Bir serçenün kanadın kırk kanluya yükletdüm

Çift dahi çekemedi şöyle kaldı kazını

 

Bir serçenin kanadını kırk kağnıya yüklettim

Çift arabası da çekemedi şaşırıp kaldı (?)


Bazı şehirlerde kullanılan ve Acemlerin "Gerdün" dediği iki tekerlekli arabaya "Kanlı" denilir. "Çift", tarla işlerinde iki öküzün koşulduğu arabadır ki, kaidesiyle söylendiğinde "cüft" diye tabir olunur ve "karı-koca" anlamını da içerir. Dahası, cinsî münasebet şehvetini ifade için alem gibi olmuşsa da, hakaret ve küçümseme maksadıyla da kullanılır. Dolaylı bir söyleyişle, "serçe kanadı" yetersizlik ve azlığı; "kırk kanlı", çokluk ve fazlalığı ifade içindir. "Cüft" ise güç ve kuvvete delâlet eder.

Bu beyit, manevî arınma yolundaki "ihlâs" ve "riyâ"dan bahseder. Sülûk ehli olan bir kimsenin ihlâs ile işlediği zerre miktarı bir amelin kazancını pek çok vücud arabası, nefs ve tabiat çifti çekemez. Çünkü bu amel, "Allah'ın haremi" denilen kalbde meydana gelmiştir ki, aynıyla Harem-i Şerif'teki güzel amellerin karşılığının diğer hasenatın sevabından yüz bin kat fazla olması gibidir. Ve bunun gibi, riyâ ile işlenmiş bir ameli de, zikrolunan araba ve "cüft" çekemez. Çünkü, kalbde gerçekleşmiştir ve Harem'de işlenen bir kötü fiilin karşılığının diğer kabahatlerden yüz bin kat fazla olması gibidir. Hatta Harem-i Şerif'te hâvatır denilen bozuk fikir ve düşüncelerin bile hesabı vardır. İbn-i Abbas'ın (r.a) Mekke'den Taif'e hicretindeki hikmet budur. "Her kim orada haktan saparak bir zulüm yapmak isterse, biz ona acıklı azaptan taddırırız."

Şunu bil ki, hakikate erememiş avamdan kişilerin işlediği kötülüğün karşılığı, “bire bir”dir; güzel ameller ise, kalp makamına ilk çıktığında 10, ruh makamına vardığında 100 ve sır makamına erdiğinde 1000 ile karşılığını bulur. Yukarı çıkış ve aşağıya iniş, yükseliş mahalli olan kalbtedir.

Âyet meâli:

"Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız verilecektir."

Yani, bir kimse amelin sevabı için acele etmezse hesap edilemez bir karşılığa kavuşur. Onun acele etmediği ise Hakk'tan başka bir şey gözetmediğinden anlaşılır. Hakk'ı bulanın ecri hesapla kayıtlı değildir; çünkü mümkün, Hakk'a bedel olmaz. Ve eğer acele ederse ecri hesap edilmiş ve belli sayıda olur; çünkü mümkinatın nihayeti vardır. İyi anla; zira bir garibten, garip bir işaret ortaya çıkar! Ne mutlu gariplere...

Hadîs meâli:

"Söyleyişte hafif, terazide ağır, Allah'a sevgili olan iki söz: Sübhanehu ve bihamdihi - Sübhanallahi'l-azim ve bihamdihi"
(Âzim olan Allah noksanlıklardan beridir ve hamd -övgü, senâ- O'na mahsustur.)


Bütün bu izahlardan "serçe" tabirinin sırrının anlaşılmış olması gerekir. Onun kanatları tüyden olduğu için kendisi hafif, lisan ve hareketleri çok seridir. Ancak hafif olanın ağırlık ve değeri, hususiyetleri itibariyledir. Güzel taşların, ölçüde hafif, kıymette ağır olması gibi...