
Cenab-ı Mevla Teala bizleri O’nun edep ve terbiyesiyle edeplendirsin.
O’nun aşk şarabından bize içirsin.
Bu mektuplar fakir olan kul Halid en-Nakşibendi’den, muhibbi ve eski muhlisi
Ubeydullah el-Haydari Efendiyedir.
Cenab-ı Allah kusurlarını kendisine gösterip ve gayet zaif ve gevşek olmakla
beraber, aldanarak ulu velilere saldırmaktan kendisini korusun. Amin.
Mektupta, bana istişare ettiğin işe gelince, zerre kadar o işle senin
nüfuzun ve alakan yoktur. Sen muhakkak bilirsin ki; gecesi de gündüzü gibi
parlak olan Nakşibendi Tarikatı Aliyye’sinin esası, şeriat temelleri üzerine
inşa edilmiştir. Tarikat-ı Aliyye’nin hedeflerine ermek isteyen bir kimse
için esas, şeriata dair hiçbirşeyin değiştirilmemesidir.
Tarikat-ı Aliyye’nin adab ve kaidelerine riayet edilmezse, tarikata girmek
mübarek olmadığı gibi, akıbeti de güzel olmayacaktır.
Tarikat-ı Aliyye’nin en önemli edeplerinden birisi de, tarikatta talip olan
bir kimsenin, kendisine bir şeyi seçmemesidir. Bir talip kendi virdini
değiştirmek isteyince, Sadat-ı Kiram (ks) ‘ın üstü kapalı veya açık olarak
onun hakkında söylediklerini benden işitmişsinizdir.
Cenab-ı Allah Tebareke ve Teala sana hilafet rütbesini takdir ettikten sonra
Sadat-ı Kiram (ks)’ın gönüllerini razı etmek ve onları yüceltmekten başka
bir şey sana layık ve uygun değildir. Hatta değil onların büyükleri için,
müntesiplerin küçüklerine dahi rahmet, şefkat ve tevazu kanadını alçaltmanız
lazımdır. İnsanların rızasına uyarak, Tarikat-ı Aliyye’nin temel esaslarında
kesinlikle değiştirme ve bozma yoluna gitme. Dünya büyükleriyle birleşmek ve
ünsiyet bulmak için tarikatı zelil kılma. Tarikata ve tarikat ehline karşı,
gayet güzel edeple davranmaya çalış. Dünyanın gerek kolay gerek zor olan
hiçbir rütbesi sana fayda vermez. Hatta sen benim emrime riayet etmezsen
ahiretinde zarar göreceğin gibi, dünyada da zarar göreceksin. Ayakların
kaydıktan sonra pişman olman artık sana hiçbir fayda vermeyecektir.
Eğer, şimdi benim yolumda olsaydın bu konuda gayret edeceğin çok şeyleri
benden işitecek ve yaptığın fiilin kötü olduğunu Sadat-ı Kiram (ks)’a karşı
edebi terkettiğini kabullenip itiraf edecektin. Tüm söz ve fiillerimizde
Allah (c.c) sığınırız.
Habibim Es’ad Efendi’ye Molla Sıbgatullah’a selam ederim. Cenab-ı Allah onu
terbiye eyleyip yüceltsin ve ilim ile şerefini arttırsın.
Eğer benim razı olmamı istersen tarikatın kaide ve kanunlarına göre
insanların kurtuluşuna vesile ol. Herkesin yanında “Muhakkak ki ömrünü boşta
zayi ettiğini, işinin başlangıcında, ortasında ve sonunda da Tarikat-ı
Aliyye’nin kaidelerini terkettiğini” itiraf edeceksin.
Vallahi, eğer benim bildiğimi sende bilseydin kan ağlayacaktın. Cenab-ı
Allah Tebareke ve Teala, seni en mühim olan şeylere yöneltsin. Gerçekte
yediğin yemeğin zehirli olduğunu, zahiri güzel ve hoş görülen şeyleri sana
göstersin.
Abdülgafur ve iki arkadaşı Molla Muhammed el-Cedid ve Musa el-Ceburi’ye
gönderdiğimiz mektubu da oku, bu konuda buraya yazmadığım bazı şeyler orda
vardır. Son sözümüz size selam.