YÜZALTMIŞALTINCI MEKTÛB

"Bu mektup, Molla Muhammed Emin’e yazılmıştır. Dünyanın birkaç günlük hayatına aldanmamayı ve bu kısa zamanda çok zikir ederek kalp hastalığını gidermeye çalışmak lazım olduğu bildirilmektedir:

Yavrum! Annenin yavrusuna karşı yaptığı gibi, daha ne zamana kadar kendine böyle titreyeceksin? Daha ne güne kadar nefsin için üzülecek, sıkıntılara düşeceksin? Yakında elbet öleceksin! O hâlde kendini ve herkesi ölmüş bil! Duymaz, kımıldamaz bir taş gibi düşün! Zümer suresi otuzuncu ayetinde mealen: "Sen elbette öleceksin! Onlar da elbette ölecekler!" buyuruldu.

Bu kısa zamanda yapılması gerekli en mühim şey, çok zikir yaparak kalbi hastalıktan kurtarmayı düşünmektir. Çabuk biten bu zamanda Allahü teâlâyı hatırlayarak manevi hastalığa ilaç yapmak en büyük vazife olmalıdır. Allah’tan başkasına düşkün olan bir gönülden hiç hayır umulur mu? Dünyaya eğilmiş olan ruhtan, nefs-i emmâre daha iyidir.

Orada hep kalbin selametini isterler, ruhun kurtulmuş olmasını ararlar. Biz kısa görüşlüler ise hiç durmadan ruhumuzu ve kalbimizi bu dünyaya bağlayacak sebepleri elde etmeyi düşünmekteyiz. Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Ne yapalım? Âl-i İmrân suresi yüz on yedinci ayetinde mealen: "Allahü teâlâ onlara zulmetmedi. Onlar kendilerine zulmediyorlar" buyuruldu.

Zayıf olduğunuz için üzülmeyiniz! İnşallahü teâlâ sıhhat ve afiyet bulursunuz. Bu fakir, sizden ümitsiz değilim. Fakirin çamaşırından istemişsiniz; gömlek gönderildi. Bunu giyiniz ve faydasını bekleyiniz ki çok bereketlidir.

Farsça beyit tercümesi:
Masal sanana masal gibi olur,
Kıymet bilene çok faydalı olur.

Doğru yolda olanlara ve Muhammed aleyhisselâma uyanlara selam olsun!


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi