Allah (c.c) onun eşsiz muhabbetinden bize de içirsin. Mevlana halid (ks) bu
mektubu büyük alimlerden Dımeşk’in Şafii müftüsü Şeyh Ömer Efendi, meşhur
muhaddis Şeyh Abdurrahman Kuzberi ve mevlamız Şeyh Abdurrahman Tayyibi
(r.a)’ye yazmıştır. Onların talebine icabet ederek, Peygamber Efendimiz
(aleyhi ekmeluttehaya)’in “Kulun Allah’a yakın olduğu hal secde halidir”(1)
mealindeki hadis-i şerifinin manasını tahkik etmiştir.
Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmeluttehaya)’in “Kulun Rabbine en yakın olduğu
hal secde halidir.” Bu hadis-i şerifte kast edilen mana; kulun secdede
olduğunda, secdede olmadığı durumlara göre Allah’a yakın olma halinin daha
fazla hasıl olmasıdır. Allah’ın rahmetini ve fazlını çekmekte, kulun secde
ile meşgul olması, diğer ibadetlerle meşgul olmasından daha önde gelir.
Allah’a yakın olmaktan murad, rahmetine, marifetine yakın olmaktır. Bu hadis
hakkında bazı fakihlerin söylediği şekilde namazdaki secdenin namazın diğer
rükunlarına göredaha efdal olduğuna dalalet ettiği açıktır.
Muhakkik sufilerin görüşü de budur. Secdenin efdal olması hususunda şunları
söylerler: “Secdenin efdal olması, insanın asıl maksadı olan başlangıcına ve
dönüşüne işaret eder.” Cenab-ı Allah’ın “Biz sizleri topraktan yarattık.
Sizleri toprağa iade edeceğiz. İkinci kez sizleri topraktan çıkaracağız.”(2)
ayet-i celilesi başlangıç ve sona işaret eder.
Seyyidimiz imamımız Muhammed bin İdris Şafii (r.a) kıyamın, secdeden daha
efdal olduğunu söylemiştir. Bunun delili Müslim’in Cabir bin Abdullah
(r.a)’dan rivayet ettiği hadis-i şeriftir. Bu hadi-i şerifte Peygamber
Efendimiz “Namazın en efdali kıyamı uzun olan namazdır.”(3) buyuruyor.
İmam-ı Şafii’nin (r.a) sözüü aşağıdaki hususlar kuvvetlendirmektedir.
a-) Kıyamın zikrinin farz, secdenin zikrinin sünnet olması,
b-) Kıyamın zikrinin Kur’an, secdenin zikrinin tesbih olması,
c-) Kur’an-ı Kerim’in başka kelamlara üstünlüğü Alla’ın yarattıklarına
üstünlüğü gibidir.(4) hadis-i şerifinin varid olması
d-)Farz olan amelin sevabı, nafile olan amelin sevabından yetmiş kat daha
efdal olması.
Bunlardan dolayı namazın üçüncü rüknü olan kıyamı açıklarken kenarına şöyle
yazdım. “Bütün rükünlerin en efdali kıyamdır. Sonra secde, sonra rükudur.”
Şihab Kalyubi (r.a) “Ravda” kitabına uyarak “Öyle ise hiçbirşey kıyamın
yerini tutmaz.” Demiştir.