Şiirler

Sayfa
Kapak
Dış kapak
İç kapak
Ey gönül gel gayriden geç aşka eyle iktida
Zihî kenz-i hafi k'andan gelir her vår olur peydå
Merhaba ehlen ve sehlen merhaba
Hamden ilahi ala ma ente melce-i
Ve ba'di hamdi'l ilâhi
Kad eşrakati'd-dünya bi'ş-şemsi ve Mevlana
Ya rahim-el usat kün rahiymen
Sekâni vech-i mahbub-i şaraben
İnne li'r-Rahman-i tarfen kadr-i enfas-il vera
İki kaşın arasında çekti Hüda istiva
Habs için geldi gelüp ıtlak için fermân bana
Ey derde derman isteyen
Ey çarh-ı dûn n'ettim sana hiç vermedin râhat bana
Uyan gafletten ey gafil seni aldamasun dünya
Hatm-i cem-il mürselinin fahrıdır fakr-u fenä
Bahr içinde katreyim bahr oldi hayran bana
Essalå her kim gelir bazár-ı aşka esselâ
Müzğibetű dumůği aynî teskubü
Mevâlidin sana her fasl u babı
İster isen marifette olasın âli cenab
Aç gözün dildâra bak ref' oldi yüzünden nikab
Oldum çü mahv-ı mahz-ı zât buldum vücudumdan necat
Sırr-ı Hak'kın nicesin fâş eyleyem ben ey sikât
Serây-ı din esâsıdır şeri'ât
Cân kuşunun her zamân ezkârıdır varidat
Yakub aşk oduna cânı meşâmın buy-i tevhid et
Bakub cemâl-i yâre çağırırım dost dost
Hidâyet kemâlât bî şerh kad mezhebet
Bağrımı pürhun eder şol çesm-i mestâniyle bahs
Cân bu ilden göçmeden cânânı bulmazsa ne güç
Hep güzeller arasında buldi hüsnün çün revaç
İster isen olasın ehl-i felah
Leyse li'd-dünyâ bekâün fihi ruhun ve irtiyâh
Ey karındaş bir sözüm var dut sımâh
Vücüdun kad bedâ fi külli mevcûd
Yine dil naâtını söyler Muhammed
"Künná zevât -el rüşd-elná hayât-il ebed
Zülmet-i hicrinde bîdâr olmuşum Yâ Rab meded
Müşkülüm var size ey Hakk dostları, eylen reşâd
Yâ llâhî sana senden el'ıyâz
Yâ Seyyiden fazlehů finnāsi kelbahr
Ey ilahi seni sevmek ne güzeldir ne güzel
Ariflere esrår-ı Hüda'dan haberim var
Her neye baksa gözün bil sırr-ı Sübhan ondadır
Ey tarikát erleri ey hakikat pirleri
Ey gönül gel ağlama zari zari inleme
Hakkı seven âşıkların eğlencesi tevhid olur
Ey garip bülbül diyârın kandedir
Çıkub hüccác ile gitmek ne güzeldir ne güzeldir
Şunlar ki görüp yüzünü bu dâra gelürler
Aşkın kime yâr olur dâim işi zâr olur
Ey sanem n'oldun câna kastın var
Hakkın kullarını bazı kul eyler
Kös-i rihlet çaldı mevtama henüz cân bîhaber
Katre katre dökülenler dür müdür bârân mıdır
Kandedir cehl ile zulmet nefs-i su'bânındadır
İnile ey dertli gönül inile
Derviş olan kişinin sözleri ümran olur
Esmâ-i ilâhiyyede bihad hünerim var
Vallâhi Deccâl senin emeklerin hebâdır
Bu halvete bakma güzâf zevk u safå halvettedir
Oldu yüzün subh-i senin ey nigår
Yâ Râb bize ihsân et vuslat yolunu göster
Bilenler vech-i cânânı bu cism ü cânı neylerler
Erimiz erdir pirimiz pirdir
Hazreti İsa inüb gökten tamam etti zuhur
Nice bir mekr-ü hiyel nikbet-i Deccâl nice bir
Ateş-i hicrânla cân durmaz figane başlar
