| |
Mektub
İbrahim Hakkı hazretlerinin bir din kardeşine yazdığı Arabi mektûbun
tercemesi:
Mektubuma Allahü Teâlâ'nın ismi ile başlıyorum. Her hamd O'nun içindir.
Sevdiği .seçtiği kullarına salât ü selâm olsun. Ey din kardeşim! Allahü
Teâlâ seni aziz eylesin! Allahü Teâlâ'nın ikrâmı ile mektûbunuz geldi.
İçindekiler anlaşıldı. Allah'ın izni ile suâllerinize cevâb verdim ve bu
mektubu yazdım. Bununla, Allah için olan sevgimi tarafınıza gönderdim.
Allahü Teâlâ'mn irâdesi ile elinize geçtiğinde, Allahü Teâlâ'dan,
katında ve katınızda bu vasıyyetlerin makbûl olmasını yalvar. Allahü
Teâlâ'mn tevfiki ile bunlarla amel edersen, ehlullah zümresine girersin.
Allah sevgisini tadabilmen için ilk vasıyyetim Allah'dan korkmandır.
Yine vasıyyet ederim ki, Allahü Teâlâ'mn sana kâfi gelmesi için, O'na
tevekkül eyle. Azm ve. ihtiyardan kurtulman için her işini Allahü
Teâlâ'ya ısmarlamam vasıyyet ederim. Allahü Teâlâ'nın takdidirine
uymayan tedbirden kurtulmam öğütlerim. Muhâlefetten kurtulup rızâsına
kavuşman için teslim ve rızâyı tavsiye ederim. Hayvâni sıfatlardan
kurtulman ve iyi sıfatlarla sıfatlanabilmen için insanların eziyetlerine
iyi sabretmeyi vasıyyet ederim. Kızmayınız. Allah'ın kullarına afv ile
muamele ediniz. Böylece Allahü Teâlâ'mn afvımn zevkini bulunuz. Ayıbları
örtünüz, her mahlûka şefkatli olunuz ki, Allahü Teâlâ da sizin aybımzı
örtsün ve size merhamet eylesin. Allahü Teâlâ'ya yönelmekten ve O'nunla
huzurda olmaktan sizi alıkoyan Allah'ı unutmuş kimselerden uzak olunuz.
Her hâlde, sırf Allah için sıdk ve hâlis niyyet üzere olunuz ki, nefsin
arzularına bakmıyasınız. Hakk'ın nazarından düşmemek için, halka nazarı
kesiniz. Sözde, işte, zahirde, bâtında Habibullah'a (sallallahu aleyhi
ve sellem) uyunuz. Uyunuz ki. Allah sizi sevsin. Uyunuz ki, size hidâyet
versin.
Kalb hâllerini açmayınız, örtünüz. Muhabbet sırlarını gizli tutunuz.
Rabb'ini tanımayan ve istemeyen herkesten Allahü Teâlâ'nın hudûdunu
koruyunuz.
Tevbe ediniz, Allah'a dönünüz. Allahü Teâlâ'dan alıkoyan her şeyden yüz
çeviriniz ki, Hakk'ı her şeyle, her şeyi Hak ile bulaşınız. Allahü
Teâlâ'dan gayrı olan her şeyi bırakınız ki, kesrette vahdeti, vahdette
kesreti göresiniz, mahlûkunu sevmekle. Allahü Teâlâ'yı sevmek arasını
birleştiresiniz. Halka edeb ile muamele ediniz.
Nefsin arzularım, zevklerini terk ediniz, kalbi onlardan Allahü
Teâlâ'ya. sefer ettiriniz, görünüşte seferde olmasanız bile... Vaktinizi
Allahü Teâlâ ile sâf eyleyiniz.
