|
Dış kapak |
|
İç kapak |
|
Ey gönül gel
gayriden geç aşka eyle iktida |
|
Zihî kenz-i hafi k'andan gelir her vår olur peydå |
|
Merhaba ehlen ve sehlen merhaba |
|
Hamden ilahi ala ma ente melce-i |
|
Ve ba'di hamdi'l ilâhi |
|
Kad eşrakati'd-dünya bi'ş-şemsi ve Mevlana |
|
Ya rahim-el usat kün rahiymen |
|
Sekâni vech-i mahbub-i şaraben |
|
İnne li'r-Rahman-i tarfen kadr-i enfas-il vera |
|
İki kaşın arasında çekti Hüda istiva |
|
Habs için geldi gelüp ıtlak için fermân bana |
|
Ey derde derman isteyen |
|
Ey çarh-ı dûn n'ettim sana hiç vermedin râhat bana |
|
Uyan gafletten ey gafil seni aldamasun dünya |
|
Hatm-i cem-il mürselinin fahrıdır fakr-u fenä |
|
Bahr içinde katreyim bahr oldi hayran bana |
|
Essalå her kim gelir bazár-ı aşka esselâ |
|
Müzğibetű dumůği aynî teskubü |
|
Mevâlidin sana her fasl u babı |
|
İster isen marifette olasın âli cenab |
|
Aç gözün dildâra bak ref' oldi yüzünden nikab |
|
Oldum çü mahv-ı mahz-ı zât buldum vücudumdan necat |
|
Sırr-ı Hak'kın nicesin fâş eyleyem ben ey sikât |
|
Serây-ı din esâsıdır şeri'ât |
|
Cân kuşunun her zamân ezkârıdır varidat |
|
Yakub aşk oduna cânı meşâmın buy-i tevhid et |
|
Bakub cemâl-i yâre çağırırım dost dost |
|
Hidâyet kemâlât bî şerh kad mezhebet |
|
Bağrımı pürhun eder şol çesm-i mestâniyle bahs |
|
Cân bu ilden göçmeden cânânı bulmazsa ne güç |
|
Hep güzeller arasında buldi hüsnün çün revaç |
|
İster isen olasın ehl-i felah |
|
Leyse li'd-dünyâ bekâün fihi ruhun ve irtiyâh |
|
Ey karındaş bir sözüm var dut sımâh |
|
Vücüdun kad bedâ fi külli mevcûd |
|
Yine dil naâtını söyler Muhammed |
|
"Künná zevât -el rüşd-elná hayât-il ebed |
|
Zülmet-i hicrinde bîdâr olmuşum Yâ Rab meded |
|
Müşkülüm var size ey Hakk dostları, eylen reşâd |
|
Yâ llâhî sana senden el'ıyâz |
|
Yâ Seyyiden fazlehů finnāsi kelbahr |
|
Ey ilahi seni sevmek ne güzeldir ne güzel |
|
Ariflere esrår-ı Hüda'dan haberim var |
|
Her neye baksa gözün bil sırr-ı Sübhan ondadır |
|
Ey tarikát erleri ey hakikat pirleri |
|
Ey gönül gel ağlama zari zari inleme |
|
Hakkı seven âşıkların eğlencesi tevhid olur |
|
Ey garip bülbül diyârın kandedir |
|
Çıkub hüccác ile gitmek ne güzeldir ne güzeldir |
|
Şunlar ki görüp yüzünü bu dâra gelürler |
|
Aşkın kime yâr olur dâim işi zâr olur |
|
Ey sanem n'oldun câna kastın var |
|
Hakkın kullarını bazı kul eyler |
|
Kös-i rihlet çaldı mevtama henüz cân bîhaber |
|
Katre katre dökülenler dür müdür bârân mıdır |
|
Kandedir cehl ile zulmet nefs-i su'bânındadır |
|
İnile ey dertli gönül inile |
|
Derviş olan kişinin sözleri ümran olur |
|
Esmâ-i ilâhiyyede bihad hünerim var |
|
Vallâhi Deccâl senin emeklerin hebâdır |
|
Bu halvete bakma güzâf zevk u safå halvettedir |
|
Oldu yüzün subh-i senin ey nigår |
|
Yâ Râb bize ihsân et vuslat yolunu göster |
|
