İçindekiler


OTUZ DÖRDÜNCÜ MEKTUP

Allah (c.c) ondan razı olsun, Mevlana Halid (ks) bu mektubu; talebesi, muhakkik allame, Seyyid İbni Abidin (r.a)’e icazet olarak göndermiştir.

Hamd, her beldede ve asırda ilimin ışığını yükselten, ilim ehlini hak yol üzere sabit kılan, onları fetih ve yardımı ile destekleyen Allah-u Telaya mahsustur. Salat ü selam, Fetih ve Nasr sureleri kendisine nazil olan Efendimiz Muhammed’e (aleyhi ekmeluttehaya), ‘o’nun aline ve ashabına olsun. Bu selam hiçbir zaman kesilmesin.

Çeşitli ilim dalları vardır. Onlar çok derindir. Said; ilimlerin en tatlı kaynağını talep edendir. Önceki ve sonraki alimlerin icma ettikleri gibi ilimlerin en şereflisi şeriat ilimlerinden, fıkıh ve hadistir. Dünya ve ahirette kurtuluşumuz ancak bu ilimlerledir. Bu ilimler, kalplerimizin ışığı ve kıymetli dayanağımızdır.

Tefsir ve fıkıh ancak Nebevi hadisin rivayetiyle tamamlanır. Çünkü hadis ilmi onların hepsini özetler. Zor meselelerini açıklar. Mutlak olanları kayda bağlar. Bu sebeple manevi değeri ve kıymeti inci gibi olan hadis ilmi ile tefsir ve fıkıhta derinleşme tamamlanır.

Büyük alimler, eskiden beri diyar diyar dolaşarak dağınık olan hadis-i şerifleri, yalan ve uydurma olanlardan ayırmışlar, dalgalı denize girmeye benzeyen bu iş için bir çok alim ruhlarını verircesine yollara düşmüşlerdir. Bu çalışmaların sonucunda Hz. Muhammed’in (aleyhi ekmeluttehaya) sünneti seniyyesi parladı ve temize çıktı. Güzelliği ve kokusuyla isteyenlerin istifadesine sunuldu.

Önceki ve sonraki devirlerde hayır ehli alimler, kendisiyle iftihar ettiğimiz Hz. Peygamber Efendimiz’in (aleyhi ekmeluttehaya) hadis-i şeriflerinin rivayet silsilesinde bereketlenmeye devam ediyorlar. Bunun için de kafileler halinde ehlinin yanına gitmek için yarışıyorlar.

Durum böyle olunca Haşimiyye sülalesinin ışığı, Fatimi silsilesinin aydınlatıcısı, yüksek kabiliyet sahibi, ilim ordusunun başkanı, meclislerin ziyneti, asil, şeref sahibi, yüksek ahlaklı, himmet sahibi büyük alim, faydalı tasniflerin ve benzeri bulunmayan telif eserlerin sahibi, öyle ki İslam beldelerinde fayda bakımından bütün fıkıh kitapları içinde en faydalısı ve meseleleri en fazla zabteden “Redd’ü’l-Muhtar” ile “Minhatü’l-Halik” ve “Nesematü’l Eshar” kitaplarından başka hiçbir kitap yayınlamamış olsa sadece bu kitapları görenler bunları yazanın faziletinin ve himmetinin yüceliğini idrak edeceklerdir. Kimsenin inkar edemediği apaçık izzet ve şeref sahibi, beldesinin azizi, zamanın eşsizi, akla ve nakile dayanan ilimlerin allamesi, bir çok alim kişilerin aciz kaldığı meseleleri derin fikriyle çözen, zamanın parlayanı, irfanın süsü, aydınlatan ışık, meşhur yıldız, latif ve parlak bahçeye benzeyen efendi ve dayanak Seyyid Muhammed Emin bin el-Merhum Seyyid Ömer Abidin (Allah kadrini yüceltsin, makamına leke düşüren bütün ayıplardan korusun) ismindeki bu zat, rivayeti bizim açımızdan sahih olan veya ilmi bize nisbet edilen şeylerin bütün icazetini, özellikle bu yaprakların içinde bulunan ve bir hüküm isbat edildiğinde onlara güvenilen meşhur hadis kitaplarının icazetini bizden talep etti. Rivayet ettiğim her şeyde, hadislerle ve silsileleriyle bereketlenmesi için kendisine icazet verdim.

Böylece en tatlı kaynaktan istifade etsin. Bana icazet verenin helal kıldığı şekilde ve her salikin nezdinde muteber olana riayet etmek şartıyla, benden rivayet yapmasını kendisine mübah kıldım. Gerçi ben icazet vermeye ve icazet almaya ehil olmadığımı itiraf ederim. Allah Sübhanehu ve Teala gökler ve yer devam ettiği müddetçe onun şeref ve değerini yüceltsin, rütbesini düşürmekten korusun.

Kendisinden, hak yolunda muvaffakiyet ve hüsnü hatime için bize dua etmesini rica ederim.