Az yeyiniz, az uyuyunuz, az konuşunuz ki, ilham lezzetini, üns tadını
ladasınız. Lâ ilâhe illallah kelimesinin zikrine kalb ile devam ediniz
ki. Allahü Teâlâ'nın vahdâniyyeti nuru ile kalbiniz nûrlansın ve bu nur
kâinat sahifelerine aks etsin. Allahü Teâlâ'nın nuru ile vahdet-i vücûd
göresiniz. Böylece hakiki fakirlik devletine ve fenâ fillah saadetine
kavuşursunuz. Allahü Teâlâ'dan başkasını mülâhazada hatıra ve
düşünceleri "yok ediniz ki, sizinle Allahü" Teâlâ arasında' terde
kalmasın ve kalbiniz Bey tullah olsun. Zikrullah Üe kalb aynasını
parlatınız ki, içine bakarsınız ve Allahü Teâlâ ile beraber olmak sırrı
zahir olsun. Rabb'ini sana senden yakın bulursan, O'na yakın olanlardan
olursun. Nefsini ve Rabb'ini Allah ile bilirsin. Mârifetullah hazinesini
mülk edin ve saâdete eriş. Allahü Teâlâ'nın seçkin kullarına karış.
Kendinden yüz çevir Allah'a dön ki, kendini unutasın. Muhabbetullahda
bütün varlığım mahv et ki, lütfü ile seni Kendine çeksin. Senin kulağın
ve gözün O olsun. O zaman Allah ile işitir, O'nunla görüşürsün.
Kendinden fâni olursun. Allahü Teâlâ ile bekâ bulursun. Artık
gözetlemen, beklemen kalmaz. Senden dışarıya ihtiyaç duymazsın. Allahü
Teâlâ ile meşgul olmak, Allahü Teâlâ'dan gayrisi değildir. Böylece
Allah'dan başkasına ihtiyâcın kalmaz.
Sırrın dâima Allahü Teâlâ'nın vahdâniyyeti ile olsun. Hattâ kalbine,
hiçbir zaman, O'ndan başkası gelmesin, özellikle görünen işler. İşlerin
hepsini Allah'dan gör. Vermek, vermemek, zarar, fayda, eziyet, elem,
hediye, in'am ve bunlar gibi insanlardan meydana gelen işleri hep O'ndan
bil. Bir ni'mete kavuşunca, Allahü Teâlâ'ya ve görünüşte O'nu sana
vermeye âlet olana şükr ve teşekkür et. Elem ve eziyet görünce, bunları
Allahü Teâlâ'nın adlinden bil ve vâsıta olan kişiyi azarlama. Çünkü sen
herhalde Allahü Teâlâ'nın huzûrundasın ve O'ndan başkasını unutmuşsun.
Bu vasıyyetlerin özetini tavsiye ederim. O da her şeyi bırakmak, Allahü
Teâlâ'nın zikri yanında nefsini ve hevâsini unutmaktır. Kalbde Allah'dan
başkası kalmasın. Hayvâni nefsini öldür ve kalbini Allah ile ihyâ et.
İşte bunu yaparsan Allahü Teâlâ'nın veli, sevgili kulu olursun.
Ariflerden biri buyurur ki: Kalbinde Allahü Teâlâ olanın her iki dünyada
yardımcısı Allah'dır. Kalbinde Allah'dan başkası olanın, o şey, iki
dünyada düşmanıdır.
Ey din kardeşim! Ey Allah için olan kardeşim! Allahü Teâlâ'yı bir an
unutma ki, kalbinde O'ndan başkasını bulmayasın ve hep O'nu bilesin.
Evvel Allah'dır, Âhır Allah'dır, Zahir Allah'dır, Bâtın Allah'dır, Hayy
Allah'dır, Bâki Allah'dır. Bu mektûb Allah yolunda din kardeşin
Fakirullah'ın müridi, Hakirullah'm oğlu İbrahim Hakkı (rahimehümullah)
tarafından yazılmıştır. Beyt:
Şifâ-yı sadr-ı mü'mindir vasıyyetnâme-yi Hakkı,
Kabul eden bulur dâim huzûr-i hazret-i Hakk'i.
Hakkı'nm vasiyetnamesi, mü' mirilerin gönlüne şifadır. O'nu gönlüne
kabul edenler daima Allah'ın huzuruna erişir.
Melikü'l-Vehhâb olan Allahü Teâlâ'nın yardımı ile kitab bitti.
| |