|
Ma'budiyyet-i Sırf Dâiresi’nde Seyr (Vahdet-i Vücûd adlı eserden) Hakîkat-i Salât seyrini sona erdiren tasavvuf yolcusu, Ma'bûdiyyet-i Sırf Dairesi'nde seyre başlar. Bu yüce mertebe; her şeyin asıl kuşatanı, bütün varlıkların sığınağıdır. Bu mertebede, seyr-i kademiye yani adım atıp yükselmeye güç ve imkân yoktur. Çünkü; İlahlık ve Ma'bûdluk mertebesi olan bu mertebeye seyr ve yükseliş ilahlığı gerektireceğinden, dinen ve aklen mümkün değildir. Bu makamda Peygamber (s.a.v) Efendimiz'e "Kıf ya Muhammed! (Dur yâ Muhammed!)" buyurulmuştur ki, mânâsı: "Ey Muhammed, dur; adım atma! Zirâ; bulunduğun Hakikat-i Salât mertebesinin yukarısı, İlâhlık ve Ma'bûdluk Makamı olup burada seyr-i kademîye (adım atmaya) güç ve imkân yoktur..." demektir. Bu yüceler yücesi makamda her ne kadar seyr-i kademi imkânsız ise de Allâh'a hamd olsun ki bakarak yükselmeye (seyr-i nazariye) güç ve imkân verilmiştir. Hakikat-i Salât makamının sonuna ulaşanlara, seyr-i nazarî elbette mümkün olur. Ancak; bu makamda bulunanların ebediyyen meydana gelecek seyr-i nazarileri, Hak Teâlâ'nın ululuk ve yüceliğine göre bir karınca adımı teşkil etmez (mukayese götürmez). Bu yüce makamda mümkün olan kıl ucu kadar seyr-i nazarinin büyüklüğüne göre; aşağı makamlardaki seyirlerin tamamı güneşten bir zerre, denizden bir damla teşkil etmez. Bu makamda, Allahu Teâlâ'nın Sırf Zâtî Ma'bûdiyyet'ine murâkabe olunur. Feyzin geliş yeri, birleşik halde bütün latîfelerdir. Bu yüce mertebede, 'Lâ ilâhe illellah' kelimesinin hakîkati anlaşılır, ibâdete lâyık olmayan sahte ilâhlara ibâdet edilmez ve Allah'tan başka hiçbir şeyin ibâdete lâyık gerçek ilâh olmadığı kesin olarak bilinir. Gerçekte her türlü ibâdete lâyık ve ibadet edilmeye hakkı olan, Hak Teâlâ'nın Zâtı'ndan başka yoktur. Bu yüceler yücesi makamda 'Lâ ilâhe illellah' kelimesinin mânâsı; Mânevî seyr ve ilerlemeyi tamamlamış olan için, 'Lâ ma'bûde illâllah'tır (Allah'tan başka ibâdet edilecek bir varlık yoktur), Ortada bulunana göre, 'Lâ maksûde illellah'tır (Allah'tan başka istenilecek, kast olunacak bir varlık yoktur), Başlangıçta olana göre, 'Lâ mevcude illellah'tır (Allah'tan başka hiçbir varlık yoktur).
Bu makamda (Ma'budiyyet-i Sırf
Dâiresi’nde Seyr makâmında), Allâh'a ortak koşmanın (şirkin) hakîkati
kökünden kazınır. |