MEVZUU:
Nasihat ve tembihtir.
NOT:
İmam-ı Rabbanî Hz. bu mektubu, Hace Muhammed Kasım Bedahşi'ye yazmıştır.
***
Rahman Rahim Allah'ın adı ile...
Allah'a hamd olsun; salât ve selâm Allah'ın Resulüne. Sizlere dahi dualar ederim.
***
Bildirmek isterim ki, bu kardeşim mektubundan ve kelamından; taleb harareti anlaşılmakta ve gönül birliği kokusu gelmektedir. Bunun için, Allah'a hamd ü şükürler olsun.
Bu devlet, sohbet yakınlığı eserine benzemektedir. Hiçbir faydası olmayan alâkalar, sizi bir cuma dahi sohbette olmayı terk ettirmesin. Biliyorum, sohbetinin toplam günleri ona ulaştı mı ulaşmadı mı?
Allah'tan utanmak gerekir; şu cihetten ki: Bin günden bir tanesi Allah için ayrılmaz; çeşitli taallukattan dahi kendini derleyip toplayamaz.
Sizin için hüccet tamamdır. Vicdanında bulursun ki, bu sohbetlerden bir tanesi, erbainlerin mücahedesinden daha faziletlidir. Bununla beraber, bu sohbetten kaçmaktasınız; hile ile kendinizi ondan uzak tutamazsınız.
İstidad cevheriniz güzeldir; amma onu bu kuvveden fiile çıkaramadıktan sonra, neye yarar? İstidadınız üstündür; amma himmetiniz düşüktür. Çocuklar gibi, nefis cevherler yerine, düşük saksı parçaları ile yetinmektesiniz.
Bir şiir:
Malum olur gün gibi sabah oldukta;
Gerçek hüviyeti, kimdir karanlıkta?
Henüz fırsat kaçmış değildir. Esaslı düşünmek yerinde olur. Bu işin umdesi, gönül birliği olanlarla sohbettir. Bu devlet müyesser olmaz ise, vakitleri Allah'ın zikrine harcamak gerek. Zikre aykırı düşen, her şeyden kaçmalıdır.
İşin kolay tarafına kaçmadan, şer'i olan helâl ve harama güzelce riâyet etmelidir.
Beş vakit namazlarında cemaati bırakmayınız. Tadil-i erkâna dahi tam mânası ile riayete çalışmalısınız. Namazların edasını dahi, müstehab olan vakitlerde yapınız.
Bir ayet-i kerime meali:
"Rabbimiz, nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, sen her şeye kadirsin." (66/8)