Bilenler vech-i cânânı bu cism ü cânı neylerler |
|
Erimiz erdir pirimiz pirdir |
|
Hazreti İsa inüb gökten tamam etti zuhur |
|
Nice bir mekr-ü hiyel nikbet-i Deccâl nice bir |
|
Ateş-i hicrânla cân durmaz figane başlar |
|
Soyup bin pâre eden şişe-i kalbi celâlindir |
|
Kim ki aşkın dârına berdar olur |
|
Rumûz-i enbiyâyı vakf-i esrâr olandan sor |
|
Halk içre bir âyineyim herkes bakar bir ân görür |
|
Esicek båd-ı sabâ aklıma san şâne değer |
|
Nazar kıldıkça insåna gönül hayran dolanur |
|
Sırf içürdi bize vahdet câmını cânanımız |
|
Şeri'âtın sözleri hakikatsiz bilinmez |
|
Bulan özünü gören yüzünü |
|
Tâ ezelden biz bu aşk içinde rüsvay olmuşuz |
|
Eya Deccal Hakkın takdiri bil hergiz bozulmaz |
|
Vasıl-ı Hak olmaya eylersen heves |
|
Dermân arardım derdime derdim bana derman imiş |
|
Her yeri hüsnün gülistan eylemiş |
|
Gözet sun-i kadîmi kim kimin halkın azîm etmiş |
|
Bu tabiat zulmetinden bulmak istersen halas |
|
Sen seni bilmektir ancak pîr'e ülfetten garaz |
|
Her diyenin sözüne aldanub etme ihtilat |
|
Bugün bir meclise vardım oturmuş pend ider vaiz |
|
Sidk ile girdinse yola ey şücâ |
|
Her kimin kim derd-i Hak'tan yüreğinde olsa dağı |
|
Gel ey sûfî çıkar süfi kıl insaf |
|
Bulan cemiyyet kibri olur såf |
|
Zahida sûret gözetme içeru gel câna bak |
|
Hak âlemine bu âlem bir nüsha imiş ancak |
|
Ey gönül gel olmagil Hak'tan ırak |
|
Hak yolunun rehberi nefsidürür kâmilin |
|
Ey bülbül-i şeyda yine efgâne mi geldin |
|
Derd-i Hak'ka tálib ol dermana irem dersen |
|
Gözlerini n'oldu bidar eyledin |
|
Salikin mürşidine hizmeti şahane gerek |
|
Derviş olan âşık gerek yolunda hem sâdık gerek |
|
Arifin mutlak kelâmın duymaya irfan gerek |
|
Köstebektir köstebektir köstebek |
|
İster isen bulasın cânanı sen |
|
Âşinâ;-i aşk olandan âh u zår eksik değil |
|
Ey gönül gel Hak'ka giden râhı bul |
|
Hevâ ise yeter gönül gel Allah'a dönelim gel |
|
Bu fenânın izz u câhı iş u nuşu bir hayal |
|
Varlığın mahveyleyip meydana gel |
|
Padişaha aşkını humhâne kıl |
|
Yâ câmiu'l esrar ve'l fezâil |
|
Sevfe tera'n-nuri kable'l-ufül |
|
Gel ey bahr-i hakâyıkta talep kılmayan asdâfı |
|
Evvelimde dinmez idi âh u efgânım benim |
|
Adetim budur ezelden günde perişân olurum |
|
Ey kudret ıssı padişah lutf eyle açıver yolum |
|
Doğdu ol sadr-ı risâlet bastı ferş üzre kadem |
|
Ayağı tozunu sürme çekelden gözüme cânım |
|
Aşkın meyine ben kana geldim |
|
Ol menem kim vakıf-ı esrår-ı ilm-i Ademim |
|
Ol cihânın fahrının sırrına kurban olayım |
|
Hüda'nın sun'una âyîne âlem |
|
Ya men tevahhede bil-gufrân-i vel-ısmı |
|
İbn-i vakt-im ben ebü'l vakt olmazam |
|
Bir kimse acep yok mu ki ona sinemi yaram |
|
Cânane görünür bana câna neye baksam |
|
Visâl-ul abdi lillâhi bila beyne velâ eyne |
|
Tende cânım cânda cânanımdır Allah hū diyen |
|
