YÜZELLİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB

"Bu mektup, yine Meyan Şeyh Müzzemmil’e yazılmıştır. Kendinden geçmek ve kendinde ilerlemek lazım geldiği bildirilmektedir:

Hak teâlâ kendisi ile bulundursun! Bir an başkasına bırakmasın! Ya Rabbî! Bizi kendimize bir an bırakma! Bırakırsan helak oluruz; daha az da bırakırsan yok oluruz. İnsanın başına belaların gelmesine sebep, kendine düşkün olmasıdır. Kendi kendisinden kurtulursa Allahü teâlâdan başka şeylere düşkün olmaktan kurtulur. Puta tapanlar kendilerine tapmaktadırlar. Câsiye suresi 23. ayetinde mealen: "Kendi nefsini (arzusunu) ilah edineni gördün mü?" buyuruldu. Farsça mısra tercümesi: "Kendini bırakmak pek hoş olur ve rahat!"

Kendini bırak, bana gel! Kendinden geçmek farz olduğu gibi kendinde ilerlemek de lazımdır. Çünkü O, bu yolculukla bulunabilir. Kendinden dışarıda yapacağın yolculukla bulamazsın! Farsça beyit tercümesi:
Her ne varsa sendedir, yok sanma!
Kör gibi her yana el uzatma.

Seyr-i Afâkî yani insanın dışındaki yolculuk insanı uzaklaştırır. Seyr-i Enfüsî yani insanın kendinde yaptığı yolculuk aranılana kavuşturur. Şühûd arıyor isen kendindedir; marifet istiyorsan kendindedir. Hayret yani anlayamayıp şaşırıp kalmak ise yine kendindedir. İnsanın dışında ayak basacak yer yoktur.

Söz nereye uzandı? İyi düşünemeyenler bu sözümü hulûl veya birleşmek sanacak; böylece doğru yoldan kayacak, dalalete düşecek. Farsça mısra tercümesi: "Burada hulûl, birleşmek küfür olur, iyi bil!" Bu makamlara varmadan ve anlamadan önce bunları düşünmek caiz değildir. Allahü teâlâ bizi ve sizi razı olduğu yolda bulundursun (s.a.v.)! Hâllerinizi yazınız, çok faydalı olur. Çeşitli bağlantılarınız var ise de bunlardan kurtulunuz. Bunlar ya varmış ya yokmuş, eşit tutunuz!

Vesselâm, vel-ikrâm.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi