MEVZUU:
Gayr-ı ihtiyari bereketlerin askerde olduğu beyanındadır.
NOT:
İmam-ı Rabbanî Hz. bu mektubu, Mahdumzade Hâce Muhammed Said ve Hâce Muhammed Masum Hazretlerine yazmıştır.
***
Keremli evlâdım birlik üzere olsunlar... (Yani manevi huzurda ve gönül birliğinde...)
İnsanlar, her zaman mihnetlerimize bakarak; bu darlıktan kurtulmamızı isterler. Amma bilmezler ki, muradın husule gelmeyişinde, ihtiyarsız olmakta, maksada ve merama nail olmamakta tatlı ve hoş belâ vardır.
Hangi nimet var ki, insanın ihtiyarı olmadan ihtiyarından çıkarılmasına, istenmeden maişetinin verilmesine, ihtiyari işleri dahi onun ihtiyarsızlığına ve onun, yıkayıcı elindeki meyyit kılınmasına müsavi olur.
Hapis günlerinde, zaman zaman, bilhassa ihtiyarsız ve muztar halimde; çokça haz alırım. Hem de şaşılacak kadar. Keza garip zevk alıyorum.
Evet, feragat erbabı, belâ erbabının zevklerinden ne alabilir ki? Onun belâ güzelliğinden ne anlarlar?..
Çocuklara göre, yalnız haz tatlıdadır. O ki, acılıktan yana bol hazza nail olur, tatlıyı bir kıla satın almaz.
Bir mısra:
O kuş ki, ateş yutar, dane lezzetinden ne anlar...
Hüda'ya ittiba edenlere selâm.