İçindekiler


ELLİ BİRİNCİ MEKTUP

Mevlâna Halid (ks) bu mektubu; dostu ve muhlisi olan allame büyük alim seyyid Abdülkadir Haydari Bağdadi Efendi’ye (ks) göndermiştir.

Garip ve miskin olandan; edebi akıllı, habib, vefakar ve güzel ahlaklı, seçilmiş dostum, eskiden beri nazar yerim ve kerem sahibi, İslam’ın önderi ve Allah’ın (c.c) Beytü’l-Haramının dehlizi Basratü’l-Feyha’nın kadısı Abdülkadir Efendi’yedir. Cenab-ı Allah onu Nakşibendi büyüklerinin bereketiyle kuvvetlendirsin.

Zatınızın sıhhatini bildiren ve gerek bu fakire, gerek onun etbaına ve gerekse de taraftarlarımızdan Hindistan ve Mekke’den gelip Basra’da yerleşen kimselere yapmış olduğunuz nimet ve ihsanlarla dolu mektubunuz geldi.

Zaten yüce zatınız, yanımızda iyilikle tanınmakta ve dostlarına çok ihsan ve inam etmekle bilinmekteydi. Dolayısıyla açıklanmasına gerek olmayan birşeyi açıklamışsınız. Açıklanması gizlenmesinden daha iyi bir meseleyi çok fazla uzatmışsınız.

Sonra kalbinizin çok halis olmasından, rütbeniz ve derecenizin yanımdaki yüksekliğinden, hiç kimsenin cesaret edemeyeceği bir işe yönelmişsiniz.

Neden kalbimin ona karşı bulandığının sebebine muttali olmadan ve kendisinden işlediği hatayı size bildirmeden, eski hizmetçim olan kardeşiniz Ubeydullah’ı (ks) affetmemi istemişsiniz.

Kalbinizin hoş olması için ben onu affettim. Bununla çok sevinmelisiniz.

Zira onun birçok tehlikelerden kurtulmasına sebep oldunuz. Kardeşinizin affı; benim üzerimdeki haklarınızın ve iyiliklerinizin bir kısmının ödenmesi anlamını taşır. İnşallah gelecekte onun kıssasını size söyleyeceğiz.

Sizlerin kardeşlerinizden işittiğiniz, bazı ihvanın ona iftira atmasından dolayı ona kalbimin kırılması diye bir hadise yoktur. Eğer Cenab-ı Allah bir araya gelmemizi takdir ederse, yaptığını size tek tek açıklayacağım.

Gerçek sebep himmetinin düşüklüğü olmasına rağmen kalbimin ona kırılmasına sebep olan olayı kardeşiniz tam aksine söylüyor. Meseleyi bilmeyen de “Niçin filan adam Ubeydullah’tan kırıldı? Halbuki onun sırdaşı, gizli şeylerin heybesi idi.” derler. Hülasa ben onu bir daha yaptığına dönmemek, yapmış olduğu hatasını gizlemek, kalbimin kırılmasına sebep olan asil meseleyi öğrenmek ve öğrendikten sonra unutmak şartıyla affettim ve hakkımı helal ettim.

Bütün dostlarıma selam ederim. Özellikle zamanın Haririsi Osman bin Sened el-Vaili’ye selam ederim. İnşallah onun benim yanımdaki bağışı kaybolmayacak. Gecikmesi benden değildir.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.