Allah (c.c) ondan razı olsun, Mevlana Halid (ks) bu mektubu; talebesi,
muhakkik allame, Seyyid İbni Abidin (r.a)’e icazet olarak göndermiştir.
Hamd, her beldede ve asırda ilimin ışığını yükselten, ilim ehlini hak yol
üzere sabit kılan, onları fetih ve yardımı ile destekleyen Allah-u Telaya
mahsustur. Salat ü selam, Fetih ve Nasr sureleri kendisine nazil olan
Efendimiz Muhammed’e (aleyhi ekmeluttehaya), ‘o’nun aline ve ashabına olsun.
Bu selam hiçbir zaman kesilmesin.
Çeşitli ilim dalları vardır. Onlar çok derindir. Said; ilimlerin en tatlı
kaynağını talep edendir. Önceki ve sonraki alimlerin icma ettikleri gibi
ilimlerin en şereflisi şeriat ilimlerinden, fıkıh ve hadistir. Dünya ve
ahirette kurtuluşumuz ancak bu ilimlerledir. Bu ilimler, kalplerimizin ışığı
ve kıymetli dayanağımızdır.
Tefsir ve fıkıh ancak Nebevi hadisin rivayetiyle tamamlanır. Çünkü hadis
ilmi onların hepsini özetler. Zor meselelerini açıklar. Mutlak olanları
kayda bağlar. Bu sebeple manevi değeri ve kıymeti inci gibi olan hadis ilmi
ile tefsir ve fıkıhta derinleşme tamamlanır.
Büyük alimler, eskiden beri diyar diyar dolaşarak dağınık olan hadis-i
şerifleri, yalan ve uydurma olanlardan ayırmışlar, dalgalı denize girmeye
benzeyen bu iş için bir çok alim ruhlarını verircesine yollara düşmüşlerdir.
Bu çalışmaların sonucunda Hz. Muhammed’in (aleyhi ekmeluttehaya) sünneti
seniyyesi parladı ve temize çıktı. Güzelliği ve kokusuyla isteyenlerin
istifadesine sunuldu.
Önceki ve sonraki devirlerde hayır ehli alimler, kendisiyle iftihar
ettiğimiz Hz. Peygamber Efendimiz’in (aleyhi ekmeluttehaya) hadis-i
şeriflerinin rivayet silsilesinde bereketlenmeye devam ediyorlar. Bunun için
de kafileler halinde ehlinin yanına gitmek için yarışıyorlar.
Durum böyle olunca Haşimiyye sülalesinin ışığı, Fatimi silsilesinin
aydınlatıcısı, yüksek kabiliyet sahibi, ilim ordusunun başkanı, meclislerin
ziyneti, asil, şeref sahibi, yüksek ahlaklı, himmet sahibi büyük alim,
faydalı tasniflerin ve benzeri bulunmayan telif eserlerin sahibi, öyle ki
İslam beldelerinde fayda bakımından bütün fıkıh kitapları içinde en
faydalısı ve meseleleri en fazla zabteden “Redd’ü’l-Muhtar” ile
“Minhatü’l-Halik” ve “Nesematü’l Eshar” kitaplarından başka hiçbir kitap
yayınlamamış olsa sadece bu kitapları görenler bunları yazanın faziletinin
ve himmetinin yüceliğini idrak edeceklerdir. Kimsenin inkar edemediği apaçık
izzet ve şeref sahibi, beldesinin azizi, zamanın eşsizi, akla ve nakile
dayanan ilimlerin allamesi, bir çok alim kişilerin aciz kaldığı meseleleri
derin fikriyle çözen, zamanın parlayanı, irfanın süsü, aydınlatan ışık,
meşhur yıldız, latif ve parlak bahçeye benzeyen efendi ve dayanak Seyyid
Muhammed Emin bin el-Merhum Seyyid Ömer Abidin (Allah kadrini yüceltsin,
makamına leke düşüren bütün ayıplardan korusun) ismindeki bu zat, rivayeti
bizim açımızdan sahih olan veya ilmi bize nisbet edilen şeylerin bütün
icazetini, özellikle bu yaprakların içinde bulunan ve bir hüküm isbat
edildiğinde onlara güvenilen meşhur hadis kitaplarının icazetini bizden
talep etti. Rivayet ettiğim her şeyde, hadislerle ve silsileleriyle
bereketlenmesi için kendisine icazet verdim.
Böylece en tatlı kaynaktan istifade etsin. Bana icazet verenin helal kıldığı
şekilde ve her salikin nezdinde muteber olana riayet etmek şartıyla, benden
rivayet yapmasını kendisine mübah kıldım. Gerçi ben icazet vermeye ve icazet
almaya ehil olmadığımı itiraf ederim. Allah Sübhanehu ve Teala gökler ve yer
devam ettiği müddetçe onun şeref ve değerini yüceltsin, rütbesini
düşürmekten korusun.
Kendisinden, hak yolunda muvaffakiyet ve hüsnü hatime için bize dua etmesini
rica ederim.