İKİYÜZALTMIŞYEDİNCİ MEKTÛB

"Bu mektup, Mirza Hüsameddin Ahmed’e (rahmetullahi aleyh) yazılmıştır. Esrar ve dekaik (sırlar ve incelikler) bildirilmektedir:

Allahü teâlâya hamdolsun! O’nun sevgili Peygamberine ve Âline salât ve selâm olsun! Size ve bütün Müslümanlara dualar olsun! Lütfederek bu fakire gönderdiğiniz mektubu okumakla şereflendik. Allahü teâlâ buna karşılık olarak size iyilikler versin! Allahü teâlânın ihsan eylediği nimetlerden hangisini yazayım? Onlara karşı şükrü nasıl bildireyim? Allahü teâlânın tevfiki ile yağdırılan ilimlerin ve marifetlerin çoğu yazılıyor. Anlayan anlamayan herkes okuyor. Fakat ayrıca verilen ince ve gizli şeylerden hiçbiri açığa vurulamıyor. Hatta harfle, işaretle de bir şey söylenemiyor. Bu fakirin marifetlerini toplamış olan kıymetli oğlum, sülûk ve cezbe makamlarına yükselmiş iken ona da bu ince bilgilerden söz edilemiyor. Bunların örtülmesine titizlikle çalışılıyor. Evet oğlum, bu gizli bilgilere kavuşmuştur ve yanılmaktan, şaşırmaktan korunmakta olduğunu biliyorum. Fakat çok ince olduklarından dil tutuluyor; gizlilikleri, ağzın açılmasını önlüyor. Hâlim, Şuarâ suresi on üçüncü ayetinin, (Göğsüm daralıyor, dilim tutuluyor) meal-i şerifine uygundur. Bu sırlar beyana gelmeyen cinsten değil, belki beyana sığmayan sırlardır.

Hafız’ın feryadı boşuna değil,
şaşacak şey çoktur onda, iyi bil!

Saklamak için uğraştığımız bu nimetlerin hepsi peygamberlerin (aleyhimüssalavâtü vetteslîmât) peygamberlik kaynaklarından gelmektedir. Meleklerin yüksekleri de bu nimete ortaktırlar. Peygamberlerin (aleyhimüssalavâtü vetteslîmât) izinde gidenlerden dilediklerini de bu nimetle şereflendirirler. Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) hazretleri buyurdu ki: (Resulullah "s.a.v." efendimizden iki ilim öğrendim. Bu iki ilimden birini size açıkladım. İkinci ilmi eğer bildirir isem beni öldürürsünüz). Bu ikinci ilim, gizli olan ilimdir; bunu herkes anlayamaz. Bu, Allahü teâlânın büyük nimetidir; bu nimeti dilediğine verir. Allahü teâlâ, büyük nimetler vericidir. Çok kıymetli hocamın çocuklarına yazılan mektubu lütfen gözden geçiriniz!

Kıymetli efendim! Bu fakire göre tasavvufta bidat meydana çıkarmanın çirkinliği, dinde bidat yapmanın çirkinliğinden az değildir. Tasavvufun bereketleri bidat çıkmadığı müddetçe akar gelir. Tasavvufta bir değişiklik yapılınca feyzler ve bereketlerin gelmesi de durur. Bunun için tarikatta bir değişiklik olmamasına çok dikkat etmelidir. Tarikattan olmayanlarla görüşmemelidir. Her nerede ve her kim olursa olsun, tarikatı değiştiren bir şey görülürse zorla ve elbette önlemelidir. Tarikatın doğrusunu kuvvetlendirmeli ve yaymalıdır. Vesselam, ve’l-ikram.


Abdulkadir Akçiçek Tercümesi