Divân-ı Hâzık - 159

Kefümde döndi nâla cism-i hâme âh-ı hasretden

1. Kefümde döndi nâla cism-i hâme âh-ı hasretden
Midâd-ı şi'rimiz gûyâ mürekkeb dûd-ı külfetden

2. 'İlâc ancak gürüsne-çeşme müşt-i hâk-i lahdidür
Halâs olmaz hezârân gence mâlik olsa lezzetden

3. Ne mümkin mûmiyâ-yı tesliyet merhem-resân olmak
Fütâde olmasun bir kimse bâm-ı kasr-ı vuslatdan

4. Fakîrün küllü zî-hırsın ganiyyün küllü men-yakna'
Hudâ ayırmasun bir kimseyi hergiz kanâ'atden

5. Merâyâ-çîn-i ma'nâ *Ve nahnü akrab* olmışdur
Tecelliyât-ı vahdet nakş-ı reng-â-reng-i kesretden

6. Virir nakdîne-i eşki alur kâlâ-yı endûhı
Gönül bâzâr-ı aşk içre degül hâlî ticâretden

7. Dem-i âhından eyler târ u pûd-ı kâle-i sabrı
Nigâhın renk-zîr-i hayret olsa fert-i hasretden

8. Piyâle sundı leb-cünbân-ı hâhiş olmadan evvel
Degüldür hak bu kim meyhâneci hâlî ferâsetden

9. Ne denlü olsa sâde Hâzık eş'âr-ı dil-efrûzun
Yine olmaz tehî ârâyiş-i esrâr-ı hikmetden

1. Hasret ahından kalemimin cismi avucumun içinde inleyen neye döndü;
Şiirimizin mürekkebi sanki eziyet (külfet) dumanından meydana gelmiştir.

2. Açgözlü (doymak bilmez) kişinin tek ilacı bir avuç mezar toprağıdır;
Binlerce hazineye sahip olsa bile yine de o dünya lezzetinden (hevesinden) kurtulamaz.

3. Teselli ilacının (mumyasının) merhem olması ne mümkün (hiç çare olur mu?);
(Allah korusun) bir kimse vuslat (kavuşma) sarayının damından düşmesin.

4. "Her hırslı (açgözlü) fakirdir, her kanaat eden zengindir";
Allah hiçbir kimseyi asla kanaatten ayırmasın.

5. Mana aynalarını toplayan için, kesretin (çokluğun) renk renk nakışlarından doğan vahdet (birlik) tecellileri;
"Biz ona (şah damarından) daha yakınız" (Kaf, 16) sırrına ermiştir.

6. Gözyaşı parasını verir, gam (keder) kumaşını alır;
Gönül, aşk pazarı içinde ticaretten geri kalmaz (boş durmaz).

7. Hasretin çokluğundan bakışların hayretin rengi altında kalırsa;
Sabır kumaşının atkısını ve çözgüsünü ahının nefesinden yapar (dokur).

8. (Ben) daha istek için dudak kıpırdatmadan şarap kadehi sundu;
Meyhanecinin ferasetten (anlayıştan) yoksun olması doğru (hak) değildir.

9. Ey Hâzık, gönül aydınlatan şiirlerin ne kadar sade olursa olsun;
Yine de hikmet sırlarının süsünden (güzelliğinden) boş (yoksun) kalmaz.

بسم الله الرحمن الرحيم

١- كفمده دوندی ناله جسم خامه آه حسرتدن
مداد شعرمز كویا مركب دود كلفتدن

٢- علاج آنجق گرسنه چشمه مشت خاك لحدیدر
خلاص اولمز هزاران گنجه مالك اولسه لذتدن

٣- نه ممكن مومیای تسلیت مرهم رسان اولمق
فتاده اولمسون بر كمسه بام قصر وصلتدن

٤- فقیر کل ذی حرص غنی کل من یقنع
خدا آیرمسون بر کمسه‌یی هرگز قناعتدن

٥- مرايا چين معنی ونحن اقرب اولمشدر
تجلیات وحدت نقش رنگارنگ کثرتدن

٦- ویرر نقدینه اشکی آلور کالای اندوهی
کوکل بازار عشق ایچره دکل خالی تجارتدن

٧- دم آهندن ایلر تار و پود کالهء صبری
نگاهك رنك زیر حیرت اولسه فرط حسرتدن

٨- پیاله صوندی لب جنبان خواهش اولمدن اول
دکلدر حق بو کیم میخانه جی خالی فراستدن

٩- نه دکلو اولسه ساده حاذق اشعار دل افروذك
ینه اولمز تهی آرایش اسرار حکمتدن

Laleler