Mevlana Halid (ks) bu mektubu, öz kardeşi muhterem babam Mahmut Sahib’e
göndermiştir. Allah (c.c) sırlarını yüceltsin. Hac farizası için 1239
yılında kendisine müsaade etmiş, orada gerekenler hakkında bu mektupta
tavsiyede bulunmuştur.
Hamd Allah’a mahsustur. Selam Allah’ın seçtiği kulları üzerine olsun. Sana
Allah’a taati ve takva üzere bulunmanı, nerede olursan ol insanlara eza ve
cefa vermemeni, özellikle Harem-i Şerif’te daha fazla titiz davranmanı
tavsiye ederim.
Gıybetini yapsalar dahi sen kimsenin gıybetini yapma. Hiç kimsenin dünya
malından bir şey alma. Şeriatın alınması helal kıldığını al ve onu hayır
yollarda harca. Mü’min kardeşlerin aç ve yoksul durumda bulunurken şehvetin
için harcama yaparak lezzetlenme. Kesinlikle yalan söyleme, hiç kimseyi
hakir görme, hiç kimseden nefsinin üstün olduğunu düşünme, kalbi ve bedeni
ibadetlerde tüm kuvvetini sarfet. Bunun yanında nefsine hiçbir zaman makbul
olacak hayır işlemedim düşüncesini kabul ettir. Çünkü ibadetlerin ruhu
niyettir. Niyet ise ancak ihlas ile mümkündür. Senden daha büyük olanlara
ihlas gerekirse sana nasıl gerekmesin. Allah’a (c.c) yemin ederim ki; annem
beni doğurduktan bugüne kadar, Allah katında makbul ve muteber olup hesabı
sorulmayacak bir tek hayır işlediğime inanmıyorum.
Eğer kendi nefsini bütün hayır işlerinde iflas etmiş olarak görmüyorsan bu
cehaletin en son noktasıdır. Eğer iflas etmiş olarak biliyorsan Allah’ın
rahmetinden ümitsiz olma. Zira Allah’ın (c.c) fazileti, kul için, ins ve
cinlerin amelinden hayırlıdır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor;
“De ki: Allah’ın lütfuyla, rahmetiyle (evet) ancak onunla ferahlansınlar. Bu
onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır.” (Yunus,58)
İbn-i Abbas (r.a) bu ayetin tefsirinde “onların topladıkları” lafzının
“kesbettikleri” manasına geldiğini söyler. Şeytanın, akıllarıyla oynadığı
kişiler gibi Allah-u Teala’nın fazlına güvenerek ibadetleri de terk etme.
Zikr-i kalbiyle murakabeye devam et. Yolda yürürken dahi ondan ayrılma.
Bütün işlerinde Allah Teala’nın güç ve kuvvetine yapış. Ulu Sadatların (ks)
ruhaniyetine sıkı tutun. Alimlere ve Kuran-ı Kerim hafızlarına ikram ve
hürmet eyle. Yapabildiğince Kuran-ı Kerim okumakla meşgul ol. Fıkıh ve hadis
ilimlerine diğer ilimlerden fazla çalış.
Huzur-u kalbi seni bunlardan alıkoymasın. Zahiri işlerle meşgul olurken,
kalbin huzurdan uzaklaşması, meşrebinin darlığının ve güçsüz olmasının
alametidir. Teheccüd, işrak, kuşluk, evvabin gibi nafileleri bırakma.
Devamlı abdestli bulun, az uyu, günde üç sefer aşağıdaki tesbihi çek;
“Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkıhi ve rızae nefsihi ve zinete arşihi
ve midade kelimatihi”
Senden talep etseler bile hüküm sahibi hiçbir emirin işine girme.
Müslümanların imamının salih olmasına ve halkının da ıslah olmasına dua et.
İslam dininin, düşmanların üzerine galip gelmesini Allah-u Teala’dan talep
eyle. Kendi varlığını terk ederek, güç ve takatini Allah Teala’nın ibadetine
sarf etmeye, yanında bulunan mal ile kanaat etmeye ve Makam-ı Mahmud
Sahibinin (Allah-u Teala’nın salat ve selamları O’nun aline ve ashabının
üzerine ebedül ebede kadar devam etsin) sünnetine sıkıca tutunmaya çalış.