Divân-ı Hâzık - 132

Künc-i mey-hâne bir mekân-ı latîf

1. Künc-i mey-hâne bir mekân-ı latîf, nûle cânım eylesek teşrîf
Olmdı necm tâlim rıxşân ermedem vsl-i yâre ğayfâ ğayf

2. Nûle gelmezse eşk çeşmden bahr-i eyler bu süzm tescif
Görse vâ'iz harîk-i hicrânı nâr-ı dûzahla eyler tahvîf

3. Bize lâzım dekil serî-ves-min isteriz dilberi nahîf u zarîf
Seni senden cüda eyler benlik mâni'-i vasl olur bu cism kesîf

4. Ne şereftür ki dil-berâ Hâzık
Didi ey dil-şede mizâc-ı latîf

1. Meyhanenin kösesi latif bir mekandır, canım ora şereflesek ne olur?
Yıldızlar parıl parıl parladı ama sevgilinin vuslatına eremedik, yazıklar olsun!

2. Gözden yaş gelmezse bu ateş o süzülmeyi nasıl teselli etsin?
Vâiz hicran yangınını görse, cehennem ateşiyle korkutur.

3. Bize semiz (etine dolgun) değil, ince ve zarif bir dilber lazımdır;
Benlik seni senden ayırır, bu kalın beden vuslata mani olur.

4. Ey Hâzık, dilbere ulaşmak ne büyük şereftir;
Gönlü yaralı olan dedi ki: "Mizacım latiftir."

بسم الله الرحمن الرحيم

١- كنج میخانه‌ بر مكان لطیف، نوله جانم ایلسك تشريف
اولدی نجم طالم رخشآن ایرمدـم وصل یاره ح_نا حیفت

٢- نوله كلمزسه اشك چشممدن بحری ایلبر بو سوزشم تجفيف
كورسه واعظ حريق هجرانی نار دوزخله ایلز تخوئیف

٣- بزه لازم دکل سربن وسمین استرز دلبری نحيف وظریف
سنی سندن جدا ایدر بنلك مانع وصل اولور بو جسم كشيف

٤- نه شرفدركه دلبریا حاذق
دیدی ای دل شده مزاج لطيف

Laleler