|
2.FEN/4.BAB | ||
İKİNCİ
FASIL
Atar damarların bittiği yerleri ve faydalarını ayrıntılı olarak beş madde ile
açıklar.
Yürekten biten atar damarları bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Bedende olan atar
damarlar ki, onlara, şiryan derler. Bunlar hareket eden can damarlarıdır.
Bunların birden maada hepsi hareketli bulunmuştur.
İçindekileri korumak için bütün damarlardan daha sert yaratılmıştır. Zira ki
bunlar, ruh cevherinin kastedilen kuvvetli hareketinin artmasına yararlar.
Bunların bitiş yeri, yüreğin iki boşluğundan sol boşluğu kılınmıştır. Zira ki
sağ boşluğu karaciğere yakın olduğundan gıdayı çekmek ve sindirmekle meşgul
bilinmiştir.
Kalça damarları ki, hepsinden önce ve küçük olmuştur. Yüreğin sol boşluğundan
bitip, akciğerde bölünme ve teneffüs yeri olan derinliğe gelmiştir. Bu
atardamarlar, akciğerin gıdası olan kanı yürekten ona ulaştırmışlardır. Zira ki
akciğer gıdasını yürekten almıştır. Bu damarların bitiş yeri, yüreğin boyun
cüzlerinden
Özellikle bunun yeri yüreğe yakın olmuştur: Buna sıcaklıkla pişiren ısıtma
kuvveti, kolaylıkla ulaşmıştır. Bu
Yürekten biten büyük atardamarın vücudunu, şubeleriyle el ve avuca çıkışını
bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: büyük atardamar
yüreğin sol boşluğundan bitip, iki şube olmuştur. Büyük şubesi, yüreğin etrafını
tavaf ve devredip, yüreğin cüzleriyle karışmıştır. Küçük şubesi dahi yüreğin
arkasından geçip, azı, sağ boşluğa yayılmıştır. Bu iki şubenin çokları, yine iki
kısım olmuştur ki, küçük kısmı yukarıya çıkıp, büyük kısmı aşağıya inmiştir.
İnen kısmın miktarı, çıkan kısımdan daha büyük olduğunda bu hikmet bu olmuştur
ki, inen kısım, yürekten aşağıda konulan büyük ve küçük uzuvları sıcaklığıyla
yetiştirip, can ve güç vermek olmuştur. Yüreğin üstünde bulunan önemli uzuvlar,
küçük ve az olduğundan, onları besleyen yukarı çıkan kısım, küçük kılınmıştır.
Bu büyük atardamarın çıkış yeri üzerinde üç sağla kapak vardır ki, yüreğin
içinden onunla beraber dışarı yay çıkıp, ona sağlamlık vere gelmiştir. Bu iki
kısmın, yukarı çıkan kısmı, yüreğin üstünde yine iki kısım olmuştur. Bunun büyük
kısmı gerdana çıkıp, ondan sağ tarafa kıvrımlı dönüp, onda olan yumuşak ete
eriştikte; bu dahi üç kısım olmuştur. Bunun iki kısmı, iki sübab olup,
açıklanacak şah damarlarla boyunun sağ ve solundan başa çıkıp, bölünmede onlara
eşlik etmiştir. Üçüncü kısmı, böğüre ve iki evvelki kaburgalara, üst boyun
omurlarının altısına ve boynun halka kemiğine dağılıp, omuz üzerine varmıştır.
Ondan iki el uzuvlarına inip, onlarda dağılmıştır ve son bulmuştur. Yukarı çıkan
kısmın, küçük kısmı sol omuza çıkıp, hemen büyük kısmın üçüncü kısmı gibi
dağılmıştır. Şu halde atardamarlar vasıtasıyla beden uzuvları hayat ve can
bulmuştur. Yaratıcı ve bâri olan Allah ne büyüktür ki, bedenlerin bileşimini,
tertip ve nizamını türlü uzuvlarla kılmıştır. Her uzva, can damarlarından hayat,
kan damarlarından gıda bahşetmiştir.
Baş uzuvlarına çıkan atar damarları bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Bedende olan atar
damarlar ki, onlara, şiryan derler. Bular hareket eden can damarlarıdır.
Bunların birden maada hepsi hareketli bulunmuştur.
İçindekileri korumak için bütün damarlardan daha sert yaratılmıştır. Zira ki
bunlar, ruh cevherinin kastedilen kuvvetli hareketinin artmasına yararlar.
