Mektuplar

MEVZUU:

Kendi şeyhi hayatta iken, bir talip, yüce Hakkı talep babında bir başka şeyhin yanına gitmesi caiz olur mu?

NOT:

İmam-ı Rabbanî Hz. bu mektubu, Nur Muhammed Enbali'ye yazmıştır.

***

Rahman Rahim Allah'ın adı ile...

Allah'a hamd olsun. Salât ve selâm, Allah'ın Resulüne.. Sizlere dahi dualarımı bildiririm.

Mektubunuzun vasıl olduğunu bildirmek isterim. Söyle sormuşsun:

—Şeyh hayatta iken, bir talip yüce Hakkı taleb için bir başka şeyhin yanında hazır olur ise, caiz olur mu, yoksa olmaz mı?

Bilesin ki,

Esas maksat, Sübhan Hak'tır. Şeyh dahi, Cenab-ı Hakka vasıl olmaya bir vesiledir. Şayet bir talip, irşadını bir başka şeyhte görür; kalbini dahi onun sohbetinde yüce Hak ile hazır bulur ise, caizdir ki, birinci şeyhi hayatta iken, iznini almadan dahi öbür şeyhinin huzuruna gide... Ondan irşadını taleb ede... Ne var ki, ilk şeyhini dahi inkâr etmemesi gerekir. İlk şeyhini dahi ancak hayırla anmalıdır. Bilhassa bu vakitte...

Zira bu vakitte, müritliğin ve şeyhliğin ancak resmi ve âdeti kaldı.

Bu vaktin şeyhlerinin ki, kendilerinden haberi yoktur; küfürle iman arasını ayırt edemezler. Allahu Teala’dan nasıl haberdar olabilirler? Hangi yoldan müridlere delil olabilirler?

Bir şiir:

Onun ki yoktur haberi şanından;
Gücü yetmez habere şundan bundan...

Yazıklar olsun o müride ki, öyle bir şeyhin yanında inanarak oturur da, başkasına gitmez. Haliyle, yüce Hakkın yolunu dahi bilemez. Bu durum, öylesine tehlikelerdendir ki, şeytani varidat olarak, talibi Hak talebinden almak için nakıs şeyh cihetinden gelir.

Her neresi ki, talib, irşadını ve gönül birliğini orada bulur; hiç durmadan oraya dönmelidir.

Şeytani vesveselerden dahi Allah'a sığınmak gerek.