Soyup bin pâre eden şişe-i kalbi celâlindir
Kim ki aşkın dârına berdar olur
Rumûz-i enbiyâyı vakf-i esrâr olandan sor
Halk içre bir âyineyim herkes bakar bir ân görür
Esicek båd-ı sabâ aklıma san şâne değer
Nazar kıldıkça insåna gönül hayran dolanur
Sırf içürdi bize vahdet câmını cânanımız
Şeri'âtın sözleri hakikatsiz bilinmez
Bulan özünü gören yüzünü
Tâ ezelden biz bu aşk içinde rüsvay olmuşuz
Eya Deccal Hakkın takdiri bil hergiz bozulmaz
Vasıl-ı Hak olmaya eylersen heves
Dermân arardım derdime derdim bana derman imiş
Her yeri hüsnün gülistan eylemiş
Gözet sun-i kadîmi kim kimin halkın azîm etmiş
Bu tabiat zulmetinden bulmak istersen halas
Sen seni bilmektir ancak pîr'e ülfetten garaz
Her diyenin sözüne aldanub etme ihtilat
Bugün bir meclise vardım oturmuş pend ider vaiz
Sidk ile girdinse yola ey şücâ
Her kimin kim derd-i Hak'tan yüreğinde olsa dağı
Gel ey sûfî çıkar süfi kıl insaf
Bulan cemiyyet kibri olur såf
Zahida sûret gözetme içeru gel câna bak
Hak âlemine bu âlem bir nüsha imiş ancak
Ey gönül gel olmagil Hak'tan ırak
Hak yolunun rehberi nefsidürür kâmilin
Ey bülbül-i şeyda yine efgâne mi geldin
Derd-i Hak'ka tálib ol dermana irem dersen
Gözlerini n'oldu bidar eyledin
Salikin mürşidine hizmeti şahane gerek
Derviş olan âşık gerek yolunda hem sâdık gerek
Arifin mutlak kelâmın duymaya irfan gerek
Köstebektir köstebektir köstebek
İster isen bulasın cânanı sen
Âşinâ;-i aşk olandan âh u zår eksik değil
Ey gönül gel Hak'ka giden râhı bul
Hevâ ise yeter gönül gel Allah'a dönelim gel
Bu fenânın izz u câhı iş u nuşu bir hayal
Varlığın mahveyleyip meydana gel
Padişaha aşkını humhâne kıl
Yâ câmiu'l esrar ve'l fezâil
Sevfe tera'n-nuri kable'l-ufül
Gel ey bahr-i hakâyıkta talep kılmayan asdâfı
Evvelimde dinmez idi âh u efgânım benim
Adetim budur ezelden günde perişân olurum
Ey kudret ıssı padişah lutf eyle açıver yolum
Doğdu ol sadr-ı risâlet bastı ferş üzre kadem
Ayağı tozunu sürme çekelden gözüme cânım
Aşkın meyine ben kana geldim
Ol menem kim vakıf-ı esrår-ı ilm-i Ademim
Ol cihânın fahrının sırrına kurban olayım
Hüda'nın sun'una âyîne âlem
Ya men tevahhede bil-gufrân-i vel-ısmı
İbn-i vakt-im ben ebü'l vakt olmazam
Bir kimse acep yok mu ki ona sinemi yaram
Cânane görünür bana câna neye baksam
Visâl-ul abdi lillâhi bila beyne velâ eyne
Tende cânım cânda cânanımdır Allah hū diyen
Gel ey gurbet diyârında esir olup kalan insan
Şeha yüz döndüren senden kimse tutsa gerek yüzün
Gönülden zikre eyle iştigali
Ey kerim Allah ey gâni Sultan
Gel ey bâd-ı sabâ lutf eyle bir dem
Nådânı terk etmeden yaranı arzularsın
Cânını terk etmeden cânanı arzularsın
Yine firkât nårına yandı cihân
Ela ey mürşid-i âlem haber ver ilm-i Mevlâ'dan
Ey bu cümle kainatın aslını bir cân eden
Aldın mı gönül hüsn ile yekta haberini sen