Bunların bitiş yeri, yüreğin iki boşluğundan sol boşluğu kılınmıştır. Zira ki
sağ boşluğu karaciğere yakın olduğundan gıdayı çekmek ve sindirmekle meşgul
bilinmiştir.
Kalça damarları ki, hepsinden önce ve küçük olmuştur. Yüreğin sol boşluğundan
bitip, akciğerde bölünme ve teneffüs yeri olan derinliğe gelmiştir. Bu
atardamarlar, akciğerin gıdası olan kanı yürekten ona ulaştırmışlardır. Zira ki
akciğer gıdasını yürekten almıştır. Bu damarların bitiş yeri, yüreğin boyun
cüzlerinden kan damarlarına geçecek yerden olmuştur. Bu damar, ötekilerin
hilafınca bir tabakadan vücuda gelmiştir. Ta ki açılma ve kapanma için daha
yumuşak ve daha selis olsun. Akciğer cevherine, mülayim bunlara mensup olan
latif kan, yürekten akciğer içine saçıldıkta; ondan o saçılma kolaylık bulsun.
Açıklanacak kan damarı içinden akacak kanın ziyade pişmesine muhtaç olduğu gibi
bunda ihtiyaç olmaya.
Özellikle bunun yeri, yüreğe yakın olmuştur: Buna sıcaklıkla pişiren ısıtma
kuvveti, kolaylıkla ulaşmıştır. Bu kan damarının iki perdesi vardır ki, çıkış
yeri dışından içine nüfuz etmiştir. Bunun sağlamlığa ihtiyacı olmadığından iki
perde ile yetinilmiştir. Ta ki duman buharının ve sıcak olarak pişirilmiş kanın
akciğer semtine gönderilmesi kolay olsun. Ama açıklanacak boş kan damarı gerçi
akciğerin komşusudur, lakin omurga yakınında, akciğere arka tarafından gelmiştir
Önünden kollara ayrıldıkta; Cüz ve şubeleri akciğer içine nüfuz bulmuştur.
Bunlar dahi Bâri Taala hazretlerinin kudretine delalet edip, niyetinin kemaline
şehadet kılmıştır.
Sübhanallah!
Yürekten aşağıya inen atar damarın büyük kısmını bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Yürekten beden
uzuvlarına dağıla atardamarın açıklanan büyük kısmı, önce yürekten düz olarak
beşinci omura dayanmıştır. Zira ki onun yeri yüreğin başı karşısında olmuştur.
Adı geçen omurdan aşağıya eğilip, omurga omurları üzerinde inip, kuyruk sokumu
kemiğine ulaşmıştır. Bu büyük kısım inerken yüreğin sağ boşluğunda dağılan
atardamar, göğsün hizasına geldikte; bir küçük şube göndermiştir ki akciğerin
göğüsten olan tarafına dağılıp, akciğerin soluk borusu etrafına dahi ulaşmıştır.
Sonra bu inen kısım, göğsün hizasında olan omurlara geldiğinde, her birine birer
şube göndermiştir ki, omurilik ve kaburga aralarına dağılmıştır. Sonra göğsü
geçtikte; ondan iki atardamar ayrılıp, sağ ve soldan diyaframa gidip, onun
cüzlerine ayrılmıştır. Sonra bu inen kısımdan atardamar uzanmıştır ki, bir şube
karaciğere, bir dalağa, biri dahi makada ulaşmıştır. Karaciğer şubesi ondan
geçip, mesaneye dahi gelmiştir. Sonra bu inen kısımdan bir atardamar uzanmıştır
ki, bağırsakların çevresinde olan ince deriyi bulmuştur. Sonra bu inen kısımdan
üç atardamar ayrılmıştır ki, en küçüğü özellikle sol böbreğe gelmiştir. o,
bundan hayat bulmuştur. O böbreğin liflerine ve onu kuşatanlara dağılmıştır. O
iki büyüğü, iki böbrek içine girmiştir. Onlardan iki böbrek, kan suyu gibi
karaciğeri anlatılan biçimde çekici olmuştur. Zira ki karaciğerin içinde ikinci
hazımdan kıvama gelmeyen kanın latif suyu, böbreklere dolup, ondan gıdalardan
aldıkta; onlarda kalan kesif su, mesaneye gelmiştir. Böbreklerden dahi iki damar
ayrılıp, erkeklerde ve kadınlarda tenasül uzuvlarına inmiştir. Sağ böbrekten
ayrılan, sağ yumurtayı bulmuştur. Sol böbrekten ayrılan sol yumurtaya gelmiştir.