Gel ey gurbet diyârında esir olup kalan insan |
|
Şeha yüz döndüren senden kimse tutsa gerek yüzün |
|
Gönülden zikre eyle iştigali |
|
Ey kerim Allah ey gâni Sultan |
|
Gel ey bâd-ı sabâ lutf eyle bir dem |
|
Nådânı terk etmeden yaranı arzularsın |
|
Cânını terk etmeden cânanı arzularsın |
|
Yine firkât nårına yandı cihân |
|
Ela ey mürşid-i âlem haber ver ilm-i Mevlâ'dan |
|
Ey bu cümle kainatın aslını bir cân eden |
|
Aldın mı gönül hüsn ile yekta haberini sen |
|
Gül müdür bülbül müdür şol zår u efgån eyleyen |
|
Kim ki cândan geçmez ise deyin bize yâr olmasın |
|
İlim bahr u vücud asdâf anın dürdänesiyem ben |
|
Ey bu gönlüm sehrini bin kahr ile viran eden |
|
Sevdim seni hep varım yağmadır alan alsın |
|
Teşne-i bahr-i mühit olan dile reş neylesin |
|
Gir sema'a zikr ile gel yana yana hū deyu |
|
Bir şehre erişti yolum dört yanı düz meydan kamů |
|
Nevbahar erişti bi-dar olayım şimden geru |
|
Ezelden nârına aşkın yana geldim nihan içre |
|
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a |
|
Uyan gafletten ey nâim Hakka yalvar seherlerde |
|
Gönül tesbih çek, seccadeden hiç ayağın ayırma |
|
Deme kim Hakk'ı sende mevcut ola ya bende |
|
Kalbini bağ-ı cânan et ravda-i tevhid ile |
|
Zerreler zâhir mi olurdu âfitabi olmasa |
|
Ahvál-i serencâmım bu saat erince |
|
Hüda davet eder el hamd u lillah |
|
Dönmek ister gönlüm cümle sivådan |
|
Bilmem ne etsem neylesem bu halvetin şerbetine |
|
Zuhûr-î kâinatın mâdenisin yå Resulallah |
|
Ey bi-misäl vähid-i hüsnün misal içinde |
|
Ey şeyh-i zen dünyanın gel âline aldanma |
|
Gele Deccal gele gele, gör kim bugün neler ola |
|
Devr edip geldim cihâna yine bir devran ola |
|
Devran odur kim devrini devr-i felek bilmez ola |
|
Zât-ı Hakk'da mahrem-i irfân olan anlar bizi |
|
Ben sanurdum âlem içre bana hiç yär kalmadı |
|
Cânine bülbül oldi hâr açılıp gül oldi |
|
Gönülleri doldurur erenlerin halveti |
|
Eylesün Allah çok tahiyyatı |
|
Sana âşık olan diller niderler hüri gılmanı |
|
Ey gönül guş eyle gel âşıkların küftarını |
|
Dilberá gamzen oku içim dolu kan eyledi |
|
Tälib-i Hak'kın devásız dertdürür sermayesi |
|
Kıldan ince kılıçtan keskin ol şâhın yolu |
|
Hamd-ü lillah habs-i zindân ehl-i hälin hırfeti |
|
Hamr-ı ruy-i yär ile sekrån olan anlar bizi |
|
Barekâllah gülistan-ı bülbülandır Aspuzi |
|
Zevāle gün salındı, Kal'a-i Vän alındı |
|
Zühdünü ko aşka düş ehl-i cânan etsin seni |
|
Dost illerinin menzili ki ali göründü |
|
Ey kefere o iğrib avlar mı bu balığı |
|
Kasap elinde koyunum yå o beni yâ ben onu |
|
Yakın yalınlı külhanı, atın firengi temreni |
|
Belirmez arifin nâm u nişanı |
|
Bugün Yakûb-ı kalbe Yūsuf-i cândan haber geldi |
|
Çün sana gönül mübtelâ düştü |
|
Bir yüze düş oldum yüz bin onun divánesi |
|
N'olaydı yâ Keşiş Dağı n'olaydı |
|
Bir göz ki anın olmaya ibret nazarında |