Divân-ı Hâzık - 115

Ancak rızâda oldu tarîk-i sedâdımız

1. Ancak rızâda oldı tarîk-i sedâdımız
Vâbeste-i lütf-ı yâre husûl-i murâdımız

2. Gerdûn ile muâradaya virmeziz cevâz
Yoqdur serişte-i hilkatde ‘ınâdımız

3. Dâğ-ı dil oldı zerd-i ruhsârdan bedel
Pûl oldı halk içende bizim altun adımz

4. Bolmaz hayât-ı kadd-i kas-ı dil yanmadıkça ten
Âb-ı siten oldı peçede müş-i ramâdımız

5. Tefrikede bilür bizi ecsâm-bin olan
Rûhânî-i yâr ile bile men' ittihâdımız

6. Kıngıze virir گوركلم نصرتی خدا
Tevfîk olursun nefis ile var bir cihâdımız

7. Etmez vefâ teşki baht-ı siyâhtan
Bahr-i siyâh olse de Hâzık medâdımız

1. Doğru yolumuz (tarîk-i sedâdımız) ancak hak razılığında oldu;
Muradımızın gerçekleşmesi sevgilinin lütfünün bağlısıdır.

2. Felekle başa çıkmaya (muâradaya) asla izin vermeyiz;
Yaratılışımızın ipinde inat ve karşı koyma yoktur.

3. Sararmış yanağın yerini gönül yarası (dâğ-ı dil) aldı;
Halk arasında bizim altın adımız pula döndü (değerden düştü).

4. Ten yanmadıkça gönül yayının boyunun hayatı olmaz;
Külümüzün içinde (gizlenen) ateşimiz (veya su/ateş dengemiz) peçede sitem suyu oldu.

5. Bizi cisim gözüyle bakanlar ayrı (tefrikayla) bilirler;
Oysa bizim sevgilinin ruhâniyeti ile birliğimiz (ittihâdımız) tamdır.

6. Allah gönlümüze kendi yardımını verir;
Tevfik yoldaş olursa, nefis ile büyük bir cihadımız vardır.

7. Siyah bahttan şikayet etmek vefa etmez;
(Zira) mürekkebimiz (medâdımız) denizler kadar siyah olsa da (yazgımız değişmez, ey Hâzık).

بسم الله الرحمن الرحيم

١- آنحق رضاده اولدى طريق‌ سدادمز
وابسته لطف یاره حصول مرادمز

٢- گردون ایله معارضیه‌ ویرمزز جواز
یوقدر سرشته خلقتده عنادمز

٣- داغ دل اولدی زرد رخساردن بدل
پول اولدی خلق ایچنده بزم آلتون آدامز

٤- بولماز حیات قدس دل یانمدقچه تن
آبستن اولدی پیچدی مشت رمادمز

٥- تفریقه‌ده بیلور بزی اجسام بین اولان
روحانی یار ایله بیله من اتحادمز

٦- قنقیزه ویرر گورکلم نصرتی خدا
توفیق اولورسه نفس ایله وار بر جهادمز

٧- ایتمز وفا تشكی بخت سیاهندن
بحر سیاه اولسه ده حاذق مدادمز

Laleler