Sonra bu inen kısımdan birçok damarlar ayrılıp, düz bağırsağın çevresinde
bulunan çaba, o damarlara ayrılmıştır. Şubeleri, omurlar deliklerinde omuriliğe
girip, onda hepsi dağılmıştır. Sonra bu inen kısımdan üç damar uzanıp, ikisi
leğen kemiğine, birisi tenasül organı cildine varıp, onda dağılıştır. Sonra
inenin kökünden bir küçük çift atardamar ayrılıp, erkeklerde ve kadınlarda öne
gelmiştir. Onda olan damarlara karışmıştır. Sonra inenin kökünden ki, büyük
kısımdır, o, omurga omurlarının sonuna vardıkta; açıklanacak damarlarla birlik
iki kısım olmuştur. Bir kısmı sağa, bir kısmı sola, gidip, her biri kuyruk
sokumu kemiğini kuşatıp, onda iki oyluğa inmiştir.
Her birinden kuyruk sokumu altında birer şube ayrılıp; biri mesaneye, biri
göbeğe ulaşmıştır. Göbek yanında biri birine kavuşup, ikisinden birçok kollar
ayrılmıştır. Bazısı kasık kemiği üzerinde konulan adalelere dağılmıştır.
Bazısının uçları, mesane yolundan erkeklerde düz olarak âlete gelmiştir.
Kadınlarda önlerin ucuna gelip, içe katlanıp, yine onda yapışmıştır. Ondan bir
küçük çift kalmıştır ki, rahme gelip, girmiştir.
Sanatlarının benzersizliğinde akılları hayrete düşüren Allah münezzehtir.
İnsanı, kusursuz olarak en güzel suretle suretlendiren Allah münezzehtir.
Onlardan bir kısmını erkek, bir kısmını kadın yapmıştır. Acizlikten
unutkanlıktan ve eksiklikten uzak olan Allah münezzehtir.
Oyluklara, baldırlara ve ayaklara inen atardamarları bildirir.
Ey aziz, malum olsun ki, anatomi bilginleri demişlerdir ki: Bacaklar tarafına
inen iki kısımdan her biri, ikişer büyük şube olmuştur. Bir şubesi dış, bir
şubesi iç nâmıyle şöhret bulmuştur. Baldırda konulan adalelere şubeler
göndermiştir. Sonra bacaklara inerken, onda olan adalelere dahi şubeler
indirmiştir. Sonra ayağa inip, ön tarafa başparmak ile orta parmak arasına büyük
şubesiyle meyletmiştir. Kalan şubeleri, ayak cüzlerinin çoğunda gömülmüştür.
Açıklanacak kan damarı şubelerinin altından geçip, diğer parmaklara gelmiştir.
Açıklanan atardamarlar ki, can damarlarıdır, bunların bazısı atar kan
damarlarının şubesi gibi beşinci omura giren atar damarı şubeleri gibi omuz
mevziine çıkan atardamar şubeleri gibi içlere meyleden atar damarın şubeleri
gibi, şebekede dağılan iki sübab ve meşime gibi, diyaframa gelen atar damarın
şubeleri gibi, bir şube ile omuza nüfuz eden atar damar gibi, mideye,
karaciğere, dalağa ve bağırsaklara inen atar damarlar gibi, karın tarafından
kuyruk sokumu kemiğine tek başına inen atar damarlar gibi, iç organlarda olan
atar damarların hepsi, çarpmalardan korunmak için damarlar altında örtülü kalıp,
kan damarları, atardamarlara kalkan gibi koruyucu olmuştur. Aort adı verilen
damarlar ki, kan damarlarıdır. Atar damarlar adı verilen can damarları, iki
fayda için biri birine yakın olmuştur. Birisi budur ki, kan damarına (aort)
parmak bir zar ile bağlı olup, onlara teğet olan aza, ikisinden kan ve can
istifade ederler. İkinci faydası budur kik, can damarları ile kan damarları biri
birlerinden can ve kan kazanır. Şu halde insan bedeninde onulan ve düzenlenen
can damarları bunlardır ki, açıklanması kaleme gelmiştir. Hepsi tamam, iki yüz
adet atardamara ulaşmıştır. İnsanı en güzel surette yaratan Allah münezzehtir.
Bizim için büyük ve yüce Allah'tan başka kudret, kuvvet ve korkulacak kimse
yoktur. Ey âlemlerin Rabbi! bizi âlimlerden ve amel edenlerden kıl!
|