MEVZUU:

a) Üstün gayret sahibi olmaya teşvik..
b) Bütün nimetleri şeyhinden görmek.

NOT:

İmam-ı Rabbanî Hz. bu mektuba, Mevlâna Emanüllah'a yazmıştır.

***

Emanüllah kardeşin mektubu ulaştı.. Hallerinden, vecidlerinden beyanla yazılan hususlar vuzuha kavuştu.

Sizden beklenen, bu işlerden daha ziyadesidir. Ve.. her ne verilir ise.. onu edeple kabul gerekir.. Hatta bir nimet olarak kabul edilmelidir. Daha ziyadesi de taleb edilmelidir. Hatta üst makam dahi istenmelidir. Hem de yalvarıp yakararak kırık gönül ile.. Hem de şöyle diyerek:

– Dahası yok mudur?.

Şer'î hükümlerin yerine getirilmesine dahi tam manası ile riayet edilmelidir. Halleri tasdik ve istikâmeti sağlayan şeriat üzere doğruluk.

Âlem-i misalden yazılan rüyanın tabiri, muameleye yakındır (yakında çıkacak). İş, Sübhan Allah'a kalmıştır.

Sohbette çok bulunduğunuzdan, nazarınız, yücelere ulaşmıştır. Çocuklar gibi cevize ve muza kanmayasınız. Sübhan Allah, üstün himmet (gayret, samimi istek) sahiplerini sever..

***

Kardeşimiz Hafız Mehdi Ali için vâki olan Hazret-i İsa'nın a.s. terbiyesini yazmışsınız.

Evet.. Hafız'ın tarikatımızla çok bağlantısı vardır. Lâkin bilinmesi de gerekir: Surette, bu devlet, hangi mahalden hâsıl olmaktadır?. Yerinde olur ki: Hakikatta bunu şeyhine döndüre.. Ta ki: Teveccüh yönü değişmeye ve muameleye de halel gelmeye.. Her ne yandan feyiz hâsıl olur ise.. yerinde olur ki: Onu şeyhinden göre.. Zira, o câmi (toplu) bir mânâ taşır. Her ne surette terbiyesi zuhur eder ise.. hakikatta o, şeyhindendir.

Anlatılan makam, saliklerin ayaklarının kaydığı makamdır. Ayık ve zâkıf olmalı ki: Lâin şeytan yol bulamaya.. Her halde şu cümleyi duymuş olacaksın:

– Bir yerde olan, her yerde olur.. Amma her yerde olan asla bir yerde olamaz..

Hafız'a benden selâm tebliğ eyle..

Vesselâm.