İKİYÜZOTUZDOKUZUNCU MEKTÛB

"Bu mektup, Molla Ahmed-i Berkî’ye yazılmıştır. Dostların kusurlarının affolunacağı ve istihare yapmak bildirilmektedir:

Âlemlerin Rabbi olan Allahü teâlâya hamd olsun. Peygamberlerin en üstününe, O’nun Âline, temiz Ashabının hepsine ve bütün peygamberlere salât ve selâm olsun!

Merhamet ederek göndermiş olduğunuz kıymetli mektubu okumakla sevindik. "Hâl hasıl olursa bildirilir..." buyuruyorsunuz. Yavrum, hâl hasıl olmasını istemek hâlleri veren Sevgili olduğu içindir. O’nun sevgisi var ise hâl olsa da olmasa da birdir. Burada iken size çok tohum ekildiğini söylediğimizi yazıyorsunuz. Yavrum! Evet, yazdığınız gibidir; fakat bunların meyvelerini toplamak için çok zaman ister. Faydası belki de öldükten sonra görünür. Sevin fakat acele etme!

Mevlana Muhammed Salih’in sözlerini yazıyorsunuz. Şimdi yanımızda olmadığından onları niçin söylediğini kendisinden anlayamadık; onun için bir şey yazamayacağım. Her hâlde hayırdır, kalbinize bir şey gelmesin. Edebe uymayan şey yapıldığını yazıyorsunuz; kalbi temiz kimselerin hataları affolunur. Gönlünüze hiçbir şey gelmesin! Hâllerinizin nasıl olduğunu soruyorsunuz. Allahü teâlâya hamd ve şükür olsun ki kabul olunmuşlardansınız. Kabul edilmiş olanlar sebepsiz kabul olunurlar.

İki şeyhzade gelerek zikir öğretilmesini istiyorlar diyorsunuz. Yavrum! Yapılacak her iş için istihare yapmak sünnettir ve mübarektir. Fakat istihare yaptıktan sonra o işin yapılmasını veya yapılmamasını gösteren bir şeyin uykuda veya rüyada yahut uyanık iken görünmesi lazım değildir. İstihareden sonra kalbine bakmak lazımdır. O işi yapmak arzusu eskisinden daha çok olmuş ise o işi yapmayı gösterir. Eğer arzu çoğalmamış ve eskisinden daha da azalmamış ise yine yasak olmaz. Böyle olunca yapmak arzusu artıncaya kadar istihareleri tekrar tekrar yapmalıdır. İstihareler yediye kadar tekrar olunur. İstihareden sonra o işi yapmak arzusunun azaldığı anlaşılırsa o işin yapılmamasını gösterir; böyle olunca da istihareler tekrarlanabilir. Hatta nasıl olursa olsun istihareleri her zaman tekrarlamak daha uygun ve daha iyi olur; o işi yapmak veya yapmamakta ihtiyatlı davranılmış olur.

(Mebde’ ve Me’âd) risalesindeki “Ruhun ceset şeklini alarak” yazısının açıklanmasını istiyorsunuz. Canlı insanın yaptığı işleri ruhun yapması, ceset hâlini alarak olur. Büyüklerin “kaddesallahü teâlâ esrârehüm” ruhlarının canlı insanlar gibi yaptıkları yardımlar hep böyle olmaktadır. Düşmanları helak etmeleri, sevdiklerine çeşitli yardımlarda bulunmaları ve sıkıntıda olanları kurtarmaları hep böyledir.

Zalimlerin fitnesinden, zararından kurtulmak için dua istiyorsunuz. Allahü teâlâ sizi ve evinizdekileri, belki o mahalledekileri o zalimlerin şerrinden korumuştur. Gönlünüz hoş olarak Allahü teâlâya teveccüh ediniz! Bu korumanın kısa bir zaman için olmadığını sanırım; Allahü teâlânın rahmeti ve mağfireti elbette çok geniştir. Yalnız orada bulunan kardeşlerimize nasihat ediniz ki iyi hâllerini ve Müslümanlara yardımlarını bozmasınlar. Rad suresi on ikinci ayetinde mealen, (İnsanlar kendilerini değiştirmeyince, Allahü teâlâ da onlarda olanı elbette değiştirmez) buyuruldu.

Vesselam.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi