MEVZUU:

Hazret-i Şeyhimize has bazı hallerin, zevklerin beyanı.. Sayesi eksik olmasın.

NOT:

İmam-ı Rabbanî Hz. bu mektubu, Seyyid Mir Muhammed Nu'man'a yazmıştır.

***

Allah'a hamd olsun. Onun seçmiş olduğu kullarına selâm..

***

Şu mânâ gizli değildir ki: Sübhan Allah'ın inayeti, o Yüce Zat'ın inayeti ile; celâli ve gazabı suretinde tecelli etmediğinden beri, zindan kafesine mahpus olmadım; şuhudî iman darlığından dahi tamamı ile çıkmadım; hayal ve misal zılâli yollarından dahi tamamı ile ayrılmadım. Gaybî iman yolunda dahi, dizginleri bırakılmış olarak, böbürlenip durmadım. Kemal üzere huzurdan gaybe, aynden ilme, sühuddan istidlale de dönmedim. Kâmil bir zevk, doğru bir vicdan ile, başkalarının iyiliklerini ayıp, ayıplarını dahi iyilik olarak bulmadım. Züllün ve inkisarın zülâlini de tatmadım; keza mürebbi hakareti, rüsvaylığı, iftikarını da.. Halkın taan ve levminin cemalinden de haz almadım, insanların belâsının ve cefasının güzel lezzetini de almadım. İrade ve ihtiyarı, yıkayıcı önündeki bir meyyit gibi bütünüyle irade ve ihtiyarı terk etmedim. Tamam ve kemal üzere, afakî ve enfüsî taallukatı dahi kesip atmadım.. Tazarru, iltica, inabe, istiğfar, zül, inkisar hakikatına da haiz olmadım. Yüce Makamı azamet kibriya perdeleri ile sanlı Sübhan Hakkın istiğnasını da müşahede etmedim. Nefsimi fakri, ihtiyacı tamam, iktidarı kayıp, hasiyetten ari, itibarı yok, zelil, hakir bir kul olarak da bilmedim.

Bir âyet-i kerime meali:

– «Ben, nefsimi terbiye edemem.. Zira nefis, bütün şiddetiyle kötülüğü emredendir. Meğer ki, Rabbim merhamet etmiş ola..» (12/ 53)

Eğer feyizlerin ve ilâhî varidatın tevatürü olmasaydı; bu mihnet yurdunda onun namütenahi nimetleri ve ihsanları tevali ederek bu gönlü kırık kulun haline şamil olmasaydı, iş ye'se düşer; ümit bağı dahi kopabilirdi.

Allah'a hamd olsun ki: Belâ içinde bana afiyet ihsan eyledi. Cefa içinde bana kerem etti. Darlıkta bana ihsanda bulundu. Darlıkta ve genişlikte beni şükretmeye muvaffak eyledi. Beni, enbiyaya mutabaat edenlerden, evliyânın da izinde gidenlerden olmayı nasib etti. Ulemayı ve salihleri de sevenlerden kıldı..

Başta enbiyaya, sonra onları tasdik edenlere, Sübhan Allah'ın salâtları ve selâmları olsun.