ELLİBİRİNCİ MEKTÛB

Bu mektup, yine Seyyid Şeyh Ferid’e “rh.a.” yazılmıştır. İslamiyet’i yaymaya teşvik eylemektedir:

Allahü teâlâdan dilerim ki, o büyük sülalenin yardımı ile İslamiyet güneşi parlasın, Ahkâm-ı ilahiyyenin güzelliği her tarafa yayılsın. Farsça mısra tercümesi:

İş budur, bundan başkası hiçtir!

Bugün de kimsesiz kalan Müslümanların bu dalalet girdabından kurtuluş ümidi; ancak insanların en iyisinin evladının gemisindedir. Bir hadis-i şerifte: (Ehl-i beytim, yani evlatlarım, Nuh aleyhisselamın gemisi gibidir. Buna binen kurtulur, binmeyen helak olur) buyuruldu. Bu büyük saadeti ele geçirmek için çok çalışınız! Çok şükür Allahü teâlâ mevki, kuvvet, tesirli söz nimetlerini vermiştir. Zatınızın şerefi de bunlara katıldığında saadet meydanında bütün akranlarınızdan ileri gitmeniz pek kolaydır. [Hazret-i Ali ile Hazret-i Fatıma’ya “radıyallahü anhümâ” ve ikisinin çocuklarına ve bütün torunlarına (Ehl-i beyt) denir.]

Bu fakir; doğru olan bu İslamiyet’i kuvvetlendirmeye ve yaymaya yarayan böyle şeyleri söylemek için yüksek hizmetinizle şereflenmeye kalktım. Mübarek Ramazan ayının hilali Delhi’de iken görüldü. Kıymetli validenizin Delhi’de kalmamızı istedikleri anlaşılarak Kur’an-ı Kerim’in hatmini dinlemek için orada kaldık. Amir, Allahü teâlâdır. Dünya ve ahiret saadetinize dua ederim.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi