Divân-ı Hâzık - 114

Olsaydı pîr-i mey-kede şeyn-i kebîrimiz

1. Olsaydı pîr-i mey-kede şeyn-i kebîrimiz
Lebrîz olurdı bâde-i hûdan zamîrimiz

2. Hûrşîdî zerre zerre bu hurşîd gösterir
Dehre salınca pertev-i mehri münîrimiz

3. Bâlâya olsa çerh-i ma'âsî hevâ olur
Kendîde Âb pāk ider ebr-i matîrimiz

4. Bâlin-i sadre bakma pür olmış gurûr ile
Besôt iken yer üzre bisât-ı hasîrimiz

5. Zâhirde hâk-i tîre bezm-i cilve-gâhumuz
Bâtında mâ-verây-ı felektir مسيرمز

6. İder zuhûr remz-i zâtım faqr-e itmam-ı faqr
Kûşiş ederse fâris-i ma'nâ-yı amîrimiz

7. Hâzık ftâde-lekden olnamazdı شكوه‌مزن
Dîr-i mugân oldı bezm-i dest-gîrimiz

1. Meyhanenin pirleri bizim büyük kusurumuz (şeyn-i kebîrimiz) olsaydı;
İçimiz/özümüz ilahi şarapla (bâde-i hû) lebürb (ağzına kadar) dolardı.

2. Nurlu güneşimiz dünyaya (şefkat) parıltısını salınca;
Bu güneş, güneşi zerre zerre gösterir.

3. Günah gökleri yukarıda olsa bile heva olur gider;
(Zira) bulutumuz kendindeki suyu temizler, berraklaştırır.

4. Başköşedeki yastığa gururla dolmuş diye bakma;
Bizim hasır döşeğimiz yer yüzünde yaygı iken de öyledir.

5. Görünüşte cilve mahhalimiz (meclisimiz) kara topraktır;
Fakat iç alemimizde (bâtında) seyrangâhımız feleğin ötesidir (mâverâ-yı felektir).

6. Derin manalar süvarimiz gayret ederse;
Fakrin tamamlanması, zâtımın sırrını ve sembolünü ortaya çıkarır.

7. Ey Hâzık! Düşkünlükten dolayı şikayetçi olamazdık;
(Çünkü) meyhane (dîr-i mugân) bizim el tutan (dest-gîr) meclisimiz oldu.

بسم الله الرحمن الرحيم

١- اولسيدى پير ميكده شيْن كبيرمز
لبريز اولوردى بادهء هودن ضميرمز

٢- خورشيدى ذره ذره خورشید كوستر
دهره صالينجه پرتو مهرى منيرمز

٣- بالارواولسه چرك معاصى بوآب اولور
كندیده آب پاك ايدر ابر مطيرمز

٤- بالين صدره باقمە پر اولمش غرور ايله
بسوط ايكن ير اوزره بساط حصيرمز

٥- ظاهرده خاك تيره بزم جلوه‌گهمز
باطنده ماورای فلكدر مسيرمز

٦- ايلر ظهور رمز ذاتم فقره اتمام فقره كوشش ايدرسه فقيرمن
حاذق فتاده‌لكدن اولنمازدى شكوه من

٧- دير مغان اولدی بزم دستگیرمن

Laleler