YÜZELLİÜÇÜNCÜ MEKTÛB

"Bu mektup, Meyan Şeyh Müzzemmil’e yazılmıştır. Masivaya köle olmaktan büsbütün kurtulmak, mutlak fenâ ile olduğu bildirilmektedir:

Gönderdiğiniz mektup geldi. Bütün nimetleri gönderen Allahü teâlâya hamd ve şükür olsun ki kendini arayanları sıkıntı ve üzüntü içinde tutmaktadır. Bu üzüntüyü vererek kendinden başkası ile rahat etmekten kurtarmaktadır. Fakat O’ndan başka şeylere köle olmaktan büsbütün kurtulabilmek için mutlak fenâya kavuşmak lazımdır. Masivanın gönül aynasındaki görüntülerini büsbütün yok etmek lazımdır. [Masiva; Allahü teâlâdan başka her şey demektir yani bütün mahluklar demektir.] Hiçbir şey bilmemek, hiçbir şeyi sevmemek ve Hak teâlâdan başka dilek ve istek kalmamak lazımdır.

Böyle fenâ hasıl olmazsa bir şeye kavuşulmaz. Kendini Hak teâlâdan başka bir şeye bağlı sanmasa da böyle zannetmesi doğru olmaz; zannetmekle işin doğrusu değişmez. Farsça mısra tercümesi: "Bu nimeti bakalım kime verirler?"

Hâllere, makamlara bağlanmak da masivaya gönül vermek demektir. Artık başka şeylere bağlanmanın ne olacağını düşünmelidir. Farsça beyit tercümesi:
Küfür olsa da, iman olsa da her dilek,
Dosta kavuşmaya engel olurlar hep!

Ayrılığımız uzun sürdü. Fırsat büyük nimettir. Arkadaşlarınız olgun kimseler ise onlardan izin almakta niçin gecikiyorsunuz? Eğer olgun değillerse izin almaya ne lüzum var? Allahü teâlânın razı olmasını düşünmek lazımdır. O razı olunca başkaları ister razı olsunlar ister olmasınlar; onlar razı olmazlarsa ne çıkar? Farsça mısra tercümesi: "Sevgili razı olunca her şey razı olmuş demektir." Maksat ve dilek yalnız Hak teâlâ olmalıdır. O’nunla birlikte her ne olursa olsun güzeldir; O’nunla birlikte olmayan her şey olmaz olsun. Farsça mısra tercümesi: "Yanağım burada iken sen güle bakıyorsun."

Vesselâm.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi