza galip,
çoğu adale ve kola dağılmıştır.
Diyafram, sözü edilen sinirlerden nasibini aldığından hikmet budur ki, diyaframa
gelen yukarıdan indiğinden, bölünmesi kolay olmuştur. Diyaframın işi önemli
olduğundan, sinirleri müteaddit yerlerden gelmiştir. Ta ki bu başlangıç
yerlerine isabet eden âfetle işi bâtıl olmasın. Yaratıcı, bâri, şekil verici ve
şanı yüce Allah her şeyden münezzehtir.
Göğüs ve omurga omurlarının omuriliklerinden biten sinirleri bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Göğüs omurlarının
iliğinden biten sinirlerin cümlesi oniki çift sinir yaratılmıştır.
Birinci çiftin çıkış yeri, göğüs omurlarından birinci omurla ikincinin arasında
müşterek olan deliklerden bulunmuştur. İki cüze bölünmüştür. Büyük cüzü, sert
adalelere ve kaburgalara dağılmıştır. Küçük cüzü, iki evvelki kaburgaya uzanıp,
boyun sinirlerinin sekizinci çifti eşliğiyle birlik el taraflarına gelip, kol ve
omuzlara ulaşmıştır. Sekizinci çiftin çıkış yeri ise açıklanan müşterek
deliklerden olup, iki cüze bölünmüştür. Bir cüzü, pazunun dışına yönelip, ona
his ve dokunma bahşetmiştir. Bir cüzü dahi diğer cüzlerle toplanıp, omuz
mafsalını ve beli hareket ettiren adalelere gitmiştir.
Bel omurlarından biten sinirlerin omuza gelmeyen şubeleri, bel ve kaburga
adalelerine gelmiştir. Kaburga omurlarından biten sinirler, ancak kaburgalar
arasında bulunan adalelere ve karın adalelerine ulaşmıştır. Bu sinirlerin
şubeleriyle beraber atar ve toplardamarlara akıp, açıklanan sinir çıkış
yerlerinden hepsi içeri girmiştir.
Katan (kasık) sinirleri, karın ve bel sinirleriyle müşterek bulunmuştur. Zira ki
kasık sinirleri, iki cüze bölünmüştür. Onun bir cüzü, üç çift kılınmıştır ki,
adaleler onlarla bilinmiştir. Diğer cüzü, iki çift bulunmuştur ki, karın
adaleleri onlar kılınmıştır. Evvelki cüzüne dimağdan inip, sinir karışmıştır.
İkini cüzü ki, karından gelen iki çift adale olmuştur. On baldırlar tarafına
büyük şubeler gönderip, evvelki cüzünün ikinci çiftinden onlara şubeler
gelmiştir. Bir cüzü dahi kuyruk sokumu sinirlerinin evvelkisinden gelip, hepsi
biri birine karışmıştır. Bazıları kasıkta alıp, bazıları baldırlar aşağısına
inmiştir. Ama bedenin arkasında ve oyluklar içinde çok damarlar ve çok adaleler
olduğundan, kasık kemiği tarafından biten adalelerin bedenin gerisinden ve
oyluklar içinden ayaklar tarafına yolu olduğundan, bacak adaleleri için özel
sinirlerden bir cüz, husyeler içine inen kanala varıp, girmiştir. Ta ki kasık
adalelerine yönelip, ondan dizlere inip gitsin. Kuyruk sokumudur ki, adaleleri
altı çift olduğu şaşırtıcıdır Onun ir çifti, kasık adalesine karışmıştır. Kalanı
beş çift sinir, kuyruk sokumu yanından biten bir tek sinir, bunlardan hepsi
makat, zeker, mesane ve rahim adalelerine, karın zarlarına, kasık kemiğinin
içinin dışa bakan taraflarına ve kuyruk sokumu kemiğinden gelen adalelere, bütün
bunlara dağılmıştır. Bu bölümde açıklanan sinirlerin sayısı, daha önce anlatılan adalelerin sayısı miktarı tamamen, beş yüz otuz sinirde son bulmuştur. Açıklanan bedenin ince sanatları, o sâni ve hakîm Allah'ın kudretinin kemaline delalet edip, insan türüne olan büyük nimetine, beden azalarının cüzleri her an şahadet kılmıştır. Şu halde bu surette toplanan sanatları seyreden uyanık kimse, yaratıcısını bilmiştir. Kendisini nimet denizine gark olmuş bulmuştur. Mevla'sına can ve gönülden muhabbet kılmıştır. Her halde ona yönelmiştir.
|