İKİYÜZKIRKINCI MEKTÛB

"Bu mektup, Şeyh Yusuf-i Berkî’ye yazılmıştır. Bu yolun sonsuz olduğunu ve kelime-i tevhidin faydalarından birkaçını bildirmektedir:

Allahü teâlâya hamd olsun. O’nun seçtiği iyi kullara selam olsun! İyi hâllerinizi bildiren mektubunuzu okumakla sevindik.

Aşkta böyle şaşılacak şeyler olur!

Hâllerden ileri geçerek hâlleri verene ulaşmak lazımdır. Orada cehalet, anlayamamak, bilmemek vardır. Ondan sonra eğer marifet ihsan ederlerse çok büyük nimet olur. Görülebilen, anlaşılabilen her şey bırakılır, yok edilebilir. Bu çoklukta birliği görmek olsa da kıymet vermemeli, yok etmelidir; çünkü o vahdet hiçbir çoklukta hiç bulunamaz. O görünen, vahdetin kendi değil; benzeri, görüntüsüdür. Böyle olduğu zaman (Lâ ilâhe illallah) güzel kelimesini söylemeniz uygun olur. Bu güzel kelimeyi o kadar çok söyleyiniz ki hiçbir şeyi görmez ve bilmez olunuz. Hayret ve bilgisizlik mertebesine yükseliniz. Fena denilen hâle geliniz. Hayret ve bilgisizlik mertebesine erişmedikçe fena hasıl olmaz. Sizin fena mertebesi dediğiniz şey fena değildir; ona (adem) denir. Bilgisizlik mertebesine erişip fena hasıl olunca bu yola ilk adım atılmış olur. Vasıl olmak nerede, kavuşmak kime?

Sevgiliye kavuşmak ele geçer mi acaba?
Yüksek dağlar ve korkunç tehlikeler var arada.

Hâlleriniz doğrudur; fakat bunları bırakıp ilerlemek lazımdır. Allah yolunda olanlara selamlar olsun! İkinci nasihatim; İslamiyet’ten hiç ayrılmayınız! Hâllerinizi İslamiyet ile ölçünüz. Allah korusun, eğer İslamiyet’ye uymayan söz ve iş olursa bunu felaketin başlangıcı biliniz!

Vesselam.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi