Mevlâna Halid (ks) bu mektubu; Süleymaniye’den, eski muhlisi ve sağlam
talebesi, büyük alim Bağdat valisi Davut Paşa’ya (ks) göndermiştir. Allah
(c.c) onun aziz sırlarını yüceltsin.
Güzel kokular saçan selamımı gönderirim. Dünyada ve ahirette feyz ve
kurtuluşunuza sebep olacak duamız inşallah kabul olmuştur. Miskin, kul ve
alçak gönüllü fakir Halid’den şeref ve yüceliğin zirvesine yükselen,
efendilik, yüksek himmetler ve bol ihsan sahibi, kılınç ve kalem sahibi,
Hazreti Vali Cenabına -Allah Subhanehu ve Teala onu mahlukların himayesi
için kuvvetlendirsin ve başlangıç ile sonunun güzel olmasını ihsan ve in’am
eylesin.-
Mektubunuz, gözlerimin nuru, Nakşibendi tarikatı aliyyesinin, Sadat-ı
Kiram’ın (ks) göz bebeği aziz dostum Haydari Zade es-Seyyid Sıbgatullah
Efendi ile beraber geldi. Yüksek rütbenizden ve kuvvetli vakarınızdan bu
düşük fakire karşı sadır olan hareketinizi çok güzel bulduk. Vezirlerdeki ve
reislerdeki tevazuya düşkünlük nasıl güzel görülmesin? Özellikle böyle fakir
ve miskin olan kimselere karşı daha da güzel görünür. Yemin ederim ki sizler
gibi kimselerin, benim gibi kimselerin hallerini sorması şaşılacak şeydir.
Vezirlik rütbesiyle süslenmiş sizin gibi bir zatın kalbinde, bu miskin basit
ve günahlara gark olmuş kimseyi bulundurmasına hayret edilir.
Allah-u Teala sizleri bu tevazu ile yüceltsin ve büyüklenmekten korusun.
Allah (c.c) sizlerin, başta bulunmanızı ve değerinizin artmasını, günbegün
fazl-ü ihsanıyla muhafaza eylesin. Ulül-l-emr olan kimselerde tevazu, şeref
ve ziynettir. Büyüklenmek ise -Allah Sübhanehu ve Teala sizleri ondan
korusun- kötülüğü bilinen bir davranıştır.
Yüksek zatınıza gizli değildir ki, emir ve vezirlerin selahı -Allah (c.c)
sizleri onunla şereflendirsin- mahlukların selahı demektir. Onların fesadı
ise -Allah (c.c) sizleri ondan korusun- maiyetindekilerin fesadı demektir.
Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmeluttehaya) duayı herkese genel olarak
yapmamız için emir verdi. Hiç şüphe yok ki, tebliğ edilmese bile, sufilerin
adetleri kerem sahibi vezirlere, diğer tüm müslümanlara ve İslam’a dua
etmeye çok itina göstermektir.
Dolayısıyla sizlerin, niyetlerinde sadık olan insanları korumaya ve yardım
etmeye, dul ve yetimleri himaye etmeye devam ettiğiniz ölçüde, genel olarak
yapılan dualardan istifade etmeye hakkınız vardır. Bu günden itibaren,
emrinize uyarak ve sizlerin fakirlere karşı ihsanınızın hakkını yerine
getirmek maksadıyla, Müheymin ve nimet sahibi Allah-ü Teala dilerse, sizlere
hususi olarakta dua edeceğiz.
Başta ve sonda Allah-ü Teala’nın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize
olsun.