Gül müdür bülbül müdür şol zår u efgån eyleyen
Kim ki cândan geçmez ise deyin bize yâr olmasın
İlim bahr u vücud asdâf anın dürdänesiyem ben
Ey bu gönlüm sehrini bin kahr ile viran eden
Sevdim seni hep varım yağmadır alan alsın
Teşne-i bahr-i mühit olan dile reş neylesin
Gir sema'a zikr ile gel yana yana hū deyu
Bir şehre erişti yolum dört yanı düz meydan kamů
Nevbahar erişti bi-dar olayım şimden geru
Ezelden nârına aşkın yana geldim nihan içre
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a
Uyan gafletten ey nâim Hakka yalvar seherlerde
Gönül tesbih çek, seccadeden hiç ayağın ayırma
Deme kim Hakk'ı sende mevcut ola ya bende
Kalbini bağ-ı cânan et ravda-i tevhid ile
Zerreler zâhir mi olurdu âfitabi olmasa
Ahvál-i serencâmım bu saat erince
Hüda davet eder el hamd u lillah
Dönmek ister gönlüm cümle sivådan
Bilmem ne etsem neylesem bu halvetin şerbetine
Zuhûr-î kâinatın mâdenisin yå Resulallah
Ey bi-misäl vähid-i hüsnün misal içinde
Ey şeyh-i zen dünyanın gel âline aldanma
Gele Deccal gele gele, gör kim bugün neler ola
Devr edip geldim cihâna yine bir devran ola
Devran odur kim devrini devr-i felek bilmez ola
Zât-ı Hakk'da mahrem-i irfân olan anlar bizi
Ben sanurdum âlem içre bana hiç yär kalmadı
Cânine bülbül oldi hâr açılıp gül oldi
Gönülleri doldurur erenlerin halveti
Eylesün Allah çok tahiyyatı
Sana âşık olan diller niderler hüri gılmanı
Ey gönül guş eyle gel âşıkların küftarını
Dilberá gamzen oku içim dolu kan eyledi
Tälib-i Hak'kın devásız dertdürür sermayesi
Kıldan ince kılıçtan keskin ol şâhın yolu
Hamd-ü lillah habs-i zindân ehl-i hälin hırfeti
Hamr-ı ruy-i yär ile sekrån olan anlar bizi
Barekâllah gülistan-ı bülbülandır Aspuzi
Zevāle gün salındı, Kal'a-i Vän alındı
Zühdünü ko aşka düş ehl-i cânan etsin seni
Dost illerinin menzili ki ali göründü
Ey kefere o iğrib avlar mı bu balığı
Kasap elinde koyunum yå o beni yâ ben onu
Yakın yalınlı külhanı, atın firengi temreni
Belirmez arifin nâm u nişanı
Bugün Yakûb-ı kalbe Yūsuf-i cândan haber geldi
Çün sana gönül mübtelâ düştü
Bir yüze düş oldum yüz bin onun divánesi
N'olaydı yâ Keşiş Dağı n'olaydı
Bir göz ki anın olmaya ibret nazarında
-
-
83
83
83
83
81
81
81
81
81
79
79
79
77
77
77
77
77
75
75
75
75
73
73
73
71
71
71
71
71
69
69
69
69
69
69
67
67
67
67
65
65
65
65
65
65
63
63
63
63
63
61
61
61
61
59
59
59
59
57
57
57
57
57
57
55
55
55
55
55
55
55
53
53
53
53
53
51
51
51
51
51
49
49
49
49
49
47
47
47
47
47
45
45
45
45
45
43
43
43
43
43
43
41
41
41
39
39
39
39
37
37
37
37
37
35
35
35
35
35
33
33
33
31
31
31
31
31
29
29
29
29
29
27
27
27
27
27
25
25
25
25
23
23
23
23
23
23
21
21
19
19
19
19
19
19
17
17
17
17
17
15
15
15
13
13
11
11
11
11
11
11
09
09
09
09
09
07
07
07
07
07
05
05
05
05
03
03
03
03
03