|
|
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
El hamd-ü lillahi Rabbil'âlemîn.
Es-salât ü ve's-selâmü alâ Resûlinâ Muhammedin ve Âlihî ve Sahbihî ecma'în.
İmam Gazâli gibi bir deryanın, dil gibi uçsuz bucaksız
bir konuyu işlediği bu eserde tek bir cümle seçmek zor olsa da, kitabın
felsefesini ve tüm beyanların çıkış noktasını özetleyen en can alıcı ifâde
Mukaddime (Giriş) kısmındaki şu tespittir:
"Dilin kendisi küçük olmakla beraber gerek tâat ve gerek isyanı büyüktür.
Cirmi küçük, fakat cürmü büyüktür."
Neden bu cümle?
Bu ifade, kitabın tam kalbidir. Gazali burada muazzam bir paradoksu dile
getiriyor: Et parçası olarak "hacmi" (cirmi) küçücük olan bir organın,
manevi dünyada işlediği "suçun" (cürmü) ne kadar devasa olabileceğini
hatırlatıyor. İnsanın cennete girmesinin de, cehenneme yüzüstü
sürüklenmesinin de o küçücük et parçasının iki dudağın arasından nasıl
çıktığına bağlı olduğunu bu iki kısa kelimeyle (cirim ve cürüm)
mühürlüyor.
Ancak, etik ve tasavvufi derinlik açısından bir paragraf seçmek gerekirse, o
da Yirmibirinci Beyân'daki (Gıybete sevk eden sebepler) şu tespittir:
"Mü'mînin lisânı kalbinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman önce onu
düşünür ve sonra konuşur. Münâfık bunun aksine, kalbi dilinin ötesindedir.
Bir şey söyleyeceği zaman, düşünmeden onu söyler."
Bu paragrafın çarpıcılığı şuradadır:
Gazali burada dilin sadece bir "konuşma aracı" değil, bir "karakter
turnusolu" olduğunu söylüyor. Konuşmadan önce durup düşünmek (kalp
süzgecinden geçirmek) ile düşünmeden ağzına geleni söylemek arasındaki
farkı, mümin ile münafık arasındaki o ince ama uçurum kadar derin farkla
açıklıyor.
Bir de "Korkutucu ve Uyarıcı" bir final cümlesi seçersek:
Yirmiikinci Beyân'daki şu hadis-i şerif meali sarsıcıdır:
"Ateşin kuru odunu yakması, insanın sevablarını mahvetmekte gıybetten
daha sür'atli değildir."
Bu cümle, insanın ömür boyu biriktirdiği tüm manevi emeğin (namaz, oruç,
hac) bir gıybetle nasıl saniyeler içinde "kül olabileceğini" anlatan en sert
ve net uyarıdır.
Dr. Necati Aksu
(Bu çalışma; Hüccetü'l-İslâm İmâm-ı Gazâlî'nin meşhur eseri İhyâ u Ulûmid'din'in Kitâbu'l-Âfeti'l-Lisan bölümüdür. Çalışmamızda, İhyâ u Ulûmid'din'den, kitabın çeşitli baskılarından, Google Studio AI'dan ve ChatGPT'den faydalanılmıştır.)