Divân-ı Hâzık - 112

Düşmese rûze-i hicrâna dem-i ülfetümüz

1. Düşmese rûze-i hicrâna dem-i ülfetümüz
Bir gece yâr ile iftâre idi niyetümüz

2. Kabil-i وصلt idi yâr aduv fetile
Vüs'at-i مشربه ال verse idi gayretümüz

3. Hiç bir hal ile bir halimiz olmaz tevfik
Nice معلوم اوله bir kese mahiyetümüz

4. Ellze sâgarmı kibi hucârı der-pî
Olsa صهبای غم عشقله kerimetümüz

5. Kün kibi ظاهر iken خاك فنایه تحویل
Çend roze ne imiş debdebe-i devletümüz

6. Oldu ber-hem-de اجزای کتاب خاطر
Getdi سر رشته شيرازه جمعيتümüz

7. Ne idi فرقز انبای zamanda Hâzık
Gâlib olsydı هنر ذاتمزه شهرتمز

1. Ayrılık orucuna (hicran rûzesine) ülfet zamanımız denk gelmeseydi;
Bir gece sevgiliyle birlikte iftar etmeye niyetimiz vardı.

2. Gayretimiz meşrebimizin genişliğine el verseydi,
Sevgili ile vuslat ve düşmanın fitnesini def etmek mümkündü.

3. Hiçbir halimiz bir diğer halimizle tevfik (uyum) sağlamaz;
Mahhiyetimiz (gerçek yüzümüz) bir kimseye nasıl malum olsun?

4. Aşkın gam şarabıyla kerimetimiz (cömertliğimiz) olsa idi,
(Biz de) elze kadehi gibi kapı kapı dolaşanlardan olurduk.

5. "Kün" emriyle varlık sahnesinde ظاهر (görünen) iken toprak fâniliğine dönüştük;
Gördük ki devletimizin debdebesi birkaç günden ibaretmiş.

6. Gönül kitabının yaprakları darmadağın oldu;
Topluluğumuzun, birliğimizin şirazesinin ipi gitti.

7. Ey Hâzık! Zamandaki peygamberlerin (veya büyüklerin) farkı ne idi?
Eğer hünerimiz zatımıza galip olsaydı, şöhretimiz de öyle olurdu.

بسم الله الرحمن الرحيم

١- دوشمه روزه هجرانه دم الفتمز
بر گجه یار ایله افطاره ايدى نيتمز

٢- قابل وصلت ايدى يار عدو الفتیله
وسعت مشربه ال ویرسه ايدى غيرتمز

٣- هیچ بر حال ایله بر حالمز اولماز توفيق
نچیه معلوم اوله بر كسیه ماهيتمز

٤- اللز ساغرمى كبی خجاری درپی
اولسه صهبای غم عشقله كريمتمز

٥- كون كبی ظاهر ايكن خاك فنایه تحويل
چند روزه نه ايمش دبدبه دولتمز

٦- اولدی برهمده اجزای كتاب خاطر
گیتدی سر رشته شیرازه جمعیتمز

٧- نه ايدى فرقمز انبیای زماندن حاذق
غالِب اولسیدی هنر ذاتمزه شهرتمز

Laleler