Allah (c.c) onun nurlu ve bereketli feyizlerinden üzerimize yağdırsın.
Mevlana Halid (ks) bu mektubu; allame fazıl, Basra kadısı Seyyid Abdulkadir
Haydari Efendi’ye göndermiştir.
Allah için kardeşim mübarek Haydariye şeceresinin bir dalı Seyyid
Abdulkadir’e sonsuz selamlarımı iletirim. Fakirler hakkındaki ihlas dolu
muhabbeti ve velilerin manevi kucağındaki terbiyesi daimi olsun.
Selim olan zatınızın sıhhatini bildiren, vehhabiye fırkasının zayıfladığını
ve bizim haberlerimizin yüce eşiğinize ulaştığını müjdeleyen mektubunuz bize
geldi. Mektubunuzda ehliyetinizi ve ihlasınızı haber veren alametler var.
Allah (c.c) sizleri dünya ve ahirette en hayırlı mükafatlarla
mükafatlandırsın. Hatemü’l Enbiya (aleyhi ekmeluttehaya)’nın parlak alinin
ve ashabının
Haberlerimizin uzun zamandır kesildiğini ve hacla ilgili dilekçenizle
birlikte gönderdiğiniz mektuplarınızın cevabını veremediğimizden şikayet
ediyorsunuz evvela o mektup bize gelmedi.
Saniyen; tarikat sadatı (ks)’nın keşif ve hakikat ehlinin ileri gelenlerinin
işaretleriyle, şerefli annemizin ziyareti için Bağdat’tan Süleymaniye
tarafına gittim. Beraberimizde birçok sevenimiz de geldi onlardan biri senin
kardeşin muhlis müridimiz Molla Ubeydullah Efendi’dir.
Köyümüze ulaştıktan bir müddet sonra; Süleymaniye valisi, kendisinden ve
babasından fakirler hakkında önceden sadır olan bazı uygunsuz
davranışlarından daolayı özür dilemek için Süleymaniye kadısı ve bir takım
muteber kimseleri bize göndermek suretiyle bizi isteyeceğini haber aldım.
Derhal Sine’ye bağlı orman arazisine gittik.
Burada kardeşin Molla Ubeydullah’a sıla-i rahim akraba ve ihvanın ziyareti
için Mavran’a gitmesini emrettik. Sıcaklar geçtikten sonra Allah (cc)’ın
izniyle Medinetü’s-Selam’a döneceğiz.
Bu yazdıklarımın içerisinde, kardeşiniz Molla Ubeydullah’ın az mektup
göndermesindeki kusurundan dolayı özür dilemesi de dahildir. Özür kerem
sahibi kişilerin yanında makbuldür.
Bir diğer sebep; bazı zaman peyda olan batıni hallerin bu fakiri bütün
zahiri edeplerden uzaklaştırıp dünya işlerinden alıkoymasıdır. Nadiren de
olsa bir mektubunuz cevapsız kalsa veya cevabı gecikse zatınıza iltifat
etmediğimizden veya güzel hitabınıza az değer vermemizden dolayı değildir.