Mevlana Halid bu mektubu; Dımaşk’den, (hilafet-i aliyyenin merkezi
İstanbul’da) ihlaslı samimi mürid, Devlet-i Aliyye’nin yüksek rütbelerinde
mevki sahibi Bağdat vilayetinin veziri, daha sonra Şam’ın valiliğine tayin
edilen Necip Paşa’ya göndermiştir. (Bu zat 1262 senesinde Mevlana Halid’in (ks)
türbesini tamir ettirmiştir.)
Miskin ve suçlu kul Halid en-Nakşibendi el-Osmani el-Müceddidi’den, Allah
yolunda muhlis dost olan Muhammed Necip Efendi’yedir. Bari Teala’nın yardımı
onu hıfz ile muhafaza etsin. Bütün bela ve musibetlerden Rabbim seni
korusun. Amin.
Mektubunuz elime geçti, talebiniz de kabul edildi. Kıyamet gününün
korkularını, oradaki mahcupluk ve pişmanlık anlarını hatırlamanı tavsiye
ederim.
Bilin ki, gerçekte dünya yok olmaya mahkum bir gölge, kul ile Efendisi
arasına giren bir perdedir. Dünya muhabbetinden kalbinde zerre-i miskal
kadar bulunan kişi hakiki kul sayılmaz. Dünyayı dışı ve içiyle atmayan kişi
makbul değildir. Bir nebevi hadiste;
“Dünya Allah Teala’nın gazabına uğramış, yaratıldığı günden beri Allah’ın
(c.c) şefkat ve rahmet nazarıyla bakılmamıştır.” [1] buyurulmuştur.
Allah (c.c) O’na (aleyhi ekmeluttehaya) aline ve ashabına salat ve selam
eylesin. Amin. Dünyayı terk edip onu boşayana müjdeler olsun. Başta ve sonda
sizlere selam olsun.