Mevlâna Halid (ks) bu mektubu; Bağdat’ın müftüsü olan, halifesi ve dostu
allame es-seyyid Ubeydullah Haydari efendiye göndermiştir. Allah rahmet
eylesin.
Kıymetli sözleriyle üzüntümüzü gideren, yazılarıyla kederlerimizi dağıtan,
Allah rızası için muhibbim, efendim, yüce haydari silsilesinin kıymetli
evladı Cenab-ı Molla Ubeydullah’a halis selamlarımı sunarım. Cenab-ı Mevla
kendisine yardımcı ve herşeyin karşılığı olsun.
Bundan sonra kerem sahibi mektubunuz ile şereflendik.Hikmetli üslubuyla
şevkimiz ve aşkımız coştu. Mektubunuzdaki iltifatımızı talep etmenizi
teemmül ettik. Güzel ibarelerinzi ve saf işaretleriniz tatlı ve hoş gördük.
Yalnız şu var ki, siz de terakki ve yükselme ve onunla ilgili şeyleri
hakkıyla uygulamayı çok az yerine getiriyorsunuz. Şart olmadan meşrutun
hasıl olmayacağını siz bilirsiniz. Bazı taliplerin güzel ve yüksek hal
sahibi olmalarıyla birlikte, tarikat-ı aliye’nin bazı şartlarına riayet
etmemeleri bizim için delil olmaz. Zira onlar muradlardan olabilecekleri
gibi ince kabiliyet sahibi de olabilirler. Şair bunu ne güzel ifade
etmiştir:
Kurtuluşu istersin, yollarına girmezsin
Karada gemi gitmez bunu da mı bilmezsin?
Mevlamız Muhammed Esad Efendiye, onun kerem ve şeref sahibi oğlu Molla
Sıbgatullah’a ve amca oğlunuz Molla Abdullah Efendiye selamımı tebliğ
ediniz. Vehhabiler ve Medinetü’s Selam olan Bağdat’ın valileri hakkında bana
mektup yazınız. Zira vakalardaki bazı hadiseler, gördüğüm şekilde ortaya
çıkıyor.
Allah’ın selam, rahmet ve bereketi sizlere ve yanınızdakilere olsun.