MEVZÛU:

Bâtın nisbeti kuvvetlendiği kadar, şeriât ahkâmı ile süslenmek de o kadar çok olur.

 

NOT:

Molla Ni'metullah'a.

Mevlânâ kardeşimizin mektûbları geldi. Bizi sevindirdi. Cem'iyyet ve istikamette olunuz. Çünkü istikamet kerâmetten üstündür buyurmuşlardır. Mevhûm varlıktan çıkıp, devamlı yoklukla sıfatlanınız ki, hakîkî Matlûb'un varlığı tecelli eylesin ve sâliki kendinden çalıp kendi kendine hâzır olsun. Bu ma'nâ zevkî ve vicdânîdir. Söylemeye ve yazmaya uygun değildir; ve bu muamma, düşünce ve akıl yormakla da çözülmez. Zira şerî tekliflerin devamı, bulunması ile birlikte, olmamak ne ma'nâ ifade eder. Olmak ve olmamak aynı anda nasıl olur. Rabbimi zıdları bir arada bulundurmakla tanıdım sözü meşhûrdur.

Bir azîz, her şeyde rahmet vardır, ancak aşkta rahmet yoktur; öldürürler ve öldürdükleri için diyet isterler, demiştir. Ya'nî yok olduktan sonra kulluk vazîfeleri yine devam eder. Şaşılacak hâldir. Bu nisbet årifte arttıkça, şerîatin ahkâmı ile süslenmesinin çoğalmasına sebeb olmaktadır. Zira yaradılışı icabı ahkâm-ı şer'iyyeden kaçan nefs-i emmâre, yüzünü inkıyad ve itâate döner. Tecellinin kemâli de, nefsin itmînanının kemâline bağlıdır. Bu nisbetin iddiasında bulunup, şerîatte gevşek davranan, nisbetin hakîkatinden nasîbsizdir.

Öze inmeden kabukta kalmıştır. Çünkü bu nisbetin kemâli itmînana götürür ve itmînanın alâmeti de şerîata ve Kur'ân-ı kerîme tam uymaktır. Bu yoksa, o da yoktur. Allahü teâlâ bizi ve sizi şerîatin sâhibine (aleyhi ve a'lâ âlihis-salavâtü vet-teslîmatü vet-tehiyye) tâbi olmakta sâbit eylesin!