Mevlâna Halid (ks) bu mektubu; dostu ve muhlisi olan allame büyük alim
seyyid Abdülkadir Haydari Bağdadi Efendi’ye (ks) göndermiştir.
Garip ve miskin olandan; edebi akıllı, habib, vefakar ve güzel ahlaklı,
seçilmiş dostum, eskiden beri nazar yerim ve kerem sahibi, İslam’ın önderi
ve Allah’ın (c.c) Beytü’l-Haramının dehlizi Basratü’l-Feyha’nın kadısı
Abdülkadir Efendi’yedir. Cenab-ı Allah onu Nakşibendi büyüklerinin
bereketiyle kuvvetlendirsin.
Zatınızın sıhhatini bildiren ve gerek bu fakire, gerek onun etbaına ve
gerekse de taraftarlarımızdan Hindistan ve Mekke’den gelip Basra’da yerleşen
kimselere yapmış olduğunuz nimet ve ihsanlarla dolu mektubunuz geldi.
Zaten yüce zatınız, yanımızda iyilikle tanınmakta ve dostlarına çok ihsan ve
inam etmekle bilinmekteydi. Dolayısıyla açıklanmasına gerek olmayan birşeyi
açıklamışsınız. Açıklanması gizlenmesinden daha iyi bir meseleyi çok fazla
uzatmışsınız.
Sonra kalbinizin çok halis olmasından, rütbeniz ve derecenizin yanımdaki
yüksekliğinden, hiç kimsenin cesaret edemeyeceği bir işe yönelmişsiniz.
Neden kalbimin ona karşı bulandığının sebebine muttali olmadan ve
kendisinden işlediği hatayı size bildirmeden, eski hizmetçim olan kardeşiniz
Ubeydullah’ı (ks) affetmemi istemişsiniz.
Kalbinizin hoş olması için ben onu affettim. Bununla çok sevinmelisiniz.
Zira onun birçok tehlikelerden kurtulmasına sebep oldunuz. Kardeşinizin
affı; benim üzerimdeki haklarınızın ve iyiliklerinizin bir kısmının ödenmesi
anlamını taşır. İnşallah gelecekte onun kıssasını size söyleyeceğiz.
Sizlerin kardeşlerinizden işittiğiniz, bazı ihvanın ona iftira atmasından
dolayı ona kalbimin kırılması diye bir hadise yoktur. Eğer Cenab-ı Allah bir
araya gelmemizi takdir ederse, yaptığını size tek tek açıklayacağım.
Gerçek sebep himmetinin düşüklüğü olmasına rağmen kalbimin ona kırılmasına
sebep olan olayı kardeşiniz tam aksine söylüyor. Meseleyi bilmeyen de “Niçin
filan adam Ubeydullah’tan kırıldı? Halbuki onun sırdaşı, gizli şeylerin
heybesi idi.” derler. Hülasa ben onu bir daha yaptığına dönmemek, yapmış
olduğu hatasını gizlemek, kalbimin kırılmasına sebep olan asil meseleyi
öğrenmek ve öğrendikten sonra unutmak şartıyla affettim ve hakkımı helal
ettim.
Bütün dostlarıma selam ederim. Özellikle zamanın Haririsi Osman bin Sened
el-Vaili’ye selam ederim. İnşallah onun benim yanımdaki bağışı
kaybolmayacak. Gecikmesi benden değildir.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.