İKİYÜZOTUZÜÇÜNCÜ MEKTÛB

"Bu mektup, yüksek Nakip Seyyid Şeyh Ferid’e “rh.a.” yazılmıştır. Birkaç faydalı bilgi verilmektedir:

Allahü teâlâ bizi ve sizi yüksek ceddinizin yolunda bulundursun “aleyhi ve alâ âlihi minessalavâti efdalühâ ve minetteslîmâti ekmelühâ”! Hace Ciyü’nün nikah yemeği günlerinde mübarek Delhi şehrine gelmiştim. Yüksek hizmetinizde bulunmayı da düşündüm; o gün yola çıkılacağını işittik, elde olmayarak bu düşüncemize kavuşamadık. Derme çatma birkaç kelime ile başınızı ağrıtıyorum. Yanınızda olsak da uzakta bulunsak da bütün gücümüzle selâmetinize, yüksek varlığınıza yakışmayan her şeyden uzak kalmanıza duacıyız. Size karşı olan iyi düşüncelerimiz kapladığı zaman öyle oluyor ki; yüksek meclisinize geleyim, temiz kapınızda bekleyerek size layık olmayan bir şeyi içeri bırakmayayım, uygunsuz kimseleri kıymetli sohbetinize yaklaştırmayayım diyorum. Bununla beraber her istenilen şeye kavuşulamayacağını da bilmekteyim; boynumu bükerek arkadan acizane dua etmekteyim. Cenab-ı Hak belki kabul buyurur.

Hace Ubeydullah-ı Ahrâr “kuddise sirruh” hazretleri, Hak teâlânın kendisine vermiş olduğu büyüklükle buyurdu ki: “Bir kimse öyle büyük olsa ki o’nun yıkılması ile bütün alem yıkılmış olsun. Böyle olmayı istemek her ne kadar küfür olur ise de, ne yapalım ki hiçbirimizin elimizde olmayarak beni böyle büyük yapmışlardır.” Bugün böyle bir büyüklük ve genişlik hemen hemen sizin yüksek varlığınızda bulunmaktadır. Çünkü sizin iyi, rahat olmanız herkesin rahat olması demektir; aksi de böyledir. Bunun için insanların sizin iyiliğinize dua etmeleri, yağmur duası etmek gibi herkese iyilik istemektir. Fakat çok yazık oldu ki o büyüklük ve yükseklik şimdi haşhaş tanesi ve parmak yeri kadar kaldı. Bu haşhaş tanesi, dostların ve duacıların gönlünde büyük bir üzüntü olmaktadır. Lütfediniz, bunların üzüntülerini gideriniz! Bu duacınız çok zamandan beri böyle şeyler yazmamıştım; çok gelmesinden, usanç vermesinden çekinmiştim.

Farsça beyit tercümesi:
Nazlı yarim, esen havadan incinir,
gül gibi, sabah rüzgârından incinir.

Fakat üzmemek için susmak, sevmeye yakışmaz.

Farsça beyit tercümesi:
Hafız, senin vazifen yalnız bir dua,
duyar mı, hiç duymaz mı düşünme asla!

Çok zaman olur ki Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere “haresehümullahü anil-âfât” şehirlerini ziyaret etmek istiyorum. Delhi yolculuğumuzun sebebi de bu istek olmuştu. Bu isteğimizin yerine gelebilmesi sizin uygun bulmanıza ve rızanızı almanıza bağlı olduğundan, Delhi’den yola çıkmanız bu ziyaret arzumuzu da geriye bıraktı. İyilik ve fayda, Allahü teâlânın yaratığındadır.

Vesselam.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi