İçindekiler


KIRK ÜÇÜNCÜ MEKTUP

Allah (c.c) onun nurlu ve bereketli feyizlerinden üzerimize yağdırsın. Mevlana Halid (ks) bu mektubu; allame fazıl, Basra kadısı Seyyid Abdulkadir Haydari Efendi’ye göndermiştir.

Allah için kardeşim mübarek Haydariye şeceresinin bir dalı Seyyid Abdulkadir’e sonsuz selamlarımı iletirim. Fakirler hakkındaki ihlas dolu muhabbeti ve velilerin manevi kucağındaki terbiyesi daimi olsun.

Selim olan zatınızın sıhhatini bildiren, vehhabiye fırkasının zayıfladığını ve bizim haberlerimizin yüce eşiğinize ulaştığını müjdeleyen mektubunuz bize geldi. Mektubunuzda ehliyetinizi ve ihlasınızı haber veren alametler var. Allah (c.c) sizleri dünya ve ahirette en hayırlı mükafatlarla mükafatlandırsın. Hatemü’l Enbiya (aleyhi ekmeluttehaya)’nın parlak alinin ve ashabının

(radıyallahu anh) yüzü suyu hürmetine sizleri seçtiği halis kulların zümresiyle haşr eylesin.

Haberlerimizin uzun zamandır kesildiğini ve hacla ilgili dilekçenizle birlikte gönderdiğiniz mektuplarınızın cevabını veremediğimizden şikayet ediyorsunuz evvela o mektup bize gelmedi.

Saniyen; tarikat sadatı (ks)’nın keşif ve hakikat ehlinin ileri gelenlerinin işaretleriyle, şerefli annemizin ziyareti için Bağdat’tan Süleymaniye tarafına gittim. Beraberimizde birçok sevenimiz de geldi onlardan biri senin kardeşin muhlis müridimiz Molla Ubeydullah Efendi’dir.

Köyümüze ulaştıktan bir müddet sonra; Süleymaniye valisi, kendisinden ve babasından fakirler hakkında önceden sadır olan bazı uygunsuz davranışlarından daolayı özür dilemek için Süleymaniye kadısı ve bir takım muteber kimseleri bize göndermek suretiyle bizi isteyeceğini haber aldım. Derhal Sine’ye bağlı orman arazisine gittik.

Burada kardeşin Molla Ubeydullah’a sıla-i rahim akraba ve ihvanın ziyareti için Mavran’a gitmesini emrettik. Sıcaklar geçtikten sonra Allah (cc)’ın izniyle Medinetü’s-Selam’a döneceğiz.

Bu yazdıklarımın içerisinde, kardeşiniz Molla Ubeydullah’ın az mektup göndermesindeki kusurundan dolayı özür dilemesi de dahildir. Özür kerem sahibi kişilerin yanında makbuldür.

Bir diğer sebep; bazı zaman peyda olan batıni hallerin bu fakiri bütün zahiri edeplerden uzaklaştırıp dünya işlerinden alıkoymasıdır. Nadiren de olsa bir mektubunuz cevapsız kalsa veya cevabı gecikse zatınıza iltifat etmediğimizden veya güzel hitabınıza az değer vermemizden dolayı değildir.

Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh.