|
"Bu mektup, yine
Meyan Şeyh Müzzemmil’e yazılmıştır. Kendinden geçmek ve kendinde
ilerlemek lazım geldiği bildirilmektedir:
Hak teâlâ
kendisi ile bulundursun! Bir an başkasına bırakmasın! Ya Rabbî! Bizi
kendimize bir an bırakma! Bırakırsan helak oluruz; daha az da bırakırsan
yok oluruz. İnsanın başına belaların gelmesine sebep, kendine düşkün
olmasıdır. Kendi kendisinden kurtulursa Allahü teâlâdan başka şeylere
düşkün olmaktan kurtulur. Puta tapanlar kendilerine tapmaktadırlar.
Câsiye suresi 23. ayetinde mealen: "Kendi nefsini (arzusunu) ilah
edineni gördün mü?" buyuruldu. Farsça mısra tercümesi: "Kendini bırakmak
pek hoş olur ve rahat!"
Kendini bırak,
bana gel! Kendinden geçmek farz olduğu gibi kendinde ilerlemek de
lazımdır. Çünkü O, bu yolculukla bulunabilir. Kendinden dışarıda
yapacağın yolculukla bulamazsın! Farsça beyit tercümesi:
Her ne varsa
sendedir, yok sanma!
Kör gibi her
yana el uzatma.
Seyr-i Afâkî
yani insanın dışındaki yolculuk insanı uzaklaştırır. Seyr-i Enfüsî yani
insanın kendinde yaptığı yolculuk aranılana kavuşturur. Şühûd arıyor
isen kendindedir; marifet istiyorsan kendindedir. Hayret yani
anlayamayıp şaşırıp kalmak ise yine kendindedir. İnsanın dışında ayak
basacak yer yoktur.
Söz nereye
uzandı? İyi düşünemeyenler bu sözümü hulûl veya birleşmek sanacak;
böylece doğru yoldan kayacak, dalalete düşecek. Farsça mısra tercümesi:
"Burada hulûl, birleşmek küfür olur, iyi bil!" Bu makamlara varmadan ve
anlamadan önce bunları düşünmek caiz değildir. Allahü teâlâ bizi ve sizi
razı olduğu yolda bulundursun (s.a.v.)!
Hâllerinizi yazınız, çok faydalı olur. Çeşitli bağlantılarınız var ise
de bunlardan kurtulunuz. Bunlar ya varmış ya yokmuş, eşit tutunuz!
Vesselâm, vel-ikrâm.
Abdulkadir Akçiçek Tercümesi
|