Divân-ı Hâzık - 139

Eylemiş pinhân rûhun zülf-i siyeh-kârun senün

1. Eylemiş pinhân rûhun zülf-i siyeh-kârun senün
Ebre vermis mehr-i mâhtab ruxsârun senün

2. Âşkâre kaddere ermez mi şeb-i târîkede
Zîr-i gîsûda kournlar nûr dîdârun senün

3. Matla'-ı xûrşîd pür envârdur ol kerdün kâ
Gûyâ renk şefkader âl destârun senün

4. Nev-nihâl kamtinden olmdı nubâve çîn
Serve bekzer senke herkes körk med-lîyârun senün

5. Râyikân kâlâyı sabr āmâq degli mâdtk
Çârsûy-ı dil-sitânide bu derkârun senün

6. Her nekhede nâvek-i ğamzenin rek-i câne kiger
Ğayri xâre bıkzdelmez nîş-i âzârun senün

7. Vâdî-i eslâfda Hâzık bekzer men trk
Bi-'acîb vâdide sen eknmz eş'ârun senün

1. Siyah işli zülfün senin yanağını gizlemiş;
Güneş gibi parlayan aydınlık yanağını adeta buluta vermişsin.

2. Karanlık gecede âşinâ kadre ermez mi?
Saçlarının altında senin nur yüzünü korurlar.

3. Güneşin doğduğu yer o mekânın nurlarıyla doludur;
Guya senin al destârın rengarenk bir şafaktır.

4. Taze fidan boyundan yemiş dermek nasip olmadı;
Herkes senin güzelliğini görünce ruhen serviye benziyor.

5. Sabır sermayesi o çarşıda aranmaz, başka bir şeydir;
Gönül alan o pazar yerinde senin işin budur.

6. Gamzenin oku her nefeste can damarından içeri geçer;
Senin azap verici iğnen başkalarının taşına batmaz.

7. Ey Hâzık, önceki şairlerin vadisinde sanki sen teksin;
Senin şiirlerin acip bir vadide ekilmiştir.

بسم الله الرحمن الرحيم

١- ایلمش پنهان رخ دزلف سیهکارك سنك ابره نیرمش مهر عالمتاب رخسارك سنك

٢- آشکارە قدره ایرممی شب تاریكده زیر کیسوده کورنلر نور دیدارك سنك

٣- مطلع خورشید پر انواردر اول كردنك گویا رنگ شفقدر آل دستارك سنك

٤- نو نهال قامتندن اولمدق نوباوه‌ چین سروه بکرسنکه هرگز كورك مدلیرلارك سنك

٥- رایکان کالای صبر آماق دکلى مادتك چارسوی دلستانیده بو دركارك سنك

٦- هر نكهده ناوك غمزه لك رك‌جانه کیچر غیری خاره بكزذلمز نیش آزارك سنك

٧- وادی اسلافه حاذق بكزمز نظم ترك
برعجب وادیده سن اكنمز اشعاركسنك